FRANSIZCA KURSLARIMIZ

 

Fransızca’yı öğrenmek için Ankara’da 2 adres:

Yıldız ve Kızılay

Bizi arayın:

0312 408 82 00 / 29

kurslar.ankara@ifturquie.org 

 

  • NORMAL DÖNEM (5 HAFTA/32 SAAT)
23 Ekim – 26 Kasım
27 Kasım – 31 Aralık
1 Ocak 2018 – 4 Şubat 2018
 
  • 7-12 YAŞ ARASI (10 HAFTA)
25 Kasım – 28 Ocak 2018

XXF FESTİVAL VERY VERY FRENCH

3 KONSER, 3 MEKAN, 3 GRUP

Festivallerin en Fransız’ı ‘XXF Festival Ankara – Very Very French’ iki yaşında!

Bu Festivale Fransız Kalmayın!

Altus Kültür-Sanat organizasyonuyla ve Fransız Kültür Merkezi-Ankara destekleriyle bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan “XXF Festival Ankara”da, Fransız müzik sahnesinin en önemli grupları sahne alıyor.

Bu yıl programda:

  • ERIK TRUFFAZ : 27.11.2017, Pazartesi 20.30 – Ankara Palas
  • LA CARAVANE PASSE : 08.12.2017, Cuma 22.00 – IF PERFORMANCE HALL
  • dOP (DJ set) : 16.12.2017, Cumartesi 23.00 – PIXEL

 

27 Kasım Pazartesi günü Fransa’nın en önemli trompetçilerinden Erik Truffazile açılışını yapacak olan festivalde, 8 Aralık Cuma günü Balkan ve Doğu müziğini hip-hop, reggea ve rock ile harmanlayan La Caravane Passemüzikseverleri eğlence dolu inanılmaz bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Paris’in techno ve minimal house prensi dOP ise DJ Set performansıyla 16 Aralık Cumartesi gecesi içimizi kıpır kıpır ettirecek dans dolu kapanışa imza atacak.

Karnaval basın sponsorluğunda gerçekleşecek festivalin biletleri,www.biletix.com ve Biletix yerel satış noktalarında.

 

ERIK TRUFFAZ KONSERİ

Festivallerin en Fransız’ı ‘XXF – Very Very French’ ikinci kez Ankara’da!

Avrupa caz sahnesinin önde gelen isimlerinden Erik Truffaz, ‘XXF Festival Ankara’ kapsamında, Altus Kültür-Sanat organizasyonuyla ve Fransız Kültür Merkezi-Ankara destekleriyle Ankara Palas’ta!

  • Erik Truffaz: trompet
  • Alp Ersönmez: elektrik bas
  • Çağrı Sertel: klavyeler
  • Volkan Öktem: davul

 

Erik Truffaz

Fransız trompetçi Erik Truffaz cazı ham haliyle değil, yüz yılımızın zengin sesleri arasından seçtiği elektronika, drum ‘n’ bass ve hip-hopla harmanlayan özgün bir müzisyen.

İlhan Erşahin, Syl Johnson, Nya, Mounir Troudi, Hüsnü Şenlendirici, Philippe Garcia gibi dünyanın dört bir köşesinde farklı akımları temsil eden müzisyenlerle ürettiği albümler ve sergilediği sıra dışı performanslar kendisini caz dünyasında ayrı bir karakter olarak konumlandırdı.

Bugüne kadar kendi adıyla yayınladığı 20 albümü Blue Note gibi önemli plak firmalarınca basılırken, eleştirmenlerce de her dönem takip edildi.

11343659622biletix

altus-kultur-sanat

Tez savunma aşamasındaki Montrealli bir öğrenci olan Harwan, bir dizi sıradan olayın ertesinde, gece St. Petersburg’daki Hermitage Müzesi’nin bir odasında kilitli kalır. İki bin yıldan uzun sürecek bu gece Harwan’ın içinde var olan onlarca şeyin derin katmanları arasında unutulup gitmiş anadilinin başucunda son bulacaktır. Wajdi Mouawad her şeyin yabancı bir dilde işlediği hallerde anadilin akıbetine dair merak uyandıran bir soru atıyor ortaya. Bu yol bedenle, sesle ve varlıkla çok yakından bağlantılıdır; sadece yazar-yönetmen solo bir performansla meselenin özüne inebilir.

Wajdi Mouawad’ın çocukluğu Lübnan’da, ilk gençliği Fransa’da ve yetişkinliğinin ilk yılları Québec’te geçti; şu anda ise Fransa’da yaşıyor. Çağdaş oyunların ve klasiklerin yanı sıra kendi metinlerinin de uyarlama ve sahnelemelerini gerçekleştirdi. 2009 yılında sanatçısı olduğu Avignon Festivali için Littoral, Incendies, Forêts ve Ciels oyunlarından Le Sang des Promesses’i yarattı. 2011’deTemps’i yaratmasının ardından 2015 yılına kadar kendini Sofokles’in yedi trajedisini ele almaya adadı. 2008’de Yalnız ve 2014’te Soeurs’u yarattıktan sonra şimdi de Domestic başlıklı oyun serisinin sonraki bölümleri üzerinde çalışıyor. Nisan 2016’da Paris’teki La Colline Ulusal Tiyatrosu’nun direktörlüğüne getirildi.

Yaklaşık 120’ sürer; ara yoktur.

Fransızca; Türkçe üstyazılı.

Bilet : http://www.biletix.com/etkinlik/U1R42/ISTANBUL/

Fransa elektronik müzik sahnesinin parlayan isimlerinden Kartell ve Cézaire , 24 Kasım Cuma günü, XXF Very Very French Festival kapsamında Renault ana partnerliğinde arka arkaya Babylon’da müzikseverlerle buluşuyor.

DJ ve prodüktör Kartell, French house, nu-disco ve elektronik üçgeninde cesur ve yenilikçi üretimlere imza atıyor. Kendi plak şirketi Roche Musique etiketi ile yayınladığı Riviera’dan Sapphire ve Last Glow’a tüm EP’leri ile sınırlarını genişletiyor. Nu-disco ve R&B etkili Paris müziğini, Karma Kid ve Jabberwocky gibi sanatçılarla iş birliği içerisinde de sunuyor. Kartell aynı zamanda elektronik müzik dünyasının kilometre taşları Kaytranada, The Magician, Bondax gibi yapımcılarla da çalışıyor.Kartell’den sonra ise karşımıza Fransa’nın önemli plak şirketlerinden Roche Musique’in kurucusu ve yaratıcı direktörü Cézaire çıkıyor.Sanatçı Kaytranada, Stwo, Onra gibi gezgin müzisyenlerden ilham alıyor. Funk, house ve hip-hop sınırlarındaki imajı ile çarpıcı üretimlere imza atan DJ, 80’lerin ve 90’ların groove ritimlerine getirdiği güçlü yorumla adından söz ettiriyor. Cézaire en son ‘Seize the day’ EP’si ile müzikseverlerin karşımıza çıktı.

Paris Fransız Kültür Merkezi desteğiyle

Bilet : https://www.mobilet.com/event/french-waves-kartell-and-cezaire-408-adbb 

Etienne de Montety ve Sinan Kuneralp söyleşisi

Moderatör : Sébastien de Courtois

Pierre Loti İstanbul’a geldiğinde kendini bir klişeler dünyasının içerisinde bulur. Ondan önce Alphonse de Lamartine ve Théophile Gauthier buradan geçmişlerdir. Ziyaret ettikleri yerler ve izlenimleri adeta aynıdırlar. Oysa Loti, birkaç makale ve kitapla « kendi » Türkiyesi üzerine farklı bir görüş ortaya koymuştur. Loti’nin Türkiyesi Fransız yazar Claude Farrère’in Katil kim? romanındaki Türkiyedir. Yazarlar kendi hikayelerini anlatmak için Loti’nin Türkiye imgesi içerisine girmişlerdir.

Bu söyleşide iki yüzü olan bir soru tartışılacaktır :  Bir yandan Loti’nin imgelemi çerçevesinde  ele alınacak olan Oryantalizm ; diğer yandan, ve hatta özellikle, Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu yaşayan bir kadının tanıklığı olan Hayal kırıklığına uğramış bir kadının anıları kitabı ile birlikte 1930 yılında Gallimard tarafından yayınlanan Ekrem Reşit Rey’in Désorientée romanı aracılığıyla ele alınacak olan o dönemdeki Türk görüşü. Yine bu çerçevede, 1911 yılında Le Figaro gazetesinde yayınlanan eski Osmanlı büyükelçisi Salih Münir ile bir Osmanlı hanımının Türkiye’de kadının durumu üzerine yaptıkları yazışmalardan da bahsedilecektir.

Söyleşide ayrıca roman ve şiir yapıtlarında İstanbul’un yeri de ele alınacaktır.

Konferans dili fransızca, türkçe simültane çeviri.

Le Figaro littéraire’in yöneticisi Étienne de Montety Gallimard tarafından yayınlanan birçok romanın yazarıdır : L’article de la mort (2009), Deux-Magots Ödülü’nü  alan La route du Salut (2013) ve Birinci Dünya savaşı sonrası Türk toplumunun dönüşüm dönemi İstanbul’unda geçen L’Amant Noir (2016).

Tarihçi Sinan Kuneralp İstanbul’da bulunan Isis yayınevinin kurucusudur. Osmanlı tarihi üzerine Türk ve yabancı yapıtları Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlamaktadır. Büyükannesinin kız kardeşinin anıları olan Hayal kırıklığına uğramış bir kadının anıları, Nihayet bulan Osmanlı İmparatorluğu’nda kadın olmak kitabı imparatorluktan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişin ilk yıllarını anlatmaktadır.

Tarihçi, gazeteci ve France Culture’de yayınlanan « Doğu’nun Hristiyanları » programının yapımcısı Sébastien de Courtois aynı zamanda Türkiye, Orta Doğu ve Hristiyan azınlıklar  üzerine uzman bir basın muhabiridir. Yazarın Suriye, Irak, Lübnan ve Türkiye’de, dini ve Hristiyan azınlıklar ve Yezidiler’in 2014 yazında maruz kaldıkları trajediyi anlattığı Babil’in ırmakları üzerinde, ağlıyorduk başlıklı denemesi yakın zamanda Stock yayınevi tarafından yayınlandı.

 

KONTENJAN DOLDUĞU İÇİN KAYITLAR KAPATILMIŞTIR !

Antik Çağ’da Anadolu’da Tarih ve Arkeoloji temalı konferans dizi çerçevesinde, Fransız Kültür Merkezi, Ankara ve Bilkent Üniversitelerin Arkeoloji Bölümleri işbirliği ile, sizleri, İlber Ortaylı “Atatürk ve arkeoloji” temalı konferansına davet etmekten mutluluk duyar.

  • Konferans dili türkçe ve fransızca simültane çeviri
  • kayıtlar zorunlu: 408 82 31 veya murat.celik@ifturquie.org 
  • 8 Kasım 2017 Çarşamba, 19.00

İlber Ortaylı

1947 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladı. 1965’te Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1969) ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Orientalistik okudu.

Chicago Üniversitesi’nde yüksek lisans çalışmasını Prof. Dr. Halil İnalcık ile yaptı. “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” ile doktor, 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” çalışmasıyla da doçent oldu. 1983’te istifa etti. Viyana, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliğiyle birlikte seminerler ve konferanslar verdi.

Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde Osmanlı tarihinin 16., 19. yüzyılı ve Rusya tarihiyle ilgili makaleler yayımladı. 1989’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdare Tarihi bilim dalı başkanı olarak göreve başladı. Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini sürdürmüştür. 2002-2014 yılları arasında Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Tarihi dersleri veren Ortaylı, halen bu üniversitede misafir öğretim üyesi olarak ders vermeye devam etmektedir.

Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Rusça ve Farsça dillerini bilen Ortaylı, Uluslararası Osmanlı Etüdleri komiteleri yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir.

Ankara Fransız Kültür Merkezi, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı işbirliğiyle sizleri, genç yetenekli keman virtüozu Bartu Özsoy ve kendisine eşlik edecek piyanist Ezgi Demirel, konserine davet etmektedir.

LCV: 408 82 31 veya murat.celik@ifturquie.org

BARTU ÖZSOY

2003 yılında Ankara’da doğan Bartu Özsoy, müzik eğitimine üstün yeteneğinden dolayı davet edildiği Paris’te devam etmektedir. Keman çalışmalarını, Paris Opera Orkestrası sanatçısı ve Créteil Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Thierry Huchin’la sürdürmektedir. Aynı zamanda, Paris Konservatuvarı Keman Bölümü Profesörü Alexis Galpérine tarafından da çalıştırılmakta ve mentörlük sağlanmaktadır. Créteil Konservatuvarı Profesyonelliğe Hazırlık Programı öğrencisi olan Özsoy, Paris Konservatuvarı hocası Prof. Isabelle Duha ile armoni çalışmakta; ayrıca Paris’teki farklı konservatuvarlarda Jacques Saint-Yves’den kompozisyon; Anne Rousselin’den analiz; Stéphanie Sicsik’ten müzikal formasyon ve Caroline Cren’den piyano dersleri almaktadır.

Kemana dört yaşında başlayan Özsoy, Ankara’dayken keman çalışmalarını Suzanna Bezhani, Elshad Amrahov, Rasim Bagirov ve Ildiko Moog; solfej, teori ve kompozisyon çalışmalarını ise Nino Skhvitaridze ile sürdürmüş; Bilkent İlköğretim Okulunu tamamladıktan sonra Ankara Devlet Konservatuvarı’na devam etmiştir.

Orkestrayla ilk konserini on yaşındayken, Türkiye çapında düzenlenen solist seçmelerini kazanarak İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’yla vermiştir. Onbir yaşından itibaren Paris’te ve farklı Avrupa ülkelerinde konserler ve resitaller vermiş; uluslararası yarışmalarda birincilik ödülleri almıştır.

Sekiz yaşında İngiliz Kraliyet Müzik Okulları Birleşik Kurulu’nun 5. seviye keman sınavından; bir yıl sonra ise 5. seviye teori sınavından Üstün Başarı Derecesi (“Distinction”) almıştır. Beş yaşındayken yaptığı iki piyano bestesi (‘Kalkınma Marşı’ ve ‘Yağmur Filizleri’) 2010 yılında, ABD Başkanı Obama’ya takdim edilmiştir.

EZGİ DEMİREL

1988 yılında Ankara’ da doğdu. 1997’ de başladığı piyano eğitimine Ferial Başaran ile 2 yıl devam etti. 1999 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu’na tam burslu olarak kabul edildi ve lisans mezuniyetine kadar akademik çalışmalarını Piyano Sanat Dalı’ nda Prof. Hande Dalkılıç ile sürdürdü. Mezuniyetinin ardından derslerinde korrepetitörlük yaptığı değerli bas Merih Kazbek’ in müzikal yaklaşımından çok etkilenerek, duo çalmanın kendisi için bir tutku olduğunu keşfeden Ezgi Demirel, yüksek lisans eğitimine Duo Piyanistliği alanında Amerika Birleşik Devletleri’ nde devam etmeye karar verdi. 2013 yılında ABD’ de sınavına girdiği New England Conservatory ve University of Texas at Austin Butler School of Music’ te burslu eğitim hakkı kazandı. Aynı yıl kazandığı Fulbright bursuyla eğitimini UT Butler School of Music’ te Prof. Anne Epperson, Prof. Rick Rowley, Dr. Chuck Dillard ve Dr. Colette Valentine’ la devam ettirdi. Yüksek Lisans eğitimi boyunca birçok resitalde ve konserde duo, oda müziği, koro ve orkestra piyanisti olarak yer aldı ve 2015 yılında mezun oldu. Ezgi Demirel duo piyanistliği alanında Warren Jones ve Margo Garrett; solo piyano alanında da Pamela Mia Paul, Walter Groppenberger, Boris Berezovsky ve Robert Roux gibi müzisyenlerle Ustalık Sınıfları aracılığıyla çalışma fırsatı buldu. Ayrıca 2007’de düzenlenen 4. Gümüşlük Klasik Müzik Festivali Eklisia Yaz Müzik Okulu’nda Kemal Gekic, Francesco Libetta ve Gülsin Onay ile çalışarak konserlerde yer aldı. Ezgi Demirel 2016 yılından beri Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde eşlik öğretim elemanı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

PROGRAM
J. S. Bach (1685-1750) Solo Keman için Sonat No.1, BWV 1001, Adagio ve Füg
F. Kreisler (1875-1962) Alt-Wiener Tanzweisen (Liebesfreud, Liebesleid, Schön Rosmarin)
A. Saygun (1907-1991) Sepetçioğlu, Op. 33
B. Bartók (1881-1945) Romen Halk Dansları, Sz 56
E. Lalo (1823-1892) İspanyol Senfonisi, Op.21, 3. Bölüm
C. Saint-Saëns (1835-1921) Danse Macabre, Op. 40

 

Sunum –  Performans

Aylaklar sergisinde « Limonata Gibi Hava » başlıklı bir sanatçı kitabı ile yer alan Yasemin Özcan, usta dili ve güçlü mizah duygusuyla şekillendirdiği anekdotlarla ziyaretçileri kamusal alanda kadın/erkek, bakan/bakılan, görünür/görünmez olma ilişkileri üzerine tekrarlayan bağlantılar kurmaya teşvik ediyor. Sanatçı “Flanöz’ün Kalbi” isimli bir sunum performans gerçekleştirecek.

21 Temmuz – 28 Ağustos

Zorlu PSM Amfi’de 21 Temmuz – 28 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Fransız Kültür Merkezi İş Birliği ile Fransız sinemasının farklı dönemlerine ait, farklı türlerin temsilcisi birbirinden özel filmler ücretsiz olarak yayınlanacak.

Başrollerini Catherine Deneuve ve Nino Castelnuovo’nun paylaştığı Altın Palmiye ödüllü Les Parapluies De Cherbourg ile başlayacak olan maraton, 2014 yapımı komedi-dram türünde dikkat çeken Tristess Club, Ünlü Fransız çizer Joann Sfar’ın aynı isimli eserinden uyarlanan animasyon Le Chat Du Rabbin, stajyer bir doktorun yaşadığı zorlukları anlatan Fransız César ödüllü Hippocrate, İran’ın Picasso’su olarak adlandırılan Bahman Mohasses’in hayatını anlatan belgesel türündeki Fifi Hurle De Joie ve suya temas ettiğinde super güçler edinen Vincent’ın hikayesinin anlatıldığı Vincent N’a Pas D’écailles filmleriyle devam ediyor.

Fransız sinemasının dikkat çeken eserlerini açık havada Zorlu PSM’nin dev ekranında İstanbul Fransız Kültür Merkezi İş Birliği ile izleyebilirsiniz.

Bu akşamki Terramondo konseri için biletler tükenmiştir. Bu akşam konser mekanında yeni bilet satışı olmayacaktır. İlginiz için teşekkür ederiz.

 

“TERRAMONDO” JACKY TERRASSON & STEPHANE BELMONDO // CAN ÇANKAYA & KAĞAN YILDIZ*

5 Temmuz Çarşamba, 20:00, Fransız Sarayı Bahçesi

Blue Note ailesinin en değerli üyelerinden caz piyanisti Jacky Terrasson Fransız caz trompetçisi Stephane Belmondo ile birlikte klasik cazın yıldızını parlatacak. 1993’te Thelonious Monk Piyano Yarışması’nı kazanan ve yayımladığı yirmiye yakın albümle caz piyanistleri arasındaki yerini sağlamlaştıran Terrasson ve ABD’li new age ve caz fenomeni Yusef Lateef ile işbirlikleriyle dikkatleri iyice üzerine çeken Belmondo’nun 30 yıla dayanan dostlukları, 2016 tarihli Mother albümüyle taçlandı. İkili, romantik, samimi ve yalın müzikleriyle Fransız Sarayı Bahçesi’nde balladlar, caz standartları, şansonlar ve biraz da doğaçlamayla festival takipçilerini nostalji tüten notalara teslim edecek.

Gecenin açılışını ise Türkiye’den bir ikili yapacak. Kerem Görsev’in triosundan da tanıdığımız kontrbasçı Kağan Yıldız ve yerli caz sahnesinde birçok isimle projelere imza atan piyanist Can Çankaya, taptaze duo projeleriyle sahnede olacak.

*Can Çankaya & Kağan Yıldız konseri, ViTRin Türkiye Güncel Müzik Buluşmasıkapsamında gerçekleştirilecektir.

 

19:00 Kapı Açılış

20:00 Can Çankaya & Kağan Yıldız

21:15 Terramondo

 

  • Bilet alan izleyicilerimizin konserden en geç bir hafta öncesine kadar http://rezervasyon.iksv.org/ adresinden kendileri ve varsa eşlikçileri için kayıt yaptırarak adlarını konuk listesine ekletmeleri gerekmektedir.
  • Mekân alanına sadece Tomtom Kaptan Sokaktan ve yaya olarak girilebilecektir.
  • Fransız Sarayı’nın uygulamaları uyarınca, giriş sırasında konuklardan biletleriyle birlikte fotoğraflı kimlik belgelerini göstermeleri istenecek ve sadece adı konuk listesinde bulunan izleyiciler mekâna girebilecektir.
  • Fransız Sarayı Bahçesi’ne küçük el çantaları (30 cm x 30 cm) dışında sırt çantası, valiz vb. büyük çantalar ve puset vb. eşyalarla girilememektedir ve mekânda vestiyer bulunmamaktadır.
  • Web sitesi üzerinden rezervasyon işlemini tamamlamayan veya büyük çantayla mekâna gelen izleyiciler, biletleri olsa dahi mekâna giremeyecek ve bilet iadesi de mümkün olmayacaktır.

İSTANBUL UNDERGROUND: BUGÜNÜN TÜRK YERALTI EDEBİYATI

Marjinal yazarlar her türlü sınıflamanın dışında kalırlar : Onlar, 2000 yılların Türkiye’sinde, başka bir edebiyatın ve alternatif bir sanat üretiminin kanıtıdırlar. Genişleyen büyük kentlerin anonimliği içerisinde ayrı bir yerde duran bu yazarların metinleri dergilerde, bloglarda, bazen bir şiirde ya da Metin Kaçan’ın Ağır Roman’ı gibi bir efsane romanda gün ışığına çıkıyor.

Bohem Hayata Elveda! Çok hareketli ve sert Yeraltı, Beyoğlu ve Kadıköy’ün mahallelerinden çıkarak, bütün şehre yayıldı. Küçük İskender, Hakan Günday, Altay Öktem, Metin Kaçan, Sibel Torunoğlu, Batuhan Dedde, Niyazi Zorlu ya da Hüseyin Avni Dede… Tüm bu farklı isimlerin ve imgelemlerin ortak bir noktası var: Türk ruhunu ve nevrozlarını tarayarak açığa çıkarmak. Neşeli şakacılar, radikal kötümserler, kedi köpek gibi birbiriyle çatışan, genç ya da daha az genç yazarların oluşturuğu bir çeşit tesadüfi direniş topluluğu edebi ve sanatsal hayatın basmakalıplarına karşı farklılığını ve direnişini  haykırıyor.

Amerika’daki Beats ya da 1980’lerde İngiltere ve Fransa’daki punk akımlarının temsilcisi yazarlar gibi Türk Yeraltısı’nın  başkaldıran asileri de bugünlerde kültürel bir Yeni Doğuş’un temsilcileri olarak boy gösteriyorlar.

Kuşku ve bazen küçümsemeyle karşılanmış Yeraltı akımın ürünleri şimdilerde her biri çağdaş edebiyatın temel taşları olarak kabul ediliyor. Yeraltı yapıtları 1960’lı yılların Türk modernistlerinin romantik ve Bohemlik mitosunu yeniden canlandırıp devam ettiriyor.

Yeraltı akımının ürünü olan bu eserler Philippe Dupuich’in fotoğraflarıyla bir araya geliyor. Fotoğrafların arka planlarında sefil ve görkemli bir İstanbul manzarası yükselirken, 2013 ile 2016 arasında  geniş planda çekilmiş portreler, bu edebiyat dünyasının gizli kalmış simalarını aynı zamanda kentsel heyecanı ve küreselleşen bir megalopolün  kaynaşmasını anlatıyor.

Fotoğrafçı : Philippe Dupuich 

Bağımsız sanatçı Philippe Dupuich edebiyatla bağlantılı birçok projeye imza attı. “Sur les traces d’Amkoullel, l’enfant peul” (Actes Sud), “La Réunion, île de mille part” (Actes Sud, 2001), “Nos Quartiers d’été” (Le Temps qu’il fait, 2004),  “Le Caire qui bat” (Michalon, 2006), “Empreintes et métamorphoses. Le bassin minier Nord-Pas-de-Calais” (Ouest-France, 2008) ve “Sous le soleil de Bernanos, Itinéraire avec Tahsin Yücel en Artois” (Empreintes temps présent, 2010) gibi edebi derlemelere fotoğraflarıyla katkı sağladı.

Edebiyat danışmanı : Timour Muhidine

Yazar, çevirmen ve Türk edebiyatı uzmanı olan Timour Muhidine, Actes Sud yayınevinde “Lettres turques” adlı koleksiyondan sorumludur.  Aynı zamanda Paris’teki yüksek öğretim kurumu Inalco’da ders vermektedir.

Sergi detayları

Açılış : 24 Mayıs Çarşamba saat 19 :00 – Fransız Kültür Merkezi

Sergi tarihleri: 25 Mayıs – 8 Eylül 2017

Giriş ücretsizdir.

Kayıt zorunludur.

19-22 Haziran 2017

Fransız Kültür Merkezi, 19  ve 25 Haziran tarihleri arasında düzenlenen LGBTI haftasında, LGBTI konulu 4 film seçeneği sunuyor.
Giriş ücretsizdir.

19 Haziran Pazartesi 19.15
ÇEKMECELER
Yönetmen : M. Caner Alper, Mehmet Binay
Süre : 127 dk.
Dil : Türkçe. Fransızca altyazılı.

Deniz 32. yaşını kutladığı doğum gününün gecesinde kanlar içerisinde hastaneye kaldırılır. Hayati tehlikeyi atlatan Deniz’i yoğun bir psikolojik süreç beklemektedir. Rehabilitasyon evresinde sık sık geçmişe döner ve ruhunda, çok derinde kilitli kalmış çekmeceleri açar. Kız çocuğuna nasıl davranacağını tam kestiremeyen bir anne-babanın evinde ergen cinselliğini yaşamaya çalışan Deniz’in ruhunda o günlerden gelen yaralar bir bir ortaya çıkacaktır.
Yönetmenlerin katılımıyla.

20 Haziran Salı 19.15
DOĞULU ÇOCUKLAR (EASTERN BOYS)
Yönetmen : Robin Campillo
Süre : 128 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Doğu Avrupa çetesinin, bölgenin çeşitli yerlerinden farklı yaşlarda üyeleri bulunmaktadır. Paris’in tren garına giden ekip üyeleri, ne yapacaklarını bilmeden amaçsızca dolaşmaktadır. Bu esnada Daniel isimli iyi giyimli bir adam, gruptaki Marek adlı gence dikkat kesilir. Diğerleri gibi göçmen bir ailenin oğlu olan Marek’e yanaşan Daniel ona evine gelmesini ve para karşılığında kendisiyle birlikte olmasını teklif eder. Marek teklifi kabul eder ve evin adresini alır. Ertesi gün Marek, Daniel’ın lüks evine yapacağı ziyarette yalnız olmayacaktır. Ona eşlik eden Doğu Avrupa çetesi, Daniel için bir kabusun başlamasına neden olacaktır.

21 Haziran Çarşamba 19.15
ERKEK FATMA (TOMBOY)
Yönetmen : Cécile Sciamma
Süre : 82 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Laure 10 yaşında henüz cinsiyetinin farklılıklarını taşımayan bir kız çocuğudur. Kızların elbiseleri yerine erkek çocuklar gibi giyinen Laure yeni taşındıkları mahallede kendisini bir erkek ismiyle Mickaël olarak tanıtır. Kendi yaşlarında güzel bir ‘kız çocuğuna’ verilen bu cevap Laure’nin yeni kimliği olur ve kimse onun gerçek bir kız olduğunu bilmezken Mickaël/Laure erkek çocuklar gibi futbol oynayarak, yalanlarla yeni arkadaşlar edinir.
Çocukça yöntemlerle saklamaya çalıştığı cinsel kimliği ve söylediği yalanlar çok geçmeden su yüzüne çıkacaktır.
Dünya prömiyeri Şubat 2011’de Berlin Uluslararası Film Festivali’nde yapılan ve Cannes’dan New York’a gezmedik festival bırakmayan, özellikle LGBT festivallerinden ödüllerle dönen yapımın senaristliğini ve yönetmenliğini Fransız sinemacı Céline Sciamma üstleniyor.

22 Haziran Perşembe 19.15
LA BELLE SAISON (GÜZEL MEVSİM)
Yönetmen : Catherine Corsini
Süre : 106 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Yıl 1971. Bir köylü ailenin kızı olan Delphine aile baskısından kurtulmak ve kendi finansal bağımsızlığını kazanmak için Paris’e gelir. Manuel ile birlikteliğini sürdüren Parisli bir kız olan Carole’un başı feminizm fikirleriyle çalkalanmaktadır. Delphine ve Carole karşılaşması hayatlarını altüst edecek bir aşk hikayesinin başlangıcıdır.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Babylon Bomonti işbirliğiyle, 14-16 Haziran tarihlerinde 3 açık hava konseriyle Müzik Bayramı’nı Bomontiada’da kutluyor !

2001 yılında (geçtiğimiz 24 Haziran’da Bomonti Ada’da sahneye çıkan Soviet Suprem’de John Leninen olarak tanınan) Toma Feterman ile tromboncu Olivier Llugany tarafından kurulan La Caravane Passe 15 yıldır sahnelerde: Avrupa’nın ve dünyanın en büyük sahnelerinde onbeş yıl süren turneler, beş albüm, bir live disk ve le Vrai-Faux Marriage isimli efsanevi ‘Opera-Gypsy-Rock’ eserleri.

Sanseverino, Rachid Taha, R.Wan, Marko Markovic, Stochelo Rosenberg, ve Tom Fire gibi isimlerle çalışan grup, güncel müzik (rock, hip-hop, ragga) ile gelenekseli harmanladıkları kendi köklerine sadık kalarak farklı müziklere imza attı.

Ekim 2012 Gypsy for One Day ile dikkat çeken bir dönüş yaptılar ve Sanseverinonun konuk olduğu ‘T’as la touche manouche’ single’ını çıkardılar.

2016 Aralık ayında XXF Very Very French festivali kapsamında gerçekleştirdikleri eğlenceli konserle İstanbullu müzikseverlerin büyük beğenisini kazanan grup bu kez Müzik Bayramı vesilesiyle yeniden İstanbul’da.

Etkinlik ücretsizdir.

YER BAKIR – TITI ROBIN

Özlem TANER, şan
Hüseyin YALÇIN, kemençe
Burcu YANKIN, perküsyon
Sinan ÇELİK, kaval
Titi ROBIN, gitar, buzuki
Guillaume DUBOIS, ses reji

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Babylon Bomonti işbirliğiyle, 14-16 Haziran tarihlerinde 3 açık hava konseriyle Müzik Bayramı’nı Bomontiada’da kutluyor!

Titi Robin, yakın dostu büyük yazar Yaşar Kemal’in başyapıtlarından biri olan « Yer Demir Gök Bakır » romanına gönderme yapan « Yer Bakır » adlı yeni bir projeye imza attı. Beşiği Anadolu toprakları olan bu projenin tanıtımı için Titi Robin ve 4 yol arkadaşı Türkiye turneleri kapsamında istanbul’da Müzik Bayramı vesilesiyle bir konser verecekler.

Titi Robin

Besteci, müzisyen ve doğaçlamacı Thierry Robin, nam-ı diğer Titi, Roman, Doğu ve Avrupa müziklerini harmanlayan özgün bir müzik evrenine sahip.

Özlem Taner

Çocukluğundan beri saz çalan Özlem Taner, sahne ve kayıt performanslarıyla uluslararası alanda eleştirmenler ve dinleyicilerin büyük beğenisini kazandı.

Hüseyin Yalçın

İlk önceleri saz çalan Hüseyin Yalçın daha sonra İshan Menderes’in yanında kemençe eğitimi aldı. Sanatçı Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Türk Halk Müziği korosunda yer almakta.

Burcu Yankın

Başarılı şancı ve perküsyoncu Burcu Yankın uzun yıllardır Kardeş Türküler ile birlikte müzik yapıyor.

Sinan Çelik

Bir kaval üstadı olan Sinan Çelik hem Türkiye’de hem uluslararası alanda üne sahip. Kendisi ayrıca tanınan bir kaval zanaatkarı.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Babylon Bomonti işbirliğiyle, 14-16 Haziran tarihlerinde 3 açık hava konseriyle Müzik Bayramı’nı Bomontiada’da kutluyor !

Kolektif İstanbul sizi bir bayram havasına davet ediyor ! Düğün ve Türkiye ve Balkanlar’ın bayram müzikleri repertuarlarını doğaçlamaya da geniş bir alan bırakarak yorumlayan Kolektif İstanbul sürükleyici melodiler ve funk ve caz tınılarıyla dolu bir müzik akşamı vadediyor. Adında taşıdığı İstanbul gibi kozmopolit olan grup Fransa’da La Ferme du Buisson, Théâtre du Chatelet ve Petit Bain’de sahne aldı.

Giriş ücretsizdir.

YILDIZLARLA ODA MÜZİĞİ

Jean-Marc Phillips, keman
Xavier Phillips, viyolonsel
François-Frédérique Guy, piyano

45. İstanbul Müzik Festivali klasik müziğin yıldızlarını festival dinleyicileriyle buluşturmaya devam ediyor: Virtüözitesiyle nefes kesen Jean-Marc Phillips, efsane çellist Rostroprovich’in gözbebeği Xavier Phillips ve ünlü Beethoven yorumcusu piyanist François-Frédéric Guy festivalde bir araya geliyor.

Uluslararası keman yarışmalarında birçok saygın ödülün sahibi Jean-Marc Phillips, Trio Wanderer topluluğu ile sürdürdüğü kariyerine paralel olarak, önemli orkestralarda solist olarak yer alıyor. Aynı zamanda, Paris Yüksek Konservatuarı’nda öğretim görevlisi olan Phillips, piyanist Marie-Joseph Jude ile düzenli olarak konserler vermektedir. Müzisyen, akordeon sanatçısı Richard Galliano ile Piazzolla Forever projesini gerçekleştirmiştir.

Uluslararası Çaykovski ve Rostropoviç Yarışması da dâhil olmak üzere birçok uluslararası yarışmada ödül kazanan çellist Xavier Phillips, dikkatini çektiği efsane çellist Mstislav Rostropovich’in desteğiyle La Scala Filarmoni, Mariinsky Orkestrası, New York Filarmoni ve Chicago Senfoni Orkestrası ile verdiği konserlerle müzik dünyasına adım attı. Valery Gergiev, Riccardo Muti, Kurt Masur ve daha nice şeflerle birlikte çalışan ve 2015 Grammy adaylığı bulunan Phillips, kayıtları ile Le Monde de la Musique Choc ve Grand Prix du Disque ödüllerinin sahibi oldu.

Alman romantiklerinin fakat bilhassa Beethoven’ın usta yorumcusu François-Frédéric Guy Beethoven’ın tüm 32 piyano sonatını kaydetti. Guy, Bonn Beethoven, Printemps des Arts de Monte‐Carlo ve Varşova Chopin Festivallerinin düzenli konukları arasında. Paris Orkestrası, Londra Filarmoni ve Lüksemburg Filarmoni gibi seçkin orkestralarla çalan Guy, son yıllarda verdiği konserlerde hem yorumcu hem de şef olarak yer alıyor.

2012’de Beethoven projesi için bir araya gelen üçlü, o günden beri birlikte oda müziği ve kayıt çalışmalarına devam etmekte, uluslararası basında övgü dolu yorumlarla yer almakta. Geçtiğimiz senelerde festivalin konuğu olan ve unutlmayan bir konser veren üç yıldız, bir kez daha festival izleyicileriyle buluşuyor.

 

Program :

Johannes Brahms
Keman Sonatı No. 3 Re minör, op. 108
Violin Sonata No.3 in D minor, op.108

 Felix Mendelssohn
Viyolonsel Sonatı No. 2 Re Majör, op. 58
Cello Sonata No.2 in D Major, op.58

Ludwig van Beethoven

Piyanolu Trio No. 7 Si bemol Majör, op. 97 “Arşidük”
Piano Trio No. 7 in B flat Major, op.97 “Archduke”

 

Cliquez ici pour plus d’infos

Gösterim tarihleri

Pazar 11/06 – 16.45
Cumartesi 17/06 – 14.30 ve 19.15

Yönetmen : Raoul Peck
Süre : 118 dk.
Dil : Ingilizce ve Almanca. Türkçe ve Fransızca altyazılı.

Karl Marx, Friedrich Engels ve Jenny Marx’ın Paris, Brüksel ve Londra arasındaki ilk yıllarını konu edinir. Marx’ın 1844’te, 26 yaşındayken Paris’e sürgüne gitmesiyle başlayan film daha sonra yakın dostu ve çalışma arkadaşı olacak Friedrich Engels’le tanışması ve birlikte komünizmin ve işçi hareketinin temellerini atışlarını da anlatıyor.
Raoul Peck’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrollerinde August Diehl, Stefan Konarske ve Vicky Krieps yer alıyor.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Fransa merkezli, 30 ülke ve 90 şehirde aynı anda gerçekleşecek ve 19 yıllık bir geçmişe sahip olan Çok Kısa Filmler Festivali 9 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde.

Jenerik hariç 4 dakikadan kısa filmlerden oluşan tematik seçkiler ve aynı özelliklere sahip bir uluslararası yarışmanın bulunduğu filmlerde kurmaca, animasyon, belgesel, müzik klibi, video blog gibi her türden film yer alabiliyor. Aynı zamanda “Çok Kısa Filmler” başlığı altında çok sayıda Türkiye’den kısa film de seyirciyle buluşacak.

Bu yıl uluslararası yarışma bölümünde 36 çok kısa film yarışacak. 90 şehirden toplanan seyirci oylarıyla da ayrıca bir ödül verilecek.

Festival kapsamında sinema yazarları Banu Bozdemir ve Fırat Sayıcı moderatörlüğünde çok sayıda kısa film yönetmeni söyleşisi de gerçekleştirilecek.

Türkçe altyazılı.

Gösterimler ücretsizdir.

03-17 Haziran 2017

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Haziran ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü beş Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor.

Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’ndeCumartesi günleri saat 14.30, 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

– Yetenekli kadın yönetmen Lisa Azuelos’un “Dalida” filmi, muhteşem müzikleriyle efsane şarkıcıya adanmış bir şiir niteliğinde.

– “Kaygı” kolektif hafıza ve bilgi manipülasyonu konuları konusunda seyircileri düşünmeye teşvik eden bir gerilim filmidir.

– Berlin Film Festivali’nde gösterilen Haitili yönetmen Raoul Peck imzalı “Genç Karl Marx” komünist hareketin doğuşu üzerine tutkulu bir film.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 03/06 – 16.45
Cumartesi 10/06 – 14.30 ve 19.15: Yönetmenin katılımıyla; iki gösterimin sonunda izleyicilerle soru cevap

Yönetmen : Ceylan Özgün Özçelik
Süre : 94 dk.
Dil : Türkçe. Ingilizce altyazılı.

Haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30’lu yaşlarındaki Hasret uzun süredir aynı kâbusu görmektedir. Tekrarlayan kâbusla aklına bir soru düşer: Annesiyle babası trafik kazasında ölmemiş olabilir mi? Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim Kaygı, müzisyen anne-babası 20 yıl önce trafik kazasında ölen bir kadının kâbusuyla ilerliyor. Hasret, gerçekle sanrının paslaştığı tekinsiz bir ülkede yaşıyor. Geçmişini hafızasında arıyor.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 03/06 – 14.30 ve 19.15
Cumartesi 10/06 – 16.45
Pazar 11/06 – 14.30
Cumartesi 17/06 – 16.45

Yönetmen : Lisa Azuelos
Süre : 124 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Kahire’de doğan, 50’lerde ün kazanan, Youssef Chahine’in “Le Sixième Jour” adlı filminde oynayan, Fransızca, İspanyolca, Arapça, İbranice, Almanca ve İtalyanca şarkıları olan müzik ikonu Dalida’nın gerçek öyküsüne dayanıyor. 55 altın plak sahibi, tüm zamanların en ünlü şarkıcılarından Dalida’nın hayatının anlatıldığı filmde sadece Gigi L’amoroso ile uluslararası müzik dünyasında büyük üne, içsel bir arayışla çıktığı Hindistan yolculuğu, disko müziğinin altın yıllarında yeniden parlayışı, trajik ölümü gibi pek çok olaya yer veriliyor.
Yönetmen koltuğunda Lisa Azuelos otururken, senaryosu da Azuelos ve Dalida’nın kardeşi ve yapımcısı olan Orlando kaleme aldı.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Tarihi binalar için tasarlanan “Hidra” dans gösterisi, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Sahne Pulchérie işbirliğiyle  2 ve 3 Harizan 2017’de İstanbul’da sahneleniyor. Bu gösteri, 1891 yılında inşa edilen Sainte Pulchérie Lisesi’nin binasını dansçılar eşliğinde keşfetmenizi ya da mekanı farklı bir gözle görmenizi sağlayacaktır.

Fransa’da bulunan Ulusal Eserler Merkezi, iki senedir sahne sanatlarını ve tarihi yapıları bir araya getirmek için, ulusal mirasın simgesel mekanlarında koreograflara yönelik rezidanslar düzenliyor.

Brou Kraliyet Manastırı’nda tasarlanmış olan “Hidra” gösterisi, ilk defa Temmuz 2016’da seyirciye sunulmuştur. Ulusal mirasın bir parçası olan bir mimari yapının üç aşamalı bir güzergah yoluyla keşfedilmesi için düşünülmüş olan gösteri, beş dansçı için kurgulanıp, tarihi binalarda gösterilmek üzere düzenlenmiştir.

Gösterinin özünde, belirgin olduğu kadar basit bir soru vardır: dans hareketi ve müzik nasıl anılarla dolu bir mekanda yaşanmış olan şeyleri ortaya çıkarabilir?

1891 yılında kurulan Sainte Pulchérie Lisesi’ni gösteri mekanı olarak kullanacak olan Yuval Pick ve kumpanyası, binanın içinde bulunan zaman katmanlarını dansçıların duyarlı bedenleriyle gerçek zamanlı olarak yüz yüze getiriyor.

Kumpanya, seyircileri ve dansçıları hem dünyevi hem kutsal olan bu mimarinin en çarpıcı mekanlarında bir yolculuğa davet ediyor.

Monastère Royal de Brou’daki gösteriyi buradan izleyebilirsiniz. 

Yuval Pick

Tel Aviv’de bulunan Bat-Dor Dance School’da eğitim görmüş olan Yuval Pick, 1991’den 1995’e kadar Batsheva Dance Company ile birlikte çalışıyor. Sonrasında, uluslararası bir kariyer çizme yolunda Tero Saarinen, Carolyn Carlson yada Russel Mallphant gibi sanatçılarla çalışıyor. 1999’da Lyon Ulusal Operası’nın bale grubuna dahil oluyor. The Guests isimli kumpanyasını 2002’de kuruyor. 2011’de Rillieux-la-Pape’ın Ulusal Koreografi Merkezi’nin yönetmenliğine atanıyor ve hareketin ince işlendiği, bestecilerle yakın bir iş birliğinin sergilendiği eserlere imzasını atıyor. Bir nevi ritüel olarak görülebilecek olan Yuval Pick’in dans eserleri, birey ve topluluk arasında sürekli yeniden sorgulanan bir dengeyi bizlere sunuyor.

Gösterinin sonunda seyircilerin ve dansçıların buluşacağı bir sohbet düzenlenecektir.

Koreografi
Yuval Pick

Müzik
Matmos, Nico Mulhy, Max Bruckert et Samuel Sighicelli

Dansçılar
Julie Charbonnier, Madoka Kobayashi, Thibault Desaules, Adrien Martins, Emanuele Rosa

Koreografi asistanı : Sharon Eskenazi
Işık : Ludovic Bouaud
Kostüm : Emilie Piat ve Pierre-Yves Loup-Forest
Koreografi danışmanı : Bénédicte Jolys
Ses tasarımı : Pierre-Jean Heude
Prodüksiyon : Centre Chorégraphique National de Rillieux-la-Pape / Yönetmen : Yuval Pick
Centre des Monuments Nationaux

Bilet:

Fransız Kültür Merkezi:

Istiklal Cad. No : 4 Taksim, Istanbul
Telefon : 0 850 755 68 00
Çalışma günleri ve saatleri :
Pazartesi-Cuma arası (8 Mayıs ve 19 Mayıs hariç)
9.00-13.00 / 14.00-17.30

Lamelif:

Cihangir mah, Çukurlu Çeşme Sok. No:2 Beyoğlu/İstanbul
Çalışma günleri ve saatleri :
Her gün saat 11.00-21.00 arası

Biletler: Tam : 15 TL, Öğrenci: 10 TL

FranceDanse Orient-Express kapsamında Teatroskop’un desteğiyle.
Teatroskop Fransız Kültür, Fransa Kültür ve Iletişim Bakanlığı ve Fransa Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanlığı tarafından başlatılmış olan bir programdır.

“Hidra” 6 Haziran’da Sibiu (Romanya)’da ve 9 Haziran’da Bükreş’te gösterilecektir.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 27/05 – 16.45
Pazar 28/05 – 14.30

Yönetmen : Mia Hansen-Løve
Süre : 98 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Paris’te bir lise de felsefe öğretmenliği yapan Nathalie, işi söz konusu olduğunda oldukça azimlidir. Evli ve iki çocuk sahibi olan Nathalie zamanını ailesi, eski öğrencileri ve oldukça sahiplenici olan annesi arasında bölüştürür. Bir gün kocası, Nathalie’ye başka bir kadın için onu terk ettiğini söyler. Mecburen sahip olduğu özgürlüğüyle birlikte Nathalie’nin hayatını yeniden keşfetmesi gerekir. Isabelle Huppert, Edith Scob, Roman Kolinka ve André Marcon gibi isimlerin rol aldığı filmin yönetmenliğini Mia Hansen-Løve üstleniyor.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 27/05 – 14.30 ve 19.15
Pazar 28/05 – 16.45

Yönetmen : Jérôme Salle
Süre : 123 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

1946’da henüz çocukken ilk kez babasıyla denize dalan Philippe, 10 yıl sonra meşhur Calypso gemisinde babasıyla yeniden karşılaşır. Ancak uluslararası şöhret ile birlikte babası çok değişmiş ve insanlara solungaç takmak gibi delice fikirlere kapılmıştır.
Başrolünde ünlü aktris  Audrey Tautou’nun yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda Jérôme Salle yer alıyor.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Chill-Out Festival

L’Impératrice, büyüyen bir başarı yakalayan gizemli bir grubun hikayesi. İnternet sayesinde keşfedilen grubun Cracki etiketiyle 2012 yılında yayınlanan ve kendi isimlerini taşıyan ilk albümleri müzik dünyasında taptaze bir hava estirdi. Grup daha sonra, kozmik bir yolculuğu çağrıştıran Sonate pacifique ve 2015 yılında Odyssée isimli albümlerini kaydetti. Yıldız takımlarına bir yolculuk yapıldığı izlenimi veren son albümleri Odyssée, beraberindekileri aşağı doğru bir yolculuğa sürükleyen ve büyüleyici bir dansçı olan Bizans imparatoriçesi Teodora’nın hikayesini anlatıyor. Grubun daha önceki üretimleri esas olarak enstrümental olmakla birlikte Odyssée albümünde yer alan altı parça Fransızca ve İngilizce sözleri ile dinleyicileri  etkisi altına alıyor.

Güçlü müzik tınıları ve saf sözleriyle çağdaş Fransız disko müziğini yeniden tanımlayan L’Impératrice, funk, soul ve caz müzikleri arasında nostalji izleri taşıyan  kendi tarzını yaratıyor.

Chill-Out İstanbul Festivali kapsamında gerçekleşecek konserde sahne alacak L’Impératrice Türk izleyicilerle ilk kez buluşuyor.

Chill-Out Festival

Strasbourg kökenli Jacques günümüzün en sıradışı müzisyenleri arasında gösteriliyor. Annesi yoga hocası, babası ise müzisyen olan Jacques, farklı kişiliklerin ortaya çıktığı ve sürprizlerle dolu dinamik bir müzik üretiyor.

Jacques’ın başlangıçta arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Pain Surprises plak şirketi ilk büyük başarısına 2013 yılında imza attı : Jabberwocky grubunun albümünde yer alan Photomaton parçası Fransa’da en çok satan ilk beş arasına girdi.

Rennes’deki Transmusicales Festivali’nde tanıttığı dört parçadan oluşan ilk albümü Tout est magnifique ile başarılı bir çıkış yaptı. Alışılagelmişin dışındaki tarzı ve  normalin olağandışı olağandışı olanın ise normal hale geldiği kendine özgü müziği ile dinleyici çılgın bir dansa sürükleniyor.

Eserlerinde günlük hayatta karşılaştığı ham sesleri kaydetmek ve bu sesleri müzik parçalarıyla bütünleştirmek ilkesini benimsiyor. Böylece geçen Haziran ayında Radio-France’ın daveti üzerine, radyo kanalının stüdyolarında kaydedilen seslerden yola çıkarak Dans la radio (Radyoda) isimli parçayı yaratan Jacques, vurulan kapıların, metal kabloların veya çekmecelerin çıkardığı gürültüleri bu parça içerisinde bir araya getirdi. Ve tüm bunların üzerine, çektiği yaratıcı klipler ile özgün bir tekno müzisyeninden çok daha fazlası olduğunu gösterdi.

Berlin standartlarına Fransız yaklaşımıyla ses konusundaki yaratıcılığını ortaya koyan Jacques, heyecan verici performansıyla ülkemizde ilk defa  sahne alıyor.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 20/05 – 14.30 ve 19.15
Pazar 21/05 – 16.45

Yönetmen : Stéphanie Di Giusto
Süre : 112 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Loïe’yi Folies Bergere’nin yıldızı yapacak ve tüm dünyada sahneye çıkaracak bir geçmişi ya da yeterliliği yoktur. Fakat sonradan 1887’de “kıvırmayı” keşfeder. 25 yaşındaki Marie-Louise babasının ölümünden sonra Batı Amerika’yı terk eder ve New York’a annesinin yanına, hayallerini gerçekleştirmeye gider. Bir gece sahnedeyken uzun elbisesine takılır ve düşmemek için yaptığı birkaç kıvrak hareketle yeni bir dans keşfeder. İzleyiciler alkışla bu hareketin devamını isterler. Bu geceden sonra Marie-Louise, Loïe Fuller’e dönüşmüştür. Hayal ettiği yaşamı New York’ta yaşarken onun hareketleri Paris’teki taklitçiler tarafından kullanılmaktadır. Ancak şöhret her şey demek değildir. Gabrielle ‘le olan karmaşık ilişkisi ve Isadora Duncan’ın hayatına girmesi onun sanatının sarsılmasına ve riske girmesine neden olacaktır.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

Chill-Out Festival

Çocukluğunda caz ve film müziklerinin cazibesine kapılan Sébastien Casanova, bu tutkusundan dolayı piyano öğrenmek üzere Paris Konservatuarı’na kaydolur.

Klasik müzik ezgilerini son derece başarılı şekilde çalan müzisyen, konservatuarda öğrendiği sıkı metod sayesinde cazın kendisine verdiği özgürlüğü keşfedebileceğini farkeder.

Müzisyenin felsefesinin temel unsurlarını vurmalılar, yaylıların kaydı ve bir ses estetiği arayışı oluşturuyor. Perküsyonlarla zenginleştirdiği puslu down tempo tarzı ve açık alanlarda gerçekleştirdiği stüdyo kalitesindeki kayıtlarıyla büyük başarı topluyor.

Caz, rock ve reggae’yi bir araya getiren çeşitli denemelerden sonra Sébastien Casanova şimdi de gitarist ve saksofoncu Arthur Alfocea ile ortak bir proje geliştiriyor. Bu iki akustik müzik sanatçısı yakın zamanda ilk albümleri Cloudy Others’ı çıkardı.

Sébastien Casanova, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle İstanbul’da Chill-Out Festival kapsamında sahne alacak.

20 – 28 Mayıs 2017

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Mayıs ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü beş Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor.

Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’ndeCumartesi günleri saat 14.30, 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

– “Kırmızı Kaplumbağa”, Film ayrıca 2017 Oscar ödüllerinde en iyi animasyon film adaylarından biriydi.

– Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’na seçilen “Muhteşem Loïe” (La Danseuse) filmi görkemli bir sahnelemeyle başrollerde Lily-Rose Depp, Soko ve Gaspard Ulliel’i bir araya getiriyor.

– “Derinliklere yolculuk: Kaptan Cousteau” (L’Odysée) filminde, keşfetme arzusundan çevreyi koruma bilincini kazanmasına değin Kaptan Cousteau’nun hayatı anlatılıyor.

– “Gelecek günler” (L’Avenir) : Ellili yaşlarındaki bir felsefe profesörü yeni bir hayata başlar. Değerli bir kadın yönetmenin incelikle işlenmiş beşinci filmi.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.
Sadece nakit ödeme.

18-28 Mayıs 2017

İstanbul Modern Sinema, “LİMAN” sergisine paralel, puslu cinayetlerin, büyük aşkların, başlangıç ve vedaların yaşandığı limanlar üzerine panoramik bir film seçkisi sunuyor. Liman, denizden gelen için bir sığınak, karadan bakan için ise umut anlamı taşır. Limanlar, sinema tarihi boyunca farklı dönem ve türden filmlerde bazen başrol oyuncusu, çoğu zaman ise karakterlerin hayatlarında açılıp kapanan bir kapı rolüne bürünürler; Japonya’dan Şili’ye uzanan, toplam 11 filmin gösterileceği programda Aki Kaurismäki’nin Umut Limanı (Le Havre), Claire Denis’nin İyi iş (Beau travail), Abdellatif Kechiche’in Balıklı bulgur (La graine et le mulet), Bruno Dumont’un Ma Loute gibi filmler yer alıyor.

POWER TRIO

(Gecenin 2. bölümünde swing partisi)

  • Mourad Benhammou, davul
  • Jeremy Bruger, piyano
  • Matyas Szandai, kontrabas

 

Fransız piyanist Jérémy Bruger, Fransız-Cezayirli baterist Mourad Benhammou ve Macar kontrbasçı Matyas Szandai’den oluşan Power Trio, dinleyicilerini caz müziğinin köklerine doğru ritim dolu ve ışık saçan bir yolculuğa çıkarıyor.

Matyas Szandai ve Mourad Benhammou, daha önce Tom Mc Clung’ın 2015 Şubat ayında Harmonia Mundi etiketiyle çıkan ve tüm dünyada eleştirmenler tarafından beğeniyle karşılanan Burning Bright albümünün ritim bölümünde yer almışlardı.

Mourad Benhammou: Kendine has ritmi, akıcılığı ve dinmek bilmeyen üretkenliğini müzik dünyasına kabul ettirdi. Genç müzisyenlerle olduğu kadar Amerikan cazının efsane isimleriyle de işbirliği yaparak, günümüzün en büyük festivallerinde sahne aldı. Müzisyenin Jazzworkers grubuyla kaydettiği ilk albümü Perk’s Snate 2009 yılı Şubat ayında Fransa’da yayınlandı. Bu çalışma, Amerikan Bop sahnesinin efsane bateristi ve aynı zamanda Mourad Benhammou’nun mentörü olan Walter Parkins’e adanmış bir albümü olma niteliğindedir.

Jeremy Bruger: Jérémy Bruger, Avrupa’nın en tanınmış klüplerinde, Jon Hendricks, Baptiste Herbin, Gilad Atzmon, Luigi Grasso, Géraud Portal, Mourad Benhammou, Hugo Lippi gibi isimlerle farklı oluşumlar içerisinde, yan veya ön müzisyen olarak sahne alıyor. Sanatçının caz tutkusu, Claude Debussy, Maurice Ravel, John Coltrane, Duke Ellington gibi isimlerin müziklerinden kaynaklanıyor. Jérémy Bruger 2013 yılı Eylül ayında ilk albümü Jubilation’un ardından 2016 Mayıs ayında üçlü olarak kaydettiği Réflections’ı yayınladı.

Matyas Szandai: Macar asıllı bas gitarist  Matyas Szandaï Chris Potter, Hamid Drake ve François Jeanneau ile hem sahne alıyor hem de albüm kayıtları yapıyor.

Power Trio, Tom Mc Clung’ın yaratıcı melodiler ve  güçlü ritimler ile birlikte doğaçlamayı başarıyla dengeleyen birçok bestesini yorumlayacak.

SWİNG İSTANBUL DANS PARTİSİ

22:00

Power Trio konserinden sonra swing partisi 22:00’da başlıyor ve dans eden, etmeyen herkes Tamirane’de buluşuyor. Kokteylleri yudumlarken, müzik ve dansa doyacaksınız.

Yeni başlayanlar için saat 21:30 – 22:00 arası mini bir workshop gerçekleştirilecek.

Girişler ücretsizdir.

12-14 Mayıs 2017

Puruli Kültür Sanat tarafından organize edilen; görme, işitme ve ortopedik engelli sinemaseverlerin erişimine uygun Engelsiz Filmler Festivali, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Eskişehir, 12-14 Mayıs tarihleri arasında İstanbul ve 18-23 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek.

Festival’de tüm filmler görme engeli olanlar için sesli betimleme, işitme engeli olanlar içinse işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösteriliyor. Tüm festival mekanları ortopedik engelli sinemaseverlerin erişimine uygun mekanlardan seçiliyor.  Festival’de yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler, atölye çalışmaları işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştirililiyor.  Açılış ve Ödül törenlerinin ise işaret dili çevirisinin yanısıra sesli betimlemesi yapılıyor. Böylece engeli olan ya da olmayan tüm sinemaseverler bir film festivalini bir arada takip edebiliyorlar.

Festival, seyircilerine Türkiye ve dünya sinemasının güncel ve klasik, nitelikli örneklerini sunarken film sonrası söyleşiler, sinema ile ilgili atölye çalışmaları gibi yan etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.

Festival’de tüm gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleşiyor.

08-29 Mayıs 2017

Film Günleri çerçevesinde Fransız Kültür Merkezi, Kadıköy Belediyesiyle ortaklaşa hazırlanan ve Mayıs ayı boyunca devam edecek olan Fransız filmleri günlerine sizleri davet ediyor. Filmler türkçe altyazılı olup, gösterimler Kadıköy Belediyesi Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecektir.

YELDEĞİRMENİ SANAT
Rasimpaşa Mah. İskele Sok. No : 43/1
Yeldeğirmeni / Kadıköy  İSTANBUL

Giriş ücretsizdir.

Daha fazla bilgi için

08 Mayıs Pazartesi 20.00

SÉRAPHINE

Yönetmen : Martin Provost
Süre : 125 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Yıl 1912… Picasso’nun resimlerinin ilk alıcısı ve Henri Rousseau’yu keşfeden Alman koleksiyoncu Wilhelm Uhde, Séraphine isimli bir hizmetçiyi işe alır. Bir süre sonra yüksek sınıftan bir dostunun evinde gördüğü tuvalin Séraphine’e ait olduğunu büyük bir şaşkınlıkla öğrenir. Avangard sanat tüccarı ile yetenekli hizmetçi arasında dokunaklı ve beklenmedik bir ilişki oluşacaktır.

2009 Cesar Ödülleri : En İyi Fransız Filmi, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Orijinal Film Müziği, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kostüm, En İyi Dekor, En İyi Orijinal Senaryo Ödülleri. Festivallerde 12 adaylık ve 4 ödül.

15 Mayıs Pazartesi 20.00

CÉSAR VE ROSALIE

Yönetmen : Claude Sautet
Süre : 110 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Bir aşk üçlüsünün ve doğan bir arkadaşlığın öyküsü. César, Rosalie’yi seviyordur. Toplum içinde kendini rahat hisseden, neşeli bir kişiliğe sahip César bir hurda şirketinde yöneticidir. Ailesiyle çok yakın olan Rosalie, hayatını César ile paylaşmaktadır. Bir de Rosalie’nin bir zamanlar çok sevmiş olduğu eski aşığı sanatçı David vardır. Aynı kadın için çekişen iki adam sonunda arkadaş olurlar…

Romy Schneider ve Yves Montand’ı bir araya getiren filmde ayrıca sinemada ilk rollerinden birini oynayan genç Isabelle Huppert de var !

25 Mayıs Perşembe 20.00

KARGALARIN GÜNÜ (LE JOUR DES CORNEILLES)

29 Mayıs Pazartesi 20.00 – IPTAL

CHERBOURG ŞEMSİYELERİ (LES PARAPLUIES DE CHERBOURG)

Yönetmen: Jacques Demy
Süre : 91 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Cannes’dan En İyi Film Ödülü’yle dönen ‘Cherbourg Şemsiyeleri’, bir şemsiye dükkanının sahibi olan üvey annesiyle birlikte yaşayan genç bir kadının öyküsünü anlatıyor. Bir süre sonra aşık olduğu adamla evlenmek istemesi ve annesinin buna karşı çıkmasıyla başlayan olaylar, kadının sevgilisinin iki yıllığına askere gitmesiyle dramatik bir boyut kazanıyor…

Jacques Demy’nin klasik filminin başrollerinde Catherine Deneuve, Nino Castelnuovo ve Anne Vernon bulunuyor.

01-07 Mayıs 2017

2006 yılından bu yana düzenlenen bu uluslararası bağımsız film festivali, aralarında Fransız yönetmen François Ruffin‘in Merci Patron ! yapımının da yer aldığı uzun ve kısa metrajlı filmlerin yanı sıra sosyal konuları sorgulayan belgesellerden oluşan zengin bir program sunuyor. Festival İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı gerçekleştikten sonra yıl boyunca Anadolu’nun diğer kentlerini dolaşmakta. Film gösterimlerinin ücretsiz olduğu ve kalabalık bir gönüllü ekip tarafından gerçekleştirilen festivali her yıl çok sayıda sinemasever takip etmekte. Festival kapsamında söyleşi, workshop gibi yan etkinlikler de düzenlenmekte.

Giriş ücretsizdir.

Perdede Tiyatro

Molière’in İnsandan Kaçan (Le Misanthrope) adlı yapıtı, Fransız tiyatro sahnesinin modası geçmeyen klasikleri arasında yer alıyor.

Clément Hervieu-Léger geçen Aralık ayından beri Comédie Française programında yer alan bu başyapıt oyunu büyük bir ustalıkla yeniden yorumluyor. İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Sahne Pulchérie, sizleri, XIV. Louis döneminde, iki yüzlülüğün hüküm sürdüğü yapmacık bir toplumda, saray geleneklerine yönelik bu eleştiriyi ilk defa veya yeniden keşfetmeye davet ediyor.

Bu küçük toplumsal evreni oluşturan sekiz karakter, bir salonun kapalı ortamında değil, onarımdaki bir köşkün sahanlığında, açık bir alanda devinim içerisindeler. Yönetmene göre, hareket halindeki bir yer olan dekor bir repertuvarın ne olması gerektiğinin metaforudur. « Repertuvar tamamen kendi çağında gelişir,  ancak geçmiş yüzyıllardan beslenmektedir ve şimdiden gelecek çağa dönüktür. Ben repertuar tiyatrosuna aidim ve eğer yapıtlara yeni bir bakış getirmezsek bunun repertuar tiyatrosuyla bağdaşmayacağını düşünüyorum.»

« İnsandan Kaçan oyununu sahneye koymam istendiğinde, kendi kendime neden klasik eserleri sahnelediğim sorusunu sordum.  Bu benim için neden bu kadar önemli ? Bu soruya en iyi ve özlü cevabı Antoine Vitez’in verdiğini düşünüyorum : “Çünkü toplumsal bellek üzerine çalışmak kaçınılmazdır”. » Molière için, İnsandan Kaçan oyununu yazdığı 1665 yılı bir ihanet yılıdır. Aynı yıl Racine, Molière’in Palais-Royal Tiyatrosu’nda sahnelediği ve başarısızlıkla sonuçlanan Büyük İskender trajedisini Hôtel de Bourgogne topluluğuna vermiştir. Otobiyografik yankılar, bir insandan nefret etmek için tüm dünyadan nefret etmeye karar veren  Alceste’in kara mizahını beslemiş olabilir mi? Bu sezon Marivaux’nun Le Petit-Maître corrigé adlı oyununu konuk yönetmen olarak sahneleyen Clément Hervieu-Léger,  İnsandan Kaçan ile kendinden yorulma ve kendi yalnızlığına karşı olan mücadelesini ele alıyor.

Türkçe üstyazılıdır.

Biletler (rezervasyon kabul edilmemektedir):
Öğrenci: 30 TL
Tam: 40 TL
Lamelif (Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin karşısında: Çukurluçeşme Sok. No:2 Parmakkapı, Beyoğlu, Istanbul ; sadece nakit geçerlidir)
Gişe (Oyun günü saat 18.30’dan itibaren ; sadece nakit geçerlidir)

Pierre Hantaï, on yaşına doğru Bach’ın müziğine büyük ilgi duydu. Takip eden yıllarda Philippe Herreweghe, Kuijken Kardeşler, François Fernandez, Marc Minkowski, Philippe Pierlot gibi çok sayıda müzisyen ve topluluk şefiyle işbirliği yaptı. Sanatçı artık tüm dünyada, daha çok solist olarak çalmaktadır. Son zamanlarda, 1980’lerde kurduğu topluluk olan ‘’Concert Français’’ yi Bach’ın süit, konçerto ve kantatlarını yorumlamak üzere yeniden oluşturmuştur. Çıkarttığı çok sayıdaki plak arasında Mirare’ye yaptığı son kayıtlar dikkat çekmektedir : Goldberg Varyasyonları, Jean Sébastien Bach’ın Yumuşak Klavyesinin İlk Kitabı, Scarlatti’den Üç Cilt Sonat, bir François Couperin Resitali ve bir Süit Programı. Pierre Hantaï düzenli olarak, Notre Dame de Sion Barok Günleri çerçevesinde Türkiye’ye geliyor.

Marc Hantaï : Barok yan flüt
Jérôme Hantaï : viola da gamba
Pierre Hantaï : klavsen

5-15 nisan 2017

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 36.sı  düzenlenen İstanbul Film Festivali Türkiye’nin en büyük sinema etkinliğidir. En yeni fransız sinematografik yapımları da bu yılki festivale renk katacak ve zenginleştirecektir.

Filmler Türkçe ve İngilizce altyazılıdır.

01 – 30 Nisan 2017

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Nisan ayında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü beş Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor.

Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’ndeCumartesi günleri saat 14.30, 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

– « Alt Tarafı Dünyanın Sonu » filmi Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’ni kazandı. Başrollerinde Marion Cotillard, Vincent Cassel, Lea Seydoux, Nathalie Baye ve Gaspard Ulliel gibi birbirinden başarılı oyuncuların yer aldığı ve Kanadalı genç yönetmen Xavier Dolan’ın yönetmenliğini üstlendiği filmin senaryosunu da bir oyundan uyarlayarak yine Dolan kaleme aldı.

– « Sonsuzluk » Yönetmenliğini Tran Anh Hung’un üstlendiği film Alice Ferney’in romanından yine yönetmen Tran Anh Hung tarafından senaryolaştırıldı. Filmin oyuncu kadrosunda Audrey Tautou, Bérénice Bejo ve Mélanie Laurent isimleri başı çekiyor.

– « Paterson », Jim Jarmusch’un yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği filmin başrollerinde Adam Driver ve Golshifteh Farahani yer alıyor.

– « Kırmızı Kaplumbağa », Film ayrıca 2017 Oscar ödüllerinde en iyi animasyon film adaylarından biriydi.

Bilet fiyatları 10 TL’dir ve bilet satışı gösterim günleri 14.30 ve 19.15 saatleri arasında yapılmaktadır.

Gösterim tarihleri

Cumartesi 01/04 – 14.30 ve 19.15
Pazar 02/04 – 16.45
Cumartesi 15/04 – 16.45
Pazar 16/04 – 14.30

Yönetmen : Tran Anh Hung
Süre : 115 dk.
Dil : Fransızca. Türkçe altyazılı.

Bir ailenin bir asra yayılan kadın fertlerinin ve onların ilişkilerinin hikayesi…  Yönetmenliğini Tran Anh Hung’un üstlendiği film Alice Ferney’in romanından yine yönetmen Tran Anh Hung tarafından senaryolaştırıldı. Filmin oyuncu kadrosunda Audrey Tautou, Bérénice Bejo ve Mélanie Laurent isimleri başı çekiyor.

Zorlu PSM, İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 16 Temmuz – 10 Eylül tarihleri arasında, açık hava sinemasında Türkçe altyazılı Fransız filmleri gösterimleri düzenliyor : Programda, Albert Dupontel’den bol kahkahalı 9 AY HAPİS, Romy Schnedier ve Yves Montand rol aldıkları duygu yüklü CESAR VE ROSALIE ve animasyon filmlerin başyapıtlarından KRAL VE KUŞ filmleri yer alıyor.

Programda:

16 Temmuz – 9 Ay Hapis

23 Temmuz – Barbara

30 Temmuz – Kuzey Garı

6 Ağustos – Kral ve Kuş

13 Ağustos – César ve Rosalie

3 Eylül – Ten Rengi: Buğday

10 Eylül – Preljocaj

 

Avrupa cazının en karizmatik dörtlülerinden Parisien/Peirani/Schaerer/Wollny, sadece kendi sınırlarını değil enstrümanlarının da sınırlarını zorlamayı seven bir topluluk. Parlak kariyerlerini bu ortak projeyle pekiştiren İsviçreli vokal Andreas Schaerer, Alman piyanist Michael Wollny, Fransız akordiyoncu Vincent Peirani ve Fransız saksofoncu Emilie Parisien, bu birlikteliği geçtiğimiz yıl Out of Land albümüyle taçlandırdı. Topluluğun Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde gerçekleştireceği hayli karakteristik performans, yüksek seviyede bir heyecanla açılan ve kusursuz bir kapanışla sonlanan bu albümün hazinelerini keşfe çağırıyor. Proje gruplarının doğası gereği, tekrarına belki de bir daha rastlanmayacak bu ender buluşma bu özelliğiyle ilgiyi üzerinde topluyor.

Emile Parisien: saksofon
Vincent Peirani: akordeon
Andreas Schaerer: vokal
Michael Wollny: piyano

Daha fazla bilgi

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

PAR-IS-TANBUL Festivali, “Bir film, on yıl” temasıyla size dört gece boyunca açık hava sinemasi sunuyor. 25-28 Haziran tarihleri arasında, her akşam 1980’lerden 2010’lara uzanan başarılı bir Fransız filmi keşfedin.

Artist (Michel Hazanavicius)
2011 | 100dk | Fransızca ; Türkçe altyazılı

2011 Cannes Film Festivali’nin en gözde yapımlarından olan The Artist, başrol oyuncusu Jean Dujardin’e George Valentin performansı ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. Film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi. Altın Palmiye adayları arasında da olan filmin yazarlığını ve yönetmenliğini ise Michel Hazanavicius üstleniyor.

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

PAR-IS-TANBUL Festivali, “Bir film, on yıl” temasıyla size dört gece boyunca açık hava sinemasi sunuyor. 25-28 Haziran tarihleri arasında, her akşam 1980’lerden 2010’lara uzanan başarılı bir Fransız filmi keşfedin.

Amélie (Jean-Pierre Jeunet)
2001 | 122dk | Fransızca ; Türkçe altyazılı

Anne ve babasını kaybetmiş olan Amelie, kendini başkalarının hayatlarını tamir etmeye, onları mutlu kılmaya adamıştır; bu adanmışlığı fark ettirmeden, bu durumdan bihaber olan insanların hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik yapmaktadır. Peki başkalarının mutluluğu için çabalayan Amelie, yalnızlığının farkına vardığı an kendi mutluluğu için de çabalamaya başlayacak mıdır?

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

Kötü hava şartları sebebiyle, 21:30’da açık alanda gösterimi planlanan “PROTESTO” filmi bomontiada ALT’da gerçekleşecektir.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

PAR-IS-TANBUL Festivali, “Bir film, on yıl” temasıyla size dört gece boyunca açık hava sinemasi sunuyor. 25-28 Haziran tarihleri arasında, her akşam 1980’lerden 2010’lara uzanan başarılı bir Fransız filmi keşfedin.

Protesto (Matthieu Kassovitz)
1996 | 98mn | Fransızca ; Türkçe altyazılı

Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında benzetildiği için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Gencin arkadaşları ise başıboş dolaşmaktadırlar. İçlerinden biri Vinz, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya and içer…

Giriş serbest

Programda:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

Yoğun ilgi sebebiyle uzattık !
Kütüphanemizin envanterinden çıkarılan CD ve kitapları 5 ₺’lik sembolik bir ücret karşılığında edinebilirsiniz !
Kalabalık bekliyoruz 🙂

Fransız Kültür Merkezi Sergi Salonu

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

PAR-IS-TANBUL Festivali, “Bir film, on yıl” temasıyla size dört gece boyunca açık hava sinemasi sunuyor. 25-28 Haziran tarihleri arasında, her akşam 1980’lerden 2010’lara uzanan başarılı bir Fransız filmi keşfedin.

Derinlik Sarhoşluğu (Luc Besson)
1988 | 168dk | İngilizce,Türkçe altyazılı

Jacques Mayol ve Enzo Molinari, birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan iki arkadaştır. Her ikisi de okyanus ve dalış tutkusuna sahip olan genç adamlar, bir çok alanda rekabet içindedirler. Rekabet zaman içinde artar ve iki adam, hayatlarını tehlikeye atmak pahasına inanılmaz derinliklere inerler.
© Gaumont

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

PAR-IS-TANBUL Festivali, “Bir film, on yıl” temasıyla size dört gece boyunca açık hava sinemasi sunuyor. 25-28 Haziran tarihleri arasında, her akşam 1980’lerden 2010’lara uzanan başarılı bir Fransız filmi keşfedin.

Programda :

25.06 – Derinlik Sarhoşluğu (Luc Besson, 1988) : Jacques Mayol ve Enzo Molinari, birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan iki arkadaştır. Her ikisi de okyanus ve dalış tutkusuna sahip olan genç adamlar, bir çok alanda rekabet içindedirler. Rekabet zaman içinde artar ve iki adam, hayatlarını tehlikeye atmak pahasına inanılmaz derinliklere inerler.

26.06 – Protesto (Matthieu Kassovitz, 1996) : Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında benzetildiği için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Gencin arkadaşları ise başıboş dolaşmaktadırlar. İçlerinden biri Vinz, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya and içer…

27.06 – Amélie (Jean-Pierre Jeunet, 2001) : Anne ve babasını kaybetmiş olan Amelie, kendini başkalarının hayatlarını tamir etmeye, onları mutlu kılmaya adamıştır; bu adanmışlığı fark ettirmeden, bu durumdan bihaber olan insanların hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik yapmaktadır. Peki başkalarının mutluluğu için çabalayan Amelie, yalnızlığının farkına vardığı an kendi mutluluğu için de çabalamaya başlayacak mıdır?

28.06 – Artist (Michel Hazanavicius, 2011) : 2011 Cannes Film Festivali’nin en gözde yapımlarından olan The Artist, başrol oyuncusu Jean Dujardin’e George Valentin performansı ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. Film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi. Altın Palmiye adayları arasında da olan filmin yazarlığını ve yönetmenliğini ise Michel Hazanavicius üstleniyor.

Giriş serbest

Programda:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.30 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.30 – Music Sessions: No Jazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

İki sanatçı, Stéphanie Sagot ve Emmanuelle Becquemin, onlar için sonsuz bir eğlence dekoru olan dünyayı “yeniden canlandırıyor”.

22 Haziran 2018’de, « Uçan Büfe »’yi sunacaklar. Katılımcıların dahil olduğu bu  enstalasyonda, büfe uçuyor ve  yiyecekler yendikçe büfe kayboluyor.

« Uçan Büfe » performansında konuklar, insan boyunda asılı olan ve havada süzülüyormuşcasına duran yoğun ve sıkıştırılmış helyum balonlarını keşfeder. Her balon kanepeler içerir. Konuklar balonları hafifletmek ve serbest bırakmak için bu yiyeceklerin tadını çıkarır. Bu etkinlik « France eMmotion – Canlandırılan yolculuk » sergi açılışı vesilesiyle gerçekleşecektir.

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

Bu sergi, sanatsal bir mercekten bakarak, Fransa’daki kültür turizmini teşvik etmeyi amaçlıyor. Fransız kültürel mirasına farklı bir bakış açısı getirmek için 4 farklı kıtadan 4 yabancı fotoğrafçı seçildi : David Schaillol (ABD), Edu Monteiro (Brezilya), Lourdes Segade (İspanya) ve Ishola Akpo (Benin).

Serginin yaratıcıları Julie Cheng ve Thomas Pons, basit ve herkes tarafından erişilebilir orijinal bir gerçeklik uygulaması sayesinde görselleri hareketlendirerek bu projeye dijital bir boyut kazandırıyorlar.

Serginin hedefleri:
– Kültürel alanlar ve etkinlikler ile ilgili sanatsal ve dijital biçimde iletişimde bulunmak
– Fransız kültürel mirasına yeni ve modern bir bakış açısı getirmek
– Fransız kültürel mirasının zenginliğini Türkiye’de tanıtmak
– Dinamik dijital yaratıcılığı teşvik etmek

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

 

 

 

 

 

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

NoJazz grubu, 2002’de piyasaya çıkan ve çok ses getiren ilk albümleriyle, Fransa ve dünyanın dört bir yanında verdikleri kült konserleriyle 50’den fazla ülkede ve büyük festivallerde sahne alıyor.

NoJazz, “Soul Stimulation” başlıklı son albümünde, ATOM (Stromae) ile işbirliği yaparak, 80’li yılların Soul & Funky tınıları ile daha güncel elektronik prodüksiyonlar arasında mükemmel bir uyum sağlamayı başarıyor.

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

Gipsy Deluxe kolektifi ile Fransa’dan konuğumuz olacak DJ ve plak toplayıcısı Yoshi Hitchcock eklektik müzik seçkisi ile dikkat çekiyor. Setlerinde klasik Fransız seslerine ve kayıtlarına yer veren Hitchcock disco ve house sularında yüzüyor.

Dünya elektronik müzik sahnesinin bilinen kolektiflerinden, Paris merkezli Deviant Disco’nun bir üyesi olan Hitchcock, aynı zamanda yine Paris merkezli ses deneyselliği üzerine platformlar yaratan Supernova için de çalışmalarını sürdürüyor.

DJ Yoshi Hitchcock >>

Fransa’dan konuğumuz Gipsy Deluxe sanatçı kolektifi ile bahçede farklı bir atmosfer görmeye ve yeni müzikler duymaya hazır olun.  Kolektifin yoga, fitness ve dans temalı moda markası Minirine ise Muzik Bazar’da mini bir defile ile yer alacak.

Minirine >>

 

Seçkilerinde güncel dünya müziği örneklerine yer veren Muzikant, farklı set ve kompozisyonlar ortaya koyuyor. Prodüksiyonları ile de bilinen Muzikant, bugüne kadar birçok kulüp ve festivalde önemli isimler ile aynı sahneyi paylaştı.

Giriş : 20 TL

Muzik Bazar’ın Amerika’dan konuğu Tin Pan!
Bugüne kadar 6 stüdyo albümü yapan grup soul, jazz, blues tarzında müzik üretiyor. Tin Pan’i henüz dinlemediyseniz, Jesse’nin izleyiciler ile kurduğu esprili iletişim ile enerjisini hep yüksek tuttuğu sahne performansını kaçırmayın!
Jesse Selengut – Vokal
Kemal Hazar – Trombon
Alpay Çiftçi – Gitar
Selim Gürcan – Bass

Giriş : 20 TL

2018 yılı Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nda 1. olup dikkatleri üzerine çeken Cansu Nihal Akarsu, geçtiğimiz Nisan’da Riga Jazz Stage’de ülkemizi temsil etti. Soul, funk, pop gibi farklı müzik türlerini caz ile harmanlayan grup, kendi bestelerini de seslendiriyor.

Cansu Nihal Akarsu – Vokal
Doruk Çebi – Piyano
Sercan Kerpiççiler – Trompet
Fevzi Onur Ustabaş – Saksafon
Halil Çağlar Serin – Bas
Efecan Kalaycı – Davul

Giriş : 20 TL

Farklı müzik türlerinden gelen üç müzisyenden oluşan Yasak Helva, elektrik folk tarzındaki müziklerinde Anadolu, Balkanlar, Ortadoğu, Kafkas halk ezgilerine yer veriyor.

Salih Korkut Peker – Elektro-akustik cümbüş
Hakan Görkem Bıyık – Perdesiz bas
Onur Ertem – Davul

Giriş : 20 TL

Plak tutkunu Dj. NoFrost, turntablism akımının Türkiye’deki az sayıdaki temsilcilerinden biri. Hiphop kültürünün kült isimleri ile aynı sahneyi paylaşan NoFrost, setlerinde soul, funk ve gün yüzüne çıkmamış eski Türkçe şarkılara yer veriyor.

https://soundcloud.com/djnofrost

Giriş : 20 TL

Fransa’dan konuğumuz Gipsy Deluxe sanatçı kolektifi ile bahçede farklı bir atmosfer görmeye ve yeni müzikler duymaya hazır olun. Katıldıkları etkinliklere, lokal malzemeler ile yepyeni bir atmosfer yaratan Cosmic Clementine, İzmir’de neler bulacak ve bahçemizi Müzik Bazar’a nasıl hazırlayacak merak ediyoruz. Kolektif ile İzmir’e gelecek Dj/Vj Yoshi Hitchcock ise eklektik müzik seçkisi ile bahçeyi dans pistine döndürecek. Kolektifin yoga, fitness ve dans temalı moda markası Minirine ise Muzik Bazar’da mini bir defile ile yer alacak. Farklı atmosferi, yeni içerikleri, dopdolu müzik programı ve yeme-içme seçenekleri ile Muzik Bazar 21 Haziran’da, not edin!

Giriş : 20 TL

Son iki yıldır ‘Dünya Müzik Günü’nde yüzlerce müzikseveri ağırladığımız Muzik Bazar, bu yıl Fransa’dan konukları ve özel atmosferi ile farklı bir deneyim sunacak.
21 Haziran Perşembe gününü not edin !

Giriş : 20 TL

PROGRAM
16:00 – 17:00 Muzikant (Dj set)
17:00 – 18:00 Dj NoFrost
18:00 – 19:00 Tin Pan (live)
19:00 – 20:30 Dj. Yoshi Hitchcock – Gipsy Deluxe
19:45 – 20:00 Minirine Mini (defile)- Gipsy Deluxe
20:30 – 21:30 Yasak Helva (live)
21:30 – 22:30 Cansu Nihal Akarsu Full Band (live)
22:30 – 23:00 Dj Yoshi – Gipsy Deluxe

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

Başlangıçta, çalgıcı ve perküsyoncu babaların, Gnawas müziği var. Abdul şarkı söyler, dinler, oynar, müzik okulu olan yollarda kendini geliştirir. Yıllarca bu ortamlarda gezdikten sonra, Gang‘ın gelecekteki üyeleri ile tek tek karşılar.

Birlikte Doğu’dan esinlenen Chaabi melodileri ve Gnawas ritimleri, Afrobeat ile karşı karşıya gelen yeni bir müzik tarzı oluştururlar: Gnawa Beat.

Özel konuk: 21 Haziran saat 21: 00’de Gevende grubu birkaç şarkı için sahnede Abdul & the Gang’a katılacak!

  • Ludovic Colleu (davul)
  • Vincent Tonchet (bas gitar)
  • Julien Lévy (klavye)
  • Thibault Guériaux (perküsyon)
  • Nicolas Bongrand (trombon)
  • Jean-Baptiste Tandé (gitar)
  • Kevin Roger (trompet)
  • Guillaume Grosso (saxofon)
  • Abu Ben Salem (şarkıcı)

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.00 – Music Sessions: NoJazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.

Uzun süre DJ olarak çalıştıkları gece dünyasından gelen Hervé Carvalho ve Guido Minisky, 2011 yılında deneyimlerini bir araya getirerek Acid Arab ikilisini kurdular.

Türkiye’de birçok hayranı olan Acid Arab, Pierrot Casanova, Nicolas Borne ve Cezayirli klavyeci Kenzi Bourras’tan oluşan grubuyla “PAR-IS-TANBUL” etkinliğinde canlı performans sergileyecek.

Giriş serbest

İşte festivalin tam programı:
20 Haziran // 21.00 – Music Sessions: Acid Arab (live)
21 Haziran // 21.30 – Music Sessions: Abdul & The Gang
22 Haziran // 19.00 – Görsel Sanatlar: France eMotion – Canlandırılan yolculuk
22 Haziran // 19.00 – Performans: Uçan Büfe
22 Haziran // 21.30 – Music Sessions: No Jazz
25 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Derinlik Sarhoşluğu
26 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Protesto
27 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Amelie
28 Haziran // 21.30 – Film Gösterimi: Artist
29 – 30 Haziran // Gastronomi günleri

30 Haziran Cumartesi gerçekleşecek gastronomi gününde, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ekibi, çocuk ve büyükler için çeşitli okuma hikayeleri ve edebi metinler sunacak. Gelin ve çocuk hikayelerinin, gençlik edebiyatının, Marcel Proust’un ya da Orhan Pamuk’un alıntılarının keyfini çıkarın!

Program:
11.00 & 14.00: Gastronomi teması etrafında çocuklar için masal, tekerlemeler ve okumalar. (Ücretsiz, Fransızca ve Türkçe, 0 – 5 yaş, 45 dk)
16:00: gastronomi teması etrafında yetişkinler için edebi alıntılar (Ücretsiz, Fransızca ve Türkçe, 30 dk)

Giriş serbest

Türkiye’nin bağımsız belgesel şenliği Documentarist, 9-14 Haziran’da 11’inci yılını kutlamaya hazırlanıyor. Belgesellerin bir bolumu 11-12 Haziran tarihinde Fransiz Kultur Merkezinde gosterime girecektir.Yine dünyanın her köşesinden belgeselleri İstanbul’a taşıyacak olan festival programında Filistin ve 1968’in 50. yılı temaları öne çıkıyor. Yerli ve yabancı belgesellerin gösteriminin yanı sıra festivalde Canlandırma Belgesel, Yaratıcı Kurgu, Çocuklarla Sinema konulu atölyeler, sinema dersleri, sunum ve söyleşiler gerçekleşecek.

Documentarist 11. İstanbul Belgesel Günleri’nin bu yılki onur konuğu, Filistin sinemasının ‘babası’ sayılan tanınmış oyuncu ve belgeselci Mohammad Bakri olacak. Yapıldığı sırada büyük ses getiren “Jenin Jenin” (2002) ile bu filmin hayatını nasıl etkilediği üzerine çektiği “Sen Gittiğinden Beri” (Since You Left, 2005) adlı belgesellerinin gösterileceği festivalde Bakri, ‘Direniş Sineması ve Filistin’ konulu bir sinema dersi verecek. Festivalde, ayrıca 1968’in 50. yılı vesilesiyle, dünyanın birçok ülkesinde 1960’larda yaşananları konu alan filmlerin yer aldığı özel bir bölüm sunulacak. Türkiye’den geniş bir belgesel seçkinin sunulacağı programda Canlandırma Belgeseller (AnimaDocs), Kadınlar Vardır, Konuk Ülke: İsveç, Kuir Belgeseller başlıklı bölümler de yer alıyor.

Daha fazla bilgi için : http://www.documentarist.org/

Bilet ücreti 5 TL’dir. Biletler girişte temin edilebilir.

Fransız Kültür Merkezi Asya yakasında Beykoz’da yer alan eski ayakkabı fabrikası Beykoz Kundura’da gerçekleşecek sinema günlerinde yer alacak.

Programda, « Rochefortlu Kızlar », « Hal ve Gidiş Sıfır » ve  « Bay Hulot’nun tatili » gibi Fransız filmleri yer alacak. Filmler Türkçe ve İngilizce altyazılı olarak gösterilecektir.

Beykoz Kundura, sanayileşmenin tarihinde önemli bir rol üstlenmiş endüstriyel kültür mirası örneklerindendir. Günümüzde film stüdyosu olarak kullanılıyor ve  yavaş yavaş yaratıcılık merkezine dönüştürülüyor.

Daha fazla bilgi için

 

 
Festival kapsamında, Festival döneminde bomontiada’da restaurantlar özel lezzet sunumlarının yanı sıra , 29-30 Haziran tarihlerinde bomontiada Avlu’da kurulacak Gastronomi Marketinde , katılımcılar Fransız Gastronomisi ile birlikte farklı lezzetleri deneyimleme fırsatı bulacaklar. Bomontiada Avlu’da kurulumu yapılacak olan standlarda ekmek, peynir, tatlı, kruvasan, sandviç ile festivale özel lezzetler yer alacaktır.

30 Haziran Cumartesi gerçekleşecek gastronomi gününde, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ekibi, çocuk ve büyükler için çeşitli okuma hikayeleri ve edebi metinler sunacak. Gelin ve çocuk hikayelerinin, gençlik edebiyatının, Marcel Proust’un ya da Orhan Pamuk’un alıntılarının keyfini çıkarın!

Program:
11.00 & 14.00: Gastronomi teması etrafında çocuklar için masal, tekerlemeler ve okumalar. (Ücretsiz, Fransızca ve Türkçe, 0 – 5 yaş, 45 dk)
16:00: gastronomi teması etrafında yetişkinler için edebi alıntılar (Ücretsiz, Fransızca ve Türkçe, 30 dk)

 
Giriş serbest
 
İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçeklecek PAR-IS-TANBUL Festivali 20-30 Haziran tarihleri arasında bomontiada’da. Fransız kültürünün farklı yönlerini disiplinlerarası programıyla vurgulayan festival, Paris’in küçük bir parçasını İstanbul’a taşıyor.
 
 
 
 

ÇOK KISA FİLMLER FESTİVALİ
ULUSLARARASI YARIŞMA FİLMLERİ İZMİR

Fransa merkezli, 30 ülke ve 90 şehirde aynı anda seyirci ile buluşan ve 19 yıllık bir geçmişe sahip
olan Çok Kısa Filmler Festivali’nin Uluslararası Yarışması İzmir’de bu yıl, ikinci defa 5, 6, 8 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Jenerik hariç, 4 dakikalık kısa filmlerden oluşan, tematik seçkiler ve aynı özelliklere sahip bir
Uluslararası yarışmanın bulunduğu festivalde her türden film yer alıyor.

Bu yıl uluslararası yarışma bölümünde 41 çok kısa film yarışacak ve finalistler arasında Türkiye’den iki film var. İzmir dahil 90 şehirden toplanan seyirci oylarıyla da ayrı bir ödül verilecek.

Gösterim zamanları ve mekanları:
5 Haziran Salı saat 13:00 Fransız Kültür Merkezi
6 Haziran Çarşamba saat 19:00 Türkan Saylan Kültür Merkezi
8 Haziran Cuma saat 19:00 Fransız Kültür Merkezi

Müziğin tadını çıkarmak için en iyi film şarkıları eşliğinde keyifli bir zaman geçirin! Fransızcanızı geliştirmek için mükemmel bir fırsat.

A1 seviyesinden itibaren herkes katılabilir.
Etkinlik fransızcadır. Katılım ücretlidir : Kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Müziğin tadını çıkarmak için en iyi film şarkıları eşliğinde keyifli bir zaman geçirin! Fransızcanızı geliştirmek için mükemmel bir fırsat.

A1 seviyesinden itibaren herkes katılabilir.
Etkinlik fransızcadır. Katılım ücretlidir : Kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

ULUSLARARASI ÇOK KISA FİLMLER FESTİVALİ

5, 6 ve 7 Haziran

Très Court, bu yıl 20. si gerçekleştirilen, Fransa merkezli bir festival. 30 ülke ve 90 şehirde aynı anda gerçekleşecek ve 19 yıllık bir geçmişe sahip olan Çok Kısa Filmler Festivali 5, 6 ve 7 Haziran’da Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde.

Jenerik hariç 4 dakikalık kısa filmlerden oluşan tematik seçkiler ve aynı özelliklere sahip bir uluslararası yarışmanın bulunduğu filmlerde kurmaca, animasyon, belgesel, müzik klibi, video blog gibi her türden film yer alıyor. Bu sene Uluslarası Çok Kısa Filmler Festivali Yarışması 41 film sergiliyor. İzleyiciler ödüle layık gördükleri kazananları belirleyecek. Aynı zamanda “Çok Kısa Filmler” başlığı altında çok sayıda Türkiye’den kısa film de seyirciyle buluşacak.

Gösterimler ücretsizdir. Detaylı bilgi trescourt.com/fr

 

 

Uluslararası Çok Kısa Filmler Festivali sınır tanımıyor. Fransa merkezli, 30 ülke ve 90 şehirde aynı anda gerçekleşecek ve 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Çok Kısa Filmler Festivali 5 ve 6 Haziran’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde.

Jenerik hariç 4 dakikalık kısa filmlerden oluşan tematik seçkiler ve aynı özelliklere sahip bir uluslararası yarışmanın bulunduğu filmlerde kurmaca, animasyon, belgesel, müzik klibi, video blog gibi her türden film yer alıyor. Bu sene Uluslarası Çok Kısa Filmler Festivali Yarışması 41 film sergiliyor. İzleyiciler ödüle layık gördükleri kazananları belirleyecek. Aynı zamanda “Çok Kısa Filmler” başlığı altında çok sayıda Türkiye’den kısa film de seyirciyle buluşacak.

Daha fazla bilgi için : https://www.cokkisafilmler.com/

Gösterimler ücretsizdir, kayıt olmak zorunludur.

KONFERANS / RAMAZAN: TOPLUM VE POLİTİKA

Konuşmacı: François Georgeon

  • Konuşma dili fransızca, türkçe simültane çeviri yapılacaktır.
  • Giriş için rezervasyon: murat.celik@ifturquie.org

RAMAZAN, TOPLUM VE POLİTİKA

Amacım, çok önemli ibadet olan Ramazan’ı, tarihsel bir yaklaşım ile tanıtmak. Osmanlı İmparatorluğu ve daha sonra Kemalist Cumhuriyet’in modernleşme, Batılılaşma ve sekülarizm konularında gerçekleştirdikleri köklü reformlar İslam’ın kutsal ayına nasıl yansıdı ? Bu soruya cevap vermeye çalışacağım. Hakkında bol ve çeşitli belge ve kaynak bulunabilen Istanbul’da Ramazan ayının  18. ve 20. yüzyıllar arasında sosyal ve politik boyutlarını vurguladım. Kentsel sosyalleşme açısından önemli bir dönemde, farklı eğlence ve kültürel aktivitelerle geçen, Hükümet tarafından hem beklenen hem korkulan Ramazan ayı 1860 – 1910 yılların arasında bir çeşit « Altın Çağ »’ını yaşamaktadır ve sonraki onyıllar boyunca aşamalı olarak marjinalleşmeye devam edecek ve kamusal alandaki yerini ve görünürlüğünü kaybetme noktasına gelecektir.

François Georgeon

1970 Yılların sonunda 3 yıl Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde konuk olan François Georgeon, Paris Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde  araştırmalarına devam ederek Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti konularında uzmanlık kazanmıştır. Abdülhamid’in biyografisi de dahil olmak üzere (Sultan Abdülhamid, İletişim, 2012)  kitaplarının bir çoğu, Türkçe’ye çevirilmiştir. Türkiye İş Bankası Yayınları tarafından yayımlanan son kitabı 18. Ve 20. yy arasında İstanbul’da Ramazan’ı konu alır. 

BEYAZPERDE’DE TİYATRO: ROMEO VE JULİET

Comédie Française sahnesinden

Bu sezon La Comédie Française tarafından sahnelenmeye devam eden Eric Ruf’ün yönettiği Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” oyununun profesyonel kaydı, Pathé Live, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve Kirpi Tiyatro işbirliğiyle 6 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00’de Büyülü Fener Sineması Kızılay ekranında. Oyun Özdemir Nutku çevirisiyle Türkçe altyazılıdır.

Shakespeare’in efsanevi eseri, mutlak aşkın vücut bulduğu öykü olarak yüzyıllar boyunca çeşitli uyarlamalara konu oldu. Oysa, bu birinci katmanın altındaki tortulara bakıldığında siyah bir güneş saklanmaktadır: siyasetin çürümüşlüğü, aile içi nefret, karmaşık ve ıssız karakterler Güney İtalya’da geçen bir aşk hikayesinin romantik okumasından daha öteye taşır seyirciyi. Orada güneş ruhlara çarpar, yoksul İtalya’nın yitik ihtişamından geriye harabe duvarlar kalmıştır, akıl dışı korkular ve halkın batıl inançları hala canlıdır. Oyunun rejisörü, Shakespeare’in dilinin olağanüstü çoğulluğunun tüm yankılarını yakalamayı başarır : acımasız, dolgun bir kuvvet ve mizah.

Yazan: Shakespeare
Yöneten: Eric Ruf
Kostüm Tasarımı: Christian Lacroix 
Işık Tasarımı: Bertrand Couderc
Koreografi: Glysleïn Lefever
Müzik Düzenleme: Vincent Leterme
Ses: Jean-Luc Ristord
Makyaj: Carole Anquetil
Oyuncular: Christian Blanc, Michel Favory, Claude Mathieu, Serge Bagdassarian, Christian Gonon, Jérôme Pouly, Gilles David, Pierre Louis-Calixte, Bakary Sangaré, Nâzim Boudjenah, Suliane Brahim, Stéphane Varupenne, Elliot Jénicot, Danièle Lebrun, Jérémy Lopez, Didier Sandre, Laurent Lafitte. 
Yapım: La Comédie Française
Dağıtım: Pathé Live
Bel Air Media ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle
Yönetmen: Dominique Thiel

165 dakika / iki perde

Biletler:
Tam: 30.-TL

 

Konuşmacılar : François GEORGEON, Jean-François PEROUSE

Bir ibadetin de ötesinde oruç “imanın, İslam topraklarında gözlemleyebileceğimiz en önemli kolektif tezahürüdür.” Ünlü Osmanlı Tarihçisi François Georgeon bu kitabında 19 ve 20. yüzyıl İstanbul’undaki siyasal reformlar ve kentsel dönüşümler çerçevesinde Ramazan yaşantısındaki değişimi ele alıyor.

İstanbul sanılanın aksine 1900’lere kadar Müslümanların çoğunluğu oluşturmadığı çok dinli bir topluma ev sahipliği yapmıştır. Ramazan pratiklerinde o dönemden bu yana nasıl bir değişim gerçekleşmiştir? Georgeon sosyalleşme biçimleri, toplumsal eğlence ve alışkanlıklar, gösteriler, gece hayatı, siyasal merasimler, gayrimüslimlerin ve kadınların ay boyunca kamusal alandaki konumları gibi çok çeşitli konular çerçevesinde Ramazanın İstanbul’daki evrimini anlatıyor.

Jean-François Pérouse ise yazdığı kapanış yazısıyla Georgeon’un cumhuriyetin başına kadar getirdiği bu tarihi günümüz İstanbul’u ile bağlantılandırıyor.

François Georgeon, Fransız tarihçi, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi konularında CNRS’te uzman araştırmacı ve öğretim görevlisidir. Bir İmparatorluğun Ölümü, Osmanlı-Türk Modernleşmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nda Yaşamak, Sultan Abdülhamid, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri isimli kitapları Türkçeye çevrilmiştir.

Jean-François Pérouse, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü IFEA’nın eski yöneticisidir. La Turquie en marche. Les Grandes mutations depuis 1980  (La Martinière, Paris, 2004) ve yakın zamanda yayınlanan Istanbul Planète. Capitale mondiale du XXIème siècle, (La Découverte, Paris, 2017) kitaplarının yazarıdır.

SOLO ÇAĞDAŞ DANS FESTİVALİ: BENOIT COUCHOT

Türkiye’de solo dans disiplininde ilk kez gerçekleşecek olan Solo Çağdaş Dans Festivali, 25 ulusal ve uluslararası dansçının katılımıyla 29-30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Ankara Cermodern açık hava sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Fransa’da gelen dansçı Benoit Couchot katılacaktır.

Benoit Couchot :

1996 yılında Fransa'da doğan Benoit Couchot, 2015 yılında Paris’de (Fransa) Çağdaş Dans Teknik Yetenek belgesini alıp mezun olan bir dansçıdır. 2017 yılında Almanya Uluslararası Solo-Tanz-Tiyatrosu Festivalinde kendi koreografisi ‘Mutiko ala Neska’ ile seyirci birincilik ödülünü almıştır. “Mutiko ala Neska” adlı eseriyle Hollanda (Amsterdam) JULIDANS festivalinde, SoloTanzTheater Festivali'nin Almanya ve Brezilya turunda ve Bangkok'taki KAFKA festivalinde sahne aldı. Benoit 2017 yılında Joost Vrouenraets'in 'BOOM', Jiří Kylián'ın 'Bella Figura', Antonin Comestaz'ın ‘Then, Before, Now, Once More’, Alleyne Dansın “Innocent Children” (Masum Çocuklar), Jarek'in 'Ensign'i gibi çeşitli koreografların performanslarını gerçekleştirdi. 2016 yılında, kendi çalışması ile Korzo, Den Haag ve Schouwburg, Rotterdam'da sahne aldı. Sanja Maier-Hasagic'in koreografisi “FLUX” ile DeDoelen, Rotterdam’da, sahne aldı. 2015 yılında, Benoit, “Opera en Plein Air Tour France”'da “TRAVIATA” operasınında sahne aldı. 2015'te Neer Gil Cortés, Isabelle Chaffaud, Alleyne Dance'I ve 2016 yılında Frédéric Despierre, Ronai Attila, Liat Waysbort ve Marina Mascarell gibi koreografların atölyelerini takip etti. 2017 yılında Poetic Disaster Club, Tel Aviv’de Gaga “yaz ve kış yoğun çalışma workshop”’u altında ve James Finnemore ve Jos Baker'ın workshoplarında ders aldı. Halen TanzMainz Company'de (Almanya) staj yapmaktadır ve Hollanda'nın Rotterdam kentindeki Codarts'taki lisans eğitiminin son yılında devam etmektedir.

Program:

25-28 Haziran: Çağdaş Dans Atölyesi

13:00-16:00: Yaraslov Kaynar, Koreograf, Ukrayna

Cuma / 29 Haziran:

14:00 – 17:00 Çağdaş Dans Atölyesi: Elia Mrak, Koreograf, ABD

17:00 – 18:30 Kısa Dans Filimleri / Videolar

  • Walkabout, Elia Mrak and Nancy Lopez Luna
  • Seeds, Nancy Lopez Luna
  • Rays, Mirjam Sögner
  • Short Dance videos, Roni Cadesh

18:30 Kapı açılış ve müzik

Gala Açılış Gecesi

20:15 Festival Açılış Konuşması

20:30 Gala Açılış Solo Gösterisi, Mirjam Sögner, Avusturya (25 dk)

21:00 Çağdaş Dans Gösterisi (10 dk)

  • Deniz Alp: dansçı, dans eğitmeni, koreograf Devlet Opera ve Balet MDT
  • Özgür İnanç: dans eğitmeni, koreograf, ADA Ankara Üniversitesi MDT
  • Galip Emre: dans eğitmeni, koreograf, Galip Emre Dance Company/Dance Company

21:15 Yaraslov Kaynar, Ukrayna (10-12 dk)

4 günlük dans atölyesi gösterisi

21:30 Gizem Topal, Türkiye (10 dk)

21:45 – 00:00  DJ Performansı

Cumartesi / 30 Haziran:

13:00 – 13:30 Dans Söyleyişisi: Galip Emre, “Hayal Gücünü Harekete Geçir”

14:00 – 17:00 Çağdaş Dans Atölyesi: Mirjam Sögner, Koreograf, Avusturya

17:30-18:30 Film Gösterimi:  Pina; modern dans koreografi ve Tanztheater akımının öncülerinden Pina Bausch hakkında yapılmış bir 2011 Alman belgesel

18:30 Kapı açılış ve müzik

19:00 Festival Program Akışı

19:15 Helena Olmeda Dynslaeger, Belçika (13 dk)

19:40 Yaraslov Kaynar, Ukrayna (9 dk)

19:55 Gülce Su Gümüş, Turkey (10 dk)

20:10 Chiara Rontini, Almanya (8 dk)

20:25 Mert Aksu, Türkiye (5 dk)

20:35 Yara Lucia Afram Boustany, Lübnan (10 dk)

**************ara**************

21:15 Mizgin Bozkaya, Türkiye (9 dk)

21:30 Benoit Couchot, Fransa (9 dk)

21:45 Ekin Tunçeli, Türkiye (15 dk)

22:05 Elia Mrak, ABD (10 dk)

22:15 – 00:00  DJ performansı

Pazar / 1 Temmuz:

 

13:30 Kısa Dans Filmlerinden Seçmeler:

  • Hizmetçiler, Burçak Işımer (25 dk)
  • The Falling, Cem Yiğit Üzümoğlu (2 dk)
  • Veda, Mehmet Şafak Türkel (4 dk)
  • Bodrum Dream, Mehmet Şafak Türkel (6 dk)

14:00- 17:00 Çağdaş Dans atölyesi: Beatrice Panero, Koreograf, İtalya

17:30-18:30 Söyleyişi: Türkiye’de Çağdaş Dans. Konuşmacı: Tuğçe Tuna

18:30 Kapı açılış ve müzik

19:00 Festival Program Akışı

19:15 Oded Ronen, Israil (10 dk)

19:30 Gonca Gümüşayak, Türkiye (10 dk)

19:45 Thomas Bradley, Avustralya (9 dk)

20:05 Bekir Şimşek, Türkiye (10 dk)

20:20 Nancy Lopez Luna, Meksika (10 dk)

20:40 Mustafa Özçelik, Türkiye (10 dk)

**************ara**************

21:15 Fernando Troya, İspanya (10 dk)

21:30 Natalie Wagner, İsviçre (12 dk)

21:50 Festivalin kapanış performansı: Eldad Ben-Sasson, Israil (10 dk)

22:00 Tüm katılımcılara ve sponsorlara plaket sunumu

22:15-00:00 Festivalin kapanış partisi: DJ performansı

 

+ Bilgi:

Website: http://solodans.com/

Facebook Page: https://www.facebook.com/SOLODANCEANKARA/

Instagram: solodanceankara

Twitter: @SoloDanceAnk

 

Floride (Philippe Le Guay)
2015 | Dramatik Komedi | 110 dk | Fransızca ; Türkçe altyazılı

Cumartesi 09/06 – 19.15
Pazar 10/06 – 16.45

Eski bir iş adamı olan, 80 yaşındaki Claude, hayatında genel olarak bir sorun görünmese de sık sık unutma krizleri ve kafa karışıklığı anları yaşamaktadır. Bir gün, bir anda Florida’ya gitme kararı alır. Bu ani yolculuğun ardında ne vardır ? Aktör Jean Rochefort duygulu, hassas ve çok güçlü bir oyunculukla karşımızda…

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Kütüphane ekibi sizlere, 16 ve 30 mayıs “Kurt ve yedi küçük keçi” öyküsünü yeniden keşfedeceğiniz bir kukla gösterisi sunuyor.

Kayıt için:  mediatheque.istanbul@ifturquie.org
Katılım  ücretlidir : çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.
3 yaş ve üstü

Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul kütüphanesi küçüklere ve gençlere özel bir önem verir ve yaklaşık 13 500 eseri onların kullanımına sunar : çizgi romanlar, ilk okuma kitapları, hikaye ve romanlar, belgeseller, dergiler, masallar, şiir ve şarkı kitapları ile CD ve DVD’ler…

Basit gözlemin ötesine geçmek. Algıyı yeniden şekillendirmek. Sanatçı Julien Aksoy, birçok kez fotoğraflanan bu simgesel şehre yeni bir bakış açısı getiriyor.
Fotoğrafçı, hem mekan hem insanlar açısından şehre ikili bir bakış açısı sunuyor ve  gözle görünmez, önemsiz gibi düşünülene dikkat çekiyor.

Julien, çizgiler ve yansımalar gibi birbirini tekrarlayan farklı durağan nesneleri dinamikleştirip harekete geçiriyor, ve bu şekilde şehrin dengeleriyle oynuyor.

Denge, dengesizlik? “Denge/sizlik/ler Paris” sergisi, Paris’i farklı bir şekilde hayal etmek, sarsmak ve algı alışkanlıklarını değiştirmek için, sanatseverlere mizah dolu bir yöntem sunuyor.

1976 yılında Paris’te doğan Julien Aksoy, 20 yılı aşkın bir süredir fotoğrafçılık yapmaktadır. Özellikle, kentsel ve mimari fotoğraflar aynı zamanda sokak anları ve belgesel fotoğrafçılığı üzerine çalışıyor.

 

YÜZLER VE İZLER

FOTOĞRAF SERGİSİ

27/05 – 03/06 arası
açılış ve kokteyl: 27/05, 18.30

Her şey bir iz bırakır. 
Hafızada ,ruhta, tende… 
Kuşların bile izi vardır gökyüzünde, sözcüklerin dilde, bakışların yüzde. 

7 ay süren “Portre ve Kurgu Fotoğrafçılığı” eğitimi sonrasında 18 katılımcının fotoğraflarından oluşan “Yüzler ve İzler” sergisiyle karşınızdayız. Kimi zaman ışık, kimi zaman kurgu yoluyla yüzlerin üzerinde bıraktığımız izleri sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Hafızalarınızda güzel izler,
Yüreklerinize dokunacak sözler,
Baktıkça gülecek gözler,
Ve en önemlisi;
O günü andığınızda mutlu olacak yüzler bırakmayı hedeflediğimiz sergimize sizleri de bekliyoruz…

13. ULUSLARARASI ESKİŞEHİR ÇOCUK VE GENÇLİK TİYATROLARI FESTİVALİ

« D.K.D –  Dance from Keith’s Drawings »

  • Koreografi: Olivier Viaud
  • Dansçılar: Patrick Cheradame, Marin Moser, Margot Twitchin
  • Süre: 30 dak.
  • Dimanche 27 mai à 14h00 / Sazova Park – Eskişehir

Zentai (kafa ve kolları tamamen kaplayan dans mayosu) giyilerek icra edilen trio için olan bu koreografik dans gösterisi, mizahı, yaratıcılığı, rengi ve canlılığı açığa çıkarıyor.

İlk andan itibaren, dansçıların kostümleri Amerikalı ressam Keith Haring’in resimlerinde kullandığı karakterleri anımsatıyor. 80’lerin New-York’unda ilk sokak danslarında olduğu gibi, D.K.D ses için kullandıkları ghetto-blaser (seyyar teyp) ile yere yerleştirilen karton sahnenin üzerinde gelişiyor.

Olivier Viaud Keith Haring’in sanatından çokça ilham almıştır. 2011 kreasyonu olan D.K.D, doğaçlama düzeneğiyle her tür mekanda : Paris metrosu, çocuk festivalleri, sokak animasyonları, hem yaz hem kış ; müzelerde (özellikle 2013 yılında Paris Modern Sanat Müzesi’nde Ketih Haring retrospektifi) 3 yaştan 83 yaşa kadar tüm seyircileri mest ediyor.

Jeune Ballet International (uluslararası genç bale) ve Claude Brumachon Topluluğundan gelen, uluslararası seviyede olan Fransız koreograf Olivier Viaud, 1989 yılında « Compangie V.O. » topluluğunu kurar.  Her tür sahne için çeşitli oyun repertuarları oluşturmuştur.

« Sınırları aşan » bazen abartının uçlarında bir tarzla, müzikalite, mizah ve şiir arasında ustaca kurduğu dengeli koreografileri, sanat tarihini çağrıyor ve beklenmeyene ilgiyi teşvik ediyor.

Hakaret (Ziad Doueiri)
2017 | Dram | 112 dk | Arapça ; Fransızca ve Türkçe altyazılı

Pazar 27/05 – 14.30
Cumartesi 02/06 – 16.45
Cumartesi 09/06 – 16.45

Günümüz Beyrut’unda ciddi sonuçlar doğuran bir hakaret Hıristiyan bir Lübnanlı olan Toni’yi ve Filistinli mülteci Yasser’i mahkeme karşısına getiriyor. Gizli yaralardan açığa çıkanlar, avukatların çatışması Liban’ı toplumsal bir patlamanın sınırına götürür ve bu iki adamı yüzleşmeye zorlar.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Kedi (Ceyda Torun)
2017 | Belgesel | 117 dk | Türkçe ; Fransızca altyazılı

Cumartesi 26/05 – 16.45
Pazar 03/06 – 14.30

Yüzyıllardan beri, yüz binlerce kedi İstanbul’un sokaklarında başıboş dolaşıyor. Yarı vahşi yarı evcil iki dünya arasında sahipsiz yaşıyorlar ve şehrin sakinlerine neşe ve yaşama nedeni veriyorlar. Kedi onlardan yedisinin hikayesini anlatıyor.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi öğrencileri için 5 TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

Deniz neden tuzludur ? Bir müzisyenin eşlik ettiği kütüphane ekibimiz, bu soruyu birlikte irdelemek için sizleri bekliyor.

5 yaş ve üstü.
Katılım  ücretlidir : çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul kütüphanesi küçüklere ve gençlere özel bir önem verir ve yaklaşık 13 500 eseri onların kullanımına sunar : çizgi romanlar, ilk okuma kitapları, hikaye ve romanlar, belgeseller, dergiler, masallar, şiir ve şarkı kitapları ile CD ve DVD’ler…

 

 

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen Vive le cinéma (Yaşasın Sinema) programı Mayıs ve Haziranaylarında yeni filmlerle devam ediyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan programda yakın tarihli ve ödüllü beş Fransız yapımı ve ortak yapımı yer alıyor. Son zamanlarda uluslararası festivaller tarafından ödüllendirilen ve basın tarafından beğeni toplayan filmler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Cumartesi günleri saat 16.45 ve 19.15 ve Pazar günleri saat 14.30 ve 16.45.

– Kedi (Ceyda Torun) : Yüzyıllardan beri, yüz binlerce kedi İstanbul’un sokaklarında başıboş dolaşıyor. Yarı vahşi yarı evcil iki dünya arasında sahipsiz yaşıyorlar ve şehrin sakinlerine neşe ve yaşama nedeni veriyorlar.

– Bir Nefes Ötede (Daniel Roby) : Garip ve ölümcül bir sis Paris’i etkisi altına alır. Ne yapacaklarını bilmeyen, hayatta kalmaya çalışan insanlar apartmanların üst katlarına sığınmaya başlarlar.

Hakaret (Ziad Doueiri) : Günümüz Beyrut’unda ciddi sonuçlar doğuran bir hakaret Hıristiyan bir Lübnanlı olan Toni’yi ve Filistinli mülteci Yasser’i mahkeme karşısına getiriyor.

Florida (Philippe Le Guay) : Eski bir iş adamı olan, 80 yaşındaki Claude, hayatında genel olarak bir sorun gözükmese de sık sık unutma krizleri ve kafa karışıklığı anları yaşamaktadır. Bir gün bir anda Florida’ya gitme kararı alır.

Bilet fiyatları 10 TL’dir  (Fransız Kültür Merkezi’nin öğrenciler içinse 5TL’dir) ve bilet satışı gösterim günleri 14:30 ve 19:15 saatleri arasında yapılmaktadır. Sadece nakit ödeme geçerlidir.

.

RIDICULE (Gülünç İlişkiler)

(Yönetmen Patrice Leconte)

Fransız Kültür Merkezi’nin Sinema Kulübü kapsamında, giriş 5TL
1996 | Dramatik komedi | 102dk | Fransızca, İngilizce altyazılı

19/05 Cumartesi – 18.00

Özet

Güney Fransa’da genç bir aristokrat, Marki Gregoire Poncudelon de Malavoy, köylüler arasında ürkütücü boyutlara varan sıtma salgınlarına neden olan bataklığı kurutmak için gereken kanalizasyon sistemini kurmaya karar verir. Ne var ki, bu iş için gereken parası yoktur. Marki Poncudelon, çareyi krala başvurmakta bulur ve Paris’e kralın yaşadığı Versailles Sarayı’na gider….

Oyuncular:

  • Charles Berling
  • Jean Rofechort
  • Fanny Ardant
  • Bernard Giraudeau

FİLM GÖSTERİMİ: 7 PERDE

(Yönetmen Sepideh Farsi)

21. Uçan Süpürge Film Festivali kapsamında, giriş ücretsizdir.
2017 | Kurgu| 80 dk | Afganistan-Fransa | Türkçe altyazılı 

  • Çarşamba 16/05 –18.30
  • Perşembe 17/05 –16.00

Özet

Ulusal Yarışma Büyük Ödülü, FID Marseille 2007.

Afganistan hakkında, Taliban sözcüğü, Sovyetler Birliği işgalinden beri bitmeyen bir savaş ve 2001 yılında gelinen dönüm noktası misali birkaç tane klişe haricinde bilinen pek az şey var. Sepideh Farsi, bu filmde, mesleğe başladığı belgesel formatına dönerek, yalnızca bir kamera kullanarak Afganistan’ın özüne ulaşmak için gönüllü bir görev üstlendi. Abluka altında, barikatlarla çevrili, ölümün her binada, her köşe başında kol gezdiği Kabil’den, Fransız Büyükelçiliği’nden yola çıktı. Anadili Farsçaya benzerlik taşıyan Dari bilgisine dayanarak, ülke içerisinde seyahat etme cesaretini gösterdi. Sepideh Farsi’nin kamerasından, bu yolculukta tanıştığı insanlarla yaptığı söyleşileri izleyecek, özlem dolu yaşantılarına ve tarihi gerçeklere tanık olacaksınız.

Yönetmen Hakkında

Tahran doğumlu yönetmen. Matematik eğitimi almak için gittiği Fransa’ya yerleşti. Yıllarca fotoğrafçılık yaptıktan sonra kısa filmler ve belgeseller çekmeye başladı. Su Altındaki Ev/The House Under the Water (2010), İzinsiz Tahran/Tehran Without Permission (2009), Harat/Harat (2007), /Gazze/The Gaze (2005), Tozdan Hayaller/Dreams of Dust (2003) ve Meryem’in Yolculuğu/The Journey of Maryam (2002) onu uluslararası alanda tanıttı. Filmlerinde farklı yönleriyle kimlik temasını işleyen Sepideh Farsi’nin ilk uzun metrajlı kurmaca filmi Kırmızı Gül, 2014 Toronto Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı.

 

FİLM GÖSTERİMİ: MİLLA

(Yönetmen Valérie Massadian)

21. Uçan Süpürge Film Festivali kapsamında, giriş ücretsizdir.
2017 | Dram | 128 dk | Türkçe altyazılı 

  • Çarşamba 16/05 –16.00
  • Perşembe 17/05 –18.30

Oyuncular

  • Séverine Jonckeere
  • Luc Chessel
  • Ethan Jonckeere
  • Elizabeth Cabart
  • Valentine Carette

Özet

Milla ve Leo kendilerine ait olmayan bir evde yaşayan iki aşıktır. Çift yoksul ama mutludur. Zamanlarını birlikte eğlenerek geçiren çift Leo’nun bir gemide iş bulması sonucu ayrılmak zorunda kalır. Üstelik Milla hamiledir. Gemiye gittikten bir süre sonra Mille ile Leo’nun iletişimi tamamen kopar. Genç kadının hayatında artık tek önemli şey vardır o da oğlu Ethan. Bir otelde çalışmaya başlayan Milla oğlu Ethan ile Kendisine farklı bir dünya yaratır.

 

ARA GÜLER, BİR ZAMANLAR İSTANBUL

(Samuel Aubin)

Fransız Kültür Merkezi’nin Sinema Kulübü kapsamında, giriş 5TL
2017 | Belgesel | 51 dk | Fransızca ve Türkçe ; Fransızca ve Türkçe altyazılı

Ctesi 12/05 –18.00
Ctesi 26/05 –18.00
Çşamba 30/05 – 20.00

Istanbul’da yaşayanların en büyük şanslarından biri de, Ara Güler’in fotoğraflarının şehre ait bir görsel birikimi kendiliğinden zenginleştirmesi, farkında olmadan gördüklerinin onun gördüklerine eklenivermesi herhalde. Sayısız tarihi katmandan oluşan ve bu katmanların izleriyle aniden, herhangi bir köşe başında karşılaşabileceğiniz Istanbul’a onun fotoğrafları da başka bir katman ekliyor. Ara Güler, 50 yıldan fazla süredir Istanbul’un -onun deyişiyle deli saraylının anlarını yakalıyor. Hem şatafatlı ve mutlu günlerinde hem de biraz gözden düşmüş, kalbi kırılmış ama takıp takıştırmaktan vazgeçmemiş zamanlarında, her zaman sadık bir dost olarak. Ara Güler, Bir Zamanlar Istanbul, Istanbul sokaklarını, insanlarını ve hikayelerini tekrar ama yeni bir gözle görmemizi sağlayacak bir belgesel, bitmesini hiç istemeyeceğiniz bir zamanda yolculuk.

Bütün bebek ve çocuklar kitap ve hikayeleri sever. Anne-babalar, bakıcılar, nine ve dedeler, medyatek ekibimiz ailenizdeki en küçüklerin hayal gücünü geliştirmek ve birlikte özel anlar paylaşmanız için sizleri kütüphanemize bekliyoruz.

Katılım  ücretlidir : çocuklar için kişi başı 10 TL. Sadece yerinde nakit ödeme geçerlidir.

Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul kütüphanesi küçüklere ve gençlere özel bir önem verir ve yaklaşık 13 500 eseri onların kullanımına sunar : çizgi romanlar, ilk okuma kitapları, hikaye ve romanlar, belgeseller, dergiler, masallar, şiir ve şarkı kitapları ile CD ve DVD’ler…

Bu etkinlik, A Corner in the World X bomontiada ALT programı kapsamında gerçekleşen 3. A Corner in the World Festivali’nde yer almaktadır.

Siz nötr bir dünyadan geliyor olsaydınız ve birden bire her şey cinsiyetli hale gelseydi nasıl olurdu? İranlı dansçı Sorour Darabi bu soruya kişisel bir cevap veriyor. Anadili olan Farsçada dişil ya da eril bir biçim yok. Fransa’da yaşamaya başladığından beri fiilen her şeyin, istisnasız her şeyin ya eril ya da dişil olduğu bir dünyaya ayak uydurmanın yollarını aramaya devam ediyor.

Farsçada cinsiyet kelimesi جنسیت , jenssiat diye okunuyor ve aslında “maddiyat” anlamına geliyor. Nesneler için kullanıldığında onların yapıldığı malzemeyi ifade ediyor. İnsanlar ya da diğer canlılar için kullanıldığında ise eşey belirtiyor. Dolayısıyla kendi dilinde “masanın cinsiyeti ahşap.” Peki kendi cinsiyeti, deri mi, et mi, kemik mi, kas mı, kan mı, damar mı, hücreler mi…?

Konsept, koreografi ve icra: Sorour Darabi
Işık: Yannick Fouassier
Işıklandırma Operatörü:  Jean-Marc Ségalen
Dış göz: Mathieu Bouvier
İdare: Charlotte Giteau
Turne Organizasyon: Sandrine Barrasso
Yapımcı: Météores

Ortak yapımcılar
Festival Montpellier Danse, ICI-CCN de Montpellier L-R Midi-Pyrénées, CN D Pantin’den stüdyo rezidans desteği ile, Honolulu-Nantes, Théâtre de Vanves

Loïc Touze, Raïssa Kim, Florence Diry, Pauline Brun, Jule Flierl, Clair. E Olivelli, Zar Amir Ebrahimi’ye teşekkürler

Sorour Darabi Paris’te yaşayan ve çalışan alaylı bir İranlı sanatçı. İran’da aktif olarak çalışırken yeraltı örgütü ICCD’ye üyeydi ve Fransa’ya doğru yola çıkmadan önce çalışmaları bu örgütün düzenlediği Untimely (Tahran) festivalinde sahnelendi. CCN de Montpellier’de aldığı eğitim sırasında zaman içindeki dönüşüm ve kişinin çevre ile beraber yaşamasını sorgulayan solo çalışması Subject to Change (Değişiklik Yapılabilir)’i üretti. 2016’da, Festival Montpellier Danse’da, dil, cinsiyet kimliği ve cinsellik kavramlarını ele alan solo çalışması Farci.e’yi üretti. Bir sonraki projesi duygulanım, savunmasızlık ve duygulanan varlıklara övgü niteliğindeki Savusun, Muharrem ayının yas törenlerinden esinleniyor ve yas, korku ve acı gibi duygu sorularıyla ilgileniyor. Geçmişte Jule Flierl ve Pauline Brun ile birlikte çalışmış ve gelecek projelerde Paula Pi ve Ligia Lewis ile çalışacak.

Fotoğraf: Mehrdad Motejalli
Biletler: Tam 40 TL, Öğrenci 25 TL

İstanbul Fransız Kültür Merkezi desteğiyle

10.Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri, amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek, belgesel türünün gelişmesi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, çeşitli ülkelerden farklı ve yüksek nitelikli belgesel filmlerin seyirciyle buluşmasını sağlamak ve uzun vadede dünyanın her tarafından belgeselcilerin buluşacağı ve düşünce alışverişinde bulunacağı bir zemin oluşturmak amacıyla Türkiye Radyo Televizyon Kurumu tarafından düzenlenmektedir.

Etkinlik çerçevesindeki film gösterimleri ve finalist filmlerin jüri izleme ve değerlendirmeleri 10 – 13 Mayıs 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Ödül kazanan filmler, 14 Mayıs 2018 Pazartesi gecesi, yönetmenler, jüri üyeleri, basın temsilcileri ve özel konukların katılacağı ve TRT TV kanallarından yayınlanacak özel bir gala/ödül töreni programıyla ilan edilecektir.

Daha fazla bilgi için : www.trtdoc.com.

Hedef Sıfır (Christopher Beaver)
2014 | Belgesel |59 dk | İngilizce ; Türkçe altyazılı

Bea Johnson’ın “sıfır atık” söyleşisi vesilesiyle, İstanbul Fransız Kültür Merkezi, İstanbul ABD Başkonsolosluğu iş birliği ile sizlere “Racing to zero”gösterimini sunuyor.

Hedef Sıfır, küresel atık sorununa yeni çözümler sunan hızlı tempolu bir belgesel. “Çöp” kelimesini kaldırıp yerine “kaynak” kelimesini koyarsak kültürel bir dönüşüm gerçekleşebilir ve bir çok yeni endüstri doğabilir! San Francisco Belediye Başkanı 2020’de sıfır atık hedefine ulaşmayı taahhüt etmişti… Hedef Sıfır, San Francisco’daki atık ayrıştırma yöntemlerinin izini sürerken geliştirilen yenilikçi çözümleri gözler önüne seriyor, sıfır atık hedefine doğru şaşırtıcı ve ilham verici bir yarışı belgeliyor.

Ücetsiz giriş için kayıt

MARIE VERMEULIN

Erimtan Müzesi

Program:

  • Schumann: Scènes de la forêt (entrée – Chasseur aux aguets – Fleurs solitaires – Lieu maudit – Paysage souriant – À l’auberge – L‘oiseau prophète – Chant de chasse-Adieu)
  • Debussy :  Pour le piano (Prélude – Sarabande – Toccata)
  • Debussy : Estampes (Pagodes – Soirée dans Grenade – Jardins sous la pluie)
  • Ravel : Gaspard de la nuit (Ondine – Le Gibet-Scarbo)

Marie Vermeulin, piyanist

Piyano eğitimine  Boulogne bölgesi konservatuarında Jacqueline Dussol, ve sonrasında Marie-Paule Siruguet ile başlayan Marie Vermeulin 2001 – 2004 yılları arasında eğitimine Hortense Cartier-Bresson ve Edson Elias’ın öğrencisi olduğu Lyon Devlet Yüksek Müzik ve Dans Konservatuarında devam eder. Buna paralel olarak, dört yıl boyunca Floransa’da Lazar Berman ile sonrasında ise Imola Accademia Pianistica Internazionale de eğitim görür. Roger Muraro’nun yanında ise kendini daha da geliştirir. Aralık 2004 yılında Uluslararası Müzik Turnuvası Büyük Ödülünün biricisi olur (Jüri ve Seyirci oylaması üzerine), Mayıs 2006’da Barselona Uluslarlarası Maria Canals Yarışmasında en genç finalist ödülünü kazanır ve Aralık 2007’de ise Uluslararası Olivier Messiaen Yarışmasında En Büyük ikincilik ödülünü kazanır. Kasım 2014’te Güzel Sanatlar Akademisi tarafından verilen Somine et Cino Del Duca Vakfının Yorumcu ödülünü kazanır.

Hem Paris’in büyük konser salonlarında (Cité de la musique, Petit Palais, Opera Bastille Anfitiyatrosu, Orsay Müzesi Oditoriumu, Cortot salonu, Serres d’Auteuil, Bouffes du Nord Tiyatorsu) hem de Fransa’nın çeşitli büyük şehirlerinde (Equinoxe de Châteauroux, Agora d’Evry, Lyon Molière salonu, Orléans Enstitü salonu, Sarcelles André Malraux salonu, Metz Centre Pompidou, Jean-Pierre Miquel de Vincennes Oditorium, Solliès-Pont Şatosu, Aulteribe, de Chambord…) konserler verir.

Aynı zamanda, yurtdışında birçok konserler verir (ABD, İtalya, İspanya, İsviçre, Almanya, Belçika, Litvanya, Cezayir, Moldovya, Karadağ, Kıbrıs, Lübnan, Viyetnam, Filipinler, Endonezya, Monako ve Etiyopya). Solo resital, oda müziği ve konçertolar arasında dönüşümlü olarak konserler verir. Bu şekilde Pierre Boulez, Sir Paul Goodwin, Pavel Berman, Eric Geneste, Claire Levacher, Debora Waldman ve Salvador Brotons gibi şeflerle konserle vermiştir. Sıkça çağdaş kreasyonlarda da yer almaktadır.

 

13.’si düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali sizlere « Sessizlik Sinemada Güzel » temasıyla, içinde dünyanın tehditleri karşısında sessiz kalmayanların öykülerinin anlatıldığı 66 ulusal ve uluslararası filmler sunuyor. Festival, İstanbul’da 1-7 Mayıs tarihleri arasında 9 salon’da ücretsiz olarak gerçekleşecektir.

Sömürge Anarşisti (Lee Joon-ik) 2017
14:00 | 129 dk | Korece | Türkçe altyazılı

Film Kore’de, Japon koloni döneminde “Siyah Dalga” isimli direnişi başlatan ve yön veren Park Yoel’in hayat hikayesini anlatır.

Gıda Kooperatifi (Thomas Boothe) 2016
16:30 | 104 dk |İngilizce | Türkçe altyazılı

Ekonomik kriz Wall Street’in gölgesinde devam ederken bir kurum az tanınan bir Amerikan geleneğini geliştirir. “The Park Slope Food Coop”: Bir kooperatif market. Bu kooperatifin 16.000 üyesi ayda 3 saat markette çalışarak inanılmaz ucuz fiyatla New York’taki en iyi gıdayı almaya hak kazanırlar. Kooperatifin başarısı kapitalizm ve yaygın gıda sektörü için pek de iyi bir haber değildir ama gıda üretim ve dağıtım sistemini değiştirmek için bir şanstır.

Daha fazla bilgi için : http://www.iff.org.tr/

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali (İTEF) programı kapsamında yazar Maryam Madjidi  ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

Marx ve Oyuncak Bebek adlı hem fabl tadında hem de bir günlük olarak okunabilecek şiirsel anlatının yaratıcısı Maryam Madjidi, ince bir mizah ve samimiyetle, köklerinin bir yük, sığındığı bir kale, sosyalleşme aracı, hatta baştan çıkarma silahı olabilmesinin öyküsünü anlatırken “Ben bir ağaç değilim, köklerim yok benim” diyor. Moderatör Barış Tut eşliğinde gerçekleşecek okumayı takiben imza ve kitap söyleşisi yer alacak.

Yazar: Maryam Madjidi

Moderatör: Barış Tut

13.’si düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali sizlere « Sessizlik Sinemada Güzel » temasıyla, içinde dünyanın tehditleri karşısında sessiz kalmayanların öykülerinin anlatıldığı 66 ulusal ve uluslararası filmler sunuyor. Festival, İstanbul’da 1-7 Mayıs tarihleri arasında 9 salon’da ücretsiz olarak gerçekleşecektir.

Kalandar Soğuğu (Mustafa Kara) 2015
14:00 | 149 dk | Türkçe | İngilizce altyazılı

Karadeniz’in bir dağ köyünde, ailesiyle yaşayan Mehmet, bir yandan beslediği birkaç  hayvanla geçinirken diğer yandan da büyük bir tutkuyla dağlarda maden aramaktadır. Zamanla bu konudaki umudu tükenen Mehmet, duyduğu bir haberle yeni bir maceraya atılacak ve Artvin’deki boğa güreşlerine katılacaktır. Sıradan bir yaşam gibi görünen bu öykünün arka planında, dokunaklı bir hayat, inceden inceye örülen bir mücadele ve doğa, insan, hayvan ilişkisine dair naif bir portre bulunmaktadır.

Sevdiğin Müddetçe (Tadashi Imai Satsuo Yamamoto) 1955
16:45 | 34 dk | Japonca | Türkçe altyazılı

Temizlik işçisi Yaeko, kızlarıyla birlikte yoksul bir yaşam sürmektedir. Tek oğlu Şigeru düşünce suçundan ötürü hapistedir. Düzenli bir işe ve gelire sahip büyük kız Toşiko evlenmek üzere evden ayrılmaya karar verir. Küçük kız Miçiko ve annesi karşı çıkarlar, ama amcaları Goro bu kararı destekler ve fikirlerinden vazgeçtiği takdirde Şigeru’yu hapisten çıkarabileceğini belirtir. Görüş günü oğlunu ziyarete giden Yaeko yaşama gücü bulacağı bir sürprizle karşılaşacaktır.

Hiçlik Fabrikası (Pedro Pinho) 2017
17:45 | 180 dk | Portekizce | Türkçe ve İngilizce altyazılı

Bir akşam fabrika işçileri, yöneticilerinin fabrikadaki makineleri çalmaya hazırlandığını fark eder. Kısa zamanda anlarlarki bu yaklaşmakta olanişten çıkarılmanın ilk işaretidir. İşçilerin çoğu, birebir görüşmelerde yönetimle iş birliği yapmayı reddeder ve iş yerlerini işgal ederler. Yönetim büyük bir sürprizle ortadan kaybolduğunda, işçiler kendilerini yarısı boş bir fabrikada bulur. Etraflarındaki dünya çökerken, yeni arzular filizlenmeye başlar.

Daha fazla bilgi için : http://www.iff.org.tr/

AYSEL ALVER “MULAJ”

Ankara Fransız Kültür Merkezi, 4. Mardin Bienal paralel etkinlikleri kapsamında sunulacak olan sanatçı Aysel Alver’in “Mulaj” adlı sergisiyle desteklemektedir.

  • Sergi Mekanı: Şar Mahallesi, 239 Bademci sokak NO:14 Merkez/Artuklu/Mardin:
  • 05.05 – 06.06. 2018 arası

Aysel Alver, ‘Mulaj’,  05.05-06.06. 2018

Aysel Alver, ‘Mulaj’ adını verdiği yedinci kişisel sergisini 5 Mayıs ile 6 Haziran 2018 tarihleri arasında Mardin’de tarihi bir evde gerçekleştiriyor. Sergi, Alver’in, Ankara Fransız Kültür Enstitüsü’nün desteğiyle, 2016 yılında katılmaya hak kazandığı, Cité International des Arts sanatçı programı kapsamında hazırladığı ‘Eve Dönüş’ başlıklı projesinin devamı niteliğindedir.

Heykel sanatında kullanılan teknik bir terim olan ve bir şeyin bal mumu veya alçı gibi maddelerle kalıbını çıkarmak için yapılan işlemler bütününe ve bu tekniğin kendisine verilen Fransızca kökenli bir kelime olan ^mulaj’ı sanatçı, sergisinin kavramsal çerçevesini oluşturmak üzere ele almaktadır.

Projesini Mardin ve Paris arasında bir ‘‘geri dönüş’’ kurgusu olarak tasarlayan Alver, yaşamakta olduğu kentin gündelik yaşam pratiğine yansıyan sosyo-politik ve tarihsel bağlamdan yola çıkmaktadır. Sanatçı, göçler sonucu boşalan, sosyal ve kültürel bağlamı değişen mekânlar üzerinden projesini kurgulamaktadır.

Göç etmiş bir ailenin ‘ev’e ait yaşam pratiğini, kavramsal bir bağlamla geri taşımayı amaçlayan Alver, bu türden bir geri dönüş ile yaşanabilecek aidiyet duygusunu, tretuvar kavramı çerçevesinde, iki türlü mekânsallık (göç alan ve göç veren) üzerinden irdelemektedir. Bu bağlamda,  Paris’te bulunduğu süre boyunca Türkiye’den farklı zamanlarda ve farklı sebeplerden ötürü göç etmiş bazı ailelerle görüşen sanatçı, bu görüşmeleri içerisinden, kendini ‘‘Asuri’’ olarak niteleyen ve kendisinin yaşamakta olduğu bölgeden göç etmiş bir aile ile çalışmasını sürdürmüştür.

Alver, zihinsel anlamda ve kavramsal düzeyde gerçekleştirdiği bir tür modelleme ile taşıdığı şeyin, esasında birçok bileşenin oluşturduğu  duyusal düzlemde şekillenen, yaşanılan yere ait mekânsal pratiğin kendisi olduğuna dikkat çekmektedir.

Sergide farklı kültürel süreçlere ait iki ayrı mekânın duyusal pratiklerine özgü kimi referanslarla inşa edilen bir geri dönüş mekanı kurgulanmaktadır. Kendisinin de birebir deneyimlediği  bu her iki mekâsnsallığı sanatçı, masalsı bir dille yorumlamaktadır.

Aysel Alver özgeçmişi:

www.ayselalver.com

1983 Sivas doğumlu Aysel Alver Mardin’de yaşıyor ve çalışıyor. 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünde lisans eğitimini tamamladı. 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Heykel Ana Sanat dalında ‘Sanat ve Şeyleş(tiril)me Süreçleri’ konulu tezi ile Yüksek Lisans Programını bitirdi. 2013 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde başladığı Sanatta Yeterlik Doktora programına ‘Oyun Alanı Olarak Sanat’ konulu tez çalışmasıyla devam etmektedir.

Yurtiçi ve yurt dışında birçok kişisel ve karma sergi ve etkinlikte yer almıştır.

 

http://www.mardinbienali.org/

Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi kısa film iyi gider düşüncesiyle “ALTERNATİF KISA” film etkinliğinin beşincisini düzenliyor. Aralarında bir Fransız filminin de bulunduğu beş kısa filmin gösterileceği “ALTERNATİF KISA 7” yönetmenlerin ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek. Etkinlik soru-cevap şeklinde gerçekleşecek.

Giriş : 5 TL

DALIDA 2 MAYIS 19.00

Yönetmen : Lisa AZUELOS
2017, 124” – Fransızca. Türkçe altyazılı.

Sveva Alviti, Riccardo Scamarcio, Jean-Paul Rouve…

1933 yılında Kahire’de doğan, 50’lerde ün kazanan, bir çok dilde şarkıları olan müzik ikonu Dalida’nın gerçek öyküsü. 55 altın plak sahibi, tüm zamanların en ünlü şarkıcılarından Dalida’nın hayatının anlatıldığı filmde Gigi l’Amoroso ile uluslararası müzik dünyasında büyük üne kavuşması, içsel bir arayışla çıktığı Hindistan yolculuğu, disko müziğinin altın yıllarında yeniden parlayışı ve trajik ölümü gibi olaylara yer veriliyor. Olağanüstü, karmaşık ve yalnız bir kadının öyküsü. 1987 yılında intihar eden Dalida, ölümsüz varlığıyla günümüzde parıltısını sürdürüyor.

Giriş : Tam 10 tl / Öğrenci ve 65 yaş üstü : 5 tl