Dijital Kasım: Claude Monet’nin sanal gerçeklik deneyimi « Su Zambakları Saplantısı »

Institut français de Turquie – Istanbul, Dijital Kasım etkinliği kapsamında, Virgile Film ortaklığıyla; ressam Claude Monet’nin « Su Zambakları » adlı eseri üzerine, Musée d’Orsay ve Musée de l’Orangerie işbirliğiyle, sanal gerçeklikte sürükleyici ve duyusal bir deneyim sunuyor.

Bu etkinlik Institut français de Turquie – Istanbul’un kütüphanesinde 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 14:00 – 19:00 saatleri arasında deneyimlenebilecek. 
Claude Monet’nin sanal gerçeklik deneyimi « Su Zambakları Saplantısı », izleyiciyi müzesinden Giverny bahçesine, atölyesinden çalışmalarının tam kalbine Monet’nin mevsimler arası renk kasırgası içine sürüklüyor. Bu eşsiz duyusal ve sürükleyici bir deneyimi kaçırmayın!

Kayıt için: kultur@ifturquie.org adresine istediğiniz zaman dilimini seçip mail gönderebilirsiniz.
Seanslar:
– 14.00-14.30
– 14.30-15.00
– 15.00-15.30
– 15.30-16.00
– 16.00-16.30
– 16.30-17.00
– 17.00-17.30
– 17.30-18.00
– 18.00-18.30
– 18.30-19.00

Etkinlik süresi 30 dk, Fransızca ve İngilizce.

Tecrübe edebileceğiniz diğer sanal gerçeklik deneyimlerini tıklayarak keşfedebilirsiniz:

The book of distance 
The Room VR: a dark matter
Dali
Van Gogh
Versailles VR, le palais est à vous
Vivez Versailles

 

Institut français Türkiye’nin online edebiyat sohbetleri serisi SALON Edebiyat Türkiye’de çok sevilen Çıtır Çıtır Felsefe serisinin yaratıcısı Fransız yazar Brigitte Labbé ile devam ediyor.

Yazar Yiğit Bener’in sunumuyla gerçekleşecek edebiyat sohbetine Brigitte Labbé’nin kitaplarını Türkçe’ye kazandıran çevirmen Azade Aslan da konuk olacak.

“Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin yaratıcısı Brigitte Labbé’nin amacı çocuklara felsefenin sürekli kendini yenileyen bir sorgulama olduğunu göstermek. Okullarda, kütüphanelerde ve kafelerde çocuklar için “Çıtır Çıtır Felsefe” günleri ve atölyeler düzenleyen Labbé, katıldığı ulusal ve uluslararası konferanslarda çocuklara zor konuları anlatmak üzerine sunumlar gerçekleştiriyor. Brigitte Labbé, Ocak 2019’da, kitaplarının çocukların eğitim öğretim yaşamına sağladığı katkılar nedeniyle Fransa’nın en önemli devlet nişanı olan Légion d’Honneur’e layık görüldü.

Bu yılın başında 14. Ankara Kitap Fuarı’na Institut français Türkiye’nin davetlisi olarak katılan Labbé’nin okullarda ve Institut français’de düzenlediği felsefe atölyeleri çocuklar ve büyükler tarafından büyük ilgi görmüştü.

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa kayıt için sağ üst köşede bulunan KAYIT OL butonuna tıklayınız. Konferans bağlantısı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu kullanmanız gerekmektedir.

 

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
23 Ocak Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
20 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
3 Nisan Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
17 Nisan Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
1 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
29 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
15 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

1. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali kapanış konseri.

İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle.

Seyirci girişi yoktur, konser Izmirtube kanalından canlı olarak yayınlanacaktır.

 

PROGRAM

Film müzikleri, Sol el ve çift el

Camille Saint-Saëns Mon coeur s’ouvre à ta voix “Samson ve Dalila”
Claude Debussy  Clair de Lune “Ocean’s Eleven”
Michel Legrand 
“Yentl” : Where is it written ? / Papa can you hear me  / The piece of sky
“Un Été 42 / Yaz Günüydü”
“Les Parapluies de Cherbourg / Cherbourg Şemsiyeleri”
Gabriel Yared  “L’ Amant /  Sevgili”
John Barry  “Out of Afrika / Benim Afrikam”
John Williams “La Liste de Schindler / Schindler’in Listesi”, “Jurassik Park”
Justin Hurwitz  “La La Land” : City of Stars / Mia and Sebastian’s theme / Another days of sun
“La Môme / Kaldırım Serçesi” filminden ; L’Hymne à l’amour / Je ne regrette rien / La vie en rose

“Konserimi, çift el için bestelenmiş ve sol el için özel olarak düzenlenmiş bestelerle, film müziklerinin büyük ustalarına adamak istiyorum.

Tüm dünyayı dolaşan ve artık ortak duygularımızın mirası haline gelen bu zamansız eserleri sizler için yorumlamaktan çok mutluyum.

Sizlere hazırlamış olduğum içerikte, Fransız ve Amerikan filmleriyle, klasik ve romantik dönem filmlerinden unutulmaz eserlerle birlikte olacağız. Birlikte hoş bir zaman dilimi geçireceğimize inanıyorum” Maxime Zecchini

MAXIME ZECCHINI

Paris ve Lyon Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda eğitim alan Maxime Zecchini, Italya Imola’da Incontri col Maestro Akademisi’nden mezun olan ilk fransızdır piyanisttir.
Arcachon Uluslararası yarışmasını, Normandiya Forum Birincilik ödülünü, Cziffra Vakfının ödülünü, Sicilya Ragusa-Ibla ödülünü ve İtalya Varenna-Lac de Côme Uluslararası yarışmasında oy birliğiyle birincilik ödülünü kazanır.
Aralarında İtalya, Almanya, İngiltere, Güney Kore, Çin, Japonya, Güney Amerika, Avustralya, Rusya, ve Orta Amerika ülkelerinin bulunduğu elliden fazla ülkede konserler veren sanatçı, Pekin Devlet Operası, Şangay Operası, Kiev Filarmoni Orkestrası, Malezya Devlet Senfoni Orkestrası, Johannesburg Filarmoni Orkestrası ile sahne almıştır.

Maxime Zecchini Marcel Bleustein-Blanchet Vakfı, Fondation Meyer Vakfı ve Société Générale gibi kurumlardan burslar kazanmıştır, Mission du Centenaire ve Venedik Vakıf tarafından desteklenmektedir.

Sanatçının kaydettiği, solo piyano, piyano ve orkestra için konçerto ve oda müziği ile gerçekleşen, sol el için eserlerden oluşan 10 albümlük antoloji (Ad Vitam records), bu alanda tek örnektir… Söz konusu proje basın tarafından büyük övgüyle karşılanmış (Télérama, Diapason, Classica, Le Monde…), sanatçı Fransız ve diğer ülkelerin radyo ve televizyon kanallarında çok sayıda programa davet edilmiştir. (Culture Box, France Info TV, France Musique, Radio Classique, France Inter, France Culture)

Piyano-vokal resitalleri için Amerikalı şarkıcı Julia Migenes ile ve konser-okumalar için oyuncu Anouk Aimée ile işbirliği yapan Zechini’nin besteleri ve düzenlemeleri Durand-Salabert-Universal Music tarafından yayınlanmıştır.

Maxime Zecchini pandemi sebebiyle ertelenen Carnegie Hall konserini 2022 Nisan ayında gerçekleştirecektir.

21. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali online olarak gerçekleşecek.

Etkinlik 9 – 15 Kasım tarihlerine ertelenmiştir.

2000 yılındaki ilk edisyonundan bu yana Institut français Izmir tarafından desteklenen festival, alanında Türkiye’nin en büyük festivali olma özelliğini taşıyor.

Festivalde yaklaşık 400 kısa film sunulacak, atölye ve söyleşiler yine online olarak yer alacak.

Detaylı bilgi için www.izmirkisafilm.org

Izlemek için live.izmirkisafilm.org

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınında bir ilk !

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

11 Şubat’daki canlı yayının konuğu başarılı oyuncusu Lionel Erdoğan.

Champigny-sur-Marne’de doğan Lionel Erdoğan, 1999 yılında konservatuara girer. Öğretmeni Olivier Letellier, Lionel’i Marie-Aude Murail’in romanından uyarlanan Oh Boy! adlı oyunu ile ilk defa sahneye çıkarır. 2010 yılında tek kişilik oyunu için Gençlere yönelik Gösteri dalında Molière Ödülünü kazanır. Daha sonra Pierre Palmade, Nicolas Briançon, Alexis Michalik ile işbirliği yapar… Sinemada “Baba Oğul Terapi!” filminde Olivier Dahan, Christian Duguay, Richard Berry ve Jacques Gamblin ile kamera karşısına geçer. Televizyonda ise birçok dizide yer alır, özellikle Gérard Depardieu ile « On va s’aimer un peu, beaucoup » ve Netflix’te « La Révolution ». 2016 yılında eski öğrencilerle kurduğu ve tiyatro derslerinin verildiği Champigny-sur-Marne’da bulunan A3JV kültür derneğinin başkanıdır. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınında bir ilk !

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

14 Ocak’daki canlı yayının konuğu Basketbol Süper Ligi’nde zirveye damga vuran Basketbol oyuncusu Amath M’Baye.

2019’dan bu yana Pınar Karşıyaka Spor Kulübünde forma giyen, Fransız Milli basketbolcu Amath M’Baye’yi canlı yayında keşfedin. Amath M’Baye, 2009 ile 2012 yıllar arasında Wyoming Cowboys, 2012 ile 2013 yıllar arasında ise Oklahoma Üniversitesi ve Oklahoma Sooners, ve daha sonra Japonya Basketbol Ligi’nde Mitsubishi Diamonds Dolphins of Nagoya’da yer aldı. Fransız takımının Avustralya’ya karşı kazandığı zaferin ardından (67-59), 2019 Dünya Kupası’nda bronz madalya kazandı. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınlarına tekrar başlıyor!

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

17 Aralık’daki canlı yayının konuğu oyuncu ve şarkıcı Sinan Bertrand. Bertrand, Fransa’da yaşayan ve yirmi yıldır çok sayıda bilinen müzikalde yer almış, yarı Fransız yarı Türk, oyuncu ve şarkıcıdır. Kendisi aynı zamanda Devlet tiyatroları sanatçısı Olcay Poyraz’ın oğludur. Instagram hesabımızda gerçekleşecek söyleşi ve performansını kaçırmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınlarına tekrar başlıyor!

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

12 Kasım’daki canlı yayının konuğu çok saygı değer müzisyen Attila Demircioğlu. Ayrıca Frankofon dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Attila Demircioğlu, Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yardımcı Doçent Doktor, unvanıyla öğretim üyeliği ve Müzik Kulübü Başkanlığı görevlerini sürdürmektedir. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Dijital Kasım ve 24. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, Institut français Türkiye’nin işbirliğiyle,
Festival Açılış Performansı: Diagonale Ascendante, 

Ücretsiz etkinlik.
Yaklaşık 30’ sürer; ara yoktur. 

Diagonale Ascendante: Bir yükseklik stratejisi… Bir dağa dolambaçlı bir yoldan tırmanıyoruz; tırmanan bedenin eğimi zeminin şeklini gösteriyor; eğimler adeta bedende yansıyor, yeni bir ifade olarak karşımıza çıkıyor. Peki ya zeminimiz dikse, düz bir duvarsa? Retouramont tarafından hayata geçirilen bu dans projesinde Nathalie Tedesco ve Fanny Gombert bedenin yükselişteki sınırlarını ve enerjisini dik bir yapıya tırmanarak sorguluyor. Diagonale Ascendante’ın akşamları gerçekleşecek ikili performansı ise, farklı bir görsel şenliğe dönüşüyor… Bu düet, dansçıların hareket ettiği yapıya projeksiyonun da yansıtılmasıyla pekiştiriliyor. Gerçek bedenlerin, gölgelerin ve yansıtılan imgelerin oluşturduğu bu görsel yapının yüzeyinde dansçıların devasa gölgeleri adeta yüzüyor… Boşluğu merkeze alan bu gösteri günümüze işaret ediyor; bedenlerimiz hareket etme arzusundayken, bizden ayrı, bizden başka bir şeye bağlı olarak farklı bir devinimle yaşamı başka/farklı bir hareket içinde yeniden üretiyoruz…

14 Kasım Cumartesi 20:00 

15 Kasım Pazar 15:00 

15 Kasım Pazar 20:00 

RETOURAMONT

  • Koreografi ve Sahneleme: Fabrice Guillot
  • Dış Göz ve Yardımcı Koreograf: Nathalie Tedesco
  • Güvenlik Yöneticisi ve Aparat Üreticisi: Olivier Penel
  • Performansçılar: Nathalie Tedesco, Fanny Gombert

Ortak yapımcılar: 
Coopérative De Rue et De Cirque-2R2C, the City of Villetaneuse-Paris 13 University, Plaine Commune, The Ballet du Nord-CCN of Roubaix, the City of Paris.

 

Yapımın çevrimiçi gösterimini 21 Kasım (20.00)-28 Kasım tarihleri arasında Institut français de Turquie’nin YouTube kanalından ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

PİYANO RESİTALİ: MAXIME ZECCHINI

  • Institut français ve Çankaya Belediyesi işbirliği
  • 03.11.2020 Salı günü 19:30
  • Çağdaş Sanatlar Merkezi – Kennedy Cad. Çankaya
  • Yerlerimiz 60 kişiliyle sınırlıdır: KAYIT ZORUNLUDUR -> kultur.ankara@ifturquie.org  (giriş kayıdı bulunmayan izleyiciler konsere alınmayacaktır)
  • En fazla 2 kişilik rezervasyon alınmaktadır 
  • Salona girişte maske takma zorunludur

RECITAL DE PIANO DE MUSIQUE FRANÇAISE POUR LA MAIN GAUCHE ET LES DEUX MAINS :

“AUTOUR DE DEBUSSY ET DE RAVEL”

  • Debussy : Trois Préludes (iki el)
  • Alkan : Fantaisie opus 76  (sol el)
  • Debussy : Clair de Lune (iki el)
  • Sancan : Caprice Romantique (sol el)
  • Fauré : Romance sans paroles opus 17 n°3 (iki el)
  • Ravel : Concerto pour la main gauche  (sol el)
  • Michel Legrand : Suite sur les Parapluies de Cherbourg  (iki el)
  • Divers compositeurs : Suite de très célèbres chansons françaises (Aznavour, Piaf,…) (iki el)

Süre aralıksız 1 saat 10dk

MAXIME ZECCHINI

Lyon Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda  Géry Moutier ve Danièle Renault-Fasquelle’lin öğrencisi olduktan sonra  Paris Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda  Jean-François Heisser’in öğrencisi olur.

Piyano eğitimine, 2006’da mezun olduğu, Italya’da  Incontri col Maestro à Imola Akademisinde Giovanni Valentini ve Piero Rattalino ile devam eder.

Hem Fransa hem de yurtdışında birçok festivallere katılır ve kırka yakın ülkede konser verme imkanı bulur.

Arcachon Uluslararası yarışmasını, Normandiya Forum Birincilik ödülünü, Cziffra Vakfının ödülünü , Sicilya Ragusa-Ibla ödülünü ve İtalya Varenna-Lac de Côme Uluslararası yarışmasında oy birliğiyle birincilik ödülünü kazanır.

Pias-Harmonia Mundi tarafından tüm dünyaya  dağıtılan ve Advitam Records’da piyanoda sol el için eserlerin on ciltlik 1. antolojisini içeren diskografisi basın tarafından bolca alkışlandı  (4 clés Diapason, 4 étoiles Classica, Pianiste, FFFF Telerama, Le Monde, …).

Piyano-ses resitalleri için Amerikalı şarkıcı Julia Migenes ile ve konser-okumalar için oyuncu Anouk Aimée ile işbirliği yaptı.

Besteci olan Maxime Zecchini Éditions Durand-Salabert-Universal Music tarafından yayınlanan çok sayıda eser ve aranjman yapmıştır.

 

 

Filmlerdeki Paris

Institut français Türkiye, Kültür A.Ş. işbirliğiyle sizi “Sinema ve Şehir Hafızası” serisinin devamını keşfetmeye davet ediyor.

Berlin’de geçen bir dizi filmin ardından, “Filmlerde Paris” seçkisi, 4 Aralık tarihine kadar Fransız başkentini öne çıkaracak.

Sağlık protokolümüz, kişi sayısını 35 ile sınırlamaktadır.

Kayıt için, istediğiniz seansın üzerine tıklayın:

18.11.2020, Çarşamba

19:00 Dört Yüz Darbe / Les quatre cents coups / The Four Hundred Blows (François Truffaut, 1959)

19.11.2020, Perşembe

19:00 Paris Bizimdir / Paris nous appartient / Paris Belongs to Us (Jacques Rivette, 1961) 

20.11.2020, Cuma

17:00 Paris 1900 / Paris Bin Dokuz Yüz / Paris mil neuf cent / Paris Nineteen Hundred(Nicole Védrès, 1947)

19:00 Oda 212 / Chambre 212 / On a Magical Night (Christophe Honoré, 2019)

25.11.2020, Çarşamba

19:00 Paris Bizimdir / Paris nous appartient / Paris Belongs to Us (Jacques Rivette, 1961) 

26.11.2020, Perşembe

19:00 Dört Yüz Darbe /Les quatre cents coups / The Four Hundred Blows (François Truffaut, 1959)

27.11.2020, Cuma

18:00 Opera Bulvarı / Avenue de l’opéra / The Opera Avenue(1900) and other short films by Alice Guy-Blaché 

19:00 Bedenimi Kaybettim / J’ai perdu mon corps / I Lost My Body (Jérémy Clapin, 2019) 

02.12.2020, Çarşamba

19:00 Zazie Metroda / Zazie dans le metro / Zazie in the Metro (Louis Malle, 1960)

03.12.2020, Perşembe

19:00 Oda 212 / Chambre 212 / On a Magical Night (Christophe Honoré, 2019)

04.12.2020, Cuma

17:00 Paris 1900 / Paris Bin Dokuz Yüz / Paris mil neuf cent / Paris Nineteen Hundred(Nicole Védrès, 1947)

19:00 Dilili Paris’te / Dilili à Paris / Dilili in Paris (Michel Ocelot, 2018) 

SİNEMA KULÜBÜ: LE POULAIN

02.10.2021 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Mathieu Sapin | kurgu, komedi | 97dk | Türkçe altyazılı

ÖZET

Siyasete yeni başlayan 25 yaşındaki Arnaud Jaurès, bir başkan adayının kampanya ekibine çeşitli koşulların birleşimiyle katıldı. İletişim direktörü olan Agnès Karadzic’in asistanı olarak işe başlamaktadır, kendisini çeken ve büyüleyen bir güç ve deneyim kadınıdır. Agnès ona kampanya taktiklerini tanıttırır ve onun yanında, takım içindeki kıvrımları, dönüşleri ve rekabetleri gözlemler, saflığını yavaş yavaş terk ederek kademelere tırmanarak çok stratejik bir pozisyona yükselir. 

Oyuncular

  • Alexandra Lamy, Finnegan Oldfield, Gilles Cohen, Brigitte Roüan

Covid 19 kapsamında sinema gösterimlerle ile ilgili alınan önlemler:

  • bina girişinde ateş ölçümü ve HES kodu kontrolu yapılacaktır
  • bina içerisinde maske takmak zorunludur
  • binaya ve salona girişte dezenfektan bulunmaktadır
  • salonumuz dezenfekte edilmiştir
  • salona en fazla 65 kişi kabul edilmektedir
  • sosyal mesafe: seyirciler arası en az 1 metre mesafe konulmuştur
  • kayıt zorunludur: mediatheque.ankara@ifturquie.org

2020 Haziran ayında başladığımız SALON Edebiyat online konferans serisinin 7. buluşması 28 Ekim 2020 tarihinde yine yazar Yiğit Bener moderatörlüğünde gerçekleşecek.

Konuşmacılar: Mathias Énard ve Ebru Erbaş

Mathias Énard geleceği görerek bugünü deşifre eden bir yazardır. Boussole’da (Pusula) gördüğümüz üzere Tarihle senli benli olurken Zone’da (Bölge) olduğu gibi çağdaşla da oynayabiliyor. Sıra dışı bir bilgelik ve kıvrak olduğu kadar zeki bir dille okurunu yakalayan harika bir yazar var karşımızda. Türk yazar Yiğit Bener ile olan buluşması ise unutulmaz olmayı vadediyor. Institut français Türkiye ve düzenlediği SALON Edebiyat konferans serisi fikir tartışması ve edebiyat dünyasına uzun soluklu olarak katkı sağlıyor. Énard’ın Boussole (Pusula) romanı çevirisi ile  2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne layık görülen Ebru Erbaş ise mesleğinin sihrini açıklayacak.

Biyografi:
Mathias Énard Fransız bir yazar ve çevirmendir. École du Louvre’da eğitiminin tamamladıktan sonra, INALCO’da Arapça ve Farsça eğitimine devam etmiştir. Ortadoğu’da uzun süre kaldıktan sonra, Barselona’da ve Berlin’de yaşayıp Fransa’ya dönmüştür. 2008 yılında Actes Sud, birinci şahsın ağzından beş yüz sayfalık tek bir cümleden oluşan Zone adlı romanını yayınlamıştır. 2008 Décembre Ödülü, Candide Ödülü ve 2009 Livre Inter Ödülü gibi birçok ödül almıştır. 2015 yılında, Batının Doğuya bakışını ele alan Boussole adlı romanı Goncourt ödülünü almıştır. Le Banquet annuel de la confrérie des Fossoyeurs Fransızca (Mezar Kazıcıları Birliğinin Yıllık Ziyafeti) yayınlanan son romanıdır (2020 son baharı). Boussole (Pusula) Ebru Erbaş tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

Zoom üzerinden canlı olarak Fransızca ve Türkçe olarak gerçekleşecek konferansa kayıt için sağ üst köşede bulunan KAYIT OL butonuna tıklayınız. Konferans bağlantısı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu kullanmanız gerekmektedir.

 Fikir Tartışması: Osmanlı İmparatorluğu’nda İsyanlar
Konuşmacılar: Edhem Eldem ve Henry Laurens
25 Ekim 2020, 18.00
Institut français Türkiye YouTube kanalından canlı yayın

Arap Dünyası Enstitüsü tarafından düzenlenen « İsyanlar ve devrimler : Yönetenler ve Yönetilenler » konulu tarih günlerinde Edhem Eldem ve Henry Laurens « Osmanlı İmparatorluğu’nda İsyanlar » konusunu konuşacak.

Edhem Eldem – Osmanlı İmparatorluğu tarihçisi, Collège de France’da Türk ve Osmanlı tarihi uluslararası kürsüsü sahibi ve Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde profesör.
Henry Laurens – Collège de France’da profesör ve Arap dünyası çağdaş tarihi kürsüsü sahibi.

Osmanlı İmparatorluğu, altı yüzyılı aşan varlığı boyunca sürekli olarak çeşitli nitelik ve kapsamdaki isyanlarla karşı karşıya kaldı: ordu veya idare içindeki isyanlar, dini veya etnik nitelikteki yerel isyanlar … 19. yüzyıldan önce bu hareketler gerekçelerini, liderlerin meşruiyetini sorgulayan dini ve ahlaki kavramlardan alıyordu. Daha sonra, imparatorluğun sonunu getirecek büyük ayaklanmaları oluşturmak için modernleşecekler.

Etkinlik Fransızcadır.

Tartışmayı canlı izlemek için YouTube kanalımıza abone olmayı ve bildirimlerinizi açmayı unutmayın ! https://www.youtube.com/channel/UCNDrvyM4UcAgHyfJ38ETTaw?view_as=subscriber

Arap Dünyası Enstitüsü işbirliği ile

 

SİNEMA: FİLMLERDEKİ BERLİN

Goethe Enstitüsü, Institut francais de Turquie ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi

iştiraklerinden Kültür AŞ’nin işbirliğiyle, Sinema ve Şehir Hafızası Serisi’nin ilk etkinliği

olan “Filmlerdeki Berlin” başlıklı film gösterimleri, 10 Ekim’de Institut francais de

Turquie’nin sinema salonunda gerçekleşecek.

Film küratörlüğünü Dr. Cihat Arınç’ın yaptığı Sinema ve Şehir Hafızası Serisi, kültürel hafızanın mekanları olarak dünya şehirlerine odaklanıyor ve ele aldığı şehirlerin geçmişini ve bugününü kameranın tanıklığı ile sunmayı amaçlıyor. Seri kapsamındaki her film gösterimi etkinliği, farklı bir şehrin meydanlarını, caddelerini, sokaklarını, anıtlarını, kamusal ve özel alanlarını sahne edinen ve o şehirde yaşayan insanların deneyimlerini görselleştiren bir film seçkisinden oluşacak.

Kayıt için istediğiniz seansın üzerine tıklayın:

10.10.2020, Cumartesi

12:00 – Elveda Lenin! / Good bye, Lenin! (Wolfgang Becker, 2003)

15:00 – Koş Lola Koş/ Lola rennt (Tom Tykwer, 1998)

11.10.2020, Pazar

12:00 – Victoria (Sebastian Schipper, 2015)

15:00 – Berlin Almanya’dadır / Berlin is in Germany (Hannes Stöhr, 2001)

17.10.2020, Cumartesi

12:00 – Sonsuz Gece / Die endlose Nacht (Will Tremper, 1963)

15:00 – Berlin: Büyük Bir Şehrin Senfonisi / Berlin: Die Sinfonie der Großstadt (Walter Ruttmann, 1927)

18.10.2020, Pazar

12:00 –  Sonnenallee  / Sun Alley (Leander Haußmann, 1999)

15:00 – Elveda Lenin! / Good bye, Lenin! (Wolfgang Becker, 2003)

 

Toplamda 8 seans sürecek olan “Filmlerdeki Berlin”, Elveda, Lenin!’in tekrar gösterimiyle
sona erecek. Ücretsiz olarak düzenlenen film gösterimleri, Covid-19 kurallarına uygun bir yerleşim düzeniyle gerçekleştirilecek. Etkinlik boyunca salona girişlerde ateş ölçümü yapılacak, hijyen noktaları hazır bulundurulacak ve seyircilerin film gösterimleri süresince maske takması zorunlu olacak.

Sağlık protokolümüz, kişi sayısını 35 ile sınırlamaktadır.

Rezervasyon yapmanız tavsiye edilir

 

Ferrante Ferranti

Pazartesi – Cuma arası 10:00 – 18:00
Ziyaret için randevu zorunludur : kultur.izmir@ifturquie.org

1960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un «Vahşi taşlar » adlı kitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alarak 1985 yılında Paris-UP6’dan mezun olur. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker.

2005-2011 yılları arasında Artois Üniversitesi’nde İspanyol medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. « Fotoğrafı yorumlamak » (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante, 2004 Guatemala, 2009 Endonezya, 2010 Bükreş, 2010 Sırbistan’da, 2014’ten bu yana ise Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde fotoğraf atölyeleri gerçekleştirmektedir.

2009-2010 yıllarında Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi’nde Garges-lès-Gonesse ve Sarcelles liselerinde ve 2017’de İstanbul frankofon liselerinde « Ecritures de lumière » adlı yazı atölyeleri gerçekleştirmiştir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan « Orta Doğu», « Halep İç Kale Sarayı » ve « Beyrut Sursock Sarayı » kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar. Gezgin fotoğrafçı, 35 yıldır yazar Dominique Fernandez ile birlikte kendisini Bolivya’dan Sibirya’ya İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmeye adamıştır.

2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının « Yolculuklar » adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssünde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında « Paris şehrinin müzeleri » ve 2020’nin sonbaharında « Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1 » adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

YOLCULUKLAR

Truva Savaşı olmuş mu olmamış mı, pek de önemli değil benim için! İlyada yeniyetme düş dünyamı biçimlendirdi, Odise de söylence birikimimi beslemeye devam ediyor.

Kurnaz Odisseus’un Kikonlara ziyaretiyle Lotofajlar (=Lotüs yiyenler) ülkesinde karaya çıkması arasında yaptığı deniz yolculuklarını Homeros’un anlatmayı unuttuğu görüşündeyim hâlâ. Çevirmeni Victor Bérard, fotoğrafçı Frédéric Boissonas ile birlikte, 1912 yılında gezgin denizcinin İthaki’ye dönüşüne dek dümen suyunu izledi; Homeros’un unuttuğu bu menzillerin yerini, Truva’nın tam karşısındaki kıyıda bulunan İsmaros ve bugünkü Tunus’un hemen açığındaki Cerbe adası olarak belirledi. Fakat muzaffer kahramanın, Peloponez’in güney ucundaki Male burnunu geçmeden önce, başarılarını Efeslilere anlatmak için Küçük Asya kıyıları boyunca gittiğini ve efsanevi destanda adı geçen savaşçılarını onurlandırmak üzere yolculuğunu Termessos’a dek uzattığını düşünmemize hiçbir engel yok.

1980’de,Odise’nin başlangıcındaki Telemakos’un yaşı olan yirmi yaşımda, keşif yolculuklarıma başladım. Baba tarafından köklerimin peşinde ilkönce, Kiklop’un tek gözünü kör ettiğinden Poseidon tarafından lanetlenen Odisseus’un serüvenlerle dolu güzergâhının, yoldaşlarının kutsal inekleri yemesine engel olamadığı için tek başına dolaşmalara dönüştüğü “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya gittim.

Ardından hiç durmadan Apollon’a adanmış tapınakları –Bassae, Delf, Delos ve benzeri- görmek üzere Yunanistan’a gittim. Daha o zamandan Büyük İskender söylencesi ve İmparator Hadrianus’un tutkularına duyarlıydım.

Mısır düşü, 1981 yılı güz gündönümünde, Ebu Simbel tapınağının tanrılar odası, güneşin karanlıklara karşı utkusunu ululamak için ancak birkaç dakika ışıl ışıl aydınlandığında somutlaştı. Bu benim ışıkla vaftiz edilmem oldu, bundan böyle fotoğrafçı olacaktım artık. Kahire’de, İbni Tulun Camii’nde İslam sanatına da gözüm açıldı.

Doğu’ya rampa etmenin zamanı gelmişti. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın; Pierre Paolo Passolini’nin Medea’sı için seçtiği yörelerdeki mağaraların düşlerini kurarak Türkiye’ye geldim.

Beceri yetersizliğinden pek de başarılı çıkmamış ve zamanın etkisiyle sararmış renkli fotoğraflarda donup kalan o zamanki bakışlarım, Sinan’ın minareleri ve Topkapı köşkleri, kuşların konup kalktığı kervansaray kubbeleri ve Kapadokya freskleri karşısında duyduğum hayranlığı yansıtıyor. Yolculuğum sırasında İncil’den sahneler göründü gözüme ve melezleşmiş bir ulus keşfettim. Ankara’da, tepelerde birbirinin üstüne yığılmış evler kalabalığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’inin görkemli yalnızlığının oluşturduğu çelişkiden allak bullak oldum.

Yeni bir lirik ozanın beni Doğu’ya yönlendirmesi için 1997 yılını beklemem gerekti. Bir Hindistan aşinası olmuştum ve ipek yollarında yürümeyi düşlüyordum, ancak menzillerin anlatısı yoktu elimde. Nicolas Bouvier çıkageldi yaşamıma, Dünyanın Kullanma Kılavuzu keşif gezilerimin el kitabı oldu. Bana göre zaman ve mekân dışında yolculuk yapanın mutluluğunu hiç kimse, onun Erzurum yakınlarında yaptığı gibi anlatmayı becerememiştir.

Persepolis’ten Tebriz’e İran’da, sonra Afganistan’da onun izini sürdüm; Afganistan’da iki “Kabil Perşembeleri” gerçekleştirmek ayrıcalığım oldu. O zamanlar, 1954’te, ne acıdır ki bugün artık var olmayan özgür serüvencilerin de katıldığı “Yurdundan ayrılmışlar”ın buluşmalarıydı bu “Kabil Perşembeleri”. Külüstür Fiat Topolino’sunun karoserine yazdırdığı Mevlâna dizeleri Bouvier için pasaport değerindeydi.

Bamiyan Buda heykelleri epeyden beri un ufak edilmiş halde ama Ruh, Asya’nın en uzak köşelerinden gelmiş keşiş, hacı ve tüccarları barındırmış olan bu mağaralar üzerinde süzülüyor hâlâ. Komutan Mesut’un yurtluğu terk edilmiş durumda, fakat eyerli atlar, Mahşerin Atlıları’nın atları gibi, Bend-i Emir gölünün donmuş kıyılarında hâlâ başıboş dolaşıp duruyor.

Yolculuklarımı, İran sınırı yakınlarındaki Tatev’den Haghpat’a, keşiş-şair Sayat Nova’nın manastırına dek Ermenistan’a; Svaneti’nin arkaik kulelerinden Davit Gareja’nın Azebaycan ovalarına yukarıdan bakan, kayalara oyulmuş odalarına dek Gürcistan’a; Hive’den restore edilmiş kalıntıların ticaretin beslediği yerlerin görkemini yansıttığı Buhara’ya dek Özbekistan’a uzattım.

2008 Yılında, serüvenlerle dolu yolculuklarım, doğduğum ülke Cezayir’de tamamlandı; Akdeniz ülkelerinin tümünün kıyılarına rampa etmiştim. Bir on yıldan beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Fırat kıyılarında canlanan ya da Anadolu ve Büyük Yunanistan’a (=İtalya’nın güneyi) yayılmış olan anılar peşindeyim hâlâ.

Keşifler, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdığımız Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açtı. İzmir’de forumun kemerleri ve kolonları Smyrne’in gücünü çağrıştırıyor; Hiérapolis’in revakları Pers minyatürleri seriyor gözler önüne; Sardes’te sinagog Artemis tapınağıyla yan yana duruyor. Zeus’un hayaleti Labranda kayalıklarında, Praksitel Venüs’ününki de Knidos’un taşları üzerinde geziniyor. Efes’te Bakire Meryem’in evi ziyaret ediliyor ve sayısız Hıristiyan kalıntıları Likya, Lidya, Karya kıyılarının; Suriye’deki Saint-Siméon kalıntıları ile Yunanistan’daki Athos dağı yarlarına karşılık verircesine, ne kadar önemli birer ibadet ve çilecilik mekânları olduklarını anlatıyorlar.

– Noel Baba söylencesinin hâlâ capcanlı yaşadığı – Mira’dan başlayarak karalara yaptığım çıkarmalar, çatışmaların ötesinde Doğu ile Batı’nın kavşağındaki bu toprakların manevi zenginliklerinin önemini tam olarak anlamamı sağladı. Göbeklitepe’de ören yerine girmeme izin vermediler ama Adıyaman nekropollerinde yapılmış olan cenaze törenlerinin yankılarını görür gibi oluyor sanki insan; Nemrut Dağı’ndaki eski Yunan yazıtları, tanrı Apollon’u Pers tanrısı Mithra ve Ermeni tanrıçası Anahit ile birleştiren Büyük İskender’in fetihlerinden ortaya çıkmış bir kralın öyküsünü anlattı; İbrahim peygamberin doğum yeri kabul edilen Urfa’da Cuma namazına tanık oldum. İstanbul’da Lazaris liselerdeki görevlerim de açık fikirliliği özendirip desteklemenin ne kadar önemli olduğunu kanıtladı bana.
Denizciler, kendisi de Truva’dan çıkıp gitmiş olan Aineias’ın dümen suyunu izleyip yurtlarından uzaklara yerleştiler ve Apollon’dan geleceğe ilişkin haberler almak umuduyla kâhinlere danıştılar. Didim’de, parlak mermerle yapılmış koridorlar; Yunan dünyasının göbeği olan Delf ’teki kadın kâhinin ve Misène burnu yakınlarında, Vezüv’den pek de uzak olmayan Cumes’ün Apollon rahibesi Sibylle’in mağaralarının karşılığı oldular.
Bu yolculukların güzergâhını mitolojik yerlerle tapınaklar, mermer Gorgon ve hermafrodit yontuları, ikonlar ile grafitiler, dikilitaşlar ile minareler, Yunan sütun başlıkları ile Bizans kubbeleri arasındaki görünüm yankılanmasından hareketle belirledim. Bana göre gezginler ile kuşlar kendi aralarında, yazısı silinerek üzerine başka yazılar yazılmış bin yıllık parşömene benzeyen tarihsel kalıntıların katmanlarını ortaya çıkarmak amacıyla söyleşiyorlar. Uygarlık ve bağdaştırmacılıkla yoğrulmuş bir toprağın ufukları sınırsızca genişliyor ve göksel, sonsuz görkemlerle parıl parıl parlıyor.
Ferrante Ferranti, 2020

ATÖLYE: ÇAYLAK MUHABİRLER

İlk seans 8 Ekim Perşembe

Ekim ayı boyunca eğlenceli online röportaj atölyesine katılın! Her hafta bir kültürel konuyu ele alacağız, ardından konuyla ilgili mini bir film gerçekleştirmek için bir haftanız var. Her hafta oylamaya sunup, kazanan videolar son seansta İstanbul ve İzmir kütüphane ekibiyle izlenecektir!

Seviye: B1, Süre: 40 dk 

Bilgi ve kayıt için: ayfer.simms@ifturquie.org

SİNEMA KULÜBÜ: COMME DES GARÇONS

10.10 ve 24.10.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Julien Hallard | spor, kadın hakları | 90dk | Türkçe altyazılı

Covid 19 kapsamında sinema gösterimlerle ile ilgili alınan önlemler:

  • bina girişinde ateş ölçümü yapılacaktır
  • bina içerisinde maske takmak zorunludur
  • binaya ve salona girişte dezenfektan bulunmaktadır
  • salonumuz dezenfekte edilmiştir
  • salona en fazla 25 kişi kabul edilmektedir
  • sosyal mesafe: seyirciler arası en az 1,5 metre mesafe konulmuştur
  • salonda bulunan klimalar çalıştırılmıyacaktır
  • 18 yaş altı kabul edilmemektedir
  • kayıt zorunludur: kultur.ankara@ifturquie.org

ÖZET

Reims, 1969. Le Champenois gazetesinde spor muhabiri Paul Coutard, gazetenin yıllık fuarı sırasında yönetmenine meydan okumak için bir kadın futbol maçı düzenlemeye karar verir. Düşmanı, yönetici sekreteri Emmanuelle Bruno, kendisini ona yardım etmek zorunda bulur. Farkında olmadan Fransa’daki ilk kadın futbol takımının oluşumuna birlikte başlayacaklar.

Oyuncular

  • Max Boublil
  • Bruno Lochet
  • Carole Franck
  • Vanessa Guide

Yolculuklar sergisi, 12 Ekim’den itibaren İnstitut français de Turquie’nin İstanbul şubesinde. 

Fransız fotoğrafçı Ferrante Ferranti’nin “Yolculuklar” sergisi, Ankara, İstanbul ve İzmir olarak Institut français Türkiye’nin üç anteninde eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Pazartesi 12 ve Salı 13 Ekim tarihlerinde, rezervasyon yaparak sanatçı eşliğinde

Fransızca gerçekleşecek rehberli tura katılabilirsiniz.  Sağlık protokolümüz, ziyaretçi

sayısını 10 ile sınırlamaktadır.

İstediğiniz tarihin üstüne tıklayarak kayıt olabilirsiniz.

Pazartesi 12 Ekim – Saat 15.00

Pazartesi 12 Ekim –  Saat 16.00

Salı 13 Ekim – Saat 15.00

Sali 13 Ekim – Saat 16.00

Biyografi

1960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un «Vahşi taşlar » adlıkitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alarak 1985 yılında Paris-UP6’dan mezun olur. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker. 

2005-2011 yılları arasında Artois Universitesi’nde ispanyol medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. « Fotoğrafı yorumlamak » (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante yurtdışında fotoğraf atölyeleri gerçekleştirir, 2004 Guatemala, 2009 Endonezya, 2010 Bükreş, 2010 Sırbistan ve 2014’ten bu yana ise Paris Siyasal Bilgiler’de.

2009-2010 yıllarında Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi’nde Garges-lès-Gonesse ve Sarcelles liselerinde ve 2017’de Istanbul frankofon liselerinde « Ecritures de lumière » adlı yazı atölyeleri gerçekletirmiştir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan « Orta Doğu», « Halep İç Kale Sarayı » ve « Beyrut Sursock Sarayı » kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar. Seyahat eden fotoğrafçı, 35 yıldır yazar Dominique Fernandez ile kendilerini Bolivya’dan Sibirya’ya İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmeye adar.

2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının « Yolculuklar » adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssü’nde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında « Paris şehrinin müzeleri » ve 2020’nin sonbaharında « Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1 » adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

YOLCULUKLAR

Truva Savaşı olmuş mu olmamış mı, pek de önemli değil benim için! İlyada yeniyetme düş dünyamı biçimlendirdi, Odise de söylence birikimimi beslemeye devam ediyor.Kurnaz Odisseus’un Kikonlara ziyaretiyle Lotofajlar (=Lotüs yiyenler) ülkesinde karaya çıkması arasında yaptığı deniz yolculuklarını Homeros’un anlatmayı unuttuğu görüşündeyim hâlâ. Çevirmeni Victor Bérard, fotoğrafçı Frédéric Boissonas ile birlikte, 1912 yılında gezgin denizcinin İthaki’ye dönüşüne dek dümen suyunu izledi; Homeros’un unuttuğu bu menzillerin yerini, Truva’nın tam karşısındaki kıyıda bulunan İsmaros ve bugünkü Tunus’un hemen açığındaki Cerbe adası olarak belirledi.  Fakat muzaffer kahramanın, Peloponez’in güney ucundaki Male burnunu geçmeden önce, başarılarını Efeslilere anlatmak için Küçük Asya kıyıları boyunca gittiğini ve efsanevi destanda adı geçen savaşçılarını onurlandırmak üzere yolculuğunu Termessos’a dek uzattığını düşünmemize hiçbir engel yok. 1980’de,Odise’nin başlangıcındaki Telemakos’un yaşı olan yirmi yaşımda, keşif yolculuklarıma başladım. Baba tarafından köklerimin peşinde ilkönce, Kiklop’un tek gözünü kör ettiğinden Poseidon tarafından lanetlenen Odisseus’un serüvenlerle dolu güzergâhının, yoldaşlarının kutsal inekleri yemesine engel olamadığı için tek başına dolaşmalara dönüştüğü “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya gittim. Ardından hiç durmadan Apollon’a adanmış tapınakları –Bassae, Delf, Delos ve benzeri- görmek üzere Yunanistan’a gittim. Daha o zamandan Büyük İskender söylencesi ve İmparator Hadrianus’un tutkularına duyarlıydım.  Mısır düşü, 1981 yılı güz gündönümünde, Ebu Simbel tapınağının tanrılar odası, güneşin karanlıklara karşı utkusunu ululamak için ancak birkaç dakika ışıl ışıl aydınlandığında somutlaştı. Bu benim ışıkla vaftiz edilmem oldu, bundan böyle fotoğrafçı olacaktım artık. Kahire’de, İbni Tulun Camii’nde İslam sanatına da gözüm açıldı. Doğu’ya rampa etmenin zamanı gelmişti. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın; Pierre Paolo Passolini’nin Medea’sı için seçtiği yörelerdeki mağaraların düşlerini kurarak Türkiye’ye geldim. Beceri yetersizliğinden pek de başarılı çıkmamış ve zamanın etkisiyle sararmış renkli fotoğraflarda donup kalan o zamanki bakışlarım, Sinan’ın minareleri ve Topkapı köşkleri, kuşların konup kalktığı kervansaray kubbeleri ve Kapadokya freskleri karşısında duyduğum hayranlığı yansıtıyor. Yolculuğum sırasında İncil’den sahneler göründü gözüme ve melezleşmiş bir ulus keşfettim.  Ankara’da, tepelerde birbirinin üstüne yığılmış evler kalabalığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’inin görkemli yalnızlığının oluşturduğu çelişkiden allak bullak oldum.  Yeni bir lirik ozanın beni Doğu’ya yönlendirmesi için 1997 yılını beklemem gerekti. Bir Hindistan aşinası olmuştum ve ipek yollarında yürümeyi düşlüyordum, ancak menzillerin anlatısı yoktu elimde. Nicolas Bouvier çıkageldi yaşamıma, Dünyanın Kullanma Kılavuzu keşif gezilerimin el kitabı oldu. Bana göre zaman ve mekân dışında yolculuk yapanın mutluluğunu hiç kimse, onun Erzurum yakınlarında yaptığı gibi anlatmayı becerememiştir. Persepolis’ten Tebriz’e İran’da, sonra Afganistan’da onun izini sürdüm; Afganistan’da iki “Kabil Perşembeleri” gerçekleştirmek ayrıcalığım oldu. O zamanlar, 1954’te, ne acıdır ki bugün artık var olmayan özgür serüvencilerin de katıldığı “Yurdundan ayrılmışlar”ın buluşmalarıydı bu “Kabil Perşembeleri”. Külüstür Fiat Topolino’sunun karoserine yazdırdığı Mevlâna dizeleri Bouvier için pasaport değerindeydi. Bamiyan Buda heykelleri epeyden beri un ufak edilmiş halde ama Ruh, Asya’nın en uzak köşelerinden gelmiş keşiş, hacı ve tüccarları barındırmış olan bu mağaralar üzerinde süzülüyor hâlâ. Komutan Mesut’un yurtluğu terk edilmiş durumda, fakat eyerli atlar, Mahşerin Atlıları’nın atları gibi, Bend-i Emir gölünün donmuş kıyılarında hâlâ başıboş dolaşıp duruyor.Yolculuklarımı, İran sınırı yakınlarındaki Tatev’den Haghpat’a, keşiş-şair Sayat Nova’nın manastırına dek Ermenistan’a;  Svaneti’nin arkaik kulelerinden Davit Gareja’nın Azebaycan ovalarına yukarıdan bakan, kayalara oyulmuş odalarına dek Gürcistan’a; Hive’den restore edilmiş kalıntıların ticaretin beslediği yerlerin görkemini yansıttığı Buhara’ya dek Özbekistan’a uzattım.  2008 Yılında, serüvenlerle dolu yolculuklarım, doğduğum ülke Cezayir’de tamamlandı; Akdeniz ülkelerinin tümünün kıyılarına rampa etmiştim. Bir on yıldan beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Fırat kıyılarında canlanan ya da Anadolu ve Büyük Yunanistan’a (=İtalya’nın güneyi) yayılmış olan anılar peşindeyim hâlâ.Keşifler, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdığımız Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açtı. İzmir’de forumun kemerleri ve kolonları Smyrne’in gücünü çağrıştırıyor; Hiérapolis’in revakları Pers minyatürleri seriyor gözler önüne;  Sardes’te sinagog Artemis tapınağıyla yan yana duruyor. Zeus’un hayaleti Labranda kayalıklarında, Praksitel Venüs’ününki de Knidos’un taşları üzerinde geziniyor. Efes’te Bakire Meryem’in evi ziyaret ediliyor ve sayısız Hıristiyan kalıntıları Likya, Lidya, Karya kıyılarının; Suriye’deki Saint-Siméon kalıntıları ile Yunanistan’daki Athos dağı yarlarına karşılık verircesine, ne kadar önemli birer ibadet ve çilecilik mekânları olduklarını anlatıyorlar.

Yolculuklar sergisi, 12 Ekim’den itibaren İstanbul’da İnstitut français de Turquie’de

Fransız fotoğrafçı Ferrante Ferranti’nin “Yolculuklar” sergisi, Ankara, İstanbul ve İzmir olarak Institut français Türkiye’nin üç anteninde eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Biyografi

960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un «Vahşi taşlar » adlı kitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alarak 1985 yılında Paris-UP6’dan mezun olur. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker. 

2005-2011 yılları arasında Artois Universitesi’nde ispanyol medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. « Fotoğrafı yorumlamak » (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante yurtdışında fotoğraf atölyeleri gerçekleştirir, 2004 Guatemala, 2009 Endonezya, 2010 Bükreş, 2010 Sırbistan ve 2014’ten bu yana ise Paris Siyasal Bilgiler’de.

2009-2010 yıllarında Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi’nde Garges-lès-Gonesse ve Sarcelles liselerinde ve 2017’de Istanbul frankofon liselerinde « Ecritures de lumière » adlı yazı atölyeleri gerçekletirmiştir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan « Orta Doğu», « Halep İç Kale Sarayı » ve « Beyrut Sursock Sarayı » kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar. Seyahat eden fotoğrafçı, 35 yıldır yazar Dominique Fernandez ile kendilerini Bolivya’dan Sibirya’ya İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmeye adar.

2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının « Yolculuklar » adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssü’nde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında « Paris şehrinin müzeleri » ve 2020’nin sonbaharında « Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1 » adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

YOLCULUKLAR

Truva Savaşı olmuş mu olmamış mı, pek de önemli değil benim için! İlyada yeniyetme düş dünyamı biçimlendirdi, Odise de söylence birikimimi beslemeye devam ediyor.Kurnaz Odisseus’un Kikonlara ziyaretiyle Lotofajlar (=Lotüs yiyenler) ülkesinde karaya çıkması arasında yaptığı deniz yolculuklarını Homeros’un anlatmayı unuttuğu görüşündeyim hâlâ. Çevirmeni Victor Bérard, fotoğrafçı Frédéric Boissonas ile birlikte, 1912 yılında gezgin denizcinin İthaki’ye dönüşüne dek dümen suyunu izledi; Homeros’un unuttuğu bu menzillerin yerini, Truva’nın tam karşısındaki kıyıda bulunan İsmaros ve bugünkü Tunus’un hemen açığındaki Cerbe adası olarak belirledi.  Fakat muzaffer kahramanın, Peloponez’in güney ucundaki Male burnunu geçmeden önce, başarılarını Efeslilere anlatmak için Küçük Asya kıyıları boyunca gittiğini ve efsanevi destanda adı geçen savaşçılarını onurlandırmak üzere yolculuğunu Termessos’a dek uzattığını düşünmemize hiçbir engel yok. 1980’de,Odise’nin başlangıcındaki Telemakos’un yaşı olan yirmi yaşımda, keşif yolculuklarıma başladım. Baba tarafından köklerimin peşinde ilkönce, Kiklop’un tek gözünü kör ettiğinden Poseidon tarafından lanetlenen Odisseus’un serüvenlerle dolu güzergâhının, yoldaşlarının kutsal inekleri yemesine engel olamadığı için tek başına dolaşmalara dönüştüğü “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya gittim. Ardından hiç durmadan Apollon’a adanmış tapınakları –Bassae, Delf, Delos ve benzeri- görmek üzere Yunanistan’a gittim. Daha o zamandan Büyük İskender söylencesi ve İmparator Hadrianus’un tutkularına duyarlıydım.  Mısır düşü, 1981 yılı güz gündönümünde, Ebu Simbel tapınağının tanrılar odası, güneşin karanlıklara karşı utkusunu ululamak için ancak birkaç dakika ışıl ışıl aydınlandığında somutlaştı. Bu benim ışıkla vaftiz edilmem oldu, bundan böyle fotoğrafçı olacaktım artık. Kahire’de, İbni Tulun Camii’nde İslam sanatına da gözüm açıldı. Doğu’ya rampa etmenin zamanı gelmişti. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın; Pierre Paolo Passolini’nin Medea’sı için seçtiği yörelerdeki mağaraların düşlerini kurarak Türkiye’ye geldim. Beceri yetersizliğinden pek de başarılı çıkmamış ve zamanın etkisiyle sararmış renkli fotoğraflarda donup kalan o zamanki bakışlarım, Sinan’ın minareleri ve Topkapı köşkleri, kuşların konup kalktığı kervansaray kubbeleri ve Kapadokya freskleri karşısında duyduğum hayranlığı yansıtıyor. Yolculuğum sırasında İncil’den sahneler göründü gözüme ve melezleşmiş bir ulus keşfettim.  Ankara’da, tepelerde birbirinin üstüne yığılmış evler kalabalığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’inin görkemli yalnızlığının oluşturduğu çelişkiden allak bullak oldum.  Yeni bir lirik ozanın beni Doğu’ya yönlendirmesi için 1997 yılını beklemem gerekti. Bir Hindistan aşinası olmuştum ve ipek yollarında yürümeyi düşlüyordum, ancak menzillerin anlatısı yoktu elimde. Nicolas Bouvier çıkageldi yaşamıma, Dünyanın Kullanma Kılavuzu keşif gezilerimin el kitabı oldu. Bana göre zaman ve mekân dışında yolculuk yapanın mutluluğunu hiç kimse, onun Erzurum yakınlarında yaptığı gibi anlatmayı becerememiştir. Persepolis’ten Tebriz’e İran’da, sonra Afganistan’da onun izini sürdüm; Afganistan’da iki “Kabil Perşembeleri” gerçekleştirmek ayrıcalığım oldu. O zamanlar, 1954’te, ne acıdır ki bugün artık var olmayan özgür serüvencilerin de katıldığı “Yurdundan ayrılmışlar”ın buluşmalarıydı bu “Kabil Perşembeleri”. Külüstür Fiat Topolino’sunun karoserine yazdırdığı Mevlâna dizeleri Bouvier için pasaport değerindeydi. Bamiyan Buda heykelleri epeyden beri un ufak edilmiş halde ama Ruh, Asya’nın en uzak köşelerinden gelmiş keşiş, hacı ve tüccarları barındırmış olan bu mağaralar üzerinde süzülüyor hâlâ. Komutan Mesut’un yurtluğu terk edilmiş durumda, fakat eyerli atlar, Mahşerin Atlıları’nın atları gibi, Bend-i Emir gölünün donmuş kıyılarında hâlâ başıboş dolaşıp duruyor.Yolculuklarımı, İran sınırı yakınlarındaki Tatev’den Haghpat’a, keşiş-şair Sayat Nova’nın manastırına dek Ermenistan’a;  Svaneti’nin arkaik kulelerinden Davit Gareja’nın Azebaycan ovalarına yukarıdan bakan, kayalara oyulmuş odalarına dek Gürcistan’a; Hive’den restore edilmiş kalıntıların ticaretin beslediği yerlerin görkemini yansıttığı Buhara’ya dek Özbekistan’a uzattım.  2008 Yılında, serüvenlerle dolu yolculuklarım, doğduğum ülke Cezayir’de tamamlandı; Akdeniz ülkelerinin tümünün kıyılarına rampa etmiştim. Bir on yıldan beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Fırat kıyılarında canlanan ya da Anadolu ve Büyük Yunanistan’a (=İtalya’nın güneyi) yayılmış olan anılar peşindeyim hâlâ.Keşifler, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdığımız Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açtı. İzmir’de forumun kemerleri ve kolonları Smyrne’in gücünü çağrıştırıyor; Hiérapolis’in revakları Pers minyatürleri seriyor gözler önüne;  Sardes’te sinagog Artemis tapınağıyla yan yana duruyor. Zeus’un hayaleti Labranda kayalıklarında, Praksitel Venüs’ününki de Knidos’un taşları üzerinde geziniyor. Efes’te Bakire Meryem’in evi ziyaret ediliyor ve sayısız Hıristiyan kalıntıları Likya, Lidya, Karya kıyılarının; Suriye’deki Saint-Siméon kalıntıları ile Yunanistan’daki Athos dağı yarlarına karşılık verircesine, ne kadar önemli birer ibadet ve çilecilik mekânları olduklarını anlatıyorlar.

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınlarına tekrar başlıyor!

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

8 Ekim’deki yayının konuğu Dilan Bozyel.

Fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel, “Paris – Beyrut : Mutluluk Hattı” kitabının yayınlanmasının ardından Aralık-Şubat 2020 ayları arasında Institut français’de sergi gerçekleştirmişti. Yaşayacağı şehri, yaşamak istediği şehirleri fotoğraflayarak bulmaya çalışan bir fotoğrafçı Dilan Bozyel. 

Dilan Bozyel, 1985 senesinde Diyarbakır’ da doğmuş bir fotoğraf sanatçısı. Annesi Kıbrıs Limasollu, babası ise Diyarbakır Liceli.
Yirmi yaşına dek doğduğu şehirde yaşamış, adeta bir kalenin içinde büyürken; dünyayı, iki farklı kültürün buluştuğu aile evinde; okuduğu kitaplar ve şiirler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve üç kardeşiyle birlikte oynadığı oyunlardan öğrenmiş. Kaleden dış dünyaya adımını attığı ve ailesinden uzaklaştığı ilk adımında bir soru belirmiş zihninde: “İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer?”
Bu soru, sanatçının arayış rotasını belirlemiş. Eğitimlerini Türkiye ve İngiltere’ de tamamladıktan sonra kamerası, kalemi ve not defteriyle sorusunun cevabının peşine düşmüş. Seyahatlerinde kendini asla bir turist gibi hissetmemiş; “neredeysem, oranın yerlisiyim.” diyerek tanımlıyor bu durumu. Arayışının dökümanını fotoğraflar ve notlarıyla oluşturmaya devam etmiş. Ortadoğu’ dan Avrupa’ ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

Bozyel 8 Ekim akşamı Institut français Instagram canlı yayınında sıradışı hikayesini bizlerle paylaşacak.

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

FOTOĞRAF SERGİSİ: YOLCULUK

Ferrante Ferranti

16.10.2020 – 01.02.2021

Institut Français Türkiye tarafından düzenlenen Fransız fotoğrafçı Ferrante Ferranti’nin “Yolculuk” sergisi,  Ankara, İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı olarak yer almaktadır. 

CANLI YAYINDAN FOTOĞRAF SERGİSİNİ ZİYARET EDİN

Ferrante Ferranti, “Yolculuk” sergisinde bulunan ve 40 yıllık yolculuğunu anlatan fotoğrafları keşfetmeniz için Instagram canlı yayınında rehberiniz olacak. Siz de canlı yayında bize katılın.

Ayrıca, 16 Ekim Cuma günü saat 18: 30’da Ankara’da yapılacak yüz yüze ziyarete katılarak Ferrante Ferranti imzalı sergi kataloğunu kazanmak için Instagram’da bize yanıt veren ilk 10 kişiden biri olun.

Dikkat: Rehberlik sadece Fransızca yapılacaktır

İyi gezmeler!

Biyografi

1960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un «Vahşi taşlar » adlı kitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alarak 1985 yılında Paris-UP6’dan mezun olur. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker. 

2005-2011 yılları arasında Artois Universitesi’nde ispanyol medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. « Fotoğrafı yorumlamak » (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante yurtdışında fotoğraf atölyeleri gerçekleştirir, 2004 Guatemala, 2009 Endonezya, 2010 Bükreş, 2010 Sırbistan ve 2014’ten bu yana ise Paris Siyasal Bilgiler’de.

2009-2010 yıllarında Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi’nde Garges-lès-Gonesse ve Sarcelles liselerinde ve 2017’de Istanbul frankofon liselerinde « Ecritures de lumière » adlı yazı atölyeleri gerçekletirmiştir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan « Orta Doğu», « Halep İç Kale Sarayı » ve « Beyrut Sursock Sarayı » kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar. Seyahat eden fotoğrafçı, 35 yıldır yazar Dominique Fernandez ile kendilerini Bolivya’dan Sibirya’ya İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmeye adar.

2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının « Yolculuklar » adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssü’nde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında « Paris şehrinin müzeleri » ve 2020’nin sonbaharında « Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1 » adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

YOLCULUK

Truva Savaşı olmuş mu olmamış mı, pek de önemli değil benim için! İlyada yeniyetme düş dünyamı biçimlendirdi, Odise de söylence birikimimi beslemeye devam ediyor.Kurnaz Odisseus’un Kikonlara ziyaretiyle Lotofajlar (=Lotüs yiyenler) ülkesinde karaya çıkması arasında yaptığı deniz yolculuklarını Homeros’un anlatmayı unuttuğu görüşündeyim hâlâ. Çevirmeni Victor Bérard, fotoğrafçı Frédéric Boissonas ile birlikte, 1912 yılında gezgin denizcinin İthaki’ye dönüşüne dek dümen suyunu izledi; Homeros’un unuttuğu bu menzillerin yerini, Truva’nın tam karşısındaki kıyıda bulunan İsmaros ve bugünkü Tunus’un hemen açığındaki Cerbe adası olarak belirledi.  Fakat muzaffer kahramanın, Peloponez’in güney ucundaki Male burnunu geçmeden önce, başarılarını Efeslilere anlatmak için Küçük Asya kıyıları boyunca gittiğini ve efsanevi destanda adı geçen savaşçılarını onurlandırmak üzere yolculuğunu Termessos’a dek uzattığını düşünmemize hiçbir engel yok. 1980’de,Odise’nin başlangıcındaki Telemakos’un yaşı olan yirmi yaşımda, keşif yolculuklarıma başladım. Baba tarafından köklerimin peşinde ilkönce, Kiklop’un tek gözünü kör ettiğinden Poseidon tarafından lanetlenen Odisseus’un serüvenlerle dolu güzergâhının, yoldaşlarının kutsal inekleri yemesine engel olamadığı için tek başına dolaşmalara dönüştüğü “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya gittim. Ardından hiç durmadan Apollon’a adanmış tapınakları –Bassae, Delf, Delos ve benzeri- görmek üzere Yunanistan’a gittim. Daha o zamandan Büyük İskender söylencesi ve İmparator Hadrianus’un tutkularına duyarlıydım.  Mısır düşü, 1981 yılı güz gündönümünde, Ebu Simbel tapınağının tanrılar odası, güneşin karanlıklara karşı utkusunu ululamak için ancak birkaç dakika ışıl ışıl aydınlandığında somutlaştı. Bu benim ışıkla vaftiz edilmem oldu, bundan böyle fotoğrafçı olacaktım artık. Kahire’de, İbni Tulun Camii’nde İslam sanatına da gözüm açıldı. Doğu’ya rampa etmenin zamanı gelmişti. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın; Pierre Paolo Passolini’nin Medea’sı için seçtiği yörelerdeki mağaraların düşlerini kurarak Türkiye’ye geldim. Beceri yetersizliğinden pek de başarılı çıkmamış ve zamanın etkisiyle sararmış renkli fotoğraflarda donup kalan o zamanki bakışlarım, Sinan’ın minareleri ve Topkapı köşkleri, kuşların konup kalktığı kervansaray kubbeleri ve Kapadokya freskleri karşısında duyduğum hayranlığı yansıtıyor. Yolculuğum sırasında İncil’den sahneler göründü gözüme ve melezleşmiş bir ulus keşfettim.  Ankara’da, tepelerde birbirinin üstüne yığılmış evler kalabalığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’inin görkemli yalnızlığının oluşturduğu çelişkiden allak bullak oldum.  Yeni bir lirik ozanın beni Doğu’ya yönlendirmesi için 1997 yılını beklemem gerekti. Bir Hindistan aşinası olmuştum ve ipek yollarında yürümeyi düşlüyordum, ancak menzillerin anlatısı yoktu elimde. Nicolas Bouvier çıkageldi yaşamıma, Dünyanın Kullanma Kılavuzu keşif gezilerimin el kitabı oldu. Bana göre zaman ve mekân dışında yolculuk yapanın mutluluğunu hiç kimse, onun Erzurum yakınlarında yaptığı gibi anlatmayı becerememiştir. Persepolis’ten Tebriz’e İran’da, sonra Afganistan’da onun izini sürdüm; Afganistan’da iki “Kabil Perşembeleri” gerçekleştirmek ayrıcalığım oldu. O zamanlar, 1954’te, ne acıdır ki bugün artık var olmayan özgür serüvencilerin de katıldığı “Yurdundan ayrılmışlar”ın buluşmalarıydı bu “Kabil Perşembeleri”. Külüstür Fiat Topolino’sunun karoserine yazdırdığı Mevlâna dizeleri Bouvier için pasaport değerindeydi. Bamiyan Buda heykelleri epeyden beri un ufak edilmiş halde ama Ruh, Asya’nın en uzak köşelerinden gelmiş keşiş, hacı ve tüccarları barındırmış olan bu mağaralar üzerinde süzülüyor hâlâ. Komutan Mesut’un yurtluğu terk edilmiş durumda, fakat eyerli atlar, Mahşerin Atlıları’nın atları gibi, Bend-i Emir gölünün donmuş kıyılarında hâlâ başıboş dolaşıp duruyor.Yolculuklarımı, İran sınırı yakınlarındaki Tatev’den Haghpat’a, keşiş-şair Sayat Nova’nın manastırına dek Ermenistan’a;  Svaneti’nin arkaik kulelerinden Davit Gareja’nın Azebaycan ovalarına yukarıdan bakan, kayalara oyulmuş odalarına dek Gürcistan’a; Hive’den restore edilmiş kalıntıların ticaretin beslediği yerlerin görkemini yansıttığı Buhara’ya dek Özbekistan’a uzattım.  2008 Yılında, serüvenlerle dolu yolculuklarım, doğduğum ülke Cezayir’de tamamlandı; Akdeniz ülkelerinin tümünün kıyılarına rampa etmiştim. Bir on yıldan beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Fırat kıyılarında canlanan ya da Anadolu ve Büyük Yunanistan’a (=İtalya’nın güneyi) yayılmış olan anılar peşindeyim hâlâ.Keşifler, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdığımız Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açtı. İzmir’de forumun kemerleri ve kolonları Smyrne’in gücünü çağrıştırıyor; Hiérapolis’in revakları Pers minyatürleri seriyor gözler önüne;  Sardes’te sinagog Artemis tapınağıyla yan yana duruyor. Zeus’un hayaleti Labranda kayalıklarında, Praksitel Venüs’ününki de Knidos’un taşları üzerinde geziniyor. Efes’te Bakire Meryem’in evi ziyaret ediliyor ve sayısız Hıristiyan kalıntıları Likya, Lidya, Karya kıyılarının; Suriye’deki Saint-Siméon kalıntıları ile Yunanistan’daki Athos dağı yarlarına karşılık verircesine, ne kadar önemli birer ibadet ve çilecilik mekânları olduklarını anlatıyorlar.

Institut français İzmir’in geleneksel Yeni Yıl Pazarı bu sene pandemi sebeplerinden dolayı iptal edilmiştir.

Yeni Yıl dönemi dahilinde online etkinliklerimizden ve aktivitelerimizden faydalanmak için takipte kalın !

0232 466 00 13 – 14
danisma.izmir@ifturquie.org

Balkans Beyond Borders Kısa Film Festivali

Festival bu yıl dijital ortamda izleyicileriyle buluşuyor. Covid 19 sebebiyle alınan sağlık önlemleri dahilinde, bu yıl İzmir’de Institut français ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin salonlarında gerçekleşmesi planlanan festival dijital ortama taşındı. Festivalin 11. yılında gösterimler Facebook ve Youtube üzerinden yapılacak.

Festival filmlerinin arasında 6 Fransız yapımı animasyon da bulunuyor.

http://www.balkansbeyondborders.eu

SİNEMA KULÜBÜ: LA BELLE ET LA BELLE (GÜZEL VE GÜZEL)

03.10 ve 17.10.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Sophie Fillières | drama | 95dk | Türkçe altyazılı

Covid 19 kapsamında sinema gösterimlerle ile ilgili alınan önlemler:

  • bina girişinde ateş ölçümü yapılacaktır
  • bina içerisinde maske takmak zorunludur
  • binaya ve salona girişte dezenfektan bulunmaktadır
  • salonumuz dezenfekte edilmiştir
  • salona en fazla 25 kişi kabul edilmektedir
  • sosyal mesafe: seyirciler arası en az 1,5 metre mesafe konulmuştur
  • salonda bulunan klimalar çalıştırılmıyacaktır
  • 18 yaş altı kabul edilmemektedir
  • kayıt zorunludur: kultur.ankara@ifturquie.org

ÖZET

20 yaşında olan Margaux, 45 yaşında olan Margaux ile tanışır: her şey onları birleştiriyor, hayatlarının iki farklı çağında tek ve aynı kişi oldukları ortaya çıkıyor …

Oyuncular

  • Sandrine Kiberlain
  • Agathe Bonitzer
  • Melvil Poupaud
  • Lucie Desclozeaux
  • Laurent Bateau

 

NEDİM GÜRSEL İLE EDEBİ BULUŞMA

Nedim Gürsel, Institut français Ankara’nın daveti üzerine, Instagram’da canlı yayında okuyucularıyla fransızca bir buluşma gerçekleştirecektir.

⏰ 1 Ekim Perşembe günü saat 17:00’de

✅ Konuşma dili sadece Fransızca

institutfrancaisdeturquie

Nedim Gürsel

1951’de Gaziantep’te doğdu. Galatasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı bölümünü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri
Yüksek Okulu) Türk edebiyatı dersleri vermektedir. Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim Gürsel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede
hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller şunlardır:

  • Türk Dil Kurumu Ödülü (1976),
  • Abdi İpekçi Barış Ödülü (1986), Fransız PEN Kulüp Özgürlük Ödülü (1986),
  • Haldun Taner Öykü Ödülü (1987),
  • Struga Altın Plaket Ödülü (1992),
  • Radio France Internationale Öykü Ödülü (1992),
    France-Turquie Ödülü (2004),
  • Fransa Hükümeti Edebiyat Şövalyesi Nişanı (2004),
  • Mevlânâ Dünya Kardeşlik Ödülü (2009),
  • Türkiye Yayıncılar Birliği İfade Özgürlüğü Ödülü (2009),
  • Balkanika Vakfı Uluslararası Roman Ödülü (2012),
    Fransa Akdeniz Roman Ödülü (2013),
  • Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülü (2016),
  • Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Ödülü (2018).
    Nedim Gürsel’in kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmaktadır.

3. SOLO ÇAĞDAŞ DANS FESTİVALİN AÇILIŞ KONSERİ

KOLEKTİF İSTANBUL topluluğu

Enerjik Balkan müziğini geleneksel Anadolu ezgileri ile birleştiren Kolektif İstanbul, modern pop, funk ve caz soundlarını da ustaca kullanarak dinleyicileri kendinden geçiriyor. Anadolu ve Balkan müziğini kendilerine özgü bir şekilde harmanlayan Kolektif İstanbul insanı olduğu yerde oynatan, içini fıkır fıkır eden “İstanbullu” bir ekip.

18 Eylül akşamı 3. Solo Çağdaş Dans Festivalinin açılışına Ankara’ya gelecek olan grup, Institut français Türkiye katkılarıyla sahne alacaklardır. BİLETİX

  • akordeon ve klarnet: Tamer ve Talat Karaoğlu kardeşler
  • davul: Ediz Hafızoğlu
  • tüba: Ertan Şahin
  • saksafon ve gayda: Richard Laniepce
  • vokal ve trompet: Aslı Doğan

 

 

kolektifistanbul.com

MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ İLE FRANSIZ FİLMLER GÜNLERİ

Eylül ayının pazar akşamlarını Mülkiyeliler Birliği bahçesinde gerçekleştireceği açık hava film gösterimleri ile renklendiriyor. Institut français Türkiye’nin katkıları ile düzenlenen Açık Hava Film Gösterimleri: Fransız Film Günleri kapsamında 13 – 27 Eylül 2020 tarihleri arasında Fransız sinemasından 3 filmlik bir seçkinin gösterimi gerçekleştirilecek.

Kayıt yapılmadan giriş serbesttir.

Program:

  • 13 Eylül – M, saat 20:00’de
  • 20 Eylül – La planète sauvage, saat 20:00’de
  • 27 Eylül – Pierrot le fou, saat 20:00’de

Yer: Mülkiyeliler Birliği, Konur Sokak No 1 – KIZILAY – ANKARA

*Filmler Türkçe altyazılıdır. Gösterim programında hava durumu ve benzeri koşullara göre değişiklik yapılabilir. Gösterim açık havada gerçekleşeceği için izleyicilerin hava koşullarına göre giyinmeleri tavsiye edilir. Gösterimler ücretsizdir.

M – 13 Eylül 

2017 | yönetmen Sara Forestier | drama | 100′ | Fransızca, Türkçe altyazılı

ÖZET

Lila kekeleyen ve sessizliğe sığının bir genç kızdır. Hayatı, adrenalin ve aşk için can atan karizmatik bir genç adam olan Mo ile tanıştığında alt üst olur. Çılgınca aşık olurlar ama Lila, Mo’nun da sırları olduğunu keşfedecektir…

 

LA PLANÈTE SAUVAGE (The Fantastic Planet) – 20 Eylül

1973 | yönetmen René Laloux | drama, bilim kurgu, animasyon | 72′ | Fransızca, Türkçe altyazılı

Fransız animasyoncu René Laloux imzalı başyapıt, iki farklı tür arasındaki ezeli mücadeleyi anlatıyor. 
Dev yaratıklar ve küçük ‘insansılar’ arasındaki mücadele, içerdiği etkileyici fantastik unsurlara rağmen son derece tanıdık geliyor. Laloux ve senarist arkadaşları, 70’lerin politik iklimini çok iyi yansıtan bu filmde, sınıf mücadelesine dair düşüncelerini paylaşıyorlar aslında. 
70’lerin en başarılı animasyon filmlerinden biri olduğunu özellikle belirtmek gerek. Saykodelik teknikleri, bilinçaltına işleyen müzikleri ve müthiş detaylar ve göndermeler içeren senaryosuyla ölümsüz bir klasik.

 

PIERROT LE FOU (Çılgın Pierrot) – 27 Eylül

1965 | yönetmen Jean-Luc Godard | drama | 112′ | Fransızca, Türkçe altyazılı

Ferdinand “Pierrot” Griffon yaşadığı süslü püslü, sosyetik çevreden bıkmış, bu çevreye katlanamaz hale gelmiştir. Bir kaçış yolu ararken 5 yıl öncesinde ilişki yaşadığı Marianne ile tekrar karşılaşır. Marianne’ı evine bıraktığında kızın evinde bir cesetle karşılaşırlar ve kızın Cezayirli gangsterler tarafından takip edildiğini anlarlar. Paris’ten kaçarak Akdeniz sahillerine doğru yolculuğa çıkan çift, yol boyu şiirler okuyarak, şarkılar söyleyerek, çeşitli suçlar işleyerek yolculuklarını sürdürürken en sonunda yakalanırlar. Marianne bir şekilde kaçmayı başarır; Pierrot da kaçarak Marianne’ı aramaya başlar. Marianne’ı tekrar bulduğunda ise Marianne kendisinden vazgeçmiş, bir başka erkekle beraberdir ve üçünü de kötü bir son beklemektedir…

 

31. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ

Festival’den Fellini’nin ve Rohmer’in ‘Anısına’…

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle ve Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali, doğumunun 100. yılında İtalyan yönetmen Federico Fellini ve Fransız yönetmen Éric Rohmer’i filmleriyle anıyor. Festivalin Dünya Sineması bölümünün “Anısına” seçkisinde gösterilecek olan iki film, 1920 yılında doğmuş iki usta yönetmenin unutulmaz filmlerini sinema perdesinde seyirciyle buluşturuyor.
Eric Rohmer’in film gösterimi: Claire’in Dizi
 
Festival 3 – 11 Eylül arası gerçekleşecektir.
  • Claire’in Dizi: 4 Eylül Cuma günü saat 17.15
  • Yer: Büyülü Fener Kızılay – Salon 1
  • Yönetmen Eric Rohmer – 1970 – 105′ – filmin dili Fansızca ve Türkçe altyazılı

filmfestankara.org.tr/anasayfa

Program

“Bu gezegenin isminin Dünya degil, Okyanus olmasi gerekirdi”.

Arthur C. Clarke

 

Ben Akdenizliyim!

Yaşamsevinci benim için deniz, yüzme ve dalış ile eşanlamlıdır. Birçoğumuz gibi, limanlar, plajlar, yüzme havuzları beni çok etkiler ve rahatlatır. Yeni bir şehre gittiğimde her zaman, ilk olarak kıyılarını ve sahilleri keşfetmeye başlıyorum. Okyanusları geçerken uçağın penceresinden ayrılmam. Yolu uzatmama neden olsa bile hep sahil yollarını seçerim…

En kıymetli çocukluk anılarım Antalya’nın plajlarında büyükannem ve büyükbabamla yüzmeyi öğrendiğim zamandır. Şimdi, kırk yaşlarımda bile, suya daldığımda tekrar çocuk oluyorum.

Bu sergi, bu su sevgisine ithafendir. Deniz ve su manzaralarının yanı sıra onları sevinçle yaşattan kişileri keşfedeceksiniz.

 

İyi ziyaretler,

Emre Rende

 

1981 yılında Ankara’da doğan Emre Rende, 16 yaşındayken babasının makinesiyle fotoğraf çekmeye başladı. 1999 yılında Londra’daki Charles de Gaulle Lisesi’nden mezun olan Rende, karanlık odayla da, aynı yıl, Lancaster Üniversitesi’nde siyaset bilimi eğitimine başlarken tanıştı. 22 yaşında Van’da askerlik görevini yerine getirirken kendi bölüğünün fotoğrafçısı oldu. Londra’daki School of Oriental & African Studies’de Orta Doğu politikası üzerine mastırını tamamladıktan sonra Al Jazeera İngilizce haber kanalı için çalışmaya başladı ve burada 2013 yılına kadar farklı görevlerde bulundu. Çocukluğundan beri Afrika’ya büyük ilgi duyan Emre Rende, 2014 yılında bu kıtaya taşınarak Kenya’ya yerleşti ve Reuters, Uluslararası Af Örgütü ve Capa Pictures için fotoğraf çekti. Güney Sudan’daki sivil savaşla ilgili fotoğrafları Le Monde, The Guardian ve Die Zeit gazetelerinde yayınlandı. 2015 yılında Türkiye’ye dönerek farklı disiplinlerde yaratıcı bir stüdyo olan 3RD CULTURE’ı kurdu.

DİKKAT!

Institut français Izmir Kütüphanesinin yeni temassız kitap paket servisi 31 Temmuz ve 24 Ağustos tarihleri arasında kapalı olacaktır !

 

Kitap Paket Hizmeti

Institut français Izmir Kütüphanesinin yeni temazsız kitap paket servisi başlıyor ! Artık kitabınızı bir tıkla sipariş verip, gelip alabilirsiniz !

Institut français Izmir, halen halka kapalı olmakla birlikte, 11 Mayıs 2020 Pazartesi gününden itibaren kütüphane üyeleri için kitap, çizgi roman, dergi ve DVD ödünç alma / iade etme hizmeti sunmaya başlayacaktır.

Bu hizmet nasıl mı işleyecek?

  • Kütüphanenin online kataloğundan (https://frama.link/cataloguebibliothequeizmir) seçmiş olduğunuz ürün listesini oluşturun.
  • Ad, soyad ve abone numaranızı (kütüphane kartınızda bulunan barkodun altındaki 6 rakamdan oluşur) mediatheque.izmir@ifturquie.org mail adresine gönderin.
  • Daha sonra ürünlerinizi gelip nasıl alabileceğinizle ilgili bir onay maili alacaksınız. Siparişiniz size mailde belirtilen tarihte Institut français Izmir’in kapısında sizi bekleyecektir. Gelirken sağlık korunma tedbirlerine uyun lütfen: Maske takın ve sosyal mesafeyi koruyun.

Ne seçeceğinizi bilemediniz ya da sürprizleri mi seviyorsunuz? Öyleyse, yaşınızı, Fransızca konuşma seviyenizi ve ilgi alanlarınızı mailde bildirin, bu bilgiler doğrultusunda sizin için biz seçelim.

Ürün iadesi

Hatırlatma: Tüm üyelerin iade tarihleri otomatik olarak 30 Mayıs 2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

Eğer yine de ürün iade etmeyi arzu ederseniz, hafta içi saat 11:00 – 17:00 arası Institut français Izmir kapısında bulunan güvenlik görevlisine bırakabilirsiniz. Yine sağlık korunma kurallarına uymayı unutmayın.

İade edilen tüm ürünler gerekli kurallar çerçevesinde dezenfekte edilecektir.

Bu kütüphane hizmeti bizler için küçük ama normal hayatımıza dönmek için büyük bir adımdır…

İZMİR FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ KÜTÜPHANESİ
Cumhuriyet Bulvarı n° 152 Alsancak
(+90) 232 466 00 13
mediatheque.izmir@ifturquie.org

AÇIK HAVA FİLM GÖSTERİMİ: SEFİLLER

Institut français Türkiye/Ankara, Cermodern işbirliği ile sunar: SEFİLLER film gösterimi.

  • Tarih: 1 Temmuz Çarşamba
  • Saat: 20:30 
  • Biletler 28TL: Girişte veya Biletix
  • Festivallerde 8 ödül ve 18 adaylık
  • Orijinal dilinde (Fransızca) ve Türkçe altyazılı
  • 2019, 102dk

Yönetmen: Ladj Ly

Oyuncular: Damien Bonnart, Alexis Manenti, Djebril Didier Zonga

Uyarı: Film seyirciyi rahatsız edecek sahne ve diyaloglar içerebilir.

-> FİLM SÜRESİNCE MASKE TAKMAK ZORUNLUDUR

ÖZET

Film Montfermeil’de (Victor-Hugo’nun romanı “Sefiller’in geçtiği banliyö) suç karşıtı bir ekibe katılan genç bir polisin hikayesini konu ediyor. Yeni işine adapte olmaya çalışan Stephane, sakin bir ortam yarattığı izlenimini veren polisin, yer altında farklı bir işleyişe sahip olduğuna şaşkınlıkla tanık olur. Birliğin deneyimli üyeleriyle birlikteyken komşu çeteler arasında gerginliğin hızlıca yükseldiğin görür. Gerginliğin fiziksel hale gelmesi ve toplumsal bir patlamaya yol açması an meseledir.

 

 

Ödünç aldığınız kaynakları iade etmenin yanı sıra yenilerini ödünç almak için ​25 Haziran ile 8 Ağustos arasında aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
 

1. Randevu alın:

https://www.supersaas.com.tr/schedule/Mediathequeistanbul/Rendez-vous

 

Randevu günleri:

25/06-8/08 arası (resmi tatiller hariç)

Perşembe-Cuma-Cumartesi
saat 13:00 – 18:00 arası.
 

2. Kataloğumuzdan kart başına maksimum 8 kitap, 8 DVD ve 8 çizgi roman seçebilirsiniz:

https://ifturquie.bibenligne.fr/

 

3. Bize bu bilgileri mediatheque.istanbul@ifturquie.orgmail adresine gönderin :

– Kitap/dvd listenizi
– Randevu tarih ve saatinizi
– Ad, soyad ve kütüphane kart numaranızı

Ödünç alma süresi yaz boyunca 3 aydır! Yazı kitapsız geçirmeyin !

Eğer bu süreçte gelemiyorsanız ve elinizde kütüphaneye ait kaynaklar bulunuyorsa, endişe etmeyin, tüm ödünç alınanların süresini Eylül ayına kadar uzatıyoruz. 

EVİNİZDEN ÜCRETSİZ ONLİNE FİLM SEÇKİSİ

‘A la carte’ sinema keyfi için hazır mısınız?

Institut français sinema kataloğunda bulunan onlarca kısa ve uzun metrajlı filmi 12 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında online ve ücretsiz olarak izleyebileceksiniz!

Gençlik, yetişkin,animasyon, kurgu, belgesel….IF Cinéma’da herkese uygun bir film mutlaka var (tiklayın).

Evde sinema keyfi bu Cuma başlıyor!

 

IFCINEMA A LA CARTE: KATALOG
UZUN METRAJ
FİLM TÜR ALTYAZILAR
Le Nouveau kurgu Arnavut, İngiliz, İspanya, İbranice, Macar, Çek, Ükrayna
Corporate kurgu Arnavut, İngiliz, Bulgar, Hırvat, İspanya, Macar, İbranice, Italia, Portekiz, Rus, Türkçe
Kétéké kurgu İngiliz, İspanya, Fransızca, Portekiz
Rafiki kurgu İngiliz, İspanya, Fransızca
La jeune fille sans mains animasyon İngiliz, Arap, İspanya, Fransızca, Yunan, Portekiz, Tay, Ukranya
Le tableau animasyon Albanais, İngiliz, Arap, İspanya, Fransızca, Yunan, Lehçe, Portekiz, Roman, Rus, Tay, Ukranya
Les pépites  belgesel İngiliz, İspanya, Fransızca, Portekiz
Swagger belgesel İngiliz, Arap, İspanya, Fransızca, Italya, Portekiz, Roman, Rus
KISA METRAJ
Film  TÜR ALTYAZILAR
Le Sens du toucher  animasyon İngiliz, İspanya
Le Vélo de l’éléphant (muet)  animayson /
La cage (muet) animasyon /
Le bucheron des mots animasyon İngiliz, İspanya, Portekiz, Almanca, Portekiz, Çin, Japonca, Vietnam, Tay, Kmer
Malika et la sorciere animasyon İngiliz, Arabe, Portekiz, Yunan
Le skate moderne                  kurgu İngiliz, İspanya
Les filles                              kurgu Almanca, İngiliz, İspanya, Fransızca, Italya, Japonca, Lehça, Portekiz, Roman
9.58                                    kurgu İngiliz, İspanya, Portekiz, Türkçe
Huit                                       kurgu İngiliz, İspanya, Portekiz
Dunk                                    kurgu İngiliz, İspanya, Italya, Portekiz
AFRIQUE SUR SEINE kurgu İngiliz, Fransızca, Portekiz, İspanya

Mart ayından bu yana kültür etkinliklerini online olarak sürdüren Institut français Türkiye, yeni online konferans serisi ile edebiyat dünyasını ve tüm kitapseverleri bilgisayar başında muhteşem edebiyat sohbetleri dinlemeye davet ediyor.

Institut français Türkiye’nin online edebiyat konferansı serisi, SALON EDEBİYAT başlığı altında ve yazar Yiğit Bener’in evsahipliğinde düzenlenecek: konferansların her birinde Yiğit Bener’e edebiyat dünyasından bir konuk eşlik edecek.

SALON Edebiyat konferanslarının 5. ve 6.sında Yiğit Bener’in konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Lale Özcan olacak ve birlikte şu konuyu tarışacaklar:

Louis Ferdinand Céline : Hekimliğinden vazgeçemeyen yazar

Louis Ferdinand Céline hekimdi ve Tıp fakültesini bitirme tezini “Sabunun Galileo’su” adı verilen, başka bir deyişle daha henüz bakterilerin bulaşıcı hastalıklardaki rolü keşfedilmeden önce asepsiyi keşfeden Avusturyalı meslektaşı Ignace Semmelweiss üzerine yapmıştı. Pandemi döneminde ellerimizi sık sık sabunla yıkamayı bir ölçüde Dr Semmelweiss’e borçluyuz.
“İş olarak hep bu boku yapmadım, doktorluğu” der Céline Taksit’le Ölüm’de, oysa tüm yazarlık yaşantısı boyunca hekimlik yapmaya devam edecektir.
Kendisi de eski bir tıp talebesi olan, Gecenin Sonuna Yolculuk’un çevirmeni yazar Yiğit Bener, yazar Céline’in kaleminin hekim Louis Ferdinand Destouches’un (Céline’in asıl adı) stetoskopuna neler borçlu olduğunu irdelemeye çalışacak. Kendisine eşlik edecek olan Yıldız Teknik Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Lale Özcan, doktora tezini “Gecenin Sonuna Yolculuk Çevirisinde Özdeşleşme Süreci” konusunda yaptı.

Konferans programı :

*Konferanslara kayıt olmak için yukarıdaki Kayıt Ol düğmesine tıklamanız gerekmektedir. Konferans günü Zoom bağlantısı mail adresinize gönderilecektir.

2 Haziran, 19.00 (FR) CAMUS DANS LA TOURMENTE EPIDEMIQUE (Fransızca) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz
3 Haziran, 19.00 (TR) CAMUS SALGIN KISKACINDA (Türkçe) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz
9 Haziran, 19.00 (FR) LE CONFINEMENT EST-IL SOLUBLE DANS LA LITTERATURE? (Fransızca)  Yiğit Bener ve Jean-Marie Laclavetine
10 Haziran, 19.00 (TR) EDEBİYAT EVE KAPANMANIN YALNIZLIĞINA DERMAN OLABİLİR Mİ? (Türkçe) Yiğit Bener 
16 Haziran, 19.00 (FR) L’ECRIVAIN HANTE PAR LA MEDECINE :  LOUIS FERDINAND CELINE (Fransızca) Yiğit Bener ve Lale Özcan
17 Haziran, 19.00 (TR) HEKİMLİĞİNDEN VAZGEÇEMEYEN YAZAR: LOUIS FERDINAND CELINE (Türkçe) Yiğit Bener ve Doç. Lale Özcan

 

 

Lale Arslan Özcan, Yıldız Teknik Üniversitesi, Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Hacettepe Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı doktorası yapmıştır. Yaklaşık 21 yıldır, özellikle tarih, sosyoloji ve felsefe alanlarında olmak üzere pek çok eser çevirisi bulunmaktadır. Ayrıca tiyatro oyunları ve roman çevirileri de mevcuttur. Çevirisini yapmış olduğu kitaplar arasında Jean Paul Roux’nun Türklerin Tarihi, Mircea Eliade’nin Dinler Tarihine Giriş, Michel de Certeau’nun Gündelik Yaşamın Keşfi ve  Eugene Ionesco’nun çeşitli oyunları sayılabilir. Özellikle üzerinde çalıştığı alanlar yazınsal çeviri, yazar-çevirmen ilişkisi, çeviri amaçlı sözlü söylem çözümlemesi, çeviri stratejileri ve sosyal bilimler çevirisidir.

Yiğit BENER 1958 doğumlu. Çocukluğu ve gençliği Ankara ve Paris arasında mekik dokuyarak geçti. Ankara Tıp Fakültesinde son sınıfa kadar okudu, araya 1980 darbesi sonrası on yıllık Brüksel ve Paris sürgününü sıkıştırdı ve tünelin ucundan konferans tercümanı olarak çıktı, iki üniversitede meslek dersleri veriyor. 1990’dan beri İstanbul’a demir attı. Romanlar, öyküler, denemeler, çocuk kitapları yazdı, birkaç adet de edebi çevirisi var.

 

 

 

Mart ayından bu yana kültür etkinliklerini online olarak sürdüren Institut français Türkiye, yeni online konferans serisi ile edebiyat dünyasını ve tüm kitapseverleri bilgisayar başında muhteşem edebiyat sohbetleri dinlemeye davet ediyor.

Institut français Türkiye’nin online edebiyat konferansı serisi, SALON EDEBİYAT başlığı altında ve yazar Yiğit Bener’in evsahipliğinde düzenlenecek: konferansların her birinde Yiğit Bener’e edebiyat dünyasından bir konuk eşlik edecek.

SALON Edebiyat konferanslarının 3. ve 4.sünde Fransız yazar ve çevirmen Jean-Marie Laclavetine Yiğit Bener’in konuğu olacak ve birlikte şu soruyu soracaklar:

“Edebiyat eve kapanmanın yalnızlığına derman olabilir mi?” 

Fransız yazar ve çevirmen Jean-Marie Laclavetine, aynı zaman uzun yıllardır Gallimard yayınevinin yayın kurulundadır. Yayınevi, bu evlere kapanma döneminde, e-kitap koleksiyonları “Tracts” ve “Le Chemin”de yer alan metinleri okurlarına ücretsiz olarak sunmaya karar verdi.

Türkçede şimdiye kadar dört romanı yayımlanan Laclavetine’in henüz Türkçeye çevrilmeyen bir hayli kişisel ve otobiyografik nitelikteki son eseri Bir Aile Dostu ise, ablası Annie’nin yarım yüzyılı aşkın bir süre önce, deniz kenarındaki bir yürüyüş sırasında dalgalar tarafından yutularak ölümünü ilk kez dile getiriyor.

Laclavetine’in Türkçede ilk yayımlanan romanı Usulca’yı 1995’te çevirdiğinden beri yazarla dostluk ilişkisini sürdüren Yiğit Bener, Laclavetine’in kayıp ve bellek konularına yaklaşımını ele alacak. Aynı zamanda, olağan toplumsal yaşantımızdan kopup zorunlu ve uzun süreli olarak içe kapandığımız bu salgın döneminde edebiyatın mahremin dibine yolculuktaki olası rolünü, yazarın yaklaşımları çerçevesinde irdeleyecektir.

Konferans programı :

*Konferanslara kayıt olmak için yukarıdaki Kayıt Ol düğmesine tıklamanız gerekmektedir. Konferans günü Zoom bağlantısı mail adresinize gönderilecektir.

2 Haziran, 19.00 (FR) CAMUS DANS LA TOURMENTE EPIDEMIQUE (Fransızca) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz
3 Haziran, 19.00 (TR) CAMUS SALGIN KISKACINDA (Türkçe) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz
9 Haziran, 19.00 (FR) LE CONFINEMENT EST-IL SOLUBLE DANS LA LITTERATURE? (Fransızca)  Yiğit Bener ve Jean-Marie Laclavetine
10 Haziran, 19.00 (TR) EDEBİYAT EVE KAPANMANIN YALNIZLIĞINA DERMAN OLABİLİR Mİ? (Türkçe) Yiğit Bener 
16 Haziran, 19.00 (FR) L’ECRIVAIN HANTE PAR LA MEDECINE :  LOUIS FERDINAND CELINE (Fransızca) Yiğit Bener ve Lale Özcan
17 Haziran, 19.00 (TR) HEKİMLİĞİNDEN VAZGEÇEMEYEN YAZAR: LOUIS FERDINAND CELINE (Türkçe) Yiğit Bener ve Doç. Lale Özcan

 

 

 

 

 

 

 

 

Jean-Marie Laclavetine 1954 Bordeaux doğumlu. Roman ve öykü yazarı, 1989’dan bu yana Gallimard Yayınları’nın okuma komitesinde yer alıyor. Bu vasıfla Fransızca dilinde yazan bir çok yazarın tanınmasını sağlamıştır. 1999’da Liseliler Goncourt ödülünü, Kırmızı ve Beyaz adlı romanı ile Fransız Akademisi büyük ödülünü kazanmıştır. Saraybosna André Malraux merkezi ekibi ile birlikte 20 yıl boyunca Bosna’da düzenlenen Avrupa Kitap Buluşmaları’na katılmıştır. Türkçe’ye çevirilen romanları Mavi Sabahlar, Yarın Dündür, Adsız Yazarlar Kulübü ve Usulca’dır. 2019’da yayınlanan son romanı ‘Une amie de la famille’ Marguerite Duras ödülünü kazanmıştır.

 

Yiğit BENER 1958 doğumlu. Çocukluğu ve gençliği Ankara ve Paris arasında mekik dokuyarak geçti. Ankara Tıp Fakültesinde son sınıfa kadar okudu, araya 1980 darbesi sonrası on yıllık Brüksel ve Paris sürgününü sıkıştırdı ve tünelin ucundan konferans tercümanı olarak çıktı, iki üniversitede meslek dersleri veriyor. 1990’dan beri İstanbul’a demir attı. Romanlar, öyküler, denemeler, çocuk kitapları yazdı, birkaç adet de edebi çevirisi var.

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

11 Haziran’daki yayının konuğu Tuna Kiremitçi

Tuna Kiremitçi 1973’te, Eskişehir’de doğdu. Müzik ve edebiyat çalışmalarına Galatasaray Lisesi’nde başladı. Yaşar Nabi Nayır Ödülü kazanan ilk şiir kitabı “Ayabakanlar” 1994’te, grubu Kumdan Kaleler ile ilk albümü “Denize Doğru” 1996’da yayınlandı. 2002’de yayınlanan ilk romanı “Git Kendini Çok Sevdirmeden” ile o yılın en çok okunan yazarı oldu. Daha sonra çeşitli müzik albümleri, şiir kitapları ve toplamda Fransızca dahil 17 dile çevrilen romanları yayınlandı. “Birden Geldin Aklıma”, “Bu Aşk Burada Biter”, “Diğer Yarım” “Yine Sevebilirim” gibi besteleriyle geniş kitlelere ulaştı… Tuna Kiremitçi halen İstanbul’da yaşıyor, besteci ve edebiyatçı olarak çalışmalarını sürdürüyor.

11 Haziran Perşembe günü saat 21’de Instagram hesabımızdan live’ımızi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

 

 

Mart ayından bu yana kültür etkinliklerini online olarak sürdüren Institut français Türkiye, yeni online konferans serisi ile edebiyat dünyasını ve tüm kitapseverleri bilgisayar başında muhteşem edebiyat sohbetleri dinlemeye davet ediyor.

Institut français Türkiye’nin online edebiyat konferansı serisi, SALON EDEBİYAT başlığı altında ve yazar Yiğit Bener’in evsahipliğinde düzenlenecek: konferansların her birinde Yiğit Bener’e edebiyat dünyasından bir konuk eşlik edecek.

Yiğit Bener ve konukları 2-17 Haziran tarihleri arasında her Salı ve Çarşamba Zoom platformunda bizlerle birlikte olacak. Bu konferanslardan ilk ikisinde Yiğit Bener’in konuğu Serra Yılmaz olacak; ele alınacak konu ise ile “Camus salgın kıskacında”.

Albert Camus’nün muhtemelen 1941’de yazmış olduğu Vebayla Boğuşan Hekimlere Tavsiyeler adlı kısa metninin yeniden keşfi, altı yıl sonra yayımlanan romanı Veba’yı bambaşka gözlerle okumamıza da olanak sağlıyor.
Bugüne kadar tamamen gözden kaçmış olan bu parlak metin ilk kez Nisan 1947’de Gallimard’ın Les Cahiers de La Pléiade dergisinde “Veba Arşivleri” başlığıyla yayımlanmış ve yakın zamanda yayınevinin sanal metinler dizisi « Tracts » (“Bildiriler”) çerçevesinde yeniden okurlarla buluşturulmuştur; Türkiye’de de ilk kez geçtiğimiz Nisan ayında Artı Gerçek gazetesinde yayınlanmıştır.
Pandemiyle boğuştuğumuz şu sıralarda, bu iki metnin etkileşimini ele alarak Camus’nün salgın kıskacındaki katkılarını, Vebayla Boğuşan Hekimlere Tavsiyeler’i Türkçeye kazandıran yazar Yiğit Bener ve oyuncu ve çevirmen Serra Yılmaz eşliğinde yeniden değerlendirmenin tam zamanıdır.

2 Haziran Salı 19.00  CAMUS DANS LA TOURMENTE EPIDEMIQUE (Fransızca) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz
3 Haziran Carş. 19.00 CAMUS SALGIN KISKACINDA (Türkçe) Yiğit Bener ve Serra Yılmaz

Salı ve Çarşamba günleri saat 19.00’da Zoom uygulamasında canlı olarak gerçekleşecek olan konferanslara katılmak için Kayıt ol bağlantısına tıklayarak mini formumuzu doldurmanız yeterli.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Crédit photo : Albert Camus à Stockholm, 1957 ©Collection Catherine et Jean Camus.

KÜTÜPHANEMİZDE YENİ ÖDÜNÇ-İADE HİZMETİ

Kitap Paket Servisi

Institut français Türkiye’nin kütüphanelerinin yeni temazsız kitap paket servisi başlıyor! Artık kitabınızı bir tıkla sipariş verip, gelip alabilirsiniz!

Institut français Ankara, halen halka kapalı olmakla birlikte, 1 Haziran 2020 Pazartesi gününden itibaren kütüphane üyeleri için kitap, çizgi roman, dergi ve DVD ödünç alma / iade etme hizmeti sunmaya başlayacaktır.

Bu hizmet nasıl mı işleyecek?

  • https://frama.link/cataloguebibliothequeAnkara ->Kütüphanenin online kataloğundan seçmiş olduğunuz ürün listesini oluşturun.
  • Ad, soyad ve abone numaranızı (kütüphane kartınızda bulunan barkodun altındaki 6 rakamdan oluşur) mediatheque.ankara@ifturquie.org mail adresine gönderin.
  • Daha sonra ürünlerinizi gelip nasıl alabileceğinizle ilgili bir onay maili alacaksınız. Siparişiniz size mailde belirtilen tarihte Institut français Ankara’nın kapısında sizi bekleyecektir. Gelirken sağlık korunma tedbirlerine lütfen uyalım: Maske takın ve sosyal mesafeyi koruyun.

Ne seçeceğinizi bilemediniz ya da sürprizleri mi seviyorsunuz? Öyleyse, yaşınızı, Fransızca konuşma seviyenizi ve ilgi alanlarınızı mailde bildirin, bu bilgiler doğrultusunda sizin için biz seçelim.

Ürün iadesi

Ürün iade etmeyi arzu ederseniz, hafta içi saat 09:30 – 19:00 arası Institut français Ankara kapısında bulunan güvenlik görevlisine bırakabilirsiniz. Yine sağlık korunma kurallarına uymayı unutmayın.

İade edilen tüm ürünler gerekli kurallar çerçevesinde dezenfekte edilecektir.

Bu kütüphane hizmeti bizler için küçük ama normal hayatımıza dönmek için büyük bir adımdır…

Bize ulaşın: 

mediatheque.ankara@ifturquie.org 

T: 0312 408 82 33 veya 21
 

YİĞİT BENER İLE SALON EDEBİYAT

Mart ayından bu yana kültür etkinliklerini online olarak sürdüren Institut français Türkiye, yeni online konferans serisi ile edebiyat dünyasını ve tüm kitapseverleri bilgisayar başında muhteşem edebiyat sohbetleri dinlemeye davet ediyor.

Institut français Türkiye’nin online edebiyat konferansı serisi, SALON EDEBİYAT başlığı altında ve yazar Yiğit Bener’in evsahipliğinde düzenlenecek: konferansların her birinde Yiğit Bener’e edebiyat dünyasından bir konuk eşlik edecek.

Yiğit Bener ve konukları 2-17 Haziran tarihleri arasında her Salı Fransızca ve her Çarşamba Türkçe olarak üç tema işleyecek:

  • Serra Yılmaz ile “Camus salgın kıskacında”,
  • Jean-Marie Laclavetine ile “Edebiyat eve kapanmanın yalnızlığına derman olabilir mi?
  • Doç. Lale Özcan ile “Hekimliğinden vazgeçemeyen yazar: Louis Ferdinand Céline

Salı ve Çarşamba günleri saat 19.00’da Zoom uygulamasında canlı olarak gerçekleşecek olan konferansların 3’ü Türkçe ve diğer 3’ü de Fransızca olacak.

Zoom sitesi üzerinde gerçekleşecek olan SALON Edebiyat konferanslarına katılım ücretsiz, seçtiğiniz konferansı izlemek için Institut français Türkiye’nin https://www.ifturquie.org adresli internet sitesinde yayınlanacak olan etkinlik sayfalarındaki bağlantısına tıklayarak kayıt olmanız yeterli.

Program:

2 Haziran Salı 19.00  CAMUS DANS LA TOURMENTE ÉPIDÉMIQUE

Yiğit Bener ve Serra Yılmaz

3 Haziran Carş. 19.00 CAMUS SALGIN KISKACINDA

Yiğit Bener ve Serra Yılmaz

9 Haziran Salı 19.00 LE CONFINEMENT EST-IL SOLUBLE DANS LA LITTÉRATURE ? Yiğit Bener ve Jean-Marie Laclavetine

10 Haziran Çarş. 19.00      EDEBİYAT EVE KAPANMANIN YALNIZLIĞINA DERMAN OLABİLİR Mİ?

Jean-Marie Laclavetine’nin görüşleri ile.

Yiğit Bener 

16 Haziran Salı 19.00 L’ÉCRIVAIN HANTÉ PAR LA MÉDECINE :  LOUIS FERDINAND CÉLINE

Yiğit Bener ve Doç. Lale Özcan

17 Haziran Çarş. 19.00 HEKİMLİĞİNDEN VAZGEÇEMEYEN YAZAR: LOUIS FERDINAND CÉLINE

Yiğit Bener ve Doç. Lale Özcan

 

 

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

28 Mayıs’daki yayının konuğu Zafer Zencirli

1981 yılında İzmir’de doğan Zafer Zencirli, müzisyen bir ailede büyüdü. Çocuk korolarında başlayan müzik hayatı, konservatuvarda viyolonsel bölümüne girerek devam etti. Yurt içi ve dışında konserler verdi. 2003-2006 seneleri arasında Fransa’da yaşadı. 2006 yılından bu yana İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde viyolonsel sanatçısı olarak çalışmaktadır. Opera dışında çok sayıda projede ses sanatçısı olarak yer almış ve bir çok konser gerçekleştirmiştir. Kendisini tanımak ve dinlemek için 28 Mayıs Perşembe günü İnstagram üzerindeki randevuyu kaçırmayın !

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

15 Mayıs Cuma saat 16.00’da, ünlü yazar ve illüstratör Pierre Cornuel size bir kitabın oluşturulması hakkında çok özel bilgiler verecek : not defterlerindeki eskizlerden kitabın baskısına kadar sizinle tüm tüyoları paylaşacak.

Yerler sınırlı olup, buluşma online olarak Zoom platformunda gerçekleşecektir.

Etkinlik Fransızca’dır.

Link : https://us02web.zoom.us/j/83796745471

Pierre CORNUEL

Paris Modern Sanat Yüksek Okulu’ndan mezun olan yazar, illüstratör ve ressam Pierre Cornuel, onlarca albüm kapağı ve afiş çalışması, basın alanında ve reklamcılıkta çizimler ve bir animasyon film gerçekleştirmiştir ve 23 dile çevrilen 55 resimli çocuk ve gençlik kitabının yazarıdır.

Ciddi bir “karmaşa” içerse de, çizimlerinin neşesi, hayvan çizgilerinin fantezilerle dolu canlılığı, fareler, koyunlar, kurbağalar, gergedanlar, ayılar ya da hipopotamlar, öğreticiliğin tüm ağırlığını ortadan kaldırıyor. Eserlerinde, gençleri ilgilendiren ve zaman zaman rahatsız eden, giyim markaları diktatörlüğü, fiziksel görünüm, ya da mahallelerdeki şiddet gibi bazı dramatik konuları zekâ ve mizahla hafifletiyor.

Pierre Cornuel 1987 yılından bu yana aralarında Okul Edebiyatı Büyük Ödülü (2008) ve tüm eserleri için CESAR Ödülü bulunan 12 ödüle layık görülmüştür.

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

14 Mayıs’daki yayının konuğu Aälma Dili grubu

Fransız grup Aälma Dili çigan ve balkan müziğinden esinleniyor ve swing ve caz manouche tarzında bir müzik sunuyor. 

Canlı ve hayat dolu müzikleriyle Aälma Dili, Muzik Bazar için tam da aradığımız neşeli ortamı sunacak… Kaçırmayın!

Emilio Castiello  Vokal, keman, mandolin
Clément Oury  Vokal, keman
Benoit Vincent  Vokal, gitar
Johnny Montreuil  Vokal, kontrbas

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Her çarşamba akşamı, İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

İkinci Live haftamız için, konuğumuz : Cansel Elçin!

Türk sinema, tiyatro ve televizyon oyuncusu Cansel Elçin, ilk ve orta eğitimini Paris’te Lycée Racine’de tamamladıktan sonra Ekonomi ve Sosyal Bilimler okudu. Tiyatro eğitimini, Fransa’nın önde gelen tiyatro okullarından sanatçı Ecole Florent’da tamamladı. Televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde aldığı rollerle kendini Türkiye’de tanıttı.

Cansel Elçin ile güzel bir sohbetin ardından, konuğumuzun bizim için hazırladığı bir okumaya şait olacağız. Ne okuyacağını merak ediyor musunuz? Çarşamba akşamı saat 21’de @institufrancaisdeturquie Instagram hesabımızdan live’ımıza katılmayı unutmayın!

Her çarşamba akşamı, İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

4. Live haftamız için, konuğumuz : Rémi Panossian!

Trio projesi ile 30 ülkede Tokyo, Vancouver, Montréal, Marciac, Jarasum, Taichung gibi prestijli caz festivallerinde dört yüzü aşkın konser veren Rémi Panossian, “DO” adını verdiği piyano solosuyla sahnede kendini daha dolaysız, berrak ve samimi şekilde ifade ediyor.
Müzik notası “DO” Korecede ada, Japoncada yön, Tibetçede taş, İngilizcede gerçekleştirmek anlamına geliyor. Sözcüğün taşıdığı bir çok anlam kadar, sanatçının içsel yankılarını dışavuruyor.

Rémi Panossian, melodi aşığıdır. Canlı performansları enerjik, büyüleyici ve organik : bu muhteşem enerjisine sizde şahit olun. Bunun için, Çarşamba akşamı saat 21’de @institufrancaisdeturquie Instagram hesabımızdan live’ımıza katılmayı unutmayın!

 

Her çarşamba akşamı, İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

5. Live haftamız için, konuğumuz : Okan Bayülgen!

Okan Bayülgen, Türk gösteri adamı, oyuncu, tiyatro ve klip yönetmeni, yapımcı, seslendirme sanatçısı ve fotoğrafçıdır.

Şişli 19 Mayıs İlkokulu’ndan mezun olup Galatasaray Lisesi’nde öğrenimine devam etti. Okuldaki öğrenci kulüplerinden müzik, edebiyat, folklor gibi kollarla ilgilendi.

Bir çok program yönetmiş olan Okan Bayülgen, 2019 yılında tv100’de Uykusuzlar Kulübü ve Muhabbet Kralı adlı talk show’lara başlamıştır. 2020 yılının Nisan ayından itibaren Uykusuzlar Kulübü adlı programda canlı yayında kitap okuduğu bir özel program yapmaktadır.

Okan Bayülgen ile güzel bir sohbetin ardından, konuğumuzun bizim için hazırladığı bir okumaya şait olacağız. Ne okuyacağını merak ediyor musunuz? Bunun için, Çarşamba akşamı saat 21’de @institufrancaisdeturquie Instagram hesabımızdan live’ımıza katılmayı unutmayın!

İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

Gelecek Live’imiz için, konuğumuz : Queensy!

Profesyonel dansçı, koreograf ve dans öğretmeni Queensy, Fransız dansçı grubu Blazin’in kurucularından biridir.

Genç bir yaşta modern caz ve hip hop’a başlamış, daha sonra Afro-Karayip stillerini denedikten sonra Ragga Dancehall ile Avrupa’da bir referans oldu.
Paris’teki en ünlü iki stüdyoda, Studio Harmonic ve Studio MRG’de öğretmenlik yapıyor.
Ayrıca dünyanın dört bir yanında Ragga Dancehall atölyeleri (Big up kemp, Japonya Sokak Dans Kampı, StreetStar, UDS Fest, Hiper Hafta, Camp Fair Play, Next Dance Camp, MRG Cruise …) düzenliyor.
Bay Vegas, Busy Signal, Reggae Pop, Cécile, Truth Hurts gibi birçok sanatçı ile çalıştı.
2017 yılında, “Juste Debout” uluslararası yarışmasının “Just Dancehall” yarışmasında koreografi jüriliği yaptı.

Queensy’yi tanımak, onunla sohbet ve dans etmek istiyorsanız, 4 Haziran perşembe günü saat 21’de Instagram hesabımızdan live’ımıza katılmayı unutmayın!

Her çarşamba akşamı, İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

İlk konuğumuz : DJ Yakuza! ⠀
90’ların sonunda Tokyo elektronik müzik kulüplerini canlandırdıktan sonra, İstanbul’a taşınan DJ Yakuza Avrupa’da konserler vermeye başladı. Muzik dünyasının uluslararası renklerini setlerinde ortaya çıkartarak, İstanbul sahnelerin vazgeçilmezi oldu. Saat 9’dan itibaren, DJ Yakuza ile kısa bir sohbetten sonra, özel setiyle kendinizi eklektik bir seyahata bırakın! ⠀

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

7 Mayıs’daki yayının konuğu Damla Pehlevan.

Damla Pehlevan, İstanbullu yorumcu, besteci ve söz yazarı. 8 yaşında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda yarı zamanlı olarak piyano okudu. Onlu yaşlarında TRT Gençlik Korosu’nda söyledi. Lisede okurken Fransız Konsolosluğu’nun düzenlediği şarkı yarışmasıda birinci, Corne d’Or Uluslararası Fransızca Şarkı Yarışması’nda ikinci oldu.

Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra İTÜ Peyjaz Mimarlığı Bölümü’nden mezun oldu. Üniversiteden sonra Biz grubunda klavye ve geri vokallerle yer aldı. Biz grubuyla yolları ayrıldıktan sonra Baba Zula’ya klavye ve vokaliyle eşlik etti. Baba Zula ile 1 yıl geçirdikten sonra ise Shantel ile çalışmaya başladı; Dünya genelinde 150’den fazla konsere çıktı.

2013’te İstanbul’a geri döndü ve İTÜ MİAM’da Sonic Arts alanında yüksek lisans yaptı. Bu sırada kendi parçalarına yoğunlaştı ve 2017’de sözü ve müziği kendisine ait ilk teklileri ‘İlkbahar’ ve ‘Silikon’u yayımladı. 2019 yılında ise 10 parçadan oluşan ilk albümü ‘karmakader’i çıkardı.

Pehlevan 7 Mayıs akşamı Live Izmir’de en sevdiği şarkıları bizlerle paylaşacak.

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

24. ULUSLARARASI ANKARA CAZ FESTİVALİ

Renaud Garçia Fons: “Gezi” 

Istitut français Ankara 30 Nisan – 10 Mayıs 2020 tarihleri arasında dijital platformda gerçekleşecek olan 24. Uluslararası Ankara Caz festivalini desteklemektedir.

Bu çerçevede, ünlü Fransız kontrbas sanatçısı Renaud Garçia Fons 5 Mayıs Salı saat 22.30’da caz festivalinin Youtube kanalında bir konser gerçekleştirecek. 

Youtube kanalı : caz derneği / Jazz Society of Turkey https://bit.ly/2W4ZtQr

Kanala abone olarak bu konseri ücretsiz izleyebilirsiniz.

Renaud Garcia Fons

1980’lerde Paris Konservatuarı’nda François Rabbath’dan öğrendiği enstrüman tekniğini deneyselliğiyle birleştiren ve geliştiren kontrbasçı Renaud Garcia Fons, kontrbası bir yandan bir solo enstrümana, bir çeşit Flamenko gitarına ve bir doğu enstrümanına dönüştürdü. Akdeniz ruhunu virtüöz kimliğine yansıtan ve İspanyol kültürünün öğelerini anlaşılır bir şekilde modern Fransız cazına taşıyan sanatçı, caz ve klasik müzik dışında Flamenko, musette ve hatta Avrupa halk müziğinden öğelerle müziğini harmanladı.

Başarılı sanatçı festival kapsamında Youtube kanalımızda sizlerle. 

ONLİNE KUKLA GÖSTERİSİ:

Kangal’ın maceraları

 

1. bölüm: Kangal’ın maceraları

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

2. bölüm: Kangal ve Korsan bey 

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

3. bölüm: Kangal dinozorların ülkesinde 

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

4. bölüm: Kangal uzayda

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

5. bölüm: Kangal ve korku evi

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

6. bölüm: Kangal robotlar ülkesinde

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

7. bölüm: Kangal ve Çılgın Bilim Adamı 

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

8. bölüm: Kangal ve Banyodaki balık kızı 

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

9. bölüm: Kangal ve Mutfaktaki Obur

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

10. bölüm: Kangal ve Dolaptaki Kurt

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

11. bölüm: Kangal ve Arkadaşı Cadı

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

12. bölüm: Kangal size iyi tatiller diliyor!

Videoyu izlemek için tıklayın.

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

Zoom linki için tıklayın. 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020

13 Mayıs Çarşamba günü saat 15’te gerçekleşecek seansın ZOOM linki: https://us02web.zoom.us/j/82185852821

Olabilecek teknik sorunlardan ötürü, seansı bir ebeveynin başlatmasını rica ediyoruz.

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020

6 Mayıs Çarşamba günü saat 15’te gerçekleşecek seansın ZOOM linki:

https://us02web.zoom.us/j/82440227528

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020

29 Nisan Çarşamba günü saat 15’te gerçekleşecek ilk seansın ZOOM linki:

https://us02web.zoom.us/j/82614062893

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

04.07.2020

11.07.2020

18.07.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

04.07.2020

11.07.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

Online okuma

Masal saati %100 sanal hale geliyor ve her Çarşamba ve Haziran’dan itibaren her Cumartesi öğleden sonra saat 15’te hikayeler ile gezmeyi hayal eden çocukları davet ediyoruz. Zoom programını kullanarak iki sesle hikayeler anlatacağız!

Tarihler:

29.04.2020
06.05.2020
13.05.2020
20.05.2020
27.05.2020

06.06.2020
13.06.2020
20.06.2020
27.06.2020

04.07.2020

Zoom linki için tıklayın. 

 

 

İstanbul’un Gizemleri 

Okuma atölyemizin Mayıs ayında elde ettiği başarıdan sonra, atölye serisini Haziran ayında devam etmeye karar verdik! İstanbul’un gizemleri hakkında birlikte yazalım.

Sizde katılın!

Detaylar için kaydolun: 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

01.06.2020

08.06.2020

İstanbul’un Gizemleri 

27 Nisan Pazartesi saat 15:00’te başlayan 5 yazı atölyesi serisine katılın! 

İstanbul’un gizemleri üzerine birlikte yazıyoruz. 
 
Detaylar ve kaydolmak için : 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

İstanbul’un Gizemleri 

27 Nisan Pazartesi saat 15:00’te başlayan 5 yazı atölyesi serisine katılın! 

İstanbul’un gizemleri üzerine birlikte yazıyoruz. 
 
Detaylar ve kaydolmak için : 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

İstanbul’un Gizemleri 

27 Nisan Pazartesi saat 15:00’te başlayan 5 yazı atölyesi serisine katılın! 

İstanbul’un gizemleri üzerine birlikte yazıyoruz. 
 
Detaylar ve kaydolmak için : 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

İstanbul’un Gizemleri 

27 Nisan Pazartesi saat 15:00’te başlayan 5 yazı atölyesi serisine katılın! 

İstanbul’un gizemleri üzerine birlikte yazıyoruz. 
 
Detaylar ve kaydolmak için : 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

İstanbul’un Gizemleri 

27 Nisan Pazartesi saat 15:00’te başlayan 5 yazı atölyesi serisine katılın! 

İstanbul’un gizemleri üzerine birlikte yazıyoruz. 
 
Detaylar ve kaydolmak için : 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

İstanbul’un Gizemleri 

Okuma atölyemizin Mayıs ayında elde ettiği başarıdan sonra, atölye serisini Haziran ayında devam etmeye karar verdik! İstanbul’un gizemleri hakkında birlikte yazalım.

Sizde katılın!

Detaylar için kaydolun: 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

01.06.2020

İstanbul’un Gizemleri 

Okuma atölyemizin Mayıs ayında elde ettiği başarıdan sonra, atölye serisini Haziran ayında devam etmeye karar verdik! İstanbul’un gizemleri hakkında birlikte yazalım.

Sizde katılın!

Detaylar için kaydolun: 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

01.06.2020

08.06.2020
15.06.2020
22.06.2020

İstanbul’un Gizemleri 

Okuma atölyemizin Mayıs ayında elde ettiği başarıdan sonra, atölye serisini Haziran ayında devam etmeye karar verdik! İstanbul’un gizemleri hakkında birlikte yazalım.

Sizde katılın!

Detaylar için kaydolun: 

mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Atölye Fransızca olacaktır, B1 seviyesi ve üzeri için uygundur.

 

Tarihler:

27.04.2020

04.05.2020

11.05.2020

18.05.2020

25.05.2020

01.06.2020

08.06.2020
15.06.2020
19.06.2020

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

30 Nisan’daki yayının konuğu Jef Aérosol.

Öncesinde İngilizce öğretmeni olan Jef Aérosol, 80’li yıllarda yeni bir hayata ve kariyere yönelmiştir. Bu dönemde başlayan sokak sanatı akımının öncülerinden olarak kabul edilmektedir. Sanatçının sembolik eserlerinden biri olan, yalnız ve düşünceli bir genci resmettiği “Oturan çocuk” Institut français Izmir’in duvarında yer alan freskin bir parçasıdır. Aérosol, 2017 yılında İzmir’e gelerek merkezin duvarlarından birini çizimleriyle donatmış ve “Müzik duvarları yumuşatır” cümlesiyle eserini şehrimize armağan etmişti.

Aynı zamanda müzisyen de olan sanatçı, İrlanda folk müziğinden ölümsüz rock’n’blues’a uzanan repertuvarıyla Windcatchers, Open Road ve Distant Shores gibi gruplarda yer almıştır.

Aérosol 30 Nisan akşamı Live Izmir’de en sevdiği şarkıları bizlerle paylaşacak.

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Her çarşamba akşamı, İstanbul Instagram Live’larımız için bir araya gelelim! Her hafta farklı bir konuk ile sohbet edeceğiz ve bizim için gerçekleştirecekleri bir perfomansa şait olacağız!

Üçüncü Live haftamız için, konuğumuz : Julien Aksoy

Geçen yıl Institut français galerimizde “Denge/sizlik/ler Paris” sergisini ağırlama şansına sahip olduğumuz bu Fransız-Türk fotoğrafçı, bizimle sohbet etmek ve fotoğraflarını paylaşmak için aramızda olacak.

1976 yılında Paris’te doğan Julien Aksoy, 20 yılı aşkın bir süredir fotoğrafçılık yapmaktadır. Özellikle, kentsel ve mimari fotoğraflar aynı zamanda sokak anları ve belgesel fotoğrafçılığı üzerine çalışıyor.

6 Mayıs Çarşamba günü saat 21’de sizleri Instagram hesabımızı takip etmeye davet ediyoruz!

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

23 Nisan’daki yayının konuğu çok saygı değer müzisyen Attila Demircioğlu. Ayrıca Frankofon dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Attila Demircioğlu, Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yardımcı Doçent Doktor, unvanıyla öğretim üyeliği ve Müzik Kulübü Başkanlığı görevlerini sürdürmektedir. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Institut français Izmir Instagram canlı yayınlarını başlatıyor!

Her Perşembe Saat 21:00′ de ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

16 Nisan’daki ilk yayının konuğu müzisyen Derya Yıldırım. O Ses Fransa finalisti Derya, geçtiğimiz aylarda Institut français Izmir’de verdiği konserle izleyicilerini büyülemişti. Kendisiyle tekrar buluşmak üzere, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Unifrance, 28 Mart’tan itibaren ve 27 Nisan 2020 tarihine kadar, online ve ücretsiz My French Film Festival – The Stay Home edition etkinliğini başlattı.

Dünyanın dört bir yanındaki İnternet kullanıcıları, birçok dilde altyazılı (Almanca, İngilizce, Arapça, Çince, Korece, İspanyolca, Fransızca, İbranice, İtalyanca, Litvanca, Japonca, Lehçe, Portekizce, Rusça, Türkçe…) kısa filmleri izleyebilecekler.

 

İnstitut français, genç izleyiciler için, altyazılı kısa filmler (Kidscorner bolumunde) sunarak MyFFF ile işbirliği yapıyor.

Seçkiye burdan ulaşabilirsiniz :

https://www.myfrenchfilmfestival.com/fr/

https://www.youtube.com/user/MyFrenchFilmFestival

 

Festival filmlerine YouTube’dan erişilebilirsiniz.

Tanıtım filmini izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=XfbBy0PHTBE

 

Sizin için değerlediğimiz Türkçe altyazılı film listesi:

The Lizard – https://www.youtube.com/watch?v=dKlZu3P3uWk

A Day Out in Paris – https://www.youtube.com/watch?v=E1CNCSIDKi0

Guy Moquet – https://www.youtube.com/watch?v=ZJHT4iOj5mg

It’s Not A Cowboy Movie – https://www.youtube.com/watch?v=d_Gd6VI8mZs

Molii – https://www.youtube.com/watch?v=k7AmvGWD87w

Fille du calvaire – https://www.youtube.com/watch?v=le_2h-eSLpc

Neverland – https://www.youtube.com/watch?v=QpMp38lsuY8

The Shady Sailor – https://www.youtube.com/watch?v=ORtgwztL6ac

 

 

Genç izleyiciler için 10 sessiz kısa filmden oluşan bir liste daha oluşturduk:

Bonhommes – https://www.youtube.com/watch?v=_0r-jsRO1uY 

La Migration bigoudenn – https://www.youtube.com/watch?v=nRTW4325bi0

Minoule – https://www.youtube.com/watch?v=XhdmWWSaEaM

La Moufle – https://www.youtube.com/watch?v=WF5actLMTOc

Nicolas & Guillemette – https://www.youtube.com/watch?v=WSuR-KieB-A

Oktapodi – https://www.youtube.com/watch?v=TQ313bR6pRo

Le Petit Bonhomme de poche – https://www.youtube.com/watch?v=4WzEPy8U-nw

La Poule, l’Éléphant et le Serpent – https://www.youtube.com/watch?v=YAo2ntgTLbA

Le Rêve de Sam – https://www.youtube.com/watch?v=u08HOJ1vlBo

Rumeurs – https://www.youtube.com/watch?v=MTbJpgwDFgI

17 Nisan Cuma Saat 18:00

Online Güzel Telaffuz Yarışması 

Yarışma Zoom Programı üzerinden gerçekleşecektir.

Başvurular 10 Nisan 2020 tarihine kadar kurs sekreterliğine yapılacaktır : kurslar.izmir@ifturquie.org

Not : Dikkat ! Başvuru esnasında seviyenizi ve seçilen şiiri belirtiniz.

 

İnstitut français Turquie İzmir, Uluslararası Frankofoni ayı çerçevesinde, öğrencileri ve enstitüyü ziyaret eden herkes için güzel telaffuz yarışması düzenlemektedir.

Yarışma aşağıda belirtilen değişik seviyeler bazında yapılacaktır.

  • A1.1
  • A1.2
  • A2
  • B1
  • B2

Bu yarışma için öğrenciler daha önceden belirlenen bir Fransız şaire ait, Fransızca bir şiir ve bu senenin Albert Camus senesi olması sebebiyle, Albert Camus’den ezbere metin okuyacaklardır. Aday tarafından seçilen şiirler veya metinler, olabildiğince açık bir şekilde sunulması için bireysel olarak çalışılmalıdır. Seçeceğiniz bir ya da iki kısa metin ve bir şiir okunacaktır.

Seçilen şiir veya metin, yarışma günü seyirciler ve jüri karşısında okunacaktır.

Her bölüm için kazanan yarışmacı, bir sonraki kursa kayıt için %20 indirim kazanacak. Ayrıca dışarıdan getireceği bir kişi için de %20 indirim alacaktır. Kazananlar daha önce bir indirimden faydalanmış ise, daha yüksek orandaki indirim geçerli olacaktır.

Katılımcılar aşağıdaki kriterler üzerinden değerlendirilecek:

  • Telafuz (Fonoloji ve fonografi)
  • Yorum (monotonluktan kaçınma)
  • Telafuzun açık olması (noktalama, prozodi, söyleyişte açıklığa dikkat etme)
  • Şiiri hatırlama (boşuklardan kaçınma, unutmama)

Buradan seviyelere göre hazırlanmış şiir listesini bulabilirsiniz

Albert Camus’nün metinlerini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

https://citations.ouest-france.fr/citations-albert-camus-141.html

 

Yarışma süreci :

  1. Etkinliğin olaydan sorumlu kişi tarafından kamuya sunulması.
  2. Jüri üyelerinin halka sunulması.
  3. Okunacak şiirlerin sunumu.
  4. Yarışmacıların önceden belirlenmiş sıraya göre şiir okuması. Her yarışmacı okuyacağı şiirin yazarı ve şiir adını bildirmelidir.
  5. Jüri müzakereleri
  6. Jüri tarafından en iyi yarışmacıya ödül verilmesi.

SERGİ: BİR BAŞKENT TASAVVURU, JAUSSELY ANKARA’SI

“Bir Başkent Tasavvuru: Jaussely Ankara’sı” Sergisi 12 Mart – 5 Nisan 2020 tarihleri arasında Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde…

Bilkent Üniversitesi öncülüğünde Ankara Büyükşehir Belediyesi, Erimtan Müzesi ve Institut français desteğiyle hazırlanan sergi;
Erken Cumhuriyet döneminde Başkent Ankara’nın; mimar-şehirci Leon Jaussley’nin meslek üslubundan yola çıkarak, dönemin şehir kültürü ve imar planı yarışmasına dair gün yüzüne pek az çıkmış bilgi ve belgelerine yaslanmakta, uzun soluklu kentsel deneyimlerin ve çalışmaların rehberliğinde, kurulan ve derlenen parçalarla Ankara’yı ve ‘Başkent’ in gerçekleşmemiş hikayesini yansıtmaktadır.

Fransız Devlet Arşivlerin’den elde edilen görsellerin kullanıldığı sergide sanatçı Aslı Gibidir’in ”Tasavvur” isimli enstalasyonu, Jaussely Ankara’sını hayal etmektedir.

Sergi, 12 Mart – 5 Nisan 2020 tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün 10:00-17:00 saatleri arasında Erimtan Müzesi süreli sergi alanında ziyaret edilebilir. @jausselyankara

PANEL: ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ ANKARA’SI VE LÉON JAUSSELY

Panel 

Mart günü Erimtan Müzesi’nde başlayan “Bir Başkent Tasavurru: Jaussely Ankara’sı Sergisi” ne, Ankara, Erken Cumhuriyet Dönemi ve mimarisine, Jaussely’nin meslek yaşamına ve İkinci Ankara İmar Planı’na ışık tutacak, çok değerli akademisyen ve uzmanların katılımıyla gerçekleşecek olan uluslararası bir panel… 20 Mart 2020 tarihinde yine Erimtan Müzesi’nde günübirlik bir yolculuk… Bu panelden genel anlamda beklentimiz, Başkent Ankara’nın erken kentsel gelişim sürecinden ve imarından bazı dersler çıkarmak ve gelecek için sonuçlara varmak, Ankara üstüne düşünmek ve yeni sorular sormak olarak özetlenebilir.

Konuşmacılar:

  • İlhan Tekeli, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  • Bülent Batuman, Bilkent Üniversitesi
  • Jean-François Pérouse, İstanbul Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA)
  • Sinan Logie, İstanbul Bilgi Üniversitesi
  • Deniz Altay Baykan, Bilkent Üniversitesi
  • Alexandre Kazerouni, École normale supérieure, Paris

Leon Jaussely and Ankara in the Early Republican Period

This international panel, with participations of outstanding academicians and researchers, will underline Jaussely’s professional career and evidently will highlight 1927 Competition on Master Planning of Ankara on which we have opened an exhibition at Archaeology and Art Museum of Erimtan last week. A daily journey on March 20, 2020 at Erimtan Museum in Ulus…
In a broad sense, we anticipate from this Panel to derive some lessons out of early Republican development process and master planning of Ankara, and to predict some outcomes for the future. It is a quick resume of reconsidering Ankara, urban planning, socio-spatial developments, planning history, and architecture.

İlhan Tekeli
Our keynote speaker İlhan Tekeli discusses what new questions might be that we expect from the Panel, and what kind of new paths can be defined while writing the planning history in our century. He questions future and process of master planning of the Capital City by filtering his life time academic, professional, and social experiences through lenses of Ankara.

Bülent Batuman
Batuman focuses on roles of public space while new Ankara had been recreated during the Early Republican era. He discusses transformative social impacts, political capacities of a public space, and power of spatial identity. Batuman presents how politics of space and Republican identity of Ankara were evolved and questions how public space was reproduced in urban daily life till today.

Jean François Pérouse
“A Systematic Experience on Understanding/Interpreting Contributions of French Architects and Planners in Ankara of the Early Republican period” Pérouse aims at forming a holistic framework for all individual studies and efforts of French architects and planners during Ankara’s process of being capital city. He claims that business connections of diplomats, politicians, and rofessionals. Pérouse departs from French archives, being grounded on Jaussely, Leveau, Laprade and Lambert, and opens up a discussion on changing social context and working conditions of French
architect-urbanists in the Early Republican period.

Sinan Logie
‘’On the traces of European architects in Ankara’’ The foreign architect’s legacy in Ankara is an important cultural heritage, symbolizing the long-term exchanges between Europe and Turkey. By its geographical position, the territory of contemporary Turkey has been, for millennia, at the crossing of different civilizations and cultures. The historic sediments of these various and rich influences are embodied in various fields. Among them Architecture is probably one of the most preeminent, due to its duration through space and time. Effectively, from Antiquity to the byzantine period, or from the Ottoman architecture to the modern and contemporary architectures, the vast landscape witnesses the cultural exchanges between European Culture and the Eastern one. At the founding of the Turkish Republic, in 1923, Mustafa Kemal Atatürk strengthened the implementation of European cultural models. Basing the new constitution on the Swiss model, the founder of the Republic relocated the state’s capital from Istanbul to Ankara, marking an abrupt shift with the Ottoman tradition. In the line of the postworld war 1 nation states in Europe, the Monumental Modernist language became the dominant tool in urban planning and architecture. In this frame, Ankara’s first Master plans were designed by German professionals, in 1924 and 1932, respectively by Carl Christoph Lörcher (1884-1966) and Hermann Jansen (1869-1945). One of the most prolific personalities, of the republic’s early years in Ankara, is without doubt the
Austrian architect Clemens Holzmeister (1877-1956). Holzmeister’s work in Ankara includes16 buildings, among which we can underline the most, symbolic and iconic one: The Turkish Parliament (1938-1963). Around the 1930’s, due to the rise of Nazism in central Europe, many European architects immigrated to Turkey due to their political or religious positions. Beyond their imprint on Ankara’s urban fabric, these personalities also had key position in the Turkish Architectural academic system, and shaped an important part of the 20th Century’s architectural trajectory in Turkey. 

Deniz Altay Baykan
“Jaussely vs Ankara …” Baykan mentions how initial idea of the exhibition and panel were come up, summarizes when her way crosses with Jaussely’s and Jaussely’s with Ankara where she had lived and done academic studies for years. Baykan follows and presents traces of Jaussely’s master plan proposal and context of 1920s while capital city had been founded, 1927 Competition in particular, for recent Ankara.

Alexandre Kazerouni
Urban Planning, Modernist Architecture and Social Change: Comparing Ankara and Tehran between 1925 and 1939. This presentation will aim an introducing comparison at a regional level, between Tehran and Ankara, during the period of time Jaussely proposed a plan for the Turkish capital city. It will stress some social dynamics happening in Tehran in link with the rise of a new modernist urbanism in the Iranian capital city, at that period of time that present formal similarities with Ankara. It will also sum up the current dynamics in Tehran that consists in preserving and transforming into national heritage or new public spaces the architectural traces of that period of modernist architectural experience.

 

 

 

Tunus Sinemasına Bakış:

“SUBUTEX” filminin gösterimi 
Bab Jdid bölgesinde, iki genç arkadaş Rzouga ve Fanta eski bir hamamda takılıp, romantizm, uyuşturucu ve şiddet arasında bir aşk hikayesi yaşıyor. Aralarında yaşanan bazı anlaşmazlıklardan sonra Rzouga Fanta’dan ayrılmaya karar verir, ancak hasta olduğunu öğrendikten sonra ayrılmaktan vazgeçer.

Nasreddine Shili, oyuncu, yapımcı, senarist, yönetmen ve insan hakları aktivistidir. Tunus Ulusal Tiyatrosu’nun çeşitli oyunlarında, Mohamed Zran’ın “Prens” ve Jilani Saadi’nin “La tendresse du loup” filmlerinde ve çeşitli televizyon dizilerinde oyunculuk yapmıştır. Boutelisse (2008, kısa film), Chak wak (2010, kısa film), Suçon (2013, kurgu uzun metrajlı film), ve Subutex (2018, belgesel film) filmlerinin yönetmenliğini üstlenmiştir. 2014 yılında Mohamed Ali Hammi Popüler Üniversitesi’ni kurmuştur.

Belgesel / Tunus / 1:42

Orijinal dilinde gösterilecek. Fransızca altyazılı.

Kayıt zorunludur.

Bitki ve kent : Tarih ve perspektif !

Pascal Garbe, bugün Fransa’nın dünyada en çok tanınan bahçıvanıdır. Şehirdeki bitkiler üzerine uzman olan Garbe, bahçecilik dünyasıyla ilgili dünyanın en büyük etkinliklerine başkanlık etmiş tek bilirkişidir : Singapore Garden Festival 2018-2020, Johanesburg International Flower Show 2019-2020, Philadelphia International Flower Show 2020, Gardening World Cup 2014, et le New-Zealand International Flower Show 2017.
Bitkiler ve bahçeler üzerine yirmiye yakın kitabın yazarı olan Garbe, 2011 yılında « Bahçeler ve Turizm » alanında Uluslararası Yılın Kişisi ödülünü almıştır.

Pascal Garbe, katılacağı söyleşinin ardından kitaplarını imzalayacaktır.

1- Biraz tarih
Yüksek çimenlik…
Kentteki büyük parklar
Bahçe kentler
« Green guerilleros »
Yeniden kentsel güçlendirme zamanı
Şimdiki sorunsal

2 – Bitkinin kral olduğu kentler
Nantes, botanik tarihin sınırında
Malmö, bitkisel kentle ekolojik kent arasında
Milano, kent sakinlerinin hizmetindeki bahçe
Singapur… kent-bahçeden bahçe içinde bir kente

3- Peki yarın ?

 

Pascal Garbe, katılacağı söyleşinin ardından kitaplarını imzalayacaktır.

Kayıt zorunludur.

56. Kütüphaneler Haftası kapsamında, Instituto Cervantes, Institut Français, Goethe-Institut İstanbul, ve Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi işbirliğiyle, İstanbul’da aktif kütüphaneleri bulunan üç kültür enstitüsünün ortaklaşa düzenlediği bu etkinlikte Almanya, Fransa ve İspanya’dan gelecek üç konuşmacı yer alacak. Kısmen farklı alanlarda çalışan konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini aktararak ne tür önlemlerle sürekli büyüyen kentlerdeki kütüphanelere daha fazla kullanıcı kazandırılabileceği ve kütüphanelerin yenilenmesinde kullanıcıların nasıl aktif rol oynayabileceği konusuna eğilecek.

Frankofon Sinema etkinliği vesilesiyle, Institut français, Tunus Başkonsolosluğu, Lüksemburg Başkonsolosluğu ve Kanada Başkonsolosluğu işbirliğiyle, frankofon ülkelerden bir film seçkisi 24 – 27 Mart tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak.
Gösterimler 24 – 27 Mart haftası Institut français’de yapılacak. Katılım için ön kayıt yapmanızı rica ederiz.

Program :

24 Mart 19:15 – animasyon film : “Aya de Yopougon”, (Yopougon’lu Aya) yönetmenler : Marguerite Abouet ve Clément Oubrerie
1970’li yılların sonunda Fildişi Sahili’ndeki Abidjan kentinin Yopugon adlı halk semtinde geçen film, bir grup gencin duygusal ve ailevi yaşamlarını anlatıyor. Aya kendini her şeyden önce derslerine adarken arkadaşları Adjoua ve Bintou’nun aklı fikriyse gece klüplerinde flört etmektedir. Tekinsiz kişilerle karşılaşmalarından korkan ebeveynlerinin sıkı gözetimine rağmen iki arkadaş bir erkek arkadaş bulmayı ummaktadırlar. Adjoua, ülkenin en zengin kişilerinden Bonaventure Sissoko’nun oğlu genç delikanlı Moussa ile ilişkiye girer. Ancak hamile kaldığında işler epeyce karmaşık bir hâl alır.

25 Mart 19:15 – “Sawah”, yönetmen: Adolf El Assal
Kahireli DJ Skaarab, uluslararası bir DJ’lik yarışmasına katılmak üzere Brüksel’e davetlidir. Yolculuğu sırasında, adını daha önce hiç duymadığı bir ülke olan Lüksemburg Büyük Dükalığı’nda sıkışıp kalır. Kendi ülkesinde bir devrim patlak verirken o da vaktinde hedefine ulaşabilmek için bir yol bulmaya karar verir. 48 saatlik çılgın bir kahramanlıklar zinciri böylece başlar.

26 Mart 19:15 – « El Jaida », yönetmen: Salma Baccar
1954 yılında, Tunus’un bağımsızlığına kavuşmasından 8 ay önce, farklı yaş ve sosyal koşullardan gelen dört kadın Dar Joed hapishanesinde bir araya gelir. Dördü de kadın gardiyanlarının buyruğundaki haksızlıklara maruz kalarak birlikte yaşamaya mahkûmdur. Beraber, dış dünyadaki anılarını, günlük yaşamdaki neşe, heyecan ve üzüntülerini paylaşırlar.
Filmiyle Tunus tarihinin bilinmeyen bir yüzünün anlatımına katkıda bulunan kadın yönetmen Selma Baccar, kadınların davasını savunurken aynı zamanda ortak hafızayı da beslemektedir.

– 27 Mart 19:15 – “La passion d’Augustine” (Augustine’in Tutkusu), yönetmen: Léa Pool
Baş rahibe Augustine, 1960’lı yıllarda, içerisinde bir kız okulu da bulunan Quebec’teki bir katolik manastırını yönetmektedir. Müzik tutkunu olan Augustine, yatılı öğrencilerinin eğitiminde müzik derslerine önemli bir yer ayırmıştır. Yatılı okulun sükûneti Baş Rahibe Augustine’in parlak bir piyanist olan ancak kabına sığmayan yeğeni Alice Champagne’ın öğretim yılında okula gelmesiyle aniden bozulur. Bu yetmiyormuş gibi bir de Quebec’te çok sayıda ücretsiz devlet okulunun açılmasıyla yatılı okulun durumu tehlikeye girmiştir. Fakat rahibeler bu durum karşısında boş durmazlar….

 

Giriş serbestir. Kayıt zorunludur.

 

Rémi Panossian, melodi aşığıdır, canlı performansları enerjik, büyüleyici ve organik.
Trio projesi ile 30 ülkede Tokyo, Vancouver, Montréal, Marciac, Jarasum, Taichung gibi prestijli caz festivallerinde dört yüzü aşkın konser veren Rémi Panossian, “DO” adını verdiği piyano solosuyla sahnede kendini daha dolaysız, berrak ve samimi şekilde ifade ediyor.
Müzik notası “DO” Korecede ada, Japoncada yön, Tibetçede taş, İngilizcede gerçekleştirmek anlamına geliyor. Sözcüğün taşıdığı bir çok anlam kadar, sanatçının içsel yankılarını dışavuruyor.

 

  

Ölümünün 60. yılında yazar ve düşünür Albert Camus’nün anısına.

11.00 – 12.30 Camus kitapları üzerine buluşma, Kütüphane (Fransızca)

16.00 ve 18:00 Belgesel film gösterimi “Mutluluğun Trajedisi”

Yön. Jean Daniel, Joel Calmettes. 2009. 55 dk.

Etkinlikler ücretsiz ve giriş serbesttir. 

Sergi “In order to control / Tersi ve Yüzü” Albert Camus’nün metinlerinden oluşan interaktif enstalasyon, pazar günleri hariç 10.00 – 18.00 saatleri arasında.

14. İzmir Uluslarası Kukla Günleri dahilinde. www.kuklagunleri.com

Oyun Adı  “Vu”

Oyun Süresi 50 dk.
Yaş Grubu 8+
Oyun Dili Sözsüz

06 Mart 20.00 (Han Tiyatrosu)

07 Mart 20.00 (Han Tiyatrosu)

2001 yılında farklı ülkelerden gelerek Fransa’nın Toulouse kentindeki Sirk Sanatları Merkezi’nde yolları kesişen 5 kişiden oluşan topluluk, iki yıllık eğitimden sonra 2003 yılında Sacekripa’yı
kurarlar. Grup üyesi Etienne Manceau’nun solo olarak sahnelediği sıradışı, sözsüz gösteri, günlük yaşamdaki küçük saplantılardan söz ediyor. Bazen manikliğe dönüşebilen ve ayrıntılarda boğularak
insanları çılgına çeviren bu saplantılar, kimi zaman zihinlerimizi kaybetmemize bile neden olabiliyor. Her gün hepimizin kullandığı günlük objelerle yaratılan minyatür sirk ve rastlantısal palyaçoluğun karışımı performans, aşırı hassas, metodik ve titiz yorumu ile izleyenleri şaşırtıyor. Sayısız kukla ve tiyatro festivalinin konuğu olmuş ve her sergilendiğinde büyük beğeni ile izlenmiş performans daha önce hiç izlemediğiniz türde bir baş yapıt.

 

 

İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin ilk yılından bu yana desteklediği 14. İzmir Uluslararası Kukla Günleri 5 – 22 Mart 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek. Programda 23 ülkeden 50 kukla tiyatrosu topluluğu 52 gösteriyi 37 gösteri mekânında 223 kez sahneleyecek. 5 adet sergi, 2 atölye çalışması ve bir panel festival programında yer alıyor.

Tüm program ve biletler:  www.izmirkuklagunleri.com  

Festivalde 4 Fransız grup yer alıyor:

Cie Saceripra “Vu”  

06 Mart 20.00 (Han Tiyatrosu)

07 Mart 20.00 (Han Tiyatrosu)

Cie Fred Teppe “Hay Aksi!”

14 Mart 14.30 ve 18.00 (Çiğli Kipa AVM)

15 Mart 13.00 ve 16.00 (Çiğli Kipa AVM)

Cie Théâtres de marionnettes « Pépé’nin Kulübesi »

14 Mart 14.00 ve 17.00 (Balçova Kipa AVM)

15 Mart 14.00 ve 17.00 (Çiğli Kipa AVM)

21 Mart 14.00 ve 17.00 (Çiğli Kipa AVM)

12 Mart 14.00 ve 17.00 (Balçova Kipa AVM)

Le Clan de Songes «  Uç Uca »

16 Mart 11.00 ve 14.00 (İzmir Sanat)

17 Mart 10.30 (İzmir Sanat)

18 Mart 11.00 (İzmir Sanat)

 

 

Yuvarlak Masa :
Görünürlük ve Görünmezlik Arasında, Kadınlara Çapraz Bakış

8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü kapsamında ve Fransız yönetmen Louis-Julien Petit’nin 2018 yapımı Les Invisibles (Görünmezler) filminin gösterimi vesilesiyle Institut français, Istanbul Accueil, Kelen ve International Women of Istanbul işbirliğiyle bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Avukat Güley Bor, Mor Çatı Derneği sosyal hizmet uzmanı Gülsun Kanat ve Senegalli feminist yazar Ndeye Fatou Kane’nin katılacağı bu toplantıda 2020 yılında hâlâ fazla görünür ve/veya fazla görünmez olmaya devam eden kadın haklarını düşünme, ifade etme ve savunma biçimleri ele alınacak. Türkiye’de ve bölgesel, Frankofon ve uluslararası çerçevede bu kadınların sesini duyurabilmek için düşünce izleklerini göstermeyi amaçlayan tartışmanın moderatörlüğünü Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, uluslararası hukukçu Bérénice K. Schramm üstlenecek.

 

Les invisibles filmin Gösterimi :
Les Invisibles, 2018’de Louis-Julien Petit yönetmenliğinde gerçekleştirilen bir Fransız komedisi. Film, Claire Lajeunie’nin Sur la route des invisibles, femmes dans la rue kitabından uyarlanmıştır.

Anzin’de evsiz kadınların günlük barınağı L’Envol kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya. Barınaktaki kadınların sadece % 4’ünün topluma yeniden kazandırılması yetersiz bulunduğundan belediye yetkilileri « gereksiz harcama » yapamayacakları kararını aldılar.
Bu kararı kabul etmeyen sosyal hizmet uzmanları, terkedilmiş bir binada gizlice bir terapi atölyesi ve bir yatakhane kurarlar. Bu atölye, Loos cezaevindeyken beyaz eşya tamiri eğitimi alan ve toplumda yeniden yerini bulan eski evsiz Chantal’ın hikayesine dayanıyor.

• Carcassonne 1. Uluslararası Politik Film Festivali en iyi yönetmenlik ödülü.
• Croisic festivali Chabrol jüri özel ödülü, Chabrol halk ödülü, Chabrol genç sinemaseverler ödülü
• Uluslararası Pau Film Festivali izleyici ödülü

 

Program :
19:15-20:30 : Yuvarlak masa toplantı
20:45-22:30 : Film gösterimi

 

Giriş serbestir. Kayıt zorunludur.

Simultane çeviri yapılacaktır.

 

03 Mart Salı Saat 19:00

Kış Gelmeden

Yönetmen Philippe Claudel

Oyuncular Daniel Auteuil, Kristin Scott Thomas, Leïla Bekhti

2013, 92 dk

60 yaşındaki cerrah Paul’ün, kendi kariyerini, kocasının meslek hayatına uyum sağlayabilmek için bırakan eşi Lucie ile mutlu bir hayatı vardır. Hayatlarının sonbaharında, bütün bu düzeni tehdit eden bir şey ortaya çıkar. Paul’ün tanıştığı genç kız Lou, ofisine ve evine her gün güller göndermeye başlar. Maskeler düşecektir: bu insanlar gerçekten olduklarını iddia ettikleri kişiler mi, yoksa tüm bunlar bir hayalin ürünü mü?  Kim yalan söylüyor ve hangisi gerçek?

Ciné-Club filmleri orijinal dilinde ve TR altyazılıdır.
Tam: 10 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.