54. İstanbul Müzik Festivali
11-25 Haziran 2026

İstanbul Müzik Festivali 54. Yılını kutluyor !

Institut français Türkiye olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği “Hafta Sonu Klasikleri II” serisinin ikinci konserine destek vermekten mutluluk duyuyoruz. 20 Haziran Cumartesi saat 17:00’de gerçekleşecek konser, müzikseverleri Yıldız Parkı’nda sıcacık bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Konser süresi: 60 dakika (arasız)

Flüt: Emilie Calmé
Kromatik armonika: Laurent Maur

25/06 – 10/09/2026 tarihleri arası
Cermodern

Institut français Ankara, Cermodern iş birliğiyle, 25 Haziran 2026 tarihi itibaren her Perşembe akşamları Fransız Sineması’nın en sevilen yapıtlarını açık havada izleme keyfi sunuyor.

✅Filmlerin (Herkes Touday’ı Seviyor dışında) dili Fransızca, Türkçe altyazılıdır
🎟Bilet Ücreti: 300 TL, biletler Biletinial ve CerModern’de

Program

25 Haziran Perşembe, 20.15:

  • Sarah Berhnardt, İlahi Kadın

2024 ǀ Yönetmen: Guillaume Nicloux ǀ 103’ ǀ 10+
Oyuncular: Sandrine Kiberlain, Laurent Lafitte, Amira Casar

Özet

Paris, 1896. Sarah Bernhardt şöhretinin zirvesindedir. Döneminin ikonası ve dünyaca ünlü ilk yıldız olan aktris, aynı zamanda geleneklere meydan okuyan özgür ve modern bir aşıktır. Efsanenin ardındaki kadını keşfedin.

Fragman

—–

2 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Arenalar

2024 ǀ Yönetmen: Camille Perton ǀ 94’ ǀ 10+
Oyuncular: Iliès Kadri, Sofian Khammes, Édgar Ramírez

Özet

Henüz 18 yaşında gelecek vaat eden genç futbolcu Brahim, menajeri ve kuzeni Mehdi tarafından temsil ediliyor. Hayalini gerçekleştirmek üzeredir: Lyon’da ilk profesyonel sözleşmesini imzalamak. Ancak güçlü bir yabancı menajerin gelişi, kartları yeniden karıştırır. Her şeyin mübah olduğu bu dünyada, sadakatin bile bir bedeli vardır.

Fragman

—–

16 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Hayvani

2024 ǀ Yönetmen: Emma Benestan ǀ 103’ ǀ 12+
Oyuncular: Claude Chaballier, Oulaya Amamra, Damien Rebattel, Vivien Rodriguez

Özet

22 yaşındaki Nejma, Camargue bölgesinin en iyisi olan Léonard’ın boğa çiftliğinde çalışıyor. Arenada boğaya meydan okumayı gerektiren Boğa güreşçileri şampiyonasını kazanmak için antrenman yaparken, bölgede kaçak bir boğa olduğu söylentisi halkı korkutur. Bazı erkekler ölü bulunur. Nejma ise tuhaf ve endişe verici belirtiler hissetmeye başlar.

Fragman

—–

23 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Herkes Touda’yı Seviyor

2024 ǀ Yönetmen: Nabil Ayouch ǀ 102’ ǀ 12+ ǀ Film dili Arapça, Türkçe altyazılı
Oyuncular: Nisrin Erradi, Joud Chamihy, Jalila Talemsi, El Moustafa Boutankite, Lahcen Razzougui

Özet

Touda, nesiller boyu aktarılan direniş, aşk ve özgürlük temalı şarkıları utanmadan ve sansürsüz bir şekilde söyleyen geleneksel Fas sanatçısı Cheikha olmayı hayal eder. Her akşam küçük kasabasının barlarında erkeklerin bakışları altında sahneye çıkan Touda, kendisi ve oğlu için daha iyi bir gelecek umudunu besler. Kötü muamele ve aşağılanmaya maruz kalan Touda, Kazablanka’nın ışıklarınına doğru yola çıkmaya karar verir.

Fragman

—–

30 Temmuz Perşembe, 20.15:

  • Biriş Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor

1976 ǀ Yönetmen: Agnès Varda ǀ 120’ ǀ 10+
Oyuncular: Thérèse Liotard, Valérie Mairesse, Ali Raffi, Mathieu Demy

Özet

1962 yılında Paris’te iki genç kızdan 17 yaşındaki öğrenci Pauline, namı diğer Pomme, ailesini terk edip şarkıcı olmayı hayal eder. 22 yaşındaki Suzanne ise iki çocuğun babasının intiharının yarattığı dramla başa çıkmaya çalışır. Hayat onları ayırır; her biri kadın olarak kendi mücadelesini verir. On yıl sonra, bir feminist gösteride yeniden karşılaşırlar.

Fragman

—–

6 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Dördüncü Duvar

2024 ǀ Yönetmen: David Oelhoffen ǀ 116’ ǀ 16+
Oyuncular: Laurent Lafitte, Manal Issa, Simon Abkarian, Bernard Bloch, Tarek Yaacoub

Özet

Lübnan, 1982. Georges, eski bir arkadaşına verdiği sözü tutmak için Beyrut’a giderek hem ütopik hem de riskli bir projeye imza atar: Antigone’yi sahneleyerek kardeş kavgasının ortasında bir anlık huzur yakalamak ister. Karakterler, farklı siyasi ve dini gruplardan gelen oyuncular tarafından canlandırılacaktır. Tanımadığı bir şehir ve çatışmada kaybolan Georges, Marwan’ın rehberliğinde yoluna devam eder.

Fragman

—–

13 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Onların Ardından Çocukları

2024 ǀ Yönetmenler: Ludovic Boukherma ve Zoran Boukherma ǀ 146’ ǀ 12+
Oyuncular: Paul Kircher, Angelina Woreth, Ludivine Sagnier

Özet

Ağustos 92. Doğu’da kaybolmuş bir vadi, artık yanmayan yüksek fırınlar. On dört yaşındaki Anthony can sıkıntısından patlamaktadır. Bir bunaltıcı yaz günü, göl kenarında Stéphanie ile tanışır. İlk görüşte öyle bir aşk yaşar ki aynı akşam, onu yeniden görebilme umuduyla bir partiye gitmek için babasının motosikletini gizlice alır. Ancak ertesi sabah motosikletin kaybolduğunu fark ettiğinde, hayatı altüst olur.

Fragman

—–

20 Ağustos Perşembe, 20.00:

  • Evlat Gibi

2023 ǀ Yönetmen: Nicholas Boukrief ǀ 102’ ǀ 10+
Oyuncular: Vincent Lindon, Karole Rocher, Stefan Virgil Stoica

Özet

Jacques Romand, mesleğine olan tutkusunu kaybetmiş bir öğretmendir. Mahalledeki bir bakkalda gerçekleşen bir saldırıya tanık olur ve bu sayede soygunculardan biri olan 14 yaşındaki Victor’un yakalanmasını sağlar. Ancak hayatta kalabilmek için hırsızlık yapmaya zorlanan, okuldan kopmuş bu çocuğun durumunu öğrendiğinde, Jacques ona yardım edebilmek için elinden gelen her şeyi yapmaya karar verir. Gerekirse onu sömüren insanlarla yüzleşmeyi bile göze alır. Victor’un daha iyi bir geleceğe sahip olması için, onun kendi direncine rağmen mücadele eden Jacques, bu süreçte kendi kaderini de değiştirecektir.

Fragman

—–

3 Eylül Perşembe, 19.45:

  • Yüz Yüze

2023 ǀ Yönetmen: Jeanne Herry ǀ 118’ ǀ 16+
Oyuncular: Adèle Exarchopoulos, Dali Benssalah, Leïla Bekhti, Elodie Bouchez, Suliane Brahim, Jean-Pierre Darroussin, Frédéric Testot, Denis Podalydès

Özet

2014’ten bu yana Fransa’da Onarıcı Adalet sistemi, suç mağdurları ile suç faillerine güvenli ortamlarda, Judith, Fanny ya da Michel gibi profesyoneller ve gönüllüler eşliğinde diyalog kurma imkânı sunuyor. Şiddet içeren hırsızlık suçlarından hüküm giymiş Nassim, Issa ve Thomas; ev baskını, silahlı soygun ve kapkaç mağdurları olan Grégoire, Nawelle ve Sabine; ayrıca ensest tecavüz mağduru Chloé de Onarıcı Adalet programlarına katılırlar. Bu yolculuklarında öfke ve umut, sessizlikler ve sözler, yakınlaşmalar ve kopuşlar, farkındalıklar ve yeniden kazanılan güven iç içe geçer… Ve yolun sonunda bazen, bir tür iyileşme mümkün olur…

Fragman

—–

10 Eylül Perşembe, 19.45:

  •  Şahane Oyun

1966 ǀ Yönetmen: Gérard Oury ǀ 122’ ǀ 10+
Oyuncular: Marie Dubois, Louis de Funès, Bourvil

Özet

1941 yılının yaz aylarındayız. Fransa, Nazi işgali altındadır. Müttefiklere ait olan bir uçak bir görev esnasında kaybolur ve Almanlar tarafından düşürülür. Reginald, Peter Cunningham ve Alan MacIntosh’tan oluşan uçak mürettebatı paraşütle Paris’e iner ve kaçmaya başlar. Fransız sivilllerin de yardımlarıyla Fransa’nın işgal edilmemiş bölgelerine ulaşmaya çalışan askerler, zorlu bir yolculuğa çıkar.

Fragman

Konser – ZAZ
16 Haziran Salı saat 21:00’de
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

FRANSIZ MÜZİĞİN EVRENSEL SESİ ZAZ, 16 HAZİRAN 2026’DA HARBİYE’DE

Ülkemizde geniş ve sadık bir hayran kitlesine sahip olan Fransız şarkıcı ZAZ, 16 Haziran 2026 akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, Only You Live organizasyonuyla İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor. Kendine özgü sesi, sahnedeki samimiyeti ve sınırları aşan müziğiyle ZAZ, yazın en özel konserlerinden birine imza atmaya hazırlanıyor. Konserin biletleri, 20 Ocak Salı günü Passo’da satışta olacak.

2010 yılında yayımladığı ve kısa sürede dünya çapında bir fenomene dönüşen “Je veux” ile uluslararası müzik sahnesine güçlü bir giriş yapan ZAZ; pop, Fransız chanson ve cazı benzersiz bir yoğunlukla harmanlayarak çağdaş müzikte kendine özgü bir alan yarattı. Doğallığı, filtresiz anlatımı ve karakteristik vokaliyle yalnızca şarkılar söylemekle kalmayıp, dinleyicisiyle derin bir bağ kuran sanatçı, yıllar içinde dünyanın dört bir yanında yüzbinlerce dinleyicinin kalbini kazandı.

ZAZ, 2025 yılında yayımladığı; içtenliği, derinliği ve olgun anlatımıyla öne çıkan, eleştirmenlerden tam not alan altıncı stüdyo albümüyle müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Albüme eşlik eden dünya turnesi Avrupa’dan Amerika’ya pek çok şehirde sold-out konserlerle devam ederken, sanatçı 2026 yaz sezonunda da büyük festivallerin ve prestijli sahnelerin en çok talep edilen isimleri arasında yer alıyor.

Sahnedeki performansıyla adeta izleyiciyle nefes alan ZAZ; cömert, duygusal ve yüksek enerjili anlatımıyla bir yandan izleyiciyi ayağa kaldırırken, diğer yandan herkesi içine çeken samimi bir atmosfer yaratıyor. Bir ZAZ konseri; yalnızca bir müzik dinletisi değil, yoğun duygular, içten paylaşımlar ve güçlü bir canlı performans eşliğinde yaşanan tek ve unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Biletler satışta!

Konser: Quatuor Magenta ve Kadınlar tarafından bestelenen Avrupa
14 Haziran 2026, Pazar saat 20:30’da
AKM Tiyatro Salonu

Quatuor Magenta ve Kadınlar tarafından bestelenen Avrupa

İstanbul Devlet Opera ve Balesi ve Institut français Türkiye işbirliği ile sahnelenecek konser; hafıza, direnç, incelik ve kadın yaratıcılığının yüzyılları aşan izlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Kadınların yalnızca ilham veren değil, yaratıcı özne olduğunu hatırlatan bir gece olan “Quatuor Magenta”, Fransız kadın bestecilerin eserlerinden oluşan repertuvarı ile sanat tarihinde kadın üretimini sahnenin merkezine taşıyor.

Kadın bestecilerin yazdığı müzikler, kadın sanatçıların yorumlarıyla yeniden nefes alırken; sahnede yalnızca notalar değil, görünürlük mücadelesi de yankılanıyor.

Quatuor Magenta hakkında:

Paris merkezli Quatuor Magenta, üyelerinin Conservatoire National Supérieur de Musique’te tanışmasıyla kurulmuş bir yaylı çalgılar dörtlüsüdür. Farklı ülkelerden gelen ve önde gelen müzik kurumlarında yetişmiş dört müzisyenden oluşan topluluk, teknik disiplin, zarafet ve müzikal mükemmeliyetleriyle öne çıkar; dengesi, esnekliği ve sahnedeki canlılığıyla takdir edilir.

Philharmonie de Paris ve Festival de Radio France Montpellier gibi prestijli sahnelerde konserler veren Quatuor Magenta, aynı zamanda okullar, sosyal projeler ve farklı mekânlarda sahne alarak yaylı dörtlü repertuvarını daha geniş ve çeşitli kitlelere ulaştırmayı amaçlar.

Geleneksel yaylı dörtlü mirasına bağlı kalırken çağdaş müziğe özel bir ilgi duyan topluluk, Kronos Quartet projelerine katılmış ve yeni eserlerin prömiyerlerini üstlenmiştir. Kadın bestecilere yer vermeleri ve tanınmış eserleri daha az bilinen repertuvarla birleştirmeleri, programlarının ayırt edici özelliklerindendir.

Quatuor Magenta, Singer-Polignac Vakfı’nın genç sanatçı konuk programı katılımcısı ve Proquartet – Centre Européen de Musique de Chambre’ın ana konuk sanatçı programı katılımcısıdır. 2025 yılında Bordeaux ve Banff Uluslararası Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Yarışmaları’na katılmış ve Banff’ta Anderson Kariyer Geliştirme Ödülü’nü kazanmıştır. 2023 FNAPEC yarışmasında (Académie des Beaux-Arts bursu) ve 2022 Zukunftsklang Yarışması Stuttgart’ta (3.lük ödülü) ödüller kazandılar ve Viyana’daki 8. Joseph Haydn Oda Müziği Yarışması’nda finalist oldular. Mentorları arasında Ébène ve Modigliani Dörtlüleri ile Hagen Dörtlüsü’nden Rainer Schmidt bulunmaktadır.

Konser Programı:

  • Charlotte Sohy – Méditations (15’) (İDOB’dan gelecek olan soprano ile birlikte)
  • Grazyna Bacewicz – Quatuor n°1 (17’)
  • Henriette Puig-Roget – Chinoiserie (5’) (İDOB’dan gelecek olan soprano ile birlikte)
  • Fanny Mendelssohn – Quatuor (22’)
  • Solo piyano eseri (İDOB’un belirleyeceği bir eser)
  • Piyano & şan eseri (İDOB’un belirleyeceği bir eser)

Konser süresi: Yaklaşık 75 dk. (arasız)

Sanatçılar:

  • Ida Derbesse – Keman I
  • Elena Watson-Perry – Keman II
  • Claire Pass-Lanneau – Viyola
  • Fiona Robson – Viyolonsel
  • Hande SONER ÜRBEN, soprano (İDOB)
  • Olena ŞENOL, Piyano (İDOB

Daha fazla bilgi

Bilet 

 

       

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Bir Nicolas & Bruno filmi
16 Haziran Salı saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Fransızca ve Türkçe

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

Etkinlik ücretsizdir. Kayıt olmak için formu doldurabilirsiniz.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Gösteri – Homo Absurdus
Istanbul Accueil

19 Haziran Cuma saat 19:30’da
Institut français gösteri salonunda

İstanbul Accueil Amatör Tiyatro Topluluğu, tamamen gönüllü ve tiyatro tutkunu kişilerden oluşan ekibiyle, özgün, cesur ve çağdaş bir oyun olan Homo Absurdus’u seyirciyle buluşturuyor.

Toplam dört temsil planlanan oyun, 19 Haziran Cuma günü saat 19.30’da, Institut français Türkiye gösteri salonunda sahnelenecektir.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

Daha fazla bilgi

Temsiller:

17 Haziran Çarşamba – Lape Hastanesi
18 Haziran Perşembe – Galatasaray Lisesi
19 Haziran Cuma – Institut français
20 Haziran Cumartesi – Sainte Pulchérie Fransız Lisesi

 

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

17 Temmuz, İzmir Bostanlı Seyir Terası

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Detaylı program için bizi takip etmeye devam edin.

17 Temmuz’da İzmir’de

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Nicolas & Bruno
14 Haziran Pazar saat 17:00’de
Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro salonu

Fransızca ve Türkçe altyazılı
75 dakika

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Canlı Okuma – Zaï Zaï Zaï Zaï
Bir Nicolas & Bruno filmi
19 Haziran Cuma saat 20:30’da – Kült Teras, Esat Hal

Biletler satışta: biletinial

Fransızca ve Türkçe

Fabcaro’nun kült çizgi romanı Zaï Zaï Zaï Zaï bu yıl 10. yaşını kutluyor! “Canlı Okuma” formatındaki eğlenceli ve sıra dışı sahne uyarlaması, dünya turnesi kapsamında “Muhteşem Fabcaro” etkinlikleri çerçevesinde Mayıs ayında Türkiye’ye geliyor.

2019 yılında yaratılan gösteri, ilk kez Paris’teki Forum des images’de sahnelendi. Bu ilk deneyimin ardından, eleştirmenlerce övgüyle karşılanan ve büyük başarı elde eden yapım; 158 gösterilik bir turneye çıktı. Gösteri, Théâtre de la Renaissance ve Comédie de Paris sahnelerinde ve ayrıca yurt dışında da izleyiciyle buluştu.

Nicolas & Bruno, Mathias Fédou ile birlikte, Zaï Zaï Zaï Zaï’yı büyük bir keyifle sahneye taşıyor ve hem komik hem de günümüzü rahatsız edici biçimde yansıtan bir gösteri ortaya koyuyorlar.

Müzisyen Mathias Fédou’nun eşlik ettiği bu uyarlama, mizah, zeka ve özgünlükle dolu bir “Canlı Okuma” performansı olarak izleyiciye sunuluyor.

 

Trajikomik bir absürtlük taşıyan Zaï Zaï Zaï Zaï, bir süpermarkette mağaza kartını unutan bir çizgi roman yazarının başına gelenleri anlatır. Kasiyer tarafından fark edilen bu durum, kısa sürede büyüyerek, güvenlik görevlisinin de devreye girdiği ve ülke çapında tamamen saçma bir insan avına dönüşen devasa bir olaylar zincirini tetikler.

Nicolas & Bruno, bu kült eseri kendilerine has “canlı okuma” formatına uyarlıyor. Bu formatta çizgi roman kareleri dev bir ekrana yansıtılıyor; onlar ise aynı anda tüm karakterleri seslendirerek, ses efektlerini ve müzikleri canlı olarak üretiyorlar.

Hem çılgınca eğlenceli hem de son derece yaratıcı bir sahne deneyimi sunan canlı performans; basın ve izleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılanıyor.

“Gülmekten ölünür!” — Le Figaro
“Biçimsel özgünlük, kuralları yıkma… küçük bir mucize!” — Télérama (TT)
“Tam anlamıyla absürtlüğe yolculuk; seyircide her seferinde toplu kahkaha yaratan bir deneyim”
— Le Parisien

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

Söyleşi – Éric Vuillard
Yazmak ve filme çekmek: Éric Vuillard’ın iki dili

10 Haziran Çarşamba saat 19:00’da
Minoa Pera

Türkiye Fransız Kültür Merkezi sizi çağdaş Fransız edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Éric Vuillard ile söyleşiye davet ediyor.

L’Ordre du jour (Gündem) adlı eseriyle 2017 Goncourt Ödülü’nü kazanan Éric Vuillard, tarihin büyük dönüşümlerini ve iktidar mekanizmalarını cerrahi bir hassasiyetle sorguluyor.

Can Yayınları tarafından Türkçeye çevrilen La guerre des pauvres (Yoksulların Savaşı) adlı eserinden son romanı Les orphelins’e (Yetimler) kadar, resmi tarihin gölgesinde bıraktığı, unutulmuşlara ses veriyor.

Galatasaray Üniversitesi’nde Fransızca Öğretimi profesörü olan moderatör Dr. Tara Civelekoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşecek bu buluşma yazarın edebiyat ile görüntü arasındaki derin diyaloğunu ele alacak: kelime ile sinema arasında, her dilin ifade etmeyi ya da gizlemeyi mümkün kıldığı şeyler arasında.

Etkinlik yazar, çevirmen ve tercüman Yiğit Bener’in ardıl çevirisi ile gerçekleşecektir.

Kayıt zorunludur.

Biyografi

Photo credit: Ivan Gimenez

Éric Vuillard, 1968 yılında Lyon’da doğmuş bir yazar ve sinemacıdır. L’Homme qui marche ve Mateo Falcone adlı iki filme imza atmıştır. Conquistadors’un (Léo Scheer, 2009; Babel No. 1330) yazarı olan Vuillard, ayrıca Actes Sud yayınevinden çıkan ve birçok ödüle layık görülen anlatı kitaplarıyla tanınmaktadır. Bunlar arasında Tristesse de la terre, 14 Juillet, L’Ordre du jour (2017 Goncourt Ödülü) ve La Guerre des pauvres (International Booker Prize kısa listesi) yer alır.

Eserleri uluslararası düzeyde de takdir görmüştür. 2023 yılında Sırbistan’da verilen Milovan Vidaković Prize’ne, 2025 yılında ise Almanya’da verilen Ernst Bloch Prize’ne, her iki ödül de tüm eserleri ve edebi katkıları nedeniyle layık görülmüştür.

FİLM GÖSTERİMİ & SÖYLEŞİ ǀ Alter Ego

15 Haziran Pazartesi saat 20:00’de
Karaca Sineması

Biletler biletinial ve gişede.

Gösterim sonrası yönetmenler Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ile söyleşi (Fransızca dilinde, Türkçe ardıl çeviri yapılacak).

Yönetmen Katılımlı Film Gösterimi : Alter Ego

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

Giriş ücretsiz.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

Sinema & Söyleşi – Alter Ego
Bir Nicolas & Bruno filmi
18 Haziran Perşembe saat 19:00’da – Kült Kavaklıdere, Tunalı Cd

Biletler: Biletinial

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

 

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

 

39. Uluslararası İzmir Festivali

“Gelenekten Geleceğe Taşınan Enerji” Quatuor Magenta

12 Haziran 2026 Cuma – 21:30
İzmir Tarihi Agora

Bu yıl 39.’su düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali, 4 Haziran – 14 Temmuz 2026 tarihleri arasında çeşitli mekânlarda sanatseverlerle buluşuyor.

Festival kapsamında, İKSEV ve Institut français İzmir, Paris merkezli yaylı çalgılar dörtlüsü Quatuor Magenta’yı 12 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek konserde İzmirli dinleyicilerle buluşturuyor.

Program, kadın bestecilerin eserleri üzerinden Avrupa müziğine farklı dönemlerden ve farklı estetik yaklaşımlardan bir bakış sunuyor.

“Gelenekten Geleceğe Taşınan Enerji” Quatuor Magenta

12 Haziran 2026 Cuma – 21:30
İzmir Tarihi Agora

QUATUOR MAGENTA
Ida Derbesse, keman
Elena Watson-Perry, keman
Claire Pass-Lanneau, viyola
Fiona Robson, çello

Program

Kadın Bestecilerin Eserleriyle Avrupa

  1. Bacewicz – 1 No’lu Yaylı Çalgılar Dörtlüsü

Moderato – Allegro / Andante (Molto espressivo) / Vivo (Tema con variazioni)

  1. Mendelssohn – Yaylı Çalgılar Dörtlüsü

Adagio ma non troppo / Allegretto / Romanze 

Quatuor Magenta

Paris merkezli Quatuor Magenta, üyeleri Conservatoire National Supérieur de Musique’te tanışan dört müzisyenden oluşuyor. Farklı ülkelerden gelen ve Kanada, ABD, Birleşik Krallık ve İsviçre gibi ülkelerdeki seçkin müzik kurumlarında eğitim alan sanatçılar, teknik disiplini, zarafeti ve müzikal bütünlüğüyle öne çıkan bir topluluk oluşturuyor.

Köklü yaylı çalgılar dörtlüsü geleneğinden beslenen topluluk, modern ve çağdaş müziğe özel bir ilgi duyuyor. Kadın bestecilerin eserlerine programlarında düzenli olarak yer veren Quatuor Magenta, tanınmış başyapıtları daha az bilinen repertuvarlarla bir araya getiren yaratıcı konser programları hazırlıyor.

Topluluk, Philharmonie de Paris, Festival de Radio France Montpellier ve Banff Centre gibi önemli sahnelerde yer alırken, aynı zamanda farklı dinleyici kitlelerine ulaşmayı ve yaylı çalgılar dörtlüsü repertuvarını daha geniş bir kitleyle buluşturmayı amaçlıyor.

Quatuor Magenta, Singer-Polignac Vakfı’nda genç sanatçı rezidansı ve Proquartet – Avrupa Oda Müziği Merkezi’nde büyük rezidans sanatçısıdır. Topluluk, 2025 yılında Banff Uluslararası Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Yarışması’nda Anderson Career Development Award ödülünü kazanmıştır.

Etkinlik Ücretsizdir. Rezervasyon gereklidir.

 

Sinema & Söyleşi – Alter Ego
Bir Nicolas & Bruno filmi
12 Haziran Cuma saat 19:00’da – Institut français

13 Haziran Cumartesi saat 19:00’da – İBB Beyoğlu Sineması

Fransa/2026/104 dakika
Fransızca, Türkçe altyazılı

Muhteşem Fabcaro etkinlikleri kapsamında, Institut français Türkiye Türk sinemaseverleri Alter Ego ile buluşturuyor.
Mart 2026’da Fransa’da vizyona giren Alter Ego, bu bahar hem izleyiciler hem de eleştirmenlerden büyük ilgi gördü. Absürt mizah ile korku unsurlarını harmanlayan bu satirik komedi, Fransa’da yaklaşık 300 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti.

Laurent Lafitte, gerilim ve korku sinemasının kodlarıyla oynayan filmde iki başrol karakterini canlandırıyor. Yönetmenlerin ifadesiyle bu rol için, “son derece nadir ve riskli bir performansı üstlenebilecek büyük bir oyunculuk dehası” gerekiyordu. Ona Blanche Gardin, Olga Kurylenko, Marc Fraize ve Zabou Breitman eşlik ediyor.

Filmin konusu:
Alex’in bir sorunu var: Yeni komşusu onun tıpatıp aynısı. Üstelik saçlı hali. Kendinin daha “iyi” bir versiyonu gibi görünen bu adam, Alex’in hayatını tamamen altüst edecek.

Fragman

Kayıt zorunludur.

Institut français gösterimi kayıt linki
İBB Beyoğlu Sineması gösterimi için İBB İstanbul Senin uygulaması üzerinden kayıt yapılmaktadır.

Nicolas & Bruno Biografi:

Nicolas & Bruno Biografi Her ikisi de 1970 doğumlu olan Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine, birlikte Nicolas & Bruno adıyla tanınan Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve sahne yönetmeni ikilisidir. Müzik klipleri ve reklam filmleriyle başladıkları kariyerlerinde, 1997 yılında Le Vrai Journal kapsamında yayımlanan “Amour, Gloire et Débats d’idées” adlı skeç serisini yarattılar. Bir yıl sonra ise Nulle part ailleurs içinde yayımlanan ilk “Message à caractère informatif” bölümlerini hazırladılar; bu proje zamanla 350 bölümlük kült bir skeç serisine dönüştü.

Nicolas Charlet ve Bruno Lavaine ikilisi, Daniel Auteuil, Marina Foïs ve Alain Chabat’ın rol aldığı La Personne aux Deux Personnes sinema filmini yazıp yönetti. Ardından, Benoît Poelvoorde, Fred Testot ve Kad Merad’ın yer aldığı Le Grand Méchant Loup filmi geldi.

Yeni filmleri Alter Ego ise Laurent Lafitte, Blanche Gardin, Zabou Breitman ve Olga Kurylenko’dan oluşan oyuncu kadrosuyla 4 Mart 2026’da Fransa’da vizyona girdi ve sinemalarda büyük başarı elde etti.

Nicolas & Bruno, Fransız sinema dünyasında kendine özgü bir yere sahip. Titiz bir komedi anlayışıyla yazar sinemasını buluşturan ikili; sahne deneyleri, absürt anlatılar ve güçlü mizah arasında gidip gelen benzersiz bir yaratım evreni kuruyor. Yıllar içinde inşa ettikleri çok katmanlı ve sınıflandırılması güç eserleri, yalnızca onlara özgü bir sinema ve sahne dili ortaya koyuyor.

Nicolas & Bruno, Zaï Zaï Zaï Zaï’nın ötesinde, Fabrice Caro ile iş birliklerini yeni projelerle sürdürmeye devam ediyor. İkili, yazarın ilk romanı olan Figurec’ten uyarlanacak yeni uzun metraj filmlerinin çekimlerine hazırlanıyor. Ayrıca “bıyık-kravat” ruhunu taşıyan sıra dışı bir projede, Éric Judor ile birlikte, Fabcaro’nun yazdığı ve geçtiğimiz Mayıs ayında Éditions du Seuil tarafından yayımlanan bir foto-romanı hayata geçirdiler.

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Detaylı program için bizi takip etmeye devam edin.

18 ve 19 Temmuz İstanbul’da

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Sound of Europe #5
17, 18 ve 19 Temmuz 2026 tarihleri arası
Ankara, İstanbul, İzmir

Sound of Europe Festivali 5 yaşında!

Bu Temmuz’da yine, Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç yaz gecesi boyunca buluşuyoruz, Avrupa’dan yükselen genç müzisyenlerle açık havada yeniden bir araya geliyoruz!

Tüm konserlerin girişi ücretsizdir.

Detaylı program için bizi takip etmeye devam edin.

18 ve 19 Temmuz Ankara’da

Bu yıl, Institut français, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan MOSAÏC grubunu sahneye davet ediyor. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziklerinin kesişim noktasında yer alan müzikal buluşma alanlarıdır.

Mosaïc

Georgi Dobrev, kaval, Bulgaristan
Noé Clerc, akordeon, Fransa
Adèle Viret, çello, Fransa
Zé Almeida, kontrbas, Portekiz
Diogo Alexandre, davul, Portekiz
Hamdi Jammoussi, perküsyon, Tunus

Mosaïc, Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus kökenli 6 müzisyenden oluşan bir topluluktur. Besteleri, her şeyden önce caz ile Akdeniz müziğinin kesiştiği noktada, müzikal karşılaşmalara sahne olan alanlardır. Bu altılı, Portekiz ve Bulgaristan’ı da sınırları içine alan, kıtanın iki ucu arasındaki bağları kuran, genişletilmiş sınırlara sahip bir Akdeniz’in hatlarını çiziyor. Dili çeşitlidir; Balkan süslemelerini Batı Avrupa müziğinin oda müziği rengiyle ve Kuzey Afrika müziğinin ritmik özüyle birleştirir. Çağdaş ritimlerden Bulgar kaval ve akordeonun nefesine, kontrbas ve çellonun odunsu tonlarına kadar, grup hayali dünyaları keşfeder ve müzik kültürlerini bir mozaik gibi iç içe geçirir. Toplu ve sözlü olan bu kompozisyon, inceliğini her sesin detayında bulur ve sözlü yaratımı orkestrasyon için yeni bir alan haline getirir. Akdeniz’in dört bir yanındaki (Malta, Lizbon, Marsilya, Hammamet, Floransa) yaratıcı rezidans programlarına davet edilen Mosaïc, çeşitli seyahatlerinden ve karşılaşmalarından aldığı ilhamı taşıyan ilk albümünü 2026’nın başlarında sunacak.

UNFOLDING TILES, yeni albümleri – Outhere Music, Fuga Libera (Mart 26)

Sergi – Muhteşem Fabcaro
Zai Zai Zai Zai’dan Carnet du Pérou’ya
Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!

26/06-12/09/2026
Institut français İzmir Sergi Salonu

Institut français de Turquie, Mayıs ayını çizgi roman sanatına ve dokuzuncu sanatın önemli isimlerinden Fabcaro’ya adıyor. “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında düzenlenecek etkinliklerde Fabcaro’nun eserleri, çizgi roman dünyası ile çizerlerin, yazarların ve çevirmenlerin çalışmaları öne çıkarılacak.

Programda sergi, gösteri, panel ve atölyeler yer alıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara’yı kapsayan turne kapsamında düzenlenecek Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya başlıklı sergi, Fabcaro’nun eserlerinden seçilen albümler, çizim panoları ve illüstrasyonlar aracılığıyla sanatçının dünyasına bir yolculuk sunacak.

Yazar-yönetmen ikilisi Nicolas & Bruno ise “Zaï Zaï Zaï Zaï” gösterisinde Fabcaro’nun ünlü çizgi romanını sahneye taşıyacak. Ayrıca ikilinin yönetmenliğini yaptığı Alter Ego filminin gösterimleri de “Muhteşem Fabcaro” teması kapsamında gerçekleştirilecek.

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi vesilesiyle izleyiciler, çağdaş Frankofon çizgi romanının en özgün yazarlarından birinin kendine has evrenini keşfetmeye davet ediliyor. Albümler, çizgi roman sayfaları ve çizimlerden oluşan bir seçki aracılığıyla sergi, gerçek adı Fabrice Caro olan Fabcaro’nun yapıtlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. 1973 yılında Montpellier’de doğan Fabcaro yazar, senarist ve çizer kimliğiyle Fransız çizgi roman sahnesinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.

Fabcaro on beş yılı aşkın süredir, bir bakışta tanınan üslubuyla mizahi çizgi romanın vazgeçilmez figürlerinden biri hâline gelmiştir. Yapıtları absürt bir mizaha, keskin bir sapma duygusuna ve gündelik hayatın küçük çelişkilerine yönelik ince bir gözlem yeteneğine dayanır. Anlatıları çoğu zaman bir aile toplantısı, kuyrukta bekleme ya da süpermarkete yapılan sıradan bir uğrama gibi gündelik durumlardan doğar; ardından bu sahneler yavaş yavaş absürde doğru kayar. Yazar, bu yolla gündelik hayatın şiirselliğini ve kimi zaman da tuhaflığını görünür kılar.

Zaï Zaï Zaï Zaï albümü, çağdaş mizahın klasiklerinden biri hâline gelmiş ve sinemaya da uyarlanmış bir yapıt olarak, Fabcaro’nun evreninin tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Süpermarkette sadakat kartını unuttuğu için tüm ülke çapında takip edilen bir adamın hikâyesi, medya toplumuna ve kolektif tepkilere yönelik parlak bir hicve dönüşür. Formica’da Fabcaro, sıradan bir aile yemeğini, diyalogların sohbeti giderek absürde sürüklediği, neredeyse teatral bir komediye dönüştürür. Sahte bir seyahat günlüğü olan Carnet du Pérou’da ise belgesel anlatının kodlarını muzipçe tersyüz eder; gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bilinçli olarak bulanıklaştırır.

Et si l’amour c’était aimer ? adlı yapıtında Fabcaro bu kez büyük aşk anlatılarını hedef alır. Yazar, foto-romanları ve melodramatik aşk hikâyelerini, klişeleri ve ihtimal dışı durumları bilerek üst üste yığarak parodileştirir. Görseller ile diyaloglar arasındaki uyumsuzluk, romantizmin ve ideal çift imgesinin yanılsamalarını şefkatli bir bakışla sorgulayan karşı konulmaz bir mizah yaratır.

Sergi, roman ve sinema senaryoları da yazan sanatçının çok yönlü kariyerine de ışık tutuyor. Fabcaro, 2023 yılında René Goscinny ve Albert Uderzo’nun yarattığı mirası sürdürerek ünlü Astérix serisinin senaristi oldu; bu onun çizgi roman dünyasındaki yeteneğinin gördüğü takdirin güçlü bir göstergesi niteliğindedir.

Beklenmedik şakalarla dolu hikâyeleri ve ince ince işlenmiş diyalogları aracılığıyla Fabcaro, Frankofon çizgi romanı kapsayıcı bir yaklaşımla, her yaştan ve her kesimden izleyiciye ulaşacak biçimde ele alır. Hem alışılmışın dışında hem de derinden insani olan mizahı, sıradan olanı komik bir oyun alanına dönüştürür.

Muhteşem Fabcaro ile çizgi roman sanatı yaratıcılığı ve alaycı mizahıyla öne çıkan bir sanatçının evrenini kutlamak üzere Türkiye’ye konuk oluyor. Fabcaro, bolca ironi ve şefkatle, kimi zaman en büyük maceranın sadece sevmekten ibaret olduğunu bize hatırlatıyor.

Institut français İzmir Sergi salonu Pazartesi’den Cumartesi’ye saat 10:00-19:00* arası ziyarete açıktır. 

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

Fabcaro

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi, yirmi yıl içinde Frankofon çizgi roman dünyasının vazgeçilmez isimlerinden biri hâline gelen bir yazar-çizerin yaratım sürecinin sırlarını gözler önüne seriyor. Bu özgün çizimler, Fabrice Caro, namıdiğer Fabcaro tarafından, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!”  sergisine özel olarak emanet edilmiştir.

Çizgi romancı, roman yazarı ve müzisyen kimlikleriyle Fabcaro, absürt türünde ustalaşmış bir sanatçıdır. İlhamını gündelik hayatın ayrıntılarından alır; kimi zaman önemsiz gibi görünen bu ayrıntılar, onun kaleminde beklenmedik boyutlar kazanarak kahkahaya dönüşür. Onun çarpıcı mizahını yaratan da tam olarak bu sapmadır: sanki hayatı dışarıdan gözlemliyormuş gibi hayatla arasına koyduğu mesafedir.

Fabcaro çocukluğundan beri çizim yapmaktadır. 1996’dan itibaren başta Fluide Glacial, Jade ve L’Écho des Savanes olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar. İlk albümleri, La Cafetière ve Montpellier merkezli seçkin yayınevi 6 Pieds Sous Terre tarafından yayımlanır. 2014’te Carnet du Pérou ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Fabcaro, ertesi yıl Zaï Zaï Zaï Zaï ile büyük bir başarı yakalar; bu eser daha sonra tiyatroya ve sinemaya uyarlanır. Achille Talon serisini devralmasının ardından, Didier Conrad ile 2024’te Astérix serisinin 40. ve 41. ciltlerinin senaryosu L’Iris blanc ve Astérix en Lusitanie kendisine emanet edilir. 1,5 milyondan fazla satışa ulaşan bu başarı, onun çizgi roman dünyasındaki yerini kesin biçimde perçinler.

Fabrice Caro, kendi adıyla Gallimard Yayınları’ndan birçok roman da yayımlamıştır. İlk romanı Figurec, 2006 yılında yayınevinin prestijli Blanche koleksiyonundan çıkar. Ardından Le Discours 2018’de, çoğu zaman beşerî bilimlerden çizgi romana, müzikten sinemaya farklı disiplinlerden gelen yeni seslere alan açan Sygne koleksiyonunu başlatır. Sinemaya da uyarlanan bu romanından sonra Broadway (2020), Samouraï (2022), Journal d’un scénario (2023) ve Fort Alamo (2024) isimli romanları yayımlanmıştır.

Sergide yeralan eserler:

Formica, Üç Perdelik Bir Trajedi
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2019

Pazar günü, aile yemeği günü; herkes sofranın etrafında yeniden bir araya gelmekten son derece mutludur. Bu buluşmanın sevgi ve paylaşım dolu bir âna dönüşmesi için her şey hazırken, birdenbire kimsenin aklına gelmeyen o soru ortaya çıkar: Ne hakkında konuşabiliriz? Formica, mekân ve zaman birliğiyle, üç perdeye ayrılmış bir tiyatro oyunu gibi kurgulanmıştır. Trajik. Ama sadece trajik değil…
6 pieds sous terre

Et si l’amour c’était aimer ?
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2017

Sandrine ve Henri, lüks villalarında huzurlu bir hayat sürmektedir. Henri işinde başarılı, dinamik ve mutlu bir start-up patronudur; Sandrine de ona hayranlık duyar. Ne var ki hayat her zaman sütliman değildir. Günlerden bir gün Sandrine, esmer, gizemli bir eve teslimat görevlisi ve boş zamanlarında rock şarkıcısı olan Michel’in cazibesine kapılır. Böylece ikisi arasında harikulade bir aşk filizlenir. Peki hayat her zaman aşktan yana mıdır? Saf ve mutlak duygular, rüzgârın savurduğu kuru bir yapraktan ibaret değil midir? Gökkuşağı da nihayetinde her zaman bulutların ardında kaybolmaz mı?

Foto-romanlara ve aşkın, pembe roman meraklılarına basılı malzeme satmak uğruna ilham verdiği her şeye güçlü bir saygı duruşu. Bu edebiyat türü hakkında söylenecek her şeyin söylendiğini düşünüyorsanız, Fabcaro sayesinde biraz daha ileri gitmenin gayet mümkün olduğunu söylemek isteriz.
6 pieds sous terre

L’Iris blanc, Astérix 40. cilt
Hachette, Albert René Yayınları, 2023
Senaryo: Fabcaro, Çizimler : Didier Conrad

 

« Bir ormanı aydınlatmak için tek bir irisin çiçek açması yeter.»

Astérix’in 40. macerası, pozitif düşünce teması etrafında şekilleniyor.

Güzel bir günde köye sıra dışı bir Romalı gelir: Başhekim Vicévertus. Amacı, iyimserliğe odaklanan ve şiirsel bir adla Beyaz İris diye anılan düşünce okulunu köylülere tanıtmaktır. Köy sakinlerine tavsiyeler ve iltifatlar dağıtan Vicévertus, Sezar’ın kendisine verdiği görevi başarmak üzere gibidir: Boyun eğmez Galyalıların saldırganlığını tamamen ortadan kaldırmak…

Köy, kavgacı içgüdüsünü yeniden kazanabilecek midir? Her hâlükârda Astérix ve Obélix’in, şefleri Abraracourcix’in yüzünü yeniden güldürmek için epey uğraşması gerekecektir.

Kitap ile ilgili daha fazla bilgi

Astérix en Lusitanie, 41. cilt,
Hachette, Albert René Yayınları, 2025

Ünlü Astérix serisinin bu cildinde Fabcaro senaryoyu kaleme alıyor ve boyun eğmez Galyalıları, bugünkü Portekiz topraklarına karşılık gelen Lusitanya’da yeni bir maceraya sürüklüyor. Serinin ruhuna sadık kalan hikâye; mizahı, kelime oyunlarını ve tarihsel göndermeleri bir araya getiriyor. Astérix ve Obélix, Roma lejyonlarıyla mücadele ederken yeni kültürler de keşfediyor. Fabcaro, serinin mizahi mirasına saygı gösterirken ironi ve absürtten beslenen kişisel dokunuşunu da metne katıyor. Bu cilt, onun bir geleneğin parçası olurken aynı zamanda bu geleneğin tonunu yenileyebilme becerisini ortaya koyuyor.

Carnet du Pérou
6 Pieds sous Terre Yayınları / Monotrème mini koleksiyonu, 2013

Bu sahte seyahat günlüğünde Fabcaro, Peru’da geçirdiğini iddia ettiği günleri tamamen alışılmışın dışında bir mizahla anlatır. Resimli bir günlük biçiminde kurgulanan kitapta yazar, kültürel keşiflerini ve karşılaşmalarını aktarır ancak anlatı kısa sürede absürt ve ihtimal dışı durumlara doğru kayar. Kitap, bilinçli yalanları, öz alayı ve dizginsiz hayal gücünü bir araya getirerek geleneksel seyahat günlüğünün kodlarını tersyüz eder. Fabcaro, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bulanıklaştırmaktan keyif alır. Böylece albüm, anlatı ve yaratım üzerine komik bir düşünme alanına dönüşür.

Zaï Zaï Zaï Zaï
6 Pieds sous Terre yayınları/ Monotrème mini koleksiyonu, 2015

Her şey sıradan bir olayla başlar: bir adam süpermarkette sadakat kartını unutur. Güvenlik görevlisi karşısında paniğe kapılıp kaçar ve bir anda ülkenin en çok aranan adamı hâline gelir. Kaçışı, medya tarafından aktarılan ve giderek büyütülen, bütünüyle absürt bir ulusal takibe yol açar. Fabcaro, bu gülünç durum üzerinden çağdaş topluma, kolektif paranoyaya ve bilginin medyada işlenme biçimlerine yönelik keskin bir hiciv sunar. Albüm, absürt mizahın ve Fransız çizgi romanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir.

« Fabcaro’nun mizahı, en sıradan gündelik hayatın içinden ortaya çıkar. Zaï Zaï Zaï Zaï’de bekleme kuyrukları, küçük hayal kırıklıkları ve Fransız yaşamının absürtlükleri komik ve alışılmışın dışında sahnelere dönüşür. Her ayrıntı, sıradan olanın şiirselliğini ortaya çıkarır ve rutini beklenmedik kahkahalara dönüştürür. ».

Moon River Ay Nehri
6 Pieds sous Terre Yayınları/ Monotrème koleksiyonu, 2021

1950’ler Hollywood’unda ünlü bir oyuncu, tuhaf olduğu kadar absürt bir “suç”un kurbanı olur. Soruşturma, alışılmadık bir müfettiş olan Hernie Baxter’a emanet edilir. Kara polisiye olarak başlayan hikâye, kısa sürede çılgın bir parodiye dönüşür: Olay örgüsü istemli olarak tutarsızdır, absürt durumlar peşi sıra vuku bulur ve Fabcaro, polisiye türünün tüm kodlarını tersyüz ederek zıvanadan çıkmış, hiciv dolu bir komedi yaratır.

Moins qu’hier (plus que demain)
Glénat Yayınları/ GlénAAARG ! koleksiyonu, 2018

Bu albüm, çiftler ve aşk hayatı etrafında şekillenen tek sayfalık şakalardan oluşur. Fabcaro, absürt ve yer yer buruk mizahıyla gündelik aşk yaşamının küçük çelişkilerini, söylenmeyenlerini ve tuhaf, rahatsız edici anlarını keşfe çıkar. Her sahne, sıradan bir durumu beklenmedik bir sapmaya doğru taşır, insan ilişkilerinin gülünçlüğünü ya da acımasızlığını görünür kılar.

On n’est pas là pour réussir
La Cafetière yayınları, 2012

Bu eser, Fabcaro’nun başarısızlıkla, gündelik hayatın absürtlüğüyle ve bilerek anlamı olmayan durumlarla yüz yüze kalan karakterleri sahneye taşıdığı bant karikatürleri ve mizahi çizimleri bir araya getirir. Başlık, kitabın ruhunu çok iyi özetler: beceriksizliğin, iç huzursuzluğunun ve “başaramama” hâlinin minimalist ve absürt bir mizahla ele alınmış ironik bir kutlaması.

Institut français Ankara festivali, jüri üyelerinden biri olacak olan, FIBRESCI üyesi (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu‘nun (Fédération Internationale de la Presse Cinématographique) kısaltmasıdır. Dünyanın dört bir yanından sinema yazarları ve gazetecileri bir araya getiren bu bağımsız meslek örgütü, sinema sanatını desteklemek, teşvik etmek ve eleştiri standartlarını geliştirmek amacıyla kurulmuştur) ve Fransız yazar, eleştirmen, programcı, eğitmen ve konuşmacı Nadia Meflah‘nın katılımıyla destekliyecektir.

Uçan Süpürge Vakfı tarafından düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali için geri sayım başladı. Bu yıl 2-7 Haziran tarihleri arasında “Çiçek Mi Dediniz?” sloganıyla, Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan festivalde Türkiye dahil 23 ülkeden 47 film gösterilecek.

Nadia Meflah

Farklı izleyici gruplarıyla çalışan Meflah, öğrencilerden öğretmenlere, mahkûmlardan engelli bireylere kadar geniş bir kitleyle sinema salonlarında, kültür merkezlerinde ve medya kütüphanelerinde buluşmaktadır.

Cannes Eleştirmenler Haftası’nda üç yıl görev aldıktan sonra çeşitli festivallerde sanat delegesi olarak çalışmış; özellikle çokkültürlülük ve göç temalarına odaklanmıştır. Fransa, Cezayir ve Fas’taki festivallerde programlama ve geliştirme süreçlerini yürütmüş; Mağrip ve Orta Doğu sinemasının dolaşımına katkı sunmuştur.

Paris’teki Ulusal Göç Tarihi Müzesi için programlar geliştirmiş; Columbia Üniversitesi ve Grinnell College ile iş birlikleri gerçekleştirmiştir. Oum Kalthoum: Kahire’nin Sesi (Arte, 2017) belgeselinin yönetmeni ve Chaplin and Women kitabının yazarıdır.

2018’den bu yana CNC – Aide aux Cinémas du Monde kapsamında danışmanlık yapmakta; uluslararası festivallerde programcı olarak yer almakta ve eğitimler vermektedir. Çalışmalarının merkezinde farklı anlatıların görünür kılınması ve ifade alanlarının genişletilmesi yer almaktadır.

 

Festivalin programı için tıklayın.

 

Sergi – Muhteşem Fabcaro
Zai Zai Zai Zai’dan Carnet du Pérou’ya
Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!

10/06 – 11/10/2026
Sergi açılışı: 10 Haziran 2026 Çarşamba, 19.30 – Katılım ücretsiz, kayıt zorunlu
Institut français Ankara, B2 sergi salonunda

Institut français de Turquie, Mayıs ayını çizgi roman sanatına ve dokuzuncu sanatın önemli isimlerinden Fabcaro’ya adıyor. “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında düzenlenecek etkinliklerde Fabcaro’nun eserleri, çizgi roman dünyası ile çizerlerin, yazarların ve çevirmenlerin çalışmaları öne çıkarılacak.

Programda sergi, gösteri, panel ve atölyeler yer alıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara’yı kapsayan turne kapsamında düzenlenecek Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya başlıklı sergi, Fabcaro’nun eserlerinden seçilen albümler, çizim panoları ve illüstrasyonlar aracılığıyla sanatçının dünyasına bir yolculuk sunacak.

Yazar-yönetmen ikilisi Nicolas & Bruno ise “Zaï Zaï Zaï Zaï” gösterisinde Fabcaro’nun ünlü çizgi romanını sahneye taşıyacak. Ayrıca ikilinin yönetmenliğini yaptığı Alter Ego filminin gösterimleri de “Muhteşem Fabcaro” teması kapsamında gerçekleştirilecek.

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi vesilesiyle izleyiciler, çağdaş Frankofon çizgi romanının en özgün yazarlarından birinin kendine has evrenini keşfetmeye davet ediliyor. Albümler, çizgi roman sayfaları ve çizimlerden oluşan bir seçki aracılığıyla sergi, gerçek adı Fabrice Caro olan Fabcaro’nun yapıtlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. 1973 yılında Montpellier’de doğan Fabcaro yazar, senarist ve çizer kimliğiyle Fransız çizgi roman sahnesinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.

Fabcaro on beş yılı aşkın süredir, bir bakışta tanınan üslubuyla mizahi çizgi romanın vazgeçilmez figürlerinden biri hâline gelmiştir. Yapıtları absürt bir mizaha, keskin bir sapma duygusuna ve gündelik hayatın küçük çelişkilerine yönelik ince bir gözlem yeteneğine dayanır. Anlatıları çoğu zaman bir aile toplantısı, kuyrukta bekleme ya da süpermarkete yapılan sıradan bir uğrama gibi gündelik durumlardan doğar; ardından bu sahneler yavaş yavaş absürde doğru kayar. Yazar, bu yolla gündelik hayatın şiirselliğini ve kimi zaman da tuhaflığını görünür kılar.

Zaï Zaï Zaï Zaï albümü, çağdaş mizahın klasiklerinden biri hâline gelmiş ve sinemaya da uyarlanmış bir yapıt olarak, Fabcaro’nun evreninin tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Süpermarkette sadakat kartını unuttuğu için tüm ülke çapında takip edilen bir adamın hikâyesi, medya toplumuna ve kolektif tepkilere yönelik parlak bir hicve dönüşür. Formica’da Fabcaro, sıradan bir aile yemeğini, diyalogların sohbeti giderek absürde sürüklediği, neredeyse teatral bir komediye dönüştürür. Sahte bir seyahat günlüğü olan Carnet du Pérou’da ise belgesel anlatının kodlarını muzipçe tersyüz eder; gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bilinçli olarak bulanıklaştırır.

Et si l’amour c’était aimer ? adlı yapıtında Fabcaro bu kez büyük aşk anlatılarını hedef alır. Yazar, foto-romanları ve melodramatik aşk hikâyelerini, klişeleri ve ihtimal dışı durumları bilerek üst üste yığarak parodileştirir. Görseller ile diyaloglar arasındaki uyumsuzluk, romantizmin ve ideal çift imgesinin yanılsamalarını şefkatli bir bakışla sorgulayan karşı konulmaz bir mizah yaratır.

Sergi, roman ve sinema senaryoları da yazan sanatçının çok yönlü kariyerine de ışık tutuyor. Fabcaro, 2023 yılında René Goscinny ve Albert Uderzo’nun yarattığı mirası sürdürerek ünlü Astérix serisinin senaristi oldu; bu onun çizgi roman dünyasındaki yeteneğinin gördüğü takdirin güçlü bir göstergesi niteliğindedir.

Beklenmedik şakalarla dolu hikâyeleri ve ince ince işlenmiş diyalogları aracılığıyla Fabcaro, Frankofon çizgi romanı kapsayıcı bir yaklaşımla, her yaştan ve her kesimden izleyiciye ulaşacak biçimde ele alır. Hem alışılmışın dışında hem de derinden insani olan mizahı, sıradan olanı komik bir oyun alanına dönüştürür.

Muhteşem Fabcaro ile çizgi roman sanatı yaratıcılığı ve alaycı mizahıyla öne çıkan bir sanatçının evrenini kutlamak üzere Türkiye’ye konuk oluyor. Fabcaro, bolca ironi ve şefkatle, kimi zaman en büyük maceranın sadece sevmekten ibaret olduğunu bize hatırlatıyor.

Sergi, pazartesiden cumartesiye 10.00–18.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir

Fabcaro

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi, yirmi yıl içinde Frankofon çizgi roman dünyasının vazgeçilmez isimlerinden biri hâline gelen bir yazar-çizerin yaratım sürecinin sırlarını gözler önüne seriyor. Bu özgün çizimler, Fabrice Caro, namıdiğer Fabcaro tarafından, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!”  sergisine özel olarak emanet edilmiştir.

Çizgi romancı, roman yazarı ve müzisyen kimlikleriyle Fabcaro, absürt türünde ustalaşmış bir sanatçıdır. İlhamını gündelik hayatın ayrıntılarından alır; kimi zaman önemsiz gibi görünen bu ayrıntılar, onun kaleminde beklenmedik boyutlar kazanarak kahkahaya dönüşür. Onun çarpıcı mizahını yaratan da tam olarak bu sapmadır: sanki hayatı dışarıdan gözlemliyormuş gibi hayatla arasına koyduğu mesafedir.

Fabcaro çocukluğundan beri çizim yapmaktadır. 1996’dan itibaren başta Fluide Glacial, Jade ve L’Écho des Savanes olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar. İlk albümleri, La Cafetière ve Montpellier merkezli seçkin yayınevi 6 Pieds Sous Terre tarafından yayımlanır. 2014’te Carnet du Pérou ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Fabcaro, ertesi yıl Zaï Zaï Zaï Zaï ile büyük bir başarı yakalar; bu eser daha sonra tiyatroya ve sinemaya uyarlanır. Achille Talon serisini devralmasının ardından, Didier Conrad ile 2024’te Astérix serisinin 40. ve 41. ciltlerinin senaryosu L’Iris blanc ve Astérix en Lusitanie kendisine emanet edilir. 1,5 milyondan fazla satışa ulaşan bu başarı, onun çizgi roman dünyasındaki yerini kesin biçimde perçinler.

Fabrice Caro, kendi adıyla Gallimard Yayınları’ndan birçok roman da yayımlamıştır. İlk romanı Figurec, 2006 yılında yayınevinin prestijli Blanche koleksiyonundan çıkar. Ardından Le Discours 2018’de, çoğu zaman beşerî bilimlerden çizgi romana, müzikten sinemaya farklı disiplinlerden gelen yeni seslere alan açan Sygne koleksiyonunu başlatır. Sinemaya da uyarlanan bu romanından sonra Broadway (2020), Samouraï (2022), Journal d’un scénario (2023) ve Fort Alamo (2024) isimli romanları yayımlanmıştır.

Sergide yeralan eserler:

Formica, Üç Perdelik Bir Trajedi
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2019

Pazar günü, aile yemeği günü; herkes sofranın etrafında yeniden bir araya gelmekten son derece mutludur. Bu buluşmanın sevgi ve paylaşım dolu bir âna dönüşmesi için her şey hazırken, birdenbire kimsenin aklına gelmeyen o soru ortaya çıkar: Ne hakkında konuşabiliriz? Formica, mekân ve zaman birliğiyle, üç perdeye ayrılmış bir tiyatro oyunu gibi kurgulanmıştır. Trajik. Ama sadece trajik değil…
6 pieds sous terre

Et si l’amour c’était aimer ?
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2017

Sandrine ve Henri, lüks villalarında huzurlu bir hayat sürmektedir. Henri işinde başarılı, dinamik ve mutlu bir start-up patronudur; Sandrine de ona hayranlık duyar. Ne var ki hayat her zaman sütliman değildir. Günlerden bir gün Sandrine, esmer, gizemli bir eve teslimat görevlisi ve boş zamanlarında rock şarkıcısı olan Michel’in cazibesine kapılır. Böylece ikisi arasında harikulade bir aşk filizlenir. Peki hayat her zaman aşktan yana mıdır? Saf ve mutlak duygular, rüzgârın savurduğu kuru bir yapraktan ibaret değil midir? Gökkuşağı da nihayetinde her zaman bulutların ardında kaybolmaz mı?

Foto-romanlara ve aşkın, pembe roman meraklılarına basılı malzeme satmak uğruna ilham verdiği her şeye güçlü bir saygı duruşu. Bu edebiyat türü hakkında söylenecek her şeyin söylendiğini düşünüyorsanız, Fabcaro sayesinde biraz daha ileri gitmenin gayet mümkün olduğunu söylemek isteriz.
6 pieds sous terre

L’Iris blanc, Astérix 40. cilt
Hachette, Albert René Yayınları, 2023
Senaryo: Fabcaro, Çizimler : Didier Conrad

 

« Bir ormanı aydınlatmak için tek bir irisin çiçek açması yeter.»

Astérix’in 40. macerası, pozitif düşünce teması etrafında şekilleniyor.

Güzel bir günde köye sıra dışı bir Romalı gelir: Başhekim Vicévertus. Amacı, iyimserliğe odaklanan ve şiirsel bir adla Beyaz İris diye anılan düşünce okulunu köylülere tanıtmaktır. Köy sakinlerine tavsiyeler ve iltifatlar dağıtan Vicévertus, Sezar’ın kendisine verdiği görevi başarmak üzere gibidir: Boyun eğmez Galyalıların saldırganlığını tamamen ortadan kaldırmak…

Köy, kavgacı içgüdüsünü yeniden kazanabilecek midir? Her hâlükârda Astérix ve Obélix’in, şefleri Abraracourcix’in yüzünü yeniden güldürmek için epey uğraşması gerekecektir.

Kitap ile ilgili daha fazla bilgi

Astérix en Lusitanie, 41. cilt,
Hachette, Albert René Yayınları, 2025

Ünlü Astérix serisinin bu cildinde Fabcaro senaryoyu kaleme alıyor ve boyun eğmez Galyalıları, bugünkü Portekiz topraklarına karşılık gelen Lusitanya’da yeni bir maceraya sürüklüyor. Serinin ruhuna sadık kalan hikâye; mizahı, kelime oyunlarını ve tarihsel göndermeleri bir araya getiriyor. Astérix ve Obélix, Roma lejyonlarıyla mücadele ederken yeni kültürler de keşfediyor. Fabcaro, serinin mizahi mirasına saygı gösterirken ironi ve absürtten beslenen kişisel dokunuşunu da metne katıyor. Bu cilt, onun bir geleneğin parçası olurken aynı zamanda bu geleneğin tonunu yenileyebilme becerisini ortaya koyuyor.

Carnet du Pérou
6 Pieds sous Terre Yayınları / Monotrème mini koleksiyonu, 2013

Bu sahte seyahat günlüğünde Fabcaro, Peru’da geçirdiğini iddia ettiği günleri tamamen alışılmışın dışında bir mizahla anlatır. Resimli bir günlük biçiminde kurgulanan kitapta yazar, kültürel keşiflerini ve karşılaşmalarını aktarır ancak anlatı kısa sürede absürt ve ihtimal dışı durumlara doğru kayar. Kitap, bilinçli yalanları, öz alayı ve dizginsiz hayal gücünü bir araya getirerek geleneksel seyahat günlüğünün kodlarını tersyüz eder. Fabcaro, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bulanıklaştırmaktan keyif alır. Böylece albüm, anlatı ve yaratım üzerine komik bir düşünme alanına dönüşür.

Zaï Zaï Zaï Zaï
6 Pieds sous Terre yayınları/ Monotrème mini koleksiyonu, 2015

Her şey sıradan bir olayla başlar: bir adam süpermarkette sadakat kartını unutur. Güvenlik görevlisi karşısında paniğe kapılıp kaçar ve bir anda ülkenin en çok aranan adamı hâline gelir. Kaçışı, medya tarafından aktarılan ve giderek büyütülen, bütünüyle absürt bir ulusal takibe yol açar. Fabcaro, bu gülünç durum üzerinden çağdaş topluma, kolektif paranoyaya ve bilginin medyada işlenme biçimlerine yönelik keskin bir hiciv sunar. Albüm, absürt mizahın ve Fransız çizgi romanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir.

« Fabcaro’nun mizahı, en sıradan gündelik hayatın içinden ortaya çıkar. Zaï Zaï Zaï Zaï’de bekleme kuyrukları, küçük hayal kırıklıkları ve Fransız yaşamının absürtlükleri komik ve alışılmışın dışında sahnelere dönüşür. Her ayrıntı, sıradan olanın şiirselliğini ortaya çıkarır ve rutini beklenmedik kahkahalara dönüştürür. ».

Moon River Ay Nehri
6 Pieds sous Terre Yayınları/ Monotrème koleksiyonu, 2021

1950’ler Hollywood’unda ünlü bir oyuncu, tuhaf olduğu kadar absürt bir “suç”un kurbanı olur. Soruşturma, alışılmadık bir müfettiş olan Hernie Baxter’a emanet edilir. Kara polisiye olarak başlayan hikâye, kısa sürede çılgın bir parodiye dönüşür: Olay örgüsü istemli olarak tutarsızdır, absürt durumlar peşi sıra vuku bulur ve Fabcaro, polisiye türünün tüm kodlarını tersyüz ederek zıvanadan çıkmış, hiciv dolu bir komedi yaratır.

Moins qu’hier (plus que demain)
Glénat Yayınları/ GlénAAARG ! koleksiyonu, 2018

Bu albüm, çiftler ve aşk hayatı etrafında şekillenen tek sayfalık şakalardan oluşur. Fabcaro, absürt ve yer yer buruk mizahıyla gündelik aşk yaşamının küçük çelişkilerini, söylenmeyenlerini ve tuhaf, rahatsız edici anlarını keşfe çıkar. Her sahne, sıradan bir durumu beklenmedik bir sapmaya doğru taşır, insan ilişkilerinin gülünçlüğünü ya da acımasızlığını görünür kılar.

On n’est pas là pour réussir
La Cafetière yayınları, 2012

Bu eser, Fabcaro’nun başarısızlıkla, gündelik hayatın absürtlüğüyle ve bilerek anlamı olmayan durumlarla yüz yüze kalan karakterleri sahneye taşıdığı bant karikatürleri ve mizahi çizimleri bir araya getirir. Başlık, kitabın ruhunu çok iyi özetler: beceriksizliğin, iç huzursuzluğunun ve “başaramama” hâlinin minimalist ve absürt bir mizahla ele alınmış ironik bir kutlaması.

TÜRKİYE’DEN DİRİ SESLER ǀ Maxime Actis ile Söyleşi

6 Haziran 2026 Cumartesi, saat 15:00
Institut français İzmir Kütüphanesi

Yaza girmeden gerçekleşecek “Türkiye’den Diri Sesler” dizisinin son buluşması için, Institut français İzmir ve Kontr Yayınları, sizleri 6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 15.00’de Son iki yılını Türkiye’de geçiren Fransız şair ve yazar Maxime Actis söyleşisine davet etmekten mutluluk duyar.

Yazarın Türkiye deneyimi, geçenlerde Preta Memori Yayınları’ndan çıkan son kitabı Cahier du garçon-béton’da da yer alıyor. IFT İzmir’in Sylvain Cavaillès yönetimindeki çeviri atölyesi, son aylarda bu hibrit kitabın Türkçeye çevirisi üzerinde çalıştı.

6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 15.00’de IFT İzmir Medya Kütüphanesi’nde gerçekleşecek olan bu etkinlik, çeviri atölyesi çalışmalarının iki dilli bir okuma etkinliğiyle başlayacak. Ardından Maxime Actis, özellikle İbrahim Qashoush, Brutus Brutusses ve Cahier du garçon-béton adlı üç romanı ekseninde, çalışmalarından ve bir yazar olarak ilgilendiği konulardan bahsedecek.

Ücretsiz ve herkese açık olan etkinlik Türkçe ve Fransızca olarak gerçekleştirilecektir.

 


Maxime Actis

Maxime Actis 1990 doğumlu. Yazıları, gerçekliği olabildiğince yakından yakalamaya ve şiir ile kurmacaya belgeselci bir yaklaşımla en doğru şekilde aktarmaya odaklanıyor. İnternette yayınlanmış 900’den fazla şiirin yazarı olan Actis, Je personne ( https://jepersonne.tumblr.com/ ) adlı blogunu düzenli olarak güncelliyor. Kitapları arasında Ce sont des apostilles (Série discrète, 2016), Les Paysages avalent tout (Flammarion, 2020), Ibrahim Qashoush (L’Ogre, 2022, genişletilmiş yeni baskı 2026), Brutusses Brutus (L’Ogre, 2024) ve Cahier du garçon-béton (Preta Memori, 2026) yer almaktadır.


Sylvain Cavaillès

Sylvain Cavaillès 1974 yılında Roanne’da doğdu. 90’lı yıllarda Lyon’da Fransız Dili ve Edebiyatı okudu, daha sonra Strazburg Üniversitesi’nde Türkoloji alanında master ve doktora yaptı. Şiir, tiyatro ve roman yazan Cavaillès 2012’de Türkçe edebiyattan çeviriler yapmaya başladı. 2017’de Kontr Éditions adlı yayınevini kurdu. Ayhan Geçgin, Murat Özyaşar, Bilge Karasu, Ayfer Tunç gibi birçok yazarı Fransızcaya kazandırdı.

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

LESSONS LEARNED FROM COMPARING COVID 19 CONTROL STRATEGIES ACROSS COUNTRIES WORLDWIDE

21 Mayıs 2026, 15.40
Sabancı Üniversitesi

 

This conference will examine how scientific knowledge and evidence informed decision making during the COVID-19 pandemic and will compare the control strategies implemented across countries worldwide.

Biography
Arnaud Fontanet is a medical epidemiologist (MD Paris V; MPH, DrPH, Harvard School of Public Health) specialized in infectious diseases epidemiology. In 2002, he joined Institut Pasteur in Paris to launch the Emerging Diseases Epidemiology unit. There, his focus has been on viral hepatitis and emerging viruses. In 2014, he was appointed as Director of the newly created Centre for Global Health at Institut Pasteur. Arnaud Fontanet is also Professor of Public Health at the Conservatoire National des Arts et Métiers, where he is Director and co-founder of the Pasteur-Cnam School of Public Health and was named in 2018-19 Guest Public Health Professor at the Collège de France. In March 2020, he was appointed to Scientific Councils advising the French government and the EC President during the COVID-19 crisis.

Conference only in English; free admission upon registration.

Sergi – Muhteşem Fabcaro
Zai Zai Zai Zai’dan Carnet du Pérou’ya
Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!

20/05-18/07/2026
Institut français sergi salonunda

Institut français de Turquie, Mayıs ayını çizgi roman sanatına ve dokuzuncu sanatın önemli isimlerinden Fabcaro’ya adıyor. “Muhteşem Fabcaro” programı kapsamında düzenlenecek etkinliklerde Fabcaro’nun eserleri, çizgi roman dünyası ile çizerlerin, yazarların ve çevirmenlerin çalışmaları öne çıkarılacak.

Programda sergi, gösteri, panel ve atölyeler yer alıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara’yı kapsayan turne kapsamında düzenlenecek Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya başlıklı sergi, Fabcaro’nun eserlerinden seçilen albümler, çizim panoları ve illüstrasyonlar aracılığıyla sanatçının dünyasına bir yolculuk sunacak.

Yazar-yönetmen ikilisi Nicolas & Bruno ise “Zaï Zaï Zaï Zaï” gösterisinde Fabcaro’nun ünlü çizgi romanını sahneye taşıyacak. Ayrıca ikilinin yönetmenliğini yaptığı Alter Ego filminin gösterimleri de “Muhteşem Fabcaro” teması kapsamında gerçekleştirilecek.

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi vesilesiyle izleyiciler, çağdaş Frankofon çizgi romanının en özgün yazarlarından birinin kendine has evrenini keşfetmeye davet ediliyor. Albümler, çizgi roman sayfaları ve çizimlerden oluşan bir seçki aracılığıyla sergi, gerçek adı Fabrice Caro olan Fabcaro’nun yapıtlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. 1973 yılında Montpellier’de doğan Fabcaro yazar, senarist ve çizer kimliğiyle Fransız çizgi roman sahnesinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.

Fabcaro on beş yılı aşkın süredir, bir bakışta tanınan üslubuyla mizahi çizgi romanın vazgeçilmez figürlerinden biri hâline gelmiştir. Yapıtları absürt bir mizaha, keskin bir sapma duygusuna ve gündelik hayatın küçük çelişkilerine yönelik ince bir gözlem yeteneğine dayanır. Anlatıları çoğu zaman bir aile toplantısı, kuyrukta bekleme ya da süpermarkete yapılan sıradan bir uğrama gibi gündelik durumlardan doğar; ardından bu sahneler yavaş yavaş absürde doğru kayar. Yazar, bu yolla gündelik hayatın şiirselliğini ve kimi zaman da tuhaflığını görünür kılar.

Zaï Zaï Zaï Zaï albümü, çağdaş mizahın klasiklerinden biri hâline gelmiş ve sinemaya da uyarlanmış bir yapıt olarak, Fabcaro’nun evreninin tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Süpermarkette sadakat kartını unuttuğu için tüm ülke çapında takip edilen bir adamın hikâyesi, medya toplumuna ve kolektif tepkilere yönelik parlak bir hicve dönüşür. Formica’da Fabcaro, sıradan bir aile yemeğini, diyalogların sohbeti giderek absürde sürüklediği, neredeyse teatral bir komediye dönüştürür. Sahte bir seyahat günlüğü olan Carnet du Pérou’da ise belgesel anlatının kodlarını muzipçe tersyüz eder; gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bilinçli olarak bulanıklaştırır.

Et si l’amour c’était aimer ? adlı yapıtında Fabcaro bu kez büyük aşk anlatılarını hedef alır. Yazar, foto-romanları ve melodramatik aşk hikâyelerini, klişeleri ve ihtimal dışı durumları bilerek üst üste yığarak parodileştirir. Görseller ile diyaloglar arasındaki uyumsuzluk, romantizmin ve ideal çift imgesinin yanılsamalarını şefkatli bir bakışla sorgulayan karşı konulmaz bir mizah yaratır.

Sergi, roman ve sinema senaryoları da yazan sanatçının çok yönlü kariyerine de ışık tutuyor. Fabcaro, 2023 yılında René Goscinny ve Albert Uderzo’nun yarattığı mirası sürdürerek ünlü Astérix serisinin senaristi oldu; bu onun çizgi roman dünyasındaki yeteneğinin gördüğü takdirin güçlü bir göstergesi niteliğindedir.

Beklenmedik şakalarla dolu hikâyeleri ve ince ince işlenmiş diyalogları aracılığıyla Fabcaro, Frankofon çizgi romanı kapsayıcı bir yaklaşımla, her yaştan ve her kesimden izleyiciye ulaşacak biçimde ele alır. Hem alışılmışın dışında hem de derinden insani olan mizahı, sıradan olanı komik bir oyun alanına dönüştürür.

Muhteşem Fabcaro ile çizgi roman sanatı yaratıcılığı ve alaycı mizahıyla öne çıkan bir sanatçının evrenini kutlamak üzere Türkiye’ye konuk oluyor. Fabcaro, bolca ironi ve şefkatle, kimi zaman en büyük maceranın sadece sevmekten ibaret olduğunu bize hatırlatıyor.

Sergi, pazartesiden cumartesiye 10.00–18.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir

Fabcaro

Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk! başlıklı sergi, yirmi yıl içinde Frankofon çizgi roman dünyasının vazgeçilmez isimlerinden biri hâline gelen bir yazar-çizerin yaratım sürecinin sırlarını gözler önüne seriyor. Bu özgün çizimler, Fabrice Caro, namıdiğer Fabcaro tarafından, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Muhteşem Fabcaro – Zaï Zaï Zaï Zaï’dan Carnet du Pérou’ya, Çizgi Roman: Absürde Yolculuk!”  sergisine özel olarak emanet edilmiştir.

Çizgi romancı, roman yazarı ve müzisyen kimlikleriyle Fabcaro, absürt türünde ustalaşmış bir sanatçıdır. İlhamını gündelik hayatın ayrıntılarından alır; kimi zaman önemsiz gibi görünen bu ayrıntılar, onun kaleminde beklenmedik boyutlar kazanarak kahkahaya dönüşür. Onun çarpıcı mizahını yaratan da tam olarak bu sapmadır: sanki hayatı dışarıdan gözlemliyormuş gibi hayatla arasına koyduğu mesafedir.

Fabcaro çocukluğundan beri çizim yapmaktadır. 1996’dan itibaren başta Fluide Glacial, Jade ve L’Écho des Savanes olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar. İlk albümleri, La Cafetière ve Montpellier merkezli seçkin yayınevi 6 Pieds Sous Terre tarafından yayımlanır. 2014’te Carnet du Pérou ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Fabcaro, ertesi yıl Zaï Zaï Zaï Zaï ile büyük bir başarı yakalar; bu eser daha sonra tiyatroya ve sinemaya uyarlanır. Achille Talon serisini devralmasının ardından, Didier Conrad ile 2024’te Astérix serisinin 40. ve 41. ciltlerinin senaryosu L’Iris blanc ve Astérix en Lusitanie kendisine emanet edilir. 1,5 milyondan fazla satışa ulaşan bu başarı, onun çizgi roman dünyasındaki yerini kesin biçimde perçinler.

Fabrice Caro, kendi adıyla Gallimard Yayınları’ndan birçok roman da yayımlamıştır. İlk romanı Figurec, 2006 yılında yayınevinin prestijli Blanche koleksiyonundan çıkar. Ardından Le Discours 2018’de, çoğu zaman beşerî bilimlerden çizgi romana, müzikten sinemaya farklı disiplinlerden gelen yeni seslere alan açan Sygne koleksiyonunu başlatır. Sinemaya da uyarlanan bu romanından sonra Broadway (2020), Samouraï (2022), Journal d’un scénario (2023) ve Fort Alamo (2024) isimli romanları yayımlanmıştır.

Sergide yeralan eserler:

Formica, Üç Perdelik Bir Trajedi
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2019

Pazar günü, aile yemeği günü; herkes sofranın etrafında yeniden bir araya gelmekten son derece mutludur. Bu buluşmanın sevgi ve paylaşım dolu bir âna dönüşmesi için her şey hazırken, birdenbire kimsenin aklına gelmeyen o soru ortaya çıkar: Ne hakkında konuşabiliriz? Formica, mekân ve zaman birliğiyle, üç perdeye ayrılmış bir tiyatro oyunu gibi kurgulanmıştır. Trajik. Ama sadece trajik değil…
6 pieds sous terre

Et si l’amour c’était aimer ?
6 pieds Sous Terre Yayınları, Monotrème koleksiyonu, 2017

Sandrine ve Henri, lüks villalarında huzurlu bir hayat sürmektedir. Henri işinde başarılı, dinamik ve mutlu bir start-up patronudur; Sandrine de ona hayranlık duyar. Ne var ki hayat her zaman sütliman değildir. Günlerden bir gün Sandrine, esmer, gizemli bir eve teslimat görevlisi ve boş zamanlarında rock şarkıcısı olan Michel’in cazibesine kapılır. Böylece ikisi arasında harikulade bir aşk filizlenir. Peki hayat her zaman aşktan yana mıdır? Saf ve mutlak duygular, rüzgârın savurduğu kuru bir yapraktan ibaret değil midir? Gökkuşağı da nihayetinde her zaman bulutların ardında kaybolmaz mı?

Foto-romanlara ve aşkın, pembe roman meraklılarına basılı malzeme satmak uğruna ilham verdiği her şeye güçlü bir saygı duruşu. Bu edebiyat türü hakkında söylenecek her şeyin söylendiğini düşünüyorsanız, Fabcaro sayesinde biraz daha ileri gitmenin gayet mümkün olduğunu söylemek isteriz.
6 pieds sous terre

L’Iris blanc, Astérix 40. cilt
Hachette, Albert René Yayınları, 2023
Senaryo: Fabcaro, Çizimler : Didier Conrad

 

« Bir ormanı aydınlatmak için tek bir irisin çiçek açması yeter.»

Astérix’in 40. macerası, pozitif düşünce teması etrafında şekilleniyor.

Güzel bir günde köye sıra dışı bir Romalı gelir: Başhekim Vicévertus. Amacı, iyimserliğe odaklanan ve şiirsel bir adla Beyaz İris diye anılan düşünce okulunu köylülere tanıtmaktır. Köy sakinlerine tavsiyeler ve iltifatlar dağıtan Vicévertus, Sezar’ın kendisine verdiği görevi başarmak üzere gibidir: Boyun eğmez Galyalıların saldırganlığını tamamen ortadan kaldırmak…

Köy, kavgacı içgüdüsünü yeniden kazanabilecek midir? Her hâlükârda Astérix ve Obélix’in, şefleri Abraracourcix’in yüzünü yeniden güldürmek için epey uğraşması gerekecektir.

Kitap ile ilgili daha fazla bilgi

Astérix en Lusitanie, 41. cilt,
Hachette, Albert René Yayınları, 2025

Ünlü Astérix serisinin bu cildinde Fabcaro senaryoyu kaleme alıyor ve boyun eğmez Galyalıları, bugünkü Portekiz topraklarına karşılık gelen Lusitanya’da yeni bir maceraya sürüklüyor. Serinin ruhuna sadık kalan hikâye; mizahı, kelime oyunlarını ve tarihsel göndermeleri bir araya getiriyor. Astérix ve Obélix, Roma lejyonlarıyla mücadele ederken yeni kültürler de keşfediyor. Fabcaro, serinin mizahi mirasına saygı gösterirken ironi ve absürtten beslenen kişisel dokunuşunu da metne katıyor. Bu cilt, onun bir geleneğin parçası olurken aynı zamanda bu geleneğin tonunu yenileyebilme becerisini ortaya koyuyor.

Carnet du Pérou
6 Pieds sous Terre Yayınları / Monotrème mini koleksiyonu, 2013

Bu sahte seyahat günlüğünde Fabcaro, Peru’da geçirdiğini iddia ettiği günleri tamamen alışılmışın dışında bir mizahla anlatır. Resimli bir günlük biçiminde kurgulanan kitapta yazar, kültürel keşiflerini ve karşılaşmalarını aktarır ancak anlatı kısa sürede absürt ve ihtimal dışı durumlara doğru kayar. Kitap, bilinçli yalanları, öz alayı ve dizginsiz hayal gücünü bir araya getirerek geleneksel seyahat günlüğünün kodlarını tersyüz eder. Fabcaro, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırı bulanıklaştırmaktan keyif alır. Böylece albüm, anlatı ve yaratım üzerine komik bir düşünme alanına dönüşür.

Zaï Zaï Zaï Zaï
6 Pieds sous Terre yayınları/ Monotrème mini koleksiyonu, 2015

Her şey sıradan bir olayla başlar: bir adam süpermarkette sadakat kartını unutur. Güvenlik görevlisi karşısında paniğe kapılıp kaçar ve bir anda ülkenin en çok aranan adamı hâline gelir. Kaçışı, medya tarafından aktarılan ve giderek büyütülen, bütünüyle absürt bir ulusal takibe yol açar. Fabcaro, bu gülünç durum üzerinden çağdaş topluma, kolektif paranoyaya ve bilginin medyada işlenme biçimlerine yönelik keskin bir hiciv sunar. Albüm, absürt mizahın ve Fransız çizgi romanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir.

« Fabcaro’nun mizahı, en sıradan gündelik hayatın içinden ortaya çıkar. Zaï Zaï Zaï Zaï’de bekleme kuyrukları, küçük hayal kırıklıkları ve Fransız yaşamının absürtlükleri komik ve alışılmışın dışında sahnelere dönüşür. Her ayrıntı, sıradan olanın şiirselliğini ortaya çıkarır ve rutini beklenmedik kahkahalara dönüştürür. ».

Moon River Ay Nehri
6 Pieds sous Terre Yayınları/ Monotrème koleksiyonu, 2021

1950’ler Hollywood’unda ünlü bir oyuncu, tuhaf olduğu kadar absürt bir “suç”un kurbanı olur. Soruşturma, alışılmadık bir müfettiş olan Hernie Baxter’a emanet edilir. Kara polisiye olarak başlayan hikâye, kısa sürede çılgın bir parodiye dönüşür: Olay örgüsü istemli olarak tutarsızdır, absürt durumlar peşi sıra vuku bulur ve Fabcaro, polisiye türünün tüm kodlarını tersyüz ederek zıvanadan çıkmış, hiciv dolu bir komedi yaratır.

Moins qu’hier (plus que demain)
Glénat Yayınları/ GlénAAARG ! koleksiyonu, 2018

Bu albüm, çiftler ve aşk hayatı etrafında şekillenen tek sayfalık şakalardan oluşur. Fabcaro, absürt ve yer yer buruk mizahıyla gündelik aşk yaşamının küçük çelişkilerini, söylenmeyenlerini ve tuhaf, rahatsız edici anlarını keşfe çıkar. Her sahne, sıradan bir durumu beklenmedik bir sapmaya doğru taşır, insan ilişkilerinin gülünçlüğünü ya da acımasızlığını görünür kılar.

On n’est pas là pour réussir
La Cafetière yayınları, 2012

Bu eser, Fabcaro’nun başarısızlıkla, gündelik hayatın absürtlüğüyle ve bilerek anlamı olmayan durumlarla yüz yüze kalan karakterleri sahneye taşıdığı bant karikatürleri ve mizahi çizimleri bir araya getirir. Başlık, kitabın ruhunu çok iyi özetler: beceriksizliğin, iç huzursuzluğunun ve “başaramama” hâlinin minimalist ve absürt bir mizahla ele alınmış ironik bir kutlaması.

BELGESEL FİLM GÖSTERİMİ ǀ Busking

6 Haziran Cumartesi saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Belgesel Film Gösterimi : Busking

Yönetmenler : Özgür Oğuz, Engin Çetinkaya

Flamingo Hattı kapsamında, Busking (Caz, Sokak ve Sanat Belgeseli) belgesel filmi gösterimi ve ardından Özgür Oğuz tarafından 30 dk canlı müzik performansı.

İzmir’de sokak müziği yapan, çok enstrümanlı bir müzisyen ve ressam.

İzmir sokaklarında, metro istasyonlarında, düğünlerde; hatta özel kliniklerin bekleme salonlarında caz icra eden bir ruhun hikâyesi bu. Sanatla, aşkla ve bunalımlarla örülü yaşamı, kısmen animasyonla desteklenen bu belgeselde izleyiciyle buluşuyor.

Film, seyirciyi Özgür’ün müziği ve resimleri eşliğinde yeni yolculuklara davet ediyor.

Gösterim sonrası Özgür Oğuz tarafından 30 dk canlı müzik performansı gerçekleştirilecektir.

Müzik : Caz standartlarının backing track eşliğinde trompet ile yorumu

Giriş ücretsiz.

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Van Gogh

23 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Birlikte Yaşlanmayacağız

22 Mayıs Cuma saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

19. Uluslararası ODTÜ Klasik Gitar Festivali.

Konserlere katılmak için biletlerinizi almayı ve ustalık sınıflarına aktif katılmak için formu doldurmayı unutmayın.

Festivalimizin kapanış konserinde klasik gitar dünyasının öne çıkan başarılı isimlerinden Gabriel Bianco bizimle olacak!

Klasik gitarın günümüzdeki en önemli temsilcilerinden, pek çok prestijli uluslararası ödülün sahibi Fransız gitarist Gabriel Bianco 19. ODTÜ Uluslararası Klasik Gitar Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’de sahne alacak! Festivalin kapanış konserini verecek olan Bianco teknik ustalığı ve derin müzikalitesiyle festival seyircisine unutulmaz bir solo performans sunacak. Gitar dünyasının bu zirve ismini canlı dinlemek için yerlerinizi ayırtın!
4 gün sürecek olan festivalimizin final konseri için 18 Mayıs saat 19.30’da Kemal Kurdaş Salonu’nda görüşmek üzere. Kaçırmayın

🗓️ 18 Mayıs Pazartesi, 19.30
🏛️ Kemal Kurdaş Salonu

🎟️ Fiziksel biletlerinizi 4,5,11,12,13,14 Mayıs tarihlerinde Kütüphane önü standımızdan ve 6,7,8 Mayıs tarihlerinde Çarşı standımızdan alabilirsiniz.
🎟️Online biletlere Biletino üzerinden ulaşabilirsiniz. Festivalimize ODTÜ dışından katılacak misafirlerimizin online bilet temin etmeleri gerekmektedir.

 

 

İzmir Mandolin Festivali 2026

📅 Tarih: 16-17 Mayıs 2026
Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi Gösteri Salonu

Etkinlik ücretsizdir. Katılım kapasite ile sınırlıdır.

İzmir Mandolin Festivali’nin 5. yılı kapsamında, köklü tarihiyle Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, toplumsal katkı açısından önemli bir araç olarak gördüğü sanatsal bir programa ev sahipliği yapmaktadır. Her yıl olduğu gibi bu yıl da programın odağında mandolin ve mızraplı çalgılar yer almaktadır.

İlki 2022 yılında düzenlenen festival, bu yıl da mandolin dostlarını 16 ve 17 Mayıs 2026 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde bir araya getirecektir.

Bu yılki festivalin önemli partnerlerinden biri olan Institut français İzmir, Paris Mandolin Topluluğu’nun — l’Orchestre à Plectre de l’UAICF de Paris — festivale katılımına destek vererek programa eşlik etmekte; böylece Fransa ile Türkiye arasındaki kültürel ve sanatsal bağların güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır.

 

 

  • 22 Mayıs 2026 Cuma, 19.00
  • Giriş serbesttir
  • Oyun sadece Fransızca dilindedir
  • Institut français Ankara, Konrad Adenauer Cd. No 30, Yıldız, B2 salonu

Bilkent Üniversitesi Fransızca ve İngilizce tercüme bölümü tarafından hazırlanan bir tiyatro gösterisine davetlisiniz.

“Hayat Bir Tiyatrodur” (La vie est un théâtre) adlı tiyatro oyunu, Dr. Eyüp Özgür Özen tarafından yazılan ve sahnelenen bir komedidir. Oyun, Bilkent Üniversitesi’nde, “Bilkent 2026 Frankofoni Günleri” kapsamında, üniversitenin Mütercim-Tercümanlık Bölümü öğrencileri tarafından sahnelenmiştir.

Komik olaylar ve sürprizlerle dolu bu oyun, öğrencilerin hayal ettiği kurgusal bir bilgi yarışmasının gerçekleşmesini konu almaktadır.

Oyuncular / Komedyenler

Etudiante 1: Begüm Ekmen
Etudiante 2: Zeynep Şenol
Monsieur Arkıl (l’animateur): Hasan Can Güler
Monsieur Mustik: Dora Bayraktar
Madame Kortin: Bilge Özer
Madame Leylin: Aybüke Meryem Oygur
Monsieur Muazzim: Ege Toksoy
Monsieur Tutkun: Batuhan Ulukütük

 

Sinema – Krallık
2024, 108 dakika, Dram
Fransızca, Türkçe altyazılı

15 Mayıs Cuma saat 19:00’da
5 Haziran Cuma saat 19:00’da
27 Haziran Cumartesi saat 19:00’da

Yönetmen: Julien Colonna
Oyuncular: Anthony Bajon, Ghjuvanni Faggioli, Frédéric Poggi

Filmin konusu:
1995 yazında, soluk ve güneşli Korsika adasında, genç Lesia korunaklı hayatından koparılıp kaçak mafya babası Pierre-Paul’un saklandığı ücra bir villaya götürülür. Pierre Paul tehditkar bir figürdür, Lesia için neredeyse yabancıdır ve ilk başta Lesia, babasının hayatını tanımlayan gizlilik ve tehlike tarafından tuzağa düşürülmüş hisseder. Ancak bir suikast girişimi bir dizi kanlı kan davasını harekete geçirdiğinde, Lesia ve Paul-Pierre birlikte kaçmak zorunda kalırlar. Kaçarken, Lesia babasıyla her zamankinden daha yakınlaşır ve babasının yerleştiği vahşi yeraltı dünyasında birlikte ilerlerken, intikam alma bağlılığı ona bulaşmaya başlar.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

TÜRKİYE’DEN DİRİ SESLER ǀ Murathan Mungan

14 Mayıs 2026 Perşembe, saat 18:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

“Türkiye’den Diri Sesler” dizisi kapsamında, Institut français İzmir ve Kontr Yayınları, sizleri 14 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 18.00’de Murathan Mungan ile bir okuma-buluşma etkinliğine davet etmekten mutluluk duyar.

Şair, oyun yazarı, öykü yazarı, romancı ve denemeci olarak kırk yılı aşkın bir kariyere sahip olan, çağdaş Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Murathan Mungan, otobiyografik metinlerden oluşan Paranın Cinleri ve Harita Metod Defteri adlı iki önemli kitaba imza attı. Paranın Cinleri’nden alınan bölümlerin iki dilli bir okuması etrafında şekillenecek olan bu buluşma, çevirmeni Sylvain Cavaillès ile otobiyografi ve kurmaca arasındaki ilişkiler ile yazarın öz yaşamının eserlerine nasıl kaynaklık ettiği üzerine bir söyleşi şeklinde gerçekleştirilecektir.

Ücretsiz ve herkese açık olan bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Etkinlik Türkçe ve Fransızca olarak gerçekleştirilecektir.

     


Murathan Mungan

1955 yılında İstanbul’da doğmuş, çocukluk ve gençlik yıllarını Mardin’de geçirmiş olan Murathan Mungan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. 1970’lerin sonlarından bu yana şiir, tiyatro, kurmaca ve deneme gibi farklı türlerde aynı ustalık ve süreklilikle eserler vermektedir. Çağdaş Türk edebiyatının önde gelen ve saygın isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Yazarın dokuz eseri Fransızcaya çevrilmiştir: Üç Aynalı Kırk Oda (çev. Alfred Depeyrat, Actes Sud, 2003), Çador (çev. Jean Descat, Actes Sud, 2008), Eldivenler, Hikâyeler (çev. Jean Descat, Actes Sud, 2011), Taziye (çev. Sylvain Cavaillès, Kontr, 2018), Kibrit Çöpleri (çev. Sylvain Cavaillès, Kontr, 2018), Paranın Cinleri (çev. Sylvain Cavaillès, Kontr, 2018), Yaz Geçer (çev. Étienne Charrière, Kontr, 2021), Mahmud ile Yezida (çev. Sylvain Cavaillès, Kontr, 2021), Son İstanbul (çev. Sylvain Cavaillès, Kontr, 2021).


Sylvain Cavaillès

Sylvain Cavaillès 1974 yılında Roanne’da doğdu. 90’lı yıllarda Lyon’da Fransız Dili ve Edebiyatı okudu, daha sonra Strazburg Üniversitesi’nde Türkoloji alanında master ve doktora yaptı. Şiir, tiyatro ve roman yazan Cavaillès 2012’de Türkçe edebiyattan çeviriler yapmaya başladı. 2017’de Kontr Éditions adlı yayınevini kurdu. Ayhan Geçgin, Murat Özyaşar, Bilge Karasu, Ayfer Tunç gibi birçok yazarı Fransızcaya kazandırdı.

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

PANDEMICS: WHAT ARE THE NEW THREATS AND HOW TO PREPARE FOR THEM?

20 Mayıs 2026, 16.00
Ankara Üniversitesi
Ord. Prof. Dr. Abdülkadir Noyan Konferans Salonu

This conference will list the new pandemic threats and how countries should prepare for them, while drawing on the lessons learned from the COVID-19 pandemic

Biography
Arnaud Fontanet is a medical epidemiologist (MD Paris V; MPH, DrPH, Harvard School of Public Health) specialized in infectious diseases epidemiology. In 2002, he joined Institut Pasteur in Paris to launch the Emerging Diseases Epidemiology unit. There, his focus has been on viral hepatitis and emerging viruses. In 2014, he was appointed as Director of the newly created Centre for Global Health at Institut Pasteur. Arnaud Fontanet is also Professor of Public Health at the Conservatoire National des Arts et Métiers, where he is Director and co-founder of the Pasteur-Cnam School of Public Health and was named in 2018-19 Guest Public Health Professor at the Collège de France. In March 2020, he was appointed to Scientific Councils advising the French government and the EC President during the COVID-19 crisis.

Conference only in English; free admission upon registration.

9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali

24-29 Nisan 2026
Institut français İzmir & İtalyan Kültür Merkezi

Institut français İzmir, bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyor. Festival, Kadın Yönetmenler Derneği tarafından organize edilen festival, dünyanın farklı ülkelerinden kadın yönetmenleri sinemaseverlerle buluşturuyor.

Bu yılki programda, Fransız yönetmen, senarist ve yapımcı Houda Benyamina, Uluslararası Altın Makara Uzun Metraj Film Kategorisi Jürisi’nde yer alıyor. 2016 Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera ödülünü kazanan, Altın Küre’ye aday gösterilen ve birçok César Ödülü ile de dikkat çeken Divines filmiyle uluslararası ölçekte tanınan Benyamina, Fransız sinemasının önemli isimlerinden biri haline gelmiştir.

1000 Visages’ın kurucusu olan Benyamina, uzun süredir işçi sınıfı ve kırsal kesimden gelen gençlerin film sektöründe kariyer yapmalarına olanak sağlamaya kendini adamıştır. Damien Chazelle’in dizisi The Eddy’nin iki bölümünü ve Diam’s hakkındaki Salam belgeselini yönetmiştir. 2025 yılında, Üç Silahşörler’in kadın bakış açısıyla yeniden yorumlandığı ikinci uzun metrajlı filmi Toutes pour uneyi yayımlamıştır. Film, televizyon, yapımcılık ve mentorluk alanlarında Houda Benyamina, özgür, popüler ve güçlü bir sinemayı savunmaktadır.

Houda Benyamina, 28 Nisan 2026 Salı günü saat 13.00’te İtalyan Kültür Merkezi’nde bir yönetmenlik ustalık sınıfı verecektir.

Festival programı için buraya tıklayabilirsiniz.

Gösterimler ücretsizdir.

 

Sinema Kulübü İzmir Mayıs – Haziran Programı

Filmler orijinal dilinde ve Türkçe altyazılı olarak gösterilir.

PROGRAM :
Cumartesi 09/05 16:00 Fanon
Salı 12/05 19:00 Yabancı
Cumartesi 16/05 16:00 Krallık
Salı 02/06 19:00 Aşklarımıza
Cumartesi 06/06 16:00 Fanon
Salı 09/06 19:00 Yabancı
Salı 16/06 19:00 Krallık
Cumartesi 20/06 16:00 Aşklarımıza

Sinema biletleri gösterimden 30 dakika önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulacaktır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film başladıktan sonra salona seyirci alınmaz, kullanılmayan biletler başka bir gösterimde kullanılabilir. 

Tam Bilet: 100 TL

İndirimli Bilet : 50 TL (25 yaş altı öğrenci ve 65 yaş üstü izleyicilerin için geçerlidir. Kimlik ve öğrenci kartı ibrazı zorunludur.)

Institut français İzmir öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

Sadece kredi kartı ile ödeme kabul edilmektedir.

 


FANON
Fanon

Cumartesi 09/05 – Saat: 16:00
Cumartesi 06/06– Saat: 16:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Jean-Claude Barny

2024/Fransa/133′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Fransız bir psikiyatrist olan Martinik asıllı Frantz Fanon, Cezayir’deki Blida psikiyatri hastanesine servis şefi olarak atanır. Sömürgecilik bağlamında yöntemleri diğer doktorlarınkilerle tezat oluşturmaktadır. İnsanlık adına verilen bir mücadelenin yaşandığı, Cezayir Savaşı’nın kalbinde geçen bir biyografik film.

YABANCI
Yabancı

Salı 12/05 – Saat: 19:00
Salı 09/06 – Saat: 19:00

Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: François Ozon

2025/Fransa/122′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Albert Camus’nün klasik romanından uyarlanan ve François Ozon tarafından beyazperdeye taşınan film, duygusal olarak dünyadan kopuk bir adamın, işlediği bir suçun ardından toplumun ahlaki ve hukuki normlarıyla çatışmasını konu alıyor.

Cezayir’in yoğun sıcağı altında yaşayan Meursault, annesinin ölümü de dahil olmak üzere hayatındaki gelişmelere karşı derin bir kayıtsızlık içindedir. Tesadüf eseri dahil olduğu bir gerginlik sonrası işlediği suç, onu adalet sistemi ve toplumun etik beklentileriyle karşı karşıya getirir.

Programa geri dön


AŞKLARIMIZA
Aşklarımıza

Salı 02/06 – Saat: 19:00
Cumartesi 20/06 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Maurice Pialat

1983/Fransa/102′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

16 yaşındaki Suzanne, pek düşünmeden art arda girdiği ilişkilerle, dağılan ailesinden uzaklaşmaya çalışır. Cinsellik konusundaki aşırılığı narsist erkek kardeşinin, özgüvensiz annesinin ve sert babasının bastırılmış duygularını iyice yoğunlaştırır.

Programa geri dön


KRALLIK
Krallık

Salı 16/05 – Saat: 19:00
Cumartesi 16/06 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Julien Colonna

2024/Fransa/108′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

1995 yazında, soluk ve güneşli Korsika adasında, genç Lesia korunaklı hayatından koparılıp kaçak mafya babası Pierre-Paul’un saklandığı ücra bir villaya götürülür. Pierre Paul tehditkar bir figürdür, Lesia için neredeyse yabancıdır ve ilk başta Lesia, babasının hayatını tanımlayan gizlilik ve tehlike tarafından tuzağa düşürülmüş hisseder. Ancak bir suikast girişimi bir dizi kanlı kan davasını harekete geçirdiğinde, Lesia ve Paul-Pierre birlikte kaçmak zorunda kalırlar. Kaçarken, Lesia babasıyla her zamankinden daha yakınlaşır ve babasının yerleştiği vahşi yeraltı dünyasında birlikte ilerlerken, intikam alma bağlılığı ona bulaşmaya başlar.

Programa geri dön

Konser: Lento
7/5/2026
Nardis Jazz Club, Istanbul

Institut français Türkiye, Lento projesini 3 konser için Bodrum, Ankara ve Istanbul’da ağırlayacak.

Nico Torracinta, gitar, kompozitör
Jean-Luc Geronimi, vokal
Gilles Barikosky, soprano saksafon, kompozitör
Fabricio Nicolas, kontrbas
Clément Brajtman, davul

LENTO, saksafoncu Gilles Barikosky ile gitarist Nicolas Torracinta’nın işbirliğinden doğan bir enstrümantal müzik projesidir. Kökleri doğaçlama müzik, caz, Latin müziği, manzaralar ve kentsel vurgular içeren melodilerde yatarken, tüm bunlar yavaşlığı kutlayan bir mevsimin renkleriyle harmanlanmaktadır.
Grup, davulda Clément Brajtman ve kontrbasta Fabricio Nicolas’ın katkısıyla, hem esnek hem de tonik olan yaratıcı bir akustik ritimle desteklenen, renkli ve farklı bir evrene sahip bir dörtlü sunuyor.
Türkiye turnesi için şarkıcı Jean-Luc Geronimi, dörtlünün konuğu olacak. İnce ve büyüleyici tonlara sahip sesi, Akdeniz esintisi katacak.

Bilet için : https://www.nardisjazz.com/en/event/projet-lento/

 

 

 

 

MANON JOUNIAUX İLE SÖYLEŞİ

06 Mayıs 2026 Çarşamba, saat 18:00 – 19:00
Institut français İzmir Kütüphanesi

6 Mayıs Çarşamba günü, saat 18:00-19:00 arasında, Institut français Izmir kütüphanesi, İstanbul’daki Villa Annie Ernaux rezidansının ikinci kazananı Manon Jouniaux ile bir buluşmaya davet ediyor.

Mayıs 2026’ya kadar Türkiye’de Institut français misafiri olan Jouniaux, bu süreçte ikinci romanı üzerinde çalışacak. Yazar ayrıca atölyeler ve öğrenciler ile buluşmalara katılacak.

Paris-Cergy Ulusal Güzel Sanatlar Okulu mezunu olan Manon Jouniaux, Paris’te yaşıyor. İlk romanı ‘Échappées’, 2024 yılında Grasset tarafından yayımlandı.

Bu buluşma, yazarın kendi çalışmaları hakkında fikir alışverişinde bulunmak için bir fırsat olacak.

Buluşma dili Fransızca olacaktır. Yerler sınırlıdır.

Bilgi ve kayıt için mediatheque.izmir@ifturquie.org

DANS FİLMLERİ ǀ Meet to MOVE

29 Nisan 2026, 19:15 21:00
Institut français İzmir 

Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen Meet to MOVE programı, uluslararası video dans eserlerinden oluşan bir seçki sunar. Program, çağdaş koreografik yaklaşımları bir araya getirerek beden ve hareketin sinema aracılığıyla anlatımına odaklanır.

Öne Çıkan Filmler

What Next?

Belgesel ile dans kurmacası arasında yer alan What Next?, Paris Operası’nda otuz yıl geçirmiş dansçı Julien Meyzindi’nin kurumdan ayrılma sürecini konu alır. Film, geçmişe bakış ile geleceği kurgulayan koreografik bir üretimi birleştirerek yaş, dönüşüm ve sanatsal meşruiyet temalarını ele alır.

Maldonne

Maldonne, kadınlık deneyimiyle bağlantılı içsel yükler taşıyan on bir kadını sahneye taşır. Sözsüz ilerleyen bu kolektif hareket, güçlü ve dayanışmacı bir koreografik başkaldırıya dönüşür.

Gösterimler ücretsizdir.

Etkinlik, dansçı ve Pal Studio kurucusu Serenay Oğuz tarafından organize edilmektedir.

Louis Malle: İçimdeki ateş
28/04-03/07/2026
Sinematek/Sinema Evi

Sinematek/Sinema Evi, Institut français de Turquie iş birliğiyle, 28 Nisan – 3 Temmuz tarihleri arasında Fransız sinemasının özgün yönetmenlerinden Louis Malle’e adanmış kapsamlı bir retrospektife ev sahipliği yapıyor.

10 filmden oluşan seçki, belgeselden komediye, deneysel anlatılardan dramatik eserlere uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan bu eklektik yönetmenin sinemasını mercek altına alıyor.

Bağı hissedilse de çoğu zaman Fransız Yeni Dalgası’nın dışında konumlandırılan Louis Malle’in filmlerinde, duyarlı bakışı ve sade sinema diliyle arada kalmış bireylere, insan doğasının kırılgan ve karmaşık yönlerine duyduğu sürekli ilgi belirgin biçimde hissedilir.

Programda, yönetmenin başyapıtları arasında yer alan ‘Ascenseur pour l’échafaud’,Les Amants’, ‘Le Feu follet’ ve ‘Au revoir les enfants’ gibi filmlerle birlikte, onun özgür ve sıra dışı kariyerinin zenginliğini yansıtan diğer önemli yapımlar da izleyiciyle buluşacak.

Biletler satışta!

 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Aşklarımıza

21 Mayıs Perşembe saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

Müzik ve Edebiyat Dinletisi – Peter ve Kurt
22 Nisan Çarşamba saat 19:30’da
Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi

22 Nisan Çarşamba akşamı saat 19:30’da, Institut français Türkiye işbirliğiyle Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi gösteri salonunda Sergei Prokofiev’in «Peter ve Kurt» eserini dinlemek üzere bir araya geliyoruz!

Bu senfonik masal, her karakterin farklı bir enstrüman tarafından temsil edildiği özgün yapısıyla orkestra dünyasını keşfetme imkânı sunuyor.

Marie-Christine Barraultanlatıcı
Orçun Orçunselorkestra şefi

Daha fazla bilgi ve rezervasyon için tıklayın!

Binaya giriş: 18:30’dan itibaren
Salona giriş: 19:00’dan itibaren

21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali

1-10 Mayıs 2026
Institut français İzmir

Institut français İzmir, emek ve toplumsal mücadeleleri, çalışma yaşamının gerçeklerini ve dayanışma biçimlerini odağına alan 21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nde katkı sunmaktan mutluluk duyar.

Festival, Türkiye’nin birçok kentinde düzenlenmekte olup, ücretsiz olarak gerçekleştirilen film gösterimleri, söyleşiler ve tartışmalarla zengin bir program sunmaktadır.

Institut français İzmir Programı

4 Mayıs
14:00
Robot T-O (78’)

15:30
Evim Evim Güzel Evim (7’)
Toprağın Hatırası (11’)
Kimseyi Öldürmek İstemiyorum (8’)

16:00
“Sinemada Yapay Zekâ” söyleşisi
Onur Akşit (moderatör)
Didem Tütüncü
Yalın Çağdaş Eşsiz
İrem Özer

18:00
Bellekvari: KuirFest’in Sözlü Tarihi (70’)

19:20
“Kesilmemiş Sahneler: Festivaller, Sansür ve Bağımsız Sinema” söyleşisi
Yalın Çağdaş Eşsiz (moderatör)
Furkant Yurt
Asya Leman

5 Mayıs
14:00
Biz Radyoyu Çok Sevdik (67’)

15:15
Ardımızda Kalanlar (5’)
Bir İstiklâl Hikâyesi (5’)
Koçer (14’)
Vitamin Eksikliği (26’)
Tanıştığıma Memnun Oldum (30’)

16:45
Anadolu’nun Türküsü (66’)

18:00
Seva (54’)

19:00
Hey Hawar (20’)
Yokuş / Hevraz (16’)

19:45
“Barış Akademisyenleri ve Gitmek” söyleşisi
Zerrin Kurtoğlu Şahin
Eylem Çamuroğlu Çığ
Esra Ergüzeloğlu

6 Mayıs

14:00
Yerli Yurtsuz (61’)

15:15
Roman Gibi (63’)

16:30
Bir Kolektifin İzinden (15’)
Kudret (15’)
Taze Değerler (11’)
Mutlu Ayaklar (19’)
Köpek Maması (17’)

18:00
Oyun (70’)

19:20
Le Mohican (87’)

Fransız Filmleri
Robot T-O
Yakın bir gelecekte, zor bir süreçten geçen bir kadın, yapay zekâya sahip bir robotla birlikte çalışmak zorunda kalır. Bu beklenmedik karşılaşma, kişinin hayatını yeniden kurma sürecine dönüşürken, teknoloji ve yalnızlık üzerine güçlü bir toplumsal eleştiri sunar.

Le Mohican
Korsika kıyılarında yaşayan son çobanlardan biri, mafya bağlantılı yatırımcılara topraklarını satmayı reddeder. Bu direniş, onu şiddet dolu bir sürecin içine sürükler ve kaçmaya zorlar. Ada boyunca süren bu kovalamaca, onu bir direniş sembolüne dönüştürür.

Festivalin Diğer Öne Çıkan Unsurları

Festival kapsamında İzmir genelinde birçok farklı mekânda gösterimler düzenlenmektedir:
• Art Venue İzmir
• Türkan Saylan Kültür Merkezi
• Karşıyaka Halkevi
• Tarık Akan Gençlik Merkezi
• APİKAM

Program kapsamında ayrıca şu konular üzerine söyleşiler gerçekleştirilmektedir:
• sinemada yapay zekâ
• sansür mekanizmaları
• emek mücadelesi
• hafıza, göç ve toplumsal direniş

Gösterimler ücretsizdir.

Filmlerimdeki karakterler gibi ben de kusurluyum.

Institut français Türkiye, Othon iş birliği.

Sinema tarihinde daima kendine has bir yönetmen olarak anılan, büyük usta Maurice Pialat’tan özel bir seçki Mayıs ayında İstanbul, İzmir ve Ankara’da!
Pialat’ın filmografisinden önde gelen üç filmi sizlere sunuyoruz:

Yer: Kült Kavaklıdere

📍8 Mayıs Cuma

🎬À nos amours / Aşklarımıza

1983 • 102dk • Kurgu • Drama • Restore edilmiş film • Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı
Oyuncular: Sandrine Bonnaire, Dominique Besnehard

Suzanne, on altı yaşında olan genç bir kızdır. Eğlenmek için birçok erkekle birlikte olan Suzanne, hiçbirini gerçekten sevmeyi başaramaz. Ailesi tarafından da anlaşılmayan Suzanne, evden ayrılmaya karar verir. Ancak bu durum annesinin sinirlerinin bozulmasına neden olur ve erkek kardeşi Robert, ceza olarak onu dövmeye başlar.

 

📍17 Mayıs Pazar

🎬Nous ne vieillirons pas ensemble / Birlikte Yaşlanmayacağız

1971 • 112dk • Kurgu • Drama • Restore edilmiş film • Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı
Oyuncular: Jean Yann, Macha Meril, Marlène Jobert

Jean, «kırk yaşında bir ergen» ve başarısız bir sinemacı; kendisiyle aynı yaştaki Françoise ile evli ve onunla birlikte yaşıyor; bu birlikteliğin sebebi, sevgiden çok korunma ihtiyacı olsa da. Altı yıldır yirmi beş yaşındaki Catherine adında bir metresi var; Catherine ona çok aşık, Jean ise ona bağlı olmasına rağmen ona pek nazik davranmıyor. Film, çatışmalar, tartışmalar, ayrılıklar ve barışmalarla dolu bir çiftin ölümünün hikâyesidir. Ta ki Catherine, bıkkınlık içinde, Jean’dan daha saygın bir adamla evlenmeye karar verip onunla birlikte ayrılana ve Jean’ı umutsuzluğa sürükleyene kadar.

📍24 Mayıs Pazar

🎬Van Gogh

1

1991 • 158dk • Kurgu • Portre • Restore edilmiş film • Film dili Fransızca, İngilizce altyazılı
Oyuncular: Gérard Sety, Alexandra London, Bernard Lecoq, Jacques Dutronc

Ünlü ressam Van Gogh, trenle yaptığı gezinti sırasında vardığı köyde köy doktorunu ziyaret eder. Sanata son derece önem veren bir şahsiyet olan köy doktoru Doktor Gachet, Van Gogh’u evini şereflendirmesi için davet eder. Van Gogh kabul ettiğinde ise sıradışı gelişmeler yaşanmaya başlar. Van Gogh, doktorun güzeller güzeli kızını modeli olarak kullanır ve zamanla aralarında bir ilişki başlar. Ancak ünlü sanatçının tek sorunu bu değildir. Özel hayatı son derece çalkantılı ve sorunlu olan ressam, anbean tükenmektedir.

Maurice Pialat tarafından yönetilen film ünlü ressam Van Gogh’un hayatının son üç ayına odaklanıyor.

Biletler: Biletinial

6. AASSM ULUSLARARASI BAROK MÜZİK FESTİVALİ: Thomas Dunford

📅 Tarih: 28 Nisan Salı
🕢 Saat: 20:00
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Küçük Salon (AASSM)

Bilet fiyatı: 400-500 TL

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin (AASSM) düzenlediği 6. AASSM Uluslararası Barok Müzik Festivali, 28 Nisan 2026 Salı günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek Thomas Dunford resitali ile son buluyor.

1988 yılında Paris’te doğan Thomas Dunford, lavtayı 9 yaşında ilk öğretmeni Claire Antonini sayesinde keşfetti. Lavta, gitar, mızraplı çalgılar ve klavye çalan çok yönlü bir müzisyen; aynı zamanda besteci ve orkestra şefi olan Thomas Dunford, klasik müzikten caza ve çağdaş müziğe uzanan geniş bir repertuvara sahiptir. Dünyaca ünlü Lavta sanatçısı Dunford; Philharmonie de Paris, Berlin Philharmonie, Carnegie Hall, Wigmore Hall, Elbphilharmonie Hamburg, Auditorium de Radio France, Theatre des Champs-Elysees, Festival de Paques d’Aix-en-Provence, BOZAR ve Palau de la Musica Barcelona gibi dünyanın en prestijli salon ve festivallerinde sahneye çıkmaktadır.

Konserin biletleri kultursanat.izmir.bel.tr adresinden, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden satın alınabilir. (Gişeler mesai saatleri içerisinde açıktır. Konser günü AASSM gişesi saat 20.00’ye kadar açık olacaktır.)

Bilet fiyatı: 400-500 TL

Sinema – Üç arkadaş
2024, 117 dakika, Dramatik Komedi
Fransızca, Türkçe altyazılı

16 Mayıs Cumartesi saat 17:00’da

Yönetmen: Emmanuel Mouret
Oyuncular: Camille Cottin, Sara Forestier, India Hair

Filmin konusu

Joan artık Victor’a aşık değildir ve ona karşı dürüst olmamaktan dolayı acı çekmektedir. En yakın arkadaşı Alice onu rahatlatır: kendisi de Eric için hiçbir tutku hissetmemektedir ama yine de ilişkileri harika gitmektedir! Rebecca ile bir ilişkisi olduğundan habersizdir… Joan sonunda Victor’u terk etmeye karar verdiğinde ve Victor ortadan kaybolduğunda, üç arkadaşın hayatı ve hikayeleri altüst olur.

Institut français Ankara, 24 – 30 Nisan 2026 tarihleri arası gerçekleşecek olan 14. Engelsiz Filmler Festivali‘ni, Aznavour ve Boş Kare 2 Fransız filmlerle desteklemektedir.

Yer: Goethe Enstitut, Kızılay

26 Nisan Pazar, 14:00
Aznavour
Yönetmenler: Mehdi Idir, Grand Corps Malade
Fransa, 2024, 134 dakika, Fransızca; Türkçe ayrıntılı altyazı, Türkçe sesli betimleme

Yoksul çocukluğundan şöhret basamaklarını tırmanışına, zaferlerinden yenilgilerine, Paris’ten New York’a benzersiz bir sanatçının yolculuğunu keşfetmeye hazır olun. Samimi, etkileyici, hassas ama dayanıklı, son anına kadar kendisini sanatına adamış olan tüm zamanların en iyi ses sanatçılarından biri olan Aznavour’un hikâyesi.

 

25 Nisan Cumartesi, 19:45 ve 28 Nisan Salı, 17:30
Boş Kare
Yönetmen: Thibault Chollet
Fransa, 2025, 12 dakika, Renkli, Fransızca; Türkçe ayrıntılı altyazı, İngilizce altyazı

* Filmler; görme engelliler için sesli betimleme, işitme engelliler için ayrıntılı altyazı ve işaret dili eşliğinde, ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşmaktadır.

 

Festival:

Sinemada erişilebilirliği bir tercih değil, kültürel bir sorumluluk olarak gören Engelsiz Filmler Festivali, 2019 yılından bu yana Avrupa’nın öncü festivalleriyle birlikte BE IN! Network of Accessible Film Festivals çatısı altında güçlerini birleştiriyor. Türkiye, İspanya, Almanya, İngiltere, Polonya ve Belçika’dan altı kurucu festivalin ortak vizyonuyla şekillenen bu ağ; sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve erişilebilir mekanlar gibi uygulamaların ötesine geçerek kültürel katılım hakkını savunmayı sürdürüyor.

Festivalin programı için tıklayın.

Sinema – Aşklarımıza
1983, 102 dakika, Dram
Fransızca, Türkçe altyazılı

25 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
22 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
6 Haziran Cumartesi saat 16:00’da

Yönetmen: Maurice Pialat
Oyuncular: Sandrine Bonnaire, Maurice Pialat, Évelyne Ker

Filmin konusu:
Suzanne, sırf eğlence için birçok farklı erkekle beraber olan ama onları gerçekten sevmeyi beceremeyen 15 yaşında bir genç kızdır. Ailesi onu anlamamaktadır. Babası davranışlarını beğenmemektedir. Dışarıdan eve geldiğinde annesi biraz sinirli bir kişiye dönüşmektedir ve bu nedenle de Suzanne’ın abisi ceza olarak onu dövmeye başlar.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

Sinema – Fanon
2024, 133 dakika, Biyografi
Fransızca, Türkçe altyazılı

25 Nisan Cumartesi saat 16:00’da
16 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da
6 Haziran Cumartesi saat 19:00’da

Yönetmen: Jean-Claude Barny
Oyuncular: Alexandre Bouyer, Déborah François, Stanislas Merhar, Mehdi Senoussi

Filmin konusu:

Fransız bir psikiyatrist olan Martinik asıllı Frantz Fanon, Cezayir’deki Blida psikiyatri hastanesine servis şefi olarak atanır. Sömürgecilik bağlamında yöntemleri diğer doktorlarınkilerle tezat oluşturmaktadır. İnsanlık adına verilen bir mücadelenin yaşandığı, Cezayir Savaşı’nın kalbinde geçen bir biyografik film.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

 

SERGİ ǀ Kadın Gözüyle Fransa Tarihi
01/04 – 31/05/2026

Institut français İzmir Koridorları

Fransa tarihine damga vuran kadınlar kimlerdi ? Jeanne d’Arc, Olympe de Gouges, Simone Veil, birkaç kişi daha… hepsi bu kadar. Gerçekten mi? Erkekler tarafından yazılan resmi tarih, birkaç istisnai ikincil rol dışında kadınların sadece tarihe figüranlık yaptıkları izlenimini veriyor. Artık gerçeği ortaya çıkarma zamanı geldi, çünkü her dönemde, tanınmış ya da isimsiz olsun, kadınlar her zaman oradaydı: harekete geçtiler, çalıştılar, yarattılar, direndiler, hakları için ama aynı zamanda ülkeleri için de savaştılar!

Bunları görünür kılmak amacıyla, 1 Nisan’dan 31 Mayıs’a kadar Institut français İzmir’de ziyaret edilebilecek “Kadın Gözüyle Fransa Tarihi” sergisi, tarihimizin zenginleştirilmiş bir anlatımını sunarak gerçekliğin daha kapsamlı bir temsilini sağlıyor; bu, kadın-erkek eşitliği için verilen uzun mücadelede vazgeçilmez bir adımdır.

Sandrine Mirza’nın yazdığı, Blanche Sabbah’ın resimlediği ve Casterman yayınevi tarafından yayınlanan “Histoire de France au féminin” adlı çizgi romana adanmış bu sergi, kadınlara Fransa tarihinde hak ettikleri yeri geri kazandırıyor.

Institut français’nin koridorlarında görebilirsiniz.

Giriş ücretsizdir.

Sınıf gezileri için lütfen mediatheque.izmir@ifturquie.org adresinden bizimle iletişime geçiniz.

Pazartesi’den Cumartesi’ye, saat 10:00 ile 19:00 arası

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

 

Sinema – Son an
2025, 105 dakika, Romantik Komedi, Fantastik
Fransızca, Türkçe altyazılı

24 Nisan Cuma saat 19:00’da
16 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
23 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da

Yönetmen: Alice Vial
Oyuncular: Jonathan Cohen, Magalie Lépine-Blondeau

Filmin konusu:

Palyatif doktoru Elsa’nın sıra dışı yetenekleri vardır. Ölüleri görebilen kadın, onların bu dünyadan geçişine yardımcı olur. Bu sıra dışı yeteneği sebebiyle hayatında aşka yer vermez. Fakat bir gün gizemli ve çekici Oscar ile tanışmasıyla hayatı beklenmedik bir yönde ilerlemeye başlar. Elsa, Oscar’a yardım etmeye çalışırken aralarında tuhaf, büyüleyici ve yer yer huzursuz edici bir romantik bağ doğar.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Sinema – Aman Tanrım
2024, 90 dakika, Drama
Fransızca, Türkçe altyazılı

11 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
18 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
26 Haziran Cuma saat 19:00’da

Yönetmen: Louise Courvoisier
Oyuncular: Clément Faveau, Luna Garret, Mathis Bernard

Filmin konusu:

18 yaşındaki Totone, vaktinin çoğunu Jura’da arkadaş grubuyla bira içip eğlenerek geçirmektedir. Ancak gerçekler onu yakalar: 7 yaşındaki kız kardeşine bakmalı ve geçimini sağlamanın bir yolunu bulmalıdır. Bölgenin en iyi Comté peynirini yaparak tarım yarışmasını ve 30.000 avroluk ödülü kazanmayı kafasına koyar.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Sinema – Üç arkadaş
2024, 117 dakika, Dramatik Komedi
Fransızca, Türkçe altyazılı

11 Nisan Cumartesi saat 16:00’da
23 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
27 Haziran Cumartesi saat 16:00’da

Yönetmen: Emmanuel Mouret
Oyuncular: Camille Cottin, Sara Forestier, India Hair

Filmin konusu

Joan artık Victor’a aşık değildir ve ona karşı dürüst olmamaktan dolayı acı çekmektedir. En yakın arkadaşı Alice onu rahatlatır: kendisi de Eric için hiçbir tutku hissetmemektedir ama yine de ilişkileri harika gitmektedir! Rebecca ile bir ilişkisi olduğundan habersizdir… Joan sonunda Victor’u terk etmeye karar verdiğinde ve Victor ortadan kaybolduğunda, üç arkadaşın hayatı ve hikayeleri altüst olur.

Fragman

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

Özel gösterim
Becho o la extraordinaria aparición de la Cumparsita
18 Nisan Cumartesi saat 16:00’da
Institut français sinema salonunda

Frankofoni ayı kapsamında, Institut français ve Uruguay Türkiye büyükelçiliği sizleri bir özel gösterime davet etmekten mutluluk duyarlar.

2024 | Yönetmen Pepe Infantozzi | Animasyon | 70dk | Film dili İspanyolca, Fransızca altyazılı

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.

Filmin konusu

Becho, eşsiz bir yeteneğe sahip bir çocuktur: tutkuyu, müzikten ve hayattaki yoğun anlardan doğan parlak bir enerji olarak algılar. Film, Montevideo’dan Paris’e uzanan büyülü yolculuğunu anlatır ve bu yolculuk, hayalleri, duyguları ve kaderi harmanlayan, Gerardo Matos Rodríguez’in ünlü 1917 Uruguay tangosu La Cumparsita’nın yaratılmasıyla sonuçlanır.

 

Konferans – Marie NDiaye
Marie Ndiaye: Sessizlik ve direnç arasında kadınların sesi
16 Nisan Perşembe saat 19:00’da
Minoa Pera

Institut français Türkiye, “Üç güçlü kadın” romanıyla 2009 Goncourt ödülüne layık görülen Marie NDiaye’yi ağırlamaktan mutluluk duyuyor! Programda, konferanslar, edebiyat buluşmaları yer alıyor.

Yazar, ayrıca, Türkiye’nin Goncourt Seçimi’nin 3. edisyonunda jüri başkanlığını üstlenecek ve kazananı 13 Nisan’da Ankara’da düzenlenecek basın toplantısında açıklayacak.

“Marie Ndiaye: Sessizlik ve direnç arasında kadınların sesi” adlı konferans 16 Nisan Perşembe günü saat 19:00’da Minoa Pera kitabevinde gerçekleşecek.

Everest yayınları ve Minoa kitabevininin desteğiyle gerçekleşen konferansta, Türkiye Fransız Kültür Merkezi, sizi 2009 Goncourt Ödüllü Marie NDiaye’nin dünyasını kadın direnişinin merceğinden keşfetmeye davet ediyor. “Üç Güçlü Kadın”daki kahramanların kararlılığından “İntikam Benimdir”deki avukatın hakikat arayışına kadar, Marie NDiaye baskı mekanizmalarını ve insan onurunun beklenmedik kaynaklarını derinlemesine inceliyor.

Konferansta, yazının, ailevi veya sosyal sessizlikleri nasıl kırarak, hayatın kırılganlaştırmaya çalıştığı kadınlara kimlik ve egemenliklerini geri kazandırdığını sorgulayacağız.

Oturumun moderatörlüğünü, çevirmen ve tercüman Ebru Erbaş, ve Saadet Özen Everest Yayınları’nın yayıncısı ve yayın yönetmeni üstlenecektir.

Etkinlik Fransızca gerçekleşecektir, çeviri yapılmayacaktır.

Kayıt zorunludur.

 

Biyografi

photo F. Mantovani Gallimard COUL

Marie NDiaye bir yazardır.
Annesi Fransız, babası Senegalli olan NDiaye, tarihçi Pap NDiaye’nin (1965) kız kardeşidir. Yazar Jean-Yves Cendrey (1957) ile evli olan NDiaye’nin üç çocuğu vardır. Babası, Marie henüz bir yaşındayken Fransa’yı terk edip Afrika’ya yerleşmiştir. Bu nedenle Marie ve erkek kardeşi, doğa bilimleri öğretmeni olan anneleri tarafından büyütülmüştür.

12-13 yaşlarında yazmaya başlayan Marie, ilk eseri “Quant au riche avenir” (1985) Éditions de Minuit tarafından yayınlandığında henüz 18 yaşındaydı. Sorbonne’da dilbilim okudu ve Fransa Akademisi’nden bir yıllık burs kazanarak Roma’daki Villa Médicis’te eğitim gördü.

1990 yılında yayınlanan “En famille” adlı romanı büyük başarı elde etti ve 2001 yılında “Rosie Carpe” adlı romanıyla Femina Ödülü’nü kazanarak başarısını taçlandırdı.

Marie NDiaye öncelikle bir romancı olmakla birlikte, tiyatro için de yazmıştır, özellikle Comédie Française’nin repertuarında yer alan “Papa doit manger” (2003) adlı oyun.
Ayrıca 2004 yılında “Tous mes amis” adlı bir öykü koleksiyonu ve üç gençlik romanı yayınladı: “La Diablesse et son enfant” (2000), “Le Paradis de Prunelle” (2003) ve “Le Souhait” (2005). 2009 yılında yeni bir deneyime imza atarak Claire Denis’in “White Material” filminin senaryosunun yazımına katıldı.

2009 yılında “Trois femmes puissantes” (Üç Güçlü Kadın) adlı romanıyla Goncourt Ödülü’nü kazandı. Romanın ilk baskısı 15.000 adetti, ancak on kez yeniden basıldıktan sonra 440.000 adede ulaştı.
2013 yılında, büyükannesi siyahi olan üç nesil kadının çalkantılı kaderini anlatan “Ladivine” adlı romanını yayınladı. Roman, Madame Figaro’nun Büyük Kahramanlık Ödülü’nü aldı.
Marie NDiaye, Bastia Arte Mare festivalinde tüm eserleri için 2018 Ulysse Ödülü’nü aldı.
2007 yılında kocasıyla birlikte Berlin’e yerleşti. İkili, “Puzzle” (2007) adlı üç tiyatro oyunu yazdı.

Yazarın Türkçeye çevrilen kitapları :

Üç Güçlü Kadın / Trois femmes puissantes

İntikam Benimdir / La vengeance m’appartient

Konferans – Marie NDiaye
Sesler ve bakışlar : Marie Ndiaye ile söyleşi
16 Nisan Perşembe saat 14:00-16:00 saatleri arasında
Galatasaray Üniversitesi – Aydın Doğan Konferans Salonu

Institut français Türkiye, “Üç güçlü kadın” romanıyla 2009 Goncourt ödülüne layık görülen Marie NDiaye’yi ağırlamaktan mutluluk duyuyor! Programda, konferanslar, edebiyat buluşmaları yer alıyor.

Yazar, ayrıca, Türkiye’nin Goncourt Seçimi’nin 3. edisyonunda jüri başkanlığını üstlenecek ve kazananı 13 Nisan’da Ankara’da düzenlenecek basın toplantısında açıklayacak.

“Sesler ve bakışlar : Marie Ndiaye ile söyleşi” adlı ilk konferans 16 Nisan Perşembe günü saat 14:00-16:00 saatleri arasında Aydın Doğan Konferans salonunda gerçekleşecek.

Bu buluşmada, günümüz Fransız edebiyatının vazgeçilmez isimlerinden biri haline gelen yazarın eserleri ele alınacak; etkinlik, moderatörün ve izleyicilerin sorularıyla zenginleşecek söyleşi ile devam edecektir.

Konferansın moderatörlüğünü Galatasaray Üniversitesi Karşılaştırmalı Dilbilim ve LEA Bölümü öğretim üyesi Gülseren Şen-Dağtekin üstlenecek.

Kayıt zorunludur.

Etkinlik Fransızca gerçekleşecektir, çeviri yapılmayacaktır.

Biyografi

photo F. Mantovani Gallimard COUL

Marie NDiaye bir yazardır.
Annesi Fransız, babası Senegalli olan NDiaye, tarihçi Pap NDiaye’nin (1965) kız kardeşidir. Yazar Jean-Yves Cendrey (1957) ile evli olan NDiaye’nin üç çocuğu vardır. Babası, Marie henüz bir yaşındayken Fransa’yı terk edip Afrika’ya yerleşmiştir. Bu nedenle Marie ve erkek kardeşi, doğa bilimleri öğretmeni olan anneleri tarafından büyütülmüştür.

12-13 yaşlarında yazmaya başlayan Marie, ilk eseri “Quant au riche avenir” (1985) Éditions de Minuit tarafından yayınlandığında henüz 18 yaşındaydı. Sorbonne’da dilbilim okudu ve Fransa Akademisi’nden bir yıllık burs kazanarak Roma’daki Villa Médicis’te eğitim gördü.

1990 yılında yayınlanan “En famille” adlı romanı büyük başarı elde etti ve 2001 yılında “Rosie Carpe” adlı romanıyla Femina Ödülü’nü kazanarak başarısını taçlandırdı.

Marie NDiaye öncelikle bir romancı olmakla birlikte, tiyatro için de yazmıştır, özellikle Comédie Française’nin repertuarında yer alan “Papa doit manger” (2003) adlı oyun.
Ayrıca 2004 yılında “Tous mes amis” adlı bir öykü koleksiyonu ve üç gençlik romanı yayınladı: “La Diablesse et son enfant” (2000), “Le Paradis de Prunelle” (2003) ve “Le Souhait” (2005). 2009 yılında yeni bir deneyime imza atarak Claire Denis’in “White Material” filminin senaryosunun yazımına katıldı.

2009 yılında “Trois femmes puissantes” (Üç Güçlü Kadın) adlı romanıyla Goncourt Ödülü’nü kazandı. Romanın ilk baskısı 15.000 adetti, ancak on kez yeniden basıldıktan sonra 440.000 adede ulaştı.
2013 yılında, büyükannesi siyahi olan üç nesil kadının çalkantılı kaderini anlatan “Ladivine” adlı romanını yayınladı. Roman, Madame Figaro’nun Büyük Kahramanlık Ödülü’nü aldı.
Marie NDiaye, Bastia Arte Mare festivalinde tüm eserleri için 2018 Ulysse Ödülü’nü aldı.
2007 yılında kocasıyla birlikte Berlin’e yerleşti. İkili, “Puzzle” (2007) adlı üç tiyatro oyunu yazdı.

Yazarın Türkçeye çevrilen kitapları :

Üç Güçlü Kadın / Trois femmes puissantes

İntikam Benimdir / La vengeance m’appartient

İzmir Uluslararası Mülteci Filmleri Festivali

14-18 Nisan 2026
Institut français İzmir

Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali’nin beşincisi, 14-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşiyor.

Festival programında, dünyanın dört bir yanından mülteci hikayelerini sunan kısa, orta ve uzun metrajlı 48 film (kurmaca, belgesel ve animasyon türlerinde) yer alıyor.

Geçmiş festivallerde olduğu gibi, filmlerin yönetmenleri ve oyuncularıyla gerçekleşecek söyleşilerde, filmlerde işlenen konular üzerine derinlemesine tartışmalar yapılacak.

14 Nisan Salı günü saat 19:00’da, Olivier Meys tarafından yönetilen Fransa ve Belçika yapımı Jahia’nın Yazı filmi gösterilecek. 17 Nisan Cuma günü saat 19 :00’da Aurel tarafından yönetilen Fransa yapımı Josep filmi gösterilecek.

Giriş ücretsizdir.

Program

Micro-Folie (Küçük Çılgınlık), yeniden sizlerle buluşuyor!

Bu yenilikçi kültür projesi, ziyaretçilerine büyük Fransız kültür kurumlarının eşsiz koleksiyonlarını dijital ortamda keşfetme fırsatı sunar. Tablet eşliğinde, dünyaca ünlü müzeleri keşfederken aynı zamanda sunulan eğlenceli aktivitelerle keyifli bir deneyim yaşarsınız.

Aynı zamanda yeni eserlerin yaratımını teşvik eden, paylaşım ve etkileşimi destekleyen samimi ve canlı bir buluşma alanıdır.

En az 8 kişilik bir grup oluşturarak Micro-Folie’yi ücretsiz keşfedebilirsiniz.

Kayıt için:
ulker.ozdemir@ifturquie.org

  • Micro-Folie: Sous le ciel de Paris
  • Micro-Folie: Château de Versailles
  • Micro-Folie: La cathédrale Notre-Dame de Paris : d’hier et d’aujourd’hui

Institut français Ankara, Frankofoni 2026 kapsamında, Ceviri Münakaşası’nın üçüncüsünü başlattı.

Yarışmaya katılan  ve Laurent Mauvignier’in La Maison Vide eserinden bir bölümü çeviren dokuz tercümanlık bölümü öğrencisi arasından kazananın belirlenmesine davetlisiniz.

24 nisan Cuma, saat 18.00’de
Yer : B2 Kültür Salonu

Hacettepe, Kırıkkale ve Bilkent Üniversiteleri ile iş birliği.

Sinemanın en saf haline doğru bir yola çıkıyoruz!
Tarihinin en sarsıcı ve en saf anlatılarından biri: Robert Bresson’dan “Rastgele Balthazar” bir Othon sunumuyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de!

Rastgele Balthazar, bir eşeğin ve onunla yolu kesişen insanların hikâyesi üzerinden insan doğasına, masumiyete ve acıya dair bizlere unutulmaz bir alegori sunuyor.

Bu unutulmaz başyapıta beyaz perdede şahit olmak, zamanın ötesinde bir deneyim yaşamak ve sinemanın en duru anlatılarından birine temas etmek için Balthazar’ın huzurunda buluşuyoruz.

İstanbul ve Ankara:

🎟 Biletinial
🗓 26.04.2026 Pazar
📍 Kült Kavaklıdere ⏰ 17.15

Institut français Ankara, Clermont-Ferrand Uluslararası Kısa Film Festivali’nden seçtiği filmlerle AFSAD’ın 15 – 20 Nisan 2026 tarihleri arası düzenlendiği (Ankara Fotoğrafçılar Derneği) 9. kısa film festivaline katılıyor.

Clermont-Ferrand Festivali’nde gösterilecek kısa filmler, 17 Nisan Cuma günü Ankara sinemaseverlerle buluşacak.

Yer: Büyülü Fener Sinemaları – Kızılay

Program için tıklayın

24–25 Nisan 2026, ATO Congresium, Ankara
Giriş ücretsiz

İnsan zekâsı (Brain) ile yapay zekânın (AI) kesişimi. Etkinlik, güçlü markalar inşa eden zihinlerin yapay zekâ ile kurduğu ilişkiyi, bu teknolojiyi nasıl yönlendirdiğini ve dönüştürdüğünü ele almayı hedeflemektedir.

Institut français Ankara 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na yapay zeka ile kültür ve sanatın kesişme noktasında çalışmalar yürüten bir girişimci, yazar, öğretim görevlisi ve sanatçı olan Marion Carré ile katılmaktadır.

Marion Carré, 25 Nisan 2026 Cumartesi saat 16.30’da “Nesneler Konuştuğunda: Yapaz Zeka Markaların Yarattıklarına Nasıl Ses Veriyor?” temalı konferansına katılacaktır.

 

Ask Mona 

Carré, 2017 yılında kurulan ve yapay zekayı kültürel kurumların hizmetine sunan Ask Mona şirketinin kurucu ortağı ve başkanıdır.

Ne Yapar? Müze, anıt ve tiyatro gibi kültürel mekanlar için yapay zeka destekli sohbet robotları (chatbot) geliştirir.

Başarıları: Louvre Müzesi, Kolezyum ve Eyfel Kulesi gibi 200’den fazla kurumla çalışmıştır. Bu araçlar, ziyaretçilerin doğal dilde sorular sormasına ve kişiselleştirilmiş yanıtlar almasına olanak tanıyarak kültürel erişilebilirliği artırmayı hedefler.

 

KENT SANATI PROJESİ – Flamingo Hattı
11/04 – 10/06/2026

Institut français İzmir Sergi Salonu ve Dış Cephe Panoları

25/04 – 30/07/2026
Bayetav Sanat  

04/06 – 19/06/2026
Konak Modern  

Projenin ilk ayağı olarak 11 Nisan’da açılışı yapılan Joël Martial sergisini sanatçının sesinden Fransızca olarak ve Türkçe seslendirme ile sesli olarak ziyaret edebilirsiniz.

Projede yer alan Fransız ve Türk Sanatçılar :

  • Joël Martial
  • Thomas Santini
  • Joachim Romain
  • Hydrane
  • Liana Perez
  • Sacha Rey
  • Cécile Jaillard
  • Canavar
  • Cenkhan Aksoy
  • Tan Taşpolatoğlu
  • Eylül Deniz Ergün
  • Janset Evcimen
  • Kaan Bağcı
  • Rojbin Deniz Özyürek
  • Suatilyus
  • Sümeyye Bıyıklı

Flamingo Hattı, Fransa ve Türkiye’den sanatçıları bir araya getirerek uluslararası bir üretim ve karşılaşma zemini kuran bir kent sanatı projesi olarak İzmir’de hayata geçiyor. Ekoloji teması etrafında şekillenen proje, kentin farklı noktalarına yayılarak kamusal alanı bir üretim ve karşılaşma zeminine dönüştürüyor.

Bornova, Darağaç ve Alsancak’ta konumlanan Flamingo Hattı; sergiler, duvar resimleri, fotoğraf yerleştirmeleri, sokak yerleştirmeleri, atölyeler, açık çağrı programı ve film gösterimleriyle çok katmanlı bir sanat deneyimi sunuyor. Proje, yalnızca belirli mekânlarla sınırlı kalmayarak sokaklara, duvarlara uzandığı için gündelik kent yaşamının içine karışıyor. Flamingo Hattı, ekoloji etrafında şekillenen bir kültür mozaiği içinde kent hikâyelerine yeni katmanlar eklerken, şehir ile hafızanın iç içe geçmiş yapısına farklı bir bakış sunuyor.

İzmir’in kamusal alanlarında gerçekleşecek uygulamalar, sanat ile gündelik yaşam arasında yeni karşılaşmalar yaratmayı amaçlıyor. Kentin farklı semtlerine yayılan bu hat, izleyiciyi belirli bir rota izlemeye davet etmekten çok, şehrin içinde dolaşırken karşılaşılan anlara odaklanıyor.

Flamingo Hattı kapsamında Fransız sanatçı Joël Martial, flamingo temalı eserlerini Institut français İzmir Sergi Salonu ve dış cephe panolarında sergilerken; Hydrane, Cécile Jaillard ve Liana Perez’in duvar resimleri ile Sacha Rey’in fotoğraf yerleştirmeleri Fransız Sokağı’nda kamusal alana taşınıyor.

Projede ayrıca Fransa’dan Thomas Santini, Joachim Romain ve Cécile Jaillard; Türkiye’den Canavar, Cenkhan Aksoy, Eylül Deniz Ergün, Janset Evcimen, Kaan Bağcı, Rojbin Deniz Özyürek, Suatilyus, Sümeyye Bıyıklı ve Tan Taşpolatoğlu yer alıyor.

ArtMeet, BAYETAV Sanat ve Darağaç Kolektifi iş birliğiyle; Bornova Belediyesi, Konak Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Özel Tevfik Fikret Okulları’nın desteğiyle hayata geçirilen Flamingo Hattı, İzmir’i yaşayan bir sanat hattına dönüştürmeyi hedefliyor.

Institut français İzmir Sergi salonu Pazartesi’den Cumartesi’ye saat 10:00-19:00* arası ziyarete açıktır. 

*Özel günler ve resmi tatillerde değişiklik olabilir, lütfen ziyaretiniz öncesinde arayıp bilgi alınız.

Sergi afiş illüstrasyonu Ali Çetinkaya tarafından yapılmıştır. 

Nisan-Haziran Sinema Programı
11/04-27/06/2026
Institut français sinema salonunda

Yaz yaklaşırken, çağdaş keşiflerle restore edilmiş klasikleri bir arada izlemeye hazır olun! İşte keşfedilecek filmlerden kısa bir seçki:

Aşklarımıza (À nos amours) – Maurice Pialat : Özgürlük arayışındaki bir gençliğin sert ve elektrik yüklü portresi; natüralizmin başyapıtlarından biri.

Aman Tanrım (Vingt Dieux) (Louise Courvoisier, Cannes 2024 Gençlik Ödülü): Jura bölgesinde geçen, öğrenmenin ve toprağın iç içe geçtiği kırsal bir büyüme hikâyesi.

Fanon – Jean-Claude Barny: Cezayir Savaşı’nın ortasında, ünlü psikiyatristin hümanist ve devrimci mücadelesini anlatan güçlü bir biyografi.

Son An (L’Âme idéale) – Alice Vial: Fransa’da izleyiciyi derinden etkileyen, görünmez bağların güzelliğini keşfeden romantik ve fantastik bir masal.

Üç Arkadaş (Trois amies) – Emmanuel Mouret: Üç kadının aşk hayatlarının kesiştiği, incelikli ve ironik bir komedi-dram.

Krallık (Le Royaume) – Julien Colonna: Korsika’da bir klan savaşının ortasında, kaçış halindeki bir baba ile kızının yeniden bağ kurma çabasını anlatan dokunaklı bir hikâye

Program

Üç Arkadaş
11 Nisan Cumartesi saat 16:00’da
23 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
27 Haziran Cumartesi saat 16:00’da

Aman Tanrım
11 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
18 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
26 Haziran Cuma saat 19:00’da

Son An
24 Nisan Cuma saat 19:00’da
16 Mayıs Cumartesi saat 19:00’da
23 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da

Fanon
25 Nisan Cumartesi saat 16:00’da
16 Mayıs Cumartesi saat 16:00’da
6 Haziran Cumartesi saat 19:00’da

Aşklarımıza
25 Nisan Cumartesi saat 19:00’da
22 Mayıs Cuma saat 19:00’da
6 Haziran Cumartesi saat 16:00’da

Krallık
15 Mayıs Cuma saat 19:00’da
5 Haziran Cuma saat 19:00’da
27 Haziran Cumartesi saat 19:00’da

Institut francais Sinema&kütüphane kartını satın alın ve en iyi Fransiz filmlerini keşfedin! Daha fazla bilgi icin kütüphaneye danışın!

*Sinema biletleri seanstan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor.
*Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
*Ödemeler kredi kartı ile yapılıyor.

YUVARLAK MASA ǀ Marie NDIAYE, Güldenay SONUMUT ve Prof.Dr. Ayşen UYSAL

14 Nisan 2026, 18:00
Mistral – Lucien Arkas Sanat Merkezi
Çınarlı Mah. Ankara Asfaltı Cd. Arkas Mistral Binası Avm No: 15/1AA (Çarşı girişi 1.kat) Konak

Institut français İzmir, Türkiye’nin Goncourt seçimi kapsamında ünlü Fransız yazar Marie NDIAYE’yi ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

Institut français İzmir, Lucien Arkas Sanat Merkezi ile işbirliği içinde, sizleri 14 Nisan 2026 salı günü saat 18.00’de Konak’taki Mistral Binası’nda bulunan Lucien Arkas Sanat Merkezi’nin konferans salonunda, ünlü yazar Marie NDiaye’nin katılımıyla “Üç Güçlü Kadının Buluşması” temalı özel bir yuvarlak masa toplantısına davet ediyor.

Birbirini tamamlayan yaşam öyküleri ve bakış açılarına sahip bu üç kadın, bu eşsiz buluşmada bir araya gelecek. 2009 Goncourt Ödülü sahibi ve çağdaş edebiyatın önemli isimlerinden Marie NDiaye, güncel olayların tam ortasında yer alan gazeteci Güldenay Sonumut ve sosyal ve siyasi dinamikler uzmanı siyaset bilimi profesörü Ayşen Uysal ile bir söyleşi gerçekleştirecek.

Kaçırılmaması gereken bir düşünme, diyalog ve ilham anına davetlisiniz.

Konferans dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.
Giriş ücretsizdir.

Biyografi

photo F. Mantovani Gallimard COUL

Marie NDiaye bir yazardır.
Annesi Fransız, babası Senegalli olan NDiaye, tarihçi Pap NDiaye’nin (1965) kız kardeşidir. Yazar Jean-Yves Cendrey (1957) ile evli olan NDiaye’nin üç çocuğu vardır.
Babası, Marie henüz bir yaşındayken Fransa’yı terk edip Afrika’ya yerleşmiştir. Bu nedenle Marie ve erkek kardeşi, doğa bilimleri öğretmeni olan anneleri tarafından büyütülmüştür.
12-13 yaşlarında yazmaya başlayan Marie, ilk eseri “Quant au riche avenir” (1985) Éditions de Minuit tarafından yayınlandığında henüz 18 yaşındaydı. Sorbonne’da dilbilim okudu ve Fransa Akademisi’nden bir yıllık burs kazanarak Roma’daki Villa Médicis’te eğitim gördü.
1990 yılında yayınlanan “En famille” adlı romanı büyük başarı elde etti ve 2001 yılında “Rosie Carpe” adlı romanıyla Femina Ödülü’nü kazanarak başarısını taçlandırdı.
Marie NDiaye öncelikle bir romancı olmakla birlikte, tiyatro için de yazmıştır, özellikle Comédie Française’nin repertuarında yer alan “Papa doit manger” (2003) adlı oyun.
Ayrıca 2004 yılında “Tous mes amis” adlı bir öykü koleksiyonu ve üç gençlik romanı yayınladı: “La Diablesse et son enfant” (2000), “Le Paradis de Prunelle” (2003) ve “Le Souhait” (2005). 2009 yılında yeni bir deneyime imza atarak Claire Denis’in “White Material” filminin senaryosunun yazımına katıldı.
2009 yılında “Trois femmes puissantes” (Üç Güçlü Kadın) adlı romanıyla Goncourt Ödülü’nü kazandı. Romanın ilk baskısı 15.000 adetti, ancak on kez yeniden basıldıktan sonra 440.000 adede ulaştı.
2013 yılında, büyükannesi siyahi olan üç nesil kadının çalkantılı kaderini anlatan “Ladivine” adlı romanını yayınladı. Roman, Madame Figaro’nun Büyük Kahramanlık Ödülü’nü aldı.
Marie NDiaye, Bastia Arte Mare festivalinde tüm eserleri için 2018 Ulysse Ödülü’nü aldı.
2007 yılında kocasıyla birlikte Berlin’e yerleşti. İkili, “Puzzle” (2007) adlı üç tiyatro oyunu yazdı.

Yazarın Türkçeye çevrilen kitapları :

  • Üç Güçlü Kadın / Trois femmes puissantes
  • İntikam Benimdir / La vengeance m’appartient

Ayşen Uysal, Türkiye’de Dokuz Eylül Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde profesördür. Aynı zamanda CERI-Sciences Po ve CRESPPA-CSU bünyesinde araştırmacı olarak görev yapmaktadır.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Uysal, yüksek lisans (Master 2) ve doktora eğitimini Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 2020-2022 yılları arasında Sciences Po Paris-CERI’de çalışmıştır.

Başlıca eserleri şunlardır:

  • Sokakta Siyaset Yapmak. Türkiye’de Sokak Gösterileri, Göstericiler ve Polis (Éditions du Croquant, 2019)
  • Türkiye’de İhbar (2006-2021). Bir Gözetim ve Baskı Mekanizması (Les Études du CERI, 2025)

Güldenay Sonumut, Türkiye merkezli bir gazeteci ve yapımcıdır. Ulusal ve uluslararası medyada otuz yılı aşkın deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca Star TV, Show TV ve Kanal D gibi önde gelen Türk televizyon kanallarında çalışmış, ayrıca NTV’nin kurucu ekibinde yer almıştır.

2009 yılında ulusal medyadan ayrılarak Sky News bünyesine katılmış ve Türkiye’yi uluslararası izleyicilere aktaran bir haber kanalında görev almıştır.

2024 yılından bu yana Türkiye’de Česká televize için yapımcı olarak çalışmaktadır. Ayrıca Middle East Eye ve Anka Review için yazılar kaleme almakta; ARTE başta olmak üzere Avrupa medyası için belgesel ve editoryal projelere katkıda bulunmaktadır.

Diplomasi, siyaset, jeopolitik ve toplumsal konular üzerine uzmanlaşan Sonumut, Türkiye’nin farklı bölgelerinde sahadan düzenli olarak haber yapmakta ve analiz ile röportajı birleştiren içerikler üretmektedir.

 

Fikirler Gecesi
Sergi – Beden olmak
09.04-10.05.2026
Institut français sergi salonunda

Fikirler Gecesi kapsamında, Institut français Türkiye ve Fransız Pierre Loti Lisesi, sizi sanat dersi öğrencilerinin hazırladığı « Beden olmak » başlıklı sergiye davet etmekten mutluluk duyar. Sergi, 9 Nisan – 10 Mayıs 2026 tarihleri arasında, Institut français  sergi salonunda  ziyaret edilebilir.

Beden Olmak, var olma fikri etrafında, bedenlerin artık birer sınır olmaktan çıkıp birer geçide dönüştüğü o anı keşfeder.

Bu sergi, hareketlerin, varlıkların ve maddelerin birbirleriyle temas ettiği ve birlikte titreştiği anda nelerin ortaya çıktığını sorgular.

Beden Olmak, tıpkı tırmanışta yolu açan kişi gibi, hem fiziksel hem de simgesel ittifaklar kurmayı; ortak bir ivmenin içinde kendini bırakmayı ve sınır sandığımız yerlerde duyumsal yeni patikalar çizmeyi ifade eder. Burada beden, bir eyleme, bir eşiğe ve birlikte paylaşılabilecek bir olasılığın sanatsal deneyimine dönüşür.

Sanatçılar:

Duru Doyurur
Lina El Suudi
Rana Gog
Nicolas Narcy
İdil Nebioğlu
Derin Aslan
Rüzgar Duyan
Melek Eskil
Pauline Fossat
Yeliz Işın
Taiisia Kesareva
David Lardenois
Robin Talmon-Laroderie
Balkan Barış Tuncer
Mireille Paternoster
Victor Arnaud

Giriş serbesttir.

Ziyaret saatleri: Pazartesi-Cumartesi, saat 10:00-18:00 saatleri arasında

Venedik, Doğu’nun Venedik’i (Venise, l’Orientale)

Ankara konser tarihi: 26 Nisan 2026 Pazar, 20.00
Yer: Doğan Taşdelen ÇSM, J.F. Kennedy Cd. No 4 – Kavaklıdere
Etkinlik ücretsizdir: Biletler gösterimin yapılacağı tarihten 1 gün önce sabah 09.00 itibari bu linkten etkinlik adıyla temin edilebilir.

  • Sedef Erçetin, viyolonsel
  • Tahir Aydoğdu, kanun
  • Gabriele Natilla, archiluth

Venise, l’Orientale, Rönesans ve Barok dönem Avrupa müziği ile aynı döneme ait Osmanlı müziği arasındaki paralellikleri keşfeden bir müzik projesidir.

Farklı ancak tarihsel olarak bağlantılı gelenekler arasındaki ince diyalog aracılığıyla, bu program, karşılıklı etkileşim, etkilenme ve dolaşımdan beslenen ortak bir müzik alanını dinleyicilere sunar.

Proje, farklı kültürlerden gelen üç müzisyeni bir araya getiriyor. Bu müzisyenlerin çaldıkları enstrümanlar birbiriyle çelişmekten uzak, şaşırtıcı bir ses ve estetik uyumu içinde birbirine cevap veriyor.

Sedef Erçetin’in çaldığı viyolonsel, şarkı gibi derin bir melodi yayıyor ve asil Avrupa kökenlerini anlatıyor.

Osmanlı geleneğinin simgesel çalgısı kanun, Tahir Aydoğdu’ya emanet edilmiştir ve onun virtüözlüğü, bu repertuarın modal ve süslemeli zenginliğini ortaya çıkarmaktadır.

Gabriele Natilla’nın çaldığı arşılut, belirgin bir Avrupa rengi katarken, doğu kökenleriyle, dünyalar arasında gerçek bir köprü görevi gören telli çalgıların ortak tarihini hatırlatıyor. Projenin adı, Venedik’in hem müzikal hem de tarihi açıdan merkezi rolünden geliyor.

Antonio Vivaldi’nin üç eseri programda yer alırken, Serenissima, söz konusu dönemlerde ticaret, diplomasi ve yoğun kültürel alışverişin merkezi olan Avrupa’nın Doğu’ya açılan kapısı olarak karşımıza çıkıyor. Venise, l’Orientale, sınırların silindiği bir ses spektrumu sunarak, kültürlerin buluşması ve müzik geleneklerinin sürekliliği üzerine canlı bir meditasyon ortamı yaratıyor.

 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Rastgele Balthazar

19 Nisan Pazar saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Hindistan Şarkısı

5 Nisan Pazar saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Gösterim, Othon Sinema ve Institut français Türkiye işbirliğiyle gerçekleşmektedir.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

Institut français Ankara, Türkiye’nin Goncourt seçimi kapsamında ünlü Fransız yazar Marie NDIAYE’yi ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

13.04.2026 Pazartesi, 16.00 – Ankara Üniversitesi, Farabi Salonu
Moderatör: Ankara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurmelek Demir
Konferans dili Fransızca, Türkçe simültane çeviri yapılacaktır
Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur (kayıtlar kapanmıştır)

Ayrıca, Marie Ndiaye Ankara programı:
12/04/2026
14.00: Ankara Kitap Fuarı’nda kitap imza etkinliğine katılacaktır – Congresium
16.30: Penguen Kitapevi’nde (Kavaklıdere) Ankara Kitap Kulübü üyeleri ve Galatasaray mezunlarıyla buluşacak (halka açık)

Biyografi

photo F. Mantovani Gallimard COUL

Marie NDiaye bir yazardır.
Annesi Fransız, babası Senegalli olan NDiaye, tarihçi Pap NDiaye’nin (1965) kız kardeşidir. Yazar Jean-Yves Cendrey (1957) ile evli olan NDiaye’nin üç çocuğu vardır.
Babası, Marie henüz bir yaşındayken Fransa’yı terk edip Afrika’ya yerleşmiştir. Bu nedenle Marie ve erkek kardeşi, doğa bilimleri öğretmeni olan anneleri tarafından büyütülmüştür.
12-13 yaşlarında yazmaya başlayan Marie, ilk eseri “Quant au riche avenir” (1985) Éditions de Minuit tarafından yayınlandığında henüz 18 yaşındaydı. Sorbonne’da dilbilim okudu ve Fransa Akademisi’nden bir yıllık burs kazanarak Roma’daki Villa Médicis’te eğitim gördü.
1990 yılında yayınlanan “En famille” adlı romanı büyük başarı elde etti ve 2001 yılında “Rosie Carpe” adlı romanıyla Femina Ödülü’nü kazanarak başarısını taçlandırdı.
Marie NDiaye öncelikle bir romancı olmakla birlikte, tiyatro için de yazmıştır, özellikle Comédie Française’nin repertuarında yer alan “Papa doit manger” (2003) adlı oyun.
Ayrıca 2004 yılında “Tous mes amis” adlı bir öykü koleksiyonu ve üç gençlik romanı yayınladı: “La Diablesse et son enfant” (2000), “Le Paradis de Prunelle” (2003) ve “Le Souhait” (2005). 2009 yılında yeni bir deneyime imza atarak Claire Denis’in “White Material” filminin senaryosunun yazımına katıldı.
2009 yılında “Trois femmes puissantes” (Üç Güçlü Kadın) adlı romanıyla Goncourt Ödülü’nü kazandı. Romanın ilk baskısı 15.000 adetti, ancak on kez yeniden basıldıktan sonra 440.000 adede ulaştı.
2013 yılında, büyükannesi siyahi olan üç nesil kadının çalkantılı kaderini anlatan “Ladivine” adlı romanını yayınladı. Roman, Madame Figaro’nun Büyük Kahramanlık Ödülü’nü aldı.
Marie NDiaye, Bastia Arte Mare festivalinde tüm eserleri için 2018 Ulysse Ödülü’nü aldı.
2007 yılında kocasıyla birlikte Berlin’e yerleşti. İkili, “Puzzle” (2007) adlı üç tiyatro oyunu yazdı.

Yazarın Türkçeye çevrilen kitapları :

  • Üç Güçlü Kadın / Trois femmes puissantes
  • İntikam Benimdir / La vengeance m’appartient

 

YENİDEN SİNEMATEK : “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra”

19 Nisan 2026
Elhamra Sahnesi
Konak, Milli Kütüphane Cd. No:37 D:39, 35250 Konak/İzmir

GÜNEŞSİZ

Yönetmen: Chris Marker

1982/Fransa/100′

Orjinal Dil Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. “Güneşsiz”, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika’dan Japonya’ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa… “Güneşsiz” bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor..

Etkinlik ücretsizdir. 

 

 

Sinema Kulübü İzmir Mart – Nisan Programı

Filmler orijinal dilinde ve Türkçe altyazılı olarak gösterilir.

PROGRAM :
Salı 24/03 19:00 Falcon Lake
Cumartesi 28/03 16:00 Playlist
Salı 31/03 19:00 Biri şarkı söylüyor, diğeri söylemiyor
Cumartesi 04/04 16:00 Söylediğimiz Şeyler, Yaptığımız Şeyler
Salı 07/04 19:00 Hayvani
Cumartesi 11/04 16:00 Hiroshima, sevgilim
Salı 21/04 19:00 Herkes iş başına

Sinema biletleri gösterimden 30 dakika önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulacaktır. Yerler numarasız ve sınırlı sayıdadır.

Film başladıktan sonra salona seyirci alınmaz, kullanılmayan biletler başka bir gösterimde kullanılabilir. 

Tam Bilet: 100 TL

İndirimli Bilet : 50 TL (25 yaş altı öğrenci ve 65 yaş üstü izleyicilerin için geçerlidir. Kimlik ve öğrenci kartı ibrazı zorunludur.)

Institut français İzmir öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir.

Sadece kredi kartı ile ödeme kabul edilmektedir.

 


FALCON LAKE
Falcon Lake

Salı 24/03 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Charlotte le Bon

2022/Fransa, Kanada/101′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Bastien ve Chloé, aileleriyle birlikte Québec’te bir göl kıyısındaki, bir hayalet efsanesiyle ün salmış bir kulübede yaz tatillerini geçirirler. Aralarındaki yaş farkına rağmen iki genç arasında özel bir bağ oluşur.

PLAYLIST
Playlist

Cumartesi 28/03 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Nine Antico

2020/Fransa/88′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Sophie 28 yaşında. Çizer olmak istiyor, ama bir sanat okulunda okumuş olsaydı her şey çok daha kolay olurdu. Aşkı da bulmak istiyor, ama insanın gözüne hemen çarpsaydı bu da çok daha kolay olurdu. Hem aşk hayatında hem de iş hayatında pek çok deneyim yaşıyor. Çokça darbe almak, biraz da darbe vurmak: öğrenme süreci işte böyle. Sophie’nin kafasında sürekli Daniel Johnston’ın söylediği şu söz dönüp durur: “Gerçek aşk eninde sonunda insanın karşısına çıkar.” Ama Sophie bunun gerçekten doğru olup olmadığını merak eder.

Programa geri dön


BİRİ ŞARKI SÖYLÜYOR, DİĞERİ SÖYLEMİYOR
Biri şarkı söylüyor, diğeri söylemiyor

Salı 31/03 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Agnès Varda

1976/Fransa/120′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Film, feminist bir müzikal. 1962 yılında Paris’te yaşayan iki genç kadının hikâyesini anlatır. Pauline (17), bir öğrencidir ve şarkıcı olmak için ailesinden ayrılmanın hayalini kurar. Suzanne (22) ise iki çocuğuna bakmakta ve babalarının intiharının yarattığı dramla yüzleşmektedir.
Hayat onları ayırır; her biri kendi kadınlık mücadelesini verir. Pauline, İran’da yaşadığı zor bir birlikteliğin ardından militan ve gezici bir müzik grubunda şarkıcı olur. Suzanne ise yoksulluktan kurtulmuş ve Aile Planlaması merkezinde çalışmaya başlamıştır.
On yıl sonra, feminist bir gösteri sırasında yeniden karşılaşırlar. Bu hikâyenin sonunda onları tekrar birlikte görürüz; bu kez büyümüş çocuklarıyla birlikte.

Programa geri dön


SÖYLEDİĞİMİZ ŞEYLER, YAPTIĞIMIZ ŞEYLER
Söylediğimiz şeyler, yaptığımız şeyler

Cumartesi 04/04 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Emmanuel Mouret

2021/Fransa/122′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Daphné, üç aylık hamile, sevgilisi François ile birlikte kırsalda tatil yapmaktadır. François işi nedeniyle ayrılmak zorunda kalınca, Daphné daha önce hiç tanışmadığı kuzeni Maxime’i karşılamak için yalnız kalır. François’nın dönüşünü bekledikleri dört gün boyunca Daphné ile Maxime yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlar ve hem geçmişteki hem de şimdiki aşk ilişkileri hakkında giderek daha samimi hikâyeler paylaşırlar.

Programa geri dön


HAYVANİ
Hayvani

Salı 07/04 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Emma Benestan

2024/Fransa/104′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Nejma hayalini gerçekleştirmek ve bir sonraki Camargue yarışını kazanmak için yoğun bir şekilde antrenman yapmaktadır. Bu yarış, arenada boğalarla mücadele edilen bir müsabakadır. Ancak sezon tüm hızıyla devam ederken, şüpheli kayboluşlar kasaba halkını endişelendirmeye başlar. Çok geçmeden bir söylenti yayılır: Ortalıkta dolaşan vahşi bir yaratık vardır…


HIROSHIMA SEVGİLİM
Hiroshima Sevgilim

Cumartesi 11/04 – Saat: 16:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Alain Resnais

1959/Fransa, Japonya/88′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Fransız bir oyuncu ile Japon bir mimar, II. Dünya Savaşı sonrası Hiroşima’da kısa ve tutkulu bir aşk yaşar. İkisine de acı veren bu aşk, hafızalarını yoklar ve onların kişisel anılarını aşan başka yaralar da bulur.


HERKES İŞ BAŞINA
Herkes iş başına

Salı 21/04 – Saat: 19:00
Institut français İzmir Sinema Salonu

Yönetmen: Guillaume Brac

2020/Fransa/95′

Fransızca, Türkçe Altyazılı

Hikaye

Paris’te ağustos ayında bir akşam. Bir erkek bir kızla tanışır. Aynı yaştadırlar ama aynı dünyaya ait değildirler. Félix çalışmaktadır; Alma ise ertesi gün tatile çıkacaktır. Ama bu Félix’i durdurmaz. Onu şaşırtmak için Alma’nın peşinden Fransa’nın öbür ucuna gitmeye karar verir. Yanına arkadaşı Chérif’i de alır, çünkü iki kişi olmak daha eğlencelidir. Arabaları olmadığı için yolculuğu Édouard ile yaparlar. Elbette hiçbir şey planlandığı gibi gitmez. İnsan hayallerini gerçek sanınca başka türlüsü olabilir mi?

Institut français Ankara, Fransız piyanist Ingmar Lazar ile 40. Ankara Uluslararası Müzik Festivali’ne katılıyor.

AdresAnkara Resim ve Heykel Müzesi
Biletler: Biletinial

Ingmar Lazar Piyano Resitali Konseri

Frédéric Chopin: 2 Noktürn op. 48
Claude Debussy: Images oubliées (Unutulmuş imgeler)
Lent (Yavaş)
Souvenir du Louvre  (Louvre Hatırası)
Quelques aspects de “Nous n’irons plus au bois parce qu’il fait un temps insupportable “  (“Hava dayanılmaz olduğu için artık ormana gitmeyeceğiz”in bazı yönleri)
Ahmed Adnan Saygun: Aksak Tartımlar Üzerine Prelütler (No. 4, 8, 10)
Felix Mendelssohn: Variations Sérieuses Op. 54 (Derin Varyasyonlar)
Franz Liszt: 6 Polonya Şarkısı, S.480
Mädchens Wunsch (Genç Kızın Dileği)
Frühling (İlkbahar)
Das Ringlein (Küçük Yüzük)
Bacchanal (Şarap Şenliği)
Meine Freuden (Neşem)
Die Heimkehr (Eve Dönüş)
Franz Liszt: Mazurka Brillante S. 221 (Gösterişli Mazurka)
Franz Liszt: “En rêve” S. 207  (Rüyada)
Frédéric Chopin: Polonez Op. 44

Ingmar Lazar, piyanist

1993 doğumlu Fransız sanatçı Ingmar Lazar, Classica Magazine tarafından sahne üzerindeki güçlü varlığı, duygusal yoğunluğu ve teknik mükemmeliyetiyle övgü toplayan bir piyanist olarak kabul edilmektedir. Amsterdam Concertgebouw, Salzburg Mozarteum, Prag Rudolfinum ve Moskova Çaykovski Konservatuvarı gibi dünyanın en seçkin salonlarında sahne almış, La Roque d’Anthéron ve Grafenegg gibi önemli festivallere davet edilmiştir. Vladimir Spivakov ve Jean-Jacques Kantorow gibi şeflerle, Rusya Ulusal Filarmoni ve Moskova Virtuosi gibi orkestralarla çalışmış; Pierre Amoyal ve Quatuor Hermès gibi sanatçılarla oda müziği yapmıştır. Diskografisinde Schubert, Beethoven ve César Franck yorumları öne çıkarken, bu kayıtlar Classica ve Diapason gibi dergilerden en yüksek övgüleri almıştır. Altı yaşında Salle Gaveau’da sahneye çıkan Lazar, Verbier Festivali Tabor Foundation Piano Award ve Safran Foundation ödüllerinin sahibidir; ayrıca Steinway Artist unvanını taşımaktadır. Eğitimini Hannover, Salzburg ve Fiesole’de sürdürmüş, Dmitri Bashkirov ve Elisso Virsaladze gibi ustalarla çalışmıştır. Sanat yönetmenliği alanında da aktif olan Lazar, Festival du Bruit qui Pense’in kurucusu ve Chelles’deki “Fugues Pianistiques” festivalinin sanat yönetmenidir.

 

2 Nisan 2026, Perşembe – 16.00
Yer: Institut français Ankara
Konuşma dili sadece Türkçe
Katılım ücretsiz, kayıt zorunludur

 

Metinde ve Sahnede Édouard Louis: Sürekli Dönüşüm

Konuşmacılar: Ayberk Erkay & Onur Ünsal

Edebiyatçı, akademisyen Ayberk Erkay ve oyuncu Onur Ünsal, Édouard Louis edebiyatının temel meselelerini ve sahneye aktarımını tartışıyor. Son on beş yılda tüm dünyada adından sıkça söz edilen Fransız yazar Édouard Louis’nin iki oyunu, Babamı Kim Öldürdü ve Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri, 2020’den bu yana İstanbul’da, Moda Sahnesi tarafından, Kemal Aydoğan yönetmenliğinde sahneleniyor.

Yazarın toplumsal eşitsizlik, şiddet, dışlanma, kimlik, dönüşüm, beden politikaları, siyaset ve sanat ilişkisi gibi meseleler etrafında şekillenen edebiyatını görünür kılan bu iki oyun, aynı zamanda kurguyla gerçeğin iç içe geçmesi, oyuncu bedeninin dönüşümü, yazı ve beden vasıtasıyla yeni bir gerçeklik inşası gibi konulara tartışma zemini sunuyor.

Tüm bu düşünce hatlarının kesişiminde yer alan, metinleri Türkçeye kazandıran Ayberk Erkay ve iki oyunda da sahne alan Onur Ünsal, Louis’nin edebiyatında sınıfın, şiddetin ve dönüşümün nasıl temsil edildiğini ve bu anlatının sahnede, oyuncu bedeninde nasıl yeni bir biçim kazandığını tartışıyor.

 

Ayberk Erkay

Ayberk Erkay, edebiyat ve sanat alanlarında araştırmacı, akademisyen, yayıncı ve edebiyat çevirmenidir. Erkay, Türkiye ve Fransa’daki çeşitli üniversitelerde Fransız edebiyatı, tiyatro kuramları ve çağdaş Batı felsefesi alanlarında eğitim aldıktan sonra sanatsal faaliyetlerini ve akademik araştırmalarını bu alanlarda sürdürdü.

Erkay, başta Fransızca olmak üzere farklı Batı dillerinden Türkçeye yaklaşık iki yüz edebî metin çevirdi. Joachim du Bellay, Rabelais, Stendhal, Gustave Flaubert, Arthur Rimbaud, Charles Baudelaire, John Keats, Stéphane Mallarmé, Filippo Tommaso Marinetti, Federico García Lorca, Guillaume Apollinaire, T. S. Eliot, Paul Valéry, André Breton, Louis Aragon, Antonin Artaud, Louis-Ferdinand Céline, Boris Vian, Eugène Ionesco, Albert Camus, Jean Genet, Georges Perec, Milan Kundera, Edward Bond, Ursula K. Le Guin, Bernard-Marie Koltès, Jean-Luc Lagarce, Sarah Kane, Wajdi Mouawad ve Mark Ravenhill gibi Batı edebiyatının önde gelen yazarlarından yaptığı çevirilerin yanı sıra, kıyıda kalmış metinler üzerine yürüttüğü araştırmalar ve çevirilerle de alana katkıda bulundu; çağdaş birçok yazarın Türkçede tanınmasına vesile oldu.

Çevirilerinin birçoğu Türkiye’nin önde gelen yayınevleri tarafından yayımlandı; oyun çevirileri Devlet Tiyatroları, özel tiyatrolar ve çok sayıda bağımsız topluluk tarafından sahnelendi. Uluslararası birçok akademik toplantıda söz aldı, Devlet Tiyatroları repertuvarının zenginleşmesine katkıda bulundu, Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli edebiyat ve sanat dizilerinin yönetmenliğini üstlendi ve birçok tiyatro topluluğunun sanat yönetiminde yer aldı.

Erkay halen çeşitli üniversitelerde ders vermekte, editoryal faaliyetlerini, akademik ve sanatsal araştırmalarını sürdürmekte, kolektifler ve kurumlarda çalışmalarına devam etmektedir.

Onur Ünsal

Onur Ünsal tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusudur. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan 2006 yılında mezun olmuştur. Kariyerinin erken döneminde, Haluk Bilginer’in kurucusu olduğu Oyun Atölyesi bünyesinde sahneye çıkmış; Azrail’in Gözyaşları (2003–2004), Hırçın Kız (2006–2007) ve Testosteron (2009–2012) gibi yapımlarda rol almıştır. Aynı dönemde Tiyatro DOT’ta sahnelenen Çok Uzak (2006) ve Krek Tiyatro Topluluğu’nun Hoop Gitti Kafa (2010) adlı oyunlarında performans sergilemiştir.

Ünsal, 2013 yılında kurulan Moda Sahnesi’nin kurucu üyelerindendir. Bu sahnede sergilenen Hamlet (2014) oyununun çevirmenleri arasında yer almış; ayrıca En Kısa Gecenin Rüyası (2016), Kıyı (2018), Babamı Kim Öldürdü (2020), Dıkşın: Büyük Şans (2024) ve Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri (2025) gibi oyunlarda sahne almış; Anne (2022), Selmin Zeki Hanım: Hasta Adamın Kızı (2023) ve Elma Labrador Çimen (2025) gibi oyunları yönetmiştir.

Sinema kariyerine Eğreti Gelin (2004) filmiyle adım atan Ünsal, ardından Şaşkın (2005), Devrim Arabaları (2008), Pandora’nın Kutusu (2008) gibi filmlerde rol almıştır. Reha Erdem’in Jîn (2013) filminde yaralı asker karakterini canlandırmış; İlksen Başarır’ın yönettiği Erkek Tarafı: Testosteron (2013) filminde Korcan rolüyle yer almıştır.

Televizyon kariyerine 2006 yılında yayımlanan Ezo Gelin dizisinde canlandırdığı “Cin Ali” karakteriyle başlayan Ünsal, daha sonra Bir Varmış Bir Yokmuş (2008) dizisinde başrol oynamış ve 2008–2010 yılları arasında yayımlanan Canım Ailem dizisinde “Furkan” karakterini canlandırmıştır.  Son olarak, Umami (2025) ve Masumiyet Müzesi (2026) adlı yapımlarda rol almıştır.

Büyük Ev Ablukada grubunun Omçelik’idir.

Konsoloslar diktesi
28 Mart Cumartesi 14:30-16:30 saatleri arasında
Institut français sergi salonunda

Gelin Frankofoniyi konsoloslarla birlikte kelimeler aracılığıyla kutlayalım!

Frankofoni Haftası vesilesiyle sizi, herkese açık olan özel bir dikte etkinliğine katılmaya davet ediyoruz.Dikte, konsoloslar tarafından okunacaktır. Bu etkinlik, katılımcılar için Fransız dili etrafında ayrıcalıklı bir an yaşamak, onun uluslararası etkisini keşfetmek ve hepsinden önemlisi birlikte güzel bir zaman paylaşmak için harika bir fırsat olacaktır.

Dikte etkinliğinin ardından şarkıcı ve besteci Pelin Çelik’in konseri gerçekleştirilecektir.

Etkinlik ücretsiz, kayıt zorunludur.

Etkinlik programı:

14:30 : Açılış konuşmaları
14:40 : Dictée B1
15:00 : Dictée B2
15:30 : Dictée C1
16:00 : Pelin Çelik konseri
16:20 : Ödül töreni

Pelin Çelik

Pelin Çelik İstanbul’da doğdu. Müziğe olan tutkusunu çok küçük yaşta keşfetti. Müziğe ilk adımını 5 yaşında piyano çalarak attı; ardından Saint-Joseph Fransız Lisesi’ndeki eğitimi sırasında gitar çalmaya ve arkadaşlarıyla kurdukları rock grubunda solist olarak sahne almaya başladı. Kendi şarkılarını yazan müzisyenin ilk teklisi “Mimoza” 2021 yılında, ilk albümü “Yaşamak Gerek” ise 2024 yılında yayımlandı. Müziğine ilham veren sanatçılar arasında 70’li ve 80’li yılların rock grupları ile Françoise Hardy gibi önemli kadın şarkı yazarı ve besteciler yer alır. Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nde okumak üzere Paris’e gittiğinde, oradaki konser salonlarında sahne almaya başladı ve Montmartre sokaklarında şarkılar söyledi. Aynı zamanda kendi şarkılarını Fransızcaya çevirdi ve sevilen Türk şarkılarını Fransızca’ya, Fransız şarkılarını ise Türkçe’ye çevirip yorumladığı bir video serisi başlattı. Sosyal medyada büyük ilgi gören bu versiyonlarından “Je Peux Encore Aimer” (Yine Sevebilirim), şarkının bestecisi olan Tuna Kiremitçi ile düet olarak geçen hafta tüm platformlarda yayımlandı. Müzikal faaliyetlerini sürdürürken iki ülke arasında bir köprü kurmaya devam eden müzisyenin adapte ettiği Fransızca uyarlamalar tekli olarak yayımlanmaya devam edecek ve bu parçalar daha sonra bir albümde bir araya getirilecektir.

Frankofon Film Festivali – Bursa
27/03-02/04/2026
Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi

Bursa’da Frankofon Film Festivali başlıyor! 27 Mart Cuma günü Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi salonlarında başlayacak festivalde, 2 Nisan’a kadar 10 film ve toplam 19 gösterim sinemaseverlerle buluşacak. Frankofon sinemasını keşfetmek için harika bir fırsat!

Gösterimler ücretlidir.
Tam bilet: 100 TL, indirimli bilet: 75 TL

Detaylı program için tıklayın.

Institut français & VICAT sizleri yapay çimentonun mucidi olan Louis Vicat‘ın sergisine davet ediyorlar.

28.03 – 19.04.2026
Institut français Ankara, Konrad Adenauer No 30, Yıldız
Giriş ücretsiz, sergi 7 gün ziyaretlere açıktır

LOUIS VICAT

École Polytechnique ve École des Ponts et Chaussées mezunu genç bir mühendis olan Louis Vicat (1786-1861), 1812 yılında Dordogne Nehri üzerinde bir köprü inşa etmek üzere Souillac’a (Lot) atanır. Bu dönemde, suyla temas ettiğinde sertleşebilen hidrolik bağlayıcılar konusuna ilgi duymaya başlar. 1817 yılında, kireç ve çimentoların hidrolik özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların sonuçlarını yayımlar. Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından tanınan Louis Vicat’nın keşifleri, hidrolik bağlayıcının suyla priz almasının kil ile kireçtaşı arasındaki doğru orandan kaynaklandığını ortaya koyar. Bunu bilimsel olarak kanıtlar ve çok sayıda yayınıyla bilgilerini paylaşır.

Louis Vicat çıkar gözetmeyen bir insandır. Hiçbir patent almaz ve mimarlara ile müteahhitlere danışmanlık yapmaktan çekinmez. Fransa’yı dolaşarak, iyi kalitede yapay çimento üretimine olanak sağlayan en iyi killi kireçtaşı yataklarını tespit eder. Louis Vicat’nın kireç ve çimentoların hidrolik özellikleri üzerine yaptığı keşifler, 19. yüzyılda endüstriyel çimento üretiminin gelişiminin temelini oluşturur. Oğlu Joseph, 1853 yılında Isère ilindeki Genevrey-de-Vif’te kurulan ilk çimento fabrikasıyla birlikte VICAT şirketini kurar.

École Polytechnique ve École des Ponts et Chaussées mezunu genç bir mühendis olan Louis Vicat (1786-1861), 1812 yılında Dordogne Nehri üzerinde bir köprü inşa etmek üzere Souillac’a (Lot) atanır. Bu dönemde, suyla temas ettiğinde sertleşebilen hidrolik bağlayıcılar konusuna ilgi duymaya başlar. 1817 yılında, kireç ve çimentoların hidrolik özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların sonuçlarını yayımlar. Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından tanınan Louis Vicat’nın keşifleri, hidrolik bağlayıcının suyla priz almasının kil ile kireçtaşı arasındaki doğru orandan kaynaklandığını ortaya koyar. Bunu bilimsel olarak kanıtlar ve çok sayıda yayınıyla bilgilerini paylaşır.

Louis Vicat çıkar gözetmeyen bir insandır. Hiçbir patent almaz ve mimarlara ile müteahhitlere danışmanlık yapmaktan çekinmez. Fransa’yı dolaşarak, iyi kalitede yapay çimento üretimine olanak sağlayan en iyi killi kireçtaşı yataklarını tespit eder. Louis Vicat’nın kireç ve çimentoların hidrolik özellikleri üzerine yaptığı keşifler, 19. yüzyılda endüstriyel çimento üretiminin gelişiminin temelini oluşturur. Oğlu Joseph, 1853 yılında Isère ilindeki Genevrey-de-Vif’te kurulan ilk çimento fabrikasıyla birlikte VICAT şirketini kurar.

 

Sinema Kulübü: Özel Uruguay

Frankofoni ayı kapsamında, Institut français ve Uruguay Türkiye büyükelçiliği sizleri bir özel gösterime davet etmekten mutluluk duyarlar.

28.03.2026 Cumartesi – 17:00
2024 | Yönetmen Pepe Infantozzi | Animasyon | 70dk | Film dili İspanyolca, Fransızca altyazılı

Giriş ücretsiz, katılım serbesttir.

ÖZET

Becho, eşsiz bir yeteneğe sahip bir çocuktur: tutkuyu, müzikten ve hayattaki yoğun anlardan doğan parlak bir enerji olarak algılar. Film, Montevideo’dan Paris’e uzanan büyülü yolculuğunu anlatır ve bu yolculuk, hayalleri, duyguları ve kaderi harmanlayan, Gerardo Matos Rodríguez’in ünlü 1917 Uruguay tangosu La Cumparsita’nın yaratılmasıyla sonuçlanır.

 

mediatheque.ankara@ifturquie.org
Tel: 0312 408 82 33

TÜRKİYE’DEN DİRİ ŞİİR ǀ Elvin Eroğlu ve M. Milât Özçelik

27 Mart 2026 Cuma, saat 18:00
Institut français İzmir Kütüphanesi

2026 Şairler Baharı ve Kontr yayınevi ile ortaklaşa düzenlenen “Türkiye’den Diri Sesler” dizisi kapsamında, Izmir Institut français de Turquie kütüphanesi, 27 Mart 2026 Cuma günü saat 18.00’de şairler Elvin Eroğlu ve M. Milât Özçelik ile bir okuma-buluşma etkinliğine davet etmekten mutluluk duyar.

Elvin Eroğlu ve M. Milât Özçelik, şiirleri Poésie Vivace de Turquie (Kontr, 2025) antolojisinde yer alan yazarlar, Sylvain Cavaillès eşliğinde, Printemps de Poètes 2026’nın teması olan özgürlük hakkında söyleşecekler. Şiirlerini Türkçe ve Fransızca olarak okuyacaklar ve ayrıca Ahmet Güntan, Ömer Şişman, Fatma Nur Türk veya Donat Bayer gibi antolojide yer alan diğer şairlerin şiirlerini de okuyarak bize keyifli dakikalar yaşatacaklar.

Ücretsiz ve herkese açık olan bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Etkinlik Türkçe ve Fransızca olarak yapılacaktır.

Yerler sınırlıdır.
Bilgi ve kayıt için mediatheque.izmir@ifturquie.org


Elvin Eroğlu

Elvin Eroğlu, 1993 yılında Bursa’da doğdu. Şiirleri Assolist, DaBaddest, Petroleus ve Moero dergilerinde yayımlandı. İlk şiir kitabı Roma Benim Kalbim, Yak, 2021 yılında 160. Kilometre Yayınları tarafından yayımlandı.


M. Milât Özçelik

M. Milât Özçelik, 1988 yılında Elazığ’da doğdu. Jeoloji mühendisi olan Özçelik, şiir ve denemeler yazmaktadır. İlk kitabı 2010 yılında yayımlandı. Şairin kitabı Mor Dağlar (2024), 160. Kilometre Yayınları tarafından yayımlandı.


Sylvain Cavaillès

Sylvain Cavaillès 1974 yılında Roanne’da doğdu. 90’lı yıllarda Lyon’da Fransız Dili ve Edebiyatı okudu, daha sonra Strazburg Üniversitesi’nde Türkoloji alanında master ve doktora yaptı. Şiir, tiyatro ve roman yazan Cavaillès 2012’de Türkçe edebiyattan çeviriler yapmaya başladı. 2017’de Kontr Éditions adlı yayınevini kurdu. Ayhan Geçgin, Murat Özyaşar, Bilge Karasu, Ayfer Tunç gibi birçok yazarı Fransızcaya kazandırdı.

Sergi 
Thomas Santini : Dik üçgenler, Hafızanın Geometrisi
24.03-04.04.2026
Institut français sergi salonunda (üst kat)

Frankofon dünyasında matematik, yalnızca bilimsel bir disiplin olmanın ötesinde (bir) anlam taşır: Ortak bir dil, sınırları aşan ve kültürleri birbirine bağlayan, paylaşılan bir entelektüel zemindir. Kartezyen gelenekten Poincaré’nin mirasına uzunan bu düşünsel hat boyunca, Frankofon düşünce, rasyonel kanıtlama ile eleştirel hayal gücünü sürekli diyalog halinde tutmuştur. Avrupa ile Akdeniz dünyası arasındaki kadim etkileşimlerin mirasçısı olan matematik, Frankofon tarihin merkezinde yer alan bilgi dolaşımını temsil eder. Dünyayı düzenler, zamanı yapılandırır, olaylar arasında bağlar kurar: ölçtüğü kadar anlam da üretir.

Thomas Santini’nin çalışmaları bu entelektüel geleneğin bir uzantısıdır. Sanatçı, son birkaç yıldır, boyutları tarihsel olaylar tarafından belirlenen temel bir form olan dik üçgen üzeirne kurulu sistematik bir yöntem geliştirmektedir. Tarihi Pisagor teoremine aracılığıyla ele alarak, matematiğin evrensel temellerinden birini kullanır; zaman ve mekân bakımından birbirinden uzak olayları, Frankofon dünya ve Akdeniz coğrafyası arasında bir diyaloğa sokar. Mesafeler tarihlere, hesaplamalar öykülere dönüşür; ortaya ise anıları birbirine bağlayan matematiksel bir mimari çıkar.

Ancak, bu titizlik katı bir dogmaya dönüşmez. Kurulan ilişkiler bilimsel bir hakikat iddiası taşımaz; aksine, tarihi farklı bir gözle keşfetmeye davet eden entelektüel bir oyunun parçasıdır. Geometrinin görünürdeki soğukluğunun ardında, bir tesadüfler şiiri ortaya çıkar. Komplo teorilerine veya geçmişin teleolojik yorumlarına karşı Santini, mizahı, absürtlüğü ve eleştirel özgürlüğü öne çıkarır. Bu değerler, Frankofonin hümanist ruhuna derinden kök salmıştır. Böylece teoremler, hem duyguları harekete geçiren hem de kanıtlayıcı nitelik taşıyan birer estetik objeye dönüşür.

Sanatçının eserleri, geometrik soyutlama ile tarihsel resim arasındaki sınırları bulanıklaştırır. Yapıtları bir yandan somuttur; çünkü tarihsel olayları hayaletimsi imgeler halinde yüzeye çıkararak figüratif bir boyut kazanır. Öte yandan soyuttur; zira görünmez bir yapıyı, matematiksel bir düşüceyi duyulur kılarak fikri somutlaştırır.

2025-2026 öğretim yılında Thomas Santini, İstanbul’daki Frankofon liselerinde öğrenim gören öğrencileri ziyaret etmeye davet edmiş; böylece matematik, yaratıcılık ve Frankofon ülkeler arasındaki diyalog sürdürülmüştür. Institut français’de sergilenen yeni eserler, Fransız ve Türk-Osmanlı tarihlerini karşılaştırarak Frankofoninin bilgi ile hayal gücünün dolaşım alanı olarak rolünü vurgular. Sanatçı, Kapalıçarşı’dan edindiği kumaşları eserlerinde taşıyıcı yüzey olarak kullanarak matematiksel titizliği yerel bir malzemeyle buluşturur. Böylece sayıların da tıpkı diller gibi seyahat ettiğini, dönüştüğünü ve kültürler arasında kalıcı bağlar kurduğunu hatırlatır.

Katılımcı liseler: SAJEV Küçük Prens, Galatasaray, Saint Michel, Sainte Pulchérie, İstanbul Saint Joseph, İzmir Saint Joseph, İzmir Tevfik Fikret

Sanatta Bilim: Denge
24.04 – 04.04.2026
Institut français sergi salonunda (alt kat)

Bilimin titizliği ile yaratımın özgürlüğü arasında ortak bir arzu belirir: dünyayı anlamak ve ona bir biçim vermek. Sanatçılar ve bilim insanları yüzyıllardır çevremizdeki olguları gözlemler, deneyimler ve yorumlar. Biri kanıt ve akıl yürütme yoluyla, diğeri görüntü aracılığıyla; her ikisi de gerçekliği düzenleyen görünmez yapıları ortaya çıkarmaya çalışır.

Sanatta Bilim: Denge sergisi, bilimsel düşünce ile sanatsal hayal gücü arasındaki bu verimli karşılaşmayı keşfetmeyi amaçlar. Sergi, temel bir ilkeyi, dengeyi sorgulamayı seçen öğrencilerin eserlerini bir araya getirir.

2025–2026 eğitim yılında  sanatçı Thomas Santini, İstanbul’daki Frankofon liselerin öğrencileriyle bir araya gelerek sanat, bilim ve düşünce arasındaki bağlantılar hakkındaki görüşlerini paylaşmaya davet edildi.. Bir dizi atölye çalışmasıyla gerçekleştirilen bu buluşmalar,öğrencilerin bilimsel fikirleri görsel biçimlere dönüştürebilecekleri bir paylaşım ortamı yarattı. Bugün sergilenen eserler, bu diyalogların ürünüdür.

Her proje, öğrenciler tarafından hazırlanmış kısa bir açıklama ile sunulmaktadır. QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, eserlerin arkasındaki bilimsel düşünceleri ve öğrencilerin sanatsal yaklaşımlarını keşfedebilirler.

Giriş serbesttir.

Ziyaret saatleri: Pazartesinden cumartesine saat 10:00-18:00 saatleri arasında

Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali (2YKFF)
13.03-15.03.2026

Yerler: Institut français İzmir
Originn Creative Hub, Bıçakçı Han, AVI.

İzmir’i sabit yakası olarak konumlandıran ve her yıl dünyanın farklı bir şehrinden bir film inisiyatifiyle işbirliği yaparak kültürlerarası diyalog kuran Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali (2YKFF), 13-15 Mart 2026’da 6. edisyonuyla seyirciyle buluşuyor.

Bu yıl Paris’ten The Film Gallery partnerliğiyle gerçekleşecek festival; film gösterimleri, ustalık sınıfları, söyleşiler ve ağ geliştirme etkinlikleriyle zengin bir program sunuyor.

Detaylı program için tıklayın : https://www.2yakakisafilmfestivali.com/

Ustalık Sınıfı
Festivalin ilk gününde (13 Mart Cuma), The Film Gallery’den belgesel ve deneysel film yönetmeni Tomaž Burlin, saat 12.00’da Originn Creative Hub’da bir Ustalık Sınıfı veriyor.

Ücretsiz gerçekleştirilecek Ustalık Sınıfı için kayıt zorunludur.
Ustalık Sınıfı, İngilizce gerçekleştiriliyor.

Festival Kapanışı
Institut français İzmir, festivalin son gününe (15 Mart Pazar) ev sahipliği yapıyor. Günü, deneysel sinema tarihine yakından bakan özel bir gösterimle açıyoruz ve festivalin kavramsal yolculuğunu 2 Yakalı Seçki ile birlikte tamamlıyoruz.

15 Mart Programı:

12.00 — Serbest Radikaller: Bir Deneysel Sinema Tarihi (Free Radicals: A History of Experimental Cinema & Söyleşi
Pip Chodorov
, Fransa, Belgesel, 82’

Pip Chodorov’un yönettiği bu belgesel, I. Dünya Savaşı’ndan bu yana selüloit üzerinde çalışan sanatçı ve şairlerin film endüstrisinin dışında kurdukları özgür üretim alanına odaklanıyor. Deneysel sinemanın ne olduğunu ve neden bu adla anıldığını sorgulayan film, öncü isimler üzerinden alternatif bir sinema tarihine bakıyor.

*Gösterimin ardından, bu yılki festival partneri The Film Gallery’nin kurucusu ve filmin yönetmeni Pip Chodorov çevrimiçi olarak söyleşiye katılacak.

14.30 — 2 Yakalı Seçki (26′) & Söyleşi

16.00 — Uluslararası Seçki II (51′)

17.15 — Uluslararası Seçki III (49′)

Uluslararası seçki gösterimleri için biletler biletinial’da satışta.

* “Serbest Radikaller” özel gösterimi & söyleşi, 2 Yakalı Seçki gösterimi & söyleşi herkese açık ve ücretsiz.

AFROAURA – Frankofoni Hafta Sonu

11 Nisan Cumartesi 13.00-22.00
Institut  français İzmir Bahçesi

11 Nisan 2026’da, Afro kökenli kültürlere adanmış, dans, müzik, şiir ve mizah aracılığıyla paylaşım ve buluşma ruhunu taşıyan Frankofoni Hafta Sonu’na davetlisiniz.

Program
13:00 – Kapı açılışı / DJ warm-up / kültürel köy
13:30 – Açılış konuşması
14:00 – Dans atölyeleri (Afro / Amapiano / Karayipler)
15:00 – Etkinlikler ve interaktif oyunlar
16:00 – Şiir yarışması (ödül töreniyle birlikte)
17:00 – Dans yarışması
18:20 – Stand-up gösterisi
19:00 – DJ set ve canlı müzik
22:00 – Kapanış

Giriş ücretsiz ve herkese açıktır!

“INSIGHT”

Piyanist Jef Giansily, 16 Mart Pazartesi günü Ankara’daki Club Samm’s Bistro’da konser verecek. Sanatçı, Avrupa’nın saygın plak şirketlerinden Fresh Sound New Talent etiketiyle yayımlanan yeni albümü Insight’ın müziklerini bu konserde dinleyicilerle buluşturacak.

Programda, modern yaklaşımıyla öne çıkan piyanistin özgün bestelerinden oluşan iki set yer alacak. Giansily’ye uluslararası caz sahnesinin önde gelen müzisyenlerinden oluşan bir ekip eşlik edecek.

Hermon Mehari : trompet
Pierre Bernier : saksafon
Jef Giansily : piyano
Apostolos Sideris : kontrbas
Darrell Green : davul

Konser,  Institut français Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

“Ankara’ya geliyoruz !
Pazartesi 16 Mart, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle Samm’s Bistro’da “Insight” projemi sunmaya geliyoruz.

New York’lu davulcu Darrell Green, Kansas City’li trumpetçi Hermon Mehari, Paris’li tenor saksafoncu Pierre Bernier ve dünya vatandaşı basçı Apostolos Sideris ile, yüksek enerjili bir gece olacak.

Hepinizi bekliyoruz!”

Jef Giansily

 

🎫Billetler / tickets:
biletinial • @hotelsamm

Detaylı bilgi ve rezervasyon için:
www.hotelsamm.com
☎️ 0312 447 9 000
0530 827 25 77

Vicat Grubu desteğiyle gerçekleşen konser

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

Acute Promyelocytic Leukemia a paradigm for cure by targeted therapies

1 Nisan 2026, 10.30
Sakıp Sabancı Müzesi
Katılım serbest, kayıt zorunludur.

Institut français, Collège de France’da hücresel ve moleküler onkoloji kürsüsü profesörü ve Paris Bilimler Akademisi üyesi Hugues de Thé’yi bir dizi konferans için Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

Hugues de Thé, Collège de France’da hücresel ve moleküler onkoloji kürsüsü profesörü ve Paris Bilimler Akademisi üyesidir. Biyoloji ve tıp arasındaki arayüzde yaptığı çalışmalar, nadir görülen bir lösemi türünün tedavisini kökten değiştirmiş ve bu tedavi, kansere yönelik hedefli tedavilerin paradigması haline gelmiştir. 3 kez ERC (Avrupa Araştırma Konseyi) İleri Düzey Hibe ödülünü kazanan de Thé, EMBO (Avrupa Moleküler Biyoloji Örgütü) ve Ulusal Tıp Akademisi (ABD) üyesidir ve İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nden Sjoberg Ödülü’nü kazanan bir bilim insanıdır.

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

Artificial intelligence: boost, boom or doom of scientifical knowledge

25 Mart 2026, 14.00
ODTÜ/METU KKM
Kemal Kurdas Salonu
Katılım serbest, kayıt zorunludur.

Institut français, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 Fields Madalyası sahibi matematikçi Cédric Villani’yi bir dizi konferans için Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

« At the meeting point of technology, society and buzz, AI has a much-debated impact on scientific knowledge. Helping research in science with various degrees of relevance, diverting attention and money, upsetting education… Weighing plus and minus is outdated, the question is how to prepare ourselves ».

Cédric Villani, Fransız matematikçi, Claude Bernard Lyon 1 Üniversitesi profesörü, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 yılında Fields Madalyası sahibi. Bilim kültürü, topluma bilimsel danışmanlık ve genel olarak kamusal yaşamda çok aktif olan Villani, bilim, teknoloji ve ekoloji konularında çok sayıda konferans vermektedir. Bilim Akademisi ve Papalık Akademisi üyesi, Avrupa Komisyonu eski bilimsel danışmanı, Parlamento Bilimsel Ofisi eski başkan yardımcısı, Henri Poincaré Enstitüsü eski müdürü, Paris’teki Poincaré Müzesi kurucusu, 2018-2023 yılları için ilk ulusal yapay zeka stratejisini belirleyen raporun yazarıdır. Halen Josette ve Maurice Audin Derneği’nin yanı sıra Siyasi Ekoloji Vakfı Başkanıdır.

 

 

 

 

 

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

Statistics in its new glory – from statistical physics to geometric analysis to information theory to machine learning

24 Mart 2026, 15.00
Boğaziçi Üniversitesi
TB 310, Temel Bilimler Binası, Güney Kampüs

Institut français, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 Fields Madalyası sahibi matematikçi Cédric Villani’yi bir dizi konferans için Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

Katılım serbest, kayıt zorunludur.

 

Cédric Villani, Fransız matematikçi, Claude Bernard Lyon 1 Üniversitesi profesörü, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 yılında Fields Madalyası sahibi. Bilim kültürü, topluma bilimsel danışmanlık ve genel olarak kamusal yaşamda çok aktif olan Villani, bilim, teknoloji ve ekoloji konularında çok sayıda konferans vermektedir. Bilim Akademisi ve Papalık Akademisi üyesi, Avrupa Komisyonu eski bilimsel danışmanı, Parlamento Bilimsel Ofisi eski başkan yardımcısı, Henri Poincaré Enstitüsü eski müdürü, Paris’teki Poincaré Müzesi kurucusu, 2018-2023 yılları için ilk ulusal yapay zeka stratejisini belirleyen raporun yazarıdır. Halen Josette ve Maurice Audin Derneği’nin yanı sıra Siyasi Ekoloji Vakfı Başkanıdır.

 

 

 

 

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

ARTIFICIAL INTELLIGENCE AND CIVIL SOCIETY

23 Mart 2026, 15.30
Galatasaray Üniversitesi
Aydın Doğan Auditoryumu

Institut français, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 Fields Madalyası sahibi matematikçi Cédric Villani’yi bir dizi konferans için Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyuyor.

Katılım serbest, kayıt zorunludur.

Cédric Villani, Fransız matematikçi, Claude Bernard Lyon 1 Üniversitesi profesörü, analiz ve matematiksel fizik alanındaki çalışmalarıyla 2010 yılında Fields Madalyası sahibi. Bilim kültürü, topluma bilimsel danışmanlık ve genel olarak kamusal yaşamda çok aktif olan Villani, bilim, teknoloji ve ekoloji konularında çok sayıda konferans vermektedir. Bilim Akademisi ve Papalık Akademisi üyesi, Avrupa Komisyonu eski bilimsel danışmanı, Parlamento Bilimsel Ofisi eski başkan yardımcısı, Henri Poincaré Enstitüsü eski müdürü, Paris’teki Poincaré Müzesi kurucusu, 2018-2023 yılları için ilk ulusal yapay zeka stratejisini belirleyen raporun yazarıdır. Halen Josette ve Maurice Audin Derneği’nin yanı sıra Siyasi Ekoloji Vakfı Başkanıdır.

 

 

 

 

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

GENE THERAPY, WHERE DO WE STAND, WHAT CAN BE EXPECTED?

26 Mart 2026, 16.00
Ankara Üniversitesi
Ord. Prof. Dr. Abdülkadir Noyan Konferans Salonu

Based on the advances in molecular biology over the last 50 years, it is now feasible to transfer genes into cells either ex vivo or in vivo through viral vehicles. Such strategies have now been succesfully used over the last 25 year to treat twenty or so inherited diseases from primary immunodeficiencies, to hemoglobinopathies, storage diseases, neuromuscular diseases, blindness or hemophilias. In addition, development of chimeric antigen receptor (CAR)-modified T lymphocytes has been implemented to treat refractory malignancies of B lymphocytes (leukemias, lymphomas, myeloma) and possiby severe autoimmune diseases. Gene edition,i.e gene modification (“surgery”) based on the CRISPR-CAS9 technology that enables precise intervention into the genome opens new avenues to treat more inherited diseases, but perhaps also more common diseases. Today, 17 gene therapy drugs have been marketed which is a testimony of a medical succes. Nevertheless, accessibility remains problematic because of the excessively high prices at which these these drugs are sold. This should require some form of regulation.

Alain Fischer obtained his medical degree (pediatrics) in 1979. He became a professor of immunology at Paris Descartes University, and then, in 1991, became director of an INSERM unit on “Normal and Pathological Development of the Immune System.” He was head of the “Pediatric Immunology and Hematology” unit at Necker Enfants-malades Hospital (AP-HP) from 1996 to 2012. In November 2002, he was elected a member of the French Academy of Sciences and in 2011 a member of the French Academy of Medicine. He was a member of the French National Consultative Ethics Committee from 2003 to 2009. He was the founding director of the Imagine Institute for Genetic Diseases (2007-2016). Alain Fischer was elected a member of the US National Academy of Medicine in 2017 and the US National Academy of Sciences in 2019. Alain Fischer held the Chair of Experimental Medicine at the Collège de France from 2014 to 2020. His work has been recognized with numerous awards, including the Jeantet Prize (2001), the INSERM Grand Prize (2008), and the Japan Prize (2015). Alain Fischer’s work has been devoted to the study of the human immune system through the characterization of numerous genetic defects and the understanding of their pathophysiology. He successfully developed the first gene therapy trials. In 2016, he chaired the steering committee for the citizen consultation on infant vaccination and, from December 2020 to July 2022, the steering committee for the anti-Covid vaccination strategy. From January 2023 to 2025, he chaired the French Academy of Sciences.

 

Bu etkinlik sadece İngilizcedir.

VACCINATION, STATE OF THE ART

24 Mart 2026, 18.00
Acıbadem Üniversitesi A Blok A204

Vaccination is by far the most effective medical intervention to save lives. WHO has determined that more that 150 millions lives have been spared by vaccination over the last 50 years. Advances in immunology and biotechnology have led to the development of several vaccinations platforms including mRNA to immunize safely and efficaciously against many infectious diseases. Nevetheless, population coverage is still not optimal because of persistant hesitation of a fraction of people worldwide and because vaccines are not made available equally in all parts of the word. All of these issues will be discussed during the conference.

Alain Fischer obtained his medical degree (pediatrics) in 1979. He became a professor of immunology at Paris Descartes University, and then, in 1991, became director of an INSERM unit on “Normal and Pathological Development of the Immune System.” He was head of the “Pediatric Immunology and Hematology” unit at Necker Enfants-malades Hospital (AP-HP) from 1996 to 2012. In November 2002, he was elected a member of the French Academy of Sciences and in 2011 a member of the French Academy of Medicine. He was a member of the French National Consultative Ethics Committee from 2003 to 2009. He was the founding director of the Imagine Institute for Genetic Diseases (2007-2016). Alain Fischer was elected a member of the US National Academy of Medicine in 2017 and the US National Academy of Sciences in 2019. Alain Fischer held the Chair of Experimental Medicine at the Collège de France from 2014 to 2020. His work has been recognized with numerous awards, including the Jeantet Prize (2001), the INSERM Grand Prize (2008), and the Japan Prize (2015). Alain Fischer’s work has been devoted to the study of the human immune system through the characterization of numerous genetic defects and the understanding of their pathophysiology. He successfully developed the first gene therapy trials. In 2016, he chaired the steering committee for the citizen consultation on infant vaccination and, from December 2020 to July 2022, the steering committee for the anti-Covid vaccination strategy. From January 2023 to 2025, he chaired the French Academy of Sciences.

 

 

 

 

Çocuk ve Gençlerle Felsefe Atölyeleri: Kültürler ve Bedenler Arasında Çok Sesli Diyaloglar

7 Mart 2026
13:00-15:00 / 7-8 Yaş
15:00-17:00 / 12-15 Yaş

28 Mart 2026
14:00-15:30 / 9-11 Yaş
16:00-17:30 / 7-8 Yaş

IF İzmir Sergi Salonu

Ücretlidir.

Fransız koreograf Doria Belanger ve çizer Benttt’in BANA BİR DAKİKA VERİN sergisi kapsamında, çocuk ve gençlerle felsefe atölyeleri gerçekleştirilecektir. Katılımcılar eserler aracılığıyla; hareket, dans, beden, değişim, oluş, zaman, hafıza, kimlik.. gibi felsefi kavramlara temas ederek, dünya ile beden merkezli ilişki kurmayı araştıracakları, varsayımlarını sorgulayacakları bir zeminde buluşacaklar.

Çocukların düşünsel ve bedensel anlamda aktif olacağı atölyeler, sanat eserine yakından bakmalarını, eserlerle ilişki kurmalarını mümkün kılan pek çok düşünsel beceriyi ve hareket odaklı çalışmayı içeriyor. Bol sorgulamalı, çok duyulu ve şiirsel bir deneyime davetlisiniz.

Eğitmen hakkında 

Nurşah Yılmaz

Felsefeci Eğitmen, Yazar, Dansçı
Çocuklarla Sanat ve Felsefe
Çocuklarla Sanat Okuma ve Düşünme
Çocuk Edebiyatı ve Felsefe kitaplarının yazarı

Atölye Türkçe olarak gerçekleştirilecektir.

Kontenjan: 12 kişi & Katılım ücreti: 750 TL / kişi
Kayıt : nursahyilmaz@gmail.com veya +90 505 556 99 41

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Kıyının Sesi : digitİZMir

4 Mart Çarşamba saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

On yıl boyunca İzmir’de düzenlenen digitİZMir Uluslararası Elektroakustik Müzik Festivali, Türkiye’de bu alandaki en özgün buluşmalardan biri olarak çağdaş müziğin sınırlarını yeniden tanımladı. Onuncu ve son edisyonunun ardından festivalin kurucusu Mehmet Can Özer, bu yolculuğun neden sona erdiğini sorgulamak üzere kamera karşısına geçiyor.

Film, elektroakustik müziğin doğasına ve anlamına, ayrıca bu müziğin dinleyiciyle kurduğu karmaşık ilişkiye odaklanıyor. Final bölümünde ise İzmir’in sesleri görüntüleriyle iç içe geçerek bir video-art kolajına dönüşüyor; film başladığı yere, kentin kendi ritmine geri dönüyor.

digitİZMir: Kıyının Sesi, bir festivalin kapanışından çok, bir kentin ve bir bestecinin elektroakustik müziğin kıyısında sesle kurduğu derin ilişkinin kişisel bir tanıklığıdır.

Etkinlik ücretsizdir.

06.06.2026 Cumartesi – 17.00
1962 | Yönetmen Agnès Varda | Kurgu, drama, miras filmi | 90dk | Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı
Institut français Ankara, Konrad Adenauer No 30, Yıldız
Giriş 50tl (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)

Oyuncular: Corinne Marchand, Antoine Bourseiller, Dominique Davray

ÖZET

Cléo, güzel ve şarkıcı, bir tıbbi tahlilin sonuçlarını beklemektedir. Batıl inançtan korkuya, Rue de Rivoli’den Café du Dôme’a, koketriden kaygıya, evinden Parc Montsouris’e kadar Cléo, hayatının özel doksan dakikasını yaşar. Âşığı, müzisyeni, bir arkadaşı ve ardından bir asker, onun dünyaya gözlerini açmasını sağlar. Cléo de 5 à 7, Fransız Yeni Dalgası’nın simgesel filmlerinden biridir.

 

Özel gösterim – The Path of War: Irpin
25 Şubat 2026 saat 19:00’da
Institut français sinema salonunda

Moldova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğu ve Fransa İstanbul Başkonsolosluğu, Institut français de Turquie iş birliğiyle sizleri 25 Şubat Çarşamba akşamı THE PATH OF WAR: IRPIN filminin özel gösterimine davet ediyor.

57 dk, Ukraynaca, İngilizce altyazılı
Yönetmenler: Viorica Tataru et Andrei Captarenco.

Kayıt zorunludur. 

Frankofon Film Festivali
05.03-30.04.2026

Program

Yer: Institut français İzmir (5 Mart-13 Mart)
İstinyePark Renk Sineması (23-27 Mart)
Arkas Sanat Alaçatı (10-12 Nisan)
Bergama Belediyesi Kültür Merkezi (30 Nisan)

 

Frankofon Film Festivali, 2026 edisyonu için programını açıkladı. Her zamanki gibi Türkiye’de henüz gösterime girmemiş yeni filmlerle dolu olan festival, bu yıl özellikle kadınları ön plana çıkarıyor! 7. sanat ve Frankofon kültürü bir araya gelen Frankofon Film Festivali Türkiye’nin dört bir yanından 19 şehir ve 30 mekanda düzenlenecek.

5 Mart-12 Nisan tarihlerinde İzmir’de gerçekleşecek festivalde sinemaseverler Frankofon ülkelere ait sinema şaheserleri, aile komedileri, sosyal ve tarihi dramalar ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

Frankofon Film Festivali bu yıl 19 şehir ve ilçede 30 farklı gösterim mekanında düzenlenecek. Festivalin bu yıl ziyaret edeceği şehir ve ilçeler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Ayvalık, Bandırma, Batman, Bodrum, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Kuşadası, Lüleburgaz, Mardin, Mersin, Muğla ve Bergama bulunuyor.

Bu yıl festival, Uluslararası Kadın Hakları Günü ile aynı döneme denk geldiği için, program bu meseleleri açıkça yansıtır nitelikte olacak. Nitekim, festivalde gösterilecek filmlerin %45’i kadınlar tarafından çekilmiş ve bunların %70’inde başrolü bir kadın oyuncu oynamaktadır. Bu sembolik günü kutlamak için Othon Sinema ile işbirliği içinde, Agnès
Varda’nın L’une chante l’autre pas adlı filminin restore edilmiş versiyonunun gösterileceği özel bir gösterim de düzenlenecek.

Çağdaş gençliğin coşku ve kırılganlığını gerçekçi bir şekilde anlatan filmleriyle yeni nesil Fransız yönetmenlerden Amélie Bonnin geçen yıl Cannes Film Festivali’nin açılışını, Juliette Armanet ve Bastien Bouillon’un oynadığı, karşı konulmaz bir romantik müzikal komedi olan Partir un jour (Bir Gün Ayrılmak) filmiyle yaptı. Bu film, Frankofon Film Festivali’nin de açılışını yapacak! Festival kapsamında, Institut français, Fransız-Belçikalı yönetmen Olivier Meys’i konuk ederek filmlerini tanıtma ve izleyicilerle buluşma fırsatı sunacak. Gerçeklere dayanan ve büyük bir insanlık duygusuyla dolu filmleriyle tanınan Olivier Meys ise Fransızca’yı kaderleri birbirine bağlayan ortak dil olarak kullanan, kendine özgü tarzda bir coming-of-age filmi L’été de Jahia’yı (Jahia’nın Yazı) sunacak.

Fransız Kültür Merkezi tarafından Fransa, İsviçre, Belçika, Kanada ve Lüksemburg Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Fransızca dilini ve Frankofon ülkeler ile Uluslararası Frankofon Örgütü’nün üye ve gözlemci ülkelerinin kültürlerini tanıtmayı amaçlıyor. Bu ortaklık, sanatın ve kültürel çeşitliliğin tanıtımında uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor.

Herkesi bu sürükleyici ve keyifli deneyimi yaşamaya davet ediyoruz!

Institut français: Tam Bilet 100 TL / İndirimli Bilet 50 TL

25 yaş altı öğrenci ve 65 yaş üstü izleyicilerin için geçerlidir. Kimlik ve öğrenci kartı ibrazı zorunludur. Institut français İzmir öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir. Sadece kredi kartı ile ödeme kabul edilmektedir. Biletler seanslardan 30 dakika önce Institut français’de satılmaktadır.

İstinyePark Renk Sineması: 200 TL (Biletler gişeden ve Biletinial internet sitesi üzerinden temin edilebilir).

Arkas Sanat Alaçatı 100 TL (Biletler gişeden temin edilebilir).

Frankofoni Film Festivali Ankara
05 – 12.03.2026
Yer: Büyülü Fener Sinemaları, Kızılay
Satışlar: Büyülü Fener gişelerinden veya Biletinial

Frankofon Film Festivali, 2026 edisyonu için programını açıkladı. Her zamanki gibi Türkiye’de henüz gösterime girmemiş yeni filmlerle dolu olan festival, bu yıl özellikle kadınları ön plana çıkarıyor! 7. sanat ve Frankofon kültürü bir araya gelen Frankofon Film Festivali Türkiye’nin dört bir yanından 19 şehir ve 30 mekanda düzenlenecek.

5 Mart-12 Mart tarihlerinde Ankara’da Büyülü Fener Kızılay/sinemasında gerçekleşecek festivalde sinemaseverler Frankofon ülkelere ait sinema şaheserleri, aile komedileri, sosyal ve tarihi dramalar ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

Frankofon Film Festivali bu yıl 19 şehir ve ilçede 30 farklı gösterim mekanında düzenlenecek. Festivalin bu yıl ziyaret edeceği şehir ve ilçeler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Ayvalık, Bandırma, Batman, Bodrum, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Kuşadası, Lüleburgaz, Mardin, Mersin, Muğla ve Bergama bulunuyor.

Bu yıl festival, Uluslararası Kadın Hakları Günü ile aynı döneme denk geldiği için, program bu meseleleri açıkça yansıtır nitelikte olacak. Nitekim, festivalde gösterilecek filmlerin %45’i kadınlar tarafından çekilmiş ve bunların %70’inde başrolü bir kadın oyuncu oynamaktadır. Bu sembolik günü kutlamak için, Agnès Varda’nın L’une chante l’autre pas adlı filminin restore edilmiş versiyonu programa dahil edildi.

Festival iki yönetmeni konuk ederek filmlerini tanıtma ve izleyicilerle buluşma fırsatı sunacak. Çağdaş gençliğin coşku ve kırılganlığını gerçekçi bir şekilde anlatan filmleriyle yeni nesil Fransız yönetmenlerden Amélie Bonnin geçen yıl Cannes Film Festivali’nin açılışını, Juliette Armanet ve Bastien Bouillon’un oynadığı, karşı konulmaz bir romantik müzikal komedi olan Partir un jour (Bir Gün Ayrılmak) filmiyle yaptı. Bu film, Frankofon Film Festivali’nin de açılışını yapacak!

Gerçeklere dayanan ve büyük bir insanlık duygusuyla dolu filmleriyle tanınan Fransız-Belçikalı yönetmen Olivier Meys ise Fransızca’yı kaderleri birbirine bağlayan ortak dil olarak kullanan, kendine özgü tarzda bir coming-of-age filmi L’été de Jahia’yı (Jahia’nın Yazı) sunacak. Ayrıca festivalin kapanış filmi olacak ve gösterim sonrası yönetmen seyircilerle buluşacak. 

Institut français Türkiye tarafından Fransa, İsviçre, Belçika, Kanada ve Lüksemburg Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Fransızca dilini ve Frankofon ülkeler ile Uluslararası Frankofon Örgütü’nün üye ve gözlemci ülkelerinin kültürlerini tanıtmayı amaçlıyor. Bu ortaklık, sanatın ve kültürel çeşitliliğin tanıtımında uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor.

Herkesi bu sürükleyici ve keyifli deneyimi yaşamaya davet ediyoruz!

Program: FFF2026_ANK_flyerA55

Frankofoni Film Festivali
05.03-29.03.2026

Frankofon Film Festivali, 2026 edisyonu için programını açıkladı. Her zamanki gibi Türkiye’de henüz gösterime girmemiş yeni filmlerle dolu olan festival, bu yıl özellikle kadınları ön plana çıkarıyor! 7. sanat ve Frankofon kültürü bir araya gelen Frankofon Film Festivali Türkiye’nin dört bir yanından 19 şehir ve 30 mekanda düzenlenecek.

5 Mart-29 Mart tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek festivalde sinemaseverler Frankofon ülkelere ait sinema şaheserleri, aile komedileri, sosyal ve tarihi dramalar ve yenilikçi bağımsız filmleri keşfetme fırsatı bulacaklar.

Frankofon Film Festivali bu yıl 19 şehir ve ilçede 30 farklı gösterim mekanında düzenlenecek. Festivalin bu yıl ziyaret edeceği şehir ve ilçeler arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Ayvalık, Bandırma, Batman, Bodrum, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Kuşadası, Lüleburgaz, Mardin, Mersin, Muğla ve Bergama bulunuyor.

Bu yıl festival, Uluslararası Kadın Hakları Günü ile aynı döneme denk geldiği için, program bu meseleleri açıkça yansıtır nitelikte olacak. Nitekim, festivalde gösterilecek filmlerin %45’i kadınlar tarafından çekilmiş ve bunların %70’inde başrolü bir kadın oyuncu oynamaktadır. Bu sembolik günü kutlamak için Othon Sinema ve Atlas 1948 ile işbirliği içinde, Agnès
Varda’nın L’une chante l’autre pas adlı filminin restore edilmiş versiyonunun gösterileceği özel bir gösterim de düzenlenecek.

Festival iki yönetmeni konuk ederek filmlerini tanıtma ve izleyicilerle buluşma fırsatı sunacak. Çağdaş gençliğin coşku ve kırılganlığını gerçekçi bir şekilde anlatan filmleriyle yeni nesil Fransız yönetmenlerden Amélie Bonnin geçen yıl Cannes Film Festivali’nin açılışını, Juliette Armanet ve Bastien Bouillon’un oynadığı, karşı konulmaz bir romantik müzikal komedi olan Partir un jour (Bir Gün Ayrılmak) filmiyle yaptı. Bu film, Frankofon Film Festivali’nin de açılışını yapacak! Gerçeklere dayanan ve büyük bir insanlık duygusuyla dolu filmleriyle tanınan Fransız-Belçikalı yönetmen Olivier Meys ise Fransızca’yı kaderleri birbirine bağlayan ortak dil olarak kullanan, kendine özgü tarzda bir coming-of-age filmi L’été de Jahia’yı (Jahia’nın Yazı) sunacak.

Fransız Kültür Merkezi tarafından Fransa, İsviçre, Belçika, Kanada ve Lüksemburg Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Fransızca dilini ve Frankofon ülkeler ile Uluslararası Frankofon Örgütü’nün üye ve gözlemci ülkelerinin kültürlerini tanıtmayı amaçlıyor. Bu ortaklık, sanatın ve kültürel çeşitliliğin tanıtımında uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor.

Herkesi bu sürükleyici ve keyifli deneyimi yaşamaya davet ediyoruz!

Progamı incelemek için tıklayın.

Önemli bilgi: 14 Mart Cumartesi saat 16:00’da Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek “Saklı kadın” filmi yerine “Falcon Lake” film gösterilecektir.

Bilet bilgisi:

Institut français: 
Gösterimler ücretlidir. Sinema&kütüphane kart sahipleri için giriş ücretsizdir.
Tam bilet: 100 TL, İndirimli bilet: 80 TL
Ödemeler kredi kartı ile yapılmaktadır.
Biletler seanslardan 30 dakika önce Institut français’de satılmaktadır.

Sinematek/Sinema Evi
Gösterimler ücretsizdir. Seanslardan 15 dakika önce salonda bulunulması tavsiye edilir.

İBB Beyoğlu Sineması
Gösterimler ücretsizdir.
İstanbul Senin uygulaması üzerinden rezervasyon yapılması gerekmektedir.

Atlas 1948
Gösterim ücretlidir. Biletler Biletinial sitesinden alınmaktadır.

Biletinial Torun Center Sinemaları
Gösterim ücretlidir. Biletler Biletinial sitesinden alınmaktadır.

 

FİLM GÖSTERİMİ ǀ Doğudan

22 Şubat Pazar saat 19:00’da
Institut français İzmir Sinema Salonu

Othon Sinema’nın sunduğu ve Institut français Türkiye katkılarıyla gerçekleşen bu özel gösterimde, Chantal Akerman’ın D’Est (Doğudan) filmiyle Demir Perde sonrası Doğu Avrupa’nın sessiz, durağan ve şiirsel manzaralarına tanıklık etmeye davetlisiniz. Diyalogsuz ve yorumsuz bu benzersiz sinema deneyimi, zamanı ve mekânı aşan bir bekleyiş hâlini beyazperdeye taşıyor.

Tam bilet: 100 TL

İndirimli bilet: 50 TL*

*25 yaş altı öğrenciler ve 65 yaş üstü izleyiciler için geçerlidir. IFT öğretmen ve öğrencilerine biletler ücretsizdir.

Sadece kartla ödeme alınmaktadır. Sinema biletleri, seans saatinden yarım saat önce Institut français İzmir girişinde satışa sunulmaktadır. 

🎟️ Biletinial
🗓️ 21.02.2026 Cumartesi
⏱️ 20.00
📍 Kült Kavaklıdere

1993 | Yönetmen Chantal Akerman | Belgesel | 110dk | Diyalogsuz

Doğudan

“Bülbülün şarkısı sürsün.”

Chantal Akerman’ın Doğu Avrupa’nın çözülme dönemine tuttuğu sessiz ve derinlikli bir bakış: “Doğudan” bir Othon sunumuyla beyaz perdede!

Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından, Almanya’dan Rusya’ya uzanan bir coğrafyada çekilen film, belirli bir anlatı ya da açıklayıcı seslendirme olmaksızın ilerler. Akerman, kamerayı uzun planlarda sabit tutarak ya da yavaşça hareket ettirerek, bekleyen bedenleri, durakları, sokakları ve yüzleri kaydeder.

İnsanların duruşları, bakışları ve sessizlikleri; politik dönüşümün gündelik hayatta bıraktığı izleri görünür kılar. Diyalogların yokluğu, izleyiciyi görüntülerin ritmine ve tekrarına teslim olmaya davet eder.

“Doğudan”, Akerman’ın sinemasında merkezi bir yer tutan sürgün, yerinden edilme ve bekleme hâllerini, coğrafi bir yolculuk üzerinden düşünür. Film, Doğu’nun bir temsilini sunmaktan çok, geçiş hâlindeki bir dünyanın atmosferini duyumsatır; tarihsel bir anı, zamansız bir gözlemle kayda alır.

Bu gösterim, Institut français Türkiye katkılarıyla gerçekleşmektedir.

MURAT ÖZYAŞAR İLE SÖYLEŞİ : SURETİ VE ASLI

21 Şubat 2026 Cumartesi, saat 15:00 – 16:30
Institut français İzmir Kütüphanesi

Kontr yayınevi ile işbirliği içinde düzenlenen “Türkiye’den Diri Sesler” dizisi kapsamında, Institut français Izmir kütüphanesi, yazar Murat Özyaşar ve çevirmeni ve yayıncısı Sylvain Cavaillès ile bir buluşmaya davet ediyor. Bu buluşmada, yazarın edebî yolculuğu, edebî hayranlıkları, çeviri üzerine görüşleri ve ilhamında doğduğu kentin önemi ele alınacaktır. Ayrıca, Ayna Çarpması (Éclipses de miroir) adlı eserden seçilen metinler, yazar ve çevirmeni tarafından iki dilli olarak okunacaktır.

Ücretsiz ve herkese açık olan bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Etkinlik Türkçe ve Fransızca olarak yapılacaktır.

Yerler sınırlıdır.
Bilgi ve kayıt için mediatheque.izmir@ifturquie.org

Konser – Aşkın Notaları
Sedef Erçetin, Evrim Demirel
Konuk sanatçı: Isabelle Dumont
14 Şubat Cumartesi saat 20:00’de
Yeldeğirmeni Sanat Kadıköy Belediyesi

14 Şubat Cumartesi akşamı Yeldeğirmeni Sanat’ta, “Aşkın Notaları” konseriyle Sevgililer Günü’nü kutluyoruz. Çelist Sedef Erçetin ve piyanist Evrim Demirel, cello & piano duo olarak sahne; caz repertuvarından seçkin eserler seslendirecekler. Konserde, ayrıca, Isabelle Dumont, konuk sanatçı olarak yer alacak.

Biletler satışta.

Institut français sizleri Sevgililer Günü’ne özel iki etkinliğe davet ediyor.

14 Şubat 2026 Cumartesi – Institut français Ankara, Yıldız

📌16.00
Türk-Fransız Kültür Derneği, Bonjour Ankara ve Ankara Accueil iş birliği içerisinde.
Frankofon Koro topluluğu tarafından Piaf şarkıları.

Giriş ücretsiz, katılım serbesttir.

📌17.00
🎬Chronique d’une liaison passagère

2022 ǀ Yönetmen Emmanuel Mouret ǀ Kurgu, komedi, romantik ǀ 100dk ǀ Film dili Fransızca, Türkçe altyazılı
Giriş 50TL (FKM öğretmen ve öğrencilerine ücretsizdir)

mediatheque.ankara@ifturquie.org
Tel: 0312 408 82 33

ÖZET

Bekâr bir anne ile evli bir adam sevgili olurlar. Bunun yalnızca bir ilişki olacağına ve hiçbir romantik beklentiye kapılmayacaklarına dair söz vermişlerdir; ilişkinin hiçbir geleceği olmadığını çok iyi bilmektedirler. Ancak aralarındaki uyum, paylaştıkları yakınlık ve birlikteyken hissettikleri mutluluk karşısında giderek daha fazla şaşırırlar…

Çocuk ve Gençlerle Felsefe Atölyeleri: Kültürler ve Bedenler Arasında Çok Sesli Diyaloglar

21 Şubat 2026
13:00-14:30 / 7-8 Yaş
15:00-16:30 / 9-11 Yaş

28 Şubat 2026
13:00-14:30 / 9-11 Yaş
15:00-16:30 / 7-8 Yaş

IF İzmir Sergi Salonu

Ücretlidir.

Fransız koreograf Doria Belanger ve çizer Benttt’in BANA BİR DAKİKA VERİN sergisi kapsamında, çocuk ve gençlerle felsefe atölyeleri gerçekleştirilecektir. Katılımcılar eserler aracılığıyla; hareket, dans, beden, değişim, oluş, zaman, hafıza, kimlik.. gibi felsefi kavramlara temas ederek, dünya ile beden merkezli ilişki kurmayı araştıracakları, varsayımlarını sorgulayacakları bir zeminde buluşacaklar.

Çocukların düşünsel ve bedensel anlamda aktif olacağı atölyeler, sanat eserine yakından bakmalarını, eserlerle ilişki kurmalarını mümkün kılan pek çok düşünsel beceriyi ve hareket odaklı çalışmayı içeriyor. Bol sorgulamalı, çok duyulu ve şiirsel bir deneyime davetlisiniz.

Eğitmen hakkında 

Nurşah Yılmaz

Felsefeci Eğitmen, Yazar, Dansçı
Çocuklarla Sanat ve Felsefe
Çocuklarla Sanat Okuma ve Düşünme
Çocuk Edebiyatı ve Felsefe kitaplarının yazarı

Atölye Türkçe olarak gerçekleştirilecektir.

Kontenjan: 12 kişi & Katılım ücreti: 750 TL / kişi
Kayıt : nursahyilmaz@gmail.com veya +90 505 556 99 41

Konferans – Polikarp’ın izinde
11 Şubat Çarşamba saat 18:30’da
Institut français gösteri salonunda

Institut français de Turquie, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü  iş birliğiyle, İzmir’in tarihsel ve dinsel hafızasında özel bir yere sahip olan Polikarp figürünü odağa alan dikkat çekici bir konferansa ev sahipliği yapıyor.

Şubat 2025’te İzmir Kadifekale’de açılan “Polycarp Memorial Site”, II. yüzyılda Smyrna başpiskoposu ve kentin koruyucu azizi olarak kabul edilen Polikarp’ı yeniden gündeme taşıdı. Hristiyan geleneğine göre şehit edildiği yer olarak bilinen bu tepe, tarih boyunca Müslüman, Ortodoks ve Katolik dini pratiklerin bir arada var olduğu, inançların iç içe geçtiği simgesel bir mekân olma özelliği de taşıyor.

Etnografik saha araştırmaları ve gün yüzüne çıkarılan özgün arşiv belgelerine dayanan konferans, Polikarp figürünün iki ayrı dönemde — 1909’da ve günümüzde — kentsel mekânda dinsel bir hafızayı görünür kılmak üzere nasıl yeniden yorumlandığını inceliyor. Sunum, bir azizin şehir içinde nasıl “yer edindiğini” ; silinme, yeniden sahiplenme ve miraslaştırma süreçleri üzerinden ele alıyor.

İki konuşmacılı konferans, IDEAS-IFEA doktora araştırmacısı Serena Giovanetti ile ANAMED-IAE doktora sonrası araştırmacısı Gabriel Doyle tarafından gerçekleştirilecek.

Konferans Fransızca gerçekleşecektir, çeviri yapılmayacaktır.

Giriş ücretsiz, kayıt zorunludur.