28 Ocak Salı Saat 19:00

Evcil Hayat

Yönetmen Isabelle Czajka

Oyuncular Emmanuelle Devos, Julie Ferrier, Natacha Régnier

2013, 93 dk

40’lı yaşlarında 2 çocuk annesi evli bir kadın olan Juliette, tek dertleri çocuk yetiştirmek, evleriyle uğraşmak ve eve geç gelen kocaları olan kadınlarla dolu bir muhitte yaşamak istediğinden emin değildir. Onlara benzemek istemediğine karar veren Juliette, çalışma hayatına girmeyi düşünür ve bir yayınevine başvurur. Gireceği iş, hayatını tümden değiştirecektir.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tüm dünyada onlarca şehirde aynı gün gerçekleşen okuma etkinliğinde buluşuyoruz! Fransa Kültür Bakanlığı tarafından 4.kez düzenlenen Okuma Akşamı’na, İzmir Fransız Kültür Merkezi, İzmir Kitap Kulübü’nün desteğiyle katılıyor.

18 Ocak Cumartesi günü 14h00 – 19h00 saatleri arasında kitapsever tüm İzmirlileri kütüphane, sergi salonu, gösteri salonu bahçesi ve kafeteryasıyla Fransız Kültür Merkezi’ne bekliyoruz. (Cumhuriyet Blv. No: 152 Alsancak/Izmir)

Dilerseniz Türkçe ya da Fransızca bir roman, çizgi roman, manga ya da dijital bir kitap okuyabilir, hatta sesli kitap bile dinleyebilirsiniz.

Her yaştaki kitapsever dostlarımızı bekliyoruz.

Katılım serbesttir.

İzmir Kitap Kulübü işbirliğiyle.

Program:
14:00-19:00 Serbest okuma, Fransızca eserler veya Fransız yazarların eserleri hakkında yoğunlaşacaktır.
15:00 ve 17:00 Film projeksiyonu
Gün boyu çay ikramı.

https://nuitdelalecture.culture.gouv.fr/

SİNEMA KULÜBÜ: LA LOI DE LA JUNGLE

ORMAN KANUNU

09.11 ve 23.11.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2016 | yönetmen Antonin Peretjatko | komedi | 109dk | Türkçe altyazılı

Özet

Standart Bakanlıkta stajyer olan Marc Châtaigne, GUYANEIGE şantiyesini Avrupa standartlarına getirmek için Güyana’ya gönderildi: GUYANEIGE Amazon’daki Fransız Güyanası turizmini canlandıran ilk kapalı kayak pisti projesidir. Talihsizliğe uğrayan stajyere bir takım arkadaşı verilir. Verilen takım arkadaşı bir pin up modeli çıkar. Daha da kötüsü: karakterli birisi.

Oyuncular

  • Vincent Macaigne
  • Vimala Pons
  • Pascal Légitimus
  • Mathieu Amalric
  • Fred Tousch

 

Kukla gösterisi: Cadı Bernadette’in maceraları

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+5 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Cumartesi 16 Kasım – 14:00
Cumartesi 30 Kasım – 14:00
Cumartesi 14 Aralık – 14:00

 

Kukla gösterisi: Cadı Bernadette’in maceraları

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+5 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

 

 

Kukla gösterisi: Cadı Bernadette’in maceraları

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+5 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seans:

Cumartesi 14 Aralık – 14:00

 

Kukla gösterisi: Cadı Bernadette’in maceraları

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+5 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Cumartesi 30 Kasım – 14:00
Cumartesi 14 Aralık – 14:00

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile  hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL
Yer: Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 09 Kasım – 11:00
Cumartesi 23 Kasım – 11:00
Cumartesi 07 Aralık – 11:00

 

Marcel ile sohbet

Fransızca pratik yapın

Marcel kukla ile fransızca sohbet etmek istermisiniz? Fransızcanızı eylenerek pratik yapın. 25 dakikalık Iki seviye sohbet seanslarımız var, A1/A2 ve B1/B2. Marcel sizleri bekliyor !

Seviye A1, A2: 11:00
Seviye B1, B2: 11:30
Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 2 Kasım
Cumartesi 16 Kasım
Cumartesi 30 Kasım
Cumartesi 14 Aralık

Marcel ile sohbet

Fransızca pratik yapın

Marcel kukla ile fransızca sohbet etmek istermisiniz? Fransızcanızı eylenerek pratik yapın. 25 dakikalık Iki seviye sohbet seanslarımız var, A1/A2 ve B1/B2. Marcel sizleri bekliyor !

Seviye A1, A2: 11:00
Seviye B1, B2: 11:30
Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 16 Kasım
Cumartesi 30 Kasım
Cumartesi 14 Aralık

Marcel ile sohbet

Fransızca pratik yapın

Marcel kukla ile fransızca sohbet etmek istermisiniz? Fransızcanızı eylenerek pratik yapın. 25 dakikalık Iki seviye sohbet seanslarımız var, A1/A2 ve B1/B2. Marcel sizleri bekliyor !

Seviye A1, A2: 11:00
Seviye B1, B2: 11:30
Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 30 Kasım
Cumartesi 14 Aralık

Marcel ile sohbet

Fransızca pratik yapın

Marcel kukla ile fransızca sohbet etmek istermisiniz? Fransızcanızı eylenerek pratik yapın. 25 dakikalık Iki seviye sohbet seanslarımız var, A1/A2 ve B1/B2. Marcel sizleri bekliyor !

Seviye A1, A2: 11:00
Seviye B1, B2: 11:30
Institut français kütüphanesi

Gelecek seans:

Cumartesi 14 Aralık

Marcel ile sohbet

Fransızca pratik yapın

Marcel kukla ile fransızca sohbet etmek istermisiniz? Fransızcanızı eylenerek pratik yapın. 25 dakikalık Iki seviye sohbet seanslarımız var, A1/A2 ve B1/B2. Marcel sizleri bekliyor !

Seviye A1, A2: 11:00
Seviye B1, B2: 11:30
Institut français kütüphanesi

Minikler İçin Kukla Gösterisi

Minikler için kukla gösterimizi kaçırmayın ! Küçüklerin duyularını uyandıracak oyuncak kuklaların komik dünyasını, şarkılar eşliğinde keşfedin. Minik seyirciler, gösterinin sonunda kuklaları deneme fırsatı bulacaklar!

Gösteri süresi : 20 dakkika
Ücret: 10 TL

 

Gelecek seanslar:

Çarşamba 13 Kasım – 16:00
Çarşamba 27 Kasım – 16:00
Çarşamba 11 Aralık – 16:00

 

Minikler İçin Kukla Gösterisi

Minikler için kukla gösterimizi kaçırmayın ! Küçüklerin duyularını uyandıracak oyuncak kuklaların komik dünyasını, şarkılar eşliğinde keşfedin. Minik seyirciler, gösterinin sonunda kuklaları deneme fırsatı bulacaklar!

Gösteri süresi : 20 dakkika
Ücret: 10 TL

 

Gelecek seanslar:

Çarşamba 27 Kasım – 16:00
Çarşamba 11 Aralık – 16:00

 

Minikler İçin Kukla Gösterisi

Minikler için kukla gösterimizi kaçırmayın ! Küçüklerin duyularını uyandıracak oyuncak kuklaların komik dünyasını, şarkılar eşliğinde keşfedin. Minik seyirciler, gösterinin sonunda kuklaları deneme fırsatı bulacaklar!

Gösteri süresi : 20 dakkika
Ücret: 10 TL

 

Gelecek seans:

Çarşamba 11 Aralık – 16:00

 

Minikler İçin Kukla Gösterisi

Minikler için kukla gösterimizi kaçırmayın ! Küçüklerin duyularını uyandıracak oyuncak kuklaların komik dünyasını, şarkılar eşliğinde keşfedin. Minik seyirciler, gösterinin sonunda kuklaları deneme fırsatı bulacaklar!

Gösteri süresi : 20 dakkika
Ücret: 10 TL

 

 

Minikler İçin Kukla Gösterisi

Minikler için kukla gösterimizi kaçırmayın ! Küçüklerin duyularını uyandıracak oyuncak kuklaların komik dünyasını, şarkılar eşliğinde keşfedin. Minik seyirciler, gösterinin sonunda kuklaları deneme fırsatı bulacaklar!

Gösteri süresi : 20 dakkika
Ücret: 10 TL

 

Gelecek seanslar:

Çarşamba 30 Ekim – 16:00
Çarşamba 13 Kasım – 16:00
Çarşamba 27 Kasım – 16:00
Çarşamba 11 Aralık – 16:00

 

23. İstanbul Tiyatro Festivali:

Tarihe Not Düşmek

M. Riboulet ve P. Boucheron’nun Prendre Dates adlı kitabından uyarlanmıştır (Éd. Verdier).

Yaklaşık 65’ sürer; ara yoktur.
Fransızca; Türkçe üstyazılı.

• Yöneten: Delphine Ciavaldini
• Işık Tasarımı: Jean-Luc Chanonat
• Oynayanlar: Marc Citti, Serge Renko

İnsan gibi bazen toplumlar da kırılır, eğilir bükülür, bölünür ve hatta parçalanır. Her toplumu farklı derecede etkileyen toplumsal olaylar, bazen bir yıkıntıdan yeniden ve başka bir şekilde doğuma da olanak sağlar. Riboulet ve Boucheron’nun Prendre Dates adlı kitabı işte bu toplumsal kriz anlarına, bu anların öncesine ve sonrasına eğiliyor. Gerçekleri kaydetmek, tarihe bir kayıt düşmek amacıyla yazılan Prendre Dates’tan yola çıkarak yönetmen Delphine Ciavaldini, tarihin ve tiyatronun diyalog halinde olduğu Tarihe Not Düşmek’i sahneye koydu. Tiyatro güncel olanın kaydını nasıl tutar? Gerçek ve güncel olanla ilişkisinin sınırları nelerdir? Bu soruları tartışmak, farklı açılardan bakmak ve yeni anlamlar yakalamak için iki disiplinin, tiyatro ve tarihin karşılaştığı Tarihe Not Düşmek sizleri bekliyor.

Feydra Tonnerre Production 

 

İş birliğiyle.

23. İstanbul Tiyatro Festivali:

Tarihe Not Düşmek

M. Riboulet ve P. Boucheron’nun Prendre Dates adlı kitabından uyarlanmıştır (Éd. Verdier).

Yaklaşık 65’ sürer; ara yoktur.
Fransızca; Türkçe üstyazılı.

• Yöneten: Delphine Ciavaldini
• Işık Tasarımı: Jean-Luc Chanonat
• Oynayanlar: Marc Citti, Serge Renko

İnsan gibi bazen toplumlar da kırılır, eğilir bükülür, bölünür ve hatta parçalanır. Her toplumu farklı derecede etkileyen toplumsal olaylar, bazen bir yıkıntıdan yeniden ve başka bir şekilde doğuma da olanak sağlar. Riboulet ve Boucheron’nun Prendre Dates adlı kitabı işte bu toplumsal kriz anlarına, bu anların öncesine ve sonrasına eğiliyor. Gerçekleri kaydetmek, tarihe bir kayıt düşmek amacıyla yazılan Prendre Dates’tan yola çıkarak yönetmen Delphine Ciavaldini, tarihin ve tiyatronun diyalog halinde olduğu Tarihe Not Düşmek’i sahneye koydu. Tiyatro güncel olanın kaydını nasıl tutar? Gerçek ve güncel olanla ilişkisinin sınırları nelerdir? Bu soruları tartışmak, farklı açılardan bakmak ve yeni anlamlar yakalamak için iki disiplinin, tiyatro ve tarihin karşılaştığı Tarihe Not Düşmek sizleri bekliyor.

Feydra Tonnerre Production

 

İş birliğiyle.

“İLK SİNEMACI HOMO SAPİENS”

 

  • 30.11.2019, 17.00
  • Giriş serbesttir

Belgesel, Marc Azema ve Pascal Cuissot, Fransa, 2015 (52 dak.).

Fransızca. Türkçe altyazılı.

Paleolitik sanat üzerine yeni çalışmalar, mağara duvarlarında sinematografik anlatının ve canlandırmanın başlangıcını ortaya koymaktadır. Tarih öncesinde yaşayan sanatçılar, arkalarında günümüze ulaşan etkileyici birçok grafik eser bıraktılar. Acaba bu resimlerde saklanmış sinematografik bir bakış açısı mevcut olabilir miydi? XIX. yüzyılın ilk hareketli görüntüleriyle bağlantı kurabilecek grafik unsurlar arayışında, Marc Azéma ve Pascal Cuissot, ünlü Chauvet ve Lascaux mağaralarına ve diğer tarih öncesi mabetlere seyahat ediyor. 20.000 yıllık Paleolitik sanat üzerine heyecan verici bir çalışma.

*Paleolitik sanat alanında uzman araştırmacı ve yönetmen Marc Azéma, plastik sanat temel kural ve tekniklerinin neredeyse 40 000 sene önce ortaya koyulmuş olmasına her zaman hayranlık duymuştur. Tarih öncesinin, bize sadece parçaları ulaşabilmiş (mağaralarda görülen sanat ve nesneler) ve M.Ö. 10 000’e kadar uzanan bu etkileyici dönemi, İmge’nin özelliklerini, anlatı ve kinetik içeriğinin üzerinde durarak test etmeyi ve böylece grafik anlatının temellerini atmayı ve sinema makinesinin ilk fikrini oluşturmayı sağlamıştır.

 

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 28 Mart – 15:00
Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar.
Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar.
Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seans:

Cumartesi 07 Aralık – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar.
Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 23 Kasım – 15:00
Cumartesi 07 Aralık – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 09 Kasım – 15:00
Cumartesi 23 Kasım – 15:00
Cumartesi 07 Aralık – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 1 Şubat – 15:00
Cumartesi 15 Şubat – 15:00
Cumartesi 29 Şubat – 15:00
Cumartesi 28 Mart – 15:00
Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 15 Şubat – 15:00
Cumartesi 29 Şubat – 15:00
Cumartesi 28 Mart – 15:00
Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 29 Şubat – 15:00
Cumartesi 28 Mart – 15:00
Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

23. İstanbul Tiyatro Festivali

İonesco Dosyası

Festivalin üzerine en çok konuşulacak topluluklarından Théâtre de la Ville, Emmanuel Demarcy-Mota’nın yönettiği Ionesco Dosyası ile İstanbul’da…

İstisnasız her yapımıyla adından söz ettiren Demarcy-Mota, topluluğuyla 2012’de festival programında Ionesco’nun Gergedan’ıyla yer almış ve seyircinin beğenisini kazanmıştı. Théâtre de la Ville, uyumsuz tiyatronun en önemli ismi olan Ionesco’nun Jack, or The Submission, İki Kişilik Hırgür, Kel Şarkıcı, Ders ve Conversation and French Speech Exercises gibi oyunlarından özenle uyarlanmış bir gösteriyle büyük yazara saygılarını sunuyor. Demarcy-Mota tarafından bu metinleri çalışmak üzere bir araya getirilen yedi oyuncunun alabildiğine özgür doğaçlamalarının etkisiyle oluşturulan oyun, oldukça uzun bir süreçte gerçekleştirilmiş bir deney aslında.

Ionesco’nun merkezde olduğu bu deneyde, her oyuncu kendi duygularını ve hayal gücünü geliştirebileceği bir alan bulmuş. Absürt, şamata, şaşırma ve espri bir karıştırıcıda dağılmış ve Ionesco Dosyası’nda birleşmiş. Bugüne kadar pek öngörülmeyen ve benzerine de rastlanmayan bir biçimde cesurca sahnelenen bir yorum çıkmış ortaya: varolmaktan duyulan korku, topluluk olma hali, yalnızlık, konuşma ve başkasını duymama, kısacası Ionesco’nun sert mizahında dile getirdiği varlığa dair kaygının bedenlere kavuştuğu etkileyici bir yorum…

23. İstanbul Tiyatro Festivali

İonesco Dosyası

Festivalin üzerine en çok konuşulacak topluluklarından Théâtre de la Ville, Emmanuel Demarcy-Mota’nın yönettiği Ionesco Dosyası ile İstanbul’da…

İstisnasız her yapımıyla adından söz ettiren Demarcy-Mota, topluluğuyla 2012’de festival programında Ionesco’nun Gergedan’ıyla yer almış ve seyircinin beğenisini kazanmıştı. Théâtre de la Ville, uyumsuz tiyatronun en önemli ismi olan Ionesco’nun Jack, or The Submission, İki Kişilik Hırgür, Kel Şarkıcı, Ders ve Conversation and French Speech Exercises gibi oyunlarından özenle uyarlanmış bir gösteriyle büyük yazara saygılarını sunuyor. Demarcy-Mota tarafından bu metinleri çalışmak üzere bir araya getirilen yedi oyuncunun alabildiğine özgür doğaçlamalarının etkisiyle oluşturulan oyun, oldukça uzun bir süreçte gerçekleştirilmiş bir deney aslında.

Ionesco’nun merkezde olduğu bu deneyde, her oyuncu kendi duygularını ve hayal gücünü geliştirebileceği bir alan bulmuş. Absürt, şamata, şaşırma ve espri bir karıştırıcıda dağılmış ve Ionesco Dosyası’nda birleşmiş. Bugüne kadar pek öngörülmeyen ve benzerine de rastlanmayan bir biçimde cesurca sahnelenen bir yorum çıkmış ortaya: varolmaktan duyulan korku, topluluk olma hali, yalnızlık, konuşma ve başkasını duymama, kısacası Ionesco’nun sert mizahında dile getirdiği varlığa dair kaygının bedenlere kavuştuğu etkileyici bir yorum…

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile  hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL
Yer: Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 26 Ekim – 11:00
Cumartesi 09 Kasım – 11:00
Cumartesi 23 Kasım – 11:00
Cumartesi 07 Aralık – 11:00

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile  hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL
Yer: Institut français kütüphanesi

Gelecek seanslar:

Cumartesi 23 Kasım – 11:00
Cumartesi 07 Aralık – 11:00

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile  hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL
Yer: Institut français kütüphanesi

Gelecek seans:

Cumartesi 07 Aralık – 11:00

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile  hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

 

 

Fransa’da doğan Animasyon Film Şenliği, 18. yılında Ekim ayı boyunca birçok ülkede kutlanıyor.

İzmir Fransız Kültür Merkezi bu yıl etkinliğe sevimli hayvanları konu alan 5 filmden oluşan bir çocuk seçkisiyle katılıyor. “Pençeler, kıllar, bıyıklar, tüyler”

Diyalog içermeyen bu 5 film, sizlere sıcak ve eğlenceli anlar yaşatacak!

Okul randevuları ve serbest giriş için dilek.kurt@ifturquie.org

Programda yer alan 5 film kısa film ardı ardına, 16 ve 23 Ekim günlerinde  10:00 / 11:00 / 12:00 / 14:00 / 15:00 / 16:00 / 17:00 saatlerinde oynayacaktır.

Filin Bisikleti Yönetmen; Olesya Shchukina 2014, 9 dk

Çizgileri Olmayan Kaplan Raul Yönetmen; Robin Morales Reyes 2018, 9 dk

Minik Tilki Yönetmenler; Szkiladz, Aline Quertain 2018, 8 dk.

Kafes Yönetmen; Bruyère 2016, 6 dk

Büyük Göç Yönetmen; Iouri Tcherenkov 1996, 8 dk.

http://www.fete-cinema-animation.fr/ 

Fransa’da doğan Animasyon Film Şenliği, 18. yılında Ekim ayı boyunca birçok ülkede kutlanıyor.

İzmir Fransız Kültür Merkezi bu yıl etkinliğe sevimli hayvanları konu alan 5 filmden oluşan bir çocuk seçkisiyle katılıyor. “Pençeler, kıllar, bıyıklar, tüyler”

Diyalog içermeyen bu 5 film, sizlere sıcak ve eğlenceli anlar yaşatacak!

Okul randevuları ve serbest giriş için dilek.kurt@ifturquie.org

Programda yer alan 5 film kısa film ardı ardına, 16 ve 23 Ekim günlerinde  10:00 / 11:00 / 12:00 / 14:00 / 15:00 / 16:00 / 17:00 saatlerinde oynayacaktır.

Filin Bisikleti Yönetmen; Olesya Shchukina 2014, 9 dk

Çizgileri Olmayan Kaplan Raul Yönetmen; Robin Morales Reyes 2018, 9 dk

Minik Tilki Yönetmenler; Szkiladz, Aline Quertain 2018, 8 dk.

Kafes Yönetmen; Bruyère 2016, 6 dk

Büyük Göç Yönetmen; Iouri Tcherenkov 1996, 8 dk.

http://www.fete-cinema-animation.fr/ 

İzmir Fransız Kültür Merkezi, Goethe Institut İzmir ortaklığıyla Prof. Dr. Mehmet Can Özer tarafından düzenlenen festivalde Fransız viyola sanatçısı Violaine Despeyraux’nun yanı sıra Alman Oxana Omelchuk, Polonya’dan Jagoda szmytka ve Mehmet Can Özer sahne alacak. 2015 yılında ölen Fransız besteci Luc Ferrari’nin eserlerinden oluşan bir anma konseri de gerçekleşecek

Giriş ücretsizdir.

Program :

9 Ekim

19:30 Oxana Omelchuk

20:30 Luc Ferrari besteleri

10 Ekim

19:30 Jagoda Szmytka

20:30 Mehmet Can Özer & Violaine Despeyroux

YAZILARDA KADININ YERİ

Roman yazarı ve gazeteci Kenizé Mourad, sürgün, kimlik ve dil ve yazı aracılığıyla bir kültüre ait olma duygusu üzerine konuşacak. Kenize Mourad 1987 yılında Türkçede yayınlanan ilk kitabı olan “Saray’dan Sürgüne” isimli, Annesi Sema Sultan’ın hayatını anlattığı anı-roman tarzındaki eseriyle büyük bir okuyucu kitlesi kazandı. Yazar son kitabı “Pak İnsanlar Ülkesinde” ile okuyucularını, atalarının kökenlerinin dayandığı, hafızasında başka bir sürgün ülkesi olan Pakistan’a götürüyor, ailesinin Osmanlı dönemindeki tarihine geri dönüyor. Kitaplarında yalnızlık, büyük trajediler yaşamış ailelerde var olmanın güçlükleri ve sürgüne zorlanma gibi konuları işleyen yazar, dinleyicileriyle bu konuları tartışacak. 

 

Kenizé Mourad

Sultan V. Murad ve Sultan Hatice’nin kızı Selma Rauf Hanımsultanʼla Damat Raca Seyyid Sacid Hüseyin Aliʼnin kızı olarak II. Dünya Savaşı başlarında Parisʼte doğan Kenize Mourad, Sorbonne Üniversitesi’nde sosyoloji ve psikoloji okudu.
Uzun seneler Le Nouvelle Observateur de dâhil olmak üzere pek çok Fransız dergisinin Yakındoğu muhabirliğini yaptı. İranʼda Şahın çöküşünü, Türkiyeʼde 1970’li yılların olaylarını, Lübnanʼın Suriye ve İsrail tarafından işgalini gazeteci olarak izledi. 1987ʼde annesi Selma Hanımsultanʼın hayat hikâyesini anlattığı ilk romanı Saraydan Sürgüne yayınlandı; roman 30ʼdan fazla dile çevrilerek geniş bir okur kitlesiyle buluştu. İkinci romanı Badalpur Bahçesi 1998ʼde yayınlandı.2003 yılında ise iki halkı anlamaya çalıştığı kitabı Toprağımızın Kokusu – Filistin ve İsrail yayınlandı.

 

 

Konuşmacı Alain Quella-Villéger

“Pierre Loti; Roman gibi bir hayat”.  24 Ekim Perşembe, Saat 19.00 Simültane çeviri.

Edebiyat ve tarih alanlarında doktora yapan, Pierre Loti uzmanı Alain Quella-Villéger,. «Pierre Loti, Roman Gibi Bir Hayat» ismini verdiği kitabını geçtiğimiz aylarda Fransa’da yayımlamıştır.
Konferansında, tüm nüans ve paradokslarıyla, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul’da yaşayan ve kendisini Türk dostu olarak nitelendiren, çok yönlü yazar Pierre Loti’nin bilinmeyen yönlerini bizlerle paylaşacak.

Quella-Villéger, Bruno Vercier ile birlikte ortak yayınlandığı ve daha önce bilinmeyen günlüğü için  Fransız Akademisi tarafından 2018 yılında Emile-Faguet ödülünü almıştır.

 

Konuşmacı Martin Godon

Fikirler Gecesi “Hayat Bulmak : Peki Ölüm Hayatın Neresinde ?”

30 Ocak Perşembe, Saat 19.00’da Fikirler Gecesi (« La Nuit des Idées ») kapsamında. Simültane çeviri.

Dr. Martin Godon, Türkiye ve Suriye’de çok sayıda arkeolojik kazıya katılmış ve Yakın Doğu’da uzmanlaşmış bir tarih öncesi arkeoloğudur. Özellikle iklim değişikliğine bağlı olarak tarih öncesi çağlardan günümüze kadar insan toplumlarının gelişimini inceleyip araştırmaktadır. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nün Arkeoloji Bölümü yöneticiliğini yürüten Godon, halen Fransız Büyükelçiliği Bilimsel ve Akademik İşbirliğiAtaşesi olarak çalışmaktadır.

Yapay zeka, transhümanizm, robotik: Sonsuz yaşamın mitolojik görevlerinden bilim kurgu hikayelerine kadar nihayet ölümsüzlüğe doğru eğilen yeni bir insanlığın eşiğinde miyiz? Ama hangi ölümsüzlükten bahsediyoruz,  Gılgamış’ın arkadaşı Enkidu’nun ölümünden sonra hedeflediği, yenilmez bir kahraman için son arayışını mı yoksa ego korkulu  biyolojik ve dijital kaleyi mi ? İnsanlık tarihini günümüze kadar takip ederek, orijinalliğimiz, yaratıcılığımız ve görevlerimiz için gerekli olan bir rüyayı kırmamıza neden olan evrimi tartışacağız : yolun sonundaki ölümü.

BEYAZPERDE’DE MYLENE FARMER KONSERİ

Fransız müziğinin  gelmiş geçmiş en başarılı şarkıcı ve söz yazarları arasında yer alan, aynı zamanda sinema oyunculuğu ve yazarlık yönü de bulunan müzisyen Mylène Farmer’ın şarkıları bugüne kadar 25 milyonu aşkın satış yaptı.

Bu ikonik sanatçının yeni büyük şovu, tek bir seans için sinemada yayınlanıyor. Paris’te gerçekleşen toplam 9 konseri, Avrupa’nın en büyük konser salonu La Défense Arena’da 235 000 seyirci çekti. Beyazperde de yaşayabileceğiniz anıtsal ve eşsiz bir gösteri sizi bekliyor.

Gösterim 7 Kasım 2019 Perşembe günü saat 19.00’da Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecektir.

  • 07.11.2019, saat 19.00
  • Büyülü Fener, Hatay Sok. No 18 – Kızılay
  • bilet satış: sinema gişelerinde veya biletinial (20TL)

 

Konferans :”Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa”, Atelier des Lumières Direktörü Michael Couzigou

Atelier des Lumières, Endüstri Devrimi sırasında Plichon Kardeşler tarafından donanma ve demir yolu şirketlerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1835 yılında kurulan Chemin-Vert Dökümhanesi çatısı altında kurulur. Dökme demir parçaların üretimini yapan fabrika, hem 1929 yılındaki tüm dünyayı etkileyen Büyük Buhran’dan hem de endüstriyel plastik üretiminin de başlamasından etkilenir. 1935 yılında bu alanda hizmet vermeyi durdurduktan sonra el değiştiren dökümhane, bundan sonraki 65 yıl boyunca, araç gereç imalatına odaklanan bir tesis olarak hizmet verir ve 2000 yılında kapanır.
Dökümhane, Culturelspaces yönetim kurulu başkanı Bruno Monnier tarafından 2013 yılında tekrar keşfedilir. Dört yıl boyunca süren yenileme çalışmaları sonucunda Paris’te dijital sanat alanına odaklanan bir sanat merkezi olarak 2018 yılında Atelier des Lumières [Işıklar Atölyesi] adıyla sanatseverlere kapılarını açan kurum, açılışında “Gustav Klimt”, “Hundertwasser” ve “POETIC_AI” başlıklı üç sergiyi izleyiciyle buluşturan kurumun Klimt sergisi sekiz ayda 1.200.000’i aşkın ziyaretçiyi ağırlar.
Atelier des Lumières 2019 yılında ise sergi mekânlarının tüm yüzeylerini kaplayan “Van Gogh, Yıldızlı Gece” sergisi için görsel ve işitsel üretimlerle sanatçının yaşamını ve yapıtlarının izini sürmeyi amaçlar. Kurumun direktörlüğünü üstlenen Michael Couzigou, ekim ayında ilk defa gerçekleştirilecek “IMMERSIVE ART FESTIVAL” başlıklı bir etkinlik planlıyor. Bu kapsamda Atelier des Lumières’de yer verilecek, mekânla bütünleşik dijital sanat çalışmaları, izleyiciyi çepeçevre sararken, katılımcıları yapıtlarla etkileşim kurmaya davet edecek.

Buz ve Gökyüzü (Luc Jacquet)

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu, Avrupa Birliği İklim Diplomasisi haftası çerçevesinde, 25 Eylül saat 19’da yönetmen Luc Jacquet’nin « Buz ve Gökyüzü » filminin gösterimine ev sahipliği yapıyor.

Buz ve Gökyüzü (Luc Jacquet)
2015 | Belgesel | 89 dk. |Fransızca |Türkçe altyazılı
Buzul bilimci Claude Lorius, Antarktika’da gerçekleştirilen bir kutlama töreni sırasında ilginç bir detay fark eder. Sondajdan çıkan bir buz kalıbını viskisine atar ve erimekte olan buzda yıllarca önce sıkışmış hava olduğunu fark eder; bu aslında bir tarihi eserdir! Şuan 82 yaşında olan ünlü bilim adamı Lorius’un 1957’de başlayan bu araştırma serüveni Oscar ödüllü yönetmen Luc Jacquet, tarafından bir vasiyetnameye dönüştürülür. Jacquet, izleyecilere buzulların kalbinde gizlenmiş gerçekleri de birincil kişiden öğrenme fırsatını bu filmle sunuyor. Üzerinde hayatını sürdürdüğümüz gezegenin onbinlerce yıllık tarihinin buzullarda, donmuş halde keşfedilmeyi bekliyor.

Fragman: 

 

 

Uluslararası Kadiköy Festivali, Rémi Panossian Trio

Bu üç modern caz müzisyeni, 9 yıldan bu yana tüm dünyada 400’den fazla konserle güçlenen birliktelikleri ve deneyimleri sayesinde cazın sınırlarını aşarak yeni ufuklara doğru yola çıkıyorlar. 2017’de piyasaya çıkan « Morning Smile » ismini verdikleri dördüncü albümlerinde konuk müzisyenleri ağırlayan grup, bestelerini böylece anlatımsal bir müziğe doğru genişletiyor.
Bir önceki albümleri RP3’de (2015, Jazz Family), sanat yönetmeni olarak Eric Legnini ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin hedefi grubun müzik rengini tescil etmekti: yıkıcı groove tınılar, pop ve sözlü melodiler, doğaçlama anlarının çılgınlığı ve enerjisi.
Bu hedefe başarıyla ulaşan RP3, bundan böyle caz yapan bir rock grubu veya rock çalan bir caz grubu olarak adlandırılabilir…
Karışık bir dinleyici kitlesine hitap etmek isteyen grup bugün artık amacına ulaştı. Melodileri hiçbir zaman gevezelik yapmadan konuşkanlar, ritimleri ise karmaşık ve büyüleyici. Ynı zamanda ustalıklarını ve yeteneklerini ortaya koyarlarken müziğin ruhunu oluşturan heyecan duygusuna hizmet ediyorlar.
Yeni ses tınılarına açılmayı arzu eden üçlü, mix’ler için Eric Lau ile çalışarak daha İngilizvari bir ses ve dokunuşa yakınlaşmayı istedi. Londra sahnelerinin en gözde isimlerinden olan İngiliz DJ ve yapımcı Eric Lau, Yussef Kamaal’in albüm projesinin bir kısmının mix’lerini gerçekleştirmişti.

Istanbul Fringe Festival

İlk kez 1947’de Uluslararası Edinburg Festivali’ne katılan 8 misafir ekiple başlayan Fringe, 18 – 22 Eylül tarihleri arasında Türkiye’den ve dünyadan 22 ekibin tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerini ilk kez İstanbul’da, 19 farklı sanat alanında ağırlayacak.

Çeşitliliği ve özgünlüğü kentin dinamiği ve çok kültürlü doğasıyla buluşturmak üzere yola çıkan Istanbul Fringe Festival dünyadaki diğer örneklere de paralel olarak disiplinlerarası bir programla ilk yılında Türkiye’den ve dünyadan 22 ekibi bir araya getiriyor.

Uluslararası Fringe Topluluğu’nun bir parçası olan Istanbul Fringe Festival’in ilk senesinde İtalya, Macaristan, Yunanistan, Belçika, Tayvan, Fransa, Polonya, ABD, İsviçre, Hong Kong, İran ve Türkiye’den ekipler yer alıyor. Programda tiyatro, dans ve performans gösterilerinin yanı sıra yerli ve yabancı ekiplerin vereceği workshop’lar ve partiler de bulunuyor.

Daha fazla bilgi için:
https://www.fringeistanbul.com/

 

CAZ KONSERİ: REMİ PANOSSİAN

Rémi Panossian solo “DO”

  • 27.09.2019, 21.30
  • Samm’s Bistro, Uğur Mumcu Cad. No 19 – GOP
  • Giriş: 50TL
  • Konser için rezervasyon: +90 312 447 90 00

Müzik notası, Do…
Do korecede Ada, japoncada yön, tibetçede Taş, ingilizcede ise Gerçekleştirmek anlamına gelmektedir…
Bu yeni macera için, bu kelime hem fazlasıyla anlam taşıyor, hem de Rémi Panossian’un içsel yankılarını barındırıyor.
5. albümünü kaydettiği triosu ile beraber dünya sahnelerinde yer aldıktan sonra, piyano solosu ile kendini daha samimi bir şekilde ortaya çıkarmanın gerekliliğini fark etti.
Ilk başlardan beri sıkça solo olarak sahne alan Rémi Panossian’un büyüyen bu müzik arzusu asıl 2016 yılında Asya’da solo piyano ile gerçekleştirdiği 2 turne arasında başlar.
Melodi aşığıdır, canlı performansları enerjik, büyüleyici ve organiktir.
Sahnede şiirsel yumuşaklık, rock müziğine göndermeler ve lirik ilhamlar, Rémi Ponassian müziğine can veriyor.
Onu teşvik eden şeye daha yakın olabilmek için bu ilk solo albümü için arkadaşı ve uzun yıllaradır yoldaşı olan trompet sanatçısı, besteci Nicolas Gardel’e sanat direktörlüğünü emanet eder.
Hislere daha yakın kalabilmek için rötuşsuz canlı kayıt yapmaya karar verir.
Bahsi kazandı.

27 Eylül konser programı:

  • Jeju do *
  • Long time no sea *
  • Monk’s dream
  • Two girls *
  • Impro *
  • Caravan
  • Why are you falling down*
  • Paint it black
  • Impro *
  • Merry Christmas mrlawrence
  • Shikiori *
  • Amaterasu *
  • Autumn leaves

*Rémi Panossian’nın özel besteleri

Biyografi

7 Mart 1983’te Montpellier’de doğan Remi Panossian, piyanoya 1990’da başladı. 1998’de uyum, doğaçlama ve caz tarihi dersleri almak için Montpellier’deki JAM’a katıldı. Stéphane Kochoyan, Steve Coleman, Andy Milne, Christian Lavigne, Anthony Tidd’in öğretilerine katılıyor … Temmuz 2000’de Viyana’daki Off Jazz Festivali’nde yazar Régine Détembel ile birlikte sahne alıyor.
Müzik çalışmalarına devam etmek için Toulouse’a giden Rémi Panossian, Caz ve Doğaçlama Müzik Çalışmaları Diploması ve Müzikoloji Diploması aldı.

2005’ten 2008’e kadar basçı Julien Duthu ile düet çaldı ve Nocturne’de ilk albümü “No end …”, ardından 2008’de Plus Loin Music /Harmonia Mundi’de “Two” başlıklı ikinci albümü çıkardı. İkili, 2008 yılında François Lacharme’nin Montauban’daki Caz Festivali’nde sunduğu “Yeni Yetenekler” ödülünü aldı ve 2009’da, Cultures Franse tarafından yurtdışında sunulan bir program olan Jazz Primeur programından yararlandı.

Remi Panossian, Taipei (Tayvan), Almati (Kazakistan), Bişkek (Kırgızistan), Tel Aviv (İsrail), B flat jazz club (Porto), Jazz in Marciac, Rhino jazz festival, Jazz sur son 31, Jazz à Foix, Jazz à Montauban, le Divan Orange (Montréal/Kanada), la Halle aux Grains (Toulouse), le Sunside, le Duc des Lombards, …, gibi mekanlarda sahne aldı.

Birçok kişisel ve ortak deneyimlerden sonra, Remi Panossian (piyano), Maxime Delporte (kontrbas) ve Frédéric Petitprez (davullar) 2009 sonunda üçlü (Trio) maceraya başladı.

 

Anna & the Jester Fırsatın Eşiğinde

Sergi açılışı 18 eylül – 19:00

Protocinema Emerging Curator Series, Julie Béna’nın “Anna & the Jester Fırsatın Eşiğinde” adlı solo sergisini Annelie J. Graf küratörlüğünde izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, şeffaflık kavramını mimari bir masal biçiminde irdeleyip eleştiren “Anna & the Jester Fırsatın Eşiğinde” filmini merkeze alıyor. Mekâna özgü öğelerin eşlik ettiği film, günümüz toplumunda berraklık, görünürlük ve teşhir meselelerini İstanbul ve ötesine uzanarak ele alıyor.

Julie Béna’nın eseri, şeffaflığın temel veçhelerine değiniyor ve bunu da söz konusu kavramı neşeli fakat özgün bir biçimde irdeleyerek yapıyor. Şeffaflık uzun bir süredir daha açık ve erişilebilir bir topluma giden olumlu bir gelişme olarak görülse de, aynı zamanda uygulandığında sert tepkilerle karşılaşan bir ideolojiye de dönüşmüş durumda. Tamamen teşhir olmanın eş anlamlısı olarak kullanılan şeffaflık, bir kontrol mekanizması olarak algılanıyor ve çevremizi, yaşam alanımızı, diğerleri ve kendimizle kurduğumuzu ilişkileri etkiliyor. Bu serginin İstanbul’un göbeğinde, kendine has kontrol mekanizmalarına sahip, sıkı bir şekilde korunan bir vahada gerçekleştiği düşünülürse, burada vurgulanan şeyin fiziksel deneyim olduğunu söylenebilir.

2015 yılında başlayan Protocinema Emerging Curator Series, seçilen genç küratörlerin sergileri hayata geçirme sürecinde akıl hocalarıyla birlikte çalışmalarına imkân sağlıyor. Genç küratörler, deneyimli profesyonellerden gelen yorum ve yönlendirmeler sayesinde alanlarına dair anlayışlarını derinleştirirken, kendi özgün tarzlarını oluşturma yolunda ilerliyorlar. Protocinema, gelecek neslin farklı coğrafyalar arasındaki hayati önem arz eden diyaloglara katkı sağlayacak donanıma sahip olmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Julie Béna 1982’de doğdu, Paris ve Prag’ta yaşayıp üretiyor. Nice’deki Villa Arson’dan mezun oldu. Paris’teki Jeu de Paume’da, Bordeaux’daki CAPC müzesinde ve Meksika Puebla’daki Amparo müzesinde solo sergileri yer aldı. Eserleri yakın zamanda Biennale de Rennes (Fransa); Polansky Gallery (Çekya);1646 (Hollanda); C art C Madrid (İspanya); Bozar (Belçika) ve Chapter NY’de (ABD) yer aldı. Béna son üç yıl içinde Centre Pompidou (Fransa); ICA London (İngiltere); M Leuven (Belçika); Palais de Tokyo (Fransa) ve Performa NY’de (ABD) performans sergiledi. Julie Béna, Paris’teki Galerie Joseph Tang ve Prag’daki Polansky Gallery tarafından temsil ediliyor.

Annelie J. Graf Basel’de yaşayan bir sanat programcısı ve küratör. 2016 yılından beri, Protocinema kurucusu ve direktörü Mari Spirito, Serpentine Galleries London sanat yönetmeni Hans Ulrich Obrist, sanatçı Julieta Aranda ve galerici yazar Edward Winkleman ve niceleri ile Art Basel´in Basel ve Miami Beach’teki Conversations programı etkinleri için programcı ve yönetici olarak çalışıyor. Sanatçı Marcel Zaes ile yakın işbirlikleri yürüten Graf, BONE Performance Art Festival Bern (2016) ve Cabaret Voltaire Zurich’te (2019) büyük çaplı iki yapımı kavramsallaştırıp hayata geçirdi. Ekim 2019’da Trevor Paglen´in Berlin’deki stüdyosunda stüdyo yöneticisi olarak çalışmaya başlayacak.

Etkinlik: Performing Art, Noé Soulier

Arter, « Performing Art » performans programı çerçevesinde, Fransız koreograf ve dansçı Noé Soulier’nin bir çalışmasını sunuyor.
1987’de Paris’te doğan Noé Soulier, Paris Ulusal Müzik ve Dans Yüksek Eğitim Merkezi’nde ve Brüksel’de PARTS’da eğitim gördü. Vücut hareketlerini ağırlıklı olarak bir koreografik perspektif içerisinde inceleyen sanatçı, çok farklı ortamlarda dans ediyor. Çoğu zaman bir enstalasyon biçimini alan performanslarıyla dans, sanatsal performans ve çağdaş sanat arasında bir diyalog kurmayı amaçlayan Soulier, çalışmalarını kurumlar ve çağdaş sanat müzeleri bünyesinde sergilemeyi tercih ediyor.

Noé Soulier’nin koreografileştirilmiş bir sergi gibi tasarladığı « Performing Art » çalışmasında, bir koleksiyonda yer alan sanat eserleri sanat uzmanları tarafından yerleştiriliyor ve oturan seyirciler önünde bir tiyatro sahnesinde sergileniyor. Soulier Arter’deki projesi için, performansçıya dönüşecek olan 6 yerel uzmanın işbirliğiyle, Arter’in çağdaş sanat koleksiyonundan seçeceği bazı eserler etrafında yeni bir koreografi oluşturacak.

SÖYLEŞİ: HAKAN GÜNDAY

YAZMA EYLEMİ

Hakan Günday Ankara edebiyatseverlerle Fransız Kültür Merkezi’nde buluşuyor!

  • 10 Ekim Perşembe saat 19.00
  • Söyleşi Türkçe ve Fransızca simültane çeviri yapılacaktır
  • Giriş ücretsizdir
  • Rezervasyon: kultur.ankara@ifturquie.org

Hakan Günday
Türk edebiyatının yükselen yıldızı Hakan Günday edebiyatı Fransız yazar Louis-Ferdinand Céline ile keşfetti ve Céline’in etkisi yazarı bir daha hiç terk etmedi. Frankofon olan Günday, diplomat olan babasının görevi nedeniyle Brüksel ve farklı Avrupa ülkelerinde yaşadı. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Tercümanlık Bölümü’nde eğitimine başlayan Günday daha sonra Université Libre de Bruxelles’in Siyasal Bilimler Bölümü’ne geçti. Eğitimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde devam ederken yazmaya başladı.

2000 yılında yayınlanan ilk romanı « Kinyas et Kayra » Türkiye’nin ilk yeraltı romanı olarak kabul edilir. Sekiz romanı yayınlanan Günday’ın 2013 yılında « D’un extrême l’autre » (Galaade yayınevi) adıyla Fransızca’ya çevrilen romanı « Az » 2011 yılında Türkiye’de en iyi roman ödülünü aldı. « Ziyan » (Galaade, 2014) adlı romanı ise 2014 yılında Fransa-Türkiye ödülüne layık görüldü. 2013 yılında « Encore » başlığıyla Fransızca’ya çevrilen romanı « Daha », Fransa’da Médicis 2015 En İyi Yabancı Roman Ödülü’nü aldı. « Daha » romanı ayrıca 2017 yılında yönetmen ve oyuncu Onur Saylak tarafından aynı isimle sinemaya uyarlandı. Filmin senaryosunu Hakan Günday kaleme aldı. Filmin devamının çekimi proje aşamasındadır.

Günday ayrıca 10 bölümlük « Şahsiyet » dizisinin senaristidir. 2018’de çevrimiçi (Puhu TV) yayınlanan dizinin yönetmenliğini Onur Saylak, başrolünü ise Haluk Bilginer üstlendi. Bir seri katilin hikayesini anlatan dizi internet kullanıcıları tarafından yılın en iyi dizisi seçildi. Hakan Günday, şarkıcı Müslüm Gürses’in hayatını anlatan Ketche ve Can Ulkay’ın filmi « Müslüm »’ün de senaristidir.
Hakan Günday’ın eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz: D’un extrême à l’autre, Encore, Topaz ve Ziyan.

 

 

Sergi: offroad, v.2 Céleste Boursier-Mougenot

Arter, yeni binasının hizmete girmesi vesilesiyle, Blackbox adlı mekanının açılışını “offroad, v.2” enstalasyon projesiyle yapıyor. Sahip oldukları fiziksel alanda hareket eden üç büyük piyanoyla tasarlanan bu sesli enstalasyon, nesne ve alan arasındaki beklenmedik ilişkiyi ortaya koyuyor. Daha önce 2014 yılında « Les Abattoirs de Toulouse »’da sahnelenen gösterinin bu yeni versiyonu Arter’in mimarisiyle bütünleşecek.

1961’de Nice’de doğan çağdaş Fransız sanatçı Céleste Boursier-Mougenot, kariyerine müzisyen ve besteci olarak başladı. Farklı disiplinlerde üretim yapan sanatçı, solo kariyerine başlamadan önce koreograf ve sanat yönetmeni Pascal Rambert ile yakın işbirliği içerisinde çalıştı.

Ses üzerine çalışan ve geleneksel ses üretim biçimini dönüştürmekle ilgilenen Céleste Boursier-Mougenot, genellikle, nesnelerin veya insan olmayan canlıların hareketlendirilmesini içeren sesli enstalasyonlar üzerine çalışıyor ; böylece, sesli yaratım sürecinde yer alan düzenlemeleri sorguluyor.

PS1 (New York), Palais de Tokyo (Paris), SFMOMA (San Francisco) ve yakın zamanda HAB (Nantes) gibi dünyanın pek çok farklı yerinde gösterilerini sunan Céleste Boursier-Mougenot 56. Venedik Bienali’nde Fransız Pavyonu’nda hareketli ağaçları sahnelediği « Révolutions » adlı çalışmasıyla Fransa’yı temsil etti.

ÇOCUKLARA YÖNELİK: MÜZİK ATÖLYELER

Vera Erdinç ile Müzik Etkinlikleri: Müziğin sevinci, sevincin müziği.

11 Ocak ve 15 Şubat 2020 Cumartesi 

  • saat 13.30’da, 5-7 yaş arası için:

Müzik dilini öğrenerek müzik eşliğinde kendini ifade edebilirsin.
Beden ve müzik aleti perküsyonlarıyla ritimler uygulayabilirsin. Ses oyunları, şarkılar, müzik eserleri yaratmayı ve farklı müzik aletlerini tanıyabilirsin!

  • saat 14.00’te, 8-11 yaş arası için:

Piyano ve perküsyon müzik aletlerini kullanarak, vokal müzik aletleriyle pratik yaparak, yaşlara uygun ritmik doğaçlamalar ve şarkılarla birbirinizin yeteneklerinizin tadını çıkarabilirsiniz.

  • saat 15.00’te, 12-16 yaş arası için:

 

BÜYÜKBABAMIN BAHÇESİ (BELGESEL)

Fransız Kültür Merkezi Dünya İklim Haftası çerçevesinde Büyükbabamın Bahçesi belgeseli sunar (#climaDiplo)

05.10.2019 Cumartesi –17:00
Giriş ücretsizdir
2016 | yönetmen Martin Esposito | belgesel | 76dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

#iklimiçin 

Özet

Yaşama ve doğaya söylenen tatlı bir ilahi Büyükbabamın Bahçesi. Film, büyükbabasına bahçesinde yardım ederken kendi köklerini yeniden keşfeden genç bir erkeğin hikayesini aktarıyor. Martin büyükbabasının evinde ona yardım ederken birlikte birçok anı paylaşırlar. Yaşlı adam bilgisini ve vefat eden karısının sevgisiyle baktığı bahçesinin sırlarını paylaşır ve hazır yiyeceklere alışkın bir kuşaktan olan Martin bu değerli mirasın farkına varır.

KONFERANS: PİERRE LOTİ’NİN HAYATI

Konuşmacı: Alain Quella-Villéger

Biyografi:

Gezi öykülerinden, egzotizme, edebiyat ve sömürge tarihi üzerine uzman olan Alain Quella-Villéger’in tarih ve edebiyat alanlarında doktorası vardır.  

On yıldan fazla zamandır Pierre Loti’nin hem hayatının hem de eserinin uzmanı olan Quella-Villéger, Bruno Vercier ile birlikte ortak yayınlandığı ve hiçbir yerde çıkmamış olan (bilinmeyen) günlüğü için  Fransız Akademisi tarafından 2018 yılında Emile-Faguet ödülünü almıştır.

  • Tarih: 23.10.2019, 19.00
  • Konferans dili Fransızca ve Türkçe simültane çeviri yapılacaktır
  • Giriş serbesttir
  • Katılım için rezervasyon: kultur.ankara@ifturquie.org 

KUKLA GÖSTERİSİ: OBUR KURT

Ayfer Simms tarafından

Gontran obur bir kurttur. Kendisiyle Fransız Kültür Merkezi’nde tanışabilirsiniz!

  • 3 ve 5 yaş arası çocuklar için 
  • Kayıtlar: mediatheque.ankara@ifturquie.org veya 0312 408 82 33
  • Katılım ücretsizdir
  • Gösteri fransızcadır
  • süre: 30dk

SİNEMA KULÜBÜ: KUZEY (BELGESEL)

19.10.2019 Cumartesi –17:00
Giriş ücretsiz 
2018 | yönetmen Ece Soydam, Mathieu Dumond | belgesel | 55dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

67° 49 32’’ Kuzey

Mathieu, Kanada’nın kutup bölgesinde yaşayan bir yaban hayatı biyoloğu ve belgeselcisi. Fransa’da doğup büyümüş ama artık kendini bu soğuk çevrede, İnuit eşi ve tatlı oğluyla birlikte, evinde hissediyor. Mathieu’nun yaban hayatı çekimleri yapma amacı, şimdi her zamankinden daha önemli. Çünkü çok sevdiği bu dünya, iklim değişikliği yüzünden değişmeye başlamış.

Facebook: 674932NORTH

Instagram: trt_674932_north

 

SİNEMA KULÜBÜ: L’HOMME QU’ON AIMAIT TROP

12.10 ve 26.10.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2014 | yönetmen André Téchiné | drama | 116dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Nice kenti, 1976. Bir otel sahibinin kızı olan Agnès Le Roux, kendisinden 10 yaş büyük olan avukat Maurice Agnelet’e aşık olur. Kadın onu delice sever ama Maurice’in başka planları vardır. Kumarhane savaşlarının yaşandığı bu dönemde Agnes’in, Fratoni ile yakınlaşmasını ise Maurice ihanet olarak kabul eder ve çeker gider. Agnes ise önce intihara kalkışır ardından gizemli bir biçimde ortadan kaybolur… Yönetmenliğini André Téchiné’nin üstlendiği filmin kadrosundaysa Catherine Deneuve, Guillaume Canet, Adèle Haenel gibi önemli isimler yer alıyor.

Oyuncular

  • Catherine Deneuve
  • Guillaume Canet
  • Adèle Haenel
  • Jean Corso

SİNEMA KULÜBÜ: TROIS CŒURS

02.11 ve 16.11.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2014 | yönetmen Benoit Jacquot | drama | 106dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Taşra kasabasında bir gece. Marc, Paris’e giden son treni kaçırmıştır. Nasıl vakit geçireceğini düşünürken Sylvie’ye rastlar. İkili tanışır ve sabaha kadar kasabanın sokaklarını konuşarak arşınlarlar. Konuştukları konular içinde kendilerine dair hiçbir şey yoktur. Aralarında sessiz bir anlaşma varmış gibi birbirlerinden hiç bahsetmezler. Marc, Paris trenine binerken Sylvie’yle birkaç gün sonrasına Paris’te randevulaşmak üzere ayrılır. Birbirleri hakkında hiçbir şey bilmezlerken Sylvie buluşacakları yere vaktinde varır. Fakat Marc oraya gidemez. Daha sonra da hayatına Sophie girer. MArc’ın Sophie hakkında bilmediği bir şey varıdr: Sylvie’nin kızkardeşi olduğu.

Oyuncular

  • Benoît Poelvoorde
  • Charlotte Gainsbourg
  • Chiara Mastroianni
  • Catherine Deneuve

Yeni kukla gösterisi için 18 Eylül tarihini şimdiden not edin.
Yeni sezonda, yepyeni bir sahne ve yeni karakterler sizleri bekliyor.

Kayıt gereklidir.

Sergi: “Mega İstanbul”
Yoann Morvan, Sinan Logie

Katkısı ile:
Emrah Altınok
Nicolas Brodard
Murat Germen
Sébastien Mazauric
& Serkan Taycan

Mimar Sinan Logie ve antropolog Yoann Morvan’ın birlikte sundukları “Mega İstanbul” fotoğraf sergisi, İstanbul’un çarpıcı derecede hızlı ve ölçüsüz kentsel büyümesini gözler önüne seriyor…

Bizans, Konstantinopolis, daha sonra İstanbul; yakın zamanlı “İstanbul 2023”’ü inşa etme emelleri de dahil olmak üzere, fetihler, siyasi ve dini entrikalar, depremler ve yangınlar arasında çağlar boyunca sürekli olarak süren aralıksız bir mücadelenin içerisinde yeniden tanımlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun eski başkentinin çok katmanlı kentleşme palimpsestinin üzeri, bugün artık on altı milyon nüfusa sahip bir megapolle kaplıdır. Bu kentsel büyüme, son on yıllar boyunca, genellikle çevresini de dikkate almadan, çarpıcı bir hızda gerçekleşmiştir. Bu durum, özellikle, meskûn alanın kenarlarındaki, az bilinen ama mevcut yeni oluşumların ve eşitsizliklerin şiddetini ve boyutunu açığa çıkaran yerlerde görünür olmaktadır.

Buraları yürüyerek katetmek, Mega İstanbul’un ölçüsüzlüğünün ölçüsünü belirlemeye olanak sağlıyor. Eyüp’ün kuzeyinden Dilovası’na, Silivri Limanı’ndan Sultanbeyli tepelerine kadar, klişe yerlerin uzağındaki bu kıyıda köşede kalmış kentsel sınırları boydan boya geçerken, natamam bir tamamlanma süreci yaşayan bu kentsel hayalciliğin röntgenini tasvir etmek mümkün.

Beylikdüzü, 2013, Yoann Morvan

Ataṣehir, 2014, Sinan Logie

Université libre de Bruxelles (ULB) – La Cambre-Horta Mimarlık Fakültesi mezunu olan mimar ve plastik sanatçı Sinan Logie, Bilgi Universitesi’nde ders vermektedir. Kentsel araştırmalar alanında faaliyet gösteren bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olan Mekanda Adalet Derneği’nin kurucu üyesidir.

CNRS bünyesinde antropolog olan Yoann Morvan, Aix-Marseille Universitesi’nde Karşılaştırmalı Akdeniz ve Avrupa Etnoloji Enstitüsü’nde çalışmalarını yürütmektedir. Yorulmak bilmeyen bir kentsel yürüyüşçü olan Morvan, 2009 yılından bu yana İstanbul’u arşınlamaktadır.

İzmir Fransız Kültür Merkezi, yeni eğitim&öğretim ve etkinlik dönemine tanıtım günü ile başlıyor ! İzmirliler Fransızca dilini ve kültürünü yakından keşfetme fırsatı yakalayacaklar. Yılda bir gerçekleştirilen tanıtım günü 21 Eylül Cumartesi saat 11:00 – 17:00 arası sizleri bekliyor.

Şehir merkezinde bulunan Merkez, Fransızca kurslarında yılda 1500’den fazla kişiyi ağırlamaktadır. Tüm dünyada tanınan ve Fransız Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği tek resmi dil diplomaları olan DELF/DALF sınavlarına hazırlayan her seviyede Fransızca kursları sunmaktadır. Bunun yanı sıra, her yıl yenilikçi etkinliklerle, gastronomi, arkeoloji, mimari, sinema, müzik, tasarım, ya da plastik sanatlar gibi farklı alanlarda yaklaşık 60 bin kişiye ulaşılıyor.

Gelenler bilir, Fransız Kültür Merkezi’nde daima bir şeyler oluyor !

21 Eylül Cumartesi günü çeşitli eğitim ve kültürel etkinliklerle tüm ekip sizleri beklemektedir.

Programda yer alacak olan faaliyetler : Fransızca ücretsiz deneme kursları, film gösterimleri, sergi, müzik, çeşitli atölyeler, oyunlar, yeme/içme stantları, ve bir çok sürprizler.

Artık Fransız Kültür Merkezi’nin sizin için hiç bir gizemi kalmayacak !

21 Eylül Cumartesi saat 11:00 – 17:00 arası. Giriş serbesttir.

Programı görüntülemek için tıklayın >>

Telefon ile bize ulaşabilirsiniz 0232 466 00 13 / 14

Ziyaret saatleri, Pazartesi’den Cumartesi’ye 10:00 19:00

İzmir Fransız Kültür Merkezi, Cumhuriyet Blv. No : 152 Alsancak – Izmir

 

İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde, 18 Ocak 2020’ye kadar, Fransız sanatçı Bernard Pras’nın, Pablo Picasso temalı şaşırtıcı bir enstalasyonunu keşfedebilirsiniz.

İlhamını Picasso’nun Dora Maar temalı tanınmış portrelerinden alan ve sanatçının “Dora” adını verdiği eser, Arkas Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Picasso: Gösteri Sanatı” sergisiyle eş zamanlı olarak hazırlandı.

Resim, heykel ve enstalasyon sanatlarının birleştiği yerde bulunan yaklaşımıyla Bernard Pras, eserlerini anamorfik illüzyon tekniğiyle oluşturuyor.

Sanatçının Temmuz ayında geldiği İzmir’de günlük hayatta kullanılan, satın alınan ya da geri dönüştürülmüş ve rastgele yerleştirilmiş izlenimi verilen nesnelerle yarattığı eser, sadece belirli bir açıdan bakıldığında tam olarak görülebiliyor.

 

Ziyaret saatleri, Pazartesi’den Cumartesi’ye 10:00 18:00

İzmir Fransız Kültür Merkezi, Cumhuriyet Blv. No : 152 Alsancak – Izmir

Sanat Eleştirmenliği dokümanını indir
6-7 Aralık 2019

KÜÇÜK BEYAZ YALANLAR 2

Yönetmen : Guillaume Canet.

Oyuncular : François Cluzet, Marion Cotillard, Gilles Lellouche.

Fransa / 2019 / 135′.

Kendini toplamak isteyen Marc bir süredir deniz kıyısındaki evinde yaşamaktadır. 3 yıldır görmediği arkadaşları ona sürpriz bir doğum günü partisi hazırlarlar. Çocuklar büyümüş, yenileri doğmuş, ailelerin öncelikleri değişmiştir… Ayrılıklar ve hayatın getirdikleri karşısında, arkadaşlıktan geriye ne kalmıştır?

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

İNSAN

Yönetmen : Yann Arthus-Bertrand

Fransa / 2015. Fransızca.Türkçe altyazılı / Giriş serbesttir.

“İnsan”, dünyamızla ilgili hikayeleri ve görüntüleri bir arada toplayan, insan olmanın anlamına dair derin incelemelerde bulunan bir belgesel. Sevgi ve mutlulukla bezenmiş bu hikayelerle ve aynı zamanda nefret ve şiddetle “İnsan”, bizi yaşamımızı sorgulamaya davet ediyor. Gündelik olayları ele alan hikayelerden çarpıcı yaşamlara kadar, bu etkileyici karşılaşmalar ender görülen bir samimiyeti paylaşıyor ve kim olduğumuzun altını çiziyor, karanlık yanımızı aynı zamanda en asil yanımızı ve evrensel olanı bize gösteriyor. Daha önce görülmemiş havadan çekimler ve muhteşem müzikler eşliğinde, Dünya/dünyamız bize en güzel haliyle yansıtılmış.

HANGİ KADIN

Yönetmen : Safy Nebbou.

Oyuncular : Juliette Binoche, François Civil, Nicole Garcia.

Fransa / 2019 / 102′.

50 yaşındaki iki çocuklu akademisyen Claire, genç sevgilisini sosyal medya üzerinden gözetlemek amacıyla Facebook’ta sahte bir hesap açar ve 20’li yaşlarda sarışın, genç ve güzel Claire olur. Sevgilisi buna kanmaz ama en yakın arkadaşı Alex tuzağa düşüp aşık olur. Sahte kimliğiyle Claire de ona aşık olmuştur. Yaşananlar sanal ortamda olsa da duygular gerçektir. Yalan ve gerçeğin birbirine karıştığı bir hikaye…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

ATEŞLE OYNAYANLAR

Yönetmen : Marie Monge.

Oyuncular : Tahar Rahim, Stacy Martin, Karim Leklou.

Fransa / 2017 / 105′. 

Abel’in hayatına girmesiyle Ella bilmediği bir dünyaya adım atar. Adrenalin ve paranın hüküm sürdüğü Paris’in kumar dünyasını keşfeden kadın, aşık olduğu adamın kalbini kazanmak için büyük bir oyuna dahil olacaktır. Ateşli ve romantik bir gerilim filmi.

Cannes 2018, Yönetmenlerin 15 Günü 4 Adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

SADIK BİR ADAM

Yönetmen : Louis Garrel.

Oyuncular : Laetitia Casta, Louis Garrel, Lily-Rose Depp.

Fransa / 2018 / 75′.

8 yıl önce Marianne’ın sadakatsizliği sonucu ayrılan çift yeniden karşılaştığında Abel eski sevgilisinin kalbini kazanmaya karar verir. Ancak hiçbir şey aynı değildir. Marianne’in bir oğlu vardır ve halası Eve artık yetişkin bir kadındır. Zamanla tüm sırlar ortaya çıkmaya başlar…

2019 Sezar Ödülleri, En iyi umut vaadeden kadın oyuncu, adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Kadınlar ve Erkekler

Yönetmen ; Frédérique Bedos

52 dk / Fransa / 2015.  Fransızca. Türkçe altyazılı / Giriş serbesttir.

Kadın haklarının global ölçekte ekonomik ve kültürel anlamda gerilemesini konu alan belgesel bir çok ülkeden kadınlara yönelik haksızlıkları, tanıklıklar ve tüm gerçekliğiyle bizlere sunuyor. Belgesel, kadın-erkek eşitliği konusunda referans bir eser olarak bir çok önemli festival ve etkinlikte gösterilmiştir.

Büyükbabamın Bahçesi

Yönetmen: Martin Esposito

76 dk / Fransa / 2016 / Fransızca. Türkçe altyazılı / Giriş serbesttir.

Yaşama ve doğaya söylenen tatlı bir ilahi Büyükbabamın Bahçesi. Film, büyükbabasına bahçesinde yardım ederken kendi köklerini yeniden keşfeden genç bir erkeğin hikayesini aktarıyor. Martin büyükbabasının evinde ona yardım ederken birlikte birçok anı paylaşırlar. Yaşlı adam bilgisini ve vefat eden karısının sevgisiyle baktığı bahçesinin sırlarını paylaşır ve hazır yiyeceklere alışkın bir kuşaktan olan Martin bu değerli mirasın farkına varır.

Yönetmen :  Delphine Minoui (Figaro gazetesi muhabiri, Ortadoğu uzmanı)

Ortak yönetmen : Bruno Joucla

64 dk. / Fransa / 2018 / Fransızca. Türkçe, altyazılı /Giriş serbesttir.

Geçmiş ve günümüzde geçen belgesel, 2011 Suriye devrimi esnasında tanışan 3 gencin hikayesini anlatıyor. Bombalar altındaki Şam’da, kültürel direnişlerinden vazgeçmeyen ve pasif bir savaş sürdüren bu gençler, yıkıntılar arasından topladıkları kitaplarla gizli bir kütüphane oluştururlar. Bu yer zamanla barış, özgürlük ve demokrasi için bir sığınak haline gelecektir.  Onların özenli bir filmcilik ve belgeselcilik anlayışıyla çekilen hikayeleri, bizlere umut ve hayatta kalmayı anlatıyor.

Konser: Louis Sclavis Quartet – “Characters on a Wall”
Akbank Caz Festivali

ECM’in efsanevi sanatçılarından, klarnetçi, saksofoncu, besteci ve emprovizatör Louis Sclavis, ilham verici plak şirketinin 50. yaş kutlamaları için, etkileyici grubu Louis Sclavis Quartet ile Akbank Caz Festivali’nin konuğu oluyor.

Soft Machine, Sun Ra ve the Art Ensemble of Chicago’dan aldığı ilhamla müzik kariyerine 1975’te başlayan Louis Sclavis, 80’lerin başlarında Henri Texier Quartet, the Compagnie Lubat, Chris McGregor’s Brotherhood of Breath, Michel Portal, Tony Oxley, Evan Parker, Peter Brötzmann, Enrico Rava ve Tomasz Stańko gibi pek çok topluluk ve müzisyenle birlikte çaldı.1984’te ise kendi gruplarını kurmaya başladı ve o günden bu yana çeşitli grup formatlarında çalışmalarına devam ediyor.

Sclavis, festivalde birlikte sahne alacağı grubuyla, son albüm projeleri Characters on a Wall’dan performanslar sergileyecek. Bu albümün ilham kaynağı olan Ernest Pignon-Ernest, Fransa’da sokak sanatının öncülerinden olmasının yanı sıra Louis Sclavis ile uzun soluklu işbirliklerine imza atan bir sanatçı. Sclavis, Characters on a Wall’daki sekiz parçayı, sanatçının işleri arasından seçtiği sekiz kolaj (Roma’daki Pasolini, Filistin’deki Mahmud Derviş vd.) için besteledi. Çarpıcı melodiler ve sanat ilhamıyla dolu bu kutlama gecesinde siz de bize katılın!

Louis Sclavis: Klarinet
Sarah Murcia: Kontrbas
Benjamin Moussay: Piyano
Christophe Lavergne: Davul

Cyrille Aimée
26. İstanbul Caz Festivali

Doğduğu ülke Fransa’daki Roman yerleşkelerine sızarak şarkı söylemeye başlayan vokalist bugün “caz vokalleri galaksisinde yükselen bir yıldız” olarak tanımlanıyor, aynı zamanda Broadway için zaman zaman oyuncu gömleğini giyiyor. Lirik olduğu kadar oyunbaz tarzıyla Ella Fitzgerald’la karşılaştırılan, Montreux Caz Festivali Vokal Yarışması’nın finalisti bu sesle tanışmak için Emirgan’a bekleniyorsunuz.

Doğaçlama, şarkıcı Cyrille Aimée için sadece bir teknik değil, bir yaşam biçimi. Sahnede, Cyrille izleyicisini avucunun içinde tutar: sessizlik anlarında kendinden geçen, grup daha hızlı parçalara geçtiğinde ise hareketlenen ve şarkıcının şakalarına kahkahalarla gülen dinleyici ; Cyrille’nin kalabalık konserlerinin vazgeçilmez bir parçası.

Sergi: “EKO-ÉCHO İstanbul-Paris: Kentler, Sesler ve Hikayeler”

EKO-ÉCHO İstanbul-Paris: Kentler, Sesler ve Hikayeler” sergisi, Işık Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Yelmi, Radio France ses yönetmenlerinden Charlotte Roux, İTÜ Müzik Teknolojileri Bölümü’nde görev yapan Doç. Dr. Sertaç Kakı, yayıncı Antoine Auger ve ses belgeselcisi Anne Kropotkine tarafından tasarlanmış olup, 16. İstanbul Bienali paralel etkinlikleri kapsamında 20 Eylül-12 Ekim 2019 tarihleri arasında Galeri Işık Teşvikiye’de sergilenecek.

Sergi, temelde Türkiye ve Fransa arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi ve iki ülkenin 16. yüzyıla uzanan zengin geçmişini vurgulamayı amaçlıyor. Buradan hareketle, İstanbul ve Paris’in kent sesleri ile bu şehirlerde yaşayan Türk ve Fransızların kendi dillerinde anlattıkları anıları harmanlayarak, şehirlerin ortak ve özgün yaşayışlarına işitsel deneyimler aracılığıyla dikkat çekilmek isteniyor. Kentlerin ses mirasının zenginliğini ön plana çıkaracak şekilde ve gerçeğe yakın bir deneyim sunması adına 360 derece tasarlanan bu işitsel yolculuk üç bölümde sunuluyor: kentlerin günlük hayatlarındaki benzer seslerin bir arada sunulduğu enstalasyon ile başlayıp, şehirlerin kendilerine has seslerinin ayrı ayrı deneyimleneceği bölüm ile devam ediyor. En son alanda ise, ziyaretçilerden şehir sesleri ile ilgili anıların toplandığı etkileşimli bir yerleştirme bulunuyor.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle gerçekleştirilen sergi, iki ülke arasındaki bağları kuvvetlendirmenin yanısıra, ziyaretçilerin işitsel değerlerin farkına varmaları ve bu değerlerin kültürel hafıza ile ilişkisinin önemini anlamaları açısından büyük önem teşkil ediyor. Bu serginin, İstanbul’daki gösteriminin ardından 2020 senesinde Paris’te de sergilenmesi hedefleniyor.

Pınar Yelmi; Antoine Auger, Anne Kropotkine, Sertaç Kaki, Charlotte Roux.

Fransız küratör, yazar ve akademisyen Nicolas Bourriaud’nun küratörlüğünü üstlendiği “Yedinci Kıta” başlıklı bienal kapsamında altmıştan fazla sanatçının eserleri, Tersane İstanbul, Pera Müzesi ve Büyükada’da ziyaret edilebilecek.

16. İstanbul Bienali, başlığını okyanuslarda yüzen devasa atık yığınına bilim çevrelerinin verdiği isimden alıyor: “Yedinci Kıta”. Bienal sergileri, gerçek bir kıta olmaktan çok hayali bir nesne ve insanlığın yeni durumuna dair bir metafor olarak görülebilecek bu olguyu keşfetmek için yola çıkıyor. Bienal, insanların sebep olduğu doğal veya kültürel atıklara antropoloji veya arkeolojinin araçlarıyla bakan güncel sanat çalışmalarına yer vererek sanat ve ekoloji arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açmayı hedefliyor.

NICOLAS BOURRIAUD / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN

Bienal ana başlığını, Antroposen çağının küresel ısınmayla birlikte en gözle görünür sonuçlarından biri olan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alıyor. Popüler bilimde “Yedinci Kıta” olarak anılan bu kütle, 3,4 milyon kilometrekare genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana geliyor. İnsan atıklarının okyanusun ortasında yeni bir kıtanın oluşumuna sebebiyet verdiği bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturuyor.

16. İstanbul Bienali’nin Danışma Kurulu’nda Whitechapel Galerisi Direktörü ve küratör Iwona Blazwick, sanat tarihçisi ve yazar Ayşe Erek, Tokyo Çağdaş Sanat Müzesi Artistik Direktörü ve akademisyen Yuko Hasegawa ile 11. Berlin Bienali eş-küratörlerinden Agustín Pérez Rubio yer alıyor.

Mekânlar:

Tersane İstanbul; Pera Müzesi; Büyükada.

Delphine Minoui, genç yazarlar ile birlikte, “Bir kedi olsaydım…” atölyesinde yazılan hikayeleri tanıtmaya geliyor.

Bu projenin amacı beraber yazarken bundan keyif almak, gerçek bir olaydan başlayıp kurguya geçiş yapmak, fikirlerini paylaşmak, tartışmak, meraklı ve dikkatli bir okuyucu olmak.

İki çalışma oturumundan sonra, sizleri 19 Haziran saat 16.15’de hikayelerini dinlemeye İstanbul Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi’ne davet ediyorlar.

Ücretsiz giriş. 
7’den 77’ye

Kenizé Mourad Uluslararası Ayvalık Müzik Akademisi (AIMA) organizasyonuyla  okuyucularıyla söyleşi ve imza günü gerçekleştirecek.

Adres: Sakarya Mh. Gümrük Cd. 2. sk. No: 43-45 AYVALIK – BALIKESİR

Sultan V. Murad ve Sultan Hatice’nin kızı Selma Rauf Hanımsultanʼla Damat Raca Seyyid Sacid Hüseyin
Aliʼnin kızı olarak II. Dünya Savaşı başlarında Parisʼte doğan Kenize Mourad, Sorbonne Üniversitesi’nde
sosyoloji ve psikoloji okudu.
Uzun seneler Le Nouvelle Observateur de dâhil olmak üzere pek çok Fransız dergisinin Yakındoğu muhabirliğini yaptı. İranʼda Şahın çöküşünü, Türkiyeʼde 1970’li yılların olaylarını, Lübnanʼın Suriye
ve İsrail tarafından işgalini gazeteci olarak izledi. 1987ʼde annesi Selma Hanımsultanʼın hayat hikâyesini
anlattığı ilk romanı Saraydan Sürgüne yayınlandı; roman 30ʼdan fazla dile çevrilerek geniş bir okur
kitlesiyle buluştu. İkinci romanı Badalpur Bahçesi 1998ʼde yayınlandı.2003 yılında ise iki halkı anlamaya
çalıştığı kitabı Toprağımızın Kokusu – Filistin ve İsrail yayınlandı. Son romanı Pak İnsanlar Ülkesinde ile okurlarını hafızasındaki bir başka sürgün ülkesi olan Pakistanʼa götüren Kenize Mourad, söyleşi ve imza günü için 15 Haziran 2019ʼda AIMA Haluk Barutçuoğlu Binasıʼnda okurlarıyla buluşuyor.
Detaylı bilgi için: 0536 706 56 78

15:00 Film gösterimi “Cherbourg Şemsiyeleri”

17:15 Film üzerine söyleşi

19:00 Söyleşi: Acı Yoksa Aşk da yoktur

PsikeSinema dergisi işbirliğiyle.

PsikeSinema dergisinin seçtiği konu başlığı ve film, aynı formatta yapılan etkinliğin şimdilik üçüncüsü… 10 Haziran’daki buluşmanın ana başlığı, “Aşk, Acı Bize” olarak belirlendi.  Gösterimin ardından film üzerine söyleşi ve son olarak da “Aşk yoksa Acı da Yoktur” başlıklı tartışma yer alacak. Konuşmacıların isimleri daha sonra duyurulacaktır .

Etkinliğe giriş ücretsiz ve salon kapasitesi dahilindedir.

Cherbourg Şemsiyeleri

Yönetmen Jacques Demy

Oyuncular Catherine Deneuve, Nino Castelnuovo, Anne Vernon

1964 (91 dk) Renkli, müzikal.

Fransızca dilinde. Türkçe altyazılı.

1964 Cannes Film Festivali, En iyi film ödülü.

1965 Oscar ödülleri, En iyi yabancı film adaylığı.

Sinemalarda büyük başarı yakalayan film, Cezayir savaşı döneminde, genç bir burjuva kızıyla bir tamircinin imkansız aşkını, müzikal bir dille anlatıyor .

Baş oyuncu Catherine Deneuve o zamana kadar tereddüt ettiği sinemaya girişini bu filmle yaptı, yönetmen Jacques Demy, filmin başarısının ardından Yeni Dalga sinema akımının önemli figürlerinden biri haline geldi, filmin müziklerini besteleyen Michel Legrand ise daha sonra Godard, Orson Welles, Marcel Carné, Clint Eastwood ve Richard Lester isimlerle çalışma imkanı buldu…

 

Fransız Kültür Merkezi, Balfolk İstanbul işbirliğiyle, 18 Haziran Salı günü saat 19’da, Laetitia Carton’un yönettiği “Büyük Balo” filminin gösterimine ev sahipliği yapıyor ! Gösterimden sonra yönetmen Laetitia Carton ile yapılacak bir söyleşinin ardından Balfolk Istanbul üyelerinin katılacağı bir balo düzenlenecek.

Yönetmen Laetitia Carton, Fransa’da halk dansları ve müziğini konu alan, son yönettiği “Büyük Balo” belgeselini sunmak üzere İstanbul’a geliyor. Gösterimin ardından Türk müzik grubu Deli Reçel ile bir balo düzenlenecek. Balfolk İstanbul’un üyeleri, dans konusunda deneyimsiz olanları eğitmekten mutluluk duyacaktır.

Etkinlik ücretsizdir. Kayıt olmanızı rica ederiz.

Büyük Balo (Laetitia Carton)
2018 | Belgesel | 99 dk. | Fransızca | Türkçe atlyazılı
Bu bir balonun hikayesi. Büyük bir balo.
İki binden fazla insan, orta Fransa kırsalının bir köşesinde, yedi gün ve yedi gece boyunca dans etmeye gelmek, birlikte dans etmek için tüm Avrupa’dan akın ediyor.

Atölye :
Balfolk İstanbul, “Büyük Balo” filminin gösteriminden önce, 15 Haziran Cumartesi günü saat 12’de geleneksel dans atölyesi sunacak. Balfolk Istanbul ekibi, katılımcılara iki saat boyunca, 18 Haziran Salı günü gerçekleşecek olan baloda yer almak üzere, grup ve çiftlere dört dans öğreteceklerdir. 
Atölye’ye kayıt olmak için buraya tıklayınız.

Bu konser 20 Haziran’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde 16:00 – 22:30 saatlerinde gerçekleşecek Muzik Bazar etkinliği dahilindedir. Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

BEYZA BASAK BAND Saat: 19:00 – 20:00 arasında.

BEYZA BAŞAK BAND Funk, R&B ve soul jazz türlerindeki seçkisini özgün vokali ile sunacak…

Beyza Başak Akdoğan Vokal

Behiç Çivici Bas

Candeğer Dülgeroğlu Klavyeler

Burak Karadavut Saksafon

Doğuş Sürmeli Davul

20 Haziran’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde 16:00 – 22:30 saatlerinde gerçekleşecek Muzik Bazar etkinliği dahilindedir. Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

DJ STEPH 20 Haziran Perşembe 20:00 – 21:00 arasında.

Steph, 2009’da İndigo, Minimüzikhol, Otto, Lokal gibi İstanbul’un en üretken mekanlarında çalmaya başladı. 2009-2013 arası Cumartesi geceleri Dinamo FM’de haftalık radyo setini yayınladı. Setlerinde melodik bas seslerine olan aşkıyla, disco, house müziğinden teknoya farklı janralara yer veriyor. 

20 Haziran’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde 16:00 – 22:30 saatlerinde gerçekleşecek Muzik Bazar etkinliği dahilindedir. Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

DJ DAMLA TEK 20 Haziran Perşembe 16:00 – 18:00 arasında

İzmir’de doğup büyüyen Damla Tek, DJ’liğe 2013’te İzmir’in popüler kulüplerinden 1888’de başladı. Hobi olarak başladığı DJ’liği zamanla profesyonel bir seviyeye çıkarıp, İzmir, Alaçatı, Ankara, Bursa, Kıbrıs gibi birçok yerde, kulüplerde ve çeşitli etkinliklerde yer alarak, müzik arşivini farklı kitlelerle paylaşma şansı buldu. Setleri için “Trust me, I am an engineer.” diyen Damla, farklı müzik türlerinde gezinmeyi de seviyor. Genellikle house, disco-funk, indie dance/nu disco, detroit house, acid house ve techno setleriyle karşımıza çıkıyor.

Institut français İzmir’in geleneksel Müzik Şenliği sizleri bekliyor!

Institut français İzmir Bahçesi, 21 Haziran Salı, 16:00 – 23:00 arasında

Fransız raggae grubu I Woks, İzmirli Hani Caz!, DJ’ler Muzikant, Karma Whiff ve Tremolokid ile, Institut français Izmir’in bahçesindeki müzik şenliğine hepinizi bekliyoruz!

Giriş serbesttir.

PROGRAM: 

16.00 Kapı açılış
17.00 – 18.00 Muzikant (DJ)
18.00 – 19.30 Karma Whiff (DJ)
19.30 – 20.30 Hani Caz!
20.30 – 21.30 Tremolokid (DJ)
21.30 – 23.00 I Woks (FR) (live)

MUZIK BAZAR 2019 sizleri bekliyor!
Fransız Kültür Merkezi Bahçesi 20 Haziran Perşembe, 16:00 – 23:00 arasında.
Konserler, sıcak bir ortam, yeme-içme ve sürprizler…

Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

PROGRAM: 

16:00 – 18:00 Damla Tek (Dj. set)

18:00 – 19:00 Vincent de Lavenère, FR (Jonglör)

19:00 – 20:00 Beyza Başak Band (live)

20:00 – 21:00 Steph (Dj. set)

21:00 – 22:30 Aälma Dili, FR (live)

 

Sergi: “Zora’nın Destanı”
Etkinlik ücretsiz. Giriş serbest.

Simit ve çikolata arasında veya anavatanı olan iki kent İstanbul ve Brüksel boyunca gezinen bir çocuğun bakışı. Gerçek annesinin sesini gülerken duyuyoruz, onu şaşırtan çocuklarını anlamak için zamanı durdurduğunda. Oysa seyrine daldığımız dünya aynı…

Zora, hiç farkına varmadan ve bizden daha kolay biçimde kültürler arasında yolculuk ediyor. Baba adlı prensini beklerken buzları ve entarileri fethetmek için kurt ve prenses silahlarıyla donanıyor. Günlük hayata, yurdundan uzakta olmaya, çocukların ebeveynleri üzerindeki tüm güçlerini açığa çıkaran aileye, kurnazlıktan şiire dek adanmış bir kaside.

Belçikalı Christine Duquenne Latin dilleri ve edebiyatı eğitimi görmüştür. Uzun yıllar Brüksel’de Fransızca öğretmenliği yapan bu çizgi roman tutkunu mesleğinin yanı sıra desen eğitimi de almıştır. 2007 yılında yerleştiği İstanbul’da Fransızca öğretmeni olarak çalışmaya devam etmiştir. 2017 yılında yazarlığı ve çizerliğini yaptığı “Zora’nın Destanı“’nı yine bu iki kıtanın birleştiği kentte yaratmıştır. Zora’nın maceraları 2018’den beri Fransızca aylık yayın “Aujourd’hui la Turquie”’de yayınlanmaktadır.

Bu çizimler günlük hayatta yaşanan veya duyulan komik durumlardan, gülünç ve biraz da şaşırtıcı düşüncelerden oluşan bir vakayiname. Aile hayatımın bir parçası olan kültürler arası boyut son derece doğal biçimde bunun içerisinde yer alıyor. Kolaylık olsun diye bir blogda toplanan Zora’nın Destanı bölümleri öncelikle aileme ve arkadaşlarıma kendimle ilgili haberler vermek amacını taşıyordu. Fiziksel ve bazen de kültürel mesafeye rağmen Belçika’daki yakınlarımla iletişimimi sürdürmek ve -biraz da olsa- onların çocuklarımı tanımasını sağlamak için bir yol arıyordum. Dijital fotoğrafların altında ezilirken bu ifade biçimi sadece günlük hayata odaklanarak kendimle ilgili haberleri farklı bir biçimde verebilmemi sağladı. Zora’nın Destanı aynı zamanda artık bahsetmek istemediğim güncel olayları – özellikle de politik olanları- unutmamı sağlayan bir araç oldu…Böylece beni gülümseten tüm düşüncelerimi not etmeye ve daha sonra oraya buraya çizerken çizim defterlerimi doldurmaya başladım. Zora’nın Destanı işte tüm bunların muzip bir karışımıdır.” – Christine Duquenne

Instagram : @krikiicd

 

Bu etkinlik, 15 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Şenlik Günü‘nde gerçekleşecek.

İşte günün tam programı:

11:00 : “Küçük Lokumlar Buluşması”
Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.
11:00> 17:30: “La saga de Zora” sergisi“
“Zora’nın Destanı”’nın yaratıcısı Christine Duquenne eşliğinde sergisini keşfedip beğendiğiniz resimleri satın alabileceksiniz.
12:00 : Kukla Gösterisi, “Justine ve Sébastien”
Bu serüvenin kahramanları Justine ve Sebastian’in maceralarının son bölümünü kaçırmayın ! Gösteri kütüphanede gerçekleşecek.
14 :00> 17 :30: DJ Jimmy Future eşliğinde 2. el pazarı
Keyifli bir müzik eşliğinde 2. el pazarımızda sizlere uygun fiyatlara kitap, çizgi roman, CD ve film afişleri sunacağız.
15:00: Masal Okuma
Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.
16.00: “Müzikal Hokkabazlık” Gösterisi
Hokkabaz, yazar ve solist olan Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık” gösterisini sunmak üzere Fransa’da geliyor. Bu etkinlikte müzik ve hokkabazlığın nasıl uyum içinde olduğunu keşfedeceksiniz.

Uluslararası Fransızca Öğretmenleri Federasyonu 2019 yılında 50. yaşını kutlayacak ve Türkiye’deki Fransızca öğretmenleri de bu yıldönümünü orijinal ve yaratıcı bir proje ile kutluyor.

İzmir, Ankara ve İstanbul Fransızca Öğretmenleri Dernekleri, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nin desteği ile gönüllü 50 okul ve üniversiteyi büyük bir video projesine ortak olarak katılmaya davet etti :  « Türkiye’de frankofoninin 50 yüzü » !

Her eğitim kurumunda bir öğretmen rehberliğinde bir grup öğrenci Fransız dili ve Frankofoni ile özel bir bağı olan Türk (ya da çifte vatandaş) ile 1-3 dakikalık bir röportaj gerçekleştirdi.

Hedef ?

Sanat, edebiyat, felsefe, hukuk, uluslararası ilişkiler, gazetecilik, politika, ekonomi, endüstri, bilim, bilişim, iletişim, spor, moda, gastronomi yani kısaca tüm alanlarda aktif olan 50 karizmatik kişi ile yapılan bu röportajlar bir filmde bir araya getirilerek Türkiye’de Frankofoni’nin canlı ve aktüel bir portresi oluşturulacak.

Film 30 Mayıs 2019 tarihinde tüm katılımcı öğrenci, öğretmen ve röportajı kabul eden kişilerin İzmir’de bir araya gelecekleri bir toplantıda gösterilecek.

Yer : Bornova Tevfik Fikret İlkokulu

Saat : 10.00 – 1800

Bilgi için 0232 466 00 13 / 14

Bu gösteri, 20 Haziran’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde 16:00 – 22:30 saatlerinde gerçekleşecek Muzik Bazar etkinliği dahilindedir. Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

Bahçe için tasarlanmış küçük bir müzikli jonglörlük gösterisi olan “Müzikal Hokkabazlık” bizi şarkıların jonglörlükle söylendiği bir dünyaya götürüyor.

Şaşırtıcı jonglör Vincent de Lavenère, Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde bizlere, toplar, sesler, kuşların cıvıltıları ve dağlardan gelen tınıların cümbüşü, ustaca idare edilen bir hava dansına hayat verdiği, yenilikçi bir anlayışla tasarladığı gösterisini sunacak: Duyularımızı büyüleyecek şiirsel bir güzelleme…

“Yapmayı sevdiğim jonglörlük çoğu zaman virtüözlük isteyen ama sadece buna dayalı olmayan bir görsel anlatımla anlam kazanıyor. Aynı zamanda ve özellikle, nefes, ses ve temponun anahtar sözcükler olduğu bir jonglörlüğün öncülük ettiği bir müzikalite üzerine dayanıyor.”

22. UÇAN SÜPÜRGE FESTİVALİ

Bu yıl Fransız Akdeniz Kadın Filmleri’nden Nicola Schieweck 26 Mayıs tarihinde düzenlenecek olan bir panele katılacaktır.

Festival programında Fransız Filmleri:

  • Josephine Baker, Premiere Icone Noire
  • Faces Places 
  • Angkar 
  • Le Bout De La Piste 
  • Saw Dead In My Dream 
  • Le Songe     

Program:

http://ucansupurge.org.tr/

 

 

Masal Okuma: “Küçük Lokumlar Buluşması”

Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.
0-4 yaş.

Etkinlik ücretsiz. Kayıt gereklidir.

 

Bu etkinlik, 15 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Şenlik Günü’nde gerçekleşecek.

İşte günün tam programı:

11:00 : “Küçük Lokumlar Buluşması”
Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.

11:00> 17:30: “La saga de Zora” sergisi
“Zora’nın efsanesi”’nin yaratıcısı Christine Duquenne eşliğinde sergisini keşfedip beğendiğiniz resimleri satın alabileceksiniz.

12:00 : Kukla Gösterisi, “Justine ve Sébastien”
Bu serüvenin kahramanları Justine ve Sebastian’in maceralarının son bölümünü kaçırmayın ! Gösteri kütüphanede gerçekleşecek.

14 :00> 17 :30: DJ Jimmy Future eşliğinde 2. el pazarı
Keyifli bir müzik eşliğinde 2. el pazarımızda sizlere uygun fiyatlara kitap, çizgi roman, CD ve film afişleri sunacağız.

15:00: Masal Okuma
Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.

16.00: “Müzikal Hokkabazlık” Gösterisi
Hokkabaz, yazar ve solist olan Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık” gösterisini sunmak üzere Fransa’da geliyor. Bu etkinlikte müzik ve hokkabazlığın nasıl uyum içinde olduğunu keşfedeceksiniz.

Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık”

Masal Okuma

Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.
5 yaş ve üzeri. Etkinlik ücretsiz. Kayıt gereklidir.

 

Bu etkinlik, 15 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Şenlik Günü‘nde gerçekleşecek.

İşte günün tam programı:

11:00 : “Küçük Lokumlar Buluşması”
Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.

11:00> 17:30: “La saga de Zora” sergisi
“Zora’nın efsanesi”’nin yaratıcısı Christine Duquenne eşliğinde sergisini keşfedip beğendiğiniz resimleri satın alabileceksiniz.

12:00 : Kukla gösterisi, “Justine ve Sébastien”
Bu serüvenin kahramanları Justine ve Sebastian’in maceralarının son bölümünü kaçırmayın ! Gösteri kütüphanede gerçekleşecek.

14 :00> 17 :30: DJ Jimmy Future eşliğinde 2. el pazarı
Keyifli bir müzik eşliğinde 2. el pazarımızda sizlere uygun fiyatlara kitap, çizgi roman, CD ve film afişleri sunacağız.

15:00: Masal Okuma
Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.

16.00: “Müzikal Hokkabazlık” Gösterisi
Hokkabaz, yazar ve solist olan Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık” gösterisini sunmak üzere Fransa’da geliyor. Bu etkinlikte müzik ve hokkabazlığın nasıl uyum içinde olduğunu keşfedeceksiniz.

Vincent de Lavenère “Müzikal Hokkabazlık”

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, tarafından düzenlenen Şenlik Günü 15 Haziran tarihinde saat 11:00-17:30 arası gerçekleşecek. Gün boyunca büyüklere ve çocuklara yönelik etkinliklere katılma şansını kaçırmayın!

11:00 : “Küçük Lokumlar Buluşması”
Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.

11:00> 17:30: “La saga de Zora” sergisi
“Zora’nın efsanesi”’nin yaratıcısı Christine Duquenne eşliğinde sergisini keşfedip beğendiğiniz resimleri satın alabileceksiniz.

“Zora’nın Destanı” – Christine Duquenne

12:00 : Kukla gösterisi, “Justine ve Sébastien”
Bu serüvenin kahramanları Justine ve Sebastian’in maceralarının son bölümünü kaçırmayın ! Gösteri kütüphanede gerçekleşecek.

14 :00> 17 :30: DJ Jimmy Future eşliğinde 2. el pazarı
Keyifli bir müzik eşliğinde 2. el pazarımızda sizlere uygun fiyatlara kitap, çizgi roman, CD ve film afişleri sunacağız.

Eylül 2018 – 2. El Pazarı

15:00: Masal Okuma
Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.

16.00: “Müzikal Hokkabazlık” Gösterisi
Hokkabaz, yazar ve solist olan Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık” gösterisini sunmak üzere Fransa’da geliyor. Bu etkinlikte müzik ve hokkabazlığın nasıl uyum içinde olduğunu keşfedeceksiniz.

Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık”

 

Giriş serbest

KONFERANS: ANİ ŞEHRİ

Arkeoloji konferansı: Ani

Konuşmacılar:

Armen Kazaryan, Teori/Mimarlık ve Şehircilik Tarihi Araştırma Enstitüsü’nde Araştırma Direktör Yardımcısı (NIITIAG RAACS), Moskova
Philippe Dangles, mimar, Ani, Paris’in Fransız arkeolojik misyonunun üyesi
Alin Pontioğlu, Mimar, HAYCAR Mimar ve Mühendisler Derneği
Yavuz Özkaya, Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD) restorasyon mimarı 

 

 

Fotoğraf projeksiyonu.

Bu etkinlik, Fransız-Laos’lu sanatçı Lâm Duc Hiên’in, Türkiye Fransız Kültür Merkezi Ankara ve İstanbul şubelerinde eş zamanlı olarak yer alacak “Anne, Anneler” sergisinin bir ayağıdır.

Lâm Duc Hiên, İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde sergilenen fotoğraflarında, kendisi için artık kayıp sayılan bir dünyanın ve Mekong sularında günlük hayatın akışında, tasasızca yüzdüğü mutlu ve parlak çocukluk günlerinin izlerini arıyor…

MEKONG; Nehirlerin Anası

İzmir Fransız Kültür Merkezi 11 Mayıs – 22 Haziran 2019

Mekong nehirlerin anasıdır, der fotoğrafçı Lâm Duc Hiên, kıyısında doğduğu nehri tanımlarken. Hiên, genç yaşında sürgün edilmiş, mülteci kamplarında yaşamış ve Fransa’yı yurt edinmiştir. Mekong’un çalkantıları, sessiz ışıkları, parıldayan suları, ılık gecelerde yankılanan şarkıları ve bir nehir şehrinin acımtırak tadı nasıl unutulur?

Lâm Duc Hiên fotoğrafçılık mesleğini seçti. Farklı gazeteler ve insani yardım kuruluşları için tüm dünyayı dolaştı. Çocukken ayrılmak zorunda kaldığı Laos’a ilk kez 1988’de geri döndü. O zamandan bu yana sürekli gittiği ülkesi ve Mekong üzerine yaptığı çalışmalardan bir belgesel film, bir fotoğraf albümü ve bir sergi ortaya çıktı

4300 kilometre uzunluğundaki efsanevi Mekong nehri, 6 ülkeden geçer; Çin, Birmanya, Laos, Tayland, Kamboçya ve Vietnam.

Qinghai’nin 5.000 metre yüksekliğindeki Himalaya dağlarından doğan Mekong, Tibet ve Yunna tepelerini aşar ve burada -çalkantılı nehir- anlamına gelen Lancang adını alır. Yolunun yarısında, Altın Üçgen denilen efsanevi Çin, Birmanya ve Laos sınırını çizer. Ardından Tayland’a geçerek Mae Nam Kong – tüm suların anası- adını alır ve kendini Laos’un boğucu ormanlarına bırakır. Ardından verimli Kamboçya topraklarına ulaşır. Bu bölgede 9. yüzyılda, suyu verimli bir şekilde kullanmayı bilen Angkor Uygarlığı kurulmuştur. Muson döneminde Mekong’un çoğalan sularını toplayarak kendi hacmini 5 misline çıkaran Tonle-Sap gölü, kurak mevsimlerde bu suyu kullanarak Mekong’u yeniden canlandırır, böylelikle balık çeşitliliği korunmuş olur.

Mekong nehri ardından Vietnam’a ulaşır ve Cuu Long -Dokuz Ejderha– adını alarak 9 ana kola ayrılır. Burada nihayet sakinleşir, bambudan yapılmış evler sularında dingince sürüklenir, balıkçılar çelimsiz kayıklarında pirinç tarlaları boyunca süzülür. Artık Çin denizine dökülmeye hazırdır.

Hien, bitmek bilmeyen hareketliliğiyle bu su labirentini mükemmel bir şekilde fotoğraflamıştır.

Kırsal kesimlerde yaşayanlar, taşımacılıkta kullanılan teknelerle şehre doğru yol alır, kayıkçılar ve bitki yetiştiricileri ormanların ve kıyıların korunması için mücadele ederler. Mavnalarda, okaliptüsün yanı sıra, verimli mangrov ormanlarını oluşturan diğer bitki türlerini yetiştirirler. Mekong deltası, pirinçten daha kazançlı olan fakat uzun seneler boyunca oluşan su sistemini altüst eden yoğun karides ve kedi balığı üreticiliğiyle başa çıkmak zorundadır. Mevsimler boyunca Mekong’un biri çatlamış ve hardal sarısı, diğeri yeşil ve bir bitki denizi gibi dalgalanan iki yüzüne tanık oluruz.

Yağmur mevsiminde Mekong’un taşan suları bir göle dönüşür, sallar ve kazıklar üzerine kurulmuş evler, suların şiddetine uyum sağlar.

Çocuklar türkuaz renkli doğal havzalarda yüzmeye gelir. Kutsal filler Vat Phu törenlerinin yapıldığı gün teknelerle nehrin karşı kıyısına taşınır, bambu ve muz ağacı yapraklarından inşa edilen adak ve mumlarla yüklü sallar Lay Hua Fay’ı yani Budist bayramının son gününü kutlamak üzere nehrin sularına salınır.

 

1995-2002 arasında ve 2017’den bu yana VU Bağımsız Fotoğraf Sanatçıları Merkezi üyesi Fransız-Laos asıllı fotoğrafçı. Yaşamını ve çalışmalarını Fransa ve Çek Cumhuriyeti’nde sürdürmektedir.

 

Lâm Duc Hiên kimdir:

1966 yılında Mekong kıyısında Laos’un Pakse şehrinde doğan Hiên Lâm Duc ailesi ile birlikte Pathet-Lao Hareketi’nin zaferinin ardından sürgüne gönderilir: Tayland’a gitmek üzere gece vakti Mekong ırmağını geçer, mülteci kampında geçen zorlu iki yıl, iki firarın ardından 1977’de gerçek bir öğrenme arzusunu keşfettiği ve Plastik Sanat dalında Güzel Sanatlar diplomasını aldığı Fransa’ya gelir.

Lâm Duc Hiên kişisel projeleri ve de basın ya da STK’ların istekleri doğrultusunda Dünya’nın dört bir yanında, duyarlı ve toplumsal olaylara adanmış bir biçimde fotoğraf çalışmalarına başlar. Romanya, Rusya, Bosna, Çeçenistan, Ruanda, Güney Sudan ve bilhassa 25 yıldan bu yana tümünü arşınladığı Irak’ta, XX. ve XXI. yüzyılın başlıca savaşlarının sivil halkaların üzerindeki etkilerine tanıklık eder. Doğal kaynakların korunması için sorumluluk yüklenerek, günümüz dünyasının dönüşümünün Mekong ve Nijer nehirlerinin doğasına etkilerini belgeler.

Basında düzenli bir şekilde yayınlanan çalışmaları aynı zamanda kitaplaşır ve sergilere konu olur. Başkacalarının yanı sıra, Leica Ödülü, Vevey Kenti Avrupa Büyük Ödülü, Villa Medicis Yabancı Ülkeler Bursu, ya da Jean-Luc Lagardère Vakfı Bursu gibi ödülleri kazanan Hiên Lâm Duc “Irak İnsanları” portreleri ile saygın Word Press Photo’nun ödülünü alır.

3. SOLO ÇAĞDAŞ DANS FESTİVALİ

Bu yıl, Institut français Türkiye, Cermodern’de gerçekleşecek olan 3. Solo Çağdaş Dans Festivali’ne Fransız dans sanatçısı Clémence Juglet ile katılacaktır. 

  • 18 – 20 Eylül arası
  • Cermodern
  • Biletler: Biletix

Clémence JUGLET, biyografi

22 yaşındaki genç dansçı ve koreograf Clémence, Paris Espace Pléiade’da ve Sabrina Lonis’in derslerine katılarak kendini geliştirir.

Fransa ve Uluslararası yarışmalara, koreografik buluşmalara ve de battle yarışmalarına katılarak sahne deneyimini artırır.

New York, İsrail, Büdapeşte gibi yurt dışında katıldığı çeşitli workshoplardan beslenerek tarzını sürekli olarak geliştirir.

2018 yılında birçok açık sahnede, Fransa ve İspanya’daki festivallerde, Hollanda Open Your Mind Festivali’nde, Makedonya Skopjedance Festivali’nde « L’Autre » adlı solo dans kreasyonunu sahneleyen Clémence, aynı kreasyonu Meksika FICDMX’de (Meksika Uluslararası Çağdaş Dans festivali) ve Türkiye Solo Contemporary Dance Festival’inde de sunma fırsatı bulacaktır.

 

 

 

www.solodans.com

 

Fransız Kültür Merkezi 3 – 5 Mayıs tarihlerinde Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.

On dördüncüsü düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali sizlere ulusal ve uluslararası yapımlar sunuyor. Festival, İstanbul’da 1-7 Mayıs tarihleri arasında birçok salonda gerçekleşecek. Fransız Kültür Merkezi’ndeki gösterimler için kayıt olmanız gerekmektedir.

 

Fransız Kültür Merkezi’ndeki programda 4 Fransız yapımı yer alıyor :

Panguna Sendromu (Olivier Pollet, Alexandre Berman)
2017 | Belgesel | 51 dk. | İngilizce | Türkçe Altyazılı
Papua Yeni Gine’nin özerk bir bölgesi olan Bougainville adasında isyan devam ediyor. Sömürgeci güçlerin yerli direnişi ezmek ve Panguna’nın dev madenindeki çıkarlarını korumak için çıkardığı bir savaş olan Bougainville Krizi, yalnızca buzdağının görünen kısmı.

 

Onlar İçin Benim İçin (Marion Dualé)
2015 | Belgesel | 47 dk. | Fransızca | Türkçe altyazılı
Paris’in Place des Fêtes mahallesindeki Jean Quarré Lisesi’ni mesken tutan yüzlerce mültecinin üç ay süren yardımlaşma, kavga ve mücadele dolu günlük yaşantıları.

 

Bir Endülüs Köpeği (Luis Buñuel)
1929 | Kurmaca | 16 dk. | Sessiz film
Ünlü yönetmen Luis Buñuel ve ressam Salvador Dali’den sessiz gerçek üstü film. Buñuel’in ilk filmidir ve 1929 yılında gösterime girmiştir.

 

Sarı Yelekliler (Julien Rogue)
2019 | Belgesel | 23 dk. | Sessiz film
Paris’te, 16 Mart 2019‘da ‘Sarı Yelekliler’ hareketinin kalbinde yapılmış bir film.

 

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.
Daha fazla bilgi için, buraya tıklayınız.

ATÖLYE / KONSER

Fransız Piyanist Franck Ciup ile besteleri ve müzik hakkında söyleşi.

  • 7 – 11 yaşları arası çocuklara yönelik
  • katılım için LCV: mediatheque.ankara@ifturquie.org 
  • Söyleşi Türkçe ve Fransızca simültane çeviri yapılacaktır

 

Franck Ciup

Paris’teki Ecole Normale de Musique Alfred Cortot’tan mezun piyanist ve besteci Franck Ciup, farklı etkinliklerle gündeme gelen bir şahsiyet. 2006’da, Bourges’daki evinde “Théâtre Saint Bonnet” adıyla, İtalyan üslubunda ve akustiği olağanüstü, küçük özel bir tiyatro inşa ettirdi.

Her yıl, prestijli müzisyenlerin gelip çaldığı ve kayıt yaptıkları bir müzik sezonu da tasarlıyor: B. Chamayou, N. Lugansky, B. Engerer, F.-R. Duchâble, P. Badura-Skoda, H. Demarquette, A. Rahman El Bacha, G. Bellucci, v.b. F. Ciup, Tiyatro’nun kurucusu Marie-Christine Barrault ile birlikte birçok edebî konserde sahne alan bir ikili oluşturuyor. 2013’te nöbeti sonradan Jacques-Cœur de Bourges Hastanesi’nin devralacağı bir dizi hastane konseri « Concertopitaux »’yu yaratır. Besteleri, Eric Artz, Tristan Pfaff, Etsuko Hirose, Nima Sarkechik, v.b. usta piyanistler tarafından çalınmaktadır.

 

SERGİ: 67° 49′ 32″ KUZEY

03.07 – 29.09.2019

TRT yapımı olan ve çekimleri Kanada’nın kuzey kutup bölgesinde gerçekleştirilen “67º 49’ 32’’ KUZEY” sergisi, nüfusunun büyük bölümü yerli halk İnuitlerden oluşan, yaklaşık 1500 kişinin yaşadığı Kugluktuk’ta geçiyor. Fransa vatandaşı Mathieu Dumond, 17 yıldır “evim” dediği bu kasabada, Inuit eşi ve 5 yaşındaki oğluyla birlikte yaşıyor.

Yaban hayatı biyoloğu olarak çalıştığı, dünyanın en zorlu bölgelerinden biri olan bu topraklarda, aynı zamanda geniş yabanıl alanların ve yaban hayvanlarının çekimlerini yapmaya çalışıyor. Mathieu’nun öyküsü, yalnızca bir kişinin değil, tehdit altındaki doğal yaşamı ve kültürüyle, dünyanın en önemli coğrafyalarından birinin öyküsü.

Belgeselin yapımı sırasında çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki, 3 Temmuz – 29 Eylül 2019 tarihleri arasında, Fransız Kültür Merkezi salonunda sergilenecek.

TRT, Kanada Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi’nin katkılarıyla düzenlenmektedir.

 

 

Sergi: “Anne, Anneler” – Lâm Duc Hiên
10.05.2019 > 25.08.2019
Sergi açılışı: 09 Mayis 2019 – 19:15

“Mekong, nehirlerin anasıdır,” demiştir bu nehrin kıyılarında muhtemelen 1966’da doğduktan sonra sürgüne gitmek zorunda kalan, mülteci kamplarında yaşayan, ardından Fransa gibi bir ülke tarafından evlat edinen ve kendine sürgünün çeşitli kat ve katmanlarından rengarenk ve değişken bir kimlik inşa eden o kişi. Önce kendi kimliğini, ardından da tüm kıtalarda fotoğrafladığı başkalarınınkini inşa eder, çünkü sürgün sadece bir coğrafya meselesi değildir, öncelikle siyasi, toplumsal, ekonomik ve aynı zamanda dilsel dışlanmayı dile getirir, öyle ki, insan kendini kendi ülkesinde bile yabancı konumunda bulabilir. İşte kendini hem Fransız hem Laos’lu olarak tanıtan ve bu anlamda Cioran’ın “insan bir ülkede değil, bir dilde yaşa ” düsturunu benimseyen Lâm Duc Hiên’in fotoğrafçılık çalışmaları esas olarak bu olguya tanıklık eder.

Lâm Duc Hiên’in imajları olumsuzdan yola çıkarak tanımlamayı reddettiği kadın ve erkeklere itibarlarını iade eder. Bu “evsiz barksızların”, “meteliksizlerin”, “mülksüzlerin”, “yurtsuzların”, “güvende olmayanların” ve “sesi kısılanların” yüzlerini, bedenlerini, hareketlerini asla gasp etmeksizin ele geçirerek onları tam aksine, kendi varlıklarının zenginliği içinde, kendi yönelimlerinin öznesi olarak ve yaşamaya devam etmenin bile başlı başına bir direniş eylemi olduğu bağlamlarına oturtarak sunar bizlere.

Lâm Duc Hiên, İnsan hizasından fotoğraf çekmektedir, özelikle de kadın ve çocuklar hizasından, aynı zamanda sıklıkla da anneler hizasından. Onun çektiği resimlere yansıttığı şey, aslında insanların çocuğunun görmeği dahi başaramadıkları ve fazlasıyla sıklıkla unuttuklarıdır: oysa dünyada tek geçerli ölçek vardır, o da bireyin ölçeğidir, her türlü sefaletseviciliğin ötesinde, Lâm Duc Hiên’in ilgisini çeken de sadece budur.

Lâm Duc Hiên’in çalışmaları, insanın gözü açan, göz açtıran türden çalışmalardır, her bakışın siyasi olduğunu hatırlatır bizlere ve gözümüzü açıp açmamanın sadece bize kaldığını…

“Zorunluluğun fotoğrafçısı” olarak onun her bir fotoğrafı, bizler için çoğu zaman radyoda cızırdayan bir ses ya da bıkkın gözlerimizin önünden geçiveren görüntüler olmakla sınırlı kalan ve asla sesini duyamadıklarımızla bizi diyaloga sokar. Lâm Duc Hiên’in fotoğrafları bizleri asla suçlamaksızın uyuşukluğumuzdan çıkarır. Lâm Duc Hiên’in bakışına yaptığımız bu yolculuk ,bizlere kendimizi suçlu hissettirmez. Bilinçlenmiş hissettirir.

Biyografi
1995-2002 arasında ve 2017’den bu yana VU Bağımsız Fotoğraf Sanatçıları Merkezi üyesi Fransız-Laos asıllı fotoğrafçı, yaşamını ve çalışmalarını Fransa ve Çek Cumhuriyeti’nde sürdürmektedir. 1966 yılında Mekong kıyısında Laos’un Pakse şehrinde doğan Hiên Lâm Duc ailesi ile birlikte Pathet-Lao Hareketi’nin zaferinin ardından sürgüne gönderilir: Tayland’a gitmek üzere gece vakti Mekong ırmağını geçiş, mülteci kampında geçen zorlu iki yıl, iki firar ve ardından 1977’de gerçek bir öğrenme arzusunu keşfettiği ve Plastik Sanat dalında Güzel Sanatlar diplomasını aldığı Fransa’ya gelişi. Hiên Lâm Duc kişisel projeleri ve de basın ya da STK’ların istekleri doğrultusunda Dünya’nın dört bir yanında, duyarlı ve toplumsal olaylara adanmış bir biçimde fotoğraf çalışmalarına başlar. Romanya, Rusya, Bosna, Çeçenistan, Ruanda, Güney Sudan ve bilhassa 25 yıldan bu yana tümünü arşınladığı Irak’ta, XX. ve XXI. yüzyılın başlıca savaşlarının sivil halkaların üzerindeki etkilerine tanıklık eder. Doğal kaynakların korunması için sorumluluk yüklenerek, günümüz dünyasının dönüşümünün Mekong ve Nijer nehirlerinin doğasına etkilerini belgeler.
Basında düzenli bir şekilde yayınlanan çalışmaları aynı zamanda kitaplaşır ve sergilere konu olur. Başkacalarının yanı sıra, Leica Ödülü, Vevey Kenti Avrupa Büyük Ödülü, Villa Medicis Yabancı Ülkeler Bursu, ya da Jean-Luc Lagardère Vakfı Bursu gibi ödülleri kazanan Hiên Lâm Duc “Irak İnsanları” portreleri ile saygın Word Press Photo’nun ödülünü alır.

Sergi: Fragments of a Hologram Rose

Fragments of a Hologram Rose adlı sergi, ünlü siberpunk romanı Neuromancer’ın yazarı ve siber uzay teriminin yaratıcısı William Gibson’ın 1977’de kaleme aldığı aynı adı taşıyan kısa romanına bir göndermedir. Sergi, işleri aracılığıyla, bu yazılı esere ve onun şiirsel sanrılarla politik-elektronik iletişim ağlarının buluştuğu, yerinden oynatılmış anlatısına kişisel bir bakış açısı sunan farklı milliyetlerden sanatçıları bir araya getiriyor.

Bu kısa romanda, çiçek-hologram motifi ile gerçekliğin taklitle ilerlediği tedirgin edici bir oyalamaya katılan politik ve anlatısal bir kaos, imgeler ve kaleydoskopik parçalar üst üste biner. Bu serginin amacı, kendilerini Amerikalı yazarın tarifiyle küreselleşmiş bilgi dünyasının tekrar okumaları olarak niteleyen çeşitli işleri ilişkilendirmektir. Bu bize, Gibson diyarına benzer bir şekilde, bizi sürekli bozulma ve tekrar düzenlenme halinde olan güncel dünyanın içine dalmamızı sağlayan bazı yaratımları sergileme olanağı sunar.

Sergi, ağlarla örülü bir dünya karşısında kendilerini konumlandıran Türk, Fransız ve Japon sanatçılar ile bir de Kuzey Amerikalı bir sanatçıya yer verecek: bu dünyada imgeler ve anlatılar – iletişim biçimleri olarak – gerçekliği kavrama yollarımızı oluşturarak kalıcı bir akışta birbirine geçiyor. Bu sanatçılar böylelikle, William Gibson’un, Brion Gysin ve William Burroughs’un altmışlar ve yetmişlerde deneyimledikleri avangart cut-up (kes-yapıştır) tekniğine çok yakın bir şekilde birçok çarpıcı anlatısal parçalardan oluşan yoğun ve karmaşık metniyle serbestçe etkileşime giriyorlar.

Türk sanatçı Berkay Tuncay, gevşeme videolarına göndermeyle belli sözcükler ve tekrarlanan kavramları dile getiren, tekno-elektronik bir ruha yakın bir dizi duvar şiiri sunuyor. Ünlü Japon güncel sanatçılar Chim↑Pom, antik akademik bir heykelin motosiklet kaskı darbeleriyle vahşice ve tekdüze bir şekilde tahrip edildiği Brutus başlıklı bir video ortaya koyuyorlar. Cari Gonzalez-Casanova, araştırması aracılığıyla, strateji ve karşı kültür alanında kamuflaj kavramı üzerine çoğunlukla ütopik poliitik soruları inceliyor. Bu arada, Nuri Sergen Şehi̇toğlu video yerleştirmesiyle, William Gibson’ın öyküsünde kaleydoskopik, dijital doğaları içinde, adeta dijital bir labirentmişçesine tarif ettiği coğrafi bölgelerin ikonografileri üzerine çalışıyor. Sanatçı Erol Eskici, çiçek ve bir diyagram arasında yer alan eş merkezli, meditatif bir destek sunuyor. Fransız sanatçı Luz Blanco, William Gibson’ın anlatısal parçalarıyla rezonans halinde görüntü ve hatıra parçalarını kendince grafiksel olarak inceliyor. Fransız yazar, yayıncı ve sanatçı Eric Arlix, parçalı bir anlatısal metni grafiksel olarak ayrıştıran edebi karartma, “caviardage” yoluyla Amerkalı yazarın metniyle deneyler yapıyor ve oynuyor. Ve son olarak Ludovic Bernhardt, Batılı ve küresel toprakların kaosunu tarif ederek Gibson’ın edebiyatının bir yönünü sorgulayan çeşitli diyagramlar ve haritalar sergiliyor.

Bir bakıma, bu sergi anlatısal olmayı amaçlıyor: Yan yana koyulduklarında yeni tür bir anlatıyı geliştiren görsel ya da kavramsal örnekleri içeren güncel işlere yer veriyor. Sergi aynı zamanda politik: Sadece kültürümüz ve toplumumuzu değil, aynı zamanda bir Gibson siber uzayında kararlılıkla kaydedilmiş bugünümüzle devam ettirebildikleri eleştirel ilişkileri yansıtan işler tarafından aktarılan belli bir enerjiyi belgeliyor.

Serginin ismi, ünlü siberpunk romanı Neuromancer’ın yazarı William Gibson’ın izniyle kullanılmaktadır.
Sanatçılar: Chim↑Pom, Cari Gonzalez-Casanova, Erol Eskici, Luz Blanco, Nuri Sergen Şehi̇toğlu, Berkay Tuncay, Eric Arlix, Ludovic Bernhardt.
Kürasyon: Ludovic Bernhardt & Luz Blanco (Global)*Z

 

Fotoğraf: “Natural shadow slabs, by Cari Gonzalez-Casanova. Curtesy of mfc-michele didier”

 

Gösteri: “Müzikal Hokkabazlık”, Vincent de Lavenère

Bu gösteri, 15 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Şenlik Gününde gerçekleşecek.

Bahçe için tasarlanmış küçük bir müzikli jonglörlük gösterisi olan “Müzikal Hokkabazlık” bizi şarkıların jonglörlükle söylendiği bir dünyaya götürüyor.

Şaşırtıcı bir virtüözlüğe sahip sıradışı jonglör Vincent de Lavenère telli bir çalgının eşlik ettiği bir sesin, bir Chistera eldiveninin ve çok sayıdaki sesli topun izinde, bizi sürükleyici, şiirsel ve yaratıcı ritimlerle donalı kendi takımyıldızı evrenine çekiyor.

Alışılmışın dışındaki bu usta jonglörün yenilikçi bir anlayışla tasarladığı gösterisinde, toplar, sesler, kuş ötüşleri ve dağlardan gelen tınıların cümbüşü ustaca idare edilen bir hava dansına hayat veriyor: duyularımızı büyüleyecek şiirsel bir güzelleme.

“Yapmayı sevdiğim jonglörlük çoğu zaman virtüözlük isteyen ama sadece buna dayalı olmayan bir görsel anlatımla anlam kazanıyor. Aynı zamanda ve özellikle, nefes, ses ve temponun anahtar sözcükler olduğu bir jonglörlüğün öncülük ettiği bir müzikalite üzerine dayanıyor.”

Yazan ve oynayan: Vincent de Lavenère, hokkabaz, yazar ve solist

Bu gösteri, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi işbirliğiyle düzenlenmiştir.

Etkinlik ücretsiz.

Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa, Diane Dufour
LE BAL – Eş Direktör

Raymond Depardon ve Diane Dufour tarafından 2010 yılında kurulan LE BAL, sergiler, yayınlar, fikirler, genç yetenekler ve eğitim programlarına ev sahipliği yapmak üzere şekillendirilen bir platform olarak hizmet ediyor. Bu kapsamda fotoğraf, video, sinema ve yeni medya gibi çağdaş imgenin tüm ifade araçlarını barındıran ve kâr amacı gütmeyen bir kurum olarak özgün bir seçki sunuyor. LE BAL, görsel imgenin toplumdaki rolünü sorgularken unutulmuş ya da nadiren sergilerde kendine yer bulan sanatçılara olduğu kadar yeni tanınmaya başlayan isimlere de program ve sergilerinde yer veriyor.

LE BAL’in eş direktörlerinden Diane Dufour, konuşmasını kurumun en çok öne çıkan sergi ve yayınlarından “Provoke”, “Dave Heath” ve “Clément Cogitore”ye odaklanarak kurguluyor. Dufour, imgeye dair araştırmaların sürdürüldüğü bu laboratuvarın temel prensiplerini aktarmanın yanında estetik ve politik konulara eğilmeyi amaçlayan bağımsız bir sanat merkezinin oluşum sürecinde karşılaştığı zorlukları katılımcılarla paylaşıyor. Tüm bunların yanında bir eğitim platformu olarak biçimlendirilen “La Fabrique du Regard” ile bu programı güçlendiren dijital platform “ERSILIA”yla ilgili bilgi veriyor.

Diane Dufour, LE BAL’de gerçekleştirdiği sergiler ve yürüttüğü programlarla olduğu kadar Mark Cohen, Dark Knees; Lewis Baltz, Common Objects; Dave Heath, Dialogues with Solitudes gibi kitaplarla da tanınıyor. İstanbul Modern’deki konuşmasında değineceği projelerden “La Fabrique du Regard”ı Christina Vidal’le birlikte 8-18 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin görsel okuryazarlığını geliştirmek üzere on yıldır yürütüyor. Diane Dufour ayrıca 2013’te Avrupa çapındaki 30 müzenin projelerini paylaşıp fikir alışverişi yapabileceği “Curator’s Day” adıyla bir platform da kurguladı.