Nadar’ın Büyük Portreleri

CerModern, Ankara
->

Gaspard-Félix Tournachon, nam-ı diğer Nadar, İkinci Fransız İmparatorluğu döneminin en önemli portre fotoğrafçıları arasında yer almaktadır. Nadar; Delacroix, George Sand, Baudelaire, Victor Hugo, Sarah Bernhardt gibi farklı ünlülerin, sanatçıların, bilginlerin, siyasetçilerin çehrelerini sıradışı ruhbilimsel bir incelikle fotoğraflamayı başarmıştır.

Nadar’ın portreleri, bizlerin üzerinde, ünlü çağdaşlarıyla ilgili özellikle canlı bir izlenim bırakır.  Her yüzde, kişinin en baskın özelliğini ortaya çıkarmayı başarır : Kesin çizgileri, derin ve nüfuz eden bakışlarıyla Baudelaire; güçlü ve hayallerle buğulanmış çehresiyle Delacroix; düşünceli ve ağır başlı Victor Hugo; Nadar’ın pek sevmediği ve bize zayıf, üzgün ve kurumuş bir kuş gibi gösterdiği  Lamartine.

Fotoğrafçının yapıtı modeliyle sabırlı bir işbirliğinin ürünüdür. Tüm Paris’i tanıyan ve arkadaş canlısı olan Nadar, elverişli bir ortam yaratmayı, müşterilerine güven vermeyi ve kendilerine en uygun pozu doğal bir biçimde vermelerini sağlamayı biliyordu.

Nadar, tüm kariyeri boyunca, önemli bir atmosfer yaratıcısıydı. Ona ait olan bu sanat, özellikle çağdaşlarını kendilerini  oldukları gibi objektife bırakmalarını sağlamak söz konusu olduğunda etkili biçimde ortaya çıkıyordu. Bu yetenek yönetmeni, fotoğrafçı olarak insan gerçeğinin yalın bir biçimde en canlı yorumcusu olmayı başarmıştır.

Sergi, albümen kağıt üzerine kırka yakın arjentik fotoğraf baskısından oluşmaktadır.

Sergi, Paris Jeu de Paume tarafından, Mimari ve Miras Kütüphanesi ile Kültür ve İletişim Bakanlığı işbirliği ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi desteğiyle gerçekleşmektedir.

   

 

 

Gaspard-Félix Tournachon, nam-ı diğer Nadar, İkinci Fransız İmparatorluğu döneminin en önemli portre fotoğrafçıları arasında yer almaktadır. Nadar; Delacroix, George Sand, Baudelaire, Victor Hugo, Sarah Bernhardt gibi farklı ünlülerin, sanatçıların, bilginlerin, siyasetçilerin çehrelerini sıradışı ruhbilimsel bir incelikle fotoğraflamayı başarmıştır.

Nadar’ın portreleri, bizlerin üzerinde, ünlü çağdaşlarıyla ilgili özellikle canlı bir izlenim bırakır.  Her yüzde, kişinin en baskın özelliğini ortaya çıkarmayı başarır : Kesin çizgileri, derin ve nüfuz eden bakışlarıyla Baudelaire; güçlü ve hayallerle buğulanmış çehresiyle Delacroix; düşünceli ve ağır başlı Victor Hugo; Nadar’ın pek sevmediği ve bize zayıf, üzgün ve kurumuş bir kuş gibi gösterdiği  Lamartine.

Fotoğrafçının yapıtı modeliyle sabırlı bir işbirliğinin ürünüdür. Tüm Paris’i tanıyan ve arkadaş canlısı olan Nadar, elverişli bir ortam yaratmayı, müşterilerine güven vermeyi ve kendilerine en uygun pozu doğal bir biçimde vermelerini sağlamayı biliyordu.

Nadar, tüm kariyeri boyunca, önemli bir atmosfer yaratıcısıydı. Ona ait olan bu sanat, özellikle çağdaşlarını kendilerini  oldukları gibi objektife bırakmalarını sağlamak söz konusu olduğunda etkili biçimde ortaya çıkıyordu. Bu yetenek yönetmeni, fotoğrafçı olarak insan gerçeğinin yalın bir biçimde en canlı yorumcusu olmayı başarmıştır.

Sergi, albümen kağıt üzerine kırka yakın arjentik fotoğraf baskısından oluşmaktadır.

Sergi, Paris Jeu de Paume tarafından, Mimari ve Miras Kütüphanesi ile Kültür ve İletişim Bakanlığı işbirliği ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi desteğiyle gerçekleşmektedir.

   

 

 

Bookmark the permalink.

Comments are closed.