11 Şubat Salı Saat 19:00

Alev Almış Bir Kızın Portresi

Yönetmen Céline Sciamma

Oyuncular Noémie Merlant, Adèle Haenel, Luàna Bajrami

2019, 122 dk

1770. Britanya’da genç bir kadının evlilik portresini yapmakla görevlendirilen Marianne, izole bir adada yaşayan genç bir ressamdır. Ancak eş olarak kaderine razı olmak istemeyen Héloise’in poz vermeyi reddeder. Ressam, gündüzleri genç kadını izleyip, geceleri portresini yapmaya karar verir. 2019 yılının en iyi anlatılmış aşk hikayelerinden biri olarak görülen film, Avrupa ve Amerika’da olumlu eleştiriler aldı ve Golden Globes ödüllerinde yabancı dilden en iyi film adayı gösterildi.

2019 Avrupa Film Ödülleri ve Cannes En İyi Senaryo ödülü.

Farklı festivallerde 29 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

18 Şubat Salı Saat 19:00

Bedenimi Kaybettim

Yönetmen Jérémy Clapin

Oyuncular Hakim Faris, Dev Patel, Victoire Du Bois

2019, 81 dk (7+ yaş sınırı)

Guillaume Laurant’un romanından

Uyarı: Film seyirciyi rahatsız edecek sahne ve diyaloglar içerebilir.

Paris’te geçen, bir hayattan kesitler içeren film, ayrıldığı vücudunu bulmaya karar verip laboratuvardan kaçan bir elin sürrealist hikayesini konu ediniyor. Güzel Gabriellle’e aşık olan, genç yetim Naoufel’in yürek burkan hikayesi, uzun zamandır üstü örtülen yaraları gün yüzüne çıkaracaktır.

Bu fantastik animasyon film, son derece içten yansımaları, şiirsel ve felsefi yaklaşımıyla olduğu kadar, müzikleriyle de yetişkinler için kaçırılmaması gereken bir cevher niteliğinde.

Festivallerde 5 ödül ve 10 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

25 Şubat Salı Saat 19:00

Sefiller

Yönetmen Ladj Ly

Oyuncular Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djebril Didier Zonga

2019, 102 dk

Uyarı: Film seyirciyi rahatsız edecek sahne ve diyaloglar içerebilir.

Film Montfermeil’de (Victor Hugo’nun romanı “Sefiller”in geçtiği banliyö) suç karşıtı bir ekibe katılan genç bir polisin hikayesini konu ediyor. Yeni işine adapte olmaya çalışan Stephane, sakin bir ortam yarattığı izlenimini veren polisin, yer altında farklı bir işleyişe sahip olduğuna şaşkınlıkla tanık olur. Birliğin deneyimli üyeleriyle birlikteyken komşu çeteler arasındaki gerginliğin hızlıca yükseldiğini görür. Gerginliğin fiziksel hale gelmesi ve toplumsal bir patlamaya yol açması an meselesidir.

Festivallerde 8 ödül ve 18 adaylık

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

14 Şubat Cuma Saat 14:00 – 19:00

Sevgililer Günü Fotoğraf Yarışması

En iyi aşk karenizi 12/02 tarihine kadar danisma.izmir@ifturquie.org adresine yollayın ve La Cigale’de 2 kişilik VİP yemek kazanın !

14 Şubat Programı :

  • Fotoğraflar saat 14:00-19:00 arası büyük ekranda gösterime sunulacaktır.
  • Birincilik ödülü 18:00’da anons edilecektir.

Fotoğraf yarışması katılım koşulları

Madde 1

Yarışmaya herkes katılabilir.

18 yaşından küçüklerin fotoğrafları, aileler tarafından yazılı izin gönderilmesi koşuluyla kabul edilecektir.

Yarışmaya katılım ücretsizdir. Katılımcılar bahsi geçen koşulları kabul etmiş sayılırlar.

Değerlendirmeye alınması için fotoğrafın dair mutlaka bulunması gereken unsurlar:

  1. Fotoğrafın adı
  2. Fotoğrafı çeken kişinin ad/soyad/doğum tarihi ve e-mail adresi
  3. Fotoğrafın çekildiği yer / tarih ve fotoğrafa dair maksimum 3 satırlık bilgi.

10 Şubat’a dek gönderilen fotoğraflarda bu bilgilerin eksik olması halinde fotoğraf değerlendirmeye alınmayacaktır. 

 

Madde 2

Katılımcı, çekmiş olduğu fotoğrafın kullanım ve yayınlanma haklarını Fransız Kültür Merkezi’ne teslim eder.

 

Madde 3 : Fotoğrafların içeriği

Düzenlenen söz konusu yarışmanın teması Aşk olarak belirlenmiştir. Bu tema fotoğrafta mutlaka yansıtılmalıdır.

Irkçı, aşağılayıcı, alçaltıcı insan onuruna ve mevcut yasalara aykırı içerikteki ve üçüncü kişilerin ve özellikle kişilik haklarına saldıran (isim, imaj) hiçbir fotoğraf yarışmaya kabul edilmeyecektir.

Fotoğrafı çeken kişinin, yarışmaya gönderilen fotoğrafta görünebilecek insanlardan, fotoğrafının çekilmesi ve bir yarışmaya gönderilmesi için izin aldığı kabul edilir. Söz konusu kullanımlardan dolayı ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların tüm sorumluluğu yarışmacıya aittir. Yarışmaya katılan fotoğraflar, yarışmayı kazanmasa da, ticari olmayan kullanım amacıyla, internet mecralarında, yerel ya da ulusal televizyon kanallarında, kablolu ya da dijital yayın platformlarında ya da burada belirtilmeyen başka bir mecrada yayınlanabilir, Fransız Kültür Merkezi eğitim ya da araştırma etkinlikleri ya da bu etkinliklerle ilişkili çalışmalarda bu görüntüleri kullanabilir. Katılımcı bu koşulu kabul etmiş sayılır.

Organizatör, fotoğrafın bütünlüğünü bozacak herhangi bir girişimde bulunmayacaktır.

 

Madde 4 : Teknik ve dijital koşullar

Yeniden kadrajlanmış, siyah-beyaz fotoğraflar ve doygunluk, kontrast, netlik, renk sıcaklığı, beyaz ve diğer renklerin dengesi gibi ayarları yapılmış fotoğraflar ve görüntünün vereceği mesajı değiştirmemesi koşuluyla yapılan rötuşlar kabul edilir. Photoshop ve benzeri  bir programla fotoğrafa bir nesne eklenmesi ya da çıkarılması yasaktır.

Fotoğrafların JPEG formatında, 300 dpi çözünürlükte, çerçevesiz, fligransız ve imzasız olarak gönderilmesi gereklidir.

 

Madde  5 : Seçim ve ödül

Jüri tarafından kazanan 1 fotoğraf belirlenecektir. Kazanan fotoğraf 14 Şubat Cuma günü 18:00’de Fransız Kültür Merkezi’nde açıklanacaktır. 3 kişilik jüri Fransız Kültür Merkezi Kültür Servisi, İletişim Bölümü ve Kurslar Müdürlüğü çalışanlarından oluşmaktadır. Jüri kararını verirken estetik bakış açısının yanı sıra eserin özgünlüğünü de dikkate alacaktır.

Katılımcı, bahsi geçen fotoğrafı kendisinin çektiğini beyan, ve Fransız Kültür Merkezi’ni üçüncü şahıslar ve telif haklarıyla ilgili herhangi bir suçlamaya maruz bırakmayacağını garanti eder.

Katılımcılar, yarışmaya katıldıkları fotoğraflarının kullanım hakkını Fransız Kültür Merkezi’ne ücretsiz olarak vermiş sayılırlar. Yarışmaya gönderilen fotoğrafların internette ve basılı yayın organlarında ya da kataloglarda yayınlanmasına izin verdikleri kabul edilir. Söz konusu kullanımlardan dolayı ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların tüm sorumluluğu yarışmacıya aittir.

Başkasına ait görüntülerin olduğu gibi veya kısmen kullanılması durumunda ortaya çıkabilecek telif hakkı ihlallerinin tüm hukuki sorumluluğu yarışmacıya aittir.

 

Madde 6 Ödül

Yarışmanın ödülü, ilan edilmesinden itibaren 3 ay içinde kullanılmak üzere, La Cigale Restaurant’da 2 kişilik bir VİP akşam yemeğidir. (Fransız Kültür Merkezi bahçesi Cumhuriyet Bulvarı No:152 Alsancak İzmir ). Kazanan La Cigale Restaurant ile kendisi görüşüp önceden rezervasyon yaptırmak zorundadır.

 

Madde 7 : Şartnamenin kabulü

Yarışmaya katılanlar, bu şartnameyi kabul etmiş sayılırlar.

 

Madde 8 : Katılım koşullarında değişiklik

Fransız Kültür Merkezi, herhangi bir sebeple yarışmayı iptal edebilir, yarışma koşullarında değişiklik, süre uzatma, kısaltma, askıya alma ya da yarışmayı iptal etme hakkını saklı tutar.

SERGİ 30 HAZİRAN’A DEK PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE GÜNLERİ

10:00 – 18:00 ARASINDA GÖRÜLEBİLİR.

KÜLTÜR MERKEZİ’NE GİRİŞLERDE MASKE TAKILMASI ZORUNLUDUR VE

GÜVENLİK GÖREVİ ATEŞİNİZİ ÖLÇECEKTİR.

ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

Sergi “In Order To Control/Tersi ve Yüzü” Nota Bene Visual

In Order To Control Nota Bene Visual tarafından gerçekleştirilen etkileşimli bir tipografik enstalasyon.

İstanbul’da bulunan NBV, video mapping ve dijital enstalasyonlar gibi yeni medya çalışmalarına yoğunlaşmış bir tasarım stüdyosu.

Ziyaretçiler çalışmanın içinde fiziksel olarak bulunarak metni keşfediyorlar. Seyircinin esere dahil olduğu ve aktif olarak rol aldığı bir çalışma.

İzmir’de sunulan enstalasyonda, sanatçılar bu etkileşimi Albet Camus’nün yayımlanan ilk kitabında bulunan « Tersi ve Yüzü » isimli metniyle oluşturuyor . Bu metnin seçilmesinin çok hoş bir sebebi var ; 2020 yılı, Camus’nün ölümünün 60. Yılı, ve Tersi ve Yüzü kitabı, ilk olarak 1937 yılında Edmont Charlot tarafından basılmış. Edmont Charlot ise 1969-1973 yılları arasında İzmir Fransız Kültür Merkezi Müdürü olarak görev yapmış. 

Nota Bene Visual, bu tesadüfü onurlandırmak için bizlere çalışmalarının Camus versiyonunu hazırlamayı kabul ederek şiirsel ve hassas bu enstalasyonda, sanal ve kelimelerden oluşan bedenlerimizle yer almamıza olanak sağlıyor. 

 

 

Urban Spirit – Hip-Hop Ladies

 

Street Dans Severler, Zorlu Psm, 15-16 Subat Cumartesi-Pazar günü Zorlu Psm Sky Lounge’da buluşuyor.

‘Urban Spirits-Ladies of HipHop”  dans etkinliği kızlar ve kadınların hayal güçlerini, fiziksel ve zihinsel yeteneklerini, duygularını, çalışarak neleri başarabileceklerini, deyim yerindeyse kendi hikâyelerini dans figürleri vasıtasıyla ortaya koymaları için yaratılan bir etkinlik.

Urban Spirit-HipHop Ladies projesi özellikle günümüzde dansta cinsel ayrımcılığı vurgulamak, dansla birlikte kız çocukları ve kadınlara kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri bir platform yaratmak amacıyla ortaya çıkmış bir projedir. Etkinlik kapsamında Istanbul ve Ankara’da sivil toplum örgütleriyle dans içerikli çalışmalar düzenlenmektedir. Projenin yaratıcısı Duygu Etikan (İstanbul Street Dans Karnavalı kurucusu) ve hiphop dans alanında dünyanın farklı birçok ülkesinde başarıya imza atmış, performanslar sergilemiş, atölyeler düzenlemiş Türk ve yabancı sekiz kadın dansçı; Aydan Uysal, Duygu Etikan, Gülay Tezcan, Hürrem Ç.,  Kloe Dean (Ingiltere), Cynthia Tobledo (Isveç), Queensy (Fransa)  ilk kez bu proje için bir araya geliyor.

Dans atölyeleri HipHop dans kültürünün dalları olan Breaking, HipHop, House, Popping yanı sıra DanceHall ve Afro Beats gibi her biri farklı içerikli dört atölyeden oluşacaktır.

16 Subat akşamı da Türkiye’deki en başarılı kadın koreografların performansları yine Zorlu Psm Sky Lounge sahnesinde seyirciyle buluşacak.

PROGRAM

15 ŞUBAT CUMARTESİ

12:00-13:30  WORKSHOP 1   Cynthia & Gülay 
14:00-15:30  WORKSHOP 2   Queensy & Duygu 
16:30-19:00 (Solo dans yarışması) 

Jüri : Aydan Uysal, Selen Gürmen, Gülay Tezcan, Hürrem Ç., Kloe Dean (Ingiltere), Cynthia Tobledo (Isveç), Queensy (Fransa)

 

16 ŞUBAT PAZAR

12:00-13:30  WORKSHOP 3 -Katerina & Hürrem 
13:30-15:00  WORKSHOP 4 -Kloe & Aydan  
19:30-21:00  URBAN SPIRIT-HIPHOP LADIES SHOWCASE 

Bilgi ve katılım için: www.streetdancecarnival.com

SİNEMA KULÜBÜ: EVCİL HAYAT (LA VIE DOMESTIQUE)

15.02 ve 29.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2013 | yönetmen Isabelle Czajka | drama | 93dk | Türkçe altyazılı

Özet

Juliette, Paris bölgesinin bir yerleşim bölgesinde yaşamak istediğinden emin değildi. Buradaki kadınların hepsi kırklı yaşlarında, çocukların eğitimine ve evlerinin bakımına odaklanan,  ve gece geç saatlerde eve gelen kocalarla hayatlarını geçirmektedirler. Artık onlar gibi olmak istemediğinden emin. Juliette bir yayınevindeki önemli bir görev için cevap bekliyor. Günlük hayatını mutlaka değiştirecek bir pozisyon.

Oyuncular

  • Emmanuelle Devos
  • Julie Ferrier
  • Héléna Noguerra
  • Laurent Poitrenaux

Tiyatro “İmdat Fişeği”

“İmdat Fişeği” Paloma Fernández Sobrino tarafından tasarlanan ve L’âge de la tortue derneği tarafından koordine edilen bir sanatsal projedir. Bu proje çağdaş toplumlarımızı oluşturan tüm unsurları (yurttaşlar, kamu idarecileri, medya) günümüz Avrupası’ndaki göçmenlerin siyasal ve sosyal durumu konusunda harekete geçirme arzusundan doğdu.
Sanatsal yöntem, Göçmen Ansiklopedisi’nin hazırlanması sırasında başlatılan çalışmayı devam ettiriyor. Başlangıç fikrinin, hassas ve samimi bir yaklaşımla bizi son derece politik bir konuda harekete geçirebilecek anlamlı sanatsal formlar oluşturmak olduğunu söyleyebiliriz
Avrupa Birliği komisyonu tarafından Erasmus+ projeleri kapsamında desteklenen projeye Fransa,Belcika,Portekiz İspanya,Italya ve Türkiye katılıyorlar.
Gölge oyununun simgesel karakterleri Hacıvat Karagöz, Göçmenler ansiklopedisinden alıntı mektuplar eşliğinde sizi göçmenlerin hayatını irdeleme yolculuğana davet ediyorlar.

Gezintili ve katılımcı gösteri
Yöneten: Ayse Garcin
Asistan: Ömer Akköseoğlu
Müzik aranjörü: Aurélien Combe
Oynayanlar:
GSU Fransızca tiyatro klübü oyuncuları ,felsefe ve sosyoloji öğrencileri ve amatör oyuncular
Cengiz Özek gölge tiyatro sanatcısı(Hacıvat Karagöz), Anna Karayorgi; kuklacı, Ulaş Tosun; yönetmen (belgesel Afghanistanbul), Ebru Başkut müzisyen (cello), katkıları ile.

 

Göçmenler Ansiklopedisi

 

Belgesel film
68 dakika
2017

Ortak yönetmenler : Frédéric Leterrier ve Benoît Raoulx

Göçmenler Ansiklopedisi, 400 göçmen kişinin tanıklıklarını bir araya getiren sanatsal bir proje. Sahne yönetmeni Paloma Fernández Sobrino tarafından tasarlanan bu proje, duyarlı ve içten bir yaklaşımla göç konusunu sorguluyor. Her tanıktan, ülkesinde kalmış olan bir kişiye ithafen elle yazılmış bir mektup  aracılığıyla mesafeyle olan ilişkisini ifade etmesi istendi.  

Diderot ve d’Alembert’in Ansiklopedi’si gibi, bu ansikolpedi de farklı alanlarda çalışan birçok kişinin (sanatçılar, örgütlü aktivistler, yurttaşlar, kamu adına karar alıcılar, sosyal ve beşeri bilimler alanında araştırmacılar…) yanı sıra Avrupa kuruluşlarının (dernekler, belediyeler, Fransa, İspanya, Portekiz ve Cebelitarık’taki kurumlar) meydana getirdiği bir ağın gelişmesiyle gerçekleşen ortak bir çalışmanın ürünü. Hepsini bir araya getiren ortak istek,  tüm katılımcıların ve başta konuyla birinci dereceden ilgili olanların, yani göçmen kişilerin katkısını teşvik etmek.

Bu belgesel film, fikrin doğuşundan eserin son prodüksiyonuna, yaratım sürecinden kolektif girişime kadar  projenin geçtiği tüm aşamaları bir bütün olarak aktarıyor.  Film, bu projenin nasıl « imal edildiğini » anlatıyor.

 

 

Yuvarlak masa: Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe : İmparatorluk Politikaları ve Uluslararası Bağlam, 1867-1869

 

Institut français’nin desteğiyle Notre Dame de Sion Fransız Lisesi tarafından düzenlenen yuvarlak masa.

PROGRAM:

  1. Aylin KOÇUNYAN: Sultan Abdülaziz’in Avrupa Seyahati ve Bu Seyahatin İç Politika Üzerine Yansımaları

1861 yılında tahta çıkan Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluğun dışına seyahat eden ilk padişah oldu. Sultan Abdülaziz’in 1863’teki Mısır yolculuğu akabinde 1867 yılında çıktığı Avrupa seyahati, Tanzimat döneminde Osmanlı toplumunda reform ruhunu pekiştirdiği ölçüde seleflerinin gerçekleştirdiği seyahatlerle belli bir devamlılık arz ediyordu. Bu seyahat, Osmanlı İmparatorluğu’nun geleneksel müttefikleri Fransa ve İngiltere’nin desteğini pekiştirmek ve Avrupa’daki başarılı örneklerden ilham alarak daha kapsamlı ve daha etkin reformlar gerçekleştirmek amacıyla Sadrazam Âli Paşa hükûmetinin getirdiği bir önerdiydi. Ayrıca seleflerinin Osmanlı sınırlarında gerçekleştirdiği yolculuklar esnasında olduğu gibi, padişahın geri dönüş yolunda uğradığı imparatorluk topraklarında düzenlenen şenlikler, yerel halkı ortak bir reform ideali etrafında birleştiriyordu. Bu çalışma, padişahın Avrupa seyahatini Avrupai ve özellikle de Fransız kurumlarının Osmanlı bağlamındaki etkisi çerçevesinde irdeleyecek.

Aylin Koçunyan, doktorasını 2013 yılında Floransa’daki European University Institute’da savunmuştur. Negotiating the Ottoman Constitution, 1839-1876 başlıklı tezi, 2018’de Peeters tarafından yayımlanmıştır. Notre-Dame de Sion Fransız Lisesinde sergi komiseri olarak çalışan Koçunyan, aynı zamanda Bilgi Üniversitesinde dersler vermekte ve 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda hukuk bilgisinin üretimi konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

2. Sinan KUNERALP: Osmanlı Gözüyle İkinci İmparatorluğun Doğu Politikası

Napolyon İmparatorluğunun çöküşünün ertesinde, Fransız dostu Sadrazam Âli Paşa, III. Napolyon’un Doğu politikası hakkında pek de dostane olmayan bir bilanço çıkarıyordu. Osmanlı’nın Paris büyükelçisi Cemil Paşa’ya yolladığı özel bir mektupta, sadrazam şunları yazıyordu: “Ölüm marşı çalınan bu Kırım Savaşı’na bizim için girişilmedi. Paris Antlaşması’nın imzalanışının ertesinde Fransa’nın Ruslara hoş görünmek için bize karşı entrika çevirmeye başladığını herkes biliyor. Bu antlaşmanın baltalanan tarafları varsa, Rusların hoşlarına gitmeyen kısımlarını ifşa etmeye yönelik St. Peterburg Hükûmeti’ni cesaretlendiren bir etken varsa, tüm bunları Napolyon İmparatorluğu’nun bilinçsiz ve hatta daha ziyade vefasız politikasına borçluyuz. Benim nacizane fikrim, Fransa’nın ulusların gözündeki saygınlığını ve sempatisini bunları kaybetmesine neden olandan tamamen farklı bir yön izleyerek kazanabileceğidir. Daha mütevazı bir siyaset, daha az küstah bir dil, onu yakında kamuoyu ile barıştıracaktır.”
Bu metinden yola çıkarak, sunum, Osmanlı gözüyle ikili ilişkilerin on beş yılını ana hatlarıyla değerlendirmeyi amaçlıyor.

 

İsis Yayınları Müdürü Sinan Kuneralp, 19. yüzyıl Osmanlı diplomasi tarihi uzmanıdır.

ARA

  1. Yves BRULEY: III. Napolyon ve Osmanlı İmparatorluğu: Türk-Fransız İlişkilerinin Doruk Noktası mı?

Louis-Philippe döneminde olduğundan daha olumlu, III. Cumhuriyet döneminde olacağından daha yapıcı ve çok aktif bir Türk-Fransız diplomasisi, Osmanlı İmparatorluğu için o denli önemli olan İkinci İmparatorluğun yirmi yılına (1852-1870) damgasını vurur. III. Napolyon’un dış siyaseti, Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa Konseri’ne; bir başka deyişle Rusya veya İngiltere’nin tekelci etkisi altına girmesini engellemek için onu dönemin çok taraflı diplomasisine dâhil eder. Fransa, “Doğu Sorunu”nun ikili antlaşmalarla değil; tüm büyük güçler tarafından topluca ele alınması gerektiği fikrini savunur. Bu düşünce, Kırım Savaşı ve 1856’daki Paris Kongresi’nin derin anlamıdır. III. Napolyon da sonuna kadar bu çizgide kalır. Böylelikle farklı krizlerde (Romanya, Lübnan, Süez) bile çizgisini değiştirmeyerek, Fransız diplomasisine imparatorluğun modernleşmesi lehinde İstanbul’da aktif bir rol oynamasına olanak tanır. Bu politika, İmparatoriçe Eugénie’nin 1869 yılındaki ziyareti ile doruk noktasına ulaşır.

1969 doğumlu tarih doktoru Yves Bruley, Ecole Pratique des Hautes Etudes’e bağlı öğretim üyesi olarak Sorbonne Üniversitesinde on dokuzuncu yüzyıl uluslararası ilişkiler tarihi üzerine dersler vermektedir. On dokuzuncu yüzyıl Fransız diplomasisi üzerine pek çok yayın kaleme almıştır: Le Quai d’Orsay impérial. Histoire du ministère des Affaires étrangères sous Napoléon III (2012) ; La diplomatie du Sphinx. Napoléon III et sa politique internationale (2015) ; Diplomaties au temps de Napoléon (direction d’ouvrage, 2014). Ayrıca Institut de France’ın kançılarının danışmanıdır.

4. Philip MANSEL: İmparatoriçenin Seyahati: Uluslararası Bağlam

Osmanlı İmparatorluğu ile Mısır’daki Fransız etkisini kıskanan İngiliz Hükûmeti, Süveyş Kanalı’na muhalefet eder. Ancak İstanbul ve Mısır’da Londra’nın bakış açısını yansıtabilecek yeterli sayıda İngiliz diplomat ve gazeteci vardır. Ayrıca Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph’in İstanbul ve İsmâiliyye mektupları da uluslararası bağlamı açıklamaktadır. İmparatoriçenin buharlı yatla seyahati ve Osmanlı Sultanı ile Mısır Hidivi’ne yaptığı resmî ziyaretler, 19. yüzyılda saray yaşamının modernleştiği ve uluslararası bir boyut kazandığına ek bir kanıt teşkil ettiği gibi diplomasi ve Süveyş Kanalı gibi büyük iktisadi projelerde merkezî bir rol oynadığını da gösteriyor.

Tarihçi Philip Mansel, Fransa ve Ortadoğu uzmanıdır. Fransızcaya çevrilmiş kitapları arasında, 18. Louis (1982) ve Prens de Ligne’in (1992) biyografileri, Osmanlı İmparatorluğu Başkenti İstanbul’un Tarihi (1997) ve Avrupa Başkenti Paris (2002) yer almaktadır. Society for Court Studies ile Doğu Akdeniz’in tarih ve kültürlerini inceleyen Levantine Heritage Foundation’ın kurucularından biridir. Mansel, Fransa Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Şövalyelik Nişanı sahibi ve Versailles Şatosu Araştırma Merkezi Bilim Kurulu’nun başkanıdır. En güncel kitapları arasında, Levant (2010), İzmir, İskenderiye ve Beyrut’un Bir Tarihi ile Dünya Kralı 14. Louis (2019) yer almaktadır. Bu son kitap 2020 yılında Fransızcaya çevrilecektir.

 

Yuvarlak masa toplantısının moderatörlüğünü Éric Anceau üstleniyor.

On dokuzuncu yüzyıl Fransa ve Avrupa tarihi uzmanı Éric Anceau, Sorbonne Üniversitesi öğretim üyesidir. Kaleme aldığı yirmiye yakın yayın arasında şunlar sayılabilir : Napoléon III, Un Saint-Simon à cheval (Tallandier, 2008 ve 2012), L’Empire libéral (SPM, 2017, 2 cilt), Qu’est-ce qu’une nation en Europe ? (Henri Temple ile birlikte, Sorbonne Université Presses, 2018) ve Ils ont fait et défait le Second Empire (Tallandier, 2019). Ayrıca Histoire Economie et Société adlı bilimsel derginin genel yayın yönetmeni yardımcısıdır. Siyaset ve parlemento tarihi hakkında çalışan Comité d’histoire politique et parlementaire adlı komitenin başkan yardımcısı ve Avrupa’nın yeni bir tarihini yazmaya yönelik LabEx EHNE araştırma laboratuvarının siyasi ekseni sorumlusudur.

 

Yuvarlak masa toplantısı, simultane Türkçe çeviri eşliğinde, Fransızca gerçekleşecektir.

Çeviriden faydalanmak isteyen dinleyicilerin akıllı telefon (android/IOS) veya tabletlerine ücretsiz olarak Audio Everywhere veya Appaudio uygulamalarını indirmeleri ve kulaklıklarını getirmeleri gerekmektedir.

 

Süveyş Kanalı ve Osmanlı İmparatorluğu, Faruk Bilici

 

17 Kasım 1869 : Süveyş Kanalı, İmparatoriçe Eugénie’nin de hazır bulunduğu ihtişamlı bir törenle açıldı. Oysa 1859’da inşası başlayan kanal birçok engelle karşılaşmıştı. Ferdinand de Lesseps ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğu’nu, eyaletlerinden biri olan Mısır’daki kanalın inşasının meşruluğu konusunda ikna etmek için on yıllar boyunca mücadele etmişlerdi.

Mısır’ın Fransa’nın yararına sömürgeleştirilmesi için devlet içinde devlet gibi bir araç olmakla itham edilen Uluslararası Süveyş Kanalı Şirketi (Compagnie universelle du canal de Suez), Osmanlı İmparatorluğu tarafından çok eleştiriliyordu. Osmanlı, Mısır’ın imparatorluğun diğer yarısından bir deniz kanalı yoluyla fiziken ayrılmasının padişahın bu bölgedeki hükümranlığını belirsiz kılacak olmasından ve kabul edilemez olan bir Batı tahakkümüne kapı açmasından kaygı duyuyordu.  

Bu eser, Süveyş Kanalı ile ilgili teknik veya diplomatik alanda var olanların üzerine yepyeni bir tarih anlatımı önermemekle birlikte önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamakta : bu tarihin, işletme projelerinden kanalın inşasına değin Osmanlı bakış açısından incelenmesi. Davalar, tahkimler, tartışmalar : 1956 yılındaki  millileştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkan « Süveyş Kanalı krizi »nden çok daha önceleri de kanal, Batı ve Doğu arasındaki güç oyunlarının tam ortasında yer almaktaydı.


Osmanlı İmparatorluğu ve çağdaş Türkiye uzmanı olan tarihçi Faruk Bilici, Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü (İnalco) emeritus profesörüdür. Çalışmalarını esas olarak, İslam kurumları tarihi, 16.-20. yüzyıl Fransa-Osmanlı ilişkileri ve Osmanlı dönemi Mısır tarihi konularında yürütmektedir.

Actes-Sud/Sindbad yayınevinde Türkçe kitaplık koleksiyonunu yönetmiştir. « Türkiye : Bir devrimden ötekine » (2013) kitabını yayına hazırlayanlar arasında yer almıştır. Son olarak, « Mısır seferi, İskenderiye ve Osmanlı tarihi : öteki tarih » (2017) kitabı yayınlanmıştır.

 

Giriş serbesttir. Konferans dili Fransızca’dır.

 

 

Sergi “Frankofonide Yolculuk”, Emre Rende

Dünya üzerinde 275 milyon Frankofon olduğu tahmin edilmekte. Birleşmiş Milletler Örgütü’nün resmi dilleri arasında yer alan Fransızca, 5 kıtanın tümü üzerinde konuşulan iki dilden biridir. Emre Rende bizi, Lübnan Dağları’ndan geçerek Cibuti kent merkezinden Burundi plajlarına kadar uzanan Frankofon bölgelere doğru şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor. Atlantik Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na, Kivu Gölü’nden Tanganyika Gölü’ne, Gorée Adası’ndan Madagaskar’a yapacağımız yolculukta bu evrensel dili konuşanları tanıyacağız.

1981 yılında Ankara’da doğan Emre Rende, 16 yaşındayken babasının makinesiyle fotoğraf çekmeye başladı. 1999 yılında Londra’daki Charles de Gaulle Lisesi’nden mezun olan Rende, karanlık odayla da, aynı yıl, Lancaster Üniversitesi’nde siyaset bilimi eğitimine başlarken tanıştı. 22 yaşında Van’da askerlik görevini yerine getirirken kendi bölüğünün fotoğrafçısı oldu. Londra’daki School of Oriental & African Studies’de Orta Doğu politikası üzerine mastırını tamamladıktan sonra Al Jazeera İngilizce haber kanalı için çalışmaya başladı ve burada 2013 yılına kadar farklı görevlerde bulundu. Çocukluğundan beri Afrika’ya büyük ilgi duyan Emre Rende, 2014 yılında bu kıtaya taşınarak Kenya’ya yerleşti ve Reuters, Uluslararası Af Örgütü ve Capa Pictures için fotoğraf çekti. Güney Sudan’daki sivil savaşla ilgili fotoğrafları Le Monde, The Guardian ve Die Zeit gazetelerinde yayınlandı. 2015 yılında Türkiye’ye dönerek farklı disiplinlerde yaratıcı bir stüdyo olan 3RD CULTURE’ı kurdu.

KONFERANS: FRANSA’DA TÜRKİYE’NİN YÜZLERİ

Konuşmacı: Gaye PETEK

Bugünki Fransa’da yaşayan 600.000 Türklerin veya Fransız-Türklerin durumu nedir? Özellikle ilk Türk göçmenlerin yaşamlarından geçerek, Gaye Petek, Türk diasporasının yaşadığı kimlik sorunlarını sorguluyor. Pazartesiden itibaren, “Fransa’daki Türkler Tarihi”‘nin yazarı, Institut français’nin üç şubesinde, çalışmalarından bahsedecedek.
Ayrıca, aynı başlıklı fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleşecektir.

Gaye PETEK- Biyografiya

 

Gaye Petek İzmir doğumlu. Bütün eğitimini Fransada yaptı. Paris üniversitesinde edebiyat, tiyatro ve sosyoloji okuduktan sonra göç konuları ile ilgili birçok devlet kurumunda ve Birleşmiş Milletler Yüksek İltica Komiserliğinde(UNHCR) çalıştı. 1984 yılında ELELE derneğini kurdu ve Fransız devletinin destekleriyle 2010 yılına kadar yönetti.

Paralelinde INALCO – Paris III (Doğu Dilleri Fakültesi) türk dili bölümünde 15 yıl öğretim üyesi oldu (« Türk akımları ve geleneksel toplum » adlı  bir ders verdi) ve Fransa radyosu/RFİ programlarında türkçe programı animatörlüğü yaptı.

Gaye Petek çeşitli devlet kurumları ve komisyonlarında yer aldı: CNİPİ- Göçmen toplulukları ulusal uyum konseyi yardımcı başkanı, Stasi Laiklik komisyonu üyesi oldu ve 2003-2005 arasında Sosyal İşler Bakanının kabinesinde teknik danışman ( göçmen kadınlar, karşılama politikaları uzmanı) olarak çalıştı. Dokuz yıl boyunca Fransa başbakanına bağlı Yüksek Uyum Kurulu( HCİ) üyesi ve Ulusal Göç Tarihi Müzesi (CNHİ) yönetim kurulu üyesi oldu.

Sosyal görevliler, öğretmenler, yargıçlar, sağlık memurlarına yönelik eğitimler verdi ve halen vermekte. Tüm Fransada belediyelerin kültürel projeleri için danışmanlık yaptı ve yapmakta.

Gaye Petek birçok kitap ve dergide yazılar yayınladı: geleneksel Karagöz sanatı, Türk göçmenleri ve türk kadınları üzerine (Hommes et Migrations, Migrants Formation, la Découverte, Syros, Encyclopaedia Universalis yayınları vs…). Bleu Autour yayınları için « Fransa türkleri: aile albümleri » (Turcs en France-Albums de familles)  İmprimeur yayınları ıçin, « Gurbet : buralı türkler » (Gurbet : Turcs d’ici) kitaplarını hazırladı. 

Özdemir Asaf şiirlerini « Benden sonra mutluluk » adı altında çevirdi (Bleu Autour 2017) ve Ségolène Debarre ile « Fransa Türkleri tarihi»’ni yazdı  (Éditions du Détour- 2019).

    

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

 

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 25 Nisan– 15:00
Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seans:

Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

 

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 12 Şubat – 16:00
Çarşamba 26 Şubat – 16:00
Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 26 Şubat – 16:00
Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 29 Nisan– 16:00
Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seans:

Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Beyaz Perdede Tiyatro: Bit Yeniği

 

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye başlanan Feydeau’nun “Bit Yeniği” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Institut français de Turquie ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 17 Ocak Cuma akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Türkçe üst yazılıdır.

Herşey Bayan Chandebise’in eşine gelen bir koliyi “yanlışlıkla” açmasıyla başlar : Şenyuva Pansiyonu’ndan gönderilen paketin içinde pantolon askısı vardır. Rahatsız olan Raymonde eşinin onu aldattığına inanır. Arkadaşı Lucienne’den yardım ister ve eşine bu pansiyonda bir randevu vermesi için not gönderirler. Bu Lucienne’in başına belaya sokar çünkü elyazısıyla yazdığı mektubu kocası görür, bu sefer de o aşağılanmış hisseder… Hepsi Şenyuva Pansiyonu’nda karşılaşırlar, otelin valesi Raymonde’un eşine o kadar benziyordur ki…

Comédie Française’de beşinci kez sahnelenen Lilo Baur Feydeau’nun sürükleyici Bityeniği oyunundan yola çıkıyor. Vodvil ustasının şöhretini sağlayan türün tüm özelliklerini bir araya getiriyor : gülünç durumlara ve birbirine geçen yanlış anlamalara fiziksel benzerlik temasını da ekleyerek, birbirini aldatan çiftlerin arasını bozacak karşı konulmaz stratejileri gözler önüne seriyor.

Yönetmen: Lilo Baur
Senografi: Andrew D Edwards
Kostüm Tasarımı: Agnès Falque
Işık Tasarımı: Fabrice Kebour
Özgün Müzik ve Ses Tasarımı: Mich Ochowiak
Hareket: Joan Bellviure
Makyaj: Carole Anquetil
Sanatsal İşbirlikçi: Katia Flouest-Sell
Oyuncular: Thierry Hancisse, Cécile Brune, Alexandre Pavloff, Clotilde de Bayser, Serge Bagdassarian, Bakary Sangaré, Nicolas Lormeau, Jérémy Lopez, Sébastien Pouderoux, Anna Cervinka, Pauline Clément, Julien Frison, Jean Chevalier, Elise Lhomeau, Birane Ba, Camille Seitz, Aksel Carrez, Mickaël Pelissier, Nicolas Verdier
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live

157 dakika / tek perde

Biletler:
Tam: 45.-TL
Öğrenci: 30.-TL
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

**Gösterim başladıkan sonra salona seyirci alınmaz.

 

Shoah, Claude Lanzmann

 

Uluslararası Holokost Anma Günü Etkinliği.

Belgesel, 540’ (4 bölüm), Fransa  (1974 – 1985)
Çeşitli dillerde ve Türkçe altyazılı

10:30: Fransa, Almanya ve İsrail Başkonsoloslarının selamlama konuşmaları

Bölüm 1: 10.45 – 13.15 (147’)
Bölüm 2: 13.30 – 15.30 (116’)
Bölüm 3: 15.45 – 18.05 (140’)
Bölüm 4: 18.15 – 20.35 (140’)

SHOAH, Avrupalı Yahudilerin Nasyonal Sosyalizm sırasında yok edilmesini ele alan en radikal ve kapsamlı belgesellerden biri. Dokuz buçuk saatlik belgeselde Avrupalı Yahudilerin Nasyonal Sosyalistler tarafından yok edilişlerinde kurban, fail ya da tanık olarak yer almış ve bunu aradan 30 yıl geçtikten sonra ilk defa dile getiren insanlarla yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Yönetmen Lanzmann, filminin hayatta kalmak değil “ölüm üzerine bir tanıklık belgesi “ olduğunu söylüyor. Lanzmann dönemin tanıklarının yalnızca hatırlamalarını istemiyor. Kullandığı soru sorma teknikleriyle onları yaşadıklarını yeniden yaşamaya yönlendiriyor. Lanzmann’ın soruları cinayetlerin işlendiği mekânlarda yaşananları hedef alıyor, imha bürokrasisinin mekanizmalarına dokunuyor. Bu mekanizmalar aslında gettolarda başlamış, ardından toplama kamplarında ve ölüm kamplarında nihai uygulamalara dönüşmüştü. Kayıtlar bu ölüm mekânlarının 70’lerin sonu ve 80’lerin başındaki hallerini gösteriyor.

Filmin aydınlatıcı etkisinin temelinde, tanıkların ifadeleri ve hatırladıklarıyla doğrudan ilişkili tarihi mekânların montajı yatıyor. Lanzmann şöyle diyor: “Oralara gittim, tek başınaydım ve bazı şeyleri bağlantılandırmak gerektiğini kavradım. İnsan bilmeli ve görmeli ve insan görmeli ve bilmeli. Bu nedenle mekân sorunu çok temel bir öneme sahip. Bu film ayakları toprağa basan bir film. Topoğrafya ve coğrafyayla doğrudan bağlantılı bir film.”

 

Goethe-Institut Istanbul, Institut français de Turquie ve İsrail Başkonsolosluğu ortak etkinliğidir.


Giriş ücretsizdir.

 

SERGİ: FRANSA’DA TÜRKİYE’NİN YÜZLERİ

Fotoğraflar: Ahmet Sel

  • 01.09 – 27.09.2020 arası
  • Giriş serbesttir

Serginin sunumu:

Institut français Ankara’nın sunduğu ve Fransa’daki Türk göçmenlerin bir portresini çizen bu fotoğraf serisi, Fotoğrafçı Ahmet Sel ve Elele Derneği’nin uzun erimli ortak çalışmasının bir ürünü olup Fransız Göç ve Entegrasyon Bürosunun (OFII) desteği ile gerçekleştirilmiştir.

“ Fransa’ya 70’li yıllarda gittiler. Bazıları yasal yollardan, bazıları da sahte turist veya kaçak olarak… Yeni ve daha iyi bir yaşam için boydan boya Avrupa’yı aştılar. Biraz para biriktirelim, döneriz, dediler. Eninde sonunda bir ev, bir traktör, bir otomobil parası… Sonra yine memleket toprağı. Ama iş o kadar kolay değildi. Yıllar geçti, göçmenlerin büyük bir çoğunluğu Fransa’da kaldı. Bugün onlar doğal olarak hem Türkiye’nin hem de Fransa’nın bir parçası”.

Ahmet Sel, biyografi

Ahmet Sel@YuriKozirev

Çalışmalarını portre ve belgesel fotoğrafçılık alanında sürdüren fotoğrafçı Ahmet Sel Fransa’da gerçekleştirdiği yüksek öğreniminden sonra La Cinq televizyon kanalında kıdemli muhabir kameraman olarak çalıştı. 1990-2000 yılları arasında Moskova’da La Cinq ve Arte’nin muhabiri, Sipa Press Ajansı’nın büro şefi olarak çalıştı. Paris’e döndükten sonra Sipa Press Ajansı’nın Genel Yayın Yönetmenliği görevinde bulundu. 2009’da Türkiye’ye dönen Ahmet Sel 2012-2019 yılları arasında Anadolu Ajansı’nın Görsel Haberler Yayın Yönetmeni olarak çalıştı.
2003’de portre kategorisinde « Fujifilm Press Photo Awards France », 2004’de Kanada’da fotoğraf ve metin dalında « National Magazine Awards Foundation » büyük ödülünü kazandı.

Kitaplar:
  • Davutpaşa M 3 (Aras Yayıncılık, İstanbul 2012)
  • Koç, une saga philanthropique dans la Turquie moderne (Democratic books, Paris 2012)
  • Kaboul, portraits posés (Editions Horizon Illimité, Paris 2003)
  • Moskova İnsanları (Editions Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2003)
  • Gens de Moscou (Editions Catleya, Paris 2001)

 

 

KONFERANS: SPİNOZA TAYFASI

Konuşmacı: Maxime ROVÈRE

Felsefe ve edebiyatın kesişim noktasında Spinoza.

Spinoza’ya yepyeni bir bakış açısı: Edebiyatın yöntemlerinden yararlanarak tarih alanında keşifler yapmak ne ölçüde mümkündür?

Tarihçiler Spinoza’nın yaşamına dair üç şeyi öne çıkarırlar: Yahudi cemaatinden dışlanması, mercek ustası olması, normların dışında bir felsefe sistemi geliştirmesi. En güncel çalışmalarsa, bu resmi tarihyazımının akademik araştırmalara özgü edebi biçimlerle bu bilgilerin edinildiği belgeleri saptırmaya çalıştıklarını gösteriyor. Maxime Rovere edebi sorunsalları temel alarak yeni bir bakış açısı sunmayı amaçladığı bu konuşmasında, başvurulan kaynakların tarihin anlatılış biçimlerine göre nasıl farklı anlamlar kazanabildiklerini masaya yatıracaktır.

Maxime ROVÈRE

Felsefe alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, yazar, akademisyen Maxime Rovère, École normale supérieure’de (Paris, Lyon) ve PUC’te (Rio de Janeiro, Brezilya) dersler vermiştir. Halen Buenos Aires, Princeton ve Montréal üniversitelerinde düzenli olarak konuşmalar gerçekleştirmektedir. Spinoza üzerine çalışmalarıyla tanınan Rovere, Spinoza’nın mektuplarını çevirmiş, filozofun yaşamı ve fikirleri etrafında örülmüş kurmaca eseri Spinoza Tayfası’nı (Kolektif Kitap, Ocak 2020) kaleme almıştır.

 

10. MY FRENCH FILM FESTIVAL

10. My French Film Festival 16 Ocak’ta başlıyor!

Dünya’daki ilk ve tek online frankofon film festivali olan #MyFFF kapsamında, genç frankofon yönetmenlere ait 10 uzun metraj ve 10 kısa metraj film bir ay boyunca online olarak tüm dünyadan izlenebilecek. Kısa metraj filmler Türkiye’den ücretsiz izlenebilirken uzun metraj filmleri çok cüzi bir ücret ödeyerek toplu olarak ya da tek tek satın alabilirsiniz.

myfrenchfilmfestival.com

 

9. Pembe Hayat KuirFest

 

Institut français olarak, yasakların kol gezdiği bir ortamda, yaşamasına yaşatılmasına büyük önem verdiğimiz KuirFest’e kapılarımızı açmaktan onur duyuyoruz. Üç gün boyunca film gösterimi, söyleşi ve soru-cevap etkinliği yapılacak.

Program:

Programın tamamı ve daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

 

“Felsefe ve edebiyat arasında yepyeni bir Spinoza”

Edebiyat aracılığıyla tarihte yeni keşifler nasıl yapılır?

Konuşmacı: Maxime Rovere
Moderatör: Cemal Bali Akal

Spinoza ile ilgili üç şeyin bilindiği düşünülür: fikirlerinin onu Yahudi toplumunun dışına ittiği; mercek temizleyicisi olduğu; normların dışında bir felsefe sistemi geliştirdiği. Yakın tarihli araştırmalara göre, bu resmi tarihyazımı, akademik araştırmanın edebi biçimlerine bağlı nedenlerden dolayı belgeleri değişikliğe uğratmıştır. Maxime Rovere bu konuşmasında, tarihi anlatma biçimlerine göre kaynakların nasıl tamamen farklı anlamlar kazanabildiği konusunu ele almayı, edebi sorunsallardan yola çıkarak yeni bir çerçeve tasarlamayı amaçlıyor.


Maxime Rovere

Felsefe alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, yazar, akademisyen Maxime Rovere, École normale supérieure’de (Paris, Lyon) ve PUC’te (Rio de Janeiro, Brezilya) dersler vermiştir. Halen Buenos Aires, Princeton ve Montréal üniversitelerinde düzenli olarak konuşmalar gerçekleştirmektedir. Spinoza üzerine çalışmalarıyla tanınan Rovere, Spinoza’nın mektuplarını çevirmiş, filozofun yaşamı ve fikirleri etrafında örülmüş kurmaca eseri Spinoza Tayfası’nı kaleme almıştır.

 

 

Moderatör:

Cemal Bali Akal

Cemal Bali Akal İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi. Hukuk ve siyaset kuramı alanlarında çalışıyor. Spinoza üstüne yazdığı ve derlediği çok sayıda çalışması bulunmaktadır.

 

Etkinlik dili Türkçe ve Fransızca olup simultane çeviri yapılacaktır.

 

TİYATRO GÖSTERİMİ: BİT YENİĞİ

La Comédie Française.

  • 17  Kasım Çarşamba saat 19:30
  • süre: 130dk
  • oyun Fransızca ve altyazısız
  • giriş ücretsizdir, kayıt zorunlu: kultur.ankara@ifturquie.org

ÖZET

Raymonde Chandebise, kocası tarafından aldattığından şüpheleniyor. Hôtel Minet-Galant’da gizli olarak buluşarak onu tuzağa düşürür. Bay Chandebise, sadık arkadaşı Tournel’i oraya göndererek çağrıya cevap veriyor. Daha sonra yanlış anlamalar, yalanlar ve aldatma mekaniği, kimsenin onu durduramayacağı bir şekilde saçmalık tiyatrosuna oluşur.

Georges Feydeau kimdir?

(1862 Paris – 1921 Rueil), Fransız oyun yazarı. “Tailleur Pour Dames” (Kadınlar Terzihanesi, 1887) adlı oyunuyla ün kazandı. Tek başına ya da Desvallieres ile birçok vodvil yazdı. Günlük yaşamdaki gülünç olayları vodvil türünde işledi. Vodvil ve komedilerinden birçoğu Türkçe’ye uyarlanarak sahnelendi. Başlıca yapıtları: “La Lycéenne” (Liseli Kız, 1887), “Un Fil à la Patte” (Ayak Bağı, 1894), “Le Dindon” (Hindi, 1896), “La Dame de Chez Maxim” (Maksimdeki Kadın), “La Puce à L’Oreille” (Bit Yeniği, 1907), “Mais n’te Promène donc pas Toute Nue” (Çırılçıplak Dolaşmasana!, 1912).

Bit Yeniği

  • Eser: Georges Feydeau
  • Sahneleme Lilo Baur

  

Sefiller, 2019

Fransa, Renkli, 102′, Fransızca (Türkçe altyazılı)
Yönetmen: Ladj Ly
Oyuncular: Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djibril Zonga

 

Perşembe günleri gösterimler ücretsizdir.

 

 

İstanbul Modern Sinema, 92. Akademi Ödülleri heyecanı yaklaşırken, geçen yıla kadar “Yabancı Dilde En İyi Film” olarak anılırken bu yıl “En İyi Uluslararası Film” olarak değiştirilen kategoriye odaklanıyor. Çekişmeli geçecek Oscar yarışına başvuran 93 ülkenin filmleri Oscar adayı olmalarına rağmen halen Hollywood’un “ötekisi” olan, dünyanın çeşitli festivallerinde izlenmiş, ödül kazanmış, farklı coğrafya ve kültürleri temsil eden özerk bir kategoriyi oluşturuyor.

Bu yarışma bölümünün öne çıkan filmlerini bir araya getiren Oscar’ın Yabancıları’nda yer alan filmler arasında Victor Hugo’nun romanındaki kırık toplum düzenindeki devrim ve isyan temasını günümüz Parisi’nin banliyösüne uyarlayarak bir suç ve vicdan hikâyesi anlatan Fransız yapımı Sefiller (Les Misérables) de yer alıyor.

 

 

İşbirliğiyle.

Sefiller, 2019

Fransa, Renkli, 102′, Fransızca (Türkçe altyazılı)
Yönetmen: Ladj Ly
Oyuncular: Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djibril Zonga

 

 

İstanbul Modern Sinema, 92. Akademi Ödülleri heyecanı yaklaşırken, geçen yıla kadar “Yabancı Dilde En İyi Film” olarak anılırken bu yıl “En İyi Uluslararası Film” olarak değiştirilen kategoriye odaklanıyor. Çekişmeli geçecek Oscar yarışına başvuran 93 ülkenin filmleri Oscar adayı olmalarına rağmen halen Hollywood’un “ötekisi” olan, dünyanın çeşitli festivallerinde izlenmiş, ödül kazanmış, farklı coğrafya ve kültürleri temsil eden özerk bir kategoriyi oluşturuyor.

Bu yarışma bölümünün öne çıkan filmlerini bir araya getiren Oscar’ın Yabancıları’nda yer alan filmler arasında Victor Hugo’nun romanındaki kırık toplum düzenindeki devrim ve isyan temasını günümüz Parisi’nin banliyösüne uyarlayarak bir suç ve vicdan hikâyesi anlatan Fransız yapımı Sefiller (Les Misérables) de yer alıyor.

 

 

İşbirliğiyle.

FİKİRLER GECESİ: HAYAT BULMAK

#lanuitdesidées

Hayat Bulmak: Bu tema 2020 Fikirler Gecesinin merkezine, çevresel denge ve insanın dünya ile ilişkisi meselesini getirmektedir. Hayat Bulmak nedir? Canlıların dünyasındaki yerimiz nedir? Fikirler Gecesinde bu sorulara yanıt arayacağız.

Süre: 1 saat 30 dakika

SANAT & BİLİM, bir Thierry Poquet gösterisi.

Yönetmen Merve Gezen katkılarıyla.

Proje:

Üç bölümden oluşan bu gösterinin ana hattı, sahne yönetmeni Thierry Poquet tarafından farklılık ilişkisi olarak belirlenmiştir. İnsanlar arasındaki farklılığı ele aldığı gibi diğer bitki, hayvan, mineral türlerine göre farklılığı da ele almaktadır. Dahası, Thierry Poquet, günlük yaşamımızı dolduran akıllı nesneler ve dijital eserler (artefacts) hakkında şairane ve hassas bir şekilde fikir yürütmektedir.

  1. Müzikal bir girizgâhın ardından (5 dk), Thierry Poquet, evren ve ilk kavimler ile ilgili yürüttüğü araştırmalarından bahsedecektir. Bunun için, Marsilya Parçacık Fiziği Merkezinde, Sanatçı Laurent Mulot ile işbirliğine ve Akdeniz’in 2 500 metre derinliğine gömülü devasa temel parçacık (nötrinolar) detektörü olan ANTARES, yani Avrupa’nın temel fizik alanındaki deneyiminden yararlanmaktadır (20 dk).

Merve Gezen, müzik eşliğinde evrenden esinlenen şiirler okuyacaktır (10 dk).

Chic Botanique, Bordeaux Üniversitesinden bitki filozofu Sophie Gerber ve sosyolog Kenza Afsahi ile beraber geliştirdiği bir performanstır. Chic Botanique, bitkileri şeffaflıklarından çıkartarak ele alır ve bitkilerin sahip olabilecekleri zekâ türünü, insanlarla aralarındaki bağlantıyı sorgular. Chic Botanique, ‘Canlı’yı tanımlamaya çalışarak bu sorunlarının kapsamını genişletmektedir. (15 dk)

Müzik ve şiir arası (15 dk). 

  1. Robotik ve dijital eserler (artefacts). Sanat ve bilim arasındaki çapraz araştırmanın özünde, robotik alanının geleceğinin temel sorusu sorulmaktadır: sanal veya sosyal bir gruba dâhil edilen (kişisel robotlar veya ‘cyborg’lar) yapay zekâlar bir hafıza edinip özerk ve tutarlı davranışlar geliştirebilirler mi? Hali hazırda bir özerklik söz konusu olmasa da bazı insanlar kendi Yapay Zekâlarına bir kişilik yüklemeye başlamışlardır bile. Dolayısıyla, bugün robotların yasal hakları tartışılır olmuştur. İnsana ikinci bir mekanik (alter machinique) sunan bu gelişme karşısında nasıl konumlanmalıyız? (15 dk)

Performans müzikleştirilmiş robot şiirleri ile sonlanacaktır (10 dk).

      4. Dinçer Özer perküsyon

      5. kokteyl.

 

Thierry Poquet

Thierry Poquet yorulmak nedir bilmeyen bir kaşiftir. 30 yıldır sanatcı dünyasında, çok disiplinli yelpaze tecrübeleri aralarında sokak sanatlarından (Organum Kolektif’in kurucusu), sirkten, çağdaş müzikten operaya (Eolie Songe Topluluğu), metin tiyatrosunu ve çağdaş sanat enstalasyonlarını içermektedir. Çalışmaları, bugün sanatçıların kullanabileceği yaratıcı bölgelerin çeşitliliği için doyumsuz bir meraka ve risk tadıyla dayanmaktadır. Thierry Poquet geçmişte sahne müziği bestecisiydi; Douai’nin Fuites de jazz Sanat Yönetmeni, Lille Festivalin ve Romans Çağdaş Müzik Festivali’ninTeknik Direktörü, Sokak Tiyatro Organum Kolektif’in kurucusu ve yönetmeni, Châlons-en-Champagne’ın ve Fratellini Akademi’sinin Ulusal Sirk Sanatları Merkezi’nin eğitimcisi, Montréal (Kanada) Ulusal Sirk Okulu’nda konuşmacı.

Merve Gezen

Tiyatro ve sinema eğitimini Paris Devlet Yüksek Konservatuarı ve Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı. İlk kısa filmi “Hela Sohbetlerini” 2012’de çekti. 2014’te “Nerdesin Aşkım?” ile Boston’da “İnsan Hakları”, Kanada’da “En iyi yabancı film”, Avustralya’da ise “En iyi çıkış yapan ilk on film” ödüllerini aldı. 2016’da çektiği ve 25’ten fazla uluslararası film festivallerinde gösterilen « Scrabble“, Boston Türk Filmleri Festivali’nde « En iyi Film » Marmaris Uluslarası Kısa Film Festivali’nde ise « Halk Jürisi Özel Ödülü » ne layık görülmüştür.

SİNEMA KULÜBÜ: MELEK YÜZLÜ

08.02 ve 22.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2018 | yönetmen Vanessa Filho | kurgu, drama | 121dk | Türkçe altyazılı

Başrollerden genç Türk oyuncu Ayline Aksoy Etaix.

Özet

Genç bir kadın, sekiz yaşındaki kızıyla yalnız yaşıyor. Bir gün, bir gece kulübünde birisiyle tanıştıktan sonra, anne çocuğunu yalnız bırakarak gitmeye karar verir…

Oyuncular

  • Marion Cotillard
  • Ayline Aksoy Etaix 
  • Alban Lenoir
  • Amélie Daure

 

Söyleşi: “Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa”, Sandra Patron CAPC Bordeaux Çağdaş Sanat Müzesi Direktörü

 

Günümüzün Zorluklarıyla Yüzleşen Olağanüstü Bir Yer

 

1973 yılında Bordeaux’da kurulan CAPC (Centre d’Arts Plastiques Contemporains) 1984 yılında Bordeaux Çağdaş Sanat Müzesi adını aldı. 1824 yılında inşa edilen Entrepôt Lainé adlı depo binasında yer alan kurum, yenilendiğinden bu yana 3.500 metrekareye ulaşan sergi alanlarıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Koleksiyon ve sergileriyle 20. yüzyılın temel estetik yaklaşımları ve çağdaş sanatçıların üretimleri arasında bağ kurmayı amaçlayan müze, Bordeaux ve bulunduğu bölge için en önemli sanat aktörlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Müzenin kurucusu Jean-Louis Froment’ın önderliğinde, Louise Bourgeois’dan Sol Lewitt’e, Richard Serra’dan Keith Haring’e çağdaş sanatın öne çıkan isimleri, yapıtlarıyla Bordeaux izleyicisiyle bir araya geldi. Daha sonraki yıllarda görev alan direktörler de “Traffic” (1996), “Jim Shaw.Left Behind” (2012) ve “Beatriz González: Retrospective 1965-2017” (2017) gibi çığır açan sergileri ziyaretçilerle buluşturdu.

2019 yılı Eylül ayından itibaren müzenin direktörlüğünü üstlenen Sandra Patron konuşmasında, dünyayı etkisi altına alan iklim krizi, kurumların mücadele ettiği sıkıntılar, temsil sorunları ve katılımcılık gibi başlıklar üzerinden müze kavramını, kurumun mekân ve tarihine ilişkin açılımlarla ele alacak.

Fransa’nın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren müzelerde ve sanat kurumlarında çeşitli görevler üstlenen Patron kariyeri boyunca sanat alanında pek çok programın parçası oldu. Bu süreçte Fransa’da olduğu kadar farklı ülkelerdeki önemli sanat merkezlerinde de projeler yürüttü. 2013 yılından 2016 yılına kadar Fransa’daki Ulusal Görsel Sanatlar Merkezi’nde (Cnap) koleksiyona yeni yapıtlar kazandırmakla görevli kurulun üyesi olan Sandra Patron, 2019 yılında da Venedik Bienali Fransa Pavyonu seçici kurulunda da yer aldı.

 

Giriş ücretsizdir, simültane çeviri yapılacaktır.

 

 

İşbirliğiyle.

SİNEMA KULÜBÜ: CHERCHEZ LA FEMME

18.01 ve 01.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Sou Abadi | kurgu, komedi | 98dk | Türkçe altyazılı

Özet

Genç çift Armand ve Leyla, Science Po öğrencileridir. Birleşmiş Milletlerde son stajlarını yapmak için New York’a gitmeyi planlıyorlar. Fakat Leyla’nın abisi Mahmud, onu kökten değiştiren Yemen’de uzun süre kalmaktan geri döndüğünde, kız kardeşinin romantik ilişkisine karşı çıkıyor ve onu ne pahasına olursa olsun Armand’dan ayırmaya karar veriyor. Mahmud’un evine girip  ve Leyla’yı tekrar görmek için, Armand’ın başka seçeneği yok: örtülmesi gerekiyor! Ertesi gün, Leyla’nın kapısında örtülü bir genç kız, Şehrazat, Mahmud’u büyüleyecek…

Oyuncular

  • Camélia Jordana
  • Félix Moati
  • William Lebghil
  • Anne Alvaro
  • Oscar Copp

 

SİNEMA KULÜBÜ: CORPORATE

11.01 ve 25.01.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Nicolas Silhol | kurgu, drama | 95dk | Türkçe altyazılı

Özet

Emilie Tesson-Hansen genç ve zeki bir İnsan Kaynakları yöneticisidir. İşindeki bir trajedinin ardından soruşturma açıldı. Kendini cephede bulur. İş kazaları müfettişinin baskısıyla, aynı zamanda geri tepme tehdidinde bulunan hiyerarşisinin de baskısı altında. Emilie kendisini korumaya kararlı. Ne kadar kurumsal (corporate) kalacak?

Oyuncular

  • Laurent Wilson
  • Sallette Céline
  • Stéphane de Groodt

 

Fikirler Gecesi “Hayat Bulmak”

 

Institut français’nin İstanbul şubesi, 2020 « Fikirler Gecesi »’nin ana teması « Hayat bulmak » etrafında  3 ayrı bölümden oluşan bir etkinlik düzenliyor.
Gece « Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak” söyleşisiyle başlayacak. Kendini sanat dünyasını farklı alanlarında kanıtlamış, başarılı üç sanatçı konuşmacı olarak yer alacak; Rabia ÇapaNil Yalter ve Dilan Bozyel. Söyleşinin möderatörlüğünü gazeteci ve çağdaş sanat eleştirmeni Ayşegül Sönmez üstleniyor.
Söyleşi sonrası, konuşmacılardan fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel, 9 Şubat’a kadar Institut français’de yer alan « Paris-Beyrut: Mutluluk Hattı » sergisini davetliler ile beraber yorumlayacak.

Etkinliğimizin son bölümünde, « Onun Filmi » gösterilecek, sonrasında da eş-yönetmen Merve Bozcu ile söyleşi gerçekleşecek.

 

19:15–20:30 Söyleşi
“Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak”
Rabia Çapa, Nil Yalter, Dilan Bozyel
Moderatör : Ayşegül Sönmez

21:00–21:45 Sergi ziyareti
“Paris-Beyrut: Mutluluk Hattı”
Fotoğrafçı Dilan Bozyel ile
Rehberli tur Türkçe olacaktır.

22:00–23:30 Gösterim ve söyleşi
“Onun Filmi”
Eş-yönetmen Merve Bozcu ile

Önemli: Kayıt zorunludur.

 


SÖYLEŞİ
 

« Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak »

2020 yılının « Fikirler Gecesi » etkinliği, bizleri, 3 önemli Türk kadın sanatçının çapraz portreleri ve tanıklıkları aracılığıyla, yaşama gücü olan sanatsal yaratımın tam kalbine doğru götürmeyi amaçlıyor. Sanat’ın sağlayabildiği bu güç, açık bir gerçeklik veya temel, hatta zorunlu bir gereksinim midir ? Ona nasıl can vermeli, onu nasıl yaşamalı ve başkalarına yaşatmalı ? Bu üç büyük kadın sanatçı, bizlerle kendi şüphelerini, gerçekliklerini, inançlarını ve aynı zamanda yaratıcı yaşamlarını paylaşacaklar. Onlar, plastik sanatlar, fotoğraf veya sanatsal üretim aracılığıyla tutkulu bir bağla, kadına mahsus biçimde ve kadın haklarını savunan bir güçle  Türkiye’de ve Fransa’da sanatı yaşıyor ve yaşatıyorlar.

Konuşmacılar:

Türkiye’de çağdaş sanata öncülük eden Rabia Çapa, 1976 yılında kurduğu ilk çağdaş sanat galerisi Maçka Galerisi’nde aralarında Fransız sanatçılar Daniel Buren, François Morellet ve Sarkis’in de bulunduğu çok sayıda sanatçının sergisine ev sahipliği yapmıştır.

Nil Yalter: Çağdaş sanatçı Nil Yalter, 1965’ten beri Paris’te yaşıyor ve çalışıyor. Pek çok koleksiyon ve müzenin parçası olan çalışmaları, sadece çizimleri ve fotoğrafları değil, aynı zamanda video ve performansları da içeriyor. Eserleri Tate Modern, İstanbul Modern, Pompidou Merkezi, Ulusal Sanat Fonu ve Ludwig Müzesi gibi müzelerin kalıcı koleksiyonlarında yer alıyor. .

Dilan Bozyel: Türkiye ve İngiltere’de eğitimini tamamladıktan sonra Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

Moderatör:

Ayşegül Sönmez: Gazeteci ve çağdaş sanat eleştirmeni. « Sanat Atak », çağdaş sanat platformunun ve yayınevinin kurucusu.

 

 

SERGİ ZİYARETİ

Fotoğrafçı Dilan Bozyel’in rehberliğinde « Mutluluk Hattı: Paris-Beyrut » sergi ziyareti.
Rehberli tur Türkçe olacaktır.

 

FİLM GÖSTERİMİ & SÖYLEŞİ

ONUN FİLMİ 2017 / 80´ / Türkçe; Fransızca altyazılı Yönetmen: Su Baloğlu, Merve Bozcu

Gösterimin sonunda yönetmen Merve Bozcu ile soru-cevap oturumu gerçekleştirilecektir. 

Bir film nasıl yapılır? Nereden başlanır? Yönetmen her şeyi bilmek zorunda mıdır? Tekniği erkekler daha mı iyi bilir? Set çalışanları neden beni değil de görüntü yönetmenini dinliyor? İki kadın yönetmenle çalışmak mı? Yönetmen yardımcım iyi bir yönetmen olmadığımı mı yayıyor? Dünyanın en zor işi karı-koca sette olmak mı?

Sinema alanında akademisyenliği seçmiş iki genç, Merve ve Su’yu, üniversitenin korunaklı ortamından sete çeken, bu soruların cevaplarını aradıkları bir film yapma fikri olur. Bütün tecrübesizlikleri ile çıktıkları bu yolda film yapmanın en ironik anlarını kendi yaşadıkları deneyim üzerinden belgelerler. Onun Filmi, cevapları kimi zaman verilen kimi zaman havada asılı bırakılan pek çok soruyla örülü, on dört yönetmen kadının Türkiye sinemasında kadın sinemacı olmayı, kadın olmayı, çalışan kadın olmayı anlattıkları bir dünyanın hikâyesidir.

Merve Bozcu

 

 

Giriş serbesttir. Konferans dili Fransızca’dır. Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.
Önemli: Kayıt zorunludur.

 

 

 

Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe, 1867-1869

 

Institut français’nin desteğiyle Notre Dame de Sion Fransız Lisesi tarafından düzenlenen sergi.

« Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe » Sergisi, ziyaret ve iade-i ziyaret çerçevesinde şekillenen iki farklı ancak birbirini tamamlayan ana eksen etrafında kurgulanıyor.

1861’de tahta geçen, I. Abdülmecit’in (1823-1861) kardeşi Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı padişahı oldu. II. Mahmut’un (1785-1839) tahta geçişine dek, padişahlar sadece askerî seferler ve av partileri için Osmanlı başkentinden ayrılırlardı. Sultan Abdülaziz’in 21 Hazirandan 7 Ağustos 1867 tarihine dek Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya-Macaristan’ı ziyaret etmek için giriştiği ve 1863’teki Mısır seyahatini takip eden bu yolculuğu, Avrupai kurum ve gelişmelerden ilham alarak Osmanlı’nın reform projesini pekiştirmeyi hedefliyordu. Serginin ilk bölümü, daha ziyade Sultan Abdülaziz’in Paris seyahatine odaklanarak, bu yolculukla örtüşen dönemin sanatsal, iktisadi ve siyasi bağlamı ile 1 Nisanda İkinci İmparatorluk başkentinde kapılarını açan 1867 Evrensel Sergisi’ne ve ona yansıyan Osmanlı-Mısır ilişkilerine dikkat çekiyor. Diğer Avrupa hükümdarları gibi, Sultan Abdülaziz de bu sergiye III. Napolyon’un daveti üzerine katılıyor.  Ayrıca bu uluslararası sergide Osmanlı da diğer uluslar gibi yer alıyor; evrensel kültür ve « medeniyetler » buluşmasına katılıyordu.

Serginin ikinci ekseni, Fransız İmparatoru III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugénie’nin 11-19 Ekim 1869 tarihleri arasında Osmanlı başkentinde geçirdiği bir haftaya odaklanıyor. Süveyş Kanalı’nın açılması, Sultan Abdülaziz ile Osmanlı’ya bağlı Mısır Hidivi İsmail Paşa’yı karşı karşıya getiren rekabet ve geri planda İngiliz-Fransız çekişmesi gibi bir siyasi bağlamın içine oturan bu ziyaret, Osmanlı İmparatorluğu için de yeni unsurlar taşımaktadır. İlk kez taç sahibi bir şahsiyet ve üstelik de bir kadın Osmanlı padişahına ziyarete geliyordu. Bir hafta boyunca, resepsiyonlar, şenlik ve galalar bu ziyaret vesilesiyle birbirini izler. Padişahın bu görkemli karşılaması birkaç hafta sonra Süveyş Kanalı’nın açılışının ihtişamıyla gölgelense de, Eugénie, Boğaziçi kıyılarında geçirdiği bu yolculuğun çarpıcı bir anısını, otuzdan fazla yıl sonra tahtan düşmüş bir imparatoriçe olarak içinde taşıyacak ve padişahlar kentine iki ayrı seyahat daha gerçekleştirecektir.  

Sergiyi tamamlayan dönemin tablo, gravür, fotoğraf, gazete kupür ve arşiv belgeleri, bizi bir yandan yolculukları boyunca padişah ve imparatoriçeye eşlik etmeye; diğer yandan da onların izlerini sürerken iki imparatorluk başkenti Paris ve İstanbul’un ihtişamını keşfetmeye davet ediyor.

 

Sergi komiserleri: Aylin Koçunyan ve Sinan Kuneralp.
Sergi açılışı: 18 Şubat.
Sergi, 19 Şubat-14 Mart 2020 tarihleri arasında ziyarete açık olacaktır.

 

Kütüphane: Noel özel etkinlikleri

 

Kütüphane ekibi sizlere özel bir noel programı hazırladı! Gelin yıl sonunu kütüphanede hep birlikte kutlayalım.

Program:

14:00 – Kukla gösterisi (0-3 yas)
15:00 – Küçük lokumlar buluşması (0-3 yaş)
16:00 – Kukla gösterisi (5 yaş ve üzeri)
16:30 – Kağıttan Noel Baba’nın konfeksiyon atölyesi (4 yaş ve üzeri)
17:00 – Masal saati (4 yaş ve üzeri)

Giriş serbesttir, kayıt zorunluluğu yoktur.

9. Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri

Institut français ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, 7 ve 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan 9. AB İnsan Hakları Film Günlerinde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.

 

Program ve Institut français’de gösterilen filmlerin tanıtımı:

7 Aralık Cumartesi: 

14:00

Şafak Sökmeden / Stefan Zweig: Farewell to Europe  (Maria Schrader)
Almanya, Fransa, Avusturya | 2016 | 106 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Zamanının en çok okunan Alman yazarlarından Stefan Zweig’in, Buenos Aires, New York ve Brezilya arasında geçen sürgün yılları. Bir Yahudi entelektüel olarak Zweig, Nazi Almanyası’ndaki olaylara ilişkin doğru tavırı bulmakta zorlanırken, yeni dünyada bir ev arayışındadır.

 

16:00

Diğerlerinin Sessizliği / The Silence of Others (Almudena Carracedo & Robert Bahar)
İspanya | 2018 | 95 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Diğerlerinin Sessizliği, İspanya’nın General Franco yönetimi altında yaşadığı 40 yıllık diktatörlüğün kurbanlarının bugün hâlâ adalet aramaya devam eden destansı mücadelesini ortaya koyuyor. Çekimleri altı yıldan uzun süren film, o günlerden sağ kalanların, çığır açan Arjantin Davası’nı organize edişlerini ve devlet eliyle yürütülen, insanlığa karşı suçların unutturulmasına karşı verdikleri mücadeleyi takip ediyor.

 

18:30

Uzakta Havlayan Köpekler / The Distant Barking of Dogs (Simon Lereng Wilmont)
Danimarka | 2017 | 94 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

10 yaşındaki Oleg, Ukrayna’nın doğusunda, uçaksavar ve füze saldırıları altındaki bir savaş alanında yaşamaktadır. Bu sesler bazen uzaktan, bazense korkutucu derecede yakından gelmektedir. Birçok insan bu tehlikeli bölgeyi çoktan terk etmişken, Oleg, annesinin ölümünden bu yana kendisiyle ilgilenen büyükannesinin yanında kalmıştır. Gidecek hiçbir yerleri yoktur. Savaşın sona ermesini beklerlerken, Oleg kendinden daha ufak olan kuzeni Yarik ve kendinden büyük Kostia ile vakit geçirmektedir. Beraber maceralara atılıp, nasıl gerçek bir erkek olunur üzerine konuşup, birbirlerinin sınırlarını test ederler. Ancak bazen fazla ileri giderler.

 

20:30

Kızları Seven Oğlanlar / Boys Who Like Girls (Inka Achte)
Finlandiya, Hindistan, Norveç |  2018 | 68 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

2014, Mumbai, Hindistan. Yeni Delhi’deki utanç verici toplu tecavüz olayından iki yıl sonrası. Zalim bir baba ve itaatkar bir annenin oğlu olan 16 yaşındaki Ved, yaşadığı gecekondu mahallesinin yakınındaki yeni bir derneğin toplantısına katılma daveti alır. Dernekte Ved’e, yardımsever ve destekleyici bir sosyal hizmet uzmanı olan Aspar kılavuzluk eder. Ancak daha anlamlı bir konu vardır; ergen erkekleri, erkeklik hakkında yeni yollarla düşünmeye davet etmek. Ved, Aspar ve beklenmedik yeni dostu; hayatını kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya adamış, 50’lerinde, feminist bir adam olan Harish’in destekleri ile olgunlaşır.

 

8 Aralık Pazar:

14:00

Baskı / Push (Fredrik Gertten)
İsveç | 2019 | 92 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Emlak fiyatları tüm dünyada hızla artıyor. Fakat gelirler aynı ölçüde değil. Baskı yeni tür bir kimliği belirsiz ev sahipliğine, giderek daha da yaşanmaz hale gelen şehirlere ve giderek büyüyen ve hepimizi etkileyen bir krize ışık tutuyor. Bu soylulaşma değil, başka bir canavar.

 

16:00

Uzak: Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü / Far: The Story of A Journey Around The World (Gwendolin Weisser, Patrick Allgaier)
Almanya | 2017 | 130 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

50.000 km’lik bir otostop ve sonunda okyanusu gemiyle geçip Meksika’da bir bebek sahibi olmak. Uzak. Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü doğuya doğru yola çıkan ve ardından üç buçuk yıl sonra ailelerinin yeni üçüncü üyesi ile batıdan evlerine geri dönen genç bir çiftin olağanüstü yolculuklarını izleyen bir film. Küçük bir bütçeyle ve hiç uçak kullanmadan, dünyanın doğal bir merakla ve kaygısız bir spontanlıkla keşfi…

 

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.

 

 

9. Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri

Institut français ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, 7 ve 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan 9. AB İnsan Hakları Film Günlerinde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.

 

Program ve Institut français’de gösterilen filmlerin tanıtımı:

7 Aralık Cumartesi: 

14:00

Şafak Sökmeden / Stefan Zweig: Farewell to Europe (Maria Schrader)
Almanya, Fransa, Avusturya | 2016 | 106 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Zamanının en çok okunan Alman yazarlarından Stefan Zweig’in, Buenos Aires, New York ve Brezilya arasında geçen sürgün yılları. Bir Yahudi entelektüel olarak Zweig, Nazi Almanyası’ndaki olaylara ilişkin doğru tavırı bulmakta zorlanırken, yeni dünyada bir ev arayışındadır.

 

16:00

Diğerlerinin Sessizliği / The Silence of Others (Almudena Carracedo & Robert Bahar)
İspanya | 2018 | 95 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Diğerlerinin Sessizliği, İspanya’nın General Franco yönetimi altında yaşadığı 40 yıllık diktatörlüğün kurbanlarının bugün hâlâ adalet aramaya devam eden destansı mücadelesini ortaya koyuyor. Çekimleri altı yıldan uzun süren film, o günlerden sağ kalanların, çığır açan Arjantin Davası’nı organize edişlerini ve devlet eliyle yürütülen, insanlığa karşı suçların unutturulmasına karşı verdikleri mücadeleyi takip ediyor.

 

18:30

Uzakta Havlayan Köpekler / The Distant Barking of Dogs (Simon Lereng Wilmont)
Danimarka | 2017 | 94 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

10 yaşındaki Oleg, Ukrayna’nın doğusunda, uçaksavar ve füze saldırıları altındaki bir savaş alanında yaşamaktadır. Bu sesler bazen uzaktan, bazense korkutucu derecede yakından gelmektedir. Birçok insan bu tehlikeli bölgeyi çoktan terk etmişken, Oleg, annesinin ölümünden bu yana kendisiyle ilgilenen büyükannesinin yanında kalmıştır. Gidecek hiçbir yerleri yoktur. Savaşın sona ermesini beklerlerken, Oleg kendinden daha ufak olan kuzeni Yarik ve kendinden büyük Kostia ile vakit geçirmektedir. Beraber maceralara atılıp, nasıl gerçek bir erkek olunur üzerine konuşup, birbirlerinin sınırlarını test ederler. Ancak bazen fazla ileri giderler.

 

20:30

Kızları Seven Oğlanlar / Boys Who Like Girls (Inka Achte)
Finlandiya, Hindistan, Norveç |  2018 | 68 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

2014, Mumbai, Hindistan. Yeni Delhi’deki utanç verici toplu tecavüz olayından iki yıl sonrası. Zalim bir baba ve itaatkar bir annenin oğlu olan 16 yaşındaki Ved, yaşadığı gecekondu mahallesinin yakınındaki yeni bir derneğin toplantısına katılma daveti alır. Dernekte Ved’e, yardımsever ve destekleyici bir sosyal hizmet uzmanı olan Aspar kılavuzluk eder. Ancak daha anlamlı bir konu vardır; ergen erkekleri, erkeklik hakkında yeni yollarla düşünmeye davet etmek. Ved, Aspar ve beklenmedik yeni dostu; hayatını kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya adamış, 50’lerinde, feminist bir adam olan Harish’in destekleri ile olgunlaşır.

 

8 Aralık Pazar:

14:00

Baskı / Push (Fredrik Gertten)
İsveç | 2019 | 92 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Emlak fiyatları tüm dünyada hızla artıyor. Fakat gelirler aynı ölçüde değil. Baskı yeni tür bir kimliği belirsiz ev sahipliğine, giderek daha da yaşanmaz hale gelen şehirlere ve giderek büyüyen ve hepimizi etkileyen bir krize ışık tutuyor. Bu soylulaşma değil, başka bir canavar.

 

16:00

Uzak: Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü / Far: The Story of A Journey Around The World (Gwendolin Weisser, Patrick Allgaier)
Almanya | 2017 | 130 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

50.000 km’lik bir otostop ve sonunda okyanusu gemiyle geçip Meksika’da bir bebek sahibi olmak. Uzak. Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü doğuya doğru yola çıkan ve ardından üç buçuk yıl sonra ailelerinin yeni üçüncü üyesi ile batıdan evlerine geri dönen genç bir çiftin olağanüstü yolculuklarını izleyen bir film. Küçük bir bütçeyle ve hiç uçak kullanmadan, dünyanın doğal bir merakla ve kaygısız bir spontanlıkla keşfi…

 

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.

 

 

Uluslararası Göç Filmleri Festivali

 

Institut français Türkiye ve IOM (Uluslararası Göç Örgütü) işbirliği.

Uluslararası Göçmenler Günü çerçevesinde.

Sinema ve göç, kendileri de göçmen olan film yapımcılarının hareket halindeki dünyayı betimleyen filmler yapmasıyla bir asırdır süregelen büyülü bir bağa sahiptir. Söz konusu filmler, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, onların kalplerine dokunmuştur. BM Göç Örgütü kısa adıyla IOM tarafından dünya çapında ortak bir takvimde gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkıları anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor. Günümüzün en güncel konularından biri olan göç üzerine daha detaylı bir diyalog için 17 Aralık 2019’da bize katılın!

 

Program:

– 13:00 – 14:20 : Hayati (My Life), 80′- TRAILER,

– 15:30 – 16:10 :

Dying for EuropeTRAILER 17’
RiskiTRAILER 15’
The Power of PassportTRAILER 37’

– 18:00 – 19:30 : Misafir (The Guest Allepo to Istanbul) – TRAILER

– 19:45 – 20:45 : Yönetmen ile söyleşi.

 

Filmler Türkçe ve İngilizce altyazı ile gösterilecektir. Giriş ücretsizdir.

 

Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri: Canavarlar Galerisi

 

Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri, sinemanın ilk dönemine adanmış Türkiye’deki ilk ve tek film festivali olarak altıncı yılında 4 – 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşiyor.

Akbank Sanat Merkezi, Institut français, Kadıköy Sineması ve Bina mekanlarında seyirciyle buluşacak festivalin ana teması bu yıl ‘Bilinmeyen’ olarak belirlendi. Festival bu temayla, hem sinemanın ilk dönemine dair bilinmeyenleri hem de o dönemin insanlık tarihi için bilinmeyen konularını mercek altına alıyor. Her yıl olduğu gibi tüm filmler en son restore edilmiş haliyle gösterilirken aynı anda canlı müzik eşlik ediyor. Yerli ve yabancı müzisyenlerin olduğu programda bu yıl, 2018’deki Berlin Film Festivali’nde kırkıncı sanat yılını kutlayan Günter Buchwald, keşfedip restore ettiği filmlere piyanosuyla eşlik eden Serge Bromberg ve sessiz sinema festivallerinin yükselen genç yıldızı Daan van den Hurk öne çıkıyor. Festivalin diğer konukları arasında ise yurt dışındaki film arşiv ve enstitülerin üst düzey yetkilileri bulunuyor.

 

Bu sene, Fransız yönetmen Jaque Catelain’nin Canavarlar Galerisi filmi 6 Aralık Cuma günü saat 11:00’de Institut français’de gösterilecek.

 

Canavarlar Galerisi (Jaque Catelain)
1924 | 90 dk | Fransızca | Türkçe altyazılı

Riquet saygın bir ailenin kızı Ralda’yı kaçırıp evlenir. Ralda’nın ailesi tarafından reddedilen çift İspanya’ya gider ve bir sirkte çalışmaya başlar. Ancak sirkin sahibi Ralda’ya musallat olur. Geri çevrilmeye dayanamayan adam bir gün Ralda sahnedeyken aslan kafesinin kapısını açar…

Geçen sene festivalimizde Marcel Herbier’nin Zalim Kadın filmini izlemiş miydiniz? O filmin başrol oyuncusu, aynı sene çekilmiş bu filmin yönetmeni. Ayrıca bu filmin yapımcısı ve sanat yönetmeni de L’Herbier. Zaman içinde tamamen unutulup gitmiş bu film, aynı zamanda Jean Murat, Kiki de Montparnasse, Michel Simon gibi dönemin birçok ünlü Fransız oyuncusunu bir ucube gösterisi (freak show) bağlamında bir araya getiriyor. Fransız film arşivi Centre National du Cinéma et de L’image Animée (CNC) tarafindan 2019’da, Film arşivi dairesinin  50. doğumgünü vesilesiyle restore edilen bu film, 1920lerin Fransız sinemasının keşfedilmeyi bekleyen özgün örneklerinden biri.

 

Canavarlar Galerisi (Jaque Catelain) gösteriminin bileti için buraya tıklayınız.

 

Daha fazla bilgi:

www.sessizsinemagunleri.com

 

 

Sergi
Paris – Beyrut : Mutluluk Hattı, Dilan Bozyel

Yaşayacağı şehri, yaşamak istediği şehirleri fotoğraflayarak bulmaya çalışan bir fotoğrafçı Dilan Bozyel. Hikâyesinin ilk ikilem rotası yaşadığında mutlu olacağına inandığı iki şehirde geçiyor; Paris ve Beyrut.
Dilan Bozyel’in “Paris – Beyrut : Mutluluk Hattı” kitabının yayınlanmasının ardından aynı ismi taşıyan sergisi 12 Aralık 2019 – 9 Şubat 2020 arasında Institut français’de gerçekleştirilecek.

“İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer? Hangi şehir? Hangi semt? Hangi sokak? Ya da hangi yarım küre? Afrika’ da? Belki Güney Kore ya da Fransa’ da? Herkesin rotası evine çıkıyormuş; Peki, evimiz nerede? “

Belki büyüdüğü şehirden tanıdık notalarda, belki oryantal bir estetiğin tarihle harmanlanmasında ya da belki yüksek medeniyetin sanatla buluştuğu bohem sokaklarda mutluluğu keşfeden sanatçı, bu nadir bulunan duyguyu kendine saklamak istemeyerek; bir kitap ve yazıların fotoğraflarla buluştuğu bir gezegen hissi yarattığı sergisi aracılığıyla dünya ile buluşturmaya karar veriyor.

“… Doğunun mistik ve batının estetik yüzü beni her iki tarafa da çekiyordu. Ortadoğu’ dan başlayıp, Avrupa’ ya uzanan yolculuğumda gözlerim ve kameramın ortak işbirliği ile arayışımı fotoğraflar üzerinden sürdürmeye devam ettim. Derken; Fransız estetik kültürüyle doğu motiflerinin şekil aldığı Beyrut sokaklarında, kültür ve politik tarih fısıltılarını duvarlardan dinledim. Frankofon medeniyetin, Arap gelenekleriyle harmanlanarak insanları güzelleştirdiğine şahit oldum. 
Paris’ e doğru yola çıktığımda; başka ama benzer bir rüzgardan büyülendim. Sadece mimari büyü değildi kamerama yansıyan, Paris sokaklarında rastladığım insanların yüzlerinde de hikayeler vardı. Neredeyse karşılaştığım her bir portre başlı başına adeta bir kitap gibiydi. Yalnızca portreler ve mimari de değildi hikaye barındıran; sokaklar, kaldırım taşları, cafelerdeki tabureler, mezarlıklar, metrolardaki müzik sesleri, şehrin tüm akışına yön veren güvercinler… Bir şehir, insanı daha nasıl kendine aşık edebilirdi?
Evimi aramaya devam ettiğim yolculukların molalarında hep aynı duygu belirdi; Paris’ e ve Beyrut’ a derin bir özlem besliyordum. Bu duygunun ölümsüz olması gerektiğine karar verdim; bavulumdan Paris ve Beyrut’ ta çektiğim fotoğrafları ve not defterime karaladığım cümleleri sizlerle paylaşmak için sabırsızca bir heyecan duymaya başladım. Önce kırmızı kaplı bir kitap haline geldi seyahatlerimin mutluluk hattı şehirleri. Kitap, kendine sığamadı; heyecan dolu bir sergiye dönüştü. Paris ve Beyrut, beni şans ve mutlulukla doldurdu. Şimdi sizin sıranız, kitabın sayfalarından serginin duvarlarına, gözlerinizden yüreğinize; iyi yolculuklar dilerim!”
Dilan Bozyel

Biyografi
Dilan Bozyel, 1985 senesinde Diyarbakır’ da doğmuş bir fotoğraf sanatçısı. Annesi Kıbrıs Limasollu, babası ise Diyarbakır Liceli.
Yirmi yaşına dek doğduğu şehirde yaşamış, adeta bir kalenin içinde büyürken; dünyayı, iki farklı kültürün buluştuğu aile evinde; okuduğu kitaplar ve şiirler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve üç kardeşiyle birlikte oynadığı oyunlardan öğrenmiş. Kaleden dış dünyaya adımını attığı ve ailesinden uzaklaştığı ilk adımında bir soru belirmiş zihninde: “İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer?”
Bu soru, sanatçının arayış rotasını belirlemiş. Eğitimlerini Türkiye ve İngiltere’ de tamamladıktan sonra kamerası, kalemi ve not defteriyle sorusunun cevabının peşine düşmüş. Seyahatlerinde kendini asla bir turist gibi hissetmemiş; “neredeysem, oranın yerlisiyim.” diyerek tanımlıyor bu durumu. Arayışının dökümanını fotoğraflar ve notlarıyla oluşturmaya devam etmiş. Ortadoğu’ dan Avrupa’ ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

Karga’da Türbülans! Karga’da Kargaşa!

 

Sanatsal üretimine 90’lar endüstriyel ve harsh noise çevrelerinde başlayan Tzii bizi döngüsel katmanlarla işlenmiş, alışılagelmişin dışında bir işitsel transa davet ediyor.

Deniz Güngör ve Basar Ünder, Aquadrum, elektronik enstrümanlar, efekt zincirleri ve deneysel tınılar eşliğinde bir serbest doğaçlama performans; Aslı Kobaner ve Yaren Eren Budak, elektrik gitar, elektrik çello ve elektroniklerle bir duo performans sergilerken, gecenin açılış performansını circuit-bending ve modifikasyon teknikleriyle kendine özgü enstrümanlar tasarlayan, İstanbul’da yaşayan bir elektronik müzisyen olan Benoit Gilles gerçekleştirecek.

Türkiye’de ve yurtdışında pek çok görsel projeye imza atan Motus.Lumina ekibi Fracture AV serisinin devamı olarak Türbülans için programladıkları generative enstalasyonu etkinlik süresince sergileyecekler.

 

Tzii (BE)

90’lardan beri yüzlerce performansla müzikal titreşimlerini tüm dünyaya yayan besteci, film yapımcısı, deneysel/elektronik müzik sanatçısı.

 

Benoit Gilles (FR)

İstanbul’da yasayan synthesizer modcusu, devre bükücü.

 

Deniz Güngör (TR)

Enstrümanı Aquadrum’la ünü ülkemiz sınırlarını aşan, Dominus müzik alanının mimari, müzisyen.

 

Aslı Kobaner (TR)

klank.ist, Mr. Mantis, Karakulak Ensemble gibi projelerden tanıdığımız gitarist, film ve oyun müziği bestecisi, ses sanatçısı.

 

Yaren Eren Budak (TR)

Akkor, Peygamber Vitesi ve Kam Ata projelerinin yanısira farklı müzik tarzlarında gerçekleştirdiği ortak çalışmalarla severek takip ettigimiz çellist ve deneysel/elektronik müzik sanatçısı.

 

Basar Ünder (TR)

Film ve oyun müzikleri; elektronik, deneysel müzik yayınları ve performanslarıyla bilinen, eqho’da vokal ve elektroniklerden sorumlu elektronik müzik sanatçısı.

 

motus.lumina (TR)

Istanbul Accueil, Noel Pazarı

Istanbul Accueil, 2019 yıl sonu etkinliği için, 8 Aralık Pazar günü Noel pazarı düzenliyor. İstanbul’daki Institut français’nin bahçesinde gerçekleştirilecek etkinliği sabah 10.00’dan 17.00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz.
Neler var? Yerel zanaat ürünleri (Noel dekorasyonları, gastronomi, kırtasiye, seramik, takı), la Librairie Ephémère (Fransızca kitap ve DVD satışı), çocuklar ve yetişkinler için gösteriler ve etkinlikler.

Giriş serbesttir, kayıt zorunluluğu yoktur.

Etkinlik programı:

– 10.00: Noel pazarı stantlarının açılışı

  Sinema salonunda
– 10.30-11.00: Çocuklar için film gösterimi “L’enfant au grelot”, 3 yaşından itibaren (Fransızca, İngilizce altyazılı).
– 11.15-11.30: Moovandji gençlerinin Hip Hop gösterisi
– 11.45-12.30: Richard Antoine’ın sihir gösterisi (10 TL/kişi)

   Sergi salonunda
– 12.30 sonrası: Noel Baba ile buluşma (fotoğraf çekimi)

  Sınıfta
– 15.00: Kukla gösterisi
– 16.00: Masal Okuma

– 17.00:  Kapanış

Ariane Bonzon ile söyleşi : “Türkiye, Kader Anı, Röportajların izinde son 20 yıl 1997-2019”

Tanıkların arka planında kalmak, sözlerini en doğru biçimde aktarmak, herkese söz hakkı tanımak , kendine karşı düşünmek: işte 20 yıldan fazla bir zaman önce Türkiye üzerine çalışmaya başlayan Ariane Bonzon’a sürekli olarak bu ilkeler rehberlik etti. Institut français’deki söyleşide gazeteci Ariane Bonzon bazı röportajlarının perde arkalarını ve sırlarını ilk kez izleyicilerle paylaşacak. Recep Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş, Hrant Dink veya Ahmet Altan gibi karşılaştığı dönemde az tanınan ancak bugün ünlü olan pek çok isimle gerçekleştirdiği ilk röportajlarına değinecek. Ve nihayet salt Avrupa odaklı bir bakışın bugün Türkiye’de olup biteni anlamak için neden yetersiz kaldığını açıklayacak.

Ariane Bonzon: Kudüs ve Johannesburg’daki görevlerinin ardından Arte ve Slate.fr’in İstanbul muhabirliğini yapan Fransız gazeteci, Fransa eski başbakanı Michel Rocard’ın 2008’de yayınlanan « Türkiye’ye Evet » (Hachette, 2008) kitabının yazımına katkı sağladı. Ahmet İnsel ve Michel Marian arasında gerçekleşen « Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog » (Liana Levi, 2009) kitabını yayına hazırladı. Arabuluculuk konusunda eğitimi olan Bonzon Paris Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü’nde (Iris) krizden çıkış ve barış süreci konuları üzerine ders veriyor. Son olarak « Türkiye, Kader Anı » (Temps présent, 2019) adlı kitabı yayınlandı.

Jean-Michel Foucault: Konservatuvarda tiyatro eğitimi aldığı 1969 yılında Nazım Hikmet’in ülkesine ayak bastı (aynı yıl Armstrong da aya ayak basmıştı). Yıllar içerisinde bu ülkeyi keşfedip içine girmiş ve daha sonra « bağımlısı » olduğu bu yere yerleşmiştir. 80’li yıllarda Esin Afşar’ın prodüktörlüğünü yapmış, şarkıcının Fransa turnelerini düzenlemişti. Daha sonra İstanbul ve tüm Türkiye çapında turizm alanında çalışmaya başlamıştır. 50 yıl boyunca hem yaşamına tanıklık ettiği hem de içerisine dahil olduğu bu ülkenin her gün yeni bir yüzünü keşfetmeyi sürdürüyor.

Giriş ücretsizdir. Etkinlik Fransızca olarak gerçekleşecektir.

En partenariat avec :

AFSAD 3. ULUSLARARASI KISA FİLM FESTİVALİ

13 – 15 Aralık 2019

Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) tarafından üçüncü kez düzenlenen Festival, panel, atölye çalışmaları ve yabancı film gösterimleri de yer alacaktır.

Tüm gösterim, etkinlik ve atölyeler ücretsizdir.

Gösterim yerleri:

  • Goethe-Institut Ankara, Atatürk Bulvarı No 131 – Bakanlıklar
  • Yılmaz Güney Sahnesi, Müjde Sok. No 16 – Maltepe
  • Çankaya Sahne, Remzi Oğuz Arık Mah. Paris Cad. 49B/A

“İpek Yolu” Binlerce Yıllık Etki

 

Türkiye’deki Fransız Okullarının Buluşması vesilesiyle
Florence Öğütgen’in değerli katkılarıyla.

Açılış: 12 Kasım Salı – 18:45, Saint Benoît Lisesi Galerie.

Açılış Konferansı, 18.00
Sayın Sébastien de Courtois
Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü

 

İpek Yolu

Küreselleşme kavramı ortaya çıkmadan çok önce, küreselleşmenin gelişmesini sağlayan ticaret rotası “İpek Yolu”, Asya ile Avrupa kıtalarını 2000 yıldan fazla bir süre birbirine bağlamıştır. Hatta bununla yetinmeyip felsefi, dini, kültürel, sanatsal, bilimsel ve teknik gibi pek çok konuda alışveriş zemini sağlanmıştır. Deniz yolu İpek Yolu’nun yerini almayı başarsa da, bugün İpek Yolu hâlâ güçlü ve kolektif bir hayal olma özelliği taşımaktadır.

12 Kasım 2019 tarihinde başlayacak olan bu İpek Yolu macerasına gelin siz de katılın! Halı, çadır, baharat, kumaş, kaftan ve dokuma ile ilgili pek çok mesleğin tanıtılacağı sergi, sizleri adeta bir zaman yolculuğuna çıkartacaktır.

Sergi, 13 Kasım – 13 Aralık 2019 tarihleri arasında Pazar günü hariç her gün saat 15.30 – 18.00 arası ziyarete açık olacaktır.

 

 

KAHKA YOGA

Zorlu zamanları atlatabilmeyi,

canlı ve pozitif bir ruh hal içinde kalabilmeyi,

fiziksel sağlığı arttırmayı,

yeni bir sevgi ve bağışlama duygusunu geliştirmeyi,

stres ve öfkeye neden olan durum ve olaylar

karşısında gülme yeteneği kazanmayı,

çevrenizdeki insanlara mutluluğu aşılamayı,

ister misiniz?

Unutmayın ki, kahkahanın ruhunda insanları takdir etmek ve affetmek vardır.

Sevinç kahkaha yogasının temelidir.

Kahkaha yogasının mucidi Dr. Madan Katarya der ki:

“Güldüğünüz zaman değişirsiniz

Ve siz değişince de etrafınızdaki

Tüm dünya değişir”.

Değişime ilk adımı atmaya hazır mısınız?

 

GÖSTERİM VE KONFERANS

Tarih Öncesi

Konuşmacı: Martin Godon

Yönetmen Marc Azéma  “İlk Sinemacı Homo Sapiens” belgeselin gösterimi ardından Tarih Öncesi temalı konferans.

  • 20 Kasım 2019 Çarşamba, 19.00’da
  • Belgesel Türkçe altyazılı, konferans konuşma dili Fransızca ve Türkçe çeviri
  • rezervasyon: kutur.ankara@ifturquie.org

İLK SİNEMACI HOMO SAPİENS

Belgesel, Marc Azema ve Pascal Cuissot, Fransa, 2015 (52 dak.).

Fransızca. Türkçe altyazılı.

Paleolitik sanat üzerine yeni çalışmalar, mağara duvarlarında sinematografik anlatının ve canlandırmanın başlangıcını ortaya koymaktadır. Tarih öncesinde yaşayan sanatçılar, arkalarında günümüze ulaşan etkileyici birçok grafik eser bıraktılar. Acaba bu resimlerde saklanmış sinematografik bir bakış açısı mevcut olabilir miydi? XIX. yüzyılın ilk hareketli görüntüleriyle bağlantı kurabilecek grafik unsurlar arayışında, Marc Azéma ve Pascal Cuissot, ünlü Chauvet ve Lascaux mağaralarına ve diğer tarih öncesi mabetlere seyahat ediyor. 20.000 yıllık Paleolitik sanat üzerine heyecan verici bir çalışma.

*Paleolitik sanat alanında uzman araştırmacı ve yönetmen Marc Azéma, plastik sanat temel kural ve tekniklerinin neredeyse 40 000 sene önce ortaya koyulmuş olmasına her zaman hayranlık duymuştur. Tarih öncesinin, bize sadece parçaları ulaşabilmiş (mağaralarda görülen sanat ve nesneler) ve M.Ö. 10 000’e kadar uzanan bu etkileyici dönemi, İmge’nin özelliklerini, anlatı ve kinetik içeriğinin üzerinde durarak test etmeyi ve böylece grafik anlatının temellerini atmayı ve sinema makinesinin ilk fikrini oluşturmayı sağlamıştır.

MARTIN GODON

Martin Godon Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde (IFEA) Arkeoloji Bölümünün Sorumlusuydu (İstanbul), Fransız Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanlığı’nda Melendiz Misyonu Müdürü ve ayrıca Tepecik-Çiftlik kazı bölgesinde çalışmıştır. 2008 yılında, Etnolojik ve Karşılaştırmalı Sosyoloji (Tarih Öncesi Topluluklar) dalında Doktora yaptı, Paris X-Nanterre Üniversitesi: “İç Anadolu Seramik Üretimi”.  Didier BINDER yönetiminde, 7000 ve 5500 milat öncesi Neolotik Seramiklerin Kültürel gelişmeler ve genişleme olayları.

 

 

ULUSLARARASI GÖÇ FİLMLERİ FESTİVALİ

Institut français Türkiye ve IOM (Uluslararası Göç Örgütü) işbirliği.

14 Aralık Cumartesi

  • 13.00 – 19.20 arası
  • Giriş ücretsizdir
  • Yer: Institut français – YILDIZ
  • Filmler İngilizce ve Türkçe altyazılı

Uluslararası Göçmenler Günü çerçevesinde, Uluslararası Göç Filmleri Festivali.

Sinema ve göç, kendileri de göçmen olan film yapımcılarının hareket halindeki dünyayı betimleyen filmler yapmasıyla bir asırdır süregelen büyülü bir bağa sahiptir. Söz konusu filmler, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, onların kalplerine dokunmuştur. BM Göç Örgütü kısa adıyla IOM tarafından dünya çapında ortak bir takvimde gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkıları anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor. Günümüzün en güncel konularından biri olan göç üzerine daha detaylı bir diyalog için 14 Aralık 2019’da bize katılın! 

Program:

  1. 13.00 – 14.00 arası: Misafir (The Guest Allepo to Istanbul) FRAGMAN (Yönetmenin katılımıyla) 90dk
  2. 18.00 – 19.20 arası: Hayati (My Life) FRAGMAN 80dk

Kısa filmler: 15.30 – 16.10 arası

  1. Dying for EuropeFRAGMAN 17dk
  2. RiskiFRAGMAN 15dk
  3. The Power of PassportFRAGMAN 37dk

 

 

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Sofiane Saidi & Mazalda

Sofiane Saidi ve Mazalda; geleneksel Cezayir folk müziğinin synth’ler, drum machine’ler ve elektro gitarlarla buluştuğu “raï” tarzını, yeni ve özgün bir elektro-Mağrip stilde sunuyor. 90’lardaki dünya müziği akımının günümüzdeki temsilcilerinden Sofiane Saidi, Zergui kardeşlerin peşinde düğünden düğüne koşarken müzik sahnesiyle tanışarak mikrofon başına geçti. 15 yaşından itibaren Oran’ın önemli kulüplerinde sahneye çıkan müzisyenin, Acid Arab’la kaydettiği “La Hafla”, 2016 yılında “Musique de France” albümünde yayımlandı. Albüm 2017 senesinde “Victoire de la Musique” ödüllerinde dünya müziği kategorisinde aday gösterildi. Sürekli farklı dünyalar arasında gezmekte olan Sofiane Saidi, Avrupa’da birçok kulüp, bar ve müzik festivalinde sahne aldı. 2018’de Mazalda’yla yolları kesişen Sofiane Saidi “El Ndjoum” albümünü yayımladı. Raï müziğinden ilham alan 6 müzisyenden oluşan Mazalda; büyük bir ritim bölümü, üflemeliler, saz, klavye ve synth gibi enstrümanlar kullanarak bedouin, synth, psikedelik ve funk tarzlarında müzik yapıyor. 

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Programı:

21:30 : Kapı Açılış
22:30 : Vasil Vingas
00:30 : Feder

 

Feder

Fransız DJ Hadrien Federiconi ya da bildiğiniz adıyla Feder, Paris’e taşınmasıyla hızlıca deep house sahnesine giriş yaptı. 2014 senesinde Meksikalı müzisyen Sixto Rodriguez’in “Can’t Get Away” isimli parçasına yaptığı remix ile listelerde hızlı bir çıkış yaparak dikkatleri üzerine çeken Feder, house, deep house ve hip hop’tan beslenerek kendine özgü tarzında üretimler yapıyor. 2015’te Lyse ile yayımladığı tekli “Goodbye” ile birçok Avrupa ülkesinde liste başında yer ederek hayran kitlesini genişletti. Emmi ile kaydettiği “Blind” ve Alex Aiono’nun vokallerini üstlendiği “Lordly” gibi parçalarıyla başarısını sürdüren Feder, geçtiğimiz sene Bryce Vine ve Dan Caplen ile “Control” teklisini yayımladı.

 

 

 

İş birliğiyle.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Programı:

21:30 : Kapı Açılış
21:30 : DJ 994
22:30 : Acid Arab Live
00:00 : DJ 994

 

Acid Arab

Doğu müziğinin kompleks ritimlerini, melodilerini ve vokallerini techno ve acid house ögeleriyle birleştiren Parisli ekip; I:Cube Adnan Mohamed, Omar Souleyman ve Judah Warsky gibi isimleri konuk ettiği ilk derleme albümleri “Acid Arab Collections” ile Love Fingers, Skudge, Tim Sweeney gibi DJ ve prodüktörlerden övgü topladı. 2016’nın sonunda yayımladıkları çıkış albümleri “Musique de France”in ardından, performanslarını dünyanın farklı noktalarındaki birçok kulübe ve festivale taşıyan Acid Arab; Kenzi Bourras, Rizan Said, Cem Yıldız, A-WA, Rachid Taha, So ane Saidi ve Jawad El Garrouge gibi önemli müzisyenlerle de iş birliği yaptı. DJ Guido Minisky ve Hervé Carvalho ikilisinin Pierrot Casanova, Nicolas Borne ve Kenzi Bourras ile bir araya gelmesiyle tam anlamıyla bir ekip olan Acid Arab; geçtiğimiz 3 sene boyunca dünyanın 50 ülkesinde 260’ın üzerinde performans sergiledi. İkinci uzunçalarları “Jdid”i Ekim ayında yayımlayacak ikili; Akdeniz’in kuzey, güney ve doğu kıyıları arasındaki diyalogu derinleştiriyor.

 

İş birliğiyle.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 22:30

 

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Nouvelle Vague

Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux ortaklığından doğan Nouvelle Vague; “punk”ın ve “post-punk”ın söz dinlemez tavrını ve “new wave”in entellektüel derinliğini, “Bossa Nova”nın neşesi ve Melanie Pain, Elodie Frege ve Phoebe Killdeer’ın vokalleriyle birleştiriyor. Repertuarını Joy Division’dan The Clash’e, Depeche Mode’dan Blondie’ye kadar birçok kült grubun parçalarının cover’larıyla oluşturan grup; 2004-2010 arası çıkardıkları 4 albüm ile bir milyonun üzerinde satış yaptı. “Guns of Brixton”, “Dance With Me” ve “Love Will Tear Us Apart” new wave ve post-punk dönemi parçalarına yaptıkları yorumlarla dünyanın her tarafında ismini duyuran ekip; Royal Albert Hall, Olympia ve Hollywood Bowl gibi birçok önemli sahnede konserler verdi. Yönetmenliğini Marc Collin’in üstlendiği; Nouvelle Vague projesinin çıkış noktasını, geçmişini ve bütün albümlerin üretim sürecinin izini süren belgesel “Nouvelle Vague by Nouvelle Vague” 2018’de İngiltere’de yayımladı. 15 yıllık müzik yolculuklarında, grup üyelerinin kişisel arşivleri, performans kayıtları ve katıldıkları röportaj görüntülerinin bir araya geldiği belgeselde; Nouvelle Vague’ın “cover grubu” konseptini nasıl yeniden tanımladığı aktarılıyor. 2019 yılının Şubat ve Nisan aylarında “Rarities” ve “Curiosities” albümlerini paylaşan Nouvelle Vague, “15. Yıl Turnesi” kapsamında Babylon’a yeniden konuk oluyor.

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: i Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Nouvelle Vague

Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux ortaklığından doğan Nouvelle Vague; “punk”ın ve “post-punk”ın söz dinlemez tavrını ve “new wave”in entellektüel derinliğini, “Bossa Nova”nın neşesi ve Melanie Pain, Elodie Frege ve Phoebe Killdeer’ın vokalleriyle birleştiriyor. Repertuarını Joy Division’dan The Clash’e, Depeche Mode’dan Blondie’ye kadar birçok kült grubun parçalarının cover’larıyla oluşturan grup; 2004-2010 arası çıkardıkları 4 albüm ile bir milyonun üzerinde satış yaptı. “Guns of Brixton”, “Dance With Me” ve “Love Will Tear Us Apart” new wave ve post-punk dönemi parçalarına yaptıkları yorumlarla dünyanın her tarafında ismini duyuran ekip; Royal Albert Hall, Olympia ve Hollywood Bowl gibi birçok önemli sahnede konserler verdi. Yönetmenliğini Marc Collin’in üstlendiği; Nouvelle Vague projesinin çıkış noktasını, geçmişini ve bütün albümlerin üretim sürecinin izini süren belgesel “Nouvelle Vague by Nouvelle Vague” 2018’de İngiltere’de yayımladı. 15 yıllık müzik yolculuklarında, grup üyelerinin kişisel arşivleri, performans kayıtları ve katıldıkları röportaj görüntülerinin bir araya geldiği belgeselde; Nouvelle Vague’ın “cover grubu” konseptini nasıl yeniden tanımladığı aktarılıyor. 2019 yılının Şubat ve Nisan aylarında “Rarities” ve “Curiosities” albümlerini paylaşan Nouvelle Vague, “15. Yıl Turnesi” kapsamında Babylon’a yeniden konuk oluyor.

 

 

İş birliğiyle.

“Mega İstanbul” sergisi kapsamında “Kentsel Saçaklardan Geçişler”

 

Yoann Morvan, Sinan Logie ve Serkan Taycan’ın katılımlarıyla

“Mega İstanbul” sergisi kapsamında, Sinan Logie ve Yoann Morvan, 28 Kasım’da basılacak « Mega İstanbul: Kentsel Saçaklardan Geçişler » (Le cavalier Bleu Yayınevi, Paris) kitabının ön tanıtımını yapacaklar. İstanbul’un kentsel saçakları ile ilgili görüşlerini, Mega Istanbul sergisinin önemli bir parçası olan « Kabuk #01 »‘in fotoğrafcısı ve sanatçı Serkan Taycan ile birlikte paylaşacaklar.

Söyleşinin üç konuşmacısı, 2013’ten bu yana, yürüyüş pratiklerini geliştirerek, Boğaz’ın megapolü hakkında bakış açılarını zenginleştiriyorlar.  Bir yandan, Serkan Taycan, 2013 İstanbul Bienali kapsamında, « Kanal İstanbul » megaprojesinin kuzeyden güneye çizim hattından esinlenen « İki Deniz Arası » projesini yönetti. Öte yandan, Yoann Morvan ve Sinan Logie, başta ilk eserleri Istanbul 2023 (İletiṣim, Istanbul, 2017) için doğu-batı eksenini izleyerek, İstanbul’un meskun alanlarının saçaklarını  dolaştılar. Bu çapraz bakış açıları, metropolün geleceği hakkında özgün ve biraz endişe verici bir vizyon ortaya koymayı amaçlıyor.

Giriş serbesttir, simültane çeviri yapılacaktır.

 

Fotoğraf: © Serkan Taycan, Kabuk #01 (detay)

Uluslararası Canlandırma Günleri

7 – 9 Kasım tarihleri arasında, Institut français’de küçük büyük tüm animasyon severleri mutlu edecek bir program gerçekleşiyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi Fransa’dan kısa animasyon film seçkileri bu etkinlikte izlenebilecek: özellikle Michel Ocelot’nın « Dilili à Paris » filmi.

 

Dilili in Paris (Michel Ocelot)
2015 | Animasyon | 95 dk. | Fransızca |Türkçe altyazılı

Dilili à Paris, gizemli bir olayı aydınlatmak için zorlu bir maceraya atılan küçük bir kızın hikayesini konu ediyor. Küçük bir kız olan Dilili, zorlu bir araştırmanın içine sürüklenir. Usta Adamlar adı verilen gizli bir topluluk korkunç planlar peşindedir. Bölgede yaşayan genç kızlar gizemli bir şekilde kaçırılmaya başlayınca Dilili vakit kaybetmeden harekete geçer. Genç kızların izini bulmak için araştırma yapan Dilili’ye atıldığı bu macerada üç tekerlekli bisikleti ile teslimat yapan ve böyleye şehri herkesten iyi tanıyan Orel yardımcı olur. Dilili ve Orel, ipuçlarını takip edip genç kızların kurtarmayı başarabilecek midir?

 

Program:

 

Daha fazla bilgi için:
http://www.canlandiranlar.com
http://www.facebook.com/canlandiranlar

 

SERGİ: 1200° C

Seramik sergisi

  • 17 – 29 Aralık 
  • Sergi açılışı: 17 Aralık Salı günü saat 19:00 / LCV: kultur.ankara@ifturquie.org 
  • Giriş serbesttir
  • sergilenen objeler satışa sunulacaktır

Plastik sanatların en dolu ifadesini bulduğu alanın seramik sanatı olduğunu rahatça ileri sürebiliriz. Biçim, renk ve doku üçlemesinde yaratıcılığa sınırsız olanaklar sunan bu sanatın başka bir şansı da gündelik yaşamlarımızla içiçe olabilmesi, sanatçıların dokunuşlarının, emeklerinin bizim edim ve dokunuşlarımızla buluşabilmesidir. Temel ihtiyaçlarımızı için kullandığımız bir çok eşyanın seramik olduğu düşünülürse, bu eşsiz mecra yaşam/sanat ilişkisini yoğunlaştırıp gerçekliğe dönüştürebilir.

Bu seramik sergisinde Asya kıtasının iki karşıt ucundan üç sanatçıyı bir araya getiriyoruz. Serginin başlığı çok yüksek bir sıcaklığın ifadesi; akla önce gelen bu sıcaklığın yakıcı ve yokedici gücü oluyor. Demir dahil birçok metali eritip amorf hale getiren bu sıcaklık, toprakla buluştuğunda insan emeğini, bilgi ve kültür birikimini, estetik esinini cisimleştiren bir kaynağa dönüşüyor. Sergimizde estetik ve yaratıcılığın dolaysız şekillendiği objeler ve seramik kapları (Maksabal) izleyebilir, dokunabilir ve haz alabilirsiniz.

Attila Güllü
Küratör

Sanatçılar

  • Mutlu Başkaya
  • Hasan Şahbaz
  • Yong Moon Kim

KIM, YONG MOON

1955`te Kore, Osan şehrinde doğdu. Hong Ik Üniversitesi’nde BA ve MA dereceleriyle 1984 yılında mezun oldu. 40’tan fazla kişisel sergi açtı. Kore geleneğinden beslenen çağdaş yapıtlar ürettiği gibi daha çok yine bir Kore geleneksel formu olan “Maksabal”
kaseleri üzerine yoğunlaştı. Kore, Çin ve Türkiye’de 40 kadar “Uluslarası Maksabal Sempozyumu” organize etti. Maksabal konusunda sekiz kitap yayınladı. Halen Kore Wanju Uluslararası Maksabal Müzesi Direktörü, Çin Qilu Üniversitesi ve Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesidir. Ayrıca Uluslararası Maksabal Odunateşi Sempozyumu’nu organize etmektedir.

HASAN ŞAHBAZ

1975 yılında Konya-Akşehir’de doğdu. 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünde lisans eğitimini tamamladı ve aynı yıl Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.

Özel ve kamu koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı yurt içinde 9 kişisel sergi açtı, birçok ulusal ve uluslararası sergi, sempozyum, çalıştay ve bienalde çalışmalarıyla yer aldı.  Ulusal ve uluslararası düzeyde seramik yarışmalarında 14 ödül kazanan Şahbaz Japonya, Letonya, Finlandiya, Almanya, Tunus ve Türkiye’de etkinliklere katıldı. Halen Afyon Kocatepe Üniversitesi GFS Seramik Bölümünde çalışmalarını sürdüren Şahbaz, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Sanatta Yeterlik eğitimine devam etmektedir. Hasan Şahbaz Türk Seramik Derneği ve Uluslararası Seramik Akademisi (IAC) üyesidir.

MUTLU BAŞKAYA

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünden 1992 yılında mezun oldu, 1997’de Yüksek Lisans eğitiminden sonra 1999’da aynı bölümde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Başkaya yurtdışında ve Türkiye’de pek çok karma sergiye katılmıştır. Aralarında IX. Uluslararası Manises Seramik Bienali, “Manises Kent Ödülü”nün de bulunduğu toplam 11 ödülü bulunmaktadır. 1999 – 2002 yılları arasında Milano’da Gioela Suardi atölyesinde çalışmıştır. Litvanya Vilnius Akademisi ve Kesckemet-Macaristan Uluslararası Seramik Merkezi’nde Erasmus Programı çerçevesinde seminerler vermiş, birçok kez Raku ve kâğıt fırın çalıştayları düzenlemiştir. Türk Seramik Derneği yönetim kurulu üyesi ve Seramik Türkiye Dergisi sanat editörüdür. Sanatçı form ve kavramı buluşturan”Umut” serisine 2007 yılında başladı: “Günlük politikaların insanlar üzerinde yarattığı mutsuzluk, iyimser düşünüldüğünde küçük hayallerle umuda dönüşebilir. Bu düşünceden hareketle oluşturduğu formlarda merdiven umudun sembolü, karamsarlığa kapıldığımızda belirsizliği anlatan merdiven ise aydınlıktan karanlığa doğru gidişin sembolüdür.” Mutlu Başkaya halen Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak görev yapmaktadır.

 

ADIM ADIM SIFIR ATIK

  • 23 Kasım Cumartesi, 09.00 – 16.00 arası
  • Dilara Koçak ile konferans saat 13:00’te (konuşma dili Türkçe gerçekleşecektir)
  • IFT : Konrad Adenauer Cad. No 30 – YILDIZ
  • Giriş ücretsizdir

Hava kirliliği, toprakların çoraklaşması, iklim değişikliği… Bu çevre sorunları karşısında duyarsız kalmak mümkün değil. Hepimiz hem kendimiz hem de çocuklarımız için üzüntü ve kaygı duyuyoruz.
Ama asıl soru: Ne Yapabiliriz?
Daha sağlıklı yaşamak ve çocuklarımıza daha temiz bir dünya bırakmak için bize düşen nedir?
Aslında ulaşması ve uygulaması çok da zor olmayan çözümler mevcut.
Bu ekolojik çözümleri Avrupa Atık Azaltımı Haftası çerçevesinde sizin için bir araya getirdik. Şehir hayatında doğal yaşamla uyumlu alternatifleri keşfetmek, anneannelerimizin alışkanlıklarını hatırlamak ve bilgilerimizi tazelemek için buluşuyoruz.
23 Kasım 2019 cumartesi günü saat 13.00’te Institut français Ankara‘da Sayın Dilara Koçak tarafından Sıfır Atık Sıfır Açlık “Gıdanı Koru” başlıklı konferans gerçekleştiriliyor. Sağlıklı ve atıksız yaşamla ilgili bilgilerin, deneyimlerin ve ipuçlarının paylaşılacağı bu konferansta bir araya geliyoruz. Aynı gün, yerel üreticilerimiz 09.00-16.00 saatleri arasında satış stantları açıyorlar. Gündelik hayatta sıkça kullandığımız ama dünyamızı çöpe çeviren pek çok ürünün atıksız alternatifleri olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye’de üretilen bu ürünler sayesinde evinizdeki plastiklere, kimyasal içerikli temizleyicilere ve kişisel bakım ürünlerine elveda diyebilirsiniz. Hafta boyunca Institut français Ankara Café La Clé’de bu ürünleri kapsayan bir sergi düzenliyor, hatırlatalım.
23 Kasım günü Institut français Ankara’daki bu çoklu faaliyette buluşmak üzere…

Dilara Koçak (www.dilarakocak.com.tr)

Bu etkinliği, atık azaltımı ve sıfır atık konularında işbirliği yaptığımız partnerimiz Adım Adım Sıfır Atık ile birlikte organize ediyoruz. (www.adimadimsifiratik.com)

Sürdürebilir Yaşam Film Festivali

 

İnsanların birbirleri ve gezegenin döngüleri ile uyumlu yaşayabileceğini düşünenlerin bir araya geldiği bir buluşma olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali bu sene 21-24 Kasım tarihlerinde İstanbul’da Institut Français ve SALT Beyoğlu’nda gerçekleşecek.

Sürdürülebilirlik kavramının doğru anlaşılması ve toplumda farkındalığın artması amacıyla 2008’de yola çıkan SYFF; aslolanın yaşamın sürdürülebilirliği olduğu vurgusu ile 12 yıldır ilham kaynağı ve dayanak noktası olmaya devam ediyor. 2008 yılından bu yana, sürdürülebilirlik kavramının ve birbiriyle etkileşim içinde olan sistemik sorunların daha iyi anlaşılmasını sağlarken dünyanın farklı bölgelerinden topladığı hikayelerle ilham vererek yeni bir yaşam kültürünün oluşmasına katkı veriyor, etki odaklı seçkisiyle izleyiciyi dönüşüm için harekete davet ediyor.

 

Etki Odaklı Film Seçkisi:


SYFF2019 seçkisinde yer alan belgeseller bize sadece olup biteni göstermekle yetinmiyor, sistemleri anlamamızı ve ilişkileri kurmamızı sağlıyor, ilham veriyor, bizi güçlendirip harekete geçmeye davet ediyor.

Bireysel, sosyo-kültürel ve organizasyonel dönüşüm için katalizör olabilecek belgesellerden oluşan 2019 film seçkisi ile SYFF küresel sorunların kaynağına odaklanıyor, gerekçelerinin anlaşılmasına ışık tutuyor, gerçek ihtiyaçların tanımlanması ve karşılanabilmesi için ilham veriyor ve yaratıcı çözümler içeriyor.

SYFF2019 seçkisi aynı zamanda giderek daha karmaşık ve görünmez hale gelen ilişkileri görünür kılarken bizi kendimizle, birbirimizle ve gezegenle ilişkilerimizi gözden geçirerek onarmaya davet ediyor. Seçkide dünyanın birçok farklı ülkesinden iklim değişikliği, sosyal girişimcilik, bir insan hakkı olarak barınma ve konut, toplumsal dönüşüm, yerel ekonomi, sürdürülebilir ormancılık, turizm, çocuk işçiliği, sürdürülebilir üretim, sorumlu tedarik zinciri, barış vb birçok konuyu bütüncül bir bakış açısıyla aktaran belgeseller yer alıyor.

Gösterimlerin ücretsiz olduğu festivalde filmlerin yanı sıra film içerikleriyle alakalı konularda ilham veren konuşmacılar, müzisyenler/performanslar yer alacak.

 

Institut français’te gerçekleşecek seans ve animasyonların programı:

Tüm programa görmek ve daha fazla bilgi için: SYFF 2019

16. İstanbul Bienali 
Konferans: “Yedinci Kıtayı Keşfetmek II” 

 

Eşzamanlı çeviri desteğiyle Türkçe ve İngilizce.

Konuşmacılar: Jeremy Narby & Suzanne Husky, Elizabeth A. Povinelli & Ursula Mayer, Umut Yıldırım & Elmas Deniz, Patrick Degeorges ve Johannes Büttner.

16.İstanbul Bienali, Yedinci Kıta ile bir “yeni dünya” imgesi öneriyor: Bu yüzergezer plastik atıklarının oluşturduğu devasa kütle yaşanabilir olmasa da artık sanatçılar, biliminsanları ve düşünürlerin keşfine açılan bir mıntıka. Sanatçı, biliminsanı ve düşünürler arasındaki diyalog ise, bienali açacak ve kapayacak iki tartışma oturumunun merkezinde. Antropologlar, felsefeciler ve sosyologlar Antroposen hakkında, çağdaş düşüncenin mutasyonlarına tanıklık eden yeni bakış açıları önermek üzere, bienale katılan sanatçılar ile ilişkilendiriliyor. Bu diyalogların temel meselesi, insan olmayanlara kadar uzanan ve feminizm, dekolonizasyon, evrenbilim ve sosyoloji arasında gezinen güncellenmiş bir antropoloji fikri öne sürmek.

16.İstanbul Bienali’nin açılış ve kapanış haftalarındaki bu konuşma oturumları, yedinci kıtanın sunduğu manzaralara eleştirel bir karşılık olarak estetik ve feminist kuram ile sosyoloji arasındaki sınırları kateden düşünürleri, insan-olmayanların antropologlarını ve bitki yaşamının felsefecilerini bir araya getirerek çağdaş kuramın yeni mıntıkalarında geziniyor. Antroposen çağdaş düşünceyi ne şekilde ve ne ölçüde dönüştürebilecek? Her bir düşünür sergiden bir sanatçıyla eşleştiriliyor ve her ikisinin kısa müdahaleleri bir tartışmayla son buluyor.

Program:

13:00 – 14:00: Jeremy Narby & Suzanne Husky
14:10 – 15:10: Elizabeth A. Povinelli & Ursula Mayer
15:10 – 15:40: Kahve arası
15:40 – 16:40: Umut Yıldırım & Elmas Deniz
16.50 – 17.50: Patrick Degeorges & Johannes Büttner

 

Buradaki tartışmaların yazarları ve konuları hakkında daha fazla bilgi.

YIL SONU KONSERİ: KUDSİ ERGÜNER & TAHİR AYDOĞDU

Institut français ve Divan Çukurhan işbirliği çerçevesinde, sizlere Fransa’dan gelen Kudsi Ergüner (ney)  ve TRT’den Tahir Aydoğdu (kanun) yıl sonu konserini sunar.

  • 12.12.2019 Perşembe saat 19.30
  • Yer: Divan Çukurhan, Necatibey Mah. Depo Sok. No 3 – Kale / ULUS 
  • Giriş 75TL (konser + kokteyl)
  • Bilet satış noktası: Institut français, Konrad Adenauer Cad. No 30 – YILDIZ (T: 0312 408 82 31-32) ve Divan Çukurhan otelin resepsyonunda

Program:

1- MAKAM SEGÂH

*Âyîn en Makam Segâh  1° Selâm : Buhurizâde Mustafa Itrî Dede eseri ( 1640-1712)

  *Âyîn en Makam Hüzzâm 3° Selâm : Hamizâde Ismail Dede eseri (1778-1846)   3° Selâm

* Segâh  Son Peşrev & Yürük Semâî : Neyzen Yusuf Paşa eseri (1821-1884)

 

2- MAKAM RAST- PENCGÂH

 Âyîn en Makam  Pencgah 3° Selâm : Molla Abd al- Rahman Câmî eseri (1414- 1492)

 

3- MAKAM BAYÂTΠ

 Âyîn en Makam  Bayâtî : Kûçek Derviş Mustafa Dede eseri ( ?1688)

1° Selâm  – 3° Selâm

* Bayâtî Son Yürük Semâî

 

4 – MAKAM HICÂZ

*Âyîn en Makam Hicâz : Kutbun Nâyî Osman Dede eseri ( 1652-1729)

*Âyîn Makam Beyati 1°  Selâm  – 3° Selâm

* Hicâz Son Peşrev  & Yürük Semâî

 

5 – MAKAM ACEMAŞÎRAN

*Acemaşîran Peşrev : Neyzen Salih Dede eseri ( ?1887)

 *Âyîn en Makam Acemaşîran 3° selâm : Neyzen Huseyin Fahreddin Dede eseri ( 1854-1911)

* Acemaşîran Son Peşrev & Yürük Semâî : Gâzî Giray Han eseri (1551-1607)

 

6 – MAKAM FERAHFEZA

*Âyîn en Makam Ferahfezâ : Hamizâde Ismail Dede eseri  3° Selâm

* Ferahfezâ  Son Peşrev & Yürük Semâî : Zeki Mehmet Ağa eseri (1776-1846)

Biografi

KUDSİ ERGÜNER (ney)

@Daniela Incoronato 

Neyzen Kudsi Erguner, klasik osmanlı ve tasavvuf muzigi konusunda uzun yıllardır gerçeklestirdigi konserler ve yayinladigi CD’lerle, hem uluslarasi bir üne sahib olmuş, hem de geleneksel müzigimize evrensel bir boyut kazandırmıştır.

Türk klasik ve tasavvuf müziginin ana enstrumanı ney‘de, Mevlevi geleneginin devamı olan ’’Erguner’’ ekolünun son temsilcisi Ulvi Erguner’in yetiştirdigi tek sanatçıdir.

Italyan Ortaokulu ve Pertevniyel Lisesi’nden sonra 1973 yılından itibaren yerleştigi Paris’te, müzik çalışmalarının yanı sıra, Mimarlik ve Müzikoloji dallarinda yüksek lisans seviyesine kadar ögrenim görmüştür.

1970-72 yillarinda TRT Istanbul radyosunda sanatçı olarak görev yapmış, aynı yıllarda gerçekleştirilen Mevlevi ayinlerinin Fransa, Ingiltere ve Amerika’da yapılan ilk tanıtımlarına katılmıştır.

Türkiye’de yaptıgı calışmalarda Münir Nureddin Selçuk, Kemal Gürses, Nevzat Atlıg, Udi Hırant, Necded Yaşar, Niyazi Sayın, Hüsnü Anıl, İhsan Özgen, Kadri Şençalar, Aka Gündüz, Kani Karaca, Bekir Sıtkı Sezgin, Alaeddin Yavaşça, Cinuçen Tanrıkorur, Recep Birgit, Müzeyyen Senar, Nesrin Sipahi gibi müzigin son üstadları ile birçok konserlere katılmış CD’ler üretmiştir.

Unesco’nun Uluslararası Müzik bölümünde plak ve CD’leri yayınlanan Erguner, yine aynı kurum tarafından Türk müzigi arşivini genişletmekle görevlendirilmiş, 1980 yilindan itibaren, Türkiye ile birlikte Hindistan, Pakistan, Afganistan, Japonya ve Kuzey Afrika ülkelerinde geleneksel müzikler üzerine, araştırmalarda bulunmuş, uzun yıllar Fransız milli radyosunda (Radio France Musique) program yapımcılıgi, yayın danışmalıgı ile birçok festival ve tiyatronun da sanat danışmanlıgını yapmıştır.

Songlines dergisinin yayinladigi « Dünyanin en iyi 50 Geleneksel Müzik Yorumcusu » listesinde yer alan tek türk müzisyen olan Erguner, Peter Gabriel, Robert Wilson, Carolyn Carlson, Maurice Bejart, Georges Aperghis, Alexandre Desplat, Tony Gatliff, Didier Lockwood, Michel Portal, Marc Minkowski, Sarkis, Fazil Say, Mehmet Ulusoy, Cristoph Lauer, Michel Godard, Renaud Garcia-Fons, Hilliard Ensemble, Jordi Saval, Ensemble Lycourgos Angelopoulos, New Ensemble, Atlas Ensemble, Markus Stochausen, Bartabas, Nusret Fethi Ali Khan, Anwar Brahem…) gibi pop muzikten klasik’e, caz’dan, çagdas müzige kadar birbirinden çok farklı konularda ünlü sanatçılarla biraraya gelerek konserler vermis ve CD’ler üretmiştir.

Mehmet Ulusoy’un yönettigi ’’Simyaci’’ ve ’’Benerji’’ piyeslerine hazirladigi muziklerle 1998 ve 2002 yılında, en iyi müzik dalında, ’’Afife Tiyatro Ödulu’’ lerini almistir.

Osmanlı müziginin her türlü dalı başda olmak üzere, farklı konular ve sanatçılarla gerçeklestirdigi yüzlerce CD ye ilave olarak, degişik dillerde makaleleri ve Fransa’da dört (’’Les Contes de Mesnevi’’, ’’Les saints des Derviches Bektachi’’, ’’La Fontaine de la Séparation’’ ve ’’La flûte des Origines’’) Türkiye’de iki (Ayrilik Çesmesi, Bir Neyzen, Iki Derya) yayınlanmış kitabı vardır.

2014 yilinda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2018 yilinda Üsküp Audiovisuel Sanatlar Üniversitesi tarafından fahri doktora verilen Erguner, mayis 2016’da UNESCO tarafindan « Iyi Niyet Elçisi » seçilmiştir.

Halen tüm dünyada gerçekleştirdigi konserlerinin yanısıra, ’’Tasavvuf ve Musiki’’ uzerine konferans vermekte, Venedik Cini Vakfı ve Rotterdam konservatuarında ögretim görevlisi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

 

TAHİR AYDOĞDU (kanun)

Tahir AYDOĞDU, Kanun 1959’da İstanbul’da doğdu. İlk kanun derslerini ünlü kanun sanatçısı olan babası Gültekin Aydoğdu’dan aldı.

1981 yılında Ankara Radyosu’na girdi. 1983 yılında ODTÜ Fizik Bölümü’nden mezun oldu. 1997-2000 yılları arasında TRT Ankara Radyosu TSM Müdürlüğü yapmış, değişik tarihlerde GÜGEF Müzik Eğitimi Bölümü’nde, 1987-2000 yılları arasında ODTÜ Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmış, ODTÜ Klasik Türk Müziği Korosu şefliğini yürütmüş, bu çalışmalarından ötürü kendisine “2001 ODTÜ Takdir Ödülü” verilmiştir. Hasan Ferit Alnar’ın “Kanun Konçertosu”nu, bestecisinin dışında icra eden ikinci, “Çiftetelli” adlı eserini de seslendiren ilk sanatçı olan Aydoğdu; Modern Folk Üçlüsü, Asia Minör grubu, udî Cinuçen Tanrıkorur, caz vokalisti Yıldız İbrahimova, Hollandalı ve İspanyol sanatçılar, ülkemizin seçkin orkestraları ve çeşitli yaylı sazlar dörtlüleriyle yurt içinde ve yurt dışında birçok konser verdi.

Aydoğdu’nun ilk solo albümü “Hasret” 2004’te satışa sunulmuş, Gültekin Aydoğdu’yla beraber hazırladığı Kanun Metodu ise 2010 yılında yayımlanmıştır. 2005 yılında TRT Radyo 4’te hazırlayıp sunduğu “Tellerden Dökülen Nağmeler” programıyla TMOK (Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi) tarafından “Toplumsal Fair Play Ödülü Şeref Madalyası”na layık görülmüştür. Yurt içinde 15 ve 75 ülkede yayınlanan 5 albümü bulunan sanatçı, ABD’den Japonya’ya, Kanada’dan Hollanda’ya 50’dan fazla ülkede başarıyla ülkemizi temsil etmiştir. Aydoğdu, halen TRT Ankara Radyosu’nda kanun sanatçısı olarak görevine devam etmektedir.

Konserin gerçekleşecek olan mekanı:

 

 

ATTA Festival

Atta, çocukların sanat ve kültür haklarından yola çıkan, şehrin çocuk ve gençlik festivali olarak tüm sanat ve performans biçimlerinin yanı sıra teknolojik ve interaktif içeriklere de yer veren Türkiye’nin bebekler ve çocuklar için tek uluslararası sanat festivalidir. Atta her yıl çocuk hakları günü (20 Kasım) etrafında İstanbul ve Ankara’da gerçekleşmektedir.

 

“Happy Manif”

Ekip: David Rolland Chorégraphies, Fransa.

Happy Manif, 19. yüzyılın sonlarından günümüze ünlü koreograflara adanmış, site-specific biçiminde sürükleyici bir dans ile sanatçıların ortak ilham kaynağı olan doğaya özgü, neşeli ve müthiş koreografisi olan bir gezintidir.

İki dansçı ve kulaklıklarda çalan müziğin rehberliğinde, katılımcılar klasik baleden çağdaş dans doğaçlamalarına, post-modern dans öncülerinin eksantrik gösterileri ile dans tarihinde bir seyahate çıkarlar.

 

Konsept ve performans: David Rolland and Valeria Giuga
Müzikal kompozisyon: Roland Ravard
Yapım: Association Ipso Facto Danse.
Partnerler: DRAC des Pays de la Loire, Conseil Régional des Pays de la Loire, Conseil Départemental de Loire-Atlantique, Ville de Nantes.
Daha önce gösterildiği yerler:  Arnavutluk, Bosna-Hersek, Fransa, Hırvatistan, İsviçre, Romanya, Sırbistan

45 dakika
7 yaş ve üzeri
Ücret: 60 TL
Katılımcının dili doğrultusunda Türkçe, Fransızca veya İngilizce dillerinden biri kulaklıkta seçilecektir.

 

ATTA Festival

Atta, çocukların sanat ve kültür haklarından yola çıkan, şehrin çocuk ve gençlik festivali olarak tüm sanat ve performans biçimlerinin yanı sıra teknolojik ve interaktif içeriklere de yer veren Türkiye’nin bebekler ve çocuklar için tek uluslararası sanat festivalidir. Atta her yıl çocuk hakları günü (20 Kasım) etrafında İstanbul ve Ankara’da gerçekleşmektedir.

 

“Happy Manif”

Ekip: David Rolland Chorégraphies, Fransa.

Happy Manif, 19. yüzyılın sonlarından günümüze ünlü koreograflara adanmış, site-specific biçiminde sürükleyici bir dans ile sanatçıların ortak ilham kaynağı olan doğaya özgü, neşeli ve müthiş koreografisi olan bir gezintidir.

İki dansçı ve kulaklıklarda çalan müziğin rehberliğinde, katılımcılar klasik baleden çağdaş dans doğaçlamalarına, post-modern dans öncülerinin eksantrik gösterileri ile dans tarihinde bir seyahate çıkarlar.

 

Konsept ve performans: David Rolland and Valeria Giuga
Müzikal kompozisyon: Roland Ravard
Yapım: Association Ipso Facto Danse.
Partnerler: DRAC des Pays de la Loire, Conseil Régional des Pays de la Loire, Conseil Départemental de Loire-Atlantique, Ville de Nantes.
Daha önce gösterildiği yerler:  Arnavutluk, Bosna-Hersek, Fransa, Hırvatistan, İsviçre, Romanya, Sırbistan

45 dakika
7 yaş ve üzeri
Ücret: 60 TL
Katılımcının dili doğrultusunda Türkçe, Fransızca veya İngilizce dillerinden biri kulaklıkta seçilecektir.

 

ATTA Festival

Atta, çocukların sanat ve kültür haklarından yola çıkan, şehrin çocuk ve gençlik festivali olarak tüm sanat ve performans biçimlerinin yanı sıra teknolojik ve interaktif içeriklere de yer veren Türkiye’nin bebekler ve çocuklar için tek uluslararası sanat festivalidir. Atta her yıl çocuk hakları günü (20 Kasım) etrafında İstanbul ve Ankara’da gerçekleşmektedir.

 

“Happy Manif”

Ekip: David Rolland Chorégraphies, Fransa.

Happy Manif, 19. yüzyılın sonlarından günümüze ünlü koreograflara adanmış, site-specific biçiminde sürükleyici bir dans ile sanatçıların ortak ilham kaynağı olan doğaya özgü, neşeli ve müthiş koreografisi olan bir gezintidir.

İki dansçı ve kulaklıklarda çalan müziğin rehberliğinde, katılımcılar klasik baleden çağdaş dans doğaçlamalarına, post-modern dans öncülerinin eksantrik gösterileri ile dans tarihinde bir seyahate çıkarlar.

 

 

Konsept ve performans: David Rolland and Valeria Giuga
Müzikal kompozisyon: Roland Ravard
Yapım: Association Ipso Facto Danse.
Partnerler: DRAC des Pays de la Loire, Conseil Régional des Pays de la Loire, Conseil Départemental de Loire-Atlantique, Ville de Nantes.
Daha önce gösterildiği yerler:  Arnavutluk, Bosna-Hersek, Fransa, Hırvatistan, İsviçre, Romanya, Sırbistan

45 dakika
7 yaş ve üzeri
Ücret: 60 TL
Katılımcının dili doğrultusunda Türkçe, Fransızca veya İngilizce dillerinden biri kulaklıkta seçilecektir.

 

 

 

23. İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında

Söylesi: Christophe Pradeau, “Avrupa’nın vücudu

 

Avrupa’nın vücudu

Beden sözcüğü, yazar ve sinemacı Mathieu Riboulet’in (1960-2018) çalışmalarında süreklilik arz ediyor. Bizleri, arzulanan ve arzu eden bedenlerin güzelliğinin gizemini ama aynı zamanda hasta, yabancılaşmış ve meta olarak algılanan bedenlerin mutsuzluğunu düşünmeye davet ediyor. Bireysel bedene gösterilen bu dikkatin, yavaş yavaş kitaplara nasıl yayıldığını göreceğiz. Bunlardan ilki (Maurice Nadeau yayınlarından sonra Gallimard tarafından yayınlanan), genellikle, Fransa’nın merkezinde yer alan Limousin bölgesinde geçen aile romanlarıdır. 2008’den itibaren Verdier tarafından yayınlanan kitaplar, Paris’ten Berlin’e, Bologna’dan Moskova’ya, Avrupa çerçevesinde ele alınıyor. Bu kitaplarda, “Biz” demeye izin veren toplumsallaşma hissini sorgulanıyor. Riboulet, büyük İtalyan ressam Caravaggio’nun “kutsal olanın sıradan olana dönüştürülmesi » fikrinden yola çıkarak Avrupa tarihinin yara izlerini, Avrupa “bedeninin” sorunlu birliğini irdeleyen hikayeler yaratıyor.

Romancı ve deneme yazarı, Christophe Pradeau, La Verdier yayınevi tarafından yayınlanan, La Souterraine (2005), La Grande Sauvagerie (2010), Les Vingt-quatre Portes du jour et de la nuit (2017) ve Belin yayınevi tarafından yayınlanan Proust à Illiers-Combray. L’Eclosion du monde (2013) kitaplarının yazarıdır. Sorbonne Üniversitesi’nde 19. ve 20. yüzyıl Fransız edebiyatı dersleri veriyor.

Söyleşi, tiyatro ve sinema oyuncusu Serge Renko tarafından yönetilecek.

 

Giriş ücretsizdir, simültane çeviri yapılacaktır.

 

 

İş birliğiyle.

 

İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Sanat Merkezi işbirliğiyle düzenlenen seminerlerin ilki 25 Ekim’de gerçekleşecek.

18:00 – 20:00 arasında

Picasso’s playfulness

Konuşmacı Alexander Van Eck, Ekonomi Üniversitesi

Gerçeklik Sonrası Çağda Kübik Bakmak

Konuşmacı Sevay İpek Aydın, Ekonomi Üniversitesi

İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Sanat Merkezi işbirliğiyle düzenlenen seminerlerin ikincisi 21 Kasım’da gerçekleşecek.

18:30 – 20:00 arasında

Kübizmin Türkiye Yolculuğu

Konuşmacı Bengü Aydın Dikmen

Estetik Algı ve Beyin

Konuşmacı Burak Erdeniz

İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Sanat Merkezi işbirliğiyle düzenlenen seminerlerin ikincisi 21 Kasım’da gerçekleşecek.

18:30 – 20:00 arasında

Yapay zekada derin öğrenme ve sanat

Konuşmacı Burak Erdeniz

Söyleşi: “Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa”
macLyon Direktörü Isabelle Bertolotti

 

1984 yılında kurulan Liyon Çağdaş Sanatlar Müzesi macLYON, 1995 yılında Renzo Piano tarafından tasarlanan binasına taşındı. Modüler tasarımı sayesinde her yeni projeyle en baştan kurgulanmaya imkân tanıyan bir mimariye sahip müzenin programlarında Fransa’dan ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar yer alıyor. Müzede düzenlenen çağdaş sanatın farklı disiplinlerine yer veren sergiler, uluslararası kurumlarla yapılan işbirlikleri sonucu biçimleniyor. macLYON koleksiyonunun en önemli özelliklerinden biri, sanatçılarla doğrudan kurulan işbirlikleri sonucunda üretilmiş yapıtlara odaklanması.

2018 yılından itibaren macLYON’un direktörlüğünü üstlenen Isabelle Bertolotti, farklı dinamiklerin yarattığı dönüşümlere ek olarak, zamanla değişen eğilim ve zevklerin yarattığı baskıyla karşı karşıya kalan müzelerin temel görevinin geleceğin mirasını korumak olduğunu belirtiyor. Bertolotti konuşmasında, 200 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren müzecilik geleneği çerçevesinde macLYON’un yaklaşımını paylaşacak. Koleksiyon ve süreli sergilerin içeriklerinin oluşturulmasıyla birlikte müzenin farklı aktörler ve ziyaretçilerle olan etkileşimiyle ilişkisini katılımcılara aktaracak.

Isabelle Bertolotti, Liyon 2 Üniversitesi ve École du Louvre’da müzecilik ve çağdaş sanat alanlarında eğitim aldı. 1995 yılından itibaren macLYON’da sergilerden sorumlu olarak görev yapan Bertolotti, tanınırlığı her geçen gün artan sanatçılara odaklanan oluşumlar aracılığıyla Fransa’da ve dünyanın farklı kentlerinde bağımsız küratör olarak çalışmayı sürdürüyor. Ayrıca Bertolotti, her iki yılda bir gerçekleştirilen ve macLYON’un da ev sahipliği yaptığı Liyon Çağdaş Sanat Bienali’nin de sanat direktörlüğünü üstleniyor.

 

Jean-Paul Sartre, Varoluşçu Felsefe ve Sanat

Sartre fenomenolojik ontoloji, hümanist ateist varoluşçuluk ve sorumluluk edebiyatı teorilerini  kurduğu felsefe yapıtları, romanları, tiyatro oyunları, sinema filmi için senaryoları ve biyografik yazılarıyla bir sanatçı filozof olarak çağımızın en popüler filozofudur. İki oturum halinde toplam altı ayrı konuşmadan oluşan paneli Sartre’ın düşüncelerini kapsamlı olarak tanıtmayı ve tartışmaya açmayı amaçlamaktadır. Panelist konuşmacıların her biri araştırmacı ve akademik çalışmalarını sürdüren felsefecilerdir.

  1. OTURUM 18:00-19:30

Gülsu ÇİVRİL Sartre’ın Fenomenolojisinde Ben Olmak Ne demektir?

Alican TURAL Sartre’a Göre İmgelem

Metin BAL Varlık ve Hiçlik’te Sartre’ın Varoluşçu Felsefesi

 

  1. OTURUM 19:45 – 21:00

Merve SUNAY Bir Aydın Olarak Sartre’la Aydınlar Üzerine

Nermin URGANCI Sanat Yapıtlarıyla Sartre’ın Estetik Teorisi

Bulut YAVUZ Sartre’ın Bağlı Sanat Teorisi Üzerine

26 Ekim Salı Saat 19:00

Acele Baba Aranıyor!

Yönetmen Xavier De Choudens

Oyuncular Franck Gastambide, Melisa Sözen

2019, 101dk

Film Fransa’da yaşayan mülteci çocukların yaşadıkları zorlukları mizahi bir yolla anlatıyor. Damien, ilkokulda öğretmenlik yapan ve sessiz, sakin bir yaşam süren genç bir adamdır. Bir gün, öğrencilerinden Bahzad adında bir çocuğun, ebeveynlerinin geçmişi nedeniyle sınır dışı edileceğini öğrenir. Öğrencisinin sınır dışı edilmesine üzülen Damien, çocuğun ülkede kalması için neler yapabileceğini düşünür. Damien, avukat olan kız kardeşi Melanie’nin de yardımıyla Bahzad’ın babası olduğunu söyleyerek onu nüfusuna geçirir. Damien, Bahzad’ı sınır dışı edilmesini engellese de onun gibi birçok çocuğun olduğunu fark eder. Kurtarılması gereken çocuklar için bir şeyler yapmaya karar veren Damien ve kardeşi Melanie, bürokrasinin sınırlarını zorlamaya başlar.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

SİNEMA KULÜBÜ: LES HERITIERS

MİRASÇILAR

07.12.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2014 | yönetmen Marie-Castille Mention Schaar | komedi, drama | 105dk | Türkçe altyazılı

Özet

Gerçek bir hikayeden.
Créteil (Fransa) Léon Blum Lisesinde bir öğretmen, en zayıf lise 2 sınıfının öğrencilerini ulusal bir tarih yarışmasına katılmalarına karar verir. Bu karar öğrencilerini değiştirecek.

Oyuncular

  • Ariane Ascaride
  • Ahmed Dramé
  • Noémie Merlant

Yönetmen Quentin Dupieux

2019, 112dk | Fransızca. Türkçe altyazılı.

Oyuncular Jean Dujardin, Adèle Haenel, Albert Delpy

Cannes 2019 Yönetmenlerin 15 Günü, 5 adaylık.

Karısı tarafından terk edilen Georges’un hayatta en önem verdiği şey saf deriden ceketidir. Püsküllü ceketinden başka bir şeyi gözü görmeyen Georges, başkalarının herhangi bir ceket sahibi olması fikrini dahi kabul edemez. Georges’un bu saplantısı, onun farklı bir adama dönüşmesine neden olur. İzleyicisini şaşırtıp rahatsız ederken zaman zaman da güldüren akıcı bir film.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Goethe Institut işbirliğiyle.

Alman ve Almanya-Fransa ortak yapım filmlerin sunulacağı gösterimlere giriş ücretsiz ve serbesttir.

 

12.11.2019, Salı
saat 20.00 – Yollarda / Roads (100′)

13.11.2019, Çarşamba
saat 16.30 – Gundermann (128′)
saat 19.30 – Adam ve Evelyn (100′)

14.11.2019, Perşembe
saat 13.30 – Yollarda / Roads (100′)
saat 16.30 – Atlas (100′)
saat 19.30 – Oray (100′)

15.11.2019, Cuma
saat 13.30 – Gundermann (128′)
saat 16.30 – Üç Kardeş / All My Loving (116′)
saat 19.30 – En Güzel Çift / Das schönste Paar (97′)

16.11.2019, Cumartesi
saat 13.30 – Süs Balıkları / Goldfische (111′)
saat 16.30 – Odamda / In My Room (120′)
saat 19.30 – Evdeydim, ama / Ich war zuhause, aber (105′)

Detaylı program: www.kinotr.org

Giriş serbesttir. Yerler salon kapasitesi dahilindedir.

Festivalin bu yılki teması “Sokakta sinema”. Festivalin ulusal jüri başkanı yönetmen Ömür Atay. Programda 41 ülkeden, 21’i Fransa yapımı toplam 312 film yer alıyor. Farah Zeynep Abdullah, Metin Akdülger, Ömür Atay, Arda Yıldıran, Marc Rissmann (Game of Thrones, Last Kingdom) ve Ana Ularu söyleşilere katılacaklar.

Detaylı program: www.izmirkisafilm.org

https://drive.google.com/drive/folders/1oMsLnwm7j3ftbJoQpW9JA2i3A0eehTR9

Giriş serbesttir. Yerler salon kapasitesi dahilindedir.

+18

Yönetmen: Nadav Lapid

FRANSA, İSRAİL, ALMANYA / 2019 / 123’ / Fransızca, İbranice. Türkçe altyazılı

Oyuncular: Tom Mercier, Quentin Dolmaire, Louise Chevillotte

– 2019 BERLIN — Altın Ayı

İsrail’den Paris’e göç eden ve kimliğini tamamen reddeden bir adamı merkezine alan Eşanlamlılar’ın senaryosu, yönetmeni Nadav Lapid’in hayatından izler taşıyor. Filmin başkarakteri Yoav, hiç hazzetmediği ülkesi İsrail’den, sonuna kadar benimsemeye karar verdiği Paris’e taşınır. Kökenlerini silmek, Fransız olmak, Père Lachaise mezarlığına gömülmek ister ama özü, bedenindedir, çifte kimliği onu hiç bırakmaz.

Cinsellik/şiddet sahneleri içerir!

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen Marie-Castille Mention Schaar 

2014, 105dk | Fransızca. Türkçe altyazılı.

Oyuncular Ariane Ascaride,  Ahmed Dramé, Noémie Merlant

Gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır.
Fransa’da bir lise öğretmeni, en zayıf 2. sınıf örencilerini ulusal bir tarih yarışmasına sokmaya karar verir. Bu karar öğrencileri nasıl değiştirecektir?

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen Cédric Klapisch

2019, 110dk | Fransızca. Türkçe altyazılı.

Oyuncular François Civil, Ana Girardot, Eye Haïdara

Remy ve Melanie, Paris’te aynı mahallede yaşayan ancak birbirlerinden haberleri olmayan iki komşudur. Mélanie sosyal medya üzerinden sürekli başarısızlıkla sonuçlanan randevulara çıkarken, Rémy bu konuda daha başından hiç şanslı değildir. Sürekli internete bağlı yaşayan bu gençler, büyük şehrin yalnızlığında, çok da zor olmaması gereken bir aşk arayışı içindedir. Aynı sorunlarla boğuşan, aynı mekanlara gidip, aynı caddelerde yürüyen Remy ve Melanie’nin yolları bir aşk hikayesinde kesişebilecek midir?

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen Anne Fontaine

2019, 112dk | Fransızca. Türkçe altyazılı.

Oyuncular Lou de Laâge, Isabelle Huppert, Charles Berling

Genç ve güzel bir kadın olan Claire, kötü üvey annesi Maud tarafından işletilen babasının otelinde çalışmaktadır. Maud’un güzelliği, üvey annesinin önlenemez kıskançlığına neden olur. Claire’a genç bir adamın aşık olmasından deliye dönen Maud, Claire’ı evden kovar. Sokaktan bir başına kalan genç kız, kendisini özgür hissedebileceği bir sığınak bulur. Ona bu dünyanın kapılarını açan, bambaşka bir dünyayı keşfetmesini sağlayan ise yedi yabancıdır.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

20 Aralık Cuma Saat 20:00

The Voice Fransa finalisti, Yeni Yıl etkinlikleri dahilinde.

Biletler 10 TL / 20 TL Institut français Izmir  gişesinde. (Cumhuriyet Blv. N: 152 Alsancak)

DERYA YILDIRIM

Derya Yıldırım Fransa’da doğdu . Müziğe olan tutkusuyla çocukken özel piyano dersleri aldı, ardından konservatuvarda eğitim gördü. Üniversite diplomasını mimarlık alanında alan Yıldırım, bu dönemde piyanodan ayrılmadı ve hem çalmayı hem de çocuk öğrencilerine ders vermeyi sürdürdü. 16 yaşındayken “O Ses Türkiye”ye katıldı ancak şansı yaver gitmedi.

2016 yılında “O Ses Fransa”da finale kalmayı başardı ve şu anki menajeri tarafından keşfedildi. Temmuz ayında İstanbul’a yerleşen Derya Yıldırım, ilk konserini Institut français Izmir’de verecek,  piyanosu eşliğinde türkçe ve fransızca şarkılar seslendirecek.

 

“Müzik benim hayat felsefemdir. Umudum…”

Küçüklüğümden beri hep şarkı söylerdim. Elbise giyip elimde kumanda ile aynanın karşısına geçip şov yapardım :)) 11 yaşımdayken annem beni özel piano kursuna yazdırdı. 3 sene orada okudum, ve konservatuarı kazanıp 7 sene orada okudum. Hem pratik hem teorik. 16 yaşımdayken, o ses türkiyeye katılıp türkiyeye kendimi ilk orada tanıttım. Çok kısa sürdü, koltuklar dönmedi 🙂

Lise’den sonra 1 sene Müzik fakültesinde okudum. Sonra mimarlığa yönlendim. O zaman 19 yaşındaydım. Mimarlık okulunu kazandığımda konservatuarı bırakmak zorunda kaldım – ikisi birden çok zordu, ve bana çok ağır geliyordu. Hem okuyup, hem de paramı piano dersi vererek kazanıyordum. 3sene boyunca. Toplam 10-15 civarlarında küçük çocuk öğrencilerim vardı. Ve çok severdim. Onlar da beni:)

Mimarlığa başladığımda, ilk senesinde aynı zamanda yine aynı yarışmaya katıldım, ama bu sefer Fransa’da. Ve bu kez 4 koltuk döndü. Bu yarışma bana çok uğurlu geldi, tecrübe kazandırdı, ve beni hem Fransa’da, hem de Türkiye de tanıttı. Hatta Türkiye’den menejerim beni oradan keşfetti.

Bugüne kadar hem okulumu bitirmeye çalıştım, (çok başarılı bir öğrenciydim.. sürekli sınıf birincisi olup, yaptığımı zevk ile yapardım…) hem de müziğe bir şekilde devam etmeye çalıştım. Şarkılar yazdım.. alt yapı/düzenleme yapmayı öğrendim… kendi tarzımı buldum… 3 farklı dilde hem yazıp hem söyleyebiliyorum. (Fransızca- İngilizce- Türkçe). Ayrıca ne yapmak/yapmamak istediğimi biliyorum. Temmuz ayında mezun oldum. Ve şimdi İstanbul’a yerleşiyorum.”

10. İNSAN HAKLARI BELGESEL FİLM GÜNLERİ

11 – 14 Aralık Saat

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 10. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri Institut français Izmir ve Mimarlar Odası salonlarında gerçekleşecek.

Gösterimlere giriş ücretsizdir.

Filmler hakkında tüm bilgiler için tıklayın

Etkinlik sayfası: tihvbelgeselfilm.org

Fransız Kültür Merkezi’ndeki gösterimler:

11 Aralık Çarşamba
12:00 TEBEŞİR
12:20 IŞIĞI AL / TAKE LIGHT
14:00 AYAK İZİ
14:30 KRALİÇE LEAR
16:15 TERMİNALDE ÖLÜM / DEATH IN THE TERMINAL
17:30 YIKINTILAR ARASINDA
17:50 BAŞKALARININ SESSİZLİĞİ / THE SILENCE OF OTHERS
19:45 KÖPEK FİLMİ

12 Aralık Perşembe
12:00 KUMUN GECESİ
12:35 SAKLI HAÇ
13:20 BARUT KÜPELİ KADIN / WOMEN WITH GUNPOWDER EARRINGS
15:00 TANRI GÖÇMEN ÇOCUKLARI SEVER Mİ ANNE?
17:10 DİĞER ADAM: F.W. DE KLERK VE  APARTHEID’İN SONU / THE OTHER MAN: F.W. DE KLERK AND
THE END OF APARTHEID

18:45 İŞÇİLERİN KUPASI / THE WORKERS CUP
20:35 AFGANİSTANBUL

13 Aralık Cuma
12:00 BABALAR VE OĞULLARI / OF FATHERS AND SONS
14:00 UZAKTA HAVLAYAN KÖPEKLER / THE DISTANT BARKING OF DOGS
15:50 UMUDUN TADI / TASTE OF HOPE
17:25 KURŞUNDAN DA GÜÇLÜ / STRONGER THAN A BULLET
19:00 AMINA

14 Aralık Cumartesi
12:00 ONUN FİLMİ
13:35 MUHİ: GENELLİKLE GEÇİCİ / MUHI: GENERALLY TEMPORARY
15:25 VAROLMA COŞKUSU  / THE EUPHORIA OF BEING
17:10 SAMA İÇİN / FOR SAMA
19:20 KİMSESİZLER OTELİ

 

  • BARUT KÜPELİ KADIN / WOMEN WITH GUNPOWDER EARRING

https://www.youtube.com/watch?v=-JRJPvGLRnc

Süre: 77’ / Yönetmen: Reza FARAHMAND / English Subtitled

Iraklı genç bir kadın, Irak ordusunun kadınlara ve çocuklara yaptığı muameleyi sorgularken, kendisi de hikâyenin parçası oluyor.

  • İŞÇİLERİN KUPASI / THE WORKERS CUP

https://www.youtube.com/watch?v=X5teswV_7S8

Süre: 92’ / Yönetmen: Adam SOBEL / English Subtitled

Dünyanın en zengin ülkelerinden Katar’da, 2022 FİFA Dünya Kupası hazırlıkları için, çok düşük ücretlerle çalıştırılan göçmen işçiler arasında bir futbol turnuvası düzenlenir.

  • IŞIĞI AL / TAKE LIGHT

https://www.youtube.com/watch?v=9eu1ToXEvtA

Süre: 79’ / Yönetmen: Shasha NAKHAI / English Subtitled

Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip olsa da kendi nüfusuna elektrik sağlayamayan Nijerya’daki elektrik krizine bakış.

  • BABALAR VE OĞULLARI / OF FATHERS AND SONS

https://www.youtube.com/watch?v=6i3j95bPWW8

Süre: 99’ / Yönetmen: Talal DERKI / English Subtitled

Yönetmen Talal Derki iki yıldan uzun bir süre boyunca Suriye’nin kuzeyindeki küçük bir köyde El-Nusra savaşçısı, Ebu Usama’nın ailesiyle yaşar ve   çocukların gençliklerini bırakıp sonunda Cihatçı savaşçılara dönüştükleri anı yakalamaya çalışır.

  • BAŞKALARININ SESSİZLİĞİ / THE SILENCE OF OTHERS

https://www.youtube.com/watch?v=UHNEtSJIep0

Süre: 96’ / Yönetmen: Robert BAHAR, Almudena CARRACEDO

“Unutma Anlaşması” ile adalet arayışları imkânsız hale getirilen, yakınları katledilmiş Franco rejimi mağdurları, kendi ülkelerinde bulamadıkları adaleti bir Arjantin mahkemesi aracılığıyla sağlamaya çalışırlar.

  • TERMİNALDE ÖLÜM / DEATH IN THE TERMINAL

https://www.youtube.com/watch?v=nc7m7lpSbkE

Süre: 56’ / Yönetmen: Tali SHEMESH, Asaf SUDRI / English Subtitled

2015 yılında, İsrail’de bir otobüs terminaline terör saldırısı yapılır. Belgesel güvenlik kameralarından, cep telefonlarından alınan görüntüleri, tanıklıkları içeriyor ama uyaralım: Her şey göründüğü gibi değil.

  • MUHİ: GENELLİKLE GEÇİCİ / MUHI: GENERALLY TEMPORARY

https://www.youtube.com/watch?v=4quUId3IJYI

Süre: 87’ / Yönetmen: Rina CASTELNUOVO, Tamir ELTERMAN / English Subtitled

Gazzeli neşeli bir erkek çocuk olan Muhi 7 yıldır, iki halk arasına sıkışmış halde, İsrail’de bir hastanede yaşamaktadır ama hastanedeki süresi de dolmak üzeredir.

  • DİĞER ADAM: F.W. DE KLERK VE APARTHEID’İN SONU / THE OTHER MAN: F.W. DE KLERK AND THE END OF APARTHEID

https://www.youtube.com/watch?v=RIt5-RuRGHE

Süre: 76’ / Yönetmen: Nicolas ROSSIER

Güney Afrika’da Apartheid döneminin son başkanı olan F. W. de Klerk…  Dört yıl içinde Mandela’nın gardiyanlığından başkan yardımcılığına ilerleyen bu adamı daha eşit ve adil bir Güney Afrika  için hızlı bir başlangıç yapmaya iten neydi?

  • SAMA İÇİN / FOR SAMA

https://www.youtube.com/watch?v=vsvBqtg2RM0

Süre: 100’ / Yönetmen: Waad Al-KHATEAB, Edward WATTS

Suriye’nin Halep şehrindeki genç bir anneden kızına sevgi dolu bir mektup; savaşın kadınca deneyimlenmesinin samimi ve destansı bir yolculuğu…

  • UMUDUN TADI / TASTE OF HOPE (Film français)

https://www.youtube.com/watch?v=XmiFetlidT0

Süre: 71’ / Yönetmen: Laura COPPENS / English Subtitled

2010 yılında, Güney Fransa’daki bir çay paketleme işletmesinin kapatılması kararı üzerine, işçiler 1336 gün süren bir direnişle fabrikanın sahibi olurlar.

  • UZAKTA HAVLAYAN KÖPEKLER / THE DISTANT BARKING OF DOGS

https://www.youtube.com/watch?v=tMd5LmPHe6o

Süre: 90’ / Yönetmen: Simon Lereng WILMONT

Ukrayna’nın doğusunda, savaşın sürdüğü  Donetsk bölgesinde büyükannesiyle yaşayan on yaşındaki Oleg’in gündelik hayatı; çatışmaların çocuklar üzerindeki etkisi.

  • VAROLUŞUN COŞKUSU / THE EUPHORIA OF BEING

https://www.youtube.com/watch?v=iCoSEZrWLpc

Süre: 84’ / Yönetmen: Réka SZABO / English Subtitled

Éva Fahidi, Auschwitz Birkenau kampından Macaristan’a döndüğünde 20 yaşındaydı. 70 yıl sonra, Éva’dan kendi hayatıyla ilgili bir dans ve tiyatro gösterisine katılması istendi.

  • YIKINTILAR ARASINDA

https://www.youtube.com/watch?v=Zzi3R1oUZKk

Süre: 12’ / Yönetmen: Özcan ALPER

Hücredeki günlerini düşünceleriyle baş başa geçiren genç şair Lal, çocukluğunun şehrine döndüğünde hatırladığı her şeyin yıkıldığını, dağıldığını görür.

  • KUMUN GECESİ

https://www.youtube.com/watch?v=l28rDGYxW4Y

Süre: 25’ / Yönetmen: Ali Ergül

1980’li yılların sonları ile 2009 yılına kadar, İstanbul’da kot kumlama atölyelerinde çalışan  binlerce işçi  tedavisi olmayan Silikozis hastalığına yakalandı.

  • TANRI GÖÇMEN ÇOCUKLARI SEVER Mİ ANNE?

https://www.youtube.com/watch?v=32V1UhUAhM4

Süre: 96’ / Yönetmen: Rena Lusin BİTMEZ

Dört göçmen çocuğun gözünden, Ermenistan’dan İstanbul’a göçmen olarak gelen Ermeni ailelerin yaşam mücadelesi ve eğitim alma gayretleri…

https://www.youtube.com/watch?v=m2PZnS7_b4I

Süre: 60’ / Yönetmen: Cem Hakverdi / English Subtitled

Türkiye’de yerleşim merkezlerinden uzakta yaşam mücadelesi veren yüzbinlerce sokak köpeği ve onları yaşatmaya çalışan hayvanseverlerin olağanüstü çabası.

  • SAKLI HAÇ

https://www.youtube.com/watch?v=Os-Cybnskto

Süre: 32’ / Yönetmen: Altan SANCAR, Serhat TEMEL

1915 sonrası Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Müslümanlaştırılmış Ermenilerin çocuklarının ve sonraki kuşakların yaşadığı kimlik bunalımı, arayış ve geçmişe özlem…

  • AFGANİSTANBUL

https://www.youtube.com/watch?v=LSxNPTpwSKc

Süre: 20’ / Yönetmen: Ulaş TOSUN

Sewab’ın bireysel hikâyesi ekseninde, Ortadoğu halklarının savaş ve sömürü deneyimi, beklentileri…

  • TEBEŞİR

https://ozgurdenizli.com/tag/ozge-astan/

Süre: 14’ / Yönetmen: Özge ASTAN / English Subtitled

Çıkarılan özel yasayla diploması elinden alınan ve bir gecede işlevsiz hale gelen Özge, artık “illegal” bir öğretmendir. Okulu evine, evini okula dönüştürmüştür.

  • AYNI EVİN ÇOCUKLARI

Süre: 59’ / Yönetmen: Hasan ÖZGEN, Kurtuluş ÖZGEN

‘Bir evi terk etmek’ aslında neyi terk etmektir?’ 20. yüzyılın başlarında yaşanan ve siyasal tarihe Balkan Göçleri ve Küçük Asya Felaketi olarak geçen olguların sessiz tanıklarının yaşadığı derin travmalar…

  • PRIAPOS’UN GELECEĞİ / THE FUTURE OF PRIAPOS

https://vimeo.com/302867296

Süre: 6′ / Yönetmen: Nejla OSSEIRAN / English Subtitled

Emekli olduktan sonra havası ve doğası sağlığına iyi geleceği için Karabiga’ya yerleşen Emine Coşkun, burada termik santral kurulmasına karşı uzun soluklu bir mücadeleye girer.

  • ZEYTİNİ ÖLDÜRMESİNLER / DON’T LET THEM KILL THE OLIVE TRESS

https://vimeo.com/241220557

Süre: 6’ / Yönetmen: Nejla OSSEIRAN / English Subtitled

Haziran 2017’de jeotermal sondaj çalışması için zeytinliklerinin ortasında hafriyat çalışması yapıldığını haber alan Gülpınar köyü halkının Zeytin Nöbeti.

  • PIRIPKURA

https://www.youtube.com/watch?v=5q6DTbWBdxw

Süre: 81’ / Yönetmen: Renata TERRA, Bruno JORGE, Mariana OLIVA / English Subtitled

Brezilya’nın yağmur ormanlarında yaşayan Piripkura kabilesinden son iki göçebeye kamerasını yönelten yönetmenler, tehlike altındaki değerlere dikkat çekiyor.

  • KURŞUNDAN DA GÜÇLÜ / STRONGER THAN A BULLET

https://www.youtube.com/watch?v=W_vp2ItuPFo

Süre: 74’ / Yönetmen: Maryam EBRAHIMI

Saeid Sadeghi’nin   İran-Irak savaşında çektiği fotoğrafların birçoğu şehitlik için savaş propagandası yapmak amacıyla kullanılır…

  • AMINA

https://vimeo.com/324333884

Süre: 70’ / Yönetmen: Kıvılcım AKAY

Senegalli bir göçmen olan Amina, İstanbul’da bir tekstil şirketinde mağaza modeli olarak çalışmaktadır.

  • KİMSESİZLER OTELİ / THE HOTEL OF WAIFS

https://vimeo.com/295939305

Süre: 71’ / Yönetmen: Rıdvan KARAMAN

Evden çok uzakta geçici bir dinlenme yeri, karanlık bir lunaparkta solgun bir eğlence, ruhun dolambaçlı yollarında coşkulu bir gezinti…

  • ONUN FİLMİ / HER FIRST

Süre: 75’ / Yönetmen: Su BALOĞLU, Merve BOZCU

On dört yönetmen, Türkiye sinemasında kadın sinemacı olmayı, kadın olmayı, çalışan kadın olmayı anlatıyor.

16 Aralık Pazartesi 2019

ULUSLARARASI GÖÇ FİLMLERİ FESTİVALİ

Institut français Türkiye ve IOM (Uluslararası Göç Örgütü) işbirliği.

Uluslararası Göçmenler Günü çerçevesinde, Uluslararası Göç Filmleri Festivali.

Sinema ve göç, kendileri de göçmen olan film yapımcılarının hareket halindeki dünyayı betimleyen filmler yapmasıyla bir asırdır süregelen büyülü bir bağa sahiptir. Söz konusu filmler, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, onların kalplerine dokunmuştur. BM Göç Örgütü kısa adıyla IOM tarafından dünya çapında ortak bir takvimde gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkıları anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor.

Program:

16:00

Hayati (My Life) Yönetmen; Sofi ESCUDE FRAGMAN 80 dk

17:30 – 18.40 arası

Dying for Europe – Yönetmen; Nikos PILOS FRAGMAN 17dk

Riski – Yönetmen; Otto REUSCHEL FRAGMAN 15dk

The Power of Passport – Yönetmen; Simona CARNINO FRAGMAN 37

19:00

Misafir (The Guest Allepo to Istanbul) Yönetmen Andaç HAZNEDAROĞLU FRAGMAN  90dk

 

Giriş salon kapasitesi dahilinde serbesttir . Filmler Türkçe ve İngilizce altyazı ile gösterilecektir.

 

HAYATİ (MY LIFE)

2015 yılında, Ossamah Al Mohsen ve 8 yaşındaki oğlu Macaristan sınırında bir TV muhabirinin çelme takarak düşürmesiyle gündeme gelir. Filmde de yer alan sahne aynı zamanda Suriye’deki çatışmanın da simgelerinden biri haline gelmiştir. Bu olay sonrası Ossamah Madrid’de futbol koçu olarak çalışmaya başlar. Fakat ailesinin geri kalanı Türkiye’dedir. HAYATI filmi Ossamah ve oğlu Zeid’i ve Suriye’deki çatışma nedeniyle futbol hayatlarının en iyi yılında zor durumda kalan Moatassam, Youssef ve Muhannad’ın hikayesini anlatıyor.

DYING FOR EUROPE*

1. Dünya Savaşı’ndan bu yana tarihteki en büyük göç akımı, kişisel hikayelerin kesitleri ile ortaya çıkar. Film, Avrupa’da daha iyi bir yaşam hayal etmeye cesaret eden ve hatta “yeni” bir yaşam için hayatlarını vermeyi göze alanların gücü ve umuduna odaklanır. Filmin yönetmeni konuyla ile ilgili olarak; Avrupa Birliği’nin sınırlarını nasıl “güvenli” tutacağını düşündüğü sırada niyetinin, göçmen ve mültecilerin karşı karşıya oldukları zorlu ve tartışmalı gerçekleri ortaya koyarak, dikkatleri onların üzerine çekmek olduğunu söyler.

*Bu filmdeki bazı görüntüler kimi seyirciler için rahatsız edici olabilir.

RISKI

8-18 yaşları arasında onlarca Faslı genç ile birlikte, Mohammed, Kuzey Afrika’nın doğu sahilinde bulunan bir İspanyol şehri Melilla limanında, Akdeniz’in kıyısında yaşıyor. Film, Muhammed’in bir gün Avrupa’ya giden bir yük gemisine binebilme umuduyla geçen günlerini anlatıyor.

THE POWER OF PASSPORT

Maria, Petrona, Isabel ve Sabina, kocasıyla birlikte otuz altı yıl süren iç savaşın yıktığı ve şimdi büyük şirketler tarafından mahrum bırakılan batı Guatemala’nın Maya-Ixil bölgesinde yaşıyor. Hayalleri ABD’de iyi iş bulmak. Film Orta Amerika’da geçen bir göç hikayesi.

MİSAFİR (FROM ALEPPO TO ISTANBUL)

Akrabalarını Suriye’deki savaşta kaybeden 7 yaşındaki Lena, küçük kız kardeşiyle birlikte, onları sonunda Türkiye’ye götüren bir yolculuğa çıkar. Bir yandan yaşamını sürdürebilmek için para kazanmak, diğer yandan da küçük kız kardeşine annelik yapmayı öğrenmek zorundadır. Ailesinin öldüğünü kabullenmeyi reddeder ve ısrarla Suriye’ye geri dönmek ister. Bu zorlu yolculukta karşılaştığı tüm engelleri aşarak bir kahramana dönüşür.

07 Ocak Salı Saat 19:00

Eyvah Anne Oluyorum

Yönetmen Noémie Saglio

Oyuncular Juliette Binoche, Camille Cottin, Lambert Wilson

2017, 94 dk

Birbirinden çok farklı anne-kız Avril ve Mado’nun başına gelenler… Evli ve çalışan bir kadın olan 30 yaşındaki Avril, annesinin aksine, çocuksu, kaygısız ve küstahtır. Mado ise orta yaş krizindedir. Son derece farklı bu kadınlar, aynı zamanda hamile kaldıklarında aynı evi paylaşmak zorunda kalır. Henüz büyükanne olmayı kabullenemeyen Mado bu yaşta anne olma fikriyle uğraşırken, Avril ise annesini yeniden bir anne olarak hayal etmekte zorlanmaktadır.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

14 Ocak Salı Saat 19:00

Hain

Yönetmen Marco Bellocchio

Oyuncular Pierfrancesco Favino, Maria Fernanda Cândido, Fabrizio Ferracane

2019, 150 dk

1980’lerde Sicilya’daki mafya grupları arasındaki uyuşturucu pazarı mücadelesi her zamankinden daha sertti, sınırlar aşıldı. Mafya lideri Tommaso Buscetta her şeyi geride bırakıp eşi ve çocuklarıyla Brezilya’ya gitse de Sicilya mafyası peşini bırakmıyordu. Tüm yakınları bir bir öldürüldü. Brezilya polisi tarafından sınır dışı edilen Buscetta, kutsal yeminini bozup mafyanın tarihini değiştiren bir kararla, İtalyan yargısına bütün bildiklerini anlattı. Gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır…

Uyarı: Bu filmdeki bazı sahneler izleyiciyi rahatsız edebilir.

2019 Cannes Festivali 12 adaylık

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

21 Ocak Salı Saat 19:00

Melek Yüzlü

Yönetmen Vanessa Filho

Oyuncular Marion Cotillard, Ayline Aksoy-Etaix, Alban Lenoir

2018, 108 dk

Bekar anne Marlene, bir gece tanıştığı bir adam için 8 yaşındaki kızını terk eder ve tek başına bırakır.  Küçük kız sahip olduğu tek ebeveyn olan annesini geri kazanmak için mücadele vermek zorunda kalacaktır. Duygusal ve bir o kadar da rahatsız edici konusuyla film, gazetelerde rastladığımız kötü muamele sonucu birbirlerinden ayrılan anne-çocuk hikayelerine derin bir bakış kuruyor.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.