SALON EDEBİYAT // ERSİN KARABULUT – CLÉMENT ARGOUAC’H – DOĞAN ŞİMA
Türkiye’de ve Fransa’da çizgi roman yayıncılığı

Türkiye’de çizgi roman yayıncılığı hızla büyüyor ve giderek daha popüler hale geliyor. Konuklarımız,  çizgi romanın / karikatürün Türkiye’deki yerini, bu edebiyat sektöründeki deneyimlerini, Fransa ve Türkiye’de çizgi roman yayıncılığını ele alacaklar.

21 Eylül Salı günü saat 19.00’da Zoom üzerinden gerçekleşecek Salonu Edebiyat etkinliğinde ünlü Uykusuz dergisinin editörü ve çizer Ersin Karabulut,  Fransa’daki Fluide Glacial yayınevinin editörü Clément Argouarc’h ve İstanbul’daki Baobab yayınevinin kurucusu Doğan Şima bizlerle deneyimlerini paylaşacak.

Kayıt zorunludur.

Kayıt olmak için buraya tıklayın.

Simültane çeviri

26.09.2021, Giriş serbesttir.

Zoom Link: https://us06web.zoom.us/j/86418829792

 

Sizleri 26 Eylül Pazar günü bizlerle birlikte AVRUPA DİLLERİ GÜNÜ’nü kutlamaya davet ediyoruz.

Avrupa Diller Günü çerçevesinde, İzmir’de bulunan Alman, İtalyan ve Fransız Kültür Merkezleri, birlikte çeşitli etkinliklerle bugünü kutlayacaklar. Dil keşfi, çocuk ve yetişkinler için atölyeler, masallar, ödüllü quizler ve kültürel faaliyetler sizleri bekliyor.

Etkinlik Zoom üzerinden olacaktır. Saat 13.00’den 17.00’ye kadar bizlere katılın 3 farklı kültür merkezlerinden ücretsiz kurslar kazanma şansını yakalayın!

 

Program

13:00         Açılış konuşması & Dillere giriş dersleri

  • 13:05 Almanca
  • 13:15 İspanyolca
  • 13:25 Çekçe
  • 13:35 Fransızca
  • 13:45 Rusça
  • 13:55 İtalyanca

14:05         İtalyanca şarkı atölyesi

14:25         Fransızca el işleri atölyesi*: 5 yaştan itibaren çocuklara uygundur. Malzemeleri tedarik etmeniz gerekmektedir (Fon karton : koyu mavi, kırmızı ve beyaz renklerde, her birinden 2şer tane, tutkal, makas, ip )

14:45         İngilizce sohbet: why should we learn other languages besides english ?

15:05         Almanca atölyesi: Almanca her yerde aynı Almanca değil. Birçok farklılıklar ve ağızlar vardır. Burada 3 çeşitten bahsedeceğiz.

15:25         İspanyolca atölyesi: Kahoot

15:45         Fransızca atölyesi: Oyun

16:05         İtalyanca atölyesi: İtalyan kahvesi nasıl yapılır? Malzemeleri tedarik etmeniz gerekmektedir (Moka pot ve espresso için öğütülmüş kahve)

16:25         Almanca atölyesi: Dijital Kinderuni; Goethe Enstitüsü’nün 8-12 yaş arası çocuklara sunduğu ücretsiz bir eğitim projesidir. Çocuklara, çeşitli bilim dallarını tanıma ve oyun oynayarak Almanca öğrenme imkânı tanır.

16:45         Bitiş & 3 farklı kurumdan 3 ücretsiz kurs çekilişi.

*El işi atölyesinde yapılacak fener örneğidir.

KONSER : LA CARAVANE PASSE

Institut français, bomontiada işbirliğiyle, 28 Eylül saat 21.30’da La Caravane Passe konserine sizleri davet etmekten mutluluk duyar. Roman folklor müzikleriyle sınırları, dilleri ve ritimleri birbirine karıştıran grup, farklı yaratımlara imza atıyor.

Bu konseri sakın kaçırmayın !

Ücretsiz etkinlik.

3 Nisan Pazar, Institut français İzmir Bahçesi

“AGEAN NIGHTS – A Smyrna Story” 

Gülay Hacer Toruk – vokal

Monika Kabasele – vokal

Ananda Brandāo – davul ve vokal

Hugo Corbin – gitar

Marc Buronfosse – Fender VI & electronics

 

Marc Buronfosse’un « AEGEAN NIGHTS : A Smyrna Story » projesi yoğun talep üzerine üçüncü kez İzmirli caz severlerle buluşuyor! 1 Nisan Cuma akşamı bahçemizde gerçekleşecek olan konserin biletleri hızla tükenmesinin ardından ve izmirlilerin açık havada konsere yoğun talebi üzerine, « AEGEAN NIGHTS » projesine yeni bir tarih ekliyoruz ! 3 Nisan Pazar günü saat 20:00’de caz severleri bahçemize bekleriz! 

Biletler Institut français Izmir gişesinde satışa sunulmaktadır. Kötü hava koşulları nedeniyle konser salonumuzda gerçekleşebilir.

 

AEGEAN NIGHTS / EGE GECELERİ

Marc Buronfosse’nin bu projesi Ege Denizi’ne bir övgüdür.

“AEGEAN NIGHTS” Paris’te Delta stüdyosunda kaydedildi ve miksajı Yunanistan’ın en yoğun Kiklad adalarından biri olan Paros’ta yapıldı.

Cazcı, elektriğe çok açık bir üçlüyü beraberine alarak ve kontrbastan vazgeçerek, bas ve gitar arasında kalın seslere sahip bir enstrüman olan Fender VI’yı tercih etti. Böylelikle enstrümantal malzeme daha şeffaf ama aynı zamanda daha gergin ve daha reaktif olarka ortay çıktı. Arnaud Biscay (Thea’s Night) ve Maxime Hoarau (Migrants’ Night) tarafından yazılan iki parça dışında, besteler Marc Buronfosse’a aittir.

Buronfosse, adanın titreşimli özünü yeniden canlandırmak için elektrikli, büyüleyici iklimleri seçti. Bu seçim, müzisyene, bir süredir aradığı sanatsal bir değişimi başlatma fırsatını da tanışmış oldu.

Ege Denizi’nin geceleri albümün temasına ilham verdi: Yumuşaklık, öfke, seyahat, kuzey rüzgarı “meltem”, bir adada olabilecekler… Hayal etmeye ve kaçışa elverişli pek çok unsur.

 

Marc Buronfosse, FENDER VI & ELECTRONICS

Klasik gitar eğitimi aldıktan sonra 1982 yılında kontrbas çalmaya başladı ve ses mühendisliği ve müzikoloji alanlarında yükseköğrenimini sürdürdü. Paris’in 12. bölgesindeki konservatuarda Paris Operası’nda solist olan Thierry Barbé ile kontrbas çalıştı, ardından caza yönelerek Césarius Alvim, Henri Texier, Charlie Haden ve Reggie Workman ile çalıştı. Ayrıca senfoni orkestraları (Paris Operası) ve oda müziği grupları (Solistes de Versailles) ile çaldı, Japonya’ya gitti.

1991’de aldığı bir bursla, New York’ta New School of Music’te bir yıl geçirdi. Gary Peacock, Marc Johnson ve Mark Dresser ile çaldı, Jimmy Cobb, Steve Kühn, John Abercrombie, Lew Soloff, Tim Berne, Dave Liebman, Billy Harper ile tanıştı ve sahne aldı…

1992’de Bojan Z Quartet ile La Défense yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Halen Stéphane Guillaume Quartet, Gueorgui Kornazov Horizons Quintet, Georges Paczynski Trio, Jasser Haj Youssef Quartet, Stéphane Tsapis Trio, Issa Murad Joussour Group, Toufic Farroukh’un bir parçasıdır…

1999 yılından bu yana gitarist ve besteci René Aubry yedilisinin bir üyesi olan sanatçı, Sylvain Beuf ve Michel Portal Quintet’leriyle Alain Jean-Marie, Benjamin Moussay, Sébastien Texier, ve Jacques Loussier’in Triolarıyla çaldı… Stéphane Guillaume Quartet’in CD’si + Brass “Windmills Chronicles”, 2009 Jazz Academy’de yılın en iyi caz albümü ödülünü kazandı.

2011’de Michel El Malem Quintet CD’si Jazz Academy’den aynı ödülü aldı. Benjamin Moussay, Jean-Charles Richard ve Antoine Banville ile yeni bir Quartet’i yöneten Marc Buronfosse Sounds Quartet’in “Face The Music” albümü 2010’da Abalone Productions etiketiyle piyasaya çıktı.

Jazz Magazine tarafından “Révélation” unvanını aldı ve Académie du Jazz tarafından 2010 yılının en iyi 4. rekoru seçildi. ÆGN albümünün öncsü olan “Aιγαίο” 2016’da Abalone Productions / L’Autre Distribution tarafından yayınlandı. Paris 13. Bölge Konservatuarı’nda, CRR de Paris’te ve Pôle Supérieur Paris-Boulogne-Billancourt’ta caz dersleri vermektedir.

Yunanistan’ın Paros adasındaki Akdeniz Sanatçıları Ustalar Festivali’nin direktörüdür.

 

Gülay Hacer Toruk, Vokal

Türk asıllı Fransız şarkıcı, günümüzde geleneksel Türk şarkısı vokallerinin en seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sesinde Osmanlı sarayının yüksek kompozisyonları, Akdeniz’in litürjik ilahileriyle, Anadolu’nun âşık ozanlarının şiirleri, çağdaş bestecilerin şiirleriyle kesişen sanatçı, vokal polifoni üçlüsü Tzane (CD Gaitani, Naïve 2010), dansçı-koreograf Paola Ruggeri, rönesans topluluğu Doulce Mémoire ve müzisyen Titi Robin ile sahne aldı. İstanbul’da doğan sanatçının bakışı ve gönlü, tıpkı doğduğu şehir gibi, aynı anda hem Doğu’ya hem Batı’ya yöneldi. Şarkıcı, Türkiye’deki halk şarkıların kökenlerini sabırla ve tutkuyla inceledikten şarkı sözlerinin gösterdiği yolu izledi. Birçok milleti taşımış ve beslemiş Anadolu toprakları, bizlere tarihini o sözler aracılığıyla anlatmaktadır. Bu şarkılarda halkın sözünü,  güçlü, doğaçlama, duygu ateşi altında “kavrulmuş” sesini buluruz, kimi zaman şair, kimi zaman şarkıcı, kimi zaman sadece çalgıcı olan âşıkların sazla söylenen şiirlerini, aynı zamanda şair, şarkıcı ve müzisyen olan, Anadolu’yu sesiyle, sazıyla, ruhuyla büyüleyen bu “aşık” ozanların sesini buluruz. Bunlar aynı zamanda halk kahramanlarının dünyevi destanlarını, efsanevi aşıkların hikayelerini ve bu kolektif hafıza üzerinden anlatılan daha birçok kahramanca ya da sadece insana dair hikayeyle, Türkiye’nin halk şarkılarıdır.

 

Monika Kabasele, Vokal

Monika Kabasele genç bir şarkıcı ve caz ve dünya müziği bestecisidir. Atina’da Modern Yunan Filolojisi’nin ardından Atina ve Paris’te (Paris VIII Üniversitesi, Vincennes-Saint Denis) Caz Müzikolojisi Bölümü’nden mezun olan sanatçı, yakın zamanda içindeki Paris enerjisine dair müzikal rüyasını canlandırmak için Paris’e taşındı. Yunanistan ve Avrupa’da çeşitli müzik gruplarının aktif bir üyesidir: Sera Bellos Vokal Quartet, Anamateur and Pros presenting Monique, Dimitris Kalantzis Sextet, Jazz Democracy – Dimitri Vassilakis vb. İşbirlikleri ve girişimleri onu Atina’nın önemli salonlarında şarkı söylemeye yöneltti: Half Note Jazz Club, Afrikana caz kulübü, Olympia Belediye Müzik Tiyatrosu Maria Callas, Atina Konser Salonu ve ayrıca Yunanistan, Macaristan, Fas’taki festivaller: Ilion Caz Festivali, Fougaro Caz Festivali, Babel Sound Festivali, Desert Vert Festivali vb.

World Trio, Dearly Beloved Nancy (Tribute to Nancy Wilson) ve  Grécofuturisme (Sunset-Sunside, Paris, Ocak 2020) projelerinin yürütücüsü olan sanatçı, geleneksel caza hayranlık duymakta ve Billie Holiday, Nancy Wilson, Ella Fitzerald, Cecil McLorin Salvant’dan ilham almasının yanı sıra, Sona Jobarteh, Sara Tavares, Kellylee Evans gibi müzisyenlerden de etkilenmiştir.

 

Hugo Corbin, Gitar

Fransız gitarist ve besteci Hugo Corbin, lider olarak ilk albümü “Inner Roads”u Ocak 2019’da yayınladı.

Çocukluğunu geçirdiği Martinik’te, bu adanın güçlü kültürü ve şarkıcı annesinin rock plaklarıyla palazlandı. New Orleans’lı bir klarnetçi ile Fransa’ya dönüşünde yaptığı görüşme, onu Caz’a yönlendirdi.

American School of Modern Music’te ve Noisiel Konservatuarı’nda okumak için Paris’e geldi ve profesyonel olarak çalmaya başladı.

Daha sonra, üç yıl boyunca aktif olarak müzik yapacağı İngiltere’de yaşamak için ülkesinden ayrıldı. Burada kendi besteleriyle bir quartet eşliğinde ilk EP’sini kaydetme fırsatı buldu.

Aynı zamanda New York’taki New School for Modern Music’te öğrenim görmesine izin veren bir burs kazandı. Orada bir yıl kaldı, bu süre zarfında Vic Juris, Jonathan Kreisberg veya Steve Cardenas gibi büyük müzisyenlerle çalıştı ve düzenli olarak çeşitli oluşumlarda çaldı. Paris’e döndüğünde, Pink Floyd gibi grupların rock’larından, efsanevi ECM etiketinin astral atmosferlerinden ve kendisinde iz bırakan, Melankoli, Fargo ya da Gemişi olmayan Adam gibi filmlerin sahnelerinden ödünç aldığı besteleri yorumlamak üzere kendi quartet’ini kurdu.  Aynı zamanda farklı gruplarla kayıt yapmakta ve sahne almaktadır

 

Ananda Brandāo, Davul ve vokal

Ailesi tarafından müzikle büyütülen Ananda Brandão, erken yaşta şarkı söylemeye başladı. Antony Konservatuarı’nda klasik piyano eğitimi aldıktan sonra, Versailles’in CRR’sinin caz bölümüne katılarak, gençliğinden bu yana hayran olduğu bir enstrüman olan davul eğitimi aldı ve caz yüksek lisansını yaptı. Daha sonra yurtdışındaki çeşitli ustalık sınıflarında Kendrick Scott gibi prestijli davulcuların yanı sıra, annesinin memleketi Brezilya’ya yaptığı son seyahatte büyük şarkıcı Flora Purim ile tanıştı.

2018’de Arjantinli yönetmen Juan Antin’in PACHAMAMA isimli animasyon filmindeki “Somos la Nueva Tierra” jenerik şarkısını seslendirdi. Film 2019 César ödüllerine aday gösterildi.

Halen CMDL’de öğrenim görmekte olup, enstrümanına dair çalma ve bilgi birikimini derinleştirmeye devam etmekte ve Baiser Salé’de cazdan folk, sambadan pop’a çeşitli tarzlarda birlikte çaldığı Nina Gat ve Lucie Guillem gibi birçok müzisyenle çalışmaktadır. Ananda ayrıca flütçü ve besteci babası Pierre Hamon ile erken dönem müzik repertuarında geleneksel perküsyon da icra etmektedir.

Hugo Corbin Quintet ile çıktığı bir konser sırasında kendisini ÆGN projesine katılmaya davet eden Marc Buronfosse ile tanışmıştır.

Sanatçı müzikle olan kişisel ilişkisini derinleştirmeyi sürdürürken, yeni estetikler ve kültürel karışımlar denemeyi sürdürmektedir.

2 Nisan Cumartesi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon

 

AEGEAN NIGHTS “A Smyrna Story”

Gülay Hacer Toruk – vokal

Ananda Brandāo – davul ve vokal

Monika Kabasele – vokal

Hugo Corbin – gitar

Marc Buronfosse – Fender VI & electronics

 

Institut français İzmir ilk yılından bu yana İzmir Avrupa Caz Festivaline verdiği desteği sürdürüyor. Bu yıl Marc Buronfosse’un “AGEAN NIGHTS” projesi, İzmirli caz severlerle buluşacak. Avrupa’nın dört bir yanından gelen caz sanatçılarının yanı sıra farklı etkinliklerin yer alacağı Festival’in detaylı programına www.iksev.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Biletler : Biletix & AASSM 0232 247 80 03 / www.iksev.org

 

AEGEAN NIGHTS / EGE GECELERİ

Marc Buronfosse’nin bu projesi Ege Denizi’ne bir övgüdür.

“AEGEAN NIGHTS” Paris’te Delta stüdyosunda kaydedildi ve miksajı Yunanistan’ın en yoğun Kiklad adalarından biri olan Paros’ta yapıldı.

Cazcı, elektriğe çok açık bir üçlüyü beraberine alarak ve kontrbastan vazgeçerek, bas ve gitar arasında kalın seslere sahip bir enstrüman olan Fender VI’yı tercih etti. Böylelikle enstrümantal malzeme daha şeffaf ama aynı zamanda daha gergin ve daha reaktif olarka ortay çıktı. Arnaud Biscay (Thea’s Night) ve Maxime Hoarau (Migrants’ Night) tarafından yazılan iki parça dışında, besteler Marc Buronfosse’a aittir.

Buronfosse, adanın titreşimli özünü yeniden canlandırmak için elektrikli, büyüleyici iklimleri seçti. Bu seçim, müzisyene, bir süredir aradığı sanatsal bir değişimi başlatma fırsatını da tanışmış oldu.

Ege Denizi’nin geceleri albümün temasına ilham verdi: Yumuşaklık, öfke, seyahat, kuzey rüzgarı “meltem”, bir adada olabilecekler… Hayal etmeye ve kaçışa elverişli pek çok unsur.

 

Marc Buronfosse, FENDER VI & ELECTRONICS

Klasik gitar eğitimi aldıktan sonra 1982 yılında kontrbas çalmaya başladı ve ses mühendisliği ve müzikoloji alanlarında yükseköğrenimini sürdürdü. Paris’in 12. bölgesindeki konservatuarda Paris Operası’nda solist olan Thierry Barbé ile kontrbas çalıştı, ardından caza yönelerek Césarius Alvim, Henri Texier, Charlie Haden ve Reggie Workman ile çalıştı. Ayrıca senfoni orkestraları (Paris Operası) ve oda müziği grupları (Solistes de Versailles) ile çaldı, Japonya’ya gitti.

1991’de aldığı bir bursla, New York’ta New School of Music’te bir yıl geçirdi. Gary Peacock, Marc Johnson ve Mark Dresser ile çaldı, Jimmy Cobb, Steve Kühn, John Abercrombie, Lew Soloff, Tim Berne, Dave Liebman, Billy Harper ile tanıştı ve sahne aldı…

1992’de Bojan Z Quartet ile La Défense yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Halen Stéphane Guillaume Quartet, Gueorgui Kornazov Horizons Quintet, Georges Paczynski Trio, Jasser Haj Youssef Quartet, Stéphane Tsapis Trio, Issa Murad Joussour Group, Toufic Farroukh’un bir parçasıdır…

1999 yılından bu yana gitarist ve besteci René Aubry yedilisinin bir üyesi olan sanatçı, Sylvain Beuf ve Michel Portal Quintet’leriyle Alain Jean-Marie, Benjamin Moussay, Sébastien Texier, ve Jacques Loussier’in Triolarıyla çaldı… Stéphane Guillaume Quartet’in CD’si + Brass “Windmills Chronicles”, 2009 Jazz Academy’de yılın en iyi caz albümü ödülünü kazandı.

2011’de Michel El Malem Quintet CD’si Jazz Academy’den aynı ödülü aldı. Benjamin Moussay, Jean-Charles Richard ve Antoine Banville ile yeni bir Quartet’i yöneten Marc Buronfosse Sounds Quartet’in “Face The Music” albümü 2010’da Abalone Productions etiketiyle piyasaya çıktı.

Jazz Magazine tarafından “Révélation” unvanını aldı ve Académie du Jazz tarafından 2010 yılının en iyi 4. rekoru seçildi. ÆGN albümünün öncsü olan “Aιγαίο” 2016’da Abalone Productions / L’Autre Distribution tarafından yayınlandı. Paris 13. Bölge Konservatuarı’nda, CRR de Paris’te ve Pôle Supérieur Paris-Boulogne-Billancourt’ta caz dersleri vermektedir.

Yunanistan’ın Paros adasındaki Akdeniz Sanatçıları Ustalar Festivali’nin direktörüdür.

 

Gülay Hacer Toruk, Vokal

Türk asıllı Fransız şarkıcı, günümüzde geleneksel Türk şarkısı vokallerinin en seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sesinde Osmanlı sarayının yüksek kompozisyonları, Akdeniz’in litürjik ilahileriyle, Anadolu’nun âşık ozanlarının şiirleri, çağdaş bestecilerin şiirleriyle kesişen sanatçı, vokal polifoni üçlüsü Tzane (CD Gaitani, Naïve 2010), dansçı-koreograf Paola Ruggeri, rönesans topluluğu Doulce Mémoire ve müzisyen Titi Robin ile sahne aldı. İstanbul’da doğan sanatçının bakışı ve gönlü, tıpkı doğduğu şehir gibi, aynı anda hem Doğu’ya hem Batı’ya yöneldi. Şarkıcı, Türkiye’deki halk şarkıların kökenlerini sabırla ve tutkuyla inceledikten şarkı sözlerinin gösterdiği yolu izledi. Birçok milleti taşımış ve beslemiş Anadolu toprakları, bizlere tarihini o sözler aracılığıyla anlatmaktadır. Bu şarkılarda halkın sözünü,  güçlü, doğaçlama, duygu ateşi altında “kavrulmuş” sesini buluruz, kimi zaman şair, kimi zaman şarkıcı, kimi zaman sadece çalgıcı olan âşıkların sazla söylenen şiirlerini, aynı zamanda şair, şarkıcı ve müzisyen olan, Anadolu’yu sesiyle, sazıyla, ruhuyla büyüleyen bu “aşık” ozanların sesini buluruz. Bunlar aynı zamanda halk kahramanlarının dünyevi destanlarını, efsanevi aşıkların hikayelerini ve bu kolektif hafıza üzerinden anlatılan daha birçok kahramanca ya da sadece insana dair hikayeyle, Türkiye’nin halk şarkılarıdır.

 

Monika Kabasele, Vokal

Monika Kabasele genç bir şarkıcı ve caz ve dünya müziği bestecisidir. Atina’da Modern Yunan Filolojisi’nin ardından Atina ve Paris’te (Paris VIII Üniversitesi, Vincennes-Saint Denis) Caz Müzikolojisi Bölümü’nden mezun olan sanatçı, yakın zamanda içindeki Paris enerjisine dair müzikal rüyasını canlandırmak için Paris’e taşındı. Yunanistan ve Avrupa’da çeşitli müzik gruplarının aktif bir üyesidir: Sera Bellos Vokal Quartet, Anamateur and Pros presenting Monique, Dimitris Kalantzis Sextet, Jazz Democracy – Dimitri Vassilakis vb. İşbirlikleri ve girişimleri onu Atina’nın önemli salonlarında şarkı söylemeye yöneltti: Half Note Jazz Club, Afrikana caz kulübü, Olympia Belediye Müzik Tiyatrosu Maria Callas, Atina Konser Salonu ve ayrıca Yunanistan, Macaristan, Fas’taki festivaller: Ilion Caz Festivali, Fougaro Caz Festivali, Babel Sound Festivali, Desert Vert Festivali vb.

World Trio, Dearly Beloved Nancy (Tribute to Nancy Wilson) ve  Grécofuturisme (Sunset-Sunside, Paris, Ocak 2020) projelerinin yürütücüsü olan sanatçı, geleneksel caza hayranlık duymakta ve Billie Holiday, Nancy Wilson, Ella Fitzerald, Cecil McLorin Salvant’dan ilham almasının yanı sıra, Sona Jobarteh, Sara Tavares, Kellylee Evans gibi müzisyenlerden de etkilenmiştir.

 

Hugo Corbin, Gitar

Fransız gitarist ve besteci Hugo Corbin, lider olarak ilk albümü “Inner Roads”u Ocak 2019’da yayınladı.

Çocukluğunu geçirdiği Martinik’te, bu adanın güçlü kültürü ve şarkıcı annesinin rock plaklarıyla palazlandı. New Orleans’lı bir klarnetçi ile Fransa’ya dönüşünde yaptığı görüşme, onu Caz’a yönlendirdi.

American School of Modern Music’te ve Noisiel Konservatuarı’nda okumak için Paris’e geldi ve profesyonel olarak çalmaya başladı.

Daha sonra, üç yıl boyunca aktif olarak müzik yapacağı İngiltere’de yaşamak için ülkesinden ayrıldı. Burada kendi besteleriyle bir quartet eşliğinde ilk EP’sini kaydetme fırsatı buldu.

Aynı zamanda New York’taki New School for Modern Music’te öğrenim görmesine izin veren bir burs kazandı. Orada bir yıl kaldı, bu süre zarfında Vic Juris, Jonathan Kreisberg veya Steve Cardenas gibi büyük müzisyenlerle çalıştı ve düzenli olarak çeşitli oluşumlarda çaldı. Paris’e döndüğünde, Pink Floyd gibi grupların rock’larından, efsanevi ECM etiketinin astral atmosferlerinden ve kendisinde iz bırakan, Melankoli, Fargo ya da Gemişi olmayan Adam gibi filmlerin sahnelerinden ödünç aldığı besteleri yorumlamak üzere kendi quartet’ini kurdu.  Aynı zamanda farklı gruplarla kayıt yapmakta ve sahne almaktadır

 

Ananda Brandāo, Davul ve vokal

Ailesi tarafından müzikle büyütülen Ananda Brandão, erken yaşta şarkı söylemeye başladı. Antony Konservatuarı’nda klasik piyano eğitimi aldıktan sonra, Versailles’in CRR’sinin caz bölümüne katılarak, gençliğinden bu yana hayran olduğu bir enstrüman olan davul eğitimi aldı ve caz yüksek lisansını yaptı. Daha sonra yurtdışındaki çeşitli ustalık sınıflarında Kendrick Scott gibi prestijli davulcuların yanı sıra, annesinin memleketi Brezilya’ya yaptığı son seyahatte büyük şarkıcı Flora Purim ile tanıştı.

2018’de Arjantinli yönetmen Juan Antin’in PACHAMAMA isimli animasyon filmindeki “Somos la Nueva Tierra” jenerik şarkısını seslendirdi. Film 2019 César ödüllerine aday gösterildi.

Halen CMDL’de öğrenim görmekte olup, enstrümanına dair çalma ve bilgi birikimini derinleştirmeye devam etmekte ve Baiser Salé’de cazdan folk, sambadan pop’a çeşitli tarzlarda birlikte çaldığı Nina Gat ve Lucie Guillem gibi birçok müzisyenle çalışmaktadır. Ananda ayrıca flütçü ve besteci babası Pierre Hamon ile erken dönem müzik repertuarında geleneksel perküsyon da icra etmektedir.

Hugo Corbin Quintet ile çıktığı bir konser sırasında kendisini ÆGN projesine katılmaya davet eden Marc Buronfosse ile tanışmıştır.

Sanatçı müzikle olan kişisel ilişkisini derinleştirmeyi sürdürürken, yeni estetikler ve kültürel karışımlar denemeyi sürdürmektedir.

// BİLETLER TÜKENMİŞTİR //

1 Nisan Cuma, Institut français İzmir Bahçesi

“AGEAN NIGHTS – A Smyrna Story” 

Gülay Hacer Toruk – vokal

Monika Kabasele – vokal

Ananda Brandāo – davul ve vokal

Hugo Corbin – gitar

Marc Buronfosse – Fender VI & electronics

 

Institut français İzmir ilk yılından bu yana İzmir Avrupa Caz Festivaline verdiği desteği sürdürüyor. Bu yıl Marc Buronfosse’un “AGEAN NIGHTS” projesi, İzmirli caz severlerle buluşacak. Avrupa’nın dört bir yanından gelen caz sanatçılarının yanı sıra farklı etkinliklerin yer alacağı Festival’in detaylı programına www.iksev.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Biletler : Biletix & AASSM 0232 247 80 03 / www.iksev.org

 

AEGEAN NIGHTS / EGE GECELERİ

Marc Buronfosse’nin bu projesi Ege Denizi’ne bir övgüdür.

“AEGEAN NIGHTS” Paris’te Delta stüdyosunda kaydedildi ve miksajı Yunanistan’ın en yoğun Kiklad adalarından biri olan Paros’ta yapıldı.

Cazcı, elektriğe çok açık bir üçlüyü beraberine alarak ve kontrbastan vazgeçerek, bas ve gitar arasında kalın seslere sahip bir enstrüman olan Fender VI’yı tercih etti. Böylelikle enstrümantal malzeme daha şeffaf ama aynı zamanda daha gergin ve daha reaktif olarka ortay çıktı. Arnaud Biscay (Thea’s Night) ve Maxime Hoarau (Migrants’ Night) tarafından yazılan iki parça dışında, besteler Marc Buronfosse’a aittir.

Buronfosse, adanın titreşimli özünü yeniden canlandırmak için elektrikli, büyüleyici iklimleri seçti. Bu seçim, müzisyene, bir süredir aradığı sanatsal bir değişimi başlatma fırsatını da tanışmış oldu.

Ege Denizi’nin geceleri albümün temasına ilham verdi: Yumuşaklık, öfke, seyahat, kuzey rüzgarı “meltem”, bir adada olabilecekler… Hayal etmeye ve kaçışa elverişli pek çok unsur.

 

Marc Buronfosse, FENDER VI & ELECTRONICS

Klasik gitar eğitimi aldıktan sonra 1982 yılında kontrbas çalmaya başladı ve ses mühendisliği ve müzikoloji alanlarında yükseköğrenimini sürdürdü. Paris’in 12. bölgesindeki konservatuarda Paris Operası’nda solist olan Thierry Barbé ile kontrbas çalıştı, ardından caza yönelerek Césarius Alvim, Henri Texier, Charlie Haden ve Reggie Workman ile çalıştı. Ayrıca senfoni orkestraları (Paris Operası) ve oda müziği grupları (Solistes de Versailles) ile çaldı, Japonya’ya gitti.

1991’de aldığı bir bursla, New York’ta New School of Music’te bir yıl geçirdi. Gary Peacock, Marc Johnson ve Mark Dresser ile çaldı, Jimmy Cobb, Steve Kühn, John Abercrombie, Lew Soloff, Tim Berne, Dave Liebman, Billy Harper ile tanıştı ve sahne aldı…

1992’de Bojan Z Quartet ile La Défense yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Halen Stéphane Guillaume Quartet, Gueorgui Kornazov Horizons Quintet, Georges Paczynski Trio, Jasser Haj Youssef Quartet, Stéphane Tsapis Trio, Issa Murad Joussour Group, Toufic Farroukh’un bir parçasıdır…

1999 yılından bu yana gitarist ve besteci René Aubry yedilisinin bir üyesi olan sanatçı, Sylvain Beuf ve Michel Portal Quintet’leriyle Alain Jean-Marie, Benjamin Moussay, Sébastien Texier, ve Jacques Loussier’in Triolarıyla çaldı… Stéphane Guillaume Quartet’in CD’si + Brass “Windmills Chronicles”, 2009 Jazz Academy’de yılın en iyi caz albümü ödülünü kazandı.

2011’de Michel El Malem Quintet CD’si Jazz Academy’den aynı ödülü aldı. Benjamin Moussay, Jean-Charles Richard ve Antoine Banville ile yeni bir Quartet’i yöneten Marc Buronfosse Sounds Quartet’in “Face The Music” albümü 2010’da Abalone Productions etiketiyle piyasaya çıktı.

Jazz Magazine tarafından “Révélation” unvanını aldı ve Académie du Jazz tarafından 2010 yılının en iyi 4. rekoru seçildi. ÆGN albümünün öncsü olan “Aιγαίο” 2016’da Abalone Productions / L’Autre Distribution tarafından yayınlandı. Paris 13. Bölge Konservatuarı’nda, CRR de Paris’te ve Pôle Supérieur Paris-Boulogne-Billancourt’ta caz dersleri vermektedir.

Yunanistan’ın Paros adasındaki Akdeniz Sanatçıları Ustalar Festivali’nin direktörüdür.

 

Gülay Hacer Toruk, Vokal

Türk asıllı Fransız şarkıcı, günümüzde geleneksel Türk şarkısı vokallerinin en seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sesinde Osmanlı sarayının yüksek kompozisyonları, Akdeniz’in litürjik ilahileriyle, Anadolu’nun âşık ozanlarının şiirleri, çağdaş bestecilerin şiirleriyle kesişen sanatçı, vokal polifoni üçlüsü Tzane (CD Gaitani, Naïve 2010), dansçı-koreograf Paola Ruggeri, rönesans topluluğu Doulce Mémoire ve müzisyen Titi Robin ile sahne aldı. İstanbul’da doğan sanatçının bakışı ve gönlü, tıpkı doğduğu şehir gibi, aynı anda hem Doğu’ya hem Batı’ya yöneldi. Şarkıcı, Türkiye’deki halk şarkıların kökenlerini sabırla ve tutkuyla inceledikten şarkı sözlerinin gösterdiği yolu izledi. Birçok milleti taşımış ve beslemiş Anadolu toprakları, bizlere tarihini o sözler aracılığıyla anlatmaktadır. Bu şarkılarda halkın sözünü,  güçlü, doğaçlama, duygu ateşi altında “kavrulmuş” sesini buluruz, kimi zaman şair, kimi zaman şarkıcı, kimi zaman sadece çalgıcı olan âşıkların sazla söylenen şiirlerini, aynı zamanda şair, şarkıcı ve müzisyen olan, Anadolu’yu sesiyle, sazıyla, ruhuyla büyüleyen bu “aşık” ozanların sesini buluruz. Bunlar aynı zamanda halk kahramanlarının dünyevi destanlarını, efsanevi aşıkların hikayelerini ve bu kolektif hafıza üzerinden anlatılan daha birçok kahramanca ya da sadece insana dair hikayeyle, Türkiye’nin halk şarkılarıdır.

 

Monika Kabasele, Vokal

Monika Kabasele genç bir şarkıcı ve caz ve dünya müziği bestecisidir. Atina’da Modern Yunan Filolojisi’nin ardından Atina ve Paris’te (Paris VIII Üniversitesi, Vincennes-Saint Denis) Caz Müzikolojisi Bölümü’nden mezun olan sanatçı, yakın zamanda içindeki Paris enerjisine dair müzikal rüyasını canlandırmak için Paris’e taşındı. Yunanistan ve Avrupa’da çeşitli müzik gruplarının aktif bir üyesidir: Sera Bellos Vokal Quartet, Anamateur and Pros presenting Monique, Dimitris Kalantzis Sextet, Jazz Democracy – Dimitri Vassilakis vb. İşbirlikleri ve girişimleri onu Atina’nın önemli salonlarında şarkı söylemeye yöneltti: Half Note Jazz Club, Afrikana caz kulübü, Olympia Belediye Müzik Tiyatrosu Maria Callas, Atina Konser Salonu ve ayrıca Yunanistan, Macaristan, Fas’taki festivaller: Ilion Caz Festivali, Fougaro Caz Festivali, Babel Sound Festivali, Desert Vert Festivali vb.

World Trio, Dearly Beloved Nancy (Tribute to Nancy Wilson) ve  Grécofuturisme (Sunset-Sunside, Paris, Ocak 2020) projelerinin yürütücüsü olan sanatçı, geleneksel caza hayranlık duymakta ve Billie Holiday, Nancy Wilson, Ella Fitzerald, Cecil McLorin Salvant’dan ilham almasının yanı sıra, Sona Jobarteh, Sara Tavares, Kellylee Evans gibi müzisyenlerden de etkilenmiştir.

 

Hugo Corbin, Gitar

Fransız gitarist ve besteci Hugo Corbin, lider olarak ilk albümü “Inner Roads”u Ocak 2019’da yayınladı.

Çocukluğunu geçirdiği Martinik’te, bu adanın güçlü kültürü ve şarkıcı annesinin rock plaklarıyla palazlandı. New Orleans’lı bir klarnetçi ile Fransa’ya dönüşünde yaptığı görüşme, onu Caz’a yönlendirdi.

American School of Modern Music’te ve Noisiel Konservatuarı’nda okumak için Paris’e geldi ve profesyonel olarak çalmaya başladı.

Daha sonra, üç yıl boyunca aktif olarak müzik yapacağı İngiltere’de yaşamak için ülkesinden ayrıldı. Burada kendi besteleriyle bir quartet eşliğinde ilk EP’sini kaydetme fırsatı buldu.

Aynı zamanda New York’taki New School for Modern Music’te öğrenim görmesine izin veren bir burs kazandı. Orada bir yıl kaldı, bu süre zarfında Vic Juris, Jonathan Kreisberg veya Steve Cardenas gibi büyük müzisyenlerle çalıştı ve düzenli olarak çeşitli oluşumlarda çaldı. Paris’e döndüğünde, Pink Floyd gibi grupların rock’larından, efsanevi ECM etiketinin astral atmosferlerinden ve kendisinde iz bırakan, Melankoli, Fargo ya da Gemişi olmayan Adam gibi filmlerin sahnelerinden ödünç aldığı besteleri yorumlamak üzere kendi quartet’ini kurdu.  Aynı zamanda farklı gruplarla kayıt yapmakta ve sahne almaktadır

 

Ananda Brandāo, Davul ve vokal

Ailesi tarafından müzikle büyütülen Ananda Brandão, erken yaşta şarkı söylemeye başladı. Antony Konservatuarı’nda klasik piyano eğitimi aldıktan sonra, Versailles’in CRR’sinin caz bölümüne katılarak, gençliğinden bu yana hayran olduğu bir enstrüman olan davul eğitimi aldı ve caz yüksek lisansını yaptı. Daha sonra yurtdışındaki çeşitli ustalık sınıflarında Kendrick Scott gibi prestijli davulcuların yanı sıra, annesinin memleketi Brezilya’ya yaptığı son seyahatte büyük şarkıcı Flora Purim ile tanıştı.

2018’de Arjantinli yönetmen Juan Antin’in PACHAMAMA isimli animasyon filmindeki “Somos la Nueva Tierra” jenerik şarkısını seslendirdi. Film 2019 César ödüllerine aday gösterildi.

Halen CMDL’de öğrenim görmekte olup, enstrümanına dair çalma ve bilgi birikimini derinleştirmeye devam etmekte ve Baiser Salé’de cazdan folk, sambadan pop’a çeşitli tarzlarda birlikte çaldığı Nina Gat ve Lucie Guillem gibi birçok müzisyenle çalışmaktadır. Ananda ayrıca flütçü ve besteci babası Pierre Hamon ile erken dönem müzik repertuarında geleneksel perküsyon da icra etmektedir.

Hugo Corbin Quintet ile çıktığı bir konser sırasında kendisini ÆGN projesine katılmaya davet eden Marc Buronfosse ile tanışmıştır.

Sanatçı müzikle olan kişisel ilişkisini derinleştirmeyi sürdürürken, yeni estetikler ve kültürel karışımlar denemeyi sürdürmektedir.

17 Kasım Çarşamba, saat 17:00, Darağaç

Digital Cultures Festival’in ilk İzmir buluşmasının Fransa’dan konuğu Romane Santarelli, konserden bir gün önce İzmirli elektronik müzik üreticileri ve meraklıları ile bir sohbet gerçekleştirecek. Müzisyen, katılımcılara kariyerinden, çalışmalarından, müzik üretim tekniklerinden ve kullandığı ekipmanlardan bahsedecek ve katılımcıların sorularını cevaplayacak. Buluşma Çarşamba günü 17.00’de Umurbey Mahallesi, Darağaç’ta bulunan İBB Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşecek. Katılım ücretsizdir.

 

Romane Santarelli 

Fransa’nın elektronik müzik sahnesinin son armağanı Romane Santarelli, yumuşak ve puslu melodileri ile dinleyenleri uzay-zaman boşluğuna çekiyor, dinleyenleri dans pistine çağırıyor. Solo performanslarında fütüristik bir müzik sunan Romane, Kawrites mahlası ve kendi adı ile çıkardığı singlelar sonrası 2020 yılında Zero EP’sini yayımladı ve bir anda ünü ülke sınırlarını aştı.

2-5 Kasım 2021

Türkiye’nin ilk uluslararası elektroakustik müzik festivali digitİZMir, 7nci kez dinleyicilerle bir araya gelmeye hazırlanıyor. Sanat yürütücülüğünü kurucusu Mehmet Can Özer’in sürdürdüğü digitİZMir, 2-5 Kasım 2021 tarihleri arasında, Institut français İzmir ve Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Giriş ücretsizdir ve yürürlükte olan sağlık kuralları çerçevesinde katılım sağlanacaktır.

 

PROGRAM

3 Kasım

19:30 Korhan Erel konseri

21:00 Mehmet Can Özer konseri

4 Kasım

19:30 Julie Chu konseri

21:00 Genç Besteciler konseri (Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümün’den Anıl Berk Zamandar, Toykan Efe Kahraman, Dilay Doğanay, Çağdaş Onaran, Can Karacadağlı)

Institut français İzmir’den Digital Cultures Festival

18 Kasım Perşembe, saat 18:00, Hangout PSM

Konser: Romane Santarelli, Jakuzi, Lalalar

Son beş yıldır, 70 ülkede ve 100 farklı şehirde, Institut français tarafından sunulan “Novembre Numerique” etkinlikleri ilk kez İzmir’de “Digital Cultures Festival” başlığı adı altında düzenlenecek.

Kendine Has sunumu, Institut français İzmir desteği ve Publiko organizasyonu ile gerçekleşen etkinliğin ev sahipliğini Hangout PSM yapacak. Teknoloji, dijital sanat, elektronik müzik gibi içerikler sunan festivalin İzmir etkinliği konuğu, elektronik müzik sanatçısı Romane Santarelli olacak. 2021 yılı yazını Avrupa turnesi ile tamamlayan müzisyen, Türkiye’de ilk kez İzmir’de müzikseverler ile buluşacak. Gecede Santarelli’ye synth-pop grubu Jakuzi ve elektronik üçlüsü Lalalar eşlik edecek.

18 Kasım Perşembe günü saat 18:00’da gerçekleşecek etkinliğin biletleri ise Bukupon’da satışa sunuldu.

 

Romane Santarelli 

Fransa’nın elektronik müzik sahnesinin son armağanı Romane Santarelli, yumuşak ve puslu melodileri ile dinleyenleri uzay-zaman boşluğuna çekiyor, dinleyenleri dans pistine çağırıyor. Solo performanslarında fütüristik bir müzik sunan Romane, Kawrites mahlası ve kendi adı ile çıkardığı singlelar sonrası 2020 yılında Zero EP’sini yayımladı ve bir anda ünü ülke sınırlarını aştı.

Jakuzi

2016 yılında ilk albümlerini kaset formatında çıkaran ve dikkatleri üzerine çeken grup, Almanya menşeli plak şirketi City Slang ile anlaştı ve yeni parçaların eklenmesi ile ilk albümleri Fantezi Müzik’i dünyada tanıttı. 2021 sonbaharı ile Avrupa’da çeşitli şehirlerde ve İstanbul’da konserlerine başlayan grup, İzmirli müzikseverler ile en son 2019 yılında buluşmuştu.

Lalalar

Farklı projeleri ve solo kariyerleri ile başarılı işlere imza atan Ali Güçlü Şimşek, Barlas Tan Özemek ve Kaan Düzarat isimlerinden oluşan Lalalar, ilk singleları İsyanlar ile bir anda ülkenin alternatif sahnesine bomba gibi düştü. Sırası ile çıkardıkları singlelar ve yüksek enerjili sahne performansları ile dikkatleri üzerine çeken üçlü, Avrupa’da birçok şehirde sahne aldı. Aralık ayı ile yeni bir Avrupa turnesi duyuran grup, turne öncesi ikinci kez İzmirli müzikseverler ile bir araya gelecek.

27 Eylül Pazartesi, 21:00, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, açık alan(AASSM)

Institut français İzmir ilk yılından bu yana Festival’e verdiği desteği sürdürüyor. Bu yıl Pierre de Trégomain Quartet, İzmirli caz severlerle buluşacak. İtalya, Almanya, İsviçre, Romanya, ve Polonya’ dan gelen caz sanatçılarının yanı sıra farklı etkinliklerin yer alacağı Festival’in detaylı programına www.iksev.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Biletler : Biletix & AASSM 0232 247 80 03 / www.iksev.org

 

Pierre de Trégomain Quartet

  • Pierre de Trégomain, vokal
  • Arnaud Gransac, piyano
  • Blaise Chevallier, kontrbas
  • Benoist Raffin, davul

Pierre de Trégomain Quartet 2006 yılında kuruldu ve ilk albümü My Cold Song (Afrodit Records, 2010) ile Avrupa vokal cazının yenilenme döneminde merkezi bir figür haline geldi. Grup, Avrupa ve Asya’da çok sayıda festivalde ve caz kulübünde çaldı ve sahne performansları ve duygusal repertuarıyla sağlam bir ün kazandı. Konserlerinden biri Radio France için kaydedildi.

Pierre de Trégomain Quartet, ikinci albümü « Shelter » (2015) ile caz müziğinin pop, klasik müzik veya Fransız şansonları gibi çeşitli etkilerin buluşma noktası olarak yer aldığı evrensel bir dil arayışını sürdürdü. Fransızca ve İngilizce bestelerden oluşan bu üstün repertuar eleştirmenlerce oldukça beğenildi. (****Jazz Magazine) Quartet çeşitli festivallere katılmakta ve Institut français aracılığıyla tüm dünyada konserler vermektedir.

 

Pierre de Trégomain – vokal

Fransız vokalist ve besteci Pierre de Trégomain, 2008’de Fransız Crest Jazz Vocal yarışmasının birincilik ödülünü kazandı ve vokal cazda önemli isim haline gelmeye başladı. Tanınmış Belçikalı şarkıcı David Linx, « My Cold Song » (2010) albümünün kitapçığında kendisine övgüler yağdırdı; « Fransız tarzında Avrupa cazı…”

Jazz Magazine tarafından « en önemli erkek şarkıcılar » arasında seçildi. Doğaçlamaya olan tutkusu ve aşkın müzik arayışı, onu barok kontrtenor ve tasavvufi esinli gelenekler gibi yeni müzikal ufuklar keşfetmeye yöneltti.  Bu eğilimi sanatçının vokal tekniğini genişletmesine ve kendi ifadesiyle « içsel bağını » derinleştirmesine olanak sağladı, müziği ve duyguları birbirine bağlama yeteneğini geliştirdi.  Pierre de Trégomain, Quartet’inin yanı sıra elektrodan klasiğe birçok alanda müzisyenlerle konserler vermektedir.  2016 yılında dünyaca ünlü Azeri muğam şarkıcısı Gochag Askarov ile «Mugham Souls» adlı heyecan verici bir işbirliğine başladı.

Arnaud Gransac – piyano

Arnaud Gransac, mühendislik okumak yerine müzik eğitimi almayı seçti.  Sorbonne Üniversitesi’nde ve daha sonra piyano öğreteceği Didier Lockwood’un müzik okulunda caz üzerine odaklandı. Olağanüstü armoni becerileri, onu soul müzikten tangoya kadar çeşitli projelerde en çok takdir edilen bir eşlikçi haline getirdi. Sanatçı, Pierre de Trégomain Quartet’in bestelerini düzenlemektedir.

Blaise Chevallier – kontrbas

Blaise Chevallier, caz ve doğaçlama alanında uzmanlaşmadan önce klasik müzik eğitimi aldı. Virtüöz dokunuşu ve oryantal müzikten elektroya kadar farklı müzikal ufuklara uyum sağlama yeteneği sayesinde Fransa ve ötesinde en çok aranan basçılardan biri haline geldi. Aynı zamanda “Aerophone” üçlüsü ile besteci kimliğiyle eleştirmenlerce beğenilen iki albüm çıkardı.

Benoist Raffin – davul

Babası caz davulcusuydu olan Benoit Raffin’in müzik eğitimi konservatuvara gitmeden çok önce başladı. Kendine has, duyarlı ve duygusal bir tarz geliştirmesi, müzisyenler arasında hemen tanınmasını sağladı ve 1996’da kendisine bir ödül getirdi. Benoist Raffin, farklı sahne sanatlarında da müzisyen olarak yer almaktadır.

 

28 Eylül Salı, 21:00, Institut français İzmir bahçesi

28. İzmir Avrupa Jazz Festivali için İzmir’de bulunan Pierre de Trégomain Quartet, Institut français Izmir bahçesinde ikinci bir konserle dinleyicilerle bir araya geliyor.

Biletler : Biletix & AASSM 0232 247 80 03 / www.iksev.org

 

Pierre de Trégomain Quartet

  • Pierre de Trégomain, vokal
  • Arnaud Gransac, piyano
  • Blaise Chevallier, kontrbas
  • Benoist Raffin, davul

Pierre de Trégomain Quartet 2006 yılında kuruldu ve ilk albümü My Cold Song (Afrodit Records, 2010) ile Avrupa vokal cazının yenilenme döneminde merkezi bir figür haline geldi. Grup, Avrupa ve Asya’da çok sayıda festivalde ve caz kulübünde çaldı ve sahne performansları ve duygusal repertuarıyla sağlam bir ün kazandı. Konserlerinden biri Radio France için kaydedildi.

Pierre de Trégomain Quartet, ikinci albümü « Shelter » (2015) ile caz müziğinin pop, klasik müzik veya Fransız şansonları gibi çeşitli etkilerin buluşma noktası olarak yer aldığı evrensel bir dil arayışını sürdürdü. Fransızca ve İngilizce bestelerden oluşan bu üstün repertuar eleştirmenlerce oldukça beğenildi. (****Jazz Magazine) Quartet çeşitli festivallere katılmakta ve Institut français aracılığıyla tüm dünyada konserler vermektedir.

 

Pierre de Trégomain – vokal

Fransız vokalist ve besteci Pierre de Trégomain, 2008’de Fransız Crest Jazz Vocal yarışmasının birincilik ödülünü kazandı ve vokal cazda önemli isim haline gelmeye başladı. Tanınmış Belçikalı şarkıcı David Linx, « My Cold Song » (2010) albümünün kitapçığında kendisine övgüler yağdırdı; « Fransız tarzında Avrupa cazı…”

Jazz Magazine tarafından « en önemli erkek şarkıcılar » arasında seçildi. Doğaçlamaya olan tutkusu ve aşkın müzik arayışı, onu barok kontrtenor ve tasavvufi esinli gelenekler gibi yeni müzikal ufuklar keşfetmeye yöneltti.  Bu eğilimi sanatçının vokal tekniğini genişletmesine ve kendi ifadesiyle « içsel bağını » derinleştirmesine olanak sağladı, müziği ve duyguları birbirine bağlama yeteneğini geliştirdi.  Pierre de Trégomain, Quartet’inin yanı sıra elektrodan klasiğe birçok alanda müzisyenlerle konserler vermektedir.  2016 yılında dünyaca ünlü Azeri muğam şarkıcısı Gochag Askarov ile «Mugham Souls» adlı heyecan verici bir işbirliğine başladı.

Arnaud Gransac – piyano

Arnaud Gransac, mühendislik okumak yerine müzik eğitimi almayı seçti.  Sorbonne Üniversitesi’nde ve daha sonra piyano öğreteceği Didier Lockwood’un müzik okulunda caz üzerine odaklandı. Olağanüstü armoni becerileri, onu soul müzikten tangoya kadar çeşitli projelerde en çok takdir edilen bir eşlikçi haline getirdi. Sanatçı, Pierre de Trégomain Quartet’in bestelerini düzenlemektedir.

Blaise Chevallier – kontrbas

Blaise Chevallier, caz ve doğaçlama alanında uzmanlaşmadan önce klasik müzik eğitimi aldı. Virtüöz dokunuşu ve oryantal müzikten elektroya kadar farklı müzikal ufuklara uyum sağlama yeteneği sayesinde Fransa ve ötesinde en çok aranan basçılardan biri haline geldi. Aynı zamanda “Aerophone” üçlüsü ile besteci kimliğiyle eleştirmenlerce beğenilen iki albüm çıkardı.

Benoist Raffin – davul

Babası caz davulcusuydu olan Benoit Raffin’in müzik eğitimi konservatuvara gitmeden çok önce başladı. Kendine has, duyarlı ve duygusal bir tarz geliştirmesi, müzisyenler arasında hemen tanınmasını sağladı ve 1996’da kendisine bir ödül getirdi. Benoist Raffin, farklı sahne sanatlarında da müzisyen olarak yer almaktadır.

 

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00 kultur.ankara@ifturquie.org 

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 kultur.ankara@ifturquie.org

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00 kultur.ankara@ifturquie.org 

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 kultur.ankara@ifturquie.org 

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 

JEAN-PAUL BELMONDO’NUN ANISINA ÖZEL GÖSTERİM

Fransız sinemasının önemli ustasının anısına iki efsanevi filmini İnstitut français İstanbul ve Izmir şubelerinde 16 Eylül’de, Institut français Ankara’da 17 Eylül’de 

ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

 

Rio Macerası
1964 yılında Philippe de Broca’nın Rio Macerası‘nda Fransız ordusunda asker olan Adrien, Brezilya’da kaçırılan nişanlısını bulmak için bir maceraya atılır. Tintin’in Kırık Kulak adlı hikayesinin serbest bir uyarlaması olduğu söylenmektedir. Bu filmde, Belmondo kovalamacalarda ve akrobasileriyle öne çıkıyor. Ona çok yakışan bu rol, kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

 

Çılgın Pierrot

Jean-Luc Godard ile yaptığı son filmi, 1965’te Anna Karina ile birlikte efsanevi Çılgın Pierrot. Zengin bir kadınla evli olan ve hayatından sıkılmış olan Ferdinand’ı oynuyor. Bir akşam, beş yıl önce tanıdığı bir öğrenci olan Marianne ile karşılaşır. Karısını terk ederek onunla aşk yaşamaya başlar. Ancak karanlık işlere bulaşan Marianne, çifti gizlilik içerisinde yaşamaya zorlar.

 

Türkçe altyazılı.

 

Kayıt olmak için istediğiniz seansın üzerine tıklayın.

 

Istanbul

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Izmir

Rio Macerası – 16.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 16.09, 20.30

 

Ankara

Rio Macerası  – 17.09, 18.00

Çılgın Pierrot – 17.09, 20.30 

GÖSTERİM: Rio Macerası ve Çılgın Pierrot 

Fransız sinemasının kutsal canavarı, aktör Jean-Paul Belmondo, Pazartesi günü Paris’teki evinde 88 yaşında vefat etti. Belmondo Serseri Aşıklar‘dı (1960), Profesyonel‘di (1981) , Düzeltilemez‘di (1975), Deli Fişek‘ti (1980), Asların Ası‘ydı (1982) ve hepsinden önemlisi Muhteşem‘di (1973). 1960’lardan 1980’lerin sonuna kadar tavrı, ifadesi, karizması, alaycılığı ve akrobasileriyle nesiller boyu sinemaseverlerin gözlerini kamaştırdı. “Bébel”, kariyerine Yeni Dalga ile başladı ve yaklaşık 130 milyon izleyiciyi sinema salonlarına çektikten sonra popüler bir simge olarak bitirdi.

Belmondo’yu Rio Macerası (1963) ve Çılgın Pierrot (1965) filmlerini izlemek ve anmak için sizleri Institut français Ankara 17 Eylül Cuma saat 18:00 itibaren gösterime davet ediyoruz (2 filmler Türkçe altyazılıdır).

  • Katılım ücretsizdir.
  • 2 film arası Institut français tarafından kahfe/çay/atıştırmalık ikram edilecektir.

⚠️ Yerlerimiz 65 kişiyle sınırlıdır ve kayıt zorlundur -> kultur.ankara@ifturquie.org

Güvenlik personelimiz aşı kartınızı (HES kodundan olabilir) veya son 48 saat içerisinde yapılmış negatif PCR testi sonucunu ibraz etmenizi rica edecektir.

Program: 17 Eylül Cuma günü

  • 18:00, Rio Macerası (L’Homme de Rio)

1963 | yönetmen Philippe de Broca | macera, komedi | 112′ | Fransızca, Türkçe altyazılı

Kayıp bir hazine… Paris’teyiz. Bir rollercoaster bizleri Rio’ya ve Brezilya’ya götürüyor. Büyük ve vahşi Amazon ormanı yanıbaşımızda. Bir ajan bu kayıp hazinenin peşinde. Kaçırılma olayları, paranın gözünü kör ettikleri ve çok daha fazlası…
Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan Philippe de Broca’nın yönettiği L’Homme de Rio, mizahi açıdan oldukça tatmin edici bir iş takdim ediyor.

  • 20:30, Çılgın Pierrot (Pierrot le fou)

1965 | yönetmen Jean-Luc Godard | drama | 112′ | Fransızca, Türkçe altyazılı

Ferdinand “Pierrot” Griffon yaşadığı süslü püslü, sosyetik çevreden bıkmış, bu çevreye katlanamaz hale gelmiştir. Bir kaçış yolu ararken 5 yıl öncesinde ilişki yaşadığı Marianne ile tekrar karşılaşır. Marianne’ı evine bıraktığında kızın evinde bir cesetle karşılaşırlar ve kızın Cezayirli gangsterler tarafından takip edildiğini anlarlar. Paris’ten kaçarak Akdeniz sahillerine doğru yolculuğa çıkan çift, yol boyu şiirler okuyarak, şarkılar söyleyerek, çeşitli suçlar işleyerek yolculuklarını sürdürürken en sonunda yakalanırlar. Marianne bir şekilde kaçmayı başarır; Pierrot da kaçarak Marianne’ı aramaya başlar. Marianne’ı tekrar bulduğunda ise Marianne kendisinden vazgeçmiş, bir başka erkekle beraberdir ve üçünü de kötü bir son beklemektedir…

 

 

11 Eylül Cumartesi, saat 20.30, Notre Dame de Sion Lisesi / İstanbul
Kayıt zorunludur. Kayıt olmak için buraya tıklayın.

 

12 Eylül Pazar, saat 20:00, Aya Vukla Kilisesi / İzmir

İzmir UCLG Kültür Zirvesi dahilinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle.

Giriş ücretsiz olup http://kultursanat.izmir.bel.tr/ üzerinden rezervasyon zorunludur:

 

SEQUENZA 9.3 « Akdeniz Şarkıları »

6 kadın sanatçının oluşturduğu akapella grubu

Şef: CATHERINE SIMONPIETRI

Toplumların geçmişlerinin ve etkileşimlerinin kesiştiği kavşakta bir Akdeniz müziği.

Sequenza 9.3, günümüz bestecileri tarafından 6 kadın sesi için a capella (enstrümansız) düzenlenmiş ya da özel olarak bestelenmiş eserleri seslendiriyor.

“Korsika’nın geleneklerini derin bir şekilde incelemeye başladığımda, nesillerdir anlatılagelen hikâyeler ve yüzlerce yıllık şarkılarla büyülendim ve araştırmalarımı sözlü gelenekler üzerine derinleştirmeye karar verdim.

Her biri kendine özgü kültürlerin geleneksel ya da folklorik müziklerini yeniden yapılandırmayı seviyorum. Bu şarkıların aynı zamanda hem köklü bir şekilde öz-kültüre bağlı hem de sürekli bir hareket halinde olmasını ve insanlığın evrensel varoluşuna tanıklık etmesini seviyorum.

Günümüze ulaşan bu şarkılar, yüzyıllardır onları söyleyerek aktaran dünya halklarının da yansımasıdır. Tüm o geçen zamanda parıldamayı sürdüren bu şarkılar, hala duygularımıza hitap ediyorlar, zira dokularındaki farklı katmanlarda, bizden önce yaşayanların çok özel varoluşlarını taşıyor ve bizlere sınırların olmadığı duyarlı bir miras bırakıyorlar” Catherine Simonpietri, Kurucu şef.

ENSEMBLE SEQUENZA 9.3

Ulusal ve uluslararası alanda son derece tanınmış bir akapella korosu olan L’Ensemble SEQUENZA 9.3, 20 yıl önce koro şefi ve Paris Devlet Müzik ve Dans Yüksek Konservatuvarı ve Aubervilliers Konservatuarı’nda profesör olan Catherine Simonpietri tarafından kurulmuş ve çok sayıda konser ve festivalde yer almıştır.

Grup konserlerinin yanı sıra her seviyeden müzikseverlerle atölye çalışmaları yapmakta, yerel yönetimlerle işbirliklerinde yapmakta ve bulundukları şehirlerdeki dinleyicileriyle yaratıcı buluşmalar gerçekleştirmektedir.

www.sequenza93.fr

 

Program: (1 saat, arasız)

LÜBNAN « Le jardin de mon grand-père »

Düzenleyen ;  François Saint-Yves (1971-)

KORSİKA « Nanna di Palleca »

Düzenleyen ; François Saint-Yves (1971-)

İSPANYA  « Nana »

Düzenleyen ; François Saint-Yves (1971-)

İSPANYA « Neige sur les orangers »

Besteleyen ;  Maurice Ohana, 1987 (1903-1992)

TÜRKİYE « Ilgaz »

Düzenleyen ; Coralie Fayolle (1960-)

KORSİKA « Ninina »

Besteleyen ; Henri Tomasi, 1972 (1901-1971)

İSRAİL « Nami ya Hanin Yami »

Düzenleyen ; Coralie Fayolle (1960-)

FRANSA  « Je n’verrons plus Marion »

Besteleyen,  Henri Dutilleux, 1952 (1916-2013)

FRANSA « Lou Farandoulaïre »

Besteleyen ; Daniel-Lesur, 1952 (1908-2002)

ITALYA « Dormi, Dormi O bel Bambin »

Düzenleyen ; François Saint-Yves (1971-)

FRANSA « La Margot »

Besteleyen ; Henri Dutilleux, 1952 (1916-2013)

ISRAİL « Yeroushalayim Shel Zahav »

Düzenleyen ; Coralie Fayolle (1960-)

KORSİKA « Eju Fila va la mia Rocca »

Besteleyen ; Henri Tomasi , 1972(1901-1971)

YUNANİSTAN « Les cueilleuses de Lentisques »

Eser ; Alexandros Markeas (1965-)

MISIR « Al Ya Zain »

Eser ; Alexandros Markeas (1965-)

TURKİYE « Üsküdar »

Düzenleyen ; Coralie Fayolle (1960-)

YUNANSTAN « Peri Peri »

Eser ; Alexandros Markeas (1965-)

15 Eylül Çarşamba, saat 19:00
Institut français İzmir sinema salonu
Yönetmen François Ozon
Oyuncular Félix Lefebvre, Benjamin Voisin, Philippine Velge

2020, 101 dk. (+16 yaş sınırı)

Hayatını kurtaran kahramanıyla dost olan bir gencin hikayesi. 16 yaşındaki Alexis, büyümenin beraberinde getirdiği sorunlarla baş etmeye çalışan bir gençtir.  Normandiya sahilinde ölümle burun buruna geldiğinde hayatını kurtarıp bambaşka bir yön verecek olan Dacid ile tanışır.  Alexis, David’in kahramanca davranarak hayatını kurtarmasıyla hayallerindeki arkadaş ile de tanışmış olur. Ancak Alexis için bu rüya bir yazdan daha uzun sürebilecek midir?

Film orijinal dilinde ve Türkçe altyazılıdır.
Tam: 15 TL / Öğrenci ve 65 yaş üstü: 10 TL
Biletler FKM’de satıştadır. Yerler numarasız ve kapasite 80 kişidir.
Film saatinde başlar. Film başladıktan sonra içeri seyirci alınmaz, mevcut bilet başka bir filme aktarılır.

Pandemi kuralları gereği salona girişte ateş ölçümü ve HES kodu kontrolü yapılacaktır

Gösterim boyunca maske takılması gereklidir.

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, UCLG Kültür Zirvesi kapsamında yeni bir sinema etkinliği düzenliyor.

Bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Akdeniz Sinemaları Buluşması, 8-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. Gösterimler Institut français Izmir salonu, Karaca Sineması, Kadifekale ve Bergama Gemisi’nde yapılacak.

Detaylar için https://www.izmir.art/

giriş ücretsiz  http://kultursanat.izmir.bel.tr/ üzerinden rezervasyon zorunludur:

 

Program

İZMİR ULUSLARARASI AKDENİZ SİNEMALARI BULUŞMASI EYLÜL 2021

İZMİR ULUSLARARASI AKDENİZ SİNEMALARI BULUŞMASI 8 –12 Eylül 2021

Her bir etkinlik için kontenjanlar
Karaca Sineması 40
Fransız Kültür 80
Kadifekale Gemisi 150 kişi (Karantina İskelesi)

8 Eylül Çarşamba

14.00 – KARACA SİNEMA
“Elmalar” (Mila) / Christos Nikou / Yunanistan, Slovenya, Polonya, 2020
(Ljubljana Film Festivali En İyi Film; Sevilla Film Festivali En iyi Avrupa Filmi;
Philadelphia Film Festivali En İyi Yönetmen; Chicago Film Festivali En İyi Senaryo;
Selanik Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu, 2021 Oscar’ları En İyi Uluslararası Film adayı)

17.00 –  FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“DNA” (ADN) / Maiwenn  / Fransa, 2020
(Cannes Film Festivali 2020)

21.00 –  KADİFEKALE GEMİSİ
“200 Metre” (200 metres) / Ameen Nayfeh / Filistin, Ürdün, Katar, İtalya, İsveç, 2020
(Fajr Film Festivali En İyi Senaryo, FIPRESCI ödülü; 2021 Oscar’ları Ürdün adayı)

                          Giriş bileti kaydınızı bu linkten yapabilirsiniz…

9 Eylül Perşembe
14.00 –  KARACA SİNEMA
“Burası Cennet Olmalı” (It Must be Heaven) / Elia Suleiman / Filistin, Fransa, Katar,
Almanya, Kanada, Türkiye, 2019
(Cannes Film Festivali Mansiyon, FIPRESCI ödülü; Sevilla Avrupa Film Festivali
En İyi Ortak Yapım)

17. 00 – FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“Çatlak” (Fractured) / Fikret Reyhan / Türkiye, 2020
(2021 İstanbul Film Festivali En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, FIPRESCI Ödülü,
2020 Antalya Film Festivali Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu ödülü)

10 Eylül Cuma

12.00 – SWİSSOTEL
Söyleşi (Q&A): “Akdeniz Sinemalarının Geleceği”

14.00 –  KARACA SİNEMA
“Meçhul Aziz” (The Unknown Saint) / Alaaddin Aljem / Fas, Katar, Fransa, 2019
(Tanca Film Festivali En İyi İlk Film; Vallodolid Film Festivali Gençlik Jürisi En iyi Film;
Cannes Eleştirmenler Haftası)

15.00 –  FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“Bilmemek” (Not Knowing) / Leyla Yılmaz / Türkiye, 2019
(Adana Film Festivali Yılmaz Güney Ödülü, En İyi Yönetmen, SİYAD ödülü; Ankara Film
Festivali En İyi Film, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülleri,  Antalya FilmFestivali
İzleyici Ödülü)

17.00 – FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“Aile” (Aila / The Family) / Merzak Allouache / Cezayir, Fransa, 2020
18.30 – Söyleşi (ve Henri Langlois Ödülü takdimi): Merzak Allouache

21.00 –  KADİFEKALE GEMİSİ
“Sefiller” (Les Miserables) / Ladj Ly / Fransa, 2019
(Cannes Film Festivali Jüri Ödülü, Fransa’nın Oscar 2020 adayı; Atina Film Festivali
İzleyici Ödülü, Eleştirmenler ödülü; CinEuphoria İfade Özgürlüğü Ödülü; César Ödülleri
En İyi Film, En İyi Kurgu, Yardımcı Oyuncu, İzleyici Ödülü; Deauville Film Festivali Michel
d’Ornano ödülü; Durban Film Festivali En İyi Film; El Gouna Film Festivali İzleyici Ödülü;
Avrupa Film Ödülleri Keşif Ödülü; Fransız Sinema Yazarları En iyi Film; Goya Ödülleri En
İyi Avrupa filmi; Rotterdam Film Festivali Gençlik Jürisi ödülü)


11 Eylül Cumartesi

14.00 – KARACA SİNEMA
“Savaşın Gölgesinde” (Mientras dure la Guerra) / Alejandro Amenabar / İspanya,
Arjantin 2019
(Gaudi Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu; Goya Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu,
Yapım Tasarımı, Kostüm Tasarımı, Makyaj ve Ses Tasarımı; Hayfa Festivali En İyi Film)

15.00 – FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“Papicha” / Mouina Meddour / Fransa, Cezayir, Belçika, Katar, 2019
(2020 Oscar’ları Cezayir adayı, Cesar 2020 En İyi İlk Film, En İyi Genç Oyuncu; Gouna   Festivali En İyi Arap filmi; Valladolid Film Festivali En İyi Yeni Yönetmen, İzleyici Ödülü)

17.00 – FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
“Gloria Mundi” / Robert Guédiguian / Fransa 2019
(Venedik Film Festivali Volpi kupası – En İyi Kadın Oyuncu)

21.00 – KADİFEKALE GEMİSİ
“Derisini Satan Adam” (The Man Who Sold His Skin) / Kaouther Ben Hania / Tunus,
Fransa, Belçika, Almanya, İsveç, Türkiye, 2020
(Venedik Film Festivali En İyi İlk Film (Geleceğin Aslanı), ‘Ufuklar’ En İyi Erkek Oyuncu)



12 Eylül Pazar

14.00 – KARACA SİNEMA
“Eş Anlamlılar” (Synonymes) / Nadav Lapid / İsrail, Fransa, Almanya, 2019
(Berlin Film Festivali En İyi Film, Sinema Yazarları (FIPRESCI) ödülü; Sevilla Avrupa
Filmleri Festivali En İyi Yönetmen, Stockholm FF En İyi Senaryo)

21.00 –  KADİFEKALE GEMİSİ
“Lübnan Semaları” (Sous le Ciel de Alice)  / Chloé Mazlo / Fransa, 2020
Cannes 2020 Eleştirmenler Haftası; San Francisco Film Festival 2021)

İKSV MÜZİK FESTİVALİ SIMON GHRAICHY

Fransa Başkonsolosluğu ve Institut français Türkiye işbirliğiyle, IKSV Müzik festivali kapsamında Meksika ve Lübnan kökenli Fransız piyanist Simon Ghraichy sahne alacak.

DİYALOG: YENİ RANDEVUMUZ
BOUTHEYNA BOUSLAMA

Her ayın ilk Salı günü kütüphane ekibimiz İstanbul’un sanat dünyasından birini ağırlayacak.

İlk randevumuz, yazar ve film yapımcısı Boutheyna Bouslama ile Institut français Türkiye’nin İstanbul şubesinin bahçesinde gerçekleşecek. Bu etkinlik Istanbul Accueil, Union française ve ADFE’nun desteği ile gerçekleşiyor. Herkesi bu etkinliğe bekliyoruz!

Ayrıca, 10 Eylül saat 20.00’de Boutheyna Bouslama’nın À la recherche de l’homme à la caméra filminin Fransızca gösterimi Institut français Türkiye – İstanbul şubesinin sinemasında gerçekleşecek.

Söyleşiye kayıt olmak için buraya tıklayın.

PİYANONUN ROCK YILDIZ ANKARA’DA

KONSER

“Piyanonun Rock Yıldızı” Simon Ghraichy, Institut français Ankara katkılarıyla CSO Ada Ankara sahnesinde !⠀
⏰ 7 Eylül 2021, Salı, 20.00⠀
📍 Ana Salon⠀
Berlin Filarmoni, Champs-Elysées Tiyatrosu ve Carnegie Hall gibi dünyanın en prestijli salonlarında solist olarak konser veren Simon Ghraichy, 07 Eylül akşamı Cso Ada Ankara’ya konuk olacak.⠀
Biletler Biletinial adresi ve @sanatcepte uygulamasında.

(Sanatçı, Institut français Istanbul işbirliğiyle, IKSV Müzik Festivali kapsamında 8 Eylül’de İstanbul Fransız Sarayı’nda sahne alacak).

Program:

  • Bach Liszt
    Prélude and fugue in a minor for organ (arranged for piano by Franz Liszt)
  • Albeniz
    Iberia book IV
    (Malaga, Jerez, Eritaña)
  • Verdi Liszt
    sacred dance and duetto finale from Verdi’s Aïda
  • Granados
    El Fandango de Candíl
    La maja y el ruiseñor
    (From Goyescas)
  • Mozart Liszt
    Réminiscences de Don Juan

• Etkinlik girişinde “Hayat Eve Sığar” uygulaması üzerinden HES kodu sorgulaması yapılacaktır.
• 6 yaş üzeri bilete tabidir. 6 yaş ve altı etkinliğe alınmamaktadır
• Konsere geç gelen izleyiciler alkış arasında içeri alınacaktır. Geç kalan izleyiciler, önceden yerine oturmuş izleyicileri rahatsız etmeyecek ve salon düzenini bozmayacak şekilde uygun koltuklara yönlendirilecektir.

Dinlemek için, Institut français de Turquie Spotify hesabını ziyaret edin, bağlantı https://buff.ly/38no6P0

Simon Ghraichy

Meksika ve Lübnan kökenli Fransız piyanist Simon Graichy, klasik müziğin vazgeçilmez yüzü olma yolunda. Kusursuz virtüözlüğü ve farklı müzikal bakış açısından dolayı meslektaşları tarafından takdir edilen Graichy, karizması ve rahat kişiliği sayesinde yeni kitlelere de ulaşmayı başardı.

Théâtre des Champs-Elysées, Carnegie Hall veya Berlin Filarmonosi gibi ünlü salonlar, Graichy  konserlerinde seyirci kitlelerinin yaş ortalamasının mutlak bir şekilde düştüğünü gördüler.

Paris Ulusal Yüksek Müzik Konservatuarı’nda Michel Béroff ve Daria Hovora’nın ve the Sibelius Academy in Helsinki’de Tuija Hakkila’nın öğrencisi olan müzisyen, özellikle Franz Liszt’in Réminescences Don Juan yorumunun sanat eleştirmeni Robert Hugues’ün beğeni dolu eleştirisi Wall Street Journal’da  yayınlandıktan sonra, kariyerinde 2010 yılında hızlı bir çıkış yaşar.

Ghraichy, New York Carnegie Hall, Washington DC Kennedy Center, Paris Théâtre des Champs- Elysées, l’Opéra Royal de Versailles, Berlin Filarmonisi, Peru’da Gran Teatro Nacional, Bogota’da Teatro Mayor gibi dünyanın dört bir yanında bulunan prestijli salonlarda ve Fransa, Almanya, Hollanda, Finlandiya, Norveç, Avustralya, Meksika, Küba, Brezilya, Mısır gibi ülkelerin çeşitli salonlarında hem solo, hem orkestralar ile, hem de oda müziği olarak  konserler vermektedir.

New York Bard Music Festival, Lübnan Uluslararası Baalbeck Festivali, Aix-en-Provence Festivali ve Chaise-Dieux Festivali gibi birçok festivale düzenli olarak davet edilmektedir.

2016 yılında, Simon Graichy prestijli Deutsche Grammophon ile bir anlaşma imzalar.

4 Mart 2017 yılında Théâtre des Champs-Elysées’de sarı etiketiyle çıkan albümü tüm basın tarafından kabul görür. Diskografisinin içinde aynı zamanda Liszt’in si minör sonatı, Schumann’ın Kreisleriana adlı eserlerini dahil eden Simon Ghraichy, ilk albümünü ise tamamen Franz Liszt’in « parafraz ve uyarlamalar »’ına adamıştır.

Papicha

5 Aralık Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Aralık ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

 

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Pierrot le fou
17 Ekim Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Journal d’une femme de chambre
9 Ekim Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Belle de jour
10 Ekim Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Mais vous êtes fous
31 Ekim Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Le charme discret de la bourgeoisie
10 Ekim Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Papicha
28 Kasım Pazar

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Mais vous êtes fous
9 Ekim Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:

16.10 – 19.00
31.10 – 19.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

L’Homme de Rio
17 Ekim Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kanatlarını Aç (Türkçe dublajlı)
16 Ekim Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:
24.10 – 16.00
30.10 – 16.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kanatlarını Aç (Türkçe dublajlı)
24 Ekim Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:
30.10 – 16.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

Filmin gösteriminden önce, CINÉJOSEPH 2021 yarışmasının birincisi Sera Küçük’ün “4” adlı kısa filmi yer alacak.

Arya, annesinin bir sırrını öğrendiğinde ne yapacağını bilemeyip çareyi odasındaki tabloda arar. Arkadaşı Deniz, Arya’nın annesiyle kendi babasının yollarının kesiştiğini fark edince, sırlar içinden çıkılamaz bir hal alır.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kanatlarını Aç (Türkçe dublajlı)
30 Ekim Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Petite Maman
30 Ekim Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:
31.10 – 16.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Petite Maman
24 Ekim Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:
30.10 – 19.00
31.10 – 16.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Mais vous êtes fous
16 Ekim Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Filmin diğer gösterimleri:
31.10 – 19.00

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

İdam Sehpası
7 Ekim Perşembe
Saat 20.00’da, Müze Gazhane’de, Kadıköy

Institut français Türkiye işbirliğiyle Ekim ayında Müze Gazhane’de Paris’te geçen dört Fransız film gösterimi gerçekleşecek. İlk gösterim 7 Ekim Perşembe saat 20.00’de Louis Malle’ın “İdam Sehpası” olacak.

Bu filmi kaçırmamanızı öneririz!

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

 

Zazie Metroda
14 Ekim Perşembe
Saat 20.00’da, Müze Gazhane’de, Kadıköy

Institut français Türkiye işbirliğiyle Ekim ayında Müze Gazhane’de Paris’te geçen dört Fransız film gösterimi gerçekleşecek. İkinci gösterim 14 Ekim Perşembe saat 20.00’de Louis Malle’ın “Zazie metroda” olacak.

Bu filmi kaçırmamanızı öneririz!

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

Paris Bizimdir
21 Ekim Perşembe

Saat 20.00’da, Müze Gazhane’de, Kadıköy

Institut français Türkiye işbirliğiyle Ekim ayında Müze Gazhane’de Paris’te geçen dört Fransız film gösterimi gerçekleşecek. Üçüncü gösterim 21 Ekim Perşembe saat 20.00’de Jacques Rivette’ın “Paris Bizimdir” olacak.

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

Dilili Paris’te
28 Ekim Perşembe
Saat 20.00’da, Müze Gazhane’de, Kadıköy

Institut français Türkiye işbirliğiyle Ekim ayında Müze Gazhane’de Paris’te geçen dört Fransız film gösterimi gerçekleşecek. Dördüncü gösterim 28 Ekim Perşembe saat 20.00’de Michel Ocelot’nın “Dilili Paris’te” olacak.

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Petite Maman
31 Ekim Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Ekim ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Pupille
28 Kasım Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Durgun Su
20 Kasım Cumartesi

Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

İdam Sehpası
27 Kasım Cumartesi

Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Adieu les cons (César En İyi Filmi 2020)
27 Kasım Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Durgun Su
7 Kasım Pazar

Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kara Kutu
20 Kasım Cumartesi

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kara Kutu
14 Kasım Pazar

Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Durgun Su
13 Kasım Cumartesi

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kara Kutu
7 Kasım Pazar

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Papicha
6 Kasım Cumartesi

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Adieu les cons (César En İyi Filmi 2020)
6 Kasım Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

İdam Sehpası
14 Kasım Pazar

Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Adieu les cons (César En İyi Filmi 2020)
21 Kasım Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Pupille
13 Kasım Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Papicha
21 Kasım Pazar

Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Kasım ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

Adieu les cons (César En İyi Filmi 2020)

4 Aralık Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Aralık ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

Pupille

5 Aralık Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Aralık ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi kaçırmayın.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

 

BAK KULAKTAN KULAĞA FİLMLERİ

Hafta sonu seanslarının başında Diyarbakır, Batman ve Mardinli kadınların yaşadıklarını mizahi bir dille anlatan on iki filmden bir tanesi seyirciyle buluşacak.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

85 Yazı
19 Eylül Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

8 Kadın filminin yönetmeninden 80’li yıllarda geçen bir aşk hikayesi.

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Kural Dışı
3 Eylül Cuma
Ücretsiz açık hava gösterimi
Saat 20.30’da, Institut français bahçesinde

Yeni sinema sezonumuz, Can Dostum filminin yönetmenleri Eric Toledano ve Olivier Nakache’ın Kural Dışı filminin gösterimiyle başlıyor.

Sınırlı katılım – Kayıt önerilir

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli : 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chanson Douce
5 Eylül Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Bir kaç hafta evvel Leïla Slimani, Salon Edebiyat’ta konuğumuzdu. Bu film yazarın ünlü romanından uyarlandı.

Filmin diğer gösterimleri:

11.09 – 19.00
19.09 – 19.00
25.09 – 19.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chanson Douce
11 Eylül Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Bir kaç hafta evvel Leïla Slimani, Salon Edebiyat’ta konuğumuzdu. Bu film yazarın ünlü romanından uyarlandı.

Filmin diğer gösterimleri:

19.09 – 19.00
25.09 – 19.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Les Demoiselles de Rochefort
25 Eylül Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Hayat dolu bir müzikal komedi olan bu film, Fransız sinemasının bir klasiği ve Catherine Deneuve’ün ilk filmi.

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!
Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chanson Douce
19 Eylül Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Bir kaç hafta evvel Leïla Slimani, Salon Edebiyat’ta konuğumuzdu. Bu film yazarın ünlü romanından uyarlandı.

Bir sonraki gösterim:
25.09 – 19.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!
Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chambre 212
4 Eylül Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Sıra dışı ve harika bir romantik bir film.

Bir sonraki gösterim:
12.09 – 16.00
26.09 – 19.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

T.C. Içişleri bakanlığı’nın yayınlamış olduğu genelgeye istinaden 6 Eylül 2021 tarihi itibariyle etkinlik katılımlarında, fotoğraflı kimlik belgesi, en az iki doz uygulandığına dair aşı belgesi, aşı olunmadıysa en geç 48 saat önce yapılmış PCR negatif test sonucu ya da (bilimsel olarak bağışıklık süresi olan) son 6 ay içinde Covid 19 geçirildiğine dair belgelerini ibraz etmeleri zorunlu olacaktır.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chambre 212
12 Eylül Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Sıra dışı ve harika bir romantik bir film.

Bir sonraki gösterim:
26.09 – 19.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!
Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chambre 212
26 Eylül Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Sıra dışı ve harika bir romantik bir film.

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Quai d’Orsay
5 Eylül Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Çizgi romandan uyarlanan bu film,  bu yıl aramızdan ayrılan ünlü yönetmen Bertrand Tavernier’nin anısına gösterilecek.

Diğer gösterimler:

18.09 – 16.00
26.09 – 16.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!
Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Quai d’Orsay
18 Eylül Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Çizgi romandan uyarlanan bu film,  bu yıl aramızdan ayrılan ünlü yönetmen Bertrand Tavernier’nin anısına gösterilecek.

Diğer gösterimler:
26.09 – 16.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!
Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Chanson Douce
25 Eylül Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Bir kaç hafta evvel Leïla Slimani, Salon Edebiyat’ta konuğumuzdu. Bu film yazarın ünlü romanından uyarlandı.

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Les Demoiselles de Rochefort
4 Eylül Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Hayat dolu bir müzikal komedi olan bu film, Fransız sinemasının bir klasiği ve Catherine Deneuve’ün ilk filmi.

Diğer gösterim tarihleri:
12.09 – 19.00
25.09 – 16.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Les Demoiselles de Rochefort
12 Eylül Pazar
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

Hayat dolu bir müzikal komedi olan bu film, Fransız sinemasının bir klasiği ve Catherine Deneuve’ün ilk filmi.

Diğer gösterim tarihleri:
25.09 – 16.00

 

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

Quai d’Orsay
26 Eylül Pazar
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

Çizgi romandan uyarlanan bu film,  bu yıl aramızdan ayrılan ünlü yönetmen Bertrand Tavernier’nin anısına gösterilecek.

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

85 Yazı
11 Eylül Cumartesi
Saat 16.00’da, Institut français sinemasında

8 Kadın filminin yönetmeninden 80’li yıllarda geçen bir aşk hikayesi.

Diğer gösterim gün ve saatleri:
18.09 – 19.00
19.09 – 16.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

INSTITUT FRANÇAİS’DE SİNEMA KEYFİ!

Eylül ayı boyunca, Institut français sinemasında her Cumartesi ve Pazar günleri saat 16.00 ve 19.00’da gerçekleşecek (ücretli: 15 TL ve sınırlı kapasiteli) film gösterimlerimizi  kaçırmayın.

85 Yazı
18 Eylül Cumartesi
Saat 19.00’da, Institut français sinemasında

8 Kadın filminin yönetmeninden 80’li yıllarda geçen bir aşk hikayesi.

Diğer gösterim gün ve saatleri:
19.09 – 16.00

Machines à bulles isimli sergimizin kapsamında her gösterim öncesi, Pénélope Bagieu’nun çizgi romanından uyarlanan Culottées serisinin bir bölümü gösterilecek.

Institut français İzmir, gitarist, yorumcu, besteci ve şair Antonio Placer’i ağırlıyor. Placer konserinin ardından dinleyicilerle müzik üzerine sohbet edecek. Bu buluşmayı kaçırmayın! Etkinlik ücretsiz olup, rezervasyon zorunludur : kultur.izmir@ifturquie.org

Antonio Placer

Şarkıcı, müzisyen, şair, besteci, düzenlemeci, Fransa’da yaşayan bir Galiçeli… Placer kariyeri boyunca farklı rüzgarlarla şekillenen bir dünya müziği yaratıyor. Müziğinin doğasını ya da tarzını net olarak tanımlamak zor, zira yaptığı ne tam olarak Flamenko, ne caz, ne fado ne tango ya da klasik müzik. Onun sanatı, öncelikle ve en önemli olarak, tüm varlığıyla kapladığı sahnesi. Jacques Brel’in içtenliği, Léo Ferré’nin asabiyeti, Jean Ferrat’nın devrimci tutkusuna sahip Placer, çeyrek yüzyıldır, içimizi titreten trajedik müziğiyle ve sahnedeki varlığıyla seyircilerini derinden vuruyor.

30’dan fazla ülkede sergilediği 20 sahne performansı yaratan sanatçının 300’den fazla bestesi ve yayımlanmış 13 albümü bulunmaktadır. Şiirleri farklı dillere çevrilmiştir. Fernando Suarez Paz (Astor Piazolla’nın kemancısı), Renaud García-Fons, Steve Swallow, Paulo Bellinati, Carlo Rizzo, Elena Ledda, Angélique Ionatos, Amancio Prada, Rocío Marquez, Gabriele Mirabassi, Toninho Ferragutti, Jean-Marie Machado, Stracho Temelkovski, Jean-François Baez, Jorge « Negrito » Trasante, Cristina Azuma, Mauro Palmas gibi isimlerle sahne almıştır.

 

Institut français İzmir, Uluslararası İzmir Festivali için İzmir’de bulunan Antonio Placer’i trio grubuyla ikinci bir konserle 1 Eylül Çarşamba günü 21.00’de kendi bahçesinde ağırlıyor.

Antonio Placer vokal

Antonio Campos vokal

Juan Antonio Suárez “Canito” Gitar.

Trio bizlere flamenko, jazz ve çigan müzikleri eşliğinde hoş bir akşam yaşatacak.

Biletler 24 Ağustos’tan itibaren Institut français İzmir gişesinden temin edilebilir.

 

Institut français İzmir, 34. Uluslararası İzmir Festivali dahilinde, Antonio Placer Sextet’i “Trovaores” adlı projeyle Antonio Campos ve Flamenko dansçısı Rafael Campallo eşliğinde, 31 Ağustos Salı günü 21:30’da Çeşme Kalesi’nde ağırlıyor.

Biletler İKSEV gişelerinden temin edilebilir. Bilgi: www.iksev.org

Antonio Campos Vokal, Cajon
Pablo Suárez Piyano
Juan Antonio Suárez “Canito” Gitar
Jose Luis López Viyolonsel
Gabriele Mirabassi Klarinet
Antonio Placer Vokal
Rafael Campallo Flamenko dans

Trovaores projesi, Flamenko, caz ve şansonların, Grenoble ve Granada’nın karla kaplı dağlarının kalbinden çıkıp bir araya gelişinin hikayesidir. Altı müzisyen ve bir dansçı, kurallardan oluşan ama sınırları aşan müzikal bir hikaye anlatmak için büyük bir heyecanla bir araya geliyorlar. Sanatçıların düzenlemeleri bizleri Flamenko’nun temellerinden caz melodilerine, İspanik ve Galiçya geleneksel şarkılarına götürüyor. Performanslara, her tınının ve vuruşun, farklı tarzların oluşturduğu derin enerjiye saygı duruşunda bulunduğu yeni bir nefes ve ritim veriyor.

“Trovaores” farklı geçmişlerden gelen iki güçlü, zıt ve birbirini tamamlayan sesin bir arada yer aldığı olduğu, yarı yolda ya da herhangi bir yerde bir köprü gibi buluştuğu bir gösteri. Öyle ki, büyü çağırdığında sertleşen, duygular dayanılmaz olduğunda geri çekilen derin seslerin taşıdığı iki sanat ve şiir evrenini bir arada harmanlar. Güçlü bir bütünlük ve adanmışlığı taşır. Trovaores eylemdeki ve etkileşimdeki bir büyüdür, “karanlık seslerin” ve aynı zamanda bir araya gelmenin ruhudur.

Antonio Placer Vokal, sanat yönetmeni

Şarkıcı, müzisyen, şair, besteci, düzenlemeci, Fransa’da yaşayan bir Galiçeli… Placer kariyeri boyunca farklı rüzgarlarla şekillenen bir dünya müziği yaratıyor. Müziğinin doğasını ya da tarzını net olarak tanımlamak zor, zira yaptığı ne tam olarak Flamenko, ne caz, ne fado ne tango ya da klasik müzik. Onun sanatı, öncelikle ve en önemli olarak, tüm varlığıyla kapladığı sahnesi. Jacques Brel’in içtenliği, Léo Ferré’nin asabiyeti, Jean Ferrat’nın devrimci tutkusuna sahip Placer, çeyrek yüzyıldır, içimizi titreten trajedik müziğiyle ve sahnedeki varlığıyla seyircilerini derinden vuruyor.

30’dan fazla ülkede sergilediği 20 sahne performansı yaratan sanatçının 300’den fazla bestesi ve yayımlanmış 13 albümü bulunmaktadır. Şiirleri farklı dillere çevrilmiştir. Fernando Suarez Paz (Astor Piazolla’nın kemancısı), Renaud García-Fons, Steve Swallow, Paulo Bellinati, Carlo Rizzo, Elena Ledda, Angélique Ionatos, Amancio Prada, Rocío Marquez, Gabriele Mirabassi, Toninho Ferragutti, Jean-Marie Machado, Stracho Temelkovski, Jean-François Baez, Jorge « Negrito » Trasante, Cristina Azuma, Mauro Palmas gibi isimlerle sahne almıştır.

Antonio Campos Vokal “2020 Latin Grammy ödülleri adayı”

Antonio Campos Katalonya’ya göç eden ve ardından Granada’ya yerleşen Endülüs’lü bir ailede doğdu. Flamenko dansını, profesyonel olarak sahne almamış ama son derece yetenekli olan aile üyelerinden öğrendi. İlk tutkusu olan gitar derslerini Granada’lı ustalardan aldı ve uzun süre Flamenko salonlarında çaldı. 10 yıl boyunca gitarla eşlik ettikten sonra, tamamen şans eseri şarkı söylemeye başladı. “Granà baila por Tango” albümünde, yaşlı bir çingeneden duyduğu şarkıyı yorumladı. 1997 yılından itibaren Sacromonte’de bir kulüpte sahne aldı. Granada’nın ardından Madrid’de Casa Patas, Suristan, La Cuarta Pared, Galileo Galilei, Caracol ve Clamores gibi prestijli kulüplerde çaldı. Bu performansları kariyerini dünya çapında salonlarda sahne almaya ve dansçılara eşlik etmeye taşıdı. Mario Maya, Antonio Canales, Rafaela Carrasco, Merche Esmeralda, Javier Barón, Manuela Carrasco, Isabel Bayón, Mercedes Ruiz, Rocío Molina, Javier Latorre, Andrés Peña, Manuel Liñán, El Farru, La Moneta, Belén Maya… Güçlü ve bir o kadar da hassas sesi, geleneksel şarkı kültürünün derin bilgisini yansıtmaktadır.

Rafael Campallo Flamenko dans 

Sevilla’da doğan Campallo, flamenko çalışmalarına 11 yaşında José Galván ile başladı ardından Manolo Marín ile eğitimini genişletti. Henüz 16 yaşındayken İspanya ve Japonya’dan konuk sanatçı olarak solo dans performanslarını sunmaya başladı. 1992’de Expo Sevilla’da ünlü “Azabache” gösterisinde yer aldı ve María Pagés tarafından, prömiyeri Sevilla Bienali’nde yapılan “Tango” gösterisi için seçildi. 1996’da Manuel Soler’in “Por aqui te quiero ver” ve Manuela Carrasco’nun “La Raíz del Grito” projelerine katıldı. Ayrıca Mario Maya’nın yönettiği Endülüs Dans Topluluğu’nda yer aldı.

1999’da yönetmen José Antonio, dansçıyı “Golpes de la Vida” projesi için koreograf ve baş dansçı olarak bünyesine aldı. Aynı yıl Festival de Cante de Las Minas’ta Premio Desplante ödülünü kazandı ve Vicente Amigo ile işbirliğine başladı. Daha sonra Miguel Ángel Berna’nın “Flamenco se escribe con jota” gibi eserlerinde yer almaya başladı ve “Puente de Triana” prodüksiyonunun prömiyerini 2010 Jerez Festivali’nde yaptı. 2012 Sevilla Bienali’nde kapanış galasına davet edilen sanatçılardan biriydi. Dünyanın en prestijli sahnelerinde sahne almayı sürdüren Campallo, 2021 yılında Meksika Turnesini yeni tamamlamıştır.

 

Trovaores MC2 Grenoble ve Musiques Créatives du Sud ortak yapımıdır. Grenoble Belediyesi, Auvergne-Rhône-Alpes Bölgesi ve Isère Bölümü desteğiyle.

 

16-20 Ağustos 2022, Gümüşlük Bodrum

Institut français İzmir, bu yıl da 19. Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali’ne destek veriyor.

Festival kapsamında 16-20 Ağustos 2022 tarihleri arasında dünyaca ünlü Fransız çelist Ophelie Gaillard eğitmenliğinde gerçekleşecek çello masterclassı için Institut français İzmir olarak iki çello öğrencisine burs veriyoruz.

Adaylar başvurularını danisma.izmir@ifturquie.org adresine gönderebilirler “. Son başvuru tarihi 10 Ağustos.

 

Program çok yakında

Institut français İzmir 18. Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali’ne destek vererek Fransız çellist Henri Demarquette ve piyanist Özgür Ünaldı’yı 18 Ağustos’ta Gümüşlük Antik Taş Ocağı’nda ağırlıyor. İkinci konser İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle 19 Ağustos’ta İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Ücretsiz davetiyeniz için link : http://kultursanat.izmir.bel.tr/sayfalar/acikhavameydankonser.aspx

Program:

J.S. Bach | Cello Suite No.3, Do major, BWV 1009
Prélude
II. Allemande
Courante
Sarabande
Bourrée
Bourrée
Gigue

Johannes Brahms | Viyolonsel ve Piyano için Sonat, Mi minör, No. 1, Op.38
Allegro non troppo
Allegretto quasi Menuetto
Allegro

-ARA-

Dmitri Shostakovich | Viyolonsel ve Piyano için Sonat , Op. 40
I – Allegro non troppo
II – Allegro
III – Largo
IV – Allegro

Pyotr Tchaikovsky | Pezzo capriccioso, Op. 62

 

Henri Demarquette

Henri Demarquette, on üç yaşında Paris Yüksek Müzik Konservatuarı’na girerek Philippe Muller ve Maurice Gendron ile çalıştı. Yeteneği çabucak fark edildi ve oybirliğiyle Paris’te Pierre Fournier ve Paul Tortelier ve ABD’de Bloomington’da Janos Starker ile çalışmasını sağlayan bir birincilik ödülü aldı.
Sahneye aşina olan Demarquette, ilk konserine on yedi yaşında Paris’teki Théâtre du Châtelet’teki bir resitalde çaldı. Kendisini Prag ve Paris’te Dvorák’ın Viyolonsel Konçertosu’nu çalmaya davet eden Lord Yehudi Menuhin’in dikkatini çeken sanatçı 2005 yılında Fondation Simone et Cino del Duca’dan bir ödül aldı.
Kariyeri daha sonra uluslararası bir boyut kazanan sanatçı dünyanın en büyük Fransız ve uluslararası orkestralarından bazılarıyla birlikte çalmaya davet edildi: Orchester National de France, Londra Filarmoni, Weiner KammerOrchester, Ensemble Orchestral de Paris, Tokyo Senfoni Orkestrası, Orchester National Bordeaux Aquitaine, Sinfonia Varsovia ve Neue Philharmonie Westfalen… Ayrıca en sevdiği piyano ortakları olan Boris Berezovsky, Michel Dalberto, Jean-Bernard Pommier, Fabrizio Chiovetta, Vanessa Benelli Mosell ve Jean-Frédéric Neuburger ile birlikte sahne aldı. Sanatçı 2015 yılında Augustin Dumay, Svetlin Roussev ve Miguel da Silva ile yaylı çalgılar dörtlüsünü kurdu.
Son derece yaratıcı ve tutkulu olan Henri Demarquette, birçok paralel projede yer almaktadır. 2014’te Fransız akordeoncu Richard Galliano ile düet yaparak Bach’tan Galliano’ya eklektik bir programda sahne aldı ve Orchestre Royal de Chambre de Wallonie ile akordeon, çello ve orkestra için Kontraslar prömiyerini yaptı. Aynı yıl, L’Ensemble Vocal Sequenza 9.3. ile birlikte, Catherine Simonpietri tarafından yönetilen orijinal bir viyolonsel topluluğu ve bir acapella korosu olan “Vocello”yu yarattı.
Üç yıl sonra, Michel Legrand’ın Viyolonsel Konçertosu’nun prömiyerini yaptı ve eseri Orchestre Philharmonique de Radio France ve Mikko Franck ile Sony için kaydetti.
Doğal merakı onu düzenli olarak çağdaş müzik icra etmeye ve Olivier Greif (Durch Adams Fall Concerto), Pascal Zavaro (Konçerto), Eric Tanguy (Nocturne), Florentine Mulsant (Sonata) ve Alexandre Gasparov (Nocturne) gibi bestecilerle yakın çalışmaya itmiştir.
Henri Dutilleux’un Tout un monde lointain konçertosunun Musikalische Akademie des Nationaltheater-Orchesters Mannheim ile Frédéric Chaslin yönetimindeki performansı 2016 yılında France Europe Média tarafından filme alınmıştır.
Henri Demarquette, Paris Ecole Normale de Musique Cortot’ta ders vermeyi sürdürmektedir.

Sanatçı 1700 tarihli Goffredo Cappa’nın çellosu ve 1820 tarihli Persois yayı ile çalmaktadır.

Foto H. Demarquette  © Yannick PERRIN

 

Özgür Ünaldı

Avusturya’da düzenlenen Uluslararası Johannes Brahms Yarışması’nda piyano dalında ödül alan ilk Türk olan Özgür Ünaldı, üç turluk üstün performansı ve “en iyi Brahms yorumuyla” uluslararası çevrelerde büyük ilgi topladı ve birçok müzik otoritesinin dikkatini çekti.

Ünaldı, yedi yaşında Prof. Seçkin Gökbudak’tan özel piyano ve teori dersleri alarak ilk müzik eğitimine başladı. Konservatuvar hayatı boyunca Gülnara Aziz’in öğrencisi olduğu Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’ndeki Lisans eğitimini “Bölüm ve Fakülte Birincisi” olarak tamamladı ve ardından Moskova – Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nın aspirantura (sanatta yeterlik) sınavlarını kazanarak Moskova’da Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı’nın eğitim bursuyla okumaya başladı. Moskova’da Prof. İrina Plotnikova’nın piyano sınıfına girmeye hak kazanan Ünaldı, sınıfta özel bir yer edinerek 2010 yılında Moskova – Çaykovski Devlet Konservatuarı’ndaki doktora çalışmalarını başarı ile tamamladı.

Özgür Ünaldı, yurtiçi ve yurtdışında birçok konser, festival, resital ve çalıştaylarla kariyerinde ilerlerken önde gelen orkestra şeflerinin yönetimindeki farklı senfoni orkestralarıyla konçertolar seslendirdi. Hayal gücüyle beslenen detaylı ve sorgulayıcı yorumculuk prensiplerinin bilimle buluşması şeklinde tanımlanabilecek, Prof. Robert Levin’in bulguları temelinde geliştirdiği doğaçlamalı Mozart yorumları yankı uyandırdı ve övgüler aldı, Mozart yorumculuğu hakkında yazdığı bilimsel makale de yayınlandı.

Özgür Ünaldı, solist olarak kariyerini sürdürmesinin yanı sıra oda müziği alanına büyük katkılar yapmakta, farklı topluluklarla müzik serüvenine devam etmektedir. Özgecan Günöz (keman) ve Çağlayan Çetin (çello) gibi seçkin müzisyenlerden oluşan Bosphorus Trio’nun üyesidir, ünlü üçlünün, dünyanın önde gelen plak şirketlerinden birisi olan Naxos’tan “Turkish Piano Trios” başlıklı albümü Ağustos 2020’de tüm dünyada yayınlanmıştır, albüm Ferid Tüzün, Oğuzhan Balcı gibi bestecilerimizin dünya prömiyeri kayıtlarını içermektedir. Özgür Ünaldı, eşi Elena Ünaldı ile viyola-piyano ikilisi olarak yurtiçi ve yurtdışında özgün programıyla öne çıkan resitaller de vermektedir. Elena ve Özgür Ünaldı ikilisinin “Bach Cafe Dijital” platformundan çıkan “Sözsüz Şarkılar ve Arpeggione” albümü bulunmaktadır. Sanatçı, piyanist Gökhan Aybulus’la beraber iki piyano için yazılmış ve parlak virtüözite gerektiren eserleri farklı konser salonlarında seslendirmeye devam etmektedir. Covid-19 salgını sırasında kayıt/konser şeklinde CRR Konser Salonu’nda gerçekleştirdikleri “176 Tuşta Rahmaninov” resitali büyük ses getirmiştir.

Aynı zamanda besteci olan Ünaldı, kompozisyon alanında Hatıra Ahmedli Cafer, Bujor Hoinic ve Zarife Bakihanova’yla çalışmıştır. Solo piyano için farklı formlarda bestelediği Prelüd, Tokkata, Çeşitlemeler gibi eserleri, klasik dönem konçertolar için kadansları, ikili ve üçlü enstrümanlar için düzenlemeleri bulunmaktadır. Son eseri olan “Alnar Çeşitlemeleri” solo piyano için yazılmış ve son derece olumlu eleştiriler ve övgüler almıştır. Bu yeni eserin kaydı da ilk kez “Bach Cafe Dijital” platformundan çıkmıştır.

Özgür Ünaldı, yurtiçi ve yurtdışında aktif olarak sürdürdüğü konser hayatının yanında Türkiye’nin önde gelen konservatuvarlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda doçent ünvanıyla Piyano Anasanat Dalı’ndaki görevine devam etmekte, öğrencileri yarışmalar ve solistlik seçmelerinde çeşitli başarılar kazanmaktadır.

BAŞVURU ÇAĞRISI

EURASIADOC Türkiye

BELGESEL FİLM SENARYO ATÖLYESİ 2021

  • Son Başvuru Tarihi: 20 Ağustos 2021

EurasiaDoc Belgesel Film Senaryo Atölyesi Başvurularınızı Bekliyor!

Fikirler projelere, projeler belgesel film senaryosuna nasıl dönüşür?

Bir belgesel film dosyası nasıl hazırlanır?

Bir yönetmenin yazım sürecinde yaşadığı zorluklara, hep birlikte yaratıcı çözümler üretiyoruz!

Yönetmen ve yapımcı Samuel Aubin tarafından yürütülen EurasiaDoc Belgesel Film Senaryo Atölyesi, 2015 yılında İstanbul’da başladıktan sonra 2019 yılından itibaren EurasiaDoc Amed adıyla Diyarbakır’da yapılmaya devam etti. Bu sene İstanbul’da düzenlenecek atölyeye, uzun metraj yaratıcı belgesel projelerinizle başvurabilirsiniz.

EurasiaDoc Belgesel Film Atölyesi, belgesel ile ilgilenen kişilere, film yapım sürecine profesyonel bir bakış açısıyla yaklaşmaları ve kişisel olarak sanatsal eğilimlerini güçlendirmeleri konusunda destek vermeyi ve uluslararası iş birliğinin artmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Film projelerinin eleştirel analizinin yapılması, finansman olanaklarının araştırılması, en önemlisi de sinema destek fonlarına, yapımcı ve televizyon yayıncılarının katıldığı ortak yapım buluşmalarına yapılacak başvurularda sunulacak  ”belgesel film dosyasının” oluşturulması bu atölyenin belli başlı amaçlarındandır.

EurasiaDoc 2021

Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği, Documentarist, CinAmed Film Kolektifi, DocMonde ve Ecran Libre işbirliği ile yapılan Eurasiadoc Belgesel Film Senaryo Atölyesi bu yıl Lyon Belediyesi ve Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından sağlanan finansal destekle gerçekleştirilecek.

Atölye, başvurular arasından seçilecek olan 6 projenin yönetmenlerinin katılımıyla, Fransızca-İngilizce / Türkçe tercüman eşliğinde yapılacak.

İki bölüm şeklinde gerçekleştireceğimiz atölyenin birinci bölümü 6 – 9 Eylül 2021 tarihlerinde çevrimiçi olarak yapılacak.

Atölyenin ikinci bölümü ise pandemi koşullarına bağlı olarak 23 – 28 Ekim 2021 tarihlerinde çevrimiçi ya da İstanbul’da bir araya gelerek gerçekleştirilecek.

Atölyede geliştirilen projelerden üçü,  Aralık ayında yapılması planlanan Eurasiadoc Ortak Yapım Buluşması’na katılabilecek.

Program

Eurasiadoc belgesel film senaryo atölyesi, katılımcıların kişisel projelerinin analiz edileceği, hem birebir hem de kolektif oturumların yapılacağı bir sisteme dayalıdır. Katılımcılar, toplam on gün boyunca eğitmen eşliğinde film izlemelerini de içeren çeşitli egzersizler üzerine yoğunlaşarak senaryolarını geliştirirler. Atölyenin sonunda ‘pitching’ ve ortak yapım buluşmalarına hazırlık amaçlı olarak misafir yapımcıların olduğu bir ortamda proje sunum alıştırmaları yapılır. Eğitmen Samuel Aubin rehberliğinde her bir belgesel filmin senaryo yazımı tamamlanır ve proje dosyaları oluşturulur.

Önemli Notlar:

-Atölyeye katılım ücretsizdir.

-Çevrimiçi yapılacak oturumlar için katılımcıların bilgisayar ve yeterli bir internet altyapısına sahip olmaları gerekmektedir.

-Atölyenin ikinci kısmı, pandemi koşullarına bağlı olarak, İstanbul’da yüz yüze yapılırsa, şehir dışından katılacak olan proje sahiplerinin ulaşım ve otel harcamaları kendilerine aittir.

Başvuru

Başvurular, süresi en az 40 dakika olan ”yaratıcı belgesel” projelerine açıktır.

Başvuru formu ve ek belgeleri göndermek için son tarih 20 Ağustos 2021’dir.

Başvurular yalnızca e-posta yoluyla aşağıdaki adrese gönderilecektir: eurasiadocamed2021@gmail.com

Başvuru İçin Gerekli Belgeler:

Başvuru dosyası, aşağıdaki belgeleri içermelidir:

  1. Doldurulmuş başvuru formu (TÜRKÇE veya KÜRTÇE)
  2. Yönetmenin özgeçmişi (TÜRKÇE veya KÜRTÇE) ve 1 adet fotoğrafı (JPEG)
  3. Sinopsis (En fazla 2 sayfa TÜRKÇE veya KÜRTÇE’nin yanı sıra İNGİLİZCE çevirisi)
  4. Atölyeden beklentilerinizi içeren niyet mektubu (En fazla 1 sayfa TÜRKÇE veya KÜRTÇE’nin yanı sıra İNGİLİZCE çevirisi)
  1. Varsa projeyle ilgili görsel malzeme linkleri ve varsa bir önceki filmin linki.

EKSİK BAŞVURULAR DEĞERLENDİRMEYE ALINMAYACAKTIR.

Projelerin Seçilmesi

Değerlendirme komitesi, atölyeye katılmaya uygun görülen 6 adet projeyi, atölyenin başlangıç tarihinden 10 gün önce duyuracak, seçilmeyen projeler için gerekçe gösterilmeyecektir.

Başvuru Formu:  form 

 

 

Institut français Türkiye, İstanbul şubesiKadiköy Belediyesi işbirliğiyle Kalamış Yaz Festivali kapsamında Kolektif İstanbul’un konserini sunuyor.

İstanbul sahnesinin yerinde duramayan elementi Kolektif İstanbul, dinleyiciyi Balkanlardan başlayarak Anadolu’ya devam eden bir seyahate çıkaracak. Grup alaturkadan Roman havalarına; tangodan rock’n roll’a uzanan bir macera sunuyor.

17 ağustos saat 21.00’de gerçekleşecek bu konseri sakın kaçırmayın!

Fransa’nın Brötanya bölgesinden Richard Laniepce tarafından 2006 yılında İstanbul’da kurulan grup, günümüze kadar farklı müzisyenlerle çalışarak müziğini zenginleştirdi. Montreux Caz Festivali, Schleswig-Holstein Müzik Festivali, İstanbul Caz Festivali, Fira Mediterrania gibi uluslararası festivallerde performanslar sergiledi. İstanbul Kolektif, müzik yolculuğuna günümüzde, Laniepce (saksafon) başta olmak üzere Aslı Doğan (vokal), Batuhan Baraç (davul), Ertan Şahin (suzafon), Tamer ve Talat Karaoğlu kardeşlerden (tuşlu çalgılar ve klarnet) oluşan altı kişilik kadrosuyla devam ediyor.

Bilet satın almak için buraya tıklayın.

CerModern işbirliği ile Institut français Türkiye’den Fransız Sinema Haftası.

Institut français Türkiye, bu yaz ve sonbaharda tüm ülkeyi gezecek yepyeni bir sinema projesini duyurmaktan mutluluk duyuyor.

Fransız Sinema Haftası adıyla başlatılan proje kapsamında Türkiye’de vizyona girmemiş 5 Fransız yapımı uzun metrajlı film ve 5 Türk ya da ortak yapım kısa metraj film Ankara’dan başlayarak 20’den fazla şehirde gösterilecek.

Fransız Sinema Haftası’nın ziyaret edeceği şehirlerde, sinemaseverler 5 gün boyunca her akşam bir Türk yönetmen ya da yapımcı tarafından çekilen bir kısa metrajlı filmin ardından aynı temada ve Türkçe altyazılı bir Fransız filmini izleyebilecekler. İzleyiciler bu vesile ile bir sosyal komedi, bir drama, bir animasyon filmi, bir belgesel ve bir aile komedisini keşfetme sansı bulacak.

Ankara programı (biletler )

01.07.2021, Perşembe, 20.30

Ablam (Burcu Aykar, Türkiye, 2019, 22 dk, Türkçe)

Elif 10, ablası Ayşe 13 yaşında. 1980’lerde, İstanbul’da bir yaz. Elif özgürce sokaklarda oynar. Ayşe ise yeni beliren göğüslerini banyo aynasında görmeye çalışırken düşüp bacağını yaralayınca, yazı yatarak geçirmek zorunda kalır. Ablasının kendisine sürekli sinirlenmesini anlamaz Elif, Ayşe sanki ulaşamadığı, başka bir diyardadır.

Felicita (Bruno Merle, Fransa, 2020, 82 dk, aile komedisi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Tim ve Chloé için mutluluk, günü yaşamak ve bağımsızdır. Ama yarın yaz bitiyor. Kızları Tommy okula geri dönecektir ve bu yıl bu büyük randevuyu kaçırmaması gerekiyor. Tabii tüm bunlar Chloé kaybolmadan, Tim bir araba çalmadan ve bir kozmonot tarih yazmadan önceydi.

04.07.2021, Pazar, 20.30

 Ondan Bahsetmiyorum (Ayris Alptekin, Türkiye, 2020, 13 dk, Türkçe)

Bir arkadaşından bir süredir iletişim kurmaya çalıştığı Derya’nın “rahat” bir kız olduğu bilgisini öğrenen Ali, ailesinin yokluğundan faydalanarak Derya’yı evine davet etmeye karar verir. Fakat görünenin ardındaki iletişimsizlik Ali ve Derya’nın ilişkisini başladığı gün sonlandıracaktır. Ondan Bahsetmiyorum, ergenliğin doruklarında el yordamı ile ilişki kurmaya çalışan bu iki gencin bir gününe tanıklık eder.

La vie scolaire (Grand Corps Malade & Mehdi Idir, Fransa, 2019, 111 dk, sosyal komedi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Cumhuriyet okulunun, hayatın ve mücadelenin kalbinde bir yıl! Samia, memleketi Ardèche’den Saint-Denis kentindeki zorlu bir üniversiteye gelir. Yinelenen disiplin problemlerini, mahalleye ağır gelen sosyal gerçekliği, aynı zamanda hem öğrencilerin hem de danışman ekibinin inanılmaz canlılığını ve mizahını keşfetti. Bunların arasında mahallenin büyüğü Moussa ve kiracı Dylan vardır. Samia uyum sağlar ve kısa sürede en yıkıcı olanın coşkusunu kanalize etmekten zevk alır.

 

05.07.2021, Pazartesi, 20.30

Kötü Kız (Ayçe Kartal, Türkiye & Fransa, 2017, 8 dk, Türkçe)

Ayce Kartal imzalı “Kötü Kız”, ülkemizin hasır altı edilen meselelerinden birini, küçük kız çocuklarına uygulanan toplu tecavüz şiddetini ele alıyor. Bıçak sırtı bir konu. Yönetmen bu sert konuyu işlemek için animasyonun yumuşak çizgilerine başvurmuş. S. adlı küçük bir kızın hastanede uyandığı bir sahneyle açılıyor film. Küçük kız yavaş yavaş geçmişi, bastırmaya çalıştığı travmatik anılarını hatırlıyor. Freud, psikanaliz teorisinde buna “bastırılanın geri dönüşü” diyor.

Les hirondelles de Kaboul (Zabou Breitman & Eléa Gobbé-Mévellec, Fransa, 2018, 81 dk, animasyon, Fransızca, Türkçe altyazılı)

1998 yazı, harap Kabil, Taliban tarafından işgal edilir. Genç Mohsen ve Zunaira birbirlerini çok seviyorlar. Günlük şiddete ve sefalete rağmen geleceğe inanmak istiyorlar. Mohsen’in aptalca bir hareketi hayatlarını alt üst edecek.

 

06.07.2021, Salı, 20.30

Sulukule Mon Amour (Azra Deniz Okyay, Türkiye, 2016, 6 dk, Türkçe)

Gizem ve Dina, İstanbul’un yıkımla karşı karşıya olan Sulukule semtinde iki genç kadındır. Yüksek, yanan renkli dumanların üzerinde muzaffer bir şekilde yükselen bir meşale ile sokaklarda ve antik şehir surlarının tepesinde dans ederler. Dansları direniştir, özgürlüklerinin bir kutlamasıdır.

Hayaletler (Azra Deniz Okyay, Turkiye & Fransa, 2020, 90 dk, dram, Türkçe)

Türkiye genelinde saatler süren bir elektrik kesintisinin yaşandığı bir günde, aynı mahalleden dört kişinin yolları çakışır. Arkadaşıyla bir yarışma kazanıp hiphop dansçısı olmak isteyen Didem, belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan ve hapisteki oğluna acilen para yollamak isteyen İffet, kentsel dönüşüm fırsatçısı Raşit ve mahallenin çocuklarına gönüllü sinema dersleri veren Ela’nın yolları bu ‘karanlık’ günde kesişir. Hepsi kendi yollarını çizerek domino etkili bir kaosta ayakta kalmaya çalışmaktadır. Hayaletler, o gün İstanbul’un Sucular semtinde yaşananları, bu dört farklı insanın birbirine geçen hikâyeleri üzerinden anlatıyor ve günümüz Türkiyesi’ne dair distopik bir portre çiziyor. Azra Deniz Okyay’ın filmi Venedik Film Festivali, Eleştirmenler Haftası’nda En İyi İlk Film Ödülü aldı.

 

11.07.2021, Pazar, 20.30

Fotoğraf Altı (Aylin Kızıl, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe)

Fotoğraf Altı, Helin Apartmanı’nın Diyarbakır surlarına ve çevresine hakim yüksek damından  şehrin yıkılıp yeniden yapılan ve her an yıkılma ihtimalini barındıran mahallelerine bakıyor. Film, imaja hakim olmaya çalışan bir üst sesin, anlamın parçası olmaya başlayan bir bedene ve konuma kısacık yolculuğu.

Li vir (Sibel Öğe, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe ve Kürtçe)

2005’ten bu yana yüzlerce filme, oyuna, konsere, söyleşiye ev sahipliği yapan Batman Yılmaz Güney Sinema Salonu’nun önce yanması, ardından yıkılmasıyla birlikte geride kalan beton alana adım atıyoruz Li Vir (Burada) ile. Geleceği belirsiz, bekleyiş halindeki bu beton boşluk, içine geçmişin sesleri doldukça bir mekâna dönüşmeye başlıyor. Bu mekânın ve içinde paylaşılan kültürün hatırasıyla cadde sesleri duyulmaz olurken, üretmenin, beraber olmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın gücü şimdi ve burada bizi etkisi altına alıyor.

Bu filmler Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK programı kapsamında Temmuz 2020-Nisan 2021 arasında düzenlenen, Anadolu Kültür ve Institut français Türkiye tarafından desteklenen Kulaktan Kulağa Kolektif Video Üretim Atölyesi çerçevesinde üretilmiştir.

Le grand bal (Lætitia Carton, Fransa, 2018, 91 dk, belgesel, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Bu bir balonun hikayesi. Büyük bir balo. Her yaz, Avrupa’nın dört bir yanından iki binden fazla insan, orta Fransa’daki kırsalın bir köşesinde bir araya gelip dans etmek, yeniden dans etmek için akın ediyor. 7 gün 8 gece tekrar tekrar dans eder, zamanın nasıl geçtiğini anlamazlar, yorgunluklarına ve bedenlerine meydan okurlar. Dönüyor, gülüyor, dönüyor, ağlıyor, şarkı söylüyor. Ve yaşamın nabzı atmaya devam eder.

 

Fransız Sinema Haftası İstanbul’da

17 – 18 – 19 Aralık
Sinematek / Sinema Evi Kadiköy ve Institut français Türkiye

Institut français Türkiye’nin, yaz aylarından bu yana tüm ülkeyi gezen sinema projesi İstanbul’da.

Fransız Sinema Haftası adıyla başlatılan proje kapsamında Türkiye’de vizyona girmemiş 5 Fransız yapımı uzun metrajlı film ve 5 Türk ya da ortak yapım kısa metraj film Ankara’dan başlayan yolculuğunu İstanbul’da sürdürüyor. Projenin sonunda filmler 20’den fazla şehirde gösterilmiş olacak.

Türkiye’de on yedi farklı şehirde gerçekleşen gösterimlerin ardından, Fransız sinema haftası İstanbul’da!
17-19 Aralık tarihleri arasında, izleyiciler üç gün boyunca Türkçe altyazılı bir kısa metraj ve ardından bir uzun metraj izleyebilecekler. Sinemaseverler böylece bir komedi, bir drama, bir animasyon filmi, bir belgesel ve bir aile komedisi seyredecekler.

Filmler Türkçe altyazılı. Kayıt gerekmiyor. Sınırlı kapasite. Girişte aşı karnesi ve HES kod istenecektir.
Sinematek: 5 – 10 TL // Institut: 10 – 15 TL .

 

PROGRAM

17 Aralık Cuma, 19.00

Ondan Bahsetmiyorum (Ayris Alptekin, Türkiye, 2020, 13 dk, Türkçe)

Bir arkadaşından bir süredir iletişim kurmaya çalıştığı Derya’nın “rahat” bir kız olduğu bilgisini öğrenen Ali, ailesinin yokluğundan faydalanarak Derya’yı evine davet etmeye karar verir. Fakat görünenin ardındaki iletişimsizlik Ali ve Derya’nın ilişkisini başladığı gün sonlandıracaktır. « Ondan Bahsetmiyorum », ergenliğin doruklarında el yordamı ile ilişki kurmaya çalışan bu iki gencin bir gününe tanıklık ediyor.

La vie scolaire – Okul Hayatı – (Grand Corps Malade & Mehdi Idir, Fransa, 2019, 111 dk, sosyal komedi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Cumhuriyet değerlerine sahip bir okulunun, hayatın ve mücadelenin kalbinde bir yıl! Genç rehber öğretmen Samia, memleketi Ardèche’den Saint-Denis kentindeki zorlu bir okulda çalışmak üzere gelir. Burada, bitmek bilmeyen disiplin sorunlarını ve mahallenin üzerine çöken sosyal gerçekliği keşfederken, öğrencilerin ve danışman ekibinin inanılmaz canlılığına ve mizahına şahit olacaktır. Mahallenin büyüğü Moussa ve Dylan’ın da olduğu gruba uyum sağlayan Samia kısa sürede okulda sorun çıkaranların davranışlarını yönlendirip, neredeyse bundan keyif almaya başlar…

18 Aralık Cumartesi, 16.00

Kötü Kız (Ayçe Kartal, Türkiye & Fransa, 2017, 8 dk, Türkçe)

Ayce Kartal imzalı “Kötü Kız”, ülkemizin hasıraltı edilen meselelerinden birini, küçük kız çocuklarına uygulanan toplu tecavüz şiddetini ele alıyor. Bıçak sırtı bir konu. Yönetmen bu sert konuyu işlemek için animasyonun yumuşak çizgilerine başvurmuş. S. adlı küçük bir kızın hastanede uyandığı bir sahneyle açılıyor film. Küçük kız yavaş yavaş geçmişi, bastırmaya çalıştığı travmatik anılarını hatırlıyor. Freud, psikanaliz teorisinde buna “bastırılanın geri dönüşü” diyor.

Les hirondelles de Kaboul – Kabil Kırlangıçları – (Zabou Breitman & Eléa Gobbé-Mévellec, Fransa, 2018, 81 dk, animasyon, Fransızca, Türkçe altyazılı)

1998 yazı, harap Kabil, Taliban tarafından işgal edilir. Genç Mohsen ve Zunaira birbirlerini çok sevmektedir. Günlük şiddete ve sefalete rağmen geleceğe inanmak isteyen gençlerin hayatı, Mohsen’in aptalca bir hareketiyle alt üst olacaktır.

18 Aralık Cumartesi, 19.00

Sulukule Mon Amour (Azra Deniz Okyay, Türkiye, 2016, 6 dk, Türkçe, İngilizce altyazılı)

Gizem ve Dina, İstanbul’un yıkımla karşı karşıya olan Sulukule semtinde iki genç kadındır. Yüksek, yanan renkli dumanların üzerinde muzaffer bir şekilde yükselen bir meşale ile sokaklarda ve antik şehir surlarının tepesinde dans ederler. Dansları direniştir, özgürlüklerinin bir kutlamasıdır.

Hayaletler (Azra Deniz Okyay, Turkiye & Fransa, 2020, 90 dk, dram, Türkçe, İngilizce altyazılı)

Türkiye genelinde saatler süren bir elektrik kesintisinin yaşandığı bir günde, aynı mahalleden dört kişinin yolları çakışır. Arkadaşıyla bir yarışma kazanıp hiphop dansçısı olmak isteyen Didem, belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan ve hapisteki oğluna acilen para yollamak isteyen İffet, kentsel dönüşüm fırsatçısı Raşit ve mahallenin çocuklarına gönüllü sinema dersleri veren Ela’nın yolları bu ‘karanlık’ günde kesişir. Hepsi kendi yollarını çizerek domino etkili bir kaosta ayakta kalmaya çalışmaktadır. Hayaletler, o gün İstanbul’un Sucular semtinde yaşananları, bu dört farklı insanın birbirine geçen hikâyeleri üzerinden anlatıyor ve günümüz Türkiye’sine dair distopik bir portre çiziyor. Azra Deniz Okyay’ın filmi Venedik Film Festivali, Eleştirmenler Haftası’nda En İyi İlk Film Ödülü aldı.

Gösterimden sonra, Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin ile yönetmen ve senarist Azra Deniz Okyay arasında bir söyleşi gerçekleştirilecek (Fransızca).

19 Aralık Pazar, 16.00

Ablam (Burcu Aykar, Türkiye, 2019, 22 dk, Türkçe)

Elif 10, ablası Ayşe 13 yaşında. 1980’lerde, İstanbul’da bir yaz. Elif özgürce sokaklarda oynar. Ayşe ise yeni beliren göğüslerini banyo aynasında görmeye çalışırken düşüp bacağını yaralayınca, yazı yatarak geçirmek zorunda kalır. Ablasının kendisine sürekli sinirlenmesini anlamaz Elif, Ayşe sanki ulaşamadığı, başka bir diyardadır.

Felicita – Mutluluk – (Bruno Merle, Fransa, 2020, 82 dk, aile komedisi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Tim ve Chloé için mutluluk, günü yaşamak ve özgürlüktedir. Ama yaz bitmek üzeredir ve kızları Tommy okula geri dönüşünü kaçırmak istememektedir. Her şey yolunda gidiyordu, ta ki Chloé kaybolana, Tim bir araba çalana ve bir kozmonot hikayeye dahil olana kadar…

Gösterim sonrası, yönetmen Burcu Aykar ve izleyiciler arasında soru cevap bölümü yer alacak (Türkçe).

19 Aralık Pazar, 19.00

Fotoğraf Altı (Aylin Kızıl, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe)

Fotoğraf Altı, Helin Apartmanı’nın Diyarbakır surlarına ve çevresine hakim yüksek damından şehrin yıkılıp yeniden yapılan ve her an yıkılma ihtimalini barındıran mahallelerine bakıyor. Film, imaja hakim olmaya çalışan bir üst sesin, anlamın parçası olmaya başlayan bir bedene ve konuma kısacık yolculuğu.

Li vir – Burada – (Sibel Öğe, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe ve Kürtçe)

2005’ten bu yana yüzlerce filme, oyuna, konsere ve söyleşiye ev sahipliği yapan Batman Yılmaz Güney Sinema Salonu’nun önce yanması, ardından yıkılmasıyla birlikte geride kalan beton alana adım atıyoruz. Geleceği belirsiz, bekleyiş halindeki bu beton boşluk, içine geçmişin sesleri doldukça bir mekâna dönüşmeye başlıyor. Bu mekânın ve içinde paylaşılan kültürün hatırasıyla cadde sesleri duyulmaz olurken, üretmenin, beraber olmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın gücü şimdi ve burada bizi etkisi altına alıyor.

Bu 2 film « Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK » programı kapsamında Temmuz 2020 – Nisan 2021 arasında düzenlenen, Anadolu Kültür ve Institut français Türkiye tarafından desteklenen Kulaktan Kulağa Kolektif Video Üretim Atölyesi çerçevesinde üretilmiştir.

Le grand bal – Büyük Balo –  (Lætitia Carton, Fransa, 2018, 91 dk, belgesel, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Bir balo hikayesi. Büyük bir balo. Her yaz, Avrupa’nın dört bir yanından iki binden fazla insan, orta Fransa’daki kırsalın bir köşesinde bir araya gelip dans etmek, yeniden dans etmek için akın ediyor. 7 gün 8 gece boyunca dans eden, dans etmeye doymayan, zamanın nasıl geçtiğini anlamayan, yorgunluklarına ve bedenlerine meydan okuyan insanlar… Kendi etraflarında dönüp duranlar, kahkahalar atanlar, ağlayanlar, şarkı söyleyenlerle,  yaşamın nabzı atmaya devam edecektir…

 

Fransız Sinema Haftası İzmir’de

Institut français Türkiye’nin, yaz aylarından bu yana tüm ülkeyi gezen sinema projesi İzmir’de.

Fransız Sinema Haftası adıyla başlatılan proje kapsamında Türkiye’de vizyona girmemiş 5 Fransız yapımı uzun metrajlı film ve 5 Türk ya da ortak yapım kısa metraj film Ankara’dan başlayan yolculuğunu İzmir’de sürdürüyor.  Projenin sonunda filmler 20’den fazla şehirde gösterilmiş olacak.

Fransız Sinema Haftası’nın ziyaret edeceği şehirlerde, sinemaseverler 5 gün boyunca her akşam bir Türk yönetmen ya da yapımcı tarafından çekilen bir kısa metrajlı filmin ardından aynı temada ve Türkçe altyazılı bir Fransız filmini izleyebilecekler. İzleyiciler bu vesile ile bir sosyal komedi, bir drama, bir animasyon filmi, bir belgesel ve bir aile komedisini keşfetme sansı bulacak.

Biletler 10 TL, Institut français Izmir gişesinde satılmaktadır.

PROGRAM

21 Ekim Perşembe, 19.00

Ablam (Burcu Aykar, Türkiye, 2019, 22 dk, Türkçe)

Elif 10, ablası Ayşe 13 yaşında. 1980’lerde, İstanbul’da bir yaz. Elif özgürce sokaklarda oynar. Ayşe ise yeni beliren göğüslerini banyo aynasında görmeye çalışırken düşüp bacağını yaralayınca, yazı yatarak geçirmek zorunda kalır. Ablasının kendisine sürekli sinirlenmesini anlamaz Elif, Ayşe sanki ulaşamadığı, başka bir diyardadır.

Felicita – Mutluluk – (Bruno Merle, Fransa, 2020, 82 dk, aile komedisi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Tim ve Chloé için mutluluk, günü yaşamak ve özgürlüktedir. Ama yaz bitmek üzeredir ve kızları Tommy okula geri dönüşünü kaçırmak istememektedir. Her şey yolunda gidiyordu, ta ki Chloé kaybolana, Tim bir araba çalana ve bir kozmonot hikayeye dahil olana kadar…

22 Ekim Cuma, 19.00

Ondan Bahsetmiyorum (Ayris Alptekin, Türkiye, 2020, 13 dk, Türkçe)

Bir arkadaşından bir süredir iletişim kurmaya çalıştığı Derya’nın “rahat” bir kız olduğu bilgisini öğrenen Ali, ailesinin yokluğundan faydalanarak Derya’yı evine davet etmeye karar verir. Fakat görünenin ardındaki iletişimsizlik Ali ve Derya’nın ilişkisini başladığı gün sonlandıracaktır. « Ondan Bahsetmiyorum », ergenliğin doruklarında el yordamı ile ilişki kurmaya çalışan bu iki gencin bir gününe tanıklık ediyor.

La vie scolaire – Öğrenci Ofisi – (Grand Corps Malade & Mehdi Idir, Fransa, 2019, 111 dk, sosyal komedi, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Cumhuriyet değerlerine sahip bir okulunun, hayatın ve mücadelenin kalbinde bir yıl! Genç rehber öğretmen Samia, memleketi Ardèche’den Saint-Denis kentindeki zorlu bir okulda çalışmak üzere gelir. Burada, bitmek bilmeyen disiplin sorunlarını ve mahallenin üzerine çöken sosyal gerçekliği keşfederken, öğrencilerin ve danışman ekibinin inanılmaz canlılığına ve mizahına şahit olacaktır. Mahallenin büyüğü Moussa ve Dylan’ın da olduğu gruba uyum sağlayan Samia kısa sürede okulda sorun çıkaranların davranışlarını yönlendirip, neredeyse bundan keyif almaya başlar…

 

23 Ekim Cumartesi, 19.00

Kötü Kız (Ayçe Kartal, Türkiye & Fransa, 2017, 8 dk, Türkçe)

Ayce Kartal imzalı “Kötü Kız”, ülkemizin hasıraltı edilen meselelerinden birini, küçük kız çocuklarına uygulanan toplu tecavüz şiddetini ele alıyor. Bıçak sırtı bir konu. Yönetmen bu sert konuyu işlemek için animasyonun yumuşak çizgilerine başvurmuş. S. adlı küçük bir kızın hastanede uyandığı bir sahneyle açılıyor film. Küçük kız yavaş yavaş geçmişi, bastırmaya çalıştığı travmatik anılarını hatırlıyor. Freud, psikanaliz teorisinde buna “bastırılanın geri dönüşü” diyor.

Les hirondelles de Kaboul – Kabil Kırlangıçları – (Zabou Breitman & Eléa Gobbé-Mévellec, Fransa, 2018, 81 dk, animasyon, Fransızca, Türkçe altyazılı)

1998 yazı, harap Kabil, Taliban tarafından işgal edilir. Genç Mohsen ve Zunaira birbirlerini çok sevmektedir. Günlük şiddete ve sefalete rağmen geleceğe inanmak isteyen gençlerin hayatı, Mohsen’in aptalca bir hareketiyle alt üst olacaktır.

 

25 Ekim Pazartesi, 19.00

Sulukule Mon Amour (Azra Deniz Okyay, Türkiye, 2016, 6 dk, Türkçe)

Gizem ve Dina, İstanbul’un yıkımla karşı karşıya olan Sulukule semtinde iki genç kadındır. Yüksek, yanan renkli dumanların üzerinde muzaffer bir şekilde yükselen bir meşale ile sokaklarda ve antik şehir surlarının tepesinde dans ederler. Dansları direniştir, özgürlüklerinin bir kutlamasıdır.

Hayaletler (Azra Deniz Okyay, Turkiye & Fransa, 2020, 90 dk, dram, Türkçe)

Türkiye genelinde saatler süren bir elektrik kesintisinin yaşandığı bir günde, aynı mahalleden dört kişinin yolları çakışır. Arkadaşıyla bir yarışma kazanıp hiphop dansçısı olmak isteyen Didem, belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan ve hapisteki oğluna acilen para yollamak isteyen İffet, kentsel dönüşüm fırsatçısı Raşit ve mahallenin çocuklarına gönüllü sinema dersleri veren Ela’nın yolları bu ‘karanlık’ günde kesişir. Hepsi kendi yollarını çizerek domino etkili bir kaosta ayakta kalmaya çalışmaktadır. Hayaletler, o gün İstanbul’un Sucular semtinde yaşananları, bu dört farklı insanın birbirine geçen hikâyeleri üzerinden anlatıyor ve günümüz Türkiye’sine dair distopik bir portre çiziyor. Azra Deniz Okyay’ın filmi Venedik Film Festivali, Eleştirmenler Haftası’nda En İyi İlk Film Ödülü aldı.

 

26 Ekim Salı, 19.00

Fotoğraf Altı (Aylin Kızıl, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe)

Fotoğraf Altı, Helin Apartmanı’nın Diyarbakır surlarına ve çevresine hakim yüksek damından şehrin yıkılıp yeniden yapılan ve her an yıkılma ihtimalini barındıran mahallelerine bakıyor. Film, imaja hakim olmaya çalışan bir üst sesin, anlamın parçası olmaya başlayan bir bedene ve konuma kısacık yolculuğu.

Li vir – Burada – (Sibel Öğe, BAK programı, Türkiye, 2021, 6 dk, Türkçe ve Kürtçe)

2005’ten bu yana yüzlerce filme, oyuna, konsere ve söyleşiye ev sahipliği yapan Batman Yılmaz Güney Sinema Salonu’nun önce yanması, ardından yıkılmasıyla birlikte geride kalan beton alana adım atıyoruz. Geleceği belirsiz, bekleyiş halindeki bu beton boşluk, içine geçmişin sesleri doldukça bir mekâna dönüşmeye başlıyor. Bu mekânın ve içinde paylaşılan kültürün hatırasıyla cadde sesleri duyulmaz olurken, üretmenin, beraber olmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın gücü şimdi ve burada bizi etkisi altına alıyor.

Bu 2 film « Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK » programı kapsamında Temmuz 2020 – Nisan 2021 arasında düzenlenen, Anadolu Kültür ve Institut français Türkiye tarafından desteklenen Kulaktan Kulağa Kolektif Video Üretim Atölyesi çerçevesinde üretilmiştir.

Le grand bal – Büyük Balo –  (Lætitia Carton, Fransa, 2018, 91 dk, belgesel, Fransızca, Türkçe altyazılı)

Bir balo hikayesi. Büyük bir balo. Her yaz, Avrupa’nın dört bir yanından iki binden fazla insan, orta Fransa’daki kırsalın bir köşesinde bir araya gelip dans etmek, yeniden dans etmek için akın ediyor. 7 gün 8 gece boyunca dans eden, dans etmeye doymayan, zamanın nasıl geçtiğini anlamayan, yorgunluklarına ve bedenlerine meydan okuyan insanlar… Kendi etraflarında dönüp duranlar, kahkahalar atanlar, ağlayanlar, şarkı söyleyenlerle,  yaşamın nabzı atmaya devam edecektir…

 

 

Salon Bilginin ikinci buluşmasında, Pera Müzesi’nde açılan Etel Adnan sergisi kapsamında, Yves Michaud ve Saadet Özen, serginin eş küratörü Serhan Ada moderatörlüğünde Etel Adnan’ın yazılarını ve yazı ile resim arasında kurduğu ilişkiyi odağına alan bir çevrimiçi sohbet gerçekleştiriyor.

Yaşadığı Paris’te, halen yazmaya ve çizmeye devam eden Etel Adnan’ın, Serhan Ada editörlüğündeki Türkçe derleme kitabı yakında Everest Yayınları’ndan okuyucularla buluşacak.

Etkinlik, 7 Temmuz Çarşamba saat 19.00’da Zoom üzerinden, simültane çeviri ile gerçekleşecek.

Kayıt olmak için buraya tıklayın.

 

Konuşmacılar hakkında;

Fransız filozof Yves Michaud, Paris’teki École Normale Supérieure ve Sorbonne’da felsefe ve bilim okudu. Araştırmalarında politik şiddet ve empirizm’e yoğunlaşarak, John Locke ve David Hume‘ün çalışmaları üzerine doktorasını yaptı. 1989 yılından 1997’ye kadar Paris Güzel Sanatlar Okulu’nun direktörlüğünü yaptı. 2000 yılında, Michaud, Fransız hükümetinin bir girişimi olan bilim alanındaki gelişmelerin paylaşılması adına Université de tous les savoirs‘ı (Tüm bilimlerin üniversitesi) Jean-Jacques Aillagon ortaklığında kurdu.

Saadet Özen, Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. 1997’den itibaren yayıncılık hayatının içinde olan Özen editörlük, çevirmenlik ve yazarlık yaptı. Belgesel ve sinema alanında da araştırmacı ve metin yazarlığı çalışmaları yürüttü. Everest Yayınları’nda editörlük yapmaya devam ederken Paris EHESS’te tarih alanında doktora çalışmalarını sürdürüyor.

Yazı, şiir ve çevirileri çeşitli dergi, gazete ve yayınevinde yayımlanan Serhan Ada, 1997-2010 arasında Radikal gazetesinde “İnce/Uzun” başlığıyla şiirle köşe yazısı arasındaki denemelerini paylaştı. Şiir kitapları İlan-ı Şiir(1995) ile Üç Fiiller Kitabı (2012) Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Etel Adnan’ın Arap Kıyameti’ni (2012, Metis) Fransızcadan, Raffaele Gianghian’ın Hodorçur, Vatanını Arayan Bir Gezginin Seyahati’ni (2016, İletişim) İtalyancadan çevirdi. Everest Yayınları’nda ilk kitabı Geçen Yüzyılın Ortasında – Çocukluk Nesneleri (deneme), Kasım 2019’da, ikinci kitabı Dökmeden Sayılan Zaman (şiir) Ocak 2020’de yayımlandı. “İmkânsız Eve Dönüş” sergisinin eş küratörlüğünü üstlenen Ada, santralistanbul’un kurucu direktörlüğünü yaptı. 24 yıldır İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde çalışıyor; sanat kuramı, kültür politikası üzerine dersler veriyor.

Jef Giansily Quintet konseri
30 Haziran Çarşamba
Saat 19.00’da, Bursa – Balat Atatürk Ormanı 

“6.Nilüfer Caz tatili festivali” kapsamında Institut français Türkiye İstanbul Şubesi, Nilüfer Belediyesi ortaklığı ve Alliance française Bursa işbirliğiyle Jef Giansily Quintet’in caz konserini düzenliyor.

Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

MASTERCLASS “BİR ÇİZERİN YOLCULUĞU” 

24 Haziran Perşembe
Saat 19.00, Zoom üzerinden

Institut français Türkiye, Taksim şubesinde şu anda sergilenen “9. Sanata Yolculuk” sergisine yanı sıra sizlere çizgi roman üzerine bir masterclass sunuyor. Ersin Karabulut, ünlü karikatür dergisi Uykusuz’daki kariyerini, farklı zorluklarını ve ilhamını nereden geldiğini anlatacak.

Masterclass’ın ardından soru-cevap bölümü olacak.

Etkinlik sadece Türkçe olacak.
Kayıt olmak için buraya tıklayın.

23 Haziran Çarşamba, 18.00’de Zoom üzerinden (etkinlik Türkçe gerçekleşecek)

Institut français Türkiye, İstanbul şubesi, Atelier Dada’nın işbirliğiyle 5-13 yaş arası çocuklara yönelik çevirimiçi ve yüz yüze olmak üzere iki illüstrasyon atölyesi düzenliyor.

Atölyelerin konusu: seçmiş olduğumuz ünlü bir sanat eserini katılımcılar  kendi özgün tarzlarıyla yeniden yaratacaklar.

Online etkinlik için gerekli malzemeler :

  • A3 suluboya kağıdı
  • sulu boya
  • fırça
  • kağıt peçete
  • sünger
  • kurşun kalem
  • silgi
  • siyah markerZoom’a bağlanmak için buraya tıklayın.
    ID : 975 5140 1734

2016 yılında Lycée français Pierre-Loti’den mezun olan Verda Samanlı, sanat eğitimi almak üzere Paris’e taşınmıştır. 2016-2019 yılları arasında Paris 1 Panthéon Sorbonne Üniversitesi’nde Arts Plastiques (Plastik Sanatlar) bölümünde eğitimini tamamlayan Verda, mezuniyetinin ardından İstanbul’a taşınarak Atelier Dada’yı kurmuştur. 2019 ‘dan beri Atelier Dada bünyesinde sanat çalışmalarına devam eden Verda, aynı zamanda gençlere ve çocuklara yönelik sanat atölyeleri düzenlemektedir.

 

19 Haziran Cumartesi 14.00’de yüz yüze (Institut français İstanbul şubesinde)
23 Haziran Çarşamba, 18.00’de Zoom üzerinden (sadece Türkçe)

Institut français Türkiye, İstanbul şubesi, Atelier Dada’nın işbirliğiyle 5-13 yaş arası çocuklara yönelik çevirimiçi ve yüz yüze olmak üzere iki illüstrasyon atölyesi düzenliyor.

Atölyelerin konusu: seçmiş olduğumuz ünlü bir sanat eserini katılımcılar  kendi özgün tarzlarıyla yeniden yaratacaklar.

2016 yılında Lycée français Pierre-Loti’den mezun olan Verda Samanlı, sanat eğitimi almak üzere Paris’e taşınmıştır. 2016-2019 yılları arasında Paris 1 Panthéon Sorbonne Üniversitesi’nde Arts Plastiques (Plastik Sanatlar) bölümünde eğitimini tamamlayan Verda, mezuniyetinin ardından İstanbul’a taşınarak Atelier Dada’yı kurmuştur. 2019 ‘dan beri Atelier Dada bünyesinde sanat çalışmalarına devam eden Verda, aynı zamanda gençlere ve çocuklara yönelik sanat atölyeleri düzenlemektedir.

19 Haziran tarihindeki yüzyüze atölyeye kayıt olmak  için: com@ifturquie.org adresine mail atmanız gerekmektedir.
Atölye 10 kişi ile sınırlı olacaktır.

 

23 Haziran’da Zoom üzerindenki gerçekleşecek çevrimiçi atölyeye katılmak için buraya tıklayın. Atölye Türkçe gerçekleşecek.
ID : 975 5140 1734

Online etkinlik için gerekli malzemeler:

  • A3 suluboya kağıdı
  • sulu boya
  • fırça
  • kağıt peçete
  • sünger
  • kurşun kalem
  • silgi
  • siyah marker

 

18 Haziran Cuma, 16:00 Online / Zoom

Institut français İzmir kütüphanesinin aylık sinema buluşması Ciné Bla Bla online olarak sürüyor.  Bu ay konuğumuz sinema alanında çalışmalarıyla tanınan Sayın Vecdi Sayar. Bu yıl ilki düzenlenecek İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali’nin direktörlüğünü üstlenen Sayar ile hoş bir sinema sohbetinde buluşmak üzere sizleri bekliyoruz!

Etkinlik ücretsiz olup, Zoom platformu üzerinden gerçekleşecektir. Kayıt zorunludur: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Etkinlik Türkçe ve Fransızcadır, çeviri yapılmayacaktır.

 

1950’de Zonguldak’ta doğan Vecdi Sayar, ODTU Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. Sinema ve tiyatroya olan ilgisiyle, bu alanlarda çalışmalara başladı, gazete ve dergilerde eleştiri ve makaleler yazdı. Farklı tiyatrolarda sahne tasarımcılığı, sinema dergisi yöneticiliği, İstanbul Şehir Tiyatrosu ve Ankara Çağdaş Sanat Sahne Tiyatrosu gibi topluluklarda kültür yöneticiliği yaptı.

Ankara ve İstanbul  sinemateklerinin idaresini üstlendi. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nda program yönetmenliği, Expo’92 Dünya Fuarı’nda Türkiye temsilciliği, 1996’da Habitat II’nin Kültürel Etkinlikler sorumluluğu, Kültür Bakanlığı Müşavirliği, Paris Büyükelçiliği Kültür Müşavirliğini üstlendi. 3 yıl süreyle TRT2’de İki Film Birden adlı programı gerçekleştirdi. TÜRSAK Vakfı’nın kurucuları arasında olan Vecdi Sayar, birçok ülkede Türk Filmleri Festivalleri düzenledi, uluslararası yayınlarda Türk sinemasına dair yazılar yazdı.

Vecdi Sayar, Cumhuriyet Gazetesi’nde “Kedi Gözü” adlı köşesinin yanı sıra, çeşitli dergilerde sinema, tiyatro yazıları yazdı; İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde sinema ve kültür yönetimi dersleri verdi.

Vecdi Sayar İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ilki düzenlenecek İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali’nin direktördür. (21 Haziran – 1 Temmuz)

10 – 19 Haziran

Institut français İzmir, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali”ne ev sahipliği yapacak. 100 yerli ve yabancı film, Institut français’nin sinema salonunun yanı sıra İzmir Sanat, Karaca Sineması, Konak Sineması, Cinemapink, Kültürpark ve Kadifekale Gemisi’nde izlenebilecek. Festivalde ayrıca söyleşi ve yarışmalar da yer alacak.

Gösterimler ücretsizdir.

AASSM’de yapılacak 10 Haziran saat 19.00 açılış Töreni ve Zülfi Livaneli Film Müzikleri Konseri, 15 Haziran 20.30 Caz eşliğinde (Küspert & Kollegen) sessiz film gösterisi,,19 Haziran 19.00 Ödül Töreni ve Nina Rota Ensemble konseri biletleri http://kultursanat.izmir.bel.tr/ adresi üzerinden alınabilir.

 

Program

21 Haziran – 1 Temmuz

Institut français İzmir, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen “İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali”nde yer alan bazı filmlerin gösterimlerine ev sahipliği yapacak. Aralarında Jacques Demy’nin klasikleşmiş filmlerinin de bulunduğu 80’den fazla yerli ve yabancı film, Institut français’nin sinema salonunun yanı sıra İzmir Sanat ve Bıçakçı Han’da görülebilecek. Festivalde ayrıca söyleşi ve yarışmalar da yer alacak.

Tüm gösterimlerde pandemi koşullarına uygun olarak maske ve mesafe kuralına uyulacaktır. Institut français’nin gösterimlerine alınacak kişi sayısı -50- dir. 
Film gösterimleri ve konserlere İzmir Büyükşehir Belediyesi web sitesinden ücretsiz bilet alınarak giriş yapılması gerekmektedir. Etkinlik alanına girişlerde rezervasyon kodunun gösterilmesi zorunludur.

Rezervasyon

Program linkine tıklayın

Festival kataloğunu görüntüleyin

https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/izmir-uluslararasi-film-ve-muzik-festivali-dunya-muzik-gunu-nde-basliyor/45131/156 

21 Haziran Dünya Müzik Şenliği’yle aynı andan başlayan festivalin konusuna uygun olarak, Institut français’nin sunduğu müzik konulu filmleri de IfCinéma üzerinden 10 Haziran – 10 Temmuz tarihleri arasında ücretsiz olarak izleyebilirsiniz… 

İlk Bilgi Salonumuz için Pascal Garbe ile şehirdeki bitkilerin tarihinde bir gezintiye çıkacağız. Orta Çağ’dan 21. yüzyılın kentsel yaklaşımlarına, Singapur’dan Malmö’ye, İstanbul ve Nantes’dan geçerek, konuğumuz  bize bitkilerin insani gelişme için nasıl gerekli olduğunu anlatacak.
Peyzajist olmasının yanı sıra bitkiler üzerine sayısız kitabın da yazarı olan Pascal Garbe, uluslararası alanda en çok tanınan Fransız bahçe uzmanlarından biridir.

Kayıt olmak için buraya tıklayın

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz. 

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

 

Institut français Türkiye sizlere geleneksel basılı yayınlar için çizilen çizgi romanlarla ve tamamen dijital yeni formatlarda yaratılan çizgi romanların karışımından oluşan melez bir çizgi roman sergisi sunmaktan mutluluk duyuyor. Bu sergi, bu yıl Institut français tarafından dünya çapında düzenlenen çizgi roman senesini de sona erdiriyor.

İstanbul seçkimiz, çizer Ersin Karabulut’un Fransızca ve Türkçe yayımladığı çalışmaları arasında derlenen çizgi roman sayfalarıyla zenginleştirildi. İki dilde iki güzergâha ayrılan sergi, 1981 İstanbul doğumlu bu müthiş çizgi romancının resmedilmiş dünyalarını ziyaret etmenizi sağlayacak.

Çizgi romanın diğer yeni yüzleri olarak, dijital format biçiminde ”Le grand méchant renard” ve “Phallaina”    isimli eserleri sergiliyoruz.  Bu dijital çalışmalar, Institut français “Machine à bulles ” sergisi bünyesinde yapılan dijital çizgi roman panelindeki örneklerden ikisidir.  Çizgi romanın çok yönlü ve olağanüstü dünyasını deneyimleyin, bizimle birlikte 9. sanatın birçok yüzünü keşfedin!

Ersin KARABULUT
1981 yılında İstanbul’da doğdu. Lise yıllarından başlayarak Pişmiş Kelle, Gırgır, Lombak, Penguen ve kurucusu olduğu Uykusuz da dahil olmak üzere bir çok yayında karikatürler ve çizgi öyküler yazıp çizdi. Mimar Sinan Üniversitesi, Grafik Tasarım bölümünden mezun oldu. Reklam ajanslarına storyboard ve illüstrasyonlar hazırladı. Uykusuz Dergisi’ndeki editörlük ve çizerlik görevinin yanı sıra 2016’dan beri Fransız yayınevleri Fluide Glacial ve Dargaud için çalışıp, Türkçe ve Fransızca çizgi roman albümleri üretiyor. Yurtiçi ve yurtdışında çizgi roman ve öykü anlatımı üzerine atölyeler düzenliyor.

Institut français Türkiye Edebiyat Salonu etkinliğinde bu ay Vinciane Despret’yi ağırlayacağız. 16 Haziran Çarşamba 2021 saat 19.00’da gerçekleşecek çevrimiçi etkinliğin kolaylaştırıcılığını her zamanki gibi Yiğit Bener üstleniyor. Yazara, Doğru Soruları Sorsaydık Hayvanlar Ne Söylerdi (Tellekt Yayınları, 2019) kitabını Türkçe’ye kazandıran çevirmen Ahmet Nüvit Bingöl’de de eşlik edecek.

——–

“Örümceklerin titreşimli şiirinden haberdar mısınız? Ya kıllı burunlu vombatların kutsal mimarisinden? Bir ahtapotun gelgeç aforizmalarını hiç kulak kabarttınız mı?

Yoksa siz de mi “hayvanların ne yaptığı ve ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmez” diyenlerdensiniz?

Oysa yüce İrokuva Ulusunun toplantılarının açılışında sorulan ilk soru, kurtların adına kimin söz alacağıydı, çünkü önemli kararlar almadan önce onların da ne düşündüğünü dikkate almalıydılar.

Gerçi, bir hayvanın ne düşündüğünü anlamak için ona hangi soruları sormak gerek? Ve hangi sorunun doğru soru olduğunu nasıl anlayacağız?

Belçika’nın Liège kentinde yaşayan Despret önce felsefe okur ve işsiz kalır. Bunun üzerine bir de psikoloji okur ve bu kez üniversitenin felsefe fakültesinde işe alınır… Bilim felsefesine yönelir, ardından da Etoloji, yani kendi doğal ortamlarında yaşayan hayvanların davranışlarını inceleyen bilim dalında uzmanlaşır, alanın önemli referanslarından biri haline gelir.  

Despret, yazdığı çok sayıda makale ve kitapta hayvanlarla ilişkilerimizi baştan düşünmemiz ve birlikte yaşam ilkesine oturtmamız gerektiğini anlatıyor.

Sonuçta, “hayvanlardan ve haklarından bana ne? İnsan haklarını hallettik de sıra hayvanlara mı geldi?” diyebilir miyiz? Hayvanlara yönelik şiddetin serbest olduğu bir toplumda insanlara barışçıl yaklaşılması ne derece mümkün?

Hayvanlara gaddarca davranan bir insanın, örneğin “sevginin varlığını kanıtlamak için” dişi sıçanlara ve yavrularına düpedüz işkence eden bir bilim insanının insanlara iyi davranması ne derece mümkün?

Hayvanlar üzerinde yürütülen kimi sözümona bilimsel deneylerin, Nazi doktor Mengele’nin toplama kamplarındaki “bilimsel çalışmalarından” ne farkı var? (Yiğit Bener, Deney öyküsü, Öteki Kabuslar)

——–

 

“Bilim felsefesi ve davranışbilimi uzmanı Vinciane Despret, Antik Yunan’dan günümüze filozofları ve biliminsanlarını en çok meşgul eden soruları ele alarak, bizi  insan ile hayvan arasındaki sınırları yeniden düşünmeye ve mevcut tahakküm mekanizmalarının kodlarını anlamak için yeni iletişim ağları örmeye davet ediyor.

Despret, bilimsel konuları alışılmadık bir mizahi üslupla ele aldığı gerçek hikâyelerde, bu dünyada birlikte yaşama dair farklı olanakların etik ve politik zeminini sorguluyor.

İnsanmerkezciliğin yerini eşitlikçi bir biyomerkezciliğin aldığı bu yeni tartışma hattı üzerinde insanları ve insan olmayanları bir arada tutan ve bugünün gerçekliğine dair politikalar üretme gücüne sahip olmamızı sağlayan da bu hikâyeler.
Doğru Soruları Sorsaydık Hayvanlar Ne Söylerdi? insan ile hayvan arasındaki sınırları kaldırarak, benimsediğimiz iletişim pratiklerine farklı açılardan bakmamızı sağlayan bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.” Tellekt Yayınları tanıtım yazısından alıntılanmıştır.

 

Zoom üzerinden canlı olarak Türkçe simültane çeviri ile gerçekleşecek konferansa katılım için yukarıda bulunan KAYIT OL butonuna tıklamanız gerekmektedir. Katılımınız için gereken bağlantı etkinlikten 1 saat önce mail adresinize iletilecektir. Lütfen mail adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz. 

Türkçe simültane çeviriden faydalanabilmek için Zoom uygulamasının son versiyonunu indirmeniz gerekmektedir.

Fotoğraf © Daniel Renou

24. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ

27/05 – 3 Haziran arasında çevrimiçi gösterimler https://www.festivalscope.com/page/ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali/ adresinden yapılacak ve biletler de 25 Mayıs Salı 11.00’den itibaren buradan satın alınabilecek.

Çevrimiçi gösterim için tek bilet: 12 TL, 16 filmlik kombine paket 150 TL.

4 – 11 Hazian tarihleri arasında yapılacak fiziki gösterimlerin biletleri 1 Haziran Salı’dan itibaren Biletix üzerinden alınabilecek. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi: öğrenci 12 TL, tam 20 TL. Cermoden 25 TL.

Institut français Ankara’nın desteğiyle gerçekleşecek olan bu 24. Festivalin programında olan Fransız filmleri:

  1. Benim Bedenim / As I Want – Samaher Alqadi – Mısır, Fransa, Filistin, Almanya, Norveç (88’)
  2. Yardımcı Pilot / Copilot – Anne Zohra Berrached – Almanya, Fransa (105’): https://www.youtube.com/watch?v=q7fPRqsi5U0
  3. Rosa’nın Düğünü / Rosa’s Wedding – Icíar Bollaín – İspanya, Fransa (97’): https://www.youtube.com/watch?v=K9wXxiMSuE8
  4. Made in Bangladesh – Rubaiyat Hossain – Fransa, Bangladeş, Danimarka, Portekiz (95’): https://www.youtube.com/watch?v=G4gyVRKxfm0
  5. Lübnan Semaları / Skies of Lebanon – Chloé Mazlo – Fransa (92’): https://www.youtube.com/watch?v=NoZFPtVJH_k

KADINLARIN HAFIZASI

  1. Hatıra Kutusu / Memory Box – Joana Hadjithomas ve Khalil Joreige – Fransa, Lübnan, Kanada, Katar (100’) https://www.youtube.com/watch?v=DtbaTQv-tGI
  2. DNA / ADN – Maïwenn  – Fransa, Cezayir (90’) https://www.youtube.com/watch?v=Wue0kjEr8n0
  3. Küçük Anne / Petite Maman – Céline Sciamma – Fransa  (72’) https://www.youtube.com/watch?v=Q7cKUb8vLl4
  4. Hayaletler – Azra Deniz Okyay – Türkiye, Fransa, Katar (86’)

KADINLARIN TARİHİ

  1. Patrida – Ayça Damgacı ve Tümay Göktepe – Türkiye, Fransa, Almanya (67’)