JACQUES

LIFE PARK
->

Chill-Out Festival

Strasbourg kökenli Jacques günümüzün en sıradışı müzisyenleri arasında gösteriliyor. Annesi yoga hocası, babası ise müzisyen olan Jacques, farklı kişiliklerin ortaya çıktığı ve sürprizlerle dolu dinamik bir müzik üretiyor.

Jacques’ın başlangıçta arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Pain Surprises plak şirketi ilk büyük başarısına 2013 yılında imza attı : Jabberwocky grubunun albümünde yer alan Photomaton parçası Fransa’da en çok satan ilk beş arasına girdi.

Rennes’deki Transmusicales Festivali’nde tanıttığı dört parçadan oluşan ilk albümü Tout est magnifique ile başarılı bir çıkış yaptı. Alışılagelmişin dışındaki tarzı ve  normalin olağandışı olağandışı olanın ise normal hale geldiği kendine özgü müziği ile dinleyici çılgın bir dansa sürükleniyor.

Eserlerinde günlük hayatta karşılaştığı ham sesleri kaydetmek ve bu sesleri müzik parçalarıyla bütünleştirmek ilkesini benimsiyor. Böylece geçen Haziran ayında Radio-France’ın daveti üzerine, radyo kanalının stüdyolarında kaydedilen seslerden yola çıkarak Dans la radio (Radyoda) isimli parçayı yaratan Jacques, vurulan kapıların, metal kabloların veya çekmecelerin çıkardığı gürültüleri bu parça içerisinde bir araya getirdi. Ve tüm bunların üzerine, çektiği yaratıcı klipler ile özgün bir tekno müzisyeninden çok daha fazlası olduğunu gösterdi.

Berlin standartlarına Fransız yaklaşımıyla ses konusundaki yaratıcılığını ortaya koyan Jacques, heyecan verici performansıyla ülkemizde ilk defa  sahne alıyor.

Chill-Out Festival

Strasbourg kökenli Jacques günümüzün en sıradışı müzisyenleri arasında gösteriliyor. Annesi yoga hocası, babası ise müzisyen olan Jacques, farklı kişiliklerin ortaya çıktığı ve sürprizlerle dolu dinamik bir müzik üretiyor.

Jacques’ın başlangıçta arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Pain Surprises plak şirketi ilk büyük başarısına 2013 yılında imza attı : Jabberwocky grubunun albümünde yer alan Photomaton parçası Fransa’da en çok satan ilk beş arasına girdi.

Rennes’deki Transmusicales Festivali’nde tanıttığı dört parçadan oluşan ilk albümü Tout est magnifique ile başarılı bir çıkış yaptı. Alışılagelmişin dışındaki tarzı ve  normalin olağandışı olağandışı olanın ise normal hale geldiği kendine özgü müziği ile dinleyici çılgın bir dansa sürükleniyor.

Eserlerinde günlük hayatta karşılaştığı ham sesleri kaydetmek ve bu sesleri müzik parçalarıyla bütünleştirmek ilkesini benimsiyor. Böylece geçen Haziran ayında Radio-France’ın daveti üzerine, radyo kanalının stüdyolarında kaydedilen seslerden yola çıkarak Dans la radio (Radyoda) isimli parçayı yaratan Jacques, vurulan kapıların, metal kabloların veya çekmecelerin çıkardığı gürültüleri bu parça içerisinde bir araya getirdi. Ve tüm bunların üzerine, çektiği yaratıcı klipler ile özgün bir tekno müzisyeninden çok daha fazlası olduğunu gösterdi.

Berlin standartlarına Fransız yaklaşımıyla ses konusundaki yaratıcılığını ortaya koyan Jacques, heyecan verici performansıyla ülkemizde ilk defa  sahne alıyor.

Bookmark the permalink.

Comments are closed.