TUR ABDİN, KULLARIN DAĞI

Ankara’nın ardından, 10’ncu Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında, fotoğrafçı Saima Altunkaya’nın sergisi 23.03 – 15.04.2022 tarihleri ​​arasında Adana’da.

Alliance française Adana etkinliği, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Institut français Türkiye/Ankara ile işbirliği.

  • Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Fuayesi, Reşatbey, Atatürk Cad., 01120 Seyhan/Adana
  • Sergi açılışı 23.03 Çarşamba, sergi 15.04.2022 tarihine kadar ziyarete açıktır 
  • Giriş ücretsizdir

Doğu’nun Athos Dağı
Tur Abdin, Suriye sınırıyla Dicle Nehri’nden pek de uzak olmayan bir yerde, eski Roma Dünyası’nın en doğu ucunda bulunuyor. İç Anadolu’dan başlayıp eski Bereketli Hilal’in geniş düzlüklerine; daha doğuda ise Hakkâri Dağları’ndan günümüz Irak sınırlarına dek uzanan orta yükseklikte – sekiz yüz ile bin metre arası – kalker bir yayladır. İçinden pek az ırmağın geçtiği, binlerce yılda oyulmuş derin vadilerle çevrili, kendine özgü bir doğal yapı; bu görünüm sıra sıra tepeler, teraslar biçiminde ekilip biçilen tarlalar, eski otlakları kuşatan duvarlar ve Hristiyanlığın başlangıcından kalma, ufka damga vuran anıtlar biçiminde seriliyor ziyaretçinin gözleri önüne.

Burada yazlar çok sıcak ve kurak, kışlar pek çetin, baharlarsa çiçek yüklüdür. Yörenin büyük kentleri Diyarbakır ve Mardin, küçük başkent Midyat, sonra Cizre ve Dicle’nin doğusundaki Siirt’tir. En güneydeki Mezopotamya’ya – “İki Irmak Arası”na – doğru, Urfa’yı – antik çağların Edessa’sını – Antakya, Halep ve Musul’a bağlayan eski ticaret yolları uzanır… (Sébastien de Courtois)

Saima Altunkaya, biyografi

Saima Altunkaya Paris’te yaşayan ve çalışan Alman-Süryani bir fotoğraf sanatçısıdır. Kariyerinin başlangıcında, moda dergileri ve reklam kampanyaları için fotoğrafçı olarak kendi tanıtır. 2014 yılında Cannes’da gerçekleşen Uluslararası Moda Fotoğrafçılığı Festivali’nde ödül alır. Iş seyahati sebebiyle sanatçı 2013 yılında, ailesinin doğdu topraklar olan Türkiye’nin güneydoğusundaki Dicle nehrinin üst kısımlarındaki kireçtaşı sıradağlarıTur Abdin’e  gider. Hala az sayıda Süryaniye, eski bir halkın mirasçılarına ve Hıristiyanlığı benimseyen ilk halklardan birine ev sahipliği yapıyor.

Bu yolculuk hayatını değiştiren manevi bir uyanıştır. Kökenleri ve aile geçmişiyle ilgili yoğun bir yüzleşme süreci başlatır. Kimliğini yeniden keşfetmiş ve kabul etmiş olması, onu moda fotoğrafının güzel görünümünden Tur Abdin’in fotoğraf belgelerine götürdü. Figaro, Revue 21, Codex Magazine ve daha pek çok gazete ve dergide tanınmış gazetecilerle bölge hakkında haber yapmaya başladı. Amacı Tur Abdin bölgesinin kalan kültürel mirasını sakinleriyle birlikte fotoğraflamaktır. Yıllarca süren terk ve yıkımdan sonra geriye kalanları fotoğraflarıyla görmek ve korumak istiyor.

 

www.turabdin.eu

BİR BAKIŞ HİKAYESİ: 4 SANATÇI, 4 SERGİ

Insitut français Ankara, Çankaya Belediyesi işbirliği ile, sizleri 4 Fransız fotoğraf sanatçıların sergilerini keşfetmeye davet ediyor.

  • Yer: Doğan Taşdelen Cağdaş Sanatlar Merkezi, JFK Cad. No 4 – Çankaya, 3. kat – Osman Hamdi Bey Salonu
  • 28/05 – 28/06/2021 arası
  • Giriş Serbesttir

“ANNE, ANNELER” – Lâm Duc Hiên

Lâm Duc Hiên’in imajları olumsuzdan yola çıkarak tanımlamayı reddettiği kadın ve erkeklere itibarlarını iade eder. Bu “evsiz barksızların”, “meteliksizlerin”, “mülksüzlerin”, “yurtsuzların”, “güvende olmayanların” ve “sesi kısılanların” yüzlerini, bedenlerini, hareketlerini asla gasp etmeksizin ele geçirerek onları tam aksine, kendi varlıklarının zenginliği içinde, kendi yönelimlerinin öznesi olarak ve yaşamaya devam etmenin bile başlı başına bir direniş eylemi olduğu bağlamlarına oturtarak sunar bizlere. Lâm Duc Hiên, İnsan hizasından fotoğraf çekmektedir, özelikle de kadın ve çocuklar hizasından, aynı zamanda sıklıkla da anneler hizasından. Onun çektiği resimlere yansıttığı şey, aslında insanların çocuğunun görmeği dahi başaramadıkları ve fazlasıyla sıklıkla unuttuklarıdır: oysa dünyada tek geçerli ölçek vardır, o da bireyin ölçeğidir, her türlü sefaletseviciliğin ötesinde, Lâm Duc Hiên’in ilgisini çeken de sadece budur.

Lâm Duc Hiên’in çalışmaları, insanın gözü açan, göz açtıran türden çalışmalardır, her bakışın siyasi olduğunu hatırlatır bizlere ve gözümüzü açıp açmamanın sadece bize kaldığını… “Zorunluluğun fotoğrafçısı” olarak onun her bir fotoğrafı, bizler için çoğu zaman radyoda cızırdayan bir ses ya da bıkkın gözlerimizin önünden geçiveren görüntüler olmakla sınırlı kalan ve asla sesini duyamadıklarımızla bizi diyaloga sokar. Lâm Duc Hiên’in fotoğrafları bizleri asla suçlamaksızın uyuşukluğumuzdan çıkarır. Lâm Duc Hiên’in bakışına yaptığımız bu yolculuk ,bizlere kendimizi suçlu hissettirmez. Bilinçlenmiş hissettirir.

Biyografi

1966 yılında Mekong kıyısında doğan Fransız-Laos asıllı fotoğrafçı Lâm Duc Hiên küçük yaşlarda ailesi ile birlikte sürgüne gönderilir. Tayland’a gitmek üzere Mekong ırmağını geçerek kaçan Hiên, mülteci kampında zorlu iki yıl ve iki firarın ardından 1977 yılında Fransa’ya gelerek Plastik Sanatlar dalında Güzel Sanatlar Fakültesinden diploma alır. Lâm Duc Hiên kişisel projeleri ve de basın ya da STK’ların istekleri doğrultusunda Dünya’nın dört bir yanında, duyarlı ve toplumsal olaylara adanmış bir biçimde fotoğraf çalışmalarına başlar. Romanya, Rusya, Bosna, Çeçenistan, Ruanda, Güney Sudan ve bilhassa 25 yıldan bu yana tümünü arşınladığı Irak’ta, XX. ve XXI. yüzyılın başlıca savaşlarının sivil halkların üzerindeki etkilerine tanıklık eder. Doğal kaynakların korunması için sorumluluk üstlenerek, günümüz dünyasının dönüşümünün Mekong ve Nijer nehirlerinin doğasına etkilerini belgeler. Basında düzenli bir şekilde yayınlanan çalışmaları aynı zamanda kitaplaşır ve sergilere konu olur. Başkacalarının yanı sıra, Leica Ödülü, Vevey Kenti Avrupa Büyük Ödülü, Villa Medicis Yabancı Ülkeler Bursu, ya da Jean-Luc Lagardère Vakfı Bursu gibi ödülleri kazanan Lâm Duc Hiên “Irak İnsanları” portreleri ile saygın Word Press Photo’nun ödülünü alır.

——————————————————————————–

“FRANSA’DA TÜRKİYE’NİN YÜZLERİ” – Ahmet Sel

Fransa’daki Türk göçmenlerin bir portresini çizen bu fotoğraf serisi, Fotoğrafçı Ahmet Sel ve Elele Derneği’nin uzun erimli ortak çalışmasının bir ürünü olup Fransız Göç ve Entegrasyon Bürosunun (OFII) desteği ile gerçekleştirilmiştir.

“ Fransa’ya 70’li yıllarda gittiler. Bazıları yasal yollardan, bazıları da sahte turist veya kaçak olarak… Yeni ve daha iyi bir yaşam için boydan boya Avrupa’yı aştılar. Biraz para biriktirelim, döneriz, dediler. Eninde sonunda bir ev, bir traktör, bir otomobil parası… Sonra yine memleket toprağı. Ama iş o kadar kolay değildi. Yıllar geçti, göçmenlerin büyük bir çoğunluğu Fransa’da kaldı. Bugün onlar doğal olarak hem Türkiye’nin hem de Fransa’nın bir parçası”.

Biyografi

Çalışmalarını portre ve belgesel fotoğrafçılık alanında sürdüren fotoğrafçı Ahmet Sel Fransa’da gerçekleştirdiği yüksek öğreniminden sonra La Cinq televizyon kanalında kıdemli muhabir kameraman olarak çalıştı. 1990-2000 yılları arasında Moskova’da La Cinq ve Arte’nin muhabiri ve Sipa Press Ajansı’nın büro şefi olarak çalışan Ahmet Sel, Paris’e dönerek Sipa Press Ajansı’nın Genel Yayın yönetmenliği görevinde bulundu. 2012-2019 yılları arasında Anadolu Ajansı’nın Görsel Haberler Yayın Yönetmenliğini üstlenen Ahmet Sel 2003’de portre kategorisinde “Fujifilm Press Photo Awards France”, 2004’de Kanada’da fotoğraf ve metin dalında “National Magazine Awards Foundation” büyük ödülünü kazandı. Ahmet Sel, “Moskova İnsanları”, Paris, 2001; “Kabul” Paris, 2003; ve “Davutpaşa Orta 3” İstanbul, 2012 adlı fotoğraf kitaplarının yazarıdır.

——————————————————————————–

“YOLCULUK” – Ferrante Ferranti

Fransız seyyah Fransız seyyah fotoğrafçı, Ferrante Ferranti’nin “Yolculuk” adlı fotoğraf sergisi 40 yıllık serüvenin öyküsüdür. 1980’de henüz yirmi yaşında keşif yolculuklarına başlayan Ferrante Ferranti,
köklerinin peşinde ilk önce “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya, ardından Yunanistan’a giderek, 1981 yılında Mısır gezisinde İslam sanatına ilgi duyar ve fotoğrafçı olmaya karar verir. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın düşlerini kurarak Türkiye’ye gelir. Sinan’ın minareleri, Topkapı köşkü, kervansaray kubbeleri ve Kapadokya fresklerine hayran kalır.
1997 yılından itibaren İran’dan başlayarak, Afganistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan ile devam eden serüven dolu yolculukları nihayet 2008 yılında doğduğu ülke Cezayir’de tamamlanır. Akdeniz ülkelerinin tümünü gezen Ferranti her yıl Türkiye’ye gelerek; keşifleri, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdıkları Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açmıştır.

Biyografi

1960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un “Vahşi Taşlar” adlı kitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve 1985 yılında Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alır. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker. 2005-2011 yılları arasında Artois Universitesi’nde İspanyol Medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. “Fotoğrafı yorumlamak” (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante, yurtdışında ve 2014’ten bu yana da Paris Siyasal Bilgiler’de fotoğraf atölyeleri gerçekleştirmektedir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan “Orta Doğu”, “Halep İç Kale Sarayı” ve “Beyrut Sursock Sarayı” kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar.

Seyyah fotoğrafçı, yazar Dominique Fernandez ile birlikte 35 yıldır Bolivya’dan Sibirya’ya, İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmektedir. 2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının “Yolculuklar” adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssü’nde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında “Paris şehrinin müzeleri” ve 2020’nin sonbaharında “Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1” adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

——————————————————————————–

“TUR ABDİN, KULLARIN DAĞI ” – Saima Altunkaya

  • Çağdaş Sanatlar Merkezi: 3. kat, Eren Eyüboğlu sergi salonu

Biyografi

Saima Altunkaya Paris’te yaşayan ve çalışan Alman-Süryani bir fotoğraf sanatçısıdır. Kariyerinin başlangıcında, moda dergileri ve reklam kampanyaları için fotoğrafçı olarak kendi tanıtır. 2014 yılında Cannes’da gerçekleşen Uluslararası Moda Fotoğrafçılığı Festivali’nde ödül alır. Iş seyahati sebebiyle sanatçı 2013 yılında, ailesinin doğdu topraklar olan Türkiye’nin güneydoğusundaki Dicle nehrinin üst kısımlarındaki kireçtaşı sıradağlarıTur Abdin’e  gider. Hala az sayıda Süryaniye, eski bir halkın mirasçılarına ve Hıristiyanlığı benimseyen ilk halklardan birine ev sahipliği yapıyor.

Bu yolculuk hayatını değiştiren manevi bir uyanıştır. Kökenleri ve aile geçmişiyle ilgili yoğun bir yüzleşme süreci başlatır. Kimliğini yeniden keşfetmiş ve kabul etmiş olması, onu moda fotoğrafının güzel görünümünden Tur Abdin’in fotoğraf belgelerine götürdü. Figaro, Revue 21, Codex Magazine ve daha pek çok gazete ve dergide tanınmış gazetecilerle bölge hakkında haber yapmaya başladı. Amacı Tur Abdin bölgesinin kalan kültürel mirasını sakinleriyle birlikte fotoğraflamaktır. Yıllarca süren terk ve yıkımdan sonra geriye kalanları fotoğraflarıyla görmek ve korumak istiyor.

Bu sergiyle ilgili + bilgi: https://www.ifturquie.org/etkinlik/sergi-tur-abdin-kullarin-dagi/ 

 

Fransız oyun yazarı Magali Mougel YeniPerform’un çevirim içi konuğu oluyor!

Sonbaharda gerçekleşecek YeniMetin Festivali’nin 10. yılı olması sebebiyle 10 değişik ülkeden 10 yeni oyun yazarının oyunları Türkçe’ye çevrilerek çevrimiçi olarak seyirciyle buluşuyor. Bu serinin ilk konuğu Magali Mougel olacak.

Galataperform ve Institut français Türkiye işbirliğinde düzenlenecek etkinlik kapsamında 23 Mayıs’ta Magali Mougel’in, yazdığı, Reyhan Özdilek’in çevirdiği Suzy Storck adlı oyunun okumasını Zoom platformu üzerinden oyuncu ve yönetmen Fehmi Karaaslan yönetecek. Oyun sonrası; yazarın, yönetmenin ve oyuncuların katılımıyla bir söyleşi yapılacak.

Etkinlik kapsamında Magali Mougel aynı zamanda 22 Mayıs’ta oyun yazarlığı atölyesinin konuğu olacak.

Magali Mougel Hakkında
Magali Mougel, Université de Strasbourg Sahne Sanatları Bölümü’nde uzun yıllar eğitmenlik ve Théâtre National de Strasbourg’da editörlük yaptıktan sonra, 2014’ten itibaren kendisini tamamen tiyatro metinleri yazmaya adadı. Yazmış olduğu metinler Editions Espaces 34’te yayımlandı ve birçok dile çevrildi. Şu an Mans’ta Scène Nationale Les Quinconces-L’Espale sanat topluluğunun bir üyesi olarak yazın hayatına devam ediyor. Magali Mougel anı zamanda ENSATT (École Nationale Supérieure des Arts et Techniques du Théâtre)’ın oyun yazarlığı programı sorumlularından biri.

Suzy Storck Hakkında
Suzy Storck kocası ve çocuklarıyla yaşadığı küçük evinde sıradan bir hayat yaşıyor. En son dünyaya gelen çocuğu ile ilgilenebilmek için artık çalışmıyor, çamaşırları asıyor, günün olması gerektiği gibi gerekenleri yapıyor. Fakat bir yaz akşamı, bir şeyler kontrolden çıkar. Suzy, sıcağın etkisiyle, tekrarlanan hareketlerin etkisiyle, artık batarak yok olur. Onu geçmişine götüren, vazgeçişlerinin farkına vardıran, hakiki arzulara göre yaşamaktaki acziyetini dile getirtecek bir anlık bir dikkatsizlik… ve sonunda durumun gerektirdiği şeye teslim olur. Alt üst edilmiş bir kronoloji ile, Suzy Storck, tek çıkış yolunun trajik ve insanlık dışı bir biçimde ortaya çıktığı, birey olarak inkâr edilmiş bir kadının dramını yeniden inşa ediyor. 

Etkinlik Detayları

Suzy Storck

Yazan: Magali Mougel

Çeviren: Reyhan Özdilek

Yöneten: Fehmi Karaarslan

Oyuncular: Emre C. Sancar, Aybanu Aykut, Duygu Pelit, Cem Şahin, Sabahattin Yakut, Fazlı Polat

Etkinlik Tarihi: 23 Mayıs Pazar, 18.30

 

*Etkinlik, Zoom platformu üzerinden ücretsiz olarak gerçekleşecektir. Zoom linki YeniPerform sitesi üzerinden ulaşılabilir olacak.

 

 

 

IFCinéma çevrim içi film gösterimlerine devam ediyor. Bu ay Cannes film festivali temalı yeni film seçkisi yayında olacak.

IFCinéma’nın ‘A la carte’ sinema seçkisinde yer alan 2 uzun metrajı 10 Mayıs – 10 Haziran tarihleri arasında aşağıdaki bağlantıya tıklayarak ücretsiz ve üye olmadan izleyebilirsiniz.

Run (Philipe Lacote)
Barbara (Mathieu Almaric) – TR alt yazılı

https://ifcinema.institutfrancais.com/fr/streaming/alacarte

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınları

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

20 Mayıs’daki canlı yayının konuğu ünlü sanatçı Fuat Güner.

1948’de İstanbul’da doğdu. Saint Joseph Lisesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü’nden mezun oldu. Babası ünlü fotoğraf sanatçısı Sami Güner’in desteği ile müzik çalışmalarına başladı.

1966 yılında tanıştığı Mazhar Alanson ile birlikte “Kaygısızlar” ve “Mazhar-Fuat” gruplarını kurdu. 1971 yılında aralarına Özkan Uğur’un katılmasıyla önce “İpucu Beşlisi” ve ardından 1982 yılında MFÖ adını aldılar. 50 yıllık müzikal birlikteliği süresince 11 albüm yayınlayan, yüzlerce konser veren, sayısız ödüle layık görülen ve Türkiye’yi iki kez Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden MFÖ, sahne çalışmalarını halen aralıksız sürdürüyor.

Fuat Güner 1990 yılında FT Ses Stüdyosu’nu kurdu ve 9 yıl boyunca işletti. Birçok albüme prodüktör olarak imza attı. Pek çok firma için kurumsal müzik ve reklam müziği besteledi.
Üyesi olduğu Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nde (MESAM) 7 yıl başkan yardımcısı olarak görev aldı.

1998 yılında Erdal Kızılçay ve Dağhan Baydur ile DEF adlı grubu oluşturdu. DEF, The Beatles şarkılarını alaturka yorumlayarak Liverpool Beatles Festivali’nde ve İngiltere Kraliçesi’nin 50. Yıl Kutlamaları’nda sahne aldı. Bu proje “Beatles Alaturka” adıyla albüm olarak yayınlandı.

1999 yılında “Aziz Fuat Güner” adıyla ilk solo albümünü yayımladı. Albüm, 2010 yılında yeniden yayımlandı. 2013 yılında “Dinleyene Aşkolsun” adlı ikinci solo albümünü piyasaya sürdü.

2012 yılında “Fuat Güner Project” adıyla kendi grubunu kurdu. Kendi bestelerini ve yabancı hit şarkıları seslendirdiği grubuyla sahne çalışmalarını sürdürüyor.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde 2012 yılından bu yana Müzik Bölümü Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Atletizmde liselerarası 400m birinciliği, yelken yarışmalarında kupaları ve radyo kontrollü model uçak yarışmalarında dereceleri vardır. İngilizce ve Fransızca bilen Güner, bir çocuk babasıdır.

 

Televizyon Juri Üyelikleri

Rising Star – Tv8 / 2015
Şarkı Söylemek Lazım – Show Tv / 2007

Televizyon Programları

Aramızda Müzik Var – Trt Türk / 2015
Fuat Güner’le Müziksiz Olmaz – Tv Em / 2012
Fuat Güner’le Müzik Ömür Boyu – TRT Müzik / 2011-2012
Müzik Medya – TRT Müzik / 2009-2010
Kuşaktan Kuşağa – Show Tv / 2007

Radyo Programları

Müzikaryum – NTV Radyo / 2010
Fuat Güner’le Müzik Ömür Boyu – TRT Müzik / 2008-2012
Radyo Yıldızları – Radyo 3 / 2009-2011
Fuat Güner’le Müzik – Number1 Fm / 2000

Oyunculuk

Tehlikeyle Flört / 2015 (film)
Koltuk Sevdası – Trt 1 / 2001 (dizi)
Şahları da Vururlar / 1980-1982 (tiyatro)
Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı / 1981-1983 (tiyatro)

Instagram hesabımızda gerçekleşecek sürprizli söyleşiyi sakın kaçırmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie

2 Şubat Çarşamba, saat 19:00, Zoom üzerinden

Institut français Türkiye Salon Edebiyat 2 Şubat’ta kapılarını uzun bir aradan sonra yeniden açıyor. Doğan Kitap ve JC. Lattès  yayınlarının katkıları ile, birçok edebiyat ödülü kazanan, eserleri sinemaya uyarlanmış ve yirmi dile çevrilmiş Fransa’nın en popüler yazarlarından Delphine De Vigan‘ı ağırlıyor.

Türkiye’de okurlar onu Türkçeye çevrilmiş dört kitabıyla tanıyor: No ve Ben (No et Moi); Yeraltı Saatleri (Les Heures souterraines);  Annem ve  Annem (Rien ne s’oppose à la nuit) ve son olarak da bu salonun odak noktası olan romanı: Gerçek bir Hikâyeden Uyarlanmıştır (D’après une histoire vraie).

Moderatörlüğünü yine Yiğit Bener’in yaptığı Salon Edebiyat, Doğan Kitap tarafından Aralık 2021’de yayımlanan bu romanın çevirmeni sayın Nazlı Ceyhan Sümter’i de ağırlayacak.

 

1 Mart 1966’da Boulogne-Billancourt’ta doğan Delphine de Vigan, romancı, senarist ve yönetmendir. 2015 yılında Prix Renaudot ve Prix Goncourt des lycéens’i kazanan Gerçek bir Hikâyeden Uyarlanmıştır dahil olmak üzere on roman yayımlamıştır. École des hautes études en sciences de l’information et de la communication (CELSA) mezunu olan de Vigan, daha sonra bir kamuoyu araştırma enstitüsünde araştırma müdürü olarak çalıştı.

“Otobiyografik kurgu” olarak tanımladığı ve genç bir kadının anoreksiyaya karşı mücadelesini anlatan ilk romanı Jours sans faim’i 2001 yılında önce takma adla yayımladı. No ve Ben (2007) adlı romanı 2008 yılında Zabou Brietman tarafından sinemaya uyarlandı. 2011 yılında yayımlanan Annem ve Annem adlı romanı, bipolar bozukluk tanısı konan annesinin yaşadıklarından esinlenerek kaleme alındı. Yazar bu kitapla Fnac roman ödülünü, Grand Prix des lectrices de Elle’i, Fransız Télévisions roman ödülünü ve lise öğrencileri için Renaudot ödülünü kazandı. Aynı yıl Gilles Legrand ile Tu seras mon fils filminin senaryosuna imza attı. Ocak 2014’te, senaryosunu Chris Esquerre ile birlikte yazdığı ilk filmi À coup sûr‘u yönetti.

Gerçek bir Hikâyeden Uyarlanmıştır 2015 yılında yayınlandı. “Psikolojik gerilim” olarak tanımlanabilecek bu roman, tıpkı yazar gibi Delphine adında ve iki çocuk annesi bir romancının hayatına bir anda giren gizemli L.’yle ilişkilerini anlatıyor. Tam bir duygusal manipülasyonun kraliçesi olan L. Kısa sürede yazarın hayatını adeta kabusa dönüştürecek şekilde onu yönlendirmeye başlıyor. Delphine de Vigan bu romanla Renaudot Ödülü’nü ve Goncourt Lisesi Öğrenci Ödülü’nü kazandı. Bu eser daha sonra Roman Polanski tarafından 2017 yılında sinemaya uyarlandı.

Delphine de Vigan 2015’den beri üç roman daha yayınladı.

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz. 

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

 

Photo-crédit ©Delphine Jouandeau.

Institut français Türkiye Edebiyat Salonu etkinliğinde bu ay Leïla Slimani’yi ağırlayacağız. 26 Mayıs 2021 saat 17.00’da gerçekleşecek çevrimiçi etkinliğin kolaylaştırıcılığını her zamanki gibi Yiğit Bener üstleniyor. Yazara, Hoş Nağme adlı kitabını Türkçe’ye kazandıran çevirmen Aylin Yengin de eşlik edecek.

1981’de Rabat’ta doğan, Paris Siyasal Bilimler Enstitüsü’nden mezun olan Leïla Slimani, Fransız-Faslı bir edebiyat kadınıdır. “Her zaman % 100 Fransız ve % 100 Faslı hissettim, bu yüzden bununla ilgili hiç sorun yaşamadım. Kendimi kimliklere hapsetmeme izin vermiyorum” diyor. İlk romanı Gulyabaninin Bahçesi, Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlandı. Hoş Nağme adıyla Kırmızı Kedi tarafından yayınlanan romanı ile 2016 Goncourt ödülüne layık görüldü. Hem ırkçılar hem de köktendinciler tarafından hedef alınırken kendisinden Kültür Bakanı olması istenir, ancak “yazar olarak özgürlüğünü koruma” nedeniyle bu teklifi reddeder. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Frankofoni konusunda kişisel temsilcisi olmayı kabul eder ve Uluslararası Frankofoni Örgütü Daimi Konseyi’nde yer alır. 2020’de bir üçlemenin ilk cildi olan yeni romanı Le Pays des autres ve 2021’de Le Parfum des fleurs la nuit eseri yayınlanır.

Dilimize çevirilmiş eserleri :
Gulyabaninin Bahçesi, Ayrıntı Yayınları
Hoş Nağme, Kırmızı Kedi, 2016 Goncourt Ödülü sahibi

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz. 

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

3 Temmuz Cumartesi, 15:00

5-8 yaş arası çocukları interaktif masal saatine bekliyoruz ! Nathalie’nin anlattığı en güzel Fransızca masallarını sakın kaçırmayın ! Kayıt zorunlu olup, yerler sınırlı sayıdadır.

Bilgi : mediatheque.izmir@ifturquie.org

18 Mart Cuma saat 11:00

Kütüphanenin meşhur kitap kulübü üyeleriyle buluşması artık eski modeline geri dönüyor ve sizleri yüz yüze bekliyoruz! Okuduğunuz kitaplar hakkında konuşmak ve keyifli bir zaman paylaşmak için siz de bize katılın!

Etkinlik Fransızcadır. Kayıt zorunlu olup, yerler sınırlıdır. Bilgi : mediatheque.izmir@ifturquie.org

1 Şubat Salı saat 11:00

Kütüphanenin meşhur kitap kulübü üyeleriyle buluşması artık eski modeline geri dönüyor ve sizleri yüz yüze bekliyoruz! Okuduğunuz kitaplar hakkında konuşmak ve keyifli bir zaman paylaşmak için siz de bize katılın!

Kayıt zorunlu olup, yerler sınırlıdır. Bilgi : mediatheque.izmir@ifturquie.org

22 Haziran Salı saat 11:00

Kütüphanenin meşhur kitap kulübü üyeleriyle buluşması artık eski modeline geri dönüyor ve sizleri yüz yüze bekliyoruz! Okuduğunuz kitaplar hakkında konuşmak ve keyifli bir zaman paylaşmak için siz de bize katılın!

Kayıt zorunlu olup, yerler sınırlıdır. Bilgi : mediatheque.izmir@ifturquie.org

11 Mayıs Salı, saat 20:30, Zoom

Frankofoni baharı çerçevesinde, Institut français İzmir Kütüphanesi, Institut français Togo Kütüphanesi ile işbirliği yaparak Togo’yu ağırlıyor.

Lomé’den canlı olarak sunulacak E. Marc Agbedjidji & Gustave Akapko’nun “Si tu sors, je sors” (Sen dışarı çıkarsan, ben de çıkarım) kitabının okuma gösterisine davetlisiniz. Etkinlik Togo kültürünü ve toplumunu, Togolu iş kadınlarının kullandıkları balmumu kumaşı ve peştamalinin tarihini keşfetme fırsatı sunacak. Bu kumaşının kullanımı, özellikle feminist bir sembol olmak üzere diğer bir dizi toplumsal mesajın da aracısı haline gelmiştir : Kitabın kahramanı genç gelin, “Bana sadakatsizsen, ben de öyle olmakta tereddüt etmem !” diyerek kocasını zinanın cazibesine karşı uyarıyor…

Bu renkli gösteriyi sakın kaçırmayın!

Etkinlik herkese açık olup, Zoom üzerinden yapılacaktır. Fransızca dilinde olacaktır.

İzlemek için Zoom linkine tıklayın 

4 Mayıs Salı, 16:00, online Zoom üzerinden

Sinemaseverlerin dikkatine, Francophonie etkinlikleri çerçevesinde, Institut français İzmir kütüphanesi ayda bir Ciné Bla Bla adında online etkinlik sunuyor. Her buluşmada Fransız sineması ve dizileri ele alınacak. Favori filmlerinizi paylaşmak veya tavsiyelerimizi keşfetmek için bu randevuyu sakın kaçırmayın!

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Kayıt zorunludur : mediatheque.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

Culturethèque’de 2021 Sesli Kitap Ödülü

Her yıl, Sesli Kitap Ödülü, Fransızca kaydedilmiş sesli kitapları ödüllendiriyor. 2021 sesli kitap seçkisini keşfedin ve 31 Mayıs’a kadar iki kategorinin (yetişkinler ve gençler) her birinde Culturethèque’de seyirci ödülü için halka açık oylamaya katılın.

Hemen oy ver

 

Sesli kitap yarışması

Culturethèque’de olan 2021 Sesli Kitap Ödülü çerçevesinde, dünya çapında düzenlenen sosyal medya yarışmasına katılın. Bunun için, çok kolay:

1️⃣ En sevdiğiniz sesli kitaptan bir alıntı seçin

2️⃣ Alıntıyı sesli okuyun ve sesinizi kaydedin

3️⃣ #FestivalDuLivreAudio etiketi ile sosyal medya’da paylaşın

Sizde sıra !

SERGİ: DOĞA / FORM / SÜREÇLER

14 Ekim – 13 Kasım 2021, Institut français İzmir

Giriş Serbesttir.

 

DOĞA / FORM / SÜREÇLER atölyesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından sunulmuş olup, Arkas Sanat Merkezi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi işbirliği ile Institut français Izmir tarafından gerçekleşmiştir. Atölye, Arkas Sanat Merkezi’nde 07 Eylül 2021 – 30 Ocak 2022 tarihleri arasında düzenlenen “Arkas Koleksiyonu’nda Doğa, Bahçeler, Düşler” sergisinden alınan ilhamla kurgulanmıştır.

Atölye, doğal olguların süreklilik arz eden ilham kaynağı olmasının gözlemine ve ayrıca sanatçılar ve tasarımcılar için türlerarası işbirliği imkanı sunmasına odaklanmaktadır. Ayrıca doğal süreçleri daha iyi anlayabilmek ve  çevremizle olan iletişimimize daha derin bir kavramaya katkıda bulunmak amacıyla,  doğa bilimlerini ve doğa ile olan ilişkimizi belirleyen var olan söylemleri ve kelime dağarcığımızı tekrardan gözden geçirme fırsatı sunmaktadır.

Bu çerçevede, doğa ve kültür ile iletişimimizde ortaya çıkan her sonuç; resim, vazo, bahçe ya da sanatsal materyalleştirmenin diğer formlarının,  doğa, form ve süreçler arasındaki ilişkiyi sorgulamada bir neden olduğuna inanıyoruz.

Atölye, biyolojik sistem ve kendiliğinden olan üretimlerinin manipülasyonunu tasarım ve sanat için yeni imkanlar sunabilmesi için incelemiştir.

Katılımcılar ipek böceği, mantar miselyumu ve bahçe gibi biyolojik sistemleri manipüle etme şansını bulmuş ve bu tecrübeler doğa ile ilham verilmiş eser koleksiyonunu materyalize etmiştir. DOĞA / FORM / SÜREÇLER doğa tarafından canlı-sistemlerin manipülasyonu ile üretilmiş bir koleksiyondur. Katılımcılar formları manipüle edecek yeni imkanlar bulma amacıyla biyolojik süreçleri analiz etmişler ve bu biyolojik birimleri elle tutulur tasarım çıktılarına ve sanat eserlerine dönüştürmeyi denemişlerdir.

Proje ortakları:

Institut français Izmir

Arkas Sanat Merkezi

İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi

 

Atölye yürütücüleri:

Stefano Pugliese¹ , Mimar, öğretim görevlisi

Raul Pinto¹ , Endüstriyel tasarımcı, öğretim görevlisi

Derya Irkdaş Doğu¹, Endüstriyel tasarımcı, öğretim görevlisi

¹ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi

Institut français Izmir, Arkas Sanat Merkezi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ortaklığıyla DOĞA / FORM / SÜREÇLER başlıklı bir atölye serisi düzenliyor.

Atölye, Eylül 2021’de İzmir Arkas Sanat Merkezi’nde açılacak olan “Doğa, Bahçeler, Düşler” sergisinin ön etkinliği olarak gerçekleştirilecektir. 21 Nisan’dan itibaren 7 hafta boyunca mantarlar ve ipek böcekleri konuları ele alınacak.

Atölyelerde doğa olaylarının sanatçılar ve tasarımcılar açısından daimi bir ilham kaynağı, kimi zaman bir engel ve bazen de fırsat olarak gözlemlenmesinden yola çıkılıyor.

Ayrıca, etrafımızı saran doğal çevremizle olan ilişkimize daha derin bir anlayış katmak üzere doğal süreçleri daha iyi anlamak ve üzerinde çalışabilmenin yanı sıra, özellikle doğa bilimleriyle ve genel olarak doğayla ilişkimizi tanımlayan mevcut anlatıların yeniden düşünülmesi de hedefleniyor.

Bu bakış açısıyla, doğal olanla kültürel olanın etkileşimiyle ortaya çıkan herhangi bir resim, bir bonsai, bir vazo, bir bahçe veya herhangi bir sanat üretimi, yukarıda  bahsettiklerimizi sorgulamak için geçerli bir sebep olarak karşımıza çıkıyor.

Atölyeler biyolojik sistem manipülasyonu ve spontane formlar oluşturulması üzerine odaklanacaktır.

Çalışmalar boyunca, katılımcılar ipekböceği, mantar miselyum ve içinde çalışma yapılacak bahçenin kendisi dahil olmak üzere biyolojik yaşam sistemlerini manipüle etme olanağına sahip olacak

 

Proje ortakları :

Institut français Izmir

Arkas Sanat Merkezi

İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi

 

Atölye yürütücüleri :

Stefano Pugliese, Mimar, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi. www.stefanopugliese.com

Raul Pinto, Endüstriyel tasarımcı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi. www.estudioama.com

Başvuru ve Takvim :

Atölyeler İngilizce olarak gerçekleşecektir. Herkese açık ve ücretsizdir.

Katılım koşulları: Adayların sanat ve tasarım özgeçmişlerini 18 Nisan’a kadar workshop.bio.izmir@gmail.com adresine gönderilmesi gereklidir.

21 Nisan : Atölye açılış dersi.

23 – 28 Nisan: İlk taslak fikirlerin önerilmesi.

29 Nisan – 5 Mayıs : Üretim Süreci (DMaker Lab IEU’da) Katılımcıların kullanacağı malzemelerin İEU’de üretilmesi.

7 – 31 Mayıs : İpekböceği ve mantar üretimlerinin hazırlık aşaması. Bu süreç video, fotoğraf çekimiyle belgelenecektir.

18 Mayıs Salı, saat 20:30, Zoom: 1. Aşama buluşması “Tasarım varsayımları”

DOĞA / FORM / SÜREÇLER atölyesinin ilk aşamasında ortaya çıkan sonuçları sizlerle paylaşmak üzere bir araya geliyoruz. Atölyeler Institut français İzmir, Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ve Arkas Sanat Merkezi tarafından, “Doğa / Bahçeler / Düşler” isimli sergiden yola çıkılarak düzenleniyor. Katılımcılar yaratacakları eserlere dair oluşturdukları projelerini bizlerle 5 alt kategoride paylaşacaklar: Anlatı / Madde / Haritalar / Duyusal deneyim / Büyüme desenleri. Etkinlik İngilizce olup herkese açıktır. Zom link

28 – 30 Mayıs: Bahçede uygulamalı çalışma.

1 – 5 Haziran: Sonuçların sergilenmek üzere hazırlanması.

Eylül 2021: Atölyelerin sonuçlarının Institut français Izmir’de sergilenmesi.

 

Detaylı dosya için https://bit.ly/3dhaSX3

SERGİ: PAYLAŞILAN KUTSAL MEKANLAR

Marsilya’da Mucem Müzesi’nde (2015), Tunus şehrinde Bardo Müzesi’nde (2016), Selanik ve Paris’in yanı sıra (2017) Marakeş, New York’da (2018) ve İstanbul’da (2019) sergilenen “Paylaşılan Kutsal Mekânlar” sergisi, 1 Temmuz 2021 litibaren Ankara’da Cermodern’de ziyaretçilerle buluşuyor.
Bu proje dünyadaki mevcut derin bölünmeye karşı bir cevap getirmeyi amaçlıyor. Fransa’dan Fas’a, Türkiye’den Mısır’a Semavi dinlerin birlikte yaşadığı Akdeniz ve Orta Doğu’daki çeşitli bölgeleri keşfe çıkan proje, günümüzü niteleyen özcülük, yalnızlık veya nefret politikalarının ötesinde kültürlerarası bir çoğulculuğun mümkün olduğunu gösteriyor.

Sergiyi, daha önce farklı şehirlerdeki küratörlüğünü üstenen Dr. Dionogi Albera ve Dr. Manoël Pénicaud düzenlemişlerdir.

Antropolog Dr. Dionigi Albera, Akdeniz bölgesinde Cezayir, Fransa, İtalya, Türkiye ve Tunus gibi ülkelerde birçok saha çalışması gerçekleştirdi. Araştırmaları bu projenin kalbini oluşturuyor. Halen CNRS’de (Bilimsel Araştırmalar için Fransız Ulusal Merkezi) Aix-Marsille Üniversitesi Karşılaştırmalı Avrupa ve Akdeniz Etnoloji Enstitüsü’nde direktör olarak görev yapıyor.

CNRS’de (Bilimsel Araştırmalar için Fransız Ulusal Merkezi) Aix-Marseille Üniversitesi Karşılaştırmalı Avrupa ve Akdeniz Etnoloji Enstitüsü’nde antropolog olan Dr. Manoël Pénicaud’nun saha çalışmaları dinlerarası mekanlar ve hac yerleri üzerinedir.

 

Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı Kadın Yönetmenlerin Filmlerinden Bir Seçki: ‘Asla Yalnız’

İstanbul Modern Sinema, Institut français de Türkiye‘nin katkılarıyla düzenlediği çevrim içi gösterim programları kapsamında Selma Gürbüz’ün ‘Dünya Diye Bir Yer’ sergisindeki kadınlarından esinlenerek oluşturulan ‘Asla Yalnız’ adlı programı sinemaseverlerle buluşturuyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadın yönetmenlerin filmlerinden bir seçki sunan ‘Asla Yalnız’ 15-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek.

Seçkide yer alan Tunus’tan Kenya’ya uzanan filmler 21. yüzyılda kadın olma hâllerine, dişil enerjiye, kadının toplumsal ve kültürel rollerine bakıyor. Program kapsamında Rafiki (15-17 Nisan), Ustura (17-19 Nisan), Kahrolası Fasulyeler (19-21 Nisan), Ümmü Gülsüm’ün Peşinde (21-23 Nisan) ve Erkeklerin Mevsimi (23-25 Nisan) filmleri gösterime girecek. Ayrıca 7 Şubat’ta hayatını kaybeden, Arap dünyasının en önemli kadın sinemacılarından Moufida Tlatli de seçkide yer alan Erkeklerin Mevsimi filmiyle anılıyor.

‘Asla Yalnız’ adlı program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

KAYITLAR KAPANMIŞTIR

Etkinliği Fransızca olarak Facebook sayfamızdan canlı olarak izleyebilirsiniz.

Institut français Türkiye 28 Nisan saaat 19.00’da gerçekleşecek Edebiyat Salonu’nda Yapı Kredi Yayınları ve Grasset yayınlarının katkıları ile yazar Amin Maalouf’u ağırlamaktan büyük onur duyacak.

Fransız Akademisi’nin 2011’den beri üyesi olan Fransız-Lübnanlı romancı ve gazeteci Amin Maalouf, 1993 yılında aldığı Goncourt ödülü de dahil olmak üzere birçok ödülle taçlandırıldı, eserleri yaklaşık 50 dile çevrildi.

Eserleri Türkiye’de giderek artan sayıda sadık bir okur kitlesi tarafından takip edilen Maalouf, son romanı Empedokles’in Dostları ve denemesi Uygarlıkların Batışı ile halihazırda büyük bir başarı kazanmış durumda. Maalouf’un kamuya açık etkinliklere katılması, nadir olduğu kadar değerlidir. Merkezinde birden fazla kimlikle bağlantılı çatışmaların yer alacağı bu fikir tartışmasını her zaman olduğu gibi yazar Yiğit Bener sunumu ile izleyeceğiz. Medeniyetlerimizi gelecekte neler bekliyor ?

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz. Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

Yoğun istek üzerine maksimum kişiyi konuk alabilmek için Zoom toplantı kapasitemizi en yükseğe çıkardık. Salona 1000 kişi alabileceğiz. Buna rağmen salona giremezseniz ya da teknik bir sıkıntı yaşarsanız söyleşinin canlı ve Fransızca olarak Facebook sayfamızdan da yayınlanacağını hatırlatırız. Yayın bağlantısı Zoom bağlantısı ile birlikte gönderilecektir.

     

28 Nisan, saat 16:30’da, Zoom

Adnan Menderes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle Institut français İzmir Fransızca/Frankofon öğretmenler ve aday öğretmenleri için “Yaratıcı yazı atölyeleri” düzenlemektedir.

Etkinlik Zoom üzerinden yapılacaktır. Katılım ücretsiz olup, kayıt zorunludur.

 

Program

  • Duygu Öztin Passerat & Elmas Özbinici, Dokuz Eylül Üniversitesi
    • “Comment exploiter la transposition comme écriture créative en classe de FLE ?”
    • Kaydolun

İçerik

“Jakobson (1963 : 78-96) affirme qu’il existe 3 types de traductions : traduction intralinguale, la traduction interlinguale et la traduction intersémiotique. La première consiste en l’interprétation des signes linguistiques au moyen d’autres signes de la même langue, ce qu’on appelle la reformulation ; la deuxième est l’interprétation des signes linguistiques au moyen d’une autre langue, ce qu’on appelle la traduction proprement dite. Et la troisième est l’interprétation des signes linguistiques au moyen de systèmes non linguistiques. Ce dernier s’appelle la transposition ou l’adaptation. L’adaptation cinématographique et l’adaptation théâtrale en sont les exemples par excellence.

Dans l’adaptation d’un roman ou d’une nouvelle au théâtre, il s’agit de transposer un texte donné dans le système linguistique, écrit pour être lu, vers un texte/discours écrit pour être représenté sur scène. Dans la traduction intersémiotique, autrement dit, dans la transposition, le sens reste le même, c’est la forme qui change. Si on s’exprime dans les termes de Hjelmslev, alors, c’est le plan de l’expression qui change en gardant la substance du contenu c’est à dire le sens.

Pourquoi la transposition d’un texte littéraire vers le langage dramatique/théâtral comme écriture créative en classe de FLE? 

Premièrement, les textes littéraires, piliers de la culture de la langue à apprendre aident les apprenants à pratiquer les quatre compétences : Parler, écouter, lire et écrire.  Deuxièmement, les textes littéraires construits sur un langage représentatif, motivent les apprenants et développent leur créativité et leur imagination, bien plus que les langages référentiels qui ne ciblent qu’à donner des informations. Troisièmement, les textes littéraires développent la qualité de la langue à enseigner en offrant aux apprenants des connaissances linguistiques d’une langue bien élaborée. Dernièrement, la transposition du texte littéraire en langage dramatique/théâtral fondé majoritairement sur les dialogues et l’interaction comme mode d’énonciation, permettra aux apprenants d’appréhender les actes de paroles sur lesquels la méthode communicative est fondée. Mais comment ? C’est la question à laquelle cet atelier d’écriture tentera de répondre.”

 

Bilgi: kurslar.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca olacaktır.

26 Nisan, saat 18:00’da, Zoom

Adnan Menderes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesi iş birliğiyle Institut français İzmir Fransızca/Frankofon öğretmenler ve aday öğretmenleri için “Yaratıcı yazı atölyeleri” düzenlemektedir.

Etkinlik Zoom üzerinden yapılacaktır. Katılım ücretsiz olup, kayıt zorunludur.

 

Program

İçerik

“Par-delà les difficultés plus strictement linguistiques propres à l’apprentissage de toute langue étrangère, il est clair que nos étudiants (de la licence jusqu’au doctorat) ont le plus grand mal à structurer leur pensée et donc à rédiger des essais, des mémoires ou des thèses.

L’objectif de cet atelier sera d’explorer quelques pistes permettant d’aborder une question, de trouver des idées, de développer leur sens critique, d’organiser avec logique leur pensée et ainsi d’améliorer leur écriture académique.

Dans la première partie de l’atelier, je vous présenterai quelques techniques facilitant la compréhension d’une question et les étapes à suivre pour cheminer vers l’écriture : recherche et organisation d’idées, passage du schéma au plan, choix d’un plan approprié à la question posée, astuces pratiques pour s’assurer que tous les éléments du problème sont pris en compte, etc.

Dans un deuxième temps, nous rédigerons collectivement un ou deux plans (en fonction du temps disponible) afin de mettre en pratique ces recommandations plus théoriques.

Le premier sujet (plus simple car le plan est implicitement présent dans l’énoncé) sera : « Quels sont les plaisirs et les profits d’un bon film ? »

Le deuxième sujet (plus complexe car le plan n’apparaît pas directement dans l’énoncé) sera :

  « La pollution est-elle une fatalité du monde moderne ? »

Afin d’être plus efficace, je conseille aux participants de commencer à réfléchir à ces deux questions en se concentrant sur la première étape : la simple collecte d’idées. Il ne s’agit pas d’organiser sa pensée mais plutôt d’explorer la question en cherchant des mots-clés, des synonymes, des verbes…

1) Nous commencerons donc rapidement à partir de cette première collecte d’idées

2) Nous passerons ensuite à l’élaboration d’un premier schéma

3) Nous terminerons, si le temps le permet, avec la rédaction d’un plan (plus) détaillé/structuré.”

 

Bilgi: kurslar.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca olacaktır.

17 – 26 – 28 Nisan

Adnan Menderes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesi iş birliğiyle Institut français İzmir Fransızca/Frankofon öğretmenler ve aday öğretmenleri için “Yaratıcı yazı atölyeleri” düzenlemektedir.

Etkinlik Zoom üzerinden yapılacaktır. Katılım ücretsiz olup, kayıt zorunludur.

 

Program

 

 

 

Bilgi: kurslar.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca olacaktır.

17 Nisan, saat 18:00’da, Zoom

Adnan Menderes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesi iş birliğiyle Institut français İzmir Fransızca/Frankofon öğretmenler ve aday öğretmenleri için “Yaratıcı yazı atölyeleri” düzenlemektedir.

Etkinlik Zoom üzerinden yapılacaktır. Katılım ücretsiz olup, kayıt zorunludur.

 

Program

  • Tilda Saydı & Selenay Adanır, Adnan Menderes Üniversitesi
    • “Travailler l’écriture créative à travers la vidéo blanche”
    • Yerler 25 kişi ile sınırlı olup kayıt zorunludur
    • Diğer atölyelere göz at

 

İçerik

Başlangıçta 5 dakikalık kısa ve sessiz (konuşmasız, yorumsuz) bir video izlenecek. Katılımcıları gruplara bölerek, her gruba bir sözcü belirlenecek. İzlenilen film hakkında her grup belirlenen zaman içerisinde “Introduction” ,”Développement” ve “Conclusion” yazacak. Sonrasında tüm çalışmaları bir araya getirip konuşmacılar açıklama ve yönlendirmeler yapacak.

Katılımcılara “structurel” ve “organisationnel” açıdan yazıya rehberlik edilecektir.

 

Bilgi: kurslar.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca olacaktır.

29 Nisan Perşembe, 16:00, online Zoom üzerinden

Frankofoni İlkbaharı çerçevesinde, Institut français İzmir sizi ailenizle Madagaskar’ı keşfetmeye davet ediyor. Bu atölyede “Şef” Santa Andria evinizde yapabileceğiniz adaya özgü 2 yemek tarifi paylaşacaktır. Etkinlik sonunda geleneksel masal ve hikayeler de okunacaktır.

Menüde: Vary amin’anana (otlu sebzeli pilav) ve Mofo Akondro (Muzlu börek).

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Herkese açıktır.

Zoom linki / Malzeme listesi

Bilgi: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

“Tan Sağtürk Akademi” ve “İstanbul Street Dance Karnavalı” işbirliğinde, Türkiye’nin dört bir yanından dansçıların katılacağı online solo dans yarışması düzenlenecektir.

Yarışmanın Değerlendirme Jürisi kadrosunda uluslararası üne ve tecrübeye sahip, alanlarında profesyonel sanatçı ve dansçılar bulunuyor. İstanbul Street Dans Karnavalı ve Hip Hop Ladies Turkey kurucusu ve genel koordinatörü koreograf Duygu Etikan, Cirque Du Soleil ve Madonna’nın sahnesinde performans sergileyen, dünyanın en tanınmış dans gruplarından “Wanted Pose” üyesi, Institut français Türkiye‘nin desteği ile bu projeye dahil olan Yaman Okur, Türkiye breakdans milli takım antrenörü, MoonStar Hip Hop grubu kurucularından, Nike Women Turkey ve Red Bull Dance Your Style 2019 birincisi Aydan Uysal, MoonStar Hip Hop grubu kurucularından, International Dance Federation hakemi, Red Bull Dance Your Style 2018 birincisi Can Tohma ve Tan Sağtürk genç dansçılardan gelen yaratıcı dans videolarını değerlendirecek.

Yarışma iki kategoriden oluşuyor. Gençler Kategorisi’nde 13-17 yaş grubu ve Yetişkinler Kategorisi’nde 18 yaş ve üzeri dansçılar 1 dakikalık yaratıcı online solo “Street Dance” performanslarının videosunu çekip instagram veya youtube adreslerine yükleyerek, www.tansagturkakademi.com adresinden başvuru formlarını online olarak doldurabilecekler. Değerlendirme Jürisi tarafından seçilecek en başarılı dans videosu yaratıcıları, jürideki koreograflarla dijital platformda buluşarak danışmanlık alma şansına sahip olacak.

Başvuru detayları hakkında:

  • Katılımcıların solo başvuru videosunun maksimum 1 dakika olması gerekir. 𝖬𝗎̈𝗓𝗂𝗄 𝗌𝖾𝖼̧𝗂𝗆𝗂 𝗏𝖾 𝗏𝗂𝖽𝖾𝗈 𝗍𝖾𝗆𝖺𝗌ı katılımcılara 𝖺𝗂𝗍𝗍𝗂𝗋. Koreografinin 𝗈𝗋𝗃𝗂𝗇𝖺𝗅 𝗏𝖾 𝗒𝖺𝗋𝖺𝗍ı𝖼ı 𝗈𝗅𝗆𝖺𝗌ı 𝖾𝗇 𝗈̈𝗇𝖾𝗆𝗅𝗂 kriterlerden 𝖻𝗂𝗋𝗂𝖽𝗂𝗋.
  • Yarışmanın ana dans türü Street Dance’tır. Street Dance, hip hop, break dance, jazz, funk, locking, popping, wacking, vogueing, krump, house dance, dancehall gibi dans stillerinden oluşur.
  • Yarışma iki farklı kategoridedir: Gençler Kategorisi (13-17 yaş grubu), Yetişkinler Kategorisi (18 yaş ve üzeri)
  • tansagturkakademi.com adresinde yer alan başvuru formu eksiksiz şekilde doldurulur ve maksimum bir dakika olan solo 𝖻𝖺𝗌̧𝗏𝗎𝗋𝗎 𝗏𝗂𝖽𝖾𝗈 𝗅𝗂𝗇𝗄i (𝗆𝗈𝗇𝗍𝖺𝗃𝗅ı/𝗆𝗈𝗇𝗍𝖺𝗃𝗌ı𝗓) yüklenir.
  • 𝖵𝗂𝖽𝖾𝗈 𝖻𝖺𝗌̧𝗏𝗎𝗋𝗎𝗅𝖺𝗋ı 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝖸𝗈𝗎𝗍𝗎𝖻𝖾 𝗏𝖾 I𝗇𝗌𝗍𝖺𝗀𝗋𝖺𝗆 𝗅𝗂𝗇𝗄𝗅𝖾𝗋𝗂 𝗎̈𝗓𝖾𝗋𝗂𝗇𝖽𝖾𝗇 𝖽𝖾𝗀̆𝖾𝗋𝗅𝖾𝗇𝖽𝗂𝗋𝗂𝗅𝖾𝖼𝖾𝗄𝗍𝗂𝗋. Videolarını Instagram’a yükleyecek katılımcıların profilinin dışarıya açık olması gerekir.
  • Yarışma 𝖲𝗈𝗇 𝖡𝖺𝗌̧𝗏𝗎𝗋𝗎 𝖳𝖺𝗋𝗂𝗁𝗂: 18 Nisan 2021 saat 14.00’dir.
  • Ön elemeyi geçmeyi hak kazananlara 20-21 Nisan’da Değerlendirme Jürisi tarafından online danışmanlık verilir, final yarışması için ikinci kez video çekmeleri istenir.
  • 29 Nisan Dünya Dans Günü iki kategoride 1’inci, 2’nci ve 3’üncüler açıklanır.

Yarışma iletişimi için: iletisim@tansagturkakademi.com, info@streetdancecarnival.com

IFCinéma ‘A la carte’ sinema seçkisinde yer alan çevre konulu 2 uzun metraj ve 6 kısa metraj film 10 Nisan – 10 Mayıs arasında yayında olacak. Tıklayın, izleyin!

Uzun metrajlı filmler :

Histoires de la plaine (Christine Seghezzi) – TR altyazılı

Wine Calling (Bruno Sauvard)

Kısa metrajlı filmler :

Illustration compostage (Elise Auffray)

Graines (Hervé Freiburger)

Expire (Magali Magistry)

La Parcelle (Michaël Guerraz)

La Nuit des sacs plastiques (Gabriel Harel)

Acide (Just Philippot)

https://ifcinema.institutfrancais.com/fr/streaming/alacarte

2 Nisan Cuma
Saat 19.30’da Zoom üzerinden

Instituto Cervantes, Institut Français, Goethe-Institut İstanbul, Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi işbirliğiyle İstanbul’da kütüphaneleri bulunan üç kültür merkezinin ortaklaşa düzenlediği bu söyleşide, Gökhan Yavuz Demir, Almanya, Fransa ve İspanya’nın  “I. Dünya Savaşı Romanları-Cephenin İki Yanı” temasını ele alacak.

Kayıt için buraya tıklayın.

Etkinlik Türkçe dilinde olacaktır.

3 – 11 Nisan: Sainte Pulchérie Fransız Lisesi Od’A sanat galerisi
3 – 30 Nisan: Sanal Sergi

2006 yılında kurulan Printemps des Artistes (Sanatçıların Baharı), İstanbul Accueil ve Sainte Pulchérie Fransız Lisesi işbirliğiyle her yıl Od’A sanat galerisinde düzenlenen bir sosyal sorumluluk sergisi. Bu sene sergi, Institut français Türkiye‘nin teknik desteğinden de faydalanıyor. Adından da anlaşılacağı gibi, bu sergi ilkbaharda gerçekleşiyor.

Amaç iki yönlüdür: Türk ve yabancı genç sanatçıları halka tanıtmak ve hayır işleri için fon yaratmak. Bugün bu sergi, Fransızca konuşan ve uluslararası toplulukların yanı sıra İstanbul’daki tüm sanatseverler tarafından tanınan kültürel bir buluşma noktası haline geldi.

Istanbul, zıtlıklar şehri
Hem geleneksel hem de modern mimariye sahip bu kozmopolit, çok kültürlü, renkli, gürültülü şehir beş duyumuza hitap ediyor. Dolayısıyla bu seçim proje ekibi için çok belirgin bir tema.

PDA’da sergilenen tüm sanat eserleri satışa çıkarılarak gelirlerin %30’u üç kuruma bağışlanmaktadır : Hayata Sarıl Derneği, Mor Çatı Derneği, ve Lape Hastanesi.

Hayata Sarıl Dernegi
2017 yılında kurulan Hayata Sarıl Derneği’nin hedefi, görmezden gelinen ve ötekileştirilmiş evsizleri topluma kazandırmaktır. Ekonomik açıdan sürdürülebilir sosyal girişimcilik modeline dayanan HAYATA SARIL Lokantası, Türkiye’de türünün ilk örneğidir.
Tamamen gönüllülük esasına göre çalışan ve evsizlere istihdam imkânı sunan otel, gündüzleri düzenli bir restoran olarak hizmet vermekte ve akşamları evsizlere ücretsiz yemek servisi yapmaktadır.
Bir sonraki projeleri, Aralık 2021’ye kadar, aynı ekonomik modelde evsizler için bir çamaşırhane ve duş açmak. Hijyen eksikliği, kişinin özsaygısını yitirmesinin ve sosyal dışlanmanın önemli bir sebebi olduğu için, bu güzel girişim, zorluk çeken insanlara özgüven kazanma ve daha sağlıklı bir yaşam sürme fırsatı verecektir.
https://www.instagram.com/hayatasaril/?hl=fr

Mor Çatı
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı aslen 1990 yılında aile içi şiddet mağduru kadınlara ve çocuklara barınak sağlamak için kuruldu. Dernek bugün İstanbul’da iki hizmet sunuyor: ihtiyacı olan kişilere hem yasal hem de psikolojik hizmetler sunan bir dayanışma merkezi ve küçük bir barınak sağlamak. Ana misyonu, kadınların dayanışmasını güçlendirmek ve eşitsizliğe karşı mücadelelerinde onlara yardımcı olmaktır. Dernek, benlik saygısını güçlendirilmesine ve toplumdaki kadınlara dair algıyı değiştirmeye hizmet eder.
https://www.morcati.org.tr/en/

L’Hôpital de LAPE (Fransız Lape Hastanesi)
1857’de İstanbul’da kurulan bu hastane, 1902 yılında Sultan II Abdülhamid tarafından Saint Vincent de Paul Rahibelerine verilmiştir. Halen Filles de la Charité tarafından yönetilmekte, ve hastaları ağırlamaya devam etmektedir. 1846 yılında Filles de la Charité tarafından kurulan Sainte Pulchérie okulunun, bu hastanenin yararına fon toplamak için PDA’yla işbirliği bu tarihsel bağlara dayanmaktadır.
https://www.fransizlape.com/

2021 sergisinde 9 uluslararası sanatçı yer alıyor: 4 kadın ve 5 erkek sanatçı, Türkiye, Suriye ve ABD gibi çeşitli ülkelerden geliyor.
Bu sanatçılar, sanatlarının çeşitliliği sayesinde; resim, fotoğraf ve kolaj tasarımlarıyla özgün İstanbul vizyonlarını bizimle paylaşacaklar.
Sergiye katılan sanatçılar tutku ve harekete geçme iradesi taşıyarak emek verdiler, ve Sanatçılar Baharı’nın başarısını sağlamak için kendilerini bu büyük hayırsever maceraya kararlılıkla adadılar.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınları

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

15 Nisan’daki canlı yayının konuğu Ayse Sicimoğlu.

Operayı tesadüf eseri çizgi film dublajinda keşfeden Ayşe Sicimoğlu, babası Ayhan Sicimoglu’nun destegi ile New York’ta bulunan Mannes School of Music’te müzikal ve piyano derslerine başlar. Paris Sorbonne IV Üniversitesi’nde sanat tarihi bölümünde okurken, aynı zamanda Ecole Normale de Musique Alfred Cortot’da şan eğitimi alır. İstanbul Teknik Üniversitesi (M.I.A.M)’da masterını tamamladıktan sonra sahne performanslarına yoğunlaşmaya karar verir.
Bugün, kendi adını taşıyan ve klasik müzik, rock and roll ve jazz fusion olan grubu ile çeşitli sahnelerde yer almaktadır.

Instagram hesabımızda gerçekleşecek sürprizli söyleşiyi sakın kaçırmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie

Üç yazar, üç kafadar Institut français Edebiyat Salonunda buluşuyor!

Önce kitaplar aracılığıyla birbirlerini tanıdılar, ardından çeşitli vesilelerle Patrick Deville’in 2001 yılından bu yana yöneticisi olduğu Saint-Nazaire’deki Yabancı Yazarlar ve Çevirmenler Evi’nde (Meet) bir araya geldiler.

Patrick Deville, bir düzine roman ve çok sayıda kısa metin, önsöz ve başyazı yazarı. Çocukluğunu Loire Halici yakınlarında, Nantes Üniversitesi’nde karşılaştırmalı edebiyat okuyarak geçirdi. 1980-1990 yıllarında çeşitli kültürel görevler sayesinde dünyayı dolaşır.

İlk romanı 1987’de yayınlandı. Seyahatleri, yazısının temelini oluşturan “kurgusuz romanlar” adını verdiği alışılmadık bir roman türünün gelişmesiyle çoğaldı. Denizlerde ilham bulan, geçmişin izlerini aramak için durmaksızın karaları ve okyanusları tarayan Deville şöyle açıklıyor: “Seyahat eden bir yazarım … Yazmak için seyahat ediyorum … Seyahat için yazmıyorum …”

Enis Batur, şair, yazar ve yayıncı. İstanbul’daki St. Joseph Lisesi’nden mezun oldu, Türkiye ve Fransa’da edebiyat okudu. 1980’lerden bu yana Türk edebiyatının ve kültür hayatının önde gelen isimlerinden biri oldu: Çok sayıda dergi, çeşitli gazete ve ansiklopedi projelerinde çalışmalar yönetiyor; Yaklaşık 15 yıl boyunca prestijli Yapı Kredi yayınevini yönetmiştir ve şu anda Kırmızı Kedi dergilerinin başındadır.
İlk şiirleri 1970’lerin başında yayınlandı, 200’den fazla kitap, şiir, deneme, kurgu, kolektif eserden oluşan anıtsal bir eserin yazarı ve kişisel Ansiklopedisi de cabası. Alberto Manguel onun hakkında şunları söyledi: “Enis Batur’u benim ikizim olarak görüyorum. Benim yapacağım gibi hissediyor, görüyor, ifade ediyor. Ne söyleyeceğini ve düşüneceğini önceden biliyorum. Tuhaf, değil mi? ”

Yiğit Bener, yazar, çevirmen, tercüman. Çocukluğu Fransa ve Türkiye arasında bölünmüş. 1980 darbesinden sonra son sınıfta terk ettiği Ankara Üniversitesi’nde tıp okudu. Militan faaliyetleri onu Brüksel ve Paris’te sürgüne götürdü ve burada gazetecilik ve çevirmenlik dahil çeşitli mesleklerde çalıştı. 1990 yılında Türkiye’ye döndü ve o zamandan beri İstanbul’da yaşayarak, Boğaziçi ve Bilkent Üniversiteleri’nde eğitimini verdiği meslek olan konferans tercümanı oldu.

İlk romanı 2001’de yayınlandı ve toplam bir düzine roman, öykü, deneme ve çocuk kitabı yazdı. Basta Celine’in Gecenin Sonuna Yolculuk eseri olmak üzere, Fransızcadan Türkçeye birçok eser çevirdi; köşe yazıları yazıyor. Son bir yıldır Institut français’in edebiyat salonlarına ev sahipliği yapıyor.

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz.

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

Fotoğraf : Astrid Di Crollalanza

31 Mart Çarşamba, 16:00, online Zoom üzerinden

Institut français Ankara, İzmir ve İstanbul kütüphaneleri bu sene Paskalya atölyesinde geri dönüşümü ele alıyor. Paskalya süslerinde eski malzemeler değerlendirilerek onlara tekrardan hayat verilecek. Bir yandan yaratıcılığımızı kullanıp eğlenirken aynı zamanda gezegenimize de faydalı bu etkinliği kaçırmayın ! Ebeveyn ve çocuklara (6-10 yaş) uygundur.

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Herkese açıktır.

Zoom linki / Malzeme listesi

Bilgi: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

Institut français Türkiye’nin Aralık 2020’de başladığı ve büyük ilgi gören “Masterclass” konferans serisinde alanlarında başarı kazanmış konuklar mesleki deneyim ve bilgilerini aktarmaya devam ediyor.

Institut français Türkiye’nin düzenlediği Masterclass çevrimiçi etkinliğine 24 Mart tarihinde Fransız land art sanatçısı Saype ve Türk street art sanatçısı Leo Lunatic konuk olacak.
Etkinlik Zoom platformu üzerinde çevrimiçi olarak gerçekleşecek. Türkçe ve Fransızca düzenlenecek Masterclass’a katılım için bağlantıdan form doldurmak yeterli.

24 Mart saat 19.00’da gerçekleşecek Masterclass konferansına konuk olacak olan Saype ve Leo Lunatic land ve street art konusunda bilgi ve deneyimlerini  izleyiciler ile paylaşacaklar. Materclass konferanslarına katılım ücretsiz ve herkese açık.

Saype, Guillaume Legros namı diğer Saype (Say ve Peace kelimelerinden oluşturulan bir kısaltma) çim ve toprak üzerinde anıtsal freskler oluşturuyor. Tebeşir ve kömürden oluşan bir boyanın mucididir. Sokak sanatı ve landart’ı birbirine bağlayan sanatsal bir hareketin öncüsü olarak tanınmaktadır. Özgün yaklaşımı ve yenilikçi tekniği, ünlü Forbes dergisi tarafından 2019 yılında sanat ve kültür alanında otuz yaşın altındaki en etkili otuz kişiden biri olarak işaret edilmesine neden oldu. Şiirsel ve kalıcılaşmayan eserleri doğaya saygı alanında zihinleri etkilemek için dünyayı dolaşıyor.
Kutuplaşmakta olan bir dünyada, sembolik olarak dünyanın en büyük insan zincirini yaratmayı seçen sanatçı,  Duvarların Ötesinde (Beyond Walls) projesiyle yardımseverliğe ve birlikte yaşamaya davet ediyor. Birliği, karşılıklı yardımlaşmayı ve duvarların ötesindeki ortak çabayı simgelemek amacıyla, şehirden şehre kayan ve iç içe geçen, tokalaşmış elleri çimenlerin üzerine çiziyor.

İstanbul’un gelişmekte olan kentsel sanat sahnesine katkıda bulunan Leo Lunatic, ikonik pandası, Roma ve Grek büstleri ve yazı tipiyle beraber şehrin birçok alanında graffiti ve mural çalışmaları ile İstanbul sokaklarına küresel ilgi çekmiştir. Eserlerini genellikle kamusal alanlarda ortaya koyan sanatçı en çok da eski binaların duvarlarını kullanmayı tercih ediyor. Deneysel şekillerde kendini ifade eden Leo, birden çok sanat disiplinini birleştirerek çok yönlü eserler üretiyor; tasarımcı ve sanatçı kimliğinin yanı sıra sürekli olarak şehri en canlı şekilde deneyimleyen kesim olarak büyüyen Leo’nun estetiği ve sanat yorumlaması aslında İstanbul’un da özünün bir yansımasıdır; Batı pop kültürü ve Osmanlı motiflerinden türetilen etkileri antik Roma ve Yunan heykelleriyle birleştiren Leo, popüler sanat eserleri üzerinde çokça çalışma yapmıştır. Leo’nun eski ile yeniyi, modern ve antikayı yan yana getirmesi yalnızca bakış açısını yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içinde yaşadığı manzarayı, yani kültürlerin bin yıldan fazla bir süredir kendi stilini yaratmak için harmanlandığı modern İstanbul’u yansıtıyor.

Saype ve Leo Lunatic ile Masterclass 24 Mart 2021’de saat 19.00’da Zoom platformunda gerçekleşecek.

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınları

Ayda bir kez Institut français İzmir’den Zeliha’nın moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

30 Nisan’daki canlı yayının konuğu Tilbe Saran.

Tilbe Saran, 21 Mayıs 1961’de, İstanbul’da doğdu. St. Benoit Fransız Lisesi’inde okudu. Profesyonel tiyatro yaşamına öğrencilik yıllarında, 1984’de Kenter Tiyatrosu’nda başladı. 1986’da Dormen Tiyatrosu’nda sahnelenen “Hangisi Karısı” oyunundaki rolüyle ilk ödülünü aldı.
Fransa’daki Türkiye Sezonu çerçevesinde, 2009-2010 yıllarında Paris’te sahnelenen, Sedef Ecer’in yazdığı “Sur Le Seuil – Eşikte” adlı oyunda rol aldı. Oyun 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu olarak Türkiye’de okuma tiyatrosu şeklinde oynandı.
Tilbe Saran tiyatro, sinema ve TV dizisi çalışmalarını bir arada sürdürürken, aynı zamanda seslendirme, sunuculuk ve şiir okumalarına katılılıyor. Ayrıca halen Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Instagram hesabımızda gerçekleşecek söyleşiyi kaçırmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

23 Mart Salı, 16:00, online Zoom üzerinden

Sinemaseverlerin dikkatine, Francophonie etkinlikleri çerçevesinde, Institut français İzmir kütüphanesi ayda bir Ciné Bla Bla adında online etkinlik sunuyor. Her buluşmada Fransız sineması ve dizileri ele alınacak. Favori filmlerinizi paylaşmak veya tavsiyelerimizi keşfetmek için bu randevuyu sakın kaçırmayın!

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Kayıt zorunludur : mediatheque.izmir@ifturquie.org

 Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

Institut français Türkiye, 8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü vesilesi ile büyük bir buluşmaya imza atıyor. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Ekselansları Hervé Magro himayelerinde düzenlenecek sohbette her biri alanlarında büyük başarı kazanmış üç kadını, Zümran Ömür, Ümmiye Koçak ve Ürün Güner’i Fransa Büyükelçiliği’nde ağırlıyoruz.

Yönetmen Merve Gezen moderatörlüğünde gerçekleşecek buluşmada, Mersin’den yazar, senarist ve oyuncu Ümmiye Koçak, Kars Boğatepe Köyü Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı, çiftçi ve peynir ustası Zümran Ömür ve Uçan Süpürge Vakfı kurucu üyesi, danışman Ürün Güner bir araya gelerek başarı hikayelerini paylaşacak; aştıkları engelleri, kadının ekonomik bağımsızlığını, kadın – erkek eşitliğini ve kadına karşı şiddeti konuşacaklar.

Buluşmada Ankara ve İzmir Tevfik Fikret Okulları, İzmir Saint Joseph Lisesi ile Sainte Pulchérie Lisesi öğrencilerinin göndermiş olduğu sorular da katılımcılara yöneltilecek.

Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Ekselansları Hervé Magro’nun da katılacağı ilginç ve ilham verici buluşma Dünya Kadın Hakları Günü olan 8 Mart 2021’de Institut français Türkiye YouTube kanalından yayınlanacak.

Ümmiye Koçak, yazar, oyuncu, yönetmen

Türkiye’de tanınmış bir figür olan Koçak, “kendi kendine başarma”nın gerçek bir örneği, kırsal bir aileden gelen, kendini yetiştirmiş, yazar, oyuncu ve senarist olmuş. Anadolu’daki pek çok genç kız gibi, ilkokuldan sonra okula gitmedi ama sürekli okuyarak kendi başına başka ufuklara açıldı: Köyünün kadınlarıyla bir tiyatro topluluğu kurdu, 3 oyun sahneledi, sonra da köy kadınlarının yaşamlarından yola çıkarak “Yün bebek” filminin senaryosunu yazarak yönetti. 2016 yılında New York’ta En İyi Avrasyalı Sanatçı ödülünü aldı. Futbolcu Cristiano Ronaldo ile bir televizyon reklamında oynadı.

Ürün Güner, Uçan Süpürge Vakfı kurucu üyesi, danışman

Tevfik Fikret Lisesi ve Hacettepe Üniv. Fransız dili ve edebiyatı bölümü mezunu. Annesi Halime Güner tarafından 1996’da kurulan Uçan Süpürge’nin 2017 yılında vakfa dönüşmesinde görev aldı. Vakıf bünyesinde eğitmen ve koordinatör olarak çok sayıda proje yürüttü. 10 yıldır TBMM’de yasama uzmanı olarak danışmanlık yapıyor. Kadın – erkek eşitliği konusunda bir çok kanun tasarısının hazırlanmasında aktif olarak çalıştı. 25. Yılını kutlayan Uçan Süpürge Vakfı’nda yüzlerce kadınla birlikte Türkiye’nin farklı coğrafyalarında proje geliştirmeye devam ediyor.

Zümran Ömür, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı, girişimci

46 yaşında üç çocuk annesi Zümran Ömür ilkokul mezunu. Kars yakınlarında 2400m rakımlı Boğatepe köyünde yaşıyor. 2007 yılında bölgede yetişen bitki türleri konusunda bilinçlenerek Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’ni kurdu. Fransızca öğrenmeye başladı. Köyündeki kadınlarla birlikte bitkilerden tıbbi krem ve yağlar üretiyor. Dernek olarak 2010 yılında Kars’ın en ünlü 32 peynirinin geleneksel üretimini gelecek kuşaklara aktarabilmek için ilk peynir müzesini kurdular. Müze ziyaretçileri bu özel peynirlerin üretimine katılıp tadarak satın alabiliyorlar.

 

 

 

Aralık 2020’de başladığımız ve büyük ilgi gören  “Masterclass” konferans serisinde alanlarında başarı kazanmış konuklarımızı ağırlamaya devam ediyoruz. Mart ayında gerçekleşecek yeni Masterclass konferansında konuğumuz Sibel Asna. Kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler sektörünün duayeni Asna, “İletişimin Kurumun Süreçleri ile Olan İlişkisi” konusunda bilgi ve deneyimlerini Hi öğrencileri ve genç meslek profesyonelleri ile paylaşacak.

Sibel Asna’nın “İletişimin Kurumun Süreçleri ile Olan İlişkisi” konulu konferans sırasında değineceği başlıklar şu şekilde :

Kurumlar bugüne kadar iletişimi “kurumu iyi göstermek, yansıtmak” şeklinde düşünerek teşkilatlar kurdular, danışmanlıklar aldılar, basında yer almaya çalıştılar, reklamlarla ürünlerini satıp ne harika markalar olduklarını anlatmaya çalıştılar. Ancak her ne hikmetse tüm bu çabalara rağmen binlerce kuruluş gerçek anlamda “marka” olamadı, toplumun gönlünde yer edinemedi. Acaba neden? İletişimlerini yapamadıkları için mi? Neyi eksik veya yanlış yaptılar? Peki geçmişte yapamadıklarını, 21.yüzyılın yeni normali ve çılgın teknolojik gelişmeleri kapsamında hayata geçirebilecekler mi?

Sibel Asna ile Masterclass 3 Mart 2021’de saat 17.00’de Zoom platformunda gerçekleşecek.

Etkinlik dili Türkçedir. Etkinliğimiz ücretsizdir. Katılmak için KAYIT OL butonuna tıklayarak açılan formu doldurmanız gerekmektedir. Zoom bağlantısı etkinlikten 1 saat önce posta kutunuza gönderilecektir.

Sibel Asna

İletişim uzmanı olarak, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına stratejik danışmanlık yapan A&B İletişim A.Ş.’nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan Sibel Asna, aynı zamanda Hrant Dink Vakfı Yönetim Kurulu, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Mütevelli Heyeti ve Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı kurucu üyesidir.

Çalışma hayatına 1975 yılında Pars Tuğlacı’nın Türkiye Ansiklopedisi’nde Araştırma Görevlisi ve Metin Yazarı olarak başlayan Sibel Asna, 1981 yılında Proje Sorumlusu olarak çalışmaya başladığı A&B Halkla İlişkiler’de 1987 yılında genel müdürlük görevini üstlendi. 1995 yılında Alâeddin Asna’dan devraldığı A&B’yi 2004 yılında A&B İletişim A.Ş. olarak yeni bir yapıya dönüştürdü.

Sibel Asna, A&B’nin yönetimini devraldığı günden bu yana, şirketin iş ortakları ve çalışanlarına değer katmak adına yeni yaklaşımlar ve farklı hizmetler yaratmaya devam ediyor. Örneğin, yeni yönetim yaklaşımı ve A&B müşterilerine sunduğu “Bütüncül İletişim Hizmetleri” uygulamaları ile, öncelikle Türkiye PR sektöründe ve sonrasında birçok şirket tarafından da uygulamaya konulan yepyeni bir konsept yarattı.

İletişim ve yönetim danışmanlığı konusundaki uzmanlığının yanısıra, Asna büyük ölçekli banka ve kuruluşların kriz yönetim stratejilerini de oluşturdu. Bu kuruluşların bazıları Osmanlı Bankası, Garanti Bankası, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), TÜSİAD, İlaç Üreticileri Sendikası, İstanbul Tekstil İhracatçıları Birliği (İTKİB), Mavi Jeans, United Colors of Benetton olarak sıralanabilir.

En büyük projeleri arasında Osmanlı Bankası ile Körfez Bankası’nın birleşmesi sürecindeki iletişim stratejilerinin yönetimi ve ardından Osmanlı Bankası ile Garanti Bankası’nın 2001’deki birleşimi süreci örnek verilebilir. O günlerden bu yana, Asna halen Garanti Bankası’nın iletişim stratejilerini yönetmektedir. Bugün danışmanlık verdiği kurumlar arasında sahibinden.com, Alternatif Bank, Hisar Okulları, LC Waikiki, Nivea,Logitech, Türkiye Bankalar Birliği gibi farklı sektörlerden markalar yer almaktadır.

Asna’nın 1983 yılında Cüzzamla Savaş Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile başlayan sivil toplum alanındaki çalışmaları, İKSV, Winpeace Türkiye, Yunanistan Barış İçin Kadın Girişimi,İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma Merkezi,  Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi, SAHA, Ashoka, Greenpeace Akdeniz, Hayata Destek Derneği, Good4trust.org, Change.org gibi pek çok sivil toplum kuruluşunu kapsamaktadır.

Saint Benoit Fransız Kız Lisesi’ni, ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Halkla İlişkiler bölümünü bitiren Asna, daha sonra Oxford Academy of English’te eğitim gördü. Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Ermenice biliyor.

 

Sinema
İkimiz
16 Şubat saat 12.00’den,
18 Şubat saat 12.00’ye kadar

İstanbul Modern Sinema, bu yıl 93. kez dağıtılacak Akademi Ödülleri yaklaşırken, “En İyi Uluslararası Film” kategorisindeki filmlerden bir seçki hazırladı. 

Çevrimiçi ve ücretsiz gerçekleşecek Oscar’ın Yabancıları programındaki filmler arasında Fransa’nın adayı İkimiz filmi var.

h

Institut français Türkiye’nin düzenlediği 2021’in bu ilk Edebiyat Salonu’nda Kirpinin Zarafeti adlı romanının dünya çapında başarısıyla tanınan yazar Muriel Barbery ‘yi ağırlayacağız. Ancak Muriel Barbery aynı zamanda Gurmenin Son Yemeği, Elflerin Yaşamı, Garip Bir Ülke ve henüz Türkçeye çevirilmekte olan son romanı Une Rose seule demektir aynı zamanda.

Her zamanki gibi Yiğit Bener’in müthiş sunumuyla gerçekleşecek olan Edebiyat Salonu’nda Muriel Barbery’ye, 2021 yılında Kırmızı Kedi yayınlarından çıkacak olan son romanının çevirisini yapan Ekin Özlü Akseki de eşlik edecek.

Barbery 1969’da “tesadüfen” Fas’ta doğdu, ailesinin edebiyat öğretmenleri olduğu Touraine’de büyüdü, Normal Sup’ta okuduktan sonra Normandiya’da felsefe öğretti. İlk romanı Gurmenin Son Yemeği‘ni 2000 yılında yazdı. İkinci romanı Kirpinin Zarafeti’nin dünya çapındaki başarısının ardından (Türkçe dahil 30’dan fazla dile çevrildi, dünya çapında 6 milyon kopya satıldı, birçok edebiyat ödülü kazandı, sinemaya uyarlandı) 2006’da hayalini gerçekleştirmeyi göze alabilirdi: seyahat etmek ve her şeyden önce Japonya’ya gitmek ve Kyoto’da yaşamak ve birkaç kez bahsettiği Yükselen Güneş ülkesinden büyülenmiştir. Ancak yazar, Japon kültüründe hiçbir uzmanlığı olmadığını belirtiyor: “Bu ülkeyi keşfeden gerçekten bir Batılıdır, dili konuşmuyorum, sadece etkiye tanıklık etmek istedim, bu kökten farklı kültürle yüzleşmek benim için gerçek bir şok oldu”. Dokuz yıllık sağduyu ve sıkı çalışmanın ardından, 2015’te Elflerin Yaşamı ile tamamen farklı bir sicille geri döndü, bu elfler masallardakilere pek benzemiyordu. Bu roman ayrıca 2019’da, Petrus karakteriyle çay (Japonya) ve şarap (Fransa) olmak üzere iki karşıt dünyayı içeren bir roman olan Garip Bir Ülke ile devam edecekti.

Henüz altı ay önce basılan son romanı Une Rose Seule, jeo-botanikçi Rose’un hiç tanımadığı babasının öldüğünü ve kendisine bir mektup bıraktığını bildiren bir noterin çağrısıyla geldiği ve hiç tanımadığı bir yerde, Kyoto’da geçiyor. Kökenlerinin manzarasının kalbine yerleştirilen bir kadının, şehri adımlayarak tanıması ve yaşadığı küçük öykülere, zen vinyet biçimindeki benzetmelere eşlik eden başkalaşımıdır.

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için üstte bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz.

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

Aralık 2020’de başladığımız ve büyük ilgi gören  “Yiğit Bener ile Masterclass, Sözlü ve yazılı çeviride temel kavramlar” konferans serisinin 6. konferansının konusu Çeviri eser kime aittir? olacak ve 3 Şubat 2021’de yine saat 17.00’de Zoom platformunda gerçekleşecek.

Çeviri eser kime aittir? – 3 Şubat 2021, 17.00 – Zoom
Yazılımlar yani makineler çeviri yapabilir mi? Çevirmen bir “çevirikopi” makinesi midir? / Yazar (konuşmacı) ve çevirmen arasında sinerji ve özdeşleşme / Bir çeviriyi nasıl değerlendirebiliriz? Az çok nesnel ölçütler saptayabilir miyiz? Örnek olarak İKSV’nin Talat Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulunun edebi çeviri değerlendirme kriterleri / Edebi eserleri çeviren çevirmenler de “yazar” mıdır? / Çevirmenler neden hak ettikleri saygıyı görmüyorlar ve belki de aslında pek sevilmiyorlar?

Çevirmen ve yazar Yiğit Bener, masterclass’da, sözlü ya da yazılı çeviri yapanların günlük çalışmalarında kilit rol oynayan bir dizi temel kavramı pratik deneyimlerinden yola çıkarak ve akademik bir iddia taşımaksızın ele almaya çalışacak.
Online olarak yapılacak ikişer saatlik altı oturumun ilk bir buçuk saati sunuma, son yarım saati de soru ve yanıtlara ayrılacak. 

Genç profesyonel çevirmenler, çeviri bölümleri öğrencileri, yayınevlerinin yabancı dil editörleri ve genel olarak mesleki faaliyetleri süresince sözlü ya da yazılı çeviri yapması gereken herkes (yabancı şirketlerinin personeli, yabancı dillerde eğitim veren okulların öğretmenleri, diplomatik personel, kültür merkezleri personeli, gazeteciler,…) Yiğit Bener ile masterclass’a katılabilir.

Dersler Türkçe olarak anlatılacaktır, çeviri örnekleri ağırlıklı olarak Fransızca/Türkçe olmakla birlikle bu iki dille sınırlı değildir. (Fransızca bilmeyenler de izleyebilir). Etkinliğimiz ücretsizdir. Katılmak için KAYIT OL butonuna tıklayarak açılan formu doldurmanız gerekmektedir. 

İLK 5 OTURUMU KAÇIRDINIZ MI?

Masterclass serisinin ilk 5 oturumunu aşağıdaki bağlantılara tıklayarak Facebook sayfamızdan izleyebilirsiniz.

1) “Çevirmen olmak” ne demek? 4 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/431482724534030

Sözlü ya da yazılı çeviri ne işe yarar? “Çevirmen bakışı” nedir? Çevirinin farklı uygulama alanları ve dolayısıyla “farklı çeviri meslekleri” nelerdir? Her biri için ne gibi farklı yetkinlikler öne çıkar? Çevirmen olmak için ön koşullar nelerdir, hangi dil düzeyleri gerekir? Dilin “kültürü” nedir ve bunu bilmek neden önemlidir? Anadil dışındaki dillere doğru çeviri yapılmalı mı?

2) Metnin/söylemin anlaşılması ve analizi  11 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/379060920051610

Söylemin ve metnin içerik ve üslup analizi / ifade edilmek istenenle ifade edilen / Her çeviri, söylenenlerin ya da yazılanların bir yorumu mudur? / Abartılı ya da fazla basite indirgeyen yorumlar / Çok yönlü ve çok katmanlı metinler / Sosyo-politik bağlamın, zaman ve mekânın önemi / Genel kültürün rolü / Yazarın ya da konuşmacının kişisel bağlamı ve çalışma alanları konusunda ön bilgiler edinmenin işlevi

3) İçeriği çevirelim, elbette… Peki ya üslup? 18 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/670518933583682

Üslup çevrilebilir mi? Çevir(e)mezsek ne olur? / Her çevirmenin kendi üslubu olabilir mi? / Özel sorunlar: Dilin müziği; imalar ve alt metinler / Çoklu anlamlar, kelime oyunları ve mizah / Tabular ve söylen(e)meyenler / Popüler kültür, eğretilemeler, deyimler, atasözleri / Argo ve sokak dili / Bölgesel ve azınlık dilleri, şiveleri / Kültürel çağrışımlar / Neolojizmler / Çevrilemeyenleri ne yapmalı?

4) Yazılı ve sözlü çeviri arasındaki farklar ve kesişmeler 20 Ocak 2021

https://www.facebook.com/InstitutfrancaisdeTurquie/videos/178592904026122

Yazı dili ve konuşma dili / Konuşma dilinde yazılmış metinlerin (tiyatro, altyazı, diyalog, çizgi roman, vb.) çevirisi / Yazılı metinlerin sözlü olarak çevrilmesi (bakarak çeviri)

5) Çevirmen/Tercüman Etiği –  27 Ocak 2021, 17.00 – Zoom

https://www.facebook.com/InstitutfrancaisdeTurquie/live 

Çevirmenin kişisel bağlamının, yaklaşımının, önyargılarının, inanç ve fikirlerinin çeviri üzerindeki etkisi / Sadık olan güzel, güzel olan sadık olmaz mı gerçekten? Özgürlük – sadakat diyalektiği: Sınır nereden geçer? / Bilinçli ve bilinçsiz siyasi, ideolojik, ahlaki ve dini tahrifatlar… / Sansür ve otosansür

06 Şubat Cumartesi, 16:00, online Zoom üzerinden

Moderatörler : Nesrin, Valérie, Loic

Institut français İzmir, her ay temalı online Yemek Atölyeleri sunmaktadır ! Bu atölyede La Chandeleur” geleneğini sürdürebilmek adına çeşitli krepler yapacağız. Bu geleneği her sene 2 Şubat’ta ailecek veya arkadaşlar arasında paylaşmak bir gelenektir. Aynı zamanda Şubat ayı Fransa’da karnaval festivalleriyle de meşhurdur. Dolayısıyla bu atölyede katılımcıların kostümleriyle gelmelerini tavsiye ederiz. O güne özel bereket arttırıcı birkaç ritüel de paylaşılacaktır, bir iki bozuk para da hazırlayabilirsiniz. 

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

Aralık 2020’de başladığımız ve büyük ilgi gören  “Yiğit Bener ile Masterclass, Sözlü ve yazılı çeviride temel kavramlar” konferans serisinin 5. konferansının konusu Çevirmen/Tercüman Etiği olacak ve 27 Ocak 2021’de yine saat 17.00’de Zoom platformunda gerçekleşecek.

Çevirmen/Tercüman Etiği –  27 Ocak 2021, 17.00 – Zoom
Çevirmenin kişisel bağlamının, yaklaşımının, önyargılarının, inanç ve fikirlerinin çeviri üzerindeki etkisi / Sadık olan güzel, güzel olan sadık olmaz mı gerçekten? Özgürlük – sadakat diyalektiği: Sınır nereden geçer? / Bilinçli ve bilinçsiz siyasi, ideolojik, ahlaki ve dini tahrifatlar… / Sansür ve otosansür

Serinin 6. ve son konferansının konusu ve tarihi ise şu şekilde :

Çeviri eser kime aittir? – 3 Şubat 2021, 17.00 – Zoom
Yazılımlar yani makineler çeviri yapabilir mi? Çevirmen bir “çevirikopi” makinesi midir? / Yazar (konuşmacı) ve çevirmen arasında sinerji ve özdeşleşme / Bir çeviriyi nasıl değerlendirebiliriz? Az çok nesnel ölçütler saptayabilir miyiz? Örnek olarak İKSV’nin Talat Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulunun edebi çeviri değerlendirme kriterleri / Edebi eserleri çeviren çevirmenler de “yazar” mıdır? / Çevirmenler neden hak ettikleri saygıyı görmüyorlar ve belki de aslında pek sevilmiyorlar?

Çevirmen ve yazar Yiğit Bener, masterclass’da, sözlü ya da yazılı çeviri yapanların günlük çalışmalarında kilit rol oynayan bir dizi temel kavramı pratik deneyimlerinden yola çıkarak ve akademik bir iddia taşımaksızın ele almaya çalışacak.
Online olarak yapılacak ikişer saatlik altı oturumun ilk bir buçuk saati sunuma, son yarım saati de soru ve yanıtlara ayrılacak. 

Genç profesyonel çevirmenler, çeviri bölümleri öğrencileri, yayınevlerinin yabancı dil editörleri ve genel olarak mesleki faaliyetleri süresince sözlü ya da yazılı çeviri yapması gereken herkes (yabancı şirketlerinin personeli, yabancı dillerde eğitim veren okulların öğretmenleri, diplomatik personel, kültür merkezleri personeli, gazeteciler,…) Yiğit Bener ile masterclass’a katılabilir.

Dersler Türkçe olarak anlatılacaktır, çeviri örnekleri ağırlıklı olarak Fransızca/Türkçe olmakla birlikle bu iki dille sınırlı değildir. (Fransızca bilmeyenler de izleyebilir). Etkinliğimiz ücretsizdir. Katılmak için KAYIT OL butonuna tıklayarak açılan formu doldurmanız gerekmektedir. 

İLK 4 OTURUMU KAÇIRDINIZ MI?

Masterclass serisinin ilk 4 oturumunu aşağıdaki bağlantılara tıklayarak Facebook sayfamızdan izleyebilirsiniz.

1) “Çevirmen olmak” ne demek? 4 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/431482724534030

Sözlü ya da yazılı çeviri ne işe yarar? “Çevirmen bakışı” nedir? Çevirinin farklı uygulama alanları ve dolayısıyla “farklı çeviri meslekleri” nelerdir? Her biri için ne gibi farklı yetkinlikler öne çıkar? Çevirmen olmak için ön koşullar nelerdir, hangi dil düzeyleri gerekir? Dilin “kültürü” nedir ve bunu bilmek neden önemlidir? Anadil dışındaki dillere doğru çeviri yapılmalı mı?

2) Metnin/söylemin anlaşılması ve analizi  11 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/379060920051610

Söylemin ve metnin içerik ve üslup analizi / ifade edilmek istenenle ifade edilen / Her çeviri, söylenenlerin ya da yazılanların bir yorumu mudur? / Abartılı ya da fazla basite indirgeyen yorumlar / Çok yönlü ve çok katmanlı metinler / Sosyo-politik bağlamın, zaman ve mekânın önemi / Genel kültürün rolü / Yazarın ya da konuşmacının kişisel bağlamı ve çalışma alanları konusunda ön bilgiler edinmenin işlevi

3) İçeriği çevirelim, elbette… Peki ya üslup? 18 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/670518933583682

Üslup çevrilebilir mi? Çevir(e)mezsek ne olur? / Her çevirmenin kendi üslubu olabilir mi? / Özel sorunlar: Dilin müziği; imalar ve alt metinler / Çoklu anlamlar, kelime oyunları ve mizah / Tabular ve söylen(e)meyenler / Popüler kültür, eğretilemeler, deyimler, atasözleri / Argo ve sokak dili / Bölgesel ve azınlık dilleri, şiveleri / Kültürel çağrışımlar / Neolojizmler / Çevrilemeyenleri ne yapmalı?

4) Yazılı ve sözlü çeviri arasındaki farklar ve kesişmeler 20 Ocak 2021

https://www.facebook.com/InstitutfrancaisdeTurquie/videos/178592904026122

Yazı dili ve konuşma dili / Konuşma dilinde yazılmış metinlerin (tiyatro, altyazı, diyalog, çizgi roman, vb.) çevirisi / Yazılı metinlerin sözlü olarak çevrilmesi (bakarak çeviri)

OKUMA GECELERİ

22 Ocak Cumartesi, Institut français Izmir kütüphanesi

Fransız Kültür Bakanlığı tarafından eğlenceli bir şekilde okuma zevkini kutlamak amacıyla gerçekleştirilen ve bu yıl 6. kez düzenlenen Institut français İzmir Okuma Geceleri etkinliğine İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi destek olacak. Katılım 15 kişiyle sınırlı ve mediatheque.izmir@ifturquie.org adresine kayıt şart olacaktır.

 

Program

15.00 – 15.45 : “Nathalie’den Masallar”, Nathalie Brisson (çocuklara yönelik)

16.00 – 16.45 : “Braille alfabesi atölyesi” Atatürk İl Halk Kütüphanesi Görme Engelliler Bölümü çalışanları (genç ve yetişkinlere yönelik)

17.00 – 18.00 : Diyar İmer & Ebru Atilla, Molière’in eserlerinden okuma.

OKUMA GECELERİ

Fransız Kültür Bakanlığı tarafından bir kaç akşam ve eğlenceli bir şekilde okuma zevkini kutlamak amacıyla gerçekleştirilen 2021 Okuma Geceleri etkinliğine Institut français Türkiye olarak katılacağız.

Program

22 Ocak Cuma, saat 10:20’de 
Tevfik Fikret öğrencileriyle Raphaële Lennoz’un “La jeune fille et la cigogne” eseri okunacak

23 Ocak Cumartesi, saat 17:00’de
Ankara’daki Fransız Lisesi Charles de Gaulle öğrencileriyle Antoine de Saint Exupéry’nin “Küçük Prens” eseri okunacak

23 Ocak Cumartesi, saat 18.00’de, Zoom üzerinden
Okuma seansı, Istanbul antenimizin kütüphane ekibinden Serra ve Mathilde ile gerçekleşecek.
Zoom’a katılmak için buraya tıklayın, şifre : 12345

 

 

 

KUKLA GÖSTERİSİ

Her hafta üç canavar sizi küçük tiyatrolarına davet ediyor. YouTube kanalımızda her hafta yeni bir bölümü keşfedin.

KUKLA GÖSTERİSİ

Her hafta üç canavar sizi küçük tiyatrolarına davet ediyor. YouTube kanalımızda her hafta yeni bir bölümü keşfedin.

Bu hafta Üç canavarlar ve Graoully  bölümünü YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz!

KUKLA GÖSTERİSİ

Her hafta üç canavar sizi küçük tiyatrolarına davet ediyor. YouTube kanalımızda her hafta yeni bir bölümü keşfedin.

Bu hafta Üç canavarlar yemek yapıyor  bölümünü YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz!

KUKLA GÖSTERİSİ

Her hafta üç canavar sizi küçük tiyatrolarına davet ediyor. YouTube kanalımızda her hafta yeni bir bölümü keşfedin.

Bu hafta Üç canavarlar yemek yapıyor  bölümünü YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz!

KUKLA GÖSTERİSİ

Her hafta üç canavar sizi küçük tiyatrolarına davet ediyor. YouTube kanalımızda her hafta yeni bir bölümü keşfedin.

FİKİRLER GECESİ

Institut français Türkiye, İstanbul şubesi, « Yakın » teması etrafında düzenlenecek olan 2021 yılı « Fikirler Gecesi » etkinliği içerisinde İstanbul – Strasbourg : Kültürün yakınlaştırdığı iki kent söyleşisiyle  yer alıyor. 

Her yıl Strasbourg’un Petite France semtinin kapalı köprülerinden İstanbul Boğazı’nın asma köprülerine uçan leylekler gibi birçok kıyıda mesut yuvalar kuran çok sayıda insan var. Ren nehrinin kıyılarıyla Haliç’in kıyıları kendine özgü samimi bir yakınlıkla birbirine bağlı görünüyor. Emre Gönen ve konukları bizlere karşılaşmalarını, inşa ettiklerini, tutkularını, kısaca İstanbul ve Strasbourg’un dekor olduğu çift kültürlü yaşamlarını anlatacaklar. İki kentin nasıl bu kadar doğallıkla birbirine bağlandığını, nasıl yaratıcılığın bu iki sanatsal deniz fenerini bugün de birbirine yaklaştırmaya devam ettiğini, otuz yıl önce imzalanan ilk kültürel işbirliği anlaşmasının üzerine bu iki gerçek Avrupa metropolünü birbirine daha da yakınlaştıracak yeni kültürel köprülerin nasıl inşa edilebileceğini anlamaya çalışacağız. 

Moderatör :

Emre GÖNEN: Bilgi Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim görevlisi, Strasbourg Marc Bloch Üniversitesi mezunu

Katılımcılar :

Selen ANSEN: Arter’de küratör, Strasbourg Marc Bloch Üniversitesi mezunu
Su YUCEL: Ressam ve belgeselci, Strasbourg Güzel Sanatlar okulu mezunu
Canan AKKAYA:  Yönetici asistanı ve Eurimages fonu etkinlikler koordinatörü
Baris DOGRUSOZ: Görsel sanatçı, yönetmen, Strasbourg Güzel Sanatlar Yüksek okulu mezunu

Etkinlik, Zoom üzerinden Türkçe ve Fransızca simültane çeviri ile gerçekleşecek. Zoom’a bağlanmak için buraya tıklayın.
Aynı zamanda Institut français de Turquie Facebook hesabından canlı yayınlanacak.

Zoom bağlantı bilgileri:
https://zoom.us/j/98625317206
Meeting ID: 986 2531 7206

28 Ocak’ta tüm dünyadaki Institut français’lerin katılımlarıyla düzenlenecek Fikirler Gecesi etkinliklerinden en ilgi çekici olanı kuşkusuz  Türkiye ve Yunanistan’dan toplam 8 liseli gencin tartışması olacak.

Gençler France Inter kanalından Caroline Gillet ve felsefe yazarı Brigitte Labbé eşliğinde “Türkiye ve Yunanistan’da 18 yaşında olmak” konusunu konuşacaklar.

Sözü gençlere bırakıyoruz!

Institut français Türkiye ve Institut français Yunanistan girişimleri ile düzenlenecek etkinlikte Galatasaray Lisesi, Saint Joseph Lisesi, Pierre Loti Fransız Lisesi ve Charles de Gaulle Fransız Lisesi son sınıf öğrencilerinden 4 genç ve Yunanistan’dan 4 genç söz alacak. Gençler, günümüz dünyasında, Türkiye ve Yunanistan’da genç olmak konusunu son yaşananlara bakışlarını, yaşamlarındaki değişiklikleri ve çevre, insan hakları gibi onları birleştiren meseleleri “YAKIN” başlığı altında konuşacaklar.

Etkinlik, Institut français Türkiye’nin Facebook sayfasından ve Institut français Paris’in 24 saat sürecek canlı yayını sayesinde tüm dünyadaki Institut français’lerin Facebook sayfalarından aynı anda izlenebilecek. Ekranlarınızın başında sıradışı bir dijital deneyim yaşamak için, daha YAKIN, ve dayanışma içinde olmak için, 24 saat sürecek Fikirler Gecesi boyunca dünyanın her yerinden canlı yayındayız.
Dünya çapında bir deneyimin parçası olmak için 28 Ocak’ta Facebook sayfamızda buluşalım!

Fikirler Gecesi kapsamında düzenlediğimiz diğer etkinlikleri keşfedin!

 

Institut français Türkiye, tüm dünyadaki Institut français ağının katılımıyla her yıl Ocak ayının son Perşembe’si düzenlenen Fikirler Gecesi’ne 4 etkinlikle birden katılıyor. 28 Ocak 2021’de çevrim içi olarak düzenlenecek etkinliklere katılım ücretsiz. 

Etkinlikler hakkında detaylı bilgi almak ya da kayıt olmak için başlıklara tıklayın:

 

17.00 – MAXIME ROVERE İLE SÖYLEŞİ: FELSEFEDE YAKINLIK

Zoom + Facebook
 

19.00 – TÜRKİYE VE YUNANİSTAN’DA 18 YAŞINDA OLMAK

Facebook
 

20.00 – SOHBETLİ KONSER : DERYA & DİLEK TÜRKAN

Facebook + YouTube
 

21.15 – ISTANBUL – STRASBOURG: KÜLTÜRLE YAKINLAŞAN İKİ KENT

Zoom + Facebook
 

28 Ocak’ta 6.sı düzenlenen Fikirler Gecesi’nin ana konusu “Yakın”. Bu yıl ekranlarınızın başında sıradışı bir dijital deneyim yaşamaya hazır mısınız? Daha YAKIN, ve dayanışma içinde olmak için, 24 saat sürecek Fikirler Gecesi boyunca dünyanın her yerinden canlı yayındayız.
Dünya çapında bir canlı yayının parçası olmak için 28 Ocak’ta Facebook sayfamızda buluşalım!

 

MAXIME ROVERE İLE SÖYLEŞİ

FELSEFEDE YAKINLIK

  • 28.01.2021, 17:00
  • Konuşma dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri
  • Zoom üzerinden, Facebook’tan canlı yayın
  • Kayıt formu, tıklayın (Zoom linki 28.01.2021 tarihinde saat 12:00 gibi size ileteceğiz)

Institut français Ankara, Fransız Lisesi Charles de Gaulle ve ODTÜ Universitesi katılımlarıyla, “Yakın” temalı olan 2021 Fikirler Gecesinde sizleri Fransız yazar Maxime Rovere ile buluşturuyor.

“Yakın

Varlık ve yokluk yakın bir zamanda şekil değiştirdi: Sağlık kriziyle beraber görüntülü konferanslar, uzaktan çalışma, uzaktan eğitim, mekan olmadan insanlar tarafından paylaşılan etkinlikler bir hayli çoğaldı.

Aynı zamanda mesajlarla, sosyal medya ile yakınlarımızla temas içindeyiz. Böyle bir durumda « yakın » ve « uzak » ne ifade eder?

Burdan yola çıkarak bedensellik ve şekillenme üzerinde durup düşünebiliriz.

Belki de insan bedeni göründüğünden daha esnektir.”

Felsefeci Maxime Rovere’in 2020, Flammarion yayınevinden çıkan bilgileri oluşturan bedensel etkileşimler ile ilgili son kitabından önce felsefeler arası etkileşimler (Spinoza Tayfasi) ve sonrasında insanlar arası fikir ayrılığı üzerinde çalışmalar yürütmüştür.

 

Sohbetli Konser

Derya & Dilek Türkan, Serkan M. Halili

Fikirler Gecesi dahilinde

28 Ocak Perşembe, 20:00

{ DEĞİŞİKLİK } Institut français Izmir, « Fikirler Gecesi » programının bu yılki teması olan « Yakın » kavramı dahilinde, geçmişten gelen Türk-Yunan yakınlığını müzik ve ortak kültür aracılığıyla ele almak üzere Türk ve Yunan kemençe sanatçıları Derya Türkan ve Sokratis Sinopoulos’u bir araya getirmeyi planlamıştı. Ancak Yunan sanatçı Sinopoulos süregelen pandemi koşulları ve yeni seyahat kısıtlamaları yüzünden maalesef İzmir’e gelmesi mümkün olmadı. Yunanistan’dan çıkıp adaları geçerek Türkiye’ye uzanan bu müzikli yolculuğa bizleri Derya Türkan çıkaracak. Yolculukta kendisine ses sanatçısı Dilek Türkan ve kanun sanatçısı Serkan Mesut Halili eşlik edecek.

 

Pandeminin bizleri birbirimizden uzaklaştırdığı bu zamanlarda, fiziken olmasa da kültürle bir araya gelmek için çaba göstermek istiyoruz. Fikirler Gecesi’nin bu yılki teması « Yakın ». Bizler de müzikli bir yolculuk aracılığıyla, Türk-Yunan yakınlığını ele alacağız. 

Gerçekten de, müzik mirasımız, gerek besteler gerek enstrümanlar açısından olsun, Ege Denizi’nin iki kıyısında, adalarında ve hatta tüm Akdeniz’de yoğun benzerlikler taşır. Müzik, çünkü bu yakınlığın bağını ve sembolünü hatta uyumunu simgeleyendir.Ege Denizini aşan bir köprü kurmaktansa, Yunanistandan başlayıp yunan adalarından geçerek Türkiye’ye varan ve birbirlerini kucaklayan bir bağ kurmaktır mesele olan. Bu yolculuğun tam tersi de elbet geçerlidir.

 

Derya Türkan

1973 yılında İstanbul’da doğan Derya Türkan, 1984-1994 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İhsan Özgen’den kemençe eğitimi aldı.

1990 yılında girdiği ve genel sanat yönetmenliğini devlet sanatçısı Prof. Dr. Necdet Yaşar’ın yaptığı Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Klasik Türk müziği Topluluğu’nda yedi yıl süreyle misafir sanatçı olarak görev yaptı. 1991 yılında TRT İstanbul Radyosu’na girdi ve 2000 yılında bu kurumda kadrolu sanatçı oldu. 1992 yılından bu yana Kudsi Erguner grubu ile pek çok ülkede konserlere katıldı. Kudsi Erguner’le Fransa’da kayıtları yapılan ve yayınlanan “Chemins” (Yollar) adlı bir albüm yaptı. 1996 yılında Fransa Cumhurbaşkanı tarafından Paris Sorbonne Üniversitesi’nde düzenlenen ünlü keman sanatçısı Sir Yehudi Menuhin’in 80. yaş günü konserine Kudsi Erguner’le beraber katıldı. Amerika’da birçok üniversitede özellikle San Francisco, Santa Cruse, Şehvar Beşiroğlu ve Feridun Özgören ile beraber Harvard, MIT üniversitelerinde ve New England konservatuvarında açıklamalı konserlere, seminerlere ve derslere katıldı.

Yunan kemençe sanatçısı Sokratis Sinopoulos ile beraber 1997 yılında İstanbul’dan Mektup 1 ve 2018’de İstanbul’dan Mektup 2 albümleri Amerika‘da Golden Horn, Türkiye’de Kalan plak şirketinden yayınlandı.

Tanburi Murat Aydemir ile birlikte yaptıkları klasik saz eserlerinden oluşan Ahenk Volüm/1 (1997) ve Ahenk Volüm/2 (2006), ABD’de Golden Horn, Türkiye’de Kalan Müzik tarafından yayınlandı. 2001 yılında Ermeni Duduk sanatçısı Civan Gasparyan ve Erkan Oğur’la beraber yaptıkları “Fuad” isimli albüm Kalan Müzik’den yayınlandı. Cengiz Onural ve Murat Aydemir’le beraber kurdukları “İncesaz” grubu ile 8 albüm ve 1 DVD çalışması yapmıştır.

2006 yılında Renaud Garcia Fons ve Uğur Işık’ın misafir olarak katıldıkları “Minstrels Era” isimli albümü Kalan Müzik’den yayınlandı ve büyük başarı kazandı. Aynı trio ile Berlin Filarmoni, Essen Filarmoni, Utrecht Vredenburg, Amsterdam Concertgebouw, Ljubliana Druga Godba festivali, Madrid’de ve Zaragoza’da konserler verdi.

Jordi Savall ile İstanbul, La Sublime Port ve Mare Nostrum isimli albümlerine katıldı. Hesperion grubu ile birçok konsere katıldı.

Yönetmenliğini Cem Yılmaz’ın yaptığı “Yahşi Batı” isimli filmin Türk müziği direktörlüğünü yaptı. 2012 yılında Alexandre Desplat’in özgün müziklerini yaptığı “Argo” isimli filmin müziklerini icra etti.

Jordi Savall, Bojan Zulfikarpasic, Renaud Garcia Fons, Vincent Segal, Ross Daly, Enver İzmailov, Alim Kasimov, Erkan Oğur, Kayhan Kalhor gibi müzisyenlerle projeler ve konserler yapmaktadır.

2004 yılından bu yana Ross Daly’nin Girit’deki “Labyrinth Musical Workshop” adlı okulunda kemençe seminerleri vermektedir.

Dilek Türkan

1978 senesinde Balıkesir’de dünyaya gelen ses sanatçısı Dilek Türkan küçük yaşta müziğe ilgi duyar ve ilk müzik çalışmalarına Balıkesir Halk Eğitim Merkezinde başlar.
1994 yılında İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümünü kazanır ve öğrenimi boyunca Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça ve Tülûn Korman ile repertuar, Güher Güney ve Ferşan Başaka ile şan, Fatma Gökdel, Şehnaz Uğurel ile nazariyat çalışır. 1999 yılında bölüm ikincisi olarak mezun olur.
1995’de TRT İstanbul Radyosuna İstisna Akitli Ses Sanatçısı olarak kabul edilirek müzik kariyerine adım atar. İstanbul ve Ankara Radyolarında, gerek televizyon, gerekse radyo programları olmak üzere çeşitli konserlerde solist ve korist olarak görev alır.
1999’da TRT de görev yaptığı Ses Sanatçılığının yanında müzik eğitmenliğine de başlayan Dilek Türkan, 2003’den itibaren TRT ‘de program yapımcısı olarak çalışmaya başlar. Yaptığı programlarla Türk Müziğini derinlemesine araştırır ve taş plaklara olan ilgisini fark eder.
Türk müziğini modern ve kendine has tarzı ile seslendirmek isteyen Dilek Türkan İncesaz Grubunun « Mazi Kalbimde » ve « Kalbimdeki Deniz » isimli albümünlerinde solist olarak yer alır.
Klasik Türk müziği eğitimi alan fakat Türk Müziği’ni her tür müzik alanında seslendirme arzusunda olan Dilek Türkan 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti’nin resmi açılış programında sanat yönetmenliğini Yekta Kara’nın yaptığı” İstanbul Büyüsü” isimli gösteride 100 kişilik İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile tangolara ses verir.
Timur Selçuk yönetimindeki Münirİstanbul isimli Konserde Münir Nurettin Selçuk’un iki eserini Senfoni Orkestrası ile seslendirir.
İncesaz Grubu ile Berlin Flarmoni’de verdikleri konser dışında, Türkiye’de de “Yollar” isimli çalışma ile bir çok orkestrada solist olarak yer almıştır.
2013 yılı itibariyle solo albüm çalışmalarına başlayan Dilek Türkan’ın “Suya Söyledim” ve “An” isimli albümleri Sony müzik tarafından yayınlanır. Türkiye’deki neredeyse tüm Senfoni Orkestralarına solist olarak katılan sanatçı, yurtdışı ve yurtiçi konserlerine devam ederken bir yandan da beste ve söz yazarlığına adım atar.
BAU İdea çatısı altında ”Dilek Türkan Vokal Atölyesi” nde dersler vermekte olup Türk Müziğini gelecek nesle ulaştırmak adına çalışmalarına devam etmektedir.

Serkan M. Halili

İ.T.Ü. Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı’nda temel müzik eğitimini tamamlayan Halili, aynı okuldan M. İhsan ÖZER ve Prof. Ş. Şehvar BEŞİROĞLU’nun kanun sınıfından lisans mezunu oldu. Ardından T.C. Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Müziği Bölümü’nde Prof. Erol DERAN’ın kanun sınıfında Yüksek Lisans ve Sanatta Yeterlik çalışmasını tamamladı. Halen İ.T.Ü. Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı kadrosunda Dr. Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır
Kâni KARACA eşliğinde İstanbul Müzik ve Semâ Topluluğu ile Sydney Opera House, Bozar, Edinburgh Playhouse, Cairo Museum, Metropolitan Museum of Art gibi dünyanın sayılı sahnelerinde gruba eşlik etti..
Burhan ÖÇAL’a 2008’den beri SUFİ | BACH, İstanbul Oriental Ensemble, Caravansarai Musica projelerinde sanatçıya eşlik etmektedir. 2006 yılında Viyana’da Mozart Yılı kapsamında sergilenen “Saraydan Kız Kaçırma” isimli eserin icrasında orkestrada yer aldı. İ.T.Ü. Oda Orkestrası, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Filarmoni İstanbul, Sarajevo Filarmoni, Tiran Filarmoni ile çeşitli projelerde eşlikçi ve solist olarak sahne aldı.
2012 yılından bu yana CRR Türk Müziği Topluluğu’nda kanun sanatçısı olarak görev almaktadır.
20011 yılında Young-Euro Classic Festivali’nde Oğuzhan BALCI tarafından kanun ve senfoni orkestrası için bestelenen ilk eser olan “İstanbul Hatırası” isimli eserin dünya prömiyerini Berlin Konzerthaus’ta gerçekleştirdi.
2012 yılından itibaren bünyesinde olduğu “Kudsi ERGUNER Ensemble” ile Brezilya, Norveç, Belçika, Lübnan, Azerbaycan, Japonya ve Türkiye’de konserler verdi.
Echo Klassik ödüllü “Pera Ensemble” ile Almanya’da “FEMME FATALE” isimli albümü kaydetti. Almanya, Hırvatistan, Norveç, Brezilya ve Türkiye’de konserlere eşlik etti.
2013-2015 yılları arasında özel bir kanalda yayınlanan, solistliğini TRT Ankara Radyosu ses sanatçısı Elif GÜREŞÇİ’nin yaptığı “Elif Makamı” isimli programın sanat yönetmenliğini üstlendi.
2013 ve 2014 yılında “And the Waltz Goes on Tour” kapsamında Türkiye’de konser veren dünyaca ünlü keman sanatçısı André RIEU ile konuk sanatçı olarak sahnede yer aldı.
2014 yılının Türkiye-Polonya Diplomatik İlişkilerinin Kurulmasının 600. Yılı münasebetiyle planlanan “Szymanowski ad Orientem” isimli projede Polonyalı sanatçılar ile birlikte İstanbul ve Ankara’da konserler verdi.
Yine 2014 yılında Fazıl SAY’ın Japonya turnesinde “Japonya Prömiyeri” yapılan “İstanbul Senfonisi” isimli eserinde Tokyo Senfoni Orkestrası ile solist olarak sahne aldı.
Aynı yıl şefliğini Howard GRIFFITHS’in yaptığı “Brandenburg Staats Orchester” ile Potsdam ve Frankfurt Oder’de Fazıl SAY’ın “İstanbul Senfonisi” eserinde solist olarak yer aldı.
2015 yılında Qatar Foundation tarafından desteklenen Katar Müzik Akademisi (QMA) tarafından workshop ve masterclass vermek üzere Doha’ya davet edildi.
Yine aynı yıl Ermeni halk şarkıcısı Onnik DINKJIAN ve ud sanatçısı, Ara DINKJIAN ile Diyarbakır, Berlin, Wuppertal ve İstanbul’da konserler verdi.

Avrupa Birliği ve T.C. Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen “EUROPALIA ARTS FESTIVAL 2015” kapsamında Belçika, Hollanda ve Fransa’da “İstanbul Solistleri”, “Istanbul Songs” ve “Ottoman Drums” projelerinde yer aldı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından Amerika‘nın Washington eyaletine bağlı Maryland şehrinde yaptırılan “Diyanet Center of America” açılışında görev aldı. (2016 Nisan)
L’arte Del Mondo orkestrası ile Leipzig ve Leverkusen’de, Mozart’a ait “Die Entführung Aus Dem Serail” (Saraydan Kız Kaçırma) operası temsillerinde, Pera Ensemble ile Türk Müziğ grubunda yer aldı. (Ağustos-Eylül 2016)
2017 yılında Fransız oda müziği grubu “Ensemble Variances” ile Fransa’da konuk sanatçı olarak konserler verdi.
Yine aynı yıl CRR konser salonunda düzenlenen Cihat Aşkın’ın “İstanbulin” projesinde konuk solist olarak yer aldı
2018 yılında Singapur’da “A Tapestry of Sacred Music Festival”de Kudsi Erguner Ensemble ile konser ve workshop verdi.
Makam müziği icra etmesinin yanında, çağdaş ve klâsik batı müziği, ladino, rembetiko gibi alışılmışın dışında türlerde de çalışmalar yapmıştır. Sanatçı, farklı grup ve projelerde değişik müzik tarzlarını denemeye ve icra tarzını genişletmeye devam etmektedir.

 

Sokratis Sinopoulos

1974 yılında Atina’da doğan Sinopoulos, Yunanistan’da, gerek güncel eserlerde gerekse geleneksel müzik bağlamında lir sanatının yeniden doğuşunda önemli bir rol oynadı.

Küçük yaştan itibaren Bizans müziği ve klasik gitar eğitimi alan Sokratis, 1988 yılında Ross Daly gözetiminde lir çalmaya başladı. Ardından Daly’nin Labyrinthos isimli grubuna katıldı. Yaratıcılığını geliştiren sanatçı, aralarında Eleni Karaindrou (ECM), Charles Lloyd (Blue Note) Jean Guihen Queyras (Harmonia Mundi) gibi bir çok isimle kayıtlar gerçekleştirdi. Fransız Barak grubu L’Achéron ve Türk kemençe virtuozü Derya Türkan ile birlikte çaldı. Derya Türkanile 2 albüm yayınladı. Sinopoulos 1999 yılında gençlere verilen Melina Mercouri ödülünün sahibi oldu. 

2010 yılında piyanist Yann Keerim, bas sanatçısı Dimitris Tsekouras ve davulcu Dimitris Emmanouil ile Sokratis Sinopoulos Kuartet’i kurdu. Grubun ilk albümü « Eight Winds » Manfred Eicher tarafından ECM etiketiyle yayınlandı ve tüm dünyada son derece olumlu eleştiriler aldı. İkinci albüm « Metamodal » 2019 yılında kaydedildi. Sokratis Sinopoulos Selanik Makedonya Üniversitesi Müzik ve Sanat Bölümü’nde ders vermeyi sürdürmektedir.

Evinizden ve dünyada her yerden genç Frankofon sinemanın tadını çıkarın, hem de 1 ay boyunca!

UNIFRANCE tarafından düzenlenen ve dünyanın ilk frankofon online sinema festivali olan 11. MyFrenchFilmFestival 15 Ocak – 15 Şubat 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek.

On üç uzun metrajlı (on tanesi yarışmacı olarak) ve on yedi kısa metrajlı film (on tanesi yarışmacı olarak) festival tarafından seçilmiştir. Filmler Fransız, Belçika, Kanada ve İsviçre yapımıdır. Seçki, Forever Young, Crazy Loving Families, True Heroines, French Ghost Stories, On the road veya Love gibi kısa ve uzun metrajlı filmler karışık bir şekilde değerlendirilerek konularına göre yapılmıştır. Çocuk Köşesinde ise çocuklar, diyalogsuz beş kısa metrajlı animasyon filmi seçkisinin keyfini çıkarabilecek. Ayrıca bu yıl iki büyük eser French Ghost Stories seçkisini tamamlamaktadır: Orphée ve La Vie des morts.

Filmler izleyici tarafından puanlanacak ve yorumlanacaktır. En yüksek puanı alan uzun metrajlı film ve kısa metrajlı film İzleyici Ödülü’nün sahibi olacak. Bunun yanında iki ödül daha verilecektir: Yabancı sinemacılardan oluşan uluslararası bir jüri tarafından verilen Jüri Ödülü ve beş gazeteciden oluşan bir jüri tarafından verilen Uluslararası Basın Ödülü.

Tüm filmler Fransızca olacak ve ayrıca Fransızca ve İngilizce altyazılı olarak gösterilecektir. Ancak bu yıl dört film Türkçe altyazılı olarak da gösterilecektir.

Filmler  MyFrenchFilmFestival.com  adresinden ve Digiturk‘den izlenebilir. Kısa metrajlar ücretsiz olarak festivalin Facebook sayfasında ve YouTube kanalında da yayında olacak. Ayrıca 9 film MUBI platformunda da gösterimde olacak. Film seçkisini indirerek filmler ve platformlar hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

#MYFFF2021 resmi film seçkisi için tıklayın

 

 

13 Ocak Çarşamba, 16:00, online Zoom üzerinden

Jocelyne Pastanesi‘nin özel katılımıyla birlikte.

Moderatörler : Jocelyne pastanesinin sahibi Joel Özmirza Tanık ve Nathalie

Institut français İzmir, her ay temalı online Yemek Atölyeleri sunmaktadır ! Bu atölyede bir ”galette des Rois” yani frangipane tartı yapacağız. Bu tartı ailecek veya arkadaşlar arasında paylaşmak bir gelenektir. İçinde saklı olan parçayı bulan kişi bir günlük kral ilan edilir. Atölyede bu geleneği anlatacağız.

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

Aralık 2020’de başladığımız ve büyük ilgi gören  “Yiğit Bener ile Masterclass, Sözlü ve yazılı çeviride temel kavramlar” konferans serisinin son 3 oturumunun tarihleri belirlendi. Açıklanan programa göre 4. konferansın konusu Yazılı ve sözlü çeviri arasındaki farklar ve kesişmeler olacak ve 20 Ocak 2021’de yine saat 17.00’de Zoom platformunda gerçekleşecek.

Toplam 6 konferanstan oluşacak masterclass etkinliğinin son 3 oturumunun programı şu şekilde:

Yazılı ve sözlü çeviri arasındaki farklar ve kesişmeler – 20 Ocak 2021, 17.00 – Zoom
Yazı dili ve konuşma dili / Konuşma dilinde yazılmış metinlerin (tiyatro, altyazı, diyalog, çizgi roman, vb.) çevirisi / Yazılı metinlerin sözlü olarak çevrilmesi (bakarak çeviri)

Çevirmen/Tercüman Etiği –  27 Ocak 2021, 17.00 – Zoom
Çevirmenin kişisel bağlamının, yaklaşımının, önyargılarının, inanç ve fikirlerinin çeviri üzerindeki etkisi / Sadık olan güzel, güzel olan sadık olmaz mı gerçekten? Özgürlük – sadakat diyalektiği: Sınır nereden geçer? / Bilinçli ve bilinçsiz siyasi, ideolojik, ahlaki ve dini tahrifatlar… / Sansür ve otosansür

Çeviri eser kime aittir? – 3 Şubat 2021, 17.00 – Zoom
Yazılımlar yani makineler çeviri yapabilir mi? Çevirmen bir “çevirikopi” makinesi midir? / Yazar (konuşmacı) ve çevirmen arasında sinerji ve özdeşleşme / Bir çeviriyi nasıl değerlendirebiliriz? Az çok nesnel ölçütler saptayabilir miyiz? Örnek olarak İKSV’nin Talat Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulunun edebi çeviri değerlendirme kriterleri / Edebi eserleri çeviren çevirmenler de “yazar” mıdır? / Çevirmenler neden hak ettikleri saygıyı görmüyorlar ve belki de aslında pek sevilmiyorlar?

Çevirmen ve yazar Yiğit Bener, masterclass’da, sözlü ya da yazılı çeviri yapanların günlük çalışmalarında kilit rol oynayan bir dizi temel kavramı pratik deneyimlerinden yola çıkarak ve akademik bir iddia taşımaksızın ele almaya çalışacak.
Online olarak yapılacak ikişer saatlik altı oturumun ilk bir buçuk saati sunuma, son yarım saati de soru ve yanıtlara ayrılacak. 

Genç profesyonel çevirmenler, çeviri bölümleri öğrencileri, yayınevlerinin yabancı dil editörleri ve genel olarak mesleki faaliyetleri süresince sözlü ya da yazılı çeviri yapması gereken herkes (yabancı şirketlerinin personeli, yabancı dillerde eğitim veren okulların öğretmenleri, diplomatik personel, kültür merkezleri personeli, gazeteciler,…) Yiğit Bener ile masterclass’a katılabilir.

Dersler Türkçe olarak anlatılacaktır, çeviri örnekleri ağırlıklı olarak Fransızca/Türkçe olmakla birlikle bu iki dille sınırlı değildir. (Fransızca bilmeyenler de izleyebilir). Etkinliğimiz ücretsizdir. Katılmak için KAYIT OL butonuna tıklayarak açılan formu doldurmanız gerekmektedir. Kayıtlar çok yakında açılacaktır !

İLK 3 OTURUMU KAÇIRDINIZ MI?

Masterclass serisinin ilk 3 oturumunu aşağıdaki bağlantılara tıklayarak izleyebilirsiniz.

1) “Çevirmen olmak” ne demek? 4 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/431482724534030

Sözlü ya da yazılı çeviri ne işe yarar? “Çevirmen bakışı” nedir? Çevirinin farklı uygulama alanları ve dolayısıyla “farklı çeviri meslekleri” nelerdir? Her biri için ne gibi farklı yetkinlikler öne çıkar? Çevirmen olmak için ön koşullar nelerdir, hangi dil düzeyleri gerekir? Dilin “kültürü” nedir ve bunu bilmek neden önemlidir? Anadil dışındaki dillere doğru çeviri yapılmalı mı?

2) Metnin/söylemin anlaşılması ve analizi  11 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/379060920051610

Söylemin ve metnin içerik ve üslup analizi / ifade edilmek istenenle ifade edilen / Her çeviri, söylenenlerin ya da yazılanların bir yorumu mudur? / Abartılı ya da fazla basite indirgeyen yorumlar / Çok yönlü ve çok katmanlı metinler / Sosyo-politik bağlamın, zaman ve mekânın önemi / Genel kültürün rolü / Yazarın ya da konuşmacının kişisel bağlamı ve çalışma alanları konusunda ön bilgiler edinmenin işlevi

3) İçeriği çevirelim, elbette… Peki ya üslup? 18 Aralık 2020

https://www.facebook.com/163226007068615/videos/670518933583682

Üslup çevrilebilir mi? Çevir(e)mezsek ne olur? / Her çevirmenin kendi üslubu olabilir mi? / Özel sorunlar: Dilin müziği; imalar ve alt metinler / Çoklu anlamlar, kelime oyunları ve mizah / Tabular ve söylen(e)meyenler / Popüler kültür, eğretilemeler, deyimler, atasözleri / Argo ve sokak dili / Bölgesel ve azınlık dilleri, şiveleri / Kültürel çağrışımlar / Neolojizmler / Çevrilemeyenleri ne yapmalı?

ÇEVRİMİÇİ YENİ YIL ATÖLYESİ: FİGÜR YAPIMI

Pazartesi 14 Aralık
Saat 17.00’de Zoom üzerinden

Atölyemize katılın ve Noel Baba, ren geyiği ve yılbaşı ağaç figürü yaparak ailecek keyifli bir vakit geçirin!

Atolye icin gereken malzeme listesi:

  • Farklı renklerde keçe (veya kolay versiyon için kağıt):
    – Noel Baba için kırmızı ve beyaz
    – Ren geyiği için yeşil ve kahverengi
    – Noel ağacı için yeşil ve karışık renkler
  • Dolgu malzemesi (pamuk)
  • Makas
  • Tutkal (kağıt versiyonu için)
  • Küçük ponpon (beyaz, yeşil, kahverengi)
  • İplik (keçeyle/kağıtla aynı renk)
  • İğne

Atölye, Fransızca ve Türkçe,ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. 

Kayıt için: ayfer.simms@ifturquie.org

12. İNSAN HAKLARI BELGESEL FİLM GÜNLERİ

10 – 12 Aralık

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 12. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri Institut français Izmir salonunda gerçekleşecek. Gösterimlere giriş ücretsizdir.

Etkinlik sayfası: tihvbelgeselfilm.org

Program 

10 ARALIK CUMA
12.00 Radyo Sessizliği / Radio Silence
Süre: 78’ / Yönetmen: Juliana Fanjul
Bağımsız gazeteciliğin Meksika’daki önemli temsilcisi Carmen Aristegui ve ekibi, siyasi baskı ve sahte iddialar sonucu MVS radyosundan kovulur. Cesur bir kadın gazetecinin uyuşturucu kaçakçılarının tehdidi altında tekelleşmiş medyaya, yozlaşmış otoriter bir siyasi sisteme karşı mücadelesi.

13.35 Yeryüzü Ayakları
Süre: 22’ / Yönetmen: Ümit Güç
İnsanlık zaman ve mekân sonsuzluğunda ilerlerken ayakkabı ve izleri yine binbir dil ve renkle insanlığın elinden geçmeye devam ediyor.

14.10 Bir Zamanlar Venezuela’da / Once Upon a Time in Venezuela
Süre: 95’ / Yönetmen: Anabel Rodríguez Ríos
Yolsuzluk, kirlenme ve siyasal çürüme karşısında küçük bir köy nasıl hayatta kalır? Çağdaş Venezuela’nın tüm kusurları üstüne bir tefekkür…

16.00 Nardjes A.
Süre: 81’ / Yönetmen: Karim Aïnouz
Cezayir, Şubat 2019. Cumhurbaşkanı Bouteflika’nın 5. dönem için yeniden aday olmasına karşı başlayan barışçıl halk ayaklanması adım adım bir devrime dönüşür. Cezayirli genç bir kadın olan Nardjes de halkının umutlarına ses vermek için harekete katılır.

17.35 Köpekçi
Süre: 19’ / Yönetmen: Hayrettin Alan
Hayvanları çok seven Şaban, gönüllü olarak Van’ın tenha sokaklarında ve bölgelerinde sokak köpeklerinin beslenmesi için çaba gösterir.

18.05 Silivri’den Mektuplar / Letters From Silivri
Süre: 15’ / Yönetmen: Adrian Figueroa
Mektuplarından yararlanılarak Osman Kavala’nın hapishanedeki tekdüze ve zorlu zaman çizelgesi belgeleniyor.

18.30 Merhaba Canım
Süre: 58’ / Yönetmen: Ulaş Tosun
Arkadaş Z. Özger’in şiirleriyle, ailesinin, yoldaşlarının, dostlarının anlatılarıyla, genç şairin hayatıyla etkileşen tavır ve olaylara sol resmi tarih söyleminin dışına çıkıp, öteki olma haliyle temas kurarak, “kayıp” bir portrenin izi sürülür.
Belgesel Sonunda Yönetmen ile Söyleşi

11 ARALIK CUMARTESİ
12.00 Gök Kızıldır / Sky is Red
Süre: 74’ / Yönetmen: Francina Carbonell
2010’da San Miguel Hapishanesi’nde çıkan yangın 81 mahkumun yaşamına mal oldu. Olaya ilişkin kayıtların ancak çok küçük bir kısmı basına yansıdı. Mahkeme tutanaklarına dayanarak hakikate ulaşılmaya çalışılıyor.

14.30 El-Halil Semaları / Skies Above Hebron
Süre: 56’ / Yönetmen: Esther Hertog and Paul King
Eski Filistin kenti El-Halil, merkezinde giderek büyüyen bir İsrail yerleşiminin olduğu tek Filistin kenti. Bu kentte yaşayan Amer (16) ve Anas (12) kardeşler evlerinin çatısında her gün güvercin yakalamaya çalışıyorlar. Kuşlar özgürce uçsa da iki kardeş İsrailli yerleşimcilerin ve çatılara yerleştirilmiş askerlerin bakışları altındalar.

15.40 Nöbetçi / The Guardian
Süre: 88’ / Yönetmen: Martina Priessner
Suriyeli Ortodoks rahibe Dayrayto 18 yıldır Türkiye’nin Güneydoğusu’nda harap bir Süryani köyü olan Zaz’daki bir kilisede yaşamaktadır. Dört yıl önce rahibin ölümüyle iki köpeği, ineği, tavukları ve üç kedisiyle tek başına kalmıştır. Fakat rahip Abuna’ya bu kutsal mekanı asla terk etmeme sözü vermiştir.

17.20 İffetsiz Sürtükler / Brazen Hussies
Süre: 90’ / Yönetmen: Catherine Dwyer
Avustralya tarihinin devrimci bir dönemine ışık tutan film, Kadınların
Özgürlük Hareketini (1965-1975) konu alıyor.

19.00 Muhtaç
Süre: 46’ / Yönetmen: Emre Battal
2021 Türkiye’sinde gıda enflasyonu konuşuluyor. Tezgahlara şaşırtıcı fiyatlarla gelen gıdaları kimler hangi koşullarda, nerede nasıl üretiyor ya da üretemiyor? İnsan yaşamı üreticiye muhtaç. Üretici ise yalnızlık ve yok oluşa giden bir döngünün içinde.

12 ARALIK PAZAR

12.00 Nasrin
Süre: 92’ / Yönetmen: Jeff Kaufman
Uzun yıllardır kadınların, çocukların, dinsel azınlıkların, gazetecilerin, sanatçıların ve ölüm cezası alan mahkumların hakları için mücadele eden Av. Nasrin Sotoudeh, Haziran 2018’de, İran’daki zorunlu tesettür yasasına karşı çıkan kadınları temsil ettiği için tutuklanır. 38 yıl hapis ve 148 kırbaç cezasına çarptırılır.

13.45 Nemesis
Süre: 131’ / Yönetmen: Thomas Imbach
Zürih’teki eski yük istasyonu bir zamanlar şehrin refah kapısıydı. Fakat 125 yıl sonra, uluslararası ticaret ve hareketliliğin bu sembolik mekanı şimdi bir denetim, izolasyon ve ulusal güvenlik mekanına dönüşüyor, buraya sınır dışı edilmeyi bekleyen kişilerin tutulacağı yeni bir polis ve nezaret merkezi yapılması tasarlanıyor.

16.15 Arica
Süre: 95’ / Yönetmen: Lars Edman, William Johansson Kalén
Bir İsveç maden şirketi, çöl ikliminin hüküm sürdüğü Şili’nin Arica şehrine 20.0000 ton zehirli atık ihraç ediyor. Binlerce insan hastalanıyor, pek çok insan kanserden ölüyor. Bu skandalın ortaya çıkarılması ve ardından müthiş bir dava süreci.

18.05 Ölümüne Boşanmak / Dying to Divorce
Süre: 80’ / Yönetmen: Chloe Fairweather
Türkiyeli her üç kadından biri ev içi şiddete maruz kalırken kadın cinayetlerinin sayısı yükselmeye devam ediyor. Fakat bazı Türkiyeli kadınlar bununla mücadele ediyor. Cesur bir avukat olan İpek Bozkurt, istismarcı erkeklerin cezalandırılmasını sağlayarak bu kadın düşmanı gidişata karşı çıkmaya kararlı.

19.35 Bir Kürt Entelektüelin Yaşamı: Casime Celil / Jiyana Rewsenbireki Kurd: Casime Celil
Süre: 56’ / Yönetmen: Özlem Diler, Celil Badikanlı
1908 yılında Kars’ın Digor İlçesine bağlı Kızılkule Köyü’nde doğan Casimê Celîl 1918’de Erivan’a uzun yürüyüşü sırasında bütün aile bireylerini kaybeder. Tek başına kalan Casim, Erivan’da bir yetiştirme yurduna yerleştirilir ve ismi değiştirilir. Kim olduğunu unutmamak için her sabah kalkıp kendine “adım Casim, Celil’in oğluyum, Digor’un Kızılkule köyündenim, Kürdüm, Ezidi Kürdüm sözlerini” tekrar eder.
Belgesel Sonunda Yönetmen ile Söyleşi

 

11. İNSAN HAKLARI BELGESEL FİLM GÜNLERİ

10 – 17 Aralık Saat

TİHV 11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri bu yıl 10-17 Aralık 2020 tarihlerinde çevrimiçi (online) olarak ülke çapında belgesel sinemaseverler ve insan hakları savunucuları ile buluşuyor.

Türkiye’de ve dünyada insan hakları açısından yaşanan çok farklı sorunlara yönelik olarak izleyenlerde bir farkındalık ve duyarlılık oluşturmayı hedefleyen 11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri’nin bu yıl teması ‘toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü’ dür.

İletişim Çalışmaları Topluluğu ve Institut Français İzmir ile ortak gerçekleştirilen TİHV 11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri, Avrupa Birliği (AB) tarafından da maddi olarak desteklenmektedir.

Programda ülke içinden 10, ülke dışından 15 olmak üzere toplam 25 seçme belgesel film yer alıyor. Program ve filmler hakkında ayrıntılı bilgiyi https://tihvbelgeselfilm.org sitesinden edinebilirsiniz.

Sinemaseverlerin filmleri izleyebilmeleri ve programa dair duyuruları alabilmeleri için https://tihvbelgeselfilm.org sitesine girip sadece e-posta adresleri ile sınırlı bir iletişim formu doldurmaları gerekmektedir. Filmler 10 Aralık 2020 saat 10.00 itibarıyla gösterime açılacak, yedi gün sonra, 17 Aralık 2020 saat 24.00 itibarıyla gösterime kapanacaktır. Dağıtımcı ve yapımcı şirketler ile yapılan anlaşmalar gereği programda yer alan yabancı filmler yalnızca Türkiye’deki izleyicilere açık ve izleyici kontenjanları 250 kişi ile sınırlı olacaktır. Kontenjan dolduktan sonra filmler gösterime kapanacaktır.

Yerli filmler için herhangi bir kontenjan sınırı olmadığı gibi yurt dışı ve yurt içi gösterimlere açıktır.

11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri kapsamında yapılan “toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü” temalı afiş yarışmasında birinci seçilen Ulaş Yeşilyurt’a ait eser film günlerinin afişi olarak belirlenmiştir. Ayrıca yarışma katılımcısı en beğenilen 26 eser 01-17 Aralık 2020 tarihlerinde https://tihvbelgeselfilm.org adresinde çevrimiçi olarak sergilenecektir.

Yedi gün boyunca insan hakları savunucuları ve tüm sinemaseverler ile bu etkinlikte birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyacağız.

Etkinlik sayfası: tihvbelgeselfilm.org11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri

FRAGMANI İZLE 

YUVARLAK MASA TOPLANTISI: BİYOÇEŞİTLİLİK, İKLİM VE ÇEVRE: NASIL SEFERBER OLURUZ?

Bu yıl Paris iklim anlaşmasının imzalanmasının beşinci yılını kutluyoruz.
Misafirlerimizin eşliğinde ve yenilikçi katılımcı araçların kullanımı ile çevrenin korunması adına sivil toplumun aktif seferberliği diyaloğunda yer alın; biyolojik çeşitlilik ve iklim alanlarında gerekli olan çok taraflılığı inşa etmek amacıyla kazanımları ve bakış açılarını gözden geçirin.
Gelecekteki tahakkukların öncesinde belirli perspektifleri çizmeden önce Türkiye’de gerçekleştirilen eylem veya proje örneklerini keşfedin.

Yuvarlak masa toplantısını canlı olarak Institut français de Turquie Youtube kanalından Türkçe,
@AmbassadeFranceTurquie  ve @consulatfrance.istanbul  Facebook hesaplarından Fransızca seyredebilirsiniz.

PROGRAM

17.00-17.10   Açılış konuşması  
İklim ve biyoçesitlilik hedeflerinin büyütülmesine doğru 
Sn Büyükelçiler Y. WEHRLING ve Hervé MAGRO 

17.10-18.00      1. Oturum
Fransa’da “Citizens’ convention for climate” teşviki ve sivil toplumun iklim için seferber edilmesi ile sivil toplum birliğinin yenilikçi araçları
Yann WEHRLING, Zeynep ZAIMOGLU, Ceren Pinar GAYRETLI, Sylvain BURQUIER

18.00-18.50    2. Oturum
Biyoçeşitlilik ve iklim alanlarında çok taraflılık, dayanıklılık, Akdeniz bölgesi sorunları ve Türkiye’de nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına yönelik fon ve uluslararası işbirliği ile desteklenen toplu eylem örneklerine bir bakış. Paylaşılan bir çözüm gündemi için dersler ve perspektifler
Yann WEHRLING, Cagatay TAVSANOGLU, Hakan GÜR, Ceren Pınar GAYRETLI, Aylin AKKAYA

18.50-19.00   Kapanış konuşması
İklim ve Biyoçesitlilik COP’ları için perspektifler
Büyükelçi Y. WEHRLING  

Bu ay Institut français Türkiye’nin Edebiyat Salonu’nda sıradışı bir kişiliği, Türkiye kökenli İsviçreli frankofon yazar Metin Arditi’yi ağırlayacağız.

Her zamanki gibi Yiğit Bener tarafından sunulacak edebiyat sohbetine, yazarın 2021’de Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanacak olan Mon père sur mes épaules adlı kitabının çevirmeni Ayşenaz Cengiz de eşlik edecek. 

Türkiye’den yedi yaşında ayrılan ve Cenevre’de yaşayan Metin Arditi yirmiden fazla kurgu eserin (roman, hikaye ve oyun), edebi ve felsefi denemelerin yazarıdır ve bir çok ödül kazanmıştır.

Atom mühendisliği alanında yüksek lisans derecesi ile fizik bölümünden mezun olan Metin Arditi’nin birden fazla uğraşısı vardır: Ecole polytechnique de Lausanne Stratejik Konseyi’nin üyesidir ve burada fizik, ekonomi ve işletmenin yanı sıra roman yazımı dersleri verir. Ama aynı zamanda Orchestre de la Suisse Romande’ın de başkanıydı. Kendisi aynı zamanda UNESCO’nun Fahri Büyükelçisidir. 1988’de Arditi Vakfı’nı kurdu. Daha sonra 2009’da (Elias Sanbar ile eş başkanlığını yaptığı) “Les Instruments de la Paix-Genève” Vakfı’nın kuruluşunda yer aldı ve Filistin ve İsrailli çocukların müzik eğitimini teşvik etti. Ardından 2014 yılında İsrailli Musevi ve Arap öğrenciler arasında katılımcıların kendilerini diğerinin yerine koydukları romantik bir kurgu yazmaları gereken yarışmalar düzenleyen “Arditi Kültürlerarası Diyalog Vakfı”nı kurdu ve başkanlık etti. Türkiye’de ilan edilen olağanüstü hal nedeniyle geçici olarak durdurulan, Türk ve Ermeni üniversiteleri arasında benzer bir yarışma düzenledi. 2016’dan beri Pôle Autisme Vakfı’na da başkanlık ediyor.

Son romanı Rachel et les siens, dünyayı “olduğu gibi ve olabileceği gibi” anlatan bir “kale kadın”ın hikayesidir. Geçen yüzyılın başından beri Filistin tarihine net ve uzlaşmaz bir bakış atıyor ve her şeye rağmen Filistin topraklarında bir Yahudi-Arap yakınlaşması umudunu yansıtıyor: “Buradaki sorun şu ki herkes haklıdır ”diyor yazar. Bu romanda, kendini solda, Viyanalı sosyalistlerin liderlerinden biri olan babasının geleneğinde kolayca tanımlayan alışılmadık bir entelektüel, zengin iş adamının bağlılığını iyi yansıtıyor. Yazarın Türkçeye çevrilen tek romanı Turquetto Can Yayınları’ndan çıkmıştır. 

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa kayıt için sağ üst köşede bulunan KAYIT OL butonuna tıklayınız. Konferans bağlantısı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

Metin Arditi kitapları :

  • 2004 : Victoria-Hall, (Pauvert, Paris)
  • 2005 : Dernière lettre à Théo, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2006 : La Pension Marguerite, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2006 : L’Imprévisible, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2007 : La Fille des Louganis, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2009 : Loin des bras, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2011 : Le Turquetto, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2012 : Prince d’orchestre, (éditions Actes Sud, Arles)
  • 2013 : La Confrérie des moines volants, (éditions Grasset, Paris)
  • 2015 : Juliette dans son bain, (éditions Grasset, Paris)
  • 2016 : L’Enfant qui mesurait le monde, (éditions Grasset, Paris)
  • 2017 : Mon père sur mes épaules, (éditions Grasset, Paris)
  • 2018 : Carnaval noir, (éditions Grasset, Paris)
  • 2020 : Rachel et les siens, (éditions Grasset, Paris)

Institut français Türkiye’den yepyeni bir çevrimiçi etkinlik : Masterclass, Sözlü ve yazılı çeviride temel kavramlar.
Çevirmen ve yazar Yiğit Bener, masterclass’da, sözlü ya da yazılı çeviri yapanların günlük çalışmalarında kilit rol oynayan bir dizi temel kavramı pratik deneyimlerinden yola çıkarak ve akademik bir iddia taşımaksızın ele almaya çalışacak.
Online olarak yapılacak ikişer saatlik altı oturumun ilk bir buçuk saati sunuma, son yarım saati de soru ve yanıtlara ayrılacak. 

Genç profesyonel çevirmenler, çeviri bölümleri öğrencileri, yayınevlerinin yabancı dil editörleri ve genel olarak mesleki faaliyetleri süresince sözlü ya da yazılı çeviri yapması gereken herkes (yabancı şirketlerinin personeli, yabancı dillerde eğitim veren okulların öğretmenleri, diplomatik personel, kültür merkezleri personeli, gazeteciler,…) Yiğit Bener ile masterclass’a katılabilir.

Toplam 6 konferanstan oluşacak Masterclass, Sözlü ve yazılı çeviride temel kavramlar etkinliklerine katılabilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. İlk 3 konferansa kayıt için KAYIT OL BUTONUNA ya da aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Dersler Türkçe olarak anlatılacaktır, çeviri örnekleri ağırlıklı olarak Fransızca/Türkçe olmakla birlikle bu iki dille sınırlı değildir. (Fransızca bilmeyenler de izleyebilir). Etkinliğimiz ücretsizdir.

DERS İÇERİKLERİ:

1) “Çevirmen olmak” ne demek? 4 Aralık 2020, 17.00 – Zoom
Sözlü ya da yazılı çeviri ne işe yarar? “Çevirmen bakışı” nedir? Çevirinin farklı uygulama alanları ve dolayısıyla “farklı çeviri meslekleri” nelerdir? Her biri için ne gibi farklı yetkinlikler öne çıkar? Çevirmen olmak için ön koşullar nelerdir, hangi dil düzeyleri gerekir? Dilin “kültürü” nedir ve bunu bilmek neden önemlidir? Anadil dışındaki dillere doğru çeviri yapılmalı mı?

2) Metnin/söylemin anlaşılması ve analizi  11 Aralık 2020, 17.00 – Zoom
Söylemin ve metnin içerik ve üslup analizi / ifade edilmek istenenle ifade edilen / Her çeviri, söylenenlerin ya da yazılanların bir yorumu mudur? / Abartılı ya da fazla basite indirgeyen yorumlar / Çok yönlü ve çok katmanlı metinler / Sosyo-politik bağlamın, zaman ve mekânın önemi / Genel kültürün rolü / Yazarın ya da konuşmacının kişisel bağlamı ve çalışma alanları konusunda ön bilgiler edinmenin işlevi

3) İçeriği çevirelim, elbette… Peki ya üslup? 18 Aralık 2020, 17.00 – Zoom
Üslup çevrilebilir mi? Çevir(e)mezsek ne olur? / Her çevirmenin kendi üslubu olabilir mi? / Özel sorunlar: Dilin müziği; imalar ve alt metinler / Çoklu anlamlar, kelime oyunları ve mizah / Tabular ve söylen(e)meyenler / Popüler kültür, eğretilemeler, deyimler, atasözleri / Argo ve sokak dili / Bölgesel ve azınlık dilleri, şiveleri / Kültürel çağrışımlar / Neolojizmler / Çevrilemeyenleri ne yapmalı?

4) Yazılı ve sözlü çeviri arasındaki farklar ve kesişmeler Ocak 2021
Yazı dili ve konuşma dili / Konuşa dilinde yazılmış metinlerin (tiyatro, altyazı, diyalog, çizgi roman, vb.) çevirisi / Yazılı metinlerin sözlü olarak çevrilmesi (bakarak çeviri)

5) Çevirmen/Tercüman Etiği Ocak 2021
Çevirmenin kişisel bağlamının, yaklaşımının, önyargılarının, inanç ve fikirlerinin çeviri üzerindeki etkisi / Sadık olan güzel, güzel olan sadık olmaz mı gerçekten? Özgürlük – sadakat diyalektiği: Sınır nereden geçer? / Bilinçli ve bilinçsiz siyasi, ideolojik, ahlaki ve dini tahrifatlar… / Sansür ve otosansür

6) Çeviri eser kime aittir? Ocak 2021
Yazılımlar yani makineler çeviri yapabilir mi? Çevirmen bir “çevirikopi” makinesi midir? / Yazar (konuşmacı) ve çevirmen arasında sinerji ve özdeşleşme / Bir çeviriyi nasıl değerlendirebiliriz? Az çok nesnel ölçütler saptayabilir miyiz? Örnek olarak İKSV’nin Talat Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulunun edebi çeviri değerlendirme kriterleri / Edebi eserleri çeviren çevirmenler de “yazar” mıdır? / Çevirmenler neden hak ettikleri saygıyı görmüyorlar ve belki de aslında pek sevilmiyorlar?

Micro-folie
30 Kasım / 14.00 – 19.00 arası

Institut français’ye gelin ve Louvre, Orsay Müzesi, Versailles Sarayı gibi önemli müzelerin koleksiyonlarındaki başyapıtları yüksek çözünürlükte dijitalleştirilmiş şekliyle keşfedin.

Kayıt mecburi : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

 

9 – 18 Aralık tarihleri arasında, Institut français İzmir, Yeni Yıl ruhunu yaşayabileceğiniz online atölyeler sunmaktadır !

Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

9 Aralık Çarşamba, 16:00 : Masa ve Yeni Yıl süsleri

12 Aralık Cumartesi, 16:00 : Yeni Yıl kurabiyeleri

16 Aralık Çarşamba, 16:00 : Butik Çikolata dükkanı Mister Bitter’in özel katılımıyla Yeni Yıl çikolata atölyesi

18 Aralık Cuma, 16:00 : Çocuklar ve ebeveynler için, Yeni Yıl kapı süslemeleri

 

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

9 Aralık Çarşamba, 16:00

Institut français İzmir, Yeni Yıl ruhunu yaşayabileceğiniz online atölyeler sunmaktadır ! Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

12 Aralık Cumartesi, 16:00

Institut français İzmir, Yeni Yıl ruhunu yaşayabileceğiniz online atölyeler sunmaktadır ! Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

16 Aralık Çarşamba, 16:00

Butik çikolata dükkanı Mister Bitter’in özel katılımıyla

Institut français İzmir, Yeni Yıl ruhunu yaşayabileceğiniz online atölyeler sunmaktadır ! Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

18 Aralık Cuma, 16:00

Institut français İzmir, Yeni Yıl ruhunu yaşayabileceğiniz online atölyeler sunmaktadır ! Etkinlik ücretsiz olup, zoom üzerinden gerçekleşecektir. Malzemeler atölye öncesinden aşağıda belirtilmiş olduğu gibi katılımcı tarafından tedarik edilecektir.

Malzeme listesini indir / Zoom linki

Etkinlik Fransızca ve Türkçe olacaktır.

FRANSIZCA TİYATRO: GOMİDAS

17 Aralık Cuma saat 20.30’da 
Kumkapı Surp Vortvots Vorodman Kilisesi

Institut français Türkiye’nin desteğiyle Gomidas 17 Aralık’ta Fransızca, Türkçe üstyazılı olarak tekrar sahnelenecek.
Oyun 1641’de yapılan Kumkapı’daki Surp Vortvots Vorodman Kilisesinde sahneleniyor.
Fehmi Karaarslan’ın başrolde olduğu Gomidas’a  Hagop Mamigonyan’ın yönettiği 40 kişilik Lusavoriç korosu eşlik ediyor.

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

TİYATRO: GOMİDAS

Institut français Türkiye işbirliğiyle Yolcu Tiyatro yapımı, Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği Gomidas oyunu sahnelenecek.

Gomidas ile son yıllarını geçirdiği psikiyatri hastanesinde tanışan seyirci, sanatçının kafasındaki hayali koyunun peşinde Kütahya’dan Eçmiyadzin’e oradan da Berlin, Paris ve İstanbul’a doğru yola çıkacak. Hem kendisinin hem de müziğinin keşfedildiği anlara tanık olacağız. Lusavoriç Korosu, Ermeni kırsalında topladığı şarkıları dinleyerek tüm hikayeye eşlik edecek.

Gomidas oyununu 24 Ekim Pazar günü saat 19.00’da Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde Türkçe üst yazıyla Fransızca sahnelenecek.

İSTANBUL ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ: GOMİDAS

İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında İKSV, Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği Gomidas oyununu Institut français Türkiye işbirliğiyle sunuyor.

Gomidas ile son yıllarını geçirdiği psikiyatri hastanesinde tanışan seyirci, sanatçının kafasındaki hayali koyunun peşinde Kütahya’dan Eçmiyadzin’e oradan da Berlin, Paris ve İstanbul’a doğru yola çıkacak. Hem kendisinin hem de müziğinin keşfedildiği anlara tanık olacağız. Lusavoriç Korosu, Ermeni kırsalında topladığı şarkıları dinleyerek tüm hikayeye eşlik edecek.

Online Sinema : 16 Gün Doğumu ve Thomas Pesquet’in uzay destanı

Pierre-Emmanuel LeGoff’un yönettiği, Thomas Pesquet’in uzay destanı “16 Gün Doğumubelgeseli, Institut français’nin sunduğu Belgesel Ayı çerçevesinde, 28 Kasım Cumartesi günü saat 17:00’de  gösterime sunulacaktır.

Türkçe altyazılı filmin ardından yönetmenle iki dilli Fransızca söyleşi ve yönetmenin cevapları İngilizce’ye çevirisi gerçekleşecektir. Filmi tüm dünyayla aynı anda izleme ve yönetmenle tartışma fırsatını kaçırmayın ! münazara iki dilli Fransızca olacak ve yönetmenin cevaplarının İngilizce’ye ard arda çevrilmesi

16 Gün Doğumu, Pierre-Emmanuel Le Goff
Uzaya uçuş. Astronot Thomas Pesquet’in Baykonur üssünden havalanarak gerçekleştirdiği bir rüya. Dünya’dan 450 kilometre uzakta, dünyanın bir bilinmeyene dönüştüğü bu altı aylık süre boyunca, astronot ile uzay istasyonuna götürdüğü Saint Exupéry’nin vizyoner eseri “Küçük Prens” arasında oluşan diyaloğun hikayesi.

28 Kasım Cumartesi, saat 17:00’de belgeseli izlemek için buraya tıklayın

 

Dijital Kasım: Claude Monet’nin sanal gerçeklik deneyimi « Su Zambakları Saplantısı »

Institut français de Turquie – Istanbul, Dijital Kasım etkinliği kapsamında, Virgile Film ortaklığıyla; ressam Claude Monet’nin « Su Zambakları » adlı eseri üzerine, Musée d’Orsay ve Musée de l’Orangerie işbirliğiyle, sanal gerçeklikte sürükleyici ve duyusal bir deneyim sunuyor.

Bu etkinlik Institut français de Turquie – Istanbul’un kütüphanesinde 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 14:00 – 19:00 saatleri arasında deneyimlenebilecek. 
Claude Monet’nin sanal gerçeklik deneyimi « Su Zambakları Saplantısı », izleyiciyi müzesinden Giverny bahçesine, atölyesinden çalışmalarının tam kalbine Monet’nin mevsimler arası renk kasırgası içine sürüklüyor. Bu eşsiz duyusal ve sürükleyici bir deneyimi kaçırmayın!

Kayıt için: kultur@ifturquie.org adresine istediğiniz zaman dilimini seçip mail gönderebilirsiniz.
Seanslar:
– 14.00-14.30
– 14.30-15.00
– 15.00-15.30
– 15.30-16.00
– 16.00-16.30
– 16.30-17.00
– 17.00-17.30
– 17.30-18.00
– 18.00-18.30
– 18.30-19.00

Etkinlik süresi 30 dk, Fransızca ve İngilizce.

Tecrübe edebileceğiniz diğer sanal gerçeklik deneyimlerini tıklayarak keşfedebilirsiniz:

The book of distance 
The Room VR: a dark matter
Dali
Van Gogh
Versailles VR, le palais est à vous
Vivez Versailles

 

Institut français Türkiye’nin online edebiyat sohbetleri serisi SALON Edebiyat Türkiye’de çok sevilen Çıtır Çıtır Felsefe serisinin yaratıcısı Fransız yazar Brigitte Labbé ile devam ediyor.

Yazar Yiğit Bener’in sunumuyla gerçekleşecek edebiyat sohbetine Brigitte Labbé’nin kitaplarını Türkçe’ye kazandıran çevirmen Azade Aslan da konuk olacak.

“Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin yaratıcısı Brigitte Labbé’nin amacı çocuklara felsefenin sürekli kendini yenileyen bir sorgulama olduğunu göstermek. Okullarda, kütüphanelerde ve kafelerde çocuklar için “Çıtır Çıtır Felsefe” günleri ve atölyeler düzenleyen Labbé, katıldığı ulusal ve uluslararası konferanslarda çocuklara zor konuları anlatmak üzerine sunumlar gerçekleştiriyor. Brigitte Labbé, Ocak 2019’da, kitaplarının çocukların eğitim öğretim yaşamına sağladığı katkılar nedeniyle Fransa’nın en önemli devlet nişanı olan Légion d’Honneur’e layık görüldü.

Bu yılın başında 14. Ankara Kitap Fuarı’na Institut français Türkiye’nin davetlisi olarak katılan Labbé’nin okullarda ve Institut français’de düzenlediği felsefe atölyeleri çocuklar ve büyükler tarafından büyük ilgi görmüştü.

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa kayıt için sağ üst köşede bulunan KAYIT OL butonuna tıklayınız. Konferans bağlantısı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu kullanmanız gerekmektedir.

 

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
23 Ocak Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
20 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
6 Şubat Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
3 Nisan Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
17 Nisan Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
1 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
29 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

MATHILDE VE SERRA’NIN MASAL SAATİ
15 Mayıs Cumartesi
Saat 15.00’de
Zoom üzerinden canlı

Mathilde ve Serra ile masal saati online devam ediyor. Bu linke tıklayarak gelin hep birlikte eğlenceli ve heyecanlı yeni hikayeler keşfedelim.

ID de réunion : 849 0336 4166
Code secret : 12345

1. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali kapanış konseri.

İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle.

Seyirci girişi yoktur, konser Izmirtube kanalından canlı olarak yayınlanacaktır.

 

PROGRAM

Film müzikleri, Sol el ve çift el

Camille Saint-Saëns Mon coeur s’ouvre à ta voix “Samson ve Dalila”
Claude Debussy  Clair de Lune “Ocean’s Eleven”
Michel Legrand 
“Yentl” : Where is it written ? / Papa can you hear me  / The piece of sky
“Un Été 42 / Yaz Günüydü”
“Les Parapluies de Cherbourg / Cherbourg Şemsiyeleri”
Gabriel Yared  “L’ Amant /  Sevgili”
John Barry  “Out of Afrika / Benim Afrikam”
John Williams “La Liste de Schindler / Schindler’in Listesi”, “Jurassik Park”
Justin Hurwitz  “La La Land” : City of Stars / Mia and Sebastian’s theme / Another days of sun
“La Môme / Kaldırım Serçesi” filminden ; L’Hymne à l’amour / Je ne regrette rien / La vie en rose

“Konserimi, çift el için bestelenmiş ve sol el için özel olarak düzenlenmiş bestelerle, film müziklerinin büyük ustalarına adamak istiyorum.

Tüm dünyayı dolaşan ve artık ortak duygularımızın mirası haline gelen bu zamansız eserleri sizler için yorumlamaktan çok mutluyum.

Sizlere hazırlamış olduğum içerikte, Fransız ve Amerikan filmleriyle, klasik ve romantik dönem filmlerinden unutulmaz eserlerle birlikte olacağız. Birlikte hoş bir zaman dilimi geçireceğimize inanıyorum” Maxime Zecchini

MAXIME ZECCHINI

Paris ve Lyon Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda eğitim alan Maxime Zecchini, Italya Imola’da Incontri col Maestro Akademisi’nden mezun olan ilk fransızdır piyanisttir.
Arcachon Uluslararası yarışmasını, Normandiya Forum Birincilik ödülünü, Cziffra Vakfının ödülünü, Sicilya Ragusa-Ibla ödülünü ve İtalya Varenna-Lac de Côme Uluslararası yarışmasında oy birliğiyle birincilik ödülünü kazanır.
Aralarında İtalya, Almanya, İngiltere, Güney Kore, Çin, Japonya, Güney Amerika, Avustralya, Rusya, ve Orta Amerika ülkelerinin bulunduğu elliden fazla ülkede konserler veren sanatçı, Pekin Devlet Operası, Şangay Operası, Kiev Filarmoni Orkestrası, Malezya Devlet Senfoni Orkestrası, Johannesburg Filarmoni Orkestrası ile sahne almıştır.

Maxime Zecchini Marcel Bleustein-Blanchet Vakfı, Fondation Meyer Vakfı ve Société Générale gibi kurumlardan burslar kazanmıştır, Mission du Centenaire ve Venedik Vakıf tarafından desteklenmektedir.

Sanatçının kaydettiği, solo piyano, piyano ve orkestra için konçerto ve oda müziği ile gerçekleşen, sol el için eserlerden oluşan 10 albümlük antoloji (Ad Vitam records), bu alanda tek örnektir… Söz konusu proje basın tarafından büyük övgüyle karşılanmış (Télérama, Diapason, Classica, Le Monde…), sanatçı Fransız ve diğer ülkelerin radyo ve televizyon kanallarında çok sayıda programa davet edilmiştir. (Culture Box, France Info TV, France Musique, Radio Classique, France Inter, France Culture)

Piyano-vokal resitalleri için Amerikalı şarkıcı Julia Migenes ile ve konser-okumalar için oyuncu Anouk Aimée ile işbirliği yapan Zechini’nin besteleri ve düzenlemeleri Durand-Salabert-Universal Music tarafından yayınlanmıştır.

Maxime Zecchini pandemi sebebiyle ertelenen Carnegie Hall konserini 2022 Nisan ayında gerçekleştirecektir.

21. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali online olarak gerçekleşecek.

Etkinlik 9 – 15 Kasım tarihlerine ertelenmiştir.

2000 yılındaki ilk edisyonundan bu yana Institut français Izmir tarafından desteklenen festival, alanında Türkiye’nin en büyük festivali olma özelliğini taşıyor.

Festivalde yaklaşık 400 kısa film sunulacak, atölye ve söyleşiler yine online olarak yer alacak.

Detaylı bilgi için www.izmirkisafilm.org

Izlemek için live.izmirkisafilm.org

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınında bir ilk !

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

11 Şubat’daki canlı yayının konuğu başarılı oyuncusu Lionel Erdoğan.

Champigny-sur-Marne’de doğan Lionel Erdoğan, 1999 yılında konservatuara girer. Öğretmeni Olivier Letellier, Lionel’i Marie-Aude Murail’in romanından uyarlanan Oh Boy! adlı oyunu ile ilk defa sahneye çıkarır. 2010 yılında tek kişilik oyunu için Gençlere yönelik Gösteri dalında Molière Ödülünü kazanır. Daha sonra Pierre Palmade, Nicolas Briançon, Alexis Michalik ile işbirliği yapar… Sinemada “Baba Oğul Terapi!” filminde Olivier Dahan, Christian Duguay, Richard Berry ve Jacques Gamblin ile kamera karşısına geçer. Televizyonda ise birçok dizide yer alır, özellikle Gérard Depardieu ile « On va s’aimer un peu, beaucoup » ve Netflix’te « La Révolution ». 2016 yılında eski öğrencilerle kurduğu ve tiyatro derslerinin verildiği Champigny-sur-Marne’da bulunan A3JV kültür derneğinin başkanıdır. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınında bir ilk !

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür, spor ve sanat sohbetleri gerçekleştiriyoruz.

14 Ocak’daki canlı yayının konuğu Basketbol Süper Ligi’nde zirveye damga vuran Basketbol oyuncusu Amath M’Baye.

2019’dan bu yana Pınar Karşıyaka Spor Kulübünde forma giyen, Fransız Milli basketbolcu Amath M’Baye’yi canlı yayında keşfedin. Amath M’Baye, 2009 ile 2012 yıllar arasında Wyoming Cowboys, 2012 ile 2013 yıllar arasında ise Oklahoma Üniversitesi ve Oklahoma Sooners, ve daha sonra Japonya Basketbol Ligi’nde Mitsubishi Diamonds Dolphins of Nagoya’da yer aldı. Fransız takımının Avustralya’ya karşı kazandığı zaferin ardından (67-59), 2019 Dünya Kupası’nda bronz madalya kazandı. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınlarına tekrar başlıyor!

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

17 Aralık’daki canlı yayının konuğu oyuncu ve şarkıcı Sinan Bertrand. Bertrand, Fransa’da yaşayan ve yirmi yıldır çok sayıda bilinen müzikalde yer almış, yarı Fransız yarı Türk, oyuncu ve şarkıcıdır. Kendisi aynı zamanda Devlet tiyatroları sanatçısı Olcay Poyraz’ın oğludur. Instagram hesabımızda gerçekleşecek söyleşi ve performansını kaçırmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

 

Institut français Türkiye Instagram canlı yayınlarına tekrar başlıyor!

Her Perşembe Saat 20:30′ da ekibimizin moderatörlüğünde Instagram üzerinden müzik, kültür ve sanat sohbetleri gerçekleşecek.

12 Kasım’daki canlı yayının konuğu çok saygı değer müzisyen Attila Demircioğlu. Ayrıca Frankofon dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Attila Demircioğlu, Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yardımcı Doçent Doktor, unvanıyla öğretim üyeliği ve Müzik Kulübü Başkanlığı görevlerini sürdürmektedir. Kendisini tanımak için, bizi takip etmeyi unutmayın!

https://www.instagram.com/institutfrancaisdeturquie/

Dijital Kasım ve 24. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, Institut français Türkiye’nin işbirliğiyle,
Festival Açılış Performansı: Diagonale Ascendante, 

Ücretsiz etkinlik.
Yaklaşık 30’ sürer; ara yoktur. 

Diagonale Ascendante: Bir yükseklik stratejisi… Bir dağa dolambaçlı bir yoldan tırmanıyoruz; tırmanan bedenin eğimi zeminin şeklini gösteriyor; eğimler adeta bedende yansıyor, yeni bir ifade olarak karşımıza çıkıyor. Peki ya zeminimiz dikse, düz bir duvarsa? Retouramont tarafından hayata geçirilen bu dans projesinde Nathalie Tedesco ve Fanny Gombert bedenin yükselişteki sınırlarını ve enerjisini dik bir yapıya tırmanarak sorguluyor. Diagonale Ascendante’ın akşamları gerçekleşecek ikili performansı ise, farklı bir görsel şenliğe dönüşüyor… Bu düet, dansçıların hareket ettiği yapıya projeksiyonun da yansıtılmasıyla pekiştiriliyor. Gerçek bedenlerin, gölgelerin ve yansıtılan imgelerin oluşturduğu bu görsel yapının yüzeyinde dansçıların devasa gölgeleri adeta yüzüyor… Boşluğu merkeze alan bu gösteri günümüze işaret ediyor; bedenlerimiz hareket etme arzusundayken, bizden ayrı, bizden başka bir şeye bağlı olarak farklı bir devinimle yaşamı başka/farklı bir hareket içinde yeniden üretiyoruz…

14 Kasım Cumartesi 20:00 

15 Kasım Pazar 15:00 

15 Kasım Pazar 20:00 

RETOURAMONT

  • Koreografi ve Sahneleme: Fabrice Guillot
  • Dış Göz ve Yardımcı Koreograf: Nathalie Tedesco
  • Güvenlik Yöneticisi ve Aparat Üreticisi: Olivier Penel
  • Performansçılar: Nathalie Tedesco, Fanny Gombert

Ortak yapımcılar: 
Coopérative De Rue et De Cirque-2R2C, the City of Villetaneuse-Paris 13 University, Plaine Commune, The Ballet du Nord-CCN of Roubaix, the City of Paris.

 

Yapımın çevrimiçi gösterimini 21 Kasım (20.00)-28 Kasım tarihleri arasında Institut français de Turquie’nin YouTube kanalından ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

PİYANO RESİTALİ: MAXIME ZECCHINI

  • Institut français ve Çankaya Belediyesi işbirliği
  • 03.11.2020 Salı günü 19:30
  • Çağdaş Sanatlar Merkezi – Kennedy Cad. Çankaya
  • Yerlerimiz 60 kişiliyle sınırlıdır: KAYIT ZORUNLUDUR -> kultur.ankara@ifturquie.org  (giriş kayıdı bulunmayan izleyiciler konsere alınmayacaktır)
  • En fazla 2 kişilik rezervasyon alınmaktadır 
  • Salona girişte maske takma zorunludur

RECITAL DE PIANO DE MUSIQUE FRANÇAISE POUR LA MAIN GAUCHE ET LES DEUX MAINS :

“AUTOUR DE DEBUSSY ET DE RAVEL”

  • Debussy : Trois Préludes (iki el)
  • Alkan : Fantaisie opus 76  (sol el)
  • Debussy : Clair de Lune (iki el)
  • Sancan : Caprice Romantique (sol el)
  • Fauré : Romance sans paroles opus 17 n°3 (iki el)
  • Ravel : Concerto pour la main gauche  (sol el)
  • Michel Legrand : Suite sur les Parapluies de Cherbourg  (iki el)
  • Divers compositeurs : Suite de très célèbres chansons françaises (Aznavour, Piaf,…) (iki el)

Süre aralıksız 1 saat 10dk

MAXIME ZECCHINI

Lyon Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda  Géry Moutier ve Danièle Renault-Fasquelle’lin öğrencisi olduktan sonra  Paris Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarı’nda  Jean-François Heisser’in öğrencisi olur.

Piyano eğitimine, 2006’da mezun olduğu, Italya’da  Incontri col Maestro à Imola Akademisinde Giovanni Valentini ve Piero Rattalino ile devam eder.

Hem Fransa hem de yurtdışında birçok festivallere katılır ve kırka yakın ülkede konser verme imkanı bulur.

Arcachon Uluslararası yarışmasını, Normandiya Forum Birincilik ödülünü, Cziffra Vakfının ödülünü , Sicilya Ragusa-Ibla ödülünü ve İtalya Varenna-Lac de Côme Uluslararası yarışmasında oy birliğiyle birincilik ödülünü kazanır.

Pias-Harmonia Mundi tarafından tüm dünyaya  dağıtılan ve Advitam Records’da piyanoda sol el için eserlerin on ciltlik 1. antolojisini içeren diskografisi basın tarafından bolca alkışlandı  (4 clés Diapason, 4 étoiles Classica, Pianiste, FFFF Telerama, Le Monde, …).

Piyano-ses resitalleri için Amerikalı şarkıcı Julia Migenes ile ve konser-okumalar için oyuncu Anouk Aimée ile işbirliği yaptı.

Besteci olan Maxime Zecchini Éditions Durand-Salabert-Universal Music tarafından yayınlanan çok sayıda eser ve aranjman yapmıştır.

 

 

Filmlerdeki Paris

Institut français Türkiye, Kültür A.Ş. işbirliğiyle sizi “Sinema ve Şehir Hafızası” serisinin devamını keşfetmeye davet ediyor.

Berlin’de geçen bir dizi filmin ardından, “Filmlerde Paris” seçkisi, 4 Aralık tarihine kadar Fransız başkentini öne çıkaracak.

Sağlık protokolümüz, kişi sayısını 35 ile sınırlamaktadır.

Kayıt için, istediğiniz seansın üzerine tıklayın:

18.11.2020, Çarşamba

19:00 Dört Yüz Darbe / Les quatre cents coups / The Four Hundred Blows (François Truffaut, 1959)

19.11.2020, Perşembe

19:00 Paris Bizimdir / Paris nous appartient / Paris Belongs to Us (Jacques Rivette, 1961) 

20.11.2020, Cuma

17:00 Paris 1900 / Paris Bin Dokuz Yüz / Paris mil neuf cent / Paris Nineteen Hundred(Nicole Védrès, 1947)

19:00 Oda 212 / Chambre 212 / On a Magical Night (Christophe Honoré, 2019)

25.11.2020, Çarşamba

19:00 Paris Bizimdir / Paris nous appartient / Paris Belongs to Us (Jacques Rivette, 1961) 

26.11.2020, Perşembe

19:00 Dört Yüz Darbe /Les quatre cents coups / The Four Hundred Blows (François Truffaut, 1959)

27.11.2020, Cuma

18:00 Opera Bulvarı / Avenue de l’opéra / The Opera Avenue(1900) and other short films by Alice Guy-Blaché 

19:00 Bedenimi Kaybettim / J’ai perdu mon corps / I Lost My Body (Jérémy Clapin, 2019) 

02.12.2020, Çarşamba

19:00 Zazie Metroda / Zazie dans le metro / Zazie in the Metro (Louis Malle, 1960)

03.12.2020, Perşembe

19:00 Oda 212 / Chambre 212 / On a Magical Night (Christophe Honoré, 2019)

04.12.2020, Cuma

17:00 Paris 1900 / Paris Bin Dokuz Yüz / Paris mil neuf cent / Paris Nineteen Hundred(Nicole Védrès, 1947)

19:00 Dilili Paris’te / Dilili à Paris / Dilili in Paris (Michel Ocelot, 2018) 

SİNEMA KULÜBÜ: LE POULAIN

02.10.2021 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Mathieu Sapin | kurgu, komedi | 97dk | Türkçe altyazılı

ÖZET

Siyasete yeni başlayan 25 yaşındaki Arnaud Jaurès, bir başkan adayının kampanya ekibine çeşitli koşulların birleşimiyle katıldı. İletişim direktörü olan Agnès Karadzic’in asistanı olarak işe başlamaktadır, kendisini çeken ve büyüleyen bir güç ve deneyim kadınıdır. Agnès ona kampanya taktiklerini tanıttırır ve onun yanında, takım içindeki kıvrımları, dönüşleri ve rekabetleri gözlemler, saflığını yavaş yavaş terk ederek kademelere tırmanarak çok stratejik bir pozisyona yükselir. 

Oyuncular

  • Alexandra Lamy, Finnegan Oldfield, Gilles Cohen, Brigitte Roüan

Covid 19 kapsamında sinema gösterimlerle ile ilgili alınan önlemler:

  • bina girişinde ateş ölçümü ve HES kodu kontrolu yapılacaktır
  • bina içerisinde maske takmak zorunludur
  • binaya ve salona girişte dezenfektan bulunmaktadır
  • salonumuz dezenfekte edilmiştir
  • salona en fazla 65 kişi kabul edilmektedir
  • sosyal mesafe: seyirciler arası en az 1 metre mesafe konulmuştur
  • kayıt zorunludur: mediatheque.ankara@ifturquie.org

2020 Haziran ayında başladığımız SALON Edebiyat online konferans serisinin 7. buluşması 28 Ekim 2020 tarihinde yine yazar Yiğit Bener moderatörlüğünde gerçekleşecek.

Konuşmacılar: Mathias Énard ve Ebru Erbaş

Mathias Énard geleceği görerek bugünü deşifre eden bir yazardır. Boussole’da (Pusula) gördüğümüz üzere Tarihle senli benli olurken Zone’da (Bölge) olduğu gibi çağdaşla da oynayabiliyor. Sıra dışı bir bilgelik ve kıvrak olduğu kadar zeki bir dille okurunu yakalayan harika bir yazar var karşımızda. Türk yazar Yiğit Bener ile olan buluşması ise unutulmaz olmayı vadediyor. Institut français Türkiye ve düzenlediği SALON Edebiyat konferans serisi fikir tartışması ve edebiyat dünyasına uzun soluklu olarak katkı sağlıyor. Énard’ın Boussole (Pusula) romanı çevirisi ile  2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne layık görülen Ebru Erbaş ise mesleğinin sihrini açıklayacak.

Biyografi:
Mathias Énard Fransız bir yazar ve çevirmendir. École du Louvre’da eğitiminin tamamladıktan sonra, INALCO’da Arapça ve Farsça eğitimine devam etmiştir. Ortadoğu’da uzun süre kaldıktan sonra, Barselona’da ve Berlin’de yaşayıp Fransa’ya dönmüştür. 2008 yılında Actes Sud, birinci şahsın ağzından beş yüz sayfalık tek bir cümleden oluşan Zone adlı romanını yayınlamıştır. 2008 Décembre Ödülü, Candide Ödülü ve 2009 Livre Inter Ödülü gibi birçok ödül almıştır. 2015 yılında, Batının Doğuya bakışını ele alan Boussole adlı romanı Goncourt ödülünü almıştır. Le Banquet annuel de la confrérie des Fossoyeurs Fransızca (Mezar Kazıcıları Birliğinin Yıllık Ziyafeti) yayınlanan son romanıdır (2020 son baharı). Boussole (Pusula) Ebru Erbaş tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

Zoom üzerinden canlı olarak Fransızca ve Türkçe olarak gerçekleşecek konferansa kayıt için sağ üst köşede bulunan KAYIT OL butonuna tıklayınız. Konferans bağlantısı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu kullanmanız gerekmektedir.

 Fikir Tartışması: Osmanlı İmparatorluğu’nda İsyanlar
Konuşmacılar: Edhem Eldem ve Henry Laurens
25 Ekim 2020, 18.00
Institut français Türkiye YouTube kanalından canlı yayın

Arap Dünyası Enstitüsü tarafından düzenlenen « İsyanlar ve devrimler : Yönetenler ve Yönetilenler » konulu tarih günlerinde Edhem Eldem ve Henry Laurens « Osmanlı İmparatorluğu’nda İsyanlar » konusunu konuşacak.

Edhem Eldem – Osmanlı İmparatorluğu tarihçisi, Collège de France’da Türk ve Osmanlı tarihi uluslararası kürsüsü sahibi ve Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde profesör.
Henry Laurens – Collège de France’da profesör ve Arap dünyası çağdaş tarihi kürsüsü sahibi.

Osmanlı İmparatorluğu, altı yüzyılı aşan varlığı boyunca sürekli olarak çeşitli nitelik ve kapsamdaki isyanlarla karşı karşıya kaldı: ordu veya idare içindeki isyanlar, dini veya etnik nitelikteki yerel isyanlar … 19. yüzyıldan önce bu hareketler gerekçelerini, liderlerin meşruiyetini sorgulayan dini ve ahlaki kavramlardan alıyordu. Daha sonra, imparatorluğun sonunu getirecek büyük ayaklanmaları oluşturmak için modernleşecekler.

Etkinlik Fransızcadır.

Tartışmayı canlı izlemek için YouTube kanalımıza abone olmayı ve bildirimlerinizi açmayı unutmayın ! https://www.youtube.com/channel/UCNDrvyM4UcAgHyfJ38ETTaw?view_as=subscriber

Arap Dünyası Enstitüsü işbirliği ile

 

SİNEMA: FİLMLERDEKİ BERLİN

Goethe Enstitüsü, Institut francais de Turquie ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi

iştiraklerinden Kültür AŞ’nin işbirliğiyle, Sinema ve Şehir Hafızası Serisi’nin ilk etkinliği

olan “Filmlerdeki Berlin” başlıklı film gösterimleri, 10 Ekim’de Institut francais de

Turquie’nin sinema salonunda gerçekleşecek.

Film küratörlüğünü Dr. Cihat Arınç’ın yaptığı Sinema ve Şehir Hafızası Serisi, kültürel hafızanın mekanları olarak dünya şehirlerine odaklanıyor ve ele aldığı şehirlerin geçmişini ve bugününü kameranın tanıklığı ile sunmayı amaçlıyor. Seri kapsamındaki her film gösterimi etkinliği, farklı bir şehrin meydanlarını, caddelerini, sokaklarını, anıtlarını, kamusal ve özel alanlarını sahne edinen ve o şehirde yaşayan insanların deneyimlerini görselleştiren bir film seçkisinden oluşacak.

Kayıt için istediğiniz seansın üzerine tıklayın:

10.10.2020, Cumartesi

12:00 – Elveda Lenin! / Good bye, Lenin! (Wolfgang Becker, 2003)

15:00 – Koş Lola Koş/ Lola rennt (Tom Tykwer, 1998)

11.10.2020, Pazar

12:00 – Victoria (Sebastian Schipper, 2015)

15:00 – Berlin Almanya’dadır / Berlin is in Germany (Hannes Stöhr, 2001)

17.10.2020, Cumartesi

12:00 – Sonsuz Gece / Die endlose Nacht (Will Tremper, 1963)

15:00 – Berlin: Büyük Bir Şehrin Senfonisi / Berlin: Die Sinfonie der Großstadt (Walter Ruttmann, 1927)

18.10.2020, Pazar

12:00 –  Sonnenallee  / Sun Alley (Leander Haußmann, 1999)

15:00 – Elveda Lenin! / Good bye, Lenin! (Wolfgang Becker, 2003)

 

Toplamda 8 seans sürecek olan “Filmlerdeki Berlin”, Elveda, Lenin!’in tekrar gösterimiyle
sona erecek. Ücretsiz olarak düzenlenen film gösterimleri, Covid-19 kurallarına uygun bir yerleşim düzeniyle gerçekleştirilecek. Etkinlik boyunca salona girişlerde ateş ölçümü yapılacak, hijyen noktaları hazır bulundurulacak ve seyircilerin film gösterimleri süresince maske takması zorunlu olacak.

Sağlık protokolümüz, kişi sayısını 35 ile sınırlamaktadır.

Rezervasyon yapmanız tavsiye edilir

 

Ferrante Ferranti

Pazartesi – Cuma arası 10:00 – 18:00
Ziyaret için randevu zorunludur : kultur.izmir@ifturquie.org

1960 yılında Sardinyalı bir anne ve Sicilyalı bir babadan doğan sanatçı Paris’te yaşamaktadır. Fernand Pouillon’un «Vahşi taşlar » adlı kitabından büyülenen Ferrante Ferranti Toulouse’da mimarlık eğitimine başlar ve Barok döneminde tiyatrolar ve senografi üzerine diplomasını alarak 1985 yılında Paris-UP6’dan mezun olur. Belle-Île-en-Mer’de dalga adındaki ilk fotoğrafını 18 yaşında çeker.

2005-2011 yılları arasında Artois Üniversitesi’nde İspanyol medeniyeti profesörlüğünden sonra 2015’ten bu yana Angers Katolik Üniversitesi’nde eğitim vermektedir. « Fotoğrafı yorumlamak » (Bréal yayınları, 2002) adlı kitabın yazarı olan Ferrante, 2004 Guatemala, 2009 Endonezya, 2010 Bükreş, 2010 Sırbistan’da, 2014’ten bu yana ise Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde fotoğraf atölyeleri gerçekleştirmektedir.

2009-2010 yıllarında Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi’nde Garges-lès-Gonesse ve Sarcelles liselerinde ve 2017’de İstanbul frankofon liselerinde « Ecritures de lumière » adlı yazı atölyeleri gerçekleştirmiştir. 2008 ve 2010’da Philippe Rey yayınlarından çıkan « Orta Doğu», « Halep İç Kale Sarayı » ve « Beyrut Sursock Sarayı » kitapları için fotoğraf sanatçısı Mathieu Ferrier ile işbirliği yapar. Gezgin fotoğrafçı, 35 yıldır yazar Dominique Fernandez ile birlikte kendisini Bolivya’dan Sibirya’ya İtalya’dan Suriye’ye barok ve medeniyetlerin farklı sınıflarını keşfetmeye adamıştır.

2013 yılında, Avrupa Fotoğraf Evi sanatçının « Yolculuklar » adlı ilk retrospektifini düzenler ve bu sergi 2015 yılında, Bordeaux deniz altı üssünde tekrar sergilenir. 2017 sonbaharında « Paris şehrinin müzeleri » ve 2020’nin sonbaharında « Yüz(ler), şansların eşitliği için savunma – Madde 1 » adlı sergilerini Paris Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde gerçekleştirmiştir.

YOLCULUKLAR

Truva Savaşı olmuş mu olmamış mı, pek de önemli değil benim için! İlyada yeniyetme düş dünyamı biçimlendirdi, Odise de söylence birikimimi beslemeye devam ediyor.

Kurnaz Odisseus’un Kikonlara ziyaretiyle Lotofajlar (=Lotüs yiyenler) ülkesinde karaya çıkması arasında yaptığı deniz yolculuklarını Homeros’un anlatmayı unuttuğu görüşündeyim hâlâ. Çevirmeni Victor Bérard, fotoğrafçı Frédéric Boissonas ile birlikte, 1912 yılında gezgin denizcinin İthaki’ye dönüşüne dek dümen suyunu izledi; Homeros’un unuttuğu bu menzillerin yerini, Truva’nın tam karşısındaki kıyıda bulunan İsmaros ve bugünkü Tunus’un hemen açığındaki Cerbe adası olarak belirledi. Fakat muzaffer kahramanın, Peloponez’in güney ucundaki Male burnunu geçmeden önce, başarılarını Efeslilere anlatmak için Küçük Asya kıyıları boyunca gittiğini ve efsanevi destanda adı geçen savaşçılarını onurlandırmak üzere yolculuğunu Termessos’a dek uzattığını düşünmemize hiçbir engel yok.

1980’de,Odise’nin başlangıcındaki Telemakos’un yaşı olan yirmi yaşımda, keşif yolculuklarıma başladım. Baba tarafından köklerimin peşinde ilkönce, Kiklop’un tek gözünü kör ettiğinden Poseidon tarafından lanetlenen Odisseus’un serüvenlerle dolu güzergâhının, yoldaşlarının kutsal inekleri yemesine engel olamadığı için tek başına dolaşmalara dönüştüğü “Güneş Ülkesi” Sicilya’ya gittim.

Ardından hiç durmadan Apollon’a adanmış tapınakları –Bassae, Delf, Delos ve benzeri- görmek üzere Yunanistan’a gittim. Daha o zamandan Büyük İskender söylencesi ve İmparator Hadrianus’un tutkularına duyarlıydım.

Mısır düşü, 1981 yılı güz gündönümünde, Ebu Simbel tapınağının tanrılar odası, güneşin karanlıklara karşı utkusunu ululamak için ancak birkaç dakika ışıl ışıl aydınlandığında somutlaştı. Bu benim ışıkla vaftiz edilmem oldu, bundan böyle fotoğrafçı olacaktım artık. Kahire’de, İbni Tulun Camii’nde İslam sanatına da gözüm açıldı.

Doğu’ya rampa etmenin zamanı gelmişti. Aynı yıl, Çanakkale Boğazı ve Altın Boynuz’un, Pamukkale ve Bizans’ın; Pierre Paolo Passolini’nin Medea’sı için seçtiği yörelerdeki mağaraların düşlerini kurarak Türkiye’ye geldim.

Beceri yetersizliğinden pek de başarılı çıkmamış ve zamanın etkisiyle sararmış renkli fotoğraflarda donup kalan o zamanki bakışlarım, Sinan’ın minareleri ve Topkapı köşkleri, kuşların konup kalktığı kervansaray kubbeleri ve Kapadokya freskleri karşısında duyduğum hayranlığı yansıtıyor. Yolculuğum sırasında İncil’den sahneler göründü gözüme ve melezleşmiş bir ulus keşfettim. Ankara’da, tepelerde birbirinin üstüne yığılmış evler kalabalığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’inin görkemli yalnızlığının oluşturduğu çelişkiden allak bullak oldum.

Yeni bir lirik ozanın beni Doğu’ya yönlendirmesi için 1997 yılını beklemem gerekti. Bir Hindistan aşinası olmuştum ve ipek yollarında yürümeyi düşlüyordum, ancak menzillerin anlatısı yoktu elimde. Nicolas Bouvier çıkageldi yaşamıma, Dünyanın Kullanma Kılavuzu keşif gezilerimin el kitabı oldu. Bana göre zaman ve mekân dışında yolculuk yapanın mutluluğunu hiç kimse, onun Erzurum yakınlarında yaptığı gibi anlatmayı becerememiştir.

Persepolis’ten Tebriz’e İran’da, sonra Afganistan’da onun izini sürdüm; Afganistan’da iki “Kabil Perşembeleri” gerçekleştirmek ayrıcalığım oldu. O zamanlar, 1954’te, ne acıdır ki bugün artık var olmayan özgür serüvencilerin de katıldığı “Yurdundan ayrılmışlar”ın buluşmalarıydı bu “Kabil Perşembeleri”. Külüstür Fiat Topolino’sunun karoserine yazdırdığı Mevlâna dizeleri Bouvier için pasaport değerindeydi.

Bamiyan Buda heykelleri epeyden beri un ufak edilmiş halde ama Ruh, Asya’nın en uzak köşelerinden gelmiş keşiş, hacı ve tüccarları barındırmış olan bu mağaralar üzerinde süzülüyor hâlâ. Komutan Mesut’un yurtluğu terk edilmiş durumda, fakat eyerli atlar, Mahşerin Atlıları’nın atları gibi, Bend-i Emir gölünün donmuş kıyılarında hâlâ başıboş dolaşıp duruyor.

Yolculuklarımı, İran sınırı yakınlarındaki Tatev’den Haghpat’a, keşiş-şair Sayat Nova’nın manastırına dek Ermenistan’a; Svaneti’nin arkaik kulelerinden Davit Gareja’nın Azebaycan ovalarına yukarıdan bakan, kayalara oyulmuş odalarına dek Gürcistan’a; Hive’den restore edilmiş kalıntıların ticaretin beslediği yerlerin görkemini yansıttığı Buhara’ya dek Özbekistan’a uzattım.

2008 Yılında, serüvenlerle dolu yolculuklarım, doğduğum ülke Cezayir’de tamamlandı; Akdeniz ülkelerinin tümünün kıyılarına rampa etmiştim. Bir on yıldan beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Fırat kıyılarında canlanan ya da Anadolu ve Büyük Yunanistan’a (=İtalya’nın güneyi) yayılmış olan anılar peşindeyim hâlâ.

Keşifler, arkeolog Jacques des Courtils ile birlikte, eşsiz fakat az bilinen bir dünya mirasına saygı olarak yazdığımız Antik Türkiye’ye Yolculuk’un yayınlanmasına yol açtı. İzmir’de forumun kemerleri ve kolonları Smyrne’in gücünü çağrıştırıyor; Hiérapolis’in revakları Pers minyatürleri seriyor gözler önüne; Sardes’te sinagog Artemis tapınağıyla yan yana duruyor. Zeus’un hayaleti Labranda kayalıklarında, Praksitel Venüs’ününki de Knidos’un taşları üzerinde geziniyor. Efes’te Bakire Meryem’in evi ziyaret ediliyor ve sayısız Hıristiyan kalıntıları Likya, Lidya, Karya kıyılarının; Suriye’deki Saint-Siméon kalıntıları ile Yunanistan’daki Athos dağı yarlarına karşılık verircesine, ne kadar önemli birer ibadet ve çilecilik mekânları olduklarını anlatıyorlar.

– Noel Baba söylencesinin hâlâ capcanlı yaşadığı – Mira’dan başlayarak karalara yaptığım çıkarmalar, çatışmaların ötesinde Doğu ile Batı’nın kavşağındaki bu toprakların manevi zenginliklerinin önemini tam olarak anlamamı sağladı. Göbeklitepe’de ören yerine girmeme izin vermediler ama Adıyaman nekropollerinde yapılmış olan cenaze törenlerinin yankılarını görür gibi oluyor sanki insan; Nemrut Dağı’ndaki eski Yunan yazıtları, tanrı Apollon’u Pers tanrısı Mithra ve Ermeni tanrıçası Anahit ile birleştiren Büyük İskender’in fetihlerinden ortaya çıkmış bir kralın öyküsünü anlattı; İbrahim peygamberin doğum yeri kabul edilen Urfa’da Cuma namazına tanık oldum. İstanbul’da Lazaris liselerdeki görevlerim de açık fikirliliği özendirip desteklemenin ne kadar önemli olduğunu kanıtladı bana.
Denizciler, kendisi de Truva’dan çıkıp gitmiş olan Aineias’ın dümen suyunu izleyip yurtlarından uzaklara yerleştiler ve Apollon’dan geleceğe ilişkin haberler almak umuduyla kâhinlere danıştılar. Didim’de, parlak mermerle yapılmış koridorlar; Yunan dünyasının göbeği olan Delf ’teki kadın kâhinin ve Misène burnu yakınlarında, Vezüv’den pek de uzak olmayan Cumes’ün Apollon rahibesi Sibylle’in mağaralarının karşılığı oldular.
Bu yolculukların güzergâhını mitolojik yerlerle tapınaklar, mermer Gorgon ve hermafrodit yontuları, ikonlar ile grafitiler, dikilitaşlar ile minareler, Yunan sütun başlıkları ile Bizans kubbeleri arasındaki görünüm yankılanmasından hareketle belirledim. Bana göre gezginler ile kuşlar kendi aralarında, yazısı silinerek üzerine başka yazılar yazılmış bin yıllık parşömene benzeyen tarihsel kalıntıların katmanlarını ortaya çıkarmak amacıyla söyleşiyorlar. Uygarlık ve bağdaştırmacılıkla yoğrulmuş bir toprağın ufukları sınırsızca genişliyor ve göksel, sonsuz görkemlerle parıl parıl parlıyor.
Ferrante Ferranti, 2020

ATÖLYE: ÇAYLAK MUHABİRLER

İlk seans 8 Ekim Perşembe

Ekim ayı boyunca eğlenceli online röportaj atölyesine katılın! Her hafta bir kültürel konuyu ele alacağız, ardından konuyla ilgili mini bir film gerçekleştirmek için bir haftanız var. Her hafta oylamaya sunup, kazanan videolar son seansta İstanbul ve İzmir kütüphane ekibiyle izlenecektir!

Seviye: B1, Süre: 40 dk 

Bilgi ve kayıt için: ayfer.simms@ifturquie.org

SİNEMA KULÜBÜ: COMME DES GARÇONS

10.10 ve 24.10.2020 Cumartesi –17:00
Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2017 | yönetmen Julien Hallard | spor, kadın hakları | 90dk | Türkçe altyazılı

Covid 19 kapsamında sinema gösterimlerle ile ilgili alınan önlemler:

  • bina girişinde ateş ölçümü yapılacaktır
  • bina içerisinde maske takmak zorunludur
  • binaya ve salona girişte dezenfektan bulunmaktadır
  • salonumuz dezenfekte edilmiştir
  • salona en fazla 25 kişi kabul edilmektedir
  • sosyal mesafe: seyirciler arası en az 1,5 metre mesafe konulmuştur
  • salonda bulunan klimalar çalıştırılmıyacaktır
  • 18 yaş altı kabul edilmemektedir
  • kayıt zorunludur: kultur.ankara@ifturquie.org

ÖZET

Reims, 1969. Le Champenois gazetesinde spor muhabiri Paul Coutard, gazetenin yıllık fuarı sırasında yönetmenine meydan okumak için bir kadın futbol maçı düzenlemeye karar verir. Düşmanı, yönetici sekreteri Emmanuelle Bruno, kendisini ona yardım etmek zorunda bulur. Farkında olmadan Fransa’daki ilk kadın futbol takımının oluşumuna birlikte başlayacaklar.

Oyuncular

  • Max Boublil
  • Bruno Lochet
  • Carole Franck
  • Vanessa Guide