ULUSLARARASI GÖÇ FİLMLER FESTİVALİ

15.12 Cumartesi:

  • 13.00 – 14.20: uzun metrajlı film gösterimi
  • 15.30 – 16.20: 3 kısa metrajlı film
  • 18.00 – 19.20: uzun metrajlı film
  • Giriş ücretsiz

Sinema ve göçün büyülü ilişkisi, kendileri de göçmen olan çoğu sinema üreticisinin hareket halindeki dünyayı anlatmaya başladıkları bir asır öncesine kadar uzanır. Yönetmenlerin filmleri, göçmenlerin çarpıcı, hüzünlü ve kimi zaman da komik hikayelerini hemen her kültürden insana aktarmış, kalplerine dokunmuştur.

BM Göç Örgütü IOM tarafından global olarak ve aynı anda gerçekleştirilen Küresel Göç Filmleri Festivali, göçe dair umutları, zorlukları ve göçmenlerin yeni yaşam alanlarına sağladıkları özgün katkılarını anlatan filmleri ve belgeselleri seyirciyle buluşturuyor. Günümüzün en güncel konularından biri olan göç üzerine daha detaylı bir diyalog için 15 Aralık 2018’de bize katılın!

PROGRAM

UZUN METRAJ KISA METRAJ
FİLM A Walk on the Tight Rope On the Same Boat Abu Adnan – Adnan’s Father Deal Mohamed, The First Name
YÖNETMEN Sandra Budesheim, Sabine Zimmer Stefania Muresu Sylvia Le Fanu Gisela Benenzon Zairi Malika
SÜRE 95dk 75dk 25dk 14dk 14dk
YER AsyaAfrika, Avrupa Avrupa AsyaAfrika, Avrupa Amerika Avrupa, Orta-Doğu
DİL Almanca Arapça, İngilizce, Urduca  Arapça, Danca İspanyolca Fransızca
ALTYAZI İngilizce, Almanca İngilizce, Italyanca İngilizce İngilizce, İspanyolcaFransızca  İngilizce
TÜR Belgesel Belgesel Kurgu Kurgu Kurgu

 

+ bilgi: https://www.iom.int/global-migration-film-festival

 

 

16. Fransız-Alman dostluk günü kutlamaları çerçevesinde, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Goethe Enstitüsü, 5 Kasım Pazartesi günü saat 19:15’te, Jean-Gabriel Périot’un « Bir Alman Gençliği » filminin gösteriminde sizleri ağırlamaktan mutluluk duyar.
Giriş ücretsizdir ve filmler Türkçe altyazılı olacaktır.

 

Bir Alman Gençliği (Jean-Gabriel Périot) 
2015 | Belgesel | 93 dk. | Fransızca ve Almanca |Türkçe Altyazılı

Bir Alman Gençliği, Andreas Baader ve Ulrike Meinhof tarafından kurulmuş, devrimci terörist grup, Kızıl Ordu Fraksiyonu’nu doğuran 1960’ların sonunda, Alman gençliğinin bir kısmının politik olarak radikalleşmesinin adımlarını tarihsel olarak sıralıyor. Tamamı arşivlerden alınmış görüntü ve seslerin kurgulanmasıyla oluşturulan filmin amacı, zamanının bu devrimci hareketinin önemini ve günümüz toplumuyla olan bağlantısını sorgulamak ve sorgulatmak.

CINÉ-CLUB : VANDAL

10.11 samedi – 18h
24.11 samedi – 18h

Entrée 5tl (gratuite pour les apprenants et les enseignants de l’IFT)
2013 | réalisateur Hélier Cisterne | drame | 84mn | en français sous-titré en turc

Synopsis

Chérif, 15 ans, est un adolescent rebelle et solitaire. Dépassée, sa mère décide de le placer chez son oncle et sa tante à Strasbourg, où il doit reprendre son CAP maçonnerie. C’est sa dernière chance. Très vite, dans cette nouvelle vie, Chérif étouffe. Mais toutes les nuits, des graffeurs oeuvrent sur les murs de la ville. Un nouveau monde s’offre à lui… Prix Louis-Delluc 2013 du premier film.

Interprètes

Zinedine Benchenine : Chérif
Emile Berling : Thomas
Kevin Azaïs : Johan
Corinne Masiero : Le Juge
Brigitte Sy : Christine
Marina Foïs : Hélène
Ramzy Bedia : Farid
Jean-Marc Barr : Paul
Chloé Lecerf : Elodie
Isabelle Sadoyan : La Grand-mère
Sophie Cattani : Laure

 

SİNEMA KULÜBÜ: CESAR VE ROSALİE

03.11 Cumartesi –18:00
17.11 Cumartesi – 18:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1972 | yönetmen Claude Sautet | dram-romantik | 110dk | fransızca ve türkçe altyazılı

Özet

Bir aşk üçlüsü ve tomurcuklanan bir dostluğun hikayesi. Sezar Rosalie’yi sever. Sezar, toplum ile rahattır ve bir hurda metal şirketi işletir. Ailesine çok yakın olan Rosalie, hayatını Sezar’la paylaşır. Ayrıca David, bir zamanlar Rosalie’nin kalbine aşık olan bir sanatçı. Aynı kadın üzerinde tartışan iki adam, arkadaş olmaktan çıkıyor …

Oyuncular

Yves Montand: César
Romy Schneider: Rosalie
Sami Frey: David
Umberto Orsini: Antoine
Bernard Le Coq: Michel
Isabelle Huppert: Marité
Betty Beckers: Madeleine
Eva Maria Meinecke: Lucie
Gisela Hahn: Carla
Hervé Sand: Georges
Henri-Jacques Huet: Marcel
Carlo Nell: Jérôme
Carole Lixon: Louise
Michel Piccoli: la voix du narrateur

 

 

 

KONFERANS: DE GAULLE’UN ANKARA’YA DEVLET ZİYARETİNİN 50. YILI

  • 9 Kasım Cuma günü saat 19.00’da Fransız Kültür Merkezi’nde  
  • Konferans Fransızca ve Türkçe simültane çeviri yapılacaktır
  • Rezervasyon: murat.celik@ifturquie.org 
  • Konusmacilar: François Bujon de l’Estang ve Prof. Dr. Baskın Oran

General De Gaulle, elli yıl önce (25-30 Ekim 1968) Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu.  Ankara Fransız Kültür Merkezi, bu tarihi ziyareti anmak amacıyla, o zamanın ayrıcalıklı tanıklarını ve uzmanlarını bu dönem hakkında konuşmaya davet ediyor.

Büyükelçi François Bujon de l’Estang, General De Gaulle’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde (1966-1969) Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri görevini üstlenmişti. Konuşmasında, De Gaulle’ün güncel dış politikalara bakış açısı ve De Gaulle’cü dünya görüşünün temel ilkeleriyle biçimlenmiş olan, Fransa’nın Türkiye politikalarına da değinecek. General, bu ziyareti vesilesiyle de, Yalta konferansında ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzenine muhalif tavrını koruyarak, ulusal bağımsızlık ve ikili blok sistemini aşma mesajı vermişti. 

De Gaulle, her dış ziyaretinde yaptığı gibi, Ankara’ya vardığında da bir kaç cümle Türkçe telaffuz ederek konuşmasını yaptı. Mustafa Kemal Atatürk’e son derece heyecanlı ve duyarlı bir üslupla saygılarını sunmayı ihmal etmedi.  Anıtkabir özel defterine “Bir insan için ulaşılabilecek en şanlı ve şerefli mevki, milletini yeni bir hayata kavuşturmaktır. İşte Atatürk bunu yapmıştır » diye yazan  De Gaulle, Türkiye’yi sürekli çağdaşlaşma çabalarından ötürü kutlayarak, bağımsızlık ve ulusal egemenliğin hem Türkiye, hem Fransa açısından paylaşılan ortak bir irade olduğunu vurguladı.

François Bujon de l’Estang 1966 yılında Dışişleri Bakanlığı’na katılarak, 1966-1969 yılları arasında General De Gaulle’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterlik görevini üstlenmiştir. 1986 – 1988 yılları arasında Başbakan Jacques Chirac’ın diplomatik danışmanı olarak görev yaptıktan sonra, 1989-1998 yılları arasında Kanada’nın Fransa Büyükelçisi, 1995-2002 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Fransa Büyükelçisi, 2003-2010 yıllarında da Amerika yatırım bankası Citigroup’un Fransa başkanı görevlerinde bulunmuştur.

Aynı zamanda Institut Pasteur (2003-2005), Thales (2003-2009) ve Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi (2003-2010) başkan yardımcılığı ve 1992–1995 yılları arasında Harvard Business School Fransa Kulübü başkanlığını yürütmüştür. Halen uluslararası bir strateji danışmanlık firması olan FBE International Consultants’ın başkanıdır.

Prof. Dr. Baskın Oran

1945 yılında Izmir’de doğan Baskın Oran, ilk olarak Alsancak Saint-Joseph Fransız kolejinde ve sonrasında İzmir Atatürk lisesinde okur.  Üniversite eğitimine San Francisco San Gabriel Üniversitesi’ne başlayan Oran, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye)’ nde eğitimine devam eder ve 1974 yılında uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı-asistan olarak görev yapar.

Doktora ve doktora sonrası yapmış olduğu araştırmaları azınlıklar, milliyetçilik ve Lozan antlaşması üzerinedir. O dönemdeki siyasi eğilimi emperyalizm karşıtlığını içerir. 1971 yılında, Türkiye’de Amerikan karşıtı gösterilere katılması onu 4 ay hapis cezasına mahkum eder. 2006 yılında emekli olduktan sonra Oxford St. Anthony’s College’da misafir araştırmacı olarak görev yapar. Bir sonraki yıl, Türkiye’ye dönen Oran azınlıklar ve milliyetçilik gibi uzman olduğu alanlarda Mülkiye’de konferans ve ders verir.  2006 yılına kadar Birgün gazetesinde düzenli olarak yayımlanan yazılarının yanı sıra, 2000 yılından bu yana haftalık Agos gazetesi için, 2007 yılından bu yana ise Radikal ve aylık çıkan Hayvan gazetesi için makaleler yazar.  Basında yer alan en  yeni makaleleri, Türkiye’deki ifade özgürlüğü ile birlikte azınlıkların durumunu ve bölgesel gündemi oluşturan konuları içerir (Suriye’deki savaş, Türk-Yunan ilişkileri).

 

 

Arşiv videoları:

http://www.ina.fr/video/CAF88040223

8′. 25 Ekim: Havaalana gelişi

http://www.ina.fr/video/CAF87002407/voyage-du-gal-charles-de-gaulle-en-turquie-video.html

11′. 26 Ekim gala gecesi

http://www.ina.fr/video/CAF87004790/voyage-du-general-de-gaulle-en-turquie-video.html

5′. Bon résumé. Bir anlaşmanın imzası

http://fresques.ina.fr/de-gaulle/fiche-media/Gaulle00279/voyage-en-turquie-et-entretien-avec-michel-debre.html

10′. Askeri geçit töreni, De Gaulle’un Türkçe birkaç kelime

KÜTÜPHANE

Küçük gazeteci masal saati – Gazetecilerin katılımıyla

Kütüphaneciler ve gazeteciler Delphine Minoui, Alexis Marant ve Anne Poiret, tarafından okunacak hikayelerle gazetecilerin dünyasını tanıyacağız.

5 yaş ve üzeri

Katılım ücreti: 10tl

KÜTÜPHANE

Küçük lokumlar buluşması

0-3 yaş arası

«Bir bebek büyümek için süte, okşanmaya ve masallara ihtiyaç duyar

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt için: mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Katılım ücretlidir: Çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

KÜTÜPHANE

Küçük lokumlar buluşması

0-3 yaş arası

«Bir bebek büyümek için süte, okşanmaya ve masallara ihtiyaç duyar

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt için: mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Katılım ücretlidir: Çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

KÜTÜPHANE

Küçük lokumlar buluşması

0-3 yaş arası

«Bir bebek büyümek için süte, okşanmaya ve masallara ihtiyaç duyar

Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyor.

Kayıt için: mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Katılım ücretlidir: Çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

KÜTÜPHANE

Kafe Bla Bla

Ayda iki defa cumartesi saat 16:30’da Fransızca pratik yapmak istiyorum dersen, yarım saatlik sohbet gruplarımıza katıl !

Gelecek seans Cumartesi 20 Ekim’de

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Ücret : 10 TL

KÜTÜPHANE

Kukla Gösterisi

Ayda iki defa Çarşamba saat 15’te Kütüphane ekibi kukla gösterisi sunuyor.

3 yaş ve üzeri.

Gelecek seans çarşamba 17 Ekim’de.

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Ücret : Çocuk 10 TL

KÜTÜPHANE

Kukla Gösterisi – Pamuk Prenses

Ayda iki defa Çarşamba saat 15’te Kütüphane ekibi kukla gösterisi sunuyor.

3 yaş ve üzeri.

Gelecek seans çarşamba 17 Ekim’de.

Kayıt gereklidir : mediatheque.istanbul@ifturquie.org

Ücret : Çocuk 10 TL

XXF – VERY VERY FRENCH: WORAKLS

Biletler Biletix

Fransız DJ/yapımcı Worakls, 14 Aralık gecesi muhteşem bir melodik techno/house performansı için ilk kez Ankara’da!

Kapı: 23.45
demirabi (Warm up): 00.00
Worakls Live: 02.00

Müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, 3 yaşında piyano öğrenmeye başlayan genç Fransız prodüktör, konservatuar eğitimi sonrasında elektronik müzik ile tanışır. Film ve klasik müzik tutkunu olan Worakls, N’to ve Joachim Pastor ile Hungry Music çatısı altında üretmeye başlar. Eserlerinde keman, viyolonsel ve gitara yer veren ve melodik tınıları barındıran Worakls, 14 Aralık akşamı PIXEL’de elektronik müzikseverler ile buluşuyor.

 

Charles Pasi

İtalyan bir baba ile Fransız bir annenin çocuğu. Şarkılarını İngilizce yazıyor. ‘Neden ?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyor haliyle, cevabı basit : “Çünkü bana müziği sevdiren lisan bu, küçükken Percy Sledge ve BB King dinlerdim, şarkı yazmaya başladığım zaman sözler otomatik olarak İngilizce çıktı. Ayrıca şarkı söylerken günlük lisanımdan uzak olmayı da seviyorumˮ.

Charles Pasi, 2015 yılında Blue Note ile üç albümlük bir sözleşme imzaladı ve bugün Don Was’ın yönettiği efsane plak şirketinin imzaladığı ilk Fransız şarkıcı oldu. Şirket daha önce sadece Claude Nougaro’nun bir albümünü yayınlamıştı ama o da öldükten sonra.

34 yaşındaki bu genç adam gürültü patırtıdan uzak, arkasında büyük medya kampanyaları olmadan 17 yıldır  kalbinin seçtiği yolu izliyor. Ona eşlik edenlerse bir armonika, bir kalem, dolup taşan bir kalp ve bu hayatta varolma sebebinin bu olduğu hissi.

Charles Pasi, Paris’te büyüdü. Yazlarını müzikal kimliğinin oluşmasında önemli yer tutan Miles Davis, Otis Redding, Ray Charles, Bob Dylan ve daha birçoğunun müzikleri eşliğinde Amerika’da geçirdi.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Zorlu PSM işbirliğiyle XXF – A Very Very French Festivali yılı eklektik bir programla bitirme fırsatı: groovy caz ‘dan psychedelic rock’a, French Touch elektro’dan sıradışı ve avangard pop’a uzanan bir program. Amaç? Fransız sanatçılarını Türk seyircisine tanıtmak!

 

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle.

 

XXF FESTİVALİ: 3 KONSER, 3 MEKAN, 3 GRUP

Festivallerin en Fransız’ı ‘XXF Festival Ankara – Very Very French’ üç yaşında!

Altus Arts & Culture organizasyonuyla ve Fransız Kültür Merkezi-Ankara destekleriyle bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek olan “XXF Festival Ankara”da, Fransız müzik sahnesinin en önemli grupları sahne alıyor.

Bu Festivale Fransız Kalmayın!
Biletler: bit.ly/2Ea6rxR

Charles Pasi – 23 KASIM 2018, 21.30 @ IF PERFORMANCE Hall
Orange Blossom – 2 ARALIK 2018, 20.30 @ MEB ŞURA SALONU
Worakls (Live) – 15 ARALIK 2018, 02.00 @ PIXEL

23 Kasım Cuma günü armonikasının üzerine eklediği büyülü sözlerle Fransız çağdaş müzik sahnesinin en etkili isimlerinden Charles Pasi ile açılışını yapacak olan festivalde; 2 Aralık Pazar günü ‘ÇUKUR’ dizisinde çalınan ‘YA SIDI’ parçasıyla ülkemizde geniş hayran kitlesine ulaşan grup Orange Blossom müzikseverleri eğlence dolu inanılmaz bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Paris’in techno/house prensi Worakls ise ‘Live’ performansıyla 14 Aralık Cuma gecesi içimizi kıpır kıpır ettirecek dans dolu kapanışa imza atacak.

Charles Pasi

Orange Blossom

Worakls

 

formulaire-basvuru-formu 2018

13 – 14 ve 15 Aralık 2018 tarihlerinde saat 13.00 – 20.00 arasında Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde gerçekleştirilecek olan Yeni Yıl Pazarına katılmak ister misiniz ?
Bunun için facebook sayfamızda veya internet sitemizdeki formu doldurunuz ve en geç 31 Ekim
2018 tarihinde sermin.uraz@ifturquie.org mail adresine gönderiniz.
Masraflara katılım payı olarak 3 günlük kullanım için stant başına (90x75cm) 300 TL ödenecektir. Katılımcılara üstü kapalı bir stant ve 2 adet sandalye tahsis edilecek. Genel dekorasyon ve etkinliğin tanıtımı tarafımızdan yapılacaktır.
Satışa sunulacak ürünler kaliteli ve kutlama konseptine uygun olmalıdır. Stant görünümüne
ve dekorasyonuna özen gösterilmesi beklenmektedir (örnek gösteriniz). Fransız Kültür Merkezi bu kriterlere uymayan talepleri kabul etmeme hakkına sahiptir. Her yıl daha da çoğalan talepleri göz önünde bulundurarak, Fransız Kültür Merkezi kriterlere uygun talepler arasında adil bir seçim
yapabilmek için katılımcıları kura çekme yöntemiyle belirleyecektir.
Başvurunuzun sonucu en geç 12 Kasım 2018 tarihinde e-mail ile size bildirilecektir.

Institut français Noël Pazarı sonunda kapılarını yeniden açıyor, hem de yeni çevre dostu versiyonuyla ! 

16 – 17 – 18 Aralık 2021 tarihlerinde saat 13.00 ila 20.00 arası Institut français Izmir bahçesinde gerçekleştirilecektir.

Katılımcı olmak istiyorsanız, Facebook sayfamızdan veya internet sitemizden indirebileceğiniz başvuru  formunu doldurup en geç 31 Ekim 2021 tarihinde sermin.uraz@ifturquie.org mail adresine göndermelisiniz.

Katılımcılara üstü kapalı bir stant ve 2 adet sandalye tahsis edilecektir.  Genel dekorasyon, ve etkinliğin tanıtımı tarafımızdan yapılacaktır.

90 x 75cm ölçülerindeki standın 3 günlük kullanım masraflarına katılım payı 600 TL tutarındadır.

Satışa sunulacak ürünler kaliteli ve kutlama konseptine uygun olmalıdır. Fransız kültüründen referans almaları bir artı oluşturacaktır. Tek kullanımlık plastik ürünler, poşet, ambalaj, şişe vb. kesinlikle kabul edilmeyecektir. Stant görünümüne ve dekorasyonuna özen gösterilmesi beklenmektedir. Institut français bu kriterlere uymayan talepleri kabul etmeme hakkına sahiptir.

Her yıl daha da çoğalan talepleri göz önünde bulundurarak kriterlere uygun adaylar arasında adil bir seçim yapabilmek için Institut français, katılımcıları kura çekme yöntemiyle belirleme yetkisine sahiptir.

Pandemi koşulları nedeniyle, yürürlükteki kurallar ve önlemler tüm katılımcılara uygulanacaktır.

Başvurunuzun sonucu en geç 12 Kasım 2021 tarihinde e-mail ile size bildirilecektir.

2021 Katılım Çağrısını WORD olarak indir

2021 Başvuru Formunu WORD olarak indir

 

19 – 20 ve 21 Aralık 2019 tarihlerinde saat 13.00 – 20.00 arasında Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesinde gerçekleştirilecek olan Yeni Yıl Pazarına katılmak ister misiniz ?
Bunun için facebook sayfamızda veya internet sitemizdeki formu doldurunuz ve en geç 30 Ekim 2019 tarihinde sermin.uraz@ifturquie.org mail adresine gönderiniz.

Masraflara katılım payı olarak 3 günlük kullanım için stant başına (90x75cm) 450 TL ödenecektir. Katılımcılara üstü kapalı bir stant ve 2 adet sandalye tahsis edilecek. Genel dekorasyon, ve etkinliğin tanıtımı tarafımızdan yapılacaktır.

Satışa sunulacak ürünler kaliteli ve kutlama konseptine uygun olmalıdır. Stant görünümüne ve dekorasyonuna özen gösterilmesi beklenmektedir (örnek gösteriniz). Fransız Kültür Merkezi bu kriterlere uymayan talepleri kabul etmeme hakkına sahiptir. 

Her yıl daha da çoğalan talepleri göz önünde bulundurarak, Fransız Kültür Merkezi kriterlere uygun talepler arasında adil bir seçim yapabilmek için katılımcıları kura çekme yöntemiyle belirleyecektir.

Başvurunuzun sonucu en geç 11 Kasım 2019 tarihinde e-mail ile size bildirilecektir.

 

2019 Katılım Çağrısını PDF olarak indir 2019 Başvuru Formunu PDF olarak indir
2019 Katılım Çağrısını WORD olarak indir 2019 Başvuru Formunu WORD olarak indir

 

2000’den bu yana düzenlenen İzmir Kısa Film Festivali, Türkiye’de kısa film alanında en önemli etkinliklerden biri olma özelliğini koruyor. Festival seçkisini bu sene yaklaşık seksen ülkeden iki bin başvuru arasından sunuyor. Festival dahilinde yerli yabancı dört yüz kadar film gösterilecek. Yönetmen ve oyuncularla buluşmalar ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

www.izmirkisafilm.org

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğinin sekizincisini düzenliyor. Festival bu sene toplumsal olayların bireysel etkilerini düşünmeye davet ediyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 11, yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 7 TL

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi “Kısa film iyi gider” düşüncesiyle Alternatif Kısa film etkinliğinin sekizincisini düzenliyor. Festival bu sene toplumsal olayların bireysel etkilerini düşünmeye davet ediyor. Aralarında biri Fransız, dört kısa filmin gösterileceği Alternatif Kısa 10 yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Giriş : 7 TL

 

1. FOÇA FİLM GÜNLERİ

18.10 – 21.10.2018

Foça Reha Midilli Kültür Merkezi /

1. Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültür Mirası Film Günleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday Foça, Türkiye ve dünyadaki arkeolojik zenginliğe, kültürel mirasa dikkat çekmeyi ve sürdürülebilir turizme teşvik etmeyi amaçlıyor. Fransa’dan da iki belgeselin katıldığı festivale, Sophie Cattoire’dan Çiftçi ve Tarihöncesi Uzmanı Türünün Son Örneği (2014) ve André Russell’dan Kökenlerimiz (2018), arkeologlar ve belgeselcilerin katılacağı söyleşiler ve atölyeler eşlik edecek. Tüm etkinlikler ücretsiz.

Front Page

 

1ères JOURNEES DU FILM DE FOÇA

Foça Centre Culturel Reha Midilli

Les 1ères Journées Internationales du Film sur l’Archéologie et le Patrimoine Culturel de Foça visent à attirer l’attention à la richesse archéologique, à l’héritage culturel et à inciter au tourisme durable à Foça, candidat à la liste de Patrimoine Mondiale d’UNESCO, en Turquie et au monde. La programmation, incluant aussi deux films français, Le Dernier Paysan Préhistorien (2014) de Sophie Cattoire et Nos Racines (2018) d’André Russell, sera accompagnée des discussions et des ateliers en présence des archéologues et des documentaristes. Evénements gratuits.

Front Page

SERGİ: AYNA

NURTEN ERCAN COUDRAINS

Ayna kendini ve (ya) arka planı görmeye yarayan, çoğu insan için sadece sıradan bir eşyadır. Ancak aynadan sana bakan aksinle bir bütün olup kafandaki seni değil de olduğu gibi görünen aksinle, gerçek senle bir olabilmek için yapılası bir eylemdir. Zordur. Ayna sizi size gösterir, kendinle yüzleşmektir. Nesnelerin görüntüsünü veren ve ışığı yansıtan ayna bireyin kendine varmasına ve tanımasına, kendisiyle yüzleşmesine olanak sağlayan bir araçtır. Biz insanların kendimizi korumak için takındığı maskelere gerek kalmaksızın ayna gördüğü şeyi yansıtmaktadır. Yani örtüsüz görme yeteneğine sahiptir.

Biyografi

1950 Yılında, Bilecik yakınlarında kuş uçmaz kervan geçmez bir istasyonda küçük bir memur ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Teknik resim eğitimi aldı. Sanatı hayatın izdüşümü olarak gören ressamın kendine özgü bir resim dili vardır. Naif özellikler taşıyan, titiz bir figür tekniğiyle gerçekleştirdiği resimleri sırtını somut gerçeklere dayayan, toplumsal içerikli fotoğraflardır sanki. Nurten Ercan Coudrains’a göre yaşama dair her şey resmi başlatır. Maceralı bir yolculuktur bu. Ambiyans ve onun içinde küçük bir detay, bir nüans. Yolculuk başlamıştır. Her tablo kendi içinde bir yolculuk, kaçış duygusunu barındırır. Bazen de keskin duyguların deşarjı için uygun bir yoldur piktoral yolculuk. İlk sergisini 1984 Yılında o dönem yaşadığı Fransa’da açan sanatçının resimleri Paris (Grand-Palais), Avignon, Bourgogne, Cholet, Almanya’da Dusseldorf, Avusturya’da Bregenz ve Bluedunz’de sergilendi. 1994 Yılında, Fransa’nın Fanjeaux şehrinde figüratif sanatlar dalında gümüş madalya kazandı. 2009 Yılı Çanakkale Üniversitesi ve Gallipoli Memorial Culb resim yarışmasında Jüri Onur Ödülü aldı. AKRD, GESAM, FAM üyesidir.

Sergiler:

1989, 92 Aurec Şatosu St. Etienne Fransa Kişisel
1991 Sabancı Kültür Sitesi Adana Türkiye Kişisel
1991, 92 Société des Artistes Français – Grand Palais Paris Fransa Karma
1991, 92, 94, 97, 2006 Salon des Arts Cholet Fransa Karma
1992 Kadiköy Kültür Merkezi İstanbul Türkiye Karma
1993 Türk-İngiliz Kültür Derneği Ankara Türkiye Kişisel
1993 Akbank – Kuzguncuk İstanbul Türkiye Kişisel
1993, 94 Club Europeen des Artistes Avignon Fransa Karma
1994 IV. Fanjeaux Figüratif Sanatlar-Gümüş Madalya Fanjeaux Fransa Karma
1996 Vakıfbank – Feneryolu İstanbul Türkiye Kişisel
1997, 99 Dam Galeri Ankara Türkiye Kişisel
1998 Medienzentrum Dusseldorf Almanya Karma
1998 Bourgogne Bourgogne Fransa Karma
2001 Ortaköy Kültür Merkezi İstanbul Türkiye Kişisel
2003 Çağdaş Sanatlar Merkezi Ankara Türkiye Kişisel
2003 Anadolu Ajansı Ankara Türkiye Kişisel
2004 Resim ve Heykel Müzesi Ankara Türkiye Karma
2004 İstanbul Üniv. – Güzel Sanatlar Böl. İstanbul Türkiye Kişisel
2008 AKRD Bregenz Avusturya Karma
2008 Ziraat Bankası Ankara Türkiye Kişisel
2009 Çanakkale Üniv. Jüri Onur Ödülü Çanakkale Türkiye Karma
2009 Türk-İngiliz Kültür Derneği Ankara Türkiye Kişisel
2010 F.A.M. İzmir Türkiye Karma
2010 Ankara Kadın Ressamlar Derneği Ankara Türkiye Karma
2010 Türkiye İş Bankası “Konak” (AKRD) İzmir Türkiye Karma
2010 Moda Deniz Kulübü İstanbul Türkiye Karma
2011 Uluslar arası 1. İzmir Bienali İzmir Türkiye Karma
2011 ANKÜSEV Ankara Türkiye Kişisel
2013 Dam Galeri Ankara Türkiye Kişisel
2013 II Uluslararası İzmir Sanat Bienali İzmir Türkiye Karma
2014 ANKÜSEV Ankara Türkiye Trio
2014 Kore Kültür Merkezi Ankara Türkiye Kişisel
2016 ANKÜSEV Ankara Türkiye Duo
2016 Midtown Bodrum Türkiye Kişisel
2017 Galeri Linda Farrell Paris Fransa Karma
2017 Varşova Türk Kültür Merkezi Varşova Polonya Karma
2018 Farahmarrakech Marakeş Fas Karma

 

SÖYLEŞİ

General De Gaulle döneminde (1958-1969), Fransa-Türkiye ilişkileri

General De Gaulle, elli yıl önce (25-30 Ekim 1968) Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu.  İstanbul Fransız Kültür Merkezi, bu tarihi ziyareti anmak amacıyla, o zamanın ayrıcalıklı tanıklarını ve uzmanlarını bu dönem hakkında konuşmaya davet ediyor.

Büyükelçi François Bujon de l’Estang, General De Gaulle’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde (1966-1969) Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri görevini üstlenmişti. Konuşmasında, De Gaulle’ün güncel dış politikalara bakış açısı ve De Gaulle’cü dünya görüşünün temel ilkeleriyle biçimlenmiş olan, Fransa’nın Türkiye politikalarına da değinecek. General, bu ziyareti vesilesiyle de, Yalta konferansında ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzenine muhalif tavrını koruyarak, ulusal bağımsızlık ve ikili blok sistemini aşma mesajı vermişti.

De Gaulle, her dış ziyaretinde yaptığı gibi, Ankara’ya vardığında da bir kaç cümle Türkçe telaffuz ederek konuşmasını yaptı. Mustafa Kemal Atatürk’e son derece heyecanlı ve duyarlı bir üslupla saygılarını sunmayı ihmal etmedi.  Anıtkabir özel defterine “Bir insan için ulaşılabilecek en şanlı ve şerefli mevki, milletini yeni bir hayata kavuşturmaktır. İşte Atatürk bunu yapmıştır » diye yazan  De Gaulle, Türkiye’yi sürekli çağdaşlaşma çabalarından ötürü kutlayarak, bağımsızlık ve ulusal egemenliğin hem Türkiye, hem Fransa açısından paylaşılan ortak bir irade olduğunu vurguladı.

Tarihçi Sinan Kuneralp, o dönem Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan babası Zeki Kuneralp’in bazı anılarını paylaşacak, Generalin ziyareti esnasında Galatasaray’da karşılayanlar arasında yer alan Füsun Türkmen de, bu ziyaretin yapıldığı dönem koşullarının, Fransa-Türkiye ilişkileri tarihine etkileri hakkında bilgi verecek.Konferans, Emre Gönen tarafından yönetilecek.

Söyleşi dili Fransızcadır, simültane çeviri yapılacaktır.

Konuşmacılar : François Bujon de l’Estang, Füsun Türkmen, Sinan Kuneralp
Moderatör : Emre Gönen

François Bujon de l’Estang 1966 yılında Dışişleri Bakanlığı’na katılarak, 1966-1969 yılları arasında General De Gaulle’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterlik görevini üstlenmiştir. 1986 – 1988 yılları arasında Başbakan Jacques Chirac’ın diplomatik danışmanı olarak görev yaptıktan sonra, 1989-1998 yılları arasında Kanada’nın Fransa Büyükelçisi, 1995-2002 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Fransa Büyükelçisi, 2003-2010 yıllarında da Amerika yatırım bankası Citigroup’un Fransa başkanı görevlerinde bulunmuştur. Halen uluslararası bir strateji danışmanlık firması olan FBE International Consultants’ın başkanıdır.

Galatasaray Universitesi Uluslararası İlişkiler bölüm başkanı ve öğretim görevlisi Füsun Türkmen, 2016 yılında asil üye olarak yer aldığı uluslararası Seghor Kürsüsü’nün halen başkan yardımcılığını yapmaktadır. 4 yıl boyunca (2011-2015) Galatasaray Üniveristesi Avrupa  araştırmaları ve bilgi merkezinin yöneticiliğini üstlenmiş (2012-2018), Uluslararası Siyasal bilimler derneğinin yürütme kurulunda görev almış ve derneğin İnsan Hakları araştırma komitesinin başkanlığını (2012-2014) yürütmüştür. Fransa-Türkiye  ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir yere sahip Institut de Bosphore kurumunun bilimsel komite üyesidir.

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatik ilişkileri konusunda uzman tarihçi Sinan Kuneralp İstanbul’da bulunan Isis Yayınevini kurucusudur. Osmanlı tarihi üzerine birçok dilde (Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca) hem Türk hem de yabancı yazarların eserlerini yayımlıyor.

İstanbul Saint- Joseph Lisesi’nde başladığı eğitimini, Strasbourg ve Brüksel Üniversiteleri’nde tamamlayan Emre Gönen, Bilgi Üniversitesi’nde dersler veriyor. Avrupa Birliği, Avrupa kurumları ve Avrupa ekonomik ve sosyal tarihi konusunda uzman. Bir dönem İktisadi ve Kalkınma Vakfı (IKV) genel sekreterliği de yapmış olan Emre Gönen, çeşitli televizyon programlarında yorumcu ve Daily Sabah gazetesinde köşe yazarıdır.

GİZEMLİ DİYARIN PEŞİNDE: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KAPADOKYA İMGESİ

Arkeoloji temalı konferanslarımızın çerçevesinde (Ankara ve Bilkent Üniversitelerin işbirliği ile).

  • Konferans dili fransızca
  • Türkçe simültane çeviri yapılacaktır
  • Giriş için rezervasyon yaptırınız: murat.celik@ifturquie.org 

GİZEMLİ DİYARIN PEŞİNDE: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KAPADOKYA İMGESİ

Kapadokya, 18. Yüzyılın başındaki seyyahlar tarafından « keşfinden » günümüzün balon turlarına kadar, ziyaretçilerin ilgisini uyandırmayı hiç bir zaman ara vermedi. Bunula beraber, Kapadokya’nın geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca insanlar üzerinde yarattığı görsel algı durağan değildir. İlk seyyahların çoğu zaman kişisel ve sezgisel bakışı heyecan verici doğal çevre, yer şekilleri ve Orta Çağ Hıristiyanlığının izleriyle yoğrulmuş kaya anıtlar tarafından biçimlendirilmiş gibi görünmektedir. Orta Çağ dönemi Kapadokya imgesi, bu bölgedeki araştırmaların uzmanlaşmış bilimsel bir alan olarak kendini kabul ettirmesi sonrasında bile gizemini korumuştur. Bunun en önemli nedenlerinden biri Bizans İmparatorluğunun bu uzak eyaletinin bölgesel özelliklerini ilk elden aktaran tarihi kaynakların eksikliğidir. Oysaki, burada günümüze kadar varlığını sürdürmüş arkeolojik kalıntıların zenginliğinin Akdeniz havzasında benzeri yoktur. Kapadokya’nın kaya yerleşimleri, anıtları ve bunlarla ilintili sanat üretimi, içinde bulundukları kültürel ve sosyal bağlam hakkında eşsiz bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Özellikle son yirmi yıldır bilimsel yaklaşım ve metodolojilerdeki evrim ve araştırma konularının çeşitlenmesi « gizemli bir diyar hakkında yaratılmış müşterek imge’nin » üzerindeki sis perdesinin aralanmasına giden yolu açmıştır. Bu konuşmanın amacı da Bizans Dönemi Kapadokya’sının tarihi ve tarihyazıcılığını söz konusu güncel bilimsel araştırmalar ve bu araştırmalardan elde edilen sonuçların ışığında yeniden değerlendirmektir.

Kısa biyografi: Doç Dr. B. Tolga Uyar

Doktora derecesini Paris 1, Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nden almış olan Tolga Uyar, başta Kapadokya’daki Bizans anıtsal resmi olmak üzere, Bizans sanatı, mimarisi ve arkeolojisi alanlarında uzmanlaşmıştır.

1997 yılından itibaren Kapadokya ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüzey araştırması ve arkeolojik kazı/projelere katılmakta, Bizans sanatı ve kültür varlıkları üzerine araştırma ve yayınlar yapmaktadır.

Sanat Tarihine kuramsal ve metodolojik yaklaşımlar, Ortaçağ Akdeniz’inde, yazılı, sözlü, görsel ve maddi kültürlerin kesişimi, dinler ve halk inançları arasındaki etkileşim ve sanat üretimine bağlı olarak «kimlik» sorunsalı, ilgi alanları arasındadır.

2011 yılından beri Koç Üniversitesi’nin “Byzantine Cappadocia in Context” adlı yüksek lisans ve doktora düzeyindeki yaz okulu kapsamında dersler veren Tolga Uyar, 2015 yılından itibaren de Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde görev yapmaktadır.

 

    

KONSER

Soeurs Labèque

BİFO’nun, günümüzün en parlak bestecilerinden Bryce Dessner’e, dünyanın önde gelen filarmoni orkestralarıyla ortak verdiği siparişin sonucunda yazdığı İki Piyano için Konçerto, müzikseverlerin favori piyano ikililerinden Katia ve Marielle Labèque tarafından Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Dessner’in bu yapıtı, yaşadıkları yüzyıllara damgalarını vurmuş ve müziğe taze soluklar katmış iki dev bestecinin yapıtlarıyla aynı programda yüzyılımızın sesini temsil edecek.

SASCHA GOETZEL şef
KATIA & MARIELLE LABÈQUE iki piyano

R. STRAUSS Salome’den, Yedi Tül Dansı
DESSNER İki Piyano için Konçerto – Türkiye prömiyeri. Londra Filarmoni, Dresden Filarmoni, Orquesta Nacional de España, Orchestre de Paris ve Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın ortak siparişi.
BEETHOVEN 7. Senfoni, La Majör, Op. 92

 

 

Yönetmen:  Abdellatif Kechiche
Oyuncular:  Shain Boumedine, Ophélie Bau, Salim Kechiouch

2018 I 175 dk. I Fransızca/İngilizce, Türkçe altyazılı.

Paris’e taşınan genç senarist Amin, yaz tatili için Akdeniz’deki memleketine gider. Zamanını plajlarda ve çocukluk arkadaşları ile barda geçirmektedir. Bir akşam ve şarkı söyleyişini büyüleyici bulduğu Jasmine ile tanışır. Onunla “filmlerdeki gibi” tutkuları deneyimlemek ister. Amin, en yakın arkadaşı sayesinde o sırada villasında yaz tatilini geçiren büyük bir yapımcı ile tanışır. Bu yapımcı Amir’e ilk filminin yapımcılığını üstlenme teklifinde bulunur. Bu film projesi ile birlikte Amin, kendini birçok seçimle karşı karşıya bulacaktır.

2018 Venedik Film Festivali 3 adaylık.

————————

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü 5 TL

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz. Mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

XXF-VERY VERY FRENCH: ORANGE BLOSSOM

Biletler Biletix

Elektronik müziği Orta Doğu ve Afrika müzik gelenekleri ile birleştirerek Doğunun geleneksel melodilerini elektronik fırtınalara çeviren ORANGE BLOSSOM, 2 Aralık’ta Meb Şura sahnesinde.

ÇUKUR dizisinde çalınan YA SIDI parçasıyla ülkemizde geniş hayran kitlesine ulaşan grup; Fransa, Mısır ve Meksika kökenli müzisyenlerden oluşmakta.

Her üyesi farklı kültürlerden gelen grubun vokalistliğini kendine has yorumuyla Mısırlı Hend Elwary yapmakta.

Orange Blossom’a Latin tadını veren perküsyon ve davulların başındaki Meksikalı Carlos Robles Arenas, aynı zamanda Grubun sampling alt yapısını hazırlıyor. Fransız Pierre Jean Chabot (PJ) ise keman soloları ile gruba müthiş bir dinamizm katıyor.

1993 yılında Nantes’te kurulan grup, 1997 yılında çıkarttığı  ilk stüdyo albümü  Orange Blossom ile tüm dünyada müzikseverlerin ilgisini çekmeyi başardı. İkinci albümleri Everything Must Change’ in turnesi için Avrupa’nın tüm metropollerinde verdikleri konserler ile geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan grup, 2014 yılında üçüncü albümü Under da Shade of Violets’ı yayımlamış ve albüm müzik çevreleri tarafından ‘’PINK FLOYD, OUM KALTHOUM ve JOY DIVISION birleşiminden doğmuş olabilecek olağanüstü, etkileyici, büyüleyici bir albüm’’ şeklinde yorumlar almıştır.
Albüm çalışmalarında Yelemba davulcularından, Abidjan dansçılarına ve Mısırlı müzisyenlere kadar zengin bir ekibi bir araya getiren “Orange Blossom, sahne performansıyla da dinleyicilerine benzersiz bir müzik deneyimi yaşatıyor.

“Onların çarpıcı ritimlerine ve dokunaklı vokallerine hayranım, müzikleri huzurlu bir hipnoz gibi.” Robert Plant

“Çok kültürlülüğün en uç noktasına ulaşmak istiyorsanız, Orange Blossom’dan başkasına bakmanıza gerek yok.” Independent

“Natacha Atlas gibi cesur öncülerin hayranlarının bir an önce keşfetmesi gereken grup.” HMV Choice

XXF-VERY VERY FRENCH: CHARLES PASİ

Biletler Biletix

İtalyan bir baba ile Fransız bir annenin çocuğu. Şarkılarını İngilizce yazıyor. ‘Neden ?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyor haliyle, cevabı basit : “Çünkü bana müziği sevdiren lisan bu, küçükken Percy Sledge ve BB King dinlerdim, şarkı yazmaya başladığım zaman sözler otomatik olarak İngilizce çıktı. Ayrıca şarkı söylerken günlük lisanımdan uzak olmayı da seviyorumˮ.

Charles Pasi, 2015 yılında Blue Note ile üç albümlük bir sözleşme imzaladı ve bugün Don Was’ın yönettiği efsane plak şirketinin imzaladığı ilk Fransız şarkıcı oldu. Şirket daha önce sadece Claude Nougaro’nun bir albümünü yayınlamıştı ama o da öldükten sonra.

34 yaşındaki bu genç adam gürültü patırtıdan uzak, arkasında büyük medya kampanyaları olmadan 17 yıldır  kalbinin seçtiği yolu izliyor. Ona eşlik edenlerse bir armonika, bir kalem, dolup taşan bir kalp ve bu hayatta varolma sebebinin bu olduğu hissi.

Charles Pasi, Paris’te büyüdü. Yazlarını müzikal kimliğinin oluşmasında önemli yer tutan Miles Davis, Otis Redding, Ray Charles, Bob Dylan ve daha birçoğunun müzikleri eşliğinde Amerika’da geçirdi.

17 yaşındaydı, okulda ortalama bir öğrenciydi ve ailesi ondan ümidi kesmek üzereydi. Bir gün okuldan eve dönüyordu, otobüsü trafiğin ortasında kalınca aşağı indi ve kendisini Montparnasse’daki bir müzik enstrümanları dükkanının önünde buldu. Kafasında dönüp duran şarkı Bob Dylan’ın Mr. Tambourine Man’iydi. Dükkana girdi, Dylan’ın armonikasını sordu ve bütün harçlığını orada bırakıp çıktı.

Armonika kursuna yazıldı. Yazılmakla kalmadı, sınıf birincisi oldu. O da yetmedi, konservatuara girdi. Peşine takılmış gittiği bu marjinal ve anti-akademik enstrüman ona garip bir özgüven ile müzikte istediği özgürlüğü vermişti. Gerçekten de çok derinlerden gelen, kendine has bir çalışı vardı. Bu çalışa, enstrümanına uygun bir sesle söylediği şarkılar da eşlik ediyordu. Performanslarıyla parlamaya, adından söz ettirmeye başlamıştı bile. Dünyadaki blues festivallerine davet ediliyor, ödüller kazanıyordu. İlk albümü ‘Mainly Blue’, Memphis’teki International Blues Challenge’da dünyanın en iyi blues albümleri sıralamasında beşinci olduğunda, daha 22 yaşındaydı ve dünyanın dört bir yanında çalmaya başlamıştı.

2011 yılında çıkarttığı ‘Uncaged’, sırtını blues’a dayamış ilk albümünden farklı olarak, müzikal zincirlerini kırdığı, armonikanın kendisine verdiği özgürlüğü sonuna kadar kullandığı ve etkilenmiş olduğu tüm tarzları müziğine yansıtmaktan çekinmediği, sınıflandırılamaz bir albüm. Better with Butter ve Farewell My Love adlı parçalarda free cazın efsane isimlerinden Amerikalı saksofoncu Archie Shepp yer alıyor.

Charles Pasi albümdeki bir parça için ondan başkasını düşünemiyordu. Aynı zamanda eşi olan menajeriyle  konuştuğunda kibarca geri çevrilmişti ama birkaç gün sonra geri arandı. Archie Shepp o parçada çalmak istiyordu, hatta bir parçada daha çalmak istiyordu. Belli ki genç adamın büyüsüne o da kapılmıştı. 2013’te ilk kez bir prodüktörle çalıştığı üçücü albümü ‘Sometimes Awake’ çıktı. Kendisinin şahsi davetiyle Neil Young’ın Fransa turnesinin açılış konserlerini çaldı.

Charles Pasi dünyayı dolaşmaya ve müziğiyle temas ettiği herkesi içine alan büyüsünü paylaşmaya devam etti. Armonikadaki virtuozitesi, hayatın içinden şarkı sözlerindeki samimiyet, derinlere dokunan vokali paylaştıkça olgunlaştı, olgunlaştıkça büyüdü ; hayranlık uyandırıcı bu genç yetenek, bir modern zaman ozanına dönüştü. 2017 sonunda ise, bu dönüşümü gözden kaçırmayan Blue Note’la yaptığı sözleşmenin ilk albümü, kendisinin ise dördüncü albümü ‘Bricks’ yayınlandı.

Soul, caz, funk, blues, rock… Charles Pasi’nin müziğinde bütün bu müzikal etkiler var ama o formlarla oynamayı ve sürprizi seviyor. Müziğinin kendine haslığı da buradan geliyor. Bildik malzemeleri kullanıyor ama kendi mutfağından geçirerek ortaya koyduğu füzyon, gurme bir şefin imzasını taşıyor. Çoğu zaman eğlenceli, ritmik, hayatı ti’ye alan şarkılar. Sözler bazen karanlık ama melodiler bir o kadar renkli. Müziğinde bir nevi sihir var, dinleyeni baştan çıkaran…

Charles Pasi’nin şarkılarındaki büyülü atmosferin kaynağında, yaşamadığı bir döneme duyduğu özlem var. Bir müzisyen olarak da, bir insan olarak da kendi kuşağının adamı değil. Bu nostaljiyi müziğinde de şarkı sözlerinde hissedebiliyorsunuz, bu şarkıların ardında hiç şüphesiz yaşından büyük bir adam var.

Dinleyin, ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

Ayrıntılı bilgi ve röportaj talepleriniz için: medya@renkliisler.com

Tüm albümlerini dinlemek için: Spotify (Paris’ten sonra en çok dinlendiği ikinci şehir İstanbul)

https://open.spotify.com/user/48ssrva8b9qwtfn9xwm1cx49q/playlist/5VPCbgjNl5VJT2m8n4puDK?si=HpraLwEbSOGCt8ak9tgvGA

 

 

Yönetmen: Laurent Cantet
Oyuncular:  Marina Fois, Matthieu Lucci
2018 I 114 dk. I Fransızca, Türkçe altyazılı

 

Marsilya’nın Ciotat kasabasında düzenlenen ve yörenin hevesli ve yetenekli yazar adaylarının bulunduğu atölyeye tanınmış yazar Olivia Dejazet önderlik etmektedir. Olivia gençlerden kasabanın sanayi geçmişiyle de bağlantılarını anlatan bir roman yazmalarını ister. Gençler arasındaki Antoine, yarattığı suç ortamlarına olan ilgisi ve agresif tavırlarıyla hemen dikkati çeker. Davranışları atölyenin geleceğini kökünden etkileyecektir.

2018 Cannes Film Festivali’nde 7 adaylık

———–

Tam: 10 TL
Öğrenci ve 65 yaş üstü 5 TL

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz. Mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen: Naomi Kawase
Oyuncular: Masatoshi Nagaze, Ayame Misaki
2017 I 101 dk. I Japonca, Türkçe altyazılı

 

Filmler için seslendirme metinleri yazan Misaki’nin yalnız bir hayatı vardır. Bir gösterimde, hastalığı sebebiyle günden güne körlüğe yaklaşan fotoğraf sanatçısı Masaya ile tanışır. İlişkileri zamanla ikisinin de yaralarını saracak, kaybettikleri umut ışığı yeniden parlayacaktır…

2018 Cannes Film Festivali 8 adaylık.

Tam bilet: 10 TL

Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz. Mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Yönetmen: Robert Guédiguian
Oyuncular:  Ariane Ascande, Jean-Pierre Darrıussin, Gérard Meylan
2017 yapımı I 107 dk. I Fransızca, Türkçe altyazılı.

Uzu süredir görüşmeyen 3 kardeş, bir kış günü babalarının sağlık sorunları yüzünden çocukluk evlerine geri döner. Hasta baba, olağanüstü güzellikteki evinde, ideal evlatlar olarak yetiştirdiği, kardeşlik duygusunu aşıladığı çocuklarının, mal paylaşımı konusundaki davranışlarını görecek, ortaya çıkan beklenmedik durumlar herkesi sarsacaktır.

2017 Venedik, 2017 Toronto ve 2018 César ödüllerinde 9 adaylık.

Tam bilet: 10 TL

Öğrenci ve 65 yaş üstü: 5 TL

Biletler Fransız Kültür Merkezi’nde satıştadır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır. Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz. Mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Kütüphane’nin 2. el pazarı

16 – 25 Mart, 10.00 – 18.00 arası, Institut français İzmir Sergi salonunda

Institut français İzmir kütüphanesi çocuklara ve yetişkinlere yönelik 2. el pazarı düzenliyor! Kitap, çizgi roman, DVD, CD, fotoğraf ve afişler sizleri bekliyor, kaçırmayın!

Bilgi için: mediatheque.izmir@ifturquie.org

 

Kütüphane’nin 2. el pazarı

14 – 21 Haziran, 10.00 – 18.00 arası, Institut français İzmir Sergi salonunda

Institut français İzmir kütüphanesi çocuklara ve yetişkinlere yönelik 2. el pazarı düzenlemektedir! Kitap, çizgi roman, DVD, CD, fotoğraf, afiş, vs. satışları sizleri bekliyor.

Bilgi için: mediatheque.izmir@ifturquie.org

 

2. EL PAZARI: KİTAP, DERGİ VE CD

Fransız Kültür Merkezi’nin 2 Ankara adresinde panayir!

Ankara Fransız Kültür Merkezi çocuklara ve yetişkinlere yönelik 2. el pazarı düzenlemektedir! 26.10.2019 tarihinde saat 10’dan itibaren satış stantlarımız sizleri bekliyor.

  • 26.10.2019 
  • 2 yer: YILDIZ: Konrad Adenauer Cad. No 30 / KIZILAY: Galatasaraylılar Birliği Derneği, İzmir Cad. No 19, 1. kat  
  • 10.00 – 18.00 arası
  • ikinci el: kitap, dergi ve müzik CD‘si pazarı

Giriş ücretsiz, fazla bilgi için: 408 82 33 veya mediatheque.ankara@ifturquie.org 

Bu özel günden faydalanmak için hepinizi bekliyoruz !

 

Pixel

22. İstanbul Tiyatro Festivali’nden ışığın ve dansın sınırlarını sınayan, kaçırılmayacak bir performans! Yönetmenliğini 1990’ların başında hip- hop sahnesinin en etkin figürlerinden biri olarak ünlenen koreograf Mourad Merzouki’nin üstlendiği PIXEL, hip-hop ve video sanatı arasında bir pencere açıyor ve ortaya göz kırpmadan izlenecek bir koreografi çıkıyor.

Merzouki, bugüne kadar pek çok farklı çalışmaya imza attı; hip-hop’ı sirk, dövüş sanatı, güzel sanatlar ve canlı müzikle buluşturdu; bu dans hareketinin sosyal ve coğrafi kökenlerini de koruyarak, çokdisiplinli bir yaklaşımla melez bir dans dili yarattı. Topluluğu Compagnie Käfig ise, geçtiğimiz 20 yılda, 60 ülkede 3000 performans sergileyerek 1,5 milyon seyirciye ulaştı. PIXEL’de dansçılar, üç boyutlu sahnelemede yaratılan sanal manzaralarla harekete geçiyor. Dijital projeksiyonun sentetik dünyası dansçının gerçekliği ile etkileşime giriyor ve beden ile imgeler, bir şiir ve imgelem yaratmak için birleşiyor.

Pixel gösterisi, 22. Uluslararası İstanbul Tyatro Festivali çerçevesinde İKSV’nin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

Mourad Merzouki yönetmenliğindeki Centre chorégraphique national de Créteil et du Val-de-Marne / Compagnie Käfig finansal olarak Ile-de-France Bölgesel Kültür İşleri Ofisi – Kültür ve İletişim Bakanlığı, Val-de-Marne Departmanı ve Créteil Şehri tarafından desteklenmekte ve uluslararası turneleri için desteğini Institut français’den sağlamaktadır.

Spotify Playlist

 

Konferans, Fransa ve Türkiye’de vatandaşlık olgusunu karşılaştırmalı bir perspektiften sorgulamayı amaçlamaktadır. Toplantının temel gayesi vatandaş aidiyetlerinin çok kültürlü bağlamlarda ortaya çıkardığı yeni meydan okumalar ve siyasal ve ulusal toplulukla zoraki ya da hür iradeyle gerçekleşen kimlikleşme süreçlerinin doğurduğu gerilimleri anlaşılır kılmaktır.  Dolayısıyla, hem devletlerin vatandaşlık  konusunda mecbur kıldığı ya da ortaya çıkarttığı kimlikleşme ve aidiyetlerin, hem de vatandaşların daha sıradan gündelik algılarının incelenmesi söz konusudur. Bu iki bağlamda milletle özdeşleşme ve vatandaşlık arası ilişkilerin doğasının analiz edilmesi gündemdedir. Toplantıda vatandaşlığın üretimi esnasında devletin ve kamusal eylemin rolünün incelenmesine özel önem verilecektir. Bu iki bağlamda devletlerin gidişatları vatandaş ve vatandaşlığın inşasını nasıl etkilemektedir? Okullarda vatandaşlığın öğrenimi ne şekilde gerçekleşmektedir? Kamusal kurumlar genç vatandaşların üretimine nasıl katkı sunmaktadır? Konferans vatandaşların uyum ve dışlanma meselesiyle de ilgilenecektir. Vatandaşların siyasal katılım düzeyleri ve ayrımcılık sorunu da tartışmalarımızın merkezinde olacaktır.

Prof. Dr. Haldun Gülalp – Tanıtım
Lisans ve mastır eğitimini ekonomi alanında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde, doktora eğitimini Ankara Üniversitesi’nde gerçekleştiren Prof. Haldun Gülalp,   İngiltere’de Manchester Üniversitesi’nde ikinci bir mastır, Binghamton’da New York State Üniversitesi’nde ikinci bir doktora eğitimi almıştır. Türkiye ve Amerika’da  bir çok farklı kurumda (Boğaziçi, Koç ve Yıldız Teknik Üniversiteleri, Hamilton College, New York Üniversitesi, George Washington Üniversitesi vb.) ders vermiştir.
Siyasal iktisat, sosyal teori alanlarında, siyasal İslam ve laiklik, demokrasi ve vatandaşlık gibi konularda uzman araştırmacı olan Prof. Haldun Gülalp, kendi dalında çok sayıda makale ve bilimsel yayına sahiptir.

Yves Deloye – Tanıtım
Bordeaux – Siyasal Çalışmalar Enstitüsü’nde (Institut d’Etudes Politiques –Bordeaux) siyaset bilimi alanında öğretim görevlisi olan Yves Deloye, siyaset sosyolojisi tarihi, Avrupa Birliği siyasal teorisi, din ve siyaset, bilimsel bilgi sosyolojisi gibi konularda uzman araştırmacıdır. Aynı zamanda, 2016’dan beri Science Po – Bordeaux Üniversitesi’nin genel direktörlüğünü, 2009’dan beri Fransız Siyaset Bilimi Dergisi (Revue française de science politique) ve 2003’ten beri de Fransız Siyaset Bilimi Derneği’nin (Association française de science politique) başkanlığını yürümektedir.
Akademik kariyeri boyunca, Sciences Po, Paris I – Panthéon-Sorbonne, Strasbourg Siyasal Çalışmalar Enstitüsü  (Institut d’études politiques de Strasbourg-Université Robert Schuman)  gibi bir çok önemli  eğitim kurumunda ders vermiştir.

Düşen Kimse, Yoann Bourgeois

Günümüz modern dans sahnesinin en yaratıcı isimlerinden biri olan Fransız akrobat, aktör ve performans sanatçısı Yoann Bourgeois’nın Celui Qui Tombe (Düşen Kimse) projesi Fransız Kültür Merkezi iş birliği ile 11 Kasım 2018’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde.

Ulusal Sirk Sanatları okulu CNAC’de akrobasi eğitimi alan Bourgeois kendi ekibini kurmadan önce 4 yıl boyunca saygıdeğer dans topluluğu Compagnie Maguy Marin’de dans etti. Pantheon’da sergilenen “Energy and Balanced”, “Cavale”, “Le mecanique de l’histoire” gibi dünyaca ünlü eserleriyle adından söz edilen genç ismin performans eserlerini bu kadar benzersiz kılan şey ise işlerinde dönen platformlar ve trambolin entregrasyonlarından faydalanması. Bu devrim niteliğindeki teknik kullanımlarını işin poetik bir elementi haline getirebilmesi ise onun dehasının belki de en büyük göstergesi.

Bourgeois 2014 yılında yarattığı Celui Qui Tombe (Düşen Kimse) ile yine sirk becerilerini ve fiziksel tiyatroyu örneğine az rastlanır bir ahenk ile birleştiriyor. Ağırlıksızlık ve süspansiyon fiziğini çevreleyen fikirlerden her daim etkilendiğini belirten sanatçı, bu eserinin ilham kaynağı olarak Spinoza’nın düşüncelerini işaret ediyor.

Gösteride sahneye kablolarla asılmış bir platformda altı performans sanatçısının fiziksel sınırlarını zorlamasını izliyoruz. Yatay bir konuma indirildiğinde, yavaş yavaş dönmeye başlayan ahşap platform daha sonra hızlanıyor ve artan merkezkaç kuvveti ile dansçıları bedenlerini kullanarak adeta rüzgar ile savaşmaya itiyor.  Arka fonda ise Beethoven’den, Frank Sinatra’ya uzanan etkileyici bir müzikal seçki bu nefes kesen dansa eşlik ediyor.

Celui Qui Tombe (Düşen Kimse) sadece sahnedeki sanatçılarda değil izleyicilerde de hafif bir kalp çarpıntısına sebep oluyor.

6 yaşından itibaren.

 

 

Yoann Bourgeois’in diğer yaratıkları

 

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle.

 

20. yüzyılda karikatür sanatı önemli değişiklikler yaşadı, gazete ve magazin dergilerinde sıkça yer alır oldu. 1. Dünya Savaşı yıllarında dönüşen karikatür anlayışı, bu yüzyıldaki önemli siyasal propaganda araçlarındandı. Birinci Dünya Savaşı’nda tarih sahnesine çıkan kişiliklerin büyük bir kısmı karşı propaganda yöntemi olarak karikatürize edildi. 1914-1918 arasında yaşananlar ilk küresel vakaydı ve bu savaşı başlatıp bitiren etkenleri yüz yıl sonrasında karikatürlerle izlemek farklı bir deneyim vaat ediyor. Sadece bu sergideki seçki bile yüz yıl sonrasına net bir şekilde şu mesajı gönderiyor: Savaşın yücelttiği şiddet ve aşağılama, insanlığın tarih boyunca kazandığı tüm erdemlere karşı duruyor; insanı olması gerekenden farklı bir varlığa dönüştürüyor. Dünyanın bir daha böyle bir deneyim yaşamaması dileğiyle yüz yıl öncesinin çizgileriyle buluşuyoruz.

Sergi küratörler: Mesut Tufan ve İzzeddin Çalışlar

TIYATRO

Tierra Efimera

Ekip: Collectif Terron (Fransa)

Tierra Efímera resim ve film, çizgi film ve koreografi, gölge tiyatrosu ve grafik tasarım, sanat ve ekolojinin birleşmesi ile oynayan bir gösteridir. Gösteri boyunca farklı sanat dönemlerini çağrıştıran görüntüleri gözlemleriz; kaya resimlerinden çağdaş resimlere kadar… Soyutlamanın önemli bir rol oynadığı bu gösteride izleyiciler kendi hayal gücünü kullanır, böylece her seyirci farklı bir deneyim yaşar.

Amaç seyircilerin sıradan, unutulmuş ya da çoğunlukla göz ardı edilen konulara ilişkin algısını değiştirmektir. Seyirciler gösteride dünyayı, suyu, kumu, kağıdı hayal ederek onlarla nasıl oynayabileceklerini, birçok olasılığı keşfederek öğrenirler.

Tierra Efímera bir hikaye değildir, aksine evrensel, görsel bir dilde yazılmış, her yere ulaşmayı mümkün kılan birkaç öykünün toplamıdır.

40 dakika
4 yaş ve üzeri
Sözsüz

OKUMA TİYATROSU

Ağaçların Kokusu, Koffi Kwahulé

« Ağaçların kokusu » oyununda, 20 yıl aradan sonra Burkina Faso’daki doğduğu şehre geri dönen bir kadının hikayesine tanıklık ediyoruz. Babasının nasıl öldüğünü öğrenmek üzere şehre geri dönmüştür. Ancak çocukluğunun toprağı gibi kardeşleri de modernleşmiş ve ona düşman kesilmiştir.

Babasının şüpheli biçimde ölümüyle birlikte aynı zamanda büyük bir yolun geçişine engel teşkil eden aile evinin satışını araştırır. Kentin kuraklık ve açlıktan kurtulması için bu büyük yolun yapımı kaçınılmazdır. Bu projeye karşı olan tüm muhalefet ortadan kaldırılmalıdır…

Koffi Kwahulé’nin bu metni üçüncü dünyayı ve burdaki kalkınma sorununu, yaşadığımız kapitalist toplumu ve globalleşmenin etkisini sorguluyor. Oyun ayrıca ülkeye geri dönüş üzerine düşünmeye de davet ediyor.

Okuma türkçe, fransızca üst yazılı olacak.

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Eric Ruf’ün yönettiği Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 20 Ekim Cumartesi akşamı saat 20.30’da Sahne Pulchérie ekranında. Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe üst yazılıdır.

Shakespeare’in efsanevi eseri, mutlak aşkın vücut bulduğu öykü olarak yüzyıllar boyunca çeşitli uyarlamalara konu oldu. Oysa, bu birinci katmanın altındaki tortulara bakıldığında siyah bir güneş saklanmaktadır: siyasetin çürümüşlüğü, aile içi nefret, karmaşık ve ıssız karakterler Güney İtalya’da geçen bir aşk hikayesinin romantik okumasından daha öteye taşır seyirciyi. Orada güneş ruhlara çarpar, yoksul İtalya’nın yitik ihtişamından geriye harabe duvarlar kalmıştır, akıl dışı korkular ve halkın batıl inançları hala canlıdır. Oyunun rejisörü, Shakespeare’in dilinin olağanüstü çoğulluğunun tüm yankılarını yakalamayı başarır : acımasız, dolgun bir kuvvet ve mizah.

Yazan: Shakespeare
Yöneten: Eric Ruf
Kostüm Tasarımı: Christian Lacroix
Işık Tasarımı: Bertrand Couderc
Koreografi: Glysleïn Lefever
Müzik Düzenleme: Vincent Leterme
Ses: Jean-Luc Ristord
Makyaj: Carole Anquetil
Oyuncular: Christian Blanc, Michel Favory, Claude Mathieu, Serge Bagdassarian, Christian Gonon, Jérôme Pouly, Gilles David, Pierre Louis-Calixte, Bakary Sangaré, Nâzim Boudjenah, Suliane Brahim, Stéphane Varupenne, Elliot Jénicot, Danièle Lebrun, Jérémy Lopez, Didier Sandre, Laurent Lafitte.
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Bel Air Media ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle
Yönetmen: Dominique Thiel

165 dakika / iki perde

Biletler:
Tam: 45.-TL
Öğrenci: 30.-TL
*Rezervasyon yapılmamaktadır.
*Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren; sadece nakit geçerlidir)
*Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında; Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, İstanbul; sadece nakit geçerlidir)

İstanbul Fransız Kültür Merkezinde gerçekleşen “Vive le cinéma” (Yaşasın Sinema) programı Ekim ve Kasım aylarında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü beş Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor.

Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16:45 ve 19:15 ve Pazar günleri saat 14:30 ve 16:45.

Kayıt için lütfen seçtiğiniz filme tıklayınız.

Eva (Benoît Jacquot) :
Ölen müşterisinin yazdığı oyun metnini çalan genç ve yakışıklı jigolo Bertrand; bir yıl sonra başarılı, popüler ve merakla takip edilen bir oyun yazarı haline gelmiştir. Artık Paris’te lüks bir dairede yaşayan ünlü yazarın tek sorunu yazması gereken yeni oyunudur. Bu arayış içinde, bir gün, gizemli ve çekici bir eskort olan Eva’yla tanışır. Aralarındaki ilişki, zamanla Bertrand’ın hayatını mahvedecek bir takıntıya dönüşecektir.

 

Atölye (Laurent Cantet) :
Marsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir.

 

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı (Abdellatif Kechiche) :
Amin, tatilini geçirmek üzere Paris’ten güney sahillerindeki memleketi Sète’e döner ve barlarla plajlar arasında vaktini geçirmeye başlar. Tam da Jasmine adında bir kadına âşık olmuşken, ilk filmini hayata geçirmesini sağlayacak bir yapımcıyla tanışır. Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı, yaz mevsiminin tüm sıcaklığını üzerinde taşıyan, müzik dolu bir film.

 

Kıskanç (David Foenkinos, Stéphane Foenkinos) :
Orta yaşlı, boşanmış bir üniversite profesörü ve sevecen bir kadın olan Nathalie, ona yakın olan herkesi önüne geçilmez bir şekilde kıskanmaya başlar. En iyi arkadaşı, yeni meslektaşı, eski kocası… Herkes kendini tuhaf davranışlar içerisinde bulur. 18 yaşındaki güzel kızı Mathilde’i bile! Alaycı doğası ve çatışan duygularıyla Nathalie, bu beklenmedik orta yaş krizi boyunca komik, dokunaklı ve patavatsız bir şekilde davranır.

 

Deniz Kıyısındaki Ev (Robert Guédiguian) :
Marsilya’nın yakınlarındaki küçük ama tablo gibi bir koyda üç kardeş, hastalanan babalarının villasında uzun zamandan sonra tekrar bir araya gelir. Paris’te ailesinden kopuk bir hayat süren Angela, kendinden küçük bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand, babalarının son günlerinde yanındadırlar. Aralarındaki bağın derinden sarsılmasına neden olan geçmişte yaşadıkları acı olayla tekrar yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Ayrıca hiçbiri, sahile ansızın vuran ve hayatlarına giren davetsiz misafirlere hazırlıklı değildir.

Deniz Kıyısındaki Ev (Robert Guédiguian)
2017 | Drama | 107 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

 

Marsilya’nın yakınlarındaki küçük ama tablo gibi bir koyda üç kardeş, hastalanan babalarının villasında uzun zamandan sonra tekrar bir araya gelir. Paris’te ailesinden kopuk bir hayat süren Angela, kendinden küçük bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand, babalarının son günlerinde yanındadırlar. Aralarındaki bağın derinden sarsılmasına neden olan geçmişte yaşadıkları acı olayla tekrar yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Ayrıca hiçbiri, sahile ansızın vuran ve hayatlarına giren davetsiz misafirlere hazırlıklı değildir.

Fragman için buraya tıklayın.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Anatolian Power
Derya Yıldırım & Grup Şimşek, Elektro Hafız, Grup Ses, Kozmonotosman

Yerel tınılarıyla sınırlar ötesine ulaşan, yerli dinleyicilerin ilgisinin yanında keyifli canlı performanslarıyla birçok ülkede farklı sahnelerde ağırlanan müzisyenler, “Anatolian Power” çatısında XXF: Very Very French Festival programında buluşuyor. Saykodelik folk tınılarının, çağdaş yaklaşımlarla sahnede olacağı gecede Derya Yıldırım & Grup Şimşek ve Elektro Hafız canlı performanslarıyla, Grup Ses ve Kozmonot Osman kanınızı kaynatacak ve dansa hayır diyemeyeceğiniz canlı setleriyle; Zorlu PSM Studio’da sabahın ilk ışıklarına kadar süerecek gece, XXF: Very Very French Festival’i Anadolu tınılarıyla tanıştıracak.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Zorlu PSM işbirliğiyle XXF – A Very Very French Festivali yılı eklektik bir programla bitirme fırsatı: groovy caz ‘dan psychedelic rock’a, French Touch elektro’dan sıradışı ve avangard pop’a uzanan bir program. Amaç? Fransız sanatçılarını Türk seyircisine tanıtmak!

Derya Yıldırım & Grup Şimşek

Elektro Hafız

Grup Ses

Kozmonotosman

 

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle.

Kıskanç (David & Stéphane Foenkinos)
2017 | Drama / Komedi | 107 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

 

Orta yaşlı, boşanmış bir üniversite profesörü ve sevecen bir kadın olan Nathalie, ona yakın olan herkesi önüne geçilmez bir şekilde kıskanmaya başlar. En iyi arkadaşı, yeni meslektaşı, eski kocası… Herkes kendini tuhaf davranışlar içerisinde bulur. 18 yaşındaki güzel kızı Mathilde’i bile! Alaycı doğası ve çatışan duygularıyla Nathalie, bu beklenmedik orta yaş krizi boyunca komik, dokunaklı ve patavatsız bir şekilde davranır.

Fragman için buraya tıklayın.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı (Abdellatif Kechiche)
2016 | Drama | 175 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

 

Amin, tatilini geçirmek üzere Paris’ten güney sahillerindeki memleketi Sète’e döner ve barlarla plajlar arasında vaktini geçirmeye başlar. Tam da Jasmine adında bir kadına âşık olmuşken, ilk filmini hayata geçirmesini sağlayacak bir yapımcıyla tanışır. Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı, yaz mevsiminin tüm sıcaklığını üzerinde taşıyan, müzik dolu bir film.

Fragman için buraya tıklayın.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

FESTIVAL XXF

Fakear

Varış noktası olmayan bir elektronik müzik… Genç elektronik müzik yapımcısı Fakear’ın elektronikte farklı çareler arayan bakış açısı, Future Classic ve Ninja Tune gibi dev markalardan ve dünya müziğinin derya deniz birikiminden ilham alan bir bakış açısı. Kendi damgasını dahice vurduğu şarkılarında janrları eriten bir tavır benimseyen Fakear’ın alametifarikası ise canlı performansları. Tüm hünerini ortaya koyduğu canlı setlerinde, kendine yeni bir evren yaratarak kalabalığın nabzını tutuyor. Wax Tailor ve Flume gibi sanatçılarla birlikte yaptığı işbirlikleriyle de tanınan Fakear’ın Transmusicales ve Les Vieilles Charrues gibi dünyaca ünlü festivallerdeki performansları da akıllardan silinmiyor. Fransa’dan dünyaya hızla yayılan Fakear dalgası, XXF kapsamında 7 Aralık’ta İstanbul’a geliyor!

Akşam programı
20:30: Kapı
21:30: Cléa Vincent
23:00: Fakear
After Party: Mousikē

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Zorlu PSM işbirliğiyle XXF – A Very Very French Festivali yılı eklektik bir programla bitirme fırsatı: groovy caz ‘dan psychedelic rock’a, French Touch elektro’dan sıradışı ve avangard pop’a uzanan bir program. Amaç? Fransız sanatçılarını Türk seyircisine tanıtmak!

 

Mousike
Mou·si·kē: Bilinen genel geçer anlamı “Müzik” dışında Antik Yunanlardan bugüne, müzikal devrimi ifade eder. Dost meclislerinde başlayan bu eğlence, herkesi davet eden müzikal performanslara evrilmiştir.

 

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle

Bu yıl ilk defa Tiyatro Medresesi’nde düzenlenen Beden mimarlığı Atölyesi, geri dönüştürülebilir malzemeler yardımıyla, esnek, hafif, bedenin ve hareketin uzantısı olarak tasarlanacak bir dizi yapı ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Atölye sonunda görüldüğü üzere beden mimarlığı, pratik uygulama ve teorik bilginin ortaklığı sayesinde öğrenme olanaklarını çoğaltır. Atölye üzerine hazırlanan film gösteriminin ardından, mimari tasarım ve üretim süreçleri arasındaki devamlılık ile birlikte mimarlık ve ekoloji bağlantıları tartışılacaktır.

Açık oturum Türkçe gerçekleşecek, gerekirse Fransızca çeviri yapılacaktır.

Katılımcılar :
Fulya Özsel Akipek, Öğretim üyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Can Kadir Sucuoğlu, Öğretim üyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Stefano Pugliese,  Öğretim üyesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Tania Feldzer,  Öğretim üyesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi

Bu etkinlik, İstanbul Kültür Sanat Vakfı 4. İstanbul Tasarım Bienali’ne paralel olarak düzenlenmektedir. 

Atölye (Laurent Cantet)
2017 | Drama | 113 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

 

Marsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir.

Fragman için buraya tıklayın.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Eva (Benoît Jacquot)
2018 | Drama | 100 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

 

Ölen müşterisinin yazdığı oyun metnini çalan genç ve yakışıklı jigolo Bertrand; bir yıl sonra başarılı, popüler ve merakla takip edilen bir oyun yazarı haline gelmiştir. Artık Paris’te lüks bir dairede yaşayan ünlü yazarın tek sorunu yazması gereken yeni oyunudur. Bu arayış içinde, bir gün, gizemli ve çekici bir eskort olan Eva’yla tanışır. Aralarındaki ilişki, zamanla Bertrand’ın hayatını mahvedecek bir takıntıya dönüşecektir.

Fragman için buraya tıklayın.


Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

 

Sound Ports İstanbul festivali, “Empower One Another” teması ile 13-14 Ekim’de Bomontiada’da!

Şehre ve şehrin alt kültürlerine, disiplinler ve kültürlerarası paylaşımlara, olumlu insanlara ve pozitif düşünmeye adanmış bağımsız sanat, kültür ve müzik festivali Sound Ports İstanbul’un üçüncüsü 13-14 Ekim’de gerçekleşiyor!
2 gün sürecek olan festivalde kültürler ve disiplinlerarası özgün paylaşımlara, heyecanlı bir müzikal deneyime, ilham verici işlere, bol bol gülümsemeye ve birbirinizden güç almaya hazır olun!

14 Ekim’de Babylon’da kuruluşundan bugüne bağımsız bir plak şirketi olan ve özünde kendini zen ruhunu yaymaya adamış prodüktör, dj, müzisyen, grafik tasarımcı ve film yapımcılarını bir araya getiren Marsilya’lı Chinese Man Records’un öne çıkan isimlerinden ve hip-hoptan reggae’ye geniş bir yelpazesi olan, dans etmeye karşı koyamayacağınız Chinese Man feat. Youthstar (Dj Set) ve Taiwan Mc, ile çok çeşitli müzikal bir deneyim yaşayacaksınız.

Festival programını detaylı incelemek için www.soundportsist.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Chinese Man
Zen felsefesi ve Hip Hop seslerinin cesur savaşçıları Chinese Man, Sound Ports 2018’de sonik karakterleriyle performanslarını sizlerle paylaşıyor olacaklar.

Youthstar
Pop, rock, hiphop ve jungle seslerinden etkilenen Youthstar, kariyerine Londra’daki UK Garage partilerinde başladı ve şimdi sıra İstanbul Sound Ports’da!ve şimdi sıra İstanbul Sound Ports’da!

Taiwan MC
Taiwan MC yenilikçi vokal, enstrümental ve ortak çalışmalarla yaratıcılıklarını konuşturuyor. Akıcı kadın vokalleri dikkat çekiyor. Sound Ports 2018’deki performansları sırasında, dancehall, global bass ve reggaetonun dinlemeye hazır olun!

SÖYLEŞI

Gazetecilik ve Albert Londres – Dünyayı anlatmak taraf seçmeyi gerektirir mi?

« Bizim mesleğimizin amacı hoşnut etmek değildir; ancak haksızlık yapmak da değildir. Bizim mesleğimiz kalemimizle yaraya parmak basmaktır. » Ünlü Fransız gazeteci Albert Londres’a (1884-1932) ait bu alıntı , basın dünyasında bir referansa dönüşmüş ve hiçbir zaman bugün olduğu kadar  gündemde olmamıştır. Demokrasi sendelediğinde gazeteci nasıl bir rol oynayabilir? Bunun bedeli nedir? Gazeteci hangi engelleri aşmalıdır? Tarafsızlık imkansız mıdır? Bu meslek taraf almayı gerektirir mi?

Söyleşi dili Fransızcadır, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.

Katılımcılar :  Kadri Gürsel (Eski Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı), Erol Önderoğlu (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye temsilcisi), Annick Cojean (Le Monde gazetesi dış haberler muhabiri), Delphine Minoui (Le Figaro gazetesi Türkiye muhabiri)

Kadri Gürsel
Cerf yayınlarında « Türkiye, sıfır yılı » kitabının yazarı  Kadri Gürsel, Türk basınının en saygın gazetecileri arasında yer alıyor. Daha önce AFP ve Milliyet gazetesi için çalışan Kadri Gürsel, yakın zaman önce Cumhuriyet gazetesinden, gazetenin siyasi yönünü değiştirmesi nedeniyle istifa etti. 2016 Ekim ayında,  Cumhuriyet gazetesinin ona yakın gazetecisine karşı açılan tartışmalı bir davada  « terörist faaliyetler » iddiasıyla tutuklanan Kadri Gürsel, on bir ay sonra tahliye oldu.

Erol Önderoğlu
Yirmi iki yıldan bu yana Sınır Tanımayan  Gazeteciler Örgütü’nün Türkiye temsilcisi olan Erol Önderoğlu basın özgürlüğüne karşı saldırıları günü gününe takip etmektedir. Türk medyası üzerindeki baskıları çok yakından izleyen gazetecinin yazıları bianet.org sitesinde düzenli olarak yayınlanmaktadır. Roosevelt des 4 Libertés, Erhard-Busek SEEMO ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) gibi birçok basın ödülüne layık görülmüştür.

Annick Cojean
Otuz yıldan bu yana Le Monde gazetesinde dış haberler muhabiri olarak çalışan Annick Cojean dünyanın pek çok farklı yerinde gündemi takip etti. Özellikle kadın konusuna özel bir önem atfeden Cojean, birçok televizyon belgeseline ve ona yakın kitaba imza attı.  Yazdığı kitaplar arasında  « Kaddafi’nin haremindeki kurbanlar » (Grasset) ve  « Je ne serai pas arrivée là si… » (Grasset/Le Monde) yer almaktadır. 2010 yılından bu yana, 1996’da aldığı Albert Londres Ödülü’nün başkanlığını yürütmektedir.

Delphine Minoui
Orta Doğu uzmanı olan Delphine Minoui, Le Figaro gazetesi dış haberler muhabiridir.  İran, Irak, Afganistan, Lübnan ve Mısır’dan sora halen Istabul’da görevli olan gazeteci, 2006 yılında Albert Londres ödülüne layık görüldü. En son yayınlanan kitabı « Daraya’daki kitap kaçakçıları, Suriye’de gizli bir kütüphane » (Seuil) belgesel kategorisinde Elle dergisinin büyük okuyucu ödülünü aldı.

GÖSTERIM & SÖYLEŞİ

Dinmeyen Acı (David André)

2011 | Belgesel | 80 dk. | Fransızca | Türkçe Altyazılı

1999 yılında, 16 yaşında idama mahkum edilen Sean Sellers, uluslararası kamuoyunun tüm protestolarına rağmen Oklahoma’da infaz edilir. Bir kaç gün öncesinde, yönetmen David André ölüm koridorunda onu filme alır. Aynı zamanda, infaz talep eden kurbanların aileleriyle de görüşür. 10 yıl sonra, bu hikayenin anısıyla tedirgin olan yönetmen, filmini çektiği kahramanları bulmak için Oklahoma’ya döner. Aklında bir soruyla : Ölüm cezası gerçekten iyileştirici mi yoksa tam tersine infaz isteyenlerin hayatlarını zehirliyor mu?

Film gösteriminin ardından yönetmen David André ile bir söyleyişi düzenlenecektir.

FESTIVAL XXF

Cléa Vincent

Caz geleneği içinde yetişmiş bir piyanist olan Cléa Vincent, Fransız şanson geleneğine organik ve modern bakış açıları kazandırıyor.  Söz yazarlığındaki özgünlük ve canlı mixleri ile kolayca ayırt edilebilen bir marka haline gelen Vincent, “Chateau Perdu” ve “Retiens Mon Desir” gibi şarkıları Fransız elektronik müziğine adeta birer övgü niteliği taşıyor. Michel Berger, Dick Annegarn ve Ariel Pink gibi farklı isimlerden ilhamını alan Cléa, Fransız pop ve elektroniğinin kodlarını sorgulamaya ve dünya sahnesine taşımaya devam ediyor.

Akşam programı
20:30: Kapı
21:30: Cléa Vincent
23:00: Fakear
After Party: Mousikē

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Zorlu PSM işbirliğiyle XXF – A Very Very French Festivali yılı eklektik bir programla bitirme fırsatı: groovy caz ‘dan psychedelic rock’a, French Touch elektro’dan sıradışı ve avangard pop’a uzanan bir program. Amaç? Fransız sanatçılarını Türk seyircisine tanıtmak!

 

Mousike
Mou·si·kē: Bilinen genel geçer anlamı “Müzik” dışında Antik Yunanlardan bugüne, müzikal devrimi ifade eder. Dost meclislerinde başlayan bu eğlence, herkesi davet eden müzikal performanslara evrilmiştir.

 

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle

Bozcaada Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl beşincisi düzenlenecek BIFED – Bozcaada Uluslarası Ekolojik Belgesel Festivali izleyicilerle buluşacak. Festival, 10-14 Ekim 2018 tarihleri arasında, güzel Ege adası Bozcaada’da (Tenedos) yapılacak. 5 Fransız yapımı festivalde yerini alıyor : aralarında Anne Gintzburger’in son belgeseli « Fields of Anger », Davide Fedele ve Kumut Imesh’in ortak yapımı “To Return”, veya Gaia Öğrenci Ödülüne aday gösterilen Greta Loesch’in « Lo-Pastre »…

  • Revenir / To Return / David Fedele & Kumut Imesh
  • BE’ JAM BE The Never Ending Song / Caroline Paretti & Cyprien Ponson
  • Lo-Pastre / Greta Loesch
  • Le Syndrome Panguna / The Panguna Syndrome / Alexandre Berman & Olivier Pollet
  • One Over Many / Daphné Bengoa

 

Daha fazla bilgi için: http://www.bifed.org/

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi onyedinci yılında yine dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilen ve çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerin son filmlerini izleyicilerle buluşturacak. İstanbullu sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi programında 11 Fransız yapımı yer alıyor: özellikle Gaspard Noé’nin provokatif “Climax” filmi, Venedik Film Festivalinde aday gösterilmiş Oliver Assayas’ın son filmi “Doubles Vies”, veya efsane yönetmen Jean-Luc Godard’ın “Le Livre d’image”…

  • Doubles Vies / Non-fiction / Olivier Assayas
  • En Guerre / At War / Stéphane Brizé
  • Coincoin et les Z’inhumains 1&2 / Coincoin and the Extra Humans 1&2 / Bruno Dumont
  • Coincoin et les Z’inhumains 3&4 / Coincoin and the Extra Humans 3&4 / Bruno Dumont
  • Le monde est à toi / The World is Yours / Romain Gavras
  • Le Livre d’Image / The Image Book / Jean-Luc Godard
  • Un Couteau Dans le Coeur / Knife + Heart / Yann Gonzalez
  • Plaire, Aimer et Courir Vite / Sorry Angel / Christophe Honoré
  • Climax / Gaspar Noé
  • Frères Ennemis / Close Ennemies / David Oelhoffen
  • En Liberté / The Trouble With You / Pierre Salvadori

 

SERGİ: L’ABÉCÉDAIRE

Fransız Lisesi Charles de Gaulle’da.

Gençlik sergisi

L’abécédaire

Ankara Fransız Kültür Merkezi ve Fransız Lisesi Charles de Gaulle, Montreuil Kitap Fuarı ve Gençlik Basını ortaklığıyla, Fransa’nın onur konuğu olduğu 2017 Frankfurt Fuarı’nda büyük ilgiyle karşılanan « L’abécédaire » sergisini Fransız Lisesi Charles de Gaulle’da ağırlıyor.
Yetenekli yirmi altı illüstratör ve iki yazar, kelimeler ve imgeleri bağdaştırdıkları çizimleriyle, duyarlı ve incelikli olduğu kadar, sanatsal çeşitliliği açısından da çağdaş illüstrasyonun muhteşem bir panoramasını sunuyor.

Sergimiz, 26 harfli “Kelimeler”  ve 26 illüstrasyondan oluşuyor.

  • A: Antoine Guilloppé
  • B: Magali Le Huche
  • C: Blexbolex
  • D: Olivier Douzou
  • E: Cécile Gambini
  • F: Albertine
  • G: Joëlle Jolivet
  • H: Émilie Vast
  • I: Bruno Heitz
  • J: François Place
  • K: Katy Couprie
  • L: Stephanie Blake
  • M: Olivier Tallec
  • N: Laurent Moreau
  • O: Serge Bloch
  • P: Les Tigres Gauchers
  • Q: Benjamin Chaud
  • R: Kitty Crowther
  • S: Ilya Green
  • T: Nathalie Choux
  • U: Édouard Manceau
  • V: Benjamin Lacombe
  • W: Delphine Chedru
  • X: Carole Chaix
  • Y: Nathalie Novi
  • Z: Marc Boutavant
  • Mots: Ramona Badescu
  • & Emmanuel Guibe

 

 

 

 

Yönetmen: Benoît Jacquot
Oyuncular Isabelle Huppert, Gaspard Ulliel.
2018 100’’dk Fransızca. Türkçe altyazılı (yaş sınırı; 15+)

Her şey bir kar fırtınası esnasında, gizemli ve sorunlu bir kadın olan Eva’nın, gelecek vaadeden yazar Bertrand’ın hayatına girmesiyle başlar. Genç adamın hayatı tutkuya dönüşen bu ilişkiyle alt üst olacaktır. Olağanüstü görüntüleriyle izleyicilerini büyüleyen psikolojik gerilim filmi James Hadley Chase’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır.
2018 Berlin Film Festivali 8 Adaylık
———————
Giriş : Tam 10 tl / Öğrenci ve 65 yaş üstü : 5 tl
Biletler FKM’de satıştadır.
Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır. Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır

 

MICRO-FOLIE / DİJİTAL MÜZE

25 Eylül – 08 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Micro-Folies, Fransa dışında İzmir’den sonra Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde yer alıyor.

Ziyaret saatleri:

  • Salı-Cumartesi arası günler: 10.00 – 17.00 arası
  • Ziyaretler için lütfen bu telefon numarasından randevu alınız: 0537 974 80 02 veya zeynep.ozic@ifturquie.org 

Dijital Müze, sahne etkinlikleri, atölyeler ve bir oyun alanından oluşan Micro- Folie, özellikle Dijital Müze ile, her yaştaki izleyicilerine, Fransa’daki 8 önemli kurumda yer alan 250 başyapıtı dev ekranda görme ve inceleme olanağı sağlamaktadır. Proje dahilinde, Versailles Sarayı, Pompidou Merkezi, Louvre Müzesi, Picasso Müzesi, Quai Branly, Philarmonie, Universcience ve Ulusal Müzeler, Grand Palais gibi kurumlarda yer alan, antik çağlardan günümüze dek uzanan dönemi yansıtan 250 eser, rehber eşliğinde izlenebilecek.

Micro-Folie “Küçük Çılgınlık” izleyicilerine büyük kültürel kurumların hazinelerine dijital ortamda ulaşılabilirlik sağlamak, yeni eserlerin yaratılmasına öncülük etmek, bir araya gelmek ve kir alışverişinin yapılacağı bir alan sunmak suretiyle, samimi ve canlı bir ortam yaratmayı hede eyen bir kültür projesidir. Mimar Bernard Tschumi tarafından yapılan La Villette’teki « Folies » (çılgın fikirler) kültür parkından yola çıkarak gerçekleştirilen bu yenilikçi proje Fransa İletişim ve Kültür Bakanlığı tarafından hayata geçirilmiştir.

 

25.09.2018 – 31.01.2019 

Goethe-Institut Türkiye ve Ankara Fransız Kültür Merkezi Fransız-Alman Kültür Fonu desteğiyle yeni bir proje sunmaktan mutluluk duyar: FabLab Dijital Atölyeleri. Micro-Folie dahilinde hazırlanan bu alanda, yaşadığımız dijital çağı bizlere mümkün kılan, gerçekliğin yeni sınırları test edilebilecek. Atölyenin en heyecanlı deneyimi, 3D sanal gerçeklik gözlükleriyle dünyayı başka bir şekilde keşfedilmesine olanak sağlayacak. 3D yazıcılar yaratıcılığa meydan okuyacak.

Ziyaret saatleri:

  • Salı-Cumartesi arası günler: 10.00 – 17.00 arası
  • Ziyaretler için lütfen bu telefon numarasından randevu alınız: 0537 974 80 02 veya zeynep.ozic@ifturquie.org 

 

 

 

 

 

EDEBÎ KONSER (Tevfik Fikret öğrencilerine yönelik)

Franck CIUP, piyano
Jean-Yves CLEMENT, okuyucu

Program:

Müzik: Jean-Sébastien Bach, Goldberg Çeşitlemeleri
Metinler: Glenn Gould ve Jean-Yves Clément (Glenn Gould ou le Piano de l’esprit’den [Glenn Gould veya Piyanonun Ruhu], Actes Sud Yayınları)

“Bu gösteri, iki sesin yani müzikle yazının birbirleriyle kesiştiği yerde, iki okuma parçasından yola çıkarak Glenn Gould’u anmayı amaçlıyor. Yazı da kendi içinde ikiye ayrılıyor. Böylelikle dünyanın Glenn Gould’u keşfetmesini sağlayan Bach’ın eseri Goldberg Çeşitlemeleri’nin yorumuna, Glenn Gould’un Bach üzerine yazdığı metinler ve bunlara yankı niteliğinde seçilmiş Jean-Yves Clément’ın Glenn Gould üzerine yazdıklarından oluşan okumalar eşlik edecek. Bu çokseslilik, Bach’ın müziğinin kalbinde olduğu gibi Gould’un düşüncesinin merkezinde de vardı.”
J.-Y. Clément

Müzik ve metinler dönüşümlü olacak (arasız 1 saat 20 dk). Türkçe metinler sahne gerisinde yansıtılacaktır.

Franck Ciup, piyanist ve besteci

Paris’teki Ecole Normale de Musique Alfred Cortot’tan mezun piyanist ve besteci Franck Ciup, farklı etkinliklerle gündeme gelen bir şahsiyet. 2006’da, Bourges’daki evinde “Théâtre Saint Bonnet” adıyla, İtalyan üslubunda ve akustiği olağanüstü, küçük özel bir tiyatro inşa ettirdi. Her yıl, prestijli müzisyenlerin gelip çaldığı ve kayıt yaptıkları bir müzik sezonu da tasarlıyor: B. Chamayou, N. Lugansky, B. Engerer, F.-R. Duchâble, P. Badura-Skoda, H. Demarquette, A. Rahman El Bacha, G. Bellucci, v.b. F. Ciup, Tiyatro’nun kurucusu Marie-Christine Barrault ile birlikte birçok edebî konserde sahne alan bir ikili oluşturuyor. 2013’te nöbeti sonradan Jacques-Cœur de Bourges Hastanesi’nin devralacağı bir dizi hastane konseri « Concertopitaux »’yu yaratır. Besteleri, Eric Artz, Tristan Pfaff, Etsuko Hirose, Nima Sarkechik, v.b. usta piyanistler tarafından çalınmaktadır. Goldberg Çeşitlemeleri üzerine yaptığı kayıtla ilgili olarak Christian Bobin şunları yazıyor: «Sevgili Franck Ciup, Goldberg Çeşitlemeleri’ni çalışınız açıkçası unutulmaz: Bir kar yavaşlığı, buz gibi bir meltemle birlikte bir sessizlik cenneti…»

Jean-Yves Clément, Okuyucu

Şair, yazar, müzisyen Jean-Yves Clément, aynı zamanda Georges Sand, Nohant’da (Nohant-Chopin Festivali), Châteauroux’da (Lisztomanias), Saumur’de (Ulusal Kitap ve Şarap Günleri) ve Saint-Germain-en-Laye’de (Yüzüncü Yıldönüm, Debussy Dünyası, 2018) festival organizatörüdür. 2011 yılında, Fransa’da Liszt yılı genel sergi komiseri oldu. 2013’te kurulan ve genel konularda kitap çıkaran yayınevi Le Passeur’ün başkan yardımcısıdır. J.-Y. Clément pek çok yapıtın da yazarıdır: Franz Liszt ou la Dispersion magnifique[Franz Liszt veya Muhteşem Dağılma], (2011), uzun şiir, Le Chant de toi [Senin Şarkın], (2012), bir özlü sözler kitabı De l’aube à Midi [Şafaktan Öğleye], (2013), La Raison des Sortilèges [Büyücülerin Aklı], Michel Onfray ile birlikte müzik üzerine bir söyleşi kitabı, (2013), Alexandre Scriabine ou l’Ivresse des sphères [Alexandre Scriabine veya Kürelerin Sarhoşluğu], (2015), Glenn Gould ou le Piano de l’Esprit [Glenn Gould veya Piyanonun Ruhu], (Actes Sud, 2016). 2017 yılında, Le Passeur Yayınları’ndan çıkan “Les Deux Âmes de Frédéric Chopin” [Chopin’in İki Ruhu] adlı denemesinin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bir baskısı yayımlandı. Müzik üzerine yazdığı yazılarını da seslendirmektedir: Variations Chopin [Chopin’in Çeşitlemeleri], Nuits de l’Âme [Ruhun Geceleri] (Piyanist Brigitte Engerer siparişi üzerine, Chopin’in 21 Gece Müziği üzerine 21 şiir), Commentaires sur Les Sept Dernières Paroles du Christ de Haydn [Haydn’ın İsası’nın Son Yedi Sözü üzerine Yorumlar], Via Crucis de Liszt [Liszt’in Haç Yolu], v.b. J.-Y. Clément, “Officier des Arts et des Lettres” sanat ve edebiyat nişanı sahibidir.

Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi iş birliğiyleAnkara’daki Fransız Enstitüsü Franck Ciup ve Jean-Yves Clément’ı, edebî konserleri “Glenn Gould Çeşitlemeleri” için, 7 Kasım 2018 tarihinde, Ankara’ya davet ediyor.

J.S. Bach’ın Goldberg Çeşitlemeleri hakkında:
« Bu müziğin ne başı ne de sonu var. Ne gerçek bir doruk noktası ne de kararlılığı olan bir müzik… Baudelaire’in sevgilileri gibi, hafif ve engelsiz, rüzgârın kanatları üzerine tutunan bir müzik… Bütünlüğünü; sezgisel ama bir o kadar da ciddi bir ustalıkla ve hayranlıkla yoğrulmuş bir algıdan alıyor. Bu sezgi, yaratıcı gücün doruğunda, coşkuyla, bilinçaltının bir tezahürü olarak, çok nadiren sanatta görüldüğü gibi burada bize ifşa ediliyor. »
Glenn Gould (Goldberg Çeşitlemeleri diski kapağından, 1955)

Glenn Gould hakkında:

« Gould’da eskimeyen bir şey var; kendisi olabilmenin, bozulmamışlığın düzeni, bir tür güncellik ve her zaman aynı oranda canlı bir ışık var. Yorumları, radikal üslubu ve karşılatırılamaz canlılığı ile zamanı aştığı izlenimini veriyor. Belki de “modern” olmak bu demek: Metnin gerçek kanunlarına ve tazeliğine, bir başka deyişle Tanrı’nın sözüne dönüş yapmak, bayağılaşmış geleneklerin ötesine geçmek… Sanatta ilerlemeye hiç inanmayan kendisi, sanki bu sayfaları ilk kez dinliyormuşuzcasına, bize her şeyi güncel kıldığı izlenimini veriyor. Gould’u dinlediğimizde, her seferinde aynı kutsal suya batıp çıkıyormuşçasına, bir tür sürekli yeniden doğuşa tanık oluyoruz. »
J.-Y. Clément, Glenn Gould veya Piyanonun Ruhu, Actes Sud Yayınları

“Deneme, piyanistin ahlaki yükseliş, müzikte soyutlama duyusu ve ikinci derece zevk arasındaki eşsiz buluşmayı somutlaştırdığının altını çiziyor. Böylelikle J.-Y. Clément, kelimenin tam anlamıyla tinsel bir Gould’un gerçek bir yorumunu sunuyor.”
Etienne Anheim, Le Monde, 2016

 

6. ENGELSİZ FİLMLER FESTİVALİ

Festival programında 2 fransız filmi gösterimi yapılacaktır.

Giriş ücretsizdir

Ankara gösterim programı:

ANKARA – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

  • Orman Çetesi” : 17 Ekim Çarşamba, 10.00 ve 19 Ekim Cuma, 10.00 Otizm Dostu Gösterim
  • 400 Darbe” : 18 Ekim Perşembe, 14.15

ANKARA – Goethe-Institut

  • Orman Çetesi” : 18 Ekim Perşembe, 10.00

Eskişehir gösterim programı:  Taşbaşı Kültür ve Sanat Merkezi Kırmızı Salon

  • 400 Darbe” : 12 Ekim Cuma, 12.00 Ι “Orman Çetesi” : 14 Ekim Pazar, 12.00 Otizm Dostu Gösterim

ORMAN ÇETESİ  

Fransa, 2017, 90’, Renkli, Türkçe dublajlı

  • Yönetmen: David Alaux
  • Senaryo: David Alaux, Jean-François Tosti, Eric Tosti
  • Kurgu: Jean-Christian Tassy
  • Müzik: Olivier Cussac
  • Yapım: SND Films, TAT Productions, France 3 Cinéma, Master Movies

Orman Çetesi ile tanışın! Kaplan gibi çizgili penguen Maurice ve evlatlık oğlu japon balığı Junior… Zeki minik maymun Gilbert ve yumrukbaz goril Miguel. Hepsinin ortak bir amacı var; kendilerini ve yaşam alanlarını ormanın kötü karakteri Koala Igor’dan korumak. Bir zamanlar Kaplan Natacha tarafından bozguna uğratılan Igor, intikam için geri döndü. Şimdi eski topraklar ve Orman Çetesi için güçleri birleştirme zamanı!

400 DARBE 

Fransa, 1958, 93’, Siyah-Beyaz,

Fransızca, İngilizce; Türkçe altyazı, Türkçe İşaret Dili

  • Yönetmen: François Truffaut
  • SenaryoFrançois Truffaut
  • Görüntü Yönetmeni: Henri Decaë
  • Kurgu: Marie-Josèphe Yoyotte
  • Müzik: Olivier Cussac
  • Yapım: Les Films du Carrosse, Sédif Productions
  • Oyuncular: Jean-Pierre Léaud, Claire Maurier, Albert Rémy, Guy Decomble, Georges Flamant

1960 Fransa Sinema Eleştirmenleri Sendikası French Syndicate of Cinema Critics; En İyi Film Best Film 1959 Cannes FF; En İyi Yönetmen, OCIC Ödülü Best Director, OCIC Award New York Film Eleştirmenleri Ödülü New York Film Critics Circle Awards; Yabancı Dilde En İyi Film Best Foreign Language Film

On iki buçuk yaşındaki Antoine Doinel’in hikayesi, okulda o akşam evde yapmak için ciddi bir ceza aldığı gün başlar. Fakat bu ödevi yapamaz ve dolayısıyla ertesi gün, okula geri dönmeye cesaret edemeyen Antoine, en iyi arkadaşı René ile birlikte, okulu asmanın keyfini sürer. O öğleden sonra, annesini bir yabancıyla birlikte görür. Şaşkına döner ve kaçar. Kendisini önce bir polis karakolunda, daha sonra da Suçlu Gözlem Merkezi’nde bulur. Antoine bir gün hayatla uzlaşabilecek midir?

 

Bachar Mar-Khalifé

Lübnan asıllı Fransız besteci, şarkıcı ve multi-enstrümentalist Bachar Mar-Khalifé, Paris Konservatuvarı’nda ders aldığı Lorin Maazel ve James Gaffigan gibi usta isimlerin etkisinde kısa zamanda müzikte sofistike bir anlayış benimsedi. Orchestre national de France ve Ensemble contemporain gibi topluluklarla birlikte çalan Khalifé, Bojan Z, Carl Craig, Francesco Tristano, Murcof ve Kery James gibi isimlerle fuse caz, dünya müziği, elektronik ve hip-hop üzerine çeşitli iş birlikleri gerçekleştirdi.

İç savaş döneminde Lübnan’da doğan Khalifé, babası Marcel Khalifé ve Aufgang üyesi amcası Rami Khalifé gibi müzisyen olmayı seçti. InFiné şirketi ile peş peşe çıkardığı “Oil Slick” ve “Who’s Gonna Get The Ball” isimli iki albümden sonra dünya müzik sahnesinde adını duyuran Khalifé, aynı zamanda “Fievres” ve “Layla Fourie” gibi ödüllü sinema filmleri için de orijinal parçalar besteledi. 2018 yılında çıkardığı The Water Wheel A Tribute To Hamza El Din ile turneye çıkan Khalife, 29 Kasım’da Zorlu PSM’de!

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Zorlu PSM işbirliğiyle XXF – A Very Very French Festivali yılı eklektik bir programla bitirme fırsatı: groovy caz ‘dan psychedelic rock’a, French Touch elektro’dan sıradışı ve avangard pop’a uzanan bir program. Amaç? Fransız sanatçılarını Türk seyircisine tanıtmak!

Zorlu PSM’nin işbirliğiyle.

Pixel

Işığın ve hareketin sınırlarını zorlayan, baş döndürücü bir dans gösterisi! Yönetmenliğini 1990’ların başında hip- hop sahnesinin en etkin figürlerinden Mourad Merzouki’nin üstlendiği PIXEL, dans, akrobasi, ışık ve sesi harmanlayan olağanüstü bir performans sunuyor.

Merzouki, bugüne kadar pek çok farklı çalışmaya imza attı; sokak dansını, sirk, akrobasi ve ışıkla buluşturdu. Yarattığı melez dans diliyle seyircilerine yeni bir bakış açısı sunan Merzouki, hayranlık uyandırıcı koreografilerine yenilerini ekliyor. Topluluğu Compagnie Käfig, geçtiğimiz 20 yılda, 60 ülkede 3000 performans sergileyerek tam 1,5 milyon seyirciye ulaştı. Dünyanın dört bir yanında hatırı sayılır bir hayran kitlesi yaratan Compagnie Käfig büyüleyici dans gösterisi PIXEL ile İstanbul’da.

Pixel gösterisi, 22. Uluslararası İstanbul Tyatro Festivali çerçevesinde İKSV’nin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

Mourad Merzouki yönetmenliğindeki Centre chorégraphique national de Créteil et du Val-de-Marne / Compagnie Käfig finansal olarak Ile-de-France Bölgesel Kültür İşleri Ofisi – Kültür ve İletişim Bakanlığı, Val-de-Marne Departmanı ve Créteil Şehri tarafından desteklenmekte ve uluslararası turneleri için desteğini Institut français’den sağlamaktadır.

Spotify Playlist

     

ECHOUSTICS

Creative Lab

Nedir?

‘Echoustics’ – ‘Ekoustik’ kelimesi ; kaynağından ayrılarak imgesel-ilişkisel bir özellik kazanan ve mekana göre biçimlenerek anlatım olanakları sunan, bir medya olarak ses anlamına gelmektedir. Eko (echo): yankı, yansıma, yansıtmak, tekrar etme anlamlarına gelen ses terimi ile Akustik (acoustics): ses fiziğinin bir alanı ve sesin mekan içindeki ilişkisel varlığı anlamlarına gelen iki kelimenin birleşiminden oluşmaktadır.

Kimdir?

‘Ekoustik Kreatif Laboratuvarı’ (Echoustics Creative Lab) çevresini ses ve görüntü ile deneyimleyen iki (audiophile) odyofil Engin Esen ve Fırat Güner’in on yıllık çalışmaları üzerine 2018 yılında hayata geçirdikleri kolektif bir sanat üretimi platformudur. Bu platform sanat üretiminde tekil bir yaratım anlayışı yerine, çoğul bir katılımı benimser. Bu bağlamıyla ‘Ekoustik’ bir isim altında toplanan birden çok aklı temsil eden bir kimliktir.

Ne Yapar?

Ekoustik, sanatsal bir üretim mecrası olarak sesi; imge-mekan-çevre kavramları çerçevesinde, yeni medya olanakları dahilinde araştıran ve bu araştırmalar üzerinden üretim yapmaya odaklanan bir oluşumdur.

Öğrenim Durumu:
Lisans: Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, 2006
Yüksek Lisans: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı, 2010
Tez Konusu ve Danışmanı: Sinestetik İmgeler Prof. İsmail Ateş
Sanatta Yeterlik: Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı 2016
Tez Konusu ve Danışmanı: Sesin İmgeyle İlişkisi Prof. Hüsnü Dokak

Seçili Karma Etkinlikler:
Uluslararası: “Baskı Sahası” Arte Sanat Galerisi / Ankara, Aralık 2017
“EUtopia” Bridewell Studios / Liverpool – UK, Temmuz 2016
“Old New Anatolia” Varşova Güzel Sanatlar Akademisi / Warşova-Poland Kasım 2015
“War & Peace” Gold Coast Arts Centre / Gold Coast Avustralya, Mart 2015
“EEA Remix” Gerrit Rietveld Academy, Amsterdam-Hollanda, Kasım 2014
“Mein Haus Ist Uberall” Galerie Kandinsky / Viyana-Avusturya, Ekim 2014

Öğrenim Durumu:
Lisans: Hacettepe Üniversitesi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü, 2002-2005
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, 2005-2010
Universidad Politecnica de Valencia Bellas Artes de San Carlos, 2007-2008
Yüksek Lisans: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı, 2013
Tez Konusu ve Danışmanı: Kalabalıklar Temasının Parça Bütün Açısından Çözümlenmesi Yrd. Doc. Dr. Birsen Giderer

Seçili Karma Etkinlikler:
Uluslararası: “Belleğin İzleri” Queens Theatre / Corona, NYC ABD, 2017
“Here and There I” Linda Farrell Galery / Paris-Fransa, 2017
“Sıfır/Zero (Ankara Genç Sanat Bienali)” / Cer Modern, Ankara, 2017

“3. Uluslararası Bodrum Bienali” / Şevket Sabancı Kültür Merkezi, Bodrum- Muğla, 2017
“ICAS, Uluslararası Çağdaş Sanat Sergileri” / İzmir Türk Amerikan Derneği, İzmir, 2017
“EUtopia” Bridwell Studios / Liverpool – İngiltere, 2016
“Insert Title” / Manchester School of Arts, Manchester – İngiltere, 2015
“Old New Anatolia” / Varşova Güzel Sanatlar Akademisi / Warşova-Polonya, 2015
“EEA Remix” / Gerrit Rietveld Academy, Amsterdam-Hollanda, 2014

 

 

SİNEMA KULÜBÜ: GÖLGELER ORDUSU

13.10 Cumartesi –16:00
27.10 Cumartesi – 18:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1969| yönetmen Jean-Pierre Melville | dram-savaş filmi | 140dk | fransızca ve ingilizce altyazılı

Özet

Bir inşaat mühendisi olan Philippe Gerbier, Fransız Direnişi’nin en önemli liderlerinden birisidir. Kendisinden haz etmeyen bir cani tarafından yaptığı tüm gizli işler gün yüzüne çıkarılır. Gerbier bunun neticesinde bir esir kampına düşer. Bir süre sonra kamptan kaçarak kendisine bunları yaşatan vatan hainini bulmaya karar verir.
Fransız Sineması’nın devrimci yönetmenlerinden Melville’in Joseph Kessel’in romanından uyarladığı Gölgeler Ordusu, sinema tarihinin en önemli başyapıtlarından biri olarak gösteriliyor.
 
Interprètes
Lino Ventura: Philippe Gerbier
Simone Signoret: Mathilde
Paul Meurisse: Luc Jardie
Jean-Pierre Cassel: Jean-François
Claude Mann: Le masque
Serge Reggiani: Le coiffeur
Paul Crauchet: Félix
Christian Barbier: Le bison
 
 

SİNEMA-KULÜBÜ: İDAM SEHPASI

06.10 Cumartesi –18:00
20.10 Cumartesi – 16:00

Giriş 5tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)
1958| yönetmen Louis Malle | polisiye-dram | 88dk | fransızca ve ingilizce altyazılı

Özet
Patronunun karısıyla aşk yaşayan bir iş adamının patronunu öldürüp olaya intihar süsü vermesi sırasında yaptığı küçük bir hatanın büyüyerek olayları içinden çıkılmaz bir hale dönüştürmesinin anlatıldığı filmin yönetmenliğini  Louis Malle üstleniyor.

Oyuncular
Jeanne Moreau: Florence Carala
Maurice Ronet: Julien Tavernier
Georges Poujouly: Louis
Félix Marten: Christian Subervie
Ivan Petrovitch: Monsieur Bencker
Jean Wall: Simon Carala
Hubert Deschamps: Le substitut
Lino Ventura: Le commissaire Cherrier
Elga Andersen: Mme Elga Bencker
Gérard Darrieu: Maurice
Yori Bertin: Véronique
Micheline Bona: Geneviève
Jacqueline Staup: Anna

 

Yönetmen: Benoît Jacquot

Oyuncular Isabelle Huppert, Gaspard Ulliel.
2018 100’’ Fransızca. Türkçe altyazılı

Her şey bir kar fırtınası esnasında, gizemli ve sorunlu bir kadın olan Eva’nın, gelecek vaadeden yazar Bertrand’ın hayatına girmesiyle başlar. Genç adamın hayatı tutkuya dönüşen bu ilişkiyle alt üst olacaktır. Olağanüstü görüntüleriyle izleyicilerini büyüleyen psikolojik gerilim filmi James Hadley Chase’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır.
2018 Berlin Film Festivali 8 Adaylık

Tam : 10 TL
Öğrenci ve 65+ : 5 TL

Biletler FKM’de satıştadır.
Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.
Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde sanatçı Julien Salaud’nun büyüleyici peri masalını kaçırmayın! İzmir Fransız Kültür Merkezi, Arkas Sanat Merkezi’nde açılacak “Binbir Gece” sergisiyle eş zamanlı olarak, Fransız sanatçı Julien Salaud’yu ağırlıyor. Sanatçı bizlere yaşayanla ölünün birbirine geçtiği, şaşırtıcı bir şekilde titreşimlerin yayıldığı bir dünya sunuyor. .. Sanatçının eserleri, insanlığın korkularını, şaşkınlıklarını ve çocukluk keşiflerinin tatlı heyecanını  bizlere yeniden yaşatıyor.  Onlarca kilometrelik iplik ve binlerce çiviyle oluşturduğu enstalasyonlarla izleyicilerini içine çekiyor.  Gecelerimizi dolduran rüyalar ve kabuslar, fantastik ve mitik öykülerin kaynaştığı bir dünyayı anlatan Julien Salaud’nun eseri, Ege bölgesi ve İzmir’i de çok iyi tanıyan Fransız oryantalist Antoine Galland tarafından derlenip 1704 yılında fransızca olarak yayınlanan ve tüm dünyaya yayılan Binbir Gece Masalları’ndan ilham alıyor ve bu da bulunduğumuz Ege coğrafyasında daha önemli bir anlam kazanıyor. Sizleri sanatçının güncel fantastik dünyasını keşfe çağırıyoruz. *Antoine Galland Kimdir 1646-1715 Yıllarında yaşayan Antoine Galland, tüm dünyada en çok okunan ancak üzerinde en az çalışılan yazarlardan biridir. Büyük başarısını Binbir Gece Masalları’nı Fransızcaya çevirmesiyle elde etmiştir. Oryantalizmin önde gelen isimlerindendir. 1678’deki İzmir seyahatinin ardından, günlüklerinde İzmir’den bahsetmiş ve şehrin, 1688 yılında meydana gelen ve 15 bin kişinin ölümüne sebep olan deprem öncesindeki halini kayıtlara geçirmiştir. Binbir Gece Masalları Ortadoğu kökenli Binbir Gece Masalları, farsça olarak yazılmış, ardından sözlü anlatımlarla arapçaya geçmiş masallardır. Günümüzde neredeyse tüm dillerde yayınlanmış olan masallar, evrensel bir kültür mirası niteliğindedir. Tüm masallar, Şehrazad tarafından Fars diyarının Kralı Şehriyar’a anlatılmıştır. Eşinin sadakatsizliğine uğrayan Kral, önce karısını öldürtür, ardından da her geceyi krallığından başka bir kadınla geçirip, gün doğmadan onu da katleder.  Ölüm cezasından kurtulmanın bir yolunu arayan tatlı dilli Şehrazad ise, krala her gece bir masal anlatır, ancak masalların sonunu asla söylemez. Merakına yenilen kral da Şehrazad’ın ölümünü sürekli erteler. 1001 gecenin sonunda, Kral kadınlara olan nefretinden vazgeçer ve bu masallar sayesinde hem Şehrazad’ın hem de krallıktaki diğer kadınların hayatı kurtulmuş olur.

MICRO-FOLIE / SANAL GERÇEKLİK GÖZLÜKLERİ & 3D YAZICI ATÖLYELERİ

25.09 – 08.12.2018 arası

Goethe-Institut Türkiye ve Ankara Fransız Kültür Merkezi Fransız-Alman Kültür Fonu desteğiyle yeni bir proje sunmaktan mutluluk duyar: FabLab Dijital Atölyeleri. Micro-Folie dahilinde hazırlanan bu alanda, yaşadığımız dijital çağı bizlere mümkün kılan, gerçekliğin yeni sınırları test edilebilecek. Atölyenin en heyecanlı deneyimi, 3D sanal gerçeklik gözlükleriyle dünyayı başka bir şekilde keşfedilmesine olanak sağlayacak. 3D yazıcılar yaratıcılığa meydan okuyacak.

Ziyaret saatleri:

  • Salı-Cumartesi arası günler: 10.00 – 17.00 arası
  • Ziyaretler için lütfen bu telefon numarasından randevu alınız: 0537 974 80 02 veya zeynep.ozic@ifturquie.org 

 

 

 

 

 

 

MICRO-FOLIE / DİJİTAL MÜZE

25 Eylül – 08 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Micro-Folies, Fransa dışında İzmir’den sonra Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde yer alıyor.

Ziyaret saatleri:

  • Salı-Cumartesi arası günler: 10.00 – 17.00 arası
  • Ziyaretler için lütfen bu telefon numarasından randevu alınız: 0537 974 80 02 veya zeynep.ozic@ifturquie.org 

Dijital Müze, sahne etkinlikleri, atölyeler ve bir oyun alanından oluşan Micro- Folie, özellikle Dijital Müze ile, her yaştaki izleyicilerine, Fransa’daki 8 önemli kurumda yer alan 250 başyapıtı dev ekranda görme ve inceleme olanağı sağlamaktadır. Proje dahilinde, Versailles Sarayı, Pompidou Merkezi, Louvre Müzesi, Picasso Müzesi, Quai Branly, Philarmonie, Universcience ve Ulusal Müzeler, Grand Palais gibi kurumlarda yer alan, antik çağlardan günümüze dek uzanan dönemi yansıtan 250 eser, rehber eşliğinde izlenebilecek.

Micro-Folie “Küçük Çılgınlık” izleyicilerine büyük kültürel kurumların hazinelerine dijital ortamda ulaşılabilirlik sağlamak, yeni eserlerin yaratılmasına öncülük etmek, bir araya gelmek ve kir alışverişinin yapılacağı bir alan sunmak suretiyle, samimi ve canlı bir ortam yaratmayı hede eyen bir kültür projesidir. Mimar Bernard Tschumi tarafından yapılan La Villette’teki « Folies » (çılgın fikirler) kültür parkından yola çıkarak gerçekleştirilen bu yenilikçi proje Fransa İletişim ve Kültür Bakanlığı tarafından hayata geçirilmiştir.

 

Franck Vogel, altı simgesel nehri keşfetmek için bizi bir fotoğraf yolculuğuna çıkarıyor: Nil, Brahmaputra, Kolorado, Şeria, Mekong ve Ganj. Yüzyıllardan beri, Nil’in suyuna erişim, Mısır’ın ana sorunlarından biridir. Bu sorun, daha önce Sudan’daki çatışmaların merkezinde olmuştur.
Brahmaputra, hidroelektrik barajların yapımında birbirleriyle yarışan Hindistan ve Çin için, ekonomi ve enerjide bir koz hâline gelmiştir.
Kolorado ise, güneybatı Amerika’nın hayat damarıdır. Kolorado, aynı zamanda, artık okyanusa dökülmeyen dünyadaki tek nehirdir: Bundan böyle, Amerika’daki barajlar, onun Meksika’dan geçmesini engellemektedir.
Tarım alanlarının sulanması ve İsrail şehirlerine su tedariki için nehrin büyük bir kısmının akış yönü değiştirildikçe, Şeria son yıllarda yavaş yavaş küçülüyor.
Mekong’un Vietnam’daki deltasının oluşumu binlerce yıl sürdü. Nehir, her zaman nüfusu besleyen bir kaynak oldu. Bugün durumu tehlikede: Mekong deltası çöküyor ve yeni mega barajların inşaatı balıkların göçünü durduruyor.
Ganj ise Hindistan’ın en kutsal ama aynı zamanda en kirli nehri.  Milyonlarca Hindu sularından geçimini sağlıyor, içinde yıkanıyor, kıyılarında yaşamını noktalıyor ama yine de atıklarını içine döküyor.

Franck Vogel, bu çalışmasıyla, suyla bağlantılı sorunsalların merkezinde konumlanan ekonomik, ekolojik ve jeopolitik meseleleri gözler önüne seriyor.

 

FRANCK VOGEL

Franck Vogel, toplumsal ve çevresel konularda uluslararası basın için fotoğraf muhabiri olarak çalışmaktadır (GEO, Paris Match, Stern, Le Monde diplomatique…). Hindistan’da Vaişnavlar ve Tanzanya’da Albinolar üzerine yaptığı röportajlarla tanınmaktadır. 2012’den beri, sınır ötesi nehirlerde suya erişimle bağlantılı gerginliklerle ilgilenmektedir.

Fotoğrafları dünya çapında sergilenmekte (Paris’te Pavillon de l’Eau, Singapur’da Gardens by the Bay, COP22, Birleşmiş Milletler…) ve BBC’de veya New York’taki Columbia Üniversitesinde tanıtılmaktadır. Nil, Brahmaputra, Kolorado ve Şeria nehirlerini tanıtan yapıtının birinci cildi, Fleuves Frontières (Sınır Nehirler), 2016’da La Martinière Yayınları’ndan çıktı. İkinci cildi ise, Mekong ve Ganj nehirlerini içerecek.                                                                                                                                                                                                   

Sergi Komiseri: Ferit DÜZYOL, FD+

Sergi, Pazar günleri hariç, 11.00-18.00 saatleri arasında (gösteri veya konser akşamları 19.30’a kadar) ziyarete açık olacaktır.

KONSER

Caloé

Caz vokali ve besteci Caloé, büyük hayranlık duyduğu Ella Fitzgerald’ın adımlarını tutkuyla takip ediyor ve onun geliştirdiği “scat” vokal tekniğini kendince yorumlayıp yeni keşifler yapmanın peşine düşüyor. Farklı kültürlerden ve renklerden esinlenerek yazdığı şarkılarla ve geniş repertuarıyla, emprovizasyonları ve karakteristik yorumuyla kendi gökkuşağını yaratan bu genç yetenek, kariyerinin başından beri ilham verici sanatçılarla çevrili olmasının da hakkını veriyor. Müziğini her ay YouTube kanalından yayınladığı yeni videolar aracılığıyla paylaşıyor ve takipçilerine Fransa’daki hayatından enstantaneler sunuyor.

Caloé bu yılın başında, Stevie Wonder’ın “Part Time Lover” cover’ı ve “Soleil d’Hiver” olmak üzere iki yeni single yayınladı.

Montreux Caz Festivali’nde yarı finale kalmasının yanı sıra bugüne kadar New York, Meksika, Oslo ve Stockholm gibi şehirlerde önemli caz sahnelerinde performans sergiledi.

Fransız esintilerini şehre taşıyacak Caloé’nin İstanbul’daki bu ilk konseri kaçmaz.

Caloé Barbillon: Vokal
Uraz Kıvaner: Piyano
Kağan Yıldız: Kontrabas
Ferit Odman: Davul

KUKLA FESTİVALİ

Doğum –  hatırla ve kendine doğru git!

Asya ve Avrupa geleneklerindeki doğum üzerine mitler ve efsanelerden esinlenen “DOĞUM –  hatırla ve kendine doğru git!” gösterisi hayata doğru düşsel bir yolculuk.

Koruyucu bir balinanın sırtında gerçekleşen bu yolculuk sırasında karşımıza dev bir yumurta çıkıyor, mavi lahana tarlalarından geçiyor, alaycı martılara, yardımsever leyleklere, palyaço balıklara ve pek çok rengarenk yaratığa rastlıyoruz…

Gösteride iki kadın oyuncu ve bir kukla çok az söz mırıldanıyorlar. Sahne üzerinde çalınan müzik, başka zamanlardan gelen tuhaf şarkılar, gölge ve ışık oyunları, video-projeksiyon ile yansıtılan hareketli desenler doğum öncesi zihinsel manzarayı yaratıyorlar.

Bu gösteri, L’est et L’Ouest topluluğu ve Flying Group’un “Dinlenme ve Uyanış Arasında” başlıklı dört bölümden oluşan ortak projesinin ilk bölümüdür.

7 yaşından itibaren.

Oyun, kukla yönetimi, şarkı: Jung-Shih CHOU, Jade SHIH
Müzik aletleri, şarkı: Yu Jun WANG
Sahne düzeni, aksesuarlar: Ghislaine HERBERA

L’est et L’ouest Topluluğu ve Flying Group projesi
Jung-Shih CHOU, Pei-Yu SHIH ve Ghislaine HERBERA
Fransa/ Tayvan, 2011

KONSER

Tarkovsky Quartet

Tarkovsky Quartet’in hayallerle örülü müzik dili, piyano, viyolonsel, soprano saksofon ve akordeonun birlikteliğiyle, Andrei Tarkovsky’nin sinematografik dehasına atıfta bulunuyor. Grubun kurduğu görselliğe dayalı bu müzikal estetik, 2016’da yayınladıkları üçüncü albümleri Nuit blanche ile kendini daha çok hissettirmeye başladı. Grubun kurucusu François Couturier’nin kendi bestelerinin yanı sıra, grup üyeleriyle birlikte ürettiği parçaların da yer bulduğu bu albümde, çello sanatçısı Anja Lecher, saksafoncu Jean-Marc Larché ve akordeoncu Jean-Louis Matinier, hayalleri ve hafızayı keşfe çıkarken, Tarkovsky’nin sinemasına göz kırpmaya devam ediyor. Usta yönetmenin yaratıcılığı, emprovize oda müziği, modern kompozisyonlar veya barok parçaların içinde adeta ışıldıyor. Ve Akbank Caz Festivali bu konser akşamında sizi Tarkovsky Quartet’in bu benzersiz enerjisini ve derin hayal gücünü paylaşmaya davet ediyor.

François Couturier: piyano
Anja Lechner: viyolonsel
Jean-Marc Larché: soprano saksofon
Jean-Louis Matinier: akordeon

“Paçayı Kurtarmak”

Fransız çağdaş tiyatrosunun önemli isimlerinden David Léon’un “Paçayı Kurtarmak” adlı oyununun okuması Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali 7 kapsamında ve İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nin ortaklığında 4 Ekim’de İstanbul Fransız Kültür Merkezi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. Reyhan Özdilek tarafından Türkçe’ye çevrilen oyunu Mark Levitas yönetiyor.

“Paçayı Kurtmak”, fiziksel olarak hassas durumdaki çocuk ve ergenlik çağındaki gençlerin bakımı ve desteği üzerine uzmanlaşmış bir kurumda çalışan bir eğitimcinin bu kurumdan istifasını konu alır. Anlatıcı doğrudan bir sesleniş biçimi ile “eğitim prangası” ve “ailevi prangası” olarak adlandırdığı durumlarla seyirciyi yüzleştirir.

David Léon, 29 Mart 2018 tarihinde İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde oyun yazarlığı anlayışı üzerine ve yazma yolculuğunu oyunlarından örnekler verdiği bir sunum gerçekleştirdi. Aynı zamanda David Léon, son projesi olan “D’amour(s)” (Aşklar) isimli oyununun yazım sürecine İstanbul’da devam etti. İstanbul’da bulunduğu sürede ‘aşk’ ve ‘arzu’ gibi kavramlar etrafında katılımcılarla bir dizi görüşmelerde bulundu.

 

David Léon Hakkında

Paris ve Montpellier Konservatuarları’nda Ariel Garcia Valdes, Laurence Roy, Dominique Valadie and Catherine Hiegel’den eğitim alan  David Léon, aynı zamanda oyuncu ve eğitmen kimliğiyle de ön plana çıkıyor. David Léon’un oyunlarında ‘çocukluk’, ‘aile’, ‘delilik’ ve ‘dil’ gibi temalar önemli bir izlek oluşturuyor. “Un Batman dans ta tête”, “Père et Fils”, “Un jour nous serons humains” ve “Neverland” gibi oyunları, Fransa’nın tiyatro alanındaki en önemli yayınevi Éditions Espaces 34 tarafından yayınlanan David Léon’un alışılmışın dışında bir oyun yazma süreci var. Oyunlarında birçok değişik sesi bir araya getiriyor ve seyirci için alımlama süreci, bir yapbozun parçalarını bir araya getirme heyecanına dönüşüyor. Léon’un oyunlarını okumak ve izlemek kafa karıştırıcı, şaşırtıcı ve tuhaf bir serüven olarak nitelendirilebilir.

 

Yazan: David Léon

Çeviren: Reyhan Özdilek

Yöneten: Mark Levitas

Günümüz tiyatrosunun önemli tiyatro insanlarından Wajdi Mouawad’ın  önemli oyunlarından olan”Kıyı” savaş nedeniyle Batı’ya göç etmiş bir ailenin oğlunun babasını gömmek için onu memleketine getirişi ve gömmek için bir yer arayışını anlatıyor. Savaş nedeniyle toprakta babasını gömecek yer bulamayan oğul, uzun süren yolculuğunda tiyatro ve edebiyat tarihinin Oidipus, Hamlet, Mişkin, Antigone gibi önemli figürleriyle karşılaşarak yolculuğunu sürdürür. İnsanlık tarihini kateden “Kıyı” için “sürgün”, “kurban”, “göç”, “şiddet”, “kahkaha” gibi  kavramlarla örülü “denizlere yolların çıktığı” bir “yol” oyunu.

 

Oyun gün ve saatleri:

​​27 Eylül Perşembe ​20.30

​​​28 Eylül Cuma ​​20.30

​​29 Eylül Cumartesi​ 20.30

​​​30 Eylül Pazar ​​16.00

4 Ekim Perşembe 20.30

5 Ekim Cuma 20.30

6 Ekim Cumartesi 20.30

7 Ekim Pazar  16.00

KONSER

Rémi Panossian Trio

Bu üç modern caz müzisyeni, 9 yıldan bu yana tüm dünyada 400’den fazla konserle güçlenen birliktelikleri ve deneyimleri sayesinde cazın sınırlarını aşarak yeni ufuklara doğru yola çıkıyorlar. 2017’de piyasaya çıkan « Morning Smile » ismini verdikleri dördüncü albümlerinde konuk müzisyenleri ağırlayan grup, bestelerini böylece anlatımsal bir müziğe doğru genişletiyor.

Bir önceki albümleri RP3’de (2015, Jazz Family), sanat yönetmeni olarak Eric Legnini ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin hedefi grubun müzik rengini tescil etmekti : yıkıcı groove tınılar, pop ve sözlü melodiler, doğaçlama anlarının çılgınlığı ve enerjisi…

Bu hedefe başarıyla ulaşan RP3, bundan böyle caz yapan bir rock grubu veya rock çalan bir caz grubu olarak adlandırılabilir…

Karışık bir dinleyici kitlesine hitap etmek isteyen grup bugün artık amacına ulaştı… Melodileri hiçbir zaman gevezelik yapmadan konuşkanlar, ritimleri ise karmaşık ve büyüleyici. Ynı zamanda ustalıklarını ve yeteneklerini ortaya koyarlarken müziğin ruhunu oluşturan heyecan duygusuna hizmet ediyorlar.

Yeni ses tınılarına açılmayı arzu eden üçlü, mix’ler için Eric Lau ile çalışarak daha İngilizvari bir ses ve dokunuşa yakınlaşmayı istedi. Londra sahnelerinin en gözde isimlerinden olan İngiliz DJ ve yapımcı Eric Lau, Yussef Kamaal’in albüm projesinin bir kısmının mix’lerini gerçekleştirmişti.

Rémi Panossian : piyano
Maxime Delporte : kontrbas
Fred Petitprez : davul
Besteler : Rémi Panossian, Maxime Delporte ve Fédéric Petitprez

KUKLA GÖSTERİSİ

Benim Kardeşim Diğerlerinden Farklı

Fransız Kültür Merkezi, Tiyatro Tempo ve Compagnie  XZART işbirliği ile, çocukları “Benim Kardeşim Diğerlerinden Farklı” kukla gösterisine davet etmekten mutluluk duymaktadır.

(3 – 7 yaşları arası çocuklara yönelik)

Giriş ücretsiz, fazla bilgi için: 408 82 33 veya mediatheque.ankara@ifturquie.org 

Benim Kardeşim Diğerlerinden Farklı

Yönetmen Michel Rosenmann Marie Hélène Delval’in kitabından esinlenmiştir

  • Senografi: Alexandre Yétchéïn
  • İllüstrasyon: Suzan Varley
  • Orjinal müzik: Dimitri Repnikov
  • Işık: Véronique Hemberger
  • Oyuncular: Larissa Cholomova – Léna Rosenmann

Beraber yaşamayı öğrenmek

Lili – Tavşanın büyük sorunu var : Doudou – Tavşan her ne kadar büyüse de bebek gibi davranıyor. Konuşmuyor, her şeyi kirletiyor, salyası akıyor, hatta bazen halının üzerine çiş yapıyor. Lili çoğu zaman ona kızmak istiyor…. Fakat diğer çocuklar ona “hiçbir şeyden anlamayan çirkin….” gibi davranınca çok sinirleniyor. Kusurlu bir şekilde büyüyen ve sevilmeyi seven Doudou’nun gelişmesi için nasıl yardım edilebilir ?

Marie Hélène Delval’in  tanımladığı gibi “Benim kardeşim diğerlerinden farklı” birarada yaşamayı öğretmeyi amaçlayan bir hikayedir.

Trizomi probleminin yumuşak ve duyarlılıkla ele alındığı bir hikayedir.

Bu hikayeyi anlatmak için, kolay bir yol seçtik : kukla ve Suzan Varley’nin illüstrasyonlarına yakın bir dekor kullanarak, iki oyuncu Doudou-Lapin ve ablası Lili’nin maceralarını  anlatıyor.

“Benim kardeşim diğerlerinden farklı” aynı zamanda bir kitapdır.

Marie Hélène Delval’in metinine ve Suzan Varley’nin resimlerine  sağdık kalmak, bu kitabı sahnede bulmak ya da tam tersi bu gösteriyle kitabı keşfetmemizi sağlıyor.

Marie-Hélène DELVAL

“Benim kardeşim diğerlerinden farklı”’in yazarı Marie Hélène Delval 1944 yılında Nantes şehrinde doğmuştur. Çocuklarına hikaye okuma alışkanlığı ona kendi hikayelerini yazmaya karar verdirir. Fantastik edebiyata yönelik olan yaratıcılığı hikayelerini, devler ve cadılarla ve aynı zamanda günümüz çocuklarına benzeyen küçük çocularla besliyor.  

Suzan VARLEY

“Benim kardeşim diğerlerinden farklı” kitabının çizeri olan Suzan Varley   1961 yılında İngiltere’de doğmuştur. Manchester’de grafik sanatlar derslerine girer ve çizer (illüstratör) mesleğini seçer. Özellikle çocuklar için resim yapmayı sever. Çizimlerini yaptığı albümler Fransa’da Bayard presse ve Gallimard tarafından yayımlanır. Onlardan bir tanesi olan « Au revoir Blaireau » 1985 yılında Fransa Vakfı ödülünü alır.

Michel ROSENMANN

Oyunun yönetmeni olan Michel Rosenmann 1957 yılında Paris’te doğmuştur. Tiyatro ve Edebiyat eğitiminden sonra, 1982 yılından bu yana Fransa’da ve de Rusya’da hem yetişkinler için hem de genç seyirciler için yönetmenlik üzerine çalışmalar yapmaktadır. Alain Recoing, Jim Henson ve de Tadeusz Kantor’un öğrencisi olmuştur. 1990 ile 2006 yılları arasında A.T.E (Çocuk Tiyatrosu Eylemi) nün sanat direktörü olmuştur.

 Alexandre YÉTCHEIN

Oyunun senografı olan Alexandre Yétchein, Suzan Varley’nin çizimlerinden yola çıkarak « Diğerlerinden farklı küçük erkek kardeş » in anlatılmasını sağlayacak dekor ve kuklaları üretir. Rusya’da yaşayan Yetchein yine Rusya’da bulunan Voronej Kukla Tiyatrosu’nda çalışmaktadır. Hem Fransa’da hem de Türkiye’de sahnelenen « Çok Yüksek Dağın Arkasında » adlı oyunun dekorunu Michel Rosenmann ile tasarlamıştır.

 

 

SÖYLEŞİ

Koffi Kwahulé – Caz müziği, tiyatro için bir ilham kaynağı

Caz müziği, Koffi Kwahulé’nin tiyatro yapıtlarına eşlik ederek zenginleştirirken aynı zamanda metinlerin ilerleyişine düzensiz bir ritim katar. Bazen nefes nefese olan, bazen duraksayan caz müziği Koffi Kwahulé’nin tiyatro oyunu yazarlığında bir kilit taşıdır.

Kwahulé’nin genellikle müzik notasıyla süslü yapıtları izleyicileri tuhaf ve gülünç bir dünyaya doğru yolculuğa çıkarır; cazı çağrıştıran bir sükûnet ise yazarın yapıtlarına o tanıdık müzikal tonu verir.

Bu söyleşi vesilesiyle, Koffi Kwahulé caz müziğinin yapıtları üzerindeki etkisine ve bu iki sanat disiplini arasındaki ilişkiye değinecek.

« Zenci bir yazarın yapıtı ele alınırken, eğer yazdıkları doğrudan siyahların sorunlarıyla ilgili değilse, onun zenci olup olmaması dikkate alınmaz. Oysa yazarın sanatsal, dramaturjik, estetik ve dilsel duruşu kendi kişisel hikayesiyle beslenmiştir. İşte bu açıdan benim yöntemim cazvaridir. Cevaplar veya değişmez sonuçlar sunmaz ama sorgulamaya yol açar.”

Bu insancıl düşün sahibi  Koffi Kwahulé, yapıtları pek çok ödüle layık bulunan Fransız ve Fil Dişi Sahilli bir yazar ve dramaturg. Otuzun üzerinde yazdığı tiyatro oyunuyla  Koffi Kwahulé’nin yapıtı sınırları aşmıştır. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede sahnelenen veya sahnelenecek olan oyunları arasında Bira Fabrikası (Brasserie), Big Shoot, Arıza (Blue-S-Cat) ve çok yakında L’odeur des arbres  bulunmaktadır. Koffi Kwahulé bugün yapıtları dünyada en çok sahnelenen Afrikalı tiyatro yazarları arasında yer almaktadır.

Söyleşi dili Fransızcadır, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.

Moderator : Ayberk Erkay
Fransız edebiyatı, çağdaş felsefe ve tiyatro kuramları eğitimi aldıktan sonra bu alanlarda uzmanlaştı, akademik ve yazınsal çalışmalarını bu alanlarda sürdürdü. Başta Fransızca olmak üzere, farklı Batı dillerinden çok sayıda edebi eseri Türkçeye çeviren Erkay, Türkiye’nin önde gelen çevirmen ve edebiyat araştırmacılarından biridir.
Türkçeye kazandırdığı yüzden fazla tiyatro oyunu, çok sayıda düzyazı ve poetik metnin büyük bir kısmı farklı yayınevleri tarafından yayınlandı, oyun çevirilerinden birçoğu profesyonel ve amatör topluluklar tarafından sahneye taşındı. A. Rimbaud, Stendhal, G. Flaubert, S. Mallarmé, G. Apollinaire, T. Tzara, A. Artaud, L. Aragon, L.-F. Céline, B. Vian, A. Camus, G. Perec, B.-M. Koltès, J.-L. Lagarce, E. Bond, S. Kane gibi Batı edebiyatının farklı mecralarında öncülük etmiş, yeni güzergâhlar ortaya çıkarmış isimlerden yaptığı çevirilerin yanı sıra kıyıda kalmış metinler üzerine yaptığı araştırmalar, yazınsal çalışmalar ve çevirilerle alana katkıda bulundu, birçok çağdaş uluslararası ismin ülkemizde tanınmasına vesile oldu.

4. ULUSLARARASI ANKARA KUKLA FESTİVALİ

12 – 21 Ekim 2018

Ankara Fransız Kültür Merkezi, 4. Uluslararası Ankara Kukla Festivaline fransız kukla topluluğu Compagnie XZART  ile desteklemektedir.

14 Ekim Pazar ve 15 Ekim Pazartesi:

Yer: Tiyatro Tempo

  • « İyi Geceler Farecik / Bonne nuit mulotte » 18 ay – 4 yaş arası çocuklar için
  • « Benim kardeşim Diğerlerinden Farklı / Un petit frère pas comme les autres » 3 – 7 yaş arası çocuklar için

İyi Geceler, Farecik! ¦ 14.10.2018 Pazar saat 11.00

  • Metin: Magdalena
  • Kukla üretimi: Anna Krivosheeva
  • Senografi ve dekor: Lena Gousseva
  • Müzik: Cameron McBride
  • Oynayan: Lena Gousseva

Bu gösteri kreasyon alanında Villeneuve le Roi şehrinin desteğini almıştır.

– XZART Prodüksiyon

Mulotte yatağına yatar fakat uyuyamaz. Ordan bir ses, burdan bir ses. Yatar, kalkar, yatar, kalkar… Ve gece daha yeni başlar… “İyi geceler ,Farecik” gösterinin sihir ile ilk buluşmadır. Bir çocuğun hikayeler dinlemeye, dünyayı tanımaya, öğrenmeye, çevresini anlamaya, büyülenmeye ihtiyacı vardır. Hayal gücünün sınırıları yoktur… “İyi geceler ,Farecik” ile çocuk, yatma saati alışkanlıkları içinde kendini ve kendine dair izleri bulacaktır. Çocuğun etrafında çok sayıda olan nesnelerden bir tanesi seslerdir. Dostlarımız mıdır? Düşmanlarımız mıdır? Bu seslerle nasıl yaşanır? Bunlar önemli sorulardır…

Benim Kardeşim Diğerlerinden Farklı ¦ 14.10.2018 Pazar saat 13.00 ve 15.10.2018 Pazartesi saat 10.30 ve 13.30

Yönetmen Michel Rosenmann Marie Hélène Delval’in kitabından esinlenmiştir

  • Senografi: Alexandre Yétchéïn
  • İllüstrasyon: Suzan Varley
  • Orjinal müzik: Dimitri Repnikov
  • Işık: Véronique Hemberger
  • Oyuncular: Larissa Cholomova – Léna Rosenmann

Beraber yaşamayı öğrenmek

Lili – Tavşanın büyük sorunu var : Doudou – Tavşan her ne kadar büyüse de bebek gibi davranıyor. Konuşmuyor, her şeyi kirletiyor, salyası akıyor, hatta bazen halının üzerine çiş yapıyor. Lili çoğu zaman ona kızmak istiyor…. Fakat diğer çocuklar ona “hiçbir şeyden anlamayan çirkin….” gibi davranınca çok sinirleniyor. Kusurlu bir şekilde büyüyen ve sevilmeyi seven Doudou’nun gelişmesi için nasıl yardım edilebilir ?

Marie Hélène Delval’in  tanımladığı gibi “Benim kardeşim diğerlerinden farklı” birarada yaşamayı öğretmeyi amaçlayan bir hikayedir. Trizomi probleminin yumuşak ve duyarlılıkla ele alındığı bir hikayedir. Bu hikayeyi anlatmak için, kolay bir yol seçtik : kukla ve Suzan Varley’nin illüstrasyonlarına yakın bir dekor kullanarak, iki oyuncu Doudou-Lapin ve ablası Lili’nin maceralarını  anlatıyor. “Benim kardeşim diğerlerinden farklı” aynı zamanda bir kitapdır. Marie Hélène Delval’in metinine ve Suzan Varley’nin resimlerine  sağdık kalmak, bu kitabı sahnede bulmak ya da tam tersi bu gösteriyle kitabı keşfetmemizi sağlıyor.

Marie-Hélène DELVAL

“Benim kardeşim diğerlerinden farklı”’in yazarı Marie Hélène Delval 1944 yılında Nantes şehrinde doğmuştur. Çocuklarına hikaye okuma alışkanlığı ona kendi hikayelerini yazmaya karar verdirir. Fantastik edebiyata yönelik olan yaratıcılığı hikayelerini, devler ve cadılarla ve aynı zamanda günümüz çocuklarına benzeyen küçük çocularla besliyor.  

Suzan VARLEY

“Benim kardeşim diğerlerinden farklı” kitabının çizeri olan Suzan Varley   1961 yılında İngiltere’de doğmuştur. Manchester’de grafik sanatlar derslerine girer ve çizer (illüstratör) mesleğini seçer. Özellikle çocuklar için resim yapmayı sever. Çizimlerini yaptığı albümler Fransa’da Bayard presse ve Gallimard tarafından yayımlanır. Onlardan bir tanesi olan « Au revoir Blaireau » 1985 yılında Fransa Vakfı ödülünü alır.

Michel ROSENMANN

Oyunun yönetmeni olan Michel Rosenmann 1957 yılında Paris’te doğmuştur. Tiyatro ve Edebiyat eğitiminden sonra, 1982 yılından bu yana Fransa’da ve de Rusya’da hem yetişkinler için hem de genç seyirciler için yönetmenlik üzerine çalışmalar yapmaktadır. Alain Recoing, Jim Henson ve de Tadeusz Kantor’un öğrencisi olmuştur. 1990 ile 2006 yılları arasında A.T.E (Çocuk Tiyatrosu Eylemi) nün sanat direktörü olmuştur.

 Alexandre YÉTCHEIN

Oyunun senografı olan Alexandre Yétchein, Suzan Varley’nin çizimlerinden yola çıkarak « Diğerlerinden farklı küçük erkek kardeş » in anlatılmasını sağlayacak dekor ve kuklaları üretir. Rusya’da yaşayan Yetchein yine Rusya’da bulunan Voronej Kukla Tiyatrosu’nda çalışmaktadır. Hem Fransa’da hem de Türkiye’de sahnelenen « Çok Yüksek Dağın Arkasında » adlı oyunun dekorunu Michel Rosenmann ile tasarlamıştır.

 

Daha rahat ve samimi bir ortamda Loic ve Nathalie sizleri bekliyor… Bilgi >>

8. ULUSLARARASI KAPADOKYA MÜZİK FESTİVALİ

25.08 – 09.09.2018 arası

Mekan: Kapadokya bölgesi, Mustafapaşa, Ürgüp, Uçhisar, Avanos

Fransız Kültür Merkezi, Fransız sanatçı Ghislain Portier ile katılmaktadır.

Klasik Keyifler (KK), günümüzde Mustafapaşa’da Kapadokya Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan restore edilmiş bir Osmanlı medresesinin, tarihi duvarlarına sırtını dayayarak müzisyenleri “beraber çalışmaya” ve “beraber müzik yapmaya” çağırıyor… Profesyonel müzisyenler ve ilham veren genç yetenekler, çevre bölgeden geniş dinleyici kitlesinin de katılımıyla beraber, mağaralarda, gizli avlularda, müzelerde Kapadokya’yı dünyanın mucizelerinden biri yapan muhteşem alanlarda hem ders yapacaklar hem de beraber çalacaklar.
Kapadokya Müzik festivali bu sene Ankara-merkezli Goethe Institute ve Institut Francais Turquie, ABD merkezli bir STK olan ve müzikal değişim programlarına odaklanan Chamber Music Exchange (CME), Magen Maxim Music Management, Kapadokya Üniversitesi’nin, Karakuş’un, bölgenin butik otellerinden Seraphim Cave Hotel, Museum Hotel, Hanedan Cappadocia Suites ve Aya Kapadokya’nın sponsorlukları ve çeşitli düzeyde katkıları ile gerçekleşiyor.
Festival KK müzisyenlerinden oluşan bir ekip tarafından organize ediliyor ve 250 üyeli kar amacı gütmeyen bir STK olan Klasik Keyifler Müzik Derneği tarafından destekleniyor.

+ bilgi: www.kk-music.org

TÜRKİYE-FRANSA YURTTAŞLIĞIN YOLU

Konferans

IFEA İşbirliği ile (Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü)

Konuşmacılar: Prof. Yves Déloye (Öğretim Üyesi, Sciences Po Bordeaux Müdürü) ve Prof. Cengiz Çağla (Yıldız Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi).

Konferans Özeti

Konferans, Fransa ve Türkiye’de vatandaşlık olgusunu karşılaştırmalı bir perspektiften sorgulamayı amaçlamaktadır. Toplantının temel gayesi vatandaş aidiyetlerinin çok kültürlü bağlamlarda ortaya çıkardığı yeni meydan okumalar ve siyasal ve ulusal toplulukla zoraki ya da hür iradeyle gerçekleşen kimlikleşme süreçlerinin doğurduğu gerilimleri anlaşılır kılmaktır.  Dolayısıyla, hem devletlerin vatandaşlık  konusunda mecbur kıldığı ya da ortaya çıkarttığı kimlikleşme ve aidiyetlerin, hem de vatandaşların daha sıradan gündelik algılarının incelenmesi söz konusudur. Bu iki bağlamda milletle özdeşleşme ve vatandaşlık arası ilişkilerin doğasının analiz edilmesi gündemdedir. Toplantıda vatandaşlığın üretimi esnasında devletin ve kamusal eylemin rolünün incelenmesine özel önem verilecektir. Bu iki bağlamda devletlerin gidişatları vatandaş ve vatandaşlığın inşasını nasıl etkilemektedir? Okullarda vatandaşlığın öğrenimi ne şekilde gerçekleşmektedir? Kamusal kurumlar genç vatandaşların üretimine nasıl katkı sunmaktadır? Konferans vatandaşların uyum ve dışlanma meselesiyle de ilgilenecektir. Vatandaşların siyasal katılım düzeyleri ve ayrımcılık sorunu da tartışmalarımızın merkezinde olacaktır.

Prof. Yves Déloye 

Institut d’Etudes Politiques –Bordeaux (Siyasal Çalışmalar Enstitüsü) kurumunda siyaset bilimi alanında öğretim görevlisi olan Yves Deloye, siyaset sosyolojisi tarihi, Avrupa Birliği siyasi teorisi, din ve siyaset, bilimsel bilgi sosyolojisi gibi konularında uzman araştırmacıdır. Aynı zamanda 2016’dan beri Science Po – Bordeaux rektörü, 2009’dan beri Fransız Siyaset Bilimi Dergisi (Revue française de science politique) ve 2003’ten beri de Fransız Siyaset Bilimi Derneği (Association française de science politique) Başkanı olan Yves Deloye  akademik kariyerinde Paris I Panthéon-Sorbonne, Institut d’études politiques de Strasbourg, Institut d’Etudes Politiques de Paris
 gibi bir çok önemli  eğitim kurumunda ders vermiştir.

Yves Deloye kendi alanında çok sayıda makale ve bilimsel yayına sahiptir. Son yayınları şu  şekildedir : (Nonna Mayer ile birlikte) (dir.) Analyses électorales, (Seçim analizleri) (2017) ;  (Florence Haegel ile birlikte) « Politisation : temporalités et échelles », (Politikleşme : zamanlama ve sıralama) Sociologie plurielle des comportements politiques. Je vote, tu contestes, elle cherche, (2017); (avec Olivier Ihl) « La sociologie historique du vote » (Oy vermenin tarihsel sosyolojisi), Analyses électorales, (2017); « Historical Political Sociology », (Tarihsel siyaset sosyolojisi) The Sage Handbook of Political Sociology, (2018).

Prof. Dr. Cengiz Çağla

Prof. Dr Cengiz Çağla Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi ve siyaset teorisi, siyasi düşünce tarihi ve Güney Kafkasya bölgesi konularında uzman araştırmacıdır.

Cengiz Çağla lisans  eğitimini Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında Boğaziçi Üniversitesi’nde, yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi’nde, doktora eğitimini yine siyaset bilimi alanında Boğaziçi Üniversitesi’nde yapmıştır. Doktora çalışmasını cedidçi hareket ve Azerbeycan’da ulus-devletin inşası konusunda yazan Cengiz Çağla, sonrasında Fransa ve İtalya’da Paris 8, Science Po, Université de Rome- La Sapienza kurumlarında doktora sonrası araştırmalar yapmıştır. Fransız düşünür ve siyasetçi Tocqueville’ün özgürlük kavramı, “Guiseppe Mazzini’nin Vatan Kavramsallaştırması”, Fransa’da yaşayan Türklerin siyasal katılımı gibi konu başlıklarında çalışmalar gerçekleştirmiş olan Prof Cengiz Çağla kendi alanında bir çok makale ve bilimsel yayın ortaya koymuştur.

Kitaplarının bazıları: Azerbaycan’da Politika ve Milliyetçilik (2002), Tocqueville ve Özgürlük (2007), The Caucasian Challenge: Interests, Conflicts, Identities (2008), Semih Vaner Anısına: Avrupa Birliği, Demokrasi ve Laiklik (2010).

 

 

Felsefî sorular sormanın ve düşünmeyi öğrenmenin yaşı yoktur. Son otuz yıldır, ilköğretim okullarında felsefe eğitimi tüm dünyada gelişiyor. Bu eğitim pratikleri, eleştirel ve çok yönlü düşünmeyi teşvik ederek geleceğin yurttaşlarına günümüz dünyasının temel sorunları hakkında farkındalık kazandırmayı amaçlıyor. Edebiyat, çocuklarla felsefî soruları işlemek için eşsiz bir araç. Öğretmenler, eğitimciler ya da aileler çocuklara bir kavramı konu alan bir hikaye okuyarak onların düşünmeye ve söz almaya cesaret etmelerini, konuya mesafe alabilmelerini sağlarlar. Bu konferans, çocuklarla felsefe çalışmalarının tarihçesini ve temel yaklaşımlarını sunarak gençlik edebiyatının bu tür atölyelerde verimli bir araç olduğunu göstermektedir.

Konferans Fransızca gerçekleştirilecektir, Türkçe çeviri bulunmamaktadır.

RANDONNÉE PIQUE NIQUE A KARAGÖL

Dans le cadre des sorties IFT Découverte, venez avec nous découvrir le parc national de Karagöl et randonner au gré de ses sentiers forestiers, pique niquer a mi parcours autour d’un mangal et flâner autour du lac.

Heure et lieu

16 sept. à 09:00 – 17:00
Karagöl National Park, Yeşilkent Mahallesi, 06760 Çubuk/Ankara, Turquie

À propos de l’événement

Départ à 8:45 devant l’Institut Français de Yıldız (Konrad Adenauer Cad. No 30).

Première partie de la randonnée, pause pique-nique/mangal (grillades, brochettes), seconde partie de la randonnée.

Itinéraire en boucle, nous ne reviendrons pas sur nos pas et ferons un tour du Parc national de Karagöl.

Nécessaire: Bonnes chaussures de marche, eau, compléments pour le pique nique (fruits, légumes, pain).

 

Fransız Külütr Merkezi ve Dargaud Yayınevi işbirliğiyle gerçekleşen “Valérian ve Laureline’in Bin Gezegeni” başlıklı sergi,  Pierre Christin ve Jean-Claude Mézières’nin vizyoner çizgi roman serisine adandı.

Bu sergi vesilesiyle,  Valérian ve Laureline serisinin bilimkurguyu, bu türün klişelerinden kaçınarak nasıl güncele taşıdığını keşfedeceksiniz.  Bu seri, uzaylıları bir tehdit unsuru gibi göstermek yerine türlerin çeşitliğini ve farklı olana açılımı savunmakta. İki çizgi romancı, çıkardıkları albümlerde, hoşgörülü ve insancıl, kendini adamış ve iyimser, ezilenlerin yanında duran bir destana şekil verdiler. Toplumun gelecekteki tartışma konularını öngören yazarlar, Çernobil felaketinin yaşandığı 1986 yılında bir nükleer patlama olacağını daha önceden, 1968 yılında haber vermişlerdi ! Bu destan ayrıca bir kadına da baş rol vermekte hiç tereddüt etmemiştir: Laureline karakteri ruhen bağımsızlığını ortaya koyarken Valérian da genelde “iyi asker” rolünü üstlenmiştir. Bilimkurguyla polisiye bir araştırma ve komediyi birleştiren, Chtistin’in fırçası ve Mézières’nin grafik hayal gücüyle desteklenen Valérian ve Laureline elli yıldan bu yana son derece özgün bir seri olarak kendini kabul ettirmiştir.

 

© Christin – Mézières / Dargaud 2017

1868’de Osmanlı hükümetinin girişimi ve III. Napoléon’un teşvikiyle atılan eğitimde modernleşme adımı, Mekteb-i Sultani’nin açılmasıyla başladı. 150 yıl sonra bugün, Galatasaray Lisesi ve ondan doğan Galatasaray Üniversitesi ile devam ediyor.

Bir buçuk asırlık bu öykünün kahramanları ilk eğitmen ve öğrenci nesilleri ve dünyada bıraktıkları izlerle, eğitim ve kültürde iki ülkenin işbirliğinin simgesi olan Galatasaray bu sergide…

Sergi Açılışı: 20 Eylül saat 19.30’da

 

 

20. yüzyılda karikatür sanatı önemli değişiklikler yaşadı, gazete ve magazin dergilerinde sıkça yer alır oldu. 1. Dünya Savaşı yıllarında dönüşen karikatür anlayışı, bu yüzyıldaki önemli siyasal propaganda araçlarındandı. Birinci Dünya Savaşı’nda tarih sahnesine çıkan kişiliklerin büyük bir kısmı karşı propaganda yöntemi olarak karikatürize edildi. 1914-1918 arasında yaşananlar ilk küresel vakaydı ve bu savaşı başlatıp bitiren etkenleri yüz yıl sonrasında karikatürlerle izlemek farklı bir deneyim vaat ediyor. Sadece bu sergideki seçki bile yüz yıl sonrasına net bir şekilde şu mesajı gönderiyor: Savaşın yücelttiği şiddet ve aşağılama, insanlığın tarih boyunca kazandığı tüm erdemlere karşı duruyor; insanı olması gerekenden farklı bir varlığa dönüştürüyor. Dünyanın bir daha böyle bir deneyim yaşamaması dileğiyle yüz yıl öncesinin çizgileriyle buluşuyoruz.

Sergi açılışı: 10 Ekim saat 19.00’da

Sergi küratörler: Mesut Tufan ve İzzeddin Çalışlar

 

TİYATRO

Bira Fabrikası, Koffi Kwahulé

Asıl dertleri Las Vegas’a gidip çılgınca eğlenmek olan iç savaş galibi 2 savaşçı, Yüzbaşı Ölümü Sallamaz ile Onbaşı Asalak; işçilere donlarını indirtip içlerinden gözüne kestirdiğini kendine çocuk yapması için ayıran, şimdilerde Moulin Rouge’un baş dansçısı, 8 aylık hamile Patron Beyazbüyü; patronun seçimiyle üzerinde hak iddia edemediği bir çocuğu patrona hediye eden, adını patronun taktığı bir işçi: Scwanchen. Yer Batı’nın çok uzağında bir ülke. Koffi Kwahule, çığrından çıkmış, çıkarılmış bir dünyayı, kimsenin kendisini temize çekmesine fırsat vermeden herkesin gözüne sokuyor. Kördüğüm olmuş bir dünyanın düğümünü çözüyor Bira Fabrikası.

TİYATRO & SÖYLEŞI

Arıza – Koffi Kwahulé

Arızalanmiş bir Adem ile Havva oyunu. Bir kadın ve bir erkeğin içinde bulunduğu, yükselişe geçmiş olan asansör yarı yolda Arıza yapar. Zorunlu olarak yan yana kalırlar. Oyun boyunca, bedenlerinin olduğunu unutmuş bu iki zihnin, birbirlerine ve dünyaya ait fikirlerle kıvranışını izleriz.

İki kişilik Arıza ‘da (Blue-s-cat) kadını Ezgi Coşkun, erkeği Caner Cindoruk oynuyorlar.

YazanKoffi Kwahule
ÇevirenEzgi Coşkun
YönetenKemal Aydoğan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımıİrfan Varlı
Koreograf: Yeşim Coşkun
OynayanlarEzgi CoşkunCaner Cindoruk

Prévert diyarında Özdemir Asaf ve Orhan Veli : Fransızcada Türk yazarlar 

Türk edebiyatı (roman ve şiir) ile ilgili Fransız yayınevlerinin yayın politikaları

Türk edebiyatının 1960’lı yıllardan beri Fransa’da diğer Avrupa ülkelerinden daha düzenli olarak çevrilmekte ve okunmakta olduğunu ve daha fazla yankı bulduğunu biliyor musunuz?

Modalar, beğeniler ve tutkular, (örneğin Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal Fransızca’ya çok erken çevrilmiştir), birçok yayınevinin desteği ve yeni bir edebi çevirmen neslinin ortaya çıkmasıyla 2000’li yıllardan itibaren bu olayın ivme kazanmasına neden olmuştur. Bazı yayıncılar “Türk edebiyatı” serisi dahi oluşturmuşlardır. Ulusal Edebiyat Merkezi, ne yazık ki Fransa’da az satan bir edebiyat türü olan şiir çevirilerine de destek olmaktadır.

Bu durum karşısında açılan yeni ufuklar nelerdir, çağdaş Türk edebiyatının zengin çeşitliliğinin daha iyi tanıtımı için nasıl bir katkı sağlanabilir, hangi eksiklikleri gidermek gerekir? Edebi eserlerin çevirisi, Fransız-Türk ilişkileri açısından özel bir önem taşıyan bir konu olarak ortaya çıkıyor.

Sizleri, bu çerçevede, yakın zamanda Fransızcaya çevrilen, Orhan Veli ve Özdemir Asaf dizelerini, Fransızcasını Gaye Petek, Türkçesini Cansel Elçin’in sesinden dinlemeye davet ediyoruz.   Bu dinletinin ardından, Türk edebiyatının Fransızcaya çevrilmesi ve yayın politikalarına ilişkin bir söyleşi düzenlenecektir.

İzmir’de doğan Gaye Petek, Paris’de yaşıyor. Edebiyat, sosyoloji ve tiyatro eğitimi aldıktan sonra, 1984 yılında, Türk göçmenlerinin Fransız toplumuna entegrasyonu için kültürel ve sosyal alanda çalışmalar yürüten Elele derneğini kurmuş ve ve 25 yıl boyunca yöneticiliğini yapmıştır.  Göç ve Türk kadınları aynı zamanda Türk gölge tiyatrosu (Karagöz) hakkında birçok makalenin yazarıdır. Fransa’daki Türkler – Aile Albümü (Elele / Bleu Autour, 2007) kitabının çalışmalarını başlatmış ve önsözünü yazmıştır. Sık sık dergilere edebi metinler çeviren Gaye Petek, Bir Türk Çocukluğu (Everest, 2016 – Une enfance turque : Bleu Autour, 2015) çocukluk hikayeleri derlemesine katkıda bulunmuştur

Yazar, çevirmen ve Türk edebiyatı uzmanı olan Timour Muhidine, Actes Sud yayınevinde “Lettres turques” adlı koleksiyondan sorumludur.  Aynı zamanda Paris’teki yüksek öğretim kurumu Inalco’da ders vermektedir.

Paris’te doğan Patrice Rötig,  1956 – 1960 yılları arasında İstanbul’da yaşadı. Gazetecilik mesleğinden sonra birçok Türk edebiyat eserinin çevirilerini yayınlayan Fransız yayınevlerinden Bleu Autour yayınlarının kurucusudur.  Sait Faik Abasıyanık, Yaşar Kemal, Füruzan, Tezer Özlü, Enis Batur, Nedim Gürsel gibi yazarları ve  “Yabancı Şiir” adlı koleksiyonunda, Türkçeden bir çok derleme yayınlanmıştır : Orhan Veli’den Gidebildiğin yere kadar git, Abidin Dino’nun çizimleriyle Denizi gördüm, çağdaş Türk şiiri antolojisi,  Mehmet Yaşin’in Konstantinopolis artık kimseyi beklemiyor, Özdemir Asaf’ın  Benden sonra mutluluk, (Gaye Petek’in çevirisi, İsmail Yıldırım’ın çizimleri, Behçet Necatigil’in kızı Ayşe Sarısayın’ın önsözüyle).

Türk sinema, tiyatro ve televizyon oyuncusu Cansel Elçin,  ilk ve orta eğitimini Paris’te Lycée Racine’de tamamladıktan sonra Ekonomi ve Sosyal Bilimler okudu. Tiyatro eğitimini, Fransa’nın önde gelen tiyatro okullarından sanatçı Ecole Florent’da tamamladı. Televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde aldığı rollerle Türkiye’de de tanınan sanatçı, 2015 yılından bu yana, Şakir Gürzumar’ın yönettiği Frankenstein rolünü başarıyla canlandırmaktadır.

Yepyeni Kültür – Sanat programımızla Eylül’de buluşalım ! Takipte kalın…

Bilgi :
0232 466 00 13
danisma.izmir@ifturquie.org

1 Ekim’de başlayacak sonbahar dönemine kayıt için Eylül’de bekliyoruz.

Detaylı bilgi için :
466 00 13
kurslar.izmir@ifturquie.org

PİYANO RESİTALİ: SİMON GHRAİCHY

  • 2 Ekim 2018 Salı Adana
  • 3 Ekim 2018 Çarşamba Ankara, Erimtan Müzesi
  • Erimtan konseri giriş: 10TL
  • Ankara : rezervasyon etkinlik@erimtanmuseum.org 

Biyografi

Meksika ve Lübnan kökenli Fransız piyanist Simon Graichy, klasik müziğin vazgeçilmez yüzü olma yolunda. Kusursuz virtüözlüğü ve farklı müzikal bakış açısından dolayı meslektaşları tarafından takdir edilen Graichy, karizması ve rahat kişiliği sayesinde yeni kitlelere de ulaşmayı başardı.

Théâtre des Champs-Elysées, Carnegie Hall veya Berlin Filarmonosi gibi ünlü salonlar, Graichy  konserlerinde seyirci kitlelerinin yaş ortalamasının mutlak bir şekilde düştüğünü gördüler.

Paris Ulusal Yüksek Müzik Konservatuarı’nda Michel Béroff ve Daria Hovora’nın ve the Sibelius Academy in Helsinki’de Tuija Hakkila’nın öğrencisi olan müzisyen, özellikle Franz Liszt’in Réminescences Don Juan yorumunun sanat eleştirmeni Robert Hugues’ün beğeni dolu eleştirisi Wall Street Journal’da  yayınlandıktan sonra, kariyerinde 2010 yılında hızlı bir çıkış yaşar.

Ghraichy, New York Carnegie Hall, Washington DC Kennedy Center, Paris Théâtre des Champs- Elysées, l’Opéra Royal de Versailles, Berlin Filarmonisi, Peru’da Gran Teatro Nacional, Bogota’da Teatro Mayor gibi dünyanın dört bir yanında bulunan prestijli salonlarda ve Fransa, Almanya, Hollanda, Finlandiya, Norveç, Avustralya, Meksika, Küba, Brezilya, Mısır gibi ülkelerin çeşitli salonlarında hem solo, hem orkestralar ile, hem de oda müziği olarak  konserler vermektedir.

New York Bard Music Festival, Lübnan Uluslararası Baalbeck Festivali, Aix-en-Provence Festivali ve Chaise-Dieux Festivali gibi birçok festivale düzenli olarak davet edilmektedir.

2016 yılında, Simon Graichy prestijli Deutsche Grammophon ile bir anlaşma imzalar.

4 Mart 2017 yılında Théâtre des Champs-Elysées’de sarı etiketiyle çıkan albümü tüm basın tarafından kabul görür. Diskografisinin içinde aynı zamanda Liszt’in si minör sonatı, Schumann’ın Kreisleriana adlı eserlerini dahil eden Simon Ghraichy, ilk albümünü ise tamamen Franz Liszt’in « parafraz ve uyarlamalar »’ına adamıştır.

Program (hafif değişiklikler olabilir)

Süre: 1:45 / 2 bölüm

  • R Schumann, Humoreske op.20
  • C Debussy, *Sérénade interrompue and *Soirée dans Grenade

///////

  • E Lecuona, 4 danzas Afro cubanas
  • I Albéniz, Asturias
  • H Villa-Lobos, New-York skyline and Festa No Sertao
  • MM Ponce, Intermezzo n.1
  • A Marquez, Danzon n.2

 

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali (İTEF) programı kapsamında yazar Maryam Madjidi  ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

İlk romanı Marx ve Oyuncak Bebek ile geçtiğimiz yıl Goncourt İlk Roma Ödülü’ne layık görülen Maryam Madjidi, kitabının Türkiye’de yayımlanmasının ardından ilk kez Türkiye’deki okurlarıyla buluşuyor!

İnsanın yeryüzü serüveninde dilin oynadığı roller üzerine düşünüp üreten iki yazar, Maryam Madjidi ve Tarık Tufan, “Aidiyet ve Yabancılaşma Sarkacı Olarak Dil” başlıklı konuşmada bir araya geliyor.

Dilin bireyde kimlik, aidiyet oluşturabilme biçimleri üzerine deneyim ve görüşlerini dinleyicilerle paylaşacaklar. İnsanın kendisiyle yüzleşip buluşabilmesi, kendisini gerçekleştirebilmesi, dünyada ve evrendeki yerini belirleyebilmesi gibi meselelerde dilin etkisi ve gücünün üzerinde durulacak. Yaşayan bir organizma olan dilin evriminde insan anadiline yabancılaşabilir mi? İçinde soluk aldığı topluma yabancılaştığında dil de insanı terk eder mi (ya da böyle bir durumda kişi dilden de vazgeçer mi?) Dil, yersiz yurtsuz insan için hangi anlama gelir? Maryam Madjidi ve Tarık Tufan, Barış Tut’un moderatörlüğünde, tüm bu soruların yanıtlarını seslendirmeye çalışacaklar.

 

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, « Hayalin gücü iktidara ! » teması etrafında düzenlenecek olan 2018 yılı « Fikirler Gecesi » etkinliği içerisinde yer alıyor. 26 Ocak Cuma günü, Fransız Kültür Merkezi dünyamızdaki durumu yansıtacak ve yenilikçi çözümler düşünecek iki belgesel sunuyor.

19.15 – KADINLAR VE ERKEKLER (2015)
Yönetmen: Frédérique Bredos
Süre : 54 dk
Dil Fransızca. Türkçe altzayılı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, yaptığı bir konuşmada, milenyum hedeflerinin gerçekleşmediğini, çünkü tüm dünyada kadın haklarının gerilediğini söyledi. Bu fikirden yola çıkan yönetmen Frédérique Bedos, tüm dünyada kadınlara yönelik haksızlıkları, tanıklıklar ve tüm gerçekliğiyle bizlere sunuyor.

Kısa süre önce çekilmiş tarihi belge niteliğindeki “Kadınlar ve Erkekler” filmi, hala gezegenin dört bir yanında, ayrımcılıklara maruz kalan mağdur kadınların durumunu ve  ekonomik ve sosyal gelişimin ilk adımının eşitlik olduğunu açık bir şekilde ele alıyor.

20.30 – LARZAC HAREKETİ (2010)
Yönetmen: Christian Rouaud
Süre: 120 dk
Dil Fransızca. Türkçe altzayılı.

1971 yılında, dönemin Fransa Savunma Bakanı Michel Debre, Larzac askeri kampının artık yeterli gelmediğini ve büyütülmesi gerektiğini söyler. Alınan bu karar karşısında bir çok kesimden büyük tepkiler gelir. Özellikle Larzac askeri kampının çevresindeki köylüler ayaklanır ve bu büyümeye karşı çıkarlar. Çünkü eğer büyüme gerçekleşirse köylerinden, evlerinden ve tüm hayatlarından artık mahrum kalacaklardı. Anılarıyla ve emekleriyle dolu bu topraklar için birleşerek bu toprakları asla terk etmeyeceklerine dair yemin ettiler.

Şaşırtıcı arşiv görüntüleriyle süslenmiş bu etkili belgeselde, Rouaud, tüm bir geçmişi ve dayanışma dünyasını canlandırıyor.

Ücetsiz giriş için kayıt

Gösterim tarihleri :
Ctesi 27/01, 14.30 & 19.15
Pazar 28/01, 16.45

İŞE YARAR BIR ŞEY
Yönetmen : Pelin Esmer
Süre : 102 dk
Dil : Türkçe. Fransızca altyazılı.

Leyla gibi biri neden lise arkadaşlarıyla buluşma yemeğine gider ki? Yirmi beş yıldır hiçbir lise yemeğine gitmemiş… Üstelik 16 saat süren bir tren yolculuğuyla! Hemşirelik son sınıf öğrencisi Canan, o niye trende? Gönlünde oyuncu olmak varken hemşire adayı olarak hiç istemediği bir iş görüşmesine gidiyor. Peki Yavuz? Hareketsiz yatıyor bir pencerenin önünde, seyyar satıcıları, faytonları, sokaktaki insanları izliyor bütün gün. Canan’ı bekliyor, belki de Leyla’yı, belki de bir gece treninde yolları kesişen katil ile şairi.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Kayıt