10 – 21 Haziran 2024 arası (sergi ziyareti ücretsizdir)

Etkinlik, Institut français Ankara, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi ve Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.

Sergi

Cumhuriyetimizin bir kadın filozofu başlığı altında sergi ana kişi Prof. Dr. Mübahat Türker Küyel’dir.

1927 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve Orta (Kız Lisesi) öğrenimini Ankara’da yapmıştır. Altı yıl “iftihar kitabı”na geçerek Liseler birincisi olmuştur. Pekiyi derece ile bitirmiş olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nde doktora, doçentlik, profesörlük sınavlarını vermiştir. Felsefe Tarihi Kürsüsü Başkanı olarak atanmıştır. Orada 45 yıla yakın biz zamandır hizmette bulunmuştur. Fransızca, İngilizce, Arapça ve Almanca’yı kullanabilmektedir. Araştırma ve Erdem dergilerinin yayın kurulundadır. Atatürk Kültür Merkezi’nin yayınladığı Erdem dergisinin yazı işleri sorumlu müdürü olarak görev yapmıştır. Société Internationale pout L’Etude de la Philosophie Médievale” ve Atatürk Kültür Merkezi asli üyeliklerine seçilmiştir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanlığı yapmış ve Atatürk Kültür Merkezi Yürütme Kurulu Üyeliğinde bulunmuştur. Amerika’da 1987-1988 ders yılında Washington Üniversitesinde ders vermiştir. Birçok Avrupa ülkesinde sunmuş olduğu bildiriler ile ülkesinin temsil etmiştir. 150 civarında bilimsel yayını bulunmaktadır. Bazı çalışmaları İngilizce, Arapça, Farsça, Rusça ve Fransızcaya tercüme edilmiştir ve bunun yanı sıra İbrani harflerle basılmış bir çalışması bulunmaktadır. Bütün bu başarılı çalışmaları neticesinde 1994 yılında Üstün Hizmet Ödülünü merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den almıştır.

25 Ekim 2022 tarihinde “Cumhuriyetimizin bir tanığı” olarak geçirdiği ömrü sona ermiş ve 95 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Vefatından sonra ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİNE hocanın geriden kalan eserleri, mektupları ve özel eşyaları teslim edilmiştir.

SERGİ’de Küyel’in evrakından oluşan mektuplar, kitaplar ve özel eşyalar sergilenecek olup hocanın Fransa’da aldığı eğitim ve Fransızcaya olan merakı vurgulanacaktır.

 

Temmuz ayı boyunca her Salı saat 16:00 ve 17:00 arası
Institut français  İzmir kütüphanesinde

Institut français İzmir Kütüphanesi, Temmuz ayı boyunca her Salı günü saat 16:00 ile 17:00 arasında 5-10 yaş arası çocuklar için özel bir masal saati düzenliyor.

Birlikte gülüp eğleneceğimiz ve birlikte öğreneceğimiz bu masal saatinde frankofon çocuk edebiyatı yazarlarının kelimeleriyle yolculuklara çıkacak, onlarla hayaller kurup onlarla büyüyeceğiz.

Öykülerden sonra öykülerle alakalı etkinlikler yapılacak.

Yerler sınırlıdır. Bilgi ve kayıt için : mediatheque.izmir@ifturquie.org

Seanslar: 2, 9, 16 ve 23 Temmuz 2024.

Documentarist 17. İstanbul Belgesel Günleri
08/06-13/06
Institut français – Aynalı Geçit – Metrohan – Hope Alkazar – Pera Müzesi – Yapı Kredi Kültür Sanat

Uluslararası bir belgesel festivali olan “Documentarist” Festivali, sinemaseverlerin en iyi ve yeni filmleri, herkesten önce, izleyebildikleri bir etkinlik.  Documentarist’in amacı, Türkiye’de belgesel yapımını desteklemek ve genç yönetmenlerin önünü açmak. Her sene düzenlenen festivalde farklı temaları işleyen 70’den fazla film gösteriliyor. Bu sene festivale, ayrıca, Institut français desteğiyle, Fransız yönetmen Jean-Gabriel Périot katılıyor.

Seanslar ücretsizdir.

Daha fazla bilgi

Festival programı

SAHNE SENİN – DANS
HIP HOP
7 Haziran Cuma
19:00-21:00

7 Haziran Cuma akşamı Institut français’de dans etmeye ne dersiniz?
Her ay düzenlenen doğaçlama sahnesi kapsamında, Institut français sizi Hip Hop dansını keşfetmeye davet ediyor. 19:00’da başlayacak gecede Hip Hop dansını öğrenmek isteyenler için bir workshop ve herkese açık bir show battle düzenlenecek. Herkesi bekliyoruz!

Eğitmenler: Can Tohma – Duygu Etikan

Kayıt zorunludur.

Ünlü Fransız klarnet sanatçısı Prof. Jean-Marc Fessard, Türkiye’den yetenekli gençlerle buluşmak ve Ayvalık 10. AIMA Müzik Festivali kapsamında bir resital vermek üzere 17-23 Temmuz 2024 tarihleri arasında Türkiye’de olacak. Ayvalık Kültür ve Sanat Vakfı (AKSV) ile Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) tarafından düzenlenecek olan etkinliklerde, Prof. Fessard’a Ayşegül Kirmanoğlu ve Deniz Kavunduk eşlik edecek.

Jean-Marc Fessard, Ayşegül Kirmanoğlu ve Deniz Kuvandık ile Klarnet Resitali
23 Temmuz 2024, Salı Saat: 20:30
Cunda Bekir Coşkun Kütüphanesi

Jean-Marc Fessard kimdir?
1969 doğumlu Fransız klasik klarnet sanatçısı Jean-Marc Fessard, Conservatoire National Supérieur de Musique’ten mezun oldu. Eğitimini Paris 8 Üniversitesi (yüksek lisans) ve Gdańsk Müzik Akademisi’nde (doktora) sürdürdü. Concours d’Interpretation Jacques Lancelot (1.’lik); Paris Uluslararası Yarışması (3.’lük); Illzach (1.’lik) ve Gdańsk (1.’lik ve Hamburg Brahms Topluluğu Özel Ödülü) gibi prestijli yarışmalarda ödüllere layık görüldü. Oda müziği sanatçısı ve solist olarak uluslararası bir kariyere sahip olan sanatçı, Avrupa’nın önde gelen pek çok ulusal ve oda müziği orkestrasıyla birlikte çaldı. Eleştirmenlerden olumlu yorumlar alan kırkı aşkın CD kaydetti. Halen Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olan sanatçı, Çekya, Polonya, Birleşik Krallık, Çin Halk Cumhuriyeti, Meksika ve ABD gibi çok sayıda ülkede ustalık sınıflarına davet edildi. Klarnet tarihi ve metodu üzerine yayımlanmış iki kitabı bulunmaktadır. Fessard, aynı zamanda, Billaudot-Paris’in yayın direktörüdür.

10. Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi Müzik Festivali, 14 Haziran-21 Eylül 2024 tarihleri arasında AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi, ASKEV Vakıf Evi, Cunda Bekir Coşkun Kütüphanesi, Taksiyarhis Anıt Müzesi, Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi (Küçükkuyu)’da gerçeklesecek. 

Biletler: https://mobilet.com/tr/

Festival programına buradan ulaşabilirsiniz.

KONSER – İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ
GİZLİ BAĞLAR
5 Haziran Çarşamba saat 21:00’de
Fransız Sarayı’nda

Her sene olduğu gibi bu yaz da, Institut français, İstanbul Müzik Festivali’nde yerini alıyor. Fransız Sarayı’nın büyülü ortamında, 5 Haziran’da gerçekleşecek “Gizli Bağlar” konserinde buluşmak dileğiyle. Biletler satışta.

Süre: 75 dakika (arasız)

JEAN-GUIHEN QUEYRAS viyolonsel
RAPHAËL IMBERT saksofon / bas klarnet
SONNY TROUPÉ perküsyon
PIERRE-FRANÇOIS BLANCHARD piyano

Günümüz klasik müzik sahnesinin en büyük viyolonsel virtüözleri arasında gösterilen Jean-Guihen Queyras 2024’e İsviçre’de Bach, İspanya’da Elgar, Hollanda ve İtalya’da Mendelssohn, Avusturya’da Mozart seslendirerek başladıktan sonra Şubat’tan Haziran’a kadar Avrupa’daki konserlerinin yanı sıra Kanada, ABD ve Japonya’ya kapsamlı turnelere çıkıyor. Çok yönlülüğüyle tanınan sanatçı, daha önce Beethoven’ın piyanolu üçlüleriyle konuk olduğu İstanbul Müzik Festivali’ne de bu kez klasik müziği cazla buluşturduğu bir projeyle dönüyor.

Queyras bu konserde caz müzisyenleri Raphaël Imbert, Pierre-François Blanchard ve Sonny Troupé ile birlikte farklı stiller, estetik kalıplar arasındaki gizli bağları keşfe çıkıyor; müzik türleri arasındaki sınırları aşan görünmez akımları görünür, duyulur kılıyor.

Farklı tür ve stillerden beslenerek kendine has bir vizyon geliştirmiş olan saksofoncu Raphaël Imbert özellikle Duke Ellington, John Coltrane gibi sanatçıların müziklerinde de kendini gösteren, caz yaratımının ruhani bağıyla ilgileniyor. Gizli Bağlar’da Imbert’in besteleri Schubert, Wagner, Eisler ve Coleman’ın eserleriyle diyaloğa giriyor. Aldığı klasik eğitimin ardından caza yönelen piyanist Pierre-François Blanchard ve doğum yeri olan Guadeloupe’ün geleneksel müziğiyle çağdaş cazı birleştiren perküsyoncu Sonny Troupé ile tamamlanan dörtlü bu projeyi 2022’de Harmonia Mundi etiketi altında Invisible Stream başlığıyla albüm olarak da yayımladı.

Kapıda isim kontrolü yapılacaktır. İzleyicilerimizin yanlarında kimlik getirmeleri gerekmektedir.

Mekâna giriş Tomtom Kaptan Sokak’tan olacaktır.

Kategori içi koltuklar numarasızdır.

Yuvarlak Masa
4 Haziran Salı, 18.00
Institut français İzmir

Uluslararası düzeyde tanınmış üç profesörün katılacağı bu yuvarlak masa toplantısının amacı, Arap Baharı ve Sarı Yelekli hareketlerinden örnekler vererek, kimi toplumsal hareketlerin kökenindeki fay hatlarını mekan-zamansal özellikleriyle ele almak ve aynı zamanda günümüz toplumlarında yeni kırılmalar yaratan toplumsal hareketleri tartışarak toplumsal hareketlerin geleceklerine dair düşünmektir.

Fransızca ve Türkçe simültane çeviri.

Konuşmacılar :
Ayşen Uysal – Dokuz Eylül Üniversitesi – Sciences Po-CERI , CRESPPA-CSU
Choukri Hmed – Paris Cité Üniversitesi, Philépol
Olivier Fillieule – Lozan Üniversitesi, CNRS

Ayşen Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü ve Sciences Po Paris-CERI ve CRESPPA-CSU’da yardımcı araştırmacıdır. Kolektif eylem, siyasi bağlılık, polislik ve baskı, devlet gözetimi ve siyasi partiler konularında uzmanlaşmıştır. Faire de la politique dans la rue kitabının yazarıdır. Manifestations de rue, manifestants et police en Turquie (Éditions du Croquant, 2019) ve Particiler. Türkiye’de partiler ve sosyal ağların inşası (O. Topak ile birlikte, İletişim Yayınları, 2010 (3. baskı 2023).

Olivier Fillieule, Lozan Üniversitesi’nde Siyaset Sosyolojisi Profesörü ve CNRS’de Araştırma Direktörüdür. Araştırmaları üç alana odaklanmaktadır: sosyal ve siyasi seferberliğin dinamikleri; sosyal çatışmanın devlet tarafından yönetimi (demokratik ve otoriter bağlamlarda baskı, asayiş, ve kontrol biçimlerinin uluslararasılaşması); aktivizm sosyolojisi ve aktivist kariyeri, ayrışma da dahil olmak üzere; ve seferberlik sosyolojisinin tarihi ve yöntemleri ile araçları üzerine düşünme. Kalabalık yönetimi alanında yayınları bulunmaktadır: Stratégies de la rue, 1997; Police et manifestants, 2008 ve (Danielle Tartakowsky ile birlikte) La manifestation, 2010, İngilizce ve İspanyolca’ya çevrilmiştir.
Olivier Fillieule’nin yayınlarına şu adresten ücretsiz olarak erişilebilir : https://unil.academia.edu/OlivierFillieule

Choukri Hmed, Paris Cité Universitesi’nde (Saint-Germain-des-Prés kampüsü) sosyoloji profesörü ve Felsefe, Sosyoloji, Semiyoloji ve Siyaset Merkezi’nde (Philépol) araştırmacıdır. GIS Orta Doğu ve Müslüman Dünyalar (UAR 2999 CNRS Études aréales) müdür yardımcısıdır. Arap dünyasında ve özellikle Mağrip’te toplumsal hareketler, devrimler ve rejim değişikliği konularında uzman olan yazarın yakın zamanda Antoine Perrier ile birlikte Le Livre blanc sur les études maghrébines en France (2023) ve L. Bantigny (ed.), Histoire globale des révolutions, 19e-20e siècle, Paris, La Découverte, 2023, s. 631-653 içinde “Printemps arabes: révoltes ou révolutions?” başlıklı kitap ve makaleleri yayımlanmıştır.

 

 

 

 

Beykoz Kundura, 8-13 Nisan 2026

İstanbul CinéCollective, film yapımcılarına kurmaca, belgesel ve karma film projelerinin (hem ilk hem de ikinci film) geliştirilmesinde destek ve eşlik eden uluslararası bir misafir sanatçı projesidir. Bu girişimin amacı, yaratıcılığa, karşılıklı öğrenmeye ve işbirliğine elverişli bir ortam yaratmak, kültürel ve sanatsal alışveriş için benzersiz bir platform sunarken bölgesel ölçekte projelerin geliştirilmesine olanak sağlamaktır.

Atölyenin temel amacı, film yapımcılarının bölgesel ve Fransız film endüstrisi uzmanlarından kişiselleştirilmiş destek alabilecekleri bir alan sağlamaktır. Bu destek, projelerini ileriye taşımalarına, gelişimlerinde belirleyici bir adım atmalarına ve ortak ve ortak yapımcılar bulmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu bölgesel modül, yaratıcılar için bir merkez oluşturmayı ve bölgesel ölçekte projelerin ortaya çıkmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Önemli Tarihler:

Kayıtlar: 15 Aralık 2025 – 17 Şubat 2026
Seçilen Projelerin Duyurulması: 24 Şubat 2026
Proje Geliştirme Programı: 8-13 Nisan 2026 (Beykoz Kundura’da)

Daha fazla bilgi için: Beykoz Kundura
Başvurular için:  https://form.jotform.com/241161612746957

 

 

 

 

Edebiyat söyleşisi – Sedef Ecer & Ebru Erbaş
27 Mayıs Pazartesi saat 19:30’da
Minoa Pera

Institut français Istanbul, Minoa Pera işbirliğiyle, Trésor National (Milli Servet) kitabının Türkçe baskısı vesilesiyle, sizi yazar Sedef Ecer ve eseri türkçeye çeviren Ebru Erbaş ile edebiyat buluşmasına davet ediyor. Söyleşiden sonra yazar kitaplarını imzalayacak.

Etkinlik türkçe gerçekleşecektir.

Kayıt zorunludur.

 

Sedef Ecer

İstanbul’da doğan romancı, oyun yazarı ve senarist Sedef Ecer, Türkçe ve Fransızca’da çeşitli yazı türleri üzerinde çalışıyor. Ocak 2021’de JC Lattès tarafından yayınlanan ve halihazırda edebiyat ödüllerine layık görülen Trésor National adlı romanı, eleştirmenlerden ve kitapçılardan coşkulu bir karşılama aldı.

Yazıları sahnelendi, okundu (uluslararası festivallerde, ulusal sahnelerde, destekli veya özel olarak, yurt dışında ve ayrıca kamusal alanlarda, kafelerde, kütüphanelerde veya okullarda), üniversite programlarında, liselerde, üniversitelerin tiyatro bölümlerinde okutuldu ve yanı sıra Columbia Üniversitesi, Berkeley, Sciences Po Paris, Queens College, Sorbonne, Peloponnese Üniversitesi, vb.), Ermenice, Yunanca, Almanca, İtalyanca, İngilizce, Lehçe, Türkçe, Farsçaya çevrildi ve birçok ülkede yayınlandı.

CNC, CNT, Beaumarchais Bursu, Velasquez Ödülü, Procirep, Rencontres Méditerranéennes, SCAM, Ile de France Bölgesi, Guérande ulusal tiyatro yazarlık ödülü, “lise öğrencilerinin favori” ödülü sahibi ayrıca radyo (Fransa Culture-RFI), sinema ve televizyon (France 3 – La Rochelle Festivali’nde “en iyi komedi” kategorisinde seçilmiş) için de yazılar yazmıştır.

2014 yılında (UNESCO) “Kadın Tasarımcıların Evrensel Sözlüğü”ne dahil edildi. SACD üyesi ve Parlement des Ecrivaines Frankofonlar’ın kurucu üyesidir. Türkçe köşe yazarı olup 500’ün üzerinde makalesi yayımlanmıştır. Charlotte Delbo, Montaigne ve Saint Exupéry’nin Türkçeye çevirmenidir.

2016 yılından bu yana, bir enstalasyon-sergi, iki performans, bir radyo deneyimi, bir kitap ve bir filmden oluşan “Retour à istanbullywood” başlıklı bir proje üzerinde çalışıyor.

Üç yaşından beri oyunculuk yapıyor, Türkiye ve Fransa’da yirmiye yakın uzun metrajlı filmde ve yirmiye yakın gösteride rol aldı. Fransız yapımlarında, diğerlerinin yanı sıra Amos Gitaï (Jeanne Moreau ile birlikte), Lorenzo Gabriel, Thomas Bellorini, Patrick Verschueren, Françoise Merle, Hüseyin Aydın Gürsoy, Joëlle Cattino, Hasan Doğan, Victoire Berger-Perrin yönetimi altında rol aldı.

www.sedefecer.com 

Ebru Erbaş

İstanbul’da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde ve Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde okdu. Yayınevleri, süreli yayınlar için çevirmenlik ve editörlük işlerinin yanı sıra, ticari, siyasi, diplomatik metinler, haber, makale, senaryo gibi çeşitli yazı işleri üretiyor. Çeviri eserlerinin yanı sıra Kartal Belediye Plajı ve Mandilina Bahçeleri isimli çocuk kitabı yayımlamdı. Ebru Erbaş, Mathias Enard’ın Pusula adlı romanının çevirisiyle 2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne ve 2021 Institut français Türkiye’nin Çeviri Ödülüne layık görüldü. Sedef Ecer’in son kitabını “Milli Servet”‘in Türkçeye çevirmenidir.

 

Gösteri – İstanbullywood’a dönüş
Sedef Ecer
28 Mayıs Salı saat 19:30

Institut français

Milli Servet (Trésor national) romanının Türkiye’de yayımlanması münasebetiyle, Institut français Türkiye yazar Sedef Ecer’i ağırlayacak.
28 Mayıs Salı günü saat 19:30’da Institut français İstanbul’da ilk olarak “Retour à Istanbullywood” eserinden yola çıkarak hazırladığı oyununu seyircilerle buluşturacak. Gösteride eserinden bölümler okuyacak yazara, Clémence Audas ve Elena Michielin-Flamminio eşlik edecek.

Gösteri Fransızca gerçekleşecektir.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

Özet:

Retour à Istanbullywood

Sedef Ecer çok özel bir çocukluk geçirdi. Üç ile on yaşları arasında Türkiye’de 25 uzun metrajlı film, gösteri, fotoroman ve radyo dizisinde rol aldı. Bu “çocuk yıldız” statüsü her zaman bir yazar, oyun yazarı ve senarist olarak onun hayal gücünün bir parçası olmuştur. Ama filmler hayır.

Son yıllarda Sedef Ecer, eski filmilerini izlemeye ve bu malzemeyle çeşitli yazı projeleri oluşturmak için bu dolu görüntü ve hikaye dizisini keşfetmeye karar verdi.

Birkaç proje düşündü. Bir roman, bir tanıklık kitabı, bir podcast, performanslar ve bir oyun.

Retour à Istanbullywood, bu geçişin izini sürüyor, hem çocukluğunun hem de artık bu eski melodiler dışında var olmayan bir ülkenin unutkanlığı etrafındaki beklenmedik anıların izini sürüyor; hafıza, kişisel ve kolektif hafıza kaybımız üzerine bir hikaye araştırmasıdır.

İki bölümden oluşan sahne, bu yaz Mois Molière’de ve ardından Avignon festivalinde Paris Istanbul, dernier appel başlıklı ön izlemede sunulacak eserden alıntılardan oluşacak. İkinci bölümde Sedef Ecer, Milli Servet adlı romanından alıntılar okuyup yorumlayacak.

Hem bu projeye sahneye uyarlanmasında hem de bu metinlerden geçen karakterlerin yorumlanmasında kendisine eşlik eden iki sanatçı Clémence Audas ve Elena Michielin-Flamminio ile sahnede olacak. İlk bölümü Éric Bouvron tarafından sahnelendirilmiştir.

Oyuncular:

Sedef Ecer

 

Clémence Audas

 

Elena Michielin-Flamminio

Salı 21/05 – Saat: 19.00
İzmir Fransız Kültür Merkezi Sinema Salonu

Her Salı, FKM İzmir sinema salonunda yerinizi alın ve dokunaklı dramlardan hafif komediye kadar geniş bir yelpazede uzanan film seçkisini keşfedin.

Yönetmen: Samuel Theis
Oyuncular: Antoine Reinartz, Melissa Olexa, Aliocha Reinert
2021/Fransa/93′
Orjinal Dil Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye
Johnny, ailesinden ve çevresindeki insanlardan biraz farklı olan 10 yaşında bir çocuktur. Duyarlı ve zeki olmasının yanı sıra Johnny’nin bitmek bilmeyen bir merakı ile bekar annesinin çalkantılı aşk hayatındaki iniş çıkışlarını gözlemler. Johnny’nin hayatı, büyük şehirden gelen bir öğretmenin sınıflarını devralmasıyla değişir. Johnny’ye inanan Bay Adamski, ona bambaşka bir dünyanın kapılarını açar.

 

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce FKM girişinde satışa çıkıyor. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL. Nakit ödeme yapılmaktadır. FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

29 Mayıs saat 18.00’de
Institut français İzmir kütüphanesi

Institut français İzmir sizi yazar, oyuncu ve senarist Sedef Ecer ile gerçekleştireceğimiz edebiyat ve sinema söyleşisine davet ediyor. Sedef Ecer, Fransa’da büyük ilgi gören kitabı Trésor national‘in Türkçe baskısı Milli Servet‘i bizlere tanıtacak ve Türk sineması konusunda uzman konuklarımız Fetay Soykan Ve Zuhal Çetin Özkan ile birlikte Yeşilçam dönemi hakkında söyleşecek. Söyleşiden sonra kitap satışı ve imza seansı olacaktır.

Etkinlik Türkçe gerçekleşecek olup herkese açık ve ücretsizdir.

Sedef Ecer

İstanbul’da doğan romancı, oyun yazarı ve senarist Sedef Ecer, Türkçe ve Fransızca olmak üzere birçok dilde yazmaktadır. Ocak 2021’de JC Lattès tarafından yayımlanan Trésor national (Milli Servet) adlı romanı şimdiden edebiyat ödülleri için kısa listeye girdi ve eleştirmenler ve kitapçılar tarafından heyecanla karşılandı.

Metinleri (uluslararası festivallerde, ulusal, sübvansiyonlu veya özel tiyatrolarda ve yurtdışında, ayrıca kamusal alanlarda, kafelerde, kütüphanelerde ve okullarda), ortaokul müfredatlarında ve üniversite tiyatro bölümlerinde sahnelendi, okundu veya yayınlandı (Columbia Üniversitesi, Berkeley, Sciences Po Paris, Queens College, Sorbonne, Peloponnese Üniversitesi vb. dahil) incelendi; Ermenice, Yunanca, Almanca, İtalyanca, İngilizce, Lehçe, Türkçe ve Farsçaya çevrildi ve birçok ülkede yayınlandı.

CNC, CNT, Bourse Beaumarchais, Prix Velasquez, Procirep, Rencontres Méditerranéennes, SCAM, Région Ile de France, Prix national d’écriture théâtrale de Guérande, Coup de cœur des lycéens ödüllerini kazanan yazar aynı zamanda radyo (France Culture-RFI), film ve televizyon (France 3 – Festival de la Rochelle’de “en iyi komedi” kategorisinde kısa listeye alındı) için de yazdı. 2014’te “Evrensel Kadın Yaratıcılar Sözlüğü ”ne dahil edilmiştir (UNESCO). SACD üyesi ve Parlement des Écrivaines Francophones kurucu üyesidir. Türkçe köşe yazarı olarak 500’ün üzerinde makalesi yayımlanmıştır. Charlotte Delbo, Montaigne ve Saint Exupéry’yi Türkçeye çevirmiştir.

2016 yılından bu yana “İstanbullywood’a Dönüş” başlıklı bir enstalasyon-sergi, iki performans, bir radyo deneyi, bir kitap ve bir filmden oluşan bir proje üzerinde çalışıyor.

Üç yaşından beri oyuncu olan sanatçı, Türkiye ve Fransa’da yirmi kadar uzun metrajlı film ve dizide rol aldı. Fransız yapımlarında Amos Gitaï (Jeanne Moreau ile birlikte), Lorenzo Gabriel, Thomas Bellorini, Patrick Verschueren, Françoise Merle, Hüseyin Aydın Gürsoy, Joëlle Cattino, Hasan Doğan ve Victoire Berger-Perrin ile çalıştı.

 

Edebiyat söyleşisi – Jérôme Ferrari
21 Mayıs Salı saat 19:00’da
Institut français

Türkiye’nin Goncourt seçimi etkinlikleri kapsamında, Institut français, 2012 Goncourt ödüllü Fransız yazar Jérôme Ferrari’yi ağırlamaktan mutluluk duyuyor. Yazar, 21 Mayıs Salı akşamı Institut français’de kitapseverler ile buluşacak.

Goncourt Ödülü sahibi bir yazar ve felsefe öğretmeni olan Ferrari, 2012’de yazdığı Le sermon sur la chute de Rome adlı eserle Goncourt ödülüne layık görülmüştür. Felsefi sorgulamalar ve insanın varoluşu üzerine derin bir meditasyon içeren birçok romanı edebiyatseverler tarafından övgü toplamıştır.

Zarif ve içe dönük bir yazı tarzına sahip olan yazar, romanlarında din, siyaset ve insan doğası gibi temaları ele almaktadır.

Etkinlik Fransızca gerçekleşecektir.

Kayıt zorunludur

KONFERANS – JEAN-MANUEL ROUBINEAU
14 Mayıs Salı saat 19:00
Institut français gösteri salonunda

Paris 2024- Spor senesi kapsamında, Institut français ve Pierre Loti Fransız Lisesi sizi 14 Mayıs Salı akşamı Yunan tarihi uzmanı Jean-Manuel Roubineau’nun vereceği “Plus vite, plus haut, plus fort… et ensemble ? Athlètes et performances en Grèce antique” adlı konferansa davet ediyor.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

Sahne senin – Tiyatro
Fehmi Karaarslan
11 Mayıs Cumartesi saat 18:00’de
IF Café – İstanbul

Institut français ve teatrINO her ay duzenlenen doğaçlama sahnesinde, bu ay yönetmen ve oyuncu Fehmi Karaarslan’ı ağırlıyor. Tüm gün sürecek atölyeden sonra öğrenciler saat 18:00’de bir oyun sergileyecekler. Genç yetenekleri desteklemeye gelin!

Fehmi Karaarslan

İstanbul’da dünyaya geldi. Oyunculuk eğitimini Fransa’nın Lyon şehrinde Lyon Bölge konservatuarı, CNAC (Uluslar arası sirk okulu) ve Paris Devlet Yüksek Konservatuarında tamamladı. Daniel Mesguich, Alexandre del Perrugia, Mario Gonzalez, Anatoly Vasiliev gibi önemli ustaların öğrencisi oldu. Lyon 2 üniversitesinde Post Dramatik Tiyatro ve Arkaik Ritüeller ilişkisi üzerine mastır tezini yazdı. Fransa’da birçok projede oyuncu olarak yer aldı. 2008’de Lyon’da Deuil adını vererek tasarladığı oyunda ve 2009 Avignon Tiyatro festivalinde kurucu üyesi olduğu Spoutik Tiyatrosuyla Human Profit isimli oyunda oynadı. Aynı oyun üç farklı dönemde İstanbul’da Fransız Kültür Merkezi ortak projesi olarak sahnelendi. Fransa’da Türkiye yılı projeleri kapsamında Paris’te Beckett-Hikmet isimli oyunda oynadı, UNESCO’da şiir dinletisi verdi. 2012’de Dünya Diye Bir Yer Yok isimli tek kişilik oyunuyla Paris’te sahneye çıktı. 2016 İstanbul Tiyatro festivalinde Sedef Ecer’in yazıp yönettiği e-mülteci.com oyununda yer aldı ve yine aynı oyunun Fransa prodüksiyonunda bu kez Fransızca olarak oynadı. Oyun Fransa’da Devlet Tiyatroları bünyesinde Toulon ve Paris devlet sahnelerinde sergilendi. Yer aldığı oyunlar arasında İstanbul tiyatro festivali kapsamında sergilenmiş Yeni Kiracı ve Kırmızı Siyah ve Cahil, yakın dönem projeleri içerisinde Mutluyduk Belki Bugüne Kadar, Red Speedo ve Gomidas oyunları bulunmakta. Şehir tiyatrolarında ÇGSM bünyesinde Maske ve Yaratıcı Oyunculuk temalı atölyeler verdi. Fransa ile gerçekleşen içlerinde Jean Claude Cottilard gibi ustaların olduğu uluslararası oyunculuk workshoplarının koordinasyonunu yaptı ve çalışmalar sonrası oluşturduğu ekiple İncognito isimli oyunu tasarlayıp sahneledi. Fehmi Karaarslan Oyuncu, Yönetmen ve eğitmen olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Kayıt zorunludur.

SAHNE SENİN – MÜZİK
JAZZ MANOUCHE
16 Mayıs Perşembe

19:00-21:00
IF Café

Bu perşembe Sahne Senin Müzik’te Jean-Baptiste Hardy’nin sunumu ile Jazz Manouche gecesinde buluşuyoruz!

Jb Hardy: Gitar
Özgun Bora: Gitar
Alp Erdoğmuş: Kontrbas
Peter Salvucci: Saksofon

Kayıt zorunludur.

25.05.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2022 | Yönetmen Philippe Petit | Kurgu, komedi | 85dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Max, beş yıldızlı otellere yeşil duvarlar yapmayı hayal etmiyor. Azimli, kendini adamış ama köşeye sıkışmış bir peyzaj mimarı, Marsilya şehir merkezinde çitsiz, yabani bir bahçe, yani herkese açık bir bitki alanı yaratmak için mücadele ediyor. Yıllarca reddedildikten sonra projesi bir mimari yarışmada finale kaldı. Max için bu, kavurucu güneşin altında şehir cehenneminde boğulan sakinlere oksijen sunmak için son şans.

28.02.2026 Cumartesi – 17.00

Giriş 50tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir) Ι
2022 | Yönetmen Marie-Castille Mention-Schaar | Kurgu, komedi | 110dk | Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Zahia Ziouani 17 yaşındadır ve orkestra şefi olmayı hayal etmektedir. İkiz kız kardeşi Fettouma ise profesyonel bir çellisttir. Çocukluklarının ilk yıllarından beri klasik senfonik müzikle büyüyen kardeşler, bu müziği herkes için ve her bölgede erişilebilir hâle getirmek istemektedirler. Peki 1995 yılında, Cezayir kökenli ve Seine-Saint-Denis’te yaşayan bir kadın olarak bu iddialı hayalini nasıl gerçekleştirebilir? Kararlılıkla, tutkuyla, cesaretle ve her şeyden önce kendi orkestrasını kurmaya yönelik inanılmaz bir projeyi hayata geçirmeye çalışacaktır: Divertimento.

 

Institut français Ankara, Trésor National (Milli Servet) kitabının Türkçe yayımı kapsamında, sizi yazar Sedef Ecer ve kitabının Türkçeye çevirmeni Ebru Erbaş ile edebiyat buluşmasına davet ediyor. Konuşmadan sonra bir imza sekansı gerçekleşecek.

24 Mayıs Cuma, 19.30
Yer: Institut françaiş Ankara
Giriş ücretsiz, kayıt zorunlu, buraya tıklayın
Buluşma sadece Türkçe gerçekleşecek

Konuşmacılar

Sedef Ecer

İstanbul’da doğan romancı, oyun yazarı ve senarist Sedef Ecer, Türkçe ve Fransızca’da çeşitli yazı türleri üzerinde çalışıyor. Ocak 2021’de JC Lattès tarafından yayınlanan ve halihazırda edebiyat ödüllerine layık görülen Trésor National adlı romanı, eleştirmenlerden ve kitapçılardan coşkulu bir karşılama aldı.

Yazıları sahnelendi, okundu (uluslararası festivallerde, ulusal sahnelerde, destekli veya özel olarak, yurt dışında ve ayrıca kamusal alanlarda, kafelerde, kütüphanelerde veya okullarda), üniversite programlarında, liselerde, üniversitelerin tiyatro bölümlerinde okutuldu ve yanı sıra Columbia Üniversitesi, Berkeley, Sciences Po Paris, Queens College, Sorbonne, Peloponnese Üniversitesi, vb.), Ermenice, Yunanca, Almanca, İtalyanca, İngilizce, Lehçe, Türkçe, Farsçaya çevrildi ve birçok ülkede yayınlandı.

CNC, CNT, Beaumarchais Bursu, Velasquez Ödülü, Procirep, Rencontres Méditerranéennes, SCAM, Ile de France Bölgesi, Guérande ulusal tiyatro yazarlık ödülü, “lise öğrencilerinin favori” ödülü sahibi ayrıca radyo (Fransa Culture-RFI), sinema ve televizyon (France 3 – La Rochelle Festivali’nde “en iyi komedi” kategorisinde seçilmiş) için de yazılar yazmıştır.

2014 yılında (UNESCO) “Kadın Tasarımcıların Evrensel Sözlüğü”ne dahil edildi. SACD üyesi ve Parlement des Ecrivaines Frankofonlar’ın kurucu üyesidir. Türkçe köşe yazarı olup 500’ün üzerinde makalesi yayımlanmıştır. Charlotte Delbo, Montaigne ve Saint Exupéry’nin Türkçeye çevirmenidir.

2016 yılından bu yana, bir enstalasyon-sergi, iki performans, bir radyo deneyimi, bir kitap ve bir filmden oluşan “Retour à istanbullywood” başlıklı bir proje üzerinde çalışıyor.

Üç yaşından beri oyunculuk yapıyor, Türkiye ve Fransa’da yirmiye yakın uzun metrajlı filmde ve yirmiye yakın gösteride rol aldı. Fransız yapımlarında, diğerlerinin yanı sıra Amos Gitaï (Jeanne Moreau ile birlikte), Lorenzo Gabriel, Thomas Bellorini, Patrick Verschueren, Françoise Merle, Hüseyin Aydın Gürsoy, Joëlle Cattino, Hasan Doğan, Victoire Berger-Perrin yönetimi altında rol aldı.

www.sedefecer.com 

Ebru Erbaş

İstanbul’da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde ve Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde okdu. Yayınevleri, süreli yayınlar için çevirmenlik ve editörlük işlerinin yanı sıra, ticari, siyasi, diplomatik metinler, haber, makale, senaryo gibi çeşitli yazı işleri üretiyor. Çeviri eserlerinin yanı sıra Kartal Belediye Plajı ve Mandilina Bahçeleri isimli çocuk kitabı yayımlamdı. Ebru Erbaş, Mathias Enard’ın Pusula adlı romanının çevirisiyle 2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne ve 2021 Institut français Türkiye’nin Çeviri Ödülüne layık görüldü. Sedef Ecer’in son kitabını “Milli Servet”‘in Türkçeye çevirmenidir.

 

Milli Servet (Trésor national) romanının Türkiye’de yayımlanması münasebetiyle, Institut français Türkiye, 23 Mayıs Perşembe günü saat 19:30’da Tevfik Fikret’te Türkiye’de ilk olarak Retour à Istanbullywood oyunun alıntılarını sahnede sunmak üzere ve ardından 24 Mayıs Cuma günü Institut français Ankara’da eseri ile ilgili bir edebiyat buluşması için Sedef Ecer’i ağırlamaktan mutluluk duyar.

  • Oyun: 23 Mayıs Perşembe, 19.30
  • Yer: Ankara Tevfik Fikret Okulları, Mustafa Kemal, 2118. Cd. No:6, Çankaya/Ankara
  • Oyun dili sadece Fransızca
  • Giriş ücretsiz, kayıt zorunlu, buraya tıklayın

Özet

Retour à Istanbullywood

Sedef Ecer çok özel bir çocukluk geçirdi. Üç ile on yaşları arasında Türkiye’de 25 uzun metrajlı film, gösteri, fotoroman ve radyo dizisinde rol aldı. Bu “çocuk yıldız” statüsü her zaman bir yazar, oyun yazarı ve senarist olarak onun hayal gücünün bir parçası olmuştur. Ama filmler hayır.

Son yıllarda Sedef Ecer, eski filmilerini izlemeye ve bu malzemeyle çeşitli yazı projeleri oluşturmak için bu dolu görüntü ve hikaye dizisini keşfetmeye karar verdi.

Birkaç proje düşündü. Bir roman, bir tanıklık kitabı, bir podcast, performanslar ve bir oyun.

Retour à Istanbullywood, bu geçişin izini sürüyor, hem çocukluğunun hem de artık bu eski melodiler dışında var olmayan bir ülkenin unutkanlığı etrafındaki beklenmedik anıların izini sürüyor; hafıza, kişisel ve kolektif hafıza kaybımız üzerine bir hikaye araştırmasıdır.

İki bölümden oluşan sahne, bu yaz Mois Molière’de ve ardından Avignon festivalinde Paris Istanbul, dernier appel başlıklı ön izlemede sunulacak eserden alıntılardan oluşacak. İkinci bölümde Sedef Ecer, Milli Servet adlı romanından alıntılar okuyup yorumlayacak.

Hem bu projeye sahneye uyarlanmasında hem de bu metinlerden geçen karakterlerin yorumlanmasında kendisine eşlik eden iki sanatçı Clémence Audas ve Elena Michielin-Flamminio ile sahnede olacak. İlk bölümü Éric Bouvron tarafından sahnelendirilmiştir.

Komedyenler

Sedef Ecer

 

Clémence Audas

 

Elena Michielin-Flamminio

Eric Bouvon (sahneleyen)

Institut français Türkiye 27. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Film Festivalini destekliyor.

1998 yılında düzenlendiği ilk yıldan itibaren kadın emeğini görünür kılmak amacıyla çıktığı yolda kadın hareketiyle birlikte güçlenen, sinema sektöründeki kadınlar arasında bir iletişim ağı kuran ve filmlerin görünürlüğünü sağlayan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali çeyrek asrı geride bıraktı. Bu yıl 9 – 16 Mayıs 2024 tarihleri arasında düzenlenecek 27. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde bir kez daha kadınlar ve sinema başrolde olacak.

Institut français’nin desteklediği filmler:

  • 10 Mayıs Cuma saat 14.00 ve 12 Mayıs Pazar saat 21.30:

Bye Bye Tibériade, yönetmen Lina Soualem

  • 11 Mayıs Cumartesi saat 19.00 ve 14 Mayıs Salı saat 19.00:

My Favorite Cake, yönetmenler Behtash Sanaeeha ve Maryam Moqadam

  • 11 Mayıs Cumartesi saat 21.30 ve 13 Mayıs Pazartesi saat 11.30:

The Cage Is Looking for a Bird, yönetmen Malika Musaeva

  • 12 Mayıs Pazar saat 21.30 ve 15 Mayıs Çarşamba saat 19.00:

Dahomey, yönetmen Mati Diop

 

Program

 

Çocuklar ve Kitaplar Kapadokya’da buluşacak

9 – 11 Mayıs arası

Kapadokya Üniversitesi, Institut Français Türkiye ve Goethe Institut tarafından dördüncüsü organize edilen Çocuk kitapları festivalinde çocuk ve yetişkinlere yönelik atölyeler düzenlenecek, kitap standları açılacak ve kitaplarla iyileşmek konusunda bir tartışma forumu düzenlenecek.

Etkinliğe Institut Français Türkiye’den yazar Elisabeth Combres, Ekoloji Gezegen  için 40 aktivist adlı eseriyle katılacak.

Yazar ile 2 atölye:

  • 9  Mayıs Perşembe, 11.00
  • 10 Mayıs Cuma, 12.00

Elisbath Combres

1967 doğumlu, doğa bilimleri ve gazetecilik eğitimi alan Élisabeth Combres, ilk olarak bilimsel ve tıbbi basında çalıştı; Afrika ve Latin Amerika’da engellilik ve zor durumdaki çocuklarla ilgili araştırmalar yürüttü. 20 yıldır Gallimard jeunesse, Plume de Carotte tarafından yayınlanan çatışmalar ve jeopolitik, doğa ve ekoloji üzerine belgeseller ve çocuk romanları yazıyor. Ruanda’daki Tutsi soykırımı hakkında birçok öğrenciyle tanışıyor ve onlarla birlikte aşırı söylemin mantığını çözüyor. Ayrıca ekoloji ve dünyanın hareketi hakkındaki kitaplarıyla bağlantılı olarak yazma, keşif ve farkındalık atölyeleri yürütüyor. En son yayınlanan Doğa Nedir? (Gallimard jeunesse 2023), belgesel metinlerle kurguyu karıştırarak doğayı tarih ve toplumlar aracılığıyla görmenin 10 yolunu araştırıyor.

 

Institut français ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Joanna Goodale’in, Jean-Philippe Rameau’nun Fransız barok müziği ve piyanistin Türkiye’den gelen geleneksel eserlerden yaptığı uyarlamalar üzerine konservatuvar müzisyenleri eşliğinde bir konseri düzenliyorlar.

  • 14 Mayıs Salı, 19.00
  • Ankara Devlet Konservatuvarı Konser Salonu, Üniversiteler, Hacettepe Beytepe Kampüsü, Çankaya
  • Giriş ücretsiz

Müzisyenler:

Piyano: Joanne Goodale
Flüt: Jan Nigges
Gitar: Ata Sıvacı, Ali Eren Gör, Mesut Bilici
Viyola: Desen Uysal, Deniz Karaca
Violin: Altay Toprak
Flüt: Merve Karabel

Joanna Goodale

Fransız-İsviçre asıllı piyanist Joanna Goodale, klasik repertuardan Doğu’nun kutsal müziğine geniş bir yelpazede yorumları ve besteleriyle özgün kariyeriyle dikkat çekiyor.

Joanna Goodale, 2019’dan beri solo kariyerini çoğunlukla Avrupa’da sürdürüyor. Cenevre’den Piyano Yüksek Lisansı ve Londra’dan Antropoloji Yüksek Lisansı dereceleri alan Goodale, Menahem Pressler ve Anne Queffélec gibi ünlü piyanistlerden danışmanlık almıştır. Çok kültürlü ve çok disiplinli projelere ilgi duyan Goodale’ın projeleri arasında Pouya Khoshravesh (İran kamanchesinden) ve Simon Leleux (vurmalı çalgılar) ile birlikte çalıştığı – İran müziğinden ilham alan – Afshan Trio ve Bach ve dans etrafında Joseph Gebrael ile buluştuğu piyano-dans ikilisi bulunmaktadır.

 

Sinema – Bahar programı
10/05-07/06
Institut français sinema salonunda

Institut français’ye gelin ve karmaşık aşk temalı bahar sinema programına kendinizi kaptırın! Genç yetenekli oyuncuların canlandırdığı orijinal ve sıradışı hikayeler, sizi heyecan verici entrikaların kalbine götürecek. Her biri yoğun duyguları hissetmeye davet eden, güzel ve karmaşık aşk hikayeleriyle sürüklenin!

Program:

Vincent ölmeli
10 Mayıs Cuma saat 19:00
1 Haziran Cumartesi saat 19:00

Falcon Lake
11 Mayıs Cumartesi saat 16:00
1 Haziran Cumartesi saat 16:00

Hayvan Krallığı
11 Mayıs Cumartesi saat 19:00
18 Mayıs Cumartesi saat 16:00

Geçici bir ilişkinin güncesi
17 Mayıs Cuma saat 19:00
25 Mayıs Cumartesi saat 19:00
31 Mayıs Cuma saat 19:00

Junkyard Dog
18 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
25 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da
7 Haziran Cuma saat 19:00’da

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

8-12 Mayıs 2024
Institut français İzmir sinema salonu

Institut français İzmir, AB Türkiye Delegasyonu, AB Üye Ülke Büyükelçilikleri, AB Ulusal Kültür Enstitüleri ve çeşitli AB Bilgi Merkezlerinin işbirliğiyle düzenlenmekte olan Avrupa Film Günleri’ne ev sahipliği yapıyor.

Bu yıl gösterimdeki filmler:

Bulgaristan’dan “Tüm Çıplaklığı ile Jiguli Grubu”, Danimarka’dan “Viborg Güzeli”, Estonya’dan “Ufuktaki Savaş”, Finlandiya’dan “Eli Kulağında”, Fransa’dan “Sönmüş Hayaller”, Hollanda ve Almanya’dan “Kuaför Romy”, İspanya’dan “Ramona”, İsveç’ten “Ben Zlatan”, İtalya’dan “Dante”, Malta ve Kanada’dan “Carmen”, Litvanya’dan “Göz Kırpmayı Unutma”, Macaristan ve Almanya’dan “Zarif”, Polonya’dan “Köylüler”, Portekiz, İspanya ve Fransa’dan “Büyükbabamın İblisleri”, Romanya ve Çek Cumhuriyeti’nden “Mikado”, Slovakya’dan “Asla Asla Deme”, Slovenya, İtalya ve Hırvatistan’dan “Suçsuz Adam”, Yunanistan’dan “Domatesler Wagner’le Tanışınca”.

Gösterimler ücretsiz.

9 Mayıs Perşembe saat 20.00
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Büyük Salon (AASSM)

Rameau ve Kuşlar « Barok Türküleri » konseri 9 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Joanna Goodale (piyano), Sokratis Sinopoulos (kemençe) ve Derya Türkan’ın (kemençe) katılımıyla gerçekleştirilecek konser Barok Türküleri adını taşıyor.
Rameau ve Kuşlar « Barok Türküleri » konserinde, Fransız piyanist Joanna Goodale’e sahnede çağdaş lyra ustası Sokratis Sinopoulos ve kemençe ustası Derya Türkan ile Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Senfoni Orkestrası yaylıları eşlik ediyor.

Jean-Philippe Rameau’un Fransız barok müziğine odaklanan ve Joanna Goodale’in Türkiye’nin geleneksel parçalarından uyarlamalar yaptığı konser, orijinal sanatsal işbirlikleri sunuyor. Uluslararası tanınmış lyra ve kemençe ustaları Derya Türkan ve Sokratis Sinopoulos, bu müzikal füzyonu zenginleştiriyor. Konserde repertuar her iki yönde de uyarlama çalışmaları içeriyor: Türk geleneksel parçaları piyano ile çalınırken, Rameau’nun besteleri yerel müzisyenler tarafından lyra ve kemençe gibi geleneksel enstrümanlarla icra ediliyor.
Konserin biletleri kultursanat.izmir.bel.tr adresinden, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden satın alınabilir. (Gişeler mesai saatleri içerisinde açıktır. Konser günü AASSM gişesi saat 20.00’ye kadar açık olacaktır.)
Bilet Fiyatları: 400 TL – 300 TL – 200 TL
Joanna Goodale
Fransız asıllı İngiliz-Türk piyanist Joanna Goodale, klasik repertuardan Doğu’nun kutsal müziğine geniş bir yelpazede yorumları ve besteleriyle özgün kariyeriyle dikkat çekiyor.

Joanna Goodale, 2019’dan beri solo kariyerini çoğunlukla Avrupa’da sürdürüyor. Cenevre’den Piyano Yüksek Lisansı ve Londra’dan Antropoloji Yüksek Lisansı dereceleri alan Goodale, Menahem Pressler ve Anne Queffélec gibi ünlü piyanistlerden danışmanlık almıştır. Çok kültürlü ve çok disiplinli projelere ilgi duyan Goodale’ın projeleri arasında Pouya Khoshravesh (İran kamanchesinden) ve Simon Leleux (vurmalı çalgılar) ile birlikte çalıştığı – İran müziğinden ilham alan – Afshan Trio ve Bach ve dans etrafında Joseph Gebrael ile buluştuğu piyano-dans ikilisi bulunmaktadır.

 

 

 

 

Institut français Ankara, 17 Fransız ve Fransa’nın köklü sanatçılarının eserlerinin sunulduğu Mardin Bienali’nin 6. edisyonunu destekliyor.

Mardin Sinema Derneği tarafından düzenlenen, direktörlüğünü Döne Otyam ve Hakan Irmak’ın yaptığı, Mardin Bienali’nin 6. edisyonu 10 Mayıs-10 Haziran 2024 tarihleri arasında gerçekleşiyor.  Ali Akay küratörlüğündeki bienal “Daha Uzaklara” başlığı altında günümüzde yaşamakta olduğumuz tüm sanatsal, siyasi ve sosyolojik sorunların ötesine nasıl geçebileceğimiz hakkında sorular soruyor.

Direktör Döne Otyam, “bienalin Mardin’den beslenen yenilikçi bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekiyor. Yine kentin farklı mekanlarına yayılacak bienal,  günümüz dünyasının can alıcı sorularına ve sorunlarına çağdaş sanatın diliyle yeni yaklaşımlar, yorumlar getirecek” diyor.

Temsil edilen Fransızca konuşan veya Fransa’da yerleşik sanatçılar:

  • Sarkis
  • Nil Yalter
  • Seza Paker
  • Büke Uras
  • Claude Closky
  • Bruno Serralongue
  • Laurent Grasso
  • Thierry Kuntzel
  • Michele Ciacciofera
  • Bouchra Khalili
  • Tarek Atoui
  • Allan Sekula
  • Brice Dellsperger
  • Erik Bullot
  • Le peuple qui manque kolektifi
  • Rafael Lain – Angela Detanico
  • M/M (Michael Amzalag ve Mathias Augustyniak)

Konferans verecek olan beş filozof:

  • David Lapoujade
  • Eric Alliez
  • Pierre Montebello
  • Elias Sanbar
  • Nilüfer Göle

 

7 Mayıs Salı 19.00
IF İzmir Sinema salonu

Her Salı, FKM İzmir sinema salonunda yerinizi alın ve dokunaklı dramlardan hafif komediye kadar geniş bir yelpazede uzanan film seçkisini keşfedin.

Yönetmen: Nine Antico
Oyuncular: Sara Forestier, Inas Chanti, Laetitia Dosch, Pierre Lottin, Andranic Manet, Mathieu Lescop, Grégoire Colin, Anne Steffens
2020/Fransa/88′
Orjinal Dil Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye
Her çizer olma hayalleri kuran Sophie, bir çizgi roman yayıncısında iş bulunca, garsonluk yapmayı bırakır. İlk başta hayallerindeki işi bulduğunu düşünse de, olaylar pek de öyle gelişmez. Bir yandan yaşamdaki tutkusunu, bir yandan da aşkı arayarak Paris’te hayata tutunmaya çalışır.

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce FKM girişinde satışa çıkıyor. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL
Nakit ödeme yapılmaktadır.
FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

 

 

AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ

9 Mayıs 2024, 19.00
Institut français Istanbul

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz Baskı Altında” temalı bir seri söyleşi , atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bu kapsamda, 9 Mayıs Persembe günü Deniz biyolojisi alanında çalışmalarıyla tanınan Gilles Boeuf ve Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliği uzmanı ve profesör Levent Kurnaz‘ı “Akdeniz, Baskı Altında Bir Deniz” başlıklı söyleşide ağırlayacağız.

Gilles Boeuf, Collège de France’da “sürdürülebilir kalkınma, çevre, enerji ve toplum” kürsüsü sahibidir. Ayrıca Paris’teki Musée National d’Histoire Naturelle’in müdürlüğünü ve COP21 konusunda Çevre Bakanı danışmanlığı yapmıştır.

Levent Kurnaz, Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliği uzmanı ve profesördür. İklim Değişikliği Çalışmaları Merkezi’nin başkanı olan Kurnaz, BM Sürdürülebilir Kalkınma Ağı Türkiye Yürütme Kurulu üyesidir. Levent Kunaz, matematiksel biyoloji, jeofizik ve meteoroloji alanlarında çok sayıda bilimsel topluluğun üyesidir. TÜBİTAK tarafından ulusal ödüle layık görülmüştür.

Institut français Türkiye tarafından CNRS işbirliği ile düzenlenecek söyleşiye katılım ücretsiz, kayıt zorunludur. Söyleşi Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecektir.

   

“AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ” KONFERANS SERİSİ HAKKINDA

Etkinlik dizisinin devamında, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs: François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs: François Gemenne & Zeynep İnanç (Institut français Ankara)

9 Mayıs: Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 : Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs: Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs: Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran: Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

4 ve 5 Kasım : Edouard Bard

ZAMAN VE MEKAN İÇİNDE AKDENİZ’DE BİYOÇEŞİTLİLİK

10 Mayıs 2024, 18.30
İzmir Ticaret Odası Konferans salonu

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz Baskı Altında” temalı bir seri söyleşi , atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bu kapsamda, 10 Mayıs Cuma günü Deniz biyolojisi alanında çalışmalarıyla tanınan Gilles Boeuf ve “Yeşil Nobel” olarak kabul edilen Goldman Çevre Ödülü’ne layık görülen Zafer Kızılkaya’yı “Zaman ve Mekan İçinde Akdeniz’de Biyoçeşitlilik” başlıklı söyleşide ağırlayacağız.

Gilles Boeuf, Collège de France’da “sürdürülebilir kalkınma, çevre, enerji ve toplum” kürsüsü sahibidir. Ayrıca Paris’teki Musée National d’Histoire Naturelle’in müdürlüğünü ve COP21 konusunda Çevre Bakanı danışmanlığı yapmıştır.

Gökova Körfezi rezervinin yönetimini üstlenen Akdeniz Koruma Derneği’nin başkanı olan Zafer Kızılkaya, 2023 yılında “Yeşil Nobel” olarak kabul edilen Goldman Çevre Ödülü’ne layık görüldü. AKD, 2014 yılında doğayı korumaya adanmış yerel eylem ve girişimleri ödüllendiren UNDP Ekvator Ödülü’nü kazandı ve 2018 yılında FAO tarafından “Akdeniz’de küçük ölçekli balıkçılık konusunda en iyi ortak yönetim uygulaması” seçildi.

Institut français Türkiye tarafından CNRS ve AKD işbirliği ile düzenlenecek söyleşiye katılım ücretsiz, kayıt zorunludur. Söyleşi Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecektir.

   

“AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ” HAKKINDA

Etkinlik dizisinin devamında, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs: François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs: François Gemenne & Zeynep İnanç (Institut français Ankara)

9 Mayıs: Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 : Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs: Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs: Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran: Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

4 ve 5 Kasım : Edouard Bard

Sinema – Bahar programı
Junkyard dog
2023, 90 dakika
Fransızca seslendirme, türkçe altyazılı
18 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
25 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da
7 Haziran Cuma saat 19:00’da

Yönetmen: Jean-Bastiste Durand
Oyuncular: Raphaël Quenard et Anthony Bajon

Filmin özeti:
Güney Fransa’daki küçük bir kasabada geçen film kasabaya yeni gelen Elsa’nın iki yakın arkadaşın ilişkilerini yeni bir teste sokmasını konu alıyor.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

Sinema – Bahar programı
Geçici bir ilişkinin güncesi
2022, 110’
Fransızca seslendirme, Türkçe altyazılı
17 Mayıs Cuma saat 19:00
25 Mayıs Cumartesi saat 19:00
31 Mayıs Cuma saat 19:00

Yönetmen: Emmanuel Mouret
Oyuncular: Sandrine Kiberlain, Vincent Macaigne

Filmin özeti:

Bir bekar anne ile evli bir adam, sevgili olurlar. Bir ilişki için sadece birbirlerini görmeye ve aşk umuduyla bir araya gelmemeye söz verirler, ilişkinin hiçbir geleceği olmadığını bilerek. Ancak birlikte geçirdikleri zamanın keyfi, uyumu ve mutlulukları karşısında giderek şaşırırlar…

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

Sinema – Bahar programı
Hayvan Krallığı
2023, 130’
Fransızca seslendirme, Türkçe altyazılı
11 Mayıs Cumartesi saat 19:00
18 Mayıs Cumartesi saat 16:00

Yönetmen: Thomas Cailley
Oyuncular: Romain Duris, Adèle Exarchopoulos, Paul Kircher

Filmin özeti:

Love at First Fight / İlk Dövüşte Aşk ile tanıdığımız Thomas Cailley’nin bilimkurguyla aksiyon arasında gezinen duygusal filmi Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünün açılış filmi olarak gösterildi. Anlaşılamayan bir mutasyon sonucu bazı insanlar hayvana dönüşmektedir. Bu “yaratık”lardan bazıları yetkililer tarafından ele geçirilmeden kaçmayı başarır. François oğluyla birlikte, dönüşerek ormana kaçan karısının peşine düşer. “Bu film sayesinde bedenler ve arzular, dürtüler ve bozukluklar, vahşi yanımız, çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakmak istediğimiz, aidiyet hissi ve hatta hâlâ etrafımızda olan ortak atalarımız hakkında düşünüp kendimi ifade etme fırsatı buldum” diyor yönetmen Thomas Cailley. Memelilerden eklembacaklılara kadar filmde yer alan tüm hayvan türlerinin tasarımını İsviçreli çizgi romancı Frédérik Peeters üstlendi.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

Sinema – Bahar programı
Falcon Lake
2022, 103’
Fransızca ve İngilizce seslendirme, Türkçe altyazılı
11 Mayıs Cumartesi saat 16:00
1 Haziran Cumartesi saat 16:00

Yönetmen: Charlotte Le Bon
Oyuncular: Joseph Engel, Sarah Monteptit

Filmin özeti:

Bastien ve Chloe yaz tatillerini aileleriyle birlikte Quebec’te bir göl kulübesinde bir hayalet efsanesinin peşini bırakmadan geçirirler. Aralarındaki yaş farkına rağmen iki genç arasında eşsiz bir bağ oluşur. Chloe’nin kalbinde bir yer kazanmak için en büyük korkularının üstesinden gelmeye hazır olan tatil, genç çocuk için çalkantılı bir dönüm noktasına dönüşür.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

Sinema – Bahar programı
Vincent ölmeli
2023, 110 dakika
Orijinal versiyon, türkçe altyazılı
10 Mayıs Cuma saat 19:00
1 Haziran Cumartesi saat 19:00

Yönetmen: Stéphan Castang
Oyuncular: Karim Leklou, Vimala Pons

Filmin özeti:

Vincent ölmeli, ama neden? Gayet özelliksiz, sıradan biri Vincent ama ortada bir neden olmamasına rağmen postacıdan çocuklara, tanıdık tanımadık herkes Vincent’ı bir şekilde öldürmeye çalışıyor. Bugüne kadar hiç dikkat çekmeyen Vincent’ın hayatı bu beklenmedik şiddet sarmalında alt üst oluyor ve Vincent bir bıçak sırtında sürekli herkesten kaçmak zorunda kalıyor. Fransız yeni dalga korku sinemasına göz kırparken paranoya filmi, aksiyon, komedi ve dedektif türleri arasında bir denge kurmayı başaran bu heyecan dolu film, ilk gösterimini Cannes’da Eleştirmenler Haftası bölümünde yaptı. “Kıyamet öncesi” olarak tanımladığı bu ilk filminde George A. Romero, Luis Buñuel ve özellikle de John Carpenter’dan esinlenen yönetmen Stéphan Castang, psikolojik ve toplumsal şiddetin içindeki ironiyi başarıyla su yüzüne çıkarıyor.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 30 TL, İndirimli bilet: 20 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

26 Nisan – 05 Ekim 2024 Pazartesi’den Cumartesi’ye, saat 10 :00 ile 21 :00 arası

Institut français İzmir sergi salonu

“Diana Arbus, “Paris, her anında farklı bir hikaye anlatan bir masal şehridir.” der. Paris sadece bir şehir olmanın çok ötesinde, zamansız bir yaşam tarzı ve insanın içsel dünyasının bir yansımasıdır. Paris’in ruhunu hissetmeden, onun içinde kaybolmadan, onunla bir olmadan Paris’i görselleştirmek mümkün değildir. Paris’in her mekanı aynı zamanda o mekanlarda yaşanan geçmişin izlerini taşır. “Paris Yalnızlığı”, şehrin kalabalık caddelerindeki sessiz anları, kafelerin perdelerini aralayan içsel hikayeleri ve meydanlardaki yalnız figürleri içeren özel anları içeriyor.

“Paris Yalnızlığı”, Paris’i dışsal bir görsellik olarak değil, aynı zamanda o şehirde geçen zamanın yavaşça işleyen ritmi ve insanların duygu dolu anlarıyla bir bütün olarak görmelerine olanak tanıyor ve şehrin içsel yalnızlığını anlama fırsatı sunuyor. Bayram Yılmaz’ın objektifi, Paris sokaklarında yankılanan yalnızlık dolu anları, romantik köşeleri ve zamansız güzellikleri ustalıkla yakalıyor. Bu sergi ile Yılmaz, Paris’in sadece bir şehir olmanın ötesinde, bir yaşam tarzı, bir duygu ve zamanın dondurulmuş bir parçası olduğunu göstermeye çalışıyor. Bayram Yılmaz, fotoğrafın gücüyle duygularımıza hitap ederek, izleyicileri unutulmaz bir seyahate davet ediyor.”

Levent Köylü – Sergi Küratörü

BAYRAM YILMAZ

Trabzon’da doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Trabzon’da tamamladı. Yüksek öğrenimini Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde tamamladı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi A.Ö.F Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümünü bitirdi. Lise yıllarında keşfettiği fotoğrafçılık, zamanla tutkusu haline geldi. Dijital fotoğrafçılığın yükselişiyle birlikte bu alana daha da fazla zaman ayırmaya başladı.

Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde kişisel sergiler düzenledi ve birçok karma sergiye katıldı. Kuşadası Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği’nin kuruculuğunu yaptı. Şu anda inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin yönetim kurulu üyesidir. Bayram Yılmaz’ın fotoğrafçılık tutkusu, onun hayatı ve günlük yaşamı daha derinden görmesini sağladı ve onu toplumsal meseleler üzerinde daha fazla düşünmeye yönlendirdi. “Belgesel fotoğrafçılık” ve “sokak fotoğrafçılığı” onun öncelikleri arasındadır. Çalışmaları arasında “Balıkçılar”, “Paris Yalnızlığı”, “Statüsüz Alanlar”, “Kaldırımlar” ve “Nomofobi” bulunmaktadır.

Giriş ücretsiz

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

15 Mayıs Çarşamba, 21.30
Nardis Jazz Club, Istanbul

Institut français Istanbul, 15 Mayıs Çarşamba günü saat 21.30’da Nardis Jazz Club’de Fanou Torracinta Quartet’i olağanüstü bir konser için ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

FANOU TORRACINTA
Fanou Torracinta, Güzellik Adası’ndan 28 yaşında bir caz gitaristi. Çok erken yaşlardan itibaren, yaz festivallerinde çalmak için sık sık Korsika’yı ziyaret eden tarzın en iyi müzisyenlerine maruz kaldı. Django Reinhardt’ın müziğindeki çingene tınılarını keşfederek kendini onların çalgılarına coşkuyla kaptırdı. Onları taklit etmeyi hayal ediyor.
2012 yılında Fanou, çingene tarzının gerçek bir efsanesi olan Tchavolo Smchitt ile turneye çıktı. Bu onun için belirleyici bir buluşmaydı. Onu tekrar görecek ve ada festivallerinin her birinde onunla birlikte çalacak.

On yedi yaşında, genç bir Korsikalı şarkıcı olan Arnaud Giacomoni, kontrbasta William Brunard ve kemanda Bastien Ribot ile birlikte, caz ve çingene caz sahnesinin iki mükemmel müzisyeni olarak Korsikalı Trio/Quartet’i kurdu. Grup, Jazz in Marciac ve Les nuits de la guitare de Patrimonio gibi prestijli mekânlarda sahne aldı.

Fanou Torracinta şu anda Paris caz ve çingene sahnesinde aktif. Yeni grubunu 2019 yılında yine William Brunard ve Benji Winterstein ile birlikte kurdu. Gitarist giderek daha fazla kompozisyonla ilgileniyor ve 2021’de “Gipsy guitar from Corsica” başlıklı yeni bir albüm yayınlayacak. Korsika ve Manouche etkilerini birleştiren oldukça kişisel bir repertuar.

11 Mayıs Cumartesi, 21.30
Zai, Bodrum

Giriş ücretsiz.

Institut français Izmir, Publiko işbirliğiyle 11 Mayıs Cumartesi günü saat 21.30’da Zai Bodrum’da Fanou Torracinta Quartet’i olağanüstü bir konser için ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

FANOU TORRACINTA
Fanou Torracinta, Güzellik Adası’ndan 28 yaşında bir caz gitaristi. Çok erken yaşlardan itibaren, yaz festivallerinde çalmak için sık sık Korsika’yı ziyaret eden tarzın en iyi müzisyenlerine maruz kaldı. Django Reinhardt’ın müziğindeki çingene tınılarını keşfederek kendini onların çalgılarına coşkuyla kaptırdı. Onları taklit etmeyi hayal ediyor.
2012 yılında Fanou, çingene tarzının gerçek bir efsanesi olan Tchavolo Smchitt ile turneye çıktı. Bu onun için belirleyici bir buluşmaydı. Onu tekrar görecek ve ada festivallerinin her birinde onunla birlikte çalacak.

On yedi yaşında, genç bir Korsikalı şarkıcı olan Arnaud Giacomoni, kontrbasta William Brunard ve kemanda Bastien Ribot ile birlikte, caz ve çingene caz sahnesinin iki mükemmel müzisyeni olarak Korsikalı Trio/Quartet’i kurdu. Grup, Jazz in Marciac ve Les nuits de la guitare de Patrimonio gibi prestijli mekânlarda sahne aldı.

Fanou Torracinta şu anda Paris caz ve çingene sahnesinde aktif. Yeni grubunu 2019 yılında yine William Brunard ve Benji Winterstein ile birlikte kurdu. Gitarist giderek daha fazla kompozisyonla ilgileniyor ve 2021’de “Gipsy guitar from Corsica” başlıklı yeni bir albüm yayınlayacak. Korsika ve Manouche etkilerini birleştiren oldukça kişisel bir repertuar.

11.05.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2022 | Yönetmen Murielle Magellan | Kurgu, drama, edebiyat uyarlama | 93dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Eloïse kendini Paris’teki bir bankta tek başına otururken bulur. O kim ? Hiçbir şeyi hatırlayamıyor. Genç kadın, hayatıyla ilgili komik bir araştırmaya başlar. Bu hafıza kaybı onun aşkı bulmasına ve hayatını yeniden keşfetmesine olanak sağladıysa?

04.05.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2022 | Yönetmen Jean-Batpiste Durand | Kurgu, komedi | 93dk | Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Dog ve Mirales çocukluk arkadaşlarıdır. Fransa’nın güneyinde küçük bir köyde yaşıyorlar ve günlerinin çoğunu sokaklarda takılarak geçiriyorlar. Mirales, zaman öldürmek için Dog’la gereğinden fazla dalga geçmeye başladı. Dog’un birlikte bir aşk hikayesi yaşayacağı Elsa adında genç bir kızın köye gelişiyle arkadaşlıkları zayıflayacaktır. Kıskançlığın pençesine düşen Mirales, yerini bulabilmek için geçmişinden vazgeçmek zorunda kalacaktır.

 

30 Nisan Salı 19.00
IF İzmir Sinema salonu

Her Salı, FKM İzmir sinema salonunda yerinizi alın ve dokunaklı dramlardan hafif komediye kadar geniş bir yelpazede uzanan film seçkisini keşfedin.

Yönetmen: Leyla Bouzid
Oyuncular: Sami Outalbali, Zbeida Belhajamor, Diong Keba Tacu, Aurélia Petit
2020/Fransa/102′
Orjinal Dil Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye
18 yaşındaki Cezayir asıllı Fransız Ahmed, Tunuslu genç bir kız olan Farah’ın erotik Arap edebiyatı koleksiyonunu keşfeder. Her ne kadar karşı koymaya çalışsa da ona aşık olur.

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce FKM girişinde satışa çıkıyor. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL
Nakit ödeme yapılmaktadır.
FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

 

 

LE MUR ISTANBUL
LEONA ROSE
17/04-01/09
Institut français

Le Mur İstanbul Institut français’de açıldı!

Institut français İstanbul kentin zengin kültürel ve sanatsal birikimini zenginleştirmek ve sokak sanatlarına dikkat çekmek için kurguladığı “Le Mur İstanbul” isimli duvar galerisi JOTUN, Donut Store ve MTN Montana Colors’un destekleriyle 27 Nisan 2024 tarihinde açılacak.

“Le Mur Istanbul”, Institut français binasının iç ve dış cephesinde sokak sanatlarına ayrılan iki duvardan oluşan bir duvar galeri. Fransızca “duvar” anlamına gelen “Le Mur” kelimesi, Fransa’da sokak sanatlarını tanıtmak için 2003 yılında kurulan “Le M.U.R – Association Modulable, Urbain, Réactif” (@lemuroberkampf) organizasyonuyla yapılan işbirliğinden geliyor. “Le Mur İstanbul” her yıl ikisi Fransız dört sokak sanatçısını ağırlayacak. Le Mur Istanbul kapılarını sokakta üretmek isteyen farklı disiplinlerdeki tüm sanatçılara açıyor. Institut français, projenin küratörlüğünü uzun yıllardır sokak sanatı üzerine çalışmalar yapan Görkem Kızılkayak işbirliğiyle gerçekleştirecek.

“Le Mur İstanbul”un ağırlayacağı ilk sanatçı çalışmalarına Paris’te sürdüren çağdaş sanatçı Leona Rose (@leonarose) olacak. Fransız sanatçı şamanik ve etnik kültürlerden ilham alarak rengârenk ve çılgın jungle’lar yaratıyor. Sanatçı her kıtada resim yapma hayalini kuruyor ve bu seyahatleri sırasında STK’larla işbirliği yaparak çocuk yuvaları ve yetimhanelerde duvar resimleri yapıyor. Sanatseverler eserleri Eylül ayına kadar Institut français’de görebilirler.

04 – 25.05.2024 arası
Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, JF Kennedy Cd. Çankaya 
Giriş ücretsiz

Institut français Türkiye’nin 2024 yılında ağırladığı sanatçı-çizer Selçuk Demirel’in « Yerle Gök Arasında » sergisi, Institut’nün « yeşil çizgisine » uygun olarak Fransa ve Türkiye’nin sanatsal, bilimsel, akademik toplulukları ve gençleri arasında ayrıcalıklı ifade ve paylaşım konusu haline gelen çevre krizini ve beraberinde getirdiği soruları ele alıyor.

Sanat ve düşünceyi, dünün ve bugünün eserlerini harmanlayan bu sergi, bunun da ötesine geçiyor: çok sayıda ve farklı meseleyi bir araya getirip birbirine bağlıyor ve böylece kolektif düşüncemiz için paha biçilmez bir rehber meydana getiriyor. Hayatın kasvetli gerçeklerinin bunaltıcı hâle geldiği, harekete geçmemize dair verilen her ihtarın bizi felce uğrattığı bir zamanda Selçuk’un kalemi bizi hem yatıştırıyor hem de canlandırıyor…

Sylvie Lemasson
Kültür Etkinlikleri ve İş Birliği Müsteşarı
Institut français Türkiye Genel Müdürü

Selçuk Demirel

(fotoğraf Gündüz Kayra)

1954 yılında Artvin’de doğdu. İlk çizgilerini 1973 yılında haftalık 7 Gün dergisinde yayımladı. 1978 yılında Ankara’daki mimarlık öğrenimini yarıda bırakarak Paris’e gitti. 1979 yılında Paris École Nationale Supérieure de Beaux-Arts’ın sınavlarını kazandı. 1980-1981 yılında çocuklar için yazıp resimlediği Mumuk dizisi ve yine aynı yıl Le Monde gazetesinde desenleri yayımlandı. Çizimleri, başta Türkiye olmak üzere, Fransa’da ve birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika’da önemli gazete, dergi ve kitaplarda yer aldı. The Washington post, The New York Times, The Wall Street journal, The Boston Globe… Çalışmalarını düzenli olarak Le Monde, Le Monde diplomatique ve T24’te sürdüren Selçuk Demirel’in açtığı kişisel sergilerin yanı sıra desen albümleri, çocuklar için yazıp resimlediği ve değişik yazarlarla birlikte gerçekleştirdiği elliden fazla kitabı bulunmaktadır. Eserleri önemli özel koleksiyonlarda yer alan sanatçının 2022 yılında 23 çalışması Musée National L’Histoire de l’Immigration tarafından müzenin koleksiyonuna alındı.

Selçuk Demirel çok sayıda kitap illüstrasyonuna da imza atmıştır. Ellinin üzerinde kitabı yayımlanmıştır. Bunu yanı sıra afişler de üreten sanatçı, eserlerini düzenli olarak Avrupa’da sergilemektedir. Eserleri önemli özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Musée national de l’histoire de l’immigration, 2022 yılında sanatçının kişisel koleksiyonundan 23 eser ve yaklaşık 15 afişten oluşan kesin ve özgün bir seçkiyi kendi koleksiyonuna dâhil etmiştir.

Sergi metinleri, Selçuk Demirel’in Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan, Ağaçname, Sen ne güzel bir ağaçsın! isimli kitabından alınmıştır. (İstanbul 2023)

 

19-26 Nisan 2024
IF İzmir, İtalyan Kültür Merkezi ve Kültürpark’daki İzmir Sanat sinema salonlarında

Institut français İzmir, İzmir BB Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı’nın İzelman A.Ş., İzkitap Fest, Goethe Institut, İzmir İtalyan Konsolosluğu, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Kültürlerarası Sanat Derneği işbirliği ile düzenlediği “2. İzmir Uluslararası Edebiyat Sinema Buluşması”na ev sahipliği yapıyor.
19-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda Fransa’dan ikisi klasik, ikisi son yıllarda gerçekleştirilmiş dört film (“Kral ve Kuş” ve “Zazie Metroda”nın yanı sıra “Kabil’in Kırlangıçları” ile “Sönmüş Hayaller”), Almanya’dan 2023 yapımı üç film (“Ingeborg Bachmann-Çöle Yolculuk” ve “Elfriede Jelinek-Dili Esaretinden Kurtarmak”, “Kızıl Gökyüzü”), İtalya’dan 2023 yapımı iki film (“Commandante” ve “Lubo”) ile sekiz yerli yapım ve yönetmenlerle söyleşiler yer alıyor.
Gösterimler ücretsiz.

Program

20 Nisan 2024 Cumartesi
İzmir Fransız Kültür Merkezi Sinema Salonu ve Bahçesi

Döngüsel ekonomi ile ilgili farkındalık ve yaratıcılığı müzik ile buluşturan bir festival pratiği Circular, 20 Nisan Cumartesi günü İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde!
Festivalde gündüz saatlerinde gerçekleşecek gösterimlere, panellere, atölyelere ve tasarımcı marketine ücretsiz katılabilirsiniz.
Festival, akşam saatlerinde ise canlı performanslar ile devam edecek. Circular’ın sahnesi, yeni keşifler, farklı türler ve bahar coşkusu vadediyor.
Gecenin ev sahibi Palmiyeler, konuklar Fransa’dan Social Dance ve Almanya’dan AFAR müzik grupları. Gecenin DJ’i ise Barkın.
Konserlere katılım ise biletli, biletler www.publiko.live/tickets sayfasında.

Gösterim, panel, atölye ve tasarımcı pazarına katılım ücretsizdir.
Konsere katılım ücretlidir. Biletler www.publiko.live/tickets adresinde mevcut.

KONSERLER
Kapı Açılışı
17.30

Program
17.30 – 19.00 – Barkın DJ Set
19.00 – 20.00 – AFAR (Almanya)
21.20 – 22.20 – Palmiyeler (Türkiye)
22.40 – 23.40 – Social Dance (Fransa)*

*SOCIAL DANCE
Baş döndürücü melodiler, çılgın ritmler, huzursuz ve heyecan verici bir birliktelik.
Marsilyalı üç yakın arkadaşın projesini kısaca tanımlarsak: mutant pop.
Ülke içindeki ilk konserlerinde ise size kalan sahne üstündeki bu gök gürültüsüne eşlik etmek.
Talking Heads, LCD Soundsystem ve Rita Mitsouko esintileri duymaya hazır olun!

Köprüde buluşmalar – Mathias Enard
20 Nisan Cumartesi saat 14:30’da
Minoa Pera

43. İstanbul Film Festivali başlıyor. 17-28 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin “Köprüde buluşmalar” programı kapsamında, 2015 Goncourt ödüllü Fransız yazar Mathias Enard ile bir söyleşi düzenleniyor.

Elif Refiğ’in moderatörlüğünde, Mathias Énard kitap ve sinema uyarlamaları üzerine tartışacak. Hikayelerine dayanan bu çalışmadaki deneyimlerini paylaşacak, senaristler ve yönetmenler için özel zorluklara vurgu yapacak.

Buluşma İngilizce gerçekleşecektir.

Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur.

Geleneksel Paskalya atölyesi Institut français İzmir bahçesinde!

27 Nisan Cumartesi
14.00 – 17.00

Samimi bir ortamda gerçekleşecek olan etkinlikte, paskalya süsleri, el işleri ve ara öğün ikramı yapılacaktır. Bu eğlenceli etkinlik ebeveyn/çocuklara (5-10 yaş) açıktır.

Atölye ücreti 2 kişi için 600 TL’dir. Yerler sınırlı olup, kayıt zorunludur: mediatheque.izmir@ifturquie.org

 

Institut français Türkiye, Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle, sizleri, Dr. Eylem Aksoy Alp ve yazar/çevirmen Siren İrdemen ile 2022 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Fransız yazar Annie Ernaux konulu olan bir edebiyat buluşmasına davet ediyor.

Buluşma dili Türkçe gerçekleşecektir

  • 25 Nisan Perşembe, 19.30
  • Institut français Ankara, kültür salonu B2
  • Giriş ücretsiz, kayıt zorunlu, bu linkten

Konuşmacılar

Siren İdemen

Siren İdemen 1961, İstanbul doğumlu. 1980’lerden bu yana gazetecilik ve çevirmenlik yapıyor. Express, Roll, Bir+Bir dergilerinin ve 1+1Express sitesinin kurucu, editör ve muhabirlerinden. Çevirdiği kitaplardan bazıları Bozkırdaki Gölgeler (Ricardo Guiraldes, Can Yayınları, 1983), Parçalanma (Emil Michel Cioran, Metis Yayınları), Freud-Spinoza Mektuplaşması 1676-1938 (Michel Juffé, Metis Yayınları), Karanlık Dükkân (Georges Perec, Metis Yayınları).

Ayrıca, Annie Ernaux’nun Boş Dolaplar, Babamın Yeri, Olay, Seneler, Kızın Hikâyesi, Genç Adam adlı kitaplarını Türkçeye kazandırmıştır. Annie Ernaux’nun Les Armoires Vides romanını Boş Dolaplar adıyla Türkçeleştirerek 2023 Institut français Türkiye Çeviri Ödülü’nü kazandı.

Doç. Dr. Eylem Aksoy Alp

Eylem Aksoy, Hacettepe Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünden sonra La Sorbonne’da (Paris IV) Fransız Dili Yüksek Lisans II mezunu oldu. 2012 yılında Hacettepe Üniversitesi ile La Sorbonne ortak gözetlemesinde “ L’énonciation et la polyphonie dans l’œuvre d’Annie Ernaux ” konulu doktora tezini savundu. Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkan Yardımcısı olan Eylem Aksoy, araştırmaları ve yayınları genellikle Annie Ernaux üzerinedir.

Son yayınladığı bölüm başlığı: L’évolution du luxe au féminin chez Annie Ernaux  (Femmes et luxe : Perspectives littéraires kitabında, 2022 Presses universitaires de Rennes -PUR-).

Söyleşi: “İklimin jeopolitiği: Sorunların kalbinde Akdeniz”

François Gemenne – Zeynep İnanç
7 Mayıs 2024, 19.30
Institut français Ankara

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz Baskı Altında” temalı bir seri söyleşi , atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bu kapsamda ağırlayacağımız bilim insanlarından ikincisi Çevre ve göç jeopolitiği alanında uzman olan Prof. François Gemenne. Gemenne, 6. IPCC raporunun (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Altıncı Değerlendirme Raporu) başyazarı. Ayrıca Sciences Po Paris ve Sorbonne dahil olmak üzere birçok üniversitede iklim politikası ve uluslararası göç konularında ders veriyor. Araştırmaları iklim ve göçün uluslararası yönetişimine odaklanan Gemenne, çevresel sorunlarla bağlantılı nüfus yer değişiklikleri, iklim değişikliğine uyum politikaları ve sığınma ve göç politikaları üzerinde çalışmıştır.

Söyleşiyi Zeynep İnanç modere edecek. Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Zeynep İnanç, doktora çalışmasını Université Paris 1 Panthéon-Sorbonne ve Ankara Üniversitesi’nde yapmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden uluslararası ekonomik ilişkiler ve Avrupa Birliği alanında araştırma yüksek lisans derecesine sahiptir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nda (TEPAV) araştırmacı olarak ve Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’nde hukuk ve sektör ataşesi olarak çalışmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası araştırma enstitülerinde projelere katılmıştır. Araştırma alanları arasında uluslararası işbirliği ve çevre politikaları, uluslararası iklim ve biyoçeşitlilik yönetişimi ve sürdürülebilir kalkınmada sosyal inovasyon yer almaktadır. İnanç, Adım Adım Sıfır Atık Derneği’nin Başkanı ve TED Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.

Institut français Türkiye tarafından CNRS ve Adım Adım Sıfır Atık Derneği işbirliği ile düzenlenecek söyleşiye katılım ücretsiz, kayıt zorunludur. Söyleşi Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecektir.

   

“AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ” HAKKINDA

Etkinlik dizisinin devamında, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs:  François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs:  François Gemenne & Zeynep  İnanç (Institut français Ankara)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 :  Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs:  Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran:  Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

4 ve 5 Kasım : Edouard Bard

Söyleşi: “İklimin jeopolitiği: Sorunların kalbinde Akdeniz”

François Gemenne & Selcan Serdaroğlu Polatay
6 Mayıs 2024, 19.00
Institut français İstanbul (Taksim)

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz Baskı Altında” temalı bir seri söyleşi, atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bu kapsamda ağırlayacağımız bilim insanlarından ikincisi Çevre ve göç jeopolitiği alanında uzman olan Prof. François Gemenne. Gemenne, 6. IPCC raporunun (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Altıncı Değerlendirme Raporu) başyazarı. Ayrıca Sciences Po Paris ve Sorbonne dahil olmak üzere birçok üniversitede iklim politikası ve uluslararası göç konularında ders veriyor. Araştırmaları iklim ve göçün uluslararası yönetişimine odaklanan Gemenne, çevresel sorunlarla bağlantılı nüfus yer değişiklikleri, iklim değişikliğine uyum politikaları ve sığınma ve göç politikaları üzerinde çalışmıştır.

Söyleşiyi Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Selcan Serdaroğlu Polatay modere edecek. Polatay’ın çalışmaları Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve biyolojik bütünlüğün büyük ölçekli kaybının yarattığı sorunlar ışığında hareket etme kapasitesine odaklanıyor ve hem ekoloji hem de insan sağlığına vurgu yapıyor.  Marmara Üniversitesi Frankofon Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan ve Strasbourg Üniversitesi’nde ekonomi doktorası yapan Selcan Serdaroğlu Polatay, IDDRI’de (Sürdürülebilir Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) biyoçeşitliliğin uluslararası yönetişimi üzerine misafir araştırmacı olarak çalışmıştır. Araştırma alanları arasında gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınmanın uygulanması, Latin Amerika siyaseti ve ekonomisi, uluslararası biyoçeşitlilik yönetişimi ve uluslararası ticarette işbirliği konuları yer almaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın yönetişimi, biyoteknoloji ve biyoçeşitliliğin uluslararası yönetişimi, ticaret savaşları ve çevre politikası konularında uluslararası ve ulusal hakemli dergi ve kitaplarda yayınları bulunmaktadır. Adım Sıfır Atık Derneği Yönetim Kurulu üyesidir.

Institut français Türkiye tarafından CNRS ve Adım Adım Sıfır Atık Derneği işbirliği ile düzenlenecek söyleşiye katılım ücretsiz, kayıt zorunludur. Söyleşi, Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecektir.

   

“AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ” HAKKINDA

Etkinlik dizisinin devamında, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs:  François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs:  François Gemenne & Zeynep  İnanç (Institut français Ankara)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 :  Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs:  Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran:  Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

4 ve 5 Kasım : Edouard Bard

Edebiyat söyleşisi – Mathias Enard & Yiğit Bener
20 Nisan Cumartesi saat 16:30’da
Minoa Pera

Institut français Goncourt ödüllü Fransız yazar Mathias Enard’ı Türkiye’de ağırlıyor. 20 Nisan Cumartesi günü saat 16:30’da Institut français ve Minoa işbirliğiyle gerçekleşecek söyleşide yazara Yiğit Bener eşlik edecek. Enard ve Bener yazarın 2015 Goncourt ödüllü eseri “Boussole” ve son kitabı “Deserter” ile ilgili konuşacaklar.

Etkinlik dili Fransızca, Türkçe ardıl çeviri yapılacaktır.

Kayıt zorunludur.

Konuşmacılar:

Mathias Enard

Fransız yazar ve çevirmendir. Ecole du Louvre’da eğitimini tamamladıktan sonra, INALCO’da Arapça ve Farsça eğitimine devam etmiştir. Ortadoğu’da uzun süre kaldıktan sonra, Barselon’da ve Berlin’de yaşayıp Fransa’ya dönmüştür. 2008 yılında Actes Sud, birinic şahsın ağzından beş yüz sayfalık tek bir cümleden oluşan Zone adlı romanını yayınlamıştır. 2008 Décembre Ödülü, Candide Ödülü ve 2009 Livre Inter Ödülü gibi birçok ödül almıştır. 2015 yılında, Batının Doğuya bakışını ele alan Boussole (Ebru Erbaş tarafından Türkçe Pusula olarak çevirilmiştir) adlı romanı Goncourt ödülünü almıştır. 2020 yılında Le Banquet annuel de la confrérie des Fossoyeurs (Mezar Kazıcıları Birliğinin Yıllık Ziyafeti) romanından sonra, Déserter yayınlanan son kitabıdır.

Yiğit Bener

Yiğit Bener, yazar, çevirmen, tercüman. Çocukluğu Fransa ve Türkiye arasında bölünmüş. 1980 darbesinden sonra son sınıfta terk ettiği Ankara Üniversitesi’nde tıp okudu. Militan faaliyetleri onu Brüksel ve Paris’te sürgüne götürdü ve burada gazetecilik ve çevirmenlik dahil çeşitli mesleklerde çalıştı. 1990 yılında Türkiye’ye döndü ve o zamandan beri İstanbul’da yaşayarak, Boğaziçi ve Bilkent Üniversiteleri’nde eğitimini verdiği meslek olan konferans tercümanı oldu.

İlk romanı 2001’de yayınlandı ve toplam bir düzine roman, öykü, deneme ve çocuk kitabı yazdı. Basta Celine’in Gecenin Sonuna Yolculuk eseri olmak üzere, Fransızcadan Türkçeye birçok eser çevirdi; köşe yazıları yazıyor. Son bir yıldır Institut français’in edebiyat salonlarına ev sahipliği yapıyor.

Sahne Senin – Dans – House Dance
18 Nisan Perşembe
19:00-21:00

IF Café

18 Nisan Perşembe akşamı Institut français’de dans etmeye ne dersiniz?
Her ay düzenlenen doğaçlama sahnesi kapsamında, Institut français sizi House Dance dansını keşfetmeye davet ediyor. 19:00’da başlayacak gecede House Dance dansını öğrenmek isteyenler için bir workshop ve herkese açık bir show battle düzenlenecek. Herkesi bekliyoruz!

Eğitmenler:
Burak Kılıç
Leila Azimpour

Kayıt zorunludur

Institut français Türkiye/Ankara 2023 yılında başlattığı Sınır Tanımayan Palyaçolar eğitim programı Mardin’e tekrar dönüyor.

Fransız-Alman Fonu ve Institut français tarafından finanse edilen, Institut français Ankara, Goethe Institut iş birliğinde ve Sirkhane Derneği ortaklığında, bu yıl Fransa ve Almanya’dan Sınır Tanımayan Palyaçoların iki temsilci eşliğinde sirk sanatlarında uzmanlaşmış “Her Yerde Sanat Derneği” derneği gençlerinin eğitimlerine devam ediyor.

Sınır Tanımayan Palyaçolar, dünyanın her yerinde, insani krizlerin mağdurlarına veya büyük yoksulluk durumlarında başta çocuklar olmak üzere toplumlara psikososyal destek sağlamak için eğlence ve gösteri yoluyla müdahale eden uluslararası dayanışmanın sanatsal bir derneğidir.

Sirkhane/Mardin

STP’ların eğitmenleri tarafından verilen eğitimin katılımcıları Sirkhane Sosyal Sirk Okulu’nun genç, yetenekli, enerjik gönüllülerinden oluşan “Sirk Kahramanları”dır. Sirkhane ekibi, Suriye ve Türkiye’den yaşları 17-21 arasında değişen yaklaşık 10 genç kız ve erkek çocuktan oluşuyor.

Çocukluklarından beri Sirkhane’de sirk sanatını öğrenen bu gençler, artık zor durumdaki çocuklara sirk eğitimi veriyor, zor durumdaki bu çocuklar yıl boyu sirk gösterileri yapıyor. Bu grupta sirk gösterilerini çok ileri düzeyde sunan gençler yer alıyor. Hokkabazlık, akrobasi, dans ve uzun bacaklı yürüyüş gibi farklı sirk becerileri vardır.

Fransız-Alman Kültür Fonu

Fransız-Alman Kültür Fonu (FCFA), 2003 yılında Élysée Antlaşması’nın 40. yıldönümü vesilesiyle kuruldu.

Bu Fon, Fransız ve Alman diplomatik ve kültürel ağlarının yerel kültürel aktörlerle yakın işbirliği içinde farklı ülkelerde yürüttükleri kültürel işbirliği girişimlerini teşvik ediyor ve destekliyor.

FCFA, Fransız ve Alman tarafından eşit olarak finanse edilmektedir. Fonun Fransız yönetimi sorumluluğu 2011’den beri Institut français tarafından sağlanmaktadır.

Fransız-Alman Kültür Fonun faaliyetleri:

– Kuruluşundan bu yana 22 proje çağrısı
– Dünya çapında 153 ülkede 1000’den fazla proje desteklendi
– Her yıl yaklaşık 300 sanatçı ve entelektüel desteklendi

 

   

27.04.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2022 | Yönetmen Denis Imber | Kurgu, edebiyat uyarlama, drama | 95dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Ünlü bir kaşif ve yazar olan Pierre, macera arayışı içinde düzenli olarak dünyayı dolaşıyor. Bir akşam sarhoş bir halde bir otelin cephesine tırmanır ve birkaç kat düşer. Yaşadığı şok onu derin bir komaya sokar. Uyandığında, herkesin tavsiyelerine rağmen zar zor ayağa kalkabildiğinde, unutulmuş yolları kullanarak Fransa’yı yürüyerek dolaşmaya karar verir. Aktörün Sylvain Tesson’un izinden giderek aşırı kırsallıkla karşılaştığı eşsiz ve zamansız bir yolculuk.

 

20.04.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2022 | Yönetmen Aïssa Maïga | Afrika, ekoloji, çevre, iklim | 90dk | Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Nijer’in kuzeyinde, küresel ısınmanın kurbanı olan Tatiste köyü suya erişim mücadelesi veriyor. On dört yaşındaki Houlaye de diğer gençler gibi köy yaşamı için gerekli olan suyu getirmek için her gün kilometrelerce yürüyor. Bu görev, diğer şeylerin yanı sıra onların okula sık sık gitmelerini engelliyor. Suyun yokluğu, yetişkinleri her yıl ailelerinden ayrılarak sınırlar ötesinde hayatta kalmaları için gerekli kaynakları aramaya itiyor. Ancak bu bölgenin toprak altında birkaç bin kilometrekarelik bir akifer gölü bulunmaktadır. Ancak özlenen suyu köyün merkezine getirmek ve herkese daha iyi bir yaşam sunmak için sadece bir sondaj yeterlidir.

16/04 Salı saat 19.00

Yönetmen: Annie Ernaux, David Ernaux-Briot
Seslendiren: Annie Ernaux
2022/Fransa/62′
Orjinal Dil Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye
2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Annie Ernaux’nun yazıp anlattığı, oğlu David Ernaux-Briot’nun yönettiği Super-8 Yılları, Annie Ernaux’nun yazarlığa adım atmadan önce çekilmiş 8mm hatıra filmlerini bir araya getiriyor: “1972 ile 1981 yılları arasında çekilmiş super-8 filmleri yeniden izlerken, bunların yalnızca bir aile arşivi olmadığını, aynı zamanda 1968’den sonraki on yıl boyunca toplumsal bir sınıfın eğlencelerine, yaşam tarzına ve özlemlerine tanıklık ettiğini de gördüm. Bu sessiz görüntüleri, mahrem olanı toplumsal olanla ve tarihle birleştiren bir hikâyeye dahil etmek, o yılların tadını ve rengini aktarmak istedim.”

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce FKM girişinde satışa çıkıyor. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL
Nakit ödeme yapılmaktadır.
FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

 

 

17 Nisan Çarşamba saat 19.00
Institut français İzmir Sinema Salonu
*Yönetmenlerin katılımıyla

2022/Türkiye/92′/Türkçe orjinal dilde, Fransızca ve İngilizce altyazılı

Hikaye
“Bu Ben Değilim”, toplum, aile baskısı ve kendi iç çatışmaları nedeniyle cinsel yönelimini gizleyerek bir kadınla evlenen geylerin hikayesini anlatıyor.
Mustafa, Mehmet ve Yusuf, küçük şehirlerden, kasabalardan, metropol şehir İstanbul’a göç etmiş, muhafazakar ailelerden gelen üç eşcinsel erkek. Karakterlerin sürekli rol yapmaktan ve yalan söylemekten bunalmış, yaşadıkları ile hayal ettikleri arasında bocalayan, sıkışıp kalmış dünyalarını ele alan film, derin kadın mağduriyetini de hissettiriyor.
Mehmet ve Yusuf, kendi muhafazakar aile çevrelerinde heteroseksüel bir erkek ve birer aile babası. İç dünyalarındaysa erkek sevgililerine tutkuyla aşıklar ve gerçekliklerini sadece onlarla kurdukları paralel hayatlarında yaşıyorlar. Filmin lokomotif karakteri Mustafa ise, Mehmet’in 15 yıl beraberlik yaşadığı ve bir türlü kopamadığı sevgilisi. Mustafa, Mehmet’i, “homofobik bir eşcinsel” olarak tanımlıyor. Filmde bu tutkulu ama bir o kadar da travmatik ilişkiyi geride bırakmaya çalışan bir Mustafa görüyoruz. Ancak Mehmet’in, Mustafa’dan vazgeçmeye niyeti yok.

*Gösterimden sonra filmin yönetmenleri Jehan Kader Gülşen et Zekiye Kaçak Bakırhan ile bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Gösterim ücretsiz, kayıt zorunludur.

Frankofon Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceği olağanüstü sinema kutlaması için programını açıkladı.

Festivalin sizin şehrinizdeki programı için tıklayın :

– Gaziantep, Kırkayak Kültür Sanat Merkezi, Taşev, 3 – 6 Nisan
– Diyarbakır, Mordem Sanat Merkezi, 12 – 14 Nisan
– Mersin, Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı, 16 – 17 Nisan
– Bursa, Konak Kültür Evi, 19 – 25 Nisan
– Eskişehir, Odunpazarı Modern Müze, 24 – 27 – 28 Nisan

Film seçkisi :
Ashkal, l’enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
Les filles d’Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
Courts métrages, 2023, İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau -> dikkat, bu film sadece İngilizce altyazılı olacak
Jules au pays d’Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
Respire, 2023, Onur Karaman
Le petit Nicolas – Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerinin gösterileceği unutulmaz bir edisyon için geri döndüğünü duyurmaktan mutluluk duyuyor. Sinemaseverler, 21 Mart’tan Nisan sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yakın tarihli ve çoğu gösterime girmemiş filmlerden oluşan geniş bir seçkiyi keşfetme fırsatı bulacak.

Bu yılki ev sahibi şehirler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin yer alıyor. Bu destinasyonların her biri Fransızca filmlerin ritmiyle titreşecek ve izleyicileri Fransızca konuşulan dünyanın sinemasının zenginliği ve çeşitliliğine davet edecek.

İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt etmektedir. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

Frankofon Film Festivali yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlamasıdır. Bu yıl, sinemaseverler Frankofon Dünyanın sinemasal başyapıtlarını, etkileyici belgeselleri ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

2024 için yenilikler neler?

  • Daha fazla film (12 uzun ve 4 kısa metraj) ve temsil edilen ülke (10 ülke).
  • Festival turu için çok sayıda ek şehir: Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin.
  • İstanbul’da Institut français ile birlikte Beyoğlu sinemasında paralel bir program.
  • Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile ortaklaşa üretilen bir iletişim
  • Gençleri sinemayla tanıştırmak için okul gruplarına yönelik gösterimler
  • İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği

Bu yılki festival için, on şehirdeki kültür merkezleri de dahil olmak üzere bir dizi Türk ortak, filmlerin gösterilmesini sağlamak için güçlerini birleştirdi. Etkinlik, tüm iletişimin sağlanması için Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve kısa filmlerin programlanması için de İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği yaptı.

Institut français Türkiye’nin Görsel-işitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi, çok geniş bir izleyici kitlesine hitap edecek benzersiz, güçlü ve çok çeşitli filmlerden oluşan bu harika programdan çok memnun oldugunu ifade ederek “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat!” diye konuştu.

Başlıca tarihler:
– İstanbul (Institut français): 21-30 Mart 2024 tarihleri arasında
– Ankara (Büyülü Fener, Kızılay): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında
– İzmir (Institut français): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında

İster bir film tutkunu olun, ister sadece yeni sinema ufuklarını keşfetmeye meraklı olun, Frankofon Film Festivali herkes için sürükleyici ve zenginleştirici bir deneyim vaat ediyor.

Afiş tasarımı: Selin Nimet Aydın, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara

ATÖLYE – FELSEFE VE EDEBİYAT 
GÜNDELİK YAŞAM
04/04 Perşembe saat 19:00’da
Institut français

Fikirler Gecesi ile birlikte başlayan Felsefe ve edebiyat atölyesi Haziran ayına kadar, her ayın ilk perşembesi, Institut français’de düzenleniyor. “Gündelik yaşam” temasını ele alacak atölyelerde, teorik yaklaşımlardan yola çıkarak, edebiyat ve sinemanın hangi araçları kullanarak rüyaların, hayal gücününü ve politikanın kapılarını açtığını tartışacaklar.

Atölye Fransızca gerçekleşecektir.

Organizasyon ve moderasyon: Alper Bakım – Pascal Roure

Kayıt zorunludur.

Doğaçlama sahnesi – Müzik
Geleneksel müzikler
04/04 Perşembe saat 19:30’da
IF Café

4 Nisan Perşembe akşamı dünyanın dört bir yanından farklı müzik geleneklerinden pek çok sanatçının yer aldığı bir jam session için biraraya geliyoruz! Gecenin sunumunu geleneksel müziklere adanmış bir müzik sahnesi olan Kadıköy Sessions’ın kurucusu Gabriel Meidinger yapacak. Tüm müzikseverleri bekliyoruz!

Giriş serbest, kayıt zorunludur.

Dijital ve sanatsal yöntemlerle görsel hikaye üretimi

19 Nisan, 3-17-31 Mayıs, 14 Haziran Cuma günleri, 18.00 – 20.00
Institut français Izmir kütüphanesinde

Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi sizleri « Visual stories : Dijital ve sanatsal yöntemlerle görsel hikaye üretimi» atölyesine davet ediyor. Bu atölye Nisan ve Mayıs aylarında 2 haftada bir Cuma günleri saat 18:00 ile 20:00 arasında gerçekleşecek.

Görsel hikaye üretimi için tasarlanan atölyemizde kendinizi sanatsal yaratımın büyüleyici dünyasına bırakacak ve hayallerinizdeki hikayeyi gerçeğe dönüştürebileceksiniz. Bu eşsiz etkinlik, çok dilli ve çok kültürlü olmasıyla da zenginleştirici ve öğretici bir deneyim sunuyor.
Bu atölye çalışmasının merkezindeki yaratıcı keşif, çok çeşitli kültürel referanslardan ve farklı üretim yöntemlerinden besleniyor. Katılımcılar farklı üretim tekniklerini kullanarak (sulu boya, pastel, füzen, kolaj, dijital resimleme, fotoğraf video, Midjourney, ChatGpt) kendi hikayelerini ortaya koyacaklar.
Sınırları olmayan bir hayalgücüyle sanat ve yaratıcılığa tam anlamıyla kendinizi bırakmak istiyorsanız, bu macerada bize katılın.

Atölye planı için tıklayın

Atölye İngilizce, Fransızca ve Türkçe gerçekleşecektir. Minimum katılım yaşı : 16

Yerler sınırlı, katılım ücretlidir. Kayıt için: mediatheque.izmir@ifturquie.org

 

Institut français, Türkiye Goncourt Seçimi kapsamında bir araya gelen Fransız yazar Mathias Enard ve Boussole (2015 Goncourt Ödülü) romanının Türkçe çevirmeni Ebru Erbaş ile, sizleri bir edebiyat buluşması ve ardından imza seansına davet ediyor.

17 Nisan Çarşamba, 19.30
Yer: Institut françaiş Ankara
Giriş ücretsiz, kayıt zorunlu, buraya tıklayın
Konuşma dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri yapılacak

Konuşmacılar:

Mathias Enard

Fransız yazar ve çevirmendir. Ecole du Louvre’da eğitimini tamamladıktan sonra, INALCO’da Arapça ve Farsça eğitimine devam etmiştir. Ortadoğu’da uzun süre kaldıktan sonra, Barselon’da ve Berlin’de yaşayıp Fransa’ya dönmüştür. 2008 yılında Actes Sud, birinic şahsın ağzından beş yüz sayfalık tek bir cümleden oluşan Zone adlı romanını yayınlamıştır. 2008 Décembre Ödülü, Candide Ödülü ve 2009 Livre Inter Ödülü gibi birçok ödül almıştır. 2015 yılında, Batının Doğuya bakışını ele alan Boussole (Ebru Erbaş tarafından Türkçe Pusula olarak çevirilmiştir) adlı romanı Goncourt ödülünü almıştır. 2020 yılında Le Banquet annuel de la confrérie des Fossoyeurs (Mezar Kazıcıları Birliğinin Yıllık Ziyafeti) romanından sonra, Déserter yayınlanan son kitabıdır.

Ebru Erbaş

İstanbul’da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde ve Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde okdu. Yayınevleri, süreli yayınlar için çevirmenlik ve editörlük işlerinin yanı sıra, ticari, siyasi, diplomatik metinler, haber, makale, senaryo gibi çeşitli yazı işleri üretiyor. Çeviri eserlerinin yanı sıra Kartal Belediye Plajı ve Mandilina Bahçeleri isimli çocuk kitabı yayımlamdı. Ebru Erbaş, Mathias Enard’ın Pusula adlı romanının çevirisiyle 2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne ve 2021 Institut français Türkiye’nin Çeviri Ödülüne layık görüldü.

 

 

 

20-30 Mart 2024
Pazartesi’den Cumartesi’ye, saat 10 :00 ile 20:00 arası

Fransız Kültür Merkezi Sergi Salonu

Institut français Izmir, 20-30 Mart 2024 tarihleri arasında Selim Bonfil’in Bangkok sokak lezzetlerine adanmış fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor.
« Uzak doğuda yerleşmiş bir sokakta yemek yeme alışkanlığı var. Özellikle Tayland’da çok yaygın.
Buradaki sokakta yemek yeme kültürü batıdan çok farklı. Önemli bir geçim kaynağı olduğu kadar, insanların beslenme gereksinimini çok geniş bir yemek yelpazesi ile karşılıyor. Sanki insanların evinde mutfak yok gibi bir fikre kapılıyorsunuz.
Nerede nasıl ve hangi fiyata yemek yediğimiz önemli değil. Yemeğin lezzeti her şey den önce gelir. İşte bu fikrin hayata geçtiği yer Bangkok.
Yüzlerceye ulaşan sokak lokantaları karnı acıkan herkese hijyen kurallarına uygun, büyük bir şölen sunuyor. Aralarında Michelin yıldızlı olup bir tabak için saatlerce beklemek gereken yerler bile var. Gelin bu şölenin görsellerini izleyelim. Koku ve tadını sizler hayal edin. »

Giriş serbest.

 

 

03.04 – 31.05.2024 arası

«Le monde sans fin» , meşhur çizgi roman yazarı Christophe Blain ile enerji ve iklim konularında uzman olan mühendis Jean-Marc Jancovici’n bir buluşması sonucu ortaya çıktı.

Çizgi roman iklim değişikliğinin sebeplerine ve sonuçlarına derin ve mizahi bir bakış açısı sunuyor. İlk yayınlandığı 2021 yılından itibaren büyük bir başarı elde etti. Birçok dile çevrilmiş olan çizgi roman, 2022 yılında 500 bin adetten fazla satarak aynı sene Fransa’da en çok satan kitap oldu ve Türkiye’de KaraKarga Yayınları (Destek Yayınları’nın alt kuruluşu) tarafından gelecek günlerde Türkçe yayınlanacaktır.

Institut français, çizgi romanı ekolojik tasarımlı bir sergi şeklinde yorumlayarak, tüm dünyada kamuoyunda iklim değişikliğinin önemi hakkında farkındalık yaratmak için katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Çizgi romanın ana temaları – enerji ve iklimi – ele alan sergi, yaşamakta olduğumuz ekolojik krizi daha iyi anlamamızı sağlıyor ve ardından (yeniden) harekete geçmemiz için yollar sunuyor.

Gelin, çizgi romanın yazarları rehberliğinde iklim değişikliğinin sebepleri ve sonuçlarını keşfe çıkalım…

Yer: Institut français Ankara
Giriş ücretsiz
Panolar Türkçe çevirilmiştir

Dans gösterisi – Jérôme Bel – Dilek Champs
5 Nisan Cuma saat 19:00
Institut français
+14 yaş
120 dakika

5 Nisan Cuma akşamı saat 19:00’da Institut français sahnesinde Atmasyon Dans kumpanyasının hazırladığı “Jérôme Bel”
dans gösterisine ev sahipliği yapıyoruz. Tüm danseverleri bekliyoruz!

Jérôme Bel, Isadora Duncan’la birlikte, yalnızca sanatçıların yaşamlarına odaklanilan,ilk kez bir koreografın dans portresini çizdi. “Oto-biyo-koreo-grafik” olarak tanımladığı bu yeni yaratım için, kendisini kendi egzersizlerine adadı ve dans yaşamına dair kişisel öyküsünü aktardı.

Rétrospective filmi Jérôme Bel’in çalışmalarından bir kesiti gerçekleştirirken, bu yaratım zorunlu olarak öznel bir bakış açısıyla ifade edilen doğrusal mantığını yeniden oluşturuyor. Koreografın sahnede tek başına icra ettiği konuşma, filme alınan arşivlerin yayınına yanıt verir ve konuşmanın yazışmaya getirdiği jestlerin, notaların, biyografik gerçeklerin hafızasını yeniden harekete geçirir. Jérôme Bel, repertuarının kurucu bir parçasının adını taşıyan projesi, yine de başlangıç ​​noktasına geri dönüş, hatta a posteriori yapılan bir değerlendirmeden ziyade, çalışmasının itici unsurlarının soykütüğü biçimini alıyor; Kişisel olan sanatsal ve politik olanla bağlantılıdır. Jérôme Bel, hikâyesini ilk kez anlatıyor; şüphelerini, taahhütlerini, başarısızlıklarını ve heyecanlarını paylaşıyor. Hikâye anlatımını anlamla birleştiren eser, böylece onun hayatından, kariyerinden ve entelektüel projesinden kesitleri ortak yapılarını ortaya çıkaracak şekilde dile getiriyor.

Florian Gaité, Paris Festival d’Automne için, 2021

Performans çıplaklık içerir.

Giriş ücretlidir.
Tam bilet: 350 TL, İndirimli bilet: 300 TL
15 kişilik öğrenci grubu için bilet fiyatı: 200 TL/kişi başı
Biletleri gösteriden 1 saat önce Institut français’den temin edebilirsiniz.
Rezervasyon için: 0537 767 40 56

Metin ve videolar: Jérôme Bel
Yönetim ve performans: Dilek Champs
Metnin çevirisi: Dilek Champs
Prodüksyon: R.B. Jerome Bel
Yerli prodüksiyon: Atmasyon Dans Kumpanyası
www.danseatmasyon.com

Instagram : @compagnieatmasyon

Yorumcu Dansçilar: Dilek Champs, Frédéric Seguette, Claire Haenni, Gisèle Pelozuelo, Yseult Roch, Olga De Soto, Peter Vandenbempt, Sonja Augart, Simone Verde, Esther Snelder, Nicole Beutler, Eva Meyer Keller, Germana Civera, Benoît Izard, Ion Munduate, Cuqui Jerez, Juan Dominguez, Carine Charaire, Hester Van Hasselt, Dina Ed Dik, Amaia Urra, Carlos Pez, Henrique Neves, Johannes Sundrup, Véronique Doisneau, Damian Bright, Matthias Brücker, Remo Beuggert, Julia Häusermann, Tiziana Pagliaro, Miranda Hossle, Peter Keller, Gianni Blumer, Matthias Grandjean, Sara Hess, Lorraine Meier, Simone Truong, Akira Lee, Aldo Lee, Houda Daoudi, Cédric Andrieux, Chiara Gallerani, Taous Abbas, Stéphanie Gomes, Marie-Yolette Jura, Nicolas Garsault, Vassia Chavaroche, Magali Saby, Ryo Bel, Sheila Atala, Diola Djiba, Michèle Bargues, La Bourette

Gorüntü : Herman Sorgeloos, Marie-Hélène Rebois, Aldo Lee, Pierre Dupouey, Olivier Lemaire, Chloé Mossessian

Sanat Danışmanı ve Proje Yöneticisi R.B. : Rebecca Lasselin
Produksiyon Amiri : Sandro Grando

Video Produksiyonu : CND Ulusal Dans Merkezi, R.B. Jérôme Bel, Paris Ulusal Operasi/Telmondis birlikteligi ile France 2 katilimi ile Mezzo ve Ulusal Sinema Merkezi (Centre national de la cinématographie), Theater Hora, French Institute Alliance Française – FIAF

Performans Produksyonu : R.B. Jérôme Bel
Yerli Produksiyon Versiyonu : Compagnie de Danse Atmasyon, Dilek Champs, Steven Champs, Institut Français de Paris, Institut Français d’Istanbul.
Ortak Yapim  : Ménagerie de Verre (Paris), La Commune centre dramatique national  d’Aubervilliers, Festival d’Automne à Paris, R.B. Jérôme Bel (Paris)
The writing of the text of this show is part of the creative process of  Sustainable theatre ?, conceived by Katie Mitchell, Jérôme Bel and Théâtre Vidy-Lausanne and coproduced by STAGES –  Sustainable Theatre Alliance for a Green Environmental Shift cofunded by  European Union: Dramaten Stockholm, National Theater & Concert  Hall, Taipei, NTGent, Piccolo Teatro di Milano -Teatro d’Europa,  Teatro Nacional D. Maria II Lisboa, Théâtre de Liège, Lithuanian  National Drama Theatre, Croatian National Theatre Zagreb, Slovene  National Theatre Maribor, Trafo Budapest, MC93 Maison de la culture de  Seine-Saint-Denis

Teşekkürler : Caroline Barneaud, Daphné Biiga Nwanak, Jolente De Keersmaeker, Zoé De Sousa, Florian Gaité, Chiara Gallerani, Danielle Lainé, Xavier Le Roy, Marie-José Malis, Frédéric Seguette, Christophe Wavelet, Hope Alkazar.

R.B Jerôme Bel Ile-de-France Kultur Etkinlikleri Bolgesel Yonetimi tarafinda desteklenmektedir, Fransiz Kultur Bakanligi.

Jerôme Bel Quartz (Brest) ve Ulusal Dans Merkezi CND (Pantin)’in İlişkili sanatçisidir.

Ekolojik sebeplerden dolayi R.B/ Jérôme Bel company artık uçakla seyahat etmemektedir.

www.jeromebel.fr

 

25 Mart – 30 Haziran 2024
Institut français İzmir bahçe duvarlarında

Institut français İzmir, ekolojik geçişe yönelik yol haritasının bir parçası olarak, ekolojik geçişle bağlantılı konularda mümkün olduğu kadar çok insanda farkındalık yaratılmasına katkıda bulunmak istiyor. Böylece IF, Jean-Marc Jancovici ve Christophe Blain’in Le Monde sans fin çizgi romanını temel alan, 2022’de 800.000’den fazla kopya satılan ve birçok dile çevrilen Fransa’da bir numaralı kitap satışına dayanan bir sergi hazırladı.
Bu sergi, enerji dönüşümü gibi hepimizi ilgilendiren konuları eğlenceli bir şekilde inceliyor; ekonomik, ekolojik ve sosyal konulara değiniyor; karbon dışı enerjiler, gıda, ulaşım ve şehircilik alanlarında somut çözümler öneriyor.

Rezervasyonsuz ücretsiz giriş.
Daha fazla bilgi için iletişime geçin mediatheque.izmir@ifturquie.org

Sahne senin – Tiyatro
Doğa Nalbantoğlu
23 Mart Cumartesi saat 18:00’de
IF Café – İstanbul

Institut français ve teatrINO her ay duzenlenen doğaçlama sahnesinde, bu ay yönetmen ve oyuncu Doğa Nalbantoğlu’nu ağırlıyor. Tüm gün sürecek atölyeden sonra öğrenciler saat 18:00’de bir oyun sergileyecekler. Genç yetenekleri desteklemeye gelin!

Doğa Nalbantoğlu, tiyatroya Galatasaray Üniversitesi Tiyatro Topluluğu bünyesinde çalışarak başladı. Aktif olarak çalıştığı 10 sene içinde oyunculuk, atölye çalıştırıcılığı ve yönetmenlik yaptı. 2014’te Jacques Lecoq Uluslararası Tiyatro Okulu’nu bitirdi. Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sahneye çıktı. 2015’te İstanbul’a geri döndü ve Knut Hamsun’un ‘Açlık’ romanını sahneye uyarlayıp yönetti. Yapım pek çok kurum tarafından ödüle layık görüldü. Kurucularından olduğu Hareket ve Oyun Laboratuvarı’nda doğaçlama dersleri vermeye devam etmektedir.

Kayıt zorunludur.

Şairler baharı – Şiir dinletisi
BEDENLERİMİZ
28 Mart Perşembe saat 19:30’da
Institut français

Şairler Baharı kapsamında, 28 Mart Perşembe günü saat 19:30’da Institut français sahnesinde, François Coudray, Deniz Durukan, Cenk Gündoğdu, Claire Lajus ve Gonca Özmen bir şiir dinletisi için biraraya geliyorlar.  “Bedenlerimiz” konulu dinleti Fransızca ve Türkçe gerçekleşecektir.

Cenk, Claire, Deniz, François, Gonca… 5 şair, 2 dil, 1 buluşma.

Şiirleri, Fransızca ve türkçede, aynı nefesin yönlendirdiği kendine has evrenleri keşfediyor. Bu performans bir buluşmanın, bir arzunun ve bir bahsin neticesi. Amaçları, aynı sahnede şiirsel seslerini paylaşmak ve seyircinin dilinin fransızca veya türkçe olmasından bağımsız olarak, şiirlerin müziği ve bedenlerin enerjisiyle takip edebilmelerini sağlamak için onlara bir yol çizmek. Bahsi geçen konu “beden” ve bedenin öfke, korku ve acıdan birlikte bişey sahneye koyma arzusu, sevinci ve zarafetinin beraberinde getirdiği ışığa doğru yolculuk.

Katılımcılar: François COUDRAY, Deniz DURUKAN, Cenk GÜNDOĞDU, Claire LAJUS, Gonca ÖZMEN

Kayıt zorunludur.

Sahne Senin – Dans
22 Mart Cuma
19:30-21:15

IF Café

22 Mart Cuma akşamı Institut français’de dans etmeye ne dersiniz?
Her ay düzenlenen doğaçlama sahnesi kapsamında, Institut français sizi Waacking dansını keşfetmeye davet ediyor. 19:30’da başlayacak gecede Waacking dansını öğrenmek isteyenler için bir workshop ve herkese açık bir show battle düzenlenecek. Herkesi bekliyoruz!

Waacking dansı Los Angeles 1970’lerde ”punking” adı verilen danstan ortaya çıkmıştır. Bu dans geçmişte eşcinsel dansçıların kendilerini gece kulüplerinde funk müzik ile ifade etmeleriyle oluştu. Waack” hareketi aslında kol ile atılan darbedir. Bu dansın asıl amacı dansçıların kendilerini oldukları ve istedikleri gibi ifade etmeleri ve kendi hikayelerini anlatmalarıdır.

Kayıt zorunludur

15 Mart 2024 saat 16.00
Fransız Kültür Merkezi Sinema Salonu

Commune Art Space, Hayal İncedoğan’ın 19 Ocak – 5 Nisan 2023 tarihleri arasında Anna Laudel Galeri Düsseldorf’ta gösterilen « Yalnızlık Çağı Vol.I » isimli sergisinin İzmir’deki kitap lansmanı ve sanatçı söyleşisini duyurmaktan mutluluk duyar.
Dışavurumcu sanat terapi uygulayıcısı Seren P. İlkdoğan’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek söyleşi, Hayal İncedoğan’ın tuval resimleri, video eserleri, neon yerleştirmeler ve ayna resimler gibi çeşitli tekniklerle ürettiği sanat eserlerinden oluşan sergisini farklı bir bakış açısıyla keşfetmeye odaklanıyor. Çok katmanlı sorgulamalara alan açan eserleri disiplinlerarası diyaloglarla konuşacağımız bu söyleşinin sonunda, izleyenlerin sanat eserleri ile kurdukları iletişim üzerine mini bir atölye gerçekleştirilecek.
Etkinlik ücretsiz ve herkese açıktır.

Katılım için linkten kayıt yaptırılmalıdır: https://forms.gle/vA2CHJkvzK7NRgJR6
Söyleşi ve kitap lansmanı, 15 Mart Cuma günü 16.00-18.00 saatleri arasında Fransız Kültür Merkezi ev sahipliğinde gerçekleşecektir.

Sanatçı biyografisi:
Hayal İncedoğan, İzmir doğumlu bir sanatçı ve akademisyen olarak, lisans ve yüksek lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamlamıştır. Şu anda, aynı fakültenin Sanat ve Tasarım Bölümü’nde sanat alanındaki uzmanlık çalışmalarına devam etmektedir. Mezuniyetinden bir yıl sonra, 2005 yılında, Türkiye’nin ilk özel müzelerinden biri olan Elgiz Müzesi’nin Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nda yer aldı. Aynı yıl, dünya çapında gerçekleşen “Avrupa Müzelerinde Genç Sanatçılar” adlı uluslararası projede, Pera Müzesi’ne adanmış bir eser hazırladı ve bu eser, koleksiyonun diğer eserleriyle birlikte sergilendi. Türkiye’de düzenlenen ulusal bir yarışmada New York School of Visual Arts’ın bursunu kazanarak, Türk Amerikan Derneği ve Moon and Stars Project’in desteğiyle yeni medya alanındaki ilk sergisini New York’ta gerçekleştirdi.
2010’da Akbank Sanat tarafından düzenlenen 30. Çağdaş Sanatçılar Sergisi’nde başarı ödülüne layık görüldü. Aynı yıl, eserleri Almanya’daki Osthaus Müzesi’nde düzenlenen “Çağdaş Türk Sanatının Son 60 Yılı” adlı uluslararası koleksiyon sergisinde ve ardından Mönchehaus Müzesi Goslar ve Pécs’te 2010 Kültür Başkenti Projesi kapsamında sergilendi, ardından Macaristan’daki Modern Hungarian Gallery’de bir sergi düzenlendi. 2014’te İstanbul Sanat Haber Dergisi tarafından düzenlenen bir ankette, “40 yaşın altındaki ‘Türk Çağdaş Sanatı’nda dikkat çeken 40 sanatçı” arasında gösterildi. “Rüzgar Vahşi” adlı 2012’de Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Operasyon Odası Galerisi’nde düzenlenen solo sergisi, 2014’te Art On Istanbul’da düzenlenen “Liliac Wine Vol. 1” sergisi, 2015’te düzenlenen “Ebediyetin Sesi” ve geçen yıl sonunda Anna Laudel Galerisi’nde düzenlenen “Zamanın Gölgesi Altında” sergisi gibi solo sergileriyle geniş bir izleyici kitlesi kazandı.
Bugüne kadar eserleri, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Finlandiya, İspanya, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli ülkelerdeki çeşitli müze ve kurumlarda sergilenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Koleksiyonu, İstanbul Modern, Elgiz Müzesi Çağdaş Sanat Koleksiyonu, Vehbi Koç Vakfı Sanat Koleksiyonu ve Papko Çağdaş Sanat Koleksiyonu gibi birçok kurumsal ve özel koleksiyonda eserleri bulunmaktadır. İç ve dış projelerle çalışmalarına devam etmektedir.

Moderatör biyografi:
Seren P.İlkdoğan, dışavurumcu sanat terapi uygulayıcısı ve Curative Arts’ın kurucusudur. Pratiğinde farklı sanat modalitelerini bir araç olarak kullanarak intermodel yaklaşımla yetişkinlere yönelik bireysel danışmanlık vermektedir. Bunun yanı sıra, çeşitli kurum ve gruplarla sanat terapi atölyeleri düzenlemektedir. Terapötik potansiyel alanlar olarak müze ve çeşitli sanat galerilerinde proje ve atölye çalışmalarını yaygınlaştırmaktadır. Temmuz 2023’te Sakıp Sabancı Müzesi işbirliğiyle, izleyicinin sanata farklı perspektiften bakmasına odaklanan bir yöntem sunarak kalıcı koleksiyona yönelik “Müzede An’da” projesini hayata geçirmiştir ve proje kapsamında sanat terapi atölyeleri yürütmektedir. Sotheby’s Institute of Arts Londra’da Sanat Tarihi ve Yönetimi eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisinde Dışavurumcu Sanat Terapisi” başlıklı projesiyle tamamlamış ve Bilgi Üniversitesi “Yaratıcı Hareket” Sertifika programını tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Çapa Psikiyatri Servisinde “Ruhsal Bozukluklarda Sanat Terapi” sertifika programını teorik eğitim ile eş zamanlı olarak hastalarla sanat terapi grup çalışmalarını süpervizyon kapsamında sürdürmüştür. Programı, Sakıp Sabancı Müzesi ve İstanbul Üniversitesi işbirliği ile yürüttüğü “Ruhsal Bozukluklarda Müze Odaklı Sanat Terapisi” başlıklı projeyle tamamlamış ve Ruhsal İyileştirim Kongresinde sözel bildiri olarak sunulmuştur. İleri düzey sanat terapisi eğitimlerinin yanı sıra uluslararası düzenlenen konferanslara katılmış, psikodinamik yönelimli psikoterapi eğitimi ve psikanalize giriş seminerlerini tamamlamış ve kendi psikanaliz sürecinden geçmiştir. Curative Arts 2023 yılında bireylere, topluluklara ve kurumlara yaratıcı, sembolik ve sanatsal dışavurum aracılığıyla içsel süreçlerine dair farkındalık kazanmaları için güvenli bir alan sunmak amacıyla kurulmuştur ve tüm çalışmalarını bu çatı altında aktif olarak sürdürmektedir.

 

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur: https://forms.gle/vA2CHJkvzK7NRgJR6

21 Mart saat 18:30
Institut français gösteri salonunda

Institut Français Türkiye, Uluslararası Frankofoni Günü’nü kutlamak ve Türkiye’nin Goncourt Seçimi’nin lansmanı vesilesiyle, sizleri Fransız ve Faslı yazar Tahar Ben Jelloun ile bir edebiyat ve frankofoni söyleşisine davet ediyor. Yazar, Mouloud Adel’in ud dinletisi eşliğinde şiirlerini okuyacak.

Katılım ücretsiz, kayıt zorunludur, kayıt olmak için tıklayın

Konuşma dili Fransızcadır.

Tahar Ben Jelloun

Tahar Ben Jelloun 1944’te Fes’de doğdu. Rabat’ta felsefe okudu. Tetuan’da öğretmenlik yaptı, ardından Kazablanka’da Souffles Magazine ile çalışmalara katıldı. 1971’de psikoloji ve sosyoloji alanında çalışmalar yapmak üzere Paris’e taşındı. Le Monde gazetesi de dahil olmak üzere çeşitli dergilerle calışmalarını sürdürdü. Çok sayıda romanı (Harrouda, L’Ecrivain public, L’Auberge des pauvres…) ve köklerinden kopma, çift kültürlülük, azınlıklara yönelik baskı gibi konuları işeyen şiir derlemeleri (Cicatrices du soleil, Les amandiers sont morts de blessures…) yayımlandı.

1987’de La Nuit Sacrée ile Goncourt Ödülü’nü, tüm çalışmaları nedeniyle 1994’te Noureddine Aba Vakfı Edebiyat Büyük Ödülü’nü ve L’homme Rompu‘yla 1994’te Akdeniz Ödülü’nü kazandı. Tahar Ben Jelloun Paris’te yaşamaktadır.

Ya­zarın Türkçeye çevrilen yapıtları:

Tanca’da Sessiz Bir Gün, Bay Ahlak’ın Çöküşü, Kör Melek, Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum, Hata Gecesi, Kutsal Gece, Kum Çocuk, Yoksul­lar Hanı, Duygular Labirenti, Jean Jenet: Yüce Yalancı, Işığın O Kör Edici Yokluğu, Beckett ve Genet Tanca’da Bir Çay, Devenin Söylediği, Ülkemde, Annem Hakkında.

 

Doğaçlama sahnesi – Müzik
Geleneksel müzikler
14/03 Perşembe saat 19:30’da
IF Café

14 Mart Perşembe akşamı dünyanın dört bir yanından farklı müzik geleneklerinden pek çok sanatçının yer aldığı bir jam session için biraraya geliyoruz! Gecenin sunumunu geleneksel müziklere adanmış bir müzik sahnesi olan Kadıköy Sessions’ın kurucusu Gabriel Meidinger yapacak. Tüm müzikseverleri bekliyoruz!

Giriş serbest, kayıt zorunludur.

22 – 24 Mart 2024
Adana – 100. Yıl Sanat Merkezi (Çırçır Sanat Merkezi)

Program Adana

Frankofon Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceği olağanüstü sinema kutlaması için programını açıkladı.

Film seçkisi :
Ashkal, l’enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
Les filles d’Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
Courts métrages, 2023, İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau
Jules au pays d’Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
Respire, 2023, Onur Karaman
Le petit Nicolas – Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerinin gösterileceği unutulmaz bir edisyon için geri döndüğünü duyurmaktan mutluluk duyuyor. Sinemaseverler, 21 Mart’tan Nisan sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yakın tarihli ve çoğu gösterime girmemiş filmlerden oluşan geniş bir seçkiyi keşfetme fırsatı bulacak.

Bu yılki ev sahibi şehirler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin yer alıyor. Bu destinasyonların her biri Fransızca filmlerin ritmiyle titreşecek ve izleyicileri Fransızca konuşulan dünyanın sinemasının zenginliği ve çeşitliliğine davet edecek.

İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt etmektedir. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

Frankofon Film Festivali yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlamasıdır. Bu yıl, sinemaseverler Frankofon Dünyanın sinemasal başyapıtlarını, etkileyici belgeselleri ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

2024 için yenilikler neler?

Daha fazla film (12 uzun ve 4 kısa metraj) ve temsil edilen ülke (10 ülke).
Festival turu için çok sayıda ek şehir: Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin.
İstanbul’da Institut français ile birlikte Beyoğlu sinemasında paralel bir program.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile ortaklaşa üretilen bir iletişim
Gençleri sinemayla tanıştırmak için okul gruplarına yönelik gösterimler
İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği
Bu yılki festival için, on şehirdeki kültür merkezleri de dahil olmak üzere bir dizi Türk ortak, filmlerin gösterilmesini sağlamak için güçlerini birleştirdi. Etkinlik, tüm iletişimin sağlanması için Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve kısa filmlerin programlanması için de İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği yaptı.

Institut français Türkiye’nin Görsel-işitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi, çok geniş bir izleyici kitlesine hitap edecek benzersiz, güçlü ve çok çeşitli filmlerden oluşan bu harika programdan çok memnun oldugunu ifade ederek “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat!” diye konuştu.

İster bir film tutkunu olun, ister sadece yeni sinema ufuklarını keşfetmeye meraklı olun, Frankofon Film Festivali herkes için sürükleyici ve zenginleştirici bir deneyim vaat ediyor.

Afiş tasarımı: Selin Nimet Aydın, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara

 

30.03.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2021 | Yönetmen Claire Simon | Drama, edebi uyarlama | 95dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Ekim 1982’de Yann Andrea, Michèle Manceaux’dan kendisiyle röportaj yapmasını istedi. İki yıldır Marguerite Duras’ın arkadaşıdır, ondan 38 yaş küçüktür ve gazeteci ve yazar Michèle, Marguerite’nin arkadaşı ve komşusudur. Kendilerini Neauphle’un evinin birinci katında buluyorlar ve Yann’ın ilk cümlesi “Duras hakkında konuşmak istiyorum” oluyor.

21 Mart 15.00 – 17.00
Galatasaray Üniversitesi
316 no’lu salon, Saray Binası
 

Institut Français Türkiye ve Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası Frankofoni Günü’nü kutlamak ve Türkiye’nin Goncourt Seçimi’nin lansmanı vesilesiyle, sizleri Fransız ve Faslı yazar Tahar Ben Jelloun ile olağanüstü bir edebiyat ve frankofoni söyleşisine davet ediyor.

Galatasaray Üniversitesi’nde gerçeklesecek buluşma, 1987’de Goncourt Ödülü’nü alan üretken yazarın eserlerine ve Frankofoni ile olan ilişkisine dönmemize olanak tanıyacak.

  • Katılım ücretsiz, kayıt zorunludur, kayıt olmak için tıklayın
  • Konuşma dili Fransızca
  • Buluşmanın ardından imza seansı gerçekleşecek

Tahar Ben Jelloun

Tahar Ben Jelloun 1944’te Fes’de doğdu. Rabat’ta felsefe okudu. Tetuan’da öğretmenlik yaptı, ardından Kazablanka’da Souffles Magazine ile çalışmalara katıldı. 1971’de psikoloji ve sosyoloji alanında çalışmalar yapmak üzere Paris’e taşındı. Le Monde gazetesi de dahil olmak üzere çeşitli dergilerle calışmalarını sürdürdü. Çok sayıda romanı (Harrouda, L’Ecrivain public, L’Auberge des pauvres…) ve köklerinden kopma, çift kültürlülük, azınlıklara yönelik baskı gibi konuları işeyen şiir derlemeleri (Cicatrices du soleil, Les amandiers sont morts de blessures…) yayımlandı.

1987’de La Nuit Sacrée ile Goncourt Ödülü’nü, tüm çalışmaları nedeniyle 1994’te Noureddine Aba Vakfı Edebiyat Büyük Ödülü’nü ve L’homme Rompu‘yla 1994’te Akdeniz Ödülü’nü kazandı. Tahar Ben Jelloun Paris’te yaşamaktadır.

Ya­zarın Türkçeye çevrilen yapıtları:

Tanca’da Sessiz Bir Gün, Bay Ahlak’ın Çöküşü, Kör Melek, Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum, Hata Gecesi, Kutsal Gece, Kum Çocuk, Yoksul­lar Hanı, Duygular Labirenti, Jean Jenet: Yüce Yalancı, Işığın O Kör Edici Yokluğu, Beckett ve Genet Tanca’da Bir Çay, Devenin Söylediği, Ülkemde, Annem Hakkında.

 

 

 

SİNEMA&SÖYLEŞİ – DIRECTED BY WOMEN
KISA FİLM GÖSTERİMLERİ
11/03 saat 19:00’da
Institut français 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, uluslararası ve ulusal düzeyde kadın kısa film yönetmenlerinin filmlerini İstanbul’da bir araya getiren “DIRECTED BY WOMEN TURKEY” festivali tarafından seçilen 6 filmi keşfetmeye davet ediyoruz. Gösterimlerden sonra yönetmenler ile söyleşi gerçekleşecektir.

Kayıt zorunludur.

102 dakika
İngilizce altyazılı

Filmler:

– Burası size göre değil, Ceyda Aşar
– Herkesin yapabileceği bir şey, Selen Örcen
– Farklı bir yaş, Beril Tan
– Hominicid, Floriane N’Guyen Van Meo
– Les princes, Camille Hamet
– Nudebout, Caroline Hallier

 

16.03.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2016 | Yönetmen Justine Triet | Komedi | 96dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Tamamen duygusal bir hiçlik içindeki bir avukat olan Victoria Spick, bir düğüne gelir ve burada arkadaşı Vincent ve beladan kurtardığı eski bir uyuşturucu satıcısı olan Sam’i bulur. Ertesi gün Vincent, kız arkadaşı tarafından cinayete teşebbüsle suçlanır. Olay yerinin tek tanığı kurbanın köpeğiydi. Victoria, Sam’i çocuk bakıcısı olarak işe alırken Vincent’ı savunmayı isteksizce kabul eder. Victoria için bir dizi felaketin başlangıcı.

 

15 Mart 2024 saat 20.30
16 Mart 2024 saat 20.30
23 Mart 2024 saat 20.30
5 Nisan 2024 saat 20.30
27 Nisan 2024 saat 20.30

Han Tiyatrosu
Alsancak, 1479. Sk. 10/B, 35220 Konak, İzmir

En tanınmış Fransız tiyatro yazarlarından biri olan sanatçının 402. doğum yıldönümünü kutlamak için, Institut français İzmir, Han Tiyatrosu ile iş birliği yaparak sizlere, Molière’in en bilinen eserlerinden olan « Tartuffe » oyununu sunuyor.
Oyun Türkçedir.

Tartuffe, Jean-Baptiste Poquelin ya da bilinen adıyla Molière’in 350 yılı aşkın süredir sahnede olan ve her zaman seyirciyi memnun eden parlak bir komedisidir. Adı, herkesin bildiği bir isim haline gelen, bir ikiyüzlü ve bir aldatıcının maceralarının hikayesi. Asil ve zengin lord Orgon, Tartuffe’ye güven duyar. Fakat Tartuffe ihanet eder, aldatır ve baştan çıkarır. Görünüşte, her şeyini Tanrı’ya adamış olan kutsal adam Tartuffe, bir yandan Orgon’un genç eşi Elmire’yi elde etmeye çalışırken, bir yandan da Orgon’un kızı Marianne ile O’nun rızası dışında evlilik planları yapmaktadır. Üstüne üstlük, Orgon’un evini de elinden almaya çalışmaktadır. Hiçbir şey Tartuffe’nin sinsi planlarını engelleyemez gibi görünmektedir , ancak hizmetçi Dorine, olaylara müdahale eder. Bakalım, Dorine’nin kıvrak zekası, Tartuffe’nin kötülükleri ile baş etmeye yetecek mi? Bu mücadelede ona kim yardım edecek? Marianne ve sevgilisini neler bekliyor?

Yazan: Jean-Baptiste Molière
Yöneten: Rüçhan GÜREL
Kostüm Tasarımı: Eda Bayburtlu
Sahne ve Afiş Tasarımı: Murteza Albayrak
Işık Tasarımı: Önder Faruk Buldu
Oyunun Türü: Komedi
Yaş sınırı: 13 yaş ve üzeri
Süre: 100 dakika (İki Perde)

Biletler: https://hantiyatrosu.com/

 

 

LYNN ADIB & MARC BURONFOSSE « NEARNESS »
14 Mart 2024 Perşembe saat 20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Küçük Salon (AASSM)

Lynn Adib, vokal ve flüt
Marc Buronfosse, gitar ve kontrbas
Elias Arapoglou, davul ve perküsyon
Stéphane Guillaume, soprano saksafon

Lynn Adib – vokal ve flüt
Lynn Adib, Şam’da doğmuş Suriyeli bir şarkıcıdır ve genç yaşından itibaren Şam’daki Notre Dame kilisesinin “Sevinç Korosu”nda Bizans şarkısına tanıtılır. Daha sonra, Şam Konservatuvarı’nda flüt çalışmaları sırasında caz müziğiyle tanışır ve tarzın özgürlüğü ve karmaşıklığı tarafından etkilenir.

Marc Buronfosse – gitar ve kontrbas
Klasik gitar çalışmalarının ardından, Marc Buronfosse 1982’de kontrbasla başlar ve aynı zamanda ses mühendisliği ve müzikoloji alanlarında üstün eğitim alır. Kontrbas çalışmalarını Césarius Alvim, Henri Texier, Charlie Haden ve Reggie Workman ile yapar. Ayrıca Paris Operası gibi senfonik orkestralar ve Versailles Solistleri gibi oda müziği topluluklarında çalar, 1989’da Japonya turnesine katılır. Haziran 1991’de Kültür Bakanlığı’nın bir bursuyla New York’ta bir yıl boyunca New School of Music’te kalmak üzere seçilir. Burada Gary Peacock, Marc Johnson ve Mark Dresser gibi isimlerle düzenli olarak çalışır. Bu dönemde Jimmy Cobb, Steve Kühn, John Abercrombie, Lew Soloff, Tim Berne, Dave Liebman, Billy Harper gibi birçok müzisyenle tanışır ve çalar.

Elias Arapoglou – davul ve perküsyon
Elias Arapoglou müzisyen, besteci ve ses mühendisidir. Yunanistan kökenlidir ve müziğe çok genç yaşta başlamıştır ve üniversite eğitimini 2016 yılında tamamlamıştır. Profesyonel müzik yaşamına başladığı bu dönemde farklı müzik alanlarında çalışırken, yurtdışında eğitimini tamamlama arayışındadır. Bu nedenle, 2018’de Fransa’ya gelerek, Nancy’de bulunan Musique Academy International (MAI)’da altı ay boyunca caz üzerine ustalaşır ve ardından Paris’teki CMDL’ye katılır ve 2022’de diplomasını alır. Eğitimini tamamladıktan sonra, çeşitli caz müzisyenleri ve diğer pek çok tarzda müzisyenlerle çalışır ve Fransa’daki sahnelerde deneyim kazanır. Besteci çalışmalarını ihmal etmeyen Arapoglou, Mayıs 2022’de ilk albümü Mist Upon Horizon’u yayınladı; bu albümün bestecisi ve yorumcusudur.

Stéphane Guillaume – soprano saksafon
Stéphane Guillaume, 17 yaşında Jean Bonal ve Jacques Vidal ile birlikte caz kariyerine başladı. Paris Konservatuvarı’nda klasik saksafon dalında birinci ödülü kazandı. François Jeanneau’nun caz sınıfına katılmasıyla, Randy Weston ve Dave Liebman gibi tanınmış müzisyenlerle birlikte çalmaya başladı. 2008’de Fransız Caz Akademisi, olağanüstü müzikal yeteneği için onur ödülü verdi. Kariyeri boyunca, Phil Abraham, Franck Agulhon ve Georges Arvanitas gibi birçok müzisyenle işbirliği yaptı.

İZMİR SİNEMA OFİSİ TARAFINDAN DESTEKLENEN KISA METRAJ FİLMLER SEÇKİSİ

9 Mart 2024 – 14.00
İzmir Fransız Kültür Merkezi Sinema Salonu
Giriş ücretsiz

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Vakfı ortaklığında hayata geçen İzmir Sinema Ofisi; çekimleri İzmir’de gerçekleşecek olan film projelerine rehberlik etmek ve destek amacıyla kuruldu. 2019 yılından bu yana uzun ve kısa metraj filmler, reklam, müzik klibi, dizi ve belgeseller başta olmak üzere birçok başarılı görsel içerik prodüksiyonuna kolaylaştırıcılık sağladı. Kuruluşundan bu güne dek destek verdiği projeler arasından seçilen kısa filmlerin gösterimi ile film ekiplerini ve İzmirli sinemaseverleri buluşturacak.

“Desteklenen Kısalar Seçkisi” başlığı ile düzenlenecek gösterim etkinliği 9 Mart Cumartesi günü saat 14.00’te Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

‘‘Desteklenen Kısalar Seçkisi’’
Belki Bir Gün Gideriz – Yönetmen İnan Erbil
Radyodaki Şarkı – Yönetmen Aslı Coşar
Buz – Yönetmen Mevlüt Karabulut
Ümitli Karanlık Yolculuk – Yönetmen Kubilay Aksun
Firig – Yönetmen Eren Ulucan
Bul Beni – Yönetmen Elif Aybüke Akdere
Diyet – Yönetmen Handan İpekçi
Synthesis – Yönetmen Şükrü Özçevik
Kızım Süper Kahraman Olacak – Yönetmen Selçuk Uyan
Playback – Yönetmen Onur Akşit
Kök – Yönetmen Selin Mincinozlu
Müdavim – Yönetmen Gökmen Küçüktaşdemir
Sadece Bir Anlık – Yönetmen Ebru Ülengin
Gece – Yönetmen Armağan Uysal

 

Bayram Yılmaz
26 Şubat – 21 Mart 2024
Saat 11.00 ile 19.00 arası
Ada Modern Sanat Galerisi
– Atatürk Bulvarı No: 31/113 09400 Kuşadası-Aydın

“Paris sadece bir şehir olmanın çok ötesinde, zamansız bir yaşam tarzı ve insanın içsel dünyasının bir yansımasıdır. Paris’in ruhunu hissetmeden onun içinde kaybolmadan onunla bir olmadan Paris’i görsellemek mümkün değildir. Paris’in her mekanı aynı zamanda o mekanlarda yaşanan geçmişin izlerini taşır.
“Paris Yalnızlığı”, şehrin kalabalık caddelerindeki sessiz anları, kafelerin perdelerini aralayan içsel hikayeleri ve meydanlardaki yalnız figürleri içeren özel anları içeriyor.
“Paris Yalnızlığı”, Paris’i dışsal bir görsellik olarak değil, aynı zamanda o şehirde geçen zamanın yavaşça işleyen ritmi ve insanların duygu dolu anlarıyla bir bütün olarak görmelerine olanak tanıyor ve şehrin içsel yalnızlığını anlama fırsatı sunuyor.
Bayram Yılmaz’ın objektifi, Paris sokaklarında yankılanan yalnızlık dolu anları, romantik köşeleri ve zamansız güzellikleri yakalamada ustalıkla kullanılıyor.
Bu sergi ile Paris’in sadece bir şehir olmanın ötesinde, bir yaşam tarzı, bir duygu ve zamanın dondurulmuş bir parçası olduğunu göstermeye çalışıyor.
Bayram Yılmaz, fotoğrafın gücüyle duygularımıza hitap ederek, izleyicileri unutulmaz bir seyahate davet ediyor.”
Levent Köylü – Sergi Küratörü

Giriş ücretsiz

 

Uluslararası Frankofoni Günü’nü kutlamak amacıyla ve Türkiye Goncourt Seçimi lansmanı vesilesiyle, Institut Français Türkiye Fransız ve Faslı yazar Tahar Ben Jelloun’u Ankaralı okurlarıyla olağanüstü bir buluşmaya davet ediyor.

Ankara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü Profesörü ve Başkanı Prof. Dr. Nurmelek Demir’in moderatörlüğünde yürütülen buluşma, 1987’de Goncourt Ödülü’nü alan üretken yazarın eserlerine ve Frankofoni ile olan ilişkisine dönmemize olanak tanıyacak.

  • Katılım ücretsiz, kayıt zorunludur, kayıt olmak için tıklayın
  • Konuşma dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri yapılacak
  • Yer: Ankara Üniversitesi, Abdülkadir Noyan Salonu – Sıhhiye
  • Buluşmanın ardından saat 16.30’da imza seansı gerçekleşecek

Tahar Ben Jelloun

Tahar Ben Jelloun 1944’te Fes’de doğdu. Rabat’ta felsefe okudu. Tetuan’da öğretmenlik yaptı, ardından Kazablanka’da Souffles Magazine ile çalışmalara katıldı. 1971’de psikoloji ve sosyoloji alanında çalışmalar yapmak üzere Paris’e taşındı. Le Monde gazetesi de dahil olmak üzere çeşitli dergilerle calışmalarını sürdürdü. Çok sayıda romanı (Harrouda, L’Ecrivain public, L’Auberge des pauvres…) ve köklerinden kopma, çift kültürlülük, azınlıklara yönelik baskı gibi konuları işeyen şiir derlemeleri (Cicatrices du soleil, Les amandiers sont morts de blessures…) yayımlandı.

1987’de La Nuit Sacrée ile Goncourt Ödülü’nü, tüm çalışmaları nedeniyle 1994’te Noureddine Aba Vakfı Edebiyat Büyük Ödülü’nü ve L’homme Rompu‘yla 1994’te Akdeniz Ödülü’nü kazandı. Tahar Ben Jelloun Paris’te yaşamaktadır.

Nurmelek Demir

Ankara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü Profesörü Nurmelek Demir, akademik araştırmalarının çoğunu frankofon ve karşılastırmalı edebiyata ayırdı. « Kadın öfkesinin ifadesi: George Sand’ın Indiana’sı ve Fatma Aliye’nin Udi’si », 19. yüzyılda Türk kadın aydınlarının modernleşme dili olarak Fransızca,

« Dil üzerine düşünceler » gibi çok sayıda makalenin yazarıdır. « Jean-Jacques Rousseau ve Semseddin Sami : Dillerin kökeni ve lisan üzerine bir deneme », « Suat Derviş : Modern Türkiye’den fransızca konuşan bir aydın » ve levanten kökenli cenevreli yazar Charles-Albert Cingria üzerine bir monografi yayımlamıştır.

 

     

 

12/03 Salı, saat 19.00’da
Institut français İzmir

İzmir Fransız Kültür Merkezi tarafından hazırlanan Sinema Kulübü, en güncel Fransız filmlerinden oluşan seçkiyle geri dönüyor. Bu Salı, IfT İzmir sinema salonunda yerinizi alın ve dokunaklı dramlardan hafif komediye kadar geniş bir yelpazede uzanan film seçkisini keşfedin.

Yönetmen: Céline Sciamma
Başroller: Joséphine Sanz, Gabrielle Sanz, Nina Meurisse
2021/Fransa/72′
Türkçe Altyazılı

Hikaye
Sciamma’nın 2021 Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada prömiyerini yapan filmi, sekiz yaşındaki Nelly’nin anneannesinin hayatını kaybetmesiyle başlıyor. Annesi Marion’un küçüklüğünde gezdiği, oynadığı yerlerde vakit geçirirken annesi birden ortadan kayboluyor ve Nelly kendi yaşlarında, Marion adında bir kızla tanışıyor. Hayatın gizemlerini kadın bakış açısından ele alan Sciamma, bu kez hafıza ve hayal gücünün kesiştiği noktaya kamerasını yöneltiyor ve Hayao Miyazaki filmleriyle Chantal Akerman’dan esin alarak yine benzersiz bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Küçük Marion ile Nelly’yi ikiz kız kardeşler Gabrielle ve Joséphine Sanz canlandırıyor.

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satışta. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL
Nakit ödeme yapılmaktadır.

09.03.2024 Cumartesi – 17.00

Giriş 20tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
2021 | Yönetmen Marc Dugain | Drama, edebi uyarlama | 105dk | Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı

Kayıt zorunlu: mediatheque.ankara@ifturquie.org

Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Felix Grandet, karısı ve kızı Eugénie’nin hüzünlü ve sıkıntılı bir yaşam sürdüğü Saumur’daki mütevazı evinde hüküm sürüyor. Olağanüstü derecede açgözlüdür ve kızıyla evlenmek isteyenlere pek olumlu bakmaz. Herkesten sakladığı devasa servetine hiçbir şey engel olmamalıdır. Grandet’nin öksüz Parisli dandi olan yeğeninin gelişi, genç kızın hayatını altüst eder. Eugénie’nin kuzenine olan sevgisi ve cömertliği babası Grandet’yi sınırsız bir öfkeye sürükleyecektir. Kızıyla karşı karşıya geldiğinde, kâr uğruna her şeyi, hatta kendi ailesini bile feda etmeye her zamankinden daha hazır olacaktır… Balzac’ın aynı adlı eserinden uyarlanmıştır.

Dünya Kadın Hakları Günü vesilesi ile yönetmen Alice Guye üzerine bir akşam

  • 5 Mart Salı, 19.30
  • Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi

Institut français Ankara sizleri, Burçe Karaca’nın piyano resitali eşliğinde kurmaca filmlerin ilk kadın yönetmeni Alice Guy’ın 13 kısa filminin gösterimine ve ardından Aydan Özsoy ile Fransa ve Türkiye’deki öncü kadın sinemacılar üzerine bir söyleşiye davet etmekten mutluluk duyar.

Etkinlik Üçan Süpürge Vakfı tarafından Institut français Ankara ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenmektedir.

Giriş ücretsiz

Konferans: “Biyoçeşitlilik: Gerçekten 6. kitlesel yok oluşun içinde miyiz?”

2 Nisan 2024, 14.00
ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi, Ankara

Franck Courchamp, CNRS Araştırma Müdürü ve Paris-Saclay Üniversitesi AXA Kürsü Başkanı
Koray Yılmaz: “Değişen bir iklimde su döngüsünün aşırı uçlarında gezinmek: Doğu Akdeniz perspektifi.”
Mustafa Yücel: “Çoklu stres faktörlerinin Doğu Akdeniz ekosistemi üzerindeki etkisi.”
Moderatör: Fabien Flori, Institut français Türkiye Gen Müd Yard, Kültür Müsteşar Yard

Konferans İngilizce gerçekleşecektir.

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz Baskı Altında” temalı bir seri konferans / fikir tartışması , atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bu kapsamda ağırlayacağımız bilim insanlarından ilki CNRS Araştırma Müdürü ve Paris-Saclay Üniversitesi AXA Kürsü Başkanı Franck Courchamp. Dünyanın önde gelen ekologlarından biri olarak kabul edilen Courchamp CNRS Gümüş Madalyası ile ödüllendirilmiştir ve özellikle iklim değişikliği sorunu karşısında dinamik biyoçeşitlilikle ilgilenmektedir. 2 Nisan tarihinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek konferansında Courchamp aşağıdaki konu başlıklarında katılımcılar ile söyleşecek.

Neredeyse her gün çevre ve ekoloji hakkında konuşulduğunu duyuyoruz. En sık gündeme gelen terimlerden biri, önemli olduğu ancak tehdit altında olduğu söylenen “biyoçeşitlilik”.
Peki ama biyoçeşitlilik nedir? Gerçekten bu kadar önemli midir? Hangi amaca hizmet eder? Gerçekten tehdit altında mı ve eğer öyleyse ne ölçüde? Ve bunun insanlık ve gezegenimiz için sonuçları nelerdir?
Tüm bunlar sıkça sorulan ancak daha az sıklıkla açık ve somut bir şekilde ele alınan sorulardır ve bu konferansta ele alınacaktır. Biyoçeşitliliğin net bir tanımını, niceliksel ve niteliksel öneminin bir tahminini ve mevcut durumun bir tanımını sunarak, biyoçeşitlilik kaybının arkasındaki nedenleri ve mekanizmaları açıklayacağız. Bunu yaparken, biyoçeşitlilik kriziyle ilgili tüm soruları ve özellikle de bazen duyduğumuz gibi gerçekten gezegenin tarihindeki 6. kitlesel yok oluşta mıyız?

Institut français Türkiye tarafından ODTÜ, CNRS ve Adım Adım Sıfır Atık ve Akdeniz Koruma Derneği işbirliği ile düzenlenecek konferansa katılım ücretsiz, kayıt zorunludur. Konferans İngilizce gerçekleşecektir.

Dr Franck Courchamp dünyanın önde gelen ekologlarından biri olarak kabul edilmektedir. Biyoçeşitlilik üzerine yaptığı çalışmalarla, “araştırmanın özgünlüğü, kalitesi ve önemi” nedeniyle CNRS Gümüş Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Web of Science 2023 sıralamasına göre ekoloji alanında dünyanın en çok atıf alan bilim insanlarından biridir. Biyolojik istilalar, bunların ekonomik maliyeti ve iklim değişikliği karşısında biyoçeşitlilik konularında uzmandır. “Akdeniz: Baskı Altında Bir Deniz” tartışma serisine katılan ilk konuk olan Courchamp CNRS Araştırma Müdürü ve Paris-Saclay Üniversitesi AXA Kürsü Başkanıdır.

Prof Dr Mustafa Yücel, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi ve Müdür Yardımcısı. Araştırma alanları arasında okyanuslardaki biyojeokimyasal döngüler, derin deniz ekosistemleri, sürdürülebilir deniz ekonomisi ve deniz gözlem sistemlerinin geliştirilmesi yer alıyor. Doğa bilimleri alanında önde gelen uluslararası dergilerde 40’tan fazla yayını bulunan Yücel birçok Ulusal Ödül sahibidir.

Doç Dr Koray Yılmaz Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nde hidroloji ve su kaynakları alanında çalışıyor. Su döngüsü izleme, hidrolojik ekstremler (taşkınlar ve kuraklıklar), taşkın modelleme ve iklim değişikliğinin etkileri altında doğal ve inşa edilmiş hidrolojik sistemlerin sürdürülebilir yönetimi konularında uzmandır. NASA Küresel Yağış Ölçüm Görevi Bilim ekibinin seçilmiş üyesi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Doğa Bilimleri Sektöründe hidroloji uzmanıdır.

“AKDENİZ, BASKI ALTINDA BİR DENİZ” HAKKINDA

Etkinlik dizisinin devamında, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs:  François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs:  François Gemenne (Institut français Ankara)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 :  Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs:  Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran:  Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

Edouard Bard

Nisan – Kasım 2024
Ankara, İstanbul, İzmir, Bodrum

Institut français Türkiye sizlere, ekoloji ve çevre korunması alanlarında çalışan (üniversiteler, STKlar, araştırma merkezleri, belediyeler ve ulusal park ve koruma alanları) bilim insanları ve STK temsilcilerinin katılacağı “Akdeniz, Baskı Altında Bir Deniz” adı altında bir seri konferans / fikir tartışması , atölye ve sergi etkinlikleri sunuyor.

Bunun bir parçası olarak, multidisipliner bir bakış açısıyla üç ana tema etrafında tartışmalar düzenleyeceğiz: kıyı bölgesi yönetişimi, iklim sorunları ve biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik çöküşün sosyal sonuçları.

Tartışmalara ek olarak, Posidonia plantasyonunu yaygınlaştırma faaliyetleri, deniz biyoçeşitliliğine odaklanan atölye çalışmaları ve farkındalık yaratma etkinlikleri, deneyim paylaşımı faaliyetleri ve sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’deki biyoçeşitlilik kaybıyla birleştiren eğitim programları gibi sosyal ve çevresel bir etkinin yaratılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak çok bileşenli, çok aktörlü bir proje öngörüyoruz.

Bu projenin amacı, 2025’te Nice’te yapılacak Birleşmiş Milletler Okyanus Zirvesi ve 2026’daki “Akdeniz sezonu” öncesinde deniz biyoçeşitliliği konusunda farkındalık yaratmaktır.

Akdeniz, 21 ülkenin kıyıdaş olduğu eşsiz bir doğal alan. Bu geniş denizel ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi, tüm kıyıdaş devletlerin işbirliği yapmasıyla doğrudan ilgili. Günümüzde bu işbirliği ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çünkü Akdeniz’deki dengeler bozuluyor ve Akdeniz çevresinde yaşayanlar için de hayat kalitesi düşüyor. İklim değişikliği sonucu su sıcaklığının artışı, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel kirlilik nedeniyle Akdeniz’de büyük bir çöküşe doğru sürükleniyoruz.

Akdeniz, dünyadaki okyanusların yüzölçümünün %0.7’sine karşılık geliyor olmasına rağmen dünya fauna çeşitliliğinin %8’ine, flora çeşitliliğinin %18’ine, endemik çeşitliliğin ise %28’ine ev sahipliği yapıyor. Bu büyük zenginlik günümüzde iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında. Zira doğal bir başat avcı olmaksızın Akdeniz’de bazı türler azalırken mavi yengeç, aslan balığı gibi istilacı türler artıyor. Deniz taşımacılığı, avcılık, açık deniz sondajları, yıkıcı turizm, kıyı şeridinin ve deniz yatağının yapaylaştırılması, kıyılarda atık yönetimi yetersizlikleri ile telürik kirlilik ve plastik kirliliği gibi nedenler, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Öyle ki türlerin %40’ı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. 2023 yılında Akdeniz’de 500 milyon turisti ağırlama hedefi, maalesef optimist olmamıza pek de imkan vermiyor.

Günümüzde Akdeniz’deki deniz koruma alanları, tüm Akdeniz’in yalnızca %8’ine karşılık geliyor. İnsan faaliyetinin asgariye indirildiği alan oranı ise %0,04. Barselona Sözleşmesi çerçevesinde 21 kıyıdaş devlet, 2030 yılına kadar tüm Akdeniz’in, %10’u yüksek koruma olmak üzere en az %30’unun koruma altına alınması konusunda anlaştılar. Ancak doğru yönetişim araçlarının hızlı biçimde harekete geçirilememesinden ötürü deniz koruma alanlarında maalesef halen yüksek koruma sağlanamıyor.

Türkiye, olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda iklim değişikliğinden olumsuz etkileniyor. Pozidonya bitkisinin yeniden yerleştirilmesi, yasadışı balıkçılıkla mücadele ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi gibi yerel girişimlerin hayata geçirilmesi bu bağlamda önem taşıyor. Ancak yerel ölçeğin ötesinde küresel bir sorun olan deniz suyu sıcaklığının artmasının yaratacağı sonuçlara nasıl uyum sağlanacak?

Artık biliyoruz ki insan faaliyetlerine bağlı nedenlerle iklim değişiyor ve küresel sıcaklıklar yükseliyor. Öyle ki Akdeniz’in dünyanın kalanından %20 oranda daha hızlı ısındığı belirtiliyor. Geri dönülemez noktaya gelmeden önce belki de iklim şüpheci yaklaşımı sorgulamaktan önce Akdeniz’deki ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak üzere iklim duyarsızlığına karşı harekete geçmeliyiz.

Program:

2 Nisan: Franck Courchamp (Tevfik Fikret Lisesi, Ankara)

2 Nisan 14.00: Franck Courchamp (ODTÜ, Ankara)

6 Mayıs:  François Gemenne & Selcan Serdaroğlu (Institut français Istanbul)

7 Mayıs:  François Gemenne (Institut français Ankara)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Galatasaray Lisesi, Istanbul)

9 Mayıs saat 19.00 :  Gilles Boeuf & Levent Kurnaz (Institut français Istanbul)

9 Mayıs:  Gilles Boeuf (Pierre Loti Lisesi, Tarabya, Istanbul)

10 Mayıs:  Gilles Boeuf & Zafer Kızılkaya (Izmir Ticaret Odası)

6 Haziran:  Antoine Aiello & Frédérique Chlous & Madeleine Cancemi (Bodrum)

4 Kasım: Edouard Bard (Ankara)

5 Kasım: Edouard Bard (Istanbul)

Grafik tasarım: Ka Atölye

 

 

 

SÖYLEŞİ – LAURE ADLER & SİBEL ASNA
15 Mart Cuma saat 19:30
Institut français gösteri salonunda

Kadınlar ve… yaşın deneyimi. Yaratıcı sürecin ve kamusal ifadenin önünde bir engel olarak yaş… Fransız radyosunun önemli isimlerinden, yazar, gazeteci ve feminist Laure Adler, iletişim uzmanı, Hrant Dink Vakfı yönetim kurulu üyesi ve Türk sivil toplumunda çok aktif bir kişilik olan Sibel Asna ile bu sorular etrafında tartışmak üzere bir araya geliyorlar.

Moderatör: Delphine Minoui

Etkinlik Fransızca gerçekleşecektir, Türkçe tercüme yapılacaktır.

Kayıt zorunludur.

 

ATÖLYE – FELSEFE VE EDEBİYAT 
GÜNDELİK YAŞAM
07/03 Perşembe saat 19:00’da
IF Café

Fikirler Gecesi ile birlikte başlayan Felsefe ve edebiyat atölyesi Mart-Haziran ayları boyunca her ayın ilk perşembesi IF Café’de düzenleniyor. “Gündelik yaşam” temasını ele alacak atölyelerde sanatın, edebiyatın, sinemanın …

Organizasyon ve moderasyon: Alper Bakım&Pascal Roure

Kayıt zorunludur.

21 – 29 Mart 2024
Büyülü Fener sineması, Kızılay

Bilet satışı için tıklayın veya BF sinema gişelerinde

Ankara Frankofon Film Festivali programı

Frankofon Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceği olağanüstü sinema kutlaması için programını açıkladı.

Film seçkisi :
Ashkal, l’enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
Les filles d’Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
Courts métrages, 2023, İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau -> dikkat, bu film sadece İngilizce altyazılı olacak
Jules au pays d’Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
Respire, 2023, Onur Karaman
Le petit Nicolas – Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerinin gösterileceği unutulmaz bir edisyon için geri döndüğünü duyurmaktan mutluluk duyuyor. Sinemaseverler, 21 Mart’tan Nisan sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yakın tarihli ve çoğu gösterime girmemiş filmlerden oluşan geniş bir seçkiyi keşfetme fırsatı bulacak.

Bu yılki ev sahibi şehirler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin yer alıyor. Bu destinasyonların her biri Fransızca filmlerin ritmiyle titreşecek ve izleyicileri Fransızca konuşulan dünyanın sinemasının zenginliği ve çeşitliliğine davet edecek.

İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt etmektedir. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

Frankofon Film Festivali yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlamasıdır. Bu yıl, sinemaseverler Frankofon Dünyanın sinemasal başyapıtlarını, etkileyici belgeselleri ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

2024 için yenilikler neler?

  • Daha fazla film (12 uzun ve 4 kısa metraj) ve temsil edilen ülke (10 ülke).
  • Festival turu için çok sayıda ek şehir: Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin.
  • İstanbul’da Institut français ile birlikte Beyoğlu sinemasında paralel bir program.
  • Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile ortaklaşa üretilen bir iletişim
  • Gençleri sinemayla tanıştırmak için okul gruplarına yönelik gösterimler
  • İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği

Bu yılki festival için, on şehirdeki kültür merkezleri de dahil olmak üzere bir dizi Türk ortak, filmlerin gösterilmesini sağlamak için güçlerini birleştirdi. Etkinlik, tüm iletişimin sağlanması için Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve kısa filmlerin programlanması için de İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği yaptı.

Institut français Türkiye’nin Görsel-işitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi, çok geniş bir izleyici kitlesine hitap edecek benzersiz, güçlü ve çok çeşitli filmlerden oluşan bu harika programdan çok memnun oldugunu ifade ederek “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat!” diye konuştu.

Başlıca tarihler:
– İstanbul (Institut français): 21-30 Mart 2024 tarihleri arasında
– Ankara (Büyülü Fener, Kızılay): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında
– İzmir (Institut français): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında

İster bir film tutkunu olun, ister sadece yeni sinema ufuklarını keşfetmeye meraklı olun, Frankofon Film Festivali herkes için sürükleyici ve zenginleştirici bir deneyim vaat ediyor.

Afiş tasarımı: Selin Nimet Aydın, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara

Festivalin sizin şehrinizdeki programı

Bursa – Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi – Nisan
Adana – 100. Yıl Sanat Merkezi (Çırçır Sanat Merkezi) – 22-23-24 Mart
Diyarbakır – Mordem Sanat Merkezi – 12-13-14 Nisan
Gaziantep – Kırkayak Sanat Merkezi Gösterim Salonu-TAŞEV – Nisan
Lüleburgaz – Sinema Topluluğu – Mart

Tarihleri belirli olmayan sehirler :

Çanakkale – MAHAL
Eskişehir – OMM – Odunpazarı Modern Müze
Mersin – Mersin Sinema Ofisi

21 – 30 Mart 2024
Institut français İstanbul

22 – 24 Mart 2024
Beyoğlu Sineması

Program için tıklayın

Frankofon Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceği olağanüstü sinema kutlaması için programını açıkladı.

Film seçkisi :
Ashkal, l’enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
Les filles d’Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
Courts métrages, 2023, İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau
Jules au pays d’Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
Respire, 2023, Onur Karaman
Le petit Nicolas – Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerinin gösterileceği unutulmaz bir edisyon için geri döndüğünü duyurmaktan mutluluk duyuyor. Sinemaseverler, 21 Mart’tan Nisan sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yakın tarihli ve çoğu gösterime girmemiş filmlerden oluşan geniş bir seçkiyi keşfetme fırsatı bulacak.

Bu yılki ev sahibi şehirler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin yer alıyor. Bu destinasyonların her biri Fransızca filmlerin ritmiyle titreşecek ve izleyicileri Fransızca konuşulan dünyanın sinemasının zenginliği ve çeşitliliğine davet edecek.

İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt etmektedir. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

Frankofon Film Festivali yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlamasıdır. Bu yıl, sinemaseverler Frankofon Dünyanın sinemasal başyapıtlarını, etkileyici belgeselleri ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

2024 için yenilikler neler?

  • Daha fazla film (12 uzun ve 4 kısa metraj) ve temsil edilen ülke (10 ülke).
  • Festival turu için çok sayıda ek şehir: Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin.
  • İstanbul’da Institut français ile birlikte Beyoğlu sinemasında paralel bir program.
  • Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile ortaklaşa üretilen bir iletişim
  • Gençleri sinemayla tanıştırmak için okul gruplarına yönelik gösterimler
  • İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği

Bu yılki festival için, on şehirdeki kültür merkezleri de dahil olmak üzere bir dizi Türk ortak, filmlerin gösterilmesini sağlamak için güçlerini birleştirdi. Etkinlik, tüm iletişimin sağlanması için Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve kısa filmlerin programlanması için de İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği yaptı.

Institut français Türkiye’nin Görsel-işitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi, çok geniş bir izleyici kitlesine hitap edecek benzersiz, güçlü ve çok çeşitli filmlerden oluşan bu harika programdan çok memnun oldugunu ifade ederek “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat!” diye konuştu.

Başlıca tarihler:
– İstanbul (Institut français): 21-30 Mart 2024 tarihleri arasında
– Ankara (Büyülü Fener, Kızılay): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında
– İzmir (Institut français): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında

İster bir film tutkunu olun, ister sadece yeni sinema ufuklarını keşfetmeye meraklı olun, Frankofon Film Festivali herkes için sürükleyici ve zenginleştirici bir deneyim vaat ediyor.

Afiş tasarımı: Selin Nimet Aydın, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara

Festivalin sizin şehrinizdeki programını Kültür başlığı altında öğrenin!

Institut français gösterimleri için biletleri seanstan 30 dakika önce Institut français’den satın alabilirsiniz.

Tam bilet: 30 TL, indirimli bilet: 20 TL

Institut français gösterimleri için sinema&kütüphane kartı ile giriş ücretsizdir.

21-29 Mart 2024
Institut français İzmir’de

İzmir programı için tıklayın

Frankofon Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceği olağanüstü sinema kutlaması için programını açıkladı.

Film seçkisi :
Ashkal, l’enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
Les filles d’Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
Courts métrages, 2023, İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau
Jules au pays d’Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
Respire, 2023, Onur Karaman
Le petit Nicolas – Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerinin gösterileceği unutulmaz bir edisyon için geri döndüğünü duyurmaktan mutluluk duyuyor. Sinemaseverler, 21 Mart’tan Nisan sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yakın tarihli ve çoğu gösterime girmemiş filmlerden oluşan geniş bir seçkiyi keşfetme fırsatı bulacak.

Bu yılki ev sahibi şehirler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin yer alıyor. Bu destinasyonların her biri Fransızca filmlerin ritmiyle titreşecek ve izleyicileri Fransızca konuşulan dünyanın sinemasının zenginliği ve çeşitliliğine davet edecek.

İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt etmektedir. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

Frankofon Film Festivali yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlamasıdır. Bu yıl, sinemaseverler Frankofon Dünyanın sinemasal başyapıtlarını, etkileyici belgeselleri ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

2024 için yenilikler neler?

  • Daha fazla film (12 uzun ve 4 kısa metraj) ve temsil edilen ülke (10 ülke).
  • Festival turu için çok sayıda ek şehir: Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin.
  • İstanbul’da Institut français ile birlikte Beyoğlu sinemasında paralel bir program.
  • Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile ortaklaşa üretilen bir iletişim
  • Gençleri sinemayla tanıştırmak için okul gruplarına yönelik gösterimler
  • İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği

Bu yılki festival için, on şehirdeki kültür merkezleri de dahil olmak üzere bir dizi Türk ortak, filmlerin gösterilmesini sağlamak için güçlerini birleştirdi. Etkinlik, tüm iletişimin sağlanması için Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve kısa filmlerin programlanması için de İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali ile işbirliği yaptı.

Institut français Türkiye’nin Görsel-işitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi, çok geniş bir izleyici kitlesine hitap edecek benzersiz, güçlü ve çok çeşitli filmlerden oluşan bu harika programdan çok memnun oldugunu ifade ederek “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat!” diye konuştu.

Başlıca tarihler:
– İstanbul (Institut français): 21-30 Mart 2024 tarihleri arasında
– Ankara (Büyülü Fener, Kızılay): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında
– İzmir (Institut français): 21-29 Mart 2024 tarihleri arasında

İster bir film tutkunu olun, ister sadece yeni sinema ufuklarını keşfetmeye meraklı olun, Frankofon Film Festivali herkes için sürükleyici ve zenginleştirici bir deneyim vaat ediyor.

Afiş tasarımı: Selin Nimet Aydın, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara

Festivalin sizin şehrinizdeki programını Kültür başlığı altında öğrenin!

 

05/03 Salı, saat 19.00’da
Institut français İzmir

İzmir Fransız Kültür Merkezi tarafından hazırlanan Sinema Kulübü, en güncel Fransız filmlerinden oluşan seçkiyle geri dönüyor. Bu Salı, IfT İzmir sinema salonunda yerinizi alın ve dokunaklı dramlardan hafif komediye kadar geniş bir yelpazede uzanan film seçkisini keşfedin.

Yönetmen: Rebecca Zlotowski
Başroller: Virginie Efira, Roschdy Zem, Chiara Mastroianni
2022/Fransa/103′
Türkçe Altyazılı

Hikaye
Başkalarının çocuklarını sevmek risklidir. 40 yaşındaki Rachel’ın çocuğu yoktur. Çalıştığı lisedeki öğrencileri, arkadaşları, eski sevgilisi ve gitar dersleriyle dolu hayatından memnundur. Ali’ye âşık olduğunda, onun dört yaşındaki kızı Leila’ya da bağlanacaktır. Leila’yı yatağına yatırır, onunla ilgilenir, onu tıpkı kendi çocuğu gibi sevmeye başlar. Rebecca Zlotowski, prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan beşinci filmi için, “Kendi anne olmayan bir üvey anne. Maalesef erkeklerin iktidarsızlığı kadar sıradan olan bu durum, yine de anlatmaya değer bir hikâyenin başlangıç noktası oldu. Bu aşk mektubunu çekerken, çocuğu olmayan kadınlarla dayanışma içinde olduğumu hissettim,” diyor. Zlotowski’nin beklenmedik hamileliği sürerken çektiği bu özlem ve aidiyet hikâyesi, son derece kişisel, samimi ve fazlasıyla dokunaklı.

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satışta. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Tam Bilet: 40 TL, Öğrenci ve 65 yaş üstü: 30 TL
Nakit ödeme yapılmaktadır.

TİYATRO – GOMIDAS
19 Mart Salı saat 20:00’de
Institut français gösteri salonunda

Tiyatroseverlerin dikkatine! 19 Mart Salı akşamı saat 20:00’de Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği ve Fehmi Karaaslan’ın oynadığı GOMIDAS oyunu için sizi Institut français’ye bekliyoruz!

Gösterim Fransızca gerçekleşecektir.

Biletler Mobilet‘te satışta !

+11 yaş, tek perde 90 dakika

“Şarkıları dinlerken hikayeleri gördüm, her hikayede beni buldum. Kendimin okulu oldum duyduğum her ezgide. Her ağacın bir adı varmış, her insanın bir şarkısı.”

Gomidas Vartabed, Osmanlı döneminde Kütahya’da dünyaya gelmiş, yolu Eçmiyadzin, İstanbul, Berlin ve Paris’e düşmüş; Ermeni, Anadolu ve dünya kültürüne derin izler bırakmış, müzikolog, besteci ve koro şefi bir rahip. Hem Anadolu’yu hem “Müzik Kutusu” dediği Ermenistan’ı çok iyi tanıyan, ilhamını bu topraklardan alan, “sesinin duyulduğu her yer deniz kıyısı olan” bu özel sesin, Gomidas’ın yolculuğu birçok trajik hikâyeyle şekilleniyor.

1915’te Ermeni aydınlarla birlikte İstanbul’dan sürülüşünün ardından hayatının son 18 yılını sessizliğe gömülerek geçirdiği akıl hastanesinde, yakın arkadaşının ona miras bıraktığı hayalî koyunun peşinden seslenerek kendi hayat hikâyesinde sıra dışı bir yolculuğa çıkartıyor seyirciyi. Hikâyeyi Gomidas’ın ağzından dinlerken 40 kişilik topluluğuyla Lusavoriç Korosu karaktere eşlik ediyor.

GOMİDAS
Yazan-Yöneten: Ahmet Sami Özbudak
Süpervizör-Yapımcı: Ersin Umut Güler
Oynayan: Fehmi Karaarslan

Müzik: Gomidas Vartabed
Müzik Direktörü ve Koro Şefi: Hagop Mamigonyan
Topluluk: Lusavoriç Korosu
Hareket Tasarımı: Selçuk Göldere
Dekor Tasarımı: Cihan Aşar
Kostüm Tasarımı: Özlem Kaya
Işık Tasarımı: Yasin Gültepe
Türkçe’den Fransızca’ya Çeviren: Serra Yılmaz, Yiğit Bener
Türkçe’den İngilizce’ye Çeviren: Ayla Jean Yackley
Prodüksiyon Sorumlusu: Mahir Yıldız
Yönetmen Yardımcısı: Duygu Pelit
Karakter Dramaturjisi: Sonya Dicle Çetin
Asistanlar: Emre Can Sancar, Özlem Yılmaz
Afiş Resmi: Panos Terlemezyan
Afiş Tasarımı: Uğurcan Ataoğlu, Talip Özer
Afiş Fotoğrafı: Serdar Tanyeli
Retouch: Adem Başaran, P Blok
Oyun Fotoğrafları: Orhan Cem Çetin-Saygın Serdaroğlu
Görsel Kayıtlar: Ersin Umut Güler, Gürcan Öztürk, Orhan Cem Çetin, Saygın Serdaroğlu, Ulaş Beşoklar

 

 

26 Şubat-2 Mart 2024
Institut français İzmir Sinema Salonu

Institut français İzmir, bu yıl 7. kez gerçekleştirilen Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’ni 26 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında ağırlıyor.

Program : www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr
Gösterimler ücretsizdir.

 

8 Mart 2024 Cuma saat 18.30’da
IF İzmir
Ferda Fidan ile.

8 Mart dünya kadınlar günü ve bu yıl teması « zarafet » olan Şairler Baharı vesilesiyle,
İzmir Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi sizleri 8 mart Cuma günü saat 18:30da edebiyatçı ve çevirmen Ferda Fidan ile bir söyleşiye davet ediyor. 2023’te 100. ölüm yıldönümünü andığımız Fransız yazar Pierre Loti’nin ünlü eserini ele alacağımız söyleşinin konusu « Aziyade’de Kadın İmgesi » olacak.

Ferda Fidan’ın konuşması, Loti’nin Aziyadé karakteri üzerinden Türk kadınına bakışına odaklanacak: Oryantalist klişelerden yoksun olmasa da oldukça özgün bir vizyon.

Söyleşi Türkçe gerçekleşecektir.

Ferda Fidan 

Politik Çalışmalar Enstitüsü ve Grenoble Üniversitesi’nde eğitim gördü
Grenoble Temyiz Mahkemesi için mütercim-tercüman (1988-1992)
1992 yılından beri Académie de Versailles’da Modern Edebiyat öğretmeni.
Edebiyat çevirmeni (Türkçe/Fransızca).

Çeviriler:

Les trois sentinelles, Aziz Nesin, Le Monde du 20 février 1984.
Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, UNESCO, 1989.
L’Hôtel de la Mère Patrie, Yusuf Atılgan, Solin, 1992.
L’Atlas des continents brumeux, Ihsan Oktay Anar, Actes Sud, 2001.
Amer Savoir, Enis Batur, Actes Sud, 2002.
Traité de mécanique, Ihsan Oktay Anar, Actes Sud, 2004.
La Pomme, Enis Batur, Actes Sud, 2004.
Mani est vivant, Özdemir Ince, Éd. Al Manar, 2006 (Prix de poésie Max Jacob).
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Éd. Turquoise, 2008.
D’Autres chemins, Enis Batur, Actes Sud, 2008.
Je me prends pour une sorte d’oiseau, Enis Batur, Libération du 10 mai 2008
Le Tyran et le Poète, Özdemir Ince, Le Temps des cerises, 2009.
Istanbul était un conte, Mario Levi, Éd. Sabine Wespieser, 2011.
Encyclopédie personnelle, Enis Batur, Actes Sud, 2011
Histoire de la littérature turque du XIXe siècle, A. H. Tanpınar, Actes Sud/Sindbad, 2012
Le Sultan de Byzance, Selçuk Altun, Galaade, 2013
Le Renard, Enis Batur, in Écrivains de Turquie, Galaade, 2013
Nuit d’absinthe, Ayfer Tunç, Galaade, 2013
L’homme désœuvré, Yusuf Atılgan, Actes Sud, 2014
Une Enfance turque, Bleu autour, 2016
À quoi bon la révolution si je ne peux danser, Ece Temelkuran, JC Lattès, 2016
Les Gilets de sauvetage, Özdemir Ince, L’Harmattan, 2020
Trois chambres, une caserne, Şule Türker, L’Harmattan, 2021
Un rire d’opéra suivi des Cinquante moèmes primeur pour la jeunesse, Özdemir Ince, L’Harmattan, 2022
Vie et poésie, Metin Cengiz, L’Harmattan, 2023

 

5 Mart 2024 Salı günü saat 18.00’de
Institut français İzmir kütüphanesinde

2024 yılı teması “Zarafet” olan Şairler Baharı kapsamında İzmir Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi sizleri edebiyatçı-çevirmen Ferda Fidan ve oyuncu-şair Benoit Vitse ile şairane bir söyleşiye davet ediyor. Konuklarımız Nazım Hikmet’in şiirleri hakkında sohbet edecek ve bazılarını bizler için okuyacaklar.

Söyleşi Fransızca gerçekleşecektir.

 

 

Institut français Izmir, Şairler Baharı ve Frankofoni Baharı 2024 kapsamında, şair Nazım Hikmet’in metinlerinin okunması üzerine Benoît Vitse tarafından yaratılıp gerçekleştirilen bir tiyatro oyunu sunuyor.

“ Projenin başlangıcı, iki yıl önce Institut français İzmir’den gelen bir davet ile başladı. Daha sonra eserlerini okuduğumuz Türk şairleriyle bir akşamda Nazım Hikmet’in şiirinin gücünü ve güncelliğini keşfettim. Fransa’ya döndüğümde Hikmet’in başka metinlerini de bulmaya ve bu gösteriyle yazılarının sahnedeki gücünü yeniden kazanmaya odaklandım.”

Nazım Hikmet’in farklı metinlerinden, hapishanede yazdığı şiirlerden siyasi metinlere ve otobiyografik anılara kadar Benoit Vitse’nin okumaları, Türk şairine saygı duruşunda bulunuyor ve eserlerinin ne kadar her zamanki gibi canlı ve güncel olduğunu gösteriyor.

Oyuna eşlik eden müzikler başta Umut Adam Seytanin olmak üzere Türk müzisyenlerin ve Yayla kemanlarının eserleridir.

  • 6 Mart Çarşamba, 19.00
  • İzmir Fransız Kültür Merkezi Sinema Salonu
  • Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur. Kayıt için tıklayın.
  • Oyun dili sadece Fransızca
  • Süre: 1 saat

Benoît Vitse

Komedyen olan Benoît Vitse, ardından on beş yıl boyunca Oise’deki Guillaume Cale Company’nin yönetmenliğini ve müdürlüğünü yaptı. Avignon ve Strazburg Festivallerinde ödüller kazandı. 1996’dan itibaren Romanya’daki Iasi Fransız Kültür Merkezi’nin direktörlüğünü, ardından Ukrayna’daki Kiev Institut français’nin direktörlüğünü yaptı ve 2002’de Romanya’daki Ateneu Avrupa Yaratılış Merkezi’nin müdürlüğünü yaptı. Daha sonra 2018 yılına kadar Hermes’teki Cassini Topluluğunu yönetti.

Çeşitli eserlerin yazarı: 2022’de Autobiographie autorisée d’un gaucho picard, 2021’de Les Lettres du Moldave ve Les Batailles impudiques.

2021’de Moldovalı yazar Dumitru Crudu’nun Moi j’ai tué Hitler çevirmeni.

Nâzim Hikmet (1902-1963)

Nâzım Hikmet, çocukluğunda, yüksek rütbeli bir Osmanlı memuru olan dedesi Paşa’nın ve Fransız kültürüne meraklı bir sanatçı olan annesi Djélilé’nin şiirlerine hayran kalmıştı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesine isyan eden, Türk köylüsünün bağımsızlık mücadelesinden coşan ve Ekim Devrimi heyecanına kapılan Nazim, 1922’de Moskova’ya gittiğinde henüz yirmi yaşındaydı.Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 1924’te Türkiye’ye döndü, ancak artık “kızıl/Komünist” olduğu için zulüm mağduru olarak 1926’da Moskova’ya döndü ve çok sayıda geldi ve döndü. Her şeyi tutkuyla, özgürlüğü, ülkesini, halkını ve kadınlarını sevdiği için komünist, Türk avangardının sürgündeki dehası olur. Türkiye’ye döndüğünde, 1936 yılında bir isyanın methiyesi olan Şeyh Bedrettin Destanı’nı (bir köylünün Osmanlı İmparatorluğu güçlerine karşı mücadelesini) yayınladığı için, 1938 yılında yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yoldaşları Jean-Paul Sartre, Pablo Picasso ve Paul Robeson’un Paris’te oluşturduğu uluslararası destek komitesinin eylemi sayesinde 1949’da serbest bırakıldı. Hikmet sürekli takip edilmektedir. İki cinayet girişiminden mucizevi bir şekilde kurtuldu ancak elli yaşında yapması istenen askerlikten muaf olmayı başaramadı. Soğuk Savaş dönemindeyiz ve nükleer silahların yayılmasına karşı kampanya yürütüyor.

Dünya Barış Konseyi’nin çok aktif bir üyesi olan şair, Enternasyonal’in şarkısını söylüyor ama Stalinizmi reddetmesi konusunda sessiz kalmıyor. Türk vatandaşlığının büyük kaybının ardından Polonya vatandaşı olan Nazim, sürgünden kaçmak için her yeri dolaşıyor. Yalnızca Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’da çünkü Amerika Birleşik Devletleri ona vize vermiyor.

…

Bindim tirene, uçağa, otomobile,
çoğunluk binemiyor.
operaya gittim,
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere ben de gitmedim 21’den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye,
ama kahve falına baktırdığım oldu…

(Nazım Hikmet, Otobiyografi’den alıntılar)

SİNEMA+SÖYLEŞİ: SEIZE THE SUMMIT
05/03 Salı saat 19:00’da
Institut français sinema salonunda

Institut français 5 Mart Salı günü saat 19:00’da “Seize the summit” belgesel gösterimine davet ediyor.

Yönetmen: Arwa Jabiri Damon
İngilizce, Ukraynaca, Dari, Arapça ve Swahili dillerinde, İngilizce altyazılı

Birbirlerini tanımayan dört genç, iki Suriyeli, bir Afgan ve bir Ukraynalı, Filistinli bir dağ rehberi eşliğinde Kilimanjaro Dağı’nı aşmak için bir araya geliyor. Savaşlar ve travmalar… Shaqayeq, Adnan, Tania ve Safa, hayatlarının zorluğuyla yüzleşmek ve genç mültecilerin içinde bulunduğu zor duruma dikkat çekmek için Tanzanya’da buluşuyor. Dağa tırmanırken savaş anıları, kayıpları ve korkuları gün yüzüne çıkıyor. Bu tehlikeli yolculuk sırasında, kendi şeytanlarıyla yüzleşecek gücü bulmak için kendi içlerinin derinliklerine inmeleri gerekiyor.

Gösterimden sonra filmin yönetmeniyle bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Gösterim ücretsiz, kayıt zorunludur.