Müzik: Arthur H

Arthur H, “Amour chien fou” başlıklı dünya turnesi kapsamında Mayıs ayında İstanbul’da sahne alacak.

Jacques Higelin’in oğlu olan Arthur H kısa sürede babasının ününden sıyrılarak kendi yolunu çizdi. Birçok farklı müzikal etkiden ilham alan müzisyenin repertuarı ve sahnesi, şiir, masal ve hiciv kullanımıyla farklılık yaratıyor.
“Amour chien fou” albümüyle herkesten farkını açıkça ortaya koyan Arthur H, en ağır şiiri bile rock müziğin enerjisi ve pop müziğin neşesiyle bir akrobat gibi harmanlıyor. Arthur risk almayı seviyor.

Çılgınca iddialı olan bu onuncu stüdyo albümü, Meksika, Bali ve Tokyo arasındaki seyahatlerinde derlenmiş tınılardan yola çıkıyor.  “Amour chien fou” bir aşk albümü. Arthur H albümünde hem kendinden hem de bizden bahsediyor. Her zaman aşık olmak gerektiğini bilen bir sanatçı o. İster peri, ister büyücü olsun, ister boksör ister gönüllerin kraliçesi olsun, kadınlar her zaman onun sözleri ve müziğinde yaşıyor.

Dada Salon Kabarett

 

 

SİNEMA: AGNÈS, VARDA’YI ANLATIYOR

30. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ

Fransız Kültür Merkezi’nin işbirliği içerisinde olduğu 30. Ankara Uluslararası Film Festivali, yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Fransız yönetmen Agnès Varda’nın “Agnès, Varda’yı Anlatıyor” belgeselini Ankara sinemaseverlere sunmaktadır.

2 gösterim:

  • 19 Nisan Cuma saat 19.00
  • 27 Nisan Cumartesi 11.30
  • Yer: Büyülü Fener Kızılay sinemalardı 

Belgesel | 2019 yönetmen Agnès Varda | 115dk| Fransızca  ve Türkçe altyazılı

İlk gösterimini Berlin UFF’de yapan film; yönetmen, yerleştirme sanatçısı ve fotoğrafçı Agnès Varda’nın kendi sanatsal bakışlarını ve fikirlerini anlattığı bir belgesel. Kamera önünde de kamera arkasında olduğu gibi seyirciyi görsel bir yolculuğa çıkarıyor.

festival programı: www.filmfestankara.org.tr/30-auff-programi-izlence/ 

SERGİ: ANNE, ANNELER…

Türkiye’de bulunan Ankara, İstanbul ve İzmir Fransız Kültür Merkezlerinden sonra, ünlü fotoğraf sanatçısı Lâm Duc Hiên’in Anne, anneler sergisi Bursa’da sergilenecektir. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle ve Alliance Française Bursa işbirliği içerisinde. 

  • 01.11.2019 – 01.12.2019 arası
  • Açılışı: 01.11 Cuma saat 19.00

Anne, anneler sergisi

“Mekong, nehirlerin anasıdır,” demiştir bu nehrin kıyılarında muhtemelen 1966’da doğduktan sonra sürgüne gitmek zorunda kalan, mülteci kamplarında yaşayan, ardından Fransa gibi bir ülke tarafından evlat edinilen ve kendine sürgünün çeşitli kat ve katmanlarından rengarenk ve değişken bir kimlik inşa eden o kişi. Önce kendi kimliğini, ardından da tüm kıtalarda fotoğrafladığı başkalarınınkini inşa eder, çünkü sürgün sadece bir coğrafya meselesi değildir, öncelikle siyasi, toplumsal, ekonomik ve aynı zamanda dilsel dışlanmayı dile getirir, öyle ki, insan kendini kendi ülkesinde bile yabancı konumunda bulabilir. İşte kendini hem Fransız hem Laos’lu olarak tanıtan ve bu anlamda Cioran’ın “insan bir ülkede değil, bir dilde yaşar ” düsturunu benimseyen Lâm Duc Hiên’in fotoğrafçılık çalışmaları esas olarak bu olguya tanıklık eder.
Lâm Duc Hiên’in imajları olumsuzdan yola çıkarak tanımlamayı reddettiği kadın ve erkeklere itibarlarını iade eder. Kongo Demokratik Cumhuriyeti ya da Vietnam’da olsun, Tibet ya da Haiti’de, Laos ya da Çin’de, Moldavya ya da Irak’ta, bu “evsiz barksızların”, “meteliksizlerin”, “mülksüzlerin”, “yurtsuzların”, “güvende olmayanların” ve “sesi kısılanların” yüzlerini, bedenlerini, hareketlerini asla gasp etmeksizin ele geçirerek onları tam aksine, kendi varlıklarının zenginliği içinde, kendi yönelimlerinin öznesi olarak ve yaşamaya devam etmenin bile başlı başına bir direniş eylemi olduğu bağlamlarına oturtarak sunar bizlere.
Bu parşömen yüzler bize bir soru sormaktadır.
Bu palimpsestler bize bir hikâye anlatmaktadır.
Bu ele geçirilen hareketler siluetlerine bir nebze olsun sonsuzluk aşılamaktadır.
Bir de yaşanmışlık taşan bakışlara yansıyan ifadeler ve onlardan yansıyan o ışıltı vardır, bir çocuğun elmacık kemiklerindeki kanlı canlı yaşamın kırmızısı, minnacık bir varlığın üzerine kapanmış bir annenin kolları, başka çocukların kahkahaların cayırtısı… Ve işte bu kahkahaları, bebek ağlamalarını ve annenin mırıldadığı ninnileri neredeyse duyarsınız, aynı şekilde, çöl rüzgarlarında cildinin çatladığını ya da ötekinin, açık bir darbenin aralığından sızarak donduğunu hissetmek de mümkün.
İşte bu noktada Lâm Duc Hiên, ele aldığı kişi ve konuları asla nesneleştirmeden onlarla tam olarak bütünleşmektedir; çünkü onların tarihi, ona kendi tarihini de hatırlatmaktadır. “Düş gücü belleğin ta kendisidir”. Ola ki Lâm Duc Hiên’in fotoğrafları için de bunu söylemek mümkündür.
Lâm Duc Hiên, İnsan hizasından fotoğraf çekmektedir, özelikle de kadın ve çocuklar hizasından, aynı zamanda sıklıkla da anneler hizasından. Onun çektiği resimlere yansıttığı şey, aslında insanların çocuğunun görmeği dahi başaramadıkları ve fazlasıyla sıklıkla unuttuklarıdır: oysa dünyada tek geçerli ölçek vardır, o da bireyin ölçeğidir, her türlü sefaletseviciliğin ötesinde, Lâm Duc Hiên’in ilgisini çeken de sadece budur. Savaşların tek varlıkları kurbanlarıdır. Barışın ölçüsü, bir çocuğun vurulmaksızın okuluna gidebilmesidir. Gerisi siyasi soyutlamadır, ekonomik çıkardır, artık neredeyse bir evi bahçesindeki su kuyusundan bile ayıracak kadar saçma sapan noktalara taşınan sınırların çizimidir.
Ve Lâm Duc Hiên, zaman zaman bir kentin fotoğrafını çektiğinde, adını bu şekilde koymaktan çekindiğimiz kentleşmenin insanlık dışı niteliğini o kadar yakın plandan çeker ki, söz konusu olan daima bireylerdir. Onları o mekânda hayal ederiz, çağdaş dünyanın çılgınlığı onları oraya istiflemiştir, onların insanlığın sınırlarında yaşayışlarını hayal ederiz ve çoğu kez en güçlü ifade yöntemi ima etmektir.
Lâm Duc Hiên’in çalışmaları, insanın gözü açan, göz açtıran türden çalışmalardır, her bakışın siyasi olduğunu hatırlatır bizlere ve gözümüzü açıp açmamanın sadece bize kaldığını…
“Zorunluluğun fotoğrafçısı” olarak onun her bir fotoğrafı, bizler için çoğu zaman radyoda cızırdayan bir ses ya da bıkkın gözlerimizin önünden geçiveren görüntüler olmakla sınırlı kalan ve asla sesini duyamadıklarımızla bizi diyaloğa sokar. Lâm Duc Hiên’in fotoğrafları bizleri asla suçlamaksızın uyuşukluğumuzdan çıkarır. Lâm Duc Hiên’in bakışına yaptığımız bu yolculuk ,bizlere kendimizi suçlu hissettirmez. Bilinçlenmiş hissettirir.

Lâm Duc Hiên

 

kapak fotoğrafı: Guatemala, Chimaltenango bölgesi

 

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on üçüncü kez düzenliyor. Festival bu sene toplumsal olayların bireysel etkilerini düşünmeye davet ediyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 10 yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 7 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on dördüncü kez düzenliyor. Festival bu sene toplumsal olayların bireysel etkilerini düşünmeye davet ediyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 14, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 7 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on beşinci kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 15, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 8 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on dokuzuncu kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, beş kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 19, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. 

Giriş : 8 TL

 

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on altıncı kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 16, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 8 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on altıncı kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 17, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 8 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini on sekizinci kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 18, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. 

Giriş : 8 TL

Yönetmen : Philippe Lioret.

Oyuncular : Vincent Lindon, Fırat Ayverdi, Audrey Dana.

2009, 110 dk. Fransa.

Fransızca. Türkçe altyazılı. Giriş serbesttir.

Usta yüzücü Simon, karısını etkilemek ve yeniden kalbini kazanmak için, genç bir kürt mülteciye Manş Denizi’ni gizlice yüzerek geçmesi konusunda yardımcı olacaktır…

2009 César ödülleri, 10 Adaylık. Farklı festivallerde 4 ödül ve 10 adaylık.

Institut français İzmir, ikinci yılında da İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali’ni ağırlıyor!

Halkların Köprüsü Derneği tarafından 12-16 Nisan tarihleri arasında düzenlenen festivalde, Hindistan, Fransa, Almanya ve İtalya gibi farklı ülkelerden 35’i kısa metraj, 14’ü uzun metraj kurmaca, belgesel ve animasyon film gösterime sunulacak.  Festivalin açılışında Halkların Korosu da bir konser verecek. Konserde, Türkçe, Kürtçe, Zazaca, Yunanca ve Lazca parçalar seslendirilecek.

Halkların Köprüsü Derneği, daha önceki festivalde olduğu gibi bu sene de filmleri, görme engelli bireylerin eş zamanlı olarak izleyebilmesi adına sesli betimleme çalışmalarına hız verdi. Bu amaçla en az 15 film Halkların Köprüsü Derneği gönüllüleri, Sesli Betimleme Derneği ve Otuzbeşlik.com emekçilerinin katkılarıyla sesli betimlendi. Yanı sıra, görme engelli izleyicilerin katılımını da sağlamak üzere ‘Pelerinli Çocuk’ adlı film salonda herkes tarafından sesli betimlemeli izlenecek.

Halkların Dostluğu

Festivalin ilk gün filmlerinden biri olan ‘Umut Limanı/Le Havre’ Aki Kaurismäki yönetmenliğinde, göçmen bir çocuğun Le Havre liman şehrinde yaşayan bir Fransız ile yolunun kesişmesi ve aralarındaki dostluğu anlatıyor. Yine halklar arasındaki dostluğu inşa etmenin öneminden ve yaşanan tüm acılara rağmen bu dostluk ve dayanışmadan umut devşiren filmlerden ‘Yollarda/Roads’ (Sebastian Schipper) festivalin öne çıkan filmlerinden biri.

Panel, Atölye, Sergi ve Söyleşiler

Festivalde, yönetmenlerle yapılacak söyleşilerin yanı sıra bir de panel gerçekleştirilecek. Kurucu başkan Cem Terzi’nin moderatörlüğünde gerçekleşecek panelin konusu Işid saldırısı ile yaşanan Ezidi Soykırımı. Panelin konuşmacıları Zülfü Livaneli, Yazda Derneği’nden Natia Navrouzov, Farida Falıt Jrdo ve soykırımdan sağ kurtulan Ameena Qasım Khalaf.

Institut français İzmir sergi salonunda, Christian Alexander Rogler’in oldukça ses getirmiş ‘Yaşamak İstiyordum/I Wanted to Live’ isimli filminin sürekli gösterimi festival süresince ziyaretçilere açık olacak. 1993 yılından günümüze kadar Avrupa sınırlarında hayatını kaybetmiş 35.597 mültecinin isimleri, ölüm yeri, nedeni ve tarihlerinin bilgisini aktaran bu film, video enstalasyon şeklinde izleyicilerle buluşacak. Bilgi aktarımının alışılmadık ve sinemasal bir formunu yaratan 81 dakikalık bu film öncelikle kaybedilen hayatlar için sessiz ve dijital bir anıt olmayı hedefliyor.

 

Giriş serbest ve ücretsizdir.

Cumhuriyet Blv. No 152 Alsancak t: 466 00 13/14

PROGRAM http://multecifilmfestivali.org/

İzmir Fransız Kültür Merkezi Uluslararası İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali’ni ilk yılında ağırlıyor.

Halkların Köprüsü Derneği tarafından 17-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenen festivalde 20 uzun ve kısa filmin yanı sıra söyleşiler de gerçekleşecek. Fransız yönetmen Philippe Lioret’nin Hoşgelginiz isimli filmi de programda yer alıyor. .

Giriş serbest ve ücretsizdir.

Seanslar ;

17 Nisan Çarşamba, 19.00

18-19-20 Nisan, 12:00’den itibaren

Cumhuriyet Blv. No 152 Alsancak t: 466 00 13/14

PROGRAM http://multecifilmfestivali.org/

İzmir Fransız Kültür Merkezi Uluslararası İzmir Uluslararası Mülteci Filmleri Festivali’ni ilk yılında ağırlıyor.

Halkların Köprüsü Derneği tarafından 17-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenen festivalde 20 uzun ve kısa filmin yanı sıra söyleşiler de gerçekleşecek. Fransız yönetmen Philippe Lioret’nin Hoşgelginiz isimli filmi de programda yer alıyor. .

Giriş serbest ve ücretsizdir.

Seanslar ;

17 Nisan Çarşamba, 19.00

18-19-20 Nisan, 12:00’den itibaren

Cumhuriyet Blv. No 152 Alsancak t: 466 00 13/14

PROGRAM http://multecifilmfestivali.org/

Denis Hermann IFRI-İran Fransız Araştırma Enstitüsü Müdürü, Tahran
Bayram Balcı IFEA-Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü, İstanbul
Türkçe’ye simültane çeviri yapılacaktır. (Çevirmenler, Yiğit Bener, Burcu Balcı)

 

Yakın ve Ortadoğu coğrafyası, dönemin tarihçilerinin notlarında kendine çok yer bulmasa da, modern çağda ve günümüzde, gerçek bir Türk-İran alanı kavramından söz etmek mümkündür.

Birbirlerinden farklı alanlarda eğitim almış ve farklı dönemler üzerine çalışmalar yapan iki uzman, bazı temel konular ve önemli tarihsel gelişmelerden hareketle, Türk-İran coğrafyasını karşılıklı diyalog şeklinde tartışacaklar. Safevi Devleti, Kaçar Hanedanlığı ve Osmanlı arasındaki ilişkilerin gelişimi, bu geniş topraklarda 19. yüzyılda gerçekleşen toplumsal ve siyasal reform, Fars ve Osmanlı imparatorluklarında anayasa hareketlerinin başlangıcı, meşruiyetin yeniden düzenlenmesi ve 20’li yıllarda oluşan yeni elit kesimler, bu sohbetin konularını oluşturacak.

 

Denis Hermann: Tarihçi. Paris Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nde (CNRS) araştırmacı olmasının yanı sıra Tahran’da bulunan Fransız Araştırma Enstitüsü’nün (IFRI) müdürüdür. Temel çalışma alanları Kaçar Hanedanlığı döneminde toplumsal ve entelektüel yapı, özellikle de İmam Şiiliği ve 1906-1911 İran Anayasa devrimidir.

Eserlerinden bazıları: Kaçar Hanedanlığında Şeyhlik. (2017) ; Kirmānī Shaykhism and the ijtihād: A Study of Abū al-Qāsim Khān Ibrāhīmī’s Ijtihād wa taqlīd (Ergon Verlag, Würzburg, 2015) ; Muslim Cultures in the Indo-Iranian world during the Early-Modern and Modern Periods [éd. avec F. Speziale], Klaus Schwarz Verlag/IFRI, Berlin, 2010 ; Shiʻi Trends and Dynamics in the Modern Times (XVIIIth-XXth centuries), [éd. avec S.Mervin], Orient-Institut Beirut/IFRI, Beirut, 2010 ; Shiʿi – Sufi Relations : Past and Present.Historical Relations and Confreric Developments, [éd. avec M. Terrier], IIS & I.B. Tauris [Shi‘i Heritage series], Londres, 2019.

Bayram Balcı: Grenoble Siyaset Bilimi Enstitüsü’nde doktorasını yapan Bayram Balcı, Paris Siyaset Bilimi Enstitüsü’nde araştırma yöneticisidir.  Siyaset bilimci, Türkiye, Kafkaslar ve Sovyet sonrası Orta Asya bölgelerinde siyasi ve dini konularda uzmandır. CNRS/CERI-Siyasal Bilimler’de araştırmacıdır. 2006-2010 yılları arasında Taşkent’teki Fransız Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü’nün (IFEAC) yöneticiliğini yaptı 2011-2014 yılları arasında Carnegie Üniversitesi’ne Ortadoğu Programı’nda misafir araştırmacı olarak davet edilmiştir. 2017 Ekim ayından bu yana İstanbul’da bulunan Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nün müdürüdür

Eserlerinden bazıları: Orta Asya ve Kafkaslar’da Yeni İslam, Paris, CNRS Yayınları (2017). Sovyet Birliği’nin çöküşünün ardından Orta Asya ve Kafkaslar’da İslam (2018). Türkiye’de 15 Temmuz Darbesi, Neden ve Nasıl  Oldu? Hakan Yavuz’la birlikte., Utah Üniversitesi Yayınları (2018).

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA)

İstanbul’da bulunan IFEA, CNRS ve Fransa Dışişleri ve Avrupa Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren bir kurumdur. Türkiye üzerine çalışan araştırmacıları ve öğrencileri ağırlar, beşeri ve sosyal bilimler alanlarında araştırma programları sunar..

 

İran Fransız Araştırma Enstitüsü (IFRI)

Tahran’da bulunan IFRI, Fransa Dışişleri ve Avrupa Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren bir kurumdur. Dünya üzerindeki 27 Fransız Araştırma Enstitüsü’nden biridir. Arkeoloji, beşeri ve sosyal bilimler alanlarında araştırmalara öncülük eder.

TÜRKİYE PRÖMİYERİ: SUSKUNLUK

Yönetmen Merve Gezen’in Suskunluk adlı yeni filminin Türkiye prömiyeri Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde yapılacak.

15 yaşın altına tavsiye edilmemektedir.

Filmin özeti: Hikayelerini duyuracak gücü kendilerinde bulana kadar örselenmiş çocukların sesleri susturulmuştur.

Gösterimden sonra, filmin yönetmen ve senaristi Merve Gezen ve oyunculardan İpek Çeken, Haluk Cömert ve avukat Derya Baykan’ın katılımlarıyla bir söyleşi düzenlenecektir.

 

Merve Gezen (yönetmen)

Paris devlet yüksek konservatuarı ve Sorbonne Üniversitesi tiyatro ve sinema mezunudur.” Hela Sohbetleri”ni 2012’de, Boston’da İnsan Hakları ve Kanada’da en iyi yabancı film ödüllerini aldığı “Nerdesin Aşkım”ı 2014’te, Boston Türk Filmleri Festivali ve Kanada’da en iyi kısa film ödüllerini aldığı Scrabble’ı ise 2016’da çekmiştir. Gezen’in 4. kısa metrajı “Suskunluk” siyah-beyaz ve sessiz film formatındadır.

 

Oyuncular:

Ipek Çeken

 

Hacettepe Üniversitesi, Ankara Devlet Konservatuarın’dan 1988’de derece ile mezun oldu ve İhsan Doğramacı Üstün Başarı ödülünü almıştır. Tiyatro oyunculuğu ile birlikte aynı zamanda Ankara Devlet tiyatrosu Müdür Yardımcılığı ve 7 yıl Müdürlüğü görevlerinde de bulundu. Reklam filmleri, televizyon dizileri, eğitim ve magazin programlarında oyuncu ve sunucu olarak da yer aldı.

Haluk Cömert 

Haluk Cömert, 1959 yılında Ankara’da doğmuştur. Eğitimini Ankara Devlet Konservatuvarı oyunculuk bölümü’nde tamamlamıştır. Adana, Ankara ve Antalya Devlet Tiyatrosu’nda görev yapmıştır. Şu anda Oyunculuk Mektebi’nde sinema, dizi, oyunculuk ve diksiyon dersleri vermektedir. Emanet, Adını Kalbime Yazdım, Yol Ayrımı, Sultan, Kapalı Çarşı, Bir Bulut Olsam rol aldığı diziler arasındadır. Fox Tv’de yayınlanan; başrolü Fikret Kuşkan, Ebru Aykaç ve Emel Çölgeçen’in paylaştığı Kırlangıç Fırtınası dizisinin kadrosunda yer almakta ve Maksut karakterini canlandırmaktadır.

Derya Baykan 

Başkent Üniversitesi Hukuk fakültesinden 2008 yılında mezun olan Derya Baykan, Afsad ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu üyesidir. 2018 yılında ise iki amatör kısa film çalışmasında yönetmenlik ve görüntü yönetmenliği yaptı. Merve Gezen’in Suskunluk isimli filminde hukuk danışmanlığının yanı sıra set fotoğrafçılığı ve oyunculuk görevlerinde bulundu. Fotoğraf ve sinema alanında çalışmalarına, avukatlık mesleği ile birlikte Ankara’da devam ediyor.

 

 

 

Çocuklarla Felsefe Atölyesi

Felsefe nedir ? Neden şeylerin isimleri vardır ? Hayatımızın aslında bir rüya olmadığını nereden bilebiliriz ?
Konuğumuz Jean Paul Mongin ile birlikte atölyeye katılacak olan çocuklar, Sokrates, Descartes ve birkaç başka filozofun da yardımıyla cevapları bulmaya çalışacaklar.

Jean-Paul Mongin, ebeveynlerin çocuklardan önce heyecanla okuduğu kitap serisi Les Petit Platons’un kurucusu, yazar, Paris’te kitabevi sahibi.
Eserleri 20den fazla dile çevrildi. Her yaştan katılımcılara yönelik felsefe atölyeleri düzenlemektedir.

Etkinlik Franzıcadir. Kayıt gereklidir.

 

İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde, 27 Nisan saat 15.00’da, ünlü yazar ve illüstratör Pierre Cornuel size bir kitabın oluşturulması hakkında çok özel bilgiler verecek : not defterlerindeki eskizlerden kitabın baskısına kadar sizinle tüm tüyoları paylaşacak.

Bilgi için 0232 466 00 13 / 14
Fransız Kültür Merkezi – Kütüphane

 

Bu konser, 20 Haziran’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde 16:00 – 22:30 saatlerinde gerçekleşecek Muzik Bazar etkinliği dahilindedir. Muzik Bazar’a giriş 20 TL’dir ve 16 :00-22:30 saatleri arasındaki tüm etkinlikleri kapsar. Biletler aynı gün kapıda satılacaktır. 

Fransız grup Aälma Dili çigan ve balkan müziğinden esinleniyor ve swing ve caz manouche tarzında bir müzik sunuyor. 

Canlı ve hayat dolu müzikleriyle Aälma Dili, Muzik Bazar için tam da aradığımız neşeli ortamı sunacak… Kaçırmayın!

Emilio Castiello  Vokal, keman, mandolin
Clément Oury  Vokal, keman
Benoit Vincent  Vokal, gitar
Johnny Montreuil  Vokal, kontrbas

Vokalist ve gitarist Peter Solo tarafından kurulan Vaudou Game, 1970’li yıllarda ortaya çıkan afro-funk ritimleriyle Togo’nun geleneksel şarkılarını bir arada harmanlıyor. Grubun müziği hiç de geçmişte kalmış gibi değil, aksine orijinal, benzersiz, dinamik ve son derece neşeli bir tarzla sahne alıyorlar. Grup James Brown’ın çığlıklarıyla büyü ayinlerinin ezgilerini son derece uyumlu bir şekilde bir arada duyabileceğiniz bir müzik sunuyor. 2013 yılında çıkan Apiafo albümü, tabiri caizse « eski » tarzda, anolog malzeme ve enstrümanlarla kaydedilmiş.

Grubun kurucusu Peter Solo, müziksel sunumun ötesinde, yabancılar tarafından sıklıkla yanlış anlaşılan ya da çarpıtılan vudu (büyü) kültürünü de yansıtmayı hedefliyor : Çevremize duymamız gereken saygı ve mütevazi bakış açısı, özünde bizden çok daha güçlü olan ve bizi aşan doğayı oluşturan unsurlarla uyum içinde yaşamak. Peter Solo, bu kültürü tanıtırken, dünyayı korumak ve gündemden düşmeyen bir konu olan, gezegenimizin geleceğini düşünmenin farklı şekillerini bizlere sunuyor.

Peter Solo Vokal, gitar

Vicente Fritis Klavyeler, vokal

Jerôme Bartolome Saksafon, vokal

Guilhem Parguel Trombon, vokal

Simon Bacroix Bas gitar, vokal

Hafid Zouaoui Davul

Bilet satış: https://www.facebook.com/epicfairlive/

Bilgi: www.epicfair.live

https://www.facebook.com/epicfairlive/

Atmosferi ve müzik seçkisi ile benzersiz, İzmir’in ilk ve tek müzik festivali Kendine Has sunar: Epic Fair 2019, 4. yılında yeniden Kültürpark’ta!

Festivalde bu sene izleyeceğimiz isimler;

Kendine Has Kübana sahnesi:
Nekropsi • HMLTD (U.K.)
Ouzo Bazooka (ISR) • Shame On Us (ISR)
Gözyaşı ÇetesiBant Mag. Dj. set

Red Bull Music Ada sahnesi
Vaudou Game (FR) • iNSANLAR
IslandmanHedonutopia
BrekNaduve (ISR)

Göl sahnesi:
Alek Lee (ISR) • UndomondoJan
Apeiron Collective • Local Soundboyz

Festivalin 2. dönem avantajlı biletleri Mobilet’te.
Ayrıca sınırlı sayıda (aracı komisyonsuz) basılı biletler Alsancak’ta Edit’te, Bornova’da ise Rock’n Burger’da.

www.epicfair.live

https://www.facebook.com/epicfairlive/

SİNEMA KULÜBÜ: LA COUR DE BABEL

11.05 ve 25.05.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2014 | yönetmen Julie Bertuccelli | belgesel | 89dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Onbir ila onbeş yaş arasındaki bir grup genç, Fransızca öğrenmek için biraraya gelirler. Gine’den, Belarus’tan, İrlanda’dan, Sırbistan’dan, Venezüella’dan, Senegal’den, Çin’den, Libya’dan gelmektedirler. Krizden, neo-Nazilerden, infibülasyondan, yoksulluktan, yalnızlıktan, geleceğin eksikliğinden kaçıyorlar. 

Ergenlik sorunları, kaybedilen ve bulunanların sürekli değişen dengeleri ve köken, kültür ve beklentilerin oluşturduğu farklar herkes için aynı zorlukların keşfinde birbirlerini yok ederler. Ama Julie Bertuccelli, üzücü bir hikaye anlatmıyor, ancak başlangıçta bu maceranın coşkusunu, hayal kırıklıklarından daha fazla olduğunu, utangaçlıktan daha güçlü olan tutkuları ortaya koyuyor. Homolog ve kapalı aynı yaş grup öğrenciler arasında genç yabancılara bir köprü oluşturmak amacıyla pasif olarak öğrenlen bir dilin skolastik bir şekle dönüşümünde ortya çıkan zorlukların ortaya koyup masaya yatırıldığı bir film.

SİNEMA KULÜBÜ: BOB LE FLAMBEUR

18.05.2019 Cumartesi –17:30
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1955 | yönetmen Jean-Pierre Melville | polisiye | 104dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Orta yaşlardaki Bob, son zamanlarda maddi sorunlar yaşayan eski bir gangster ve kumarbazdır. Paris’in Montmartre bölgesinde yaşayan Bob, zamanında bir banka soyma girişiminde bulunmuş ve hapis yatmıştır. Bob son dönemde onu umutsuzluğa sürükleyen maddi problemlerini çözmek için yeni bir plan yapar. Kurpiyer arkadaşından Deauville Casino’sunun sabah erken saatlerde soygun yapmak için bir hayli elverişli olduğunu öğrenir ve incelikli bir soygun planı hazırlar…
Usta yönetmen Jean-Pierre Melville’in unutulmaz filminin başlıca rollerinde Roger Duchesne, Isabelle Corey ve Daniel Cauchy var.

Oyuncular

  • Robert Duchesne
  • Isabelle Corey
  • Daniel Cauchy
  • Guy Decomble

SİNEMA KULÜBÜ: LA DOULEUR

13.04 ve 27.04.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2018 | yönetmen Emmanuel Finkiel | drama | 126dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Haziran 1944, Fransa hala Alman işgali altında. Direnişin önemli isimlerden olan yazar Robert Antelme, tutuklandı ve kamplara gönderildi. Kocasını bulmak için herşeye hazır olan yazar ve direniş gruplarından Marguerite, gestapo bir Fransız ajanı ile tanışır. Ona yardım edebilecek tek kişi olan bu sıkıntılı adamla belirsiz bir ilişkiye giriyor. 

Oyuncular

  • Mélanie Thierry
  • Benoît Magimel
  • Benjamin Biolay
  • Shulamit Adar

 

Tiyatro: “Amour Amor”

Hayat yaşamaya değer mi, değmez mi? Albert Camus’nün ölümünün ardından, devrinin en büyük tragedya oyuncularından biri olan, İspanyol asıllı Maria Casarès işte bu sorunun cevabını arayacaktır. 1944-1960 arası Camus ile birlikte gittiği Vaugirard Sokağı’ndaki dairenin üstünde yer alan odaya kapanarak üç gün boyunca kederiyle başbaşa kalır. İsyan eder, intiharı düşünür. Onun mevcudiyetine, onu yeniden bulmaya ve kendinde yaşatmaya ihtiyaç duymaktadır. Ve her yerde var olan geçmiş birden canlanır.

Ayse Garcin bu metni yazarken ve sahneye koyarken Maria Casarès ve Albert Camus’nün oluşturduğu efsanevi çifte farklı bir bakış getiriyor. Maria Casarès’i, Albert Camus’nün sevgilisi olmanın ötesinde güçlü, tutkulu, angaje bir kadın olarak ele almak istiyor. Aşk, kadının yeri, geçen zaman, sürgün veya yaşama cesaretine değin pek çok düşüncenin yer aldığı hikayesini anlatmak istiyor. Ayrıca o dönemin ezgilerini akapella seslendirecek olan oyuncu ve şarkıcı Emmanuelle Bunel’i seçerek, kelimeler yetersiz kalınca, duyguların ifadesinde müziğin önemini vurgulamayı hedefliyor.

Lyon’da tiyatro eğitimi alan, Ayşe Garcin Fransa’da birçok tiyatro oyununda rol almış ve sahneye koymuştur. 1993 yılından beri Türkiye’de Türkçe ve Fransızca oyunlar sahneliyor. Ayrıca Fransa’da, UAİCL de,Türkiye’de Fransız Kültür Merkezi, Theatrama, Arama tiyatrosu ve Galatasaray Üniversitesi’nde tiyatro ve drama eğitmenliği yapmıştır.

Ayşe Garcin tarafından Fransızca kaleme alınan metinde, Maria Casarès’in “Résidente privilégiée” (Ayrıcalıklı Mukim) adlı otobiyografik romanından alıntılar kullanılmıştır.

Sahneye koyan : Ayse Garcin
Rol dağılımı: Emmanuelle Bunel
Camus dış ses : Erick Garcin
Video: Marcel Herrand ve Kaliayev rolü,
Hippolyte
dış ses: Solal Garcin
Video “Le malentendu” : Samantha Lussiez
Video “Casarès’in cocukluğu”: Judith Mack-Drilleau
Gloria dış ses: Carmen Rajoy
Santiago dış ses: Emmanuel Duchemin
Entrelacets Topluluğu’nun katılımıyla
Işık tasarımı: Eric Bellevègue
Görüntü ve ses tasarımı ve yönetmeni: Emmanuel Duchemin
Fotoğraf: Reyhan Kürtür
Yapım: Compagnie La Morena

Giriş serbesttir, kayıt gerektirir. Etkinlik Fransızcadır.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

NUMÉRO UNE

2017 | yönetmen Tonie Marshall | Türkçe altyazılı

Özet

Enerji sektöründe dev bir şirkette tüm basamakları tırmanmış olan başarılı mühendis Emmanuelle Blachey, kendisini Paris Borsası’ndaki en büyük 40 şirketten birinin başına geçmesi için desteklemek isteyen bir grup etkili kadınla tanışır. Ancak halen büyük ölçüde erkekler tarafından yönetilen bu dünyada profesyonel ve özel alanda karşısına çıkan engellerle baş edebilecek midir?…

Emmanuelle Devos, Suzanne Clément, Richard Berry ve Benjamin Biolay’ın başarılı oyunculukları ile…

 

Kült Filmler

ŞEYTAN RUHLU İNSANLAR  

Yönetmen Henri-Georges Clouzot

Oyuncular Paul Meurisse, Simone Signoret, Vera Clouzot Johnny Haliday.

1955 112’ Fransızca. Türkçe altyazılı.

Fransız Kültür Merkezi her ay fransız sinemasının kült filmlerini sunmayı sürdürüyor.

Soğuk ambiyansıyla, dönemin en iyi yönetmenlerinden biri olan Clouzot’nun muhteşem filmlerinden biri. Bir okulun yöneticiliğini yapan Michel tam anlamıyla çekilmez bir karakterdir. Karısı da dahil çevresindeki herkese türlü zalimlikler yapmakta ve okulda çalışanlardan biri olan sevgilisine de aynı ölçüde kötü davranmaktadır. Bu gizli ilişki açığa çıktığında iki kadın da bu adama karşı duydukları nefret sayesinde ortak bir noktada buluşup intikam almaya karar verirler. Kusursuz bir cinayet planı yapıp uygularlar ancak her şey yolunda gitse de gizemli bir olay meydana gelir ve işler karışır. Son sahneye kadar gerilimi sıcak tutan bir film…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

ÇİFTE HAYATLAR

Yönetmen Olivier Assayas

Oyuncular Guillaume Canet, Juliette Binoche, Vincent Macaigne

2018, 107’ Fransızca. Türkçe altyazılı.

Başarılı bir yayınevi yöneticisi olan Alain ve yeni bir kitap çıkarmaya hazırlanan ünlü yazar Leonard bir yandan dijital dönüşümün edebiyat dünyası üzerindeki etkileri ile uğraşıp devrime ayak uydurmaya çalışmaktadırlar. Eşlerinin yanı sıra bir yandan da girdikleri orta yaş krizinin getirdiği sorunları ile boğuşurlar. Eski dost olmalarına rağmen Alain Leonard’ın kitabını yayınlamayı reddeder. Film dijital ekonomiyle dünyanın hızla değişiminin hayatlarımız üzerindeki etkisini edebiyat üzerinden mizahi ve ironik bir bakışla ele alıyor.

2018 Venedik film Festivali, Altın Aslan ve Özel Jüri Ödülü adaylıkları.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Dünya Sineması

DOGMAN

Yönetmen Matteo Garrone

Oyuncular Marcello Fonte, Edoardo Pesce, Nunzia Schiano

2018 99’  İtalyanca. Türkçe Altyazılı.

 

Nazik, sevgi dolu bir adam olan Marcello, köpek bakıcılığı yapmaktadır. Çocukluk arkadaşı olan Simone’nin hapisten çıkıp, mahalleye geri dönmesi ile bambaşka bir hal alır. Eski bir boksör olan Simone’nin mahalleye geri dönmesi, herkesin huzurunun kaçmasına neden olur. Eski dostu yüzünden kendisini şiddet dolu bir dünyanın içinde bulan Marcello, onurunu kazanmaya çalışırken masumiyetini kaybetmeye başlar.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

2018 Cannes, En İyi Erkek Oyuncu ödülü2018 Avrupa Sinema Ödülleri, 3 Ödül. Festivallerde 11 adaylık.

HAYAT OKULU

Yönetmen Nicolas Vanier

Oyuncular François Cluzet, Jean Scandel, Eric Elmosnino

2017 115’. Fransızca. Türkçe altyazılı.

1920’ler Paris’inde yetimhanede yaşayan küçük Paul kırsal kesimde büyük bir toprak ağasının yanında çalışan bir aile tarafından evlat edinildiğinde hiç bilmediği bir yere taşınmak durumunda kalır. Büyük bir arazinin bekçiliğini yapan ve kaçakçıların arazide dolaşmasını önlemeye çalışan üvey babası Borel arsız ve kurnaz bir kaçakçı olan Totoche’nin peşine düşer. İlk başta buradaki yaşantısını sevmeyen Paul, aksi ancak özgür ruhlu kaçak avcı Totoche ile tanışınca gözüne her şey başka gözükmeye başlar. Totoche’tan ormanın ve hayvanların sırlarını öğrenmeye başlayan Paul, daha önce hayal edemeyeceği maceralara adım atacaktır ve burada olmasının önemli bir sebebi vardır…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Masal Okuma
Küçük Lokumlar Buluşması

0-3 yaş arası
Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Sanatçıların Baharı (PDA)

2006 yılında kurulan Sanatçıların Baharı, İstanbul Accueil Derneği tarafından düzenlenen ve ortağımız Sainte Pulcherie Fransız Lisesi sanat galerisi Od’A-Ouvroir d’Art’da her yıl ilkbaharda gerçekleştirilen, satış amaçlı bir sanat sergisi ve sosyal sorumluluk etkinliğidir.

Amaç iki yönlüdür: yeni sanatçıları Türk ve uluslararası kamuoyuna tanıtmak ve dikkatle seçilmiş yardım kuruluşları için para toplamak. Yıllar geçtikçe, bu sergi, Fransız ve uluslararası toplulukların yanı sıra İstanbul’daki tüm sanatseverler için tanınmış bir kültürel buluşma noktası haline gelmiştir.

Printemps des Artistes’in 13. sergisi için 7 ressam, 1 cam sanatçısı ve 2 fotoğrafçı olmak üzere 10 sanatçı seçilmiştir.

Açılış 4 Nisan 2019 Perşembe günü saat 18:30’da gerçekleşecektir.
5-12 Nisan tarihleri arasında görülebilecek sergi, hafta içi her gün 10:00 – 14:00 saatleri arası (sadece çarşamba günü 13:00-17:00 arası) ve hafta sonu 12:30-17:00 arasında ziyaret edilebilecektir.
Çocuklar için sanatçılarla atölye çalışmaları, 6 Nisan Cumartesi günü 10:30-12:30 saatleri arasında yapılacaktır. İhtiyaç sahibi çocuklar için düzenlenen atölye, 9 Nisan Salı günü düzenlenecektir.
Uluslararası topluluk için özel bir sabah buluşması 10 Nisan Çarşamba günü saat 10:30-12:30 saatleri arasında organize edilecektir.

Panel “YOLDA”: Türkiye’de 80’li Yıllarda Fotoğrafın Durumu ve Gruplar
Grup f / FOG Fotoğraf Frubu/ Grup 9
Türkiye’de Fotoğraf Grupları (1978-1989)
Kapsamında

3 Nisan 2019 Çarşamba Saat: 19:00’da, küratörlüğünü Merih Akoğul’un yaptığı “YOLDA” sergisi kapsamında bir panel düzenlenecek. Moderatörlüğünü Merih Akoğul’un yaptığı, Her üç gruptan birer fotoğrafçının katıldığı ve 80’li yıllarda fotoğrafın durumunun ve grupların fotoğraf üzerindeki etkisinin konuşulacağı programda, grup üyelerinin işlerinden örnekler de bir gösteri eşliğinde sunulacak.

Panel Türkçe olacak.
Giriş serbesttir, kayıt gerektirir.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

Aydın Karadöller Grup 9

 

Bülent Özgören FOG fotoğraf grubu

 

Celal Oflaz Grup f

Frankofoni Sinema Haftası çercevesinde İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Fas Başkonsolosluğu, Kanada Başkonsolosluğu, Romanya Başkonsolosluğu, Romen Kültür Merkezi ve Tunus Başkonsolosluğu isbirliğiyle, 25 – 29 Mart arası frankofon ülkelerden birçok filmi gösterime sunacak.

Gösterimler 25 – 29 Mart haftası İstanbul Fransız Kültür Merkezinde yapılacaktır. Katılım için ön kayıt yapmanızı rica ederiz.

 

Program :

25 Mart Pazartesi saat 19:00’da:

Au pays des merveilles (Jihane El Bahhar)
Fas | 2017 | Komedi | 110 dk. | Arapça | Fransızca Altyazılı

Burjuva bir kadının hikayesidir, şüphe uyandıran ve iddialı, yaşam koşullarının zor olduğu Orta Atlas dağlarında mütevazı bir ailenin hayatını paylaşmaya iten olayları içeriyor.

 

28 Mart Persembe saat 19:15’de :

Paris’te Son Konser (Radu Mihăileanu)
Romanya | 2009 | Dramatik komedi | 120 dk. | Fransızca, Rusça | Türkçe Altyazılı

Eski orkestra şefi Andrei Filipov, orkestrasının üyelerini yeniden bir araya toplama fırsatını hemen değerlendirir. Tek bir konser için Moskova’dan Paris’e gidecek ve kendilerini Bolşoy Filarmoni olarak tanıtacaklardır. Ancak Andrei’in Paris’te bir işi daha vardır; solo kemancıları olacak genç bir kadınla görüşmesi gerekmektedir. Karanlık sırları nedir? Peki ya gerçek Bolşoy onları yakalarsa?

 

29 Mart Cuma saat 18:00’de :

Zaineb n’aime pas la neige (Kaouther Ben Hania)
Tunus | 2016 | Belgesel | 94 dk. | Fransızca, Arapça | Fransızca Altyazılı

2009. Zaineb dokuz yaşında ve Tunus’ta annesi ve küçük kardeşi ile birlikte yaşıyor. Babası bir araba kazasında vefat etti ve annesi Kanada’da yaşayan bir adamla yeni bir hayata başlamak ister. Zaineb’e sonunda karı görebileceğini söyledik! Ama kayınpederi ve Kanada ona ilham vermiyor ve Zaineb karı sevmiyor. Hikaye Zaineb’in 6 yılda hayatının nasıl degiştigini ele alıyor.

 

29 Mart Cuma saat 20:00’de :

Là où Atilla passe… (Onur Karaman)
Kanada | 2015 | Dramatik komedi | 92 dk. | Fransızca | Fransızca Altyazılı
Kanada’da bir çift tarafından evlat edinilen Türk doğumlu genç adam, Türk bir kızla arkadaş olduğunda yabancılaşma duygularına kapılıp kökenleri ile yüzleşir.

 

Söyleşi: “Gerilimin efendisi Grangé ile insan doğasının köşelerine yolculuk”
Jean-Christophe Grangé ve Tankut Gökçe

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Doğan Kitap işbirliğiyle, Jean-Christophe Grangé ağırlıyor.
Bu vesileyle, Grangé, en son yayınlanan gerilim kitabı ” Ölüler Diyarı “’nın tanıtımını yapacak.

Paris’te iki striptizci kız peş peşe öldürülür. Kızların iç çamaşırlarıyla bağlanmış ve ağızlarına taş tıkanarak öldürülmüş olmaları akla özel ritüelleri getirir.
Cinayet Büro Amiri Stéphane Corso, bu cinayetleri araştırmakla görevlendirildiğinde, ne peşinde olduğu katilin karmaşık ruh halinin ne de girmesi gereken karanlık dünyanın farkındadır.
Soruşturma onu geçmişi şaibeli, Goya hayranı bir ressama götürür: Philippe Sobieski’ye. Ressamla Corso arasındaki düello, porno, sadomazoşizm ve sapkınlık dünyasının labirentlerinde bir kedi fare oyununa dönüşür.
Bu arada yetimhanede büyüyen ve kendisine kol kanat geren kadın polis sayesinde mesleğe adımını atan Corso da zor bir dönem geçirmektedir. Boşanmanın eşiğinde çocuğunun velayetini almaya çalışan Corso, üstlendiği dava nedeniyle kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorundadır.
Gerilimin efendisi Grangé, “Ölüler Diyarı”nda insan doğasının kuytu köşelerini keşfe çıkıyor…

 

Jean-Christophe Grangé
1961’de Fransa’da doğdu. Çeşitli haber ajansları ve gazeteler için çalıştı. Paris-Magazine için bilimsel röportajlar hazırladı. Bütün dünyada ve Türkiye’de aylarca çok satanlar listesinden inmeyen Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Koloni, Ölü Ruhlar Ormanı, Sisle Gelen Yolcu, Kaiken, Lontano, Kongo’ya Ağıt, Ölüler Diyarı adlı kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Tankut Gökçe
Galatasaray Fransız Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Fransız Dil ve Edebiyatı Bölümünde okudu.
Dogan Edmont yayınları için: “L’Empire des Loups”, “Miserere”, “La Foret des Manes”, “Le Passager”, “Kaiken”, “Lontano” kitaplarının çevirmenliğini yaptı.

 

 

Giriş serbesttir, kayıt gerektirir. Simültane çeviri yapılacaktır.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

Müzik Bayramı: Deluxe

Chinese Man topluluğu tarafından 2007 yılında Aix-en-Provence’da keşfedilen Deluxe grubu, müzik tutkusunu paylaşan üç çocukluk arkadaşı tarafından kuruldu : Kilo, Kaya ve Pietre. Üçlüye daha sonra 2007 yılında Soubri ve Pépé ve 2010 yılında Liliboy katıldı. The Roots, Beat Assaillants, Matthieu Chedid ve Serge Gainsbourg gibi isimlerden ilham alan Deluxe grubu, elektro mix’lerle içiçe geçen farklı müzik aletlerinin yarattığı kendilerine özgü bir tınıya ve her zaman bir bıyıkla süslenen renkli ve çılgın bir görünüme sahip.

2016 yılı Ocak ayında çıkan « Stachelight » başlıklı son albümlerinden 3 yıl sonra ve Fransa ve birçok ülkede verdikleri sayıları 500’ü geçen konserlerin ardından Deluxe 2019 ilkbaharında çıkacak yeni albümleriyle tekrardan gündemde ! Yeni bir albüm aynı zamanda yeni bir turne, daha da çılgın tasarımlı, renkli ve parlak kostümler, tamamen farklı bir sahne tasarımı ve özellikle de açık yürekli enerjilerine daha da fazla alan bırakan yeni bir canlı performans anlamına geliyor. Elbette grubun artık simgesi haline gelen bıyıkları yine ön planda!

Kilo: davul
Kaya: bas
Pietre: gitar
Pépé: saksofon
Soubri: perküsyon
LiliBoy: vokal

 

 

Giriş serbest

Müzik Bayramı: Aälma Dili

Tanışmaları birlikte aylaklık ederken oldu. Müzik her zaman hayatlarının en derinlerindeydi. Üçkağıtçıya benzeyen bu tipler kim? Bir çete mi? Yoksa mafya ya da bir hırsız takımı mı ? Sarsılmaz dostlukla birbirine bağlı bu kafadarların peşine düşmeye kalkarsanız kaybolur gidersiniz… Aälma Dili, delilerin ruhudur! Kendinizi bu dörtlüden sakının… Ne olur ne olmaz !

Sahne üzerinde sanki bir Zorro filminden dışarı fırlamış gibi gözükse de, Aälma Dili Texas dilinden ziyade Balkan toprakları ve müziklerini daha iyi tanıyor. Paris banliyösünden gelen dört kovboyun (Emilio Castiello, Clément Oury, Benoît Vincent ve Johnny Montreuil) kurduğu bu grup bizleri Yugoslavya, Arnavutluk, Makedonya ve hatta Yunanistan’a doğru Doğu’nun fethine çıkarıyor.

Yeni albümleri “Birkaç dinar için” işte Doğu’ya doğru bu hücum seferini anlatıyor. Bir gün kafalarına esince, Makedonya dağlarındaki düğünlere katılmak üzere Balkanlar’a doğru yola çıktılar ama daha sonra rotalarını değiştirdiler. Yunanistan kapısı açıktı, daha sonra Türkiye’ye giden gemiyi kaçırdılar. Yarı yoldan İtalya’ya döndüler, dinarlar dirhem oldu. Çıkarma Batı’da Endülüs sahillerinde başarısızlığa uğradı. Colorado düşleri suya batıp, elleri bomboş, banliyölerindeki evlerine, yani Kuzey’e geri döndüler. Bu hikayeden çıkarılması gereken ders ise bir avuç dinar ve biraz da hayal gücüyle her yöne gitmek mümkün.

Emilio Castiello : Vokal, keman, mandolin 
Clément Oury : Vokal, keman
Benoit Vincent : Vokal, gitar
Johnny Montreuil : Vokal, kontrbas

 

 

Giriş serbest

SİNEMADA TİYATRO: İNSANDAN KAÇAN

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Clément Hervieu-Léger’in yönettiği Molière’in “İnsandan Kaçan” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi 7 Mayıs Salı akşamı saat 19.’da Kızılay Büyülü Fener Sinemaları ekranında. 

  • 7 Mayıs Salı saat 19.00
  • süre: 185dk
  • giriş 35TL (sinema gişesinden temin edilir)
  • oyun Fransızca ve Türkçe altyazılı

ÖZET

İnsanda Kaçan (Le misanthrope), veli ve dini etkiden kurtulmuş bir toplumu görmeyi sağlar; Alceste’nin radikalliği tarafından aşırılıklara sürüklenen, her türlü dünyadan vazgeçmeye hazır olan karakterler, bir gün boyunca insan ırkının çelişkilerini bilmediği bir kalbe maruz bırakıyor.

Yazan: Molière
Yönetmen: Clément Hervieu-Léger

Kostüm: Caroline de Vivaise
Işık: Bertrand Couderc
Oyuncular: Yves Gasc (Basque), Eric Genovese (Philinte), Florence Viala (Arsinoe), Loic Corbery (Alceste), Giles David (du Bois), Adeline d’Hermy (Celimene), Georgia Scalliet (Celimene), Jennifer Decker (Eliante), Pierre Hancisse (Clitandre), Clément Hervieu-Léger et Christophe Montenez (Acaste).
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle.


© Brigitte Enguerand

 

 

SİNEMADA TİYATRO: SCAPİN’İN DOLAPLARI

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Denis Podalydès’in yönettiği Molière’in “Scapin’in Dolapları” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi 8 Nisan Pazartesi akşamı saat 19.’da Kızılay Büyülü Fener Sinemaları ekranında. Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe altyazılıdır.

  • 8 Nisan Pazartesi saat 19.00
  • süre: 120dk
  • giriş 35TL (sinema gişesinden temin edilir)
  • oyun Fransızca ve Türkçe altyazılı

ÖZET

Octave ve Léandre’ın aşkları, iki otoriter baba tarafından engellenmektedir. Seyahat dönüşü babaları onları tanımadıkları kişilerle evlenmeye zorlar. Aşıklar kaderlerini, yardım istedikleri kurnaz Scapin’in ellerine bırakırlar…
Molière’in vazgeçilmez eseri olarak tiyatro tarihinde yerini alan bu piyes, yenilen tokatlar, bitmek bilmez stratejiler ve çevrilen bin bir türlü dolapla tempolu bir oyun.

Yazan: Molière
Yönetmen: Denis Podalydès
Dekor: Éric Ruf
Kostüm: Christian Lacroix
Işık: Stéphanie Daniel
Ses: Bernard Valléry
Makyaj: Véronique Soulier-Nguyen
Sanat Danışmanı ve Koreografi: Leslie Menu
Yönetmen Yardımcısı: Alison Hornus
Dekor Yardımcısı: Dominique Schmitt
Oyuncular: Bakary Sangaré, Gilles David, Adeline d’Hermy, Benjamin Lavernhe, Claire de la Rüe du Can, Dider Sandre, Pauline Clément, Julien Frison, Gaël Kamilindi, Maïka Louakairim, Aude Rouanet
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle.

 

 

Fotoğraf © Christophe Raynaud de Lage

Tiyatro: “En-mot-de-jeu”
Galatasaray Üniversitesi Frankofon Tiyatro Topluluğu: “O Ne La”

Günümüzde teknoloji hayatlarımızda git gide daha fazla yer almakta ve Insanın sürekli gelişen ve yüksek hızda sayıları artan yeni teknolojilere karşı uyum sağlamalı. Dijital ve ikici dünyamızda; iletişimimizi, ilişkilerimizi, fikrilerimizi, duygularımızı doğrudan etkileyen ve bilginin kaynağı sorgulatılmayan dijital verilerin bizi nasıl etkilediğini sorguluyoruz.

Oyuncular :
Elisabeth De Nomazy
Safa Güngör
Ömer Akköseoğlu
Serhat Keleş
Cansu Koral
Adem Aba

Sahneleme :
Galatasaray Üniversitesi Frankofon Tiyatro Topluluğu: “O Ne La”

Oyun süresi :
1 saat

Etkinlik Fransızcadır.

 

FİLOZOFİ ATÖLYESİ: SOCRATE VE DESCARTES ÇOCUKLARA ANLATILIYOR

Çocuklara yönelik filozofi atölyesi!

Jean-Paul Mongin, bir diyalog şeklinde, 9 ila 99 yaş arası çocuklara Socrates ve Descartes gibi büyük filozofları keşfetmelerini ve sonra kendi “neden” makinelerini inşa etmelerini öneriyor.
Gökyüzü neden mavi? Ve neden bir ata carabistouille değil de at denir? Bir şeyin doğru olduğunu nereden biliyoruz? Neden, neden, neden? …

Farklı farklı işlerde görev aldıktan sonra, Jean-Paul Mongin, çocuklara ve gençlere yönelik, büyük filozofların dünyasını anlatan, Küçük Filozoflar (Les Editions Les Petits platons) yayınevini kurar. Kitapları yirmiden fazla dile çevirilir. Felsefe üzerine atölye çalışmalarını sistematik bir biçimde yapan yazar “Anaokullular” programında (France 5’te) özellikle bu çalışmalara yer verir. 30 eseri bulunan yazarın başlıca eserleri : Descartes Amca’nin kötü cini, Leibniz : Mümkün dünyaların en iyisi ve Bilge Sokrates’in ölümü.

Söylesi: “Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa, Alexia Fabre”

MAC VAL, Paris yakınlarında yer alan Val-de-Marne’e bağlı Vitry-sur-Seine’de, dünyanın kültürel ve sanatsal açıdan en zengin bölgelerinden birinde yer alıyor. Bununla birlikte müzenin bulunduğu çevrenin toplumsal yapısı çok katmanlı ve kültür-sanata erişimi kısıtlı grupların yoğun olduğu bir profil sergiliyor. 2005 yılında kurulan MAC VAL, bireylerin sanatla, özellikle de bulunduğu bölgedeki toplumun yapısına cevap veren bir programla bir araya gelebileceği şartları oluşturmayı amaçlıyor.

MAC VAL, Val-de-Marne Çağdaş Sanat Müzesi, 1950’lerden günümüze Fransa’daki çağdaş sanata ve sanat ortamına odaklanan ilk kurum olarak dikkat çekiyor. Bulunduğu çevreyi Fransa ve farklı coğrafyalardan örneklerle irdeleyen kurum, bu süreçte toplumun ortak değerleriyle birlikte çeşitliliğini yansıtarak özgünlüğünü sürdürüyor. Kuruluşundan bu yana dönüşüm halindeki müzenin yer verdiği sanatsal içerik ve kültürel etkinlikler, kamuyla kurum arasındaki ilişkinin de devamlılığını sağlıyor. Ekonomik ve sosyal devrimlerle gün geçtikçe değişen dünyada, kuruluşundan bu yana bulunduğu özel noktadan hem bölgesinin hem de dünyanın geleceğine bakıyor.

MAC VAL’in kuruluşundan beri şef küratörlüğünü üstlenen Alexia Fabre, 1998 yılından itibaren müzenin kuruluş sürecinde etkin rol oynadı. 2005 yılından itibaren kurumun sanatsal ve kültürel politikalarını belirlemenin yanında, müzenin bulunduğu bölgenin toplumsal yapısıyla bağlantılı sergi ve programlara şekil veriyor. 2009 ve 2011 yıllarında Nuit Blanche Paris’nin sanat direktörlüğünü MAC VAL’de süreli sergilerden sorumlu Frank Lamy’yle birlikte üstlendi. 2007-2011 yılları arasında École du Louvre’da ders de veren ve 2017 yılında Québec, Kanada’daki Manif d’Art Çağdaş Sanat Bienali’nin misafir küratörlüğünü yapan Fabre, Grand Palais’deki “Ay” sergisinin (3 Nisan – 22 Temmuz 2019) eş küratörüdür.

İstanbul Modern’in 2012 yılında düzenlemeye başladığı “Müzeler Konuşuyor”, uluslararası müze profesyonellerini Türkiye’deki meslektaşlarının yanı sıra müze ziyaretçileriyle buluşturan bir söyleşi platformu. İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 2019 dizisi, Fransız müzelerinin deneyimine odaklanıyor. Bütün sene boyunca Fransa’daki altı sanat kurumundan temsilciler Fransa’daki sanat kurumlarının müzecilik alanına getirdiği özgün katkılarını, kurumların tarihlerini, organizasyon yapılarını ve gelecek stratejilerini anlatacaklar.

KÜLT FİLMLER SERİSİ

Yönetmen: Claude Sautet

Oyuncular: Yves Montand, Romy Schneider, Sami Frey

Kostüm: Yves Saint Laurent

1972, 110‘’ Fransızca. Türkçe altyazılı.

Bir aşk üçlüsü ve tomurcuklanan bir dostluğun hikayesi. Hurda metal şirketi işleten ve rahat bir yaşamı olan Cesar, Rosalie’yi sever. Ailesine çok yakın olan Rosalie, hayatını Sezar’la paylaşır. Uzun zamandır Paris’te olmayan David ise  bir zamanlar Rosalie’ye aşık olan bir sanatçıdır. Aynı kadına aşık iki adam, dost olacaktır. Muhteşem Sami Frey, sarcıcı ve heyecan verici Romy Schneider, bir fenomen Yves Montand… Dev ekranda tekrar görmeye değer bir klasik.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş

 

.

 

Yönetmen André Techine.

Oyuncular avec Catherine Deneuve, Adèle Haenel, Guillaume Canet.

2013, 115‘’ Fransızca. Türkçe altyazılı.

Yönetmen gerçek bir olaydan esinlenerek bir suçun peşinden gidiyor.

Fazlasıyla detaycı ve tiyatrovari bir anlatım, zamanda gidip gelen bir hikaye, güçlü noktalar ve bilinçli olarak bırakılmış boşluklar, izleyicilere bir polisiye ve kara film keyfi sunuyor. Nice şehrindeki meşhur bir kumarhanenin mirasçısı olan genç kadın annesinin avukatına delicesine aşıktır. 1977’de ortadan kaybolan ve cesedi asla bulunamayan genç kadının ve ardından annesinin verdiği hukuk savaşının öyküsü…

2014 Cannes; Yarışma dışı en iyi film adaylığı.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

2013 Cannes: 9 Adaylık.
2014 Césars: 1 Adaylık.

Yönetmen : Valeria Bruni Tedeschi.
Oyuncular : Valeria Bruni Tedeschi, Louis Garrel, Filippo Timi, Xavier Beauvois.
2013, 144 dk. FR, TR altyazılı.

Kızıl Tugay döneminde İtalya’dan Fransa’ya göç eden burjuva bir ailenin kızı olan 43 yaşındaki Louise, çocuksuz, bekar, ve işsiz bir oyuncudur. Kendisinden oldukça küçük olan ve ağabeyiyle aynı hastalıktan muzdarip bir gençle karmaşık bir duygusal ilişki içindedir. Yönetmenin kendi hayatından esinlenen gerçek ve romantik bir hikaye…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL.
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

JEAN-BERNARD POMMİER PİYANO RESİTALİ

36. Uluslararası Ankara Müzik Festivali ve Ankara Fransız Kültür Merkezi işbirliği ile.

Biletler BILETIX

Biyografi

17 Ağustos 1944 yılında doğan Jean-Bernard Pommier, Fransız piyanist ve orkestra şefidir. Paris Devlet Yüksek Konservatuarında, orkestra şefliği için Yves Nat, Pierre Sancan, ve Eugène Bigot gibi isimlerin derslerine girer. Berlin Uluslararası Genç müzisyenler yarışmasını kazanır ve 1962 yılında, 17 yaşındayken, Tchaïkovski Uluslararası Yarışmasınıda en genç finalist olur.

Resitallerde, solist olarak birçok ünlü orkestralar ile ve avrupada çeşitli festivallerde konserler verir. Oda müziği alanından, özellikle Isaac Stern, Itzhak Perlman… ve Guarneri ve Vermeer quatuorlar ile çalışmıştır.

1972 yılında, Claude Bolling ile beraber iki piyano için sonatı kaydeder. Jean-Bernard Pommier Northern Sinfonia (en) ve Torino Orchestra Filarmonica sanat direktörlüğünü yapmıştır. 
2006 yılında, Menton Festivali sanat direktörü olarak atanmıştır.

 

GÖSTERİM: KABAKÇIĞIN HAYATI

Frankofoni haftası kapsamında, İsviçre Büyükelçiliği işbirliği ile.

KABAKÇIĞIN HAYATI

  • 23.03.2019 Cumartesi, 15:00
  • Giriş ücretsiz
    2017 | yönetmen Claude Barras| animasyon, aile | 66dk | film Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Kabakçık, ilginç bir takma ad olabilir, ama aniden ölmüş annenizin taktığı ad olunca önemsiyorsunuz. Geldiği yetimhanede, Kabakçık kendisi gibi sert görünüşlü ama yüreği yumuşacık çocuklarla tanışacak. Arkadaş grubunun olması, hayattan konuşmak ve şakalaşmak, , keşfedecek ve çok şey var. Ve hatta mutlu olmayı öğrenmek!

 

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, 11 – 17 Mart tarihleri arasında Filmmor Kadın Kooperatifi tarafından düzenlenen Uluslararası Gezici Kadın Filmleri Festivali’ni ağırlıyor.

Kadınlarla kadınlar için sinema yapmak amacıyla kurulan Filmmor Kadın Kooperatifi, yine imkansızlıkları mümkün kılarak, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin 17.’sini düzenliyor.

17. Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde izleyiciler sinemaya ve hayata özgün / feminist kadrajlar açan, 21. yüzyılın ustalarından 49’unun “sinemayla dansı”; Türkiye ve dünyadan 80 film var. Agnes Varda Retrospektifi Agnes Hakkında Her Şey programının yanı sıra, Kadınların Sineması, Kendine Ait Bir Cüzdan, Bedenimiz Bizimdir, Cins-iyet-ler, Feminist Bellek; Ursula K. Le Guin, Kadınların Seçimi; Yerel Adımlar, Geniş Alanlar bölümlerinde 80 film; Hikaye Anlatıcısı Kadınlar, Sinemada Cinsiyet Temsilleri ve Performansları, Feminist Kadraj panelleri; kadınların sinema yapma temaşasını kolaylaştırmak için atölyeler, söyleşiler, forumlar, yönetmenlerle buluşmalar var.

Programın tamamı için buraya tıklayınız.

Sainte Pulchérie Fransız Lisesi
Beyaz Perdede Tiyatro: Scapin’in Dolapları

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Denis Podalydès’in yönettiği Molière’in “Scapin’in Dolapları” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 15 Mart Cuma akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe üst yazılıdır.

Octave ve Léandre’ın aşkları, iki otoriter baba tarafından engellenmektedir. Seyahat dönüşü babaları onları tanımadıkları kişilerle evlenmeye zorlar. Aşıklar kaderlerini, yardım istedikleri kurnaz Scapin’in ellerine bırakırlar…

Molière’in vazgeçilmez eseri olarak tiyatro tarihinde yerini alan bu piyes, yenilen tokatlar, bitmek bilmez stratejiler ve çevrilen bin bir türlü dolapla tempolu bir oyun.

Yazan: Molière
Yönetmen: Denis Podalydès
Dekor: Éric Ruf
Kostüm: Christian Lacroix
Işık: Stéphanie Daniel
Ses: Bernard Valléry
Makyaj: Véronique Soulier-Nguyen
Sanat Danışmanı ve Koreografi: Leslie Menu
Yönetmen Yardımcısı: Alison Hornus
Dekor Yardımcısı: Dominique Schmitt
Oyuncular: Bakary Sangaré, Gilles David, Adeline d’Hermy, Benjamin Lavernhe, Claire de la Rüe du Can, Dider Sandre, Pauline Clément, Julien Frison, Gaël Kamilindi, Maïka Louakairim, Aude Rouanet
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle.

105 dakika / Tek perde.

Biletler:
Tam: 45.-TL
Öğrenci: 30.-TL
*Biletix
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

**Gösterim başladıkan sonra salona seyirci alınmaz.

Fotoğraf © Christophe Raynaud de Lage

KONFERANS: BAŞARININ KADIN YÜZLERİ

Ankara Fransız Kültür Merkezi, Kanada Büyükelçiliği ve Cermodern işbirliği sunar:

İKİ BAŞARILI KADIN, BİR SÖYLEŞİ!

Başarılı iş insanı ve girişimci Leyla Alaton ve İsveç’in Ankara Büyükelçisi Annika Molin Hellgren Ankara Fransız Kültür Merkezi’nin Dünya Kadınlar Günü için düzenlediği “Başarının Kadın Yüzleri” konferansında konuşmacı olacaklar.

7 Mart Perşembe günü CerModern’de gerçekleşecek söyleşide her iki konuk erkek dünyasında kadın olmak ve “Erkekleşmeden başarmak” konusunu kendi bakış açılarından anlatacaklar.

Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü Sébastien de Courtois Leyla Alaton ve Annika Molin Hellgren’i birlikte konferansta ağırlamanın kendileri için çok önemli olduğunu belirterek “Sayın Alaton, sadece kariyeri ile değil, aynı zamanda sivil toplum örgütleri ile birlikte kadının güçlenmesi ve ekonomik bağımsızlığı konularındaki aktif çalışmalarıyla gençler ve kadınlar için çok önemli bir rol model. Sayın Büyükelçi Hellgren de diplomasi dünyasında adından hayranlıkla bahsedilen, çok başarılı bir diplomat. Eminim ki her iki konuğumuz da tüm kadınlara iş yaşamında karşılaşacakları sorunlarla başa çıkmaları konusunda ilham kaynağı olacak” diye konuştu.

  • 7 Mart Perşembe günü saat 19:00’da CerModern’de düzenlenecek konferansa giriş ücretsiz.
  • Konuşma dili Türkçe ve Fransızca, 2 dilde simültane çeviri yapılacaktır. 

Leyla Alaton
1961 yılında İstanbul’da doğan Leyla Alaton, üniversiteyi A.B.D.’nin Fairleigh Dickinson Üniversitesi’nde, İş İdaresi ve Yöneticilik üzerine okudu. Masterını New York Üniversitesi’nde, Sosyal Bilimler dalında tamamladıktan sonra, 1986 yılında Türkiye’ye döndüğünde Alarko Holding Bünyesinde tanıtım ve pazarlama alanında çalıştı. 1992 yılında, Milli Prodüktivite Merkezi tarafından “Yılın İş Kadını” seçilmiştir. 1993 yılında, Davos Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde ilk defa seçilen “Geleceğin Liderleri” arasındadır. 1993 yılında, kendi şirketi olan Megatrend Halkla İlişkiler Danışmanlık Şirketini kuran Alaton, Aérospatiale, Alcatel gibi dünya devlerine danışmanlık yapmıştır. Halen Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olan Leyla Alaton, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyesi olup Fransız Legion d’Honneur nişanı sahibidir. İki çocuk annesi olan Alaton İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Aktif Olduğu Sivil Toplum Girişimleri:
Cartier Dünya Kadın Girişimcilik Ödülü Jüri Üyesi, Womens Forum, New Museum, New York Leadership Council Üyesi, TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği) Üyesi, GYİAD (Genç Yönetici ve İşadamları Derneği) Kurucu Üyesi, KAGİDER (Kadın Girişimciler Derneği) Kurucu Üyesi, GIF (Global İlişkiler Forumu) Üyesi, Darüşşafaka Eğitim Kurumları Danışma Kurulu Üyesi,
Contemporary Art İstanbul Danışma Kurulu Üyesi, Make A Wish (Bir Dilek Tut) Derneği Danışma Kurulu Başkanı, WPO (World Presidents’ Organization) Üyesi. 

Annika Molin Hellgren
1963 yılında dünyaya gelen Hellgren üniversiteyi ENA’da okuduktan sonra İsveç Uppsala Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve ekonomi alanında yüksek lisans yaptı, Türkiye’den önce Irak ve Eritre Büyükelçiliği ve İsveç’in Birleşmış Milletler Daimi Temsilciliği’nde Sağlık ve Gelişme bölümü müdürlüğü görevlerinde bulundu ve İsveç Dışişleri Bakanlığı’nda feminist dış politikadan sorumlu büyükelçi olarak çalıştı. Evli ve iki çocuk sahibi Hellgren, Ingilizce, Fransızca, Arapça ve Türkçe biliyor.

 

 

Masal Okuma: “Küçük Lokumlar Buluşması”

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, kütüphane ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt için: mediatheque.istanbul@ifturquie.org

0-3 yaş arası. 10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Masal Okuma: “Küçük Lokumlar Buluşması”

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, kütüphane ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt gereklidir.

0-3 yaş arası. 10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Masal Okuma: “Küçük Lokumlar Buluşması”

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, kütüphane ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt gereklidir.

0-3 yaş arası. 10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

27 Şubat- 8 Mart

Institut français İzmir, bu yıl 5. kez gerçekleştirilen Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’ni ağırlıyor.

28 ülkeden 98 film gösterimiyle 5. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali 27 Şubat- 8 Mart tarihleri arasında İzmir’de ve çevrimiçi olarak tüm Türkiye’de gerçekleşecek. 46 Filmin uluslararası prömiyerini, 55 filmin ise Türkiye prömiyerine ev sahipliğini yapacak olan festivalin yarışma filmleri de izleyici ile buluşacak. Salon gösterimleri 28 şubat – 6 Mart tarihleri arasında Institut français Izmir’de, 6-8 Mart tarihlerinde ise Tire’de yapılacak. Yönetmenlerin çevrimiçi filmlerini ve söyleşilerini www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr adresinden ücretsiz kayıt olarak tüm Türkiye’den izleyebilirsiniz.

Institut français Izmir programı:

28 Şubat Pazartesi

10:30 Narges Abyar Künye 143 Gösterimi – Moderatör: Doç.Dr. Sabire Soytok
13:00 Narges Abyar Master Class – Moderatör: Doç.Dr. Sabire Soytok
15:15 First Snow- Nathalia Konchalovsky (Rusya) 83′
17:15 Sweeping Yerevan – Nairi Hakhverdi (Ermenistan) 53′ (+22)
19.00 My Upside Down World – Elena Goatelli ( İtalya) 70

1 Mart Salı

10:30 “Jale İncekol” Söyleşi
13:00
Ashes – Saeedeh Dalirian ( İran) 11’57
Eyelashes Of The Exodus- Zoé Simpson, Victor Picard (Fransa) 10’43
Emergency – Maryam Esmıkhanı (İran) 15′
Delphyne Vasilisa Forbes (Birleşik Krallık) 15′
Ancora Non Lo So – Maaria Sayed (İtalya) 15′ Flawless – Anaïs Lonkeu (Fransa) 17’09 Pandora – Tova Beck
Friedman (America) 2’32
15:15
Identıty Es Alena Cıncerova (Çek Cumhuriyeti) 80′
17:15
Marianne Valentina Canavesio Fransa 78’
19:00
201 Days Zınn – Justın Anne (Fransa) 4’30
Flee – Xinyi Hong( Birleşik Krallık) 22’12
Il Dısordıne Del Mosaıco – Vittoria Rizzardi Penalosa (İtalya) 18′
The Jackpot – Alice Von Gwinner (Almanya) 22’40

2 Mart Çarşamba

10:30 İlk film yapımcılık serüveni. Do’s ve Don’ts. Kitlesel Fonlama ile Tanışma ve püf
noktalar:Doç.Dr.Nurdan Tekeoğlu
13:00
The Thırd Slaughterhouse -Sogol Izadi Fard (İran) 4’57
Women – A Documentary About The Status Of Women İn The Society -Kateřina Wiecková (Çek
Cumhuriyeti ) 9′
The Women Of Icarus – Marie M’alaya Saurat (Fransa) 15′
What A Circus – Anita Pico (Birleşik Krallık) 3’37
Pass -Elika Abdollahi (İran) 10′
I Don’t Want To Be A Human Anymore – Martina Selva (İtalya) 10′
Misplace -Maede Jenab (İran) 11’06 Coo Coo- Svetlana Belorussova (Rusya) 19’10
15:15
EN CAMINO – México, Machismo And Clouds Isabella Cortese, Federico Fenucci, Giuditta Vettese (İtalya) 30’
What Nobody Talks About – Hansine Killingmoe Såstad (Norveç) 22’12
The Palace Of The Sunflowers Seeds- Beatrix Vellila, Hernan Cabo (İspanya) 12′
Larvae Story- Hyemin(Roda) Kim(Na) (Kore) 4’14
17:15
For What Sın!? – Maryam Ebrahimvand (İran) 28:24
Dısh – Rana Vaezi, Ozra Khan Khajeh (İran) 21’20
Matryoshka Yalda Zadvan (İran) 14’11 (+10)
19:00
White Whale – Tatyana Fedorovskaya (Rusya) 120′

3 Mart Perşembe

10:30 Belgesel Film Atölyesi “Sevinç Baloğlu” ”Fatoş Yapıcı”
13:00
Concrete Sea – Julia Naidin (Brazil) 15′
Chinese Fussion -Siyu Yan (Çin) 25′
The Housemaid – Roxanne Stam (Hollanda) 13′
2Lines/2ives – Alyona Kaporina (Ukrayna) 18′
The Classmate – Anastasia Dimitra (Yunanistan)5′
Doll Story – Shakila Samavati ( İran) 19’54
15:15
La Lupa Manon Décor – Michele Salimbeni (Fransa) 61’
17:15
Musher – Anuradha Rana, Laurie Little (Amerika) 72′
19.00
A Butterfly’s Heart – Inesa Kurklietyte (Litvanya) 105’

4 Mart Cuma

10:30
Bir drama serisi sunumu nasıl olmalı? Burçak Üzen Açık – Nilüfer Uzun Deveci
13:00
İçtima Nuray – Kayacan 47’41
Kişi ve Mekan – Zuhal Kaya 30
15:15
Acı ve Tatlı – Didem Şahin 70′ Didem Şahin’i anma töreni
17:15
Plastik Rüya – Merve Bozcu 20’45
Siz Biraz Uzak Kaldınız – Elif Refiğ 22’15
Korosi – Burcu Özkan (Türkiye) 7’15 Steve&Steve – Merve Çaydere (Türkiye) 7′
Fish Out Of Water – F. Nur Özkaya (Türkiye) 4’09 (Ali Tatar’ın Moderatörlüğünde)
19.00
Vatansız – Esra Yıldız 66’

5 Mart Cumartesi

10:30 Çiğdem Sezgin Yönetmenlik Atölyesi
13:00
Sıradan Birkaç Gün – Pınar Okan 76′ (+29)
15:15
Bayrak – Pınar Göktaş 12:52
Dostlar – Elif Büşra Keleş 12:28
Mamaville – Irmak Karasu 20’
Paylaşılan Yalnızlık – Nurbanu Atalay 10’
Malumun İlamı – Dilara Mutlu (Türkiye) 3’10
Flik Flok Angeliki Pardalidou Yunanistan 14:00
Teslimat – Doğuş Özokutan 11’55
17:15
Ezgi Çelik Oyunculuk Atölyesi
19.00
Bekleyiş – Aslı Akdağ 67′ (Ali Tatar’ın Moderatörlüğünde)

6 Mart Pazar

10:30
She’s The Protagonist – Sarah Carlot Jaber (Belçika) 14′
A Superheroes’ One – Chon López Solano (İspanya) 11′
Dirty Hands- Rosselet Ruiz Helene (Fransa) 20’23
13:00
80.000 Schnitzel – Hannah Schweier (Almanya) 103′
15:15
Lemon Island – Gabriella Bácskai (Macaristan)99′
17:15
Iron Deficiency – Azadeh Abadpour (İran) 74’
19.00
The Palace Of The Sunflower Seeds -Beatriz Velilla, Hernán Cabo (İspanya) 12′
Havens – Rıfugı -Elena Grıggıo (İtalya) 20′
Fish Like Us -Raphaela Schmid (Avusturya) 17′
Comrade Tito – Olga Kosanović (Almanya, Avusturya) 27

İzmir Fransız Kültür Merkezi, bu yıl 2. gerçekleştirilen Kadın Yönetmenler Haftası’nı ağırlıyor. Etkinlik programında 4 tanesi belgesel film olmak üzere 12 uzun metraj film ve 18 kısa metraj film yer alacak. Ayrıca panel, söyleşi ve atölye çalışmalarına da yer verilecek.

Etkinlik yönetmen Gülten Taranç ve senarist Şebnem Vitrinel tarafından organize ediliyor.

Fransız Kültür Merkezi Salonu’ndaki gösterimler:

2 Mart Cumartesi

17:00 GÜVERCİN

Yönetmen Banu Sıvacı’nın katılımıyla.

19:00 BAĞCIK

Yönetmen Görkem Yeltan’ın katılımıyla.

 

4 Mart Pazartesi

14:30 Panel “Ödüllü Sinemacıların İlk Filmleri” Çiğdem Vitrinel, Gülten Taranç, Sefa Öztürk, Banu Bozdemir. Moderatör Banu Bozdemir.

17:00 KARAKÖY’ÜN TONLARI

Yönetmen Sevinç Baloğlu’nun katılımıyla.

19:00 FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU

Yönetmen Çiğdem Vitrinel’in katılımıyla.

 

5 Mart Salı

14:30 Panel “Kadın Yönetmenlere Sorulmaması Gereken Sorular, Medyada Kadın Yönetmenlerin sunumu” Vuslat Saraçoğlu, Aysim Türkmen. Moderatör Hande Kara.

17:00 BORÇ

Yönetmen Vuslat Saraçoğlu’nun katılımıyla.

19:00 SİBEL

Yönetmen Çağla Zencirci

 

6 Mart Çarşamba

17:00 MÜZİKLİ BİR HİKAYE – UMUTLU BİR HİKAYE

Yönetmen Jale İncekol’un katılımıyla.

19:00 TOZ BEZİ

Yönetmen Ahu Öztürk

 

7 Mart Perşembe  

17:00 SELAHATTİN’İN İSTANBULU

Yönetmen Aysim Türkmen’in katılımıyla.

19:00 KAYGI

Yönetmen Ceylan Özçelik

 

Detaylı program için: https://www.facebook.com/kadinyonetmenlerhaftasi/

Masal Okuma: “Küçük Lokumlar Buluşması”

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, kütüphane ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt gereklidir.

0-3 yaş arası. 10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Kukla gösterisi: “Justine ve Sebastien”

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi “Justine ve Sebastien”‘ın maceralarını keşfetmeniz için sizleri bekliyor.

Gelin, yaza kadar eşlik edecek karakterlerimiz olan Justine ve Sebastian’ın maceralarını keşfedin!

Etkinlik ücretsiz. Kayıt gereklidir.

 

Bu etkinlik, 15 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Şenlik Günü‘nde gerçekleşecek.

İşte günün tam programı:

11:00 : “Küçük Lokumlar Buluşması”
Serra, küçük katılımcılar ile birlikte şarkı söyleyecek, onlara hikayeler okuyacak. Çocuklarınızla beraber katılabileceğiniz bu etkinlikte özel bir zaman geçirebilirsiziniz.

11:00> 17:30: “La saga de Zora” sergisi“
Zora’nın efsanesi”’nin yaratıcısı Christine Duquenne eşliğinde sergisini keşfedip beğendiğiniz resimleri satın alabileceksiniz.

12:00 : Kukla Gösterisi, “Justine ve Sébastien”
Bu serüvenin kahramanları Justine ve Sebastian’in maceralarının son bölümünü kaçırmayın ! Gösteri kütüphanede gerçekleşecek.

14 :00> 17 :30: DJ Jimmy Future eşliğinde 2. el pazarı
Keyifli bir müzik eşliğinde 2. el pazarımızda sizlere uygun fiyatlara kitap, çizgi roman, CD ve film afişleri sunacağız.

15:00: Masal Okuma
Çocuklar, Mathilde ile masalların ve büyülü öykülerin harika dünyasına dalacak ve inanılmaz hikayeler dinleyecekler.

16.00: “Müzikal Hokkabazlık” Gösterisi
Hokkabaz, yazar ve solist olan Vincent de Lavenère, “Müzikal Hokkabazlık” gösterisini sunmak üzere Fransa’da geliyor. Bu etkinlikte müzik ve hokkabazlığın nasıl uyum içinde olduğunu keşfedeceksiniz.

Kukla gösterisi: “Justine ve Sebastien”

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi “Justine ve Sebastien”‘ın maceralarını keşfetmeniz için sizleri bekliyor.

Gelin, yaza kadar eşlik edecek karakterlerimiz olan Justine ve Sebastian’ın maceralarını keşfedin!

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

3 yaş ve üzeri.Ücret : Çocuk 10 TL

Kukla gösterisi: “Justine ve Sebastien”

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi « Justine ve Sebastien »’ın maceralarını keşfetmeniz için sizleri bekliyor.

Gelin, yaza kadar eşlik edecek karakterlerimiz olan Justine ve Sebastian’ın maceralarını keşfedin!

Kayıt gereklidir.

3 yaş ve üzeri. Ücret : Çocuk 10 TL

Kukla gösterisi: “Justine ve Sebastien”

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi “Justine ve Sebastien”‘ın maceralarını keşfetmeniz için sizleri bekliyor.

Kayıt gereklidir.

3 yaş ve üzeri. Ücret : Çocuk 10 TL 

Kukla gösterisi: “Justine ve Sebastien”

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi “Justine ve Sebastien”‘ın maceralarını keşfetmeniz için sizleri bekliyor.

Kayıt gereklidir.

3 yaş ve üzeri. Ücret : Çocuk 10 TL

Michel Petrucciani

Yönetmen Michael Radford

2012, 102 dk.

İngilizce ve fransızca. Türkçe altyazılı

2012 Cesar ödülleri en iyi belgesel film adaylığı, 2018 Cannes özel gösterim.

Ölümünün 10. Yılı anısına.

Hayat ave kadınlara aşık, tutkulu ve dahi, Michel Petrucciani’yi tanımlayabilecek kelimeler. Ama en büyük özelliği, insanoğlunun ölüme kafa tutabileceğini göstermiş olmasıydı.

Hastalığı dolayısıyla çektiği acılardan şikayet etmeyi reddeden sanatçı, hayata ve özellikle içinde yaşayan caz tutkusuna karşı doyumsuz bir iştahla tutunuyordu. Yönetmen Michael Radford , «Tek istediğim, yanımda sevdiğim kadınla bilikte sahilde yürümek » diyen büyük sanatçıyı bizlere pek yayımlanmamış, hoş ve duygulu arşiv görüntülerinin eşliğinde sunuyor.

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl!

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl!

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

Sergi: Paylaşılan Kutsal Mekânlar

Marsilya’da Mucem Müzesi’nde (2015), Tunus şehrinde Bardo Müzesi’nde (2016), Selanik ve Paris’in yanı sıra (2017) Marakeş ve New York’da (2018) sergilenen “Paylaşılan Kutsal Mekânlar” sergisi, 19 Nisan 2019’da İstanbul’da Depo’da ziyaretçilerle buluşuyor.
Bu proje dünyadaki mevcut derin bölünmeye karşı bir cevap getirmeyi amaçlıyor. Fransa’dan Fas’a, Türkiye’den Mısır’a Semavi dinlerin birlikte yaşadığı Akdeniz ve Orta Doğu’daki çeşitli bölgeleri keşfe çıkan proje, günümüzü niteleyen özcülük, yalnızlık veya nefret politikalarının ötesinde kültürlerarası bir çoğulculuğun mümkün olduğunu gösteriyor.

İstanbul’daki sergiyi, daha önce farklı şehirlerdeki küratörlüğünü üstenen Dr. Dionogi Albera ve Dr. Manoël Pénicaud düzenleniyor.

Antropolog Dr. Dionigi Albera, Akdeniz bölgesinde Cezayir, Fransa, İtalya, Türkiye ve Tunus gibi ülkelerde birçok saha çalışması gerçekleştirdi. Araştırmaları bu projenin kalbini oluşturuyor. Halen CNRS’de (Bilimsel Araştırmalar için Fransız Ulusal Merkezi) Aix-Marsille Üniversitesi Karşılaştırmalı Avrupa ve Akdeniz Etnoloji Enstitüsü’nde direktör olarak görev yapıyor.

CNRS’de (Bilimsel Araştırmalar için Fransız Ulusal Merkezi) Aix-Marsille Üniversitesi Karşılaştırmalı Avrupa ve Akdeniz Etnoloji Enstitüsü’nde antropolog olan Dr. Manoël Pénicaud’nun saha çalışmaları dinlerarası mekanlar ve hac yerleri üzerinedir.

Müzik: Matt Elliott & Vacarme / Colleen

Borusan Sanat ve KOD Müzik işbirliğiyle müzik hayatımıza yeni bir soluk kazandıran Nova Muzak serisi, 2011’in Kasım ayında başlayan yolculuğuna bu yıl da devam ediyor. Serinin 29. konserinde, Nova Muzak her zamanki gibi bir ilke imza atıyor: 2000’lerin önemli ozan şarkıcısı Matt Elliott ve elektronik müzik dünyasının gizli mücevheri Colleen 22 Mart’ta Borusan Müzik Evi’nde…

MATT ELLIOTT & VACARME
Şehirli insanın melankolisinin karanlık sesi olan Matt Elliott müzikal kariyerine 1990’ların başlarında Bristol’de başladı. O dönem post rock / deneysel rock şemsiyesi altında telakki edilen Bristollü Flying Saucer Attack / Movietone / Amp gibi müzikal projelerde yer aldıktan sonra tek başına gürültüye kaçan, bozulmuş elektronik ses örgüleri ile jungle/drum’n’bass ritimlerini buluşturduğu Third Eye Foundation projesini başlattı. 1996-2000 yılları arasında dört stüdyo albüm çıkardı ve Thurston Moore, Blonde Redhead, Ulver, Tarwater ve Yann Tiersen gibi isimlere remix yaptı.
TEF ile çok kişisel, karanlık ve organik electronica üreten Matt Elliott 2004 yılında The Mess We Made adında ilk solo albümünü çıkarıp hayranlarını şaşırttı. Bambaşka bir gelenekten, ozan şarkıcı / folk dünyasından sesleniyordu fakat elektronik sesler ile oluşturduğu paralel dünyalardaki atmosferi akustik seslerde de, anlattığı hikâyelerde de bulabiliyordunuz. 2014 ile 2016 yılları arasında özellikle eski Avrupa folkundan (Slav / Doğu Avrupa / Akdeniz- İspanyol) beslendiği toplam yedi stüdyo albümüne imza attı. Özellikle Songs (Drinking, Failing, Howling) üçlemesiyle kendini ozan şarkıcı olarak doruklara çıkardı.
Politik/sosyal olayların bireyde yarattığı kızgınlık, sıkışmışlık duygusu ile kişisel hüznü ve acıyı; deneysel, yenilikçi müzikal tınılar ile geleneğe ait müzikal yapıları, melodileri karanlık bir zeminde kendine ait bir sesle buluşturmayı üst düzeyde başarmış olan Matt Elliott; Fransız deneysel yaylı çalgılar üçlüsü Vacarme ile birlikte gerçekleştireceği performansta Türkiyeli hayranlarını hipnotize edeceğinden şüphemiz yok.

Matt Elliott & Vacarme

COLLEEN
Colleen elektronik müzik ile deneysel müzik arasında incecik bir çizgide duran Fransız yapımcı/multi-enstrümantalist/vokalist Cecile Schott’un projesi. Bugüne kadar müziğinde kendine hep yenileyen, besteleme metotlarında her daim farklı yaklaşımları, aletleri (akustik seslerin sample’larını kullanma, akustik aletler, dub tekniği, modular synthler vs.) kullanan Cecile Schott’un ilk albümü Everyone Alive Wants Answers 2003 yılında yayınlandı. Kendi eklektik plak koleksiyonundan tamamen akustik alıntılarla yapılmış olan albüm ile ismini duyuran Schott ikinci albümü The Golden Morning Breaks’te bu yaklaşımı daha da ileri götürüp canlı enstrüman çalınmalarını (looplar, efektler ile değiştirip) kompozisyonlarının içerisine soktu. 2007’de çıkan albümü barok dönem aletlerini (viyola da gamba, spinet, klarnet, klasik gitar, kristal bardaklar) kullanarak çağdaş tınılı, yeni bir müzik ortaya koydu. 2013’teki The Weighing of The Heart albümünde deneysel pop alanına kaymakla kalmadı, aynı zamanda ilk defa bestelerine sesini, vokalini de ekledi. Prestijli şirket Thrill Jockey ile anlaştıktan sonra 2015’deki Captain of None’da bu dünyaya ait olmayan vokalli pop şarkılarını dub teknikleri ile yorumladı. 2015 Paris’teki terör saldırılarını bizatihi tecrübe etmesinden etkilenerek yaşam ile ölümün, korku ile neşenin, karanlık ile umudun el ele dolaştığı, tamamen elektronik enstrümantasyon ile kaydettiği A Flame My Love, A Frequency 2017’de yayınlandı ve birçok dergi, eleştirmen tarafından yılın albümleri arasında gösterildi. Colleen yada namı-ı diğer Cecile Schott tüm bu müzikal serüveninde geldiği son durağı Nova Muzak’ta Borusan Müzik Evi’nde maceracı müzikseverlerle paylaşacak.

Colleen

Festivalin 3 Fransız konuğundan biri olan Compagnie de Théatre de Marionnettes…

Pepe’nin Kulübesi

Ülkesi: Fransa
Süresi: 40 Dakika
Yaş Grubu: 3+
Oyun Dili: Sözsüz

Program:

09 Mart 14.00 ve 17.00 (Balçova Kipa AVM)

10 Mart 14.00 ve 17.00 (Çiğli Kipa AVM)

16 Mart 14.00 ve 17.00 (Çiğli Kipa AVM)

17 Mart 14.00 ve 17.00 (Balçova Kipa AVM

Kuklada bir fenomen mi arıyorsunuz? İşte karşınızda Pepe! Kalabalığa doğru yürüyen bir tiyatro sahnesi ve sahnede sizi çok şaşırtacak bir karakter. Pepe minik kukla kulübesinde gösterisini yaparken yeteneklerine hayran kalacaksınız. O kimi zaman bir ressam, bir müzisyen, kimi zaman bir şair ya da bir sihirbaz oluyor. Pepe seyirci ile iletişim kurmada bir dahi; kimi zaman çok tatlı, kimi zaman aşırı derecede kışkırtıcı. Minik Pepe’nin sizin için hazırladığı, ansızın ortaya çıkan sürprizlerine bayılacaksınız.

Festivalin 3 Fransız Konuğundan biri olan Spectabilis Grubu…

Küçük Küp Evler

Ülkesi: Fransa
Süresi: 45 Dakika
Yaş Grubu: 6+
Oyun Dili: Sözsüz

Program:

01 Mart 11.00 (İzmir Sanat) 30 TL.

02 Mart 20.00 (İzmir Sanat) 30 TL.

Su seviyesinin yükselmeye başladığı bir kasabada, halk kendine özgü evler inşa etmeye başlar. Her defasında, su basan o evin sakinleri evlerinin üstüne yeni bir kat inşa ederler. Bu nedenle, birbiri üstüne inşa edilmiş, küçük yığılmış küpler gibi görünen su altı evleri oluştururlar. Zamanla kasabanın sakinleri sular altında kalan bu şehri terk eder. Sadece yaşlı bir adam deniz seviyesinin yükselmesine direnmeye devam eder. Bir gün yaşlı adamın değerli bir eşyası derin sulara gömülür. Bu yüzden dalış elbisesini giyer ve onu geri almak için suyun içinde alt katlara doğru dalar. Her oda ona geçmişi hatırlatan bir şarkı söyler, geride kalan anılarını derinliklerden geri getirir. Bu nedenle, suyun içine dalmak yaşlı adam için geçmişe dönmektir. Tüm hayatı film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçer. Gölge, kukla ve obje tiyatrosu ile faklı tekniklerin bir arada kullanıldığı, bu duygusal, naif ve etkileyici gösteriyi kaçırmamanızı öneririz. https://www.izmirkuklagunleri.com/

Festivalin 3 Fransız konuğundan biri olan Compagnie Du Petit Monsieur…

İki Dakika Lütfen!

Program:

09 mart 14.30 ve 18.00 (Balçova Kipa AVM)

10 mart 13.00 ve 16.00 (Çiğli Kipa AVM)

https://www.izmirkuklagunleri.com/tr/oyun/279-iki-dakika-lutfen#.XHOoX1UzbIU

Ülkesi: Fransa
Süresi: 30 Dakika
Yaş Grubu: 5+
Oyun Dili: Sözsüz

Mim ve akrobasinin durum komedisi ile harmanlandığı muhteşem bir gösteri. 1998 yılında Amandine Barillon ve Ivan Chary tarafından kurulan La Compagnie du Petit Monsieur, gündelik yaşamımızdaki uyuşmazlıkları arayan oyunlarıyla tanınıyor. Ivan Chary, sıradan bir adamın, başına gelen küçük talihsizliklerle nasıl bir palyaço haline gelebileceğini yalın bir dil ve sadelikle sunuyor izleyiciye. Çeviklik ve burleks anlatım ile dolu performans sergilendiği tüm ülkelerde, televizyon şovlarında daima izleyicilerden tam not almayı başardı. Gelin siz de gerçek yaşamın içine gizlenmiş komedinin peşine düşen Petit Monsieur’in komik, sevimli, hayretler uyandıran ve mutluluk veren dünyasına konuk olun.

İzmir Fransız Kültür Merkezi, her yıl olduğu gibi festivalde kadın sanatçıları  öne çıkarmayı sürdürüyor.

MARION RAMPAL TRIO

Marion Rampal Vokal

Pierre-François Blanchard  Klavye ve vokal

Anne Paceo  Davul ve vokal

1980 yılında Marsilya’da doğan Marion Rampal, ses sanatçısı anne ve piyanist büyükbabaya sahip olmanın avantajıyla lise korosunda başladığı müzik hayatını rock müzikle sürdürdü. Yapımcı Raphaël Imbert ile tanışmasının ardından 2009 yılında Own Virago albümünü çıkardı. 2011 yılında Vertigo Songs albümünün bestelerini yaptı ve seslendirdi.

2012 ve 2013’de Archie Shepp Caz grubuna eşlik etti. Ardından yine Raphael Imbert ile Heavens ve Music is my home albümlerini kaydetti.  Bye Bye Berlin projesinde, 30’lu yılların Berlin kabarelerini Quatuor Manfred ile yeniden yorumladı. 2016 yılında Anne Paceo ve Pierre-François Blanchard ile Main Blue albümünü çıkardı.

Marion Rampal’ın repertuvarı, şarkıların, ritmin ve farklı dillerin, denizleri aştığı, nehirlerden akıp mavi gökyüzünden ilham alan bir buluşma noktasını oluşturuyor.

http://www.marionrampal.com/

Festival’in detaylı programına www.iksev.org adresinden ulaşabilirsiniz. Biletler Biletix.com

7 – 10 Mart 2019 tarihlerinde İlk “Uzun Metrajım” Film Festivali, Français du Monde Derneği ile salonlarında filmlerin Türkçe altyazılı gösterimini yapacak olan İstanbul Fransız Kültür Merkezi, İstanbul Modern ve İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

Festival programında ilk uzun metraj filmleri gösterilecek yönetmenler arasında Julie Bertuccelli, Elsa Diringer, Philippe Faucon, Léa Fehner, Xavier Legrand, Léonor Seraille ve Agnès Varda yer alıyor.

Tüm gösterimlerinin İstanbul Modern’deki seans hariç ücretsiz olduğu festival programı kapsamında Julie Bertuccelli, Yasmin Nini-Faucon ve Léa Fehner ile söyleşiler gerçekleşecek.

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.

SİNEMA KULÜBÜ: YÜKSEK SESLE, SÖZÜN GÜCÜ

23.03.2019 – 17:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Stéphane de Freitas, Ladj Ly | belgesel | 99dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Özet

Her yıl Saint-Denis Üniversitesi’nde “93 bölgenin en iyi konuşmacısı” seçmeyi amaçlayan “Eloquentia” yarışması düzenlenir. Tüm üniversitelerden gelen bu öğrenciler, kamu konuşmalarının zor kullanımını öğreten profesyonellere (avukatlar, slamerler, yönetmenler …) katılmaya ve hazırlanmaya karar verirler.

Müzik: No Tongues

Nantes’lı dört müzisyen, Ronan Prual, Ronan Courty, Alan Regardin ve Matthieu Prual çok ses getiren “Voices of the World” adlı albüm çalışmalarında eski dünyanın vokal repertuvarına başvurdu: Çocuk oyununa benzer bir cenaze töreni, tarlaya öküzünü götüren bir çiftçi, iki Inuit kadınının şarkı söylerken gülüşmeleri… Bütün bunlar insanın müzikal yaratımını gösteren seslerdi. No Tongues, bu çalışmadan yola çıkarak geçmişin bu değerli birikimini, şimdiyi anlatmak için “Tracks of Work”’te yeniden ele aldı ve şimdi bizlere sunmak için Borusan Müzik Evi’ne konuk oluyor.

Alan Regardin – Trompet
Matthieu Prual – Saxofon, bas klarnet
Ronan Courty – Bas
Ronan Prual – Bas

 

 

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, FilmArtı ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Mart ve Nisan aylarında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü Fransız yapımları ve ortak yapımları yer alıyor. Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16:45 ve 19:15 ve Pazar günleri saat 14:30 ve 16:45.

Kayıt için lütfen seçtiğiniz filme tıklayınız.

Dogman (Matteo Garrone) :
Nazik, sevgi dolu bir adam olan Marcello, köpek bakıcılığı yapmaktadır. Hayattaki tek amacı iyi bir baba olmak olan Marcello, eşinden boşandığı için kızı ile istediği kadar görüşememektedir. Ancak baba kız, bir araya geldikleri her anın tadını doyasıya çıkarmaya çalışır. Vaktinin çoğunu bakımını üstlendiği köpekler ile geçiren Marcello’nun hayatı, çocukluk arkadaşı olan Simone’nin hapisten çıkıp, mahalleye geri dönmesi ile bambaşka bir hal alır. Eski bir boksör olan Simone’nin mahalleye geri dönmesi, herkesin huzurunun kaçmasına neden olur. Simone yüzünden kendisini şiddet dolu bir dünyanın içinde bulan Marcello, onurunu kazanmaya çalışırken masumiyetini kaybetmeye başlar.

 

Sibel (Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci) :
Sibel, köylüler tarafından dışlanan dilsiz bir genç kızın hikayesini anlatıyor. 25 yaşındaki Sibel, babası ve kız kardeşi ile birlikte Karadeniz’de gözlerden uzak bir köyde yaşamaktadır. Dilsiz bir kız olan Sibel’in kendi halinde bir yaşantısı vardır. Atalarından kalma bir gelenek olan ıslık çalma ile iletişim kuran genç kız köylüler tarafından dışlanır. Bir gün ormanda gezintiye çıkan Sibel’in hayatı ormanda saklanan bir yabancı ile karşılaşması ile bambaşka bir hal alır.

 

Woman at War (Benedikt Erlingsson) :
Woman at War, sanayicilere karışı savaş açan çevre aktivisti bir kadının evlat edinme başvurusu kabul edilince değişen yaşamını konu ediyor. Halla, işini seven bir koro şefidir. Genç kadın aynı zamanda İzlanda’nın tabiatını sanayi yıkımından kurtarmaya çalışan bir aktivisttir. Politikacılar tarafından yönlendirilen sanayiciler İzlanda arazileri için büyük bir tehdit oluşturur. Yaşananlar karşısında genç kadın, İzlanda topraklarını korumak için alüminyum endüstrisine karşı savaş ilan eder. Sanayicilere karşı giriştiği bu zorlu mücadelede kısa sürede alüminyum endüstrisinin belası haline gelir. “Dağların Kadını” olarak anılmaya başlayan Halla, fabrikaların çalışmasını engellemek için her şeyi göze alır. Tam da bu dönemde aldığı bir haber tüm hayatını değiştirir. Hanna, uzun süredir evlat edinmek için mücadele vermiştir ve sonunda beklediği yanıt gelir. Bir kız çocuğu evlat edinmeye hak kazanan Halla hayalleri arasına seçim yapmak zorunda kalır.

 

Herkes Biliyor (Asghar Farhadi) :
Çocukları ve eşiyle birlikte Buenos Aires’te yaşayan Laura (Penelope Cruz), kız kardeşi Ana’nın (Inma Cuesta) düğünü sebebiyle memleketi İspanya’ya gelmiştir. Burada yıllar sonra gördüğü ailesi ve sevdikleriyle tekrar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Fakat düğün gecesi kızı Irene’nin (Carla Campra) aniden ortadan kaybolması, her şeyi alt üst eder. Laura’ya kızını araması için yardım eden kişi, gençlik aşkı Paco’dur (Javier Bardem). O gece ve sonrasında yaşananlar, Laura ve Paco’nun hayatını geri dönülmeyecek şekilde değiştirecektir.

 

Yüksek Sesle : Sözün Gücü (Stéphane de Freitas, Ladj Ly) :
Her yıl Saint-Denis Üniversitesi’nde “Eloquentia” adlı “93’ün en iyi konuşmacısı” yarışması düzenlenir. Bu üniversitenin tüm bölümlerinden öğrenciler, bu yarışmaya katılmaya ve topluluk önünde konuşmanın zorluklarını aşmayı öğreten profesyoneller (avukatlar, yönetmenler…) sayesinde hazırlanmaya karar verirler.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi’nin öğrenciler içinse 5TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Yusuf Tuvi 1974 yılında, Yeni Fotoğraf Dergisi’nden etkilenerek, fotoğrafa başladı.

1983’te fotoğraflarının birçok uluslararası FIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) yarışmasında sergilenmesi üzerine, federasyonun AFIAP ünvanı ile ödüllendirildi.

Fotoğrafları birçok dergi ve yıllıklarda yayınlanan Tuvi’nin, aynı zamanda defalarca gittiği New York kenti üzerine bir kitabı vardır.

İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin koleksiyonuna dört fotoğrafı alınmış ve sergilenmiştir. Birçok kişisel sergi açmıştır.

”Basmane ve Oteller Sokağı” adlı belgesel fotoğraf çalışmasını, Birol Üzmez ile gerçekleştirmiş ve bu konuda açılan sergilerin yanısıra 2012’de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, ”Tarihsel Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Dalında Katkı Ödülü”ne layık görülmüştür.

İstanbul İFSAK ve İzmir IFOD dernekleri üyesi olan Yusuf Tuvi, birçok genç fotoğrafçıyla tutkusunu ve deneyimlerini paylaşmayı sürdürmektedir.

1974 yılında fotoğrafa başladığımda ‘Fotoğrafın yeterince iyi değilse yeterince yakınlaşamamışsın’ sözüne çok şey borçluyum.

Efsanevi fotoğrafçı Robert Capa’nın bu sözü, bana hep yakınlaşmak ve özellikle insanı ve insanlığın hallerini anlatabilmek için insana yakın durmak için cesaret verdi

CAPA’nın anlatmak istediği, insanları ve coğrafyaları anlamadan, hissetmeden fotoğraf çekebilmenin imkansızlığıydı.

Fotoğraf bir anlıktı ve belki bir ipucuydu. Bir yüz ifadesindeki, bir coğrafyadaki neşe, karmaşa, hüzün ve çelişkide, yaşam dinamiğini anlatabilmek için sadece bir ipucu.

44 yıl geçmiş. Anadolu’yu ve birçok yabancı ülkeyi dolaştım. Gençliğimde fotoğraf çekerken hissettiğim duygu yoğunluğu bir nebze dahi azalmadı. Yeryüzünün güzelliğini ve kimi zaman acımasızlığını açığa çıkaran ışıkla hesaplaşmaktan hiç vazgeçmedim.

Geçen yılların çoğalttığı deneyimlerime rağmen hala fotoğraf çekerken heyecanlanıyorum.

Bu sizlere sunacağım retrospektif hem beni hayata bağlayan fotoğrafa hem de yaşamımın farklı dönemlerinde anlarını benimle paylaşan insanlara saygımın bir ifadesidir.” Yusuf TUVİ

ÖDÜLLER

  • BALLANTINE’S FINEST Özel Ödül (İngiltere, 1994)
  • İstanbul 6. Uluslararası FIAP Fotoğraf Yarışması “FIAP Gümüş Madalya” (Türkiye, 1991)
  • FOTO CREATİV Dergisi Birincilik Ödülü (Almanya, 1986)
  • FOTO CREATİV Dergisi Birincilik Ödülü (Almanya, 1985)
  • REUS 7. Uluslararası FIAP Fotoğraf Yarışması “FIAP Bronz Madalya” (İspanya, 1985)
  • Enka Holding Sanat Vakfı Fotoğraf Yarışması Birincilik Ödülü ve beş mansiyon (Türkiye, 1985)
  • IFSAK 8. Ulusal Fotoğraf Yarışması İkincilik Ödülü (Türkiye, 1984)
  • 1. Devlet Fotoğraf Yarışması Üçüncülük Ödülü (Türkiye, 1983)
  • KODAK FİLM “Yaşam İçinde Çocuk” Yarışması Birincilik Ödülü (Türkiye, 1982)

Yüksek Sesle : Sözün Gücü (Stéphane de Freitas, Ladj Ly)
2016 | Belgesel | 99 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

Her yıl Saint-Denis Üniversitesi’nde “Eloquentia” adlı “93’ün en iyi konuşmacısı” yarışması düzenlenir. Bu üniversitenin tüm bölümlerinden öğrenciler, bu yarışmaya katılmaya ve topluluk önünde konuşmanın zorluklarını aşmayı öğreten profesyoneller (avukatlar, yönetmenler…) sayesinde hazırlanmaya karar verirler.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Herkes Biliyor (Asghar Farhadi)
2018 | Gerilim, Dram | 133 dk. | İspanyolca | Türkçe Altyazılı

Çocukları ve eşiyle birlikte Buenos Aires’te yaşayan Laura (Penelope Cruz), kız kardeşi Ana’nın (Inma Cuesta) düğünü sebebiyle memleketi İspanya’ya gelmiştir. Burada yıllar sonra gördüğü ailesi ve sevdikleriyle tekrar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Fakat düğün gecesi kızı Irene’nin (Carla Campra) aniden ortadan kaybolması, her şeyi alt üst eder. Laura’ya kızını araması için yardım eden kişi, gençlik aşkı Paco’dur (Javier Bardem). O gece ve sonrasında yaşananlar, Laura ve Paco’nun hayatını geri dönülmeyecek şekilde değiştirecektir.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Woman at War (Benedikt Erlingsson)
2018 | Dram, Komedi | 101 dk. | İzlandaca | Türkçe ve Fransızca Altyazılı

Woman at War, sanayicilere karışı savaş açan çevre aktivisti bir kadının evlat edinme başvurusu kabul edilince değişen yaşamını konu ediyor. Halla, işini seven bir koro şefidir. Genç kadın aynı zamanda İzlanda’nın tabiatını sanayi yıkımından kurtarmaya çalışan bir aktivisttir. Politikacılar tarafından yönlendirilen sanayiciler İzlanda arazileri için büyük bir tehdit oluşturur. Yaşananlar karşısında genç kadın, İzlanda topraklarını korumak için alüminyum endüstrisine karşı savaş ilan eder. Sanayicilere karşı giriştiği bu zorlu mücadelede kısa sürede alüminyum endüstrisinin belası haline gelir. “Dağların Kadını” olarak anılmaya başlayan Halla, fabrikaların çalışmasını engellemek için her şeyi göze alır. Tam da bu dönemde aldığı bir haber tüm hayatını değiştirir. Hanna, uzun süredir evlat edinmek için mücadele vermiştir ve sonunda beklediği yanıt gelir. Bir kız çocuğu evlat edinmeye hak kazanan Halla hayalleri arasına seçim yapmak zorunda kalır.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Sibel (Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci)
2019 | Dram | 95 dk. | Türkçe | Fransızca Altyazılı

Sibel, köylüler tarafından dışlanan dilsiz bir genç kızın hikayesini anlatıyor. 25 yaşındaki Sibel, babası ve kız kardeşi ile birlikte Karadeniz’de gözlerden uzak bir köyde yaşamaktadır. Dilsiz bir kız olan Sibel’in kendi halinde bir yaşantısı vardır. Atalarından kalma bir gelenek olan ıslık çalma ile iletişim kuran genç kız köylüler tarafından dışlanır. Bir gün ormanda gezintiye çıkan Sibel’in hayatı ormanda saklanan bir yabancı ile karşılaşması ile bambaşka bir hal alır.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Dogman (Matteo Garrone)
2018 | Polisiye, Dram | 99 dk. | İtalyanca | Türkçe ve Fransızca Altyazılı

Nazik, sevgi dolu bir adam olan Marcello, köpek bakıcılığı yapmaktadır. Hayattaki tek amacı iyi bir baba olmak olan Marcello, eşinden boşandığı için kızı ile istediği kadar görüşememektedir. Ancak baba kız, bir araya geldikleri her anın tadını doyasıya çıkarmaya çalışır. Vaktinin çoğunu bakımını üstlendiği köpekler ile geçiren Marcello’nun hayatı, çocukluk arkadaşı olan Simone’nin hapisten çıkıp, mahalleye geri dönmesi ile bambaşka bir hal alır. Eski bir boksör olan Simone’nin mahalleye geri dönmesi, herkesin huzurunun kaçmasına neden olur. Simone yüzünden kendisini şiddet dolu bir dünyanın içinde bulan Marcello, onurunu kazanmaya çalışırken masumiyetini kaybetmeye başlar.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Söyleşi: “Adalar’a Çıkmak. İstanbul Açıklarındaki Bir Takımadanın Öyküsü”

İstanbul’un yanı başında, haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde metropolün ilçesi olan bir takımada uzanıyor. Batılıların “Prens Adaları”, bizim kısaca “Adalar” dediğimiz bu adalar dünyasının zengin geçmişi, Bizans, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemleri hakkında neler biliyoruz?
Kendilerine özgü tarihleri, efsaneleri, öyküleri olan tüm adalar gibi, Adalar’a Çıkmak kitabı, okuyucuyu Adalar’ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor. Eser, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Adalar’a sürgün edilmiş imparatorlar, seyyahların veya diplomatların (Leon Troçki gibi), orada yaşayan yazarların (Hüseyin Rahmi Gürpınar, Sait Faik) ve nesiller boyu Türk vatandaşı Hıristiyan Rumların anıları ve tanıklılıklarını ele alıyor.
Konferans esnasında, 1870-1880 yıllarına ait, Pierre de Gigord’un koleksiyonundan derlenmiş (bazıları daha önce hiç yayımlanmamış) fotoğraf, kartpostal ve görsel malzemelerden oluşan albüm gösterilecektir.

Catherine Pinguet, Türkiye, Osmanlı, Balkan ve Orta Asya Çalışmaları Merkezinde (CNRS-EHESS) araştırmacı olarak çalışmaktadır. Başta İstanbul tarihi, Aleviler, ayrıca Hristiyan, Rum ve Ermeni azınlıklara adanmış birkaç eserin yazarıdır. Bugüne kadar Türkçe’de yayımlanmış eserleri : İstanbul’un Köpekleri (2009) İstanbul, Fotoğrafçılar, Sultanlar, 1840-1900 (2014), Adalar’a Çıkmak. İstanbul Açıklarındaki Bir Takımadanın Öyküsü (2018).

Catherine Pinguet’in eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz: “Istanbul, photographes et sultans, 1840-1900” ; “Les Alévis, bardes d’Anatolie” ; “Les chiens d’Istanbul : des rapports entre l’homme et l’animal de l’Antiquité à nos jours” ; “Les Îles des Princes : un archipel au large d’Istanbul”.

Editör, tiyatro yazarı, çevirmen Ali Berktay, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1982-1994 yılları arasında önce İsveç, sonra Fransa’da Halk Oyuncuları Tiyatrosu’nda çalıştı. Tiyatro kaynaklarımız ve dünyadaki çeşitli tiyatro akımları konusunda çeviriler, araştırmalar yaptı. Bu konulardaki bazı makale ve çevirileri, yurtdışında basılan çeşitli dergilerde yayımlandı. 2006’dan bu yana İş Bankası Kültür Yayınları’nda tarih ve sosyal bilimler dizisi editörü olarak çalışıyor.

Giriş serbesttir, kayıt gerektirir.  Söyleşi Fransızca, simültane çeviri yapılacaktır.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

Müzikal Okuma: Lucie Land – “Bunun beni ele geçirmesini seviyorum, öyle ki bir meslek haline bile dönüştürebilirim”

Yazar Lucie Land “La débrouillardise” kitabından bölümler okumak için İstanbul Fransız Kültür Merkezinin kütüphanesine konuk oluyor.

Kanada’nın batısındaki bir adada yaşayan ve orada lise eğitimini tamamlayan Lucie Land daha sonra Paris’te Doğu Dilleri Enstitüsü’nde Hint ve Roman dilleri üzerine eğitim gördü.

Değişik kıtalara yaptığı yolculuklarda farklı insanlar, müzisyenler ve şairlerle tanışan Land, erken yaşlarda roman ve şiirle ilgilenmeye başladı.
İlk romanı « Gadji » (2008, Sarbacane ve Hachette Poche Jeunesse yayınevleri) birçok ödüle layık görüldü. Üçüncü romanı, « La débrouillardise » ise 2018’de Grasset yayınevi tarafından yayınlandı.

Lucie Land, İstanbul Saint-Joseph Lisesi’nde gerçekleştirdiği rezidans çerçevesinde öğrencilerle şiir yazımı üzerine çalışıyor.

Etkinlik sadece Fransızca dilinde olacaktır. Giriş serbest, kayıt gereklidir.

SERGİ: ANİ, TAŞIN SİİRİ

KÜLTÜRLERİN KAVŞAĞINDA BİR MİMARLIK HAZİNESİ

  • 21.02 – 26.05.2019 arası
  • Erimtan Müzesi, Kale – ANKARA
  • Sergi açılışı: 21.02.2019 Perşembe 19.00

SERGİNİN TANITIMI

Bu uzun bir tarihin kısaca anlatılan hikâyesi. Size çok eski zamanların, günümüzün hızlı yaşayan metropollerinin epey uzağında yer alan ihtişamlı şehir Ani’nin hikâyesini anlatmak istiyoruz. Ani, bir zamanlar İpek Yolu üzerinde hayranlık uyandıran bir şehir. 10. ve 11. yüzyıllarda en parlak devrini yaşayan şehrin tarihçesi ise çok daha eskilere gidiyor.

Tarih boyunca var olmuş her ticaret şehri gibi Ani’nin kültürel zenginliği de kültürlerin muhteşem biçimde iç içe geçmesinden kaynaklanıyor. Bu sergi, size bu kültürel zenginliği sunarken bu çok kültürlü ortamda ortaya çıkan ve sonrasında geniş bir coğrafyada etkili olan Ermeni mimarisinin olağanüstü örneklerini gösterecek. Her ne kadar bugün söz konusu ihtişamı tehdit altında olsa da, günümüzde Ani, surları, kiliseleri, manastırları ve camisi ile muazzam duruşunu koruyan bir şehir. Çorak arazide, terk edilmiş bir şehre ait bu kalıntılar, ziyaretçilerine tarihteki büyük gelgitlerin hissini duyuruyor. Şehrin altında ise yine o kadar etkileyici bir yeraltı dünyası yatıyor – şehrin altında kayalara oyulmuş başka bir şehir.

Bu sergide size Türkiye’den ve Ermenistan’dan uzmanların Ani ve çevresinde yer alan mimari mirası korumak için diğer ülkelerden kurum ve uzmanlarla biraraya gelerek nasıl çalıştığının hikâyesini de aktarmak istiyoruz. Sismik hareketlerin yoğun olduğu bir bölgede bu denli görkemli yapıların varlığı göz önünde bulundurulursa, bu hayli çaba isteyen bir iş.
Bu serginin, Ani ve çevresindeki değerli hazinelerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gereken daha fazla uluslararası desteği teşvik edeceğini umuyoruz. Ayrıca ümit ediyoruz ki bu sergi, kültür ve mekânın birleşerek zaman mefhumunu bambaşka bir hisse taşıdığı Ani’ye insanların yolunun düşmesine vesile olacaktır.

Ani şehri 2016 yılında Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiştir.
Carsten Paludan-Müller,
Eski Genel Direktör (2003-2017), NIKU

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Anıtlar Fonu (World Monuments Fund), 2011 yılında imzaladıkları bir protokol ile Ani’de iki önemli anıtın koruma projeleri ve uygulamaları için bir işbirliği başlattı. 2016 yılında Türkiye delegasyonunun teklifi ve Ermenistan delegasyonunun desteklemesiyle Ani Arkeolojik Alanı’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmesinden sonra, Türkiye’den Anadolu Kültür, Ermenistan’dan Eurasia Ortaklık Vakfı (EPF) ve Norveç’ten NIKU (Norwegian Institute of Cultural Heritage), Ani Arkeolojik Alanı üzerine birlikte bir araştırma sergisi düzenlemeye karar verdi. Proje kapsamında Ermenistan, Türkiye, Rusya ve Norveç’ten uzmanlar biraraya gelerek Ani üzerine kapsamlı bir içerik hazırladı ve “Taşın Şiiri Ani” sergisi ortaya çıktı. İstanbul, Erivan ve Oslo’dan sonra Ankara’da izleyici ile buluşan sergi, Orta Çağ’ın efsane kenti Ani hakkında tarihsel, mimari ve sanatsal bilgiyi geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor.

Türkiye ve Ermenistan sınırında yer alan Ani, tarihsel süreçte Ermeni, Bizans, Selçuklu ve Gürcü kültürlerinin kavşağında ortaya çıkmış bir mimarlık hazinesi olmasıyla bu anlamda önemli bir kültürel değerdir. Bu özel tarihi ve coğrafi konumuyla çok kültürlü bir merkez olma konumunu bugün de sürdüren Ani, gerek kültürel zenginliği ve çeşitliliği ile gerekse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kültürel varlıklarıyla, toplumlararası işbirliğinin değerini ve gerekliliğini vurgulamak için paha biçilmez bir fırsat sunar.

“Taşın Şiiri Ani”, bu işbirliğine hem bir örnek hem de teşvik mahiyetindedir.

Fransız Kültür Merkezi, İstanbul Modern, Sinematek/Sinema Evi ve 17. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali işbirliği ve “İlk Uzun Metrajım Festivali” katkısıyla 6 – 30 Mart tarihleri arasında düzenlediği “Agnès Hakkında Her Şey” etkinliğimizde tüm sinemaseverleri aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden, çağımızın en önemli ve üretken sinemacılarından Agnès Varda, bugüne kadar ülkemizde gerçekleştirilen en geniş kapsamlı toplu gösterimiyle seyirci karşısına çıkıyor. 14 kısa, 20 uzun metraj olmak üzere 34 filmli “Agnès Hakkında Her Şey” gösterimlerini Caddebostan Kültür Merkezi, Istanbul Modern ve Fransız Kültür Merkezi’nde izleyebilirsiniz.

Fransız Kültür Merkezi’nde Paralel Yaşamlar filmi 7 Mart Perşembe saat 17:00‘da ve Mekanlar ve Yüzler belgeseli 9 Mart Cumartesi saat 14:00‘da gösterime girecektir.

Gösterimler “İlk Uzun Metrajım Festivali” çercevesinde düzenlenmektedir ve ücretsizdir, katılım için kayıt yapmanızı rica ederiz.

 

Paralel Yaşamlar (Agnès Varda)
1954 | Polisiye, Dram | 99 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

Dört yıllık evlilikleri boyunca birbirlerinden uzaklaşan bir adam ile bir kadın, kocanın doğum yeri olan La Pointe-Courte adlı küçük balıkçı köyünü ziyaret ediyorlar. Köyde bulundukları süre boyunca iş, eğlence, evlilik, doğum ve ölümün basit izleği çevrelerinde sürüp gidiyor. Bu durum yavaş yavaş çiftin hayata bakışını değiştiriyor ve yeniden bir araya geliyorlar. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın ilk örneği olarak kabul ediliyor. Agnès Varda’nın geniş bir toplumsal-siyasal konular yelpazesini içeren bu ilk sinemasal çabası, aslında içiçe geçmiş, paralel olarak gelişen iki film. Paralel Yaşamlar, nesnelerin görünürdeki dünyası ile duygu ve düşüncelerin iç dünyası arasındaki ikili ilişkiye duyduğu ilgiyle, 60’lı yılların yeni Fransız sinemacılarını çok meşgul edecek bir temayı ele alıyor. Film, ’55 Brüksel Bruxelles Altın Çağ Ödülü ve ’55 Paris Avangard Ödülü sahibi.

Mekanlar ve Yüzler (Agnès Varda)
2016 | Belgesel | 94 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

60 yılı aşkın bir süredir sinemadan fotoğrafa, video yerleştirmeden heykele yapıtlar üreten 88 yaşındaki efsane Agnès Varda, İstanbul’da da “Şehrin Kırışıklıkları” projesiyle duvarlara yapıtlar bırakan genç JR ile birlikte Fransa’nın köylerini gezdi. İkili bir yandan halkla sohbet etti, fotoğraflar çekti, çektikleri fotoğrafları sergiledi, bir yandan da dost olup birbirlerini daha iyi tanımaya çalıştı. Mekânlar ve Yüzler, iki çok özel sanatçının sanat, yaş almak, paylaşmak ve gezmek hakkında ürettikleri bir film.

Diğer mekanlarda ki etkinliklerin detaylarını öğrenmek için, logolara tıklayınız.

            

 

Nazım Himet’in “Bir Garip Yolculuk” şiirinden uyarlama

Gölgedeki bir sunumun neredeyse alacakaranlığındaki bu müzikal yolculuk, Türk şair Nâzim Hikmet’in “Bir Garip Yolculuk” şiirini Macar müzisyen Csaba Palotaï’ın gitarının epik tınılarıyla harmanlıyor.
Oyuncu Julien Allouf’un seslendirdiği bu düzyazı biçimindeki uzun aşk şiiri, yazarı, savaş sonrasının altüst olmuş Avrupa’sında sevdiği bir kadının hayaleti andıran gölgesinde amaçsız bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin, Avrupa’nın, devrimlerin yıkıntıları üzerindeki şiir, yaşadığı çağla yüzleşen bir sürgünün adımlarını duyacağımız şekilde içimize işliyor. Müzik ise anlatıya eşlik ediyor, taşıyor ve belki bir gerçeğin, düşlenen bir geleceğin arayışına dönüşüyor.

Julien Allouf, Paris Dramatik Sanatlar Yüksek Konservatuarı’ndaki eğitiminin ardından oyuncu olarak farklı yönetmenlerle çalıştı : Y. J. Colin, G. Corsetti, A. Arias, L. Lagarde, C. Maltot, J. Osinski, T. Jolivet, I. Shaked, F. Barbet… Clément Bondu ile 2012’de kurduğu L’IMPOSSIBLE topluluğuyla tiyatro ve müziği harmanlayarak yolculuk teması etrafında çalışmalar gerçekleştirdi. 2013 yılında birlikte yarattıkları”ACTE ZÉRO” projesiyle iki yıl süresince Comédie de Reims-CDN, Théâtre de la Cité Internationale, Théâtre Paul Scarron-Le Mans gibi sahnelerde turneye çıktılar. İsrail ve Filistin’e gerçekleştirdikleri 3 aylık bir yolculuktan esinlenen “DÉSERTION (Jour 0)”, L’entracte (Sablé-sur-Sarthe), Théâtre Paul Scarron-Le Mans, Avignon Festivali ve Comédie de Reims’de sahnelendi. 2014 Ağustos ayında Roberto Bolaño’nun “Vahşi Dedektifler” adlı romanının izini sürerek elinde bir Nikkormat fotoğraf makinesiyle Meksika’ya gitti. Kitabın ana karakteriyle özdeşleşip onun izini sürerek dört ay boyunca Mexico City sokaklarını fotoğrafladı. Dönüşte rastlantı eseri tanıştığı Bernard Plossu onu kanatlarının altına alarak fotoğraf çalışmalarını desteklemeye karar verdi. Böylece doğan « MEXICO CITY, Vahşi Dedektiflerin Peşinde » projesi 2017 sonbaharında Meksika’daki Institut français’de sergilendi. Halen “EUROPIA, Belirsiz bir Avrupa’nın parçalanmış manzarası” projesi üzerinde çalışıyor. İlk etabı 2017’de Reims-CDN Tiyatrosu’nda sergilenen bu projenin tamamı 2018 Reims Avrupa Sahneleri Festivali’nde sergilendi. Aynı zamanda oyuncu olarak da çalışmalarını sürdüren Allouf’un Nazım Hikmet’in bir şiirinden esinlenerek gitarist Csaba Palotaï ile birlikte gerçekleştirdiği “Bir Garip Yolculuk” adlı uyarlama yine aynı festival kapsamında izleyiciyle buluştu.

1972 yılında Budapeşte’de doğan ve 1996’da Paris’e yerleşen müzisyen ve besteci Csaba Palotaï’ın müzik stilini Doğu Avrupa rock, free-jazz, blues ve folk müziği biçimlendirdi. 7 yaşında akordeonu, 12 yaşında ise gitarı keşfetti. Daha sonra Budapeşte’de Franz Liszt Konservatuarı’nda gitar eğitimi ve Paris CNSM Konservatuarı’nda caz ve doğaçlama müzik eğitimi aldı. Müzik hayatının başlangıcında büyük ölçüde Macar gitarist Gàbor Gado’dan esinlendi. Thomas De Pourquery, Rémi Sciuto, Fred Pallem, John Zorn, Emily Loizeau, John Parish, Jeff Hallam, Wladimir Anselme, Zsuzsanna Varkonyi, Bertrand Belin gibi sanatçılarla farklı projelerde yer aldı. Gabriella Cserhàti (Théâtre Caché) için ayrıca gösteri müzikleri de bestelemekte. Kişisel birçok projeyi de hayata geçirdi :
• Electric Vaudeville, solo gitar
• Grupa Palotaï, garage-jazz
• The Ground, iki davullu psychedelic blues
• Atlas Crocodile, deneysel rock

Marion Stoufflet, felsefe ve İngilizce eğitiminin ardından Strasbourg Ulusal Tiyatrosu’nda tanıştığı Guillaume Vincent ile MidiMinuit topluluğunu kurdu. 2004 yılından bu yana klasik ve çağdaş oyunları sahneledikleri tiyatroda ve ayrıca operada da düzenli olarak birlikte çalışıyorlar. Jean-François Peyret ile işbirliğinden sonra Ludovic Lagarde ve 2009’dan beri yöneticisi olduğu Comédie Reims tiyatrosuyla birlikte tiyatro ve opera sahnesi dramaturgu olarak çalışıyor. Ayrıca aynı tiyatro için seyircilerle birlikte bir okuma komitesi oluşturdu. Marion Stoufflet aynı zamanda birçok tiyatronun okuma komitesinde yer alıyor : Théâtre National de Strasbourg, Théâtre du Rond-Point, Comédie-Française, Artcena. Evry Üniversitesi, Sinema Yüksek Okulu (Paris 12) ve senograf Antoine Vasseur işbirliğiyle Uluslararası Charleville-Mézières Kukla Enstitüsü’nde ders vermekte.

Marion Stoufflet: dramaturji
Julien Allouf: ses
Csaba Palotaï: elektro gitar

Julien Allouf

 

Nazım Himet’in eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz: “Ceci est un rêve : opérette en trois actes et six tableaux”; “De l’espoir à vous faire pleurer de rage : lettres de prison à Kemal Tahir”; “Il neige dans la nuit et autres poèmes”; “La vie est belle mon vieux”; “Le nuage amoureux”; “La Joconde et Si-Ya-Ou”; “Le globe”; “Paysages humains”; “Pourquoi Benerdji s’est-il suicidé ?”; “Vivre comme un arbre, seul et libre, vivre en frères comme les arbres d’une forêt”; “Nostalgie”.

Giriş serbest. Kayıt gereklidir.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

SÖYLEŞİ: LE SILLON, HRANT DİNK’İN İZLERİNDE

2018 Renaudot ödüllü “Le Sillon” eserinin yazarı Valérie Manteau, « Le Sillon : Hrant Dink’in izlerinde » Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde konusu hakkında söyleşi gerçekleştirecektir.

  • 11.03.2019, Pazartesi saat 14.00’te
  • Fransız Kültür Merkezi’nin kütüphanesinde
  • Söyleşi 
  • Giriş serbesttir, LCV: kultur.ankara@ifturquie.org 

Genç bir kadın, sevgilisi ile buluşmak üzere İstanbul’a gelir. Valerie Manteau, bu kadının izlediği yoldan bizleri, bir aşk hikayesinin ve kentin kaosunun iç içe geçtiği, durağan bir kasırgaya sürükler. Kurmaca ve belgesel arasında salınan bu eserde, İstanbul sokaklarında dolaşarak kentte yaşanan gelişmeleri yansıtan anlatıcı, Hrant Dink’in hikayesini ama aynı zamanda onun cesaret, birlikte yaşamak ve çok kültürlülük gibi düşüncelerine hayranlığını anlatır.
Her şeyin çöküşte olduğu bir dönemde, hangi kaderi seçmeli? Bir şehir, Doğu ve Batı arasındaki çekişme noktası haline geldiğinde, göz yummak mümkün mü? Anlatıcı, İstanbul’da araştırmasını yaparken bu metropolde kendi izlerini de derinleştiriyor.

Valérie Manteau


Yayıncı ve köşe yazarı Valérie Manteau, 2008 – 20013 yılları arasında mizah dergisi Charlie Hebdo’nun ekibinde yer aldı. Calme et tranquille (2016, Le Tripode) ve Fransa’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Renaudot’ya layık görülen Le Sillon (2018, La Tripode) kitaplarının yazarıdır. Halen İstanbul ve Marsilya şehirleri arasında yaşamaktadır.

İstanbul Lisztomanias Festivali kapsamında « Liszt, Doğu’dan İzdüşümler» Sergisi
14 Mart -10 Mayıs 2019

Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi, ileri görüşlü sanatçı ve romantik müziğin büyük fenomeni Franz Liszt’i anmak için bir dizi müzikal ve kültürel etkinliğe imza atıyor.
İstanbul Lisztomanias Festivali beş konser, bir ustalık sınıfı, bir sergi ve disiplinlerarası bir kolokyumdan oluşuyor.
Bu girişim, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesinin Châteauroux (Fransa) Lisztomanias Festivali ile iş birliğinden doğdu. “Liszt, Doğu’dan İzdüşümler”, Ekim 2018’de on yedincisi düzenlenen festivalin ana temasını oluşturuyordu.

« Liszt, Doğu’dan İzdüşümler» Sergisi, romantik besteci ve Doğu’ya adanmış ilk sergidir.

Liszt’in bir araya geldiği tanınmış veya tanınmamış sanatçı ve yazarların örneklerini sundukları 19. yüzyıl Oryantalizminin genel bağlamında, bestecinin 1847’de İstanbul’da geçirdiği beş hafta doğal olarak serginin odak noktasını oluşturuyor. Böylelikle Saint-Simoncular, Lamartine, Delacroix, Ingres, Gerôme gibi şahsiyetler; el yazısı belge, partisyon, kitap, tablo, gravür, portre ve ona ait çeşitli objeler (örneğin Sultan Abdülmecit’in ona verdiği Nişan-ı İftihar madalyası beratı ile Çırağan Sarayı’ndaki konserlerinden sonra kendisinin Sultan’a armağan ettiği inci ve elmaslarla bezenmiş gümüş enfiye kutusu) üzerinden tekrar gündeme geliyor.
Sergi; onun müzik ve edebiyattaki eserlerinden de görüleceği gibi, Liszt, Doğu ve Oryantalizm arasındaki az bilinen ve özgün ilişkileri araştırıyor. Daha genel anlamda, 1850’li yıllarda İstanbul, saraylar ve şehirde hüküm süren müzik yaşamını Osmanlı İmparatorluğu’nun Batılılaşması çerçevesinde gözler önüne seriyor. Böylelikle Donizetti Paşa, İtalyan operasının gelişimi, Osmanlı sultan ve ailelerinin müzik pratikleri gündeme geliyor. Liszt’in oryantalist kütüphanesine, bestecinin bugüne dek bilinmeyen el yazısı bir partisyonunun dahi bulunduğu Sultanların Batıcı kütüphanesi karşılık veriyor.

Sergi; Türk (Topkapı Sarayı, Osmanlı Arşivi, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Atatürk Kitaplığı, Salt Araştırma, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü), Macar (Budapeşte’deki Liszt Müzik Akademisi Anıt Müzesi ve Araştırma Merkezi), Alman (Klassik Stiftung Weimar: Goethe- und Schiller-Archiv, Anna Amalia Müze ve Kütüphanesi), İngiliz, Fransız ve özel pek çok kurum koleksiyonundaki belge ve objelere yer veriyor.

Sergi küratörleri: Nicolas Dufetel ve Aylin Koçunyan.

Serginin resmî açılışı, 14 Mart 2019 tarihinde gerçekleşecektir. Ardından sergi, 15 Mart-10 Mayıs 2019 tarihleri arasında (Pazar günleri hariç), 11.00-18.00 saatleri arasında (gösteri veya konser akşamları 19.30’a kadar) ziyarete açık olacaktır.

 

Konferans: Akdeniz’deki Paylaşılan Kutsal Mekanlar

Bazen şiddetli karşıtlık, rekabet ve uyuşmazlığı da içeren dini kimlikler sorunsalı 21. Yüzyılın Avrupa ve Akdeniz’deki en hassas konuları arasında yer almaktadır. Oysa, üç tektanrılı din, başlangıçlarından bu yana ortak pratikler, koruyucu simgeler ve kutsal mekanları paylaşmaktadır.
Aynı dinsel alanın farklı dinlere mensup kişiler tarafından ziyaret edilmesi, tek tanrıya inananlar için kendiliğinden anlaşılır bir durum değildir. İbadet yerleri bu birlikte yaşam için en uygun alanlar sayılmasa da, bazı tapınaklar, bunun tam tersine, Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanları buluşturmaktadır. Daha yüksek bir ruhani gücün nitelendirdiği söz konusu kutsal mekanlar bireysel ibadet ve yaratıcı ritüelleri serbest bırakmaktadır. Bu bölüşülen mekanların bazılarında müminler arasında kimi zaman düşmanlığa dönüşebilen net bir ayrım bulunurken bazılarında ise dinlerarası geçirgenlik ve misafirperverlik söz konusudur.
Bu konferans, 19 Nisan’da Depo’da açılacak olan « Paylaşılan Kutsal Mekanlar » sergisi çerçevesinde yer almaktadır. Daha önce 2015 yılında Marsilya’daki Avrupa ve Akdeniz Uygarlıkları Müzesi’nde (MUCEM), Tunus Bardo Müzesi’nde, Paris Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nde ve ayrıca Selanik, Marakeş ve New York’da düzenlenen bu serginin küratörlüğünü CNRS’de antroplog olan Dionigi Albera ve Manoël Pénicaud üstleniyor.

CNRS’de araştırma direktörü olan antroplog Dionigi Albera 2006-2016 yılları arasında yöneticisi olduğu Avrupa ve Karşılaştırmalı Akdeniz Etnolojisi Enstitüsü (CNRS, Aix-Marseille Universitesi) üyesidir.
Avrupa ve Akdeniz bölgelerini kapsayan araştırmaları çeşitli konuları ele almaktadır : alansal hareketlilik, ailesel örgütlenme biçimleri, Akdeniz dünyası çalışmalarının teorik çerçeveleri, haclar ve tektanrılı dinler bağlamında karışık ibadet olguları gibi.
Yirminin üzerinde kitabı yazmış veya yazımına katkıda bulunmuştur. 33 hakemli yayını bulunan Albera çeşitli çalışmalarda 70 konu başlığı kaleme almıştır. Akdeniz’deki dinlerarası haclar ile ilgili ortak yayına hazrladığı bir kitap Fransızca’dan sonra İspanyolca, İngilizce ve İtalyanca’ya çevrilmiştir. Bir başka kitabı ise Uluslararası Mario Rigoni Stern ödülünü almıştır.
2010-2016 yılları arasında CNRS Ulusal Komitesi üyesi olan antropolog, ayrıca Paris Sorbonne Üniversitesi’nde LABEXMED (MMSH/AMU) mükemmeliyet laboratuarı yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır.
2015 yılı Nisan- Ağustos ayları arasında 121 000 kişinin ziyaret ettiği Mucem müzesindeki « Paylaşılan Kutsal Mekanlar » sergisinin genel küratörlüğünü üstlenmiştir. Daha sonra, Manoël Pénicaud ile birlikte, ayı serginin yenilenmiş versiyonlarının küratörlüğünü yapmıştır : Tunus Bardo Müzesi (19 Kasım 2016 – 12 Şubat 2017) ; Selanik’de Makedonya Çağdaş Sanat Müzesi ve Ulusal Fotoğraf Müzesi (23 Eylül 2017 – 31 Ocak 2018) ; Paris’de Ulusal Göç Tarihi Müzesi (23 Ekim 2017 – 21 Ocak 2018) ; Marakeş’de Dar el-Bacha Confluences Müzesi (18 Aralık 2017 – 21 Mayıs 2018) ; New York Halk Kütüphanesi, Morgan Kitabevi ve Müzesi, The Graduate Centre (27 Mart – 30 Temmuz 2018).

CNRS’de araştırma sorumlusu olan antroplog Manoël Pénicaud Avrupa ve Karşılaştırmalı Akdeniz Etnoloji Enstitüsü (CNRS, Aix-Marseille Universitesi) üyesidir.
Hac ve Avrupa ve Akdeniz’de dinlerarası misafirperverlik konularında uzman olan Pénicaud, birçok makale ve aralarında « Yedi Uyurların Uyanışı » kitabının da bulunduğu pek çok çalışmanın yazarıdır. Birçok kitabın da yayınına katkıda bulunmuştur : « Lieux saints Partagés » (Actes Sud, 2015, Akdeniz Sanat Kitabı Ödülü) ; « Coexistences » (Actes Sud, 2017) ; « Shared Sacred Sites » (New York Public Library, 2018).
Dionigi Albera ile birlikte, 2015 yılında Marsiya Mucem müzesinde, 2016’da Tunus’da Bardo Müzesi’nde, 2017’de Selanik ve Paris’de ve 2018’de Marakeş ve New York’da gerçekleştirilen « Paylaşılan Kutsal Mekanlar » sergisinin küratörlüğünü yapmıştır. Sergi Fransız Kültür Merkezi işbriliğiyle 2019 yılının Nisan-Haziran ayları arasında İstanbul’da Depo’da ziyaretçilerle buluşacaktır.
Aynu zamanda fotoğrafçı (Agence Le Pictorium) ve belgeselci de olan Manoël Pénicaud’nun « Baraka’nın yolları » adlı filmi 2008 yılında Uluslararası Palermo Festivali’nde ödüle layık bulunmuştur.

Giriş serbest. Kayıt gereklidir.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

Sergi açılışı : 21 Mart 2019, 19:15

“Bizimkisi bir fotoğraf yolculuğu. Biz mi fotoğrafın yoluna çıktık, yoksa fotoğrafın yolu mu bizlerle kesişti… Bu yolda ilerlerken birbirimizi tanıdık ve bizden sonra gelenlere ışık tuttuk. Fotoğraf tutkumuz, bitmeyen bir yolculuğa dönüştü.

İşte bu yüzden sergimizin adı Jack Keruac’ın bir ruhsal ve bedensel deneyimler toplamı romanı “YOLDA” ile aynı adı taşıyor. Bizler ne öğrendiysek yolda öğrendik. Fotoğraf her ne kadar bireysel bir sanat dalı da olsa, bizler fotoğraf üzerine konuşmanın ve çektiğimiz fotoğrafları gruplar içinde paylaşmanın keyfini yaşadık.”

Türk Fotoğrafı’nda 80’li yıllar, sıra dışı işlerin üretildiği ilginç bir zaman dilimidir. Siyasi anlamda değişimlerin yaşandığı o günlerde hem belgesel, hem de zihinsel anlamda ürettikleri işlerle adlarından sıkça söz ettiren bu üç fotoğraf grubunun üyeleri, üretimlerini belirli bir görüş açısı ve mantık bütünlüğü içinde toplu olarak sergilemeyi yeğlemişlerdi.

Küratörlüğünü Merih Akoğul’un üstlendiği “YOLDA” sergisi, etkinliklerini 1978-1989 yılları arasında sürdüren Grup f, FOG Fotoğraf Grubu ve Grup 9’dan toplam 24 fotoğrafçının o dönemde çektiği işlerinden oluşuyor. Sergi, ilk grubun kurulduğu zaman dilimiyle, en son etkinliğin yapıldığı 11 senelik bir süreyi kapsıyor.

Hem fotoğrafçıların, hem de grupların fotografik yaklaşımlarını gösteren işlerden yapılan bu seçki, aynı zamada dönemin sosyolojisini, psikolojisini, görsel anlayışını ve belge ile sanat arasında konumlanan fotoğraf eğilimini anlamak açısından da çok önemli. Özellikle Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden sonra değişen politik ve ekonomik süreç, farklı bir görüntü estetiğini de yanında getirdi.

Sözünü ettiğimiz dönemin Türk fotoğrafına bugünden bakıldığında gerçekten çarpıcı ve öncü işlerle karşılaşırız. Bireysel çalışmaların bir grup bütünlüğü içinde değerlendirilmesi, o fotoğrafların çoğunun günümüze güçlü bir biçimde gelmesi ama hepsinden de önemlisi o günün şartları içindeki yeni anlatım biçimleri ilgi çekicidir. Öncü olarak kabul ettiğimiz bu gruplar, kollektif bir bilinç ve dolayısıyla birlikte anılmayı kolaylaştıracak bir hafızanın oluşumunda etkili oldular.

“YOLDA” sergisi aracılığıyla o günlerdeki üretimi ortaya çıkarmak ve aradan geçen 40 yıla rağmen günümüzün bakış açısı eşliğinde bu fotoğrafları yeni nesillerle paylaşabilmek heyecan verici.

Gruplar ve üyeleri:

Grup f

Mehmet Akgül, Nadir Ede, Ayhan Erolgil, İsmet Gürer, Yılmaz Kaini, Rauf Miski, Celal Oflaz, Sabri Özsezginler, Reşat Tekelioğlu, Levent Tekeş

FOG Fotoğraf Grubu

Nevzat Çakır, İlyas Göçmen, İzzet Keribar, Mehmet Kısmet, Bülent Özgören, Yusuf Tuvi

Grup 9

Merih Akoğul, Hüsnü Atasoy, Kamil Fırat, İhsan Gerçelman, Aydın Karadöller, Mustafa Kocabaşı, Yaşar Saraçoğlu, Ali Selen

 

Sinema tutkusunu da paylaşan iki önemli yazarla söyleşi.

Philippe Claudel
1962 yılında doğan Philippe Claudel yazar, dramaturg ve sinemacıdır. Kırka yakın kitap, anlatı, öykü, şiir ve roman yazarı olan Claudel’in birçok yapıtı tüm dünyada farklı dillere çevrilmiş ve birçok edebiyat (Renaudot Ödülü, Goncourt Öykü Ödülü, Goncourt Liseliler Ödülü, vs.) ve sinema ödülüne (Berlinale Seyirci Ödülü, BAFTA En İyi Yabancı Film Ödülü, En İyi İlk Film César Ödülü, Namur Festivali En iyi Senaryo Ödülü, Chicago Festivali En iyi Film Ödülü, vs.) layık bulunmuştur. Yazar aynı zamada Goncourt Akademisi ve Belçika Fransız Dili ve Edebiyatı Kraliyet Akademisi üyesidir.

Philippe Claudel’in eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz
Kitaplar: “Barrio Florès : Petite chronique des oubliés” ; “Le bruit des trousseaux” ; “Les âmes grises” ; “Trois petites histoires de jouets” ; “La petite fille de Monsieur Linh” ; “Le rapport de Brodeck” ; “L’Enquête” ; “Quelques-uns des cent regrets”
Filmler: “Les âmes grises” ; “Avant l’hiver”.

Hakan Günday
Türk edebiyatının yükselen yıldızı Hakan Günday edebiyatı Fransız yazar Louis-Ferdinand Céline ile keşfetti ve Céline’in etkisi yazarı bir daha hiç terk etmedi. Frankofon olan Günday, diplomat olan babasının görevi nedeniyle Brüksel ve farklı Avrupa ülkelerinde yaşadı. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Tercümanlık Bölümü’nde eğitimine başlayan Günday daha sonra Université Libre de Bruxelles’in Siyasal Bilimler Bölümü’ne geçti. Eğitimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde devam ederken yazmaya başladı.

2000 yılında yayınlanan ilk romanı « Kinyas et Kayra » Türkiye’nin ilk yeraltı romanı olarak kabul edilir. Sekiz romanı yayınlanan Günday’ın 2013 yılında « D’un extrême l’autre » (Galaade yayınevi) adıyla Fransızca’ya çevrilen romanı  « Az » 2011 yılında Türkiye’de en iyi roman ödülünü aldı.  « Ziyan » (Galaade, 2014) adlı romanı ise 2014 yılında Fransa-Türkiye ödülüne layık görüldü. 2013 yılında « Encore » başlığıyla Fransızca’ya çevrilen romanı « Daha », Fransa’da Médicis 2015 En İyi Yabancı Roman Ödülü’nü aldı. « Daha » romanı ayrıca 2017 yılında yönetmen ve oyuncu Onur Saylak tarafından aynı isimle sinemaya uyarlandı. Filmin senaryosunu Hakan Günday kaleme aldı. Filmin devamının çekimi proje aşamasındadır.


Günday ayrıca 10 bölümlük « Şahsiyet » dizisinin senaristidir. 2018’de çevrimiçi (Puhu TV) yayınlanan dizinin yönetmenliğini Onur Saylak, başrolünü ise Haluk Bilginer üstlendi. Bir seri katilin hikayesini anlatan dizi internet kullanıcıları tarafından yılın en iyi dizisi seçildi.  Hakan Günday, şarkıcı Müslüm Gürses’in hayatını anlatan Ketche ve Can Ulkay’ın filmi « Müslüm »’ün de senaristidir.

Hakan Günday’ın eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz: “D’un extrême à l’autre”; “Ziyan” ; “Encore” ; “Topaz” .

Bu söyleşi, Sainte Pulchérie Fransız Lisesi, Saint Joseph Fransız Lisesi ve Saint Michel Fransız Lisesi işbirliğiyle düzenlenmiştir.

Giriş serbesttir, kayıt gerektirir. Simültane çeviri yapılacaktır.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

 

ÇOCUKLARA YÖNELİK KONSER: LOULIBOP

Loulibop, çocuk şarkıları konusunda uzmanlaşmış bir müzik grubudur. Metinleri modern ve sıradışıdır. Müzikleri ritmik, neşeli ve danslı. Geleneksel Fransız danslarını keşfetmenizi ve aynı zamanda daha modern dansları da sahneye sunacaklar. İkili, bir şarkıcı müzisyen ve bir dansçı animatörden oluşacaktır.

Eğlenceye hazır olun!!!

www.loulibop.fr

DARAYA’NIN GİZLİ KÜTÜPHANESİ

GÖSTERİM VE YÖNETMENLE İLE SÖYLEŞİ: DARAYA, BOMBALAR ALTINDAKİ KÜTÜPHANESİ

Delphine Minoui‘nin “Daraya Kitap Pasörleri: Suriye’de Gizli Bir Kütüphane” kitabının devamı olarak tanımlayabileceğimiz “Daraya, Bombaların Altındaki Kütüphane” belgeselinin gösterimi sonrasında söyleşi gerçekleşecektir.

2018 | yönetmen Delphine Minoui, Bruno Joucla, Shadi Mattar işbirliğiyle  | Fransa | 63dk | Fransızca, Türkçe altyazılı

Daraya, Bombaların Altındaki Kütüphane

Geçmişle bugün arasında bu film, 2011 Suriye devrimi esnasında yolları kesişen üç genç Suriyelinin hikayesini anlatıyor. Şehrin sürekli bombalanmasına rağmen, Esad karşıtı ayaklanmaların beşiklerinden biri olan Daraya’da, üç arkadaş molozlar arasından kitapları toplayıp, yasadışı bir kütüphane kurarlar. Dört yıl boyunca devam eden kuşatma (2012-2016) süresinde, bu kütüphane barış ve özgürlüğün sığınağına dönüşür. Bugün savaş sebebiyle yolları ayrılan ve bazıları Türkiye’ye sürgün edilenler, Daraya’nın demokratikleşme rüyasını gerçekleştirmek üzere ellerinden geleni yapıyorlar.

Delphine Minoui

Le Figaro gazetesinin Orta-Doğu uzmanı İstanbul muhabiri. 2006 yılında İran ve İrak’ta yaptığı röportajları için Albert Londres gazetecilik ödülüne layik görünmüştür. Son 20 yıllın Arap-Müslüman dünyasındaki önemli olayları gündeme taşımıştır. “Daraya, Bombaların Altındaki Kütüphane” belgeseli, “Daraya Kitap Pasörleri: Suriye’ye de gizli bir kütüphane” adlı kitabının devamı niteliğindedir (Le Seuil yayınları 2017, Elle 2018 Belge kategorisinde Okuyucu Büyük Ödülü).

Belgesel gösterimi sonrası Delphine Minoui ile söyleşi ve soru-cevap gerçekleşecektir.

 

  • crédit photo : Mohammad Al Eman

Yönetmen Louis Malle

Oyuncular   Miou-Miou, Michel Piccoli, Michel Duchaussoy 1990, 108 dk.  Fransızca. Türkçe altyazılı.

Taşradaki yaşlı kadının ölümü üzerine toplanan burjuva aileye odaklanan filmin fonunda 68 Mayıs’ı yer alıyor. Film boyunca gömülmeyi bekleyen cenaze, yozlaşmış aile üyeleri, karakterler arasındaki gerilimler, gizli ilişkiler, miras kavgaları, yemek masaları ve kır pikniklerindeki muhabbetler yönetmenin kendine has mizahının öğeleri olarak hikayede yerini buluyor. Film, 1991 yılında BAFTA’ya da aday gösterilmişti.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

1991 César, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü ve 5 adaylık.

Yönetmen Pawel Pawlikowski

Oyuncular  Joanna Kulig, Tomasz Kot, Borys Szyc

2018, 808 dk. Lehçe. Türkçe altyazılı.

Soğuk savaş döneminde,  Polonya’dan Berlin’e, Yugoslavya’dan Paris’in gece kulüplerine uzanan filmde, siyasi görüş, karakter ve kaderin cilvesiyle savrulan Zula ve Wiktor’un tutkulu aşkı ele alınıyor. Film birbirinden tamamen farklı farklı karakterlere sahip bir kadın ve bir erkek arasındaki tutkulu ama imkansız bir aşkın öyküsünü anlatıyor. Siyah beyaz bir güzellik.

2018 Cannes, En İyi Yönetmen Ödülü ve 5 Adaylık, festivallere 6 ödül ve 17 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

İLK UZUN METRAJIM: VELAYET

İlk 2017 Nisan ayında, İstanbul’da düzenlenen “İlk Uzun Metrajım” film festivali, Fransız ve Fransızca filmler gerçekleştiren çağdaş yönetmenlerin ilk uzun metrajlı filmleri temasına dayanan bir seçki sunuyor. “İlke Uzun Metrajım” film festivali, üniversitelerle işbirliği içinde bir dizi karşılaşma ve buluşmalara fırsat yaratmayı amaçlıyor. Festival, sinemaseverlerin karşısına, Türkçe altyazılı Fransızca filmlerin ücretsiz gösterimleri ile çıkacak. “İlk Uzun Metrajım” film festivali Fransız ve Fransızca sinemayı Türk sinemaseverlere daha yakın tanıtmayı amaçlıyor. Konuk yönetmenlerimiz, sinematografik gelişimlerini göstermek amacıyla, ilk filmleri dışındaki filmlerinden bir seçkiyi festival programına önerebiliyorlar. Festival, böylelikle sinematik bir eserin yaratım sürecini izlemeyi öneriyor. İlk Uzun Metrajım sinema festivalinin 2019 Mart ayında gerçekleşecek olan 2. edisyonunda, kadın yönetmenler Léa Fehner ve Julie Bertuccelli’nin yanı sıra, yönetmenliğini Philippe Faucon’nun yaptığı filmlerin yapımcısı ve yardımcı -senaryo yazarı Yasmina Nini-Faucon, festivalin resmi konukları olarak ağırlanacaklar. Bu yıl ilk defa Festival, İstanbul (7 – 11 Mart) ile aynı sırada Fransız Kültür Merkezi ile işbirliği içinde 9 – 11 Mart tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek. Festivalin bu yılki programına, yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncu olarak cesur, şiirsel ve eğlenceli kadınlar damgalarını vuruyor.

VELAYET (JUSQU’À LA GARDE)

  • 10.03.2019 Pazar – 18:00
  • Giriş ücertsiz
    2018 | yönetmen Xavier Legrand | drama | 94dk| film Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

Denis Ménochet: Antoine
Léa Drucker: Miriam
Thomas Gioria: Julien
Mathilde Auneveux: Joséphine
Mathieu Saïkaly: Samuel
Florence Janas: Sylvia
Saadia Bentaïeb: la juge
Sophie Pincemaille: Maître Davigny
Emilie Incerti-Formentini: Maître Ghénen

Özet

Venedik ve Toronto film festivallerinde yarışan, Xavier Legrand’ın ilk uzun metrajlı filmi Velayet, annesiyle babası henüz boşanmış olan bir çocuğu gözlemliyor. Ortak vesayet altındaki Julien, annesinin şiddete meyilli olarak yansıttığı babasıyla aşırı korumacı annesi arasında kalınca durumu kontrol altına almaya karar verir. Gerçekçilik, toplumsal dram, gerilim ve aile dramı gibi farklı türlere göndermelerle izleyicinin ilgisini hep yüksek tutan Velayet, ilk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yaptı.

Yönetmen  Nadir Moknèche

Oyuncular   Fanny Ardant, Tewfik Jallab, Nadia Kaci

2017, 95 dk. Fransızca. Türkçe altyazılı.

Zino, annesinin ölümünün ardından uzun yıllardır haberleşmediği babasını görmeye gider. Ama babası Farid, artık Lola’dır…

Akdeniz renkleriyle bezeli film, Zino ve Lola’nın hoş ilişkisiyle sıcak bir görsellik sunuyor. Fanny Ardant trans bir bireyi hassas bir incelikle canlandırmış…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Gösterim & yönetmen ile söyleşi “Daraya : Bombalar Altındaki Kütüphane”

Geçmişle bugün arasında bu film, 2011 Suriye devrimi esnasında yolları kesişen üç genç Suriyelinin hikayesini anlatıyor. Şehrin sürekli bombalanmasına rağmen, Esad karşıtı ayaklanmaların beşiklerinden biri olan Daraya’da, üç arkadaş molozlar arasından kitapları toplayıp, yasadışı bir kütüphane kurarlar. Dört yıl boyunca devam eden kuşatma (2012-2016) süresinde, bu kütüphane barış ve özgürlüğün sığınağına dönüşür. Bugün savaş sebebiyle yolları ayrılan ve bazıları Türkiye’ye sürgün edilenler, Daraya’nın demokratikleşme rüyasını gerçekleştirmek üzere ellerinden geleni yapıyorlar.

Delphine Minoui, Le Figaro gazetesinin Orta-Doğu uzmanı İstanbul muhabiri. 2006 yılında İran ve Irak’ta yaptığı röportajları için Albert Londres gazetecilik ödülüne layık görülmüştür. Son yirmi yılın Arap-Müslüman dünyasındaki önemli olayları gündeme taşımıştır.  “Daraya: Bombaların Altındaki Kütüphane” belgeseli, “Daraya kitap kuryeleri: Suriye’de gizli bir kütüphane” adlı kitabının devamı niteliğindedir (Le Seuil yayınları, 2017, ELLE 2018 Belge kategorisinde okuyucu büyük ödülü).

Gösterim sonrası, Delphine Minoui ve belgeselde yer alan bazı kişiliklerle söyleşi ve soru-cevap gerçekleşecektir. Söyleşi sonrası yazar, kitaplarını imzalayacak.

Daraya : Bombalar Altındaki Kütüphane – Fransa | 2018 | 64’
Bir Delphine Minoui belgeseli, ortak yönetmen Bruno Joucla
Shadi Mattar işbirliğiyle
Fransızca, Türkçe altyazılı.

Giriş serbest. Kayıt gereklidir.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.

 

Delphine Minoui’nin eserlerini kütüphanemizden ödünç alabilirsiniz: “Je vous écris de Téhéran”; “Les passeurs de livres de Daraya : une bibliothèque secrète en Syrie”; “Moi Nojoud, 10 ans, divorcée”.

İLK UZUN METRAJIM FESTİVALİ: İKİ HANIMEFENDİ

İlk 2017 Nisan ayında, İstanbul’da düzenlenen “İlk Uzun Metrajım” film festivali, Fransız ve Fransızca filmler gerçekleştiren çağdaş yönetmenlerin ilk uzun metrajlı filmleri temasına dayanan bir seçki sunuyor. “İlke Uzun Metrajım” film festivali, üniversitelerle işbirliği içinde bir dizi karşılaşma ve buluşmalara fırsat yaratmayı amaçlıyor. Festival, sinemaseverlerin karşısına, Türkçe altyazılı Fransızca filmlerin ücretsiz gösterimleri ile çıkacak. “İlk Uzun Metrajım” film festivali Fransız ve Fransızca sinemayı Türk sinemaseverlere daha yakın tanıtmayı amaçlıyor. Konuk yönetmenlerimiz, sinematografik gelişimlerini göstermek amacıyla, ilk filmleri dışındaki filmlerinden bir seçkiyi festival programına önerebiliyorlar. Festival, böylelikle sinematik bir eserin yaratım sürecini izlemeyi öneriyor. İlk Uzun Metrajım sinema festivalinin 2019 Mart ayında gerçekleşecek olan 2. edisyonunda, kadın yönetmenler Léa Fehner ve Julie Bertuccelli’nin yanı sıra, yönetmenliğini Philippe Faucon’nun yaptığı filmlerin yapımcısı ve yardımcı -senaryo yazarı Yasmina Nini-Faucon, festivalin resmi konukları olarak ağırlanacaklar. Bu yıl ilk defa Festival, İstanbul (7 – 11 Mart) ile aynı sırada Fransız Kültür Merkezi ile işbirliği içinde 9 – 11 Mart tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek. Festivalin bu yılki programına, yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncu olarak cesur, şiirsel ve eğlenceli kadınlar damgalarını vuruyor.

İKİ HANIMEFENDİ (DANS LA VIE)

Philippe Faucon’nun yaptığı filmlerin yapımcısı ve yardımcı -senaryo yazarı Yasmina Nini-Faucon katılımıyla

  • 10.03.2019 Pazar – 15:00
  • Giriş ücertsiz
    2008 | yönetmen Philippe Faucon| komedi | 73dk | film Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Sabrina Ben Abdallah
  • Ariane Jacquot
  • Zohra Moufok
  • Hocine Nini

Özet

İnançlı bir musevi olan Esther, yaşlı ve huysuz bir kadındır. Hiç bir bakıcı uzun süre dayanamazken, dindar bir müslüman, Halime göreve talip olur. Beklenenşn tersine iki kadın arasında bir bağ kurulur, kendini sevdirmeyi bilen Halime Esther’in saygısını kazanırken, ona yeniden yaşam sevinci verecektir.

 

İLK UZUN METRAJIM: FATİMA

İlk 2017 Nisan ayında, İstanbul’da düzenlenen “İlk Uzun Metrajım” film festivali, Fransız ve Fransızca filmler gerçekleştiren çağdaş yönetmenlerin ilk uzun metrajlı filmleri temasına dayanan bir seçki sunuyor. “İlke Uzun Metrajım” film festivali, üniversitelerle işbirliği içinde bir dizi karşılaşma ve buluşmalara fırsat yaratmayı amaçlıyor. Festival, sinemaseverlerin karşısına, Türkçe altyazılı Fransızca filmlerin ücretsiz gösterimleri ile çıkacak. “İlk Uzun Metrajım” film festivali Fransız ve Fransızca sinemayı Türk sinemaseverlere daha yakın tanıtmayı amaçlıyor. Konuk yönetmenlerimiz, sinematografik gelişimlerini göstermek amacıyla, ilk filmleri dışındaki filmlerinden bir seçkiyi festival programına önerebiliyorlar. Festival, böylelikle sinematik bir eserin yaratım sürecini izlemeyi öneriyor. İlk Uzun Metrajım sinema festivalinin 2019 Mart ayında gerçekleşecek olan 2. edisyonunda, kadın yönetmenler Léa Fehner ve Julie Bertuccelli’nin yanı sıra, yönetmenliğini Philippe Faucon’nun yaptığı filmlerin yapımcısı ve yardımcı -senaryo yazarı Yasmina Nini-Faucon, festivalin resmi konukları olarak ağırlanacaklar. Bu yıl ilk defa Festival, İstanbul (7 – 11 Mart) ile aynı sırada Fransız Kültür Merkezi ile işbirliği içinde 9 – 11 Mart tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek. Festivalin bu yılki programına, yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncu olarak cesur, şiirsel ve eğlenceli kadınlar damgalarını vuruyor.

FATIMA

Philippe Faucon’nun yaptığı filmlerin yapımcısı ve yardımcı -senaryo yazarı Yasmina Nini-Faucon katılımıyla

  • 09.03.2019 Cumartesi, 17:00
  • Giriş ücretsiz
    2015 | yönetmen Philippe Faucon| drama, aile | 79dk | film Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncu

  • Soria Zeroual: Fatima
  • Zita Hanrot: Nesrine
  • Kenza Noah Aïche: Souad 
  • Chawki Amari: le père
  • Franck Andrieu: le médecin
  • Yolanda Mpele: Sali 

Özet

Temizlikçi olarak çalışan Fatima, Fransa’da 2 kızıyla birlikte yaşamaktadır ve kıslarıyla günlük iletişiminde kendini dilediği gibi ifade edebilecek kadar Fransızca konuşamamaktadır. Zorunlu izne ayrıldığı gün, Fatima kızlarına o zamana kadar Fransızca söyleyemediklerini ifade etmek üzere Arapça bir mektup yazmaya başlar. Dil engellerinin, nesil  çatışmalarının, gündelik ırkçılık gibi konular üzerinde duran bu incelikli film, 2016’da “En iyi film” dalında César Ödülünü kazanırken, genç oyuncu Zita Hanrot “Umut vaadeden kadın oyuncu” César Ödülüne layık görüldü.

 

Söyleşi: “Agos: Hrant Dink’in izlerinde”

Genç bir kadın, sevgilisi ile buluşmak üzere İstanbul’a gelir. Valerie Manteau, bu kadının izlediği yoldan bizleri, bir aşk hikayesinin ve kentin kaosunun iç içe geçtiği, durağan bir kasırgaya sürükler. Kurmaca ve belgesel arasında salınan bu eserde, İstanbul sokaklarında dolaşarak kentte yaşanan gelişmeleri yansıtan anlatıcı, Hrant Dink’in hikayesini ama aynı zamanda onun cesaret, birlikte yaşamak ve çok kültürlülük gibi düşüncelerine hayranlığını anlatır.

Her şeyin çöküşte olduğu bir dönemde, hangi kaderi seçmeli ? Bir şehir, Doğu ve Batı arasındaki çekişme noktası haline geldiğinde, göz yummak mümkün mü ? Anlatıcı, İstanbul’da araştırmasını yaparken bu metropolde kendi izlerini de derinleştiriyor.

Yayıncı ve köşe yazarı Valérie Manteau, 2008 – 20013 yılları arasında mizah dergisi Charlie Hebdo’nun ekibinde yer aldı. Calme et tranquille (2016, Le Tripode) ve Fransa’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Renaudot’ya layık görülen Le Sillon (2018, La Tripode) kitaplarının yazarıdır. Halen İstanbul ve Marsilya şehirleri arasında yaşamaktadır.

Matematikçi, araştırmacı ve Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümü profesörlerinden Betül Tanbay, Türk Matematik Derneği’nin ilk kadın başkanı (2010-2016) ünvanına sahip. Avrupa Matematik Topluluğu’na (EMS) kabul edilen ilk Türk bilimci ve aynı kurumun Ocak 2019’dan bu yana da başkan yardımcılığını yürütmektedir. Betül Tanbay, Hrant Dink Vakfı ve Taksim platformu ile yaptığı çalışmalarla, yaşadığı bölgenin ve şehrin tarihi ve bugünü ile yakından ilgileniyor.

Bu söyleşi, Sainte Pulchérie Fransız Lisesi işbirliğiyle düzenlenmiştir.

Giriş serbesttir, kayıt gerektirir. Simültane çeviri yapılacaktır.
Yerler sınırlı sayıda olduğundan geliş sırasına göre yer verilir. Etkinliklerden en az 15 -30 dakika önce gelmenizi tavsiye ederiz.