SİNEMA KULÜBÜ: LUNA

16.03.2019 Cumartesi – 17:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2011 | yönetmen Elsa Diringer | komedi, drama | 193dk | Türkçe altyazılı

Oyuncular
Laëtitia Clément: Luna
Rod Paradot: Alex
Lyna Khoudri: Chloé
Julien Bodet: Ruben
Frédéric Pierrot: Sébastien
Juliette Arnaud: Corinne

Özet

Luna, Montpellier’in yakınında yaşıyor ve bir sebze çiftliğinde çalışıyor. Çok güzel, komik, ve hayatını seviyor. Ruben’in sevgisini korumak için her şeyi yapardı. Bir gece, dostlarıyla beraber tanımadıkları bir gence saldırıyorlar. Birkaç hafta sonra, bu genç Luna’nın hayatına tekrar giriyor…

SİNEMADA TİYATRO: CYRANO DE BERGERAC

Fransız Kültür Merkezi ve Büyülü Fener Sinemaları, La Comédie Française tarafından sahnelenen Edmond Rostand’ın eseri “Cyrano de Bergerac“‘ın sinemaya özel çekimini sizlere sunar.

  • 18 Şubat Pazartesi saat 19.00
  • süre: 190dk
  • giriş 35TL (sinema gişesinden temin edilir)
  • oyun Fransızca ve Türkçe altyazılı

ÖZET

Cyrano de Bergerac, büyük burnunun çirkinliğine rağmen kılıç ve kelimelerin yiğit bir işleyicisidir (I. sahne). Ragueneau’nun lokantasında, gizlice âşık olduğu kıymetli Roxane, ona Christian’ı sevdiğini açıklar (II. sahne). Sevdalı ifadeler dışında hiçbir şeyden yoksun olmayan bu genç asil, Cyrano’dan güzel ayetlere duyarlı genç kadını aşk şiirleri üfleyerek Roxane’nın kalbini fethetmesine yardım etmesini ister (III. sahne). Güzel Roxane aşık olur ama Arras kuşatmasında Christian ölür ve Cyrano’dan Roxane’na her şeyi ifşa etmesini ister, fakat yıllar sonra bile Cyrano yapmayı reddeder (V. sahne). 

EDMOND ROSTAND

Sarah Bernhardt için iki oyun yazdıktan sonra (1895’de uzak Prenses ve 1897’de La Samaritaine), la Comédie-Française’in eski Sekreter Coquelin Aîné isteği üzerine Cyrano de Bergerac’ı “beş perdede kahraman komedi” olarak yazdı. 28 Aralık 1897’de Porte-Saint-Martin Tiyatrosu’ndaki ilk performansından bu komedi büyük başarı gösterdi ve Rostand’ın diğer çalışmalarını geriye bırakıp muhtemelen Fransız tiyatrosunun en ünlü oyunu olarak biliniyor. Bu ilk sahne performansı derhal Rostand’a Légion d’honneur’a layık görülecektir. Daha sonra 1900’de L’Aiglon oyunu sahne alacak ve Sarah Bernhardt ile yeni bir başarı olacaktır, 1901’de Fransız Akademisine girecek ve 1910’da karakterleri ahır hayvanları olan “Sembolik Masal” sahne alacak.

CYRANO DE BERGERAC Edmond Rostand

  • Sahneleme de Denis Podalydès
  • Kamera çekimi Dominique Thiel
  • Dramatürji Emmanuel Bourdieu
  • Sahne dekoru Éric Ruf
  • Kostümler Christian Lacroix

Komedyenler

  • Véronique Vella* Tire-Laine, Cadet, la Duègne
  • Cécile Brune* Lise, Mère Marguerite
  • Sylvia Bergé la Marquise*, Enfant*, Poète*, Cadet*, Précieuse*, Sœur Claire*, Mère Marguerite*
  • Bruno Raffaelli Ragueneau
  • Alain Lenglet Lignière, Cadet
  • Françoise Gillard Roxane
  • Laurent Natrella Carbon de Castel-Jaloux, Jodelet, Précieux
  • Michel Vuillermoz Cyrano de Bergerac
  • Christian Gonon Valvert, Cuisinier, Poète, Musicien, Cadet
  • Julie Sicard Lise*, Soeur Claire*, Tire-Laine*, Cadet*, le Duègne*, une sœur*
  • Loïc Corbery Christian…

http://www.buyulufener.com.tr/

KİLİMLERİN SEMBOLLERİ

  • 05/03 – 28/04/2019 arası
  • sergi açılışı ve konferans 05/03 Salı saat 19.00
  • LCV: kultur.ankara@ifturquie.org
  • Konuşmacılar: Ahmet Diler ve Marc-Antoine Gallice
  • Ahmet Diler ile rehberli özel sergi gezisi: 06.03 saat 11.00

Kilimin Sembolleri SergisiAhmet Diler ve Marc-Antoine Gallice’in birlikte kaleme aldıkları, Fransızca baskısı Bleu autour, Türkçe baskısı ise Alfa Yayınları’ndan çıkan aynı başlıklı kitaptan esinlenmektedir. Sergi, geniş bir coğrafî mekânda (Balkanlar, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya) karşımıza çıkan kilim motiflerindeki simgesel dili çözümlemeyi amaçlamaktadır. Temsilî bir koleksiyon eşliğinde, bu motiflerde ve eski medeniyetlerde kullanılan nesnelerde karşımıza çıkan semboller arasındaki bir tür devamlılığa işaret ederek, bu simgelerle kültürel unsurlar, toplumların gündelik yaşama dair taşıdıkları endişeler, dokuma teknikleri ve coğrafi yöreler arasındaki bağlantılara dikkat çekmektedir. Bu farklı ilişkiler üzerine yoğunlaşan çalışma bizi kilimlerin erken kentleşme dönemine ait medeniyetlerden mirasını devraldıkları zengin bir sembol repertuvarını keşfe çıkarmaktadır.

MÖ 8000’lerde Yakındoğu’da bir mucize olarak ortaya çıkan kilim, Balkanlardan Çin’e kadar neredeyse bütün toplumları etkiledi. Otuz yıllık karşılaştırmalı araştırmaların ürünü olan bu eser, çok sayıda resim ile süslenmiş bu eser, ilkel animizmden miras kalan kilim sembolizmini gözler önüne seriyor.
Gezgin-yazar Jacques Lacarrière’e göre “Kilimler bir manzara, bir bitki, bir hikâye ya da korku ve arzuları içeren ortaçağ armalarını andıran bir semboller dünyasına aittir. Motiflerinde ölüm korkusuna, doğurganlık arzusuna rastlanır. Toprağın bereketine, kadının doǧurganlıǧına, ruhların ve gökyüzünün himayesine, bitkiler ve hayvanlar âleminin hoşgörüsüne, sessiz yakarışlar okunur, neredeyse duyulur. Bereketin sürekli tehlikede ve açlığın kapıda olduğu, maddi açıdan zayıf ve çetin olan bu dünyada fakirlik, simgelerin zenginliğiyle telafi edilmektedir. Gülden yıldızlara, kurttan ejdere karşımızda Anadolu’nun göçebe topluluklarının yaşamsal simgeleri vardır. O topluluklar ki basit bir yapağıdan yola çıkıp yazgıya karşı bu ipleri, bu dokuları koruyan ve bilgelik içeren bu figürleri ortaya çıkarmayı bilmişlerdir.”

Serginin ikinci bölümü ise, kilimlerdeki simgesel kimliğin Doğu’da olduğu gibi Batı’daki dönüşümüne ve halının hükmettiği görsel bağlamdaki ürkek yükselişine ışık tutmaktadır. Modern döneme ait fotoğraf, kartpostal, reklam ve oryantalist resim seçkisi, bizi kilim kullanımın zaman içinde uğradığı değişimi sorgulamaya teşvik ediyor. Kilim, günlük yaşamın işlevsel nesnesinden ve atalarımızdan kalan kültürel mirastan Doğu’nun özgünlük ve kimliğini tanımlayan farklı bir cazibe objesine dönüşüyor. Sergi bize toplumdaki yeni değer kazanma ve benimseme mekanizmalarıyla, kilimlerin hem Doğu’da hem de Batı’da nasıl modern ve hatta postmodern içmekânları süsleyen bir dekor unsuruna doğru evrildiğini aktarırken, yeni yaratıcılık ve pazarlama şekillerine de vurgu yapıyor. Ek etkinlikler serginin çağrıştırdığı pek çok soruyu tekrar düşünmek için yeni bir çerçeve sunuyor.

Serginin resmi açılışı, 5 Mart 2019 tarihinde gerçekleşecektir. 

Sergi komiserleri: Aylin Koçunyan, Ece Sutra.

Ahmet Diler: Kapadokya bölgesinde, Karahasanlı’da doğdu. Dokumalarıyla ünlü Avanos ilçesinin dokumacı bir ailesinden geliyor. Birkaç dil bilen Diler, Modern Edebiyat ve Etnoloji eğitimi aldı. aynı zamanda üretim ve ticaretle kilim dünyasına hizmet vermeye devam etmektedir.

Marc-Antoine Gallice: Marsilya doğumludur. Edebiyat ve İngilizce eğitimi aldı. Büyük bir gezgin olan Gallice Doğuyu, özelikle Anadolu’yu köşe bucak gezdi. Fransa’da kilimin tanınmasına katkıda bulunan nadir kişilerden biridir. Kilime duydukları ortak tutkuyda, Ahmet Diler’le birlikte otuz yılı aşkın süredir çalışmaya devam etmektedirler.

 

Shakespeare’in efsanevi eseri, mutlak aşkın vücut bulduğu öykü olarak yüzyıllar boyunca çeşitli uyarlamalara konu oldu. Oysa, bu birinci katmanın altındaki tortulara bakıldığında siyah bir güneş saklanmaktadır: siyasetin çürümüşlüğü, aile içi nefret, karmaşık ve ıssız karakterler Güney İtalya’da geçen bir aşk hikayesinin romantik okumasından daha öteye taşır seyirciyi. Orada güneş ruhlara çarpar, yoksul İtalya’nın yitik ihtişamından geriye harabe duvarlar kalmıştır, akıl dışı korkular ve halkın batıl inançları hala canlıdır. Oyunun rejisörü, Shakespeare’in dilinin olağanüstü çoğulluğunun tüm yankılarını yakalamayı başarır : acımasız, dolgun bir kuvvet ve mizah.

Yazan: Shakespeare
Yöneten: Eric Ruf
Kostüm Tasarımı: Christian Lacroix
Işık Tasarımı: Bertrand Couderc
Koreografi: Glysleïn Lefever
Müzik Düzenleme: Vincent Leterme
Ses: Jean-Luc Ristord
Makyaj: Carole Anquetil
Oyuncular: Christian Blanc, Michel Favory, Claude Mathieu, Serge Bagdassarian, Christian Gonon, Jérôme Pouly, Gilles David, Pierre Louis-Calixte, Bakary Sangaré, Nâzim Boudjenah, Suliane Brahim, Stéphane Varupenne, Elliot Jénicot, Danièle Lebrun, Jérémy Lopez, Didier Sandre, Laurent Lafitte.
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live, Bel Air Media ve İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle
Yönetmen: Dominique Thiel
Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe üst yazılıdır.

165 dakika / iki perde

Sınırların Ötesi

RONIT ELKABETZ

6 – 7 – 8 Şubat 

Gösterimler ücretsizdir.

İzmir Fransız Kültür Merkezi, İstanbul İsrail Başkonsolosluğu işbirliğiyle,  2016 yılında hayatını kaybeden yönetmen ve oyuncu Ronit Elkabetz’i fransız-İsrail ortak yapımı 6 filmiyle ağırlıyor.

OR (HAZİNEM)

6 Şubat Çarşamba 17:00

Yönetmen Keren Yedaya
Oyuncular Ronit Elkabetz, Dana Ivgy, Meshar Cohen
İsrail, Fransa, 2003, 97′
İbranice; Fransızca ve Türkçe altyazılı +12 YAŞ

Or, seks işçisi annesiyle yaşayan genç bir kızdır.  Evdeki sorumlulukları zamanla yerini onun kişiliğinin vahşi yanına bırakır.  Bu arada Ruthie kızının ısrarları sonucu seks işçiliğini bırakarak bulduğu düşük maaşlı temizlik işini sürdürmeye çalışmaktadır, ancak sokaklardan uzak durmayı beceremez.

 

BANDONUN ZİYARETİ

6 Şubat Çarşamba 19:00

Yönetmen  Eran Kolirin
Oyuncular Ronit Elkabetz, Sasson Gabai, Saleh Bakri
İsrail, Fransa, 2007, 83′
İbranice, Arapça, İngilizce; Türkçe altyazılı

Mısırlı bir polis bandosu bir açılış töreninde konser vermek üzere İsrail’e gelir, ancak üyeler çeşitli sebeplerle havaalanında mahsur kalır. Ardından kendilerini çölün ortasında, unutulmuş bir kasabada bulurlar. Kayıp bando kayıp kasabadadır. Bunu pek kimse hatırlamaz. Zaten o kadar da önemli değildir.

 

GEÇ EVLİLİK

7 Şubat Perşembe 17:00

Yönetmen  Dover Kosashvili
Oyuncular Lior Ashkenazi, Ronit Elkabetz.

İsrail, Fransa, 2001, 98′
Gürcüce, İbranice; TR altyazılı

Oğulları Zaza’nın evlenmesini isteyen çift, her gece yeni bir gelin adayı görmeye gider. Zaza gelin adaylarını kendine hayran bırakır, ancak hiçbiri onun arzuladığı kişi değildir. Zira o Judith’e aşıktır. Zaza’dan yaşça büyük, bir kızı olan, bekar, bağımsız, etkileyici ve Faslı bir kadın olan Judith, Zaza’nın aile geleneklerine ters gelen her şeyin vücut bulmuş halidir.

 

EŞ EDİNMEK

7 Şubat Perşembe 19:00

Yönetmenler Ronit Elkabetz, Shlomi Elkabetz
Oyuncular Ronit Elkabetz, Simon Abkarian, Gilbert Melki

İsrail, Fransa, 2004, 99
Ar., Fr., İbranice; Fransızca ve Türkçe altyazılı

Hayfa, 1979. Ardı ardına gelen kavgaların ardından Ohayon ailesi fertleri, ortak dinsel-kültürel kökenlerin ve sahip oldukları dört çocuğun dışında paylaştıkları hiçbir şey olmayan Vivane ve barıştırmaya çalışır. Çift birkaç gün süresince gelenek, aşk, korkular ve gelecek konusunda hararetli tartışmalar yaşar.

 

TUFAN

8 Şubat Cuma 17:00

Yönetmen Guy Nattiv
Oyuncular Ronit Elkabetz, Tzahi Grad, Michael Moshonov,

İsrail, Kanada, Almanya, Fransa,

2011, 98′ İbranice; TR altyazılı

13 yaşında, akıllı bir çocuk olan Yoni fiziksel olarak gelişmemiştir. Okulda alayların hedefidir. Anne babası boşanmanın eşiğindedir. Bar Mitzvah töreninin öncesinde otistik ağabeyi Tomer kaldığı tesisten eve döner ve ailenin düzenin iyice bozulur, sırlar açığa çıkar. Yoni’nin töreninde ele alacağı Nuh ve Tufan bölümü, adeta ailenin kırılgan ve donuk yapısını tarif eden bir metafora dönüşür.

 

Viviane Amsalem’in Boşanma Davası

8 Şubat Cuma 19:00

Yönetmenler Ronit Elkabetz, Shlomi Elkabetz
Oyuncular Simon Abkarian, Sasson Gabai, Ronit Elkabetz,
İsrail, Fransa, Almanya, 2014, 112′
İbranice; Fransızca ve Türkçe altyazılı

İsrail’de sadece hahamlar nikah kıyıp çiftleri boşayabilirler. Ancak evliliğin bitebilmesi için kocanın rızası gerekir ki bu kararda koca yargıçtan daha fazla yetkiye sahiptir. Üç yıldır boşanmak için uğraşan Viviane Amsalem’in eşi buna razı değildir. Eşin uzlaşmaz, katı tutumu, Vivian’ın özgürlüğünü kazanma konusundaki kararlılığı ve yargıçların işlevinin muğlaklığı sonucunda saçma bir trajedi ortaya çıkar ve asıl mesele dışında her şey yargılanır.

SENİNLE BAŞIM DERTTE !

İzmir’de ilk gösterim!

Yönetmen Pierre Salvadori

Oyuncular  Adèle Haenel, Pio Marmai, Damien Bonnard plus

2018, 108 dk. Fransızca. Türkçe altyazılı

 

Yvonne, herkesin gözünde kahraman olan komiser eşinin ölümünden sonra onun aslında yoz bir polis olduğunu öğrenir. Dahası, Antoine adlı masum birinin 8 yıl hapis cezası almasına neden olmuştur. Yvonne, hapisten salıverilen Antoine’a kendini eskort olarak tanıtır ve bir şekilde hayatı mahvolmuş, biraz da ruhsal dengesini kaybetmiş bu adama yardımcı olmayı kendine görev edinir. Çılgın bir karşılaşma her ikisine de hareketli günler yaşatacaktır…

2018 Cannes Yönetmenlerin On Beş Günü–SACD Ödülü ve festivallerde 16 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

FRANKOFONİ GALA GECESİ

GALA DE LA FRANCOPHONIE

  • 29 Mart 2019, Cuma, saat 19.30 itibaren
  • Yer: SWISSOTEL ANKARA: Yıldızevler Mahallesi, Jose Marti Cd (21. Sk.) No:2, 06550 Çankaya/Ankara

PROGRAM

  • 19.30: Hoşgeldiniz kokteyli
  • 20.00: Yemek (salade niçoise, vol au vent, entrecôte, crème brûlée)
  • Müzik
  • Dans
  • Sınırsız içecek
  • Kişi başı: 160TL
  • #galafrankofoni

Masanızı şimdiden rezerve edin!

Biletler: Fransız Kültür Merkezi’nde, Konrad Adenauer Cad. No 30 – mail: murat.celik@ifturquie.org – T: 0312 408 82 31

MÜZİK

AJDA AHU GİRAY

İstanbullu şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve besteci. Çok küçük yaşlardan beri şarkı söylüyor. Altı yaşından on iki yaşına kadar TRT Çocuk Korosu’nda söylemeye devam etti. Galatasaray Lisesinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nü bitirir bitirmez, 2003 yılında Lyon’a gitti ve Ecole Nationale de Musique de Villeurbanne’da, Chanson bölümüne şan öğrencisi olarak kabul edildi. Yanı sıra, İris Tiyatrosu’nda aldığı dersler sayesinde, tiyatroya da büyük ilgi duymaya başladı. 2008 yılında, Chanson üzerine eğitimini tamamladı “Diplôme d’Etudes Musicales DEM en Chanson” diplomasını aldı ve o tarihten beri de Türkiye’de ve yurt dışında sahne çalışmalarına devam etmekte.
Kendi şarkılarının yanı sıra, Chanson’la buluşturduğu, Fado ve çeşitli tarzlarda şarkılara yer verdiği bir repertuvarı seslendiriyor. Anadilinin yanı sıra Fransızca, İtalyanca, İngilizce ve Portekizce dillerini konuşuyor.

Ajda Ahu Giray, 2014 Eylül ayından beri, Notre Dame de Sion Fransız Lisesinde müzik öğretmenliği yapıyor ve 2008 Eylül ayından beri de Ecole Francophone de Musique d’ Istanbul’da şan dersleri veriyor.

VİSTANİ BAND

Grup Üyeleri:

  • Emine Şahin, vokal
  • Özgür Vural, Vokal ve gitar
  • İhsan Şen, Gitar
  • Tulya Yılmaz, Keman ve geri vokal
  • Aytaç Aydoğdu, Trompet
  • Erman Erkılınç, Bas gitar ve geri vokal
  • Kıvanç Yarangümeli, Vurmalılar ve geri vokal

Ankara’da canlı müzik sahnesine 2013 yılından beri farklı bir soluk getiren Vistani, birlikte müzik yapma arzusundaki birkaç arkadaşın bir araya gelmesi ile oluştu. Zaman içinde kadrosu büyüyerek yedi kişiye ulaşan grubun müzik yelpazesi de giderek genişledi. Asya’dan Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya, dünyanın dört bir yanından aldığı yöresel şarkıları kendine özgü eğlenceli tarzıyla yorumlayan grubun adı hayali bir dünyada var olan gezgin bir topluluktan gelmektedir.

Sıra dışı müzik yelpazesi ile oldukça ilgi gören Vistani, 25. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında CSO Konser Salonu’nda, Almanya Büyükelçiliği’nde, uluslararası Falling Walls Lab programı dahilinde ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda ve Çankaya Belediyesi etkinlikleri çerçevesinde sahne almıştır. Ankara dışında Antalya, Bolu, Niğde gibi farklı şehirlerde de konserler veren Vistani, dinleyicileri ile buluşmuştur.

Grubun kendine özgü yorumu ve sahnedeki sıcak tavırları, dinleyicilere farklı ve eğlenceli bir canlı müzik deneyimi yaşatmaktadır. Grubun repertuvarında 20’ye yakın dünya dilinde 90’dan fazla şarkı yer almaktadır.

Vistani Sosyal Medya Hesapları

http://www.instagram.com/vistaniband

http://www.youtube.com/vistani

http://www.facebook.com/vistani

http://www.twitter.com/vistaniband

 

 

SİNEMA KULÜBÜ: BAKAN (L’EXERCICE DE L’ETAT)

30.03.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2011 | yönetmen Pierre Schoeller | drama | 112dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Olivier Gourmet
  • Michel Blanc
  • Zabou Breitman
  • Sylvain Deblé
  • Didier Bezace
  • Laurent Stocker
  • Jacques Boudet
  • Abdelhafid Metalsi

Özet

Gecenin bir yarısında telefonla uyandırılan Ulaştırma Bakanı Bertrand Saint-Jean, bir otobüsün yoldan çıktığı haberi ile hemen yola koyulur. Görevleri ile özel hayatı arasında sıkışmış bir politikacının macerası da böyle başlar. Hız, iktidar çekişmeleri, kaos, ekonomik kriz ve acil durumlar… 
Dardennes Kardeşler’in yapımcılığında yönetmen Schoeller, derin bir politik entrikanın iç yüzüne inmeye çalışıyor.
Bakan, 31. İstanbul Film Festivali Dünya Festivallerinden bölümündeydi.

SİNEMA KULÜBÜ: TOMBOY (ERKEK FATMA)

02.03.2019 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2011 | yönetmen Céline Sciamma | drama | 82dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Zoé Héran
  • Malonn Lévana
  • Sophie Cattani
  • Mathieu Demy
  • Jeanne Disson
  • Yohan Ventre
  • Noah Ventre
  • Cheyenne Lainé

Özet

Laure 10 yaşında henüz cinsiyetinin farklılıklarını taşımayan bir kız çocuğudur. Kızların elbiseleri yerine erkek çocuklar gibi giyinen Laure yeni taşındıkları mahallede kendisini bir erkek ismiyle Mickaël olarak tanıtır. Kendi yaşlarında güzel bir ‘kız çocuğuna’ verilen bu cevap Laure’nin yeni kimliği olur ve kimse onun gerçek bir kız olduğunu bilmezken Mickaël/Laure erkek çocuklar gibi futbol oynayarak, yalanlarla yeni arkadaşlar edinir. Çocukça yöntemlerle saklamaya çalıştığı cinsel kimliği ve söylediği yalanlar çok geçmeden su yüzüne çıkacaktır. 

 

SİNEMA KULÜBÜ: CEHENNEM 

16.02.2019 Cumartesi – 17:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2009 | yönetmen Bromberg, Ruxandra Medrea| belgesel | 94dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Romi Schneider
  • Serge Reggiani
  • Bérénice Béjo
  • Charles Vanel
  • Jacques Gamblin

Özet

Gözalıcı Romy Schneider’in henüz yirmi altı yaşındayken başrolünde oynadığı eşsiz bir yapım. Delilik ve kıskançlık hakkında, sınırsız bir bütçeye sahip benzersiz bir sinema olayı. Büyük yönetmen Henri-Georges Clouzot imzalı, ‘olağanüstü’ olduğu söylenen, ancak bitirilememiş ve elli yılı aşkın süredir gözlerden uzak kalmış bir film… 

Görüntüler kısa süre önce bulundu ve tahminleri de aştı. On beş saatlik çekimler, bazı oyuncular ve çekim ekibiyle yapılan röportajlar, storyboard ve fotoğraflar arasından seçilen malzemelerden hazırlanan bu belgesel, Clouzot’nun anlatmak istediği, ancak şansı yaver gitmeyen efsanevi bir hikâyeyi yeniden hayata geçiriyor.

 

Kukla gösterisi
Justine ve Sebastien’nin maceraları

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi “Justine ve Sebastien’nin maceraları” için sizleri bekliyor!
3 yaş ve üzeri.

Kayıt gereklidir. Ücret : Çocuk 10 TL

Kukla gösterisi
Justine ve Sebastien’nin maceraları

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi « Justine ve Sebastien’nin maceraları » için sizleri bekliyor!
3 yaş ve üzeri.
Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Ücret : Çocuk 10 TL

Kukla gösterisi
Justine ve Sebastien’nin maceraları

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi « Justine ve Sebastien’nin maceraları » için sizleri bekliyor!
3 yaş ve üzeri.
Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Ücret : Çocuk 10 TL

Kukla gösterisi

Justine ve Sebastien’nin maceraları

Kütüphane ekibimiz, bir sonraki kukla gösterisi  “Justine ve Sebastien”‘nin maceraları için sizleri bekliyor!
3 yaş ve üzeri.

Kayıt gereklidir. Ücret : Çocuk 10 TL

SİNEMA KULÜBÜ: ŞEYTAN RUHLU İNSANLAR

09.02.2019 Cumartesi –17:00
23.02.2019 Cumartesi – 17:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1954 | yönetmen Henri-Georges Clouzot | drama| 115dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Simone Signoret
  • Paul Meurisse
  • Véra Clouzot
  • Charles Vanel
  • Michel Serrault

Özet

Şeytan Ruhlu İnsanlar, kusursuz bir cinayet planı yapan iki kadının hikayesini anlatıyor. Karısına ait olan bir okulun yöneticiliğini yapan Michel Delassalle tam anlamıyla çekilmez bir karakterdir. Karısı da dahil çevresindeki herkese türlü zalimlikler yapan Delassalle’nin okuldaki öğretmenlerden biriyle gizli bir ilişkisi vardır ve sevgilisine de aynı ölçüde kötü davranmaktadır. Bu gizli ilişki açığa çıktığında iki kadın da bu adama karşı duydukları nefret sayesinde ortak bir noktada buluşurlar. Bu huysuz adamdan intikam almaya karar veren iki kadın kusursuz bir cinayet planı yapıp uygularlar. Ancak her şey yolunda gitse de kimsenin anlam veremediği gizemli bir olay meydana gelir ve işler karışır.

 

Masal Okuma
Küçük Lokumlar Buluşması

0-3 yaş arası
Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.
Kayıt gereklidir.

10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Masal Okuma
Küçük Lokumlar Buluşması

0-3 yaş arası
Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.
Kayıt için: mediatheque.istanbul@ifturquie.org
10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Masal Okuma
Küçük Lokumlar Buluşması

0-3 yaş arası
Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz, ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

10 TL/çocuk başı. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Fransız Kültür Merkezi olarak, yasakların kol gezdiği bir ortamda, yaşamasına yaşatılmasına büyük önem verdiğimiz KuirFest’e kapılarımızı açmaktan onur duyuyoruz. Üç gün boyunca film gösterimi, söyleşi ve soru-cevap etkinliği yapılacak.

Programın tamamı ve daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Etkinlik
Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

Etkinlik
Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 16:30’da Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !
Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Ücret : 10 TL

Etkinlik
Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !
Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Ücret : 10 TL

Etkinlik
Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’da Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !
Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Ücret : 10 TL

Etkinlik
Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 14:00’te Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Kayıt gereklidir. Ücret : 10 TL

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Şubat ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü üç Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor. Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

Kayıt için lütfen seçtiğiniz filme tıklayınız.

 

Düşman Kardeşler (David Oelhoffen) :
Paris’te geçen bu hareketli polisiye filmin kahramanları, şehrin uyuşturucu ticaretiyle bilinen kenar mahallelerinde doğup büyüyen iki yakın arkadaş. Birbirlerini kardeş sayan Manuel ve Driss, büyüyünce hayatta tam ters tercihler yapıyor: Manuel çetelere katılırken Driss ise polis olmaya karar veriyor. Yıllar sonra Manuel’in başı belaya girdiğinde iki arkadaş aslında birbirlerine ne kadar bağımlı ve muhtaç olduklarını fark ediyorlar.

 

Donbass (Sergei Loznitsa) :
Donbass, Doğu Ukrayna’nın Donbass bölgesinde yaşanan savaşı konu ediyor. Ayrılıkçı çeteler tarafından öldürülen kitleler, silahlı çatılmalar ve soygunların baş gösterdiği Donbass’da savaş barış olarak adlandırılırken, propaganda gerçek, nefret ise aşk olarak kabul edilir. Bir ülkenin veya bir politik sistemin hikayesi olmayan film, kaybedilen insanlık ve medeniyetin hikayesini anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Sergei Loznitsa’nın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Yatsenko, Liudmila Smorodina, Olesya Zhurakovskaya, Boris Kamorzin, Sergei Russkin gibi isimler yer alıyor. Senaryosunda yönetmenin imzasının bulunduğu filmin görüntü yönetmenliğini Oleg Mutu üstleniyor.

 

Kız (Lukas Dhont) :
Kız, 15 yaşındaki bir trans bireyin balerin olmak için verdiği mücadeleyi konu ediyor. Lara çocukluğundan beri balerin olmanın hayalini kurar. Sadece kadınların kabul edildiği bir bale okuluna kabul edildiğindeyse hayaline hiç olmadığı kadar yaklaşır. Fakat büyük bir sorun vardır. 15 yaşındaki Lara, bir erkek bedeninde doğmuştur. Lara, hayallerini gerçekleştirmek için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.

 

İmgeler ve Sözcükler (Jean-Luc Godard) :
Hiçbir kalıba sığmayan, dünyanın en yaratıcı ve yenilikçi yönetmenlerinden Godard’ın bu son filmi yine kışkırtıcı, yine zorlayıcı, elbette politik ve zihin açıcı. Godard’ın kendi sesiyle “Savaş geldi” diyerek başlattığı, bazılarına göre “gözlere ve kulaklara hitap eden bir şiir” bazılarına göreyse “bir korku filmi kadar güncel ve dehşet verici” olan İmgeler ve Sözcükler, bilge aktivist Godard’ın gözünden dünyanın hâlini anlatıyor.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi’nin öğrenciler içinse 5TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

İmgeler ve Sözcükler (Jean-Luc Godard)
2018 | Experimental | 94 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

Hiçbir kalıba sığmayan, dünyanın en yaratıcı ve yenilikçi yönetmenlerinden Godard’ın bu son filmi yine kışkırtıcı, yine zorlayıcı, elbette politik ve zihin açıcı. Godard’ın kendi sesiyle “Savaş geldi” diyerek başlattığı, bazılarına göre “gözlere ve kulaklara hitap eden bir şiir” bazılarına göreyse “bir korku filmi kadar güncel ve dehşet verici” olan İmgeler ve Sözcükler, bilge aktivist Godard’ın gözünden dünyanın hâlini anlatıyor.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Kız (Lukas Dhont)
2018 | Dram | 105 dk. | Fransızca, Flamanca | Türkçe Altyazılı

Kız, 15 yaşındaki bir trans bireyin balerin olmak için verdiği mücadeleyi konu ediyor. Lara çocukluğundan beri balerin olmanın hayalini kurar. Sadece kadınların kabul edildiği bir bale okuluna kabul edildiğindeyse hayaline hiç olmadığı kadar yaklaşır. Fakat büyük bir sorun vardır. 15 yaşındaki Lara, bir erkek bedeninde doğmuştur. Lara, hayallerini gerçekleştirmek için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Donbass (Sergei Loznitsa)
2018 | Savaş, Dram | 120 dk. | Ukraynaca, Rusça | Türkçe ve Fransızca Altyazılı

Donbass, Doğu Ukrayna’nın Donbass bölgesinde yaşanan savaşı konu ediyor. Ayrılıkçı çeteler tarafından öldürülen kitleler, silahlı çatılmalar ve soygunların baş gösterdiği Donbass’da savaş barış olarak adlandırılırken, propaganda gerçek, nefret ise aşk olarak kabul edilir. Bir ülkenin veya bir politik sistemin hikayesi olmayan film, kaybedilen insanlık ve medeniyetin hikayesini anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Sergei Loznitsa’nın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Yatsenko, Liudmila Smorodina, Olesya Zhurakovskaya, Boris Kamorzin, Sergei Russkin gibi isimler yer alıyor. Senaryosunda yönetmenin imzasının bulunduğu filmin görüntü yönetmenliğini Oleg Mutu üstleniyor.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Düşman Kardeşler (David Oelhoffen)
2018 | Dram, Gerilim | 111 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

Paris’te geçen bu hareketli polisiye filmin kahramanları, şehrin uyuşturucu ticaretiyle bilinen kenar mahallelerinde doğup büyüyen iki yakın arkadaş. Birbirlerini kardeş sayan Manuel ve Driss, büyüyünce hayatta tam ters tercihler yapıyor: Manuel çetelere katılırken Driss ise polis olmaya karar veriyor. Yıllar sonra Manuel’in başı belaya girdiğinde iki arkadaş aslında birbirlerine ne kadar bağımlı ve muhtaç olduklarını fark ediyorlar.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Yönetmen Gilles Lellouche
Oyuncular Mathieu Amalric, Guillaume Canet, Benoit Poelvoorde, Jean-Hugues Anglade, Virginie Efira, Leïla Bekhti, Marina Foïs, Philippe Katerine

2018 /118‘. FR. Altyazı/St. TR.

 

Orta yaşlarda, hayattan yorulmuş bir grup erkek,  mutsuz kaderlerini değiştirmek üzere kendileriyle ilgili büyük bir karar alır: Senkronize Yüzme! Tüm masumiyetleri ve ümitsizce beceriksiz halleriyle, dünya şampiyonasına hazırlanacaklardır…

Daha önce Jean Dujardin ile birlikte “Les Infidèles” flmini çeken Gilles Lellouche’un ilk tek başına yönetmenlik denemesi olan film, yorgun kahramanlarımızı canlandıran harika aktörlerle çalışmış.

2018 Cannes, Yarışma dışı en iyi film adaylığı. 

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.
Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Konferans
Dünden bugüne Orta Doğu : kırılmalar ve süreklilikler

Orta Doğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun sonlanmasının çok evvelinden itibaren, jeopolitik bir saha ve büyük güçlerin rekabet alanı haline gelmiştir. Doğu Hindistan’a ulaşan deniz yollarının keşfiyle birlikte Avrupalıların varlığı sayıca artmıştır. Bununla birlikte, esasen Yedi Yıl Savaşları’ndan itibaren Avrupalılar Orta Doğu’da siyasi aktör haline gelmiştir.
Birinci Dünya Savaşı sonrası, İngiltere Orta Doğu’da tek aktördür. Fransa, Lübnan ve Suriye’de varlığını sürdürürken; Sovyetler, Afganistan, İran ve Türkiye ile saldırmazlık antlaşması imzalamıştır. İkinci Dünya Savaşı, bölgede sanayi kalkınmasını beraberinde getirmiş, temsilci güçler sınırları inşa etmiş,  başkentleri tayin etmiş ve artlarında iktidarlarını kurmak üzere yerli elitleri bırakmıştır.
Ancak, Orta Doğu Devletleri, Amerika ile SSCB için siyasal güçten ziyade bir bahis unsuru haline gelmiştir. Diktatörlüklerde otoriter bir modernizm yabancı devletlerin tesirinde bir demokrasi söz konusudur.
Milliyetçi devrimlerden sonra, söylem değişime geçer, ortak düşman İslamcılık karşısında batılılar ile iş birliğine yapmak üzere istikrar övülür. İstikrarları ise petrol yollarını güvence altına almak ve göçü engellemek isteyen batılı çıkarlara uyum sağlar.
2011 Arap Devrimleri, bu sistemi kırmıştır. Bu süreçte batılı normlarla mücadele eden bir ütopya olarak İslamcılık, batıya karşı yer almıştır.

Henry Laurens: 1954 yılı doğumlu, önmeli tarihçilerden Henry Laurens, Orta Doğu konusunun en yetkin uzmanlarından biri olarak bilinir. College de France’da (Arap dünyası çağdaş tarihi kürsüsü sahibi) ve INALCO (Institut national des langues et civilisations orientales) Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Ulusal Enstitüsü’nde öğretim üyesi olan Henry Laurens, daha önce de Beyrut’ta bulunan CERMOC (Centre d’étude et de recherches sur le Moyen-Orient) Çağdaş Orta Doğu Araştırmaları Merkezi direktörlüğünü ve IFPO (Institut français du proche Orient) Fransız Yakın Doğu Enstitüsü bilimsel direktörlüğünü yürütmüştür.
Özellikle İsrail ve Arap dünyası arası ilişkilerin uzun dönemli analiziyle ilgilenen Henry Laurens, 2004 yılında Fransız Siyasi ve Ahlaki Bilimler Akademisi (Académie des sciences morales et politique) tarafından Joseph du Theil ödülüne ve Fransız Arap Dayanışma Derneği (Association de solidarité franco-arabe) tarafından Fransız-Arap dostluk ödülüne layık görülmüştür. Aralarında, La Question de Palestine, [Filistin Meselesi] tomes I, II et III (Fayard, 1999/2002/2007), L’Orient arabe à l’heure américaine [Amerikan zamanlarında Arap Doğu] (Armand Colin, 2004), Orientales, tome I, II et III [ Doğulular] (CNRS éditions, 2004), Histoire du monde arabe contemporain [Çağdaş Arap Dünyası Tarihi] (Fayard, 2004), Paix et guerre au Moyen-Orient : L’Orient arabe et le monde de 1945 à nos jours [Orta Doğu’da Barış ve Savaş : 1945’ten günümüze Dünya ve Arap Doğu (Armand Colin, 2005) ve Deux siècles d’Orient [ Doğu’nun İki Asrı]  (CNRS éditions, 2007) bulunduğu bir çok eserin yazarıdır.

Moderatör : Alexis Wick
New York Columbia Üniversitesi’nden tarih doktoru unvanını alan Alexis Wick, Koç Üniversitesi’nde  öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Osmanlı ve Çağdaş Arap dünyası uzmanı Alexis Wick’in,  kavram tarihi, düşün sistemleri, mekanın üretimi ve şiirselliği ve coğrafi tarih yazımı gibi bir çok çalışma alanı bulunmaktadır. Bu konulara dair çok sayıda kitabın yazarı olan Alexis Wick’in, The Red Sea: In Search of Lost Space adlı ilk monografi çalışması Kızıldeniz havzası ve çevresinin Osmanlı zamanındaki coğrafi tarihini, felsefe tarihi içinde deniz kavramının soy bilimine (jenealoji) inerek incelemektedir. Kendisi şimdilerde Osmanlı çeper bölgelerinde Avrupa fikri üzerine bir kitap ve 1987 Filistin İntifadası üzerine bir deneme üzerine çalışmaktadır.

Konferans dili Fransızca’dır. Türkçe simültane çeviri yapılacaktır. 

Henry Laurens                                                                                                        Alexis Wick

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Ocak ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü üç Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor. Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

Kayıt için lütfen seçtiğiniz filme tıklayınız.

 

Soğuk Savaş (Pawel Pawlikowski) :
Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Henri-Georges Clouzot’nun Cehennemi (Serge Bromberg, Ruxandra Medrea:
Gözalıcı Romy Schneider’in henüz yirmi altı yaşındayken başrolünde oynadığı eşsiz bir yapım. Delilik ve kıskançlık hakkında, sınırsız bir bütçeye sahip benzersiz bir sinema olayı. Büyük yönetmen Henri-Georges Clouzot imzalı, ‘olağanüstü’ olduğu söylenen, ancak bitirilememiş ve elli yılı aşkın süredir gözlerden uzak kalmış bir film…

Don Kişot’u Öldüren Adam (Terry Gilliam:
Alaycı bir reklam yönetmeni olan Toby, kendisinin Don Kişot olduğuna inanan yaşlı bir İspanyol ayakkabıcının hezeyanlarına kapılır. Ayakkabıcı, Toby’i sadık hizmetkar Sancho Panza olarak görerek kelimenin tam anlamıyla Toby’e musallat olur. Komik ve gittikçe daha gerçeküstü bir hal alan maceraların içine giren Toby, idealist gençliğinde çekmeyi planladığı bir filmin trajik yankılarıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Bu film, küçük bir İspanyol köyünün umutlarını ve hayallerini sonsuza dek değiştiren bir film olacakır. Peki Toby kendini değiştirip insanlığını yeniden kazanabilir mi? Hikaye ilerledikçe hayal ve gerçek iç içe geçer ve Toby kendini Don Kişot’a dönüşürken bulur.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi’nin öğrenciler içinse 5TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Don Kişot’u Öldüren Adam (Terry Gilliam)
2018 | Macera, Dram | 133 dk. | İngilizce | Türkçe Altyazılı

Alaycı bir reklam yönetmeni olan Toby, kendisinin Don Kişot olduğuna inanan yaşlı bir İspanyol ayakkabıcının hezeyanlarına kapılır. Ayakkabıcı, Toby’i sadık hizmetkar Sancho Panza olarak görerek kelimenin tam anlamıyla Toby’e musallat olur. Komik ve gittikçe daha gerçeküstü bir hal alan maceraların içine giren Toby, idealist gençliğinde çekmeyi planladığı bir filmin trajik yankılarıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Bu film, küçük bir İspanyol köyünün umutlarını ve hayallerini sonsuza dek değiştiren bir film olacakır. Peki Toby kendini değiştirip insanlığını yeniden kazanabilir mi? Hikaye ilerledikçe hayal ve gerçek iç içe geçer ve Toby kendini Don Kişot’a dönüşürken bulur.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Henri-Georges Clouzot’nun Cehennemi (Serge Bromberg, Ruxandra Medrea)
2009 | Belgesel | 94 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

Gözalıcı Romy Schneider’in henüz yirmi altı yaşındayken başrolünde oynadığı eşsiz bir yapım. Delilik ve kıskançlık hakkında, sınırsız bir bütçeye sahip benzersiz bir sinema olayı. Büyük yönetmen Henri-Georges Clouzot imzalı, ‘olağanüstü’ olduğu söylenen, ancak bitirilememiş ve elli yılı aşkın süredir gözlerden uzak kalmış bir film…

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Avrupa’da Sol, Neoliberalizm ve popülist strateji

Eric Fassin; Paris 8 Üniversitesi

Moderatör; Prof. Dr. Ayşen Uysal

Podemos veya Boyun Eğmeyen Fransa örneklerinde olduğu gibi sol, neoliberalizme karşı mücadele etmek için popülizme yönelmeli mi ? Brexit’in yanı sıra Macaristan’dan İtalya’ya kadar yabancı düşmanı partilerin yükselişiyle “popülist bir anı” yaşamaktayız.  Öte yandan Thatcher ve Reagan’dan bu yana popülizm daha ziyade neoliberalizmin aracı olmuştur : Wall Street Trump’ı alkışlamaktadır. Neoliberal Avrupa’ya gelince, bu aynı zamanda “Avrupa Kalesi ” anlamına gelir : Macron bir Salvini karşıtı değildir.
Popülizm, neoliberalizme karşı çare olmaktan öte onun bir belirtisidir. Aşırı sağ seçmenler, acılarına kulak vermemiz gereken kurbanlar değildirler. Onların hıncı bir ayaklanmaya dönüşmeyecek. Bu nedenle sol için popülist strateji aldatıcıdır. Neofaşizmin uyarı çanları karşısında pes etmeyi reddedenlere, yani çekimser kalanlara hitap etmek daha iyi bir yoldur. Seçim sosyolojisi burada politik bir teoriye yol açıyor. Demokrasinin kırılgan olduğu bu dönemde, bir halkı inşa etmeden önce, Solu tekrardan inşa etme aciliyeti vardır.

Paris 8 Vincennes – Saint-Denis Üniversitesi’nde (Cinsiyet Araştırmaları Bölümü ve Siyaset Bilimi Bölümü) öğretim görevlisi olan sosyolog Éric FASSIN LEGS’de (Cinsiyet ve Cinsellik Araştırmaları Laboratuarı) araştırmacıdır. Angaje bir sosyolog olarak özellikle cinsellik ve ırk konularının politikleşmesi ve bunların çapraz ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmektedir.  Yayınladığı kitaplar arasında « Démocratie précaire. Chroniques de la déraison d’État » (La Découverte, 2012), « Gauche : l’avenir d’une désillusion (Textuel, 2014) » yer almaktadır. « Populisme : le grand ressentiment » (Textuel, 2017) adlı çalışması Türkçe’ye «  Popülizm : Büyük Hınç » (Heretik, 2018) başlığıyla çevrilmiştir. « Le genre français » (La Découverte, 2019) kitabının baskıya hazırlık çalışmaları devam etmektedir.

Ayşen UYSAL, CRESPPA-CSU (Paris Sosyolojik ve Politik Araştırmalar Merkezi), CETOBAC’a (Türk, Osmanlı, Balkan ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi) ve IFEA (Fransız Anadolu Araştırmaları) Enstitüsüne bağlı araştırmacı. Sokakta siyaset, toplumsal hareketler, siyasal aktivizm, polis ve siyasal partiler konularındaki çalışmaları çok sayıda dilde yayınlanan Uysal, bu alanlarda çok sayıda eserin yazarıdır. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaparken, “Bu Suça Ortak Olmayacağız”bildirisini imzaladığı gerekçesiyle 8 Temmuz 2018 tarihinde 701 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmiştir.

KATILIM, SALONUN KAPASİTESİ OLAN 180 KİŞİ İLE SINIRLIDIR
(Simültane çeviri sisteminde kask kullanmak için yanınızda kimlik kartı bulundurunuz.)

Yönetmen  George Ovashvili

Oyuncular İlyas Salman, Mariam Buturishvili, Irakli Samushia.

2014, 100’ Gürcüce, Türkçe altyazılı.

Yaşlı bir çiftçi ile genç torununu hikayesi. Gürcistan ile Abhazya arasındaki doğal sınırın bir parçasını oluşturan küçük adada yaşayan dede ile onun sözünden çıkmayan torunu, yıllardır yaptıkları gibi önce toprağı belleyip sonra mısır ekerler. Arada kıyıdan geçen askerler dışında bu iki isimsiz çiftçiyi kimse görmez. Yaralı bir askerin varlığıyla, yılların tarafsızlığını bozmak zorunda kalacaklar mıdır?

2014 Karlovy Vary Film Festivali En İyi Film. Sao-Paulo Festivali Özel Ödül, Atina Film Festivali Seyirci Ödülü.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.
Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen Daniel Roby
Oyuncular Romain Duris, Olga Kurylenko, Fantine Harduin.

2018, 99’ Fransızca. Türkçe altyazılı.

Garip ve ölümcül bir sis Paris’i etkisi altına alır. Ne yapacaklarını bilmeyen, hayatta kalmaya çalışan insanlar apartmanların üst katlarına sığınmaya başlarlar. Fakat ne elektrik, ne su ne de yiyecek bir şeyleri vardır. Bir çift kendilerini bu felaketten kurtarmaya, kızlarını korumaya çalışır; fakat zaman ilerledikçe bazı şeyler açığa çıkar. Kendilerine yardım edebilecek kimse yoktur. İnsanlar başlarına gelen bu felaketten gerçekten kurtulmak istiyorlarsa şanslarını sise karışarak denemek zorunda kalacaklardır.  Bir felaketle  karşı karşıya kalan Paris’in gerçeküstü ve etkileyici güzelliğini izlemek isteyenlere…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.
Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Séance 19h00 précises. Entrée non admise après le commencement du film.

Bu yıl yine Fransa ve dünyada, eş zamanlı olarak düzenlenecek Fikirler Gecesi, Tokyo’dan Los Angeles’a, kültür merkezleri, kütüphaneler, üniversiteler ve yüksek okullar, müzeler ve sanat merkezleri, sinemalar, hastaneler, dernekler « Günümüzle Yüz yüze » temasıyla, izleyicilerini bir araya getirecek.  

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, « Günümüzle Yüz yüze » teması etrafında düzenlenecek olan « Fikirler Gecesi » etkinliğine « Sol, neo-liberalizm ve popülist strateji »konulu konferans ve bunu takiben «Popülizm: Avrupa tehlikede» isimli gösterim ile yer alacak.

Söyleşi « Sol, neo-liberalizm ve popülist strateji »

Podemos veya Boyun Eğmeyen Fransa örneklerinde olduğu gibi sol, neoliberalizme karşı mücadele etmek için popülizme yönelmeli mi ? Brexit’in yanı sıra Macaristan’dan İtalya’ya kadar yabancı düşmanı partilerin yükselişiyle « popülist bir anı » yaşamaktayız.  Öte yandan Thatcher ve Reagan’dan bu yana popülizm daha ziyade neoliberalizmin aracı olmuştur : Wall Street Trump’ı alkışlamaktadır. Neoliberal Avrupa’ya gelince, bu aynı zamanda « Avrupa Kalesi » anlamına gelir : Macron bir Salvini karşıtı değildir.
Popülizm, neoliberalizme karşı çare olmaktan öte onun bir belirtisidir. Aşırı sağ seçmenler, acılarına kulak vermemiz gereken kurbanlar değildirler. Onların hıncı bir ayaklanmaya dönüşmeyecek. Bu nedenle sol için popülist strateji aldatıcıdır. Neofaşizmin uyarı çanları karşısında pes etmeyi reddedenlere, yani çekimser kalanlara hitap etmek daha iyi bir yoldur. Seçim sosyolojisi burada politik bir teoriye yol açıyor. Demokrasinin kırılgan olduğu bu dönemde, bir halkı inşa etmeden önce, Solu tekrardan inşa etme aciliyeti vardır.

Paris 8 Vincennes – Saint-Denis Üniversitesi’nde (Cinsiyet Araştırmaları Bölümü ve Siyaset Bilimi Bölümü) öğretim görevlisi olan sosyolog Éric FASSIN LEGS’de (Cinsiyet ve Cinsellik Araştırmaları Laboratuarı) araştırmacıdır. Angaje bir sosyolog olarak özellikle cinsellik ve ırk konularının politikleşmesi ve bunların çapraz ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmektedir.  Yayınladığı kitaplar arasında « Démocratie précaire. Chroniques de la déraison d’État » (La Découverte, 2012), « Gauche : l’avenir d’une désillusion (Textuel, 2014) » yer almaktadır. « Populisme : le grand ressentiment » (Textuel, 2017) adlı çalışması Türkçe’ye «  Popülizm : Büyük Hınç » (Heretik, 2018) başlığıyla çevrilmiştir. « Le genre français » (La Découverte, 2019) kitabının baskıya hazırlık çalışmaları devam etmektedir.

İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset teorisi profesörü olan Zeynep GAMBETTI doktorasını 1999 yılında Paris VII Üniversitesi’nde Miguel Abensour yönetiminde yapmıştır. Kamu alanı, kolektif eylem ve yapısal şiddet teorileri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Türkiye’deki siyasi hareketler üzerine çok sayıda makalesi bulunan Gambetti’nin basılı çalışmaları arasında  Judith Butler ve Leticia Sabsay’ın ortak editörlüğünde hazırlanan « Vulnerability in Resistance: Politics, Feminism, Theory » kolektif kitabı da yer almaktadır. Halen neoliberalizm ve otoritarizmin yeniden canlanması arasındaki ilişki üzerinde çalışmaktadır.   

Ayşen UYSAL, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaparken, “Bu Suça Ortak Olmayacağız”bildirisini imzaladığı gerekçesiyle 8 Temmuz 2018 tarihinde 701 sayılı KHK ile görevinden ihraç edildi. CRESPPA-CSU (Centre de Recherches Sociologiques et Politiques de Paris- Cultures et Sociétés Urbaines), CETOBAC’a (Centre d’Études Turques, Ottomanes, Balkaniques et Centrasiatiques) ve IFEA (Fransız Anadolu Araştırmaları) Enstitüsüne bağlı araştırmacıdır. Sokakta siyaset, toplumsal hareketler, siyasal aktivizm, polis ve siyasal partiler konularındaki çalışmaları çok sayıda dilde yayınlandı. Bu alanlarda çok sayıda eserin yazarıdır. 

 

ARA 20:30 – 21:00

 

Film Gösterimi : Popülizm : Avrupa Tehlikede – Yönetmen : Antoine Vitkine, France | 2014 | 53’

Popülist hareketler, kriz karşısında artan hoşnutsuzluk nedeniyle 2014 yılı Avrupa seçimlerinden zaferle çıkmayı umuyor. Gerçekten iktidara mı yürüyorlar?  Gelişen aşırı uç hareketlerin çalışma mekanizmaları üzerine bir araştırma.

Bu hareketler, beklentilerini ustaca benimsedikleri halkın adına konuştuklarını iddia ediyorlar. Göçü, Avrupa’yı ve elitleri yuhalayarak her sorun karşısında sürekli aynı cevabı veriyorlar… Fransa’da Marine Le Pen, Hollanda’da Geert Wilders, İtalya’da Beppe Grillo … : Bu hareketlerin saygın bir imaj oluşturmayı başarmış liderleri birçok şok formülün ve basitleştirilmiş söylemin yardımıyla giderek artan sayıda yurtdaşın desteğini alıyor. 

Avrupa ölçeğinde ise, bu hareketlerden bazıları artık Parlamento’da çoğunluğu ele geçirmek için ittifak içerisine giriyor. Mayıs 2014 seçimlerinden zaferle çıkmayı uman Fransa’daki Ulusal Cephe ve Hollanda’daki aşırı sağ liderlerinin ittifak örneğinde olduğu gibi. Bu oluşumların  atan başarılarını nasıl açıklamak gerekiyor ? İktidara mı yürüyorlar ?

Antoine Vitkine, Eski Kıta’nın dört bucağında yürüttüğü araştırmada, Avrupa seçimlerini yürüten baş aktörleri ve popülist liderlerin seçmenlerini insan ölçeğinde filme aldı.  Hepsi, az rastlanan bir ifade özgürlüğüyle görüşlerini paylaştı. Antoine Vitkine bu oluşumların söylem ve metodlarını analiz ederken bu hareketlerin üzerinde yükseldiği kızgınlıklar, korkular ve tatminsizlikleri  araştırdı.  Avrupa’da daha önce görülmemiş bir tehdit oluşturan bu yeni aşırı uç hareketin çarkları üzerine vurucu bir belgesel.

Serbest giriş. Konferans dili Fransızca’dır. Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.

Ev sahipliğinde

Kénizé Mourad ile Edebiyat ve Sürgün

Roman yazarı ve gazeteci Kenizé Mourad, sürgün, kimlik ve dil ve  yazı aracılığıyla bir kültüre ait olma duygusu üzerine konuşacak. Kenize Mourad 1987 yılında Türkçede yayınlanan ilk kitabı olan “Saray’dan Sürgüne” isimli, Annesi Sema Sultan’ın hayatını anlattığı anı-roman tarzındaki eseriyle büyük bir okuyucu kitlesi kazandı. Yazar son kitabı “Pak İnsanlar Ülkesinde” ile okuyucularını, atalarının kökenlerinin dayandığı, hafızasında başka bir sürgün ülkesi olan Pakistan’a götürüyor, ailesinin Osmanlı dönemindeki tarihine geri dönüyor.  Kitaplarında yalnızlık, büyük trajediler yaşamış ailelerde var olmanın güçlükleri ve sürgüne zorlanma gibi konuları işleyen yazar, dinleyicileriyle bu konuları tartışacak.  Etkinlik gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek.

Etkinliğin ardından imza seansı olacaktır.

(Simültane çeviri sisteminde kask kullanmak için yanınızda kimlik kartı bulundurunuz.)

SİNEMA KULÜBÜ: WAJD, AYRILIK ŞARKISI

(Wajd, Songs Of Separation)

FKM ve Arthere Kolektif içbirliği içerisinde, Fikirler Gecesi çerçevesinde,  sizlere Amar Chebib’in yönettiği, “Wajd, Ayrılık Şarkısı” belgesel filmini sunmaktadırlar. 

  • 02.02.2019 Cumartesi günü saat 18:00
  • Giriş ücretsizdir 
  • 2018 | yönetmen Amar Chebib | belgesel | 52dk | film Arapça ve Türkçe ve ingilizce altyazılı

ÖZET

Suriye’nin geleneksel kutsal müziğinden ilham alan sinemacı Amar Chebib, 2010’da Şam ve Halep’e gitti. Altı ay sonra devrim başladı; bu süre kanlı bir iç savaşa ve zamanımızın en büyük insani krizine tırmandı. Yaptığı arkadaşlarının üzücü deneyimlerinden etkilenen Wajd, üç müzisyenin mültecilere dönüşen hikayelerine dönüştü.

Beş yılda, İbrahim, Abdulwahed ve Mohamed’in travmatik geçmişleriyle yüz yüze kaldıkları mücadelelerine tanık oluyoruz. Sürgünlerinde hayatlarını yeniden kurmaya zorlananlar, yıkım ve vahşilikten sonra anlam bulmalarına yardımcı olmak için müzik sevgisine dönüyorlar. Günlük yaşamlarının samimi görüntüleri, acı tatlı müzikal performansları, son derece nadir tasavvufi törenleri ve artık var olmayan bir savaş öncesi Suriye’nin şiirsel görüntüleri ile birlikte dokunuyor. Ortaya çıkan, kayıp, özlem ve inanç üzerine sinemaya dayalı bir meditasyondur.

“Chebib, anlatı zamanının, savaş öncesi Suriye’nin kültürel majesteleriyle savaşan, nadir görüntüleri ve bugünkü mülteci yaşamı oluşumları arasında gidip geldiği bir takımyıldızı yarattı.”

– Arap Film ve Medya Enstitüsü (https://www.wajdfilm.com

GÖSTERİM: ÇİMENTONUN TADI

(Taste of cement)

FKM ve Arthere Kolektif içbirliği içerisinde, Fikirler Gecesi çerçevesinde,  yönetmen Ziad Kalthoum’un katılımı ile, sizlere “Cimentonun Tadı” belgesel filmini sunmaktadırlar. Gösterimden sonra, yönetmen ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

  • 01.02.2019 Cuma günü saat 19:00
  • Giriş ücretsizdir 
  • 2018 | yönetmen Ziad Kalthoum | belgesel | 89dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

ÖZET

Beyrut’ta bir gökdelen inşa eden Suriyeli işçilerin, aynı esnada kendi evleri bombalanıyor. Lübnan savaşı sona erdi, fakat Suriye’de savaş sürüyor. İşçiler inşaat alanına kısılmışlar, akşam 7’den sonra dışarı çıkmaları yasak. Lübnan hükümeti, mültecilere geceleri sokağa çıkma yasağı uyguluyor. Suriyeli işçilerin dış dünyayla tek temas noktaları, sabahları yeni bir iş gününe başladıkları yerdeki delik. Geceleri başında toplandıkları küçük televizyon dışında memleketlerinden haber alma şansları yok. En temel insan ve işçi haklarından mahrum da olsalar, farklı bir hayat için umutlarını koruyorlar.

Film, 2017 Camden Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Uzun Metraj Belgesel, Visions du Réel Uluslararası Film Festivali’nde ise Grand Prix ödülünü aldı.

 

 

 

FİKİRLER GECESİ: SURİYE GECESİ

GÜNÜMÜZLE YÜZ YÜZE

31 OCAK 2019

ARTHERE Kolektifi ile Suriye Geceleri

Türkiye’de kurulan genç Suriyeli sanatçı grubu olan ARTHERE ile ortaklık, bir sergi, müzikal bir akşam, konferans ve 2 belgesel film çerçevesinde bir dizi etkinlik sunmamızı sağlıyacak. Ankara’daki bu Suriye Geceleri, 31 Ocak Perşembe’den, 2 Şubat Cumartesi gününe kadar,  Fikirler Gecesi etkinliği olarak gerçekleşecektir.

ARTHERE

Arthere, sanatçıları destekleyen ve temsil eden; onlara yaratıcılık kariyeri boyunca sanatsal, idari ve hukuksal danışmanlık hizmeti veren bir sanat mekânıdır. Sanatçılar ve sanat uzmanları tarafından yönetilen bir alandır. Arthere farklı ükelerden sanatçıların, özellikle Suriyeli sanatçıların, yaratıcı alanda çalışmaları ve sanat dünyasına girmeleri için rehberlik etme ve yeteneklerini ve sanat eserlerini pazarlama fırsatları bulmaya yönelik, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş , sanat alanıdır. Aynı zamanda sanatçıları, sanat çalışmaları, ikamet yerleri, hibeler ve sanat projeleri için yaptıkları başvurularda yönlendiriyoruz. Ayrıca, gösteri, konser ve oyunlar, sergi küratörlüğü, sanat showroomu ve sanat mekanı için bir alan sağlıyoruz. Arthereistanbul kültür ve sanat kurumlarıyla işbirliğine ve sanat ve kültürü destekleyen organizasyonlara öncelik vermektedir, mekanı yönetirken kullanılan metodlar , hoşgörünün ve anlayışın altını çizer ve Türkiyeli, Suriyeli ya da dünyanın neresinden olursa olsun sanatçılara ev sahipliği yapmaktadır.

Program:

19.00 – 20.00: konferans: SÜRGÜN, SURİYE VE GÜNÜMÜZDE SANAT 

Konuşmacılar:

  • Omar Berakdar: görsel sanatlar
  • Zihad Kalthoum: yönetmen
  • Öykü Doğan: ressam
  • Sébastien de Courtois: moderatör – Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü  

20.00 – 21.00:

Şiir: Çeviriler: Omar Berakdar tarafından Arapça ve Sébastien de Courtois Fransızca. Şiirler, Kashan Kalkour tarafından okunacaktır. Ömer Süleyman Youssef “Şam’dan Uzak” adlı bir şiiri olacaktır.

Şiir ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için, France Culture Radyo’dan dinleyebilirsiniz: https://www.franceculture.fr/emissions/creation-air/collection-voyage-sonore-928-loin-de-damas

müzik: Lübnanlı uyruklu Lamia Yared, Hozan Osman (Buzuk),  Fotini Kokkala kanun sanatçısı, Erdem Erol (darbuka & dehollo) .

Bu konser, Orta Doğu geleneklerinin mirasını anma vesilesiyle  müzisyenleri bir araya getiriyor. Program Muwashahat’ın yanı sıra Suriye bölgelerinden gelen halk ve klasik şarkıları da kapsayacak.

Lamia Yared Kısa Biyografisi:

Şarkıcı Lamia Yared, oryantal şarkı sanatını derinleştirmek için aynı zamanda klasik Arap, ud’u ve Türk müziğinin ünlü ustalarıyla tanıştığı Yunanistan, Türkiye ve Lübnan’a yaptığı seyahatlerle geçti. 2014 yılında Kanada’da kurduğu Zaman Topluluğu ile Lamia, 15. ve 19. yüzyıllar arasında oluşan Osmanlı dönemi repertuarını aktarıyor. 

www.lamiayared.com

Hozan Osman’nın Kısa Biyografisi: 

« Dünyanın bu bölgesinde kökleri olsa bile, Türkiye’de bulunmayan bir Suriye aracı olan Buzukiyi çalıyorum. Dileğim, bu enstrümanı korumak, güzelliğini paylaşmak ve klasikten oryantale kadar pek çok olanaktan yararlanılmasını sağlamak. Bu dilek, şimdi son buzuki üreticisinin ülkeyi terk etmesinden dolayı daha önemli – dükkanını kaybetti ve gitmek zorunda kaldı. Bundan dolayı, Kadıköy’deki luthierlerin yardımıyla, uzun vadede birçoklarının inşa edileceği bir atölye çalışması oluşturarak bu enstrümanı kendim yapmayı öğrenmek istiyorum.» Hozan Osman, şu anda İstanbul’da yaşayan Hasaké’den (Suriye) Buzuki çalan sanatçıdır.

Fotini Kokkala Kısa Biyografisi:

Fotini Kokkala 26 Şubat 1989’da Yunanistan’daki Atina’da doğdu. Palini Müzik orta okul ve lisesinden mezun oldu. İpirus Teknik Üniversitesinde Geleneksel Halk Müziği bölümünde mezun oldu. Çalışmaları özellikle viyolonsel ve kanun üzerinde yoğunlaşmıştır. Ross Daly’nın kurduğu Labyrinth Music Workshop’daki çeşit müzisyenlerin seminerine katılmıştır (Ömer Erdoğdular,Evgenios Voulgaris, Haris Lambrakis, Erkan Oğur, Göksel Baktagir, Halil Karaduman, Sokratis Sinopoulos, Derya Türkan).

2010’da İstanbul’a erasmus öğrencisi olarak geldi ve o zamandan beri müzisyen ve müzik öğetmeni olarak İstanbul’da yaşıyor. Türkiye’de ve yurtdışında çeşit çeşit müzisyenler ve gruplarla birlikte konser veriyor (Sinafi Trıo, Saana Moussa, Melike Şahin, Evgenios Voulgaris, Solon Lekkas, Nikos Andrikos, Georgios Marinakis, Katerina Papadopoulou, Stelyo Berberis, Taş Plak Kumpanyası, Sesler ve Düşler, Galata Project, Odanın Dışında, Ta palta, Motivasyon, Ortak Doğu, Fulya Özlem ve Akustik Kabare) Sinafi Trio ile birlikte seminer verdi Music Village Ayios Lavrentios’ta ve Kıbrıs’ta.

Erdem Erol Kısa Biyografisi:

ERDEM EROL (Darbuka & Dehollo) Ankara’da doğdu. İlkokul yıllarından itibaren çeşitli müzik enstrümanları ve ritim sazlarına duyduğu ilgi ve beceri ile kendi kendine çalmayı öğrendi. 18 yaşında darbuka ile ilk kez amatör olarak sahne aldı ve uzun zaman çeşitli mekanlarda ve konserlerde değerli sanatçılara eşlik etti. 1996 yılında dünyaca ünlü ritim üstadı Mısırlı Ahmet ile tanışmasının ardından, müzisyenlik ve ritim anlayışında köklü ve bilinçli bir değişiklik yapmaya karar veren Erdem Erol, 1998 – 2000 yılları arasında üstadın teşvik ve desteği ile kendini arama yolculuğuna çıkmış, üstadla birlikte, Mısır’da Kahire ve Sina Çölü’nde darbuka ve dehollo tekniğini geliştirmek üzere çalışmalarda bulunmuştur. 2001 yılında kurulmasına öncülük ettiği Siwatura grubu ile birlikte İstanbul ve Ankara’da çok çeşitli projeler, festivaller ve TV programlarında yer almış, 2003’te ODTÜ Uluslararsı Caz Festivali’ ne katılmıştır. 2004 yılında ise Anadolu Ateşi Dawool Projesi kapsamında Türkiye Turnesinde yer almıştır. 2010 yılında kurulan ve halen devam eden Loca Luna grubu ile çeşitli proje ve albüm çalışmalarında yer aldı. Profesyonel müzisyenlik hayatının yanı sıra kendini arama yolculuğunda 20 yıldır ona rehberlik eden üstadı Mısırlı Ahmet’in kurucusu olduğu, dünyanın ilk darbuka okulu olan Mısırlı Ahmet Ritimhanesi’nde eğitmen olarak yer almaktadır.

21.00:

Serginin açılışı: Türkiye’de yerleşmiş 5 Suriyeli sanatçının yaklaşık otuz resimlerin sergisi.

 

 

SİNEMA KULÜBÜ: ÇILGIN PIERROT

19.01.2019 Cumartesi –18:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1965 | yönetmen Jean-Luc Godard | kurgu-polisiye-aksiyon | 112dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Jean-Paul Belmondo
  • Anna Karina
  • Raymond Devos
  • Dirk Sanders

Özet

Ferdinand “Pierrot” Griffon yaşadığı süslü püslü, sosyetik çevreden bıkmış, bu çevreye katlanamaz hale gelmiştir. Bir kaçış yolu ararken 5 yıl öncesinde ilişki yaşadığı Marianne ile tekrar karşılaşır. Marianne’ı evine bıraktığında kızın evinde bir cesetle karşılaşırlar ve kızın Cezayirli gangsterler tarafından takip edildiğini anlarlar. Paris’ten kaçarak Akdeniz sahillerine doğru yolculuğa çıkan çift, yol boyu şiirler okuyarak, şarkılar söyleyerek, çeşitli suçlar işleyerek yolculuklarını sürdürürken en sonunda yakalanırlar. Marianne bir şekilde kaçmayı başarır; Pierrot da kaçarak Marianne’ı aramaya başlar. Marianne’ı tekrar bulduğunda ise Marianne kendisinden vazgeçmiş, bir başka erkekle beraberdir ve üçünü de kötü bir son beklemektedir…

 

SİNEMA KULÜBÜ: LE GRAND BAIN

12.01.2019 Cumartesi –18:00
26.01.2019 Cumartesi – 18:00

Fransa’da 2018’de vizyona giren ve 4 milyon izleyeci tarafından çok beğenilen bu film, Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde gösterime çıkacaktır:

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2018 | yönetmen Gilles Lellouche | komedi | 118dk | Fransızca ve Türkçe altyazılı

Oyuncular

  • Mathieu Amalric
  • Guillaume Canet
  • Benoit Poelvoorde
  • Jean-Hugues Anglade
  • Virginie Efira
  • Leïla Bekhti
  • Marina Foïs
  • Philippe Katerine

 

Özet

Kadın sporu olarak bilinen senkronize yüzmeye merak salan sekiz erkeğin başarı öyküsünü, film güçlü mesajlar eşliğinde anlatıyor. Aralarında bir arkadaşlık bağı olmayan, hatta birbirlerinden nefret eden sekiz erkek, depresyondan kaçmak için senkronize yüzme seanslarında bir araya geliyorlar. Sürpriz içermeyen yapısıyla, sonu kolay tahmin edilen filmin oyuncu kadrosu çok başarılı.

 

 

DELEUZE: YER(SİZ) YURT(SUZ)

Deleuze, 20.yüzyıl felsefe tarihinde ayrıksı söylemi ve pratiği ile belki de en sıradışı filozof. Bu yönüyle yaşarken de öldükten sonra da salt felsefe alanında değil birçok farklı disiplinde çalışan insanı etkilemiştir. Deleuze’den hareketle farklı disiplinlerde üretilen yayınların çokluğuna baktığımızda bugünde hâlâ bu etki, çekim alanı varlığını sürdürmektedir.

Deleuze, bir anlamda, bir rönasans sanatçısı gibi birçok alana sokulur ve sokulduğu alandan son derece çarpıcı felsefik çıkarsamalar ortaya koyar: Edebiyat, siyasetbilimi, doğabilimi, sinema, plastik sanatlar…Daha birçok disiplin…

Deleuze: Yer(siz) Yurt(suz),  kavramsal bağlamlı sergi projesinin çıkış noktası “yaratıcı Deleuze”ün kavram coğrafyasın(d)a görsel anlamda bir yüzey arkeolojisidir.

Sanatçı Erdal Ateş’in imgelemindeki Deleuze imgesidir.

Deleuze metinleri, bu metinlerden hareketle görsel im(ge)ler, anlatılar inşaa etme denemesi de denilebilir.

ERDAL ATEŞ

1971 yılında Ankara’da doğdu. Sosyoloji okudu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Boyaresimin dışında video projeksiyon, enstalasyon, fotoğraf ve  nesne-ışık düzenlemeleri çalışma alanlarını oluşturmaktadır.  Çalışmalarını Ankara’daki atölyesinde sürdürmektedir.

Kişisel Sergiler (Seçilmiş)

  • 2006 Karaca Sanat Galerisi (Ankara)
  • 2008 Hacettepe Üniversitesi Ahmet Göğüş Sanat Galerisi (Ankara)
  • 2009 Anadolu Sanat Galerisi (Ankara)
  • 2011 Galeri Artist (İstanbul)
  • 2011 Galeri Akdeniz (Ankara)
  • 2011 Galeri Altan (Adana)
  • 2013 Galeri Bu (İstanbul)
  • 2013 Galeri Akdeniz (Ankara)
  • 2013 Ren Art Gallery (İstanbul)
  • 2013 Kırmızı Ardıçkuşu Sanat Galerisi (İzmir)
  • 2013 Doğuş Üniversitesi Sanat Galerisi(İstanbul)
  • 2013 Clinton Vickers Sanat Galerisi (İstanbul)
  • 2014  Hacettepe Üniversitesi Ahmet Göğüş Sanat Galerisi (Ankara)
  • 2014 İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi (Ankara)
  • 2014 Artistica Art Gallery (Brüksel)
  • 2014 Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi (Eskişehir)
  • 2014 İsmail Altınok Sanat Merkezi (Ankara)
  • 2015 Tophane-i Amire Kültür Merkezi (İstanbul)
  • 2015 Galeri Kara (Ankara)
  • 2016 Kore Kültür Merkezi (Ankara)
  • 2017 Oda Sanat Galerisi (Ankara)

Uluslararası Etkinlikler

  • 2012 Berlin Bienali- Artwiki
  • 2013 Colony 13 Cardigan, İngiltere

 

 

ALBERT CAMUS: YABANCI, İÇTENLİĞİN ÇILGINLIĞI

“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum. Bakımevinden bir telgraf aldım : « Anneniz öldü. Cenazesi yarın kaldırılacak. Saygılar ». Bundan pek bir şey anlaşılmıyor. Belki dün ölmüştür.”

Frankofoni Ayı etkinlikleri çerçevesinde, Cansel Elçin, Fransız edebiyatının en önemli klasiklerinden ve Albert Camus’un büyük eseri Yabancı’nın en çarpıcı bölümlerini, çellist Murat Berk’in müziği eşliğinde okuyacak.
Sert ve ruhsuz bir anlatım diline sahip Camus metni ile çellonun buluşması, insanı ve kendi dünyaları arasında varolan çelişkileri sahneye yansıtacak. Camus’ye göre bireysel absürdlük/saçmalık bir bakıma gerçekliğin aynı zamanda dünyanın saçmalığıyla savaşmanın bir yolu.

Cansel ELÇİN

Türk sinema, tiyatro ve televizyon oyuncusu Cansel Elçin ilk ve orta eğitimini Paris’te Lycée Racine’de tamamladıktan sonra Ekonomi ve Sosyal Bilimler okudu. Tiyatro eğitimini, Fransa’nın önde gelen tiyatro okullarından sanatçı Ecole Florent’da tamamladı. Televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde aldığı rollerle Türkiye’de de tanınan sanatçı, 2015 yılından bu yana, Şakir Gürzumar’ın yönettiği Frankenstein rolünü başarıyla canlandırmaktadır.

Murat BERK 

1980 yılında Prof. Nusret Kayar’ın öğrencisi olarak Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarına girdi. 1986’da, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Lisans bölümüne Prof. Ali Doğan’ın öğrencisi olarak kabul edildikten sonra 1990 yılında eğitimini tamamladı. Aynı yıl İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın açtığı sınavı kazanarak viyolonsel sanatçısı olarak orkestraya katıldı. 1993 yılında kazandığı bir bursla İsviçre’de Cenevre Konservatuvarı’na kabul edildi. Yurtdışında öğrenimi sırasında, Mstislav Rostropovich, Misha Maisky, Janos Starker gibi ünlü viyolonselcilerin kurslarına katıldı. Lozan Orkestrası, Tibor Varga Oda Orkestrası ve Cenevre Oda Orkestraları ile çalışma fırsatı buldu. 1997 yılında Türkiye’ye dönen sanatçı Borusan Filarmoni Orkestrası Viyolonsel grubuna katılmış ayrıca 2002 yılında aynı okuldan mezun dört  çellist olarak Çellistanbul Quarteti kurmuş ve kuruluşundan itibaren Uluslararası Kıbrıs Müzik Festivali, D-Marin Turgutreis Klasik Müzik festivali ve İstanbul Müzik Festivalinde dünyaca ünlü Berlin Filarmoni Orkestrası çellistlerinden oluşan Cello4Berlin başta olmak üzere birçok profesyonel sanatçı ile konserler gerçekleştirerek   halen İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasında viyolonsel sanatçısı olarak görev yapmaktadır.

Etkinlik hem Fransızca hem Türkçe’dir.

ORADA KİMSE VAR MI?

2018’de Türkiye’de bulunan Ankara, İstanbul ve İzmir Fransız Merkezi’nlerde aynı anda sergilenen fotoğrafçı Ali Borovalı’nın “Orada Kimse Var Mı?” isimli sergisi 2019’da Eskişehir’de sanatseverlerle buluşacaktır.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi, Kurtuluş Mahallesi, Cumhuriyet Blv. No:104, 26090 Merkez/Odunpazarı/Eskişehir

17.01.2019 – 10.02.2019 arası

Sergini Tanıtımı:

Dünyanın hemen her yerinde insan giderek artan zorunluluklara, sürüp giden döngülere, her şeyin kendisi için üretildiği hazır bir çevreye, sıkışmışlığa ve aynılaşmaya doğru sürükleniyor. Sahip oldukları ne kadar çoğalırsa arzularını tatminden o denli uzaklaşıyor, ihtiyaçları o ölçüde artıyor. Sınırları genişledikçe etrafını saran boşluk büyüyor, hangi amaca hizmet ettiği hızla bulanıklaşıyor. İnsan, gitgide kendi yarattığı sistemin bir tutsağı oluyor. İçine düştüğü bu girdaba direnenler, kendine bir çıkış tabelası arıyor. Mücadeleye devam edebilmek yalnızca istek değil, azim, sebat ve hayalgücü gerektiriyor. Sürekli geçtiğimiz kapılar var: oralarda aradıklarımız, umutlarımız, beklentilerimiz, heveslerimiz. Terkimizde ise hep yalnızlık, en sadık dostumuz. 

İşte bu yalnızlıktır tüm olasılıklar yelpazesini bize cömertçe sunun: içinde bulunduğumuzdan kah koparan, kah özgürleştiren. Bir şehirden, mekandan, fikirden, zamandan, alışılandan ya da insanın ta kendisinden… Girilenin terkini gerektiren, sonucu üstlenmiş bir seçim. Ama her çıkış yeni bir giriş değil mi aynı zamanda? Ve her giriş, çıkışa doğru bir adım?

Ali Borovalı, biyografi

Ali Borovalı İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi, İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İdari Bilimler dalında yüksek lisans için gittiği ABD, Florida’dan fotoğraf eğitimi de alarak döndü (1981-1984). Sonraki yıllarda fotoğrafçılıkta uzmanlaşma arayışı, onu foto-röportaj alanına yönlendirdi. Son yıllarda dünyanın önemli fotoğraf merkezlerinde gerçekleştirdiği sergilerle adını uluslararası düzeyde duyuran Ali Borovalı yapıtlarında insan yaşamına, çevresine ve kültür temalarına yaratıcı bir bakış ile odaklanmaktadır. Röportajları, Atlas, GEO, National Geographic Traveler, Discovery Magazine, Le Monde2, Gezi, Skylife, Elle, Maison Française ve Marie Claire’in de aralarında bulunduğu pek çok ulusal ve uluslararası coğrafya, gezi ve moda dergilerinde yayımlanmaktadır.

Balkan fotoğrafçılarının aynı çatı altında toplanmasına da destek olan sanatçı, çok seyahat etmekte ve uzun soluklu projelerde çalışmayı tercih etmektedir. Katıldığı uluslararası festivaller, konferanslar ve “workshop” larla da adını sıkça duyuran Borovalı’nın fotoğrafçılık kariyeri sırasında kazandığı ödüller arasında Fujifilm Euro-Press Award (Türkiye-1997), Şinasi Barutçu Kupası (1999) ve Pamukbank Ödülü (1999) önemli yer tutmaktadır.

1998’de Avrupa’da yılın Basın Fotoğrafçısı unvanına aday gösterilen Borovalı, aynı yıl Köln’de dünyanın en büyük fotoğraf fuarı olan Photokina’da, 2000-2002 arasında birçok kez Yunanistan ve Bulgaristan’da, 2004’de fotojurnalizmin doruk noktası olarak kabul edilen Fransa, Perpignan Visa Pour L’Image festivalinde ve 2005 yılında Polonya, Bielsko-Biala FotoArt Festival’de kişisel sergiler açtı. Ali Borovalı’nın, Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi’nden ve Yunanistan’da Militos ve Lambrakis Press’den yayımlanmış kitapları bulunmaktadır.

 

Soğuk Savaş (Pawel Pawlikowski)
2018 | Dram | 90 dk. | Lehçe | Türkçe Altyazılı

Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

 

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Yönetmen David Oelhoffen

Oyuncular Matthias Schoenaerts, Reda Kateb, Adel Bencherif.

Fransa 2018 111 dk.

Paris’te geçen polisiye film şehrin uyuşturucu ticaretiyle bilinen kenar mahallelerinde doğup büyüyen iki yakın arkadaşı konu alıyor. Birbirlerini kardeş sayan Manuel ve Driss, büyüyünce hayatta tam ters tercihler yapıyor: Manuel çetelere katılırken Driss ise polis olmaya karar veriyor. Yıllar sonra Manuel’in başı belaya girdiğinde iki arkadaş aslında birbirlerine ne kadar bağımlı ve muhtaç olduklarını fark edecektir.

İnsanlıktan Uzakta ve Duvar filmleriyle tanınan yönetmenin bu filmi, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarıştı.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır.  Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar.  Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz,  mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

SÖYLEŞİ

Centre Pompidou Ulusal Modern Sanat Müzesi direktörü Bernard Blistène
“21. Yüzyılda Müzeyi Düşünmek”

1947 yılında  Palais de Tokyo’da açılan Ulusal Modern Sanat Müzesi, Ocak 1977’de ziyaretçilerine kapılarını açan Centre Pompidou bünyesine katılır. Daha evvel yapılmamış yeni sergi programı ve 120.000’den fazla modern ve çağdaş sanat koleksiyonları ile dünyadaki en önemli kültür merkezlerinden biri haline geliyor. Görsel sanatlar, fotoğraf, yeni medya, deneysel sinema, mimarlık  ve tasarım birbirleriyle sürekli temas halinde. Ulusal Modern Sanat Müzesi ve bünyesindeki Endüstriyel Yaratım Merkezi (MNAM-CCI) kuruluş amaçları gereği sürekli bir dönüşüm halindedir.

Ulusal Modern Sanat Müzesi, büyük anlatıların sonunun gelmesi ve küreselleşmeyle birlikte yakın zamanda kendi tarihini ve modern anlatının karmaşıklığına ışık tutmanın gerekliliği üzerine düşünmeye başladı. Müze bugün, bu tutuma paralel olarak, geçmiş ve günümüzü sorgulamak amacıyla yeni kuramsal ve sanatsal perspektifler oluşturmayı hedefliyor. 

Bernard Blistène, 2013 yılından itibaren Centre Pompidou Ulusal Modern Sanat Müzesi – Endüstriyel Tasarım Merkezi  direktörülüğünü yürütüyor. 1984- 1990 yılları arasında Centre Pompidou direktörü, Marsilya Müzeleri Direktörü, New York’ta küratör, Kültür Bakanlığı Sanatsal Yaratım Genel Müfettişi, “Yeni Festival” Sanat Direktörü ve ardından 2009-2013 yılları arasında Pompidou Kültürel Gelişim Merkezi Daire Başkanı yaptı. “Müzeler konuşuyor” 2019 sezonunun ilk konuğu olacak.

Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa

İstanbul Modern’in 2012 yılında düzenlemeye başladığı “Müzeler Konuşuyor”, uluslararası müze profesyonellerini Türkiye’deki meslektaşlarının yanı sıra müze ziyaretçileriyle buluşturan bir söyleşi platformu. İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 2019 dizisi, Fransız müzelerinin deneyimine odaklanıyor. Bütün sene boyunca Fransa’daki altı sanat kurumundan temsilciler Fransa’daki sanat kurumlarının müzecilik alanına getirdiği özgün katkılarını, kurumların tarihlerini, organizasyon yapılarını ve gelecek stratejilerini anlatacaklar.

Konferans dili Fransızca’dır. Türkçe simültane çeviri yapılacaktır. 

Çöp Canavarı

Siz denize çöp attınız mı? Peki denizlere atarken hiç aklınıza gelmedi mi; bu çöpler ne oluyor… Denizleri temizlemekten sorumlu bir balık var! Bu balık o kadar çok çöp yemiş ki bir canavara dönüşmüş; ama iyi yürekli. Bütün çöpleri büyük bir iştahla yiyor. Yalnız pet şişeden nefret ediyor. Onları denizlere atanlara çok kızıyor.
O da ne! Karagöz bir pet şişe atıyor denize. Bir hışımla fırlıyor, denizin dibinden “Çöp Canavarı” ve Karagöz’ün karşısına dikiliveriyor.. (Devamı oyunda)
150 x 100 cm.’den oluşan perdede, kah yeryüzünde, kah denizin dibinde oradan oraya yüzen balıkların peşinde, kah canavarın midesinde sindirilmeyi bekleyen çöplerin arasında geçen oyunda, yaratılan mekanların çarpıcı naif görüntüsü, ilkel enstrümanlarla yakalanan fantastik tını ile bir araya geldiğinde inanılması güç bir düşsel dünya oluşturuyor.
Bu fantastik komediyi seyredenler, bu kadar çok figürü, görüntüyü bir araya getirenin tek kişi olduğunu görünce inanın çok şaşırıyorlar.

Türkçe masal (40 dakika)
5 yaşından itibaren

 

Cengiz Özek
Cengiz Özek 1964 doğumludur. Konservatuarın Tiyatro bölümünden mezun olduktan sonra  tezhip, minyatür, kalem-işi ve restorasyon üzerine eğitim gördü. Karagöz gölge oyununda dünyaca nam salmıştır. 1993 yılında kendi kukla tiyatrosunu kurdu.  1998’de “İstanbul Uluslararası Kukla Festivali”ni oluşturdu. Deve derisinden hazırladığı Karagöz figürleri, Hollanda Ulusal Müze başta olmak üzere, çeşitli müzelerin koleksiyonlarında yer almaktadır. 1989’den beri  birçok ülkede 500e yakın gösteri ve workshop sergiledi.

Marlaguet
Bu masal yuvarlanıp bir ormana düşüyor. Marlaguette ve kurtun karşılaşmasının hikayesi. Küçük tatlı bir kız ile ormandaki korkunç bir yırtıcının gerçek arkadaslığı mümkün mü?

Küçük tavus kuşu ve altın sikke
Küçük tavuskuşu çamurları eşelerken bir altın buldu ve bu olay kralın kulağına kadar geldi.  Kral altını hemen onun elinden aldı ama tavuskuşu geri adım atmamaya kararlıydı. « Sen beni yiyeceksin ya da ben seni ama geri dönmeceğim ».
Akordeonist M. Aydın Çıracıoğlu’nun eşlik ettiği Fransızca ve Türkçe masallar.

5 yaşından itibaren.

Cécile Alexandre Ayhan
Küçük çocuklarla ve masallar âlemine büyük bir tutkuyla yaklaşan Cécile, farklı menşei olan masal koleksiyonu biriktirip, onları çalıştığı okuldaki öğrencilerle paylaşıyor. Kendisinin ürettiği kuklalar ve maskeler, öykülerine ayrı bir süs vermektedirler. Cecile’in masalları hem güldürür, hem eğlendirir, hem de eğitici olup düşündürürler.

     

Aydın Çıracıoğlu
Aydın Çıracıoğlu 1989 yılında Muğla’da doğdu. Üniversite yıllarında akordeon çalmaya başladı ve bir daha bırakmadı. Farklı müzik projelerinde sanat yönetmeni ve icracı olarak yer almaktadır. İcra alanı Türkiye, Yunanistan, Balkanlar ve Kafkasya coğrafyalarının müzikleri üzerinde yoğunlaşmıştır. İstanbul Teknik Üniversitesinin İleri Müzik Araştırmaları Merkezinde (MİAM) etnomüzikoloji okudu.

SERGİ

“Avrupalılar” – Damaso Reyes
Sergi açılışı 17 Ocak, 19:15

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Bahçeşehir Üniversitesi/BAUART, Amerikan fotoğraf sanatçısı Damaso Reyes’in The Europeans (“Avrupalılar”) sergisini sunmaktan mutluluk duyuyor. Reyes fotoğraf araştırmalarını, aralarında Almanya, İspanya, Fransa, Birleşik Krallık, Türkiye, İsviçre ve Ukrayna’nın da bulunduğu Avrupa ülkelerinde on yılı aşan bir süre içerisinde gerçekleştirdi. Fotoğrafçının çağdaş Avrupa Kıtası’nda hayata dair samimi keşifleri, politika, kültür ve kimliklerin yaşamlar ve toplumlar içerisindeki kesişmelerinin çoğunlukla anlatılmamış yönlerini açığa çıkarmayı amaçlıyor.

“Hedefim, Avrupa’nın ve Avrupalılar’ın nasıl değiştiklerini, ama ayrıca şu anda var olanı değişmeden belgelemek” diyor Reyes ve böylelikle, Avrupa’daki değişim koşulları altındaki günlük yaşamların benzerlik ve farklılıklarına dair etkileyici bir dokümantasyonunu gözler önüne seriyor. Bu fotoğraflar aynı zamanda, küreselleşmenin Avrupa Kıtası ve toplumlarının üzerindeki etkisini yansıtmakta.

Damaso Reyes World Policy Institute, Fulbright, The Ford Foundation ve The French-American Foundation gibi kurum ve kuruluşlardan burs ve destek aldı. Kişisel sergilerini ABD, Avusturya, İrlanda, Macaristan, İspanya, İsviçre ve Almanya ülkelerinde açtı, işleri aralarında The New York Times, The Wall Street Journal, Der Spiegel ve The Miami Herald gibi gazete ve dergilerin de bulunduğu birçok yerde yayınlandı.

          

Berlin, 2007                                                                    Fransa, 2008

                             

KÜTÜPHANE

Noël Özel Etkinlikleri

Kütüphane ekibi sizlere özel bir noel programı hazırladı ! Programda küçük büyük herkesin ilgisini çekecek bir etkinlik var !

11:00 – Küçük lokumlar buluşması (0-3 yaş)
11:00 – Film gösterimi  (4 yaş ve üzeri) (50 dakika)
13:00 – Kukla gösterisi (4 yaş ve üzeri)
15:00 – Masal saati (4 yaş ve üzeri)
16:30 – Kafe blabla (her yaştan Fransızca öğrenenler için)

Kayıt gereklidir: mediatheque.istanbul@ifturquie.org
10 Tl etkinlik ve çocuk başı

“Nasrettin Hoca” / MAUVEZİN TİYATRO ATÖLYESİ

Nasrettin Hoca Türk toplumuna ve Anadolu’ya mal olmuş, zekası ve anlık müzip cevaplarıyla insanları güldürürken düşündüren bir karakter olarak tanınmıştır.

Köyün müezzini ölmüştür. Köylüler çaresizlik içinde Nasrettin’e başvururlar. O da bu konuda bilgili olduğunu ve köylerinin yeni müezzini olabileceğini onlara inandırır.

Sahnede: Françoise Anton
Gösterinin süresi: 30 dakika
Gösteri Fransızca ve Oksitan dilinde yapılacaktır
6 yaşından itibaren

“İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali”, bugün Türkiye’de gerçekleştirilen uluslararası kısa film festivalleri arasında, en uzun ömürlü ve en deneyimli organizasyon olarak dikkat çekmektedir. Her yıl yaklaşık 6.000 izleyiciye ulaşan, bu etkinlik, sinema sanatında kısa zamanda çok şey anlatma temeline dayanan ve yönetmenlerinin yeteneklerini en özgün biçimde yansıtmalarına olanak tanıyan “kısa film” i desteklemek, ulusal ve uluslararası alanda genç yönetmenlerin seslerini duyurmalarına ortam hazırlamak amacıyla düzenlenmektedir. Yeni kısa filmlerin ve farklı ülkelerden davet edilen sanatçıların yer alacağı bu zengin içerikli programa paralel olarak atölyeler çalışmaları, izleyicilerle söyleşiler ve profesyonellere yönelik buluşmalar yer alıyor.

Etkinlikler ücretsizdir ve kayıt olmanız gerekmektedir.

Programın tamamı için buraya tıklayınız.

Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

YENİ YIL PAZARI ETKİLİKLERİ DAHİLİNDE

13 ARALIK / 19.30
Konser: SO SOUL BAND

Giriş: 20 TL; Öğrenci ve emekli: 10 TL 
Bilet Satış; Fransız Kültür Merkezi 

(10.00-13.00 / 14.00-19.00 Saatleri arasında) 

*Oturma düzeni numarasız ve 180 kişi ile sınırlıdır.

Jazz, Latin, Soul, Funk ve ParisCafe tarzlarında performanslar gerçekleştiren So Soul Band, dinleyicilere 40’lardan günümüze uzanan parçalar sunuyor. Repertuarında Fransızca şarkıların da bulunduğu altı kişilik kadro, sahnedeki enerjisi ve teatral sunumuyla müzikal bir ziyafete davet ediyor.

Aslıhan Anık Vokal 
Melih Anık
 Gitar 
Umut Tosunla
r Piyano  
Gökhan Dolunay
 Trompet  
Selim Gürcan
 Bas gitar 
Buğurcan Yetimarslan
 Bateri

Yeni Yıl Pazarı etkinlikleri dahilinde.

Yönetmen  : Alexandre Espigares

Animasyon. 2018, 87’

14.00  Fransızca orijinal versiyon

16.00 Türkçe Dublaj 

Giriş serbesttir (Salon kapasitesi dahilinde seyirci alınacaktır)

Jack London’ın tüm zamanların en iyi klasiklerinden biri sayılan Beyaz Diş romanının animasyon uyarlaması. Yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen cesur ve kendinden emin Beyaz Diş, Castor Gris ve kabilesi tarafından yetiştirilmiştir. Ancak sahibi tarafından başka bir aileye verilir. Burada vahşi içgüdülerine hakim olmayı ve dostluğu öğrenecektir.

Yönetmen : Gaspar Noé
Oyuncular : Sofia Boutella, Romain Guillermic, Souheila Yacoub.

2018, 93’ Fransızca, Türkçe altyazılı. 

Climax, 15 gün içinde çekilen, sınıflandırılamayan bir film.

Fransa’da 90’ların ortasında 20 dansçı, üç günlük bir prova için ormandaki yatılı bir okulda bir araya gelir. Birbirini yeni tanıyan ekip provalar dışında da eğlenceli vakit geçirirler. Ardından düzenledikleri partide içkilerin sayısı arttıkça içlerinden bazıları tuhaf davranışlar sergilemeye başlar. İçine düştükleri girdaba direnmeleri neredeyse imkansızdır. Müzik, dans, gerilim ve cinsellik dolu bu ortamda kimileri cennette olduğunu hissederken kimileri içinse durum cehennemden farksızdır.

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır.  Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar.  Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz,  mevcut bilet başka bir filme aktarılır

Yönetmen :  Benoît Jacquot
Oyuncular; Benoît Poelvoorde, Charlotte Gainsbourg, Chiara Mastroianni.

2014, 105’ Fransızca, Türkçe altyazılı. 

Bir taşra kasabası tren istasyonunda, gece Paris’e giden son treni kaçıran Marc,  Sylvie ile karşılaşır. Sabah olana kadar sokaklarda dolaşıp, kendileri hariç her konuda konuşarak arkadaşlık ederler. Aralarında ender görünen bir bağ oluşmuştur. Sabah ilk trene binerken birkaç gün sonrası için Paris’te randevulaşırlar.  Sylvie’nin gideceği bu randevuya, Marc’ın gelmesi mümkün olmayacaktır… 

2014 Venedik Film Festivali, Altın Aslan, Fipresci ve Jüri Özel Ödülü adaylıkları.

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır.  Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar.  Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz,  mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Sainte Pulchérie Lisesi’nin sanat galerisi ODA, Türkiye’de çağdaş sanatın önemli isimlerinden Emine Şenses, Gafur Uzuner, Kadir Ablak, Mustafa Albayrak, Osman Akça, Peruze Hamurcu ve Seydi Murat Koç’un katılımıyla düzenlenen “Yedi Tepe İstanbul” sergisini 8 ile 28 Aralık tarihleri arasında ağırlayacaktır. Küratörlüğünü Mustafa Albayrak’ın üstlendiği sergi kapsamında yedi tepe ile özdeşleşen İstanbul, yedi farklı sanatçının üslup ve tarzıyla bir kez daha gündeme getiriliyor. Kentin zihinlerde yer etmiş simgesel silüeti, içinde bulunduğu sosyokültürel ve politik yansımalar, şehre dair kaotik estetizm algısı ve bu gibi sanatın değinmekten kaçınmadığı muhtelif konular; İstanbul’dan ilham alan yedi çağdaş sanatçının tuvalinde özenle şekilleniyor. 7 Aralık Cuma günü saat 18.30’da açılışını yapacağımız sergi, sanatseverlere doyumsuz bir İstanbul serüveni yaşatırken açılış kokteylinde sanatçılarla da bir araya gelme imkanı sunacaktır. Satışlardan elde edilen gelirin %20’si TEV’e (Türk Eğitim Vakfı) bağışlanmaktadır.   Küratörün kaleminden, Mustafa Albayrak Uygarlık yolunda söz sahibi milletler sanat yoluyla öne çıkmış vizyon şehirlere sahiptir. Kuşkusuz bu payeyi taşıyan şehirlerimizden birinin İstanbul olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kültürel geçmişi, şehir dokusu ve sosyal yaşamıyla sanatçılarını etkilemiş, kendisiyle özdeşleşmiş sanatçılar var etmiştir. Erken uygarlıklar sonrasında Roma, Bizans ve Osmanlı gibi üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış kadim bir şehirdir. Roma döneminde dünyanın merkezi sayılmış, Bizans’la Hıristiyanlığın ilk başkenti olmuş, Osmanlı’yla birlikte ise İslamın en önemli merkezi konumunu kazanmıştır. Napolyon’un ifadesiyle dünyaya bir başkent seçecek olursak İstanbul’dan başkası olamayacak kadar önemli bir konumdadır. Tarihsel süreç içinde zengin bir kültür mozağine dönüşmüş, birbirini perçinleyen dinsel ve sanatsal akımların etkisi altında bugünkü sosyokültürel ve mimari yapısı şekillenmiştir. Hemen her alanda sanatçılar İstanbul’dan etkilenmiş ve kentin kültürel birikimine kendilerince katkıda bulunmuşlardır. Mimarlık tarihine damgasını vuran Ayasofya’dan etkilenen Mimar Sinan eserleri, şehrin sembolik silüetinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Edebiyat, müzik, tiyatro, heykel, resim ve sinema alanlarında birçok sanatçı İstanbul‘dan etkilenerek eserler üretmiştir. Sadece yerli sanatçıları değil tüm dünyadan birçok alanda yabancı sanatçıyı da etkilemiştir. Pierre Loti, Yahya kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Orhan Veli gibi edebiyatımızın önde gelen usta kalemleri de İstanbul’dan etkilenmiştir. Müzisyen Münir Nurettin Selçuk’un bestelerinde İstanbul’u yaşamak bambaşka bir duygudur. Şehri resimleriyle yaşatan önemli yabancı ressamlar arasında Fausto Zonaro,  İvan Ayvazovski, Mıgırdiç Civanyan ve Le Corbusier gelir. Hoca Ali Rıza, Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Hikmet Onat ve Devrim Erbil gibi ressamlar sanatlarında farklı akımları benimsemiş olsalar da İstanbul temasını ve onunla ilintili sosyokültürel elemanları resimlerine yansıtmışlardır. “Yedi tepe”siyle özdeşleşen İstanbul, bu unvanıyla zihinlerde yer etmiş, kentin mitik ve simgesel bir boyutunu oluşturmuştur. Bu bağlamda ilhamını İstanbul’dan alan yedi çağdaş ressam, “Yedi Tepe İstanbul” sergisi kapsamında Sainte Pulchérie Fransız Lisesi sanat galerisi ODA’nın ev sahipliğinde buluştu. Küratörlüğünü üstlendiğim bu karma sergide, benimle birlikte sanatçı arkadaşlarım Emine Şenses, Gafur Uzuner, Kadir Ablak, Osman Akça, Peruze Hamurcu ve Seydi Murat Koç bir araya geldik. “Yedi Tepe İstanbul” sergisinden elde edilen gelirinin % 20’si bursuyla eğitim aldığım ve Türkiye’de eğitim alma hakkının demokratikliğine inanarak faaliyet gösteren Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanacaktır.  

Yönetmen / Réalisé par Jean-Luc Godard
2018, 85’ Ar., İng., Fr., İt.; Türkçe altyazılı. Langues; Fr. Ang. It. Ar. ST TR .

Hiçbir şey ama sessizlik. Hiçbir şey ama devrimci bir şarkı. 5 bölümde bir hikaye.
Hiçbir kalıba sığmayan, dünyanın en yaratıcı ve yenilikçi yönetmenlerinden Godard’ın bu son filmi yine kışkırtıcı, yine zorlayıcı, elbette politik ve zihin açıcı. Kendi sesiyle “Savaş geldi” diyerek başlattığı, gözlere ve kulaklara hitap eden bir şiir ve bir korku filmi kadar güncel ve dehşet verici olan film, bilge aktivist  Godard’ın gözünden dünyayı anlatıyor. Farklı formatların, görüntü kaynaklarının, seslerin kolajlandığı film sinemada artık hiçbir şeye özgün denilemeyeceğini iddia eden bir zihin egzersizi, oryantalizmden sinema ahlakına heyecan verici bir başyapıt.
2018 Cannes Özel Altın Palmiye. 2018 Cannes Adaylıklar: Altın Göz, Prix Fipresci, En İyi Senaryo, Büyük Ödül, En iyi Belgesel Film, Jüri Özel Ödülü. 

*****

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır.  Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar.  Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz,  mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

9. İNSAN HAKLARI BELGESEL FİLM GÜNLERİ

5 – 8 Aralık 2018

Saat 12.00’den itibaren

İzmir Fransız Kültür Merkezi

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Şubesi ve İletişim Çalışmaları Topluluğu tarafından düzenlenen 9. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri 05–08 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleşecektir. Gösterimlere giriş ücretsizdir.

Daha fazla bilgi için>>

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “kısa film iyi gider” düşüncesiyle “ALTERNATİF KISA” film etkinliğinin dokuzuncusunu düzenliyor. Etkinlik, bu ay kadına yönelik şiddete odaklanıyor. Aralarında bir Fransız filminin de bulunduğu dört kısa filmin gösterileceği “ALTERNATİF KISA IX” yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Etkinlik soru-cevap şeklinde gerçekleşecek.

Giriş : 7 TL

Daha fazla bilgi için >>

 

8-11 Aralık.2018 tarihlerinde 21. kez seyirciyle buluşacak Randevu İstanbul Film Festivali bu yıl Fransız Sinemasının Büyük Ustaları ve Çağdaş Fransız Sineması başlıklı iki bölümde Fransız sinemasına odaklanıyor.

TÜRSAK Vakfı tarafından Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen 21. Randevu İstanbul, Fransız sinemasına yön veren klasiklerden bazılarını ve çağdaş Fransız sinemasının uluslararası festivallerde övgüyle karşılanmış ancak ülkemizde gösterime girmemiş iyi örneklerini beyazperdede izleme fırsatı sunuyor. Yeni yerli sinemacılara dikkat çeken İlk Randevu bölümünde ise geçtiğimiz yılın en ilgiye değer ilk filmlerinden 5 tanesi yeniden seyirci karşısına çıkacak.

 

Çağdaş Fransız Sineması

  • L’Enfer d’Henri-Georges Clouzot (2009), Serge Bromberg et Ruxandra Medrea
  • Tomboy (2010), Céline Sciamma
  • L’Exercice de l’Etat (2011), Pierre Schoeller
  • Gare du Nord (2012), Claire Simon
  • Hippocrate (2013), Thomas Lilti
  • L’Enlevement de Michel Houellebecq (2014), Guillaume Nicloux
  • La Belle Saison (2015), Catherine Corsini
  • Barbara (2017), Mathieu Amalric

Fransız Sinemasının Büyük Ustaları

  • La Grande Illusion (1937), Jean Renoir
  • Bob le Flambeur (1955), Jean-Pierre Melville
  • Les Diaboliques (1954), Henri-Georges Clouzot
  • Pierrot Le Fou (1965), Jean-Luc Goddard
  • Milou en Mai (1990), Louise Malle

İlk Randevu

  • Borç
  • Güvercin
  • Tuzdan Kaide
  • Martı

 

Programın tamamı için buraya tıklayın.

YENİ YIL PAZARI

13-14-15 Aralık 2018

Her gün 13.00 – 20:00

Gelenekselleşmiş bu etkinliğimizde birbirinden farklı ürünler sunan 50 stantda farklı hediye seçenekleri bulabilir, yeme-içme stantlarında değişik lezzetler tadabilirsiniz. Ayrıca sizleri ve çocukları sürprizler ve çekilişler bekliyor olacak. Ziyaretiniz esnasında, her an Noel Baba ve Noel Annelerle de karşılaşabilirsiniz!
Giriş serbesttir.

0232 466 00 13
danisma.izmir@ifturquie.org
https://www.ifturquie.org/izmir

 

ETKİNLİKLER

13 Aralık Perşembe / 19.30 

Konser: SO SOUL BAND

Giriş: 20 TL; Öğrenci ve emekli: 10 TL

*Oturma düzeni numarasız ve 180 kişi ile sınırlıdır.

Jazz, Latin, Soul, Funk ve ParisCafe tarzlarında performanslar gerçekleştiren So Soul Band, dinleyicilere 40’lardan günümüze uzanan parçalar sunuyor. Repertuarında Fransızca şarkıların da bulunduğu altı kişilik kadro, sahnedeki enerjisi ve teatral sunumuyla müzikal bir ziyafete davet ediyor.

Aslıhan Anık Vokal ; Melih Anık Gitar ; Umut Tosunlar Piyano ; Gökhan Dolunay Trompet ; Selim Gürcan Bas gitar; Buğurcan Yetimarslan Bateri


14 Aralık Cuma / 16.00 ve 18.00

Film gösterimi: FINDIKKIRAN BALESİ

*Serbest giriş. Oturma düzeni numarasız ve 180 kişi ile sınırlıdır.

Sanat Yönetimi: Sandra Balestracci

Koreografi: Ghislaine Roux, Sandra Balestracci, Lee Gibaldi-Knight

103”, American Youth Ballet Company, 2015.

E.T.A. Hoffman’ın “Fındıkkıran ve Fareler Kralı” hikayesi, Pyotr İlyiç Çaykovski’nin müziği eşliğinde ve Marius Petipa’nın özgün koreografisi ve yaratımıyla yorumlanıyor. Eseri, CAPA Fonu Mezunları ve Doğu Virginia Performans Sanatları Okulu öğrencilerinden oluşan dansçılar sahneliyor.

 

15 Aralık Cumartesi / 14.00 Fransızca ; 16.00 Türkçe dublaj

Film gösterimi: BEYAZ DİŞ

*Serbest giriş. Oturma düzeni numarasız ve 180 kişi ile sınırlıdır.

Yönetmen Alexandre Espigares

Animasyon, 87’’, Fransa, 2018.

Jack London’ın tüm zamanların klasikleri arasında sayılan Beyaz Diş romanının ilk animasyon uyarlaması. Cesur ve gururlu Beyaz Diş, yarı kurt yarı köpek bir yavru olarak dünyaya gelir. Büyük Kuzey’in karlı ve vahşi doğasında, Gri Kunduz ve kabilesi tarafından yetiştirilir. Ancak sahibi onu acımasız Beauty Smith’e vermek zorunda kalır. Adil ve iyi kalpli Weedon Scott tarafından kurtarılacak Beyaz Diş, vahşi içgüdülerine hakim olmayı ve insanlarla dostluğu öğrenecektir.

Yeni Yıl Atölyesi

22 Aralık Çarşamba 2021, saat 16:30 itibaren

Yeni Yıl etkinlikleri çerçevesinde, Institut français İzmir kütüphanesi, 22 Aralık Çarşamba günü saat 16:30’dan itibaren ebeveyn ve çocuklarını yeni yıl temalı atölyeye davet ediyor! Atölye’de ara öğün ikramı (pain d’épice + sıcak çikolata) ve el işi yapılacaktır, iki kişi ücreti ise 100 TL’dir.

Yerler sınırlıdır ve kayıt zorunludur : mediatheque.izmir@ifturquie.org

Yeni Yıl Pazarı

16-17-18 Aralık 2021

Her gün 13.00 – 20:00

Institut français İzmir Noël Pazarı sonunda kapılarını yeniden açıyor, hem de yeni çevre dostu versiyonuyla ! 16-17-18 Aralık 2021 tarihlerinde saat 13.00 – 20.00 arasında Institut français İzmir bahçesinde gerçekleştirilecek olan Yeni Yıl Pazarına katılın.

Gelenekselleşmiş bu etkinliğimizde birbirinden farklı ürünler sunan 50 stantda farklı hediye seçenekleri bulabilir, yeme-içme stantlarında değişik lezzetler tadabilirsiniz. Ziyaretiniz esnasında, her an Noel Baba ve Noel Annelerle de karşılaşabilirsiniz!

0232 466 00 13 – 14
danisma.izmir@ifturquie.org

Yeni Yıl Pazarı

19-20-21 Aralık 2019

Her gün 13.00 – 20:00

Gelenekselleşmiş bu etkinliğimizde birbirinden farklı ürünler sunan 50 stantda farklı hediye seçenekleri bulabilir, yeme-içme stantlarında değişik lezzetler tadabilirsiniz. Ayrıca sizleri ve çocukları sürprizler ve çekilişler bekliyor olacak. Ziyaretiniz esnasında, her an Noel Baba ve Noel Annelerle de karşılaşabilirsiniz!

20 Aralık Saat: 20:00

Konser: Derya Yıldırım

0232 466 00 13 – 14
danisma.izmir@ifturquie.org

5. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri çercevesinde, İstanbul Fransız Kültür Merkezi 5 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’te René Clair’in « İki Tatlı Utangaç » yapımı, saat 15:30’da ise Marcel l’Herbier’nin « Zalim Kadın » yapımını gösterime sunacak. Tüm sinemaseverleri bekliyoruz !

 

İki Tatlı Utangaç (René Clair)
1929 | Komedi, Dram | 92 dk.

Genç avukat Frémissin sağlıksız bir utangaçlıktan muzdarip. Mahkemede ki ilk savunması bir felaketle sonuçlanır ve müvekkilinin mahkumiyetini gerektirir. Hapisten çıkan mahkum, çok aşırı derecede utangaç olan Thibaudier’in kızı Cecile ile evlenmek istiyor. Ama Cécile, elini sormaya cesaret edemeyen Frémissin’e aşık.

İki Tatlı Utangaç (René Clair) gösteriminin bileti için buraya tıklayınız.

 

Zalim Kadın (Marcel L’Herbier)
1924 | Dram| 135 dk.

Kendine özgü yönetmen Marcel L’Herbier’in yönettiği film, fantastik, bilimkurgu ve melodram türlerini harmanlıyor. Leblanc’ın canlandırdığı başkahraman Claire Lescot, Paris’in dışında yaşayan bir femme fatale. Verdiği şaşalı partilerde, kendine hayran bakışların odağı oluyor Claire Lescot. Ancak kendine aşık genç bir adamı intihara sürüklediği ortaya çıkınca, dipsiz bir yalnızlığın içine düşüyor birden.

Zalim Kadın (Marcel L’Herbier) gösteriminin bileti için buraya tıklayınız.

 

Seanslardan önce Fransız Kültür Merkezinde bilet gişeleri mevcut olacaktır.

 

RESİTAL: ALEXANDRE THARAUD

Alexandre Tharaud

1968 doğumlu Fransız piyanist ilk piyano derslerine 5 yaşında Paris’te hocası Carmen Taccon-Devenat’tan “piyano ile nasıl nefes alınacağını” öğrenerek başladı. Müzik eğitimini Paris Konservatuarı’nda tamamlayan sanatçı, dünya çapındaki konserleri ve büyük beğeni toplayan albümlerinin ardından Fransa Kültür Bakanlığı tarafından müzikal alandaki başarıları nedeniyle ‘Chevalier de l’Ordre des Arts et des Lettres’ ile ödüllendirildi. The Guardian Fransız piyanisti “Sahneden, bitmeyen bir enerji ve canlılık yayıyor” ile tanımlıyor!

Alexandre Tharaud’un sahneye çıktığı dünyanın prestijli salonları arasında ilk akla gelenler Carnegie Hall, Wigmore Hall, Queen Elizabeth Hall, Tonhalle, Muziekgebouw, Concertgebouw, Boston Symphony Hall, John F. Kennedy Centre, Walt Disney Hall, Suntory Hall, Beijing Concert Hall, Shanghai Oriental Art Center, Théâtre des Champs-Elysées, Opéra de Versailles, Victoria Hall ve Santa Cecilia. Birlikte aynı sahneyi paylaştığı orkestralar arasında ise Utah Senfoni, Cleveland Senfoni, Tokyo Metropolitan Orkestrası, WDR Sinfonieorchester, Toronto Senfoni, Taïwan Ulusal Senfoni Orkestrası, Japan New Philharmonic, Kansai Philharmonic, Singapore Senfoni, München Kammerorchester, Fransa Ulusal Orkestrası, Fransız Radyosu Filarmoni Orkestrası, Londra Filarmoni Orkestrası, Royal Concertgebouw, Varşova Senfoni gibi önemli orkestralar sayılabilir. Lionel Bringuier, Bernard Labadie, Rafael Frühbeck de Burgos, Georges Prêtre, Marc Minkowski, Stéphane Denève, Leo Hussain, David Zinman, Yannik Nézet-Séguin ve Claus Peter-Flor gibi isimler ise sanatçının aynı sahneyi paylaştığı şeflerden bazıları. Ludwigsburg Festival, BBC Proms, Edinburgh International Festival, Gergiev Festival (Rotterdam), Aix-en-Provence, La Roque d’Anthéron, Schleswig-Holstein, Rheingau, Ludwigsburg, Ruhr Piyano Festivali, Nuits de Décembre de Moscou ve Rimini de davet aldığı festivaller arasında.

Geçtiğimiz sezon, ERATO/Warner Classics etiketiyle yayınlanan tüm zamanların en büyük Fransız şarkıcılarından Barbara anısına saygı albümünün yanı sıra 20 yıllık oda müziği partneri çelist Jean-Guihen Queyras ile Brahms seslendirdiği albümü de olmak üzere iki albümü birden piyasaya çıkan sanatçının toplam 37 albümü bulunuyor.

Program:

Dünyanın neredeyse en prestijli tüm salonlarında ve en gözde orkestralarıyla sahneye çıkan 37 albümünün yanı sıra Haneke’nin ödüllü “Amour” filminin müziklerine de imzasını atan ünlü Fransız piyanist Alexandre Tharaud, Ankara Piyano Festivali kapsamında ilk defa 16 Şubat’ta CSO Konser Salonu’nda.

Altus Kültür-Sanat tarafından düzenlenen Ankara Piyano Festivali, Alexandre Tharaud’un eşsiz resital performansıyla devam ediyor.

Resital Programı:
François COUPERIN:
La Logivière
Les Calotins
Les Rozeaux
Passacaille
Les Ombres errantes
Tic Toc Choc ou Les Maillotins

Jean-Henry D’ANGLEBERT:
Fugue grave
Ouverture de Cadmus, d’après Lully
Sarabande d’Anglebert
Variations sur les folies d’Espagne

Jean-Philippe RAMEAU:
Gavotte et doubles (extrait de la Suite en la)

MAHLER / THARAUD:
Adagietto (extrait de la symphonie n°5)

BEETHOVEN:
Sonate opus 110

Biletler: 

   

KISA FİLMLER GÜNÜ

24. Gezici Festival kapsamında, bu sene SHORT IS GOOD II kısa filmler gösterimi Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecektir.

  • Tarih: 1 Aralık Cumartesi saat 17.00 itibaren
  • Ingilizce altyazılı
  • Giriş ücetsizdir

Program:

  • The Bear / Johannes Stjäerne Nilsson, İsviçre, 2018, 19’30’’, kurgu
  • Guaxuma / Nara Normande, Brezil/Fransa, 2018, 14’, animasyon
  • Down There (Na Li) Zhengfan Yang, Çin/Fransa, 2018, 10’, kurgu
  • Between The Shadows (entre sombras) / Alice Guimarães, Mónica Santos, Fransa / Portekiz, 2018, 13’25’’, animasyon
  • Things And Wonders 2022 Anna Vasof, Avusturya, 2017, 4’, kurgu
  • Shadow Animals (Skuggdjur) / Jerry Carlsson, İsviçre, 2017, 21’, kurgu
  • The Full Story / Daisy Jacobs, Christopher Wilder, İngiltere, 2017, 7’30’’, animasyon
  • El Afilador / James Casey, Meksika / Amerika, 2017, 9’, kurgu

 

24. GEZİCİ FESTİVAL: AMİN

24. Gezici Festival programında “Amin” Fransız filmi Ankara’da vizyona girecek.

  • 01.12.2018, Cumartesi saat 16.30, Büyülü Fener Kızılay sineması
  • 04.12.2018, Salı saat 14.00,  Büyülü Fener Kızılay sineması

Fransa, 2018, 91’, Fransızca; Türkçe altyazılı

Yönetmen: Philippe Faucon

Oyuncular: Moustapha Mbengue, Emmanuelle Devos, Mareme N’Diaye, Noureddine Benallouche

Ödüller: Hamburg Film Festivali – Sichtwechsel Film Ödülü

Filmin konusu:

Amin, dokuz yıl önce eşi Aïsha’yı ve üç çocuğunu geride bırakarak çalışmak için Senegal’den Fransa’ya gelir. Bir gün Gabrielle ile karşılaşır ve aralarında bir ilişki başlar. Dokunaklı bir hümanizm ve iyi niyet taşıyan Amin, filme adını veren göçmen Amin gibi, çeşitli nedenlerden dolayı kendilerini ailelerinden ve sevdiklerinden uzakta bulan insanların içine düştükleri zor durumu anlatıyor.

Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nün 10. yılı vesilesiyle, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi, yazar ve Goncourt Akademisi Üyesi Sayın Eric-Emmanuel Schmitt’i « Günümüzde Fransız Dilinde Yazmak – Dünya Çapındaki Yükşelişi ve Edebiyat Ödüllerinin Önemi » başlıklı bir konferans vermek üzere ağırlıyacaktır.

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası  Léopold Sedar Senghor Frankofoni Kürsüsü ve Notre-Dame de Sion Eğitim Vakfı Başkanı Prof. Dr. Füsün Türkmen, toplantı açılışı ve moderatörlüğünü gerçekleştirecektir.

Fransızca-Türkçe simültane çeviri.

 

Eric-Emmanuel Schmitt
Belçikalı romancı, oyun yazarı ve Goncourt Akademisi Üyesi olan Eric-Emmanuel Schmitt 1960 yılında Lyon’da doğdu. 1980-1985 yılları arasında École Normale Supérieure’de felsefe eğitimi aldı. Doktorasını “Diderot ve Metafizik” konulu teziyle tamamladı. Eserlerinde Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt’in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50’den fazla ülkede sahnelendi. Yazarın Doğan Kitap’tan Şişmanlayamayan Sumocu, Bir Aynada Üç Kadın ve Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu adlı kitapları yayımlandı.

NDS Edebiyat Ödülü
Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi Türkiye’nin yabancı dilde eğitim veren en tanınmış kurumlarından biridir. Lise, 2008 yılında Mezunlar Derneği aracılığıyla NDS Edebiyat Ödülü’nü oluşturmuştur. Ödül sırasıyla bir yıl bir Türk yazarın Türkçe yazılmış eserine, ertesi yıl ise Frankofon bir yazarın Fransızca yazılmış ve Türkçeye çevrilmiş eserine verilmektedir.

Jüri Üyeleri:
NDS Edebiyat Ödülü Jürisi NDS mezunu yazar, gazeteci, öğretim üyesi olan dokuz kişiden oluşmaktadır.
Tomris Alpay (Jüri Başkanı)
Yazgülü Aldoğan, Liz Behmoaras, Emel Kefeli, Arzu Öztürkmen, Mayda Saris, Zeynep Sabuncu, Özlem Yüzak, Mine Haksal.

 

© Pascal Ito

GÖSTERİM & SÖYLEŞİ
 
2018’de Alembert Fonu desteğiyle hayata geçirilen “Arkeolojide Restitüsyon ve Hayal Gücü” konferans serisi kapsamında, İzmir Fransız Kültür Merkezi 28 Kasım 2018 tarihinde sizi orijinal bir gösterim ve söyleşiye davet ediyor.
Program:
19.00 Belgesel gösterimi “İlk Sinemacı Homo Sapiens”
20.00 Paleolitik sanat uzmanı araştırmacı ve yönetmen Marc Azéma* ile söyleşi, mimar tarihçi Didier Laroche moderatörlüğünde.
 

“İlk Sinemacı Homo Sapiens”

Belgesel, Marc Azema ve Pascal Cuissot, Fransa, 2015.

Fransızca. Türkçe altyazılı.

Paleolitik sanat üzerine yeni çalışmalar, mağara duvarlarında sinematografik anlatının ve canlandırmanın başlangıcını ortaya koymaktadır. Tarih öncesinde yaşayan sanatçılar, arkalarında günümüze ulaşan etkileyici birçok grafik eser bıraktılar. Acaba bu resimlerde saklanmış sinematografik bir bakış açısı mevcut olabilir miydi? XIX. yüzyılın ilk hareketli görüntüleriyle bağlantı kurabilecek grafik unsurlar arayışında, Marc Azéma ve Pascal Cuissot, ünlü Chauvet ve Lascaux mağaralarına ve diğer tarih öncesi mabetlere seyahat ediyor. 20.000 yıllık Paleolitik sanat üzerine heyecan verici bir çalışma.

*Paleolitik sanat alanında uzman araştırmacı ve yönetmen Marc Azéma, plastik sanat temel kural ve tekniklerinin neredeyse 40 000 sene önce ortaya koyulmuş olmasına her zaman hayranlık duymuştur. Tarih öncesinin, bize sadece parçaları ulaşabilmiş (mağaralarda görülen sanat ve nesneler) ve M.Ö. 10 000’e kadar uzanan bu etkileyici dönemi, İmge’nin özelliklerini, anlatı ve kinetik içeriğinin üzerinde durarak test etmeyi ve böylece grafik anlatının temellerini atmayı ve sinema makinesinin ilk fikrini oluşturmayı sağlamıştır.
Katılım serbest ve ücretsizdir.
Etkinlik dili Fransızca’dır, çeviri yapılacaktır.

Fransız Kültür Merkezi, 3 – 7 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan 8. AB İnsan Hakları Film Günlerinde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.

Yaklaşık 40 Avrupa ve Türk filmini Türkiye çapında 21 kentte rekor sayıya ulaşan sinemaseverle buluşturan 8. AB İnsan Hakları Film Günleri başlıyor.

Bu yıl aynı zamanda, dünya çapında insan onurunun korunmasında dönüm noktası oluşturan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70. Yıldönümünü kutluyoruz. Bildirgenin yıldönümü, insanoğlu tarihinin en acımasız iki dünya savaşından sonra, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin kabul edilmesine yol açan koşullar üzerinde düşünmemiz için de iyi bir fırsat teşkil ediyor. Aynı zamanda, o günden bu yana insan haklarının korunması ve desteklenmesi sürecinde kaydettiğimiz ortak başarılarımız ve bugün halen çözümlenmeyi bekleyen pek çok eksikliğimiz konusunda düşünmemiz için de bir vesile oluşturuyor.

Bu sene Fransa’dan Dieudo Hamadi’nin « Komiser Ana » yapımı 4 Aralık Salı günü saat 19:00’da Fransız Kültür Merkezinde gösterime sunuyor.

 

Komiser Ana (Dieudo Hamadi)
2016 | Belgesel | 72 dk. | Fransızca | Türkçe ve Ingilizce Altyazılı

Komiser Munyole, yaşamdaki temel amacı polislik mesleği olan, yedi çocuk annesi, güçlü bir kadındır. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Bukavu kentinde, istismar edilmiş çocuklar ve tecavüz mağdurlarının haklarıyla ilgilenen ufak bir ekibe liderlik etmektedir. Kisangani’ye tayin edildikten sonra, kendisini yalnızca kargaşa halinde bir karakolda değil, ilişkilerin yok olduğu ve insanların sarsıldığı, savaştan tarumar olmuş bir bölgede bulur. Komşular tecavüz kurbanlarının resmi mağduriyet statüsünü kıskanır, ebeveynler istemedikleri çocuklardan içlerine şeytan kaçtığını söyleyerek kurtulur… Bu belgesel ne bir analize kalkışıyor ne de yorum yapıyor; iç savaşla belirlenen koşullara rağmen bir toplumun nasıl hala gerçek kahramanlar çıkarabildiğine özgün bir bakış sunuyor.

 

Etkinlik herkese açık ve ücretsizdir.
Kayıt olmanızı rica ederiz.

 

Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

 

GÖSTERIM

Karaköy’ün Tonları

Karaköy’ün Tonları belgeseli, Avrupa Birliği’nin Paris-Roma-İstanbul üçgeninde, kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün kentsel hafıza üzerine etkilerini anlamak üzere hayata geçirilen Altercities projesinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Belgesel, bir liman semti olması nedeniyle tarih boyunca hızlı değişimlere ve bunun pozitif ve negatif etkilerine maruz kalmış olan Karaköy’e, mimari, gastronomi ve sanat perspektifinden  bakıyor. Saint Benoit Fransız Lisesi ile Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin katkılarıyla gerçekleştirilen Karaköy’ün Tonları, semtin bugün geçirmekte olduğu değişimi, Karaköy’ü bugün yaşayan insanların değişimi algılayış biçimi üzerine de ilginç notlar sunuyor.

Gösterim sonrası, yönetmen Seviç Baloğlu ve yapımcı Su Baloğlu ile kısa bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

Türkçe | İngilizce Altyazılı

 

Her koşulda umut, herkes birer kahraman ve çözümler her yerde!

22-25 Kasım tarihlerinde 11. yaşını kutlayacak olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali (SYFF) karmaşık küresel sorunlar karşısında sıradan insanların ürettiği ve hayata geçirdiği yaratıcı çözümler içeren belgesellerle bir kez daha izleyicleriyle buluşuyor. Kosta Rika, İspanya, Haiti, Etiyopya, ABD; Hindistan, Kongo, Fransa, Almanya, Mozambik, Filistin, İsrail, Burkina Faso, Sri Lanka, Solomon Adaları, Bangladeş, Hollanda, Avusturya, İtalya, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Türkiye’den ilham verici hikayeler içeren belgeseller ihtiyacımız olan kahramanların kim olduğunu gözler önüne seriyor: Değişim yaratmak isteyen herkes!

Artan kuraklık, sel, orman yangını, çatışma, eşitsizlik, gıda fiyatı vb haberlerin yanında yer bulamayan tüm bu hikayeler kulağımıza fısıldıyor: İhtiyacımız olan tüm çözümler halihazırda mevcut, ölçeklenebilir ve herkes tarafından uygulanabilir…

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Ocak 2016 yılında açıklanan 17 Küresel Hedefin ve bu hedeflerin birbirleriyle ilişkilerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla ilgili hedeflerle etiketlenen filmler 22-25 Kasım tarihlerinde İstanbul’da Fransız Kültür Merkezi ve Salt Beyoğlu’nda gösterilecek. Festivali şehrinde gerçekleştirmek isteyen sivil toplum kuruluşları ve aktivistler 15 Ocak-15 Haziran 2019 tarihleri arasında SYFF2018 seçkisiyle Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize edebilecek.

Festivalde filmlerin yanı sıra film içerikleriyle alakalı konularda yaptıkları çalışmalarla ilham veren konuşmacılar, müzisyenler ve performanslar yer alacak.

 

Bu sene 2 Fransız yapımı festivalde yerini alacak:

 

Gıda Kooperatifi (Thomas Boothe)
2016 | 104 dk |İngilizce | Türkçe altyazılı

Ekonomik kriz Wall Street’in gölgesinde devam ederken bir kurum az tanınan bir Amerikan geleneğini geliştirir. “The Park Slope Food Coop”: Bir kooperatif market. Bu kooperatifin 16.000 üyesi ayda 3 saat markette çalışarak inanılmaz ucuz fiyatla New York’taki en iyi gıdayı almaya hak kazanırlar. Kooperatifin başarısı kapitalizm ve yaygın gıda sektörü için pek de iyi bir haber değildir ama gıda üretim ve dağıtım sistemini değiştirmek için bir şanstır.

 

Büyükbabamın Bahçesi (Martin Esposito)
2016 / 76 dk. / Fransızca / Türkçe altyazılı

Martin, enerji toplamak, yardım etmek ve hayatının bazı anlarını paylaşmak amacıyla büyükbabasının evine döner. Büyükbabası ona kökenlerinden ve kaybettiği eşi anısına yaptığı sebze bahçesinin sırlarını paylaşır. Fast food neslinin bir parçaşı olan Martin, bu kıymetli mirasın değerini anlayacaktır. Film,  yaşam ve korumamız gereken doğa için bir ilahî adeta.

 

Program için buraya tıklayın.

 

Daha fazla bilgi için:

www.surdurulebiliryasamfilmfestivali.org

www.facebook.com/surdurulebiliryasam/

Konuşmacılar
Jean-Guy Boin
: BIEF-Uluslararası Fransız Yayıncılar Birliği Eski Başkanı-Ekonomist ve Sosyolog
Remi Gimazane : Fransız Kültür Bakanlığı, Kitap Ekonomisi Bölümü Başkanı
Moderatör : Kenan Kocatürk

Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye çapında gerek yayıncılık sektöründeki tüm paydaşları gerekse de tüm okurları yakından ilgilendiren önemli bir panelin gerçekleştirilmesine, Fransız Kültür Merkezinin katkılarıyla, öncülük ediyor. YAYBİR Başkanı, Kenan Kocatürk’ün yöneteceği panelde, Fransa’dan konuk konuşmacılar BIEF-Uluslararası Fransız Yayıncılar Birliği eski Başkanı, ekonomist ve sosyolog Jean-Guy Boin ve Fransız Kültür Bakanlığı, Kitap Ekonomisi Bölümü Başkanı Remi Gimazane, Fransa’da Sabit Fiyat Yasasını ve güncel uygulamalarını, yasanın yayıncılık dünyasına, bağımsız kitabevlerinin güçlenmesine, okuma kültürünün ve dağıtım sisteminin gelişmesine faydalarını anlatacaklar.

Söyleşi dili Fransızcadır, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.

 

Beaujolais Nouveau Zamanı!

Tüm Dünya’da ve Türkiye’de

Fransa Büyükelçisi Sayın Charles Fries katkıları ile.

Beaujolais Nouveau, Fransız Peynirleri ve şarküteri gecesi.

15 Kasım 2018 saat 19.30, Fransa Büyükelçiliği’nde.
Kişi başı 160tl (elde edilecek tüm gelirler, ihtiyaç sahibi ailelere dağıtılacaktır).
Bilet satışları: FKM kütüphanesinde ulker.ozdemir@ifturquie.org 

 

 

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Denis Podalydès’in yönettiği Molière’in “Scapin’in Dolapları” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 16 Kasım Cuma akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe üst yazılıdır.

Octave ve Léandre’ın aşkları, iki otoriter baba tarafından engellenmektedir. Seyahat dönüşü babaları onları tanımadıkları kişilerle evlenmeye zorlar. Aşıklar kaderlerini, yardım istedikleri kurnaz Scapin’in ellerine bırakırlar…

Molière’in vazgeçilmez eseri olarak tiyatro tarihinde yerini alan bu piyes, yenilen tokatlar, bitmek bilmez stratejiler ve çevrilen bin bir türlü dolapla tempolu bir oyun.

Yazan: Molière
Yönetmen: Denis Podalydès
Dekor: Éric Ruf
Kostüm: Christian Lacroix
Işık: Stéphanie Daniel
Ses: Bernard Valléry
Makyaj: Véronique Soulier-Nguyen
Sanat Danışmanı ve Koreografi: Leslie Menu
Yönetmen Yardımcısı: Alison Hornus
Dekor Yardımcısı: Dominique Schmitt
Oyuncular: Bakary Sangaré, Gilles David, Adeline d’Hermy, Benjamin Lavernhe, Claire de la Rüe du Can, Dider Sandre, Pauline Clément, Julien Frison, Gaël Kamilindi, Maïka Louakairim, Aude Rouanet
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle.

105 dakika / Tek perde.

Biletler:
Tam: 45.-TL
Öğrenci: 30.-TL
*Biletix
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

NOEL PAZARI
 
1 Aralık 2018 Cumartesi günü, İstanbul Accueil derneği tarafından düzenlenen Noël pazarında yıl sonu hediyelerinizi satın almak için Fransız Kültür Merkezinin avlusuna bekliyoruz.
Bir etkinlik programında, bir yandan çocuklarınızı eğlendirirken diğer yandan el sanatları ürünlerini keşfedebilirsiniz.
Program
10:00 Noël pazarının açılışı
10:15 – 11:15 Çocuklar için 4 kısa film gösterimi (4 yaşından itibaren)
10:45 – 11:15 Kukla Gösterisi (1 ile 4 yıl arasında)
11:30 – 12:30 Noël babanın sürpriz hediyelerinin dağıtımı (2 ile 10 yıl arasında)
13:30 – 14:30 Çocuklara yönelik atölyeler (Noël şarkıları veya kardan adam yapım atölyesi)
16:00 Noël pasta yapma yarışması
18:00 Noël pazarının kapanışı

İstanbul Fransız Kültür Merkezinde gerçekleşen “Vive le cinéma” (Yaşasın Sinema) programı Aralık ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü üç Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor.

Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16:45 ve 19:15 ve Pazar günleri saat 14:30 ve 16:45.

Kayıt için lütfen seçtiğiniz filme tıklayınız.

Climax (Gaspard Noé) :
1990’ların ortalarında 20 genç dansçı, ormanın orta yerindeki bir yatılı okula 3 günlük bir prova için gelir. Burada son bir parti yapmaya karar veren gençler, bir anda kendilerini bambaşka bir atmosferde bulur. Uyuşturucu etkisinde olduklarını fark etseler de bunu onlara kimin yaptığı belli değildir. Bir süre sonra müzikle de birlikte nevrozların etkisine girerler, bazıları cennete uçtuklarını düşünürken çoğu cehenneme adım atmıştır.

 

Kings (Deniz Gamze Ergüven) :
Amerikan yakın tarihinin en çok iz bırakmış olaylarından Rodney King’in öldürülmesinin sonrasında 1992’de Los Angeles’ta gergin hava devam etmektedir. Evlat edindiği çocuklarını büyütmeye ve hayata tutunmaya çalışan Millie Dunbar (Halle Berry) için de durum bu şekildedir. Ancak King’in ölümünden sorumlu tutulan polis memurlarının dava sonucunda ceza almaması, Los Angeles sokaklarını yangın yerine çevirir. Dunbar ailesini şiddet ve ölüm tehlikesinden korumaya çalışırken pek geçinemediği komşusu Obie Hardison (Daniel Craig) da onlara yardımcı olmaya karar verir.

 

Yaz (Kirill Serebrennikov) :
Leningrad, 1980’ler… Rock’n’roll ve blues müziğin yaygınlaşması, Perestroyka’nın yaklaştığını müjdeliyor; Lou Reed, Led Zeppelin ve David Bowie’nin kaçak plakları elden ele geziyor. Mike ve güzel eşi Natasha, genç müzisyen Viktor ile tanışınca, şüpheyle dolu bir devrin en umutsuz günlerinde müzikle yoğrulmuş bir aşk üçgeni doğuyor.

 

Yaz (Kirill Serebrennikov)
2018 | Dram | 126 dk. | Rusça | Fransızca ve Türkçe Altyazılı

Leningrad, 1980’ler… Rock’n’roll ve blues müziğin yaygınlaşması, Perestroyka’nın yaklaştığını müjdeliyor; Lou Reed, Led Zeppelin ve David Bowie’nin kaçak plakları elden ele geziyor. Mike ve güzel eşi Natasha, genç müzisyen Viktor ile tanışınca, şüpheyle dolu bir devrin en umutsuz günlerinde müzikle yoğrulmuş bir aşk üçgeni doğuyor.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Kings (Deniz Gamze Ergüven)
2017 | Dram | 92 dk. | Ingilizce | Fransızca ve Türkçe Altyazılı

Amerikan yakın tarihinin en çok iz bırakmış olaylarından Rodney King’in öldürülmesinin sonrasında 1992’de Los Angeles’ta gergin hava devam etmektedir. Evlat edindiği çocuklarını büyütmeye ve hayata tutunmaya çalışan Millie Dunbar (Halle Berry) için de durum bu şekildedir. Ancak King’in ölümünden sorumlu tutulan polis memurlarının dava sonucunda ceza almaması, Los Angeles sokaklarını yangın yerine çevirir. Dunbar ailesini şiddet ve ölüm tehlikesinden korumaya çalışırken pek geçinemediği komşusu Obie Hardison (Daniel Craig) da onlara yardımcı olmaya karar verir.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Climax (Gaspard Noé)
2018 | Dram, Gizem | 95 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

1990’ların ortalarında 20 genç dansçı, ormanın orta yerindeki bir yatılı okula 3 günlük bir prova için gelir. Burada son bir parti yapmaya karar veren gençler, bir anda kendilerini bambaşka bir atmosferde bulur. Uyuşturucu etkisinde olduklarını fark etseler de bunu onlara kimin yaptığı belli değildir. Bir süre sonra müzikle de birlikte nevrozların etkisine girerler, bazıları cennete uçtuklarını düşünürken çoğu cehenneme adım atmıştır.

 

18 yaş ve üzeri içindir.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

DİSLEKSİ : Global Bir Soruna Güncel Bir Yaklaşım

Bourgogne Üniversite’sinden Dr. Patrick QUERCIA & Dr. Murat ERBEZCI

Dünyada ve Türkiye’de disleksi görülme oranı %7 ile %10 arasında değişmektedir. Bu önemli rakama rağmen, günümüzde çok az kişi konu hakkında bilgi sahibi. Söz konusu rahatsızlık hakkındaki bilgi eksikliği, eğitim sisteminin disleksik çocukları “tembel” ya da “dikkatsiz” olarak nitelendirerek dışlamasının yanı sıra; ailelerin de disleksik çocuklarını nasıl yönlendirebilecekleri konusunda çaresiz kalmasına yol açmaktadır. Oysa, çoğu normal ya da normalden yüksek IQ’ya sahip disleksik çocuklara yardımcı olmak mümkündür.

Bu bağlamda, disleksi konusunda Fransa’da kapsamlı çalışmalar yürüten Dr. Patrick Quercia, Dr. Murat Erbezci ile birlikte, İzmir Fransiz Kültür Merkezi’nde “Disleksi: Global bir Soruna Güncel Bir Yaklaşım” başlıklı bir konferans verecektir.

Konferansa; disleksi üzerinde çalışan profesyoneller, eğitimciler ve konuya ilgi duyan herkes katılabilir.

*Giriş ücretsizdir ve katılım herkese açıktır.
**Konferans dili Fransızca ve Türkçe’dir, çeviri yapılacaktır.

Toplam dokuz filmin gösterileceği programda, Fransız-Alman ortak yapımı dört film yer alıyor. Bu yılki seçkide ortak temalardan biri dünyayı yakından ilgilendiren mülteci sorunu etrafında konumlanırken, diğeri ise seyircileri tanınmış sinema yönetmen ve oyuncuların hayatlarına götürüyor.

Program detayları için: www.kinotr.org

Yönetmen Emmanuel Finkiel

Oyuncular; Mélanie Thierry, Benoît Magimel, Benjamin Biolay

2018 126’’ Fransızca. Türkçe altyazılı

Haziran 1944, Alman işgali altındaki Fransa’da, direnişin ana şahsı olan yazar Robert Antelme tutuklanarak sınır dışı edilir. Genç eşi, yazar ve direnişçi Marguerite, ondan haber alamamaktan kaynaklanan endişesi ve yoldaş Dyonis’le olan gizli bağı arasında parçalanmaktadır.

Marguerite Duras’nın eşinin Nazi toplama kampından dönüşü hakkında yazdığı kitabını sinemaya uyarlayarak ve yazarın tarzını, acı, zorlu ve muhteşem metnini ve anlatıyı besleyen duyguyu yeniden yaratarak, Emmanuel Finkiel zorlu bir görevin üstesinden geliyor.

2018 Fransa Cabourg Film Festivali En iyi kadın oyuncu ve en iyi uyarlama senaryo ödülleri.

Yönetmen Tonie Marshall

Oyuncular; Emmanuelle Devos, Suzanne Clément, Benjamin Biolay

2017 110″ Fransızca. Türkçe altyazılı

Emmanuelle, şirketinde başarı basamaklarını tırmanan, istekli ve parlak bir mühendistir. Bir gün, nüfuz sahibi kadınlardan oluşan bir grup ona CAC 40 şirketinin başına geçmesini teklif eder. Böyle bir pozisyona ilk defa bir kadın geçecektir. Ancak büyük ölçüde erkeklerin egemen olduğu bu çevrede, profesyonel ve özel hayata dair engeller çoğalacaktır. Fetih hissi baş döndürücü olsa da, söz konusu olan aslında bir savaştır.

2018 César En iyi kadın oyuncu ödülü adayı.

 

Fransız Kültür Merkezi, Canlandıranlar Derneği işbirliği ile bu yıl altıncısı düzenlenen Canlandıranlar Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.

15 – 18 Kasım tarihleri arasında, Fransız Kültür Merkezi’nde küçük büyük tüm animasyon severleri mutlu edecek bir program gerçekleşiyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi Fransa’dan kısa animasyon film seçkileri bu etkinlikte izlenebilecek: özellikle Rémi Chayé’nin “Dünyanın Tepesinde” filmi ve Sébastien Laudenbach’ın 2016 Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’nin Jüri Özel Ödülüne layık görülen “Elsiz Genç Kız”…

 

Dünyanın Tepesinde (Rémi Chayé)
2015 | Animasyon | 80 dk. | Fransızca |Türkçe altyazılı

Yıl 1882… Yer Saint Petersburg. Sasa dedesinin icatçı ve azimli ruhuna hayran asil Rus delikanlısıdır. Dedesinin tasarımını gerçekleştirdiği dahiyane kutup gemisi ile kutuplara çıktığı son seferinde geriye dönüşü olmayacağını bilmeden sefere çıkar ve haber alınamaz. Sasha ailesinin gururunu incitmemek için dedesini aramaya çıkar.

Elsiz Genç Kız (Sébastien Laudenbach)
2016 | Animasyon | 76 dk. | Fransızca |Türkçe altyazılı

Zor zamanlarında bir değirmenci, kızını şeytana satmıştır. Kız, şeytandan kaçmayı başarır ancak bu sırada ellerini kaybeder. Ailesinin yanına dönemeyeceğini anlayan kız, yolculuğu sırasında sular tanrıçası, kibar bir çiftçi ve sonunda bir de prens ile karşılaşacaktır.

 

Publiée par Canlandıranlar sur Mercredi 31 octobre 2018

 

Daha fazla bilgi için:
https://www.canlandiranlar.com/en/6-canlandiranlar-festival-programi/
http://www.canlandiranlar.com
http://www.facebook.com/canlandiranlar

 

Yönetmen David Foenkinos

Oyuncular; Karin Viard, Dara Tombroff, Anne Dorval

2017 107’’ Fransızca. Türkçe altyazılı

Eşinden boşanmış bir öğretmen ve şefkatli bir anne olan Nathalie, aniden kıskanç bir kadına dönüşür. İlk hedefi on sekiz yaşındaki güzel kızı, klasik dansçı Mathilde olur. Ardından eylem alanını arkadaşlarını ve işyerini kapsayacak şekilde genişletir. Bu iğneleyici komedide psikolojik bir gerilim de söz konusu. Nathalie saldırganlığını kontrol etmeyi, başkalarının mutluluğunun ve
başarısının katlanılamaz olmadığını anlayacak mıdır?

2018 Kristal Küre En İyi Kadın Oyuncu Ödülü

2018 César En İyi Kadın Oyuncu Ödülü adaylığı

Sinefilinin gelişimi, Fransız sineması ve yerel sinemaların tanıtımında
Fransız Kültür Merkezleri ve Alliance Française’lerin yeri

 

Sinema salonlarının sinefilinin gelişimine katkısı bir dizi araştırmaya konu olmuştur (A. de Baecque, E. Ethis, C. Gauthier L. Jullier ve J.-M. Leveratto, L. Souilles-Debats, C. Tallibert, vd.). Bu araştırmalarda, yurtdışındaki Fransız kültür kurumları ağının bir bölümü olan ve toplamda 150 salonu bulunan FKM (Fransız Kültür Merkezleri ve AF (Alliances françaises) yer almamıştır. Bununla birlikte, bu salonlar filmlerin dağıtımı ve tanıtımına destek olup her zaman önemli bir katkıda bulunmuşlardır, örneğin: Elvire Popesco (Romanya’daki Bükreş Fransız Kültür Merkezi) veya Jean Renoir salonları (Güney Kore’deki Seul Fransız Kültür Merkezi ) ve Buenos Aires ve Havana Alliances françaises salonları. Bu salonlar; genellikle köklü geleneksel değerlerin hüküm sürdüğü, siyasi denetim ve Amerikanlaşmanın (mültiplekslerde ve anaakım sinemada patlama) yaşandığı bir ortamda, seçkin programları, genç seyirciye yönelik girişimleri (1997’den itibaren Fransız Kültür merkezleri Fransızca konuşan genç sinefiller ödüllerini dağıtmaktadır), katkıda bulundukları festivaller (örneğin: Uluslararası Kadın Filmleri Festivali FİLMMOR, 2002 yılındaki ilk senesinden bu yana Fransız Kültür Merkezi tarafından desteklenmekte ve gerek Fransız sinemacıları davet ederek gerekse salon vererek FKM festivalin ana ortaklardan biri olmaya devam etmektedir), düzenledikleri toplantılar ve ustalık sınıfları ülkelerindeki dönüşümlerin aktörleri olan nesilleri etkilemişlerdir.

Genel olarak Fransız kültürünün Fransa dışındaki etkisi fazlaca incelenmiş olmakla birlikte sinema alanındaki etkinliği ihmal edilmiştir. Bu kolokyumun amacı söz konusu eksikliği gidermek ve bu katkıyı sinefilinin gelişiminde ve Fransız sineması ve yerel sinemaların tanıtımında, bilhassa genç yaratıcıların ve yeni yeteneklerin ortaya çıkmasının desteklenmesinde öne çıkarmaktır. Pek çok Cezayirli genç sinemacının filmlerinin (Sofia Djama, Les Bienheureux, 2017 gibi) ilk gösterildiği yer olan Cezayir Fransız Kültür Merkezi salonu bu duruma örnektir.

Bu konferans, “Fransız sinemasını Fransız Kültür Merkezleri ve Alliances Françaises’ler bağlamında ihraç etmek ve desteklemek” başlıklı araştırma programı kapsamında yer almaktadır. Bu proje, sinema örneğinden yola çıkarak, Fransız kültürel diplomasisinin Fransız sinemasının tanıtımı, dolaşımı ve ihracı alanındaki eylem yöntemlerini ve şekillerini sorgulamaktadır. Bu eylemlerin etkinliğini (küresel ölçekte Fransız sinemasının pazar payı, Fransız sinemasının yerel sinemalar üzerindeki etkisi, Fransız modelinin uyarlanması) incelerken bir yandan da bunların sınırlarını ve güçlüklerini tartışmak da amaçlanmaktadır. IRCAV’ın bu projesi Labex ICCA (“Fransız Modeli” temel programı) tarafından desteklenmekte ve IF, CNC, MEAE, ERCAE, MEDIAR (İstanbul) işbirliğiyle gerçekleştirilmektedir.

 

Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Yönetmen: Marcelo Novais Teles
Oyuncular: Mathieu Amalric, Olivier Broche, Marcelo Novais Teles
2017. 20 dk. Fransızca, Türkçe altyazılı.

Marcel 57 yaşındadır. Brezilya’da doğmuş ve 1981’den beri Fransa’da yaşamaktadır. 2017’de Fransız vatandaşı olur ve hayatında ilk kez oy kullanacaktır. Şüphelerini izleyen ve doğru seçimi yapmakta tereddütlü Marcel arkadaşlarıyla evde, kafelerde ve parklarda kendine uygun siyasi bir görüş arayışında dışarı çıkar.

*Bu film, 19.Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali kapsamında, 19.00-21.00 aralığındaki seçkide gösterilecektir.
Gösterimler ücretsizdir.

————

Film de Marcelo Novais Teles
Avec: Mathieu Amalric, Olivier Broche, Marcelo Novais Teles
2017. 20 mn. En français, sous titres en turc.

Marcel a 57 ans. Il est né au Brésil et vit en France depuis 1981. En 2017 il obtient la nationalité française et va voter pour la première fois de sa vie. Poussé par le doute et soucieux de faire le bon choix, il part à la rencontre de ses amis, chez eux, dans les cafés, les parcs, à la recherche d’une opinion politique qui lui convienne.

*Le court métrage sera présenté cette année, dans le cadre de la 19è édition du Festival International du Court Métrage d’Izmir.
“2017 n’aura pas lieu” sera projeté dans la sélection entre 19h00 et 21h00.
Entrée gratuite.

KONSER: JULIEN WEISS ANISINA

Tahir Aydoğdu Trio

  • Tahir Aydoğdu, kanun
  • Bilgin Canaz, ney
  • Ufuk Akın İnce, perküsyon
  • Konsere kayıt yaptırmanız zorunludur. Rezervasyon: murat.celik@ifturquie.org

“Julien Celaleddin Weiss”i anma konseri programı

1-) “Waslah Bagdadiyyah”: Julien Celaleddin Weiss (Kanun solo)

2-)Segâh makamına Ney ile giriş taksimi / Segâh saz semaisi: Nâyi Osman Dede

Niyaz İlahisi: Şem’i ruhuna cismimi pervane düşürdüm: Sultan Veled

3-) “Spiritual Journey”: Julien Celaleddin Weiss

4-) Ney taksimi: Bayati Arap saz semaisi: Arap Cemal

5-)Kürdilihicazkar makamına Kanun ile giriş taksimi / Kürdilihicazkâr saz semaisi: Reşat Aysu

6-) Nihavend Şarkı / “Bir demet yasemen”: Zeki Müren

7-)Uşşak Oyun Havası: Şükrü Tunar

8-)Kanun – Ney – Perküsyon ile sohbet / Çargâh Sirto: Sedat Öztoprak

9-) Hüseyni Oyun Havası / “Çeçen Kızı”:  Tanburi Cemil Bey

Kanun sanatçısı Julien Celaleddin Weiss üç sene önce vefat etti. Halep’te Al-Kindi topluluğunu kurup 2005’ten itibaren İstanbul’da yaşamış olan Weiss özellikle Mevlevi geleneğini uluslararası World Music akımına tanıştırmıştır. Fransız Kültür Merkezi’nin de desteğiyle gerek kendi bestelerini içeren gerekse Aydoğdu Trio’nun seslendireceği eserlerden oluşan bir konser dinleyeceksiniz. Bu gecenin mimarlarından kanun sanatçısı Tahir Aydoğdu; Weiss ile 2012 yılında İstanbul’da tanıştı. Aydoğdu’nun düzenlediği I. Uluslararası Kanun festivali ve Sempozyumu’nda Julien Celaleddin’in de katıldığını görüyoruz. Bu festivalde kendi bestelerini seslendirmiştir. Bu akşamki konserde Weiss’in eserleri yanısıra Tahir Aydoğdu ve Neyzen Bilgin Canaz’ın 2005 yılından beri süre gelen müzik beraberliklerini yansıtacak eserler dinleyeceksiniz… Ayrıca perküsyon sanatçısı Ufuk Akın İnce de iki sanatçıya çeşitli ritm unsurlarıyla eşlik edecektir. Gerek peşrev ve saz semaisi gerekse Türk Dini Musikisinden de örnekler verecek olan Aydoğdu Trio; 17 Aralık tarihinin Hz.Mevlânâ’nın ölüm yıldönümü (Şeb-i Arûs) olması nedeniyle Hz.Mevlânâ’yı da çeşitli eserlerle anacaklardır.

BİYOGRAFİLER  

Julien Jalâl Ed-Dine WEISS Fransız-İsviçreli Kânun vürtüözü Julien Jalâl Ed-Dine Weiss (1953-2015) gitarist olarak başladığı kariyerini bırakarak Kahire, Tunus, İstanbul, Bağdat, Beyrut, Halep ve Tahran’da birçok ünlü kanun üstadının öğrencisi olur. 1983’te “al-Kindi” adlı grubu kuran Weiss, Orta Doğu müziğinde dünya çapında ünlenen grubu ile birlikte uluslararası festivallere katılır ve yirmiden fazla albüm kaydeder. 1990’dan itibaren 15 yıl boyunca yaşadığı Halep’te çeşitli Tasavvuf şancıları ile işbirliği yaptıktan sonra; 2005’te İstanbul’a yerleşir. Prestijli “Villa Medici” ödülünün sahibi olan Weiss, 2001 yılında Fransız Kültür Bakanlığı tarafından verilen “Officier des Arts et des Lettres” (Sanat ve Edebiyat Ustası) ünvanını alır ve devlet sanatçısı olur. 1980’li yıllardan beri makâm ve müziğin akustik temellerini araştırarak, kânun için tamamen doğal entonasyona dayanan, yenileyici bir akort etme sistemi tasarlar. Son yıllarında kanser tedavisi gören Weiss 2015 yılında vefat etti.Yaptırdığı dokuz kânun modelinin çoğu Suriye’deki savaş nedeniyle kaybolmuştur. Günümüzde enstrümanlardan bir tanesi Paris’te, bir diğeri ise Berlin’de bir üniversitede bulunmaktadır. Türkiye’de Weiss’in Orta Doğu müziğine yaptığı büyük katkı halen keşfedilmemiştir.

TÜRK MÜZİSYENLER Tahir AYDOĞDU, Kanun 1959’da İstanbul’da doğdu. İlk kanun derslerini ünlü kanun sanatçısı olan babası Gültekin Aydoğdu’dan aldı. 1981 yılında Ankara Radyosu’na girdi. 1983 yılında ODTÜ Fizik Bölümü’nden mezun oldu. 1997-2000 yılları arasında TRT Ankara Radyosu TSM Müdürlüğü yapmış, değişik tarihlerde GÜGEF Müzik Eğitimi Bölümü’nde, 1987-2000 yılları arasında ODTÜ Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmış, ODTÜ Klasik Türk Müziği Korosu şefliğini yürütmüş, bu çalışmalarından ötürü kendisine “2001 ODTÜ Takdir Ödülü” verilmiştir. Hasan Ferit Alnar’ın “Kanun Konçertosu”nu, bestecisinin dışında icra eden ikinci, “Çiftetelli” adlı eserini de seslendiren ilk sanatçı olan Aydoğdu; Modern Folk Üçlüsü, Asia Minör grubu, udî Cinuçen Tanrıkorur, caz vokalisti Yıldız İbrahimova, Hollandalı ve İspanyol sanatçılar, ülkemizin seçkin orkestraları ve çeşitli yaylı sazlar dörtlüleriyle yurt içinde ve yurt dışında birçok konser verdi. Aydoğdu’nun ilk solo albümü “Hasret” 2004’te satışa sunulmuş, Gültekin Aydoğdu’yla beraber hazırladığı Kanun Metodu ise 2010 yılında yayımlanmıştır. 2005 yılında TRT Radyo 4’te hazırlayıp sunduğu “Tellerden Dökülen Nağmeler” programıyla TMOK (Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi) tarafından “Toplumsal Fair Play Ödülü Şeref Madalyası”na layık görülmüştür. Yurt içinde 15 ve 75 ülkede yayınlanan 5 albümü bulunan sanatçı, ABD’den Japonya’ya, Kanada’dan Hollanda’ya 50’dan fazla ülkede başarıyla ülkemizi temsil etmiştir. Aydoğdu, halen TRT Ankara Radyosu’nda kanun sanatçısı olarak görevine devam etmektedir. 

Bilgin CANAZ, ney 1972 yılında Çanakkale’de doğdu. 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Halk Dansları Bölümü’ne girdi. Bu bölümde 1 yıl öğrenim gördükten sonra 1993 yılında Ege Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’ne girdi ve 1998 yılında mezun oldu. 1996’dan itibaren TRT İzmir Radyosu’nda, 2000 yılından itibaren de TRT Ankara Radyosu’nda ney sanatçısı olarak görev yaptı, birçok radyo ve televizyon programına katıldı. Stüdyo müzisyeni olarak çesitli sanatçıların albümlerinde ney icra etti. Kanal B ekranında yayınlanan Railroads Through History till Today adlı belgeselin müziğini bestedi. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası başta olmak üzere Türkiye’nin belli başlı orkestraları ve şefleriyle birlikte solist ney sanatçısı olarak konserler verdi. Birlikte sahne aldıkları arasında Maria Farantouri, Zülfü Livaneli, Yıldız gibi sanatçılar vardır. 2008 yılında, Ankara Uluslararası Flamenko festivalinde Blue and Black Flamenco Ensemble ile birlikte performans sergiledi. Aynı zamanda besteci-aranjör Can Attila ile birlikte İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ve Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayında sanatını icra eder. Par ailleurs, il a donné des ateliers sur la musique turque et la microtonalité au conservatoire de Rotterdam et à l’Université d’Edinburg. Üyesi olduğu Tanini Trio ile iki adet albüm yapmıştır. Halen de dünyanın birçok yerinde konserler vermektedir. “İki Nefes Arasında” adlı solo albümü 2016’da çıkmıştır.

Ufuk Akın İNCE, perküsiyon 1994 yılında Ankara’da doğdu 2008 yılında Ankara Güzel sanatlar lisesinde müzik eğitimine başladı. 2012 yılında Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarını kazandı. Bu süreç içerisinde ud enstrümanı ve başta Türk müziği olmak üzere farklı coğrafyalara özgü vurmalı çalgıların eğitimini aldı. Yurtiçi ve yurtdışında birçok projede, çeşitli TV programlarında ve stüdyo çalışmalarında aranjör ve icracı olarak yer aldı. 2016 yılında Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Türk Müziği Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başladı.  2016 yılından bu yana Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarında öğretim elemanı olarak görev yapmaktadır.

BESTECİ Stefan POHLİT Besteci, müzik kuramcısı ve yazar Stefan Pohlit (*1976) Saarbrücken Yüksek Müzik Okulu, Basel, Lyon ve Karlsruhe üniversitelerinde müzik bölümünde kompozisyon okudu. 1999’da İslam tasavvufunu ve şark kültürlerini incelemeye başlayan Pohlit, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da çeşitli ülkelerde eğitim ve araştırmalarına devam etti. 2007’de İstanbul’a yerleşti ve ardından Fransız kânun sanatçısı Julien Jalâl Ed-Dine Weiss’in tasarladığı yeni bir ses sistemi hakkında doktorasını tamamladı. Ankara ve Eskişehir devlet konservatuvarlarında ders veren Pohlit, 2012-2015 yılları arasında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda yardımcı doçent olarak görev yapmıştır Besteleri birçok ülke ve önemli festivallerde çalınmaktadır.

 

https://www.youtube.com/watch?v=SZT0egO3cvc crédit photo Sabine Châtel

 

KÜTÜPHANE
NANOWRIMO

30 GÜN + 50 000 KELİME = 1 ROMAN !

Nanowrimo ile bir ayda roman yazma deneyiminin bir parçası olun !

Daha fazla bilgi için, Fransız Kültür Merkezin kütüphanede düzenleyeceğimiz lansman gecesini kaçırmayın.

Kayıt için.

KÜTÜPHANE

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 16:30’da Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Gelecek seans Cumartesi 20 Ekim’de

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Ücret : 10 TL

KÜTÜPHANE

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 16:30’da Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Ücret : 10 TL

FKM SÖYLEŞİ: NEJAD DEVRİM PARİS’TE İSTANBUL’DAN BİR RESSAM

  • 13.12 Perşembe, 19.00
  • Konferans dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır
  • Giriş ücretsizdir
  • Rezervasyon: murat.celik@ifturquie.org

Konuşmacılar:

  • Clotilde Scordia
  • Maria Devrim‘in katılımıyla

Nejad Devrim Nejad Devrim, 1923’te doğdu; babası yazar ve bürokrat İzzet Melih, annesi ressam Fahrelnisa Zeid idi. 1936 – 1938 yılları arasında annesi ve kardeşi Şirin ile Berlin’de yaşadı; Batı resmini Almanya’nın müzelerinde keşfetti. 1939’da henüz Galatasaray Lisesi’nde öğrenci iken, Matisse ve Bonnard etkisinde resimler yaptı. 1941’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi; Léopold Lévy’nin önce öğrencisi, sonra asistanı oldu. Öğrencilik yıllarında daha sonra sanatını besleyecek olan Bizans mozaikleri, Osmanlı hat sanatı ve soyut İslam sanatlarına merak saldı. Yeniler Grubu’nun kurucu üyeleri arasında yer aldı. 1946 yılında Paris’e yerleşti; çok geçmeden Alice Toklas’ın toplantılarına davet edilen genç sanatçılardan biri oldu. Üstüste pek çok yıl Salon de Mai ve Salon de Réalités Nouvelles sergilerine katıldı. 1950’de Hartung, Soulages, de Staël gibi sanatçıların eserlerinin sergilendiği Paris’teki Galerie Lydia Conti’de kişisel sergisi açıldı. Aynı yıl Nejad, Leo Castelli’nin eserlerini New York’ta sergilemek üzere seçtiği “Paris Okulu” ressamları arasında yer aldı; Nejad’ın eserleri daha sonra Galerie Charpentier’de her yıl düzenli olarak açılan Paris Okulu sergilerinde izlendi. 1952 yılında Salon d’Octobre’un kurucu üyeliğini ve başkanlığını yaptı; bildirilerini kaleme aldı. 1955’de Tristan Tzara’nın ve Paul Eluard’ın şiir kitaplarını desenledi. Fransa’nın yanısıra İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda, Amerika, Orta Asya ve Sovyetler Birliği’ni de kapsayan sanat seyahatleri temel ilham kaynaklarından biri oldu. 1985 yılında seyahatlerini seyrekleştirdi ve Polonya’nın güneyindeki Nowy-Sacz kentinde inzivaya çekildi. Nejad Devrim 1995 yılında Nowy-Sacz’da öldü. Ölümünün ardından Galeri Nev tarafından düzenlenen retrospektif sergisi 2001 yılında İstanbul’da, 2002 yılında Ankara’da açıldı. 2006 yılında Nejad Devrim ile annesi Fahrelnisa Zeid’in eserleri, İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde düzenlenen “Gökkuşağında İki Kuşak” başlıklı sergide izlendi. 2018 yılında Galeri Nev sanatçının yaşamına ait bulunabilen tüm bilgi, belge ve fotoğrafı “Nejad’ın En Büyük Erdemi Nejad Olmasıdır” sergisinde derledi ve NevArşiv internet sitesinde araştırmacıların kullanımına sundu.  

Maria Devrim Polonya’da doğan Maria Devrim, 1944’te Varşova Ayaklanması sırasında ve Polonya’nın Nazi işgaline karşı aktif bir savaş kahramanıdır. İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda savaş esnasında  yaralarının tedavisi için, yerleşmek ve Fransızca öğrenmek için Paris’e gelir. Sciences Po Paris’ten mezun olduktan sonra, birkaç yıl mühendislik/danışman bürolarında çalışmıştır ve Paris Okulun kadın sanatçılara öncelik tercih edip ve sergileyen Maria, Valmay galerisinin yönetimine geçiyor. 1946’da Paris’te Nejad ile tanışır ve 1952’de onunla evlenir. Nejad’ın ömür boyu sadık desteği olan Maria Devrim, Fransa’da ve Türkiye’de sergiler düzenleyerek Nejad’ın çalışmalarını savunmaya ve sunmaya devam ediyor.

Clotilde Scordia Clotilde Scordia, André Lhote’ın eserlerinin kataloguna on iki yıl çalıştı. Paris-Sorbonne’daki yüksek lisansının çerçevesinde, Paris’in İkinci Okulu’ndan  Türk sanatçıları üzerine uzmanlaştı (Nejad’ın monografi ve eserlerinin kataloguna ve Paris Türk Okulu’nun incelemesi). Paralel olarak, Paris İkinci Okulu’nun Avrupalı olmayan sanatçıları hakkında yazmaya, kataloglarda  (Albert Bitran ve Nejad) basın ya da bilimsel dergiler için çalışmalarına devam ediyor.