10 Mart Salı Saat 19:00

İnsanlıktan Uzakta

Yönetmen David Oelhoffen

Oyuncular Viggo Mortensen et Reda Kateb

2014, 110 dk, FR/AR/TR

3 Adaylık.

Albert Camus’nün Sürgün ve Krallık kitabındaki Misafir adlı kısa öyküsünden uyarlanan film, 1950’li yıllarda bağımsızlık mücadelesi veren Cezayir’in, el değmemiş vahşi doğasında geçiyor. Daru Cezayir’de doğmuştur fakat aslen İspanyol olduğu için ‘yabancı’ etiketiyle hor görülmektedir. İki kaçağı zorlu ve nefes kesici bir kaçış serüveni beklemektedir. Çarpıcı güzellikte bir eser…

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

31 Mart Salı Saat 19:00

Kadın

Yönetmen Yann Arthus-Bertrand, Anastasia Mikova

Belgesel

2020, 118 dk.

KADIN, 50 ülkeden 2 bin kadına söz hakkı veren küresel bir projenin ürünü bir film. Belgesel, tüm dünyada haksızlık ve adaletsizliğe maruz kalan kadınların sorunlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Kadınlara gönderilen bir sevgi ve umut mesajı, yaşadıklarını, kat ettikleri yolu ve her şeyden önce, gelecekte yapmamız gerekenleri anlama çabası …

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

FRANKOFON FİLM GÜNLERİ

FRANSA, KANADA, FAS, AVUSTURYA, İSVİÇRE, LÜKSEMBURG, TÜRKİYE FİLMLERİ

Frankofoni ayı çerçevesinde, Institut français, Fas, Kanada, Avusturya, İsviçre, Lüksemburg, Macaristan ve Fransa Elçilikleri ile Association Culturelle France – Turquie katılımlarıyla, sizleri, Mart ayın Cumartesi günleri Frankofon Film Günlerine davet etmektedirler.

  • Giriş ücretsizdir
  • Çocuklara ve yetişkinlere yönelik filmler

Program:

  • 7 Mart Cumartesi, 14:30 -> Dilili Paris’te 

2018 | yönetmen Michel Ocelot | animasyon | 95′ | Dil Fransızca, Türkçe altyazılı

O güzel dönemin Paris’inde, üç tekerlekli bisikleti ile teslimat yapan genç kurye ile beraber, kanaklı Dilili, küçük kızların gizemli bir şekilde kayıp olmaları ile ilgili iz sürer. Kendisine ipucu veren harika insanlarla tanışır. Yer altında, kanalizasyonda yaşayan korkunç « «Üstat-Erkekler » olarak bilinen bir çete olduğunu keşfeder. İki arkadaş, yeryüzünde aydınlık ve bir arada yaşam için coşku ile mücadele ederler.

 

  • 7 Mart Cumartesi, 17:00 -> La passion d’Augustine

 2015 | yönetmen Léa Pool | drama, müzikal | 103′ | Dil Fransızca, altyazısız

Tutkulu ve dirençli bir rahibe olan Augustine, Québec’in Richelieu şehri yakınlarında müzik konusunda uzmanlaşmış bir manastırı başarı ile yönetir. Bir gün kızkardeşi, Rahibe Augustine’den yeğeni Alice’i bir süreliğine yanına almasını ister. Biraz asi ama aynı zamanda çok da yetenekli bir piyanist olan genç kız, rahibeye unutmaya çalıştığı geçmişini anımsatır. Bir gün, aldıkları haberle, rahibeler Québec hükümetinin devlet okulu sistemi kuracağını ve kendi okulları dahil olmak üzere tüm dini okulların geleceğinin tehdit altında olduğunu öğrenirler.

 

  • 7 Mart Cumartesi, 19:10 -> Aurora Borealis

 2018 | yönetmen Márta Mészáros | drama | 98′ | Dil Macar, Fransızca altyazılı

Mária, geçmişine ilişkin bir mektup alır ve öylesine büyük bir şoka girer ki, komalık olur. Viyana’da yaşayan başarılı bir avukat olan kızı Olga, Mária’ya bakmak için eve döner. Olaylar zinciri, Olga’ya ailesiyle ilgili tüm bildiklerinin yalan olduğunu fark ettirir. Giderek daha tutkulu bir hâl alan araştırma, onu savaş sonrası 50’li yılların Avrupası’na geri götürür ki, yolun sonunda daha önce hiç tanımadığı kendisi bulunmaktadır.        

 

  • 14 Mart Cumartesi, 17:00 -> Échos du Sahara

 2018 | yönetmen Rachid Kasmi | müzik, belgesel-film | 96′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

« Sahra’dan Yankilar » Ilhamsızlık, Fas asilli macar muzisyen Said TICHITI’yi, Chalaban grubunun diğer iki üyesi ile birlikte, Fas’ta doğdugu şehir Guelmim’i ziyaret etmeye iter. Seyahatleri sırasında 3 Sahra’li müzisyen ile tanışacaklar. Bu kültürel kaynaşma beklenmedik ritimler ortaya çıkaracaktır.

 

  • 14 Mart Cumartesi, 19:00 itibaren, 4 kısa metraj

Ascencion – 2016 | yönetmen Réda A. El Achir | kısa metraj | 20′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

“Yükseliş”. Üstlerinin emirleri doğrultusunda, genç bir adam İslam peygamberi Mohammed’e hakaret içeren bir film çekimi sırasında tepki olarak kendini patlatmak üzere yapım şirketinin bürolarına doğru gider. Oraya vardığında, kendini genç bir aktör ile asansör’de mahsur kalmış durumda bulur. Küçücük bir yeri paylaşmak zorunda kalırlar.

Le billet bleu – 2016 | yönetmen Driss El Haddaoui | kısa metraj | 15′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

” Mavi Banknot”. Marakech’in kenar mahallerinden birinde, bir anne uzun süreli bir hastalıktan dolayı yatağa mahkum olmuştur. Tek yardımcıları kendisiyle her gün ilgilenen iki çocuğu Rachid ve Samia’dır. Oğlu, ilaç almaya gittiği sırada, annesi’nin ona ilaç alması icin verdiği parayı elinden kapmaya calışan 2 sokak serserisi onu kovalamaktadır.Uzun bir kovalamacanın sonunda, çocuk peşinden koşanların gözü önünde istemeyerek elinden mavi banknot’u havaya kaçırmıştır…

Un philosophe – 2019 | yönetmen Abdellatif Fdil | kısa metraj | 20′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

Nabil, Azaghar’a nüfus sayımı için görevli geldiğinde, yanında sürekli 5 çocuk ile dolaşan bir gümrük görevlisi ile tanışır, ancak o’nun çocukların babası olmadığından şüphelenmektedir. Deli deli sorular kafasını kurcalamaktadır…

Wrida, le langage des fleurs – 2019 | yönetmen Fahd Reja | kısa metraj | 16′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

” Wrida, Çiçeklerin Dili “. Hanane, denize nazir bir kafede calışan genç bir garsondur. Genç bir delikanlı her gün kahve sipariş etmeye gelir ve hiç konuşmadan ona bir gül bırakır. Kafasını karıştıran ve rutinini bozan, bu tekrarlayıcı eyleme Hanane bir anlam aramaktadır. Tam gizem’i çözmeye karar vermişken, genç adam onu öfkelendirecek bir not bırakır…

 

  • 21 Mart Cumartesi, 14:30 -> Kinderzauber

2015 | yönetmen Ruth Rieser | çocuk | 71′ | Dil Almanca, Fransızca altyazılı

Çocuklarla beraber oluşturulan bir film; Onların dünyaya bakış açısını yansıtan, özgün, şairane ve aynı zamanda gerçekçi. Seyirciyi birlikteliğin, sevincin, özlemin ve gizemlerin aydınlık dünyasına sürükleyen bir deneyim. 

Içerik: Yaz mevsimi. „Dimitri Sirki“ Çocuk Dünyası’na ulaştı. Ama çocuklar nerde?  „Kimse yok“ dedi Palyaço Leon ve aramaya koyuldu. Gece gündüz sırlı olaylar yaşanmakta. Yavaş yavaş çocuklar görünmeye başladı. Oyunlarıyla, doğayla mutlu oluyor, macera yaşıyorlar. Yetişkinler ise varlıklarını kendi dünyalarıyla sınırlandırmış, yani çerçevelerine sıkıştırmışlar. Büyük bir sevinçle çocuklar özel güçlerini ortaya koyarak hayallerini gerçekleştiriyorlar.

 

  • 21 Mart Cumartesi, 16:00 -> Siyah Beyaz

 2010 | yönetmen Ahmet Boyacıoğlu | drama | 90′ | Dil Türkçe, Fransızca altyazılı

İdeallerine bağlı bir ressam olan Tuncel Kurtiz değişik bir hayat yaşamış 70 yaşındaki bir ressamdır. İşlerini rahatsız olduktan sonra bırakan bir avukat, eşi tarafından terk edilmiş aynı zamandan mesleğinden sıkılmış doktor, yalnızlığa bir yaşam tarzına getirmiş bir kadını anlatıyor. Bu kişilerin kısıtlı bir samimiyetleri var ve sohbet ettikleri mekân ise Siyah Beyaz bir bardır. Bu barın yönetici ise kimselere taviz vermeyen agresif fakat çok iyi bir insan olan Faruk?tur. Ahmet Boyacıoğlu yönetmenliğindeki film çoğu bölgede gösterime alınmadı.

 

 

  • 21 Mart Cumartesi, 18:30 -> L’enfant d’en haut

2012 | yönetmen Ursula Meier | drama | 97′ | Dil Fransızca, Türkçe altyazılı

Kış geldiğinde, 12 yaşındaki Simon, kız kardeşi Louise ile yalnız yaşadığı endüstriyel merkeze bakan kayak merkezine giden küçük gondollara biniyor. Kayak merkezinde, zengin turistlerden kayak ve ekipman çalıyor, bunları da daha sonra küçük ama düzenli bir gelir elde etmek için binasında oturan çocuklara satıyor. İşini yeni kaybeden Louise, Simon’un büyüyen işlerinden yararlanıyor ve ona giderek daha fazla bağımlı hale geliyor.

 

  • 28 Mart Cumartesi, 14:30 -> Les pirates de Salé

2014 | yönetmen Rosa Rogers, Merieme Addou | drama | 78′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

« Salé’nin Korsanları » ilk Faslı sirkçi gençlerin muhafazakar bir toplumda sirk geleneğini yerleştirmek için verdikleri günlük mücadelelerini anlatmakta. Şemsi Sirk Okulu, Salé kentinin monotonluğunun ortasında hayal, ilham ve çıraklığın mevcut olduğu olağanüstü güzel bir yer. Sanatın  tohum olarak kaldığı bir ülkede, ilkelerin sorgulanması, sanatsal gereklilikler ve sosyo kültürel baskılar arasında denge arayışı. Bu genç insanlar için sanatsal ifade yalnızca sanatsal bir kariyere doğru yöneliş değil, aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlük.

 

  • 28 Mart Cumartesi, 16:15 -> Tarlabaşı, Tarlabaşı

1989 | yönetmen Hilmi Etikan | belgesel | 28′ | Dil Türkçe, Fransızca altyazılı

Bu film doğu-batı sentezinin, dünyadaki tek sivil mimari örneklerini oluşturan kentsel mirasın, trafiği rahatlatmak adına yok edilişini anlatan bu belgeselin çekimi, üç yılda tamamlanmış, film 1989 yılında Lozan’da düzenlenen ” 2. Festival Internatıonal du Film d’Architecture et ‘Urbanisme” de 710 film arasında ilk beşe girme başarısını göstermiş ve UPIAV ödülünü kazanmıştır.

 

  • 28 Mart Cumartesi, 17:00 -> Sawah

2019 | yönetmen Adolf El Assal | komedi | 86′ | Dil Arapça, Fransızca altyazılı

Kahire’li bir DJ olan Skaarab, uluslararası bir DJ yarışması için Brüksel’e davet edilmişti. Yolculuğu esnasında daha önce adını hiç duymadığı Lüksemburg Büyük Dükalığı’nda mahsur kaldı. Ülkesinde bir devrim patlak verirken, kendisi de hedefine vaktinde ulaşmanın yolunu arıyordu. 48 saat sürecek çılgın bir macera.

 

Kütüphanede ailece renkli bir gün geçirmeye davetlisiniz !
“1, 2,3 volez !” kitabının yazarı ve çizeri, sanatçı Natali Fortier’nin katılımıyla düzenlediğimiz masal okuma saati ve yaratıcı atölyelere çocuklarınızla birlikte katılabilirsiniz.
Natali Fortier kuşların neşeli hikayelerini anlatan “1, 2,3 volez !” öyküsünü okuyacak ve ardından öyküden yola çıkarak hepimizi kuşların renkli dünyalarına yolculuğa çıkaracak bir atölye düzenleyecek.
• Natali Fortier ile öykü saati ve yaratıcı atölye: 7 Mart Cumartesi saat 14:00 ve 16:00
• Atölyeler bir buçuk saat sürecektir.

10 Mart Salı Saat 20:00, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi

11 Mart Çarşamba Saat 20:00, Institut français Izmir

İKSEV işbirliğiyle, Dünya Kadinlar Günü dahilinde.

 

Fleur Bleue Quartet

Caloé Vokal

Julia Perminova Piyano

Josef Zeimetz Kontrbas

Philip Maniez  Davul

Fleur Bleue Quartet, İzmir Avrupa Caz Festivali için bir araya gelen, yetenekli, Fransız diline ve Fransız şansonlarına ve elbette caza aşık, 4 müzisyenden oluşmuştur

Caloé 1988 yılında, müzik aşığı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 4 yaşında keman çalmaya başladı, opera ve senfonik müziğe ilgi duydu, korolarda şarkı söyledi, ergenlik yaşlarında cazla tanıştı. Clermont-Ferrand Konservatuvarı’ndan mezun oldu. Sorbonne Üniversitesi’nde müzikoloji okudu, lirik ve 3 yıl boyunca Pierre Blanchard’dan keman dersleri aldı. Aynı dönemde Swing dans grubu Hot Sugar Band üyeleriyle tanışıp Fransa ve Avrupa turnelerinde yer aldı. 2016’da Montreux Caz Festivali yarışmasına katıldı, 2018’de Riga Caz yarışmasından ikincilik ödülü aldı. Ray Angry, Dave Weckl, Uraz Kivaner, Lenny White, Elchin Shirinov, Ashlin Parker ve Ellis Marsalis ile sahneyi paylaştı. “İmkansız Bir Aşk” filminde Dalida’nın “Bir Aşk Hikayesi” şarkısını seslendirdiği bir rolde oynadı. Caloé İngilizce ve Fransızca şarkılar yazmaktadır. İlk albümü “Saisons” 2020 bahar aylarında yayınlanacaktır.

Genç besteci ve piyanist Julia Perminova Batı Sibirya’nın Antipino köyünde doğdu. Moskova’nın prestijli Müzik Akademisi Gnessine’den mezun oldu. Eğitimi esnasında Rusya, İspanya, Romanya gibi ülkelerde katıldığı uluslararası caz yarışmalarında ödüller aldı. Anton Davidyants, Ronie Cuber, Valeriy Ponomaryov, Vitaliy Golovnev, Igor Butman ve Moscow Jazz Orchestra, Vladimir Spivakov ve National Philharmonic Orchestra ile bir çok festivalde sahneyi paylaştı. 2018 yılında Moskova’da ilk albümü “Revival” i kaydetti. Fransız Telerama dergisinde Louis-Julien Nicolaou albüm için « bir an önce keşfedilmesi gereken güçlü bir müzik » ifadesini kullandı. Dahil olduğu projelere her zaman kendine has bir ifade tarzı, yaşam enerjisi ve samimiyet katan sanatçı dinleyicilerinin kalbine dokunuyor. Perminova yeni albümünü kaydetmek üzere bir süredir Paris’te yaşamaktadır.

Josef Zeimetz Amsterdam’da yaşayan Alman kontrbasist, aranjör ve bestecidir. Müzisyen bir ailede doğan sanatçı genç yaşlarda bir çok müzik tarzıyla tanıştı. İlk çaldığı enstrüman viyolonsel olmasına rağmen caz müziğine olan tutkusuyla kontrbas ve bas gitara yöneldi. Sanatçının Julia Perminova (piyano), Miguel Valente (saksofon) ve Luis Possollo (davul) ile kaydetttiği albümü 2020 yılında yayınlanacak.

Şarkıcı anne babanın çocuğu olarak 1990 yılında doğan Philip Maniez, bir yandan davul, piyano ve klasik perküsyon dersleri alırken bir yandan da  doğduğu Lyon şehrinde yerel kulüplerde sahneye çıkmaya başladı. Califormia UCLA ve Paris CNSMD okullarında master diplomalarını onur derecesiyle aldı. Paris’te yoğun bir şekilde çalışan Maniez, Gael Horellou, Antoine Hervé, Franck Amsallem, Nico Moreaux, Fred Nardin, Jacky Terrasson gibi Fransa’nın büyük isimleriyle ve Kurt Rosenwinkel, Pedro Martins, Denise King, Saul Rubin, Glenn Ferris, Grasso Brothers ve Logan Richardson ile sahneye çıktı. 2016 yılından bu yana 17 müzisyenden oluşan Dedication Big Band adını verdiği orkestrasıyla Paris’de düzenli olarak sahne almaktadır. Orkestranın albümü “Explode” 2019 yılında yayınlandı.

 

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğini yirminci kez düzenliyor. Aralarında biri Fransız, beş kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 20, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek.  Giriş : 8 TL

 

Crosswinds: Caz Konseri, feat. Okay Temiz

İsviçre Büyükelçiliği Türkiye ve Institut français işbirliği.

 

Mart ayında, Türkiye’nin değişik şehirlerinde, çok özel bir Jazz topluluğu bir konser turnesi gerçekleştirecek. İsviçreli Jazz piyanisti François Lindemann tarafından Crosswinds projesi başlatılmıştır. Projenin çekim noktası olacak olan, dünyaca ünlü perküsyonist ve baterist Okay Temiz’dir. Kendisine Fas’tan Aziz El Achhab, Cezaiyir’den Shems Bendali ve İsviçre’den Patrick Perrier ve François Lindemann eşlik edecektir. Müzisyenler, parçaları kendi kültürlerine göre yorumlayıp, kültürler ile müzik arasında bir köprü kurmayı edefliyorlar. 

  • 21.03.2020 Cumartesi, 21.00
  • Gaga Mancero, 100. Yıl, Filistin Cd No:21, GOP | 0545 609 31 31
  • Giriş 80TL, biletler
  • Okay Temiz: perküsyon
  • Abdel Aziz El Achahb:  keman
  • Shems Bendali: trompet
  • Patrick Pierret: bas
  • François Lidermann: piyano

Okay Temiz (perküsyon)

1939 İstanbul doğumlu Okay Temiz’i sunmaya gerek kalmadı. Hala aktif olan perküsyon ustası, grubu Oriental Winds ile dünyanın her yerinde konser verdi. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarında eğitim vermeye devam etmektedir. 

François Lindemann (piyano)

François Lindemann, 1950 doğumlu. Detroit, Hong Kong, Paris ve Montreux Caz Festivali (1975 yılından beri 10. katılımı) Dünya çapında birçok konser ve festivallere katılmıştır. Piano Seven (7 piyanist ile 7 Steinways) gibi birçok çok kültürlü etno-caz ve çeşitli orijinal grupların yapımcısı. Daniel Humair, Carla Bley, Curtis Fuller, Alvin Queen, Erik Truffaz, Eddie Henderson ve Robin Eubanks gibi müzisyenlerle sahne almıştır.

Shems Bendali (trompet)

Shems Bendali, 1996 doğumlu. HEMU Lozan’da Master of Arts in Jazz Performances Yüksek Lisans derecesini özel takdir ile mezun oldu. Şimdi kendi müzik grubunu yönetiyor, Avrupa’daki kulüplerde ve festivallerde besteler yazıyor ve sahne alıyor. Yeni neslinin gelişmekte olan bir sanatçısı olarak kabul edilir.

Patrick Perrier (bas)

İsviçre’de doğan Patrick, 1986’dan beri profesyonel bir müzisyendir, ilk olarak Bern’deki İsviçre Caz Okulu’nda okudu. Becerileri, funk, rock ve caz grupları için mükemmel bir elektrik basçısı olmasını sağlar. Patrick, Sandy Patton, Claudio Roditi, Michael Von der Heide, Elisabeth Caumont, François Lindemann ve Patrick Moraz ile işbirliği yaptı. 100’den fazla CD yapımında katkısı olan bir müzisyen. Ayrıca, Ejma Caz Okulu Sion ve Montreux Konservatuarı’nda bas öğretmeni. 

Abdel Aziz El Achahb (keman)

Abdel Aziz El Achahb, 1967 doğumlu. Fes ve Kazablanka Arap Müzik Festivallerinde profesör ve Müdür olarak görev almaktadır. Ayrıca Asya ve Hindistan’da çapraz projeler üzerinde çalışıyor.

 

Söyleşi – Fransa’daki Türkler : öncülerin görünülmezliğinden çocuklarının kimlik iddiasına

Fransa’daki Türkler ve çocukları bugün 600.000’i aşan bir topluluk. Bu göçmenlerin büyük çoğunluğu 1960 yıllarının sonundan itibaren Anadolu’dan gelen işçiler ve ailelerinden oluşuyor. Bunlara, 1980’lerin başında gelen siyasi ilticacılar eklenmekte.
İlk gelenlerin, varsayılan « gurbet »’ten dönüş beklentisi Fransa’ya tam uyum sağlamadan kendi aralarında yaşamaya iterken, çocukları Fransız ve Türk kimliklerinin kompozisiyonun arayışındalar.
Günümüzün iddialarından biri ise, bu mirasçıların ailelerinin değerlerine sadık kalarak, kendilerine özel bir kader çizebilmeleri.
Gaye Petek bu hikâyeyi anlatacak ve Fransa’ daki Türklerin dernekleri, ibadet yerleri, Fransız toplumundaki yerlerini tarif ederek bugünkü durumu yorumlayacak.

İzmir doğumlu Gaye Petek tüm eğitimini Fransa’da tamamladı. Paris Üniversitesinde edebiyat, tiyatro ve sosyoloji okuduktan sonra göç konuları ile ilgili birçok devlet kurumunda ve Birleşmiş Milletler Yüksek İltica Komiserliğinde (UNHCR) görev aldı. 1984 yılında ELELE derneğini kurarak Fransız devletinin destekleriyle 2010 yılına kadar yönetti.
Bu görevlerinin yanı sıra, INALCO – Paris III (Doğu Dilleri Fakültesi) Türk dili bölümünde 15 yıl öğretim üyesi oldu, « Türk akımları ve geleneksel toplum » dersleri ve Fransa radyosu RFİ programlarında Türkçe programı animatörlüğü yaptı.
Gaye Petek çeşitli devlet kurumları ve komisyonlarında yer aldı: CNİPİ- Göçmen toplulukları ulusal uyum konseyi yardımcı başkanı, Stasi Laiklik komisyonu üyesi oldu ve 2003-2005 arasında Sosyal İşler Bakanının kabinesinde teknik danışman (göçmen kadınlar, karşılama politikaları uzmanı) olarak çalıştı. Dokuz yıl boyunca Fransa başbakanına bağlı Yüksek Uyum Kurulu (HCİ) üyesi ve Ulusal Göç Tarihi Müzesi (CNHİ) yönetim kurulu üyesi oldu.
Sosyal görevliler, öğretmenler, yargıçlar, sağlık memurlarına yönelik eğitimler verdi ve halen vermekte. Tüm Fransa’da belediyelerin kültürel projeleri için danışmanlık yapmaya devam ediyor.
Gaye Petek, birçok kitap ve dergide yazılar yayınladı: geleneksel Karagöz sanatı, Türk göçmenleri ve Türk kadınları üzerine (Hommes et Migrations, Migrants Formation, la Découverte, Syros, Encyclopaedia Universalis yayınları vs…). Bleu Autour yayınları için « Fransa Türkleri: aile albümleri » (Turcs en France-Albums de familles) Imprimeur yayınları ıçin, « Gurbet : buralı Türkler » (Gurbet : Turcs d’ici) kitaplarını hazırladı.
Özdemir Asaf şiirlerini « Benden sonra mutluluk » adı altında çevirdi (Bleu Autour 2017) ve Ségolène Debarre ile « Fransa Türkleri tarihi»’ni yazdı (Éditions du Détour- 2019).

 

Kayıt zorunludur.

Etkinlik dili Türkçe ve Fransızca olup simultane çeviri yapılacaktır.

İstanbul Orchestra’Sion – Uluslararası Piyano Yarışması’nın hedefi, dünyanın dört bir yanından seçilmiş olan, uluslararası düzeydeki profesyonel müzisyenleri bir araya getirmek ve tanıtmaktır. Bu misyon; sanatçılara, müziklerini geliştirmelerini sağlayacak bir paylaşım mekânı sunmak, onların; dinleyiciler, müzisyenler ve uluslararası üne sahip konser sanatçılarından oluşan jüriyle buluşmalarını sağlamak arzusuyla yola çıkmıştır.
2015’ten itibaren başkanı dünyaca ünlü piyanist ve orkestra şefi Vahan Mardirossian İstanbul Orchestra’Sion’nın – Uluslararası Piyano Yarışması, genç müzisyenlerin kariyerinde önemli bir aşama olmayı arzu etmekte ve yıllar içerisinde Türkiye’de, Akdeniz Bölgesi’nde ve giderek dünya çapında öneme sahip, bir müzik etkinliği olmayı hedeflemektedir.
İstanbul Orchestra’Sion – Uluslararası Piyano Yarışması 2013’ten beri Alink-Algerich Vakfının ve 2017’den beri Dünya Uluslararası Müzik Yarışmaları Federasyonunun üyelerinden biridir.
Ayrıca Yarışma Organizasyon Komitesi, 2013 yılında düzenlenen yarışmanın jüri üyesi, Öğrenci Jürisi yöneticisi ve Başkanı, 2015’ten beri yarışmanın Fransa’daki danışmanı piyanist ve besteci Franck Ciup’un uzmanlığında çalışmaktadır.
Yarışma sınavları, İstanbul’un şehir merkezinde bulunan Notre Dame de Sion Lisesinin konser salonu’nda gerçekleştirilecektir. Adayların ön seçimi DVD ya da görsel-işitsel dosya üzerinden yapılacaktır. Yarışma halka açık dört ayrı sınavdan oluşacaktır. Finalde adaylara, orkestra şefi ve jüri başkanı Vahan Mardirossian yönetimindeki Orchestra’Sion orkestrası eşlik edecektir. Tüm ödüller yarışmanın kapanışı vesilesiyle Cemal Reşit Rey konser salonunda düzenlenecek bir gala gecesinde verilecektir.
Kasım 2020’de video kayıtları üzerinden gerçekleşecek bir ön elemenin ardından seçilen genç piyanistler, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi tarafından düzenlenen yarışmanın sınavlarına katılmak üzere dünyanın dört bir yanından gelecekler. Mesleki yaşamları açısından önemli bir aşama olan İstanbul Orchestra’Sion – Uluslararası Piyano Yarışması, aynı zamanda Notre-Dame de Sion Fransız Lisesinde sanat ve müzik yaşamının çok önemli bir olayını temsil ediyor.

 

Yarışma programı:

NOTRE-DAME DE SİON LİSESİ’NDE
BİRİNCİ AŞAMA:
07 Mart 2020 Cumartesi
08 Mart 2020 Pazar
09 Mart 2020 Pazartesi
İKİNCİ AŞAMA:
10 Mart 2020 Salı
11 Mart 2020 Çarşamba
ÜÇÜNCÜ AŞAMA:
12 Mart 2020 Perşembe

ORKESTRA İLE FİNAL:
13 Mart 2020 Cuma

« Fransa’daki Türklerin Tarihi : Öncülerin görünülmezliğinden çocuklarının kimlik iddiasına »

Gaye Petek’le Fransa’da yaşayan Türkler üzerine bir söyleşi.

Söyleşi Türkçe olarak gerçekleşecektir. Katılım serbesttir. 

Gaye Petek’in « Fransa’da Türkleri Tarihi» isimli kitabı 2019 yılında Éditions du Détour tarafından Fransızca olarak yayınlandı. Türkçe çevirisi baskıya hazırlanmaktadır. 

Fransadaki türkler ve çocukları bugün 600.000’ i aşan bir topluluk. Bu göçmenlerin büyük çoğunluğu 1960 yıllarının sonundan itibaren Anadolu’dan gelen işçiler ve ailelerinden oluşuyor. Bunlara, 1980’lerin başında gelen siyasi ilticacılar eklenmekte.

İlk gelenlerin, varsayılan gurbetten dönüş beklentisi Fransa’ya tam uyum sağlamadan kendi aralarında yaşamaya iterken, çocukları fransız ve türk kimliklerinin kompozisyonunun arayışındalar.

Günümüzün iddialarından biri ise, bu mirasçıların ailelerinin değerlerine sadık kalarak, kendilerine özel bir kader çizebilmeleri.

Gaye Petek bu hikâyeyi anlatacak ve Fransa’daki türklerin dernekleri, ibadet yerleri, Fransız toplumundaki yerlerini tarif ederek bugünkü durumu yorumlayacak.

 

İzmir doğumlu Gaye Petek tüm eğitimini Fransada yaptı. Paris üniversitesinde edebiyat, tiyatro ve sosyoloji okuduktan sonra göç konuları ile ilgili birçok devlet kurumunda ve Birleşmiş Milletler Yüksek İltica Komiserliğinde(UNHCR) çalıştı. 1984 yılında ELELE derneğini kurdu ve Fransız devletinin destekleriyle 2010 yılına kadar yönetti.

INALCO – Paris III (Doğu Dilleri Fakültesi) türk dili bölümünde 15 yıl öğretim üyesi oldu (« Türk akımları ve geleneksel toplum » adlı  bir ders verdi) ve Fransa radyosu/RFİ programlarında türkçe programı animatörlüğü yaptı.

Gaye Petek çeşitli devlet kurumları ve komisyonlarında yer aldı: CNİPİ- Göçmen toplulukları ulusal uyum konseyi yardımcı başkanı, Stasi Laiklik komisyonu üyesi oldu ve 2003-2005 arasında Sosyal İşler Bakanının kabinesinde teknik danışman ( göçmen kadınlar, karşılama politikaları uzmanı) olarak çalıştı. Dokuz yıl boyunca Fransa başbakanına bağlı Yüksek Uyum Kurulu( HCİ) üyesi ve Ulusal Göç Tarihi Müzesi (CNHİ) yönetim kurulu üyesi oldu.

Sosyal görevliler, öğretmenler, yargıçlar, sağlık memurlarına yönelik eğitimler verdi ve halen vermekte. Tüm Fransada belediyelerin kültürel projeleri için danışmanlık yaptı ve yapmakta.

Gaye Petek birçok kitap ve dergide yazılar yayınladı: geleneksel Karagöz sanatı, Türk göçmenleri ve türk kadınları üzerine (Hommes et Migrations, Migrants Formation, la Découverte, Syros, Encyclopaedia Universalis yayınları vs…). Bleu Autour yayınları için « Fransa türkleri: aile albümleri » (Turcs en France-Albums de familles)  İmprimeur yayınları ıçin, « Gurbet : buralı türkler » (Gurbet : Turcs d’ici) kitaplarını hazırladı.

Özdemir Asaf şiirlerini « Benden sonra mutluluk » adı altında çevirdi (Bleu Autour 2017) ve Ségolène Debarre ile « Fransa Türkleri tarihi»’ni yazdı  (Éditions du Détour- 2019).

İFEA’da oluşan 17 Şubat konferasından sonra, tarihçi Faruk Bilici ile 21 Şubatta bir söyleşi gerçekleşecek. “Süveyş Kanalı ve Osmanlı İmparatorluğu” kitabının yazarı ile tanışmanız veya sorularınızı sorabilmeniz dileğiyle, Institut français kütüpahnesinde sizleri samimi bir ortamda bekliyoruz.

Osmanlı İmparatorluğu ve çağdaş Türkiye uzmanı olan tarihçi Faruk Bilici, Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü (İnalco) emeritus profesörüdür. Çalışmalarını esas olarak, İslam kurumları tarihi, 16.-20. yüzyıl Fransa-Osmanlı ilişkileri ve Osmanlı dönemi Mısır tarihi konularında yürütmektedir.
Actes-Sud/Sindbad yayınevinde Türkçe kitaplık koleksiyonunu yönetmiştir. « Türkiye : Bir devrimden ötekine » (2013) kitabını yayına hazırlayanlar arasında yer almıştır. Son olarak, « Mısır seferi, İskenderiye ve Osmanlı tarihi : öteki tarih » (2017) kitabı yayınlanmıştır.

Giriş serbesttir. Söyleşi dili Fransızca’dır.

14. ANKARA KİTAP FUARI: KONUK ÜLKE FRANSA

28 Şubat – 8 Mart arası Congresium’da gerçekleşecek olan 14. Ankara Kitap Fuarında konuk ülke Fransa olacaktır. Bu vesileyle Institut français Ankara 7 yazar davet etmiştir. Fransa standında yazarlarla imza günleri ve söyleşilerin yanı sıra çocuklara yönelik etkinlikler de düzenlenecektir. 

Yazarlar:

 

Program:    

28.02.2020 Cuma 

  • 15:00 – Kitap Fuarı açılışı: katılan yazarlar Brigitte Labbé, Yiğit Bener ve Ebru Erbaş
  • 16:00 – Brigitte Labbé, Yiğit Bener ve Ebru Erbaş imza 

29.02.2020 Cumartesi

  • 10:30 – 12:00 – imza: Yiğit Bener ve Ebru Erbaş
  • 14:00 – 14:45 – konferans Yiğit Bener ve Ebru Erbaş “Çevirmek Yazmak Mıdır?”
  • 15:00 – 15:45 – konferans Yiğit Bener “Acı Portakal” (son kitabı)
  • 15:00 – 18:00 – imza: Ebru Erbaş
  • 16:00 – 18:00 – imza: Yiğit Bener ve Brigitte Labbé

01.03.2020 Pazar

  • 10:30 – 12:30 – imza: Brigitte Labbé ve Jean-Paul Mongin
  • 14:00 – 14:45 – konferans Brigitte Labbé
  • 15:00 – 17:00 – imza: Jean-Christophe Grangé

02.03.2020 Pazartesi

  • 14:00 – 14:45 – konferans Jean-Christophe Grangé
  • 15:00 – 15:45 – konferans Jean-Paul Mongin
  • 15:00 – 17:00 – imza: Jean-Christophe Grangé
  • 16:00 – 18:00 – imza: Jean-Paul Mongin

05.03.2020 Perşembe

  • 14:00 – 14:45 – konferans Gaye Petek “Fransa’da Türkiye’nin Yüzleri”

07.03.2020 Cumartesi

  • 10:30 – 12:30 – imza: Nedim Gürsel
  • 14:00 – 14:45 – konferans Nedim Gürsel
  • 15:00 – 17:00 – imza: Nedim Gürsel

Biografiler

Brigitte Labbé

Eylül 1997’de, Brigitte Labbé Sorbonne Üniversitesi felsefe bölümüne kaydolarak  tekrar eğitim hayatına başlar. Çok hevesli olan Labbé’nin tek bir arzusu vardır : Çocuklara, kendilerine sordukları sorular üzerine düşünmelerine yardımcı olacak kitaplar sunmaktır.  Sorbonne’da felsefe profesörü olan Michel Puech, Labbé ile bu maceraya atılmaya karar verir. Projelerini gerçekleştirmelerini sağlayan Milan yayınevi editörü Dominique Auzel ile tanışırlar. İllüstratör Jacques Azam çocuklara yönelik ilk felsefe serisi olan « Çıtır çıtır felsefe »  ye güçlü bir görsel kimlik kazandırır. Ekim 2000’de, ilk altı kitap yayınlanır. Felsefe profesörü olan Pierre-François Dupont-Beurier ekibe katılır.

2017’de, koleksiyonunda 45 eser bulunmaktadır. Çocuklarla buluşmak için Fransa ve dünyayı gezmediği zamanlarda ise Brigitte Labbé her gün yazıyor. Güzel bir atıştırmalık eşliğinde, güzellik, çirkinlik, hukuk, dinler, mümkün olan ve imkansız olan hakkında çocuklarla beraber sorguluyor… çocuklarla gerçekleştirdiği felsefe söyleşilerindeki on beş yıllık deneyimini yetişkinlerle, öğretmenlerle, kütüphanecilerle, animatörlerle  paylaşmayı da ihmal etmiyor.

Yiğit Bener

1958 Brüksel doğumlu roman, öykü, deneme, çocuk kitabı yazarı; çevirmen. Çocukluk ve gençlik yılları Fransa ve Türkiye arasında geçti. 1990’dan beri İstanbul’da yaşıyor. Halen konferans tercümanı olarak çalışıyor, Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinde konferans tercümanlığı yüksek lisans programlarında öğretim görevlisi.

2003 yılında kurulan İktidarsiz.com adlı sanal edebiyat dergisinin kurucularından ve yazarlarından. Heyulanın Dönüşü adlı romanıyla 2012 Orhan Kemal Roman Armağanını, Öteki Düşler adlı öykü derlemesiyle 2018 Yunus Nadi Öykü Ödülünü, Louis-Ferdinand Céline’in Gecenin Sonuna Yolculuk adlı romanının çevirisiyle de 2002 Dünya Kitap Yılın Çeviri Ödülü’nü kazandı. Öteki Kâbuslar adlı öykü kitabı, Heyulanın Dönüşü adlı romanı ve Enis Batur’la birlikte kaleme aldıkları Simültane Cinnet adlı denemesi Fransızcaya çevrildi.

Ebru Erbaş

İstanbul’da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde ve Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde okudu. Yayınevleri, süreli yayınlar için çevirmenlik ve editörlük işlerinin yanı sıra, ticari, siyasi, diplomatik metinler, haber, makale, senaryo gibi çeşitli yazı işleri üretiyor. Çeviri eserlerinin yanı sıra Kartal Belediye Plajı ve Mandalina Bahçeleri isimli çocuk kitabı yayımlandı. Ebru Erbaş, Mathias Énard’ın Pusula adlı romanının çevirisiyle 2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne layık görüldü.

Jean-Christophe Grangé

Yirmi yıldır “Leyleklerin uçuşu” ve “Kızıl nehirler” gibi gerilim romanlarının usta ismi Jean-Christophe Grangé 1961 yılında doğar. Sorbonne üniversitesinden mezun olduktan sonra, 28 yaşında bir foto muhabirlik gazetesinde köşe yazarlığı yaparken göçebe kabileleri keşfetmek için yola çıkar. İşte bu dönemde uzun süren uçak yolculukları sırasında polisiye kitaplar ile tanışır.

Leyleklerin göçü üzerine röportaj yaptığı esnada ilk romanı olan « Leyleklerin Uçuşu » nu yazma fikri doğar. 2 yıl boyunca, iş hayatını ve yazarlığı aynı anda yürütür. 1993 yılında 32 yaşında olan Grangé, Albin Michel ile anlaşma imzalar. 1994 yılında her ne kadar satışlar yavaş ilerlese de, film yapımcıları genç adamın umut verici olduğunu düşünür ve kendisine senaryo yazdırırlar. Otuza yakın dile çevrilmiş olan romanları sinema ya da televizyona uyarlanmıştır. 

Gerilim romanları : Kızıl Nehirler, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Taş Meclisi, Şeytan Yemini

Jean-Paul Mongin

Sorbon Üniversitesi’nde felsefe okuduktan sonra, Jean-Paul Mongin birçok meslek dalında çalışır.

2010 yılında, 9 ile 99 yaşları arası çocuklara büyük filozoflarların dünyasını anlatan « Les petits platon » adlı yayınevini kurar. Günümüzde kitapları yirmiden fazla dile çevrilmiştir, Türkiye’de ise Metis yayınlarından çıkıyor. Evli ve 4 çocuk sahibi olan Mongin, aynı zamanda Paris’te kitabevi sahibidir.

Gaye Petek

Gaye Petek İzmir doğumlu. Bütün eğitimini Fransada yaptı. Paris üniversitesinde edebiyat, tiyatro ve sosyoloji okuduktan sonra göç konuları ile ilgili birçok devlet kurumunda ve Birleşmiş Milletler Yüksek İltica Komiserliğinde(UNHCR) çalıştı. 1984 yılında ELELE derneğini kurdu ve Fransız devletinin destekleriyle 2010 yılına kadar yönetti. 

Stasi Laiklik komisyonu üyesi oldu ve 2003-2005 arasında Sosyal İşler Bakanının kabinesinde teknik danışman ( göçmen kadınlar, karşılama politikaları uzmanı) olarak çalıştı. Dokuz yıl boyunca Fransa başbakanına bağlı Yüksek Uyum Kurulu( HCİ) üyesi ve Ulusal Göç Tarihi Müzesi (CNHİ) yönetim kurulu üyesi oldu. (Hommes et Migrations, Migrants Formation, la Découverte, Syros, Encyclopaedia Universalis yayınları vs…). Bleu Autour yayınları için « Fransa türkleri: aile albümleri » (Turcs en France-Albums de familles)  İmprimeur yayınları ıçin, « Gurbet : buralı türkler » (Gurbet : Turcs d’ici) kitaplarını hazırladı.

Özdemir Asaf şiirlerini « Benden sonra mutluluk » adı altında çevirdi (Bleu Autour 2017)) ve Ségolène Debarre ile « Fransa Türkleri tarihi»’ni yazdı  (Éditions du Détour- 2019)

Nedim Gürsel

1951’de Gaziantep’te doğdu. Galatasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı bölümünü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri
Yüksek Okulu) Türk edebiyatı dersleri vermektedir. Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim Gürsel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede
hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller şunlardır:
Türk Dil Kurumu Ödülü (1976), Abdi İpekçi Barış Ödülü
(1986), Fransız PEN Kulüp Özgürlük Ödülü (1986), Haldun
Taner Öykü Ödülü (1987), Struga Altın Plaket Ödülü
(1992), Radio France Internationale Öykü Ödülü (1992),
France-Turquie Ödülü (2004), Fransa Hükümeti Edebiyat
Şövalyesi Nişanı (2004), Mevlânâ Dünya Kardeşlik Ödülü
(2009), Türkiye Yayıncılar Birliği İfade Özgürlüğü Ödülü
(2009), Balkanika Vakfı Uluslararası Roman Ödülü (2012),
Fransa Akdeniz Roman Ödülü (2013), Türk Dünyası Kızıl
Elma Ödülü (2016), Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel
Araştırmalar Vakfı Ödülü (2018).
Nedim Gürsel’in kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmaktadır.

   

IF KEŞİF: ANADOLU’NUN İLK BAŞKENTİ HATTUŞAŞ

Çorum Üniversitesi Arkeologu Eric Jean ile seyahat edilecek ve Hattuşaş’ın gizemli  hazinelerini keşfedeceksiniz (rehber Fransızca konuşacaktır).

+ bilgi

4 ve 5 Nisan 2020

4 Nisan Cumartesi: Institut français – YILDIZ binasının önünden saat 07:30’da otobüs yolculuğa başlayacak (yolculuk 02:30 sürecek). Hattuşaş Antik kentin gezisi. Öğlen yemeğinden sonra Boğazkale ve Yazılıkaya ziyaretleri. Gece konaklama (yarı pansiyon).

5 Nisan Pazar: Alaca Hoyuk ziyareti.  Saat 13:00’te Çorum’da öğlen yemeği ve Kent Müzesi ziyareti. Saat 19:00’da Ankara’ya dönüş.

fiyat:

  • 820TL yetişkinler için   
  • 720TL 12 yaş ve altında çocuklar için

 Kayıt olmak için tıklayın.

 

Sokakta Siyaset (İletişim Yayınları) kitabının Fransa’da Croquant Yayınları’ndan Faire de la politique dans la rue başlığı ile yayınlanması dolayısıyla, Prof. Dr. Ayşen Uysal İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde, 20 Şubat 2020 tarihinde, saat 19:00’da bir konferans verecektir.

Son birkaç on yıldır, protesto eylemleri tüm dünyada artış gösterdi. Türkiye’de ise, bu ülkede tarihsel olarak protesto eylemleri rejim muhaliflerinin tekelinde iken, son yıllarda rejim destekçisi ve devlet tarafından desteklenen yeni aktörler de sokakta siyasetin bir parçası haline geldi. Ayşen Uysal, başta polis arşivleri olmak üzere, farklı veri setlerine (basın arşivleri, katılımcı gözlemler, anketler, mülakatlar) dayanarak, 1990’lı ve 2000’li yıllarda sokakta siyasette yaşanan önemli değişimleri ile protestocuların toplumsal profilini ve onları harekete geçiren güdüleri inceliyor. 1990’lı yıllarda sendikalar ve ekonomik talepler sokakta siyasette belirleyici iken, 2000’li yıllara gelindiğinde, bu defa adalet ve insan hakları protesto eylemlerinin taleplerinde ön plana çıkmaktadır.

Ayşen Uysal siyaset bilimi profesörüdür. 8 Temmuz 2018 tarihinde ihraç edilene kadar Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktaydı. Kolektif eylemler, devlet şiddeti ve baskısı, siyasi aktivizm konularında uzmandır. Halen, Paris Sosyolojik ve Siyasal Araştırmalar Merkezi’ne (CRESPPA-CSU) bağlı araştırmacıdır.

Beyaz Perdede Tiyatro: Scapin’in Dolapları

 

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Denis Podalydès’in yönettiği Molière’in “Scapin’in Dolapları” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Institut français Türkiye ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 15 Şubat Cumartesi akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Ayberk Erkay çevirisiyle Türkçe üst yazılıdır.

Octave ve Léandre’ın aşkları, iki otoriter baba tarafından engellenmektedir. Seyahat dönüşü babaları onları tanımadıkları kişilerle evlenmeye zorlar. Aşıklar kaderlerini, yardım istedikleri kurnaz Scapin’in ellerine bırakırlar…

Molière’in vazgeçilmez eseri olarak tiyatro tarihinde yerini alan bu piyes, yenilen tokatlar, bitmek bilmez stratejiler ve çevrilen bin bir türlü dolapla tempolu bir oyun.

Yazan: Molière
Yönetmen: Denis Podalydès
Dekor: Éric Ruf
Kostüm: Christian Lacroix
Işık: Stéphanie Daniel
Ses: Bernard Valléry
Makyaj: Véronique Soulier-Nguyen
Sanat Danışmanı ve Koreografi: Leslie Menu
Yönetmen Yardımcısı: Alison Hornus
Dekor Yardımcısı: Dominique Schmitt
Oyuncular: Bakary Sangaré, Gilles David, Adeline d’Hermy, Benjamin Lavernhe, Claire de la Rüe du Can, Dider Sandre, Pauline Clément, Julien Frison, Gaël Kamilindi, Maïka Louakairim, Aude Rouanet
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Institut français işbirliğiyle.

105 dakika / Tek perde

Biletler:
Tam: 60.-TL
Öğrenci: 45.-TL
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

**Gösterim başladıkan sonra salona seyirci alınmaz.

Strazburg Filarmoni Orkestrası

19 Şubat tarihinde, Strazburg Filarmoni Orkestrası’nı İstanbul’da ilk kez ağırlamanın onurunu yaşayacağız. Programda Weber, Saint Saens ve Dvorak‘ın ünlü bestelerini seslendirecek olan orkestra, şef Claus Peter Flor tarafından yönetilecek. Konsere Fransız piyanist Alexandre Kantorow eşlik edecek. 1994 yılında “Ulusal Orkestra” olarak sınıflandırılan Strazburg Filarmoni Orkestrası, Fransa’nın en önemli oluşumlarından biridir.

2012 yılından bu yana Marko Letonja’nın müzik ve sanat yönetmenliğini yaptığı (1994 yılında « Ulusal Orkestra » ünvanı alan) Strazburg Filarmoni Orkestrası, Fransız-Alman geleneğini ve mükemmelliği bir arada sürdüren 100 müzisyeniyle Fransa’nın en önemli oluşumları arasında yer almaktadır. Kendi büyük senfonik sezonlarının yanı sıra Rhin Ulusal Operası’nın temsillerinin bir bölümünü de icra eden Orkestra farklı ortaklarla birçok özgün projeyi hayata geçirmektedir. Müziğin geniş kitlelere ulaşması konusuna özen gösteren Orkestra, merkezin dışına çıkarak Bas-Rhin bölgesine yayılan çok sayıda etkinlikle birlikte her yaşı hedef alan dinamik bir kültürel program da yürütmektedir.

Strazburg kentinin Fransa çapında başarıyla temsil edilmesine katkı sağlayan Orkestra ayrıca, düzenli olarak Philharmonie de Paris sahnesinde ve Avrupa’nın en saygın salonlarında (Luzern’de KKL, Münih’de Gasteig, Viyana’da Musikverein, Hamburg’da Elbphilharmonie, vb.) konserler vermektedir. 

Birçok önemli albüm kaydı olan Strazburg Filarmoni Orkestrası’nın yakın zaman önce Berlioz’un « Truvalılar » eserini yorumladığı albümü, Erato plak şirketinden çıkmıştır. John Nelson yönetiminde ünlü solistlerle gerçekleşen ve dinleyiciler ve eleştirmenler nezdinde büyük başarı sağlayan bu CD, Gramophone Classical Music Awards, Diapason d’Or, Choc de Classica ve « en iyi albüm kaydı » kategorisinde Victoire de la musique classique gibi birçok önemli ödüle layık görülmüştür. Kasım 2019’da « Faust’un Lanetlenmesi » (Diapason d’Or) albümünün yayınlanmasıyla devam eden bu Berlioz serisini 2020 yılında « Romeo ve Juliet » kaydı izleyecektir. 

   

Claus Peter Flor                                                                    Alexandre Kantorow

Photo: Marco Borggreve
Photo: Marco Borggreve
Orchestre Philharmonique de Strasbourg, 15 décembre 2016

BRIGITTE LABBÉ İLE FELSEFE ATÖLYELERİ

Çocuklara yönelik felsefe atölyeleri.

  • 29.02.2020, Cumartesi 2 atölye saat 11:30 (8-11 yaş arası) ve 13:30’da (11 – 14 yaş arası)
  • Atölyeler Fransızca ve Türkçe ardıl çeviri yapılacaktır 
  • kayıtlar için: mediatheque.ankara@ifturquie.org (T: 0312 408 82 33)            

Brigitte Labbé Ankara Uluslararası Kitap Fuarında bu tarihlerde bulunacaktır:

  • 28 Şubat Cuma 16:00 – 18:00 arası
  • 9 Şubat Cumartesi 16:00 – 18:00 arası
  • 1 Mart Pazar 10:30 – 18:00 arası 

Brigitte LABBÉ, biyografi:

Eylül 1997’de, Brigitte Labbé Sorbonne Üniversitesi felsefe bölümüne kaydolarak tekrar eğitim hayatına başlar. Çok hevesli olan Labbé’nin tek bir arzusu vardır : Çocuklara, kendilerine sordukları sorular üzerine düşünmelerine yardımcı olacak kitaplar sunmaktır. Sorbonne’da felsefe profesörü olan Michel Puech, Labbé ile bu maceraya atılmaya karar verir. Projelerini gerçekleştirmelerini sağlayan Milan yayınevi editörü Dominique Auzel ile tanışırlar. İllüstratör Jacques Azam çocuklara yönelik ilk felsefe serisi olan « Çıtır çıtır felsefe » ye güçlü bir görsel kimlik kazandırır. Ekim 2000’de, ilk altı kitap yayınlanır. Felsefe profesörü olan Pierre-François Dupont-Beurier ekibe katılır.

2017’de, koleksiyonunda 45 eser bulunmaktadır. Çocuklarla buluşmak için Fransa ve dünyayı gezmediği zamanlarda ise Brigitte Labbé her gün yazıyor. Güzel bir atıştırmalık eşliğinde, güzellik, çirkinlik, hukuk, dinler, mümkün olan ve imkansız olan hakkında çocuklarla beraber sorguluyor… çocuklarla gerçekleştirdiği felsefe söyleşilerindeki on beş yıllık deneyimini yetişkinlerle, öğretmenlerle, kütüphanecilerle, animatörlerle paylaşmayı da ihmal etmiyor.

Günışığı Kitaplığı: gunisigikitapligi.com/kisiler/brigitte-labbe

 

İzmir İtalya Konsolosluğu tarafından, Institut français Izmir işbirliğiyle düzenlenen gösterim programı:

Filmler orijinal dilinde, Türkçe ve İtalyanca altyazılıdır. Giriş serbesttir. 

 

5 Şubat Çarşamba 16:00 ve 19:00

Konformist, 116’, 1970

Oyuncular: Jean-Louis Trintignant, Stefania Sandrelli, Dominique Sanda, Gastone Moschin, Enzo Tarascio

Alberto Moravia’nın aynı adı taşıyan romanından Bertolucci tarafından çekilen Konformist, yönetmenin bir atılım gerçekleştirdiği önemli filmlerinden biridir. 

İkinci Dünya Savaşı’nın kapılarında, faşist politik polislerin casusu olan Marcello Clerici, balayını bahane ederek Paris’e gider. asıl amacı eşi Giulia’nın haberi olmadan, eski faşist bir siyasi muhalif olan eski profesörü ortadan kaldırmaktır. Kahraman, erotik ve politik iç içe geçme telaşında, rejime olan inancı zarar görür ve profesörün karısına aşık olur. …

 “Lirik, akıcı, kadife gibi yumuşak, izleyicinin kafasında arya gibi yankılanan bir opera duyarlığı taşıyor.” New Yorker 

1970 Altın Küre en iyi yabancı film ve Oskar ödülleri en iyi adaptasyon senaryo adaylıkları.

 

6 Şubat Perşembe 19:00

Son İmparator 167’, 1983

Oyuncular: John Lone, Joan Chen, Peter O’Toole, Vivian Wu, Ying Ruocheng

Sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında gelen film, 3 yaşında tahta çıkan Çin’in son imparatoru Pi Yi’nin gözünden 60 yılın öyküsünun destansı bir anlatımıdır. Cumuriyet’le birlikte imparator ve  ailesinin sadece Yasak Şehir’i yönetmesine izin verilir. Dış dünyaya kapalı bir yaşam süren hanedanın öyküsü, Yasak Şehir’in de hanedanın elinden alınmasıyla dışarıdaki yaşamları ile devam eder. İmparator daha sonra Japonya ile iş birliği yapar ve sonucunda vatan haini olarak yargılanır. 1967’de bir çiftçi olarak ölür. Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film, “Yasak Kent’te çekilen ilk batılı film olma özelliği taşıyor.

9 Oscar Ödülü: En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Orijinal Müzik, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Sinematografi, En İyi Kostüm Tasarımı, En İyi Montaj, En İyi Ses, En İyi Senaryo. 4 Altın Küre: En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Orijinal Müzik, En İyi Senaryo. 4 BAFTA Ödülü: En İyi Film, En – İyi Kostüm Tasarımı, En İyi Makyaj. 1 Cesar Ödülü: En İyi Yabancı Film. 1 Grammy Ödülü: En İyi Orijinal Film Müziği.  1 New York Film Eleştirmenleri Ödülü: En İyi Sinematograf

 

7 Şubat Cuma 16:00 ve 19:00

Düşler, Tutkular ve Suçlar 130’,  2003

Fransa’da alevlenip tüm dünyayı etkisi altına alan ’68 olayları sırasında, Fransa’dayız… ’68 kuşağı ruhuna sıkı sıkıya bağlı olan Isabelle ve kardeşi Theo, ailelerinin tatile çıkması nedeniyle Paris’te yalnız kalmış, bu sırada da Amerikalı bir öğrenciyle tanışıp arkadaş olmuş, onu evlerine davet etmişlerdir. Matthew’ı Isabelle ve Theo ile buluşturan şey ise büyük ölçüde sinema olmuştur. Dışarıda, sokaklarda devrim sesini yükseltirken üçlü arasındaki tutku ve cinsellik alevlenmektedir.

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seans:

Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 25 Nisan – 11:00
Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 11 Nisan – 11:00
Cumartesi 25 Nisan – 11:00

Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 28 Mart – 11:00
Cumartesi 11 Nisan – 11:00
Cumartesi 25 Nisan – 11:00

Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 14 Mart – 11:00
Cumartesi 28 Mart – 11:00
Cumartesi 11 Nisan – 11:00
Cumartesi 25 Nisan – 11:00

Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

Küçük Lokumlar Buluşması

Bütün bebekler ve çocuklar kitaplardan hoşlanırlar. Serra, sizi her hafta hikayelerin, güzel şarkıların ve eğlencenin olduğu farklı bir dünyaya götürecek. Gelin ve ormanın hayvanlarıyla tanışın, eğlenirken çocuklarınıza saymayı öğretin … Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar, kütüphane ekibimiz sizlere özel bir an paylaşmak için randevu veriyor. Beraber tüm aile hayal gücünüzü geliştirin ve keyifli bir vakit geçirin.

Ücret: 10 TL.

 

Gelecek seanslar:

Cumartesi 29 Şubat – 11:00
Cumartesi 14 Mart – 11:00
Cumartesi 28 Mart – 11:00
Cumartesi 11 Nisan – 11:00
Cumartesi 25 Nisan – 11:00

Cumartesi 9 Mayıs – 11:00
Cumartesi 23 Mayıs – 11:00
Cumartesi 6 Haziran – 11:00

04 Şubat Salı Saat 19:00

Saklı Gerçekler

Yönetmen Hirokazu Kore-eda

Oyuncular Catherine Deneuve, Juliette Binoche, Ethan Hawke

2019, 108 dk

2019 Venedik Film Festivali 1 adaylık.

Fransız sinemasının en gözde yıldızlarından biri olan Fabienne ( Catherine Deneuve) New York’da yaşayan senarist Lumir’in (Juliette Binoche ) annesidir. Artık yaşlanan Fabienne, anılarını kızı Lumir’e büyük bir şok yaşatacak bir kitapta yayınlar. Yazılanlar pek de gerçekleri yansıtmamaktadır. Lumir yüzleşmek için ailesiyle birlikte Paris’e gelir. O esnada Fabienne sonsuz gençliğe sahip bir karakterin yaşlanmış kızını canlandırdığı bir filmin çekimlerindedir. Gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği bir ortamda, anne ve kız birbirlerini yeniden bulacaklardır.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

11 Şubat Salı Saat 19:00

Alev Almış Bir Kızın Portresi

Yönetmen Céline Sciamma

Oyuncular Noémie Merlant, Adèle Haenel, Luàna Bajrami

2019, 122 dk

1770. Britanya’da genç bir kadının evlilik portresini yapmakla görevlendirilen Marianne, izole bir adada yaşayan genç bir ressamdır. Ancak eş olarak kaderine razı olmak istemeyen Héloise’in poz vermeyi reddeder. Ressam, gündüzleri genç kadını izleyip, geceleri portresini yapmaya karar verir. 2019 yılının en iyi anlatılmış aşk hikayelerinden biri olarak görülen film, Avrupa ve Amerika’da olumlu eleştiriler aldı ve Golden Globes ödüllerinde yabancı dilden en iyi film adayı gösterildi.

2019 Avrupa Film Ödülleri ve Cannes En İyi Senaryo ödülü.

Farklı festivallerde 29 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

18 Şubat Salı Saat 19:00

Bedenimi Kaybettim

Yönetmen Jérémy Clapin

Oyuncular Hakim Faris, Dev Patel, Victoire Du Bois

2019, 81 dk (7+ yaş sınırı)

Guillaume Laurant’un romanından

Uyarı: Film seyirciyi rahatsız edecek sahne ve diyaloglar içerebilir.

Paris’te geçen, bir hayattan kesitler içeren film, ayrıldığı vücudunu bulmaya karar verip laboratuvardan kaçan bir elin sürrealist hikayesini konu ediniyor. Güzel Gabriellle’e aşık olan, genç yetim Naoufel’in yürek burkan hikayesi, uzun zamandır üstü örtülen yaraları gün yüzüne çıkaracaktır.

Bu fantastik animasyon film, son derece içten yansımaları, şiirsel ve felsefi yaklaşımıyla olduğu kadar, müzikleriyle de yetişkinler için kaçırılmaması gereken bir cevher niteliğinde.

Festivallerde 5 ödül ve 10 adaylık.

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

25 Şubat Salı Saat 19:00

Sefiller

Yönetmen Ladj Ly

Oyuncular Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djebril Didier Zonga

2019, 102 dk

Uyarı: Film seyirciyi rahatsız edecek sahne ve diyaloglar içerebilir.

Film Montfermeil’de (Victor Hugo’nun romanı “Sefiller”in geçtiği banliyö) suç karşıtı bir ekibe katılan genç bir polisin hikayesini konu ediyor. Yeni işine adapte olmaya çalışan Stephane, sakin bir ortam yarattığı izlenimini veren polisin, yer altında farklı bir işleyişe sahip olduğuna şaşkınlıkla tanık olur. Birliğin deneyimli üyeleriyle birlikteyken komşu çeteler arasındaki gerginliğin hızlıca yükseldiğini görür. Gerginliğin fiziksel hale gelmesi ve toplumsal bir patlamaya yol açması an meselesidir.

Festivallerde 8 ödül ve 18 adaylık

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

 

14 Şubat Cuma Saat 14:00 – 19:00

Sevgililer Günü Fotoğraf Yarışması

En iyi aşk karenizi 12/02 tarihine kadar danisma.izmir@ifturquie.org adresine yollayın ve La Cigale’de 2 kişilik VİP yemek kazanın !

14 Şubat Programı :

  • Fotoğraflar saat 14:00-19:00 arası büyük ekranda gösterime sunulacaktır.
  • Birincilik ödülü 18:00’da anons edilecektir.

Fotoğraf yarışması katılım koşulları

Madde 1

Yarışmaya herkes katılabilir.

18 yaşından küçüklerin fotoğrafları, aileler tarafından yazılı izin gönderilmesi koşuluyla kabul edilecektir.

Yarışmaya katılım ücretsizdir. Katılımcılar bahsi geçen koşulları kabul etmiş sayılırlar.

Değerlendirmeye alınması için fotoğrafın dair mutlaka bulunması gereken unsurlar:

  1. Fotoğrafın adı
  2. Fotoğrafı çeken kişinin ad/soyad/doğum tarihi ve e-mail adresi
  3. Fotoğrafın çekildiği yer / tarih ve fotoğrafa dair maksimum 3 satırlık bilgi.

10 Şubat’a dek gönderilen fotoğraflarda bu bilgilerin eksik olması halinde fotoğraf değerlendirmeye alınmayacaktır. 

 

Madde 2

Katılımcı, çekmiş olduğu fotoğrafın kullanım ve yayınlanma haklarını Fransız Kültür Merkezi’ne teslim eder.

 

Madde 3 : Fotoğrafların içeriği

Düzenlenen söz konusu yarışmanın teması Aşk olarak belirlenmiştir. Bu tema fotoğrafta mutlaka yansıtılmalıdır.

Irkçı, aşağılayıcı, alçaltıcı insan onuruna ve mevcut yasalara aykırı içerikteki ve üçüncü kişilerin ve özellikle kişilik haklarına saldıran (isim, imaj) hiçbir fotoğraf yarışmaya kabul edilmeyecektir.

Fotoğrafı çeken kişinin, yarışmaya gönderilen fotoğrafta görünebilecek insanlardan, fotoğrafının çekilmesi ve bir yarışmaya gönderilmesi için izin aldığı kabul edilir. Söz konusu kullanımlardan dolayı ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların tüm sorumluluğu yarışmacıya aittir. Yarışmaya katılan fotoğraflar, yarışmayı kazanmasa da, ticari olmayan kullanım amacıyla, internet mecralarında, yerel ya da ulusal televizyon kanallarında, kablolu ya da dijital yayın platformlarında ya da burada belirtilmeyen başka bir mecrada yayınlanabilir, Fransız Kültür Merkezi eğitim ya da araştırma etkinlikleri ya da bu etkinliklerle ilişkili çalışmalarda bu görüntüleri kullanabilir. Katılımcı bu koşulu kabul etmiş sayılır.

Organizatör, fotoğrafın bütünlüğünü bozacak herhangi bir girişimde bulunmayacaktır.

 

Madde 4 : Teknik ve dijital koşullar

Yeniden kadrajlanmış, siyah-beyaz fotoğraflar ve doygunluk, kontrast, netlik, renk sıcaklığı, beyaz ve diğer renklerin dengesi gibi ayarları yapılmış fotoğraflar ve görüntünün vereceği mesajı değiştirmemesi koşuluyla yapılan rötuşlar kabul edilir. Photoshop ve benzeri  bir programla fotoğrafa bir nesne eklenmesi ya da çıkarılması yasaktır.

Fotoğrafların JPEG formatında, 300 dpi çözünürlükte, çerçevesiz, fligransız ve imzasız olarak gönderilmesi gereklidir.

 

Madde  5 : Seçim ve ödül

Jüri tarafından kazanan 1 fotoğraf belirlenecektir. Kazanan fotoğraf 14 Şubat Cuma günü 18:00’de Fransız Kültür Merkezi’nde açıklanacaktır. 3 kişilik jüri Fransız Kültür Merkezi Kültür Servisi, İletişim Bölümü ve Kurslar Müdürlüğü çalışanlarından oluşmaktadır. Jüri kararını verirken estetik bakış açısının yanı sıra eserin özgünlüğünü de dikkate alacaktır.

Katılımcı, bahsi geçen fotoğrafı kendisinin çektiğini beyan, ve Fransız Kültür Merkezi’ni üçüncü şahıslar ve telif haklarıyla ilgili herhangi bir suçlamaya maruz bırakmayacağını garanti eder.

Katılımcılar, yarışmaya katıldıkları fotoğraflarının kullanım hakkını Fransız Kültür Merkezi’ne ücretsiz olarak vermiş sayılırlar. Yarışmaya gönderilen fotoğrafların internette ve basılı yayın organlarında ya da kataloglarda yayınlanmasına izin verdikleri kabul edilir. Söz konusu kullanımlardan dolayı ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların tüm sorumluluğu yarışmacıya aittir.

Başkasına ait görüntülerin olduğu gibi veya kısmen kullanılması durumunda ortaya çıkabilecek telif hakkı ihlallerinin tüm hukuki sorumluluğu yarışmacıya aittir.

 

Madde 6 Ödül

Yarışmanın ödülü, ilan edilmesinden itibaren 3 ay içinde kullanılmak üzere, La Cigale Restaurant’da 2 kişilik bir VİP akşam yemeğidir. (Fransız Kültür Merkezi bahçesi Cumhuriyet Bulvarı No:152 Alsancak İzmir ). Kazanan La Cigale Restaurant ile kendisi görüşüp önceden rezervasyon yaptırmak zorundadır.

 

Madde 7 : Şartnamenin kabulü

Yarışmaya katılanlar, bu şartnameyi kabul etmiş sayılırlar.

 

Madde 8 : Katılım koşullarında değişiklik

Fransız Kültür Merkezi, herhangi bir sebeple yarışmayı iptal edebilir, yarışma koşullarında değişiklik, süre uzatma, kısaltma, askıya alma ya da yarışmayı iptal etme hakkını saklı tutar.

SERGİ 30 HAZİRAN’A DEK PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE GÜNLERİ

10:00 – 18:00 ARASINDA GÖRÜLEBİLİR.

KÜLTÜR MERKEZİ’NE GİRİŞLERDE MASKE TAKILMASI ZORUNLUDUR VE

GÜVENLİK GÖREVİ ATEŞİNİZİ ÖLÇECEKTİR.

ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

Sergi “In Order To Control/Tersi ve Yüzü” Nota Bene Visual

In Order To Control Nota Bene Visual tarafından gerçekleştirilen etkileşimli bir tipografik enstalasyon.

İstanbul’da bulunan NBV, video mapping ve dijital enstalasyonlar gibi yeni medya çalışmalarına yoğunlaşmış bir tasarım stüdyosu.

Ziyaretçiler çalışmanın içinde fiziksel olarak bulunarak metni keşfediyorlar. Seyircinin esere dahil olduğu ve aktif olarak rol aldığı bir çalışma.

İzmir’de sunulan enstalasyonda, sanatçılar bu etkileşimi Albet Camus’nün yayımlanan ilk kitabında bulunan « Tersi ve Yüzü » isimli metniyle oluşturuyor . Bu metnin seçilmesinin çok hoş bir sebebi var ; 2020 yılı, Camus’nün ölümünün 60. Yılı, ve Tersi ve Yüzü kitabı, ilk olarak 1937 yılında Edmont Charlot tarafından basılmış. Edmont Charlot ise 1969-1973 yılları arasında İzmir Fransız Kültür Merkezi Müdürü olarak görev yapmış. 

Nota Bene Visual, bu tesadüfü onurlandırmak için bizlere çalışmalarının Camus versiyonunu hazırlamayı kabul ederek şiirsel ve hassas bu enstalasyonda, sanal ve kelimelerden oluşan bedenlerimizle yer almamıza olanak sağlıyor. 

 

 

Urban Spirit – Hip-Hop Ladies

 

Street Dans Severler, Zorlu Psm, 15-16 Subat Cumartesi-Pazar günü Zorlu Psm Sky Lounge’da buluşuyor.

‘Urban Spirits-Ladies of HipHop”  dans etkinliği kızlar ve kadınların hayal güçlerini, fiziksel ve zihinsel yeteneklerini, duygularını, çalışarak neleri başarabileceklerini, deyim yerindeyse kendi hikâyelerini dans figürleri vasıtasıyla ortaya koymaları için yaratılan bir etkinlik.

Urban Spirit-HipHop Ladies projesi özellikle günümüzde dansta cinsel ayrımcılığı vurgulamak, dansla birlikte kız çocukları ve kadınlara kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri bir platform yaratmak amacıyla ortaya çıkmış bir projedir. Etkinlik kapsamında Istanbul ve Ankara’da sivil toplum örgütleriyle dans içerikli çalışmalar düzenlenmektedir. Projenin yaratıcısı Duygu Etikan (İstanbul Street Dans Karnavalı kurucusu) ve hiphop dans alanında dünyanın farklı birçok ülkesinde başarıya imza atmış, performanslar sergilemiş, atölyeler düzenlemiş Türk ve yabancı sekiz kadın dansçı; Aydan Uysal, Duygu Etikan, Gülay Tezcan, Hürrem Ç.,  Kloe Dean (Ingiltere), Cynthia Tobledo (Isveç), Queensy (Fransa)  ilk kez bu proje için bir araya geliyor.

Dans atölyeleri HipHop dans kültürünün dalları olan Breaking, HipHop, House, Popping yanı sıra DanceHall ve Afro Beats gibi her biri farklı içerikli dört atölyeden oluşacaktır.

16 Subat akşamı da Türkiye’deki en başarılı kadın koreografların performansları yine Zorlu Psm Sky Lounge sahnesinde seyirciyle buluşacak.

PROGRAM

15 ŞUBAT CUMARTESİ

12:00-13:30  WORKSHOP 1   Cynthia & Gülay 
14:00-15:30  WORKSHOP 2   Queensy & Duygu 
16:30-19:00 (Solo dans yarışması) 

Jüri : Aydan Uysal, Selen Gürmen, Gülay Tezcan, Hürrem Ç., Kloe Dean (Ingiltere), Cynthia Tobledo (Isveç), Queensy (Fransa)

 

16 ŞUBAT PAZAR

12:00-13:30  WORKSHOP 3 -Katerina & Hürrem 
13:30-15:00  WORKSHOP 4 -Kloe & Aydan  
19:30-21:00  URBAN SPIRIT-HIPHOP LADIES SHOWCASE 

Bilgi ve katılım için: www.streetdancecarnival.com

SİNEMA KULÜBÜ: EVCİL HAYAT (LA VIE DOMESTIQUE)

15.02 ve 29.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2013 | yönetmen Isabelle Czajka | drama | 93dk | Türkçe altyazılı

Özet

Juliette, Paris bölgesinin bir yerleşim bölgesinde yaşamak istediğinden emin değildi. Buradaki kadınların hepsi kırklı yaşlarında, çocukların eğitimine ve evlerinin bakımına odaklanan,  ve gece geç saatlerde eve gelen kocalarla hayatlarını geçirmektedirler. Artık onlar gibi olmak istemediğinden emin. Juliette bir yayınevindeki önemli bir görev için cevap bekliyor. Günlük hayatını mutlaka değiştirecek bir pozisyon.

Oyuncular

  • Emmanuelle Devos
  • Julie Ferrier
  • Héléna Noguerra
  • Laurent Poitrenaux

Tiyatro “İmdat Fişeği”

“İmdat Fişeği” Paloma Fernández Sobrino tarafından tasarlanan ve L’âge de la tortue derneği tarafından koordine edilen bir sanatsal projedir. Bu proje çağdaş toplumlarımızı oluşturan tüm unsurları (yurttaşlar, kamu idarecileri, medya) günümüz Avrupası’ndaki göçmenlerin siyasal ve sosyal durumu konusunda harekete geçirme arzusundan doğdu.
Sanatsal yöntem, Göçmen Ansiklopedisi’nin hazırlanması sırasında başlatılan çalışmayı devam ettiriyor. Başlangıç fikrinin, hassas ve samimi bir yaklaşımla bizi son derece politik bir konuda harekete geçirebilecek anlamlı sanatsal formlar oluşturmak olduğunu söyleyebiliriz
Avrupa Birliği komisyonu tarafından Erasmus+ projeleri kapsamında desteklenen projeye Fransa,Belcika,Portekiz İspanya,Italya ve Türkiye katılıyorlar.
Gölge oyununun simgesel karakterleri Hacıvat Karagöz, Göçmenler ansiklopedisinden alıntı mektuplar eşliğinde sizi göçmenlerin hayatını irdeleme yolculuğana davet ediyorlar.

Gezintili ve katılımcı gösteri
Yöneten: Ayse Garcin
Asistan: Ömer Akköseoğlu
Müzik aranjörü: Aurélien Combe
Oynayanlar:
GSU Fransızca tiyatro klübü oyuncuları ,felsefe ve sosyoloji öğrencileri ve amatör oyuncular
Cengiz Özek gölge tiyatro sanatcısı(Hacıvat Karagöz), Anna Karayorgi; kuklacı, Ulaş Tosun; yönetmen (belgesel Afghanistanbul), Ebru Başkut müzisyen (cello), katkıları ile.

 

Göçmenler Ansiklopedisi

 

Belgesel film
68 dakika
2017

Ortak yönetmenler : Frédéric Leterrier ve Benoît Raoulx

Göçmenler Ansiklopedisi, 400 göçmen kişinin tanıklıklarını bir araya getiren sanatsal bir proje. Sahne yönetmeni Paloma Fernández Sobrino tarafından tasarlanan bu proje, duyarlı ve içten bir yaklaşımla göç konusunu sorguluyor. Her tanıktan, ülkesinde kalmış olan bir kişiye ithafen elle yazılmış bir mektup  aracılığıyla mesafeyle olan ilişkisini ifade etmesi istendi.  

Diderot ve d’Alembert’in Ansiklopedi’si gibi, bu ansikolpedi de farklı alanlarda çalışan birçok kişinin (sanatçılar, örgütlü aktivistler, yurttaşlar, kamu adına karar alıcılar, sosyal ve beşeri bilimler alanında araştırmacılar…) yanı sıra Avrupa kuruluşlarının (dernekler, belediyeler, Fransa, İspanya, Portekiz ve Cebelitarık’taki kurumlar) meydana getirdiği bir ağın gelişmesiyle gerçekleşen ortak bir çalışmanın ürünü. Hepsini bir araya getiren ortak istek,  tüm katılımcıların ve başta konuyla birinci dereceden ilgili olanların, yani göçmen kişilerin katkısını teşvik etmek.

Bu belgesel film, fikrin doğuşundan eserin son prodüksiyonuna, yaratım sürecinden kolektif girişime kadar  projenin geçtiği tüm aşamaları bir bütün olarak aktarıyor.  Film, bu projenin nasıl « imal edildiğini » anlatıyor.

 

 

Yuvarlak masa: Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe : İmparatorluk Politikaları ve Uluslararası Bağlam, 1867-1869

 

Institut français’nin desteğiyle Notre Dame de Sion Fransız Lisesi tarafından düzenlenen yuvarlak masa.

PROGRAM:

  1. Aylin KOÇUNYAN: Sultan Abdülaziz’in Avrupa Seyahati ve Bu Seyahatin İç Politika Üzerine Yansımaları

1861 yılında tahta çıkan Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluğun dışına seyahat eden ilk padişah oldu. Sultan Abdülaziz’in 1863’teki Mısır yolculuğu akabinde 1867 yılında çıktığı Avrupa seyahati, Tanzimat döneminde Osmanlı toplumunda reform ruhunu pekiştirdiği ölçüde seleflerinin gerçekleştirdiği seyahatlerle belli bir devamlılık arz ediyordu. Bu seyahat, Osmanlı İmparatorluğu’nun geleneksel müttefikleri Fransa ve İngiltere’nin desteğini pekiştirmek ve Avrupa’daki başarılı örneklerden ilham alarak daha kapsamlı ve daha etkin reformlar gerçekleştirmek amacıyla Sadrazam Âli Paşa hükûmetinin getirdiği bir önerdiydi. Ayrıca seleflerinin Osmanlı sınırlarında gerçekleştirdiği yolculuklar esnasında olduğu gibi, padişahın geri dönüş yolunda uğradığı imparatorluk topraklarında düzenlenen şenlikler, yerel halkı ortak bir reform ideali etrafında birleştiriyordu. Bu çalışma, padişahın Avrupa seyahatini Avrupai ve özellikle de Fransız kurumlarının Osmanlı bağlamındaki etkisi çerçevesinde irdeleyecek.

Aylin Koçunyan, doktorasını 2013 yılında Floransa’daki European University Institute’da savunmuştur. Negotiating the Ottoman Constitution, 1839-1876 başlıklı tezi, 2018’de Peeters tarafından yayımlanmıştır. Notre-Dame de Sion Fransız Lisesinde sergi komiseri olarak çalışan Koçunyan, aynı zamanda Bilgi Üniversitesinde dersler vermekte ve 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda hukuk bilgisinin üretimi konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

2. Sinan KUNERALP: Osmanlı Gözüyle İkinci İmparatorluğun Doğu Politikası

Napolyon İmparatorluğunun çöküşünün ertesinde, Fransız dostu Sadrazam Âli Paşa, III. Napolyon’un Doğu politikası hakkında pek de dostane olmayan bir bilanço çıkarıyordu. Osmanlı’nın Paris büyükelçisi Cemil Paşa’ya yolladığı özel bir mektupta, sadrazam şunları yazıyordu: “Ölüm marşı çalınan bu Kırım Savaşı’na bizim için girişilmedi. Paris Antlaşması’nın imzalanışının ertesinde Fransa’nın Ruslara hoş görünmek için bize karşı entrika çevirmeye başladığını herkes biliyor. Bu antlaşmanın baltalanan tarafları varsa, Rusların hoşlarına gitmeyen kısımlarını ifşa etmeye yönelik St. Peterburg Hükûmeti’ni cesaretlendiren bir etken varsa, tüm bunları Napolyon İmparatorluğu’nun bilinçsiz ve hatta daha ziyade vefasız politikasına borçluyuz. Benim nacizane fikrim, Fransa’nın ulusların gözündeki saygınlığını ve sempatisini bunları kaybetmesine neden olandan tamamen farklı bir yön izleyerek kazanabileceğidir. Daha mütevazı bir siyaset, daha az küstah bir dil, onu yakında kamuoyu ile barıştıracaktır.”
Bu metinden yola çıkarak, sunum, Osmanlı gözüyle ikili ilişkilerin on beş yılını ana hatlarıyla değerlendirmeyi amaçlıyor.

 

İsis Yayınları Müdürü Sinan Kuneralp, 19. yüzyıl Osmanlı diplomasi tarihi uzmanıdır.

ARA

  1. Yves BRULEY: III. Napolyon ve Osmanlı İmparatorluğu: Türk-Fransız İlişkilerinin Doruk Noktası mı?

Louis-Philippe döneminde olduğundan daha olumlu, III. Cumhuriyet döneminde olacağından daha yapıcı ve çok aktif bir Türk-Fransız diplomasisi, Osmanlı İmparatorluğu için o denli önemli olan İkinci İmparatorluğun yirmi yılına (1852-1870) damgasını vurur. III. Napolyon’un dış siyaseti, Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa Konseri’ne; bir başka deyişle Rusya veya İngiltere’nin tekelci etkisi altına girmesini engellemek için onu dönemin çok taraflı diplomasisine dâhil eder. Fransa, “Doğu Sorunu”nun ikili antlaşmalarla değil; tüm büyük güçler tarafından topluca ele alınması gerektiği fikrini savunur. Bu düşünce, Kırım Savaşı ve 1856’daki Paris Kongresi’nin derin anlamıdır. III. Napolyon da sonuna kadar bu çizgide kalır. Böylelikle farklı krizlerde (Romanya, Lübnan, Süez) bile çizgisini değiştirmeyerek, Fransız diplomasisine imparatorluğun modernleşmesi lehinde İstanbul’da aktif bir rol oynamasına olanak tanır. Bu politika, İmparatoriçe Eugénie’nin 1869 yılındaki ziyareti ile doruk noktasına ulaşır.

1969 doğumlu tarih doktoru Yves Bruley, Ecole Pratique des Hautes Etudes’e bağlı öğretim üyesi olarak Sorbonne Üniversitesinde on dokuzuncu yüzyıl uluslararası ilişkiler tarihi üzerine dersler vermektedir. On dokuzuncu yüzyıl Fransız diplomasisi üzerine pek çok yayın kaleme almıştır: Le Quai d’Orsay impérial. Histoire du ministère des Affaires étrangères sous Napoléon III (2012) ; La diplomatie du Sphinx. Napoléon III et sa politique internationale (2015) ; Diplomaties au temps de Napoléon (direction d’ouvrage, 2014). Ayrıca Institut de France’ın kançılarının danışmanıdır.

4. Philip MANSEL: İmparatoriçenin Seyahati: Uluslararası Bağlam

Osmanlı İmparatorluğu ile Mısır’daki Fransız etkisini kıskanan İngiliz Hükûmeti, Süveyş Kanalı’na muhalefet eder. Ancak İstanbul ve Mısır’da Londra’nın bakış açısını yansıtabilecek yeterli sayıda İngiliz diplomat ve gazeteci vardır. Ayrıca Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph’in İstanbul ve İsmâiliyye mektupları da uluslararası bağlamı açıklamaktadır. İmparatoriçenin buharlı yatla seyahati ve Osmanlı Sultanı ile Mısır Hidivi’ne yaptığı resmî ziyaretler, 19. yüzyılda saray yaşamının modernleştiği ve uluslararası bir boyut kazandığına ek bir kanıt teşkil ettiği gibi diplomasi ve Süveyş Kanalı gibi büyük iktisadi projelerde merkezî bir rol oynadığını da gösteriyor.

Tarihçi Philip Mansel, Fransa ve Ortadoğu uzmanıdır. Fransızcaya çevrilmiş kitapları arasında, 18. Louis (1982) ve Prens de Ligne’in (1992) biyografileri, Osmanlı İmparatorluğu Başkenti İstanbul’un Tarihi (1997) ve Avrupa Başkenti Paris (2002) yer almaktadır. Society for Court Studies ile Doğu Akdeniz’in tarih ve kültürlerini inceleyen Levantine Heritage Foundation’ın kurucularından biridir. Mansel, Fransa Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Şövalyelik Nişanı sahibi ve Versailles Şatosu Araştırma Merkezi Bilim Kurulu’nun başkanıdır. En güncel kitapları arasında, Levant (2010), İzmir, İskenderiye ve Beyrut’un Bir Tarihi ile Dünya Kralı 14. Louis (2019) yer almaktadır. Bu son kitap 2020 yılında Fransızcaya çevrilecektir.

 

Yuvarlak masa toplantısının moderatörlüğünü Éric Anceau üstleniyor.

On dokuzuncu yüzyıl Fransa ve Avrupa tarihi uzmanı Éric Anceau, Sorbonne Üniversitesi öğretim üyesidir. Kaleme aldığı yirmiye yakın yayın arasında şunlar sayılabilir : Napoléon III, Un Saint-Simon à cheval (Tallandier, 2008 ve 2012), L’Empire libéral (SPM, 2017, 2 cilt), Qu’est-ce qu’une nation en Europe ? (Henri Temple ile birlikte, Sorbonne Université Presses, 2018) ve Ils ont fait et défait le Second Empire (Tallandier, 2019). Ayrıca Histoire Economie et Société adlı bilimsel derginin genel yayın yönetmeni yardımcısıdır. Siyaset ve parlemento tarihi hakkında çalışan Comité d’histoire politique et parlementaire adlı komitenin başkan yardımcısı ve Avrupa’nın yeni bir tarihini yazmaya yönelik LabEx EHNE araştırma laboratuvarının siyasi ekseni sorumlusudur.

 

Yuvarlak masa toplantısı, simultane Türkçe çeviri eşliğinde, Fransızca gerçekleşecektir.

Çeviriden faydalanmak isteyen dinleyicilerin akıllı telefon (android/IOS) veya tabletlerine ücretsiz olarak Audio Everywhere veya Appaudio uygulamalarını indirmeleri ve kulaklıklarını getirmeleri gerekmektedir.

 

Süveyş Kanalı ve Osmanlı İmparatorluğu, Faruk Bilici

 

17 Kasım 1869 : Süveyş Kanalı, İmparatoriçe Eugénie’nin de hazır bulunduğu ihtişamlı bir törenle açıldı. Oysa 1859’da inşası başlayan kanal birçok engelle karşılaşmıştı. Ferdinand de Lesseps ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğu’nu, eyaletlerinden biri olan Mısır’daki kanalın inşasının meşruluğu konusunda ikna etmek için on yıllar boyunca mücadele etmişlerdi.

Mısır’ın Fransa’nın yararına sömürgeleştirilmesi için devlet içinde devlet gibi bir araç olmakla itham edilen Uluslararası Süveyş Kanalı Şirketi (Compagnie universelle du canal de Suez), Osmanlı İmparatorluğu tarafından çok eleştiriliyordu. Osmanlı, Mısır’ın imparatorluğun diğer yarısından bir deniz kanalı yoluyla fiziken ayrılmasının padişahın bu bölgedeki hükümranlığını belirsiz kılacak olmasından ve kabul edilemez olan bir Batı tahakkümüne kapı açmasından kaygı duyuyordu.  

Bu eser, Süveyş Kanalı ile ilgili teknik veya diplomatik alanda var olanların üzerine yepyeni bir tarih anlatımı önermemekle birlikte önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamakta : bu tarihin, işletme projelerinden kanalın inşasına değin Osmanlı bakış açısından incelenmesi. Davalar, tahkimler, tartışmalar : 1956 yılındaki  millileştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkan « Süveyş Kanalı krizi »nden çok daha önceleri de kanal, Batı ve Doğu arasındaki güç oyunlarının tam ortasında yer almaktaydı.


Osmanlı İmparatorluğu ve çağdaş Türkiye uzmanı olan tarihçi Faruk Bilici, Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü (İnalco) emeritus profesörüdür. Çalışmalarını esas olarak, İslam kurumları tarihi, 16.-20. yüzyıl Fransa-Osmanlı ilişkileri ve Osmanlı dönemi Mısır tarihi konularında yürütmektedir.

Actes-Sud/Sindbad yayınevinde Türkçe kitaplık koleksiyonunu yönetmiştir. « Türkiye : Bir devrimden ötekine » (2013) kitabını yayına hazırlayanlar arasında yer almıştır. Son olarak, « Mısır seferi, İskenderiye ve Osmanlı tarihi : öteki tarih » (2017) kitabı yayınlanmıştır.

 

Giriş serbesttir. Konferans dili Fransızca’dır.

 

 

Sergi “Frankofonide Yolculuk”, Emre Rende

Dünya üzerinde 275 milyon Frankofon olduğu tahmin edilmekte. Birleşmiş Milletler Örgütü’nün resmi dilleri arasında yer alan Fransızca, 5 kıtanın tümü üzerinde konuşulan iki dilden biridir. Emre Rende bizi, Lübnan Dağları’ndan geçerek Cibuti kent merkezinden Burundi plajlarına kadar uzanan Frankofon bölgelere doğru şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor. Atlantik Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na, Kivu Gölü’nden Tanganyika Gölü’ne, Gorée Adası’ndan Madagaskar’a yapacağımız yolculukta bu evrensel dili konuşanları tanıyacağız.

1981 yılında Ankara’da doğan Emre Rende, 16 yaşındayken babasının makinesiyle fotoğraf çekmeye başladı. 1999 yılında Londra’daki Charles de Gaulle Lisesi’nden mezun olan Rende, karanlık odayla da, aynı yıl, Lancaster Üniversitesi’nde siyaset bilimi eğitimine başlarken tanıştı. 22 yaşında Van’da askerlik görevini yerine getirirken kendi bölüğünün fotoğrafçısı oldu. Londra’daki School of Oriental & African Studies’de Orta Doğu politikası üzerine mastırını tamamladıktan sonra Al Jazeera İngilizce haber kanalı için çalışmaya başladı ve burada 2013 yılına kadar farklı görevlerde bulundu. Çocukluğundan beri Afrika’ya büyük ilgi duyan Emre Rende, 2014 yılında bu kıtaya taşınarak Kenya’ya yerleşti ve Reuters, Uluslararası Af Örgütü ve Capa Pictures için fotoğraf çekti. Güney Sudan’daki sivil savaşla ilgili fotoğrafları Le Monde, The Guardian ve Die Zeit gazetelerinde yayınlandı. 2015 yılında Türkiye’ye dönerek farklı disiplinlerde yaratıcı bir stüdyo olan 3RD CULTURE’ı kurdu.

KONFERANS: FRANSA’DA TÜRKİYE’NİN YÜZLERİ

Konuşmacı: Gaye PETEK

Bugünki Fransa’da yaşayan 600.000 Türklerin veya Fransız-Türklerin durumu nedir? Özellikle ilk Türk göçmenlerin yaşamlarından geçerek, Gaye Petek, Türk diasporasının yaşadığı kimlik sorunlarını sorguluyor. Pazartesiden itibaren, “Fransa’daki Türkler Tarihi”‘nin yazarı, Institut français’nin üç şubesinde, çalışmalarından bahsedecedek.
Ayrıca, aynı başlıklı fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleşecektir.

Gaye PETEK- Biyografiya

 

Gaye Petek İzmir doğumlu. Bütün eğitimini Fransada yaptı. Paris üniversitesinde edebiyat, tiyatro ve sosyoloji okuduktan sonra göç konuları ile ilgili birçok devlet kurumunda ve Birleşmiş Milletler Yüksek İltica Komiserliğinde(UNHCR) çalıştı. 1984 yılında ELELE derneğini kurdu ve Fransız devletinin destekleriyle 2010 yılına kadar yönetti.

Paralelinde INALCO – Paris III (Doğu Dilleri Fakültesi) türk dili bölümünde 15 yıl öğretim üyesi oldu (« Türk akımları ve geleneksel toplum » adlı  bir ders verdi) ve Fransa radyosu/RFİ programlarında türkçe programı animatörlüğü yaptı.

Gaye Petek çeşitli devlet kurumları ve komisyonlarında yer aldı: CNİPİ- Göçmen toplulukları ulusal uyum konseyi yardımcı başkanı, Stasi Laiklik komisyonu üyesi oldu ve 2003-2005 arasında Sosyal İşler Bakanının kabinesinde teknik danışman ( göçmen kadınlar, karşılama politikaları uzmanı) olarak çalıştı. Dokuz yıl boyunca Fransa başbakanına bağlı Yüksek Uyum Kurulu( HCİ) üyesi ve Ulusal Göç Tarihi Müzesi (CNHİ) yönetim kurulu üyesi oldu.

Sosyal görevliler, öğretmenler, yargıçlar, sağlık memurlarına yönelik eğitimler verdi ve halen vermekte. Tüm Fransada belediyelerin kültürel projeleri için danışmanlık yaptı ve yapmakta.

Gaye Petek birçok kitap ve dergide yazılar yayınladı: geleneksel Karagöz sanatı, Türk göçmenleri ve türk kadınları üzerine (Hommes et Migrations, Migrants Formation, la Découverte, Syros, Encyclopaedia Universalis yayınları vs…). Bleu Autour yayınları için « Fransa türkleri: aile albümleri » (Turcs en France-Albums de familles)  İmprimeur yayınları ıçin, « Gurbet : buralı türkler » (Gurbet : Turcs d’ici) kitaplarını hazırladı. 

Özdemir Asaf şiirlerini « Benden sonra mutluluk » adı altında çevirdi (Bleu Autour 2017) ve Ségolène Debarre ile « Fransa Türkleri tarihi»’ni yazdı  (Éditions du Détour- 2019).

    

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

 

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 11 Nisan– 15:00
Cumartesi 25 Nisan– 15:00

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 25 Nisan– 15:00
Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 9 Mayıs – 15:00
Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 23 Mayıs – 15:00
Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 6 Haziran – 15:00
Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seanslar:

Cumartesi 20 Haziran – 15:00
Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Masal Saati

5 yaşından büyük çocuklar, harika hikayeler dünyasında keyifli anlar yaşayacaklar. Masal saatinde, Mathilde tarafından anlatılan hikaylerde çocuklar; hayvanlar, küçük kahramanlar ve büyük maceraların yer aldığı hayali ve eğlenceli dünyalara dalacaklar.

Ayda iki kez, Cumartesi 15’te kütüphanede.
Ücret: 10 TL.

Gelecek seans:

Cumartesi 4 Temmuz – 15:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

 

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 12 Şubat – 16:00
Çarşamba 26 Şubat – 16:00
Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 26 Şubat – 16:00
Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 11 Mart – 16:00
Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 25 Mart – 16:00
Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 15 Nisan– 16:00
Çarşamba 29 Nisan– 16:00

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 29 Nisan– 16:00
Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 13 Mayıs – 16:00
Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seanslar:

Çarşamba 27 Mayıs – 16:00
Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Kukla gösterisi: Kurt hikayeleri

 

Bu kukla gösterisi özellikle gizemli maceraları seven cesur çocuklara yönelik. Meraklı çocuklar, şiirsel metinler ve ilgi çekici karakterlerin bulunduğu bu gösterinin atmosferi çok sevecekler !

+2 yaş ve üzeri
Ücret : 10 TL

Gelecek seans:

Çarşamba 10 Haziran – 16:00

Beyaz Perdede Tiyatro: Bit Yeniği

 

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye başlanan Feydeau’nun “Bit Yeniği” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Institut français de Turquie ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 17 Ocak Cuma akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Türkçe üst yazılıdır.

Herşey Bayan Chandebise’in eşine gelen bir koliyi “yanlışlıkla” açmasıyla başlar : Şenyuva Pansiyonu’ndan gönderilen paketin içinde pantolon askısı vardır. Rahatsız olan Raymonde eşinin onu aldattığına inanır. Arkadaşı Lucienne’den yardım ister ve eşine bu pansiyonda bir randevu vermesi için not gönderirler. Bu Lucienne’in başına belaya sokar çünkü elyazısıyla yazdığı mektubu kocası görür, bu sefer de o aşağılanmış hisseder… Hepsi Şenyuva Pansiyonu’nda karşılaşırlar, otelin valesi Raymonde’un eşine o kadar benziyordur ki…

Comédie Française’de beşinci kez sahnelenen Lilo Baur Feydeau’nun sürükleyici Bityeniği oyunundan yola çıkıyor. Vodvil ustasının şöhretini sağlayan türün tüm özelliklerini bir araya getiriyor : gülünç durumlara ve birbirine geçen yanlış anlamalara fiziksel benzerlik temasını da ekleyerek, birbirini aldatan çiftlerin arasını bozacak karşı konulmaz stratejileri gözler önüne seriyor.

Yönetmen: Lilo Baur
Senografi: Andrew D Edwards
Kostüm Tasarımı: Agnès Falque
Işık Tasarımı: Fabrice Kebour
Özgün Müzik ve Ses Tasarımı: Mich Ochowiak
Hareket: Joan Bellviure
Makyaj: Carole Anquetil
Sanatsal İşbirlikçi: Katia Flouest-Sell
Oyuncular: Thierry Hancisse, Cécile Brune, Alexandre Pavloff, Clotilde de Bayser, Serge Bagdassarian, Bakary Sangaré, Nicolas Lormeau, Jérémy Lopez, Sébastien Pouderoux, Anna Cervinka, Pauline Clément, Julien Frison, Jean Chevalier, Elise Lhomeau, Birane Ba, Camille Seitz, Aksel Carrez, Mickaël Pelissier, Nicolas Verdier
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live

157 dakika / tek perde

Biletler:
Tam: 45.-TL
Öğrenci: 30.-TL
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

**Gösterim başladıkan sonra salona seyirci alınmaz.

 

Shoah, Claude Lanzmann

 

Uluslararası Holokost Anma Günü Etkinliği.

Belgesel, 540’ (4 bölüm), Fransa  (1974 – 1985)
Çeşitli dillerde ve Türkçe altyazılı

10:30: Fransa, Almanya ve İsrail Başkonsoloslarının selamlama konuşmaları

Bölüm 1: 10.45 – 13.15 (147’)
Bölüm 2: 13.30 – 15.30 (116’)
Bölüm 3: 15.45 – 18.05 (140’)
Bölüm 4: 18.15 – 20.35 (140’)

SHOAH, Avrupalı Yahudilerin Nasyonal Sosyalizm sırasında yok edilmesini ele alan en radikal ve kapsamlı belgesellerden biri. Dokuz buçuk saatlik belgeselde Avrupalı Yahudilerin Nasyonal Sosyalistler tarafından yok edilişlerinde kurban, fail ya da tanık olarak yer almış ve bunu aradan 30 yıl geçtikten sonra ilk defa dile getiren insanlarla yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Yönetmen Lanzmann, filminin hayatta kalmak değil “ölüm üzerine bir tanıklık belgesi “ olduğunu söylüyor. Lanzmann dönemin tanıklarının yalnızca hatırlamalarını istemiyor. Kullandığı soru sorma teknikleriyle onları yaşadıklarını yeniden yaşamaya yönlendiriyor. Lanzmann’ın soruları cinayetlerin işlendiği mekânlarda yaşananları hedef alıyor, imha bürokrasisinin mekanizmalarına dokunuyor. Bu mekanizmalar aslında gettolarda başlamış, ardından toplama kamplarında ve ölüm kamplarında nihai uygulamalara dönüşmüştü. Kayıtlar bu ölüm mekânlarının 70’lerin sonu ve 80’lerin başındaki hallerini gösteriyor.

Filmin aydınlatıcı etkisinin temelinde, tanıkların ifadeleri ve hatırladıklarıyla doğrudan ilişkili tarihi mekânların montajı yatıyor. Lanzmann şöyle diyor: “Oralara gittim, tek başınaydım ve bazı şeyleri bağlantılandırmak gerektiğini kavradım. İnsan bilmeli ve görmeli ve insan görmeli ve bilmeli. Bu nedenle mekân sorunu çok temel bir öneme sahip. Bu film ayakları toprağa basan bir film. Topoğrafya ve coğrafyayla doğrudan bağlantılı bir film.”

 

Goethe-Institut Istanbul, Institut français de Turquie ve İsrail Başkonsolosluğu ortak etkinliğidir.


Giriş ücretsizdir.

 

SERGİ: FRANSA’DA TÜRKİYE’NİN YÜZLERİ

Fotoğraflar: Ahmet Sel

  • 01.09 – 27.09.2020 arası
  • Giriş serbesttir

Serginin sunumu:

Institut français Ankara’nın sunduğu ve Fransa’daki Türk göçmenlerin bir portresini çizen bu fotoğraf serisi, Fotoğrafçı Ahmet Sel ve Elele Derneği’nin uzun erimli ortak çalışmasının bir ürünü olup Fransız Göç ve Entegrasyon Bürosunun (OFII) desteği ile gerçekleştirilmiştir.

“ Fransa’ya 70’li yıllarda gittiler. Bazıları yasal yollardan, bazıları da sahte turist veya kaçak olarak… Yeni ve daha iyi bir yaşam için boydan boya Avrupa’yı aştılar. Biraz para biriktirelim, döneriz, dediler. Eninde sonunda bir ev, bir traktör, bir otomobil parası… Sonra yine memleket toprağı. Ama iş o kadar kolay değildi. Yıllar geçti, göçmenlerin büyük bir çoğunluğu Fransa’da kaldı. Bugün onlar doğal olarak hem Türkiye’nin hem de Fransa’nın bir parçası”.

Ahmet Sel, biyografi

Ahmet Sel@YuriKozirev

Çalışmalarını portre ve belgesel fotoğrafçılık alanında sürdüren fotoğrafçı Ahmet Sel Fransa’da gerçekleştirdiği yüksek öğreniminden sonra La Cinq televizyon kanalında kıdemli muhabir kameraman olarak çalıştı. 1990-2000 yılları arasında Moskova’da La Cinq ve Arte’nin muhabiri, Sipa Press Ajansı’nın büro şefi olarak çalıştı. Paris’e döndükten sonra Sipa Press Ajansı’nın Genel Yayın Yönetmenliği görevinde bulundu. 2009’da Türkiye’ye dönen Ahmet Sel 2012-2019 yılları arasında Anadolu Ajansı’nın Görsel Haberler Yayın Yönetmeni olarak çalıştı.
2003’de portre kategorisinde « Fujifilm Press Photo Awards France », 2004’de Kanada’da fotoğraf ve metin dalında « National Magazine Awards Foundation » büyük ödülünü kazandı.

Kitaplar:
  • Davutpaşa M 3 (Aras Yayıncılık, İstanbul 2012)
  • Koç, une saga philanthropique dans la Turquie moderne (Democratic books, Paris 2012)
  • Kaboul, portraits posés (Editions Horizon Illimité, Paris 2003)
  • Moskova İnsanları (Editions Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2003)
  • Gens de Moscou (Editions Catleya, Paris 2001)

 

 

KONFERANS: SPİNOZA TAYFASI

Konuşmacı: Maxime ROVÈRE

Felsefe ve edebiyatın kesişim noktasında Spinoza.

Spinoza’ya yepyeni bir bakış açısı: Edebiyatın yöntemlerinden yararlanarak tarih alanında keşifler yapmak ne ölçüde mümkündür?

Tarihçiler Spinoza’nın yaşamına dair üç şeyi öne çıkarırlar: Yahudi cemaatinden dışlanması, mercek ustası olması, normların dışında bir felsefe sistemi geliştirmesi. En güncel çalışmalarsa, bu resmi tarihyazımının akademik araştırmalara özgü edebi biçimlerle bu bilgilerin edinildiği belgeleri saptırmaya çalıştıklarını gösteriyor. Maxime Rovere edebi sorunsalları temel alarak yeni bir bakış açısı sunmayı amaçladığı bu konuşmasında, başvurulan kaynakların tarihin anlatılış biçimlerine göre nasıl farklı anlamlar kazanabildiklerini masaya yatıracaktır.

Maxime ROVÈRE

Felsefe alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, yazar, akademisyen Maxime Rovère, École normale supérieure’de (Paris, Lyon) ve PUC’te (Rio de Janeiro, Brezilya) dersler vermiştir. Halen Buenos Aires, Princeton ve Montréal üniversitelerinde düzenli olarak konuşmalar gerçekleştirmektedir. Spinoza üzerine çalışmalarıyla tanınan Rovere, Spinoza’nın mektuplarını çevirmiş, filozofun yaşamı ve fikirleri etrafında örülmüş kurmaca eseri Spinoza Tayfası’nı (Kolektif Kitap, Ocak 2020) kaleme almıştır.

 

10. MY FRENCH FILM FESTIVAL

10. My French Film Festival 16 Ocak’ta başlıyor!

Dünya’daki ilk ve tek online frankofon film festivali olan #MyFFF kapsamında, genç frankofon yönetmenlere ait 10 uzun metraj ve 10 kısa metraj film bir ay boyunca online olarak tüm dünyadan izlenebilecek. Kısa metraj filmler Türkiye’den ücretsiz izlenebilirken uzun metraj filmleri çok cüzi bir ücret ödeyerek toplu olarak ya da tek tek satın alabilirsiniz.

myfrenchfilmfestival.com

 

9. Pembe Hayat KuirFest

 

Institut français olarak, yasakların kol gezdiği bir ortamda, yaşamasına yaşatılmasına büyük önem verdiğimiz KuirFest’e kapılarımızı açmaktan onur duyuyoruz. Üç gün boyunca film gösterimi, söyleşi ve soru-cevap etkinliği yapılacak.

Program:

Programın tamamı ve daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

 

“Felsefe ve edebiyat arasında yepyeni bir Spinoza”

Edebiyat aracılığıyla tarihte yeni keşifler nasıl yapılır?

Konuşmacı: Maxime Rovere
Moderatör: Cemal Bali Akal

Spinoza ile ilgili üç şeyin bilindiği düşünülür: fikirlerinin onu Yahudi toplumunun dışına ittiği; mercek temizleyicisi olduğu; normların dışında bir felsefe sistemi geliştirdiği. Yakın tarihli araştırmalara göre, bu resmi tarihyazımı, akademik araştırmanın edebi biçimlerine bağlı nedenlerden dolayı belgeleri değişikliğe uğratmıştır. Maxime Rovere bu konuşmasında, tarihi anlatma biçimlerine göre kaynakların nasıl tamamen farklı anlamlar kazanabildiği konusunu ele almayı, edebi sorunsallardan yola çıkarak yeni bir çerçeve tasarlamayı amaçlıyor.


Maxime Rovere

Felsefe alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, yazar, akademisyen Maxime Rovere, École normale supérieure’de (Paris, Lyon) ve PUC’te (Rio de Janeiro, Brezilya) dersler vermiştir. Halen Buenos Aires, Princeton ve Montréal üniversitelerinde düzenli olarak konuşmalar gerçekleştirmektedir. Spinoza üzerine çalışmalarıyla tanınan Rovere, Spinoza’nın mektuplarını çevirmiş, filozofun yaşamı ve fikirleri etrafında örülmüş kurmaca eseri Spinoza Tayfası’nı kaleme almıştır.

 

 

Moderatör:

Cemal Bali Akal

Cemal Bali Akal İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi. Hukuk ve siyaset kuramı alanlarında çalışıyor. Spinoza üstüne yazdığı ve derlediği çok sayıda çalışması bulunmaktadır.

 

Etkinlik dili Türkçe ve Fransızca olup simultane çeviri yapılacaktır.

 

TİYATRO GÖSTERİMİ: BİT YENİĞİ

La Comédie Française.

  • 17  Kasım Çarşamba saat 19:30
  • süre: 130dk
  • oyun Fransızca ve altyazısız
  • giriş ücretsizdir, kayıt zorunlu: kultur.ankara@ifturquie.org

ÖZET

Raymonde Chandebise, kocası tarafından aldattığından şüpheleniyor. Hôtel Minet-Galant’da gizli olarak buluşarak onu tuzağa düşürür. Bay Chandebise, sadık arkadaşı Tournel’i oraya göndererek çağrıya cevap veriyor. Daha sonra yanlış anlamalar, yalanlar ve aldatma mekaniği, kimsenin onu durduramayacağı bir şekilde saçmalık tiyatrosuna oluşur.

Georges Feydeau kimdir?

(1862 Paris – 1921 Rueil), Fransız oyun yazarı. “Tailleur Pour Dames” (Kadınlar Terzihanesi, 1887) adlı oyunuyla ün kazandı. Tek başına ya da Desvallieres ile birçok vodvil yazdı. Günlük yaşamdaki gülünç olayları vodvil türünde işledi. Vodvil ve komedilerinden birçoğu Türkçe’ye uyarlanarak sahnelendi. Başlıca yapıtları: “La Lycéenne” (Liseli Kız, 1887), “Un Fil à la Patte” (Ayak Bağı, 1894), “Le Dindon” (Hindi, 1896), “La Dame de Chez Maxim” (Maksimdeki Kadın), “La Puce à L’Oreille” (Bit Yeniği, 1907), “Mais n’te Promène donc pas Toute Nue” (Çırılçıplak Dolaşmasana!, 1912).

Bit Yeniği

  • Eser: Georges Feydeau
  • Sahneleme Lilo Baur

  

Sefiller, 2019

Fransa, Renkli, 102′, Fransızca (Türkçe altyazılı)
Yönetmen: Ladj Ly
Oyuncular: Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djibril Zonga

 

Perşembe günleri gösterimler ücretsizdir.

 

 

İstanbul Modern Sinema, 92. Akademi Ödülleri heyecanı yaklaşırken, geçen yıla kadar “Yabancı Dilde En İyi Film” olarak anılırken bu yıl “En İyi Uluslararası Film” olarak değiştirilen kategoriye odaklanıyor. Çekişmeli geçecek Oscar yarışına başvuran 93 ülkenin filmleri Oscar adayı olmalarına rağmen halen Hollywood’un “ötekisi” olan, dünyanın çeşitli festivallerinde izlenmiş, ödül kazanmış, farklı coğrafya ve kültürleri temsil eden özerk bir kategoriyi oluşturuyor.

Bu yarışma bölümünün öne çıkan filmlerini bir araya getiren Oscar’ın Yabancıları’nda yer alan filmler arasında Victor Hugo’nun romanındaki kırık toplum düzenindeki devrim ve isyan temasını günümüz Parisi’nin banliyösüne uyarlayarak bir suç ve vicdan hikâyesi anlatan Fransız yapımı Sefiller (Les Misérables) de yer alıyor.

 

 

İşbirliğiyle.

Sefiller, 2019

Fransa, Renkli, 102′, Fransızca (Türkçe altyazılı)
Yönetmen: Ladj Ly
Oyuncular: Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djibril Zonga

 

 

İstanbul Modern Sinema, 92. Akademi Ödülleri heyecanı yaklaşırken, geçen yıla kadar “Yabancı Dilde En İyi Film” olarak anılırken bu yıl “En İyi Uluslararası Film” olarak değiştirilen kategoriye odaklanıyor. Çekişmeli geçecek Oscar yarışına başvuran 93 ülkenin filmleri Oscar adayı olmalarına rağmen halen Hollywood’un “ötekisi” olan, dünyanın çeşitli festivallerinde izlenmiş, ödül kazanmış, farklı coğrafya ve kültürleri temsil eden özerk bir kategoriyi oluşturuyor.

Bu yarışma bölümünün öne çıkan filmlerini bir araya getiren Oscar’ın Yabancıları’nda yer alan filmler arasında Victor Hugo’nun romanındaki kırık toplum düzenindeki devrim ve isyan temasını günümüz Parisi’nin banliyösüne uyarlayarak bir suç ve vicdan hikâyesi anlatan Fransız yapımı Sefiller (Les Misérables) de yer alıyor.

 

 

İşbirliğiyle.

FİKİRLER GECESİ: HAYAT BULMAK

#lanuitdesidées

Hayat Bulmak: Bu tema 2020 Fikirler Gecesinin merkezine, çevresel denge ve insanın dünya ile ilişkisi meselesini getirmektedir. Hayat Bulmak nedir? Canlıların dünyasındaki yerimiz nedir? Fikirler Gecesinde bu sorulara yanıt arayacağız.

Süre: 1 saat 30 dakika

SANAT & BİLİM, bir Thierry Poquet gösterisi.

Yönetmen Merve Gezen katkılarıyla.

Proje:

Üç bölümden oluşan bu gösterinin ana hattı, sahne yönetmeni Thierry Poquet tarafından farklılık ilişkisi olarak belirlenmiştir. İnsanlar arasındaki farklılığı ele aldığı gibi diğer bitki, hayvan, mineral türlerine göre farklılığı da ele almaktadır. Dahası, Thierry Poquet, günlük yaşamımızı dolduran akıllı nesneler ve dijital eserler (artefacts) hakkında şairane ve hassas bir şekilde fikir yürütmektedir.

  1. Müzikal bir girizgâhın ardından (5 dk), Thierry Poquet, evren ve ilk kavimler ile ilgili yürüttüğü araştırmalarından bahsedecektir. Bunun için, Marsilya Parçacık Fiziği Merkezinde, Sanatçı Laurent Mulot ile işbirliğine ve Akdeniz’in 2 500 metre derinliğine gömülü devasa temel parçacık (nötrinolar) detektörü olan ANTARES, yani Avrupa’nın temel fizik alanındaki deneyiminden yararlanmaktadır (20 dk).

Merve Gezen, müzik eşliğinde evrenden esinlenen şiirler okuyacaktır (10 dk).

Chic Botanique, Bordeaux Üniversitesinden bitki filozofu Sophie Gerber ve sosyolog Kenza Afsahi ile beraber geliştirdiği bir performanstır. Chic Botanique, bitkileri şeffaflıklarından çıkartarak ele alır ve bitkilerin sahip olabilecekleri zekâ türünü, insanlarla aralarındaki bağlantıyı sorgular. Chic Botanique, ‘Canlı’yı tanımlamaya çalışarak bu sorunlarının kapsamını genişletmektedir. (15 dk)

Müzik ve şiir arası (15 dk). 

  1. Robotik ve dijital eserler (artefacts). Sanat ve bilim arasındaki çapraz araştırmanın özünde, robotik alanının geleceğinin temel sorusu sorulmaktadır: sanal veya sosyal bir gruba dâhil edilen (kişisel robotlar veya ‘cyborg’lar) yapay zekâlar bir hafıza edinip özerk ve tutarlı davranışlar geliştirebilirler mi? Hali hazırda bir özerklik söz konusu olmasa da bazı insanlar kendi Yapay Zekâlarına bir kişilik yüklemeye başlamışlardır bile. Dolayısıyla, bugün robotların yasal hakları tartışılır olmuştur. İnsana ikinci bir mekanik (alter machinique) sunan bu gelişme karşısında nasıl konumlanmalıyız? (15 dk)

Performans müzikleştirilmiş robot şiirleri ile sonlanacaktır (10 dk).

      4. Dinçer Özer perküsyon

      5. kokteyl.

 

Thierry Poquet

Thierry Poquet yorulmak nedir bilmeyen bir kaşiftir. 30 yıldır sanatcı dünyasında, çok disiplinli yelpaze tecrübeleri aralarında sokak sanatlarından (Organum Kolektif’in kurucusu), sirkten, çağdaş müzikten operaya (Eolie Songe Topluluğu), metin tiyatrosunu ve çağdaş sanat enstalasyonlarını içermektedir. Çalışmaları, bugün sanatçıların kullanabileceği yaratıcı bölgelerin çeşitliliği için doyumsuz bir meraka ve risk tadıyla dayanmaktadır. Thierry Poquet geçmişte sahne müziği bestecisiydi; Douai’nin Fuites de jazz Sanat Yönetmeni, Lille Festivalin ve Romans Çağdaş Müzik Festivali’ninTeknik Direktörü, Sokak Tiyatro Organum Kolektif’in kurucusu ve yönetmeni, Châlons-en-Champagne’ın ve Fratellini Akademi’sinin Ulusal Sirk Sanatları Merkezi’nin eğitimcisi, Montréal (Kanada) Ulusal Sirk Okulu’nda konuşmacı.

Merve Gezen

Tiyatro ve sinema eğitimini Paris Devlet Yüksek Konservatuarı ve Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı. İlk kısa filmi “Hela Sohbetlerini” 2012’de çekti. 2014’te “Nerdesin Aşkım?” ile Boston’da “İnsan Hakları”, Kanada’da “En iyi yabancı film”, Avustralya’da ise “En iyi çıkış yapan ilk on film” ödüllerini aldı. 2016’da çektiği ve 25’ten fazla uluslararası film festivallerinde gösterilen « Scrabble“, Boston Türk Filmleri Festivali’nde « En iyi Film » Marmaris Uluslarası Kısa Film Festivali’nde ise « Halk Jürisi Özel Ödülü » ne layık görülmüştür.

SİNEMA KULÜBÜ: MELEK YÜZLÜ

08.02 ve 22.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2018 | yönetmen Vanessa Filho | kurgu, drama | 121dk | Türkçe altyazılı

Başrollerden genç Türk oyuncu Ayline Aksoy Etaix.

Özet

Genç bir kadın, sekiz yaşındaki kızıyla yalnız yaşıyor. Bir gün, bir gece kulübünde birisiyle tanıştıktan sonra, anne çocuğunu yalnız bırakarak gitmeye karar verir…

Oyuncular

  • Marion Cotillard
  • Ayline Aksoy Etaix 
  • Alban Lenoir
  • Amélie Daure

 

Söyleşi: “Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz Fransa”, Sandra Patron CAPC Bordeaux Çağdaş Sanat Müzesi Direktörü

 

Günümüzün Zorluklarıyla Yüzleşen Olağanüstü Bir Yer

 

1973 yılında Bordeaux’da kurulan CAPC (Centre d’Arts Plastiques Contemporains) 1984 yılında Bordeaux Çağdaş Sanat Müzesi adını aldı. 1824 yılında inşa edilen Entrepôt Lainé adlı depo binasında yer alan kurum, yenilendiğinden bu yana 3.500 metrekareye ulaşan sergi alanlarıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Koleksiyon ve sergileriyle 20. yüzyılın temel estetik yaklaşımları ve çağdaş sanatçıların üretimleri arasında bağ kurmayı amaçlayan müze, Bordeaux ve bulunduğu bölge için en önemli sanat aktörlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Müzenin kurucusu Jean-Louis Froment’ın önderliğinde, Louise Bourgeois’dan Sol Lewitt’e, Richard Serra’dan Keith Haring’e çağdaş sanatın öne çıkan isimleri, yapıtlarıyla Bordeaux izleyicisiyle bir araya geldi. Daha sonraki yıllarda görev alan direktörler de “Traffic” (1996), “Jim Shaw.Left Behind” (2012) ve “Beatriz González: Retrospective 1965-2017” (2017) gibi çığır açan sergileri ziyaretçilerle buluşturdu.

2019 yılı Eylül ayından itibaren müzenin direktörlüğünü üstlenen Sandra Patron konuşmasında, dünyayı etkisi altına alan iklim krizi, kurumların mücadele ettiği sıkıntılar, temsil sorunları ve katılımcılık gibi başlıklar üzerinden müze kavramını, kurumun mekân ve tarihine ilişkin açılımlarla ele alacak.

Fransa’nın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren müzelerde ve sanat kurumlarında çeşitli görevler üstlenen Patron kariyeri boyunca sanat alanında pek çok programın parçası oldu. Bu süreçte Fransa’da olduğu kadar farklı ülkelerdeki önemli sanat merkezlerinde de projeler yürüttü. 2013 yılından 2016 yılına kadar Fransa’daki Ulusal Görsel Sanatlar Merkezi’nde (Cnap) koleksiyona yeni yapıtlar kazandırmakla görevli kurulun üyesi olan Sandra Patron, 2019 yılında da Venedik Bienali Fransa Pavyonu seçici kurulunda da yer aldı.

 

Giriş ücretsizdir, simültane çeviri yapılacaktır.

 

 

İşbirliğiyle.

SİNEMA KULÜBÜ: CHERCHEZ LA FEMME

18.01 ve 01.02.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Sou Abadi | kurgu, komedi | 98dk | Türkçe altyazılı

Özet

Genç çift Armand ve Leyla, Science Po öğrencileridir. Birleşmiş Milletlerde son stajlarını yapmak için New York’a gitmeyi planlıyorlar. Fakat Leyla’nın abisi Mahmud, onu kökten değiştiren Yemen’de uzun süre kalmaktan geri döndüğünde, kız kardeşinin romantik ilişkisine karşı çıkıyor ve onu ne pahasına olursa olsun Armand’dan ayırmaya karar veriyor. Mahmud’un evine girip  ve Leyla’yı tekrar görmek için, Armand’ın başka seçeneği yok: örtülmesi gerekiyor! Ertesi gün, Leyla’nın kapısında örtülü bir genç kız, Şehrazat, Mahmud’u büyüleyecek…

Oyuncular

  • Camélia Jordana
  • Félix Moati
  • William Lebghil
  • Anne Alvaro
  • Oscar Copp

 

SİNEMA KULÜBÜ: CORPORATE

11.01 ve 25.01.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Nicolas Silhol | kurgu, drama | 95dk | Türkçe altyazılı

Özet

Emilie Tesson-Hansen genç ve zeki bir İnsan Kaynakları yöneticisidir. İşindeki bir trajedinin ardından soruşturma açıldı. Kendini cephede bulur. İş kazaları müfettişinin baskısıyla, aynı zamanda geri tepme tehdidinde bulunan hiyerarşisinin de baskısı altında. Emilie kendisini korumaya kararlı. Ne kadar kurumsal (corporate) kalacak?

Oyuncular

  • Laurent Wilson
  • Sallette Céline
  • Stéphane de Groodt

 

Fikirler Gecesi “Hayat Bulmak”

 

Institut français’nin İstanbul şubesi, 2020 « Fikirler Gecesi »’nin ana teması « Hayat bulmak » etrafında  3 ayrı bölümden oluşan bir etkinlik düzenliyor.
Gece « Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak” söyleşisiyle başlayacak. Kendini sanat dünyasını farklı alanlarında kanıtlamış, başarılı üç sanatçı konuşmacı olarak yer alacak; Rabia ÇapaNil Yalter ve Dilan Bozyel. Söyleşinin möderatörlüğünü gazeteci ve çağdaş sanat eleştirmeni Ayşegül Sönmez üstleniyor.
Söyleşi sonrası, konuşmacılardan fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel, 9 Şubat’a kadar Institut français’de yer alan « Paris-Beyrut: Mutluluk Hattı » sergisini davetliler ile beraber yorumlayacak.

Etkinliğimizin son bölümünde, « Onun Filmi » gösterilecek, sonrasında da eş-yönetmen Merve Bozcu ile söyleşi gerçekleşecek.

 

19:15–20:30 Söyleşi
“Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak”
Rabia Çapa, Nil Yalter, Dilan Bozyel
Moderatör : Ayşegül Sönmez

21:00–21:45 Sergi ziyareti
“Paris-Beyrut: Mutluluk Hattı”
Fotoğrafçı Dilan Bozyel ile
Rehberli tur Türkçe olacaktır.

22:00–23:30 Gösterim ve söyleşi
“Onun Filmi”
Eş-yönetmen Merve Bozcu ile

Önemli: Kayıt zorunludur.

 


SÖYLEŞİ
 

« Kadın sanatçıların nefesinde hayat bulmak »

2020 yılının « Fikirler Gecesi » etkinliği, bizleri, 3 önemli Türk kadın sanatçının çapraz portreleri ve tanıklıkları aracılığıyla, yaşama gücü olan sanatsal yaratımın tam kalbine doğru götürmeyi amaçlıyor. Sanat’ın sağlayabildiği bu güç, açık bir gerçeklik veya temel, hatta zorunlu bir gereksinim midir ? Ona nasıl can vermeli, onu nasıl yaşamalı ve başkalarına yaşatmalı ? Bu üç büyük kadın sanatçı, bizlerle kendi şüphelerini, gerçekliklerini, inançlarını ve aynı zamanda yaratıcı yaşamlarını paylaşacaklar. Onlar, plastik sanatlar, fotoğraf veya sanatsal üretim aracılığıyla tutkulu bir bağla, kadına mahsus biçimde ve kadın haklarını savunan bir güçle  Türkiye’de ve Fransa’da sanatı yaşıyor ve yaşatıyorlar.

Konuşmacılar:

Türkiye’de çağdaş sanata öncülük eden Rabia Çapa, 1976 yılında kurduğu ilk çağdaş sanat galerisi Maçka Galerisi’nde aralarında Fransız sanatçılar Daniel Buren, François Morellet ve Sarkis’in de bulunduğu çok sayıda sanatçının sergisine ev sahipliği yapmıştır.

Nil Yalter: Çağdaş sanatçı Nil Yalter, 1965’ten beri Paris’te yaşıyor ve çalışıyor. Pek çok koleksiyon ve müzenin parçası olan çalışmaları, sadece çizimleri ve fotoğrafları değil, aynı zamanda video ve performansları da içeriyor. Eserleri Tate Modern, İstanbul Modern, Pompidou Merkezi, Ulusal Sanat Fonu ve Ludwig Müzesi gibi müzelerin kalıcı koleksiyonlarında yer alıyor. .

Dilan Bozyel: Türkiye ve İngiltere’de eğitimini tamamladıktan sonra Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

Moderatör:

Ayşegül Sönmez: Gazeteci ve çağdaş sanat eleştirmeni. « Sanat Atak », çağdaş sanat platformunun ve yayınevinin kurucusu.

 

 

SERGİ ZİYARETİ

Fotoğrafçı Dilan Bozyel’in rehberliğinde « Mutluluk Hattı: Paris-Beyrut » sergi ziyareti.
Rehberli tur Türkçe olacaktır.

 

FİLM GÖSTERİMİ & SÖYLEŞİ

ONUN FİLMİ 2017 / 80´ / Türkçe; Fransızca altyazılı Yönetmen: Su Baloğlu, Merve Bozcu

Gösterimin sonunda yönetmen Merve Bozcu ile soru-cevap oturumu gerçekleştirilecektir. 

Bir film nasıl yapılır? Nereden başlanır? Yönetmen her şeyi bilmek zorunda mıdır? Tekniği erkekler daha mı iyi bilir? Set çalışanları neden beni değil de görüntü yönetmenini dinliyor? İki kadın yönetmenle çalışmak mı? Yönetmen yardımcım iyi bir yönetmen olmadığımı mı yayıyor? Dünyanın en zor işi karı-koca sette olmak mı?

Sinema alanında akademisyenliği seçmiş iki genç, Merve ve Su’yu, üniversitenin korunaklı ortamından sete çeken, bu soruların cevaplarını aradıkları bir film yapma fikri olur. Bütün tecrübesizlikleri ile çıktıkları bu yolda film yapmanın en ironik anlarını kendi yaşadıkları deneyim üzerinden belgelerler. Onun Filmi, cevapları kimi zaman verilen kimi zaman havada asılı bırakılan pek çok soruyla örülü, on dört yönetmen kadının Türkiye sinemasında kadın sinemacı olmayı, kadın olmayı, çalışan kadın olmayı anlattıkları bir dünyanın hikâyesidir.

Merve Bozcu

 

 

Giriş serbesttir. Konferans dili Fransızca’dır. Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.
Önemli: Kayıt zorunludur.

 

 

 

Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe, 1867-1869

 

Institut français’nin desteğiyle Notre Dame de Sion Fransız Lisesi tarafından düzenlenen sergi.

« Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe » Sergisi, ziyaret ve iade-i ziyaret çerçevesinde şekillenen iki farklı ancak birbirini tamamlayan ana eksen etrafında kurgulanıyor.

1861’de tahta geçen, I. Abdülmecit’in (1823-1861) kardeşi Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı padişahı oldu. II. Mahmut’un (1785-1839) tahta geçişine dek, padişahlar sadece askerî seferler ve av partileri için Osmanlı başkentinden ayrılırlardı. Sultan Abdülaziz’in 21 Hazirandan 7 Ağustos 1867 tarihine dek Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya-Macaristan’ı ziyaret etmek için giriştiği ve 1863’teki Mısır seyahatini takip eden bu yolculuğu, Avrupai kurum ve gelişmelerden ilham alarak Osmanlı’nın reform projesini pekiştirmeyi hedefliyordu. Serginin ilk bölümü, daha ziyade Sultan Abdülaziz’in Paris seyahatine odaklanarak, bu yolculukla örtüşen dönemin sanatsal, iktisadi ve siyasi bağlamı ile 1 Nisanda İkinci İmparatorluk başkentinde kapılarını açan 1867 Evrensel Sergisi’ne ve ona yansıyan Osmanlı-Mısır ilişkilerine dikkat çekiyor. Diğer Avrupa hükümdarları gibi, Sultan Abdülaziz de bu sergiye III. Napolyon’un daveti üzerine katılıyor.  Ayrıca bu uluslararası sergide Osmanlı da diğer uluslar gibi yer alıyor; evrensel kültür ve « medeniyetler » buluşmasına katılıyordu.

Serginin ikinci ekseni, Fransız İmparatoru III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugénie’nin 11-19 Ekim 1869 tarihleri arasında Osmanlı başkentinde geçirdiği bir haftaya odaklanıyor. Süveyş Kanalı’nın açılması, Sultan Abdülaziz ile Osmanlı’ya bağlı Mısır Hidivi İsmail Paşa’yı karşı karşıya getiren rekabet ve geri planda İngiliz-Fransız çekişmesi gibi bir siyasi bağlamın içine oturan bu ziyaret, Osmanlı İmparatorluğu için de yeni unsurlar taşımaktadır. İlk kez taç sahibi bir şahsiyet ve üstelik de bir kadın Osmanlı padişahına ziyarete geliyordu. Bir hafta boyunca, resepsiyonlar, şenlik ve galalar bu ziyaret vesilesiyle birbirini izler. Padişahın bu görkemli karşılaması birkaç hafta sonra Süveyş Kanalı’nın açılışının ihtişamıyla gölgelense de, Eugénie, Boğaziçi kıyılarında geçirdiği bu yolculuğun çarpıcı bir anısını, otuzdan fazla yıl sonra tahtan düşmüş bir imparatoriçe olarak içinde taşıyacak ve padişahlar kentine iki ayrı seyahat daha gerçekleştirecektir.  

Sergiyi tamamlayan dönemin tablo, gravür, fotoğraf, gazete kupür ve arşiv belgeleri, bizi bir yandan yolculukları boyunca padişah ve imparatoriçeye eşlik etmeye; diğer yandan da onların izlerini sürerken iki imparatorluk başkenti Paris ve İstanbul’un ihtişamını keşfetmeye davet ediyor.

 

Sergi komiserleri: Aylin Koçunyan ve Sinan Kuneralp.
Sergi açılışı: 18 Şubat.
Sergi, 19 Şubat-14 Mart 2020 tarihleri arasında ziyarete açık olacaktır.

 

Kütüphane: Noel özel etkinlikleri

 

Kütüphane ekibi sizlere özel bir noel programı hazırladı! Gelin yıl sonunu kütüphanede hep birlikte kutlayalım.

Program:

14:00 – Kukla gösterisi (0-3 yas)
15:00 – Küçük lokumlar buluşması (0-3 yaş)
16:00 – Kukla gösterisi (5 yaş ve üzeri)
16:30 – Kağıttan Noel Baba’nın konfeksiyon atölyesi (4 yaş ve üzeri)
17:00 – Masal saati (4 yaş ve üzeri)

Giriş serbesttir, kayıt zorunluluğu yoktur.

9. Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri

Institut français ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, 7 ve 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan 9. AB İnsan Hakları Film Günlerinde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.

 

Program ve Institut français’de gösterilen filmlerin tanıtımı:

7 Aralık Cumartesi: 

14:00

Şafak Sökmeden / Stefan Zweig: Farewell to Europe  (Maria Schrader)
Almanya, Fransa, Avusturya | 2016 | 106 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Zamanının en çok okunan Alman yazarlarından Stefan Zweig’in, Buenos Aires, New York ve Brezilya arasında geçen sürgün yılları. Bir Yahudi entelektüel olarak Zweig, Nazi Almanyası’ndaki olaylara ilişkin doğru tavırı bulmakta zorlanırken, yeni dünyada bir ev arayışındadır.

 

16:00

Diğerlerinin Sessizliği / The Silence of Others (Almudena Carracedo & Robert Bahar)
İspanya | 2018 | 95 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Diğerlerinin Sessizliği, İspanya’nın General Franco yönetimi altında yaşadığı 40 yıllık diktatörlüğün kurbanlarının bugün hâlâ adalet aramaya devam eden destansı mücadelesini ortaya koyuyor. Çekimleri altı yıldan uzun süren film, o günlerden sağ kalanların, çığır açan Arjantin Davası’nı organize edişlerini ve devlet eliyle yürütülen, insanlığa karşı suçların unutturulmasına karşı verdikleri mücadeleyi takip ediyor.

 

18:30

Uzakta Havlayan Köpekler / The Distant Barking of Dogs (Simon Lereng Wilmont)
Danimarka | 2017 | 94 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

10 yaşındaki Oleg, Ukrayna’nın doğusunda, uçaksavar ve füze saldırıları altındaki bir savaş alanında yaşamaktadır. Bu sesler bazen uzaktan, bazense korkutucu derecede yakından gelmektedir. Birçok insan bu tehlikeli bölgeyi çoktan terk etmişken, Oleg, annesinin ölümünden bu yana kendisiyle ilgilenen büyükannesinin yanında kalmıştır. Gidecek hiçbir yerleri yoktur. Savaşın sona ermesini beklerlerken, Oleg kendinden daha ufak olan kuzeni Yarik ve kendinden büyük Kostia ile vakit geçirmektedir. Beraber maceralara atılıp, nasıl gerçek bir erkek olunur üzerine konuşup, birbirlerinin sınırlarını test ederler. Ancak bazen fazla ileri giderler.

 

20:30

Kızları Seven Oğlanlar / Boys Who Like Girls (Inka Achte)
Finlandiya, Hindistan, Norveç |  2018 | 68 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

2014, Mumbai, Hindistan. Yeni Delhi’deki utanç verici toplu tecavüz olayından iki yıl sonrası. Zalim bir baba ve itaatkar bir annenin oğlu olan 16 yaşındaki Ved, yaşadığı gecekondu mahallesinin yakınındaki yeni bir derneğin toplantısına katılma daveti alır. Dernekte Ved’e, yardımsever ve destekleyici bir sosyal hizmet uzmanı olan Aspar kılavuzluk eder. Ancak daha anlamlı bir konu vardır; ergen erkekleri, erkeklik hakkında yeni yollarla düşünmeye davet etmek. Ved, Aspar ve beklenmedik yeni dostu; hayatını kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya adamış, 50’lerinde, feminist bir adam olan Harish’in destekleri ile olgunlaşır.

 

8 Aralık Pazar:

14:00

Baskı / Push (Fredrik Gertten)
İsveç | 2019 | 92 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Emlak fiyatları tüm dünyada hızla artıyor. Fakat gelirler aynı ölçüde değil. Baskı yeni tür bir kimliği belirsiz ev sahipliğine, giderek daha da yaşanmaz hale gelen şehirlere ve giderek büyüyen ve hepimizi etkileyen bir krize ışık tutuyor. Bu soylulaşma değil, başka bir canavar.

 

16:00

Uzak: Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü / Far: The Story of A Journey Around The World (Gwendolin Weisser, Patrick Allgaier)
Almanya | 2017 | 130 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

50.000 km’lik bir otostop ve sonunda okyanusu gemiyle geçip Meksika’da bir bebek sahibi olmak. Uzak. Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü doğuya doğru yola çıkan ve ardından üç buçuk yıl sonra ailelerinin yeni üçüncü üyesi ile batıdan evlerine geri dönen genç bir çiftin olağanüstü yolculuklarını izleyen bir film. Küçük bir bütçeyle ve hiç uçak kullanmadan, dünyanın doğal bir merakla ve kaygısız bir spontanlıkla keşfi…

 

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.

 

 

9. Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri

Institut français ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, 7 ve 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan 9. AB İnsan Hakları Film Günlerinde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.

 

Program ve Institut français’de gösterilen filmlerin tanıtımı:

7 Aralık Cumartesi: 

14:00

Şafak Sökmeden / Stefan Zweig: Farewell to Europe (Maria Schrader)
Almanya, Fransa, Avusturya | 2016 | 106 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Zamanının en çok okunan Alman yazarlarından Stefan Zweig’in, Buenos Aires, New York ve Brezilya arasında geçen sürgün yılları. Bir Yahudi entelektüel olarak Zweig, Nazi Almanyası’ndaki olaylara ilişkin doğru tavırı bulmakta zorlanırken, yeni dünyada bir ev arayışındadır.

 

16:00

Diğerlerinin Sessizliği / The Silence of Others (Almudena Carracedo & Robert Bahar)
İspanya | 2018 | 95 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Diğerlerinin Sessizliği, İspanya’nın General Franco yönetimi altında yaşadığı 40 yıllık diktatörlüğün kurbanlarının bugün hâlâ adalet aramaya devam eden destansı mücadelesini ortaya koyuyor. Çekimleri altı yıldan uzun süren film, o günlerden sağ kalanların, çığır açan Arjantin Davası’nı organize edişlerini ve devlet eliyle yürütülen, insanlığa karşı suçların unutturulmasına karşı verdikleri mücadeleyi takip ediyor.

 

18:30

Uzakta Havlayan Köpekler / The Distant Barking of Dogs (Simon Lereng Wilmont)
Danimarka | 2017 | 94 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

10 yaşındaki Oleg, Ukrayna’nın doğusunda, uçaksavar ve füze saldırıları altındaki bir savaş alanında yaşamaktadır. Bu sesler bazen uzaktan, bazense korkutucu derecede yakından gelmektedir. Birçok insan bu tehlikeli bölgeyi çoktan terk etmişken, Oleg, annesinin ölümünden bu yana kendisiyle ilgilenen büyükannesinin yanında kalmıştır. Gidecek hiçbir yerleri yoktur. Savaşın sona ermesini beklerlerken, Oleg kendinden daha ufak olan kuzeni Yarik ve kendinden büyük Kostia ile vakit geçirmektedir. Beraber maceralara atılıp, nasıl gerçek bir erkek olunur üzerine konuşup, birbirlerinin sınırlarını test ederler. Ancak bazen fazla ileri giderler.

 

20:30

Kızları Seven Oğlanlar / Boys Who Like Girls (Inka Achte)
Finlandiya, Hindistan, Norveç |  2018 | 68 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

2014, Mumbai, Hindistan. Yeni Delhi’deki utanç verici toplu tecavüz olayından iki yıl sonrası. Zalim bir baba ve itaatkar bir annenin oğlu olan 16 yaşındaki Ved, yaşadığı gecekondu mahallesinin yakınındaki yeni bir derneğin toplantısına katılma daveti alır. Dernekte Ved’e, yardımsever ve destekleyici bir sosyal hizmet uzmanı olan Aspar kılavuzluk eder. Ancak daha anlamlı bir konu vardır; ergen erkekleri, erkeklik hakkında yeni yollarla düşünmeye davet etmek. Ved, Aspar ve beklenmedik yeni dostu; hayatını kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya adamış, 50’lerinde, feminist bir adam olan Harish’in destekleri ile olgunlaşır.

 

8 Aralık Pazar:

14:00

Baskı / Push (Fredrik Gertten)
İsveç | 2019 | 92 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Emlak fiyatları tüm dünyada hızla artıyor. Fakat gelirler aynı ölçüde değil. Baskı yeni tür bir kimliği belirsiz ev sahipliğine, giderek daha da yaşanmaz hale gelen şehirlere ve giderek büyüyen ve hepimizi etkileyen bir krize ışık tutuyor. Bu soylulaşma değil, başka bir canavar.

 

16:00

Uzak: Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü / Far: The Story of A Journey Around The World (Gwendolin Weisser, Patrick Allgaier)
Almanya | 2017 | 130 dk. | Türkçe ve İngilizce altyazılı

50.000 km’lik bir otostop ve sonunda okyanusu gemiyle geçip Meksika’da bir bebek sahibi olmak. Uzak. Bir Dünya Yolculuğunun Öyküsü doğuya doğru yola çıkan ve ardından üç buçuk yıl sonra ailelerinin yeni üçüncü üyesi ile batıdan evlerine geri dönen genç bir çiftin olağanüstü yolculuklarını izleyen bir film. Küçük bir bütçeyle ve hiç uçak kullanmadan, dünyanın doğal bir merakla ve kaygısız bir spontanlıkla keşfi…

 

Programın tamamı için, buraya tıklayınız.

 

 

Uluslararası Göç Filmleri Festivali

 

Institut français Türkiye ve IOM (Uluslararası Göç Örgütü) işbirliği.

Uluslararası Göçmenler Günü çerçevesinde.

Sinema ve göç, kendileri de göçmen olan film yapımcılarının hareket halindeki dünyayı betimleyen filmler yapmasıyla bir asırdır süregelen büyülü bir bağa sahiptir. Söz konusu filmler, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, onların kalplerine dokunmuştur. BM Göç Örgütü kısa adıyla IOM tarafından dünya çapında ortak bir takvimde gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkıları anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor. Günümüzün en güncel konularından biri olan göç üzerine daha detaylı bir diyalog için 17 Aralık 2019’da bize katılın!

 

Program:

– 13:00 – 14:20 : Hayati (My Life), 80′- TRAILER,

– 15:30 – 16:10 :

Dying for EuropeTRAILER 17’
RiskiTRAILER 15’
The Power of PassportTRAILER 37’

– 18:00 – 19:30 : Misafir (The Guest Allepo to Istanbul) – TRAILER

– 19:45 – 20:45 : Yönetmen ile söyleşi.

 

Filmler Türkçe ve İngilizce altyazı ile gösterilecektir. Giriş ücretsizdir.

 

Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri: Canavarlar Galerisi

 

Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri, sinemanın ilk dönemine adanmış Türkiye’deki ilk ve tek film festivali olarak altıncı yılında 4 – 8 Aralık tarihlerinde gerçekleşiyor.

Akbank Sanat Merkezi, Institut français, Kadıköy Sineması ve Bina mekanlarında seyirciyle buluşacak festivalin ana teması bu yıl ‘Bilinmeyen’ olarak belirlendi. Festival bu temayla, hem sinemanın ilk dönemine dair bilinmeyenleri hem de o dönemin insanlık tarihi için bilinmeyen konularını mercek altına alıyor. Her yıl olduğu gibi tüm filmler en son restore edilmiş haliyle gösterilirken aynı anda canlı müzik eşlik ediyor. Yerli ve yabancı müzisyenlerin olduğu programda bu yıl, 2018’deki Berlin Film Festivali’nde kırkıncı sanat yılını kutlayan Günter Buchwald, keşfedip restore ettiği filmlere piyanosuyla eşlik eden Serge Bromberg ve sessiz sinema festivallerinin yükselen genç yıldızı Daan van den Hurk öne çıkıyor. Festivalin diğer konukları arasında ise yurt dışındaki film arşiv ve enstitülerin üst düzey yetkilileri bulunuyor.

 

Bu sene, Fransız yönetmen Jaque Catelain’nin Canavarlar Galerisi filmi 6 Aralık Cuma günü saat 11:00’de Institut français’de gösterilecek.

 

Canavarlar Galerisi (Jaque Catelain)
1924 | 90 dk | Fransızca | Türkçe altyazılı

Riquet saygın bir ailenin kızı Ralda’yı kaçırıp evlenir. Ralda’nın ailesi tarafından reddedilen çift İspanya’ya gider ve bir sirkte çalışmaya başlar. Ancak sirkin sahibi Ralda’ya musallat olur. Geri çevrilmeye dayanamayan adam bir gün Ralda sahnedeyken aslan kafesinin kapısını açar…

Geçen sene festivalimizde Marcel Herbier’nin Zalim Kadın filmini izlemiş miydiniz? O filmin başrol oyuncusu, aynı sene çekilmiş bu filmin yönetmeni. Ayrıca bu filmin yapımcısı ve sanat yönetmeni de L’Herbier. Zaman içinde tamamen unutulup gitmiş bu film, aynı zamanda Jean Murat, Kiki de Montparnasse, Michel Simon gibi dönemin birçok ünlü Fransız oyuncusunu bir ucube gösterisi (freak show) bağlamında bir araya getiriyor. Fransız film arşivi Centre National du Cinéma et de L’image Animée (CNC) tarafindan 2019’da, Film arşivi dairesinin  50. doğumgünü vesilesiyle restore edilen bu film, 1920lerin Fransız sinemasının keşfedilmeyi bekleyen özgün örneklerinden biri.

 

Canavarlar Galerisi (Jaque Catelain) gösteriminin bileti için buraya tıklayınız.

 

Daha fazla bilgi:

www.sessizsinemagunleri.com

 

 

Sergi
Paris – Beyrut : Mutluluk Hattı, Dilan Bozyel

Yaşayacağı şehri, yaşamak istediği şehirleri fotoğraflayarak bulmaya çalışan bir fotoğrafçı Dilan Bozyel. Hikâyesinin ilk ikilem rotası yaşadığında mutlu olacağına inandığı iki şehirde geçiyor; Paris ve Beyrut.
Dilan Bozyel’in “Paris – Beyrut : Mutluluk Hattı” kitabının yayınlanmasının ardından aynı ismi taşıyan sergisi 12 Aralık 2019 – 9 Şubat 2020 arasında Institut français’de gerçekleştirilecek.

“İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer? Hangi şehir? Hangi semt? Hangi sokak? Ya da hangi yarım küre? Afrika’ da? Belki Güney Kore ya da Fransa’ da? Herkesin rotası evine çıkıyormuş; Peki, evimiz nerede? “

Belki büyüdüğü şehirden tanıdık notalarda, belki oryantal bir estetiğin tarihle harmanlanmasında ya da belki yüksek medeniyetin sanatla buluştuğu bohem sokaklarda mutluluğu keşfeden sanatçı, bu nadir bulunan duyguyu kendine saklamak istemeyerek; bir kitap ve yazıların fotoğraflarla buluştuğu bir gezegen hissi yarattığı sergisi aracılığıyla dünya ile buluşturmaya karar veriyor.

“… Doğunun mistik ve batının estetik yüzü beni her iki tarafa da çekiyordu. Ortadoğu’ dan başlayıp, Avrupa’ ya uzanan yolculuğumda gözlerim ve kameramın ortak işbirliği ile arayışımı fotoğraflar üzerinden sürdürmeye devam ettim. Derken; Fransız estetik kültürüyle doğu motiflerinin şekil aldığı Beyrut sokaklarında, kültür ve politik tarih fısıltılarını duvarlardan dinledim. Frankofon medeniyetin, Arap gelenekleriyle harmanlanarak insanları güzelleştirdiğine şahit oldum. 
Paris’ e doğru yola çıktığımda; başka ama benzer bir rüzgardan büyülendim. Sadece mimari büyü değildi kamerama yansıyan, Paris sokaklarında rastladığım insanların yüzlerinde de hikayeler vardı. Neredeyse karşılaştığım her bir portre başlı başına adeta bir kitap gibiydi. Yalnızca portreler ve mimari de değildi hikaye barındıran; sokaklar, kaldırım taşları, cafelerdeki tabureler, mezarlıklar, metrolardaki müzik sesleri, şehrin tüm akışına yön veren güvercinler… Bir şehir, insanı daha nasıl kendine aşık edebilirdi?
Evimi aramaya devam ettiğim yolculukların molalarında hep aynı duygu belirdi; Paris’ e ve Beyrut’ a derin bir özlem besliyordum. Bu duygunun ölümsüz olması gerektiğine karar verdim; bavulumdan Paris ve Beyrut’ ta çektiğim fotoğrafları ve not defterime karaladığım cümleleri sizlerle paylaşmak için sabırsızca bir heyecan duymaya başladım. Önce kırmızı kaplı bir kitap haline geldi seyahatlerimin mutluluk hattı şehirleri. Kitap, kendine sığamadı; heyecan dolu bir sergiye dönüştü. Paris ve Beyrut, beni şans ve mutlulukla doldurdu. Şimdi sizin sıranız, kitabın sayfalarından serginin duvarlarına, gözlerinizden yüreğinize; iyi yolculuklar dilerim!”
Dilan Bozyel

Biyografi
Dilan Bozyel, 1985 senesinde Diyarbakır’ da doğmuş bir fotoğraf sanatçısı. Annesi Kıbrıs Limasollu, babası ise Diyarbakır Liceli.
Yirmi yaşına dek doğduğu şehirde yaşamış, adeta bir kalenin içinde büyürken; dünyayı, iki farklı kültürün buluştuğu aile evinde; okuduğu kitaplar ve şiirler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve üç kardeşiyle birlikte oynadığı oyunlardan öğrenmiş. Kaleden dış dünyaya adımını attığı ve ailesinden uzaklaştığı ilk adımında bir soru belirmiş zihninde: “İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer?”
Bu soru, sanatçının arayış rotasını belirlemiş. Eğitimlerini Türkiye ve İngiltere’ de tamamladıktan sonra kamerası, kalemi ve not defteriyle sorusunun cevabının peşine düşmüş. Seyahatlerinde kendini asla bir turist gibi hissetmemiş; “neredeysem, oranın yerlisiyim.” diyerek tanımlıyor bu durumu. Arayışının dökümanını fotoğraflar ve notlarıyla oluşturmaya devam etmiş. Ortadoğu’ dan Avrupa’ ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

Karga’da Türbülans! Karga’da Kargaşa!

 

Sanatsal üretimine 90’lar endüstriyel ve harsh noise çevrelerinde başlayan Tzii bizi döngüsel katmanlarla işlenmiş, alışılagelmişin dışında bir işitsel transa davet ediyor.

Deniz Güngör ve Basar Ünder, Aquadrum, elektronik enstrümanlar, efekt zincirleri ve deneysel tınılar eşliğinde bir serbest doğaçlama performans; Aslı Kobaner ve Yaren Eren Budak, elektrik gitar, elektrik çello ve elektroniklerle bir duo performans sergilerken, gecenin açılış performansını circuit-bending ve modifikasyon teknikleriyle kendine özgü enstrümanlar tasarlayan, İstanbul’da yaşayan bir elektronik müzisyen olan Benoit Gilles gerçekleştirecek.

Türkiye’de ve yurtdışında pek çok görsel projeye imza atan Motus.Lumina ekibi Fracture AV serisinin devamı olarak Türbülans için programladıkları generative enstalasyonu etkinlik süresince sergileyecekler.

 

Tzii (BE)

90’lardan beri yüzlerce performansla müzikal titreşimlerini tüm dünyaya yayan besteci, film yapımcısı, deneysel/elektronik müzik sanatçısı.

 

Benoit Gilles (FR)

İstanbul’da yasayan synthesizer modcusu, devre bükücü.

 

Deniz Güngör (TR)

Enstrümanı Aquadrum’la ünü ülkemiz sınırlarını aşan, Dominus müzik alanının mimari, müzisyen.

 

Aslı Kobaner (TR)

klank.ist, Mr. Mantis, Karakulak Ensemble gibi projelerden tanıdığımız gitarist, film ve oyun müziği bestecisi, ses sanatçısı.

 

Yaren Eren Budak (TR)

Akkor, Peygamber Vitesi ve Kam Ata projelerinin yanısira farklı müzik tarzlarında gerçekleştirdiği ortak çalışmalarla severek takip ettigimiz çellist ve deneysel/elektronik müzik sanatçısı.

 

Basar Ünder (TR)

Film ve oyun müzikleri; elektronik, deneysel müzik yayınları ve performanslarıyla bilinen, eqho’da vokal ve elektroniklerden sorumlu elektronik müzik sanatçısı.

 

motus.lumina (TR)

Istanbul Accueil, Noel Pazarı

Istanbul Accueil, 2019 yıl sonu etkinliği için, 8 Aralık Pazar günü Noel pazarı düzenliyor. İstanbul’daki Institut français’nin bahçesinde gerçekleştirilecek etkinliği sabah 10.00’dan 17.00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz.
Neler var? Yerel zanaat ürünleri (Noel dekorasyonları, gastronomi, kırtasiye, seramik, takı), la Librairie Ephémère (Fransızca kitap ve DVD satışı), çocuklar ve yetişkinler için gösteriler ve etkinlikler.

Giriş serbesttir, kayıt zorunluluğu yoktur.

Etkinlik programı:

– 10.00: Noel pazarı stantlarının açılışı

  Sinema salonunda
– 10.30-11.00: Çocuklar için film gösterimi “L’enfant au grelot”, 3 yaşından itibaren (Fransızca, İngilizce altyazılı).
– 11.15-11.30: Moovandji gençlerinin Hip Hop gösterisi
– 11.45-12.30: Richard Antoine’ın sihir gösterisi (10 TL/kişi)

   Sergi salonunda
– 12.30 sonrası: Noel Baba ile buluşma (fotoğraf çekimi)

  Sınıfta
– 15.00: Kukla gösterisi
– 16.00: Masal Okuma

– 17.00:  Kapanış

Ariane Bonzon ile söyleşi : “Türkiye, Kader Anı, Röportajların izinde son 20 yıl 1997-2019”

Tanıkların arka planında kalmak, sözlerini en doğru biçimde aktarmak, herkese söz hakkı tanımak , kendine karşı düşünmek: işte 20 yıldan fazla bir zaman önce Türkiye üzerine çalışmaya başlayan Ariane Bonzon’a sürekli olarak bu ilkeler rehberlik etti. Institut français’deki söyleşide gazeteci Ariane Bonzon bazı röportajlarının perde arkalarını ve sırlarını ilk kez izleyicilerle paylaşacak. Recep Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş, Hrant Dink veya Ahmet Altan gibi karşılaştığı dönemde az tanınan ancak bugün ünlü olan pek çok isimle gerçekleştirdiği ilk röportajlarına değinecek. Ve nihayet salt Avrupa odaklı bir bakışın bugün Türkiye’de olup biteni anlamak için neden yetersiz kaldığını açıklayacak.

Ariane Bonzon: Kudüs ve Johannesburg’daki görevlerinin ardından Arte ve Slate.fr’in İstanbul muhabirliğini yapan Fransız gazeteci, Fransa eski başbakanı Michel Rocard’ın 2008’de yayınlanan « Türkiye’ye Evet » (Hachette, 2008) kitabının yazımına katkı sağladı. Ahmet İnsel ve Michel Marian arasında gerçekleşen « Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog » (Liana Levi, 2009) kitabını yayına hazırladı. Arabuluculuk konusunda eğitimi olan Bonzon Paris Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü’nde (Iris) krizden çıkış ve barış süreci konuları üzerine ders veriyor. Son olarak « Türkiye, Kader Anı » (Temps présent, 2019) adlı kitabı yayınlandı.

Jean-Michel Foucault: Konservatuvarda tiyatro eğitimi aldığı 1969 yılında Nazım Hikmet’in ülkesine ayak bastı (aynı yıl Armstrong da aya ayak basmıştı). Yıllar içerisinde bu ülkeyi keşfedip içine girmiş ve daha sonra « bağımlısı » olduğu bu yere yerleşmiştir. 80’li yıllarda Esin Afşar’ın prodüktörlüğünü yapmış, şarkıcının Fransa turnelerini düzenlemişti. Daha sonra İstanbul ve tüm Türkiye çapında turizm alanında çalışmaya başlamıştır. 50 yıl boyunca hem yaşamına tanıklık ettiği hem de içerisine dahil olduğu bu ülkenin her gün yeni bir yüzünü keşfetmeyi sürdürüyor.

Giriş ücretsizdir. Etkinlik Fransızca olarak gerçekleşecektir.

En partenariat avec :

AFSAD 3. ULUSLARARASI KISA FİLM FESTİVALİ

13 – 15 Aralık 2019

Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) tarafından üçüncü kez düzenlenen Festival, panel, atölye çalışmaları ve yabancı film gösterimleri de yer alacaktır.

Tüm gösterim, etkinlik ve atölyeler ücretsizdir.

Gösterim yerleri:

  • Goethe-Institut Ankara, Atatürk Bulvarı No 131 – Bakanlıklar
  • Yılmaz Güney Sahnesi, Müjde Sok. No 16 – Maltepe
  • Çankaya Sahne, Remzi Oğuz Arık Mah. Paris Cad. 49B/A

“İpek Yolu” Binlerce Yıllık Etki

 

Türkiye’deki Fransız Okullarının Buluşması vesilesiyle
Florence Öğütgen’in değerli katkılarıyla.

Açılış: 12 Kasım Salı – 18:45, Saint Benoît Lisesi Galerie.

Açılış Konferansı, 18.00
Sayın Sébastien de Courtois
Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü

 

İpek Yolu

Küreselleşme kavramı ortaya çıkmadan çok önce, küreselleşmenin gelişmesini sağlayan ticaret rotası “İpek Yolu”, Asya ile Avrupa kıtalarını 2000 yıldan fazla bir süre birbirine bağlamıştır. Hatta bununla yetinmeyip felsefi, dini, kültürel, sanatsal, bilimsel ve teknik gibi pek çok konuda alışveriş zemini sağlanmıştır. Deniz yolu İpek Yolu’nun yerini almayı başarsa da, bugün İpek Yolu hâlâ güçlü ve kolektif bir hayal olma özelliği taşımaktadır.

12 Kasım 2019 tarihinde başlayacak olan bu İpek Yolu macerasına gelin siz de katılın! Halı, çadır, baharat, kumaş, kaftan ve dokuma ile ilgili pek çok mesleğin tanıtılacağı sergi, sizleri adeta bir zaman yolculuğuna çıkartacaktır.

Sergi, 13 Kasım – 13 Aralık 2019 tarihleri arasında Pazar günü hariç her gün saat 15.30 – 18.00 arası ziyarete açık olacaktır.

 

 

KAHKA YOGA

Zorlu zamanları atlatabilmeyi,

canlı ve pozitif bir ruh hal içinde kalabilmeyi,

fiziksel sağlığı arttırmayı,

yeni bir sevgi ve bağışlama duygusunu geliştirmeyi,

stres ve öfkeye neden olan durum ve olaylar

karşısında gülme yeteneği kazanmayı,

çevrenizdeki insanlara mutluluğu aşılamayı,

ister misiniz?

Unutmayın ki, kahkahanın ruhunda insanları takdir etmek ve affetmek vardır.

Sevinç kahkaha yogasının temelidir.

Kahkaha yogasının mucidi Dr. Madan Katarya der ki:

“Güldüğünüz zaman değişirsiniz

Ve siz değişince de etrafınızdaki

Tüm dünya değişir”.

Değişime ilk adımı atmaya hazır mısınız?

 

GÖSTERİM VE KONFERANS

Tarih Öncesi

Konuşmacı: Martin Godon

Yönetmen Marc Azéma  “İlk Sinemacı Homo Sapiens” belgeselin gösterimi ardından Tarih Öncesi temalı konferans.

  • 20 Kasım 2019 Çarşamba, 19.00’da
  • Belgesel Türkçe altyazılı, konferans konuşma dili Fransızca ve Türkçe çeviri
  • rezervasyon: kutur.ankara@ifturquie.org

İLK SİNEMACI HOMO SAPİENS

Belgesel, Marc Azema ve Pascal Cuissot, Fransa, 2015 (52 dak.).

Fransızca. Türkçe altyazılı.

Paleolitik sanat üzerine yeni çalışmalar, mağara duvarlarında sinematografik anlatının ve canlandırmanın başlangıcını ortaya koymaktadır. Tarih öncesinde yaşayan sanatçılar, arkalarında günümüze ulaşan etkileyici birçok grafik eser bıraktılar. Acaba bu resimlerde saklanmış sinematografik bir bakış açısı mevcut olabilir miydi? XIX. yüzyılın ilk hareketli görüntüleriyle bağlantı kurabilecek grafik unsurlar arayışında, Marc Azéma ve Pascal Cuissot, ünlü Chauvet ve Lascaux mağaralarına ve diğer tarih öncesi mabetlere seyahat ediyor. 20.000 yıllık Paleolitik sanat üzerine heyecan verici bir çalışma.

*Paleolitik sanat alanında uzman araştırmacı ve yönetmen Marc Azéma, plastik sanat temel kural ve tekniklerinin neredeyse 40 000 sene önce ortaya koyulmuş olmasına her zaman hayranlık duymuştur. Tarih öncesinin, bize sadece parçaları ulaşabilmiş (mağaralarda görülen sanat ve nesneler) ve M.Ö. 10 000’e kadar uzanan bu etkileyici dönemi, İmge’nin özelliklerini, anlatı ve kinetik içeriğinin üzerinde durarak test etmeyi ve böylece grafik anlatının temellerini atmayı ve sinema makinesinin ilk fikrini oluşturmayı sağlamıştır.

MARTIN GODON

Martin Godon Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde (IFEA) Arkeoloji Bölümünün Sorumlusuydu (İstanbul), Fransız Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanlığı’nda Melendiz Misyonu Müdürü ve ayrıca Tepecik-Çiftlik kazı bölgesinde çalışmıştır. 2008 yılında, Etnolojik ve Karşılaştırmalı Sosyoloji (Tarih Öncesi Topluluklar) dalında Doktora yaptı, Paris X-Nanterre Üniversitesi: “İç Anadolu Seramik Üretimi”.  Didier BINDER yönetiminde, 7000 ve 5500 milat öncesi Neolotik Seramiklerin Kültürel gelişmeler ve genişleme olayları.

 

 

ULUSLARARASI GÖÇ FİLMLERİ FESTİVALİ

Institut français Türkiye ve IOM (Uluslararası Göç Örgütü) işbirliği.

14 Aralık Cumartesi

  • 13.00 – 19.20 arası
  • Giriş ücretsizdir
  • Yer: Institut français – YILDIZ
  • Filmler İngilizce ve Türkçe altyazılı

Uluslararası Göçmenler Günü çerçevesinde, Uluslararası Göç Filmleri Festivali.

Sinema ve göç, kendileri de göçmen olan film yapımcılarının hareket halindeki dünyayı betimleyen filmler yapmasıyla bir asırdır süregelen büyülü bir bağa sahiptir. Söz konusu filmler, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, onların kalplerine dokunmuştur. BM Göç Örgütü kısa adıyla IOM tarafından dünya çapında ortak bir takvimde gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkıları anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor. Günümüzün en güncel konularından biri olan göç üzerine daha detaylı bir diyalog için 14 Aralık 2019’da bize katılın! 

Program:

  1. 13.00 – 14.00 arası: Misafir (The Guest Allepo to Istanbul) FRAGMAN (Yönetmenin katılımıyla) 90dk
  2. 18.00 – 19.20 arası: Hayati (My Life) FRAGMAN 80dk

Kısa filmler: 15.30 – 16.10 arası

  1. Dying for EuropeFRAGMAN 17dk
  2. RiskiFRAGMAN 15dk
  3. The Power of PassportFRAGMAN 37dk

 

 

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Sofiane Saidi & Mazalda

Sofiane Saidi ve Mazalda; geleneksel Cezayir folk müziğinin synth’ler, drum machine’ler ve elektro gitarlarla buluştuğu “raï” tarzını, yeni ve özgün bir elektro-Mağrip stilde sunuyor. 90’lardaki dünya müziği akımının günümüzdeki temsilcilerinden Sofiane Saidi, Zergui kardeşlerin peşinde düğünden düğüne koşarken müzik sahnesiyle tanışarak mikrofon başına geçti. 15 yaşından itibaren Oran’ın önemli kulüplerinde sahneye çıkan müzisyenin, Acid Arab’la kaydettiği “La Hafla”, 2016 yılında “Musique de France” albümünde yayımlandı. Albüm 2017 senesinde “Victoire de la Musique” ödüllerinde dünya müziği kategorisinde aday gösterildi. Sürekli farklı dünyalar arasında gezmekte olan Sofiane Saidi, Avrupa’da birçok kulüp, bar ve müzik festivalinde sahne aldı. 2018’de Mazalda’yla yolları kesişen Sofiane Saidi “El Ndjoum” albümünü yayımladı. Raï müziğinden ilham alan 6 müzisyenden oluşan Mazalda; büyük bir ritim bölümü, üflemeliler, saz, klavye ve synth gibi enstrümanlar kullanarak bedouin, synth, psikedelik ve funk tarzlarında müzik yapıyor. 

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Programı:

21:30 : Kapı Açılış
22:30 : Vasil Vingas
00:30 : Feder

 

Feder

Fransız DJ Hadrien Federiconi ya da bildiğiniz adıyla Feder, Paris’e taşınmasıyla hızlıca deep house sahnesine giriş yaptı. 2014 senesinde Meksikalı müzisyen Sixto Rodriguez’in “Can’t Get Away” isimli parçasına yaptığı remix ile listelerde hızlı bir çıkış yaparak dikkatleri üzerine çeken Feder, house, deep house ve hip hop’tan beslenerek kendine özgü tarzında üretimler yapıyor. 2015’te Lyse ile yayımladığı tekli “Goodbye” ile birçok Avrupa ülkesinde liste başında yer ederek hayran kitlesini genişletti. Emmi ile kaydettiği “Blind” ve Alex Aiono’nun vokallerini üstlendiği “Lordly” gibi parçalarıyla başarısını sürdüren Feder, geçtiğimiz sene Bryce Vine ve Dan Caplen ile “Control” teklisini yayımladı.

 

 

 

İş birliğiyle.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Programı:

21:30 : Kapı Açılış
21:30 : DJ 994
22:30 : Acid Arab Live
00:00 : DJ 994

 

Acid Arab

Doğu müziğinin kompleks ritimlerini, melodilerini ve vokallerini techno ve acid house ögeleriyle birleştiren Parisli ekip; I:Cube Adnan Mohamed, Omar Souleyman ve Judah Warsky gibi isimleri konuk ettiği ilk derleme albümleri “Acid Arab Collections” ile Love Fingers, Skudge, Tim Sweeney gibi DJ ve prodüktörlerden övgü topladı. 2016’nın sonunda yayımladıkları çıkış albümleri “Musique de France”in ardından, performanslarını dünyanın farklı noktalarındaki birçok kulübe ve festivale taşıyan Acid Arab; Kenzi Bourras, Rizan Said, Cem Yıldız, A-WA, Rachid Taha, So ane Saidi ve Jawad El Garrouge gibi önemli müzisyenlerle de iş birliği yaptı. DJ Guido Minisky ve Hervé Carvalho ikilisinin Pierrot Casanova, Nicolas Borne ve Kenzi Bourras ile bir araya gelmesiyle tam anlamıyla bir ekip olan Acid Arab; geçtiğimiz 3 sene boyunca dünyanın 50 ülkesinde 260’ın üzerinde performans sergiledi. İkinci uzunçalarları “Jdid”i Ekim ayında yayımlayacak ikili; Akdeniz’in kuzey, güney ve doğu kıyıları arasındaki diyalogu derinleştiriyor.

 

İş birliğiyle.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 22:30

 

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Nouvelle Vague

Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux ortaklığından doğan Nouvelle Vague; “punk”ın ve “post-punk”ın söz dinlemez tavrını ve “new wave”in entellektüel derinliğini, “Bossa Nova”nın neşesi ve Melanie Pain, Elodie Frege ve Phoebe Killdeer’ın vokalleriyle birleştiriyor. Repertuarını Joy Division’dan The Clash’e, Depeche Mode’dan Blondie’ye kadar birçok kült grubun parçalarının cover’larıyla oluşturan grup; 2004-2010 arası çıkardıkları 4 albüm ile bir milyonun üzerinde satış yaptı. “Guns of Brixton”, “Dance With Me” ve “Love Will Tear Us Apart” new wave ve post-punk dönemi parçalarına yaptıkları yorumlarla dünyanın her tarafında ismini duyuran ekip; Royal Albert Hall, Olympia ve Hollywood Bowl gibi birçok önemli sahnede konserler verdi. Yönetmenliğini Marc Collin’in üstlendiği; Nouvelle Vague projesinin çıkış noktasını, geçmişini ve bütün albümlerin üretim sürecinin izini süren belgesel “Nouvelle Vague by Nouvelle Vague” 2018’de İngiltere’de yayımladı. 15 yıllık müzik yolculuklarında, grup üyelerinin kişisel arşivleri, performans kayıtları ve katıldıkları röportaj görüntülerinin bir araya geldiği belgeselde; Nouvelle Vague’ın “cover grubu” konseptini nasıl yeniden tanımladığı aktarılıyor. 2019 yılının Şubat ve Nisan aylarında “Rarities” ve “Curiosities” albümlerini paylaşan Nouvelle Vague, “15. Yıl Turnesi” kapsamında Babylon’a yeniden konuk oluyor.

 

 

İş birliğiyle.

Very Very French Festival

Institut français ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen Very Very French Festival ile bu seneyi müzik notasıyla sonlandırın. Yeni yetenekler, uluslararası üne sahip sanatçılar ile güzel anlar paylaşın, festivalin amaçı çok basit: i Fransız sanatçıların yeteneklerini Türkiye seyircisine tanıtmak ! Bu yıl festival 28 Kasım – 20 Aralık 2019 tarihleri arasında Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Festivalin bu yılki programında; Bossa nova’nın inceliği, new wave’in melankolik melodileri, Fransız “yeni dalga”sı etkisini müziğinde bir araya getiren Nouvelle Vague, raï, funk, disco, psikedelia ve elektronik dans müziğini bir araya getiren Cezayir kökenli müzisyen Sofiane Saidi ve grubu Mazalda, deep house, house ve pop sound’larının bir araya geldiği üretimleriyle listelerin başında yer edinen Fransız DJ ve prodüktör Feder ve Orta Doğu müziğini techno ve acid house’la bir araya getiren Parisli elektronik müzik ekibi Acid Arab (live) bulunuyor.

 

Festival programı:

Nouvelle Vague
28 Kasım 2019 – 20:30
29 Kasım 2019 – 21:30

Sofiane Saidi & Mazalda
30 Kasım 2019 – 21:30

Feder
13 Aralık 2019 – 21:30

Acid Arab (feat. Cem Yıldız)
20 Aralık 2019 – 21:30

 

Nouvelle Vague

Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux ortaklığından doğan Nouvelle Vague; “punk”ın ve “post-punk”ın söz dinlemez tavrını ve “new wave”in entellektüel derinliğini, “Bossa Nova”nın neşesi ve Melanie Pain, Elodie Frege ve Phoebe Killdeer’ın vokalleriyle birleştiriyor. Repertuarını Joy Division’dan The Clash’e, Depeche Mode’dan Blondie’ye kadar birçok kült grubun parçalarının cover’larıyla oluşturan grup; 2004-2010 arası çıkardıkları 4 albüm ile bir milyonun üzerinde satış yaptı. “Guns of Brixton”, “Dance With Me” ve “Love Will Tear Us Apart” new wave ve post-punk dönemi parçalarına yaptıkları yorumlarla dünyanın her tarafında ismini duyuran ekip; Royal Albert Hall, Olympia ve Hollywood Bowl gibi birçok önemli sahnede konserler verdi. Yönetmenliğini Marc Collin’in üstlendiği; Nouvelle Vague projesinin çıkış noktasını, geçmişini ve bütün albümlerin üretim sürecinin izini süren belgesel “Nouvelle Vague by Nouvelle Vague” 2018’de İngiltere’de yayımladı. 15 yıllık müzik yolculuklarında, grup üyelerinin kişisel arşivleri, performans kayıtları ve katıldıkları röportaj görüntülerinin bir araya geldiği belgeselde; Nouvelle Vague’ın “cover grubu” konseptini nasıl yeniden tanımladığı aktarılıyor. 2019 yılının Şubat ve Nisan aylarında “Rarities” ve “Curiosities” albümlerini paylaşan Nouvelle Vague, “15. Yıl Turnesi” kapsamında Babylon’a yeniden konuk oluyor.

 

 

İş birliğiyle.

“Mega İstanbul” sergisi kapsamında “Kentsel Saçaklardan Geçişler”

 

Yoann Morvan, Sinan Logie ve Serkan Taycan’ın katılımlarıyla

“Mega İstanbul” sergisi kapsamında, Sinan Logie ve Yoann Morvan, 28 Kasım’da basılacak « Mega İstanbul: Kentsel Saçaklardan Geçişler » (Le cavalier Bleu Yayınevi, Paris) kitabının ön tanıtımını yapacaklar. İstanbul’un kentsel saçakları ile ilgili görüşlerini, Mega Istanbul sergisinin önemli bir parçası olan « Kabuk #01 »‘in fotoğrafcısı ve sanatçı Serkan Taycan ile birlikte paylaşacaklar.

Söyleşinin üç konuşmacısı, 2013’ten bu yana, yürüyüş pratiklerini geliştirerek, Boğaz’ın megapolü hakkında bakış açılarını zenginleştiriyorlar.  Bir yandan, Serkan Taycan, 2013 İstanbul Bienali kapsamında, « Kanal İstanbul » megaprojesinin kuzeyden güneye çizim hattından esinlenen « İki Deniz Arası » projesini yönetti. Öte yandan, Yoann Morvan ve Sinan Logie, başta ilk eserleri Istanbul 2023 (İletiṣim, Istanbul, 2017) için doğu-batı eksenini izleyerek, İstanbul’un meskun alanlarının saçaklarını  dolaştılar. Bu çapraz bakış açıları, metropolün geleceği hakkında özgün ve biraz endişe verici bir vizyon ortaya koymayı amaçlıyor.

Giriş serbesttir, simültane çeviri yapılacaktır.

 

Fotoğraf: © Serkan Taycan, Kabuk #01 (detay)

Uluslararası Canlandırma Günleri

7 – 9 Kasım tarihleri arasında, Institut français’de küçük büyük tüm animasyon severleri mutlu edecek bir program gerçekleşiyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi Fransa’dan kısa animasyon film seçkileri bu etkinlikte izlenebilecek: özellikle Michel Ocelot’nın « Dilili à Paris » filmi.

 

Dilili in Paris (Michel Ocelot)
2015 | Animasyon | 95 dk. | Fransızca |Türkçe altyazılı

Dilili à Paris, gizemli bir olayı aydınlatmak için zorlu bir maceraya atılan küçük bir kızın hikayesini konu ediyor. Küçük bir kız olan Dilili, zorlu bir araştırmanın içine sürüklenir. Usta Adamlar adı verilen gizli bir topluluk korkunç planlar peşindedir. Bölgede yaşayan genç kızlar gizemli bir şekilde kaçırılmaya başlayınca Dilili vakit kaybetmeden harekete geçer. Genç kızların izini bulmak için araştırma yapan Dilili’ye atıldığı bu macerada üç tekerlekli bisikleti ile teslimat yapan ve böyleye şehri herkesten iyi tanıyan Orel yardımcı olur. Dilili ve Orel, ipuçlarını takip edip genç kızların kurtarmayı başarabilecek midir?

 

Program:

 

Daha fazla bilgi için:
http://www.canlandiranlar.com
http://www.facebook.com/canlandiranlar

 

SERGİ: 1200° C

Seramik sergisi

  • 17 – 29 Aralık 
  • Sergi açılışı: 17 Aralık Salı günü saat 19:00 / LCV: kultur.ankara@ifturquie.org 
  • Giriş serbesttir
  • sergilenen objeler satışa sunulacaktır

Plastik sanatların en dolu ifadesini bulduğu alanın seramik sanatı olduğunu rahatça ileri sürebiliriz. Biçim, renk ve doku üçlemesinde yaratıcılığa sınırsız olanaklar sunan bu sanatın başka bir şansı da gündelik yaşamlarımızla içiçe olabilmesi, sanatçıların dokunuşlarının, emeklerinin bizim edim ve dokunuşlarımızla buluşabilmesidir. Temel ihtiyaçlarımızı için kullandığımız bir çok eşyanın seramik olduğu düşünülürse, bu eşsiz mecra yaşam/sanat ilişkisini yoğunlaştırıp gerçekliğe dönüştürebilir.

Bu seramik sergisinde Asya kıtasının iki karşıt ucundan üç sanatçıyı bir araya getiriyoruz. Serginin başlığı çok yüksek bir sıcaklığın ifadesi; akla önce gelen bu sıcaklığın yakıcı ve yokedici gücü oluyor. Demir dahil birçok metali eritip amorf hale getiren bu sıcaklık, toprakla buluştuğunda insan emeğini, bilgi ve kültür birikimini, estetik esinini cisimleştiren bir kaynağa dönüşüyor. Sergimizde estetik ve yaratıcılığın dolaysız şekillendiği objeler ve seramik kapları (Maksabal) izleyebilir, dokunabilir ve haz alabilirsiniz.

Attila Güllü
Küratör

Sanatçılar

  • Mutlu Başkaya
  • Hasan Şahbaz
  • Yong Moon Kim

KIM, YONG MOON

1955`te Kore, Osan şehrinde doğdu. Hong Ik Üniversitesi’nde BA ve MA dereceleriyle 1984 yılında mezun oldu. 40’tan fazla kişisel sergi açtı. Kore geleneğinden beslenen çağdaş yapıtlar ürettiği gibi daha çok yine bir Kore geleneksel formu olan “Maksabal”
kaseleri üzerine yoğunlaştı. Kore, Çin ve Türkiye’de 40 kadar “Uluslarası Maksabal Sempozyumu” organize etti. Maksabal konusunda sekiz kitap yayınladı. Halen Kore Wanju Uluslararası Maksabal Müzesi Direktörü, Çin Qilu Üniversitesi ve Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesidir. Ayrıca Uluslararası Maksabal Odunateşi Sempozyumu’nu organize etmektedir.

HASAN ŞAHBAZ

1975 yılında Konya-Akşehir’de doğdu. 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünde lisans eğitimini tamamladı ve aynı yıl Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.

Özel ve kamu koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı yurt içinde 9 kişisel sergi açtı, birçok ulusal ve uluslararası sergi, sempozyum, çalıştay ve bienalde çalışmalarıyla yer aldı.  Ulusal ve uluslararası düzeyde seramik yarışmalarında 14 ödül kazanan Şahbaz Japonya, Letonya, Finlandiya, Almanya, Tunus ve Türkiye’de etkinliklere katıldı. Halen Afyon Kocatepe Üniversitesi GFS Seramik Bölümünde çalışmalarını sürdüren Şahbaz, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Sanatta Yeterlik eğitimine devam etmektedir. Hasan Şahbaz Türk Seramik Derneği ve Uluslararası Seramik Akademisi (IAC) üyesidir.

MUTLU BAŞKAYA

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünden 1992 yılında mezun oldu, 1997’de Yüksek Lisans eğitiminden sonra 1999’da aynı bölümde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Başkaya yurtdışında ve Türkiye’de pek çok karma sergiye katılmıştır. Aralarında IX. Uluslararası Manises Seramik Bienali, “Manises Kent Ödülü”nün de bulunduğu toplam 11 ödülü bulunmaktadır. 1999 – 2002 yılları arasında Milano’da Gioela Suardi atölyesinde çalışmıştır. Litvanya Vilnius Akademisi ve Kesckemet-Macaristan Uluslararası Seramik Merkezi’nde Erasmus Programı çerçevesinde seminerler vermiş, birçok kez Raku ve kâğıt fırın çalıştayları düzenlemiştir. Türk Seramik Derneği yönetim kurulu üyesi ve Seramik Türkiye Dergisi sanat editörüdür. Sanatçı form ve kavramı buluşturan”Umut” serisine 2007 yılında başladı: “Günlük politikaların insanlar üzerinde yarattığı mutsuzluk, iyimser düşünüldüğünde küçük hayallerle umuda dönüşebilir. Bu düşünceden hareketle oluşturduğu formlarda merdiven umudun sembolü, karamsarlığa kapıldığımızda belirsizliği anlatan merdiven ise aydınlıktan karanlığa doğru gidişin sembolüdür.” Mutlu Başkaya halen Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak görev yapmaktadır.