Kasım-Aralık 2026 Sinema Programı
Bağlılık

2025, 106 dakika, Drama
Fransızca, Türkçe altyazılı

7 Kasım Cumartesi saat 19:00’da
20 Kasım Cuma saat 19:00’da
12 Aralık Cumartesi saat 16:00’da

2026 Kasım ve Aralık aylarında Türkiye Fransız Kültür Merkezi  İstanbul Şubesi, farklı dönemleri, türleri ve duyarlılıkları buluşturan bir sinema programıyla sizleri Fransız sinemasının zengin dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Yönetmen: Carine Tardieu
Oyuncular: Valéria Bruni-Tedeschi, Pio Marmaï, Vimala Pons 

Filmin konusu:

Özgürlüğüne ve bağımsızlığına son derece düşkün, ellili yaşlarındaki Sandra, hiç beklemediği bir anda ve kendi isteği dışında, kapı komşusu ve onun iki çocuğunun hayatına dahil olur. Başlangıçta mesafeli yaklaşsa da zamanla bu aileyle güçlü bir bağ kurar ve onları kendi ailesi gibi benimsemeye başlar. 

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Kasım-Aralık 2026 Sinema Programı
Yeni Oyuncak

2022, 112 dakika, Komedi
Fransızca, Türkçe altyazılı

7 Kasım Cumartesi saat 16:00’da
21 Kasım Cumartesi saat 19:00’da

2026 Kasım ve Aralık aylarında Türkiye Fransız Kültür Merkezi  İstanbul Şubesi, farklı dönemleri, türleri ve duyarlılıkları buluşturan bir sinema programıyla sizleri Fransız sinemasının zengin dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Yönetmen: James Huth
Oyuncular: Jamel Debbouze, Daniel Auteuil, Simon Faliu 

Filmin konusu:

Sami, arkadaşları, komşuları ve eşi Alice ile birlikte yaşadığı banliyö mahallesinde mutlu bir hayat sürmektedir. Fransa’nın en zengin adamı, oğlunun doğum günü için sahibi olduğu büyük mağazayı özel olarak açtırır. Küçük Alexandre ise kendisine yeni oyuncak olarak mağazanın gece bekçisi Sami’yi seçer… 

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Kasım-Aralık 2026 Sinema Programı
5’ten 7’ye Cléo

1962, 90 dakika, Drama
Fransızca, Türkçe altyazılı

6 Kasım Cuma saat 19:00’da
14 Kasım Cumartesi saat 16:00’da
28 Kasım Cumartesi saat 19:00’da

2026 Kasım ve Aralık aylarında Türkiye Fransız Kültür Merkezi  İstanbul Şubesi, farklı dönemleri, türleri ve duyarlılıkları buluşturan bir sinema programıyla sizleri Fransız sinemasının zengin dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Yönetmen:  Agnès Varda
Oyuncular: Corinne Marchand, Antoine Bourseiller, Dominique Davray 

Filmin konusu:
Güzel ve başarılı bir şarkıcı olan Cléo, tıbbi tahlil sonuçlarını beklemektedir. Batıl inançlardan korkuya, Rivoli Caddesi’nden Café du Dôme’a, güzelliğine düşkünlüğünden derin bir kaygıya, evinden Montsouris Parkı’na uzanan bu yolculukta Cléo, hayatının sıra dışı doksan dakikasını yaşar. Sevgilisi, müzisyeni, bir arkadaşı ve ardından karşılaştığı bir asker, onun dünyaya farklı bir gözle bakmasını sağlar. Cléo de 5 à 7 (5’ten 7’ye Cléo), Fransız Yeni Dalga sinemasının simge filmlerinden biridir.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Institut français Ankara, Gaziantep‘te Kırkayak Kültür tarafından düzenlenen 13. Zeugma Film Festivali’ni “Amélie et la métaphysique des tubes” Fransız filmi ile desteklemektedir.

27, 28 ve 29 Kasım 2026 
📍 Gaziantep Paribu Cineverse Sinemaları

 

2025 | 1s18dk | Animasyon
Yönetmen: Mailys Vallade, Liane-Cho Han

Özet

Amélie, Japonya’da doğmuş küçük bir Belçikalı kız çocuğudur. Arkadaşı Nishio-san sayesinde dünya onun için maceralar ve keşiflerle doludur. Ancak üç yaşına bastığı gün yaşanan bir olay, hayatının akışını değiştirir. Çünkü Amélie için her şeyin şekillendiği yaş tam da bu yaştır: mutluluk da trajedi de…

Amélie et la métaphysique des tubes Amélie Nothomb’un aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

Fragman

 

Sergi | Akdeniz – Burası mıydı yaşadığımız yer?
13/11/2026-05/01/2027
Institut français İzmir Sergi Salonu

Anne-Lise Broyer

Akdeniz – Burası mıydı yaşadığımız yer?

Fotoğrafın icadının iki yüzüncü yılı dolayısıyla Institut français Türkiye, Fransız sanatçı Anne-Lise Broyer’nin Akdeniz – Burası mıydı yaşadığımız yer? sergisini İzmirlilerle buluşturmaktadır. Sergi, 2027’de İstanbul ve Ankara’da da ziyaretçilerle buluşacak.

Fotoğraf ve edebiyatın şiirsel bir dille iç içe geçtiği çalışmalarında Broyer, Akdeniz uygarlıklarının manzaralarını, izlerini ve belleğini araştırıyor. Antik kalıntılardan deniz manzaralarına, oradan da günümüzün yaşam alanlarına uzanan fotoğrafları aracılığıyla zamanla, tarihle ve yaşadığımız yerle kurduğumuz ilişkiyi sorguluyor. Akdeniz kültür ve anlatılarının buluştuğu İzmir’deki sergi, ortak coğrafyamıza bellek, kayboluş ve süreklilik ekseninde duyarlı bir bakış sunuyor.

Philippe Sollers’in sesi, Jean-Daniel Pollet’nin Akdeniz (1963) filminden

“Bilinmeyen bir hatıra, ısrarla gitgide daha uzak çağlara doğru kaçıyor.

(…) Karanlıkta geçmişte kalan bir yeri yeniden bulduğumuzu, üzerinden uçup geçtiğimizi sanırız. (…) Oradan mı girmeli? Farkında olmadan orada mı yaşıyorduk? (…) Yalın ögeler, çarpıcı bir keskinlikle birbirine dolanıp kapanırlar; birlikte çelişkili, puslu ve belirsiz bir ahenge doğru ilerlerler.
(…) Eş zamanlı olarak, bir yerde biri sakince sizin yerinize geçmeye başlasaydı:
(…) Roller yeniden dağıtılsaydı.”

Sally Bonn, estetik kuramı uzmanı

Akdeniz coğrafyasının çatlaklarında, insan belleğinin ötesine uzanan çağlar bir gelecek ihtimaliyle iç içe geçmekte; bu anlatı şu soruyu da beraberinde getirmektedir: “Burası mıydı yaşadığımız yer?”

Anne-Lise Broyer’nin uzun soluklu projesinin çıkış noktasını oluşturan bu soru, coğrafi ve tarihsel bir boyutun yanı sıra saklı bir hatırayı da barındırıyor.

Broyer bu soruya, hayal ile gerçeği karşı karşıya getiren ve donuk gri tonların öne çıktığı kapsamlı bir fotoğraf serisiyle yanıt vermektedir. Fotoğrafları, boşluğun hakim olduğu bir mekanın portresini çiziyor. Akdeniz ise sanatçının bakış açısını ve perspektifini belirliyor.

Fotoğrafçı, anlatıların, yolculukların, kökenlerin ve mitlerin denizi olan Akdeniz’den bakarak altüst olmuş bu coğrafyanın tam ortasında duruyor; deniz kefene bürünmüştür.

Fotoğraflarında neredeyse soyut bir görünüm kazanan deniz manzaraları, antik ve modern kalıntıları belirgin biçimde öne çıkarıyor.

Kartaca’dan yola çıkan Broyer, Akdeniz coğrafyasını kendine özgü bir bakışla keşfediyor; bir kentten ötekine uzanan yolculuğunda zaman zaman duraklıyor.

Cezayir’den Beyrut’a, Tipasa’dan Baalbek’e, Pompei, Marsilya ve Kayserya’ya uzanan bu yolculukta yer adları birbiri ardına sıralanıyor. Her biri, edebi eserlerden ve efsanelerden güçlü çağrışımlar taşıyor.

Fotoğraflarında yumuşaklık ve sertlik iç içe geçiyor. Broyer’nin fotoğraf dili, bir ağıtın gücüyle bu yerlerin hem bugüne ait hem de düşsel zamanlarını birbirine örüyor, onları yeniden hayatın akışına katıyor.

Mermerden ya da etten çehreler… Hepsi aynı insanlığı taşıyor: canlı, kıpır kıpır ve donup kalmış. “Bu gördüğüm gri, deniz mi?” Dalgalar gelir gider, toprağı örter, sonra da geri çekilirler. Bakış da kıyıya vurup geri çekilen dalgalar gibi durmadan gidip gelir; bir türlü sabitlenmez.

Dalgaların hareketiyle fotoğrafların hareketi aynıdır. Fotoğrafların ve denizin yüzeyleri, derinlere gömülmüş ve elimizden kayıp giden hatıralarımızı yansıtıyor.

Gerilimlerle kuşatılmış çağımızda insan, duraklamaya ve geri çekilmeye; bir tavır alıp olup bitene karşı tetikte kalmaya çağrılıyor. Broyer, bu tavırdan aldığı güçle ihtimallere ve henüz sınırları çizilmemiş olana alan açıyor.

Bu fotoğraf serisi, Fransa Ulusal Görsel Sanatlar Merkezi’nin (CNAP) belgesel fotoğrafçılığını destekleme programından destek almıştır. Cezayir ve Libya’daki Fransa büyükelçilikleri ile Türkiye, Beyrut, Tanca, Napoli ve Tunus’taki Fransız Kültür Merkezleri de seriye destek vermiştir (Villa Salammbo programı kapsamında). Seriye ayrıca Frank Horvat Atölyesi, Andros’taki Amalia Gardens sanatçı rezidans programı, Marakeş’teki Galerie 127, Arles Fotoğraf Buluşmaları ve Musée Girodet destek vermiştir.

Gümüş jelatin baskılar, sanatçının gözetiminde Guillaume Geneste (La Chambre noire, Paris) tarafından Ilford’un mat 5K fotoğraf kağıdına basılmıştır.

Éditions Delpire tarafından yayımlanan Akdeniz – Burası mıydı yaşadığımız yer? adlı kitap sergiye eşlik etmektedir.

Institut français İzmir Sergi salonu Pazartesi’den Cumartesi’ye saat 10:00-19:00* arası ziyarete açıktır.

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.


Anne-Lise Broyer

1975’te Lons-le-Saunier’de doğan Anne-Lise Broyer, Paris’te yaşamakta ve çalışmalarını burada sürdürmektedir.

2023’te Musée de l’Armée – Hôtel national des Invalides’in ilk sanatçı rezidans programına seçilen ve 2024’te Niépce-Gens d’images Ödülü’nü kazanan Broyer, yirmi beş yılı aşkın süredir fotoğraf üretmektedir. Edebiyat ile fotoğrafı buluşturan çalışmalarında, okudukça gözümüzde canlanan imgeler onun fotoğraflarına ilham kaynağıdır.

Fotoğraf serilerini, bir yazarın sözcükleri işleyişi gibi özenle kurmaktadır. Gözle konuşup gözle duyulan bu görsel dil, edebiyatla fotoğrafı birbirine bağlamaktadır. Fotoğraflarını bir romanın sayfalarını andıran mat kağıtlara basan Anne-Lise Broyer’nin görüntüleri sanatçının saygı duyduğu uzak bir gerçekliğe gönderme yapıyor.

Anne-Lise Broyer, Bretagne Güzel Sanatlar Okulu’nun Lorient yerleşkesinde ders vermektedir.

ASYA DJOULAIT İLE SÖYLEŞİ

11 Kasım 2026 Çarşamba, saat 18:00 – 19:00
Institut français İzmir Kütüphanesi

11 Kasım 2026 Çarşamba günü, saat 18:00-19:00 arasında, Institut français İzmir Kütüphanesi, Villa Annie Ernaux yazar rezidansının 3.kazananı Asya Djoulait ile bir buluşmaya davet ediyor.

Institut français’nin davetiyle gelen yeni konuk yazar, edebiyat öğretmeni, romancı ve oyuncudur. Bugüne kadar iki roman yayımlamıştır.

Türkiye’deki konaklaması sırasında yazmaya devam edecek olan sanatçı, aynı zamanda yazma atölyeleri düzenleyecek ve çeşitli okullardaki öğrencilere konuşmalar yapacak.

Bu buluşma, sanatçıya yazarlık çalışmaları hakkında fikir alışverişinde bulunma fırsatı sunacak.
Buluşma dili Fransızca olacaktır.

Yerler sınırlıdır.
Bilgi ve kayıt için mediatheque.izmir@ifturquie.org

 

 

Sergi – Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nin 80. Yılı
1946–2026 | 80 yıllık Fransız-Türk birlikteliği, sanatsal üretimi ve diyaloğu
Hafıza, fotoğraf, müzik ve kokunun buluştuğu bir kutlama

06/11/2026 – 23/01/2027
Sergi salonu (Alt ve üst katta)

Türkiye Fransız Kültür Merkezi (Institut français de Turquie), 80 yıldır Fransa ile Türkiye arasında benzersiz bir buluşma, aktarım ve yaratım tarihine hayat veriyor. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından, yeniden yapılanma ve kültürel yakınlaşma ortamında doğan Enstitü, zaman içinde Fransa-Türkiye ilişkilerinin zengin ve canlı dokusu içinde sanatsal, entelektüel ve dilsel etkileşimin vazgeçilmez merkezlerinden biri hâline geldi.

İstanbul’daki ilk faaliyetlerinden Ankara ve İzmir’deki yapılanmasına uzanan süreçte Enstitü, sanatçılara, yazarlara, araştırmacılara, öğrencilere, öğretmenlere ve kültür meraklılarına birçok kuşak boyunca eşlik etti. On yıllarca mekânları fikirlere, eserlere, tartışmalara ve keşiflere ev sahipliği yaparak iki ülke arasında kalıcı bağların kurulmasına katkıda bulundu.

Bu yıl dönümünü kutlamak amacıyla Türkiye Fransız Kültür Merkezi, 2026 sonbaharında hafıza ile çağdaş yaratımı, fotoğrafı, müziği ve parfümü ortak bir sanatsal yaklaşım içinde buluşturan, disiplinlerarası diyalog kuran özgün bir etkinlik programı sunuyor.

80 yıllık bir tarihi anlatan yüzler

Sanatçıları, yazarları, düşün insanlarını, kültür dünyasının önde gelenleri gibi Fransa-Türkiye diyaloğunun çeşitli aktörlerini bir araya getiren bu portre sergisi, Fransız Kültür Merkezi’nin geçmişine damga vuran kadın ve erkeklere bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Sergideki her bir portre, bu köklü ve ortak tarihin zenginliğini yansıtan farklı bir yüzü, özgün bir yaşam öyküsünü temsil ediyor.

Yıllara yayılan karşılaşmalardan, adanmışlıktan ve ortak anılardan süzülen bu fotoğraf sergisi, Enstitü’nün yaşayan hafızasını portreler aracılığıyla sunuyor. Sergi, aynı zamanda yeni nesilleri bu mirası sahiplenmeye ve bu kültürel serüveni sürdürmeye davet ediyor.

80. yıla özel bir parfüm: Koklanacak ve dinlenecek bir yaratım

Fransız Kültür Merkezi, bu yıl dönümü için ayrıca özgün bir sanatsal üretim tasarlıyor; özel olarak bestelenmiş orijinal bir müzik eseriyle ilişkilendirilen bir parfüm. Duyulara hitap eden, disiplinlerarası bir deneyim olarak kurgulanan bu çalışma, sanatın farklı ifade biçimlerini bir araya getiriyor.

Koku sanatı ile müziğin kesişim noktasında yer alan bu proje, kokular, sesler ve duygular arasındaki karşılıklı ilişkileri araştırıyor. Parfüm, Enstitü’nün tarihini anlatmanın, Fransa ile Türkiye arasında paylaşılan anıları ve hayal dünyalarını dile getirmenin bir başka yolu haline geliyor.

Bu kutlamanın doruk noktası, 13 Aralık 2026 tarihinde İstanbul’da, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), viyolonsel sanatçısı Nil Kocamangil ve piyanist Cem Babacan’ın katılımıyla gerçekleşecek özel bir “koku” konseri olacak. Dinleyiciler, müzik ile parfümü buluşturan bu olağanüstü etkinlikte, müzikal notaların koku notalarına karşılık vereceği duyusal bir deneyime davet ediliyor.

Bu 80. yıl, bizler için bir yıl dönümü kutlamasından çok daha fazlası; ortak bir tarihi kutlamak ve geleceğin buluşmalarını birlikte hayal etmek için bir davet.

Paylaşılan 80 yıllık bir kültür, yaratımla geçen 80 yıl ve duyarlılıkları, yetenekleri ve hayal dünyalarını birbirleriyle konuşturmaya yönelik o hiç bitmeyen arzu…

Fotoğrafçılar: Bianca Montrasi, Can Yücel, Céline Avcı Zalewski, Cihan Göktaş, Claire Corrion, Jérôme Quillet, Luca Bonacini, Ozan Bilgiseren, Raphaël Gaudin, Sabit Başman, Le Studio Nomade (Carla Talopp & Thomas Millet)

Sergiyi giriş ücretsiz ve serbesttir.

Sergi ziyaret günleri: Pazartesi-Cumartesi saat 10:00’dan 18:00’e kadar

 

Sinema Kulübü İzmir Kasım – Aralık Programı

Filmler orijinal dilinde ve Türkçe altyazılı olarak gösterilir.

PROGRAM :
Cumartesi 14/11 16:00 Bağlılık
Salı 17/11 19:00 Oğlumun İzinde
Salı 01/12 19:00 Sen ve Ben
Pazartesi 07/12 19:00 Bir Türk Meselesi  (Bu film ücretsiz gösterilecektir) Gösterim Sonrası Yönetmen ile Söyleşi
Salı 15/12 19:00 En Değerli Hediye (İngilizce Altyazılı)
Cumartesi 19/12 16:00 Oğlumun İzinde
Salı 22/12 19:00 Cléo Beşten Yediye
Cumartesi 26/12 16:00 Sen ve Ben
Salı 29/12 19:00 Bağlılık

Sinema biletleri gösterimden 30 dakika önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulacaktır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film başladıktan sonra salona seyirci alınmaz, kullanılmayan biletler başka bir gösterimde kullanılabilir. 

Tam Bilet: 100 TL

İndirimli Bilet : 80 TL (25 yaş altı öğrenci ve 65 yaş üstü izleyicilerin için geçerlidir. Kimlik ve öğrenci kartı ibrazı zorunludur.)

Institut français İzmir öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

Sadece kredi kartı ile ödeme kabul edilmektedir.

 


BAĞLILIK
Bağlılık

Cumartesi 14/11 – Saat: 16:00
Salı 29/12– Saat: 19:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Carine Tardieu

2024/106′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Özgürlüğüne sıkı sıkıya bağlı, ellili yaşlarındaki Sandra bir anda yan komşusunun ve iki çocuğunun gündelik hayatına dahil olur. Hiç beklemediği halde bu aileye giderek bağlanmaya başlar.

OĞLUMUN İZİNDE
Oğlumun İzinde

Salı 17/11 – Saat: 19:00
Cumartesi 19/12 – Saat: 16:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Mathias Mlekuz

2024/89′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Eski dostlar Mathias ve Philippe, Mathias’ın trajik bir şekilde hayatını kaybeden oğlunun bisikletle yaptığı yolculuğun izlerini takip etmek üzere Atlantik’ten Karadeniz’e doğru yola çıkarlar.
Yol boyunca karşılarına çıkan zorluklara dostlukları ve mizah anlayışlarıyla göğüs gererler.

Programa geri dön


SEN VE BEN
Sen ve Ben

Salı 01/12 – Saat: 19:00
Cumartesi 26/12 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Claude Sautet

1972/110′

Fransa, İtalya, Almanya

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Filizlenen bir dostluğun ve bir aşk üçgeninin hikâyesi. César, Rosalie’ye âşıktır. César sosyal ortamlarda rahat, neşeli ve enerjik biridir; metal ticareti yapan bir şirketi yönetmektedir. Ailesiyle sıkı bağlarını koruyan Rosalie ise hayatını César’la paylaşmaktadır. Rosalie’nin geçmişte büyük bir aşkla bağlı olduğu sanatçı David de hikâyede yer alır. Aynı kadına âşık iki adam, zamanla arkadaş olurlar…

Programa geri dön


BİR TÜRK MESELESİ
Bir Türk Meselesi

Pazartesi 07/12 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Hüseyin Aydın Gürsoy

2026/92′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Cercle français iş birliğiyle gösterimin ardından yönetmenle Fransızca bir söyleşi gerçekleştirilecek ve söyleşi Türkçeye ardıl çeviri ile aktarılacak.

Hikaye

Mensubu olduğu Türk toplumundan uzaklaşarak sınıf atlamaya çalışan Mathieu, hırslı ve azimli bir avukattır. Paris’in önde gelen şirketler hukuku bürolarından birinde ortak olabilmek için yoğun bir çaba gösterir. Ancak yardıma ihtiyaç duyan, zor durumdaki genç bir Türk’le yollarının kesişmesi, onu bugüne kadar kurduğu düzeni tehlikeye atacak bir yolsuzluk dosyasının içine sürükler.

Programa geri dön

 


EN DEĞERLİ HEDİYE
En Değerli Hediye

Salı 15/12 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Michel Hazanavicius

2024/81′

Fransa, Belçika

Fransızca, İngilizce Altyazılı

Hikaye

Büyük bir ormanda, yoksulluk ve savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veren bir oduncu ve eşi, bir gün ormandan geçen trenlerden birinden atılmış bir bebek bulur. Bebeği yanına alan kadın, onu ne pahasına olursa olsun korumaya karar verir. Bu küçük bebeğin hayatlarına girişi, yalnızca çiftin değil, yollarının kesişeceği pek çok kişinin de kaderini değiştirecektir. Bu kişilerin arasında, bebeği trenden atan adam da vardır. Birbirine dokunan hayatlar üzerinden ilerleyen hikâye, insan doğasının şefkatten zulme uzanan farklı yüzlerini gözler önüne serer.

Programa geri dön

 


CLÉO BEŞTEN YEDİYE
Cléo Beşten Yediye

Salı 22/12– Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Agnès Varda

1962/90′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Güzel bir şarkıcı olan Cléo, tahlil sonuçlarını beklemektedir. Batıl inançlardan korkuya, Rivoli Caddesi’nden Café du Dôme’a, kendini beğendirme çabasından kaygıya, evinden Parc Montsouris’ye uzanan bu doksan dakika, Cléo’nun hayatında özel bir yer tutar. Sevgilisi, birlikte çalıştığı müzisyen, bir arkadaşı ve ardından tanıştığı bir asker, dünyaya başka gözle bakmasını sağlar. Cléo de 5 à 7, Fransız Yeni Dalgası’nın öne çıkan filmlerinden biridir.

Programa geri dön

2026 Kasım-Aralık Sinema Programı
06/11-12/12/2026
Institut français sinema salonunda

2026 Kasım ve Aralık aylarında Türkiye Fransız Kültür Merkezi  İstanbul Şubesi, farklı dönemleri, türleri ve duyarlılıkları buluşturan bir sinema programıyla sizleri Fransız sinemasının zengin dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Programda, Yeni Dalga akımının başyapıtlarından Agnès Varda’nın “5’ten 7’ye Cléo” (Cléo de 5 à 7) filminin yanı sıra, insan ilişkilerini incelik ve duyguyla ele alan çağdaş yapımlar da yer alıyor. Carine Tardieu’nün “Bağlılık” (L’Attachement) filmi ve Mathias Mlekuz’ün Atlantik kıyılarından Boğaz’a uzanan, son derece kişisel ve sarsıcı bir yolculuğu anlatan “Ride Away” (À bicyclette !) filmi, izleyicileri duygusal bir keşfe çıkarıyor.

Vincent Perez’in “Bıçağın kenarı” (Une affaire d’honneur) filmi ise izleyicileri 19. yüzyıl sonlarının Paris’ine götürüyor. Düelloların özgürlük ve özgürleşme mücadelesinin merkezinde yer aldığı bu dönem filminde, onur kavramı farklı boyutlarıyla ele alınıyor.

Program

5’ten 7’ye Cléo
6 Kasım Cuma saat 19:00’da
14 Kasım Cumartesi saat 16:00’da
28 Kasım Cumartesi saat 19:00’da

Yeni oyuncak
7 Kasım Cumartesi saat 16:00’da
21 Kasım Cumartesi saat 19:00’da

Bağlılık
7 Kasım Cumartesi saat 19:00’da
20 Kasım Cuma saat 19:00’da
12 Aralık Cumartesi saat 16:00’da

Ride away
13 Kasım Cuma saat 19:00’da
21 Kasım Cumartesi saat 16:00’da
12 Aralık Cumartesi saat 19:00’da

Bıçağın kenarı
14 Kasım Cumartesi saat 19:00’da
28 Kasım Cuma saat 16:00’da
11 Aralık Cumartesi saat 19:00’da

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

06.11 – 26.12.2026 tarihleri arası
Ka Görsel Kültür ve Sanatsal Düşünce İçin Mekân
Cinnah Caddesi No:1/B Çankaya, Ankara

Fotoğraf, resim, yazı ve çizim aracılığıyla insanın kırılganlığını ve bilinçdışını ele alan Ayline Olukman’ın kişisel sergisi “Bana Uçsuz Bucaksız Denizi Anlat / Parle moi de la mer immense” Institut français’nin desteğiyle 6 Kasım–26 Aralık 2026 tarihleri arasında Ka’da gerçekleşecek. Sergi, Ayline Olukman’ın farklı dönemlerden yapıtlarını bir araya getirerek sanatçının duyarlı ve içe dönük sanat pratiğine dair bir bakış açısı sunuyor.

Sergi, pazar ve pazartesi hariç her gün 10.00–19.00 saatleri arasında Ka’da ziyaret edilebilir.

7 Kasım 2026, Cumartesi günü saat 17.00’de Ayline Olukman ile Ka’da sanatçı konuşması gerçekeleşecektir.
Katılım ücretsiz ve herkese açık, rezervasyon gerekmiyor.
Konuşma dili İngilizcedir.

Sergi, « La Mue », « Nos vies sauvages » ve « Obsidian » serilerinden seçilmiş eserlerden oluşmaktadır.

Aylin Olukman

1981 doğumlu. Fransa’nın Strasbourg kentinde yaşıyor ve çalışıyor.

Ayline OLUKMAN, çalışmalarında mahremiyet, yalnızlık ve aylaklık kavramlarını ele alan çok disiplinli bir sanatçıdır. Fotoğraf, resim, yazı, gravür ve çizim tekniklerini kullanır. 1981 yılında Fransa’nın Strasbourg kentinde doğan sanatçı, 2005 yılında Strasbourg Dekoratif Sanatlar Yüksekokulu’ndan (ESAD) mezun olmuştur.

2006-2015 yılları arasında Ayline Olukman, Strasbourg’daki resim atölyesinde çalıştığı dönemlerle dünyanın farklı kıtalarına, çoğunlukla tek başına gerçekleştirdiği kısa ya da uzun süreli seyahatleri dönüşümlü olarak sürdürmüştür. Bu yolculukları fotoğraf çekmek ve yazmak için birer araştırma süreci olarak değerlendirmiştir. Bu dönemin sonucunda Fransa’da (Paris, Bordeaux, Strasbourg) ve uluslararası alanda (New York, Brüksel, Basel, Londra, Göteborg, Şanghay, İstanbul) sergiler gerçekleştirmiştir. Ayrıca, metin ve fotoğrafları bir araya getiren Small Eternity (2012) ve America (2015) adlı iki kitabı, Mulhouse merkezli Médiapop Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Çalışmaları Fransa’da NOVO, Réponses Photo ve Fisheye Magazine gibi çok sayıda dergide yayımlanmıştır. 2015 yılında ABD’nin New York kentindeki Brooklyn’de bulunan Point B’de sanatçı konuk programına katıldıktan sonra, aynı yıl O-1 vizesi almış ve 2018 yılına kadar New York’ta yaşamış ve çalışmıştır.

Haziran 2018’de, Arles Fotoğraf Buluşmaları kapsamında düzenlenen Voies-Off ödülünün finalistleri arasına seçilmiştir. Ekim 2018’de Çin’deki Shangjin Uluslararası Sanat Merkezi’nin sanatçı rezidans programına katılmıştır. 2019 yılında İsviçre’de düzenlenen Verzasca Foto Festivali Ödülü’nü kazanmış ve festival kapsamında eserlerini sergilemiştir.

Sanatçının üçüncü kitabı La Mue, Ekim 2019’da yayımlanmış ve PH Museum tarafından 2019 yılının en iyi fotoğraf kitapları arasında gösterilmiştir. 2020 yılında Freelens tarafından Mentor Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

 

KONSER | Mare Nostrum – Live in İzmir: Tolga Bilgin Septet feat. Zeynep Casalini & Evrim Özkaynak

11 Kasım 2026 Çarşamba – 19:30
Institut français İzmir Bahçesi

Institut français İzmir, 11 Kasım Çarşamba günü Mare Nostrum – Live in İzmir konserine ev sahipliği yapıyor.

Caz trompetçisi Tolga Bilgin, yedi kişilik topluluğuyla sahne alacağı konserde Zeynep Casalini ve Evrim Özkaynak ile bir araya geliyor. Cazın zengin müzikal dünyasını farklı vokal yorumlarıyla buluşturan Mare Nostrum, adını aldığı Akdeniz’in kültürel çeşitliliğinden ilham alan bir müzik akşamı vadediyor.

Biletler Bubilet’te

Bilet fiyatları

Genel Giriş: 1450₺

Bistro (4 Kişilik): 5000₺

Etkinlik Bilgileri

Kapı Açılışı: 18:30

Konser Başlangıcı: 19:30

Tolga Bilgin

İzmir doğumlu trompetçi ve besteci Tolga Bilgin, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki eğitiminin ardından İtalya’nın Torino kentindeki Giuseppe Verdi Konservatuvarı’nda caz üzerine yüksek lisans yaptı. Klasik müzik ve caz alanlarında çalışmalarını sürdüren sanatçı, 2023 yılında yayımladığı Humani albümünde kendi bestelerine de yer verdi.

Zeynep Casalini

Müzik kariyeri boyunca Sezen Aksu ve Ajda Pekkan gibi sanatçılarla çalışan Zeynep Casalini, 2004 yılında yayımladığı ilk albümü Nihayet ve albümde yer alan Duvar şarkısıyla geniş kitlelere ulaştı. Pop, rock ve caz gibi farklı müzik türlerinde sahne deneyimi bulunan sanatçı, solo çalışmalarını sürdürüyor.

Evrim Özkaynak

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda tiyatro, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde müzik eğitimi alan Evrim Özkaynak, İtalya’da caz vokal üzerine çalışmalar yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nda solistlik yapan ve Fastrip caz grubunu kuran sanatçı, Sezen Aksu ile de çalıştı. İlk solo albümü Eksik Hece 2012 yılında yayımlandı.

12 – 20 Kasım 2026
Büyülü Fener Sinemaları

Institut français, 37. Ankara Film Festivali’ne kadın yönetmenler tarafından çekilen üç Fransız filmiyle destek vermektedir:

Shana
Uysal Canavar (Gentle Monster)
Bir Kızın Öyküsü (Mémoire de fille)

(Program hazırlıkta)

Shana

2026 | Yönetmen Lila Pinell | 1s20dk | Komedi drama | Türkçe altyazılı
Oyuncular: Eva Huault, Noémie Lvosky, İnès Gherib

Fragman

Özet

Shana, hayatın günlük zorluklarıyla bitmek bilmeyen enerjisi ve kız arkadaşlarının desteği sayesinde mücadele eder. Büyükannesi vefat ettiğinde, onu nazardan koruduğuna inanılan bir yüzük miras kalır. Shana’nın bu desteğe gerçekten ihtiyacı vardır. Üstelik, toksik ilişki yaşadığı sevgilisinin hapisten çıkmasıyla talihsizlikler de peş peşe gelmeye başlar!

 

Uysal Canavar

2026 | Yönetmen Marie Kreutzer | 1s55dk | Drama | Türkçe altyazılı
Oyuncular: Léa Seydoux, Jella Haase, Laurence Rupp

Fragman

Özet

Lucy ve Philip mutludur; oğullarıyla birlikte Münih yakınlarında, kırsalda bir eve yeni taşınmışlardır. Ancak bir sabah polis, Philip’i tutuklamak ve bilgisayarlarına el koymak üzere kapılarına dayanınca hayatları altüst olur. Yaşadığı şokun ardından Lucy, kocasının gerçek yüzünü ortaya çıkarmaya çalışır. Philip aslında kimdir? Onu oğlundan uzak tutmalı mıdır?

Bir Kızın Öyküsü

2026 | Yönetmen Judith Godrèche | 1s57dk | Drama | Türkçe altyazılı

Oyuncular: Tess Barthélemy, Valérie Dréville, Maïwene Barthèlemy

Fragman

Özet

Annie Ernaux, son kitabını imzalamak üzere çocukluğunun geçtiği Rouen şehrine davet edilir. Şehre doğru yola çıktığında başı döner ve kendini 1958 yazının anılarına kaptırır. Bu, bir erkekle yaşadığı ilk gecenin yazıdır. Bedeninde ve hayatının geri kalanında derin ve sarsıcı izler bırakan o gecenin etkileri, yıllar boyunca dalga dalga yayılmaya devam etmiştir.

 

Yuvarlak masa & gösterim
İklim Değişikliği Karşısında Film Yapmak: Hikâyeler, Çekimler ve Sürdürülebilirlik
5 Kasım Perşembe saat 18:00’de
Institut français sinema salonunda

Antalya’da düzenlenecek COP31’e yaklaşırken ve İstanbul’da gerçekleşecek Culture × Climate Forum ile eş zamanlı olarak, Fransız Kültür Merkezi Türkiye ve EkoFilm Sustainable Production Platform, Ecoprod, M2 Film Lab ve ANIMI.IST iş birliğiyle sinema sektöründe ekolojik dönüşümün gündeme taşınacağı özel bir etkinlik düzenliyor.

Etkinlik kapsamında Fransız Kültür Merkezi Türkiye, görsel-işitsel sektörde ekolojik ve sorumlu üretim uygulamalarının geliştirilmesi için çalışan, Fransa’nın bu alandaki önde gelen kuruluşlarından Ecoprod’un Operasyonlar ve Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Alissa Aubenque’i ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

EkoFilm Platform’dan Dr. Ekin G. Özdemirci’nin moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, ANIMI.IST’den Dr. Nazlı Eda Noyan ile yapımcı ve M2 Film Lab’in kurucu ortaklarından Selin Tezcan Vatansever de konuşmacı olarak yer alacak. Panelde, daha sürdürülebilir bir sinema üretiminin gereklilikleri, karşılaşılan zorluklar ve geleceğe yönelik olanaklar ele alınacak.

Etkinlik, Thomas Salvador’un “La Montagne” (Dağ) filminin gösterimiyle devam edecek. Film, doğayla ve çevremizle kurduğumuz ilişkiyi sinemanın özgün anlatımı üzerinden yeniden düşünmeye davet edecek.

Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur.

27. İZMİR ULUSLARARASI KISA FİLM FESTİVALİ
2-8 Kasım 2026

Film gösterimi mekanları : Institut français İzmir, Bülent Ecevit Karşıyaka Çarşı Kültür Merkezi, Karaca Sineması, BAYETAV Akademi Cep Sineması

Giriş ücretsiz.

İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali, 2-8 Kasım tarihleri arasında 27. kez sinemaseverlerle buluşuyor!

Festival, Institut français İzmir, Bülent Ecevit Karşıyaka Çarşı Kültür Merkezi, BAYETAV Akademi Cep Sineması ve Karaca Sineması olmak üzere şehrin farklı mekânlarında gerçekleşecek gösterimlerle Türkiye’den ve dünyadan kısa filmleri izleyiciyle buluşturuyor.

Festivalin uluslararası kurmaca yarışmasında Fransa’nın ortak yapımcı olduğu filmler arasında Jessy Moussallem’in Faux Bijoux filminin yanı sıra, 2026 Cannes Film Festivali ile eş zamanlı düzenlenen Quinzaine des Cinéastes (Yönetmenlerin On Beş Günü) seçkisinde gösterilen Alexandra Matheou’nun Free Eliza (notes on an anatomical imperfection) filmi aynı yıl Cannes’ın kısa film yarışmasında yer alan Tamara Todorović’in Nobody Said Anything filmi de seçkide yer alıyor.

Festival programı için tıklayınız

Institut français, 30. Uluslararası Ankara Caz Festivaline, Fransız gitar sanatçı Jean-Baptiste Hardy Quartet ile katılmaktadır.

17 Kasım 2026 Salı, 20.00
Samm’s Bistro, Uğur Mumcu Cd. No 19, GOP

JEAN-BAPTISTE HARDY QUARTET

Jean-Baptiste Hardy: gitar
Mehmet Alper Kılıç: bas
Peter Salvucci: saksofon
Hakan Kara: davul

30. Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında gitarist Jean-Baptiste Hardy, melodik ve incelikli müzikal yaklaşımıyla quartet’iyle dinleyicilerle buluşuyor. Hardy’nin farklı ilham kaynaklarından beslenen müziği; kimi zaman ağırbaşlı ve dingin, kimi zaman enerjik ve funky ritimlerle şekillenerek dört müzisyen arasında güçlü bir müzikal diyaloğa dönüşüyor. Konser desteği için Institut français’ya, mekan desteği için SAMM’s Bistro’ya teşekkür ederiz.

Jean-Baptiste Hardy’ye basta Mehmet Alper Kılıç, saksofonda Peter Salvucci ve davulda Hakan Kara eşlik ediyor. Doğaçlamaya ve anlık etkileşime alan açan performans, melodik anlatımı ritmik çeşitlilikle buluşturan dinamik bir caz yolculuğu sunuyor.

Bu proje, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkıları ile hazırlanmıştır.

 

Institut français Ankara’nın Kasım ayının Sinema Kulübü programı:

  • Her Cumartesi, 17.00 – Institut français Ankara, Konrad Adenauer Cd. No 30, Yıldız
  • Tüm filmlerin dili Fransızca, Türkçe altyazılı
  • ✅Giriş 50tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)

 

07.11.2026 Cumartesi, 17.00

Sarah Bernhardt, İlahi Kadın

2024 ǀ Yönetmen Guillaume Nicloux ǀ 1s38dk ǀ Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı

Yönetmen: Guillaume Nicloux
Oyuncular: Sandrine Kiberlain, Laurent Lafitte, Amira Casar

Filmin konusu:

Paris, 1896. Sarah Bernhardt şöhretinin zirvesindedir. Döneminin ikonası ve dünyaca ünlü ilk yıldız olan aktris, aynı zamanda geleneklere meydan okuyan özgür ve modern bir aşıktır. Efsanenin ardındaki kadını keşfedin.

 

14.11.2026 Cumartesi, 17.00

Aşklarımıza (À nos amours)

1983 ǀ 102dk ǀ Kurgu ǀ Drama ǀ Restore edilmiş film ǀ Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı
Oyuncular: Sandrine Bonnaire, Dominique Besnehard

Suzanne, on altı yaşında olan genç bir kızdır. Eğlenmek için birçok erkekle birlikte olan Suzanne, hiçbirini gerçekten sevmeyi başaramaz. Ailesi tarafından da anlaşılmayan Suzanne, evden ayrılmaya karar verir. Ancak bu durum annesinin sinirlerinin bozulmasına neden olur ve erkek kardeşi Robert, ceza olarak onu dövmeye başlar.

 

21.11.2026 Cumartesi, 17.00

Un monde merveilleux

2024 ǀ Yönetmen Guilio Callegari ǀ 1s18dk ǀ Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı

Yönetmen: Giulio Callegari
Oyuncular: Blanche Gardin, Edouard Sulpice

Filmin konusu:

İnsanların robotlara bağımlı hâle geldiği yakın bir gelecekte, teknolojiye direnen eski bir öğretmen olan Max, kızıyla birlikte küçük işlerle ayakta kalmaya çalışır. Bir planı vardır: son teknoloji bir robotu kaçırıp parçalarını satmak. Ancak her şey ters gider. Onu çileden çıkaran bu robotla birlikte, kızını bulmak ve bu dünyada hâlâ biraz insanlığın kaldığını kanıtlamak için bir kovalamacaya atılır.

Fragman

 

 

Şimdide Yarını Düşünmek: Uluslararası Felsefe Sempozyumu

24 Ekim 2026 Cumartesi
Lucien Arkas Sanat Merkezi

Felsefenin geleceğe, zamana, hakikate ve insan deneyimine dair sorularını ele alan “Şimdide Yarını Düşünmek” Uluslararası Felsefe Sempozyumu, 24 Ekim 2026’da Lucien Arkas Sanat Merkezi ev sahipliğinde düzenleniyor.​

Disiplinlerarası Felsefe Kooperatifi tarafından, Prof. Dr. Natalie Depraz, Prof. Dr. Ahmet Arslan, Prof. Dr. Meral Özçınar, Prof. Dr. Nami Başer, Prof. Dr. Birgit Recki, Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu ve Prof. Dr. Daniel Payot’nun katılımıyla gerçekleşecek sempozyumda, çağdaş felsefenin farklı perspektifleri bir araya geliyor. ​

Uluslararası akademik buluşmaların ışığında, şimdi ve yarın üzerine birlikte düşünmek için sizleri Lucien Arkas Sanat Merkezi’ne davet ediyoruz. ​

IV. Uluslararası Mitoloji Film Festivali
26-30 Ekim 2026

28 Ekim’de Institut français İzmir’de film gösterimi ve konferans

Giriş ücretsiz.

“İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla 26-30 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek IV. Uluslararası Mitoloji Film Festivali kapsamında, 28 Ekim’de Institut français İzmir ev sahipliğinde iki etkinlik gerçekleştirilecek.

Saat 10.00’da Le Pharaon, le Sauvage et la Princesse filminin gösterimi, saat 12.00’de ise Efe Elmas ve İrem Öztürk’ün sunumuyla, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde “Psikomitoloji: Rüya ve Mitoloji” başlıklı etkinlik düzenlenecek.

Program :  https://mitolojifest.com/2026-2/izmir/

 

Micro-Folie Dijital Müze | Resim Tarihinde Renk ve Işığın Yolculuğu

3 – 7 Kasim 2026
IF İzmir Sergi Salonu

3-7 Kasım 2026 tarihleri arasında, IFT İzmir kütüphanesi, sizi Micro-Folie dijital müze imkanları aracılığıyla, resimde renk ve ışığın evrimini keşfetmeye davet ediyor.

Centre Pompidou’nun  eşsiz koleksiyonundan derlenen ve Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde (Bayraklı/Mistral Binası) sergilenen “Lumina – Art of Color And Light” sergisine paralel olarak gerçekleşen bu dijital sergi, Lumina sergisinin kapsadığı dönemden daha eskiye uzanarak rengin tarihini ele almaktadır. Bu yolculuk, Orta Çağ’daki altın varaklar aracılığıyla renk ve malzemelerin sembolik değerlerinin sunumuyla başlıyor ve 19. yüzyılın optik teorileriyle sona eriyor.

Micro-Folie’nin dijital galerisi sayesinde, dev bir ekran ve dokunmatik tabletler aracılığıyla, renk ve ışığın dünyanın betimlenişindeki izlerini takip edeceğimiz sürükleyici bir yolculuğa çıkacağız.

Hemen yerinizi ayırtmak için bizimle iletişime geçin!

Kayıt ve bilgi: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Etkinliğimiz herkese açıktır.

Giriş serbesttir.

Rap & Şiir Atölyesi

7 Kasım’dan itibaren
İki haftada bir, Cumartesi 14:00-16:00 arası
IF İzmir Kütüphanesi

Institut français İzmir kütüphanesi üyelerini Fransızca rap ve şiir atölyesine davet ediyor.

7 Kasım’dan itibaren, ayda iki kez, Cumartesi günleri saat 14:00 ile 16:00 arasında gerçekleşecek olan bu atölyeyle yaratıcılığınızı ve ritim duygunuzu harekete geçirip içinizdeki sanatçıyı uyandırın!

Fransız müziğine dair bildiklerinizi genişletmek ve yeni frankofon sanatçıları keşfetmek için bize katılın !

Katılım için B2 seviyesinde Fransızca bilmek ve kayıt olmak gereklidir.

Atölye Kütüphane üyeleri için ücretsizdir.

Bilgi ve kayıt:
📧 mediatheque.izmir@ifturquie.org

Atölye tarihleri: 7, 21 Kasım / 5, 19 Aralık / 9, 23 Ocak / 6, 20 Şubat / 6, 20 Mart

30. İstanbul Tiyatro Festivali
Lacrima
22/10-23/10/2026 – 20:00
Zorlu PSM Turkcell Sahnesi

Fransız Kültür Merkezi Türkiye, 30. Istanbul Tiyatro Festivali’nin açılışını yapacak, Caroline Guiela Nguyen’in çok konuşulan oyunu Lacrima‘ya destek vermekten mutluluk duyuyor.

Avignon Festivali’ndeki gösteriminden sonra Odeon Paris, Barbican, Schaubühne, BAM başta olmak üzere Kanada’dan Avustralya’ya dünyanın önde gelen sahneleri ve festivallerine davet edilen, her sahnelenişinde ayakta alkışlanan bu çarpıcı prodüksiyon, festivalin 30’uncu edisyonunun açılışını yapmak üzere İstanbul’a geliyor.

Paris, 2025. Yüksek modanın kapalı kapıları ardında, bir İngiliz prensesinin düğünü için sipariş edilen olağanüstü bir gelinlik Paris’teki bir modaevinden Alençon’daki dantel atölyelerine, oradan Mumbai’deki nakış ustalarına uzanan, hayatları birbirine düğümleyen küresel bir üretim sürecini başlatır.

Latince “gözyaşı” anlamına gelen Lacrima, üretimin beraberinde getirdiği vicdani sorumlulukları ve görünmeyen emeği odağına alıyor. Parıltılı vitrinlerin ardında kalan dünyayı tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyan oyun, emeğin estetikle kurduğu ilişki üzerinden, hayatımızın amacı sandığımız ideallerin bizi nasıl tükettiğini gözler önüne seriyor; birlikte yaşamanın ve üretmenin anlamını yeniden düşündürüyor.

Kültürlerarası ve eşzamanlı bir kurgu yapısıyla ilerleyen oyun, kumaşın ilmek ilmek işlenişinin binlerce saate yayılan sürecini takip ederken kaçınılmaz ve sarsıcı bir sona doğru adım adım ilerliyor.

Uluslararası sahnenin saygın yönetmenlerinden Caroline Guiela Nguyen, Lacrima ile izleyiciyi incelikle dokunmuş, sürükleyici bir anlatının içine çekiyor.

“Dünyayı güzelleştiren insanlara…”
—Caroline Guiela Nguyen, yönetmen

“Lacrima, Wajdi Mouawad, Robert Lepage veya Ariane Mnouchkine’nin eserlerini hatırlatıyor.” —Christian Saint-Pierre, Le Devoir

“Bu masalın ilerleyişini bir dizi izler gibi takip ediyoruz. Bu benzerlik bilinçli bir tercih. Bir şehirden diğerine seyahat ediyoruz… Yönetmen bir yargıda bulunmadan veya ahlaki bir amaç gütmeden seyirciyi düşüncelerinde özgür bırakıyor.”
—Manuel Piolat Soleymat, La Terrasse

“Bir gelinliğin sürükleyici öyküsü, moda endüstrisindeki sömürüyü gözler önüne seriyor.” —Arifa Akbar, The Guardian

“Paris’ten Alençon’a, oradan Mumbai’ye uzanırken bu üretimin ilmeklerini çözüyoruz.” —London Macadam

“Epik ölçekte, eşi benzeri olmayan bu yapım, 21. yüzyıl tiyatrosunun anıtlarından biri.”
—Broadway World

STRASBOURG ULUSAL TİYATROSU
Théâtre National de Strasbourg (TNS)

Yöneten: Caroline Guiela Nguyen 
Metin: Caroline Guiela Nguyen
Oynayanlar: Dan Artus, Dinah Bellity, Natasha Cashman, Charles Vinoth Irudhayaraj, Anaele Jan Kerguistel, Maud Le Grevellec, Liliane Lipau, Nanii, Rajarajeswari Parisot, Vasanth Selvam 
Sanatsal İşbirliği: Paola Secret 
Sahne Tasarımı: Alice Duchange 
Kostüm Tasarımı: Benjamin Moreau Işık Tasarımı Mathilde Chamoux, Jérémie Papin 
Ses Tasarımı: Antoine Richard Video Tasarımı Jérémie Scheidler
Müzik: Jean-Baptiste Cognet, Teddy Gauliat-Pitois, Antoine Richard 
Kasting: Lola Diane 
Çeviri: Nadia Bourgeois, Carl Holland, Rajarajeswari Parisot (İşaret Dili, İngilizce ve Tamilce Çevirileri)

Önemli bilgiler:

  • Yaş Sınırı: + 13
  • Bazı sahneler psikolojik açıdan yoğunluk içerebilir.
  • Yaklaşık 175’ sürer; ara yoktur.
  • Ana dili Fransızca olup Tamilce, İngilizce ve Fransız İşaret Dili bölümler içermektedir; Türkçe üstyazıyla.
  • Bazı sahneler fiziksel ve psikolojik şiddet anları içermektedir.
  • Etkinlik mekânında yeme-içme imkânları bulunmaktadır.
  • Vestiyer hizmeti ücretsiz olarak sunulmaktadır.
  • Otopark mevcuttur. Otopark girişini haritada görüntülemek için tıklayın.

Sergi: Bir Bakıştan Diğerine

Ara Güler / Jean Dieuzaide
Bakıştan Sayfaya: France PhotoBook
Suya Yazmak: Julie Chaffort
Beden Halleri: Félicités 2026, Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu

06.11 – 13.12.2026
Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi – JF. Kennedy Cd. Kavaklıdere
Giriş ücretsiz

Institut français Ankara ve Çankaya Belediyesi fotoğraf sanatının 200. yılını çok özel bir karma sergi ile kutluyor. Dört ayrı bölümden oluşan “Bir Bakıştan Diğerine” adlı karma sergi, fotoğraf tarihini çağdaş üretimle, kültürel mirası yeni kuşakların çalışmalarıyla, fotoğrafı yayıncılıkla, eğitimi ise mesleki gelişimle buluşturmayı amaçlayan 2026 Fransız-Türk fotoğraf sezonunun Ankara’daki ilk etkinliğini oluşturuyor.

Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ne göreceksiniz?

Beden Halleri : Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu (ENSP) Sergisi, Félicités 2026

Institut français Türkiye, “Beden Halleri” başlığıyla ile Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu’nda (ENSP) yetişen yeni kuşak fotoğrafçıları öne çıkarıyor. Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu, her yıl en başarılı öğrencilerini bir sergiyle ödüllendiriyor.

Beden Halleri başlıklı sergi, bu sekiz genç mezunun çalışmalarında bedenin tuttuğu merkezi yeri görünür kılıyor. Beden burada her zaman doğrudan bir konu olarak değil; içinde bulunduğu bağlam, çevre ve kültürle etkileşime giren ve bu etkileşimle şekillenen bir varlık olarak ele alınıyor.

Serginin kademeli olarak ilerleyen yerleştirme düzeni, izleyiciyi önce toprak parçasına (Aïda Lechugo), hayvanlar dünyasına (Susanna de Vido) ve kadın dayanışması ile aileye (Arina Starykh) dayanan somut yaklaşımlarla buluşturuyor. Ardından göz kamaşması (Gaspard Labastie), hayaletimsi olan (Renato Balla), kayboluş (Guillaume Chevalier Fustec) ve görünmez kılınma (Lila Niel) gibi daha soyut, elle tutulamayan kavramlara yöneliyor ve son olarak gökyüzüne ve gök cisimlerine (Hugo Jacq) uzanıyor. Böylece sergi, bedeni kültürel, toplumsal, siyasi ve bilimsel boyutlarının yanı sıra şiirsel, estetik, felsefi ve düşsel yönleriyle de tüm karmaşıklığı içinde düşünmeye davet ediyor.

Sanatçılar: Aïda Lechugo, Arina Starykh, Gaspard Labastie, Guillaume Chevalier Fustec, Hugo Jacq, Susanna de Vido, Renato Balla, Lila Niel

Bakıştan sayfaya – France PhotoBook

“Bakıştan Sayfaya” sergisi, 200. yıl kapsamında fotoğrafı en temel mecralarından biri olan kitap üzerinden ele alıyor. Fotoğraf kitabı, fotoğrafları çoğaltıp yaymanın ötesinde, başlı başına bir yaratım alanıdır. Görsellerin seçimi ve sıralanışı, grafik tasarım, metin, kâğıt, baskı ve ciltleme, fotoğrafla kurulan anlatıyı birlikte şekillendirir. Fotoğrafın bu yönü, 200. yıl programının temel çerçevesinde de mecranın başlıca ifade biçimlerinden biri olarak tanımlanıyor.

France PhotoBook, Fransa’nın dört bir yanından yaklaşık otuz bağımsız yayınevini bir araya getiren bir yapıdır ve fotoğraf kitabını sanatın, görsel araştırmanın ve bilgi aktarımının kesişiminde yer alan, başlı başına bir yayıncılık alanı olarak savunuyor.

Suya Yazmak — Fransız-Türk ortak yaratımı

“Suya Yazmak”  sergisi, Institut français Türkiye’nin desteklediği Fransız-Türk ortak yaratım projesi kapsamında ortaya çıktı. Sergi, Fransız görsel sanatçı Julie Chaffort ile dansçılar Banu Açıkdeniz, Chiara Giorda ve Su Güneş Mıhladız arasındaki buluşma ve diyaloğun ürünü.

Bu yaratım, Institut français Türkiye’nin Fransa ve Türkiye arasında kalıcı sanatsal bağlar kurma hedefini ortaya koyuyor: yalnızca eserleri sunmakla kalmayıp karşılaşma, deneyimleme ve ortak üretim için gerekli koşulları yaratmak. Bu projede bedenler, imgeler, manzaralar ve su ortak bir dile dönüşüyor.

Écrire sur l’eau, eş zamanlı olarak gösterilen üç filmden oluşan immersif bir video yerleştirmesidir. Sal üzerinde dönen kadın figürleri, İstanbul’un simgesel su manzaralarının ortasında hareket eder: İstanbul Boğazı, Şerefiye Sarnıcı ve Sarıyer Büyük Bent.

Eserin başlığı, Türkçedeki “suya yazmak” deyimine gönderme yapar: kalıcı olamayacak, ortaya çıktığı anda neredeyse yok olmaya mahkûm bir iz bırakmak. Geçiciliğin ve ele avuca sığmazlığın bu imgesi, İstanbul’da özel bir anlam kazanır. Burada su, ayırdığı kadar birbirine de bağlar: iki kıta arasında ve üç denizin kesişiminde, geçişleri, hikâyeleri ve hafızaları taşır.

Julie Chaffort, sürekli hareket hâlindeki bu suyu gerçek bir sanatsal malzemeye dönüştürür. Bedenler, kontrol ile kendini akışa bırakma arasındaki kırılgan dengede, sal üzerinde hareket eder. Suya yazmak, durmaksızın hareket eden ve dönüşen bir şeyin üzerinde iz bırakmaya çalışmaktır. Eser böylece zamanın akışını, hafızanın kırılganlığını ve daha genel anlamda dünyada var olma biçimimizi ele alır.

Julie Chaffort’un sanatsal pratiğinin devamında eser, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi; insanların, doğal unsurların ve görünmeyen güçlerin birbirleriyle rezonansa girdiği varoluş biçimleri üzerinden araştırır. Triptik yerleştirmenin dairesel kurgusu, izleyiciyi neredeyse ritüel niteliğinde, etkileşimli bir deneyime davet eder. Dönen bedenler, sürekli hareket hâlindeki bir evreni ve görünmeyen akışlarla şekillenen duyusal bir kozmolojiyi yeniden kurar.

Ara Güler, Jean Dieuzaide: 1950 ve 1960’ların Türkiyesi’ne iki farklı bakış, ortak bir hafıza

Fotoğrafın icadının 200. yılı vesilesiyle Institut français, Ara Güler Müzesi iş birliğiyle 1950’li ve 1960’lı yıllarda objektiflerini Türkiye’ye çeviren fotoğraf sanatının iki önemli ismini bir araya  getiriyor: Jean Dieuzaide ve Ara Güler. İlki Fransız, diğeri Türk olan bu fotoğrafçılar, geleneklerin sürekliliği ile modernleşme arasında köklü bir dönüşüm geçiren ülkeyi hemen hemen aynı dönemde fotoğraflıyor.

Eserlerinin bir araya getirilmesi, aynı döneme ve konulara yöneldiklerini gösterirken her birinin kendine özgü fotoğraf dilini de ortaya koyuyor. İstanbul, Anadolu, köyler, manzaralar, emekçiler, sokaklar, pazarlar ve yüzler, kolektif bir hafızanın parçalarına dönüşüyor. Fotoğrafları, bu coğrafyayı olduğu kadar içinde yaşayan kadın ve erkekleri de anlatıyor.

Jean Dieuzaide (1921-2003), 1955 yılında Arthaud Yayınevi’nin isteği üzerine Michel de Saint-Pierre’in Trésor de la Turquie adlı kitabını fotoğraflamak için Türkiye’de uzun bir yolculuğa çıkar. Eşi Jacqueline ile yaklaşık üç ay boyunca İstanbul’u, Ankara’yı, Anadolu’yu, Kapadokya’yı, Karadeniz kıyılarını ve Ege sahillerini dolaşır. Bu yolculuktan güçlü, derin bir insani duyarlılık taşıyan ve ender rastlanır bir fotoğraf külliyatı doğar.

Fotoğrafları, geleneklerin, kuşaklar boyu süregelen davranışların, pazarların, halk şenliklerinin ve uçsuz bucaksız manzaraların iç içe geçtiği, hâlâ büyük ölçüde kırsal bir Türkiye’yi gözler  önüne serer. Ancak Dieuzaide’ın bakışı yalnızca pitoresk ya da egzotik olanın peşine düşmez; insanlara, onların hareketlerine ve ışığa odaklanır. İstanbul’un balıkçıları, Anadolu’nun kervancıları, Kapadokya köylerinin çocukları ve halk şenliklerindeki güreşçiler, dönüşüm içindeki bir ülkenin canlı portresini oluşturur.

Ara Güler (1928–2018) ise İstanbul’u ve Türkiye’yi içeriden bir bakışla fotoğraflar. 1950’lerden itibaren balıkçıları, işçileri, zanaatkârları, çocukları ve yoldan geçenleri fotoğraflayarak kentin sokaklarını, limanlarını, halk mahallelerini ve kahvehanelerini durmaksızın dolaşır. Onun İstanbul’u Boğaz’ın, teknelerin, dar sokakların, sislerin ve siluetlerin, ama her şeyden önce orada yaşayan insanların İstanbul’udur. Yapıtları bugün, dönüşüm geçiren bir metropolün ve toplumun eşsiz bir görsel hafızasını oluşturur. Anadolu’ya yaptığı pek çok yolculukta da coğrafyaya, kültürel mirasa ve gündelik yaşama gösterdiği ilgiyi sürdürür.

Jean Dieuzaide ve Ara Güler’i bir araya getirmek, Fransa’dan gelen bir bakış ile Türkiye’de yetişmiş iki fotoğrafçının bakışı arasında diyalog kurmayı sağlıyor. Burada amaç, dışarıdan ve içeriden bakışları karşı karşıya getirmekten ziyade, üç fotoğrafçının aynı dönemde, gözlerinin önünde değişen bir dünyayı anlamak ve aktarmak için fotoğrafı nasıl kullandıklarını göstermektir. Sanatçıların yapıtları kimi zaman çarpıcı biçimde kesişir; aynı coğrafyalar, hareketler, meslekler, sokaklar ya da manzaralar karşımıza çıkar ancak her birinde mesafe, kadraj ve duyarlılık farklıdır. Böylece fotoğraf, karşılaştırma ve diyalog için güçlü bir araca dönüşür. Aynı ülkeye nasıl farklı biçimlerde bakılabileceğini, onun nasıl farklı biçimlerde yaşanıp anlatılabileceğini gösterir.

Uzun süre pek az kişinin görme fırsatı bulduğu Jean Dieuzaide’in Türkiye fotoğrafları, yakın zamanda yeniden gün yüzüne çıkarılarak Gers bölgesindeki Flaran Manastırı’nda sergilendi. Çekilmelerinden yetmiş yılı aşkın bir süre sonra Türkiye’ye dönmeleri, bu nedenle özel bir simgesel anlam taşıyor. Fotoğraflar, ortaya çıktıkları coğrafyayla yeniden buluşurken aynı dönemde aynı toplumu gözlemleyen iki Türk fotoğrafçının eserleriyle de yan yana geliyor.

Bu sergi, 1955–1965 yıllarının Türkiye’sine dair bir tanıklığın çok ötesine geçiyor. Fransa ile Türkiye arasında bakışların dolaşımı, hafıza ve fotoğraf tarihi üzerine düşünmeye davet ediyor. Üç önemli fotoğraf dilini buluşturarak fotoğrafın hem arşiv hem sanatsal üretim hem de evrensel bir dil olduğunu hatırlatıyor. Bu dil aynı zamanda geçmişte kalmış bir dünyanın hafızasını korurken coğrafyaları, kuşakları ve kültürleri birbirine yaklaştıran bir dil.

Yetmiş yıl sonra Jean Dieuzaide ve Ara Güler’in fotoğrafları nihayet bir araya geliyorlar. Birlikte, Türkiye tarihinin dönüm noktalarından birine dair duyarlı bir portre çiziyor ve sergiyi Fransız-Türk fotoğraf ve ortak hafızamızın köklerine uzanan bir yolculuğa dönüştürüyorlar.

Fotoğrafın icadının 200. Yılı

2026 yılı, fotoğrafın icadının 200. yılı kutlanıyor. Nicéphore Niépce’in ilk deneylerinden iki yüzyıl sonra bu evrensel araç, modern tarihin en büyük kültürel, bilimsel ve sanatsal devrimlerinden biri olmayı sürdürüyor. Kalıcı hâle getirilen ilk görüntüden dijital teknolojilere ve yeni görüntü üretim biçimlerine uzanan süreçte fotoğraf, kendini sürekli yeniden icat etti.

Fotoğraf, bilimsel keşiflere eşlik eder, olayları ve toplumların geçirdiği dönüşümleri belgeler, bireysel ve kolektif hafızayı besler, hayal dünyamızı şekillendirir. Portre, manzara, mimari, röportaj, belgesel fotoğrafçılık, insan odaklı fotoğrafçılık, moda, sanatsal ya da deneysel yaratımlar: siyah beyazdan renkliye, analogdan dijitale uzanan teknik gelişmelerle birlikte fotoğrafın kullanım alanları ve anlatım dilleri de çeşitlenmiştir

Institut français Türkiye, fotoğrafın icadının 200. yılı vesilesiyle 2026’dan 2027 sonuna kadar çeşitli sergiler, buluşmalar, katılımcılara yönelik etkinlikler ve profesyonel buluşmalardan oluşan bir program sunuyor.

Bu 200. yıl programı, fotoğrafı anmanın ötesine geçip, bizi görüntünün toplumlarımızdaki yerini sorgulamaya davet ediyor: fotoğrafın tanıklık etme, hikâye anlatma, yaratma ve aktarma gücünü ve aynı zamanda gerçeği algılama biçimimizi nasıl dönüştürdüğünü düşünmeye çağırıyor. Böylece fotoğraf, yaşayan ve evrensel bir dil olarak, Fransa ile Türkiye arasında verimli bir diyalog alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Bakışımızı değiştiren bir icadın iki yüzyılı

Fotoğrafın icadı, modern çağın en büyük dönüşümlerinden biridir. Optik, kimya ve dünyadan bir izi muhafaza etme yönündeki kadim arzunun buluşmasından doğan fotoğraf; görme, belgeleme ve aktarma biçimlerimizi kökten değiştirmiştir. İki yüzyıl içinde önce bilimsel bir deney, ardından profesyonel bir uygulama, kitlesel bir iletişim aracı, belgeleme yöntemi ve başlı başına bir sanat dili hâline gelmiştir.

Fotoğrafın tarihi yalnızca makinelerin ve süreçlerinin tarihi değildir. Aynı zamanda bakışın da tarihidir. Fotoğraf malzemelerinin gelişmesi, pozlama sürelerinin kısalması, taşınabilir makinelerin ortaya çıkması, renkli fotoğrafın yaygınlaşması ve ardından dijital devrim, sürekli yeni estetik olasılıklar yaratmıştır. Her teknik dönüşüm, dünyayı kadraja alma, anlatma ve başkalarıyla paylaşma biçimimizi değiştirmiştir.

Bu bakımdan siyah beyazdan renkli fotoğrafa geçiş, fotoğraf tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Uzun süre karmaşık ve pahalı bir teknik olan renkli fotoğraf, 19. yüzyılda kayda değer ilerlemeler göstermiş ve 20. yüzyılın başında Lumière kardeşlerin geliştirdiği Autochrome yöntemiyle daha geniş bir kesim için gerçekten erişilebilir hâle gelmiştir. Ardından Kodachrome gibi endüstriyel yöntemler, renkli fotoğrafın yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısında renk, sanat alanında da güçlü bir yer edinmiş, siyah beyaz fotoğraf ise önemli bir estetik tercih olarak varlığını sürdürmüştür.

Bugün görüntülerin anında dolaşıma girmesi, akıllı telefonlar, dijital ağlar ve yapay zekâ fotoğraf tarihinde yeni bir dönemi başlatıyor. Fotoğrafın 200. yılı da onun tarihini tamamlanmış bir hikâye olarak değil, sürekli dönüşen bir mecranın hikâyesi olarak yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

          

 

Canlandıranlar Film Festivali
19–24 Ekim 2026

Canlandıranlar Festivali’nde Fransız animasyon sineması ön planda!

Institut français Türkiye’nin İstanbul şubesi, 19–24 Ekim 2026 tarihleri arasında Uluslararası Canlandıranlar Animasyon Festivali’nin 14. edisyonuna ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyor.

Festival, bu yıl da zengin ve farklı türleri bir araya getiren programıyla Fransız animasyon sinemasının yaratıcı dünyasını keşfe davet ediyor. Program kapsamında, Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud’nun İran’a uzanan bir yolculuk sunan Persepolis filmini yeniden izleyebilir veya ilk kez keşfedebilirsiniz.

Festival ayrıca, Jean-Paul Guigue ve Dimitri Planchon’un yönettiği Blaise filmini Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Filmin senaristlerinden Clémence Lebatteux, 22 Ekim Perşembe günü saat 17.45’te Institut français’de gerçekleşecek söyleşide izleyicilerle bir araya gelecek.

Fransız yapımları arasında Momoko Seto’nun görsel ve şiirsel bir yolculuk sunan Planètes, Haruki Murakami’nin öykülerinden uyarlanan Pierre Földes imzalı Saules aveugles, femme endormie ve Louis Clichy’nin Le Corset adlı filmi de yer alıyor.

Fransız animasyon sinemasının çeşitliliğini ve yaratıcılığını keşfetmek için kaçırılmayacak bir fırsat!

Festivalin tam programına Canlandıranlar’ın internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

AFSAD Kısa Film Festivali Finalist Filmleri Seçkisi

AFSAD ve Institut français sizleri her ay bir gösterim ve ardından söyleşi etkinliğine davet ediyor.

  • 24 Ekim saat 18.00
  • Katılım ücretsiz
  • Türkçe

Kısa filmler, farklı hikâyeler ve yeni karşılaşmalar…

AFSAD 9. Uluslararası Kısa Film Festivali’nde finale kalan filmlerden oluşan özel seçki, Institut français’de izleyiciyle buluşuyor.

Farklı türlerden ve sinema dillerinden beslenen bu filmler; başka hayatlara, farklı bakış açılarına ve henüz karşılaşmadığımız hikâyelere kapı aralıyor. Her biri kendi dünyasını kuran filmler, izleyiciyi kimi zaman tanıdık duygularla, kimi zaman da beklenmedik sorularla karşılaştırıyor.

Festivalin heyecanını farklı izleyicilerle paylaşmak ve kısa filmlerin açtığı düşünme alanını birlikte büyütmek için herkesi bu özel gösterime davet ediyoruz.

AFSAD Kısa Film Festivali Finalist Filmleri Seçkisi

Gösterim Filmleri
Yaz Üçgeni / Summer Triangle (08′)
Kurmaca / Fiction / En İyi Yönetmen Ödülü / Best Director Award / En İyi Senaryo Ödülü / Best Screenplay Award
Yön-Dir : Maryam Esmaeili, Ali Babai / 2025

Hevraz / The Slope (15′)
Kurmaca / Fiction / En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü / Best Cinematographer Award
Yön – Dir : Cemal İşnas / 2025

Kalan / Remnant (12′ 07″)
Deneysel / Experimental / En İyi Kurgu Ödülü / Best Editing Award
Yön – Dir : Önder M. Özdem / 2026

Beyazlı Adam / The Man In White (11′ 15″)
Deneysel / Experimental / En İyi Film Ödülü / Best Film Award
Yön – Dir : Foulad Vand Haman / 2025

Arkadaş Gibi, Geyik Gibi / Like Friend, Like Deer (12′ 59″)
Animasyon / Animation / En İyi Film Ödülü / Best Film Award
Yön – Dir : Malek Eghbali / 2025

Nilgün (29′ 13″)
Belgesel / Documentary /  AFSAD Merter Oral Özel Ödülü / AFSAD Special Merter Oral Award
Yön Dır : Tolga Oskar / 2025

Hatırladığım Kadarıyla / As Far As I Can Remember (15′)
Kurmaca / Fiction / AFSAD Tuğrul Çakar Özel Ödülü / AFSAD Special Tuğrul Çakar Award
Yön – Dir : Ömer Nusret Tanır, Azmican Zengin / 2025

Eternity / Sonsuzluk ( 29’10” )
Finalist / Fransa Yapımı / Belgesel – Documentary
Yön Dır : Sébastien Betbeder / 2025

 

İyi Tasarım / Good Design İzmir_11
Tema: “İyi Tasarım?”

Tarih: 10 Ekim – 30 Ekim 2026
Resmî açılış: 16/10/2026 Cuma, saat 17.00
Tarihi Bıçakçı Han

Sergiler, yerleştirmeler, atölyeler, paneller ve söyleşiler.
Ana mekân: Tarihi Bıçakçı Han; ayrıca İzmir’in farklı mekânları. Ayrıntılı saat ve yer bilgileri ekteki programda.

Bir tasarımı “iyi” yapan nedir? İyi Tasarım / Good Design İzmir, 11. yılında “İyi Tasarım?” sorusunu tartışmaya açıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Akdeniz Akademisi tarafından düzenlenen etkinlik, 10-30 Ekim 2026 tarihlerinde Tarihi Bıçakçı Han ve kentin farklı mekânlarında gerçekleşiyor.

Sergiler, enstalasyonlar, atölyeler, paneller ve söyleşiler, tasarım ile gündelik hayat arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Bir tasarımın değeri nasıl ölçülür? İşleviyle mi, hayatımızda yarattığı etkilerle mi, çevreye etkisiyle mi? Bir tasarım kimin için “iyi”dir?

Program, ekolojik sorunlar, toplumsal eşitsizlikler ve teknolojik dönüşümler karşısında tasarımın sorumlulukları üzerine birlikte düşünmeye davet ediyor. Tasarımcıları, öğrencileri ve kent sakinlerini farklı bakış açılarını paylaşmaya ve tasarımın sunduğu olanakları birlikte keşfetmeye çağırıyor.

Tüm etkinlikler ücretsiz ve herkese açık. Program ve ayrıntılı bilgi: www.iyitasarimizmir.org

ULUSLARARASI ÇANAKKALE BİENALİ
10 Ekim-20 Kasım 2026

Giriş ücretsiz.

Institut français Türkiye, 10. Çanakkale Bienali’ne katılıyor. Metcezir / Ebb & Flow başlıklı Bienal, 10 Ekim-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Çanakkale’de gerçekleşecek.

Bu yıl, Deniz Villaları: Ekolojik Geçişler – Konuk Sanatçı Programı, 2025 yılı rezidans sanatçıları Carmen Bouyer, Annika Katja Boll ve Johannes Vogl ile 2026 yılı rezidans programı kapsamında Çanakkale’de çalışmalarını gerçekleştiren Laurent Lacotte’un eserlerini Bienal kapsamında izleyiciyle buluşturuyor.

Bienal hakkında
10. Çanakkale Bienali, Metcezir / Ebb & Flow başlığıyla 10 Ekim-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Çanakkale ve çevresindeki farklı mekanlarda gerçekleşecek.

DENİZ VİLLALARI: EKOLOJİK GEÇİŞLER – Konuk Sanatçı Programı

Deniz Villaları, çağdaş sanat ile Akdeniz’deki denizel alanlar ve çevre meseleleri arasındaki ilişkiye odaklanan bir sanatçı rezidans programıdır.

Program kapsamında sanatçılar, Türkiye, Yunanistan veya Fransa’daki partner mekanlardan birinde kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor. Her sanatçı, rezidans süresince bulunduğu bölgeden ilham alıyor; bölgeyi gözlemliyor, yerel aktörlerle ve çevreyle ilişki kuruyor ve yeni üretim biçimleri üzerinde çalışıyor.

Carmen Bouyer
Carmen Bouyer, Deniz Villaları programı kapsamında 2025 yılında Maquis Projects’te gerçekleştirdiği rezidans sırasında ürettiği From Delta to Delta serisinden dört tekstil eserini Bienal’de sunuyor.

Bu eserlerde Akdeniz’in dört önemli havzası, Gediz, Rhône, Po ve Nil nehirlerinin havzaları, ağaç biçimleri üzerinden temsil ediliyor. Sanatçı bu çalışmasında kıyı sulak alanlarının önemine ve iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığına dikkat çekiyor.

Carmen Bouyer eserlerini bitkisel pigmentler, toprak, ipek, yün ve kâğıt gibi doğal malzemeler kullanarak üretiyor. Çalışmaları, canlılar ile birlikte yaşadıkları topraklar arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Annika Katja Boll
Annika Katja Boll, 3D taramalar kullanılarak üretilmiş ve metal üzerine basılmış bir dizi dijital görüntü ile Bienal’e katılıyor.

Sanatçı, teknolojinin çevremizdeki dünyayı nasıl yeniden üretebildiğiyle ilgileniyor: bir ağaç, bir dal, bir kaya, kökler ya da meyveler gibi doğal unsurlar dijital olarak taranabiliyor.

Ancak 3D tarama, sonunda bu unsurların yalnızca görünüşünü koruyor. Canlı bir şeyin son derece gerçekçi bir görüntüsünü yaratabiliyor, fakat onu canlı yapan şeyleri geride bırakıyor.

Annika Katja Boll bu çalışmalarıyla görüntü, teknoloji ve canlılık arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

Laurent Lacotte
Deniz Villaları’nın 2026 yılı sanatçı rezidansı programının konuğu olan Laurent Lacotte, Çanakkale’de şehir ile deniz arasındaki ilişki üzerine bir çalışma gerçekleştirdi.

Sanatçı araştırma süreci boyunca, şehrin deniz, nehir ve diğer doğal unsurlarla buluştuğu farklı alanları fotoğrafladı. Aynı zamanda gözlemlerinden yola çıkarak şiirsel bir metin kaleme aldı.

Bienal kapsamında Lacotte, üzerine bu şiirsel metnin yazılacağı buluntu ahşaplardan oluşan bir yerleştirme hazırlayacak. Denizde çektiği bir fotoğraf da sergide yer alacak.

Projeye ayrıca sınırlı sayıda üretilecek bir fanzin eşlik edecek.

Johannes Vogl
Johannes Vogl, 2025 yılında gerçekleştirdiği rezidans sırasında hepimizin tanıdığı bir doğa olayından yola çıktı: yazın ilk yağmurlarından sonra toprağın kokusu.

Sanatçı, ilk yağmurlarla birlikte toprakta gerçekleşen kimyasal süreci ve bu sırada algıladığımız kokuyu yeniden canlandıran bir yerleştirme geliştirdi.

Buluntu nesneler kullanılarak oluşturulan bu kinetik yerleştirme hareket ediyor ve sürekli değişiyor. Eser, yalnızca birkaç dakika süren ve gözle görülmeyen doğal bir süreci görünür ve hissedilir hale getiriyor.

Deniz Villaları’nın Çanakkale’deki katılımı
Deniz Villaları: Ekolojik Geçişler – Konuk Sanatçı Programı, bu dört sanatçı aracılığıyla sanat üretimini desteklemeye ve rezidanslar sırasında geliştirilen projeleri yeni izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor.

TÜRKİYE’DEN DİRİ SESLER ǀ Doğan Yarıcı ile Söyleşi

22 Ekim 2026 Perşembe, saat 18:30
Institut français İzmir

“Türkiye’den Diri Sesler” dizisi kapsamında, İzmir Institut français de Turquie kütüphanesi ve Kontr Yayınları, 22 Ekim 2026 Perşembe günü saat 18.30’da Doğan Yarıcı ile bir okuma-buluşma etkinliğine davet etmekten mutluluk duyar. Hodan romanının yazarı Doğan Yarıcı, romanın yazım süreci ve Fransızcaya çevirisi üzerine çevirmeni Sylvain Cavaillès ile bir söyleşi gerçekleştirecek.

Doğan Yarıcı’nın dördüncü romanı Hodan, destansı anlatımı, dildeki titiz işçiliği ve anlatı tekniklerindeki çarpıcı yaratıcılığıyla güçlü bir edebî üslubun örneğini sunar. Toplumun kıyısında kalmış, sade ama aydınlık bir yaşam süren bir insanın kaderi üzerinden yazar, insanlığın temelini sorgular ve bireyi öğüten bir topluma karşı insana duyduğu derin inancı ortaya koyar. Umut ve hümanizm üzerine bir roman.

Ücretsiz ve herkese açık olan etkinlik Türkçe, okumalar Türkçe ve Fransızca olarak gerçekleştirilecektir.

Kayıt: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Doğan Yarıcı

Doğan Yarıcı 1 Haziran 1967’de İstanbul, Beykoz’da doğdu. Çocukluğu ve gençliği Boğaziçi’nin çok kültürlü kıyılarında geçti.

Erken yaşta yazı ve tiyatroya yöneldi, kumpanyalarla katıldığı tiyatro turneleri sayesinde ilkgençliğinde Anadolu’yu karış karış gezme fırsatı buldu.

Öykü, roman ve şiirlerinde İstanbul ve Anadolu’da yaşadığı bu tanıklıklardan yararlanmıştır. Ötekileştirilenler geniş bir tarih yelpazesi içinde kitaplarında sıklıkla yer bulur.

Doğan Yarıcı, aynı zamanda verimli bir kısa öykü yazarıdır. Kıpkısa (küçürek) öyküye özel ilgi gösterir. Öykülerinde duru, damıtılmış şiirsel bir dil ve “eksiltme” diye adlandırdığı, kendine özgü ekonomik bir anlatım tekniği kullanır. Detaylarla zenginleşen, ancak detayların metni boğmadığı öykülerdir yazdığı. Çağrışımlara açık bir tutumla anları, durumları ve kişi hallerini kaleme alır. Yazar, çağdaş Türkçe edebiyatında küçürek öykünün öncülerinden sayılmaktadır.

Kıyıda romanı, “Türk Edebiyatının Okunması Gereken 140 Romanı” listesinde yer almaktadır.

O Boşluk, roman sanatına getirdiği yepyeni bakışla ezberleri bozmuş, yayımlandığı yıl edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılanmıştır.

Her Aşk Gibi Yarım romanı, Ankara Üniversitesi Roman Ödülü’ne değer görülmüştür.

Doğan Yarıcı’nın dördüncü ve son romanı Hodan (2019) ise, 1940’tan 1985 yılına kadar uzanan bir dönemi anlatan nehir-romandır. Yazar, Terk Edilmiş Sofralar adını verdiği üçlemenin ilki olan Hodan romanında, bütün bu 45 yıllık dönemi, kitaba adını veren Hodan karakterinin bakışından ele almıştır. Kimlik, göç, yurt edinme sorunlarını kültürel, toplumsal, siyasal boyutlarıyla kendine özgü bir anlatımın içine yerleştirmiştir.

Doğan Yarıcı’nın yayımlanmış kitapları:

 Öykü: Evlâ (1993), Kemik (1994), Gece Kelebekleri (2004), İs Odası (2014), Kav (Evlâ, Kemik ve Gece Kelebekleri bir arada, 2014), Miyop (2022)

Roman: Kıyıda (2007), O Boşluk (2012), Her Aşk Gibi Yarım (2013), Hodan (2019)

Şiir: Aşk ve Sair (1995, ressam Mehmet Arif Koyunoğlu’nun özel desenleriyle.)


Sylvain Cavaillès

Sylvain Cavaillès 1974 yılında Roanne’da doğdu. 90’lı yıllarda Lyon’da Fransız Dili ve Edebiyatı okudu, daha sonra Strazburg Üniversitesi’nde Türkoloji alanında master ve doktora yaptı. Şiir, tiyatro ve roman yazan Cavaillès 2012’de Türkçe edebiyattan çeviriler yapmaya başladı. 2017’de Kontr Éditions adlı yayınevini kurdu. Ayhan Geçgin, Murat Özyaşar, Bilge Karasu, Ayfer Tunç gibi birçok yazarı Fransızcaya kazandırdı.

Sergi – Levantenlerin İstanbulu, İstanbul’un Levantenleri
8 Ekim – 8 Kasım 2026
Beyoğlu Belediyesi – İstiklal Sanat Galerisi

Levanten Kültür ve Mirasını Koruma Derneği tarafından, Beyoğlu Belediyesi ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “Levantenlerin İstanbulu, İstanbul’un Levantenleri” sergisi fotoğraflardan, arşivlerden ve tarihî belgelerden yola çıkarak, Levanten toplulukların İstanbul’daki mevcudiyetine ve özellikle Beyoğlu tarihine olan katkılarına ışık tutuyor.

Sergi; yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu, Akdeniz ve Avrupa arasındaki etkileşimlerle, farklı dillerin, kültürlerin ve inançların bir arada varoluşuyla inşa olan bir kenti gözler önüne seriyor.

Sergi kapsamını İstanbul’la sınırlandırarak özellikle 19. Yüzyıl İstanbulu’nun kendine has çok kültürlü dünyasında yaşamış ve İstanbul tarihinin ayrılmaz parçası olmuş Levantenleri, aileleri, uğraşları, taşıdıkları kültürel unsurları, yaşadıkları semtlerle birlikte tanıtacak.

Hikâyesini anlattığı bölgenin kalbinde, İstiklal Caddesi üzerinde, Beyoğlu Belediyesi İstiklal Sanat Galerisinde sunulan sergi, fotoğrafın aynı anda görüntü, arşiv, hafıza ve tanıklık olabileceğini hatırlatıyor.

Sergi aynı zamanda Levanten Kültür ve Mirasını Koruma Derneği’nin beşinci kuruluş yılına denk geliyor. 6 Aralık 2021’de kurulan dernek, aslında daha eskiye uzanan bir araştırma ve etkinlik ağının kurumsallaşmış hali. Derneğin kendi tarihçesine göre Levanten mirasına yönelik çalışmalar 2010’ların ortalarında konferanslar, kent gezileri ve arşiv çalışmalarıyla başlamış; 2021 sonunda resmî dernek yapısına kavuşmuştu.

Sanat tarihçisi Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu küratörlüğündeki sergi, 9 Ekim–8 Kasım 2026 tarihleri arasında İstiklal Sanat Galerisi’nde ziyarete açıktır.

9. Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Festivali
14 Ekim-18 Ekim 2026

Giriş ücretsiz.

Ege’nin tarihi beldelerinden Foça’nın en keyifli zamanları Ekim ayında yaşanır. Kent bu yıl da 14-18 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

Institut français İzmir’in desteğiyle festival programında, Fransız belgesel sinemasından Marine Gautier’nin “Belleville Kitchen” adlı belgeseline yer verilecek. Film, 16 Ekim saat 13.00’te Reha Midilli Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Gösterimin ardından, yönetmen Marine Gautier’nin katılımıyla özel bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Program hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın: https://www.focafilmdays.org/tr/

ETKİNLİK İPTAL EDİLMİŞTİR

Söyleşi – Jean Echenoz
15 Ekim Perşembe saat 18:30’dan itibaren
Institut français kütüphanesinde

Institut français de Turquie – İstanbul, Ketebe Yayınları iş birliğiyle, Fransız yazar ve romancı Jean Echenoz’yu Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bir konferans kapsamında ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

Bugüne kadar çok sayıda esere imza atan Jean Echenoz, Médicis Ödülü ve Goncourt Ödülü başta olmak üzere birçok önemli edebiyat ödülüne layık görüldü.

Bu buluşma, yazarla edebî biçimler ve tüm eserleri üzerine sohbet etme ve görüşlerini dinleme fırsatı sunacak.
Söyleşinin moderatörlüğünü, Ketebe Yayınları çevirmeni ve editörü Adem Beyaz üstlenecek.

Kapı açılış: 18:30
Etkinlik başlangıç saati: 19:00

Etkinlik dili Fransızcadır, Türkçe çeviri yapılacaktır.

Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur.

 

Söyleşi – Bekir Aysan
14 Ekim Çarşamba saat 17:00’de
Institut français kütüphanesinde

Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul, fotoğrafçı ve yazar Bekir Aysan’ı  kütüphanesinde gerçekleştirilecek bir söyleşide ağırlamaktan memnuniyet duymaktadır.

54 yaşında Bekir Aysan, işini ve ikinci yurdu Alsace’ı geride bırakarak bisikletle İstanbul’a, ardından Ege Denizi kıyısındaki annesinin köyüne doğru yola çıkar. Méfie-toi de tes rêves adlı kitabıyla yazar, bisikletli yolculuğu; sürgün, aile belleği ve köken arayışı arasında uzanan çok daha içsel bir yolculuğun başlangıç noktasına dönüştürür. Le Randonneur dergisi tarafından 2025’in en iyi beş bisiklet macerası kitabı arasında gösterilen eser, aynı zamanda Saint-Étienne’in 2027 Curieux Voyageurs Edebiyat Ödülü seçkisinde yer almaktadır.

Bu vesileyle, Institut français de Turquie İstanbul kütüphane ekibinden Ayfer SIMMS, yazarla İstanbul’a bu dönüşü ve yazının yolculuk boyunca ona nasıl eşlik ettiğini konuşacaktır. Ardından izleyiciler, sorularıyla sohbeti sürdürebilecektir.

Söyleşi Fransızca gerçekleşecektir.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

13. BOZCAADA ULUSLARARASI EKOLOJİK BELGESEL FESTİVALİ
7-11 Ekim 2026

Giriş ücretsiz.

Institut français Izmir’in desteğiyle festival programında Fransız yapımı ve Fransa ortak yapımı dört film yer alıyor: Jérôme Le Maire’nin The Price of the Sun; Claudia Neubern’in Missing Rio Doce; Dea Gjinovci’nin The Beauty of the Donkey ve Mert Gökalp’in East to West (Corsica to Bodrum) filmleri.

Doğayla, yaşamla ve yaşadığımız coğrafyalarla ilişkimize farklı açılardan bakan bu dört özgün yapım, günümüzün ekolojik meseleleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

Festivalin programının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
https://www.bifed.org/tr

Institut français İzmir 2026 Yeni Yıl Pazarı

Institut français İzmir tarafından düzenlenen Yeni Yıl Pazarı bu yıl 10-11-12 Aralık 2026 tarihlerinde saat 12.00 ile 20.00 arası Institut français Izmir bahçesinde gerçekleşecektir.

Katılımcı olmak istiyorsanız, internet sitemizden indirebileceğiniz başvuru formunu doldurup en geç 18 Ekim 2026 tarihinde jale.taskin@ifturquie.org mail adresine göndermelisiniz.

Katılımcılara üstü kapalı bir stant ve 2 adet sandalye tahsis edilecektir.  Genel dekorasyon, ve etkinliğin tanıtımı tarafımızdan yapılacaktır.

Stantın 3 günlük kullanım masraflarına katılım payı 15000 TL tutarındadır.

Satışa sunulacak ürünler kaliteli ve kutlama konseptine uygun olmalıdır. Fransız kültüründen referans almaları bir artı oluşturacaktır. Hiçbir plastik ürün (poşet, ambalaj, şişe vb.) kesinlikle kabul edilmeyecektir. Stant görünümüne ve dekorasyonuna özen gösterilmesi beklenmektedir. Institut français bu kriterlere uymayan talepleri kabul etmeme hakkına sahiptir.

Her yıl daha da çoğalan talepleri göz önünde bulundurarak kriterlere uygun adaylar arasında adil bir seçim yapabilmek için Institut français, katılımcıları kura çekme yöntemiyle belirleme yetkisine sahiptir.

Başvurunuzun sonucu en geç 7 Kasım 2026 tarihinde e-mail ile size bildirilecektir.

Basvuru-formu-pdf-2026

Başvuru formu – Word

Çizgi Roman ve Manga Atölyesi

7 Ekim’den itibaren
Her Çarşamba 16:00 – 18.00

Institut français İzmir Kütüphanesi

Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi sizleri, her Çarşamba 16.00 – 18.00 arasında, çizgi roman ve manganın anlatım dilini keşfe çıkacağınız bir yolculuğa davet ediyor!

Profesyonel bir illüstratör tarafından yürütülecek bu atölye üç bölümden oluşacak:

-7 Ekim – 27 Kasım arasında gerçekleşecek olan ilk bölümde Çizgi Roman ve Manga’ nın çizim dilini özümseyebileceğimiz pratikler yapacak ve karakterlerimizi tasarlayacağız.

-Ocak ve Şubat aylarında gerçekleşecek olan ikinci bölümde, karakterlerimizi bir hikayenin içinde görmeye başlayacağız; panel geçişleri üzerine çalışıp bir çizgi roman sayfası çıkaracağız.

-Nisan ve Mayıs aylarında da görsel hikaye anlatımı üzerine daha fazla kafa yorup, hikayelerimizin genel yapısını oluşturacağız.

Atölyenin sonunda katılımcılar, kendi karakterlerinden ve fikirlerinden yola çıkarak kısa bir çizgi öykü üretmiş olacaklar. Atölye boyunca okurun bakışını kareler arasında yönlendirmeyi ve etkili bir görsel anlatı kurmayı öğrenecekler. Atölye, çizim yapmayı seven ve manganın anlatım dilini kendi hikâyelerini üreterek keşfetmek isteyen, 14 yaş ve üzeri herkese açıktır.

Sınırlı sayıda yer olduğundan kayıt gereklidir.

Kayıt için : mediatheque.izmir@ifturquie.org

📌 Kontenjan sınırlıdır.

Nedim Gürsel ile Söyleşi

10 Ekim 2026 Cumartesi, saat 15:00– 17.00 
Institut français İzmir Kütüphanesi

İzmir Institut français kütüphanesi, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 15.00-17.00 arasında, yeni kitabı “Paris buluşmaları”nın Türkiye basımı vesilesiyle yazar Nedim Gürsel’i bir okur buluşması için ağırlamaktan büyük bir mutluluk ve onur duymaktadır.

Nedim Gürsel bu eserinde okuyucuyu, sadece kendisiyle değil, aynı zamanda Aragon, Baudelaire, Yaşar Kemal ve Nazım’ın hayaletlerinin de eşlik ettiği, Seine nehrinin kıyılarında şiirsel bir gece yürüyüşüne davet ediyor.

Elli yıldır “Işık Şehri”nde yaşayan yazarla, yarım asırlık Paris macerasını konu alan bu değerli sohbete katılmanız için sizleri kütüphanemize davet ediyoruz.

Buluşma dili Türkçe olacaktır. Yerler sınırlıdır.
Bilgi ve kayıt için mediatheque.izmir@ifturquie.org

 


Nedim Gürsel

1951’de Gaziantep’te doğdu. Galatasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü) Türk edebiyatı dersleri vermektedir.

Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim Gürsel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller şunlardır: Türk Dil Kurumu Ödülü (1976), Abdi İpekçi Barış Ödülü (1986), FransızPEN Kulüp Özgürlük Ödülü (1986), Haldun Taner Öykü Ödülü (1987), Struga Altın Plaket Ödülü (1992), Radio France Internationale Öykü Ödülü (1992), France-Turquie Ödülü (2004), Fransa Hükümeti Edebiyat Şövalyesi Nişanı (2004), Mevlânâ Dünya Kardeşlik Ödülü (2009), Türkiye Yayıncılar Birliği İfade Özgürlüğü Ödülü (2009), Balkanika Vakfı Uluslararası Roman Ödülü (2012), FransaAkdeniz Roman Ödülü (2013), Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülü (2016), Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Ödülü (2018), Çukurova Sanat Girişimi Büyük Ödülü (2019).

Institut français Ankara, Mitoloji Film Haftası’nı Asteriks ve Oburiks, Görevimiz Kleopatra film ile desteklemektedir.

Festival Hakkında

“İnsanlığın Ortak Hikayesi” sloganı ile yola çıktığımız festival tüm hikayelerin, insanlığın öyküsünün aynı özden beslendiğini ifade ediyor. Festivalimiz, yazının bile olmadığı zamanlarda, ateş başında toplanılan o uzun ve karanlık akşamlarda farklı toplumlarda hangi öyküler nasıl şekillenmiş ve günümüze ne şekilde davranışsal kod olarak aktarılmış; bu soruların ardından biçim aldı. Yazı ve sözel aktarımın gücünü pekiştiren sinemanın görsel başarısı tüm bunları düşünmek, anlatmak ve yansıtmak için en doğru sanatsal biçim. Eskiden bu topraklarda neşeli şenlikler yapılırdı. Bizde festival olarak neşesini kaybeden topluma o günleri dehatırlatmak, birbirimizi anlamak için alan açmak arzusundayız. Antik kentlerle şehrin güncel yaşamı arasında bir bağ kurmak, eskiyi hatırlatırken yeninin daha iyi olması için teşvik edici güç olma düşünün peşindeyiz.
Festival, Ankara, Bursa, Aydın, İzmir, İstanbul ve Gaziantep’te 12 Ekim – 4 Kasım, Ankara’da 12 – 14 Ekim tarihleri arası gerçekleşecektir.
Ankara programı:

14 Ekim – Anadolu Medeniyetleri Müzesi
14.00 İkinci Olan Film Gösterimi
15.00 Prof.Dr. Havva İşkan – Anadolu Medeniyetlerinde Kadın Söyleşisi, Frigya Kıyafet-Takı sergisi eşliğinde
16.30 Prof. Dr. Evrim Ölçer- Türk Mitolojisi söyleşisi

Film Gösterimleri Başkent Üniversitesinde
13.00 Asterix Obelix: Mission Cleopatre – Akademik Söyleşi

Yönetmen: Alain Chabat
Oyuncular: Gérard Depardieu, Christian Clavier, Jamel Debbouze, Monica Bellucci

Filmin özeti:
Güzelliğiyle dört cihana nam salan Kleopatra ile kendini beğenmiş Sezar, Mısır halkı üzerine karşıt görüşlere sahiplerdir. Kleopatra Mısırlıların en az Romalılar kadar kültürlü ve değerli bir medeniyet olduğunu öne sürerken Sezar bunu hiçbir şekilde kabul etmemektedir. Mısır halkı bunun üzerine Sezar’ı büyüleyecek ve bir o kadar da endişelendirecek bir saray yapmaya karar verir. Asterix, Oburix ve Büyüfiks bu sarayın inşası sırasında Mısır halkına yardım edeceklerdir.

Fragman

Film ve etkinlikler ücretsizdir.

AVRUPA SİNEMA GÜNLERİ

30 Eylül –  4 Ekim 2026
Institut français İzmir Sinema Salonu

30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Institut français İzmir, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, AB üyesi ülkelerin büyükelçilikleri ve kültür kurumlarının iş birliğiyle Avrupa Sinema Günlerine ev sahipliği yapıyor.

Beş gün boyunca izleyiciler, Avrupa’nın farklı ülkelerinden seçilmiş filmleri Institut français İzmir’de ücretsiz olarak izleyebilecek.

İzmir programında; aile, kimlik, insan ilişkileri ve toplumlarımızdaki dönüşümler gibi farklı temaları ele alan kurmaca, animasyon ve belgesel türlerinde çeşitli filmler yer alıyor.

Bu yılki programda Fransa da birçok film ve ortak yapımla güçlü bir şekilde yer alıyor. Bunlar arasında 30 Eylül saat 20.30’da gösterilecek Kaybetmeye Mahkum (Belçika/Fransa), 3 Ekim saat 12.00’de gösterilecek Bahçedeki Tekne (Fransa/Lüksemburg) ve 14:00’de gösterilecek Flow: Bir Kedinin Yolculuğu filmleri bulunuyor.

Gösterimler ücretsizdir.

 

Je verrai toujours vos visages
14 Ekim 2026 Çarşamba – 18.30
Institut français İstanbul

Diyalog, iyileşme ve yeniden başlamanın bir parçası olabilir mi?
Institut français Istanbul, Hukuk Günleri kapsamında sizleri, onarıcı adaletin sunduğu imkânları ve mağdurlar ile suçu işleyen kişiler arasında yeniden diyalog kurulmasını ele alan Je verrai toujours vos visages filmi için özel bir gösterim ve söyleşi akşamına davet ediyor.
Film gösteriminin ardından, Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği Adli İrtibat Hâkimi Claire Thepaut ile filmde ele alınan konular üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Film gösterimi ve söyleşi: Adalete farklı bir gözle bakmak, dinlemek ve üzerine düşünmek için özel bir akşam.

Je verrai toujours vos visages

Dram / 2023 / 118 dk / Türkçe alt yazılı

Yönetmen: Jeanne Herry
Oyuncular: Élodie Bouchez, Adèle Exarchopoulos, Leïla Bekhti

Filmin konusu:
2014 yılından bu yana Fransa’da uygulanan Onarıcı Adalet, suç mağdurları ile suçu işleyen kişilerin, uzmanlar ve gönüllüler eşliğinde güvenli bir ortamda bir araya gelerek diyalog kurmalarına olanak tanıyor.
Şiddet içeren hırsızlık suçlarından hüküm giymiş Nassim, Issa ve Thomas ile farklı şiddet olaylarının mağdurları Grégoire, Nawelle, Sabine ve Chloé, bu sürece dahil oluyor.
Öfke, umut, sessizlik ve farkındalık arasında ilerleyen bu süreç, her birini yeniden toparlanmaya ve kimi zaman iyileşmeye ve onarıma götürüyor.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur

Eylül-Ekim Sinema Programı
Sarah Bernhardt, İlahi Kadın
2024, 98 dakika, Drama, Portre
Fransızca, Türkçe altyazılı

9 Ekim Cuma saat 19:00’da
17 Ekim Cumartesi saat 19:00’da
31 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Guillaume Nicloux
Oyuncular: Sandrine Kiberlain, Laurent Lafitte, Amira Casar

Filmin konusu:

Paris, 1896. Sarah Bernhardt şöhretinin zirvesindedir. Döneminin ikonası ve dünyaca ünlü ilk yıldız olan aktris, aynı zamanda geleneklere meydan okuyan özgür ve modern bir aşıktır. Efsanenin ardındaki kadını keşfedin.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Sergi – Suya Yazı Yazmak
26/09-23/10/2026
Institut français İzmir Sergi Salonu

Julie Chaffort — Écrire sur l’eau, Türkiye, 2026
Video yerleştirme, triptik
Üç eş zamanlı projeksiyon, renk, ses, 20 dk.
İstanbul, Türkiye’de üretilmiştir.
SUYA YAZI YAZMAK
Suya Yazı Yazmak, Fransız sanatçı Julie Chaffort’un, Institut français Türkiye’nin desteğiyle İstanbul’da gerçekleştirdiği yeni çalışması. Julie Chaffort, bu eser için Banu Açıkdeniz, Chiara Giorda ve Su Güneş Mihladız ile birlikte çalıştı. Üç dansçı, İstanbul’un suları ve manzaraları içinde hareket ederken beden, su ve çevre arasında bir bağ kuruyor.
Eser, eş zamanlı olarak gösterilen üç videodan oluşuyor. Üç ekranda üç kadın figürü izliyoruz. Görüntüler İstanbul’un üç farklı su alanında çekildi: Boğaziçi, Yerebatan Sarnıcı ve şehrin çevresindeki bir göl.
Écrire sur l’eau başlığı, Türkçedeki “suya yazı yazmak” deyiminden geliyor. Söylendiği gibi, suyun üzerine yazılan bir şeyin kalması mümkün değil; iz, daha ortaya çıktığı anda kaybolmaya başlıyor. Bu geçicilik fikri eserin merkezinde yer alıyor. İstanbul’da su, bir yandan iki yakayı ve farklı kıyıları birbirine bağlarken, diğer yandan onları birbirinden ayırıyor. Şehrin hareketine, hikayelerine ve hafızasına eşlik ediyor.
Salların üzerinde hareket eden dansçılar, sürekli hareket halindeki bir yüzeyde dengelerini bulmaya çalışırlar. Hareketleri; devinimi, tekrarları ve kontrol ile kendini bırakma arasındaki denge arayışını çağrıştırır.
Su burada yalnızca bir manzara değil, eserin önemli bir parçası. Yansıtıyor, değiştiriyor, siliyor. Tıpkı bir hareket ya da görüntü gibi, hiçbir zaman aynı kalmıyor. Écrire sur l’eau, aynı zamanda Fransa ve Türkiye’den sanatçıların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan ortak bir çalışma. Julie Chaffort ile üç dansçının İstanbul’da birlikte geçirdiği süreç, eserin kendisinin de önemli bir parçasını oluşturuyor.
İzmir’den başlayan bir yolculuk

Institut français’nin desteği ile düzenlenen sergi, Türkiye’deki yolculuğuna İzmir’de başlıyor. İlk kez İzmir’de izleyiciyle buluşacak olan Écrire sur l’eau,

ardından Ankara ve son olarak da İstanbul’da sanatseverler ile buluşacak. İzmir’in bu yolculuktaki ilk durak olması da tesadüf değil. İstanbul gibi İzmir de suyla, denizle ve kıyıyla iç içe bir şehir.

İstanbul’un sularından yola çıkan eser, Ege Denizi’ne bakan başka bir şehirle, Izmir ile buluşuyor.

İzmir ve Ankara’nın ardından İstanbul’a dönecek olan eser, böylece suyla farklı şekillerde bağ kuran üç şehir arasında bir yolculuk yapmış olacak.

“Suya Yazı Yazmak”

Julie Chaffort’un üç eş zamanlı video projeksiyonundan oluşan video enstalasyonu eser bilgileri:

Yapım: Institut français İstanbul
Süre: 20 dk.

Dansçılar: Su Güneş, Chiara Giorda, Banu Açıkdeniz
Müzik / Çello: Soïzic Lebrat
Görüntü / Kurgu / Ses Miksajı: Julie Chaffort
İstanbul Ses Kaydı: Bénédicte Chevallereau
Sahne Sorumlusu: Florian de la Salle
Çeviri: Emrah Çakçak
Ses Mühendisi – Çello: Mikael Plunian

Teşekkürler:
Theodosius Sarnıcı, Sarıyer Büyük Bent Gölü, Saint Benoît Lisesi – İstanbul ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi.

Julie Chaffort

Görsel sanatçı ve video sanatçısı

1982 doğumlu Julie Chaffort, Bordeaux’da yaşıyor ve çalışıyor. Bordeaux Güzel Sanatlar Okulu mezunu olan sanatçı, Werner Herzog ile çalışmış ve sinemacı Roy Andersson’ın yanında deneyim kazanmıştır.

Sinema ile çağdaş sanatın kesişiminde çalışan Chaffort; video, fotoğraf, ses ve yerleştirme gibi farklı araçları bir araya getiriyor. Çalışmalarında insan, manzara ve mekan arasındaki ilişkileri araştıran sanatçı, çoğu zaman şiirsel ve beklenmedik karşılaşmalara dayanan sahneler yaratıyor. Filmlerinde yavaşlık ve gözleme önemli bir yer veren Chaffort, sakin atmosfer içinde absürt, beklenmedik ve sıra dışı anlara yer açıyor. Fondation François Schneider’ın Talents Contemporains ödülü ve Prix Bullukian başta olmak üzere çeşitli ödüllere layık görülen sanatçının çalışmaları, Fransa’da ve uluslararası alanda farklı sanat kurumları ve çağdaş sanat merkezlerinde sergilendi.

Öne çıkan sergiler ve gösterimler

· Les Abattoirs – Musée / Frac Occitanie, Toulouse — Mezzanine Sud sergisi ve film gösterimleri

· Fondation Bullukian, Lyon — Somnambules kişisel sergisi (2016–2017)

· Fondation François Schneider, Wattwiller — Talents Contemporains (2017)

· Centre international d’art et du paysage, Île de Vassivière — sergi ve sanatçı rezidansı

· Centre CLARK, Montréal — Jour Blanc kişisel sergisi

· Galerie Thaddaeus Ropac, Pantin — Jeune Création, 66. edisyon

· Frac Nouvelle-Aquitaine MÉCA, Bordeaux — Frac koleksiyonları ve sergilerinde eserlerinin sunumu

· Les Tanneries – Centre d’art contemporain, Amilly — Entre les rivières (2020) ve (Y)OUR SONG kişisel sergisi (2025)

· Frac-Artothèque Nouvelle-Aquitaine, Limoges — Pour la peau kişisel sergisi (2026)

· FIDMarseille — La barque silencieuse ve Légendes dahil olmak üzere yarışma seçkisinde yer alan çeşitli filmler

Institut français İzmir Sergi salonu Pazartesi’den Cumartesi’ye saat 10:00-19:00* arası ziyarete açıktır.

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

 

HORIZON FRANCE : Fransa’da Yüksek Öğrenim: Deneyimsel Etkinlik Günü

10 Ekim 2026 Cumartesi, 13.00 – 19.00 saatleri arasında,
Institut français Türkiye – İstanbul Şubesi’nde

Institut français Türkiye – İstanbul, 10 Ekim Cumartesi günü saat 13.00 – 19.00 arasında Fransız yükseköğrenimini tanıtmak amacıyla düzenlenecek ilk deneyimsel tanıtım etkinliğine ev sahipliği yapıyor.

Horizon France, şu amaçlarla hareket eden öğrencileri hedeflemektedir:
– Fransa’da yükseköğrenime nasıl devam edileceğini öğrenmek
– Mükemmeliyet odaklı eğitim programlarını keşfetmek
– Fransız üniversitelerini ve yüksekokullarını (grandes écoles) sanal olarak ziyaret etmek
– Fransa’daki yükseköğrenim öğretim yöntemlerini anlamak
– Fransız yükseköğrenim sisteminden geçmiş Türk öğrencilerin ve mezunların (alumni) tavsiyelerinden yararlanmak
– Fransa’da eğitim almanın pratik koşullarını öğrenmek

Horizon France; 5 tematik oturum, 20 sunum (pitch), bilgi stantları ile sizi Fransız kampüslerinin kalbine taşıyacak ve öğrencilerin Fransa’daki eğitim hakkında ne düşündüklerini keşfetmenizi sağlayacak 100’den fazla film ve video sunmaktadır.

Horizon France sizlere şunları sunuyor:
– Campus France Türkiye, Institut français Türkiye ve Fransa’daki yükseköğrenim Türk mezun derneklerinin ekipleriyle tanışma stantları
– Fransa’daki eğitim ve pratik süreçler hakkındaki tüm bilgilere eksiksiz ulaşmanızı sağlayacak dokümantasyon panoları
– Fransız kampüsleri, öğrenci ve mezun deneyimleri ile pratik ipuçları üzerine hazırlanan videoların gösterileceği projeksiyon salonları
– Lisans, Yüksek Lisans, İngilizce dilinde eğitim, fen bilimleri, güzel sanatlar, Fransa’daki eğitim metotları, kayıt prosedürleri, “Bienvenue en France” (Fransa’ya Hoş Geldiniz) etiketi, Fransa’ya varışta başarı için pratik ipuçları ve mezuniyet sonrası kariyer üzerine tematik sunum oturumları
– Institut français Türkiye tarafından sunulan Fransızca kursları hakkında bilgilendirme seansları

Kapı açılış saati 13.00 olup, etkinlik alanına saat 18.00’e kadar giriş yapılabilecektir.
Horizon France, sadece İngilizce bilen öğrencilere yöneliktir.
Katılım ücretsiz olup, kayıt zorunludur.

Etkinlik alanına giriş yapabilmek için öğrencilerin yanlarında bulundurması zorunlu olan belgeler:

– QR kodlu davetiye
– Kimlik kartı
– Öğrenci kimliği

Kayıtlar 25 Eylül’de açılacaktır.
Kontenjan sınırlıdır.

 

 

Gösterim & Söyleşi – Hiroshima Mon Amour
1 Ekim Perşembe saat 18:30’da
Fransız Kültür Merkezi sinema salonunda
Ara Güler Müzezi’nin “Cannes!” sergi kapanış etkinliği kapsamında, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Ara Güler Müzesi sizi 1 Ekim Perşembe akşamı Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek söyleşi ve “Hiroshima Mon Amour” film gösterimine davet ediyor.
Program:
18:30-19:30: Sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan ve İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan ile söyleşi
Söyleşi Türkçe gerçekleşecektir, çeviri yapılmayacaktır.
19:30: “Hiroshima Mon Amour” Film Gösterimi
Fransızca, Türkçe altyazılı
Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur. Kontenjan sınırlıdır.

Etkinliğe gelirken yanınızda kimlik kartınızı getirmeyi unutmayınız.E

212 Photography Istanbul
Beden halleri
Félicités 2026 Sergisi | Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu (Fransa)
26/09-17/10/2026
İBB Taksim Sanat

212 Photography Istanbul festivali, 9. edisyonunda Fransız Kültür Merkezi’nin (Institut français) desteğiyle, Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu’nu (ENSP) davet ederek okulun 2026 yılı Félicités (juri özel ödüllü mezunlarının) çalışmalarını sunuyor. Bu iş birliği, Fransa’nın 2026 sonbaharından 2027 sonbaharına kadar kutlayacağı Fotoğrafın İki Yüzüncü Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşmektedir.

1982 yılında Arles’da kurulan ENSP, Fransa’da tamamen fotoğrafa adanmış tek ulusal sanat okuludur. Üç yıllık yüksek lisans eğitimi boyunca öğrencilerini fotoğrafın teknikleri, tarihi ve teorileri üzerine yetiştirir. ENSP, 2024 yılından bu yana her yıl en başarılı öğrencilerini yıllık bir sergiyle ödüllendirmektedir. 212 Photography Istanbul bu yıl, Haziran 2026’da diplomasını jürinin özel tebriğiyle (félicitations) alan sekiz genç sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Festival için tasarlanan ve Beden Halleri adını taşıyan sergi, bu sekiz genç mezunun bedene olan yoğun ilgisini öne çıkarıyor. Burada beden, mutlaka doğrudan bir konu olarak değil; etkileşimde bulunduğu ve kendisini şekillendiren bir bağlam, çevre ve kültürle yakından ilişkili gerçek bir varlık olarak ele alınıyor.

Sergi; öncelikle coğrafya ve mekâna (Aida Lechugo), hayvanlar alemine (Susanna de Vido) ve kız kardeşlik/aile bağlarına (Arina Starykh) kök salmış somut yaklaşımlara odaklanan, ardından kamaşma (Gaspard Labastie), hayaletimsilik (Renato Balla), kayboluş (Guillaume Chevalier Fustec), görünmez kılınma (Lila Niel) ve son olarak gök cisimleriyle gökyüzü (Hugo Jacq) gibi daha soyut ve algılanamaz kavramlara evrilen kademeli bir kürasyon sunuyor. Böylece bizi bedeni tüm kültürel, sosyal, politik, bilimsel ama aynı zamanda şiirsel, estetik, felsefi ve düşsel karmaşıklığı içinde değerlendirmeye davet ediyor.

Véronique Souben, ENSP Direktörü

Sanatçılar: Aida Lechugo, Susanna de Vido, Arina Starykh, Gaspard Labastie, Renato Balla, Guillaume Chevalier Fustec, Lila Niel, Hugo Jacq

Bu proje, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı ile Institut français tarafından, Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerin (ICC) uluslararası alanda geliştirilmesine yönelik strateji kapsamında desteklenmektedir.

Giriş serbesttir.

Sergi ziyaret saatleri: Her gün saat 11:00-20:00 saatleri arasında

Daha fazla bilgi

 

 

 

212 Photography Istanbul 
Bakıştan sayfaya
26/09-17/10/2026
Institut français sergi salonunda

Türkiye’de Fotoğrafçılık alanında Profesyonel Buluşmalar, France PhotoBook ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul ile birlikte

212 Photography Istanbul festivali kapsamında Türkiye Fransız Kültür Merkezi (Institut français de Turquie), France PhotoBook iş birliğiyle fotoğraf kitaplarına adanmış ve Fransız ile Türk fotoğraf yayıncılığı aktörleri arasındaki profesyonel buluşmaları odak noktasına alan önemli bir etkinlik sunuyor.

Yayıncıları, fotoğrafçıları, kitapçıları, küratörleri ve görsel sanat profesyonellerini bir araya getiren bu program; günümüzde çağdaş yaratımın vazgeçilmez bir alanı hâline gelen fotoğraf kitabı ekseninde Fransa ve Türkiye arasındaki bağları ve iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

France PhotoBook, Fransa genelinde otuz kadar bağımsız Fransız yayınevini tek bir çatı altında toplamakta ve fotoğraf kitabını; sanatın, görsel araştırmanın ve aktarımın kesişim noktasında, başlı başına bir yayıncılık alanı olarak savunmaktadır.

Fotoğraf kitapları günümüzde eserlerin yayılması, sanatçıların uluslararası dolaşımı ve çağdaş fotoğraf sahnelerinin gelişmesi için büyük bir araç teşkil ediyor. Bu proje; sergiler, yayın tanıtımları ve profesyonel buluşmalar aracılığıyla yayıncılık pratiklerinin canlılığını gözler önüne seriyor; yaratıcılar, yayıncılar ve izleyiciler arasında bir değişim alanı açıyor.

Bu iş birliği, Fransa’nın 2026 sonbaharından 2027 sonbaharına kadar kutlayacağı Fotoğrafın İki Yüzüncü Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşmektedir. Bu proje, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı ile Institut français tarafından, Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerin (ICC) uluslararası alanda geliştirilmesine yönelik strateji kapsamında desteklenmektedir.

Giriş ücretsizdir.

Daha fazla bilgi

Eylül-Ekim Sinema Programı
Uzun Kuyruk Marsupilami
2025, 99 dakika, Komedi, Macera
Fransızca, Türkçe altyazılı

19 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
3 Ekim Cumartesi saat 16:00’da
31 Ekim Cumartesi saat 16:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Philippe Lacheau
Oyuncular: Jamel Debbouze, Philippe Lacheau et Tarek Boudali

Filmin konusu:

Çocukların en sevdiği dostu Uzunkuyruk Marsupilami çılgın maceralarıyla geri dönüyor!

Hayvanat bahçesindeki işini kurtarmak için David riskli bir planı kabul eder: Güney Amerika’dan gizemli bir paketi getirmelidir. Eski eşi, oğulları ve birazda sakar olan iş arkadaşı Stéphane ile aynı yolcu gemisine biner. David, paketi gizlice taşıması için Stéphane’ı kullanır. Ancak Stéphane paketi yanlışlıkla açınca sevimli yavru Marsupilami serbest kalır. Son derece nadir ve değerli bu tatlı hayvan, yolculuğu kısa sürede tam bir kaosa sürükler. Bu çılgın macera sırasında David ve ailesi, aile bağlarının gücünü yeniden keşfeder.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Eylül-Ekim Sinema Programı
Küçük Amélie
2025, 77 dakika, Animasyon
Fransızca, Türkçe altyazılı

12 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
26 Eylül Cuma saat 16:00’da
17 Ekim Cumartesi saat 16:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmenler: Maïlys Vallade ve Liane-Cho Han

Filmin konusu:

Amélie Nothomb’un romanından uyarlanmıştır.

Cannes 2025’te izleyiciyi büyüleyen Little Amélie, insana dokunan duygusallığıyla festivalin en etkileyici animasyon deneyimlerinden biri oldu.

Japonya’da büyüyen Belçikalı bir çocuk olan Amélie, hayatı arkadaşı Nishio-san ile keşfeder. Ancak üçüncü yaş günü, dünyayı anlama biçimini şekillendiren ve hayatını değiştiren olayların başlangıç noktası olur.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Eylül-Ekim Sinema Programı
Seremoni
1995, 111 dakika, Drama
Fransızca, Türkçe altyazılı

12 Eylül Cumartesi saat 19:00’da
25 Eylül Cuma saat 19:00’da
16 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Claude Chabrol
Oyuncular: Isabelle Huppert, Sandrine Bonnaire, Jean-Pierre Cassel

Filmin konusu:

Saint-Malo garında soğuk bir kış sabahı. Bayan Lelièvre, aile evinin bakımı için tuttuğu “mükemmel” hizmetçi Sophie’yi karşılar. Sophie işinde çok titizdir ancak duygusuz tavırları onu biraz tuhaf kılmaktadır. Köyün meraklı ve başına buyruk postacısı Jeanne, Sophie sayesinde Lelièvre ailesinin evine sızma fırsatı bulur. Bu iki kadının gizledikleri sırlar onları birbirine yakınlaştıracak ve tehlikeli bir ittifaka sürükleyecektir.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ
19-20 Eylül

43. Avrupa Miras Günleri: İzmir’de Tarih, Sanat ve Hafıza Yolculuğu

Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı (EUNIC) Türkiye ağı çerçevesinde İzmir’de ilk kez 2025 yılında düzenlenen ve büyük ilgi gören Avrupa Miras Günleri’nin 43. edisyonu kapsamında EUNIC, Avrupa Miras Günleri İzmir’in ikinci edisyonunu 19 ve 20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlemektedir.

2026 edisyonu, İzmir’in Levanten ve Avrupa mirasına daha fazla odaklanarak bu dinamizmi sürdürmektedir. Bu kapsamda, normalde halka açık olmayan konsolosluklar, kültür kurumları, tarihi konutlar, müzeler ve hafıza mekânları özel olarak ziyarete açılmaktadır.

Programda:
✨ Atölyeler
🎬 Gösterimler
🚶Turlar ve rehberli geziler

Katılım ücretsiz olup kontenjan sınırlıdır. 12 Eylül 2026’te sabah saat 10.00’da başlayacak etkinlik kayıtlarına erişebilmek için, hemen Avrupa Miras Günleri web sitesinde bir kullanıcı hesabı oluşturun ve gelecek programı dikkatle inceleyin: avrupamirasgunleri.com

Bir EUNIC Ankara girişimi olan Avrupa Miras Günleri, Institut français Türkiye tarafından koordine edilmektedir.
Dünya çapında Avrupa ulusal kültür enstitüleri ağı EUNIC, 2012’den bu yana Türkiye’de Ankara ve İstanbul’da olmak üzere 100’den fazla ülkede 143 küme olarak faaliyet göstermektedir.

İzmir Avrupa Miras Günleri, kentin çok katmanlı tarihini, kültürel çeşitliliğini ve sanat mirasını kutlamak amacıyla düzenlenen iki günlük özel bir programdır. Etkinliğin İzmir edisyonunda, Institut français İzmir, İzmir Fransa Fahri Konsolosluğu, Arkas Sanat Merkezi, Goethe-Institut İzmir, İtalyan Kültür Merkezi, İtalyan Dostluk ve Kültür Derneği ve İzmir Musevi Cemaati Vakfı işbirliğinde hazırlanan program, katılımcıları çeşitli etkinlikler ve rehberli turlar eşliğinde İzmir’in çok kültürlü hafızasında bir yolculuğa çıkarıyor.

Program

  • İtalyan Kültür Merkezi – Rehberli Tanıtım Turu (İtalyanca ve Türkçe)

    📍 Casa Italia
    📅 19 Eylül Cumartesi | 🕒 11:00, 14:00 (1 saatlik turlar)

 

  • Fransız Konsolosluğu – Rehberli Turlar (Fransızca ve Türkçe)

    📍 Alsancak
    📅 19 Eylül Cumartesi | 🕒 11:00 (30 dakikalık turlar)

 

  • Arkas Sanat (Türkçe)

    📍 Bornova Mattheys Köşkü
    📅 19 Eylül | 🕒 10:00 (1 saatlik tur)

    📍 Arkas Deniz Tarihi Merkezi
    📅 19 Eylül | 🕒 11:30 (1 saatlik tur)

    📍 Arkas Sanat Göztepe Ayşe & Seniha Mayda Köşkü
    📅 19 Eylül | 🕒 14:00 (1 saatlik tur)

  • Kemeraltı’nda Keşif ve Sinagog Ziyareti (Türkçe)

    📍 Kemeraltı (3 sinagog dahil)
    📅 20 Eylül Pazar | 🕒  10:00 (1 saat 30 dakikalık tur)
    🔹 İzmir Yahudi mirası üzerine sunum + sinagog ziyareti 🕍

 

  • Bayetav – Rehberli Tanıtım Turu: “İzmir’de Levanten Olmak ve Çoklu Kimliğe Övgü” (Serkan Turgut)

    📍 Bayetav Sanat
    📅 20 Eylül Pazar | 🕒 17:00

 

  • Goethe-Institut İzmir (Türkçe)

    • Fotoğraf Atölyesi

📍 Goethe-Institut İzmir

📅 2o Eylül Pazar | 🕒 15:00 – 17:00

    • Yaşayan Kütüphane

📍 Goethe-Institut İzmir

📅 2o Eylül Pazar | 🕒 15:00 – 17:00

    • Sergi Ziyareti

📍 Goethe-Institut İzmir

📅 2o Eylül Pazar | 🕒 17:00– 17:30

    • Film Gösterimi

📍 Goethe-Institut İzmir

📅 2o Eylül Pazar | 🕒 17:30– 18:00

Mekanlar

  • Goethe-Institut İzmir

  • Casa Italia

  • Fransız Konsolosluğu

  • Arkas Sanat (Bornova Mattheys Köşkü; Arkas Deniz Tarihi Merkezi; Arkas Sanat Göztepe Ayşe & Seniha Mayda Köşkü)

  • Kemeraltı Çarşısı (Sinagoglar)


Katılım

Etkinliklere katılım ücretsizdir, ancak bazı etkinlikler sınırlı kapasiteye sahiptir.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için : https://www.avrupamirasgunleri.com/tr

Avrupa Miras Günleri’nin 43. edisyonu kapsamında, Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı (EUNIC), Avrupa Miras Günleri İstanbul etkinliğinin dördüncü edisyonunu 19 ve 20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenliyor.

Avrupa konsolosluklarının rehberli turlarla kapılarını İstanbullulara açmasıyla başlayacak etkinlikler kapsamında, şehrin zengin tarihini, mimarisini ve sanatsal mirasını kutlayan bir dizi yeni ve ücretsiz etkinlik sizleri bekliyor!

Programda:
🚶Turlar ve rehberli geziler
✨ Gösteriler
🎬 Gösterimler
🎤 Konserler

Ve olağanüstü olarak kapılarını ziyarete açan konsolosluklar, kaçırılmaması gereken 10’dan fazla etkinlik sizi bekliyor. Daha hızlı bir kayıt sistemi ve çok sayıda ortak kurumla birlikte ve daha fazla etkinlikte buluşacağız.

Katılım ücretsiz ancak kontenjan sınırlıdır. 12 Eylül 2026’te sabah saat 10.00’da başlayacak etkinlik kayıtlarına erişebilmek için, hemen Avrupa Miras Günleri web sitesinde bir kullanıcı hesabı oluşturun ve gelecek programı dikkatle inceleyin: avrupamirasgunleri.com

Bir EUNIC Ankara girişimi olan Avrupa Miras Günleri, Institut français Türkiye tarafından koordine edilmektedir.
Dünya çapında Avrupa ulusal kültür enstitüleri ağı EUNIC, 2012’den bu yana Türkiye’de Ankara ve İstanbul’da olmak üzere 100’den fazla ülkede 143 küme olarak faaliyet göstermektedir.

Eylül-Ekim Sinema Programı
Une part manquante
2024, 98 dakika, Drama
Fransızca, Türkçe altyazılı

11 Eylül Cuma saat 19:00’da
19 Eylül Cuma saat 19:00’da
2 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Guillaume Senez
Oyuncular: Romain Duris, Judith Chemla, Mei Cirne-Masuki

Filmin konusu:

Jay, her gün taksisiyle Tokyo’nun dört bir yanını dolaşarak kızı Lily’yi aramaktadır. Eşinden ayrılalı dokuz yıl olmuştur ve tüm çabalarına rağmen kızının velayetini hiçbir zaman alamamıştır. Lily’yi bir daha görebileceğine dair umudunu tamamen yitiren Jay, Fransa’ya dönmeye hazırlanırken bir gün Lily taksisine biner.

Ama Lily, onun kim olduğunu bilmemektedir.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Entre Nous – Çağdaş Sirk Gösterisi ve Atölye

16 Eylül 2026, Gündoğdu Meydanı

Atölye : 10.00–11.30

Gösteri : 18.00

SİRK ATÖLYESİ

Cirque Entre Nous sanatçıları tarafından 16 Eylül’de saat 10.00–11.30 arasında Gündoğdu Meydanı’nda bir sirk atölyesi düzenleniyor.

18 yaş ve üzeri katılımcılara açık olan atölyede; akrobasi ve hareket çalışmaları üzerinden bedenle, mekanla ve diğer katılımcılarla kurulan ilişki keşfedilecek. Atölye aynı zamanda kolektif üretim ve birlikte hareket etme üzerine odaklanacak.

Nasıl Başvurulur ?

Atölyeye katılmak için 12 Eylül 2026 saat 12.00’ye kadar başvuru formunun doldurulması gerekmektedir.

Başvuru formu: https://forms.gle/ahQgkursBfE5rTpB6

Başvurular Cirque Entre Nous sanat ekibi tarafından değerlendirilecektir.

Seçilen 20 katılımcıya, 14 Eylül 2026 haftasında e-posta yoluyla bilgi verilecektir.

Sorularınız için: culture.izmir@ifturquie.org

GÖSTERİ

Nostalji, sıcaklık ve mizahın bir araya geldiği açık bir alanda, farklı kökenlerden ve farklı deneyimlerden gelen dört sanatçı, üç Çin direği etrafında buluşuyor. Akrobasi, dans, tiyatro ve canlı müziğin iç içe geçtiği gösteride sanatçılar; uyum, yakınlık ve paylaşım üzerine kurulu ortak bir hareket dili oluşturuyor.

Entre Nous…, insanlar arasındaki karşılaşmaları ve kurulan bağları odağına alan bir çağdaş sirk gösterisi. Üç direk, yatay ve dikeyin buluştuğu canlı ve özgün bir alan yaratırken, sanatçıların bedenleri bu alanın içinde incelik, mizah ve ustalıkla örülü bir koreografi oluşturuyor.

Duygu, canlı müzik ve nefes kesen akrobatik performanslarla dolu Entre Nous…, izleyiciyi birbirine bakmaya, birlikte gülmeye ve bu özel anı paylaşmaya davet ediyor.

Gösteri herkese açıktır. 

 

AVRUPA DİLLER GÜNÜ
25 Eylül Cuma, 13.00 – 17.00
Goethe-Institut

Institut français İzmir, Goethe-Institut İzmir, İtalyan Kültür Merkezi ve İtalyan Dostluk ve Kültür Derneği Avrupa Diller Gününü kutluyor ve sizleri 25 Eylül’de saat 13:00 – 17:00 arasında İzmir Goethe-Institut‘de Avrupa dillerini keşfe davet ediyor.

Siz de gelin ve çeşitli dillerde düzenlenecek canlı ve eğlenceli oyun, resim, mutfak atölyelerine katılarak yabancı dile bir başlangıç yapın.

Etkinlik sonunda yapılacak çekilişte dil kursu kazanma şansını kaçırmayın.

Giriş serbesttir.

Fotoğraf sergisi – “Loti’nin İzinden, İstanbul yeniden”
11/09-19/09/2026
Institut français sergi salonunda

Fotoğrafın icadının 200. yıl dönümü kutlamaları kapsamında, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Comité France – Turquie’nin, yazar ve fotoğrafçı Pierre Loti anısına düzenlediği “Loti’nin İzinden, İstanbul Yeniden” fotoğraf yarışması sonuçlandı! Yarışmayı kazanan finalistlerin eserlerinin yer aldığı sergi 11 Eylül-19 Eylül tarihleri arasında Institut français sergi salonunda ziyarete açık olacaktır. Kaçırmayın!

Daha fazla bilgi

Giriş ücretsizdir.

Ziyaret saatleri: Pazartesiden cumartesiye saat 10:00-18:00 saatleri arasındadır

 

 

Institut français Ankara, 3. Uluslararası Felsefi Filmler festivalini 3 Fransız Filmeri ile desteklemektedir.

Dergisi ve Sinema ve Felsefe Derneği organizasyonuyla, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle hayata geçirilen 3. Uluslararası Felsefi Filmler Festivali başlıyor! Sinema ve felsefenin kesişim noktasında buluşacağımız bu özel etkinlik, 23-27 Eylül tarihleri arasında Kült Kavaklıdere ev sahipliğinde gerçekleşiyor; açılış seremonimiz ise 23 Eylül Çarşamba günü saat 19.00’da.

Fransız filmlerin yayın akışı:

23 Eylül Çarşamba, 15.30

Fanon

Yönetmen: Jean-Claude Barny, 2024, 2s13dk

Filmin konusu:

Fransız bir psikiyatrist olan Martinik asıllı Frantz Fanon, Cezayir’deki Blida psikiyatri hastanesine servis şefi olarak atanır. Sömürgecilik bağlamında yöntemleri diğer doktorlarınkilerle tezat oluşturmaktadır. İnsanlık adına verilen bir mücadelenin yaşandığı, Cezayir Savaşı’nın kalbinde geçen bir biyografik film.

25 Eylül Cuma, 17.00

Josep

Yönetmen: Aurel, Fransa, 2020, 1s14dk

Filmin konusu:

Şubat 1939. Franco diktatörlüğünden kaçan İspanyol cumhuriyetçilerin akınına boğulan Fransız hükümeti, onları kamplara yerleştirir. Tel örgülerle ayrılmış iki adam arkadaş olur. Biri jandarma, diğeri çizim sanatçısıdır. Barselona’dan New York’a, Franco’ya karşı savaşçısı ve olağanüstü sanatçı Josep Bartolí‘nin gerçek hikayesi.

26 Eylül Cumartesi, 15.30

Ashkal

Yönetmen: Youssef Chebbi, 2022, 1s31dk

Filmin konusu:

Tunus’ta, Kartaca Bahçeleri’nde modern yapıların terk edilmiş şantiyeler ve boş arazilerle iç içe geçtiği yeni bir yerleşim bölgesinde, bir bekçinin cesedi bir inşaat alanında yanmış halde bulunur. Elli yaşlarında bir polis memuru olan Batal, davayı soruşturmakla görevlendirilir. Soruşturmada kendisine, otuz yaşındaki genç yeğeni Fatma eşlik eder. İkili, çevredeki şantiyelerde çalışan işçileri sorgulayarak soruşturmaya başlar. Ancak bu davanın onları nasıl bir hikâyenin içine sürükleyeceğinden henüz habersizdirler…

 

Filmler Türkçe altyazılı.

Program

Biletlerinizi biletinial‘dan veya Kült Kavaklıdere gişeden alabilirsiniz.
Yer: Kült Kavaklıdere, Tunalı – Çankaya

Eylül-Ekim Sinema Programı
Everybody loves Touda
2025, 102 dakika, Drama
Film dili Arapça, Fransızca, Türkçe altyazılı

5 Eylül Cumartesi saat 19:00’da
26 Eylül Cumartesi saat 19:00’da
30 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Nabil Ayouch
Oyuncular: Nisrin Erradi, Joud Chamihy, Jalila Talemsi

Filmin konusu:

Touda, nesiller boyu aktarılan direniş, aşk ve özgürlük temalı şarkıları utanmadan ve sansürsüz bir şekilde söyleyen geleneksel Fas sanatçısı Cheikha olmayı hayal ediyordur. Her akşam küçük kasabasının barlarında erkeklerin bakışları altında sahneye çıkan Touda, kendisi ve oğlu için daha iyi bir gelecek umudunu besler. Kötü muamele ve aşağılanmaya maruz kalan Touda, her şeyi bırakıp Kazablanka’nın ışıklarına doğru yola çıkmaya karar verir…

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Eylül-Ekim Sinema Programı
Un monde merveilleux
2025, 88 dakika, Komedi
Fransızca, Türkçe altyazılı

5 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
18 Eylül Cuma saat 19:00’da
3 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Yönetmen: Giulio Callegari
Oyuncular: Blanche Gardin, Edouard Sulpice

Filmin konusu:

İnsanların robotlara bağımlı hâle geldiği yakın bir gelecekte, teknolojiye direnen eski bir öğretmen olan Max, kızıyla birlikte küçük işlerle ayakta kalmaya çalışır. Bir planı vardır: son teknoloji bir robotu kaçırıp parçalarını satmak. Ancak her şey ters gider. Onu çileden çıkaran bu robotla birlikte, kızını bulmak ve bu dünyada hâlâ biraz insanlığın kaldığını kanıtlamak için bir kovalamacaya atılır.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin!
Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

SONIC RESILIENCE ǀ Radyo Atölyesi

🎙️ “The Fabric of Truth”

İklim Dezenformasyonuna Karşı Radyo Atölyesi

İklim dezenformasyonu nasıl yayılıyor? Yanlış bilgiler, iklim krizini algılama şeklimizi ve verdiğimiz tepkileri nasıl etkiliyor? Peki radyo ve ses, yanıltıcı anlatıları sorgulamak ve alternatif sesleri görünür kılmak için nasıl bir araç olabilir?

“The Fabric of Truth”, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilen Sonic Resilience projesi kapsamında düzenlenen uluslararası bir radyo atölyesidir.

Atölye; Türkiye, Fransa ve Almanya’dan gazetecileri, radyo programcılarını, ses üreticilerini, sanatçıları, araştırmacıları ve öğrencileri bir araya getirerek iklim dezenformasyonunu ses, radyo ve gazetecilik perspektifinden birlikte tartışmayı ve üretmeyi amaçlamaktadır.

Atölye dili İngilizce’dir.

Atölyelere tam katılım gösteren katılımcılara katılım belgesi verilecektir.


Atölyede Neler Yapılacak?

Atölye boyunca katılımcılar;

  • İklim dezenformasyonunun nasıl üretilip yayıldığını birlikte inceleyerek, medya ve kamuoyu üzerindeki etkilerini tartışacak,
  • Radyo ve sesi bir ifade ve anlatı aracı olarak kullanacak,
  • Dinleme oturumları ve uygulamalı çalışmalarla özgün ses içerikleri üretecek,
  • Uluslararası ekiplerle ortak üretim süreçlerine katılacak,
  • COP31 kapsamında yürütülecek çalışmalara katkı sunacak içerikler geliştirecek.

Atölye boyunca gerçekleştirilecek röportajlar, ses kayıtları ve radyo çalışmaları, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki katılımcılar tarafından birlikte oluşturulacak ortak bir ses arşivinin (Sound Library) parçası olacaktır.

🎧 Kimler Katılabilir?

Atölye aşağıdaki katılımcılara açıktır:

  • Gazetecilere,
  • Radyo programcılarına,
  • Podcast ve ses üreticilerine,
  • Sanatçılara,
  • Gazetecilik öğrencilerine,
  • Araştırmacılara.

Herhangi bir radyo ya da ses üretimi deneyimi gerekmemektedir. Merak, aktif katılım ve iklim ile medya ilişkisine ilgi duymanız yeterlidir.

Radyo Ortakları

Atölye aşağıdaki radyo kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir:

  • Apaçık Radyo (Türkiye)
  • Radio Grenouille (Fransa)
  • ARTE Radio (Fransa/Almanya)
  • Radio Corax (Almanya)

Bu etkinlik;

  • Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
  • Fransız-Alman Kültür Fonu

tarafından desteklenmektedir.

Atölye, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

Atölye Takvimi

“The Fabric of Truth” Radyo Atölyesi, Türkiye’nin üç farklı kentinde gerçekleştirilecektir.

📍 İstanbul

19–20 Eylül 2026
10.00 – 16.00

Atölye Yürütücüsü: Radio Grenouille (Açık Radyo desteğiyle)

İstanbul Kayıt Formu

İklim dezenformasyonu, ses anlatıcılığı ve radyo üretimine odaklanan iki günlük uygulamalı atölye.

📍 İzmir

22–23 Eylül 2026
09.30 – 17.30

Atölye Yürütücüsü: Radio Corax (Açık Radyo desteğiyle)

İzmir Kayıt Formu

Katılımcılar yaratıcı ses anlatıları geliştirecek, uluslararası ekiplerle ortak üretim süreçlerine katılacaktır.

📍 Ankara

24 Eylül 2026
10.00 – 18.00

Atölye Yürütücüsü: Radio Corax (Açık Radyo desteğiyle)

Ankara Kayıt formu

Programın son ayağı Ankara’da gerçekleştirilecektir.

📢 25 Eylül 2026 – “İklim Dezenformasyonuyla Mücadelede Sesin Gücü” başlıklı Açık Forum

Atölye boyunca geliştirilen ses çalışmaları ve ortak üretimler kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu etkinlik halka açıktır.


Proje, Kasım ayında COP31 kapsamında Antalya’da düzenlenecek iklim forumunda devam edecektir. Atölye sürecinde geliştirilen iş birlikleri ve üretilen içerikler uluslararası katılımcılarla yeniden buluşacaktır.

Sonic Resilience

Sonic Resilience, ses, gazetecilik ve uluslararası kültürel iş birlikleri aracılığıyla iklim dezenformasyonuna karşı dayanıklılığı güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir projedir.

Araştırma, atölye çalışmaları ve kamusal etkinlikler yoluyla medya profesyonelleri, araştırmacılar ve kültür kurumları arasında bilgi paylaşımını teşvik ederek güvenilir iklim iletişimine katkı sunmayı hedeflemektedir.

Etkinlik Dili: İngilizce
Katılım: Ücretsiz – kontenjan sınırlıdır.

* Erasmus+ programının desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
** Euphonia – Radio Grenouille, LABA / ALBA International bünyesindeki hareketlilik biriminin üyesidir.

SONIC RESILIENCE ǀ Radyo Atölyesi
19-20 Eylül saat 10:00-16:00 saatleri arasında
Apaçık Radyo Stüdyosunda

🎙️ “The Fabric of Truth”

İklim Dezenformasyonuna Karşı Radyo Atölyesi

İklim dezenformasyonu nasıl yayılıyor? Yanlış bilgiler, iklim krizini algılama şeklimizi ve verdiğimiz tepkileri nasıl etkiliyor? Peki radyo ve ses, yanıltıcı anlatıları sorgulamak ve alternatif sesleri görünür kılmak için nasıl bir araç olabilir?

“The Fabric of Truth”, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilen Sonic Resilience projesi kapsamında düzenlenen uluslararası bir radyo atölyesidir.

Atölye; Türkiye, Fransa ve Almanya’dan gazetecileri, radyo programcılarını, ses üreticilerini, sanatçıları, araştırmacıları ve öğrencileri bir araya getirerek iklim dezenformasyonunu ses, radyo ve gazetecilik perspektifinden birlikte tartışmayı ve üretmeyi amaçlamaktadır.

Atölye dili İngilizce’dir.

Atölyelere tam katılım gösteren katılımcılara katılım belgesi verilecektir.


Atölyede Neler Yapılacak?

Atölye boyunca katılımcılar;

  • İklim dezenformasyonunun nasıl üretilip yayıldığını birlikte inceleyerek, medya ve kamuoyu üzerindeki etkilerini tartışacak,
  • Radyo ve sesi bir ifade ve anlatı aracı olarak kullanacak,
  • Dinleme oturumları ve uygulamalı çalışmalarla özgün ses içerikleri üretecek,
  • Uluslararası ekiplerle ortak üretim süreçlerine katılacak,
  • COP31 kapsamında yürütülecek çalışmalara katkı sunacak içerikler geliştirecek.

Atölye boyunca gerçekleştirilecek röportajlar, ses kayıtları ve radyo çalışmaları, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki katılımcılar tarafından birlikte oluşturulacak ortak bir ses arşivinin (Sound Library) parçası olacaktır.

🎧 Kimler Katılabilir?

Atölye aşağıdaki katılımcılara açıktır:

  • Gazetecilere,
  • Radyo programcılarına,
  • Podcast ve ses üreticilerine,
  • Sanatçılara,
  • Gazetecilik öğrencilerine,
  • Araştırmacılara.

Herhangi bir radyo ya da ses üretimi deneyimi gerekmemektedir. Merak, aktif katılım ve iklim ile medya ilişkisine ilgi duymanız yeterlidir.

Radyo Ortakları

Atölye aşağıdaki radyo kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir:

  • Apaçık Radyo (Türkiye)
  • Radio Grenouille (Fransa)
  • ARTE Radio (Fransa/Almanya)
  • Radio Corax (Almanya)

Bu etkinlik;

  • Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
  • Fransız-Alman Kültür Fonu

tarafından desteklenmektedir.

Atölye, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

Atölye Takvimi

“The Fabric of Truth” Radyo Atölyesi, Türkiye’nin üç farklı kentinde gerçekleştirilecektir.

📍 İstanbul

19–20 Eylül 2026
10.00 – 16.00

Atölye Yürütücüsü: Radio Grenouille (Açık Radyo desteğiyle)

İstanbul Kayıt Formu

İklim dezenformasyonu, ses anlatıcılığı ve radyo üretimine odaklanan iki günlük uygulamalı atölye.

Proje, Kasım ayında COP31 kapsamında Antalya’da düzenlenecek iklim forumunda devam edecektir. Atölye sürecinde geliştirilen iş birlikleri ve üretilen içerikler uluslararası katılımcılarla yeniden buluşacaktır.

Sonic Resilience

Sonic Resilience, ses, gazetecilik ve uluslararası kültürel iş birlikleri aracılığıyla iklim dezenformasyonuna karşı dayanıklılığı güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir projedir.

Araştırma, atölye çalışmaları ve kamusal etkinlikler yoluyla medya profesyonelleri, araştırmacılar ve kültür kurumları arasında bilgi paylaşımını teşvik ederek güvenilir iklim iletişimine katkı sunmayı hedeflemektedir.

Etkinlik Dili: İngilizce
Katılım: Ücretsiz – kontenjan sınırlıdır.

* Erasmus+ programının desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
** Euphonia – Radio Grenouille, LABA / ALBA International bünyesindeki hareketlilik biriminin üyesidir.

Eylül-Ekim Sinema Programı
05/09-31/10/2026
Institut français sinema salonunda

Eylül-Ekim dönemi için Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi, dönemler ve türler arasında zengin ve herkesin erişebileceği bir sinema seçkisi sunuyor. Program, Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’in başrollerini paylaştığı klasik filmi La Cérémonie (Seremoni) gibi Fransız sinemasının önemli yapıtlarını öne çıkarırken, Romain Duris’in rol aldığı Une part manquante, Un monde merveilleux ve Guillaume Nicloux’nun, yolu İstanbul’dan da geçmiş tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan biyografik filmi Sarah Bernhardt, İlahi kadın gibi çağdaş yapımlara da geniş yer veriyor.

Seçki ayrıca, Fransa’da 5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ailelere yönelik macera komedisi Marsupilami, Nabil Ayouch’un Fas-Fransa ortak yapımı dram filmi Everybody Loves Touda ve Amélie Nothomb’un romanından uyarlanan animasyon filmi Amélie et la Métaphysique des tubes  (Küçük Amélie) ile farklı yaş gruplarına ve sinema anlayışlarına hitap ediyor.

Program

Un monde merveilleux
5 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
18 Eylül Cuma saat 19:00’da
3 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Herkes Touda’yı seviyor
5 Eylül Cumartesi saat 19:00’da
26 Eylül Cuma saat 19:00’da
30 Ekim Cuma saat 19:00’da

Une part manquante
11 Eylül Cuma saat 19:00’da
19 Ekim Cumartesi saat 19:00’da
2 Ekim Cuma saat 19:00’da

Küçük Amélie
12 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
26 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
17 Ekim Cumartesi saat 16:00’da

Seremoni
12 Eylül Cumartesi saat 19:00’da
25 Eylül Cuma saat 19:00’da
16 Ekim Cuma saat 19:00’da

Uzunkuyruk Marsupilami
19 Eylül Cumartesi saat 16:00’da
3 Ekim Cumartesi saat 16:00’da
31 Ekim Cumartesi saat 16:00’da

Sarah Bernhardt, ilahi kadın
9 Ekim Cuma saat 19:00’da
17 Ekim Cumartesi saat 19:00’da
31 Ekim Cumartesi saat 19:00’da

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
Tam bilet: 140 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

4-6 Eylül 2026
Ayazma Manastırı Bozcaada

Bozcaada Caz Festivali 2026 Teması: Geçicilik

4-5-6 Eylül 2026 tarihlerinde Bozcaada’nın kendine özgü atmosferinde gerçekleşecek Bozcaada Caz Festivali, onuncu yılında müziğin, doğaçlamanın ve karşılaşmaların peşinden gitmeye devam ediyor.

Bu yıl festivalin teması “Geçicilik”. Değişimin ve anın değerini odağına alan festival, cazın doğaçlamaya dayalı doğasından ilhamla her anın kendine özgü olduğu fikrini araştırıyor. Festivalin müzik programının yanı sıra adaya yayılan KEŞİF programı; gastronomi etkinliklerinden yürüyüşlere, sohbetlerden deneyim odaklı atölyelere uzanan buluşmalara ev sahipliği yapıyor.

Bozcaada Caz Festivali ile Institut français Izmir arasındaki iş birliği kapsamında, Fransız caz sahnesinin güncel ve özgün topluluklarından Photons bu yıl festivalde sahne alacak.

Piyanist ve besteci Gauthier Toux tarafından kurulan Photons, caz doğaçlamasını elektronik müzik ve kulüp kültürünün etkileriyle buluşturuyor. Gauthier Toux (piyano, klavyeler), Giani Caserotto (gitar), Samuel F’hima (kontrbas) ve Julien Loutelier’den (davul) oluşan dörtlü; house, techno ve ambient gibi elektronik müzik türlerinden beslenirken doğaçlamayı müziğinin merkezinde tutuyor.

Grubun 2024 tarihli La nuit sans l’ennui albümünün ardından 2025’te yayımlanan PLIER EP’si, Photons’ın caz ile elektronik müzik arasındaki sınırları araştıran yaklaşımını sürdürüyor.

Photons, 4 Eylül Cuma günü 20.15-21.15 saatleri arasında Manastır’da sahnede olacak.

Festivalin tüm programına göz atmak için: https://bozcaadacazfestivali.com/program

Biletler : https://www.bubilet.com.tr/canakkale/etkinlik/bozcaada-caz-festivali 

https://bozcaadacazfestivali.com/biletler

 

 

Sinema Kulübü İzmir Eylül – Ekim Programı

Filmler orijinal dilinde ve Türkçe altyazılı olarak gösterilir.

PROGRAM :
Salı 15/09 19:00 Eksik Bir Parça
Cumartesi 19/09 16:00 Kan Portakalları
Salı 22/09 19:00 Seremoni
Cumartesi 26/09 16:00 Şahane Oyun
Salı 29/09 19:00 Cherbourg Şemsiyeleri
Salı 06/10 19:00 Eksik Bir Parça
Cumartesi 10/10 16:00 Hayat Bağları
Salı 13/10 19:00 Şahane Oyun
Cumartesi 17/10 16:00 Kan Portakalları
Salı 20/10 19:00 Seremoni
Cumartesi 24/10 16:00 Hava Kızıl

Sinema biletleri gösterimden 30 dakika önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulacaktır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film başladıktan sonra salona seyirci alınmaz, kullanılmayan biletler başka bir gösterimde kullanılabilir. 

Tam Bilet: 100 TL

İndirimli Bilet : 80 TL (25 yaş altı öğrenci ve 65 yaş üstü izleyicilerin için geçerlidir. Kimlik ve öğrenci kartı ibrazı zorunludur.)

Institut français İzmir öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

Sadece kredi kartı ile ödeme kabul edilmektedir.

 


EKSİK BİR PARÇA
Eksik Bir Parça

Salı 15/09 – Saat: 19:00
Salı 06/10– Saat: 19:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Guillaume Senez

2024/98′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Jay her gün Tokyo sokaklarında taksisiyle dolaşarak kızı Lily’yi aramaktadır. Eşinden ayrılıp velayet hakkını kaybeden Jay, dokuz yıldır Lily’den haber alamamıştır. Onu yeniden görebileceğine dair umudunu yitirmiş ve Fransa’ya dönmeye hazırlanırken Lily bir gün taksisine biner…

KAN PORTAKALLARI
Kan Portakalları

Cumartesi 19/09 – Saat: 16:00
Cumartesi 17/10 – Saat: 16:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Jean-Christophe Meurissen

2021/105′

+12

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Fransa’da eş zamanlı olarak, aşırı borçlanmış emekli bir çift bir rock yarışmasını kazanmaya çalışırken, bir bakan vergi kaçakçılığı şüphesiyle karşı karşıyadır ve genç bir kız cinsel sapkınlığı olan bir adamla karşılaşır. Uzun bir gece başlamak üzeredir. Çanak çömlek patlamak üzeredir.

Programa geri dön


SEREMONİ
Seremoni

Salı 22/09 – Saat: 19:00
Salı 20/10 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Claude Chabrol

1995/112′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Lelièvre ailesi, Bretonya’daki bir köyün yakınında, burjuva bir evde yaşamaktadır. Yeni hizmetçileri Sophie, işinde oldukça becerikli ama biraz tuhaf bir genç kadındır. Köyün postacısı Jeanne ile arkadaşlık kuran Sophie, onunla birlikte Lelièvre ailesinin evine sızar. İkilinin ittifakı, iyi ile kötünün ötesine geçen vahşi bir isyana dönüşür. Ruth Rendell’ın L’Analphabète (A Judgment in Stone) adlı romanından uyarlanmıştır – 1997.

Programa geri dön


ŞAHANE OYUN
Şahane Oyun

Cumartesi 26/09 – Saat: 16:00
Salı 13/10 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Gérard Oury

1966/132′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

II. Dünya Savaşı sırasında geçen kahramanlık ve komedi dolu bir hikâye. Bombardıman uçakları Paris semalarında düşürülen İngiliz hava kuvvetleri mensuplarının yardımına, sıradan Fransızlar koşar. Şahane Oyun, Fransa’da sinemalarda 17 milyondan fazla bilet satışıyla tüm zamanların en yüksek izleyici sayısına ulaşan filmidir.

Programa geri dön

 


CHERBOURG ŞEMSİYELERİ
Cherbourg Şemsiyeleri

Salı 29/09 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Jacques Demy

1964/91′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Annesinin şemsiye dükkânını işlettiği Geneviève Emery, genç oto tamircisi Guy Foucher’a âşıktır. Cezayir Savaşı nedeniyle askere çağrılan Guy, gitmeden önce Geneviève ile birlikte olur. Geneviève hamile kalır. Guy’dan uzun süre haber alamayan Geneviève, annesinin baskısıyla zengin elmas tüccarı Roland Cassard ile evlenmeyi kabul eder. Yıllar sonra, bir Noel akşamı kar yağarken…

Programa geri dön

 


HAYAT BAĞLARI
Hayat Bağları

Cumartesi 10/10 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Claude Sautet

1970/89′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Kırsal bir yolda yaşanan sıradan bir kaza… Aşırı hızla giden bir otomobil birkaç kez takla atar. Kazanın kurbanı, kırklı yaşlarında, varlıklı bir mimar olan Pierre’dir. Eşi Catherine’den ayrı yaşayan Pierre’in yetişkin bir oğlu ve Hélène adında bir sevgilisi vardır. Otomobilden fırlayarak bir tarlanın çimenlerine savrulan Pierre, yarı bilinçli hâlde, ölmek üzere olduğunun farkında olmadan geçmişinden bazı anları yeniden yaşar.

Programa geri dön

 


HAVA KIZIL
Hava Kızıl

Cumartesi 24/10 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Chris Marker

1998/180′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

1977’de çekilen ve 1998’de yeniden kurgulanan bu Chris Marker filmi, Mayıs 68’in ardından gelen yıllarda solun hikâyesini anlatıyor. Üç saatlik iki bölümde Chris Marker, isyanlardan devlet yönetimine uzanan on yıllık sol tarihini ele alıyor. Film, bizi hafızasız bırakmak isteyen iktidarlara karşı duran tanıkların görüntülerinden oluşan ustalıklı bir arşiv kurgusuna dayanıyor.

Programa geri dön

23. Uluslarası Gümüşlük Müzik Festivali

23. Uluslarası Gümüşlük Müzik Festivali
17 Temmuz – 6 Eylül 2026

15 Ağustos 2026 Cumartesi – 21.00
TAŞTA – Antik Taş Ocağı

Fahrettin Altay Caddesi

Gümüşkaya Sitesi, Koyunbaba

 

Institut français İzmir, Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali’ne destek vermekten mutluluk duyuyor.

Festival kapsamında bu yıl, kuşağının önde gelen Fransız piyanistlerinden Nicolas Bringuier dinleyicilerle buluşuyor.

1980 yılında Nice’te doğan Nicolas Bringuier, Berlin Filarmoni, Viyana Musikverein, Paris Salle Gaveau, Madrid Auditorio ve Seul Sanat Merkezi gibi dünyanın saygın konser salonlarında solist olarak sahne aldı. Birçok uluslararası yarışmada ödül kazanan sanatçı, konser kariyerinin yanı sıra eğitimci kimliğiyle de öne çıkmakta olup günümüzde Paris Müzik Okulu’nda öğretim üyeliği yapmaktadır. Aynı zamanda piyanist Olga Monakh ile kurduğu Duo Siloti ile oda müziği alanında uluslararası konserler vermektedir.

Gümüşlük’teki resitalinde Nicolas Bringuier, romantik dönem repertuvarının üç büyük bestecisi Frédéric Chopin, Ludwig van Beethoven ve Robert Schumann’ın eserlerinden oluşan özel bir program sunacak.

Konser Programı

  • Frédéric Chopin – 1. Ballade, Op. 23
  • Frédéric Chopin – Polonaise, Op. 40 No. 2
  • Ludwig van Beethoven – Piyano Sonatı, Op. 101

Ara

  • Robert Schumann – Fantaisie, Op. 17
  • Frédéric Chopin – 4. Ballade, Op. 52

Ayrıca Festival kapsamında 12–22 Ağustos tarihleri arasında Nicolas Bringuier  piyano ustalık sınıfı gerçekleştirecektir.

Festival programı için tıklayınız 

Biletler Biletix ve Biletinial satılmaktadır.

 

Bergama Tiyatro Festivali

7-8-9 Ağustos 2026

R·ONDE·S
Asklepion Antik Tiyatrosu, Bergama
7 Ağustos Cuma, 19.30 

Etkinlik ücretsizdir.

Institut français Türkiye, Bergama Tiyatro Festivali kapsamında Fransız koreograf Pierre Rigal’in R·ONDE·S adlı eserini desteklemekten mutluluk duyuyor. Gösteri, 7 Ağustos Cuma günü saat 19.30’da Asklepion Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak.

Çağdaş dansın önemli isimlerinden Pierre Rigal, eserlerini Paris Operası ve Avignon Festivali başta olmak üzere uluslararası ölçekte birçok prestijli kurum ve festivalde sahneledi. 2010 yılında, dönemin Avignon Festivali direktörleri Vincent Baudriller ve Hortense Archambault’un davetiyle festivalde MICRO adlı yapıtını sundu.

Dernière Minute topluluğu tarafından sahnelenen R·ONDE·S, altı dansçı ve bir şarkıcıyı aynı sahnede buluşturarak insanlık tarihinin en eski ortak hareket biçimlerinden biri olan dairesel dansı çağdaş bir bakışla yeniden yorumluyor.

Çocuk oyunlarından halk danslarına, ritüellerden kutsal törenlere uzanan ortak hareket hafızasından beslenen eser; ritim, bedensel temas ve kolektif enerjiyi güçlü bir koreografik dille sahneye taşıyor. Tekrarın ve birlikte hareket etmenin dönüştürücü gücünü araştıran R·ONDE·S, izleyiciyi paylaşımın ve birlikteliğin merkezinde yer alan etkileyici bir deneyime davet ediyor.

Festival programına bu linkten ulaşabilirsiniz.

 

SONIC RESILIENCE ǀ Radyo Atölyesi

22-23 Eylül 09:30-17:30

İzmir – Yaşar Üniversitesi

🎙️ “The Fabric of Truth”

İklim Dezenformasyonuna Karşı Radyo Atölyesi

İklim dezenformasyonu nasıl yayılıyor? Yanlış bilgiler, iklim krizini algılama şeklimizi ve verdiğimiz tepkileri nasıl etkiliyor? Peki radyo ve ses, yanıltıcı anlatıları sorgulamak ve alternatif sesleri görünür kılmak için nasıl bir araç olabilir?

“The Fabric of Truth”, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilen Sonic Resilience projesi kapsamında düzenlenen uluslararası bir radyo atölyesidir.

Atölye; Türkiye, Fransa ve Almanya’dan gazetecileri, radyo programcılarını, ses üreticilerini, sanatçıları, araştırmacıları ve öğrencileri bir araya getirerek iklim dezenformasyonunu ses, radyo ve gazetecilik perspektifinden birlikte tartışmayı ve üretmeyi amaçlamaktadır.

Atölye dili İngilizce’dir.

Atölyelere tam katılım gösteren katılımcılara katılım belgesi verilecektir.


Atölyede Neler Yapılacak?

Atölye boyunca katılımcılar;

  • İklim dezenformasyonunun nasıl üretilip yayıldığını birlikte inceleyerek, medya ve kamuoyu üzerindeki etkilerini tartışacak,
  • Radyo ve sesi bir ifade ve anlatı aracı olarak kullanacak,
  • Dinleme oturumları ve uygulamalı çalışmalarla özgün ses içerikleri üretecek,
  • Uluslararası ekiplerle ortak üretim süreçlerine katılacak,
  • COP31 kapsamında yürütülecek çalışmalara katkı sunacak içerikler geliştirecek.

Atölye boyunca gerçekleştirilecek röportajlar, ses kayıtları ve radyo çalışmaları, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki katılımcılar tarafından birlikte oluşturulacak ortak bir ses arşivinin (Sound Library) parçası olacaktır.

🎧 Kimler Katılabilir?

Atölye aşağıdaki katılımcılara açıktır:

  • Gazetecilere,
  • Radyo programcılarına,
  • Podcast ve ses üreticilerine,
  • Sanatçılara,
  • Gazetecilik öğrencilerine,
  • Araştırmacılara.

Herhangi bir radyo ya da ses üretimi deneyimi gerekmemektedir. Merak, aktif katılım ve iklim ile medya ilişkisine ilgi duymanız yeterlidir.

Radyo Ortakları

Atölye aşağıdaki radyo kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir:

  • Apaçık Radyo (Türkiye)
  • Radio Grenouille (Fransa)
  • ARTE Radio (Fransa/Almanya)
  • Radio Corax (Almanya)

Bu etkinlik;

  • Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
  • Fransız-Alman Kültür Fonu

tarafından desteklenmektedir.

Atölye, Goethe-Institut ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

Atölye Takvimi

“The Fabric of Truth” Radyo Atölyesi, Türkiye’nin üç farklı kentinde gerçekleştirilecektir.

📍 İstanbul

19–20 Eylül 2026
10.00 – 16.00

Atölye Yürütücüsü: Radio Grenouille (Açık Radyo desteğiyle)

İstanbul Kayıt Formu

İklim dezenformasyonu, ses anlatıcılığı ve radyo üretimine odaklanan iki günlük uygulamalı atölye.

📍 İzmir

22–23 Eylül 2026
09.30 – 17.30

Atölye Yürütücüsü: Radio Corax (Açık Radyo desteğiyle)

İzmir Kayıt Formu

Katılımcılar yaratıcı ses anlatıları geliştirecek, uluslararası ekiplerle ortak üretim süreçlerine katılacaktır.

📍 Ankara

24 Eylül 2026
10.00 – 18.00

Atölye Yürütücüsü: Radio Corax (Açık Radyo desteğiyle)

Ankara Kayıt formu

Programın son ayağı Ankara’da gerçekleştirilecektir.

📢 25 Eylül 2026 – “İklim Dezenformasyonuyla Mücadelede Sesin Gücü” başlıklı Açık Forum

Atölye boyunca geliştirilen ses çalışmaları ve ortak üretimler kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu etkinlik halka açıktır.


Proje, Kasım ayında COP31 kapsamında Antalya’da düzenlenecek iklim forumunda devam edecektir. Atölye sürecinde geliştirilen iş birlikleri ve üretilen içerikler uluslararası katılımcılarla yeniden buluşacaktır.

Sonic Resilience

Sonic Resilience, ses, gazetecilik ve uluslararası kültürel iş birlikleri aracılığıyla iklim dezenformasyonuna karşı dayanıklılığı güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir projedir.

Araştırma, atölye çalışmaları ve kamusal etkinlikler yoluyla medya profesyonelleri, araştırmacılar ve kültür kurumları arasında bilgi paylaşımını teşvik ederek güvenilir iklim iletişimine katkı sunmayı hedeflemektedir.

Etkinlik Dili: İngilizce
Katılım: Ücretsiz – kontenjan sınırlıdır.

* Erasmus+ programının desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
** Euphonia – Radio Grenouille, LABA / ALBA International bünyesindeki hareketlilik biriminin üyesidir.

Fotoğraf yarışması – Loti’nin İzinden, İstanbul Yeniden

Pierre Loti, İstanbul’u sadece yazmadı. Onu gezdi, izledi, hissetti ve hafızasına kazıdı. Şimdi sıra sende. Loti’nin izinde İstanbul’u yeniden keşfetmeye var mısın?

Aday başvuruları : 23 Haziran – 15 Ağustos 2026
Jüri kararı ve finale kalan eserlerin açıklanması : 24 Ağustos 2026
Sonuçlar ve sergi açılışı : 11 Eylül 2026
Sergi tarihleri : 11 – 19 Eylül 2026

Jüri

Çağla Saraç
Ara Güler Müzesi – Doğuş Grubu | Sanat Danışmanı

Demet Yıldız Dinçer
İstanbul Modern Müzesi | Küratör ve Fotoğraf Bölümü Başkanı

Dilan Bozyel
Fotoğrafçı

Mehmet Ömür
Fotoğrafçı, Comité France – Turquie Üyesi

Valentin Rodriguez
Türkiye Fransız Kültür Merkezi – İstanbul | Kültür Ataşesi ve Müdür Vekili

Ödüller

1. Ödül : Paris Photo 2026 kapsamında Paris’e seyahat — gidiş-dönüş bilet ve 3 gece konaklama
2. Ödül : Nikon Z30 + 16-50 mm lens
3. Ödül : Samsung Galaxy A26 5G — 256 GB

Genç Ödülü : İFSAK Seçmeli Fotoğrafçılık Semineri ve Xiaomi Mi taşınabilir fotoğraf yazıcısı

Not : Yarışma organizasyonu, ödülleri daha üst seviye ödüllerle değiştirme hakkını saklı tutar.

Yarışmaya katılmak için buradan başvur :
https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfXt-ifJQwuH6wqEomOWlQipPinWl_IlYZIGL8TAUg1XBLRfw/viewform?usp=header

Daha fazla bilgi

33. İstanbul Caz Festivali
Selen Beytekin Feat. Hermon Mehari  & Tony Tixier
10 Temmuz Cuma saat 21:00’de
Hilton İstanbul Bosphorus

Institut français Türkiye olarak İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 33. İstanbul Caz Festivali’ne destek vermekten mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle, 10 Temmuz Cuma saat 21:00’de Hilton İstanbul Bosphorus’ta gerçekleşecek Selen Beytekin Feat. Hermon Mehari & Tony Tixier konserinde buluşuyoruz!

Doğu ile Batı arasındaki müzikal köprü, yerel tınılardan beslenen bir diyalog doğuruyor. İstanbul’un bu özgün ve dinamik caz sahnesine ses rengi, vokali ve ışıltılı enerjisiyle dinamizm katanlardan biri de Selen Beytekin. Kendisi, bu yıl festival programına Fransa’dan trompetçi Hermon Mehari ve piyanist Tony Tixier ile gerçekleştireceği çok özel bir projeyle katılıyor.

Müziğe 8 yaşında klasik piyano eğitimi alarak başlayan Beytekin, birçok başka tutkusunu da müzikle birlikte sürdürdü, dans etti, tiyatro yaptı, bilimle haşır neşir oldu. Konservatuvarda özel öğrenci olma teklifini tüm tutkularının peşinden eşzamanlı gidebilmek için reddetti. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği okudu, bu sırada Jazz Capella korosunu kurdu. İlham Gencer ile yollarının kesişmesiyle caz kulüplerinde piyano çalıp şarkı söyleyerek profesyonel dünyaya adım attı. Ses, yetenek ve tutkuyu bir arada barındıran Beytekin’in yükselişi uzun sürmedi. Caz kulüplerinin ve festivallerinin aranan isimlerinden oldu, performansları dilden dile dolaştı. Aşkın Arsunan, İlham Gencer, Volkan Öktem, Kent Mete, Kerem Görsev, Tony Jones, Ricci Benson, Neşet Ruacan, Atilla Şereftuğ, Spyro Gyra gibi müzisyenlerle aynı sahneyi paylaştı. NTV’de kendi müzik programını sundu; Joy FM, NTV ve Karnaval radyolarında programlar yaptı.

Selen Beytekin, bu gecede vokal yorumunun ön planda olduğu bir performans ve bu konsere özel yapılmış düzenlemeler ile karşımıza çıkacak. Ona sahnede, müziğiyle dünyayı gezen ödüllü caz trompetçisi Hermon Mehari ve çağdaş Avrupa caz sahnesinin dikkat çeken caz piyanistlerinden ve besteci Tony Tixier eşlik edecek.

SELEN BEYTEKİN vokal
HERMON MEHARI trompet
TONY TIXIER piyano
CANER ÜSTÜNDAĞ bas gitar
BERKE KÖYMEN davul
YAĞMUR BAKAR vokal
ELİF DEMİRBAĞ vokal
ZEKİ BOZKURT vokal

  • Kapı açılışı: 19.30
  • 7 yaş ve üzeri için uygundur.
  • 18 yaş altı izleyiciler etkinliğe bir yetişkin refakatinde katılabilir.
  • Etkinlik numarasız oturmalı düzendedir.
  • Yeme-içme imkânları bulunur.
  • Vestiyer yoktur.
  • Mekâna ait ücretli bir otopark mevcuttur.

Biletler Passo üzerinden satışta!

Avrupa Miras Günleri’nin 43. edisyonu kapsamında, Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı (EUNIC), Avrupa Miras Günleri Ankara etkinliğinin dördüncü edisyonunu 19 ve 20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenliyor.

“Ankara sevdalısı olacaksınız!” sloganıyla düzenlenen etkinlik, Avrupa büyükelçiliğinin kapılarının rehberli turlar ile Ankaralılar’a açılması ile başlayarak bir dizi yeni ve ücretsiz etkinlikle başkentin zengin tarihini, mimarisini ve sanatsal mirasını kutluyor.

Programda:
✨ Atölyeler
🎬 Gösterimler
🎤 Konserler
🚶Turlar ve rehberli geziler
💬 Buluşmalar
Ve olağanüstü olarak kapılarını ziyarete açan büyükelçilikler, kaçırılmaması gereken 40’tan fazla etkinlik sizi bekliyor. Daha hızlı bir kayıt sistemi ve çok sayıda ortak kurumla birlikte ve daha fazla etkinlikte buluşacağız.

Avrupa Miras Günleri 2026 Program TR

Katılım ücretsiz ancak kontenjan sınırlıdır. 12 Eylül 2026’te sabah saat 10.00’da başlayacak etkinlik kayıtlarına erişebilmek için, hemen Avrupa Miras Günleri web sitesinde bir kullanıcı hesabı oluşturun ve gelecek programı dikkatle inceleyin: avrupamirasgunleri.com

Bir EUNIC Ankara girişimi olan Avrupa Miras Günleri, Institut français Türkiye tarafından koordine edilmektedir.
Dünya çapında Avrupa ulusal kültür enstitüleri ağı EUNIC, 2012’den bu yana Türkiye’de Ankara ve İstanbul’da olmak üzere 100’den fazla ülkede 143 küme olarak faaliyet göstermektedir.

Micro-Folie Dijital Müze | Renoir, moderniteye neşeli bir bakış

9 ve 16 Temmuz 2026
IF İzmir Sinema Salonu

Renoir’ı iyi tanıyor musunuz? Orsay Müzesi’nde şu anda ona adanmış muhteşem bir sergi izleyiciyle buluşuyor.

Paris’e gitmenize gerek kalmadan, bu olağanüstü etkinliğe paralel olarak hazırlanmış bir deneyim yaşayabilirsiniz. Institut Français İzmir Kütüphanesi, sizleri “mutluluğun ressamı” olarak anılan ünlü ressam Pierre-Auguste Renoir’ın izlenimci dünyasını “Micro-Folie” dijital müzesi sayesinde keşfetmeye davet etmekten büyük mutluluk duyar.

Sizi Renoir’ın renkli ve neşeli tablolarının dünyasına, açık hava dans pistleri ve halka açık baloların arasına bir yolculuğa çıkaracağız. Sanatçının eserleri, modernite üzerine özgün bir bakış açısı ve neşeli bir vizyon sunmaları üzerinden ayrışırlar; bu eserleri, özellikle çağdaş ressam arkadaşları Monet ve Degas’nın bazı eserleriyle karşılaştırma fırsatı bulacağız.

Micro-Folie’nin dijital galerisi sayesinde, dev bir ekran ve dokunmatik tabletler aracılığıyla Renoir’ın neşeli modern dünyasında sürükleyici bir yolculuğa çıkacağız.

Tek başınıza ya da ailenizle yerinizi ayırtmak için bizimle iletişime geçin!

mediatheque.izmir@ifturquie.org

Giriş serbesttir.

Çizgi Roman ve Manga Atölyesi

Temmuz ayı boyunca
Her Salı 15:00 – 17.00

Institut français İzmir Kütüphanesi

IF İzmir Kütüphanesi, 11-18 yaş arası gençleri temmuz ayı boyunca çizgi roman ve manga çizmeye davet ediyor!

Profesyonel bir illüstratör tarafından yürütülecek ve her salı günü 15.00-17.00 saatleri arasında gerçekleşecek bu atölyede katılımcılar öncelikle kendi karakterlerini tasarlayacaklar. Daha sonra hikâyeleri üzerine düşünerek görsel bir anlatı oluşturacak ve projelerini çizgi roman ve manganın diliyle hayata geçirmeye başlayacaklar.

Atölyenin sonunda katılımcılar, kendi karakterlerinden ve fikirlerinden yola çıkarak 3-4 sayfalık kısa bir çizgi öykü üretmiş olacaklar. Atölye boyunca okurun bakışını kareler arasında yönlendirmeyi ve etkili bir görsel anlatı kurmayı öğrenecekler. Atölye, çizim yapmayı seven ve manganın anlatım dilini kendi hikâyelerini üreterek keşfetmek isteyen, 11 yaş-18 yaş arası, kütüphane üyesi tüm gençlere açıktır.

Sınırlı sayıda yer olduğundan kayıt gereklidir.

Bilgi ve Kayıt için : mediatheque.izmir@ifturquie.org

Seanslar: 7, 14, 21 ve 28 Temmuz 2026

📌 Kontenjan sınırlıdır.

Fransızca Masal Saati

17, 31 Ekim, 14, 28 Kasım ve 12 Aralık Cumartesi günleri
15:00 – 15:30

Institut français İzmir Kütüphanesi

IF İzmir Kütüphanesi, 4-8 yaş arası çocuklar için bir masal saati sunuyor.

17, 31 Ekim, 14, 28 Kasım ve 12 Aralık Cumartesi günleri saat 15:00 ile 15:30 arasında gerçekleşecek olan bu masal saati çocukların hep birlikte eğleneceği, güleceği ve öğreneceği keyifli bir etkinlik.

Frankofon çocuk kitapları yazarlarının kelimeleriyle çıkacağımız bu yolculukta çocuklar okuma keyfini, masal ve öykülerin dünyasının büyüsünü birlikte tadarak hep birlikte hayaller kuracaklar.

Etkinlik, 4-8 yaş arası çocuklar içindir, giriş ücretsiz olup kayıt gereklidir.

📌 Kontenjan sınırlıdır.
Bilgi ve kayıt için: mediatheque.izmir@ifturquie.org

Seanslar:17, 31 Ekim, 14, 28 Kasım ve 12 Aralık Cumartesi günleri

2026 Müzik Şenliği

20 Haziran 2026 Cumartesi
1. Program Institut français İzmir Bahçesi
Giriş ücretsiz

2.Program La Fourmi  (After-party)
Ücretli giriş

Institut français İzmir’in geleneksel Müzik Şenliği 2026 yılında da devam ediyor. Bu yıl Müzik Şenliği’ni AfroAura’nın enerjisiyle bahçemizde kutluyoruz!

Hepinizi bu harika şenliğe bekliyoruz!

DJ Performansları, büfe, sıcak bir ortam ve birçok sürpriz…

1. PROGRAM
16:00-22:30 arası

  • Dj Setleri
  • Dünya Müziği
  • Afrohouse ve French House
  • Afro/Sokak Dansları

2. PROGRAM
22:30 – 01:00

La Fourmi

Afro füzyon, afrobeat, DJ Setleri

Kapıda Bilet.

Yuvarlak Masa – Çizgi Roman Balon Sanatı: Mizah ve Çizgi Roman Çevirisi
23 Haziran Salı saat 18:30’da
Institut français sergi salonunda

Türkiye Fransız Kültür Merkezi, “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında, mizah ve çizgi romanın çevirisindeki zorlukları ve zenginlikleri ele alacak bir yuvarlak masa toplantısına sizi davet etmektedir.

Türkiye, Fransızca konuşulan ülkeler gibi, bu iki alanda köklü ve zengin bir geleneğe sahiptir. Fransızca eserlerin Türkiye’de uzun süredir sadık bir okuyucu kitlesiyle buluşması, büyük ölçüde nesiller boyu yalnızca kelimeleri değil, bu eserlerin mizahını, ritmini ve ruhunu aktarmayı başaran; birer kültür köprüsü kurucusu olarak hareket eden çevirmenlerin emeği sayesinde mümkün olmuştur.

Bu teknik ve yaratıcı zorlukları birlikte keşfetmek için, Türk okuyucusunun dokuzuncu sanatın en önemli eserlerine erişimini sağlayan dört çevirmeni bir araya getiriyoruz :

Saadet Özen, zamansız “Asteriks” evreninin çevirmeni
Sema Kuray, efsanevi “Tenten” ve “Şirinler” serilerinin çevirmeni
Ayşe Meral, “Enki Bilal”‘in eserlerinin çevirmeni
Sertaç Canbolat, başta Jacques Tardi’nin “Halkın Çığlığı” adlı eserinin çevirmeni

Çevirmen Ebru Erbaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek bu söyleşi, balonların teknik incelikleri ile yaratıcı özgürlük arasında gidip gelirken, birlikte gülmeyi ve çizmeyi evrensel bir dile dönüştüren iki kültür arasındaki canlı alışverişi kutlamak için bir vesile olacaktır.

Etkinlik Fransızca gerçekleşecektir.

Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur.

54. İstanbul Müzik Festivali
11-25 Haziran 2026

İstanbul Müzik Festivali 54. Yılını kutluyor !

Institut français Türkiye olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği “Hafta Sonu Klasikleri II” serisinin ikinci konserine destek vermekten mutluluk duyuyoruz. 20 Haziran Cumartesi saat 17:00’de gerçekleşecek konser, müzikseverleri Yıldız Parkı’nda sıcacık bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Konser süresi: 60 dakika (arasız)

Flüt: Emilie Calmé
Kromatik armonika: Laurent Maur

25/06 – 10/09/2026 tarihleri arası
Cermodern

Institut français Ankara, Cermodern iş birliğiyle, 25 Haziran 2026 tarihi itibaren her Perşembe akşamları (Arenalar filmi hariç) Fransız Sineması’nın en sevilen yapıtlarını açık havada izleme keyfi sunuyor.

✅Filmlerin (Herkes Touday’ı Seviyor dışında) dili Fransızca, Türkçe altyazılıdır
🎟Bilet Ücreti: 300 TL, biletler Biletinial ve CerModern’de

Program

25 Haziran Perşembe, 20.15:

  • Sarah Bernhardt, İlahi Kadın

2024 ǀ Yönetmen: Guillaume Nicloux ǀ 103’ ǀ 10+
Oyuncular: Sandrine Kiberlain, Laurent Lafitte, Amira Casar

Özet

Paris, 1896. Sarah Bernhardt şöhretinin zirvesindedir. Döneminin ikonası ve dünyaca ünlü ilk yıldız olan aktris, aynı zamanda geleneklere meydan okuyan özgür ve modern bir aşıktır. Efsanenin ardındaki kadını keşfedin.

Fragman

—–

16 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Hayvani

2024 ǀ Yönetmen: Emma Benestan ǀ 103’ ǀ 12+
Oyuncular: Claude Chaballier, Oulaya Amamra, Damien Rebattel, Vivien Rodriguez

Özet

22 yaşındaki Nejma, Camargue bölgesinin en iyisi olan Léonard’ın boğa çiftliğinde çalışıyor. Arenada boğaya meydan okumayı gerektiren Boğa güreşçileri şampiyonasını kazanmak için antrenman yaparken, bölgede kaçak bir boğa olduğu söylentisi halkı korkutur. Bazı erkekler ölü bulunur. Nejma ise tuhaf ve endişe verici belirtiler hissetmeye başlar.

Fragman

—–

23 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Herkes Touda’yı Seviyor

2024 ǀ Yönetmen: Nabil Ayouch ǀ 102’ ǀ 12+ ǀ Film dili Arapça, Türkçe altyazılı
Oyuncular: Nisrin Erradi, Joud Chamihy, Jalila Talemsi, El Moustafa Boutankite, Lahcen Razzougui

Özet

Touda, nesiller boyu aktarılan direniş, aşk ve özgürlük temalı şarkıları utanmadan ve sansürsüz bir şekilde söyleyen geleneksel Fas sanatçısı Cheikha olmayı hayal eder. Her akşam küçük kasabasının barlarında erkeklerin bakışları altında sahneye çıkan Touda, kendisi ve oğlu için daha iyi bir gelecek umudunu besler. Kötü muamele ve aşağılanmaya maruz kalan Touda, Kazablanka’nın ışıklarınına doğru yola çıkmaya karar verir.

Fragman

—–

24 Temmuz Cuma, 20.15:

  • Arenalar

2024 ǀ Yönetmen: Camille Perton ǀ 94’ ǀ 10+
Oyuncular: Iliès Kadri, Sofian Khammes, Édgar Ramírez

Özet

Henüz 18 yaşında gelecek vaat eden genç futbolcu Brahim, menajeri ve kuzeni Mehdi tarafından temsil ediliyor. Hayalini gerçekleştirmek üzeredir: Lyon’da ilk profesyonel sözleşmesini imzalamak. Ancak güçlü bir yabancı menajerin gelişi, kartları yeniden karıştırır. Her şeyin mübah olduğu bu dünyada, sadakatin bile bir bedeli vardır.

Fragman

—–

30 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Biriş Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor

1976 ǀ Yönetmen: Agnès Varda ǀ 120’ ǀ 10+
Oyuncular: Thérèse Liotard, Valérie Mairesse, Ali Raffi, Mathieu Demy

Özet

1962 yılında Paris’te iki genç kızdan 17 yaşındaki öğrenci Pauline, namı diğer Pomme, ailesini terk edip şarkıcı olmayı hayal eder. 22 yaşındaki Suzanne ise iki çocuğun babasının intiharının yarattığı dramla başa çıkmaya çalışır. Hayat onları ayırır; her biri kadın olarak kendi mücadelesini verir. On yıl sonra, bir feminist gösteride yeniden karşılaşırlar.

Fragman

—–

6 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Dördüncü Duvar

2024 ǀ Yönetmen: David Oelhoffen ǀ 116’ ǀ 16+
Oyuncular: Laurent Lafitte, Manal Issa, Simon Abkarian, Bernard Bloch, Tarek Yaacoub

Özet

Lübnan, 1982. Georges, eski bir arkadaşına verdiği sözü tutmak için Beyrut’a giderek hem ütopik hem de riskli bir projeye imza atar: Antigone’yi sahneleyerek kardeş kavgasının ortasında bir anlık huzur yakalamak ister. Karakterler, farklı siyasi ve dini gruplardan gelen oyuncular tarafından canlandırılacaktır. Tanımadığı bir şehir ve çatışmada kaybolan Georges, Marwan’ın rehberliğinde yoluna devam eder.

Fragman

—–

13 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Onların Ardından Çocukları

2024 ǀ Yönetmenler: Ludovic Boukherma ve Zoran Boukherma ǀ 146’ ǀ 12+
Oyuncular: Paul Kircher, Angelina Woreth, Ludivine Sagnier

Özet

Ağustos 92. Doğu’da kaybolmuş bir vadi, artık yanmayan yüksek fırınlar. On dört yaşındaki Anthony can sıkıntısından patlamaktadır. Bir bunaltıcı yaz günü, göl kenarında Stéphanie ile tanışır. İlk görüşte öyle bir aşk yaşar ki aynı akşam, onu yeniden görebilme umuduyla bir partiye gitmek için babasının motosikletini gizlice alır. Ancak ertesi sabah motosikletin kaybolduğunu fark ettiğinde, hayatı altüst olur.

Fragman

—–

20 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Evlat Gibi

2023 ǀ Yönetmen: Nicholas Boukrief ǀ 102’ ǀ 10+
Oyuncular: Vincent Lindon, Karole Rocher, Stefan Virgil Stoica

Özet

Jacques Romand, mesleğine olan tutkusunu kaybetmiş bir öğretmendir. Mahalledeki bir bakkalda gerçekleşen bir saldırıya tanık olur ve bu sayede soygunculardan biri olan 14 yaşındaki Victor’un yakalanmasını sağlar. Ancak hayatta kalabilmek için hırsızlık yapmaya zorlanan, okuldan kopmuş bu çocuğun durumunu öğrendiğinde, Jacques ona yardım edebilmek için elinden gelen her şeyi yapmaya karar verir. Gerekirse onu sömüren insanlarla yüzleşmeyi bile göze alır. Victor’un daha iyi bir geleceğe sahip olması için, onun kendi direncine rağmen mücadele eden Jacques, bu süreçte kendi kaderini de değiştirecektir.

Fragman

—–

3 Eylül Perşembe, 19.45:

  • Yüz Yüze

2023 ǀ Yönetmen: Jeanne Herry ǀ 118’ ǀ 16+
Oyuncular: Adèle Exarchopoulos, Dali Benssalah, Leïla Bekhti, Elodie Bouchez, Suliane Brahim, Jean-Pierre Darroussin, Frédéric Testot, Denis Podalydès

Özet

2014’ten bu yana Fransa’da Onarıcı Adalet sistemi, suç mağdurları ile suç faillerine güvenli ortamlarda, Judith, Fanny ya da Michel gibi profesyoneller ve gönüllüler eşliğinde diyalog kurma imkânı sunuyor. Şiddet içeren hırsızlık suçlarından hüküm giymiş Nassim, Issa ve Thomas; ev baskını, silahlı soygun ve kapkaç mağdurları olan Grégoire, Nawelle ve Sabine; ayrıca ensest tecavüz mağduru Chloé de Onarıcı Adalet programlarına katılırlar. Bu yolculuklarında öfke ve umut, sessizlikler ve sözler, yakınlaşmalar ve kopuşlar, farkındalıklar ve yeniden kazanılan güven iç içe geçer… Ve yolun sonunda bazen, bir tür iyileşme mümkün olur…

Fragman

—–

10 Eylül Perşembe, 19.45:

  •  Şahane Oyun

1966 ǀ Yönetmen: Gérard Oury ǀ 122’ ǀ 10+
Oyuncular: Marie Dubois, Louis de Funès, Bourvil

Özet

1941 yılının yaz aylarındayız. Fransa, Nazi işgali altındadır. Müttefiklere ait olan bir uçak bir görev esnasında kaybolur ve Almanlar tarafından düşürülür. Reginald, Peter Cunningham ve Alan MacIntosh’tan oluşan uçak mürettebatı paraşütle Paris’e iner ve kaçmaya başlar. Fransız sivilllerin de yardımlarıyla Fransa’nın işgal edilmemiş bölgelerine ulaşmaya çalışan askerler, zorlu bir yolculuğa çıkar.

Fragman

Konser – ZAZ
16 Haziran Salı saat 21:00’de
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

FRANSIZ MÜZİĞİN EVRENSEL SESİ ZAZ, 16 HAZİRAN 2026’DA HARBİYE’DE

Ülkemizde geniş ve sadık bir hayran kitlesine sahip olan Fransız şarkıcı ZAZ, 16 Haziran 2026 akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, Only You Live organizasyonuyla İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor. Kendine özgü sesi, sahnedeki samimiyeti ve sınırları aşan müziğiyle ZAZ, yazın en özel konserlerinden birine imza atmaya hazırlanıyor. Konserin biletleri, 20 Ocak Salı günü Passo’da satışta olacak.

2010 yılında yayımladığı ve kısa sürede dünya çapında bir fenomene dönüşen “Je veux” ile uluslararası müzik sahnesine güçlü bir giriş yapan ZAZ; pop, Fransız chanson ve cazı benzersiz bir yoğunlukla harmanlayarak çağdaş müzikte kendine özgü bir alan yarattı. Doğallığı, filtresiz anlatımı ve karakteristik vokaliyle yalnızca şarkılar söylemekle kalmayıp, dinleyicisiyle derin bir bağ kuran sanatçı, yıllar içinde dünyanın dört bir yanında yüzbinlerce dinleyicinin kalbini kazandı.

ZAZ, 2025 yılında yayımladığı; içtenliği, derinliği ve olgun anlatımıyla öne çıkan, eleştirmenlerden tam not alan altıncı stüdyo albümüyle müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Albüme eşlik eden dünya turnesi Avrupa’dan Amerika’ya pek çok şehirde sold-out konserlerle devam ederken, sanatçı 2026 yaz sezonunda da büyük festivallerin ve prestijli sahnelerin en çok talep edilen isimleri arasında yer alıyor.

Sahnedeki performansıyla adeta izleyiciyle nefes alan ZAZ; cömert, duygusal ve yüksek enerjili anlatımıyla bir yandan izleyiciyi ayağa kaldırırken, diğer yandan herkesi içine çeken samimi bir atmosfer yaratıyor. Bir ZAZ konseri; yalnızca bir müzik dinletisi değil, yoğun duygular, içten paylaşımlar ve güçlü bir canlı performans eşliğinde yaşanan tek ve unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Biletler satışta!

Konser: Quatuor Magenta ve Kadınlar tarafından bestelenen Avrupa
14 Haziran 2026, Pazar saat 20:30’da
AKM Tiyatro Salonu

Quatuor Magenta ve Kadınlar tarafından bestelenen Avrupa

İstanbul Devlet Opera ve Balesi ve Institut français Türkiye işbirliği ile sahnelenecek konser; hafıza, direnç, incelik ve kadın yaratıcılığının yüzyılları aşan izlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Kadınların yalnızca ilham veren değil, yaratıcı özne olduğunu hatırlatan bir gece olan “Quatuor Magenta”, Fransız kadın bestecilerin eserlerinden oluşan repertuvarı ile sanat tarihinde kadın üretimini sahnenin merkezine taşıyor.

Kadın bestecilerin yazdığı müzikler, kadın sanatçıların yorumlarıyla yeniden nefes alırken; sahnede yalnızca notalar değil, görünürlük mücadelesi de yankılanıyor.

Quatuor Magenta hakkında:

Paris merkezli Quatuor Magenta, üyelerinin Conservatoire National Supérieur de Musique’te tanışmasıyla kurulmuş bir yaylı çalgılar dörtlüsüdür. Farklı ülkelerden gelen ve önde gelen müzik kurumlarında yetişmiş dört müzisyenden oluşan topluluk, teknik disiplin, zarafet ve müzikal mükemmeliyetleriyle öne çıkar; dengesi, esnekliği ve sahnedeki canlılığıyla takdir edilir.

Philharmonie de Paris ve Festival de Radio France Montpellier gibi prestijli sahnelerde konserler veren Quatuor Magenta, aynı zamanda okullar, sosyal projeler ve farklı mekânlarda sahne alarak yaylı dörtlü repertuvarını daha geniş ve çeşitli kitlelere ulaştırmayı amaçlar.

Geleneksel yaylı dörtlü mirasına bağlı kalırken çağdaş müziğe özel bir ilgi duyan topluluk, Kronos Quartet projelerine katılmış ve yeni eserlerin prömiyerlerini üstlenmiştir. Kadın bestecilere yer vermeleri ve tanınmış eserleri daha az bilinen repertuvarla birleştirmeleri, programlarının ayırt edici özelliklerindendir.

Quatuor Magenta, Singer-Polignac Vakfı’nın genç sanatçı konuk programı katılımcısı ve Proquartet – Centre Européen de Musique de Chambre’ın ana konuk sanatçı programı katılımcısıdır. 2025 yılında Bordeaux ve Banff Uluslararası Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Yarışmaları’na katılmış ve Banff’ta Anderson Kariyer Geliştirme Ödülü’nü kazanmıştır. 2023 FNAPEC yarışmasında (Académie des Beaux-Arts bursu) ve 2022 Zukunftsklang Yarışması Stuttgart’ta (3.lük ödülü) ödüller kazandılar ve Viyana’daki 8. Joseph Haydn Oda Müziği Yarışması’nda finalist oldular. Mentorları arasında Ébène ve Modigliani Dörtlüleri ile Hagen Dörtlüsü’nden Rainer Schmidt bulunmaktadır.

Konser Programı:

  • Charlotte Sohy – Méditations (15’) (İDOB’dan gelecek olan soprano ile birlikte)
  • Grazyna Bacewicz – Quatuor n°1 (17’)
  • Henriette Puig-Roget – Chinoiserie (5’) (İDOB’dan gelecek olan soprano ile birlikte)
  • Fanny Mendelssohn – Quatuor (22’)
  • Solo piyano eseri (İDOB’un belirleyeceği bir eser)
  • Piyano & şan eseri (İDOB’un belirleyeceği bir eser)

Konser süresi: Yaklaşık 75 dk. (arasız)

Sanatçılar:

  • Ida Derbesse – Keman I
  • Elena Watson-Perry – Keman II
  • Claire Pass-Lanneau – Viyola
  • Fiona Robson – Viyolonsel
  • Hande SONER ÜRBEN, soprano (İDOB)
  • Olena ŞENOL, Piyano (İDOB

Daha fazla bilgi

Bilet 

 

       

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Bir Nicolas & Bruno filmi
16 Haziran Salı saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Fransızca ve Türkçe

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

Etkinlik ücretsizdir. Kayıt olmak için formu doldurabilirsiniz.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Gösteri – Homo Absurdus
Istanbul Accueil

19 Haziran Cuma saat 19:30’da
Institut français gösteri salonunda

İstanbul Accueil Amatör Tiyatro Topluluğu, tamamen gönüllü ve tiyatro tutkunu kişilerden oluşan ekibiyle, özgün, cesur ve çağdaş bir oyun olan Homo Absurdus’u seyirciyle buluşturuyor.

Toplam dört temsil planlanan oyun, 19 Haziran Cuma günü saat 19.30’da, Institut français Türkiye gösteri salonunda sahnelenecektir.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

Daha fazla bilgi

Temsiller:

17 Haziran Çarşamba – Lape Hastanesi
18 Haziran Perşembe – Galatasaray Lisesi
19 Haziran Cuma – Institut français
20 Haziran Cumartesi – Sainte Pulchérie Fransız Lisesi

 

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

17 Temmuz, İzmir Bostanlı Seyir Terası

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Detaylı program:

17 Temmuz’da İzmir’de

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Nicolas & Bruno
14 Haziran Pazar saat 17:00’de
Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro salonu

Fransızca ve Türkçe altyazılı
75 dakika

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Bir Nicolas & Bruno filmi
19 Haziran Cuma saat 20:30’da – Kült Teras, Esat Hal

Biletler satışta: biletinial

Fransızca ve Türkçe

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

 

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Söyleşi – Éric Vuillard
Yazmak ve filme çekmek: Éric Vuillard’ın iki dili

10 Haziran Çarşamba saat 19:00’da
Minoa Pera

Türkiye Fransız Kültür Merkezi sizi çağdaş Fransız edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Éric Vuillard ile söyleşiye davet ediyor.

L’Ordre du jour (Gündem) adlı eseriyle 2017 Goncourt Ödülü’nü kazanan Éric Vuillard, tarihin büyük dönüşümlerini ve iktidar mekanizmalarını cerrahi bir hassasiyetle sorguluyor.

Can Yayınları tarafından Türkçeye çevrilen La guerre des pauvres (Yoksulların Savaşı) adlı eserinden son romanı Les orphelins’e (Yetimler) kadar, resmi tarihin gölgesinde bıraktığı, unutulmuşlara ses veriyor.

Galatasaray Üniversitesi’nde Fransızca Öğretimi profesörü olan moderatör Dr. Tara Civelekoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşecek bu buluşma yazarın edebiyat ile görüntü arasındaki derin diyaloğunu ele alacak: kelime ile sinema arasında, her dilin ifade etmeyi ya da gizlemeyi mümkün kıldığı şeyler arasında.

Etkinlik yazar, çevirmen ve tercüman Yiğit Bener’in ardıl çevirisi ile gerçekleşecektir.

Kayıt zorunludur.

Biyografi

Photo credit: Ivan Gimenez

Éric Vuillard, 1968 yılında Lyon’da doğmuş bir yazar ve sinemacıdır. L’Homme qui marche ve Mateo Falcone adlı iki filme imza atmıştır. Conquistadors’un (Léo Scheer, 2009; Babel No. 1330) yazarı olan Vuillard, ayrıca Actes Sud yayınevinden çıkan ve birçok ödüle layık görülen anlatı kitaplarıyla tanınmaktadır. Bunlar arasında Tristesse de la terre, 14 Juillet, L’Ordre du jour (2017 Goncourt Ödülü) ve La Guerre des pauvres (International Booker Prize kısa listesi) yer alır.

Eserleri uluslararası düzeyde de takdir görmüştür. 2023 yılında Sırbistan’da verilen Milovan Vidaković Prize’ne, 2025 yılında ise Almanya’da verilen Ernst Bloch Prize’ne, her iki ödül de tüm eserleri ve edebi katkıları nedeniyle layık görülmüştür.

FİLM GÖSTERİMİ & SÖYLEŞİ ǀ Alter Ego

15 Haziran Pazartesi saat 20:00’de
Karaca Sineması

Biletler biletinial ve gişede.

Gösterim sonrası yönetmenler Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ile söyleşi (Fransızca dilinde, Türkçe ardıl çeviri yapılacak).

Yönetmen Katılımlı Film Gösterimi : Alter Ego

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

Giriş ücretsiz.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

Sinema & Söyleşi – Alter Ego
Bir Nicolas & Bruno filmi
18 Haziran Perşembe saat 19:00’da – Kült Kavaklıdere, Tunalı Cd

Biletler: Biletinial

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

39. Uluslararası İzmir Festivali

“Gelenekten Geleceğe Taşınan Enerji” Quatuor Magenta

12 Haziran 2026 Cuma – 21:30
İzmir Tarihi Agora

Bu yıl 39.’su düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali, 4 Haziran – 14 Temmuz 2026 tarihleri arasında çeşitli mekânlarda sanatseverlerle buluşuyor.

Festival kapsamında, İKSEV ve Institut français İzmir, Paris merkezli yaylı çalgılar dörtlüsü Quatuor Magenta’yı 12 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek konserde İzmirli dinleyicilerle buluşturuyor.

Program, kadın bestecilerin eserleri üzerinden Avrupa müziğine farklı dönemlerden ve farklı estetik yaklaşımlardan bir bakış sunuyor.

“Gelenekten Geleceğe Taşınan Enerji” Quatuor Magenta

12 Haziran 2026 Cuma – 21:30
İzmir Tarihi Agora

QUATUOR MAGENTA
Ida Derbesse, keman
Elena Watson-Perry, keman
Claire Pass-Lanneau, viyola
Fiona Robson, çello

Program

Kadın Bestecilerin Eserleriyle Avrupa

  1. Bacewicz – 1 No’lu Yaylı Çalgılar Dörtlüsü

Moderato – Allegro / Andante (Molto espressivo) / Vivo (Tema con variazioni)

  1. Mendelssohn – Yaylı Çalgılar Dörtlüsü

Adagio ma non troppo / Allegretto / Romanze 

Quatuor Magenta

Paris merkezli Quatuor Magenta, üyeleri Conservatoire National Supérieur de Musique’te tanışan dört müzisyenden oluşuyor. Farklı ülkelerden gelen ve Kanada, ABD, Birleşik Krallık ve İsviçre gibi ülkelerdeki seçkin müzik kurumlarında eğitim alan sanatçılar, teknik disiplini, zarafeti ve müzikal bütünlüğüyle öne çıkan bir topluluk oluşturuyor.

Köklü yaylı çalgılar dörtlüsü geleneğinden beslenen topluluk, modern ve çağdaş müziğe özel bir ilgi duyuyor. Kadın bestecilerin eserlerine programlarında düzenli olarak yer veren Quatuor Magenta, tanınmış başyapıtları daha az bilinen repertuvarlarla bir araya getiren yaratıcı konser programları hazırlıyor.

Topluluk, Philharmonie de Paris, Festival de Radio France Montpellier ve Banff Centre gibi önemli sahnelerde yer alırken, aynı zamanda farklı dinleyici kitlelerine ulaşmayı ve yaylı çalgılar dörtlüsü repertuvarını daha geniş bir kitleyle buluşturmayı amaçlıyor.

Quatuor Magenta, Singer-Polignac Vakfı’nda genç sanatçı rezidansı ve Proquartet – Avrupa Oda Müziği Merkezi’nde büyük rezidans sanatçısıdır. Topluluk, 2025 yılında Banff Uluslararası Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Yarışması’nda Anderson Career Development Award ödülünü kazanmıştır.

Etkinlik Ücretsizdir. Rezervasyon gereklidir.

 

Sinema & Söyleşi – Alter Ego
Bir Nicolas & Bruno filmi
12 Haziran Cuma saat 19:00’da – Institut français

13 Haziran Cumartesi saat 19:00’da – İBB Beyoğlu Sineması

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

Kayıt zorunludur.

Institut français gösterimi kayıt linki
İBB Beyoğlu Sineması gösterimi için İBB İstanbul Senin uygulaması üzerinden kayıt yapılmaktadır.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Detaylı program için bizi takip etmeye devam edin.

18 ve 19 Temmuz İstanbul’da

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Program için tıklayın.

18 ve 19 Temmuz Ankara’da

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır. MOSAÏC 18 Temmuz Cumartesi günü saat 19.30‘da Ankara’da sahne alacaklar.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Sergi – Muhteşem Fabcaro
Zai Zai Zai Zai’dan Carnet du Pérou’ya
Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!

26/06-12/09/2026
Institut français İzmir Sergi Salonu

Institut français de Turquie, Mayıs ayını çizgi roman sanatına ve dokuzuncu sanatın önemli isimlerinden Fabcaro’ya adıyor. “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında düzenlenecek etkinliklerde Fabcaro’nun eserleri, çizgi roman dünyası ile çizerlerin, yazarların ve çevirmenlerin çalışmaları öne çıkarılacak.

Programda sergi, gösteri, panel ve atölyeler yer alıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara’yı kapsayan turne kapsamında düzenlenecek “Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya” başlıklı sergi, Fabcaro’nun eserlerinden seçilen albümler, çizim panoları ve illüstrasyonlar aracılığıyla sanatçının dünyasına bir yolculuk sunacak.

Yazar-yönetmen ikilisi Nicolas & Bruno ise “Zaï Zaï Zaï Zaï” gösterisinde Fabcaro’nun ünlü çizgi romanını sahneye taşıyacak. Ayrıca ikilinin yönetmenliğini yaptığı “Alter Ego” filminin gösterimleri de “Muhteşem Fabcaro” teması kapsamında gerçekleştirilecek.

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi vesilesiyle izleyiciler, çağdaş Frankofon çizgi romanının en özgün yazarlarından birinin kendine has evrenini keşfetmeye davet ediliyor. Albümler, çizgi roman sayfaları ve çizimlerden oluşan bir seçki aracılığıyla sergi, gerçek adı Fabrice Caro olan Fabcaro’nun yapıtlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. 1973 yılında Montpellier’de doğan Fabcaro yazar, senarist ve çizer kimliğiyle Fransız çizgi roman sahnesinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.

Fabcaro on beş yılı aşkın süredir, bir bakışta tanınan üslubuyla mizahi çizgi romanın vazgeçilmez figürlerinden biri hâline gelmiştir. Yapıtları absürt bir mizaha, keskin bir sapma duygusuna ve gündelik hayatın küçük çelişkilerine yönelik ince bir gözlem yeteneğine dayanır. Anlatıları çoğu zaman bir aile toplantısı, kuyrukta bekleme ya da süpermarkete yapılan sıradan bir uğrama gibi gündelik durumlardan doğar; ardından bu sahneler yavaş yavaş absürde doğru kayar. Yazar, bu yolla gündelik hayatın şiirselliğini ve kimi zaman da tuhaflığını görünür kılar.

Zaï Zaï Zaï Zaï albümü, çağdaş mizahın klasiklerinden biri hâline gelmiş ve sinemaya da uyarlanmış bir yapıt olarak, Fabcaro’nun evreninin tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Süpermarkette sadakat kartını unuttuğu için tüm ülke çapında takip edilen bir adamın hikâyesi, medya toplumuna ve kolektif tepkilere yönelik parlak bir hicve dönüşür. Formica’da Fabcaro, sıradan bir aile yemeğini, diyalogların sohbeti giderek absürde sürüklediği, neredeyse teatral bir komediye dönüştürür. Sahte bir seyahat günlüğü olan Carnet du Pérou’da ise belgesel anlatının kodlarını muzipçe tersyüz eder; gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bilinçli olarak bulanıklaştırır.

Et si l’amour c’était aimer ? adlı yapıtında Fabcaro bu kez büyük aşk anlatılarını hedef alır. Yazar, foto-romanları ve melodramatik aşk hikâyelerini, klişeleri ve ihtimal dışı durumları bilerek üst üste yığarak parodileştirir. Görseller ile diyaloglar arasındaki uyumsuzluk, romantizmin ve ideal çift imgesinin yanılsamalarını şefkatli bir bakışla sorgulayan karşı konulmaz bir mizah yaratır.

Sergi, roman ve sinema senaryoları da yazan sanatçının çok yönlü kariyerine de ışık tutuyor. Fabcaro, 2023 yılında René Goscinny ve Albert Uderzo’nun yarattığı mirası sürdürerek ünlü Astérix serisinin senaristi oldu; bu onun çizgi roman dünyasındaki yeteneğinin gördüğü takdirin güçlü bir göstergesi niteliğindedir.

Beklenmedik şakalarla dolu hikâyeleri ve ince ince işlenmiş diyalogları aracılığıyla Fabcaro, Frankofon çizgi romanı kapsayıcı bir yaklaşımla, her yaştan ve her kesimden izleyiciye ulaşacak biçimde ele alır. Hem alışılmışın dışında hem de derinden insani olan mizahı, sıradan olanı komik bir oyun alanına dönüştürür.

Muhteşem Fabcaro ile çizgi roman sanatı yaratıcılığı ve alaycı mizahıyla öne çıkan bir sanatçının evrenini kutlamak üzere Türkiye’ye konuk oluyor. Fabcaro, bolca ironi ve şefkatle, kimi zaman en büyük maceranın sadece sevmekten ibaret olduğunu bize hatırlatıyor.

Institut français İzmir Sergi salonu Pazartesi’den Cumartesi’ye saat 10:00-19:00* arası ziyarete açıktır. 

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

Fabcaro

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi, yirmi yıl içinde Frankofon çizgi roman dünyasının vazgeçilmez isimlerinden biri hâline gelen bir yazar-çizerin yaratım sürecinin sırlarını gözler önüne seriyor. Bu özgün çizimler, Fabrice Caro, namıdiğer Fabcaro tarafından, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!”  sergisine özel olarak emanet edilmiştir.

Çizgi romancı, roman yazarı ve müzisyen kimlikleriyle Fabcaro, absürt türünde ustalaşmış bir sanatçıdır. İlhamını gündelik hayatın ayrıntılarından alır; kimi zaman önemsiz gibi görünen bu ayrıntılar, onun kaleminde beklenmedik boyutlar kazanarak kahkahaya dönüşür. Onun çarpıcı mizahını yaratan da tam olarak bu sapmadır: sanki hayatı dışarıdan gözlemliyormuş gibi hayatla arasına koyduğu mesafedir.

Fabcaro çocukluğundan beri çizim yapmaktadır. 1996’dan itibaren başta Fluide Glacial, Jade ve L’Écho des Savanes olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar. İlk albümleri, La Cafetière ve Montpellier merkezli seçkin yayınevi 6 Pieds Sous Terre tarafından yayımlanır. 2014’te Carnet du Pérou ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Fabcaro, ertesi yıl Zaï Zaï Zaï Zaï ile büyük bir başarı yakalar; bu eser daha sonra tiyatroya ve sinemaya uyarlanır. Achille Talon serisini devralmasının ardından, Didier Conrad ile 2024’te Astérix serisinin 40. ve 41. ciltlerinin senaryosu L’Iris blanc ve Astérix en Lusitanie kendisine emanet edilir. 1,5 milyondan fazla satışa ulaşan bu başarı, onun çizgi roman dünyasındaki yerini kesin biçimde perçinler.

Fabrice Caro, kendi adıyla Gallimard Yayınları’ndan birçok roman da yayımlamıştır. İlk romanı Figurec, 2006 yılında yayınevinin prestijli Blanche koleksiyonundan çıkar. Ardından Le Discours 2018’de, çoğu zaman beşerî bilimlerden çizgi romana, müzikten sinemaya farklı disiplinlerden gelen yeni seslere alan açan Sygne koleksiyonunu başlatır. Sinemaya da uyarlanan bu romanından sonra Broadway (2020), Samouraï (2022), Journal d’un scénario (2023) ve Fort Alamo (2024) isimli romanları yayımlanmıştır.

Sergide yeralan eserler:

Formica, Üç Perdelik Bir Trajedi
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2019

Pazar günü, aile yemeği günü; herkes sofranın etrafında yeniden bir araya gelmekten son derece mutludur. Bu buluşmanın sevgi ve paylaşım dolu bir âna dönüşmesi için her şey hazırken, birdenbire kimsenin aklına gelmeyen o soru ortaya çıkar: Ne hakkında konuşabiliriz? Formica, mekân ve zaman birliğiyle, üç perdeye ayrılmış bir tiyatro oyunu gibi kurgulanmıştır. Trajik. Ama sadece trajik değil…
6 pieds sous terre

Et si l’amour c’était aimer ?
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2017

Sandrine ve Henri, lüks villalarında huzurlu bir hayat sürmektedir. Henri işinde başarılı, dinamik ve mutlu bir start-up patronudur; Sandrine de ona hayranlık duyar. Ne var ki hayat her zaman sütliman değildir. Günlerden bir gün Sandrine, esmer, gizemli bir eve teslimat görevlisi ve boş zamanlarında rock şarkıcısı olan Michel’in cazibesine kapılır. Böylece ikisi arasında harikulade bir aşk filizlenir. Peki hayat her zaman aşktan yana mıdır? Saf ve mutlak duygular, rüzgârın savurduğu kuru bir yapraktan ibaret değil midir? Gökkuşağı da nihayetinde her zaman bulutların ardında kaybolmaz mı?

Foto-romanlara ve aşkın, pembe roman meraklılarına basılı malzeme satmak uğruna ilham verdiği her şeye güçlü bir saygı duruşu. Bu edebiyat türü hakkında söylenecek her şeyin söylendiğini düşünüyorsanız, Fabcaro sayesinde biraz daha ileri gitmenin gayet mümkün olduğunu söylemek isteriz.
6 pieds sous terre

L’Iris blanc, Astérix 40. cilt
Hachette, Albert René Yayınları, 2023
Senaryo: Fabcaro, Çizimler : Didier Conrad

 

« Bir ormanı aydınlatmak için tek bir irisin çiçek açması yeter.»

Astérix’in 40. macerası, pozitif düşünce teması etrafında şekilleniyor.

Güzel bir günde köye sıra dışı bir Romalı gelir: Başhekim Vicévertus. Amacı, iyimserliğe odaklanan ve şiirsel bir adla Beyaz İris diye anılan düşünce okulunu köylülere tanıtmaktır. Köy sakinlerine tavsiyeler ve iltifatlar dağıtan Vicévertus, Sezar’ın kendisine verdiği görevi başarmak üzere gibidir: Boyun eğmez Galyalıların saldırganlığını tamamen ortadan kaldırmak…

Köy, kavgacı içgüdüsünü yeniden kazanabilecek midir? Her hâlükârda Astérix ve Obélix’in, şefleri Abraracourcix’in yüzünü yeniden güldürmek için epey uğraşması gerekecektir.

Kitap ile ilgili daha fazla bilgi

Astérix en Lusitanie, 41. cilt,
Hachette, Albert René Yayınları, 2025

Ünlü Astérix serisinin bu cildinde Fabcaro senaryoyu kaleme alıyor ve boyun eğmez Galyalıları, bugünkü Portekiz topraklarına karşılık gelen Lusitanya’da yeni bir maceraya sürüklüyor. Serinin ruhuna sadık kalan hikâye; mizahı, kelime oyunlarını ve tarihsel göndermeleri bir araya getiriyor. Astérix ve Obélix, Roma lejyonlarıyla mücadele ederken yeni kültürler de keşfediyor. Fabcaro, serinin mizahi mirasına saygı gösterirken ironi ve absürtten beslenen kişisel dokunuşunu da metne katıyor. Bu cilt, onun bir geleneğin parçası olurken aynı zamanda bu geleneğin tonunu yenileyebilme becerisini ortaya koyuyor.

Carnet du Pérou
6 Pieds sous Terre Yayınları / Monotrème mini koleksiyonu, 2013

Bu sahte seyahat günlüğünde Fabcaro, Peru’da geçirdiğini iddia ettiği günleri tamamen alışılmışın dışında bir mizahla anlatır. Resimli bir günlük biçiminde kurgulanan kitapta yazar, kültürel keşiflerini ve karşılaşmalarını aktarır ancak anlatı kısa sürede absürt ve ihtimal dışı durumlara doğru kayar. Kitap, bilinçli yalanları, öz alayı ve dizginsiz hayal gücünü bir araya getirerek geleneksel seyahat günlüğünün kodlarını tersyüz eder. Fabcaro, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bulanıklaştırmaktan keyif alır. Böylece albüm, anlatı ve yaratım üzerine komik bir düşünme alanına dönüşür.

Zaï Zaï Zaï Zaï
6 Pieds sous Terre yayınları/ Monotrème mini koleksiyonu, 2015

Her şey sıradan bir olayla başlar: bir adam süpermarkette sadakat kartını unutur. Güvenlik görevlisi karşısında paniğe kapılıp kaçar ve bir anda ülkenin en çok aranan adamı hâline gelir. Kaçışı, medya tarafından aktarılan ve giderek büyütülen, bütünüyle absürt bir ulusal takibe yol açar. Fabcaro, bu gülünç durum üzerinden çağdaş topluma, kolektif paranoyaya ve bilginin medyada işlenme biçimlerine yönelik keskin bir hiciv sunar. Albüm, absürt mizahın ve Fransız çizgi romanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir.

« Fabcaro’nun mizahı, en sıradan gündelik hayatın içinden ortaya çıkar. Zaï Zaï Zaï Zaï’de bekleme kuyrukları, küçük hayal kırıklıkları ve Fransız yaşamının absürtlükleri komik ve alışılmışın dışında sahnelere dönüşür. Her ayrıntı, sıradan olanın şiirselliğini ortaya çıkarır ve rutini beklenmedik kahkahalara dönüştürür. ».

Moon River Ay Nehri
6 Pieds sous Terre Yayınları/ Monotrème koleksiyonu, 2021

1950’ler Hollywood’unda ünlü bir oyuncu, tuhaf olduğu kadar absürt bir “suç”un kurbanı olur. Soruşturma, alışılmadık bir müfettiş olan Hernie Baxter’a emanet edilir. Kara polisiye olarak başlayan hikâye, kısa sürede çılgın bir parodiye dönüşür: Olay örgüsü istemli olarak tutarsızdır, absürt durumlar peşi sıra vuku bulur ve Fabcaro, polisiye türünün tüm kodlarını tersyüz ederek zıvanadan çıkmış, hiciv dolu bir komedi yaratır.

Moins qu’hier (plus que demain)
Glénat Yayınları/ GlénAAARG ! koleksiyonu, 2018

Bu albüm, çiftler ve aşk hayatı etrafında şekillenen tek sayfalık şakalardan oluşur. Fabcaro, absürt ve yer yer buruk mizahıyla gündelik aşk yaşamının küçük çelişkilerini, söylenmeyenlerini ve tuhaf, rahatsız edici anlarını keşfe çıkar. Her sahne, sıradan bir durumu beklenmedik bir sapmaya doğru taşır, insan ilişkilerinin gülünçlüğünü ya da acımasızlığını görünür kılar.

On n’est pas là pour réussir
La Cafetière yayınları, 2012

Bu eser, Fabcaro’nun başarısızlıkla, gündelik hayatın absürtlüğüyle ve bilerek anlamı olmayan durumlarla yüz yüze kalan karakterleri sahneye taşıdığı bant karikatürleri ve mizahi çizimleri bir araya getirir. Başlık, kitabın ruhunu çok iyi özetler: beceriksizliğin, iç huzursuzluğunun ve “başaramama” hâlinin minimalist ve absürt bir mizahla ele alınmış ironik bir kutlaması.

Institut français Ankara festivali, jüri üyelerinden biri olacak olan, FIBRESCI üyesi (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu‘nun (Fédération Internationale de la Presse Cinématographique) kısaltmasıdır. Dünyanın dört bir yanından sinema yazarları ve gazetecileri bir araya getiren bu bağımsız meslek örgütü, sinema sanatını desteklemek, teşvik etmek ve eleştiri standartlarını geliştirmek amacıyla kurulmuştur) ve Fransız yazar, eleştirmen, programcı, eğitmen ve konuşmacı Nadia Meflah‘nın katılımıyla destekliyecektir.

Uçan Süpürge Vakfı tarafından düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali için geri sayım başladı. Bu yıl 2-7 Haziran tarihleri arasında “Çiçek Mi Dediniz?” sloganıyla, Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan festivalde Türkiye dahil 23 ülkeden 47 film gösterilecek.

Nadia Meflah

Farklı izleyici gruplarıyla çalışan Meflah, öğrencilerden öğretmenlere, mahkûmlardan engelli bireylere kadar geniş bir kitleyle sinema salonlarında, kültür merkezlerinde ve medya kütüphanelerinde buluşmaktadır.

Cannes Eleştirmenler Haftası’nda üç yıl görev aldıktan sonra çeşitli festivallerde sanat delegesi olarak çalışmış; özellikle çokkültürlülük ve göç temalarına odaklanmıştır. Fransa, Cezayir ve Fas’taki festivallerde programlama ve geliştirme süreçlerini yürütmüş; Mağrip ve Orta Doğu sinemasının dolaşımına katkı sunmuştur.

Paris’teki Ulusal Göç Tarihi Müzesi için programlar geliştirmiş; Columbia Üniversitesi ve Grinnell College ile iş birlikleri gerçekleştirmiştir. Oum Kalthoum: Kahire’nin Sesi (Arte, 2017) belgeselinin yönetmeni ve Chaplin and Women kitabının yazarıdır.

2018’den bu yana CNC – Aide aux Cinémas du Monde kapsamında danışmanlık yapmakta; uluslararası festivallerde programcı olarak yer almakta ve eğitimler vermektedir. Çalışmalarının merkezinde farklı anlatıların görünür kılınması ve ifade alanlarının genişletilmesi yer almaktadır.

 

Festivalin programı için tıklayın.

 

TÜRKİYE’DEN DİRİ SESLER ǀ Maxime Actis ile Söyleşi

6 Haziran 2026 Cumartesi, saat 15:00
Institut français İzmir Kütüphanesi

Yaza girmeden gerçekleşecek “Türkiye’den Diri Sesler” dizisinin son buluşması için, Institut français İzmir ve Kontr Yayınları, sizleri 6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 15.00’de Son iki yılını Türkiye’de geçiren Fransız şair ve yazar Maxime Actis söyleşisine davet etmekten mutluluk duyar.

Yazarın Türkiye deneyimi, geçenlerde Preta Memori Yayınları’ndan çıkan son kitabı Cahier du garçon-béton’da da yer alıyor. IFT İzmir’in Sylvain Cavaillès yönetimindeki çeviri atölyesi, son aylarda bu hibrit kitabın Türkçeye çevirisi üzerinde çalıştı.

6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 15.00’de IFT İzmir Medya Kütüphanesi’nde gerçekleşecek olan bu etkinlik, çeviri atölyesi çalışmalarının iki dilli bir okuma etkinliğiyle başlayacak. Ardından Maxime Actis, özellikle İbrahim Qashoush, Brutus Brutusses ve Cahier du garçon-béton adlı üç romanı ekseninde, çalışmalarından ve bir yazar olarak ilgilendiği konulardan bahsedecek.

Ücretsiz ve herkese açık olan etkinlik Türkçe ve Fransızca olarak gerçekleştirilecektir.

 


Maxime Actis

Maxime Actis 1990 doğumlu. Yazıları, gerçekliği olabildiğince yakından yakalamaya ve şiir ile kurmacaya belgeselci bir yaklaşımla en doğru şekilde aktarmaya odaklanıyor. İnternette yayınlanmış 900’den fazla şiirin yazarı olan Actis, Je personne ( https://jepersonne.tumblr.com/ ) adlı blogunu düzenli olarak güncelliyor. Kitapları arasında Ce sont des apostilles (Série discrète, 2016), Les Paysages avalent tout (Flammarion, 2020), Ibrahim Qashoush (L’Ogre, 2022, genişletilmiş yeni baskı 2026), Brutusses Brutus (L’Ogre, 2024) ve Cahier du garçon-béton (Preta Memori, 2026) yer almaktadır.


Sylvain Cavaillès

Sylvain Cavaillès 1974 yılında Roanne’da doğdu. 90’lı yıllarda Lyon’da Fransız Dili ve Edebiyatı okudu, daha sonra Strazburg Üniversitesi’nde Türkoloji alanında master ve doktora yaptı. Şiir, tiyatro ve roman yazan Cavaillès 2012’de Türkçe edebiyattan çeviriler yapmaya başladı. 2017’de Kontr Éditions adlı yayınevini kurdu. Ayhan Geçgin, Murat Özyaşar, Bilge Karasu, Ayfer Tunç gibi birçok yazarı Fransızcaya kazandırdı.

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

LESSONS LEARNED FROM COMPARING COVID 19 CONTROL STRATEGIES ACROSS COUNTRIES WORLDWIDE

21 Mayıs 2026, 15.40
Sabancı Üniversitesi

 

This conference will examine how scientific knowledge and evidence informed decision making during the COVID-19 pandemic and will compare the control strategies implemented across countries worldwide.

Biography
Arnaud Fontanet is a medical epidemiologist (MD Paris V; MPH, DrPH, Harvard School of Public Health) specialized in infectious diseases epidemiology. In 2002, he joined Institut Pasteur in Paris to launch the Emerging Diseases Epidemiology unit. There, his focus has been on viral hepatitis and emerging viruses. In 2014, he was appointed as Director of the newly created Centre for Global Health at Institut Pasteur. Arnaud Fontanet is also Professor of Public Health at the Conservatoire National des Arts et Métiers, where he is Director and co-founder of the Pasteur-Cnam School of Public Health and was named in 2018-19 Guest Public Health Professor at the Collège de France. In March 2020, he was appointed to Scientific Councils advising the French government and the EC President during the COVID-19 crisis.

Conference only in English; free admission upon registration.

Sergi – Muhteşem Fabcaro
Zai Zai Zai Zai’dan Carnet du Pérou’ya
Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!

20/05-18/07/2026
Institut français sergi salonunda

Institut français de Turquie, Mayıs ayını çizgi roman sanatına ve dokuzuncu sanatın önemli isimlerinden Fabcaro’ya adıyor. “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında düzenlenecek etkinliklerde Fabcaro’nun eserleri, çizgi roman dünyası ile çizerlerin, yazarların ve çevirmenlerin çalışmaları öne çıkarılacak.

Programda sergi, gösteri, panel ve atölyeler yer alıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara’yı kapsayan turne kapsamında düzenlenecek “Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya” başlıklı sergi, Fabcaro’nun eserlerinden seçilen albümler, çizim panoları ve illüstrasyonlar aracılığıyla sanatçının dünyasına bir yolculuk sunacak.

Yazar-yönetmen ikilisi Nicolas & Bruno ise “Zaï Zaï Zaï Zaï” gösterisinde Fabcaro’nun ünlü çizgi romanını sahneye taşıyacak. Ayrıca ikilinin yönetmenliğini yaptığı “Alter Ego” filminin gösterimleri de “Muhteşem Fabcaro” teması kapsamında gerçekleştirilecek.

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi vesilesiyle izleyiciler, çağdaş Frankofon çizgi romanının en özgün yazarlarından birinin kendine has evrenini keşfetmeye davet ediliyor. Albümler, çizgi roman sayfaları ve çizimlerden oluşan bir seçki aracılığıyla sergi, gerçek adı Fabrice Caro olan Fabcaro’nun yapıtlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. 1973 yılında Montpellier’de doğan Fabcaro yazar, senarist ve çizer kimliğiyle Fransız çizgi roman sahnesinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.

Fabcaro on beş yılı aşkın süredir, bir bakışta tanınan üslubuyla mizahi çizgi romanın vazgeçilmez figürlerinden biri hâline gelmiştir. Yapıtları absürt bir mizaha, keskin bir sapma duygusuna ve gündelik hayatın küçük çelişkilerine yönelik ince bir gözlem yeteneğine dayanır. Anlatıları çoğu zaman bir aile toplantısı, kuyrukta bekleme ya da süpermarkete yapılan sıradan bir uğrama gibi gündelik durumlardan doğar; ardından bu sahneler yavaş yavaş absürde doğru kayar. Yazar, bu yolla gündelik hayatın şiirselliğini ve kimi zaman da tuhaflığını görünür kılar.

Zaï Zaï Zaï Zaï albümü, çağdaş mizahın klasiklerinden biri hâline gelmiş ve sinemaya da uyarlanmış bir yapıt olarak, Fabcaro’nun evreninin tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Süpermarkette sadakat kartını unuttuğu için tüm ülke çapında takip edilen bir adamın hikâyesi, medya toplumuna ve kolektif tepkilere yönelik parlak bir hicve dönüşür. Formica’da Fabcaro, sıradan bir aile yemeğini, diyalogların sohbeti giderek absürde sürüklediği, neredeyse teatral bir komediye dönüştürür. Sahte bir seyahat günlüğü olan Carnet du Pérou’da ise belgesel anlatının kodlarını muzipçe tersyüz eder; gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bilinçli olarak bulanıklaştırır.

Et si l’amour c’était aimer ? adlı yapıtında Fabcaro bu kez büyük aşk anlatılarını hedef alır. Yazar, foto-romanları ve melodramatik aşk hikâyelerini, klişeleri ve ihtimal dışı durumları bilerek üst üste yığarak parodileştirir. Görseller ile diyaloglar arasındaki uyumsuzluk, romantizmin ve ideal çift imgesinin yanılsamalarını şefkatli bir bakışla sorgulayan karşı konulmaz bir mizah yaratır.

Sergi, roman ve sinema senaryoları da yazan sanatçının çok yönlü kariyerine de ışık tutuyor. Fabcaro, 2023 yılında René Goscinny ve Albert Uderzo’nun yarattığı mirası sürdürerek ünlü Astérix serisinin senaristi oldu; bu onun çizgi roman dünyasındaki yeteneğinin gördüğü takdirin güçlü bir göstergesi niteliğindedir.

Beklenmedik şakalarla dolu hikâyeleri ve ince ince işlenmiş diyalogları aracılığıyla Fabcaro, Frankofon çizgi romanı kapsayıcı bir yaklaşımla, her yaştan ve her kesimden izleyiciye ulaşacak biçimde ele alır. Hem alışılmışın dışında hem de derinden insani olan mizahı, sıradan olanı komik bir oyun alanına dönüştürür.

Muhteşem Fabcaro ile çizgi roman sanatı yaratıcılığı ve alaycı mizahıyla öne çıkan bir sanatçının evrenini kutlamak üzere Türkiye’ye konuk oluyor. Fabcaro, bolca ironi ve şefkatle, kimi zaman en büyük maceranın sadece sevmekten ibaret olduğunu bize hatırlatıyor.

Sergi, pazartesiden cumartesiye 10.00–18.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir

Fabcaro

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi, yirmi yıl içinde Frankofon çizgi roman dünyasının vazgeçilmez isimlerinden biri hâline gelen bir yazar-çizerin yaratım sürecinin sırlarını gözler önüne seriyor. Bu özgün çizimler, Fabrice Caro, namıdiğer Fabcaro tarafından, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!”  sergisine özel olarak emanet edilmiştir.

Çizgi romancı, roman yazarı ve müzisyen kimlikleriyle Fabcaro, absürt türünde ustalaşmış bir sanatçıdır. İlhamını gündelik hayatın ayrıntılarından alır; kimi zaman önemsiz gibi görünen bu ayrıntılar, onun kaleminde beklenmedik boyutlar kazanarak kahkahaya dönüşür. Onun çarpıcı mizahını yaratan da tam olarak bu sapmadır: sanki hayatı dışarıdan gözlemliyormuş gibi hayatla arasına koyduğu mesafedir.

Fabcaro çocukluğundan beri çizim yapmaktadır. 1996’dan itibaren başta Fluide Glacial, Jade ve L’Écho des Savanes olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar. İlk albümleri, La Cafetière ve Montpellier merkezli seçkin yayınevi 6 Pieds Sous Terre tarafından yayımlanır. 2014’te Carnet du Pérou ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Fabcaro, ertesi yıl Zaï Zaï Zaï Zaï ile büyük bir başarı yakalar; bu eser daha sonra tiyatroya ve sinemaya uyarlanır. Achille Talon serisini devralmasının ardından, Didier Conrad ile 2024’te Astérix serisinin 40. ve 41. ciltlerinin senaryosu L’Iris blanc ve Astérix en Lusitanie kendisine emanet edilir. 1,5 milyondan fazla satışa ulaşan bu başarı, onun çizgi roman dünyasındaki yerini kesin biçimde perçinler.

Fabrice Caro, kendi adıyla Gallimard Yayınları’ndan birçok roman da yayımlamıştır. İlk romanı Figurec, 2006 yılında yayınevinin prestijli Blanche koleksiyonundan çıkar. Ardından Le Discours 2018’de, çoğu zaman beşerî bilimlerden çizgi romana, müzikten sinemaya farklı disiplinlerden gelen yeni seslere alan açan Sygne koleksiyonunu başlatır. Sinemaya da uyarlanan bu romanından sonra Broadway (2020), Samouraï (2022), Journal d’un scénario (2023) ve Fort Alamo (2024) isimli romanları yayımlanmıştır.

Sergide yeralan eserler:

Formica, Üç Perdelik Bir Trajedi
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2019

Pazar günü, aile yemeği günü; herkes sofranın etrafında yeniden bir araya gelmekten son derece mutludur. Bu buluşmanın sevgi ve paylaşım dolu bir âna dönüşmesi için her şey hazırken, birdenbire kimsenin aklına gelmeyen o soru ortaya çıkar: Ne hakkında konuşabiliriz? Formica, mekân ve zaman birliğiyle, üç perdeye ayrılmış bir tiyatro oyunu gibi kurgulanmıştır. Trajik. Ama sadece trajik değil…
6 pieds sous terre

Et si l’amour c’était aimer ?
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2017

Sandrine ve Henri, lüks villalarında huzurlu bir hayat sürmektedir. Henri işinde başarılı, dinamik ve mutlu bir start-up patronudur; Sandrine de ona hayranlık duyar. Ne var ki hayat her zaman sütliman değildir. Günlerden bir gün Sandrine, esmer, gizemli bir eve teslimat görevlisi ve boş zamanlarında rock şarkıcısı olan Michel’in cazibesine kapılır. Böylece ikisi arasında harikulade bir aşk filizlenir. Peki hayat her zaman aşktan yana mıdır? Saf ve mutlak duygular, rüzgârın savurduğu kuru bir yapraktan ibaret değil midir? Gökkuşağı da nihayetinde her zaman bulutların ardında kaybolmaz mı?

Foto-romanlara ve aşkın, pembe roman meraklılarına basılı malzeme satmak uğruna ilham verdiği her şeye güçlü bir saygı duruşu. Bu edebiyat türü hakkında söylenecek her şeyin söylendiğini düşünüyorsanız, Fabcaro sayesinde biraz daha ileri gitmenin gayet mümkün olduğunu söylemek isteriz.
6 pieds sous terre

L’Iris blanc, Astérix 40. cilt
Hachette, Albert René Yayınları, 2023
Senaryo: Fabcaro, Çizimler : Didier Conrad

 

« Bir ormanı aydınlatmak için tek bir irisin çiçek açması yeter.»

Astérix’in 40. macerası, pozitif düşünce teması etrafında şekilleniyor.

Güzel bir günde köye sıra dışı bir Romalı gelir: Başhekim Vicévertus. Amacı, iyimserliğe odaklanan ve şiirsel bir adla Beyaz İris diye anılan düşünce okulunu köylülere tanıtmaktır. Köy sakinlerine tavsiyeler ve iltifatlar dağıtan Vicévertus, Sezar’ın kendisine verdiği görevi başarmak üzere gibidir: Boyun eğmez Galyalıların saldırganlığını tamamen ortadan kaldırmak…

Köy, kavgacı içgüdüsünü yeniden kazanabilecek midir? Her hâlükârda Astérix ve Obélix’in, şefleri Abraracourcix’in yüzünü yeniden güldürmek için epey uğraşması gerekecektir.

Kitap ile ilgili daha fazla bilgi

Astérix en Lusitanie, 41. cilt,
Hachette, Albert René Yayınları, 2025

Ünlü Astérix serisinin bu cildinde Fabcaro senaryoyu kaleme alıyor ve boyun eğmez Galyalıları, bugünkü Portekiz topraklarına karşılık gelen Lusitanya’da yeni bir maceraya sürüklüyor. Serinin ruhuna sadık kalan hikâye; mizahı, kelime oyunlarını ve tarihsel göndermeleri bir araya getiriyor. Astérix ve Obélix, Roma lejyonlarıyla mücadele ederken yeni kültürler de keşfediyor. Fabcaro, serinin mizahi mirasına saygı gösterirken ironi ve absürtten beslenen kişisel dokunuşunu da metne katıyor. Bu cilt, onun bir geleneğin parçası olurken aynı zamanda bu geleneğin tonunu yenileyebilme becerisini ortaya koyuyor.

Carnet du Pérou
6 Pieds sous Terre Yayınları / Monotrème mini koleksiyonu, 2013

Bu sahte seyahat günlüğünde Fabcaro, Peru’da geçirdiğini iddia ettiği günleri tamamen alışılmışın dışında bir mizahla anlatır. Resimli bir günlük biçiminde kurgulanan kitapta yazar, kültürel keşiflerini ve karşılaşmalarını aktarır ancak anlatı kısa sürede absürt ve ihtimal dışı durumlara doğru kayar. Kitap, bilinçli yalanları, öz alayı ve dizginsiz hayal gücünü bir araya getirerek geleneksel seyahat günlüğünün kodlarını tersyüz eder. Fabcaro, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bulanıklaştırmaktan keyif alır. Böylece albüm, anlatı ve yaratım üzerine komik bir düşünme alanına dönüşür.

Zaï Zaï Zaï Zaï
6 Pieds sous Terre yayınları/ Monotrème mini koleksiyonu, 2015

Her şey sıradan bir olayla başlar: bir adam süpermarkette sadakat kartını unutur. Güvenlik görevlisi karşısında paniğe kapılıp kaçar ve bir anda ülkenin en çok aranan adamı hâline gelir. Kaçışı, medya tarafından aktarılan ve giderek büyütülen, bütünüyle absürt bir ulusal takibe yol açar. Fabcaro, bu gülünç durum üzerinden çağdaş topluma, kolektif paranoyaya ve bilginin medyada işlenme biçimlerine yönelik keskin bir hiciv sunar. Albüm, absürt mizahın ve Fransız çizgi romanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir.

« Fabcaro’nun mizahı, en sıradan gündelik hayatın içinden ortaya çıkar. Zaï Zaï Zaï Zaï’de bekleme kuyrukları, küçük hayal kırıklıkları ve Fransız yaşamının absürtlükleri komik ve alışılmışın dışında sahnelere dönüşür. Her ayrıntı, sıradan olanın şiirselliğini ortaya çıkarır ve rutini beklenmedik kahkahalara dönüştürür. ».

Moon River Ay Nehri
6 Pieds sous Terre Yayınları/ Monotrème koleksiyonu, 2021

1950’ler Hollywood’unda ünlü bir oyuncu, tuhaf olduğu kadar absürt bir “suç”un kurbanı olur. Soruşturma, alışılmadık bir müfettiş olan Hernie Baxter’a emanet edilir. Kara polisiye olarak başlayan hikâye, kısa sürede çılgın bir parodiye dönüşür: Olay örgüsü istemli olarak tutarsızdır, absürt durumlar peşi sıra vuku bulur ve Fabcaro, polisiye türünün tüm kodlarını tersyüz ederek zıvanadan çıkmış, hiciv dolu bir komedi yaratır.

Moins qu’hier (plus que demain)
Glénat Yayınları/ GlénAAARG ! koleksiyonu, 2018

Bu albüm, çiftler ve aşk hayatı etrafında şekillenen tek sayfalık şakalardan oluşur. Fabcaro, absürt ve yer yer buruk mizahıyla gündelik aşk yaşamının küçük çelişkilerini, söylenmeyenlerini ve tuhaf, rahatsız edici anlarını keşfe çıkar. Her sahne, sıradan bir durumu beklenmedik bir sapmaya doğru taşır, insan ilişkilerinin gülünçlüğünü ya da acımasızlığını görünür kılar.

On n’est pas là pour réussir
La Cafetière yayınları, 2012

Bu eser, Fabcaro’nun başarısızlıkla, gündelik hayatın absürtlüğüyle ve bilerek anlamı olmayan durumlarla yüz yüze kalan karakterleri sahneye taşıdığı bant karikatürleri ve mizahi çizimleri bir araya getirir. Başlık, kitabın ruhunu çok iyi özetler: beceriksizliğin, iç huzursuzluğunun ve “başaramama” hâlinin minimalist ve absürt bir mizahla ele alınmış ironik bir kutlaması.

BELGESEL FİLM GÖSTERİMİ ǀ Busking

6 Haziran Cumartesi saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Belgesel Film Gösterimi : Busking

Yönetmenler : Özgür Oğuz, Engin Çetinkaya

Flamingo Hattı kapsamında, Busking (Caz, Sokak ve Sanat Belgeseli) belgesel filmi gösterimi ve ardından Özgür Oğuz tarafından 30 dk canlı müzik performansı.

İzmir’de sokak müziği yapan, çok enstrümanlı bir müzisyen ve ressam.

İzmir sokaklarında, metro istasyonlarında, düğünlerde; hatta özel kliniklerin bekleme salonlarında caz icra eden bir ruhun hikâyesi bu. Sanatla, aşkla ve bunalımlarla örülü yaşamı, kısmen animasyonla desteklenen bu belgeselde izleyiciyle buluşuyor.

Film, seyirciyi Özgür’ün müziği ve resimleri eşliğinde yeni yolculuklara davet ediyor.

Gösterim sonrası Özgür Oğuz tarafından 30 dk canlı müzik performansı gerçekleştirilecektir.

Müzik : Caz standartlarının backing track eşliğinde trompet ile yorumu

Giriş ücretsiz.

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Van Gogh

23 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Birlikte Yaşlanmayacağız

22 Mayıs Cuma saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

19. Uluslararası ODTÜ Klasik Gitar Festivali.

Konserlere katılmak için biletlerinizi almayı ve ustalık sınıflarına aktif katılmak için formu doldurmayı unutmayın.

Festivalimizin kapanış konserinde klasik gitar dünyasının öne çıkan başarılı isimlerinden Gabriel Bianco bizimle olacak!

Klasik gitarın günümüzdeki en önemli temsilcilerinden, pek çok prestijli uluslararası ödülün sahibi Fransız gitarist Gabriel Bianco 19. ODTÜ Uluslararası Klasik Gitar Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’de sahne alacak! Festivalin kapanış konserini verecek olan Bianco teknik ustalığı ve derin müzikalitesiyle festival seyircisine unutulmaz bir solo performans sunacak. Gitar dünyasının bu zirve ismini canlı dinlemek için yerlerinizi ayırtın!
4 gün sürecek olan festivalimizin final konseri için 18 Mayıs saat 19.30’da Kemal Kurdaş Salonu’nda görüşmek üzere. Kaçırmayın

🗓️ 18 Mayıs Pazartesi, 19.30
🏛️ Kemal Kurdaş Salonu

🎟️ Fiziksel biletlerinizi 4,5,11,12,13,14 Mayıs tarihlerinde Kütüphane önü standımızdan ve 6,7,8 Mayıs tarihlerinde Çarşı standımızdan alabilirsiniz.
🎟️Online biletlere Biletino üzerinden ulaşabilirsiniz. Festivalimize ODTÜ dışından katılacak misafirlerimizin online bilet temin etmeleri gerekmektedir.

 

 

İzmir Mandolin Festivali 2026

📅 Tarih: 16-17 Mayıs 2026
Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi Gösteri Salonu

Etkinlik ücretsizdir. Katılım kapasite ile sınırlıdır.

İzmir Mandolin Festivali’nin 5. yılı kapsamında, köklü tarihiyle Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, toplumsal katkı açısından önemli bir araç olarak gördüğü sanatsal bir programa ev sahipliği yapmaktadır. Her yıl olduğu gibi bu yıl da programın odağında mandolin ve mızraplı çalgılar yer almaktadır.

İlki 2022 yılında düzenlenen festival, bu yıl da mandolin dostlarını 16 ve 17 Mayıs 2026 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde bir araya getirecektir.

Bu yılki festivalin önemli partnerlerinden biri olan Institut français İzmir, Paris Mandolin Topluluğu’nun — l’Orchestre à Plectre de l’UAICF de Paris — festivale katılımına destek vererek programa eşlik etmekte; böylece Fransa ile Türkiye arasındaki kültürel ve sanatsal bağların güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır.

 

 

  • 22 Mayıs 2026 Cuma, 19.00
  • Giriş serbesttir
  • Oyun sadece Fransızca dilindedir
  • Institut français Ankara, Konrad Adenauer Cd. No 30, Yıldız, B2 salonu

Bilkent Üniversitesi Fransızca ve İngilizce tercüme bölümü tarafından hazırlanan bir tiyatro gösterisine davetlisiniz.

“Hayat Bir Tiyatrodur” (La vie est un théâtre) adlı tiyatro oyunu, Dr. Eyüp Özgür Özen tarafından yazılan ve sahnelenen bir komedidir. Oyun, Bilkent Üniversitesi’nde, “Bilkent 2026 Frankofoni Günleri” kapsamında, üniversitenin Mütercim-Tercümanlık Bölümü öğrencileri tarafından sahnelenmiştir.

Komik olaylar ve sürprizlerle dolu bu oyun, öğrencilerin hayal ettiği kurgusal bir bilgi yarışmasının gerçekleşmesini konu almaktadır.

Oyuncular / Komedyenler

Etudiante 1: Begüm Ekmen
Etudiante 2: Zeynep Şenol
Monsieur Arkıl (l’animateur): Hasan Can Güler
Monsieur Mustik: Dora Bayraktar
Madame Kortin: Bilge Özer
Madame Leylin: Aybüke Meryem Oygur
Monsieur Muazzim: Ege Toksoy
Monsieur Tutkun: Batuhan Ulukütük